Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Friday
Sep 10th
Text size
  • Yaz fontu bytn
  • Varsaylan font bykl
  • Fontu kltn

Kayıt Ol! | Üye Girişi


Hakkari’de Gülen Cemaatinin Kirli Tezgahı

Cihan Esen / Hakkari - Son dönemlerde Hakkari il merkezi ve ilçelerinde çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. Özel olarak Hakkari ve ilçelerini hedefleyen kirli ve ahlaksız yapılanmalar sınır ve kural tanımadan yaygınlaştırılıyor.

Alınan bilgilere göre Kürt Özgürlük Hareketini sınırlamak ve halk arasında etkisini azaltmak amacıyla son yılların en büyük ve organize faaliyetlerinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Söz konusu hareketlilik ve örgütlenme faaliyetleri Fethullah Gülen cemaati, polis ve Jitem birimlerinin ittifak ve koalisyonu temelinde yürütülüyor. Yürütülen faaliyetler içerisinde neredeyse yok yoktur. Her türlü ahlaksızlık, hile, manipülasyon ve insanları düşürme çalışmaları iç içe uygulanıyor. Geliştirilen yöntemlere bakıldığında bir bütün olarak Hakkari yöresinde yaşayan tüm halkın hedeflendiği görülüyor.

Gülen cemaati örgütlenmesinde belirgin artış yaşanıyor
Gülen cemaati Hakkari’de örgütlenmeye özel önem veriyor. Özellikle 1999 yılından sonra faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdüren bu cemaatin, kentte üniversite açıldıktan sonra çalışma kapsamını daha da genişlettiği öğrenildi. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen cemaate yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, cemaatin Hakkari’deki faaliyetlerinin diğer kentlerdeki örgütlenmelere benzemediği ve buradaki örgütlenmenin tamamen özgün amaçlarla yürütüldüğü ifade edildi. Aynı kaynaklar devlet desteği olmaksızın Hakkari gibi bir yerde bu kadar geniş bir örgütlenmeyi sağlamalarının zor olduğunu da belirttiler. Örgütlenmenin tek bir amaca hizmet ettiği, bu amacın da halkın dini duygularını cemaat vasıtasıyla sömürerek, Kürt hareketinin etki alanını zayıflatmak olduğunu vurgulayan kaynaklar, bu amaçla fuhuş başta olmak üzere her türlü etkinliğe başvurulduğunu özellikle dile getirdiler.

Hakkari Üniversitesi Gülen cemaatine bağlı bir kuruluş gibi çalışıyor
Kentte Gülen cemaatinin örgütlenmesi, açılmasından sonra üniversite eksenine kaymaya başladı. Hakkari üniversitesi adeta Gülen cemaatinin bir okulu gibi çalışma yürütüyor. Üniversite aracılığıyla geliştirilen yeni politika ile Hakkari’nin kültürel ve sosyal dokusunun tahrip edilerek “cemaat kültürü”nün geliştirilmesi temel amaç olarak güdülüyor. Yine cemaat eliyle halkın Kürt Özgürlük Hareketinden soğutulması hedefleniyor. Hakkari’nin, bu politikanın pilot merkezi olarak TC devleti tarafından yakın takipte tutulduğu konuyu yakından takip edenlerin ortak görüşü olarak yansıyor. Hakkari üniversitesinin Gülen cemaatinin denetimine verilmesinin en önemli nedeni olarak bu duruma işaret ediliyor.

Cemaatin üniversite üzerinde mutlak bir hakimiyet sahibi olduğunu belirten yerel kaynaklar ise memur ve özel güvenlik elemanları gibi kişilerin işe alınmalarının bu ağ tarafından yapıldığını ifade ediyorlar. İşe alınan sivil kadın memurların önüne konulan en önemli görevin üniversite içerisinde kız öğrencileri düşürmek ve fuhuş geliştirmek olduğu dile getirilen diğer bir nokta olarak dehşet uyandırıyor. Zaten üniversitede çalışan bayanların daha önce Jitem tarafından fuhuş yaptırılan kadınlardan seçildiği ve bu çete yapılanmasının desteğiyle özel olarak buraya yerleştirildikleri vurgulanıyor. Yozlaştırma faaliyetleri kadar öğrencilerin yakın takipte tutularak kimin ne yaptığının tespit edilip ilgili yerlere aktarılması da özel görevleri arasında bulunuyor.  

Üniversiteye yeni getirilen özel güvenlikçiler de cemaatin adamları olup, polisle yakın çalışma içerisinde bulunuyorlar. Özel güvenlikçilerin sistemli olarak sivil polislerle bir araya gelip durum değerlendirmesi yaptıkları ve bilgi verdikleri gelen diğer haberler arasında yer alıyor.

Cemaate bağlı birkaç güvenlik elemanı yanında, polis ve Jitem tarafından özel olarak konumlandırılan kişiler de öğrenci kılığında derslere katılıp, öğrenciler hakkında detaylı rapor tutuyor.

Sivil toplum kuruluşları mı, özel savaş merkezleri mi?
Diğer taraftan Gülen cemaati farklı isim ve işlevlere sahip kurumsal çalışmalara ağırlık vererek, hemen her yaş ve sosyal tabakaya dönük faaliyet ve politikalarla yoğun bir çalışma yürütüyor. Bu amaçla oluşturduğu örgütlenmede Hatice Avcı Koleji, Fem Dershanesi, Sümbül Etüt Merkezi, Ana Fem Dershanesi, Eğitimciler Derneği Dershanesi, Eğitimciler Derneği, Memur-sen, Özgür Yaşam Derneği, Anadolu Gençlik Derneği gibi kurumlara özel önem atfetmiş durumdadır. Bunlarla birlikte Merzan mahallesinde bulunan Yurtkur yurdu ile Hakkari merkezde bulunan Hacı Haci Camiinin üst katlarını öğrenci yurdu olarak kullanıp örgütsel ağını daha fazla genişletmeyi esas alıyor. Alınan bilgilere göre kentte herkesçe bilinen 12 erkek ve 2 kadın cemaat evleri bulunuyor. Güvender, Sızıntı, Semerkant, Zaman ve Cihan Haber ajansı gibi organlar ise basın çalışmalarını yürütüyor ve çok sayıda kişi çalışıyor.

Cemaat örgütlenmesinin bölge sorumlularının Nazan ve Harun hoca olduğu; Fatma Şeftali, Fatma Alçiçek ve Yasemin (abla) olarak tanınan kadının da örgütlenmenin önemli aktörlerinden olduğu edinilen diğer bilgiler arasında bulunuyor. Yine Hakkarili olan Hüseyin Biçer, Hakkari Kültür ve Turizm müdür yardımcısı Emin Özatak ve Vahit Beyter (Anadolu Gençlik Derneği yöneticisi) adındaki şahısların da cemaatin etkin isimlerinden oldukları ve Kürt karşıtı çalışmalarda özel olarak yer aldıkları belirtiliyor.

Yukarı Merzan mahallesinde bulunan Hatice Avcı Kolejinin Müdürü olan Sıtkı Kuru adındaki şahıs ise esas olarak Kürt düşmanlığı yapmak için kente getirilmiş.

Yerel kaynaklara göre cemaat üyeleri söylemde Kürt halkını “kardeş halk” olarak tanımlıyor. Söylemde Kürtleri rencide edecek yaklaşımlardan özenle kaçınarak esas amaçlarını gizlemeye çalışıyorlar. Ama uygulamaları, özel savaş aygıtları ve kurumlarına taş çıkartacak cinsten. Cemaatin polis ve Jitemle kurduğu işbirliği temelinde başta fuhuş olmak üzere geliştirdiği kirli uygulamalar ile halkı yozlaştırarak özsel ve kültürel boşalmaya çalışması, ne kadar “dindar” olduğunu ortaya çıkarıyor. Din maskesi ardına sığınarak halkın temiz duygularını istismar etme çabalarının sonuç almasının mümkün olmadığını belirten aynı kaynaklar, bu durumun halka aktarılmasının ise tarihi bir görev olduğu konusunda hemfikirler.

Cemaat “hoca”larının, Kürt Özgürlük hareketini, dini argümanları ters yüz ederek karalamaya çalıştıklarını belirten diğer bir kaynak ise, dini amaçlara alet etme yaklaşımının kendisi ile beraber birçok kişiyi incittiğini ve artık cemaate güveninin kalmadığını ifade ediyor. Bu cemaat üyesine göre, hocaların akşam sohbetlerinde öğrenciler ve cemaat üyelerine verdikleri vaazlarda, Kürt gerillalarını dinsizlik ve imansızlıkla suçlayıp, bunların şehit olamayacakları yönünde yaptıkları telkin ile uyguladıkları ince propaganda yöntemi en somut örnek olarak yansıyor.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Yorumlar (1)Add Comment
anadolulu
Kasım 19, 2009
95.153.162.1
Oy sayısı: +1
sahte müslümanlar

ben bu gülen cemaatine katılan kürtleri anlamıyorum. bir insan bu kadarmı kendine yabancılaşır.
gülen'in kendisi Sait Kurdi öğrencisi olmasına ve sözde cemaatinin devamı olduğnu söylemesine rağmen bir gün bile Saidi Kurdi'yi gerçek adında anmamıştır . bu ufacık gerçeklik bile cemaatin çıkar amaçlı yönledirme ve Kürt düşmanı bir örgüt olduğunun kantıdır.
Diğer bir gerçeklik ise cemaate maddi yardım göreceğini sanan kürtlerin girmesi ve sonunun hüzanla tabiri caizse inek gibi sağıldıktan sonra dışlanmaları olmuştur ki yakın tanıdıklarımdan biliyorum.
kısaca gülen cemaati mantığı;
KÜRT'TEN OLMAZ EVLİYA OLSADA EVLİYA ALMA AVLUYA'dır.

Yorum yaz
 
 
daha küçük | daha büyük
 

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 

UMUDUN ZAFERİ

 

Öcalan: Açılımı Devlet Yapıyor, AKP Sadece İmzacı

 

Öcalan: Yeni Bir Döneme Girildi

 

Öcalan: Erdoğan’ın Sonu Özal Gibi Olabilir

ÖZGÜRLÜK PERSPEKTİFLERİ

 

İnsan-Toplum İlişkisi Üzerine

 

İnsanda Yoğunlaşan Gerçeklik

 

“Bilimsel Yöntem”, İktidar ve Kapitalizm Birliği Üzerine

 

Savunmalar: Kapitalist Modernitede İktidar