
KESK Diyarbakır Kadın Komisyonu, "Kimsenin Namusu Değiliz Namusumuz Özgürlüğümüz" kampanyası çerçevesinde kadın mahkemesi kurdu. Kadınlar, AKP hükümetinin, Kürt sorununun çözümünü operasyon ve inkarda gördüğünü ve kendine göre "Kürt, Alevi ve Kadın" anlayışının olduğunu kaydetti.
KESK Kadın Komisyonu, "Kimsenin Namusu Değiliz Namusumuz Özgürlüğümüz" kampanyası çerçevesinde Koşuyolu Yaşam Hakkı Anıtı önünde kadın mahkemesi kurarak açıklama yaptı. Açıklamaya birçok kadın kuruluşunun temsilcisinin yanı sıra, Yazar Ragıp Zarakolu, Tüm Bel Sen Diyarbakır Şube Başkanı Edip Yaşar ve Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Karahan da katıldı. "Toplum Kadınla Özgürleşecek" pankartının açıldığı açıklamada, "Em jin in ne namusa tu kesî ne", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Devlet şiddetine hayır" gibi dövizler taşındı. Burada KESK Kadın Komisyonu adına açıklama yapan Emine Unat Akkaya, 25 Kasım 2008 tarihinde başlattıkları "Kimsenin Namusu Değiliz Namusumuz Özgürlüğümüz" kampanyasının final aşmasına geldiklerini kaydederek, binlerce yıldır erkeğin, namus adı altında kadını mülkleştirdiğini, tahakküm altına alarak iradesizleştirdiğini kaydetti.
Namus adı altında erkeğin, eşinin, kardeşinin ve hatta akraba kadınların üzerinde bile tahakküm kurduğunu vurgulayan Akkaya, "Böylece erkeklerin sorumluluk alanları genişlerken, kadınlar özerindeki baskı da artmış oluyor. Bu baskılar sonucunda kadınlar, her gün yaşamın her alanında şiddete maruz kalıyor" dedi. Kadınların çocuk yaşta evlendirilerek, eğitim ve iş hayatından yoksun bırakıldığını kaydeden Akkaya, namus anlayışının sadece belli bir bölgeye veya ülkeye ait olmadığını, erkek egemen yapıların olduğu her yerde göründüğünü belirtti.
Tiyatro oyunu
Namus adı altında dünyanın her yerinde kadınların katledildiğini dile getiren Akkaya, hala birçok ülkede kadınlara recm ve sünnet uygulandığının kaydetti. "Kimsenin namusu değiliz diyoruz. Çünkü irademiz ve bedenimiz bize aittir" diyen Akkaya, kadınların aile içi ve devlete dayanan toplumsal şiddete maruz kalmanın yanı sıra, bin yıllardır yaşanan savaşların da en büyük bedelini ödediğini kaydetti.
Kürt sorununun çözümsüzlüğü ve ülkede yaşanan milliyetçilikten kaynaklı kadınların yaşamının alt üst olduğuna dikkat çeken Akkaya, "Kürt sorununun çözümünü operasyon ve inkarda gören, devlet politikalarının olan AKP hükümeti, biz kadınlara acı ve gözyaşından başka bir şey vermemiştir. AKP hükümetinin kendine göre 'Kürt, Alevi ve Kadın' anlayışına karşı biz kadınlar diyoruz ki: Demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü bir yaşam için verdiğimiz mücadele devam edecek. Dilimizi, kültürümüzü, farklılıklarımızı inkar eden ve emeğimizi sömüren milliyetçi ve erkek egemen istemin, kadın katliamlarına, cezaevlerindeki insanlık dışı uygulamalara, operasyonlara yeter demek için toplumun tüm duyarlı kesimlerini söz sahibi olmaya davet ediyoruz" diye kaydetti.
Açıklamanın ardından Dicle Fırat Kültür Derneği tiyatro grubu, kadınların maruz kaldığı şiddeti dile getiren bir oyun sergiledi. DİYARBAKIR (DİHA)
Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi
www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info
{rokintensedebate}







22.10.2009
Kasım Engin