Giriş: Bundan sonra her hafta Kürt dili ile ilgili bir konu ile birlikte olacağız. Bu sayftada Kürtçe hiç bilmiyen yada az bilen insanlara konu ile ilgili belli temel bilgileri vermeyi hedefliyoruz. Ayrıca Kürtçe ile aktüel konuları işlemeyi düşünüyoruz. Bu hafta TRT 6'in yayına başlaması ile birlikte başlayan tartışma sürecinde aktüelleşen Kürt alfabesini ele alacağız.
Kürtlerin bugün kullandığı alfabe ilk defa 15 Mayıs 1932 yılında yayın hayatına başlayan Hawar dergisinde kullanılan, Celadet Bedirxan Kürtçe'ye uyarladığı alfabedir. Üzerinde belli tartışmalar olsa da latin harflerini tercih eden bütün Kürtlerin üzerinde uzlaştığı alfabedir. Türkiye'de Kürt diline yönelik yasakların yoğun olarak tartışıldığı bir dönemde, Kürt alfabesi ve onunla ilgili konular da aktüel bir konu halini aldı. Özellikle Recep Tayyip Erdoğan'ın TRT 6'in açılışında kullandığı 'Kürtçe' cümle ve o cümlenin basında yeralış şeklinin ortaya koyduğu cehalet durumu, konu önemli kıldı.
Ancak bu bilgisizlik durumu sadece Türk basınında çalışanlara özgü bir durum değil, zaman zaman Türkçe yayın yapan Kürt basınında da aynı manzara göze çarpıyor.
yrıca Kürt toplumunun önemli bir kesimi hala Kürt alfabesini tanımıyor, Kürtçe yazım kurallarını bilmiyor. Daha kötüsü sadece bilgisizlik değil, yanlış bilgilenme durumu da göze çarpıyor. Birçok kişi Kürtçe birşeyler yazmak durumunda kaldığında ya Türk alfabesini kullanıyor, yada Kürtçe harfleri yanlış kullanıyor. Bu tür sorunların önüne geçmek amacıyla Kürt dilini sürekli işleyecek bu sayfada ilk yazıyı alfabe tanıtımına ayırmayı gerekli gördük.
Ancak alfabenin tanıtımına geçmeden önce konu ile birşeyi netleştirmek gerekiyor. Her dilin kendine özgü bir fonetiği ve o fonetiği yansıtan bir alfabesi vardır. O dilin kabulü, dilin alfabesinin kabulü ile mümkündür. Kürt halkının on yıllardır kullandığı alfabesini kabul etmeden, onun dilini kabul etmek mümkün değildir. Bu yüzden de Kürt alfabesinde yer alan bazı harflerin kullanılmasının üzerindeki yasaklar sürdükçe, Kürt dilinin kabul edildiğini kimse iddia edemez. Kürtlerin talebi Kürtçe'nin fonetiğini temsil eden Kürt alfabesinin kabul edilmesidir. Bazıları Türk alfabesine bazı harflerin eklenmesiyle bu sorunu çözmeye çalışıyorlar. Bu yanlış bir anlayıştır. Kürtlerin böyle bir talebi yoktur. Türkçe Türk alfabesiyle yazılır. Kürtlerin bu alfabenin değiştirilmesi ile ilgili bir talebi olamaz.
Kürt alfabesi
Kürtlerin bugün kullandığı alfabe 31 harften oluşuyor. Bunların 8 tanesi ünlü, 23 tanesi ünsüzdür. Bunlara ek olarak Kürtçe'de bir de diftong yer almaktadır.
Genel bir hatırlatma babında bu harfleri şu şekilde sıralayabiliriz:
Ünlüler: A-a, E-e, Ê-ê, I-i, Î-î, U-u, Û-û, O-o
Ünlüler kendi için iki kısma ayrılır: Kısa ünlüler ve uzun ünlüler.
Kısa ünlüler: E-e, I-i, U-u
Uzun ünlüler: A-a, Ê-ê, Î-î, Û-û, O-o
Kürtçe ünsüzler: B-b, C-c, Ç-ç, D-d, F-f, G-g, H-h, J-j, K-k, L-l, M-m, N-n, P-p, Q-q, R-r, S-s, Ş-ş, T-t, V-v, W-w, X-x, Y-y, Z-z
Kürtçe diftong: XW- xw
Amacımız dil dersi vermek olmadığı için konu ile ilgili çok ayrıntılı bilgi vermek istemiyoruz. İsteyenler herhangi bir Kürtçe dilbilgisi kıtabından konu ile ilgili ayrıtınlı bilgiye ulaşabilirler. Türkçe kaynak olarak Celadet Bedirxan ve Roger Lesco'nun ortak çalışması olan Kürt Grameri bu konuda iyi bir başvuru kaynağı sayılır. Yine de konunun daha iyi anlaşılması için her harfe birkaç örnek verebiliriz.
a: agir (ateş), b: beq (kurbağa), c: ceng (savaş) , d: dar (ağaç) , ç: çav (göz), d: dev (ağız), e: esman (gözyüzü), ê: êzing (odun), f: find (mum), g: guh (kulak), h: hesp (at), i: incas (kara erik), î: îsot (biber), j: jûjî (kirpi), k: kulîlk (çiçek), l: lepik (eldiven), m: mast (yoğurt), n: nan (ekmek), o: ol (dîn), p: pirs (soru), q: qenc (iyi), r: reş (kara), s: sêv (elma), ş: şev (gece), t: tilî (parmak), u: utî (ütü), ûr (işkembe), vîn (irade), w: werîs (urgan), x: xewn (rüya), z: zebeş (karpuz) û xw: xweş (güzel).
Kürt alfabesi ile Türk alfabesinin farklılıkları
Görüldüğü gibi Kürtlerin kullandığı Latin harfleri büyük oranda Türklerin kullandığı alfabeye benzemektedir. Latin harflerini Kürtçe'ye uyarlayan Celadet Bedirxan, Türkiye'de Latin harfleri kabul edildikten sonra kendi alfabesinde belli değişiklikler yapma gereği duymuştur. Daha önce diftong olarak düşünülen 'ç 've 'ş' harfleri Türkçe'deki harflerle değiştirilmişlerdir. Bundaki amaç Kürtlerin Türkçe'deki bilgilerini kolayca Kürtçe'ye aktarabilmeleri hedeflenmiştir.
Her dilin kendine özgü ses dizgesi olduğu için her iki dilde ortak harfler olduğu gibi, ayrı harfler de vardır. Kürtçe'de olan x,w, ê, harfleri Türkçe'de yokken, Türkçe'deki ö, ü, ğ harfleri de Kürtçe'de yoktur. Bunun dışında her iki dilde de aynı olan bazı sesler farklı harflerle gösterilirken, fark olan bazı sesler de aynı harflerle gösterilmektedir. Kürtçe 'û' harfi ile gösterilen ses ile Türkçe'deki 'u'nin yansıttığı ses aynıdır. Ama Kürtçe'de 'u' ve 'i' ile gösterilen sesler Türkçe'de aynı harflerle gösterilen seslerden farklıdır. Kürtçe'de 'u' harf ile kısa ünlü bu dile özgü bir sestir, Türkçe'de bulunmamaktadır. Bu ses bazı bölgelerde 'wi' şeklinde telafuz edilirken, genel olarak kendi başına bir sestir. Bu sesin temel bir özelliği ise, kelime başlarında yer almaması. Sözlüklere bakılırsa bu kelime ile başlayan sözcük sayısının yok denecek kadar az olduğu görülür. Aynı şekilde bu sesle biten sözcük sayısı da çok sınırlıdır. Aynı durum 'i' sesi için de geçeklidir. Ayrıca 'u' sesinin 'i'ya dönüşme eğilimi de belirtilmesi gereken bir özelliktir. Kürtçe'yi biraz da olsa bilenler açısında bu örnekler bu sesin tanınması için yeterli olacaktır.
Gund (köy), kurd (Kürt) gul (gül), kul (yara) kundir (kabak) gur (kurt), guh (kulak), kulav (keçe) , tu (sen), duh (dün), kum (küllah), kund (baykuş), qurm (kök) kurm (kurtçuk).
Telafuz denemesi için şu tekerlemeyi verebiliriz: Kurm qurm qul kir. (Kurtçuk ağaç kökünü deldi.) Bu tekerleme q-k sesinin telafuzu açısından da yardımcı olabilir.
Tıpkı 'ü' ve'ö' seslerinin Türkçe'ye özgü olması gibi. Kürtçe'de 'i'harfi Türkçe'deki 'ı' sesine denk gelmektedir. Türkçe'deki 'i' harftine karşılık gelen ses Kürtçe'de 'î' harfi ile gösterilmektedir.
Kürtçe alfabe ile Türkçe alfabe arasındaki farklar
Kürt alfabesinin özgün yanları
Kürtçe alfabe üzerinde durulması gerek konulardan biri Türkçe'de olmayan sesler ve bunlara karşılık gelen harflerdir. Kürtçe'de İngilizce'de 'verb' ve 'warm' sözcüklerinde olduğu gibi v-w iki farklı sestir ve farklı harflerle gösterilirler. Bunlardan 'v' diş-dudak ünsüzüdür, 'w' ise çift dudak ünsüzüdür. Kürtçe'yi sonradan öğrenenler bu iki sesi birbirine karıştırırlar. Yazım sırasında da bu konuda birçok defa bu seslerin geçtiği sözcükler yanlış yazılır. Türkçe öğrenen Kürtler ise Türkçe'deki 'v' sesini hiçbir zaman Türkler gibi telafuz edemezler.
Aynı şekilde 'e' ve 'ê' sesleri de birbirinden farklı seslerdir ve Kürtçe'de farklı harflerle gösterilirler. Aslında her iki dilde varolan 'ê' sesi, Türkçe'de bir fonem olarak kabul edilmediği için alfabeye alınmamış. Osmanlıca metinlere baktığımızda 'ê' sesinin, 'i' harfi ile yazıldığını görüyoruz. Örneğin vermek sözcüğü Osmanlıca metinler de 'virmek' biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Kürtçe'de bu ses bir fonem olarak kabul edildiği için alfabeye onu sembolize eden bir harf konmuş. Kürtçe'de kendi başına bir fonem olarak görüldükleri için, v-w ayrımı gibi, e-ê ayırımı da çok nettir. Türkçe'de böyle bir ayırım netliği yoktur.
Bu seslerin daha iyi tanınması için bunlara ilişkin bazı örnekler vermekte yarar var.
V-W ayrımına örnekler:
V W
ev (bu) ew (o)
dev (ağız) dew (ayran)
kevok (güvercin) kew (keklik)
vir (burası) wir (orası)
tevşo (keser) tewş (saçma)
E-Ê ayrımına örnekler:
E Ê
ker (eşek) kêr (biçak)
zer (sarı) zêr (altın)
der (yer) dêr (kilise)
mer (bel) mêr (erkek)
şer (savaş) şêr (aslan)
meş (yürüyüş) mêş (sinek)
ber (ön) bêr (kürek)
Kürtçe'de varolup da fonem kabul edilmeyen sesler
Kürtçe'de varolan p,ç,k, t harfleri iki farklı sesi gösterirler, bu iki varyant farklı fonem olarak kabul edilmedikleri için alfabede tek harfle gösterilmişlerdir. Ancak daha başlangıçta Celadet Bedirxan ile Osman Sebrî arasında tartışma konusu olan bu husus, Kürt dili ile uğraşanlar arasında hala bir tartışma konusudur. Kürt dili ile uğraşanların bir bölümü bunların fonem olduğu bu yüzden de farklı harflerle gösterilmesi gerektiğini ileri sürüyorlar.
Aynı şekilde 'r' ve 'l' seslerinin de farklı varyantları var. Bunlar da tek harfle gösterilmekte. Bazı kişiler 'r' ve 'l' harflerinin sembolize ettiği seslerden bir tanesini 'kerr (sağır), gellek (çok) sözcüklerinde olduğu gibi çift harfle gösterek sorunu aşmaya çalışırken, Kürtlerin bir kesimi ise bunu kabul etmez. 90 yılların başında çok yoğun biçimde yapılan Kürt alfabesi ile ilgili tartışma, artık bugün yoğunluğunu kaybetmiş durumda. Özellikle 'î've 'i'nin Türkçe'deki gibi yazılması bir dönem önemli bir tartışmaydı, ancak hala birkaç kişi bu görüşte ısrar etse de böyle bir tartışma kalmadı.
Kürtçe'de var olupta alfabeya alınmayan bir ses ise Arapça'dan Kürtçe'ye geçmiş olan 'eyn' , 'ğeyn' ve 'he' sesleridir. Bu sesler Kürtçe'de yaygın bir biçimde dilde kullanıldığı halde, bunlar Kürt diline yabancı sesler olarak görüldüğü için alfabeye alınmamışlardır.
Alfabe ile bağlantılı yazım kuralları
Kürtçe'nin fonetik özelliklerinden kaynaklı bazı özellikler Kürtçe'nin imlasına da etkide bulunmuştur. Kürtçe'de uzun ünlü olan 'î' ile yarım ünlü kabul edilen ve aynı çıkış özelliğine kaynaştırma harfi 'y'den önce gelince onda belli bir değişiklik yaratır. Celadet Bedirxan bu değişikliği imlaya da aktarmış bu yüzden, 'y' sesinden önce gelen 'î' sesi 'i'ye dönüşür ve böyle yazılır tesbitinde bulunmuş. Kürtçe yazanların önemli bir kesimi de bunu bir imla kuralı olarak kabul edip böyle yazmaktadırlar.
Kürtlerin bir kesimi ise bunun bir imla kuralı olmasına karşı çıkıyor ve 'y' sesinden önce gelen 'î' sesini olduğu gibi yazıyorlar. Celadet Bedirxan 'y' önce gelen 'ê' sesinin de 'e' dönüştüğünü ve böyle yazılması gerektiğini söylüyor, ancak bu pek kabul gören bir tespit değil. Yine 'w'den önce gelen 'u' ve 'û' seslerinin 'i'ya dönüştüğü yönündeki tespiti de daha sınırlı bir kabul görüyor.
Aynı şekilde Kürtçe'de şedde olmadığı görüşünden harerekle arda arda gelen aynı seslerden bir tanesi yazılmıyor. Yani 'serokkomar' yerine 'serokomar' yazılıyor. Bu kurala da riyayet etmeyen Kürtler mevcut.
Yazıyı sonlandırmadan önce Kürtçe imlaya ilişkin bir iki konuyu daha belirtme gereği duyuyorum. Çünkü bu konularda hala ciddi yanlışlar yapılıyor.
1- Kürtçe'de 'i' harfi büyük harf olduğu zaman İngilizce'de olduğu gibi 'I'olarak yazılır.
2- Kürtçe'de millet, dini inanış, ideoloji ve dil isimleri Fransızca'da olduğu gibi cins isim kabul edilir ve küçük harfle yazılırlar.
3- Birleşik fiiller isim olarak olarak kullanıldıklarda bitişik olarak yazılır, fiil olarak yazıldıklarında ayrı yazılırlar. Ayrıca pasif ve ettirgen çatı durumunda da bitişik yazılılar.
Örn.
Me xaniyekî baş ava kir. (İyi bir ev inşa ettik.)
Avakirina xanî karekî baş bû. (Bir evin inşa edilmesi iyi bir işti.)
Xaniyekî baş hate avakirin. (İyi bir ev inşa edildi.)
Wî xaniyek da avakirin. (O bir ev inşa ettirdi.)
Kürtçe alfabe ile ilgili genel olarak bunlar söylenebilir. Konumuz dilbilim ve dilbigisi olmadığı için dilin fonetiğine, seslerin fonetik özelliklerine girmeyi gerekli görmedik. Sadece Kürtçe'yi bilmiyen yada az bilen kişilerin Kürt alfabesini tanımasını amaçladır. Umarım amacına ulaşmıştır.
SAMİ TAN
Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi
www.lekolin.org




22.10.2009
Kasım Engin