Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Wednesday
Sep 08th
Text size
  • Yaz fontu bytn
  • Varsaylan font bykl
  • Fontu kltn

Kayıt Ol! | Üye Girişi

Basın Bültenleri



27 Ekim 2009 Basın Özetleri

27 Ekim 2009 Basın Özetleri

Türk: Açılımda Kararlı Değiller' - Cumhuriyet
DTP lideri Ahmet Türk, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Avrupa'dan gelecek PKK'li grubun, Türkiye'ye gelişinin ertelendiği yönündeki açıklamasına, "Sayın Başbakan partimizi gerilim kaynağı olarak göstermeye çahşarak başlangıçtaki olumlu yaklaşımını terk etme eğilimine girmiştir. 'Eğer böyle giderlerse sil baştan yaparız' denilmesi, açılım sürecinde kararlı olunmadığını gösterir" sözleriyle tepki gösterdi.
Avrupa'dan gelmesi planlanan 14 kişilik PKKTi grubun Türkiye'ye gelişinin Erdoğan'ın açıklaması üzerine "durdurulması" nedeniyle iç değerlendirme yapan DTP Başkanı Ahmet Türk, "Başbakan partimizi gerilim kaynağı göstererek olumlu yaklaşımını terk etme eğilimine girdi" dedi. Türk, DTP olmasaydı da halkın, gelen PKK'lileri yine "yüz binler" olarak karşılayacağını söyledi.
kan Ahmet Türk aracılığıyla tepkisini dile getirdi. Türk, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, Öcalan'ın çağrısı üzerine PKK'nin "barış grubu" göndermesinin Kürt sorununun demokratik ve banşçil çözümü açısından yeni bir dönemi ifade ettiğini belirterek bunun "yüz binlerce insanın barış ve özgürlük için ortaya koyduğu coşku ve sevgi selinden açıkça anlaşıldığını" ileri sürdü. Bu tabloyu özünden saptırmaya çalışan ve "şov" olarak gören yaklaşımları "talihsizlik" olarak nitelendirdiklerini kaydeden Türk, "Siyasi parti liderlerinin kullandığı dil, barış grubunun gelişini bir gerilim kaynağı olarak göstermek isteyen, ortamı kışkırtıp süreci provoke etmeye çalışan birtakım odakları beslemektedir" dedi.
CHP lideri Deniz Baykal'm gelişlerin ertelenmesi ile ilgili açıklamalarına da tepki gösteren Türk, Baykal'ın bu çıkışıyla "barıştan değil, savaştan yana olduğunu, ölüm ve gözyaşından beslendiğini" ortaya koyduğunu ileri sürdü. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de "ırkçı söylemlerle Türkiye'yi tehlikeli bir noktaya sürüklediğini" öne süren Türk, "Bahçeli, 'İstanbul, Silopi değildir' diyerek kime, hangi mesajı göndermektedir.
Kürtleri linç mi ettirmek istiyorsunuz, Kürtleri kıyımdan mı geçireceksiniz" diye konuştu. Olumsuz gelişmelerin bir tarafında da AKP'nin yer aldığını vurgulayan Türk, "Barış Grubu'nun gelişini açılım sürecine destek olarak görmesi gereken iktidarın işi en baştan şov olarak nitelendirmesi, hazin bir tabloyu yansıtıyor" dedi.
Türk, DTP olmasaydı da halkın, gelen PKK'lileri "yüz binler" olarak karşılayacağını söyledi. Türk, bundan sonra gelecek grupların karşılanmasında yaşanacak benzer görüntülerin engellenmesi için ne yapacaklarının sorulması üzerine bu görüntüleri "barışa olan arzu isteminin ifadesi" olarak değerlendirdiklerini belirtti. Türk, teslim olan PKK'lilerin TBMM'ye geleceği yönündeki haberleri anımsatması üzerine, "Bu insanlar barış için geldiklerini siyasi partilere anlatmak için çaba gösterecekler. Elbette partimize de geleceklerdir. Niyetlerini, niçin geldiklerini, mesajlarını vereceklerdir" karşılığını verdi.

DTP kurmayları açılımdan umutlu - Taraf
DTP yönetimi, Başbakan Erdoğan'ın "Avrupa grubunun dönüşü ertelendi" açıklamasının ardından hükümetin tek taraflı olarak dondurduğu açılım sürecinin Cumhuriyet Bayramı'ndan sonra devam edeceği beklentisi içinde. DTP kurmayları, "Şimdilik temaslar kopmuş durumda, ama bunun böyle devam etmeyeceğini düşünüyoruz" diyerek, Avrupa grubunun Cumhuriyet Bayramı sonrası döneceği konusunda umutlu olduklarını ifade etti.
Temaslar yakında başlar Tarafa konuşan DTP kurmayları, cumartesi günkü MYK toplantısında Avrupa grubunun Cumhuriyet Bayramı öncesi gelmesinin kamuoyu tepkisi yaratacağı konusunu da değerlendirdiklerini belirtti. Birinci barış grubunun gelişinin siyaseten DTP'ye yaradığını düşünen parti kurmayları, "Hükümetin hesapları tutmadı. Bölgede halkın ilgisi bize yöneldi, bu da batıda hükümete tepki yol açınca AKP hem batıda hem doğuda hayal kırıklığına uğradı. Hükümet kendi aleyhine olduğu için süreci dondurdu" yorumunda bulundu.Hükümetin, süreci kendi kontrolünden çıktığı için 'erteleme' kararı aldığını ifade eden DTP yöneticileri, DTP ile hükümet arasında kopan temasların da yakında başlayacağı konusunda umutlu olduklarını söyledi. DTP kurmaylarına göre, Avrupa grubunun Türkiye gelmesi için Kasım ayı başında yeniden bir hazırlık başlayacak. DTP Parti Meclisi de kongre sonrası çalışmalar açılım süreci ve barış gruplarının durumunu değerlendirmek üzere bugün toplanacak.

Bundan sonra ölecek olan gençlerin sorumlusu Baykal'dır  - Zaman    
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, Türkiye'ye giriş yapan PKK'lıların karşılanması ve sonrasında yaşananlarla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) eleştirdi.
Taş, "CHP, şu saatten sonra ölecek olan Kürt ve Türk gençlerden sorumludur. Altını net olarak çizmemiz gerekir. Baykal'ın çizgisi 'Türk ve Kürt gençler ölsün' çizgisidir." dedi.
ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, Makine Mühendisleri Odası'nda PKK'lı teröristlerin Türkiye'de karşılanmaları ve sonrasında ülke genelinde başlayan protestoları değerlendirdi. Hazırlanan ortak açıklamanın okunmasının ardından konuşan Alper Taş, demokratik açılımla ilgili sürecin tıkanmasından CHP'yi sorumlu tuttu. CHP'nin izlediği siyaseti "Rezalet" olarak niteleyen Taş, şöyle konuştu: "Silahlarını bıraksınlar, genel bir affı bile düşünürüz diyen CHP, silahlarını bırakıp yurda giriş yapan insanların dönüşlerini, milliyetçi şovenist bir havaya büründürerek bugün içine girdiğimiz atmosferin yaratılmasından sorumludur. Bu atmosferin sonuçlarından CHP ve Baykal sorumlu olacaktır." Taş, CHP liderinin bundan sonra yaşanacak süreçten ve akacak kana karşı annelerin acılarından sorumlu olacağını söyledi.
Barışın çok dilli olması gerektiğine vurgu yapan Taş, "Türkiye'de tek dilli bir barış olmaz. Türk halkının duyarlılıkları kadar Kürt halkının duyarlılıklarını da gözetmek gerekir. Esas olan devletin politikaları değil, halkların çıkarlarıdır." ifadelerini kullandı. Taş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkleri ve Kürtleri de anlayan bir dile ihtiyacı vardır ülkenin. Biz sosyalistler olarak, Kürt yurttaşlarımızın eşit yurttaşlık haklarını sahipleneceğiz, onların buna kavuşması Türkiye toplumunu daha da demokratikleştirecektir. Onların bu haklara kavuşması Türkiye toplumunu daha da birleştirecek ve güçlendirecektir."
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel ise yaşanan gelişmelerin, çatışma ortamını tamamen ortadan kaldıracak kalıcı bir çözüme kavuşturulması için sorumluluklarının farkında olduklarını belirtti. Tüzel, "Herkes gibi bizler de önemli bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Barış umudunun gerçeğe dönüşmesi geleceğimiz için önemli bir kazançtır. Bu umudun hayal kırıklığına yol açması ise telafisi mümkün olmayan yeni acılara yol açacaktır." şeklinde konuştu.

Teslim olan PKK'lı: Bu sorunu anneler çözer  - Zaman
Kandil ve Mahmur'dan gelen terör örgütü PKK'ya mensup grubun sözcülerinden Mehmet Şerif Gençdal, asker annelerini Kürt meselesine el atmaya çağırdı.
Kandil'den inen teröristlerden biri olan 36 yaşındaki Gençdal, "En önemli güç, evladını yitirmiş annedir. Evladını yitirmiş annenin milliyeti olmaz. Biz arkadaşlarımızın içi yanan annelerini gördüğümüzde asker annelerini anlıyoruz. Onların acılarını anlıyoruz." dedi. Birgün Gazetesi'ne röportaj veren Gençdal, bu meselenin ancak Kürt ve Türk annelerinin el ele vermesiyle çözülebileceğini söyledi. Gençdal, "Annelerimiz el ele tutuşmalı. Her iki tarafın anneleri el ele verirlerse süreci sonuna kadar getirebilirler. Kürt ve Türk annelerin el ele vermesi her türlü siyasetten de, siyasetçiden de daha güçlüdür." diye konuştu. Habur'daki karşılanış şekillerinin 'provokasyon' olarak nitelenmesine karşı çıkan PKK'lı Gençdal, "Biz bu insanların bağrından çıkıp dağa gittik. Tabii ki bizi karşılayacaklardı. İnsanlar bizi selamlamayla barış umudunu selamladı, bu barışın zaferidir." yorumunu yaptı. Gençdal, şehit anneleri ile asker annelerinin milliyetçi kışkırtmalardan kurtulması gerektiğini savundu. "Onlara bu sorunun neden hâlâ sürdüğünü anlatmalıyız. Bazılarının siyasî ve başka çıkarları için gencecik askerler yaşamını kaybetmemeli." ifadesini kullandı.

Gül’den PKK’lılara: Efendice gelsinler -Kadri Gürsel - Milliyet
PKK’lıların gelişlerinin ertelenmesinin ardından ilk kez konuşan Cumhurbaşkanı Gül, “Terör bu sene artık bitmeli. Herkes efendice gelir, ailesine kavuşur. Dağdaki insan silahı bırakacak ki normalleşme olsun“ dedi
On beş kadar PKK’lının Avrupa’dan 28 ekim çarşamba günü beklenen dönüşlerinin, Habur’daki karşılama gösterisinin Türk kamuoyunda ve hükümetinde yarattığı rahatsızlık nedeniyle geçen cumartesi ertelenmesinin ardından ilk kez konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Terör bu sene artık bitmeli. Herkes efendice gelir ailesine kavuşur. Bu günkü hukukumuz buna fırsat veriyor. Dağdaki insan silahı bırakacak ki normalleşme olsun” dedi. Resmi ziyaret için önceki akşam Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a gelen Cumhurbaşkanı Gül, gezisini izleyen bir grup gazeteciyle yaptığı sohbet toplantısında, “açılım sürecindeki son durum” hakkında soruları  yanıtladı. Gül’ün “Terörü bitirmek amacıyla, bütün yöntemlerin hepsinin, aynı anda devrede olmasının gerektiği”ni yarım saat süren sohbet sırasında beş kez vurgulaması dikkat çekti.
Gül, bu yöntemler arasında, “demokratik standartların yükseltilmesi”ni de saydı ve bununla “insanların vicdanına ters gelen bir şeyler varsa, bunların değişmesini” kastettiğini belirterek, “Bunlar kendi halinde zaten oluyor” dedi.
‘Bu sene bitmeli’
Bir gazetecinin, Habur’daki karşılamadan sonra, “açılımdan vazgeçmek gibi bir durumun söz konusu olup olmadığı”nı sorması üzerine Gül, “Bakılır her şeye” yanıtını verdi.
Gül, “Habur’daki olaylardan sonra açılıma mola mı verildi?” sorusu karşısında ise, “Türkiye’nin müttefiklerinin geçmişte terörü kullandıklarını” söyledi. Gül, Kandil bölgesindeki PKK’lıları kastederek, “Bunların, artık orada yaşaması mümkün değil” dedi. Gül, şöyle devam etti:
SADECE SİLAHLA OLMUYOR: Türkiye’de yapılan bütün şey terörü bitirmeye dönük çalışmalardır. Terörle mücadele sadece silahla olmuyor. Bunu komutanlarımız da silahlı mücadele yapanlar da biliyor. Terörü bitirmenin bütün yönlerini bir arada uygulamak... Daha önce defalarca söylediğim gibi, bugünkü dünya ve bölge konjonktürü çok büyük fırsat veriyor. Her zaman böyle olmayabilir.
İki sene önce böyle değildi. İki sene önce böyle konuşamazdım. Üç sene önce bu fırsat böyle değildi. Üç sene önce bölgenin bütün şartları lehimize olmuyordu.
Daha eskilere gittiğimizde, dostlarımız, müttefiklerimiz bile yeri geldi kullandılar. Yoksa, bir terör örgütü kendi kaynağı, kendi imkânları ile mi büyüdü, bu kadar mesele oldu? Bugün, işte terörün dış destekleri her bakımdan tamamen kesilmek üzere. Onun için bunu bitirmenin tam zamanıdır. Bunu bitirmek için sadece silahlı değil silahsız, bütün metotların devreye girmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı Gül, değerlendirmelerine şöyle devam etti:
YENİLERİ EKLENMESİN: Bütün mesele, şehit ailelerine yenilerinin eklenmemesi. Tabii ki şehit ailelerinin acısı en büyük... Çünkü, ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor. Şehit ailelerini davet edip konuştum. Onu insan görüyor. Ağzınızı açamazsınız. Bütün çabamız nedir? Yenileri olmasın. Geçen ramazanda onlara verdiğim iftarda yaptığım konuşmada, inşallah gelecek sene vereceğim yemekte buraya çağıracağım, size eklenmiş yeni insanlar olmaz dedim. Yeri gelir bütün millet şehit olur, fedakârlık yapar, o ayrı bir mevzudur.
HABUR’DAKİ MANZARA: Bu işler (Terörün bitirilmesi) ne kadar çok uzarsa o kadar da sıkıntılı hale geliyor. O yüzden, bu demek değildir ki yanlış işler olursa yanlışlara göz yumulacak. Habur’da gördüğümüz manzaralar, Türkiye kültürünün bir parçası değil. Türkiye’nin doğusunu, batısını, Diyarbakır’ı neresini alırsan al, yok öyle bir Türkiye resmi. Bunlar aşırı ve tahrik edici.
İthal. Dışarının kültürü. Onun için herkesi rahatsız etti. O zaman, insanın aklına şu geliyor: Bu işler hallolmasın arzusu içinde olanların ölçüsüzlüğü. Bundan herkes ders alacaktır.

Arınç: Kasımda dağdan inişler tekrar olabilir - Milliyet
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, kasımda tekrar dağdan inişler olabileceğini söyledi.
NTV’de Kürt açılımı konusunda sürecin askıya alındığı veya sil baştan yapılacağı görüşüne katılmadığını belirten Arınç, “Hükümet sil baştan yapmak niyetinde değil. Süreç devam edecek. Burada bir inkıta, bir ara verme söz konusudur. Süreçten tamamen vazgeçme söz konusu değildir” dedi.
Başbakan Erdoğan, “Bu işi tamamen sil baştan yaparız” uyarısında bulunmuştu. DTP’nin bu işten alacağı çok büyük dersler bulunduğunu söyleyen Arınç, CHP lideri Baykal’ın felaket tellallığı yaptığını, MHP lideri Bahçeli’nin de “İstanbul Silopi’ye benzemez” sözleriyle ayrımcılığı körüklediğini kaydetti.

'Barış Grubu' TBMM'ye gidecek - Vatan
"BARIŞ Grubu"nun karşılama görüntülerinin tepki çekmesi üzerine Hükümet'in diyalogu kestiği DTP'de gözler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e çevrildi. Gül'ün vereceği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu için Çankaya Köşkü'ne gidecek olan DTP, Cumhurbaşkanına "dönüş sürecinin devam etmesi" ve hükümetle DTP arasındaki diyalogun kesilmemesi için katkıda bulunmasını isteyecek.
Bu arada DTP kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Türkiye'ye gelen Barış Grubu üyelerinin TBMM ziyaretleri de iptal edilmedi. Barış Grubu üyelerinin önümüzdeki günlerde mesaj ve taleplerini iletmek için Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerden randevu isteyeceği belirtildi. DTP, randevuya olumlu yamt verecek ancak DTP grup toplantısına katılsalar bile kürsüye çıkırak mesaj vermelerine olanak tanınmayacak.

‘Telafisiz acıları iki taraf da yaşadı’ – Milliyet
Zana, “İki taraf da telafisiz acılar yaşadı. Hiçbir zaman hafiflemeyecek ama herkesin acısını hissediyorum” dedi
Kapatılan DEP’in eski Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana, Kürtler’in, PKK’nin ve Genelkurmay’ın değiştiğini belirterek, “Avrupa’dan gelişleri ertelenen grubun geleceğine inanıyorum.  Avrupa’da yaşayan bütün Kürtler, özgür ve onurlu bir barış ile ülkelerine dönmek istiyorlar” dedi.
Zana, dün Diyarbakır’da düzenlediği basın toplantısında, “Belki hiç olmadığı kadar barışa yakınız” diye konuştu. Zana, şöyle devam etti:
“Çektiğimiz acıların yüreklerde hâlâ çok taze olduğunu biliyorum, hiç bir zaman hafiflemeyeceğinin farkındayım. İki taraf da telefisiz acılar yaşadı. Hiçbir zaman hafiflemeyecek ama herkesin acısını hissediyorum.”
Zana, CHP ve MHP’nin sürece anlam yüklemek istemediğini ileri sürerken “Sayın Bahçeli makul bir insandır. Sayın Deniz Baykal’ı da tanırım yıllardır Türkiye’nin demokratikleşmesi için çaba içerisindedir. Benim istediğim sadece bu konu ile ilgili siyasi kaygılardan uzak bir duyarlılık ve uslup göstermeleridir” dedi.

Barzani: Provokasyondu - Radikal
Kuzey Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi’nin Başbakanı Neçirvan Barzani,  Türkiye’ye gönderilen 34 kişilik PKK’lı grubun karşılanmasındaki gösterileri ‘provokatif’ diye niteledi. Neçirvan Barzani, Kuzey Irak’tan yayın yapan ‘Rudaw’ adlı internet sitesine yaptığı açıklamalarda, şöyle konuştu:  “Türkiye’nin amacı, ‘Kürt sorununun’ önünü açmak. Sabır ve mantıklı tepkiler gösterilmesi gerekir. Hükümetin attığı adımlar Türk politikasının önünü açmak içindir. Kürtler’in de bu adımları desteklemesi ve kışkırtıcı politika izlemekten vazgeçmesi gerekir. Ancak, bu grubun Türkiye’ye gitmesinde gösterilen sevinç, kutlamalar provokasyon içerikliydi. Bu süreci güçlendirmek için Türk kamuoyundaki tepkileri dikkate almaları, aşırı milliyetçi grupların görüşlerini güçlendirecek hareketlerden kaçınmaları gerekir. Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül’ün 80 yıllık Kürtler’i inkâr eden politikalara karşı attığı adımlara saygı gösteriyoruz. Bütün Kürtler’in bunu desteklemesi, provokatif eylemlerden kaçınmaları gerekiyor.” (

 'Akil adamlar'dan açılıma destek - Sabah
Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Salim Dervişoğlu, eski Dışişleri Bakanı İlter Türkmen, Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk ve eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal gibi isimlerin aralarında olduğu 'akil adamlar', Kürt sorununun çözümü için kapsamlı reform istedi. Bilgesam Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin, Maslak Sheraton Otel'de düzenlendiği 'Demokratikleşme ve Toplumsal Dayanışma Açılımı' başlıklı toplantıda bir araya gelen akil adamlar, hükümetin yürüttüğü demokratik açılım sürecine destek verdi. Toplantıda "Hükümet eğer başlattığı demokratik açılım sürecinin başarıya ulaşmasını gerçekten istiyorsa kapsamlı reform sürecine süratle öncelik vermelidir" görüşü dile getirildi. Toplantıda Kürt açılımında gelinen süreç ve bir kısmı terör örgütü PKK üyesi 34 kişinin teslim olurken yaşananlar değerlendirildi. Toplantının içeriği ve sonuç bildirisiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bilgesam Başkanı Dr. Atilla Sandıklı, şunları söyledi: "Bilge Adamlar Kurulu'nda her görüşten devlette üst düzey görevlerde bulunmuş akil adamlar yer alıyor. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanımız Emekli Oramiral Salim Dervişoğlu başkanlığında gerçekleştirilen son toplantımızda demokratikleşme sürecinde gelinen nokta ele alındı."

MHP: Öcalan ve Başbakan eşbaşkan - Radikal
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Kürt açılımı çerçevesinde PKK’lıların Kuzey Irak’tan gelmesi organizasyonunda Abdullah Öcalan ile Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eşbaşkan olduğunu ileri sürdü. TBMM’de dün basın toplantısı düzenleyen Vural, şunları söyledi:
Erdoğan itiraf etti: PKK’lıların gelişinde organizatörler kimlerdir? Teröristbaşı 9 Ekim’de ‘Barış elçilerini göndereceğim’ diyor. Başbakan ‘Erteledik’ diyor. Demek ki burada iki eşbaşkan var. PKK’nın muhatap alındığını ve onlarla birlikte organizasyonun yapıldığını, Başbakan itiraf ediyor. 2 bin 854 terörist, 7 Ekim 2009’a kadar teslim olmuştur. Böyle bir rezaleti hiç gördünüz mü? Bu elçileri kim seçti? Birlikte mi seçtiniz? PKK muhatap alınmıştır. PKK terör örgütü mensubu olmak suç olmaktan çıkartılmış onun ötesinde övgüye mazhar olarak gösterilmiştir. PKK terör örgütünü övmek ve barışa taraf olarak göstermek isteyen bir süreçtir.
Yarım doktor candan eder: Bülent Arınç bu kez de doktor olmuş ‘Acı ilaç içersek bu iş bitecek’ demiş. Yarım doktor insanı candan eder derler. Bu milletle herhalde alay ediyorlar. Zorla bu millete acı ilaç içirecekler. Geçen ay emniyet bir acı ilaç operasyonu yapmıştı. Günü geçmiş ilaçların tarihini değiştirip piyasaya sürüyorlardı. Bu sözde demokratik açılım da bizim Lozan’la çöpe attığımız Sevr’i tekrar yutturma planıdır. Günü geçmiş ilacı millete hazmettirmek için bunu kullanıyorlar. Bilmiyorum fahri doktorası var mı. Ama milletimiz günü geçmiş acı ilaçlara mahkum değildir.
 
Hükümet eşkıyaya diz çöktü - Hürriyet
BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, dün Şehit Aileleri Derneğini ziyaret ederek “Hükümet Habur’da eşkıyanın raconuna diz çöktü” dedi.
Basın toplantısı düzenleyen Topçu, Hükümetin açılımlarını “yanlış yolda gitmek” olarak niteleyip, şunları söyledi: “Yapmanız gereken 28 yıldır millete bela olan bu eşkıya sürüsünü tekne kazır gibi kazımak. Hükümet Habur’da eşkıyanın raconuna diz çöktü. Büyük Türk milletinin bunu kabul etmesi mümkün değildir. Buradan Sayın Başbakana sesleniyoruz, barış, demokrasi vesaire... Bunlar adına başı bitli, ayağı şalvarlı eşkıyaya siz bu memlekete teslim edemezsiniz. Orada seni büyük Türk milleti, Alperenler durdurucak.” Şehit Aileleri Derneği Genel Başkanı Hamit Köse de, teslim olma sürecinde ve sonrasında yaşananlarla ilgili olarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na, Silvan Sulh Ceza Mahkemesi’ne, Silvan Cumhuriyet Savcılığı’na ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

Habur’dan gelen PKK’lıları bırakan hâkimler için suç duyurusu - Hürriyet
ŞEHİT Aileleri Federasyonu, Kuzey Irak’tan gelerek Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giren 34 kişi ve onları serbest bırakan hakimlerle savcılar hakkında suç duyurusunda bulundu. Kamu-Sen ise bu 34 kişinin serbest bırakılmasına itiraz etti. Suç duyurusu öncesi Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan Şehit Aileleri Federasyonu’nun avukatı İsmail Kılıç, kendisinin de şehit kardeşi olduğunu anımsatarak, “Yaşanan son gelişmeler biz şehit ailelerini derinden yaralamıştır. Evlatlarını bu vatan toprağı için feda eden annelerin o görüntüler karşısında yaşadığı büyük acı tarif edilemez. Suç duyurumuzun sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

 ‘Org. Başbuğ’un haberi vardı’ – Milliyet
“İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesinin aslını Ergenekon savcılarına gönderdiği iddia edilen subayın ihbar mektubunda “Orgeneral İlker Başbuğ’un belgeden haberi olduğu” öne sürüldü
Adli Tıp Kurumu raporuna göre, altında Albay Dursun Çiçek’in imzası bulunan “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesinin aslını Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara gönderen kimliği gizli subayın ihbar mektubunda ilginç iddialar yer aldı. Taraf’ta yayımlanan habere göre, belgeyi klasörden gizlice aldığını belirten subay, “Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ İrticayla Mücadele Eylem Planı’ndan haberdardı ve aslının imha edildiğine kanaat getirince belge hakkında açıklama yaptı” iddiasında bulundu. “Sayın Savcım kuşaklar boyu TSK’ya hizmet etmiş bir aileye sahip olmaktan onur duyan bir subayım” diye başlayan mektupta CHP’nin de bu belgenin hazırlanmasına destek verdiği öne sürülüyor.  Söz konusu belgenin TSK içerisindeki “cunta yapılanmasının kilit isimlerinden” Org. Hasan Iğsız’ın Genelkurmay 2. Başkanlığı döneminde verdiği talimat ile Korgeneral Mehmet Eröz ve Tümgeneral Mustafa Bakıcı’nın katkılarıyla hazırlandığı iddia ediliyor.
Belge ve bilgi temizliği yapıldı
Mektupta, haberin yayımlanmasından sonra karargahta yaşandığı iddia edilen gelişmeler şöyle anlatılıyor:
* “İKK ve Güvenlik Diresi Başkanı Tümg. M.Mutlu Arıkan ve beraberindeki bir bnb. olayın olduğu sabah olayı incelemek üzere Bilgi Destek Daire Başkanlığı’na geldiklerinde, Bilgi Destek Daire Başkanlığı’nda görevli Alb. Çiçek’in haricindeki diğer iki şube müdürünün mesai başlangıcından önce Dz.P. Kur. Alb. Dursun Çiçek’in şubesinde bilgi ve belge temizliği yaptıklarına şahit olmuşlardır.
* Sivil savcılığın olaya el koyması hususu gündeme gelince Alb. Çiçek’in bilgisayarı, ilgili şubedeki bütün bilgisayarlar ve ilgili server dahil her şey alınmıştır. Alınan tüm bilgisayarlar özel programlarla 35 kez geri getirilemeyecek şekilde silinmiştir.
* Aynı şekilde, Genelkurmay Karargâhı’ndaki tüm kâğıt imha makineleri bir araya toplanarak, hukuki açıdan sıkıntı oluşturacak kırk torbaya yakın evrak (kâğıt parçaları!) bu makinelerde kırpılarak ve akabinde yakılarak deliller yok edilmiştir.
 ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ basında yer alır almaz, erken davranarak söz konusu evrakın aslını gizlice dosyalandığı klasörden aldım. Belgenin aslının yerinde olmadığı anlaşılınca önce bir kriz yaşandı. Ancak daha sonra belgenin ele geçmesinden korkan bir cunta mensubu tarafından imha edildiği görüşü benimsendi. Nitekim Org. İlker Başbuğ, belge hakkında basın açıklamasını aslının imha edildiğine kanaat getirdikten sonra yaptı.

TSK’dan yeni soruşturma - Milliyet
Genelkurmay’dan dün akşam yapılan açıklamada Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı iddia edilen İrtica ile Mücadele Eylem Planı’yla ilgili haberlerin ihbar kabul edilerek yeni bir soruşturmanın başlatıldığı duyuruldu.
Açıklamanın dikkat çeken bölümleri şöyle:
İHBAR KABUL EDİLDİ: Bugün gelinen süreçte, konunun basında yapılan haberlerle tekrar ve farklı şekilde gündeme getirilmesi ihbar kabul edilerek,  askeri yargı görev alanına giren konuların kapsamlı bir şekilde araştırılması maksadıyla Genelkurmay Askeri Savcılığınca, 26 Ekim 2009 günü saat 13.30’da soruşturmaya başlanılması sağlanmıştır.
DELİLİN YERİ BASIN DEĞİL: Şayet, ortada delil değeri taşıyan bir belge mevcut ise, bunun bulunması gereken yerin basın organları değil, yetkili soruşturma makamları olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Bu nedenle, 24 Ekim 2009 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı’nca yapılan açıklamada; adli makamlara gönderildiği öne sürülen ihbar mektubunun, soruşturmanın gizliliği ilkesi ihlal edilerek basına sızdırılmasının ve bunun ne amaçla ve kimler tarafından yapıldığının düşünülmesi gereken bir nokta olduğuna dikkat çekilmiştir.
KURUMLAR ARASI GÜVENSİZLİK: Bu tip davranışlar, soruşturmaların şüpheli hale gelmesine ve kurumlar arasında güvensizlik ortamının doğmasına neden olabilecektir. Yaşanan gelişmelerin, konuyla ilgili yeni deliller yaratmaya yönelik çabalar olarak algılanması dahi mümkündür ki, bu husus şüphesiz hukuk devleti ilkesi ile bağdaştırılamaz.
GELİNEN NOKTA VAHİM: Soruşturmalarda, soruşturmanın gizliliği ilkesinin ve masumiyet karinesinin her zaman dikkate alınması gerekliliği açıktır. Bu kapsamda, soruşturma konusu olaylarla ilgili olarak yargısız infaz sonucunu ortaya çıkarabilecek davranışlardan kaçınılmalı, soruşturmanın gizliliğinin ihlali anlamına gelebilecek bilgi ve belge sızdırma eylemleri önlenmeli ve failleri cezalandırılmalıdır. Belirtilen bu hususlar, hukuk devletinin olmazsa olmazlarındandır ve bugün, bu konuda gelinen nokta vahimdir.
HUKUKA BAĞLIYIZ: TSK, her ortamda, hukuk devleti ilkelerine, hukukun üstünlüğüne, soruşturma usul ve yöntemlerine bağlı olduğunu söylem ve eylemleriyle ortaya koymuştur ve koymaya da devam edecektir. Açıklamada, Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi’nde Şube Müdürü olan Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek’in, karargahtaki görevinden alınarak başka yerde görevlendirildiği de belirtildi.
Açıklamadan anlaşıldığına göre; Albay Çiçek, eylem planı belgesiyle ilgili Haziran ayında başlatılan soruşturma sürecinde, Bilgi Destek Daire Başkanlığı’ndaki görevinden alınarak, Kirazlıdere mevkiinde Genelkurmay karargahı kompleksinin dışında bulunan Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Akademik Kurulu’nda geçici olarak görevlendirildi.

Arınç: Senaryoların hepsi doğru olabilir - Milliyet
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” başlıklı belgenin orijinalinin bulunduğu iddiası konusunda, “Senaryoların hepsi doğru olabilir” dedi.
NTV’de soruları yanıtlayan Arınç, fotokopi bile olsa diğer delilerle desteklendiği takdirde bir anlam ifade ettiğinin düşünülmesi gerektiğini belirterek, Genelkurmay Başkanı’na şöyle seslendi: “Şimdi aslı ortaya çıkmışsa, nasıl çıktı diyeceğimize, ‘sonuna kadar yargı üzerine gitsin ben de gerekli tedbirleri alacağım’ demesini, bu kurumun güvenilirliliği açısından lüzumlu görüyorum. TBMM Başkanlığı yaptım. Meclis’ten böyle bir belge veya bunu yazdığı iddia edilen şahısla ilgili soruşturma başlasaydı ben derhal o kişiyi görevden alırdım.”

G.Kurmay'ın şoke eden seçim yorumu - Bugün
Eylem Planı'nın aslını Ergenekon savcılarına gönderen subayın ihbar mektubuyla birlikte gönderdiği iki önemli belgeye BUGÜN ulaştı.
 İhbar mektubunda 'Cunta Tarafından Hazırlanmış Bilgi Destek Çalışması' olarak bildirilen EK-B belgesi ile "Sivil Toplum Örgütleri'yle İlgili Habere İlişkin Bilgi Notu" adıyla yer alan EK-C belgesi çok çarpıcı ayrıntıları gözler önüne serdi.
5 ayrı başlık
Genelkurmay Başkanı emriyle Korg. Nusret Taşdeler tarafından hazırlanan Bilgi Destek Planı'nda skandal değerlendirmelere yer veriliyor. AK Parti'nin 22 Temmuz seçimlerindeki başarısına bağlı olarak İslami Gelişmeler, DTP ile İlgili Hususlar, Türk Silahlı Kuvetlerine Destek, Yeni Dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri, Sonuç başlıkları adı altında 5 bölümden oluşuyor.
İslami gelişmeler
İslami Gelişmeler başlığı altında AK Parti'nin yüzde 47 oy alarak tek başına iktidar olduğu 22 Temmuz seçimleri değerlendiriliyor. Seçimler sonucunda milliyetçilik söylemleri ve politikalarının darbe aldığının savunulduğu planda, "Seçim sonuçları ılımlı İslam'ın zaferi olarak kabul görmektedir. Batı’nın İslam karşıtlığının bu kadar yaygın olduğu bir dönemde, İslamcı olarak nitelendirilen hükümeti bu derece desteklemeleri ise özellikle dikkat çekicidir" deniliyor. Planda DTP’ye ilişkin de "DTP'nin TBMM'ye girmesi Türk demokrasisi için bir talihsizliktir" değerlendirmesi yapılıyor. Sonuç bölümünde bölgeye karşı alınması istenen şu iki tedbir dikkat çekiyor:
Halkı rahatsız etmek
"DTP'nin kendi ifadeleri ve davranışları nedeniyle TSK tarafından terörist olarak görüldüğünü ve herhangi bir şekilde muhatap kabul edilmeyeceğini üst düzey bir açıklama ile ilan etmek. Irak'ın kuzeyindeki desteği kesmek için bölge halkını terörle mücadele bağlamında ‘rahatsız etmek...’ Bu suretle de PKK'ya yardım ettikleri, destek sağladıkları müddetçe bu rahatsızlığın devam edeceği mesajını vermek."
CHP ile mesafe
CHP'ye özel vurgu yapılan planda; "TSK tarafından izlenecek politikanın, başta CHP olmak üzere siyasi bir partinin politikaları ile çakışmaması, bir diğer deyişle TSK üzerinde veya arkasına sığınarak muhalefet veya politika yapılmasına imkan verilmemesidir" değerlendirmesinde bulunuluyor.

İhbar mektubunda ürperten iddia: Aktütün ve Dağlıca, cuntanın işi  - Zaman
'Eylem Planı'nın orijinal metnini Ergenekon savcılarına gönderen subay, yazdığı ihbar mektubunda Aktütün ve Dağlıca baskınları ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Mektupta yer alan ifadelerde şunlar söyleniyor: "Bizzat olayların içerisinde (Aktütün'de, Dağlıca'da, Poyrazköy'de, Çukurca'da ve dahi birçok yerde) olduğumuz için gerçekler tarafımızdan tüm çıplaklığıyla biliniyor."
Bugün Gazetesi dün subayın ihbar mektubunu yayınladı. Mektupta demokrasiye eylem planının hazırlanışı hakkında gündemi sarsacak bilgilere yer veriliyor. Cunta örgütlenmesi ve faaliyetlerinden haberdar ve rahatsız olan kendisi gibi personelin gerçekleri anlatmak için zemin bulamadığını ve sesini duyuramadığını ifade eden subay, mektubunda Aktütün ve Dağlıca karakol baskınları, Çukurca'da mayın patlaması ve Poyrazköy cephaneliği gibi skandal eylemlerin içerisinde de cuntanın bizzat yer aldığını iddia ediyor. İşte subayın insanı dehşete düşüren sözleri: "Toplumun genelinde bilinen ve dedikodu şeklinde kulaktan kulağa yayılan TSK ile ilgili birçok konuyu (PKK'ya yardım, uyuşturucu, fişleme, suikast, örtülü operasyonlar vb.) olayların olduğu bölgelerde görev yapanlar, medya aracılığı ile öğrendi. Ancak medyanın bilmediklerini ben ve benim gibi Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan arkadaşlar, yani bu faaliyetleri bizzat planlayan ve icra eden kişiler çok yakından biliyoruz. Bilgi destek personeli olarak bizzat olayların içerisinde (Aktütün'de, Dağlıca'da, Poyrazköy'de, Çukurca'da ve daha birçok yerde) olduğumuz için gerçekler tüm çıplaklığıyla bilinmektedir." 21 Ekim 2007'de terör örgütü mensupları, Hakkari Dağlıca'da konuşlu piyade taburunun emniyet unsuru olan bir bölüğe kalabalık bir grupla üç ayrı bölgeden silahlı saldırı düzenledi. Olayda 16 güvenlik görevlisi şehit düştü, 12 asker yaralandı, 8'iyle irtibat kesildi. 3 Ekim 2008'de ise Şemdinli ilçesindeki Aktütün Jandarma Sınır Bölük Komutanlığı'na bölücü terör örgütünün Irak'ın kuzeyinde bulunan unsurları tarafından yapılan saldırıda 17 asker şehit düşmüştü.
Kaos Planı'na CHP'li vekiller de yardım etmiş
'Kirli tezgâh'ın ortaya çıkmasını sağlayan ihbar mektubundaki bazı iddialar dudak uçuklatan cinsten. Öyle ki, 'Kaos Planı'nın aslıyla birlikte gönderilen 5 sayfalık mektupta, millete yönelik hazırlanan eylem planlarının sadece 'İrticayla Mücadele Eylem Planı'yla sınırlı kalmadığı aktarılıyor. Muvazzaf bir subayın kaleme alarak Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara posta yoluyla ulaştırdığı mektupta yer alan bir diğer iddia daha vahim. Mektupta, bir orgeneralin emriyle üniversitelerden akademisyenler ile CHP'nin yönetimindeki bazı politikacıların eylem planlarının hazırlanmasına destek verdikleri aktarılıyor.

'Başbuğ dahil emekliye sevk edilmeli' - Bugün
‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın aslını savcıya gönderen subayın ihbar mektubu ülkeyi ayağa kaldırdı.
Albay Dursun Çiçek'in hazırladığı İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın "ıslak imzalı" orijinal belgesini Ergenekon savcılarına gönderen muvazzaf subayın, olayın bütün ayrıntılarını anlattığı ihbar mektubundaki iddialara tepki yağdı. Bir cunta hareketinin varlığı ve faaliyetlerinin anlatıldığı mektubu değerlendiren emekli askeri hakim Dr. Ümit Kardaş, "Fevkalade bir gelişme bu. Belgenin aslı ve anlatılanlar çok önemli. Belgeyi getiren kişi, tanıklık yapacağını da söylüyor. Savcının, bu tanıklık isteğini kabul edip konuyu takip etmesi lazım" dedi. Bir albayın tek başına böyle bir çalışmanın içinde olamayacağını kaydeden Kardaş, şunları söyledi:
‘TSK'nın onuru...’
"Bir örgütlenmenin olduğu ortada. Bu sadece bir yargısal süreç değil, olmamalı. Başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere adı geçen tüm askeri personelin emekliye sevk edilerek, yargısal sürecin de işlemesi gerekir. Eğer bu irade gösterilmezse, bu tarz yapılanmaların TSK'dan temizlenmesi mümkün değil. Ayrıca bu temizlik ve yargılama işi yapılmazsa TSK'nın da kaybettiği onuru kazanması mümkün değil. Çünkü bu orduya ve ülke yapılacak bir darbe girişimi var ortada."
‘Kahramanlık beklemeyelim’
İhbar mektubundaki, askeri savcının belgeyi yeterince araştırmadığı ve silinmesi için göz yumduğu iddiasını değerlendiren Kardaş, "Askeri savcılığa iş kalmadan bazı şeylerin ortadan kaldırıldığı ortada ama askeri savcılıkta da bu işi araştıracak yetenekte değil. Tarafsız olmasına statüsü müsait değil, kahramanlık beklememeliyiz" diye konuştu. ‘Bunlar çok vahim şeyler’ Darbenin zeminini oluşturmak için bazı evlere silah sokulması ve masum vatandaşlara suç isnat edilmesi planını değerlendiren Kardaş, "Suça bulaşmamış insanlara suç atacak birtakım eylemler görülüyor.
Bunlar vahim şeyler
 Güvenliğimizi emanet ettiğimiz bir kurumun bu tarz işlemlere girmesi kabul edilemez" dedi. DSP lideri Masum Türker ise, "Demokrasiyi kesintiye uğratacak her girişimin engellenmesi gerekir. Demokrasiyi kesintiyi uğratacak her türlü girişime karşıyız. Bu konunu da aydınlatılması için bütün imkanlar seferber edilmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

Birdal: Yaşar Kemal'in  kitabı yerine ulaştı mı? - Birgün
DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na başvuruda bulunarak, Sincan F Tipi cezaevinde tutuklu bulunan Hacı Orman'ın Yaşar Kemal, Behçet Aysan, Turgut Uyar gibi yazarların kitaplarının kendisine ulaşmaması konusunu ivedilikle ele alınmasını istedi. Birdal, Komisyon Başkanlığına verdiği dilekçede, Orman'ın kendine ait edebi çalışmaların notlarının cezaevine sokulmadığını da ifade ettiğini belirterek, şunları kaydetti: "Hacı Orman'a yönelik uygulamalar tutuklu olmayı bir hukuk dışı cezaya dönüştürmektedir. Üstelik yasaklanan yazarlar ülkemizin ve dünyanın en önde gelen aydın ve yazarlarındandır."

Diyarbakır'da 14 PKK'lı yakalandı - Y. Şafak
Diyarbakır'da, PKK terör örgütüne yardım ve yataklık yapan 14 kişi adliyeye çıkarıldı. Lice ilçesinde PKK terör örgütüne yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen 6'sı bayan 14 kişi yakalandı. Yakalanan şahıslar geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye çıkarıldı. Şahısların altı ay boyunca telefonlarının dinlendiği ve teknik takip sonucu yakalandığı öğrenildi.

Erdoğan’ın ABD gezisi 7 Aralık’a ertelendi - Milliyet
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Barack Obama’nın daveti üzerine gerçekleştireceği ABD gezisinin tarihi 7 Aralık olarak belirlendi.
Obama, Erdoğan’a 29 Ekim tarihi için görüşme davetinde bulunmuş ancak Erdoğan Cumhuriyet Bayramı olması nedeniyle bu tarihe alternatif bir program hazırlanmasını istemişti.
Erdoğan’ın ABD gezisinde öncelikli konular Irak, İran, Ermenistan-Türkiye yakınlaşması ve Karabağ sorunu, Afganistan, Ortadoğu ve Kıbrıs olacak. ABD tarafının ana gündem maddelerini ise Irak’tan çekilme ve Afganistan’a asker gönderme konusu oluşturuyor. Erdoğan’ın İsrail-Filistin sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunması da bekleniyor. Erdoğan’ın yarın döneceği, İran’dan alacağı mesajları Obama’ya ileteceği de kaydediliyor.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org-net-info

{rokintensedebate} 

 

26 Ekim 2009 Basın Özetleri

26 Ekim 2009 Basın Özetleri

Diyaloğa Devam - Star
DTP MYK’dan, “Eylemlere çeki düzen verme ve diyalog sürecinin sürdürülmesi” kararı çıktı. DTP’li Türk süreci...

24 Ekim 2009 Basın Özetleri

24 Ekim 2009 Basın Özetleri

DTP: Dön Bakalım Kim Zarar Edecek – Radikal
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, 34 PKK’lının karşılanması ve sonrasında DTP’lilerin organize...

23 Ekim 2009 Basın Özetleri

23 Ekim 2009 Basın Özetleri

Türk: Bu Barışın Bir Coşkusu – Milliyet
DTP lideri Ahmet Türk, Kuzey Irak’tan gelen PKK’lıların karşılanmasını ‘şov’ olarak değ...

22 Ekim 2009 Basın Özetleri

22 Ekim 2009 Basın Özetleri

Bu, Ne Zafer Ne Kahramanlık Ne De Yenilgi – Hürriyet     
“Barış Grubu” adı altında Kandil ve Mahmur’dan gelerek Türkiye’de teslim o...

21 Ekim 2009 Basın Özetleri

Kullanıcı Oyu: / 1
En KötüEn İyi 
21 Ekim 2009 Basın Özetleri

Ahmet Türk: Türkiye Bu Sorunu Çözmek Zorunda – Radikal
PKK’lıların Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye girmesinin ardından DTP yöne...

20 Ekim 2009 Basın Özetleri

20 Ekim 2009 Basın Özetleri

Türk: Devlet Bir Adım Atsa PKK 10 Adım Atacaktır – Radikal
DTP Genel Başkanı Türk: Barış süreci tıkandı, Öcalan barış gruplarına önc...

19 Ekim 2009 Basın Özetleri

19 Ekim 2009 Basın Özetleri

‘Açılım’da Kritik An – Milliyet
İmralı'da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Abdullah Öcalan'ın çağrısı...

17 Ekim 2009 Basın Özetleri

17 Ekim 2009 Basın Özetleri

DTP, MYK Üyeleri Belli Oldu – Vatan
DTP’den yapılan açıklamaya göre, kongrede seçilen Parti Meclisi, ilk toplantısını dün, Eşbaşkan Ahm...

Sayfa 1 > 23

UMUDUN ZAFERİ

 

Öcalan: Açılımı Devlet Yapıyor, AKP Sadece İmzacı

 

Öcalan: Yeni Bir Döneme Girildi

 

Öcalan: Erdoğan’ın Sonu Özal Gibi Olabilir

ÖZGÜRLÜK PERSPEKTİFLERİ

 

İnsan-Toplum İlişkisi Üzerine

 

İnsanda Yoğunlaşan Gerçeklik

 

“Bilimsel Yöntem”, İktidar ve Kapitalizm Birliği Üzerine

 

Savunmalar: Kapitalist Modernitede İktidar

YAZARLAR

Kasım Engin
22.10.2009
Kasım Engin

Biraz Ahlak Lütfen!



Serbest Rezan
01.11.2009
Serbest Rezan

Li Dayikên Kurd Xwedî Derkevin

Tayyîp Temel
14.11.2009
Tayyîp Temel

Helwesta CHP - MHP’ê û Niyeta AKP’ê

Sinan Sinegır
02.11.2009
Sinan Sinegır

Açık Olmayan, “Demokratik Açılım”

Harun Serdar
12.09.2009
Harun Serdar

Perwerda Bi Kurdî Bi Zanebûna Rast Dibe Azadiyê

Cemîl Bayik
16.11.2009
Cemîl Bayik

Divê Kurd Weke Îrade û Muxatab Bên Qebûlkirin

Hasan Hüseyin Deniz
08.11.2009
Hasan Hüseyin Deniz

Şewba Berazan An Fermana Amerîkan

Şahan Dicle
14.11.2009
Şahan Dicle

“Açılım Oturumu” ve Hesaplar - Şahan Dicle


Şu an 4 misafir çevrimiçi