17 Temmuz 2010 Cumartesi Saat 08:33
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKP Anayasası
Sinan Sinegır

Türkiye’de 8 yıldan bu yana tek başına iktidarda bulunan ve ülkeyi yöneten bir partinin icraatları olarak ortaya çıkarılan anayasa paketi her açıdan tartışılacak hususlarla doludur. Bu paketi referanduma götürerek halka onaylatarak uygulamayı hedefleyen AKP, referandum sürecini bir seçim maratonuna dönüştürmeye çalışacak.

AKP’nin referandum mitinglerine Kürdistan’dan başlayacak olması çok maksatlı bir planlamadır. 24 Temmuz’da Bingöl ve Elazığ’da düzenlenecek mitinglerle referanduma start verecek olması, özel planlamanın hangi düzeyde yürütüldüğünü açıkça gösteriyor. Özünde ise ilk miting sersisinin Kürdistan’dan başlatılması, AKP’nin güçlü olmasından ziyade, zayıflığına işaret olarak görülmelidir.

Erdoğan son olarak muhalefet liderleriyle yaptığı görüşmenin sonuçlarına ilişkin açıklama yaparken ve sözde “milli birlik ve kardeşlik projesi”nin başarıyla yürütüldüğünü överek anlatmaya çalışırken bile içte ne denli çelişkili görüşlerde olduklarını gizlemeyi beceremedi. Her yeni başarısızlığa yeni bir isim vererek sözde açılımı geliştirdiklerini iddia ediyorlar, fakat gerçek bunun tersidir.  Sadece mutabakat sağladıkları ve en azında bunu kamuoyuna yansıtmak istedikleri tek konu, Kürtlere olan yaklaşımdır.

Son anayasa değişiklik paketi ve genelde yaşanmakta olan gelişmeleri değerlendirdiğimizde, AKP hükümeti kendisini uzun süreli bir savaşa göre hazırlamakta olduğunu görmek zor değil. Bunu yapılan ittifak ve yeni gerçekleştirmek istedikleri oluşumlarla da görmek mümkündür. İşte sınırlarda yapılacak 150 yeni karakol ve 600 gözetleme kulesinin yanında, sınırda özel birliklerin oluşturulması buna en açık örneklerdir. Zaten Tansu Çiler ve Doğan Güreş döneminde özel ordular kurulmuştu ve bu birlikler Kürdistan’da 4000 köyü yakarak, on binlerce faalli meçhul cinayet işlemişti.

AKP’nin yeni kurmak istediği özel ordunun Kürdistan coğrafyasını nasıl tahrip edecekleri ve Kürtleri yeni yöntemlerle nasıl katledeceklerini tahmin etmek zor değil.

Kamuoyunda çokça tartışılan bu özel ve gereksiz ordu zaten son iki aydır faaliyette bulunuyor. Türk ordusu ile çatışarak şehit düşen PKK gerillalarının cenazelerine insanlığa sığmayacak işkenceleri yapanlar da bu anlayıştır. Yapılan bu uygulamalar sonucunda Kürt aileler çocuklarını teşhis etmekte zorlanıyor. Basına da yansıdı, kimi cenazeler yakılmış, kimilerinin gözleri çıkarılmış veya farklı biçimlerde tahrip edilmiştir. Bunu yapanların özel yetkilerle donatıldıkları kesindir. Sonsuz yetki ile donatılan özel vahşi Türk birliklerinin Kürt gençlerine yaptıkları son uygulamalar, AKP’nin özel ordusunun bundan sonra ne yapacağına ilişkin en önemli ip ucunu veriyor.

Bu çirkin ve insanlık dışı uygulamalara seyirci kalan bir iktidarın yapacağı yeniliklerden Kürtlere hiçbir fayda gelmez. Kürtlere her türlü kötü muameleyi reva gören AKP’dir. Daha bir süre önce Erdoğan’ın hemşerisi olan Rize Belediye başkanının Kürtlere çözüm olarak reva gördüğü planını ahlaksızca kameralar önünde hiç çekinmeden anlatmıştı. Aynı mantık sahiplerinin farklı alanlarda yaptıkları veya uyguladıkları uygulamalarda bu denli insanlığa aykırı uygulamalar olacağına dair bir şüphe yok.

İnsan yerine konulmayan Kürtlerden referandumda “evet” oyunu kullanmasını istemek kadar daha ahlaksız bir teklif olabilir mi? Referandumda Kürtlerden “evet” demesini isteme cüretini göstermek isteyen AKP kadar rantçı ve barbarca bir yaklaşıma sahip olan başka bir oluşum yoktur. Anayasa paketinde Kürtleri kabul edecek, geçmişte çektikleri acıları birazcık da olsa unutturacak tek bir madde olmadığı gibi, bundan sonrası için de Kürt sorunun çözümü ve yaşanan savaşı durdurmaya yönelik tek bir kelime yoktur. AKP konumunu daha da sağlamlaştırmak ve yandaşlarını daha rahat bir biçimde örgütlendirmenin anayasasını hazırlamaktan başka bir iş yapmamıştır.

Anayasa değişiklik paketindeki maddelerde olduğu gibi referandum sürecinin zamanlaması ve referandum gününü bile bilinçli ve maksatlı hazırlanmıştır. 12 Eylül 1980 faşist darbesinin olduğu günü bir referandum günü olarak seçmesi rantlarının düzeyini anlatmaya yeterlidir herhalde. O günde Kürtler tutuklanıyordu, işkencelerden geçiriliyordu, siyasi iradelerine ve önderlerine yaşama olanağı bırakılmıyordu, bu gün de aynı uygulamalar yapılıyor. Neredeyse cezaevlerinin tutuklu alacak kapasiteleri kalmadı. Yeni açılım olarak yeni karakollar gibi, yeni hapishaneler inşa edilecek. Bu yeni anayasa paketi ile de Kürtlere tekrardan uzun süreli bir savaşı dayatmaktadırlar. Başka çare yoksa dayatılanlara karşı Kürtlerde en onurlusundan direnmekten başka çare tanımayacaktır, çünkü Kürtler kurbanlık koyun değildir. Değer yargılarını, tarihsel belleklerini, kimliklerini, kazandıkları kazanımlarını ve onurlarını savunarak, kendilerini yok etmek isteyen kan emicilere karşı zaferlerini inşa etmekten yana bir tereddüt göstermeyeceklerine dair birçok verinin mevcut olduğu biliniyor.  

Sinan sinegir

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi
www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke
Bu yazı toplam 195 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
video..
Cemîl Bayik
Fiyasko
Sinan Sinegır
AKP Anayasası
SİTE İÇİ ARAMA
Şu anda sitede 7 misafir var