Güneşimizi Karartamazsınız
Makaleler / 13 Şubat 2019 Çarşamba Saat 09:49
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürtlere dayatılan soykırım Türkiye’de faşist diktatörlük, o da 15 Şubat komplosu ve İmralı işkence ve tecrit sistemi olarak şekillenmiştir. Bu da bütün Türkiye’ye yayılan ve dünyayı tehdit eden bir yönetim gerçeği haline geliyor.

Kürtlere dayatılan soykırım Türkiye’de faşist diktatörlük, o da 15 Şubat komplosu ve İmralı işkence ve tecrit sistemi olarak şekillenmiştir. Bu da bütün Türkiye’ye yayılan ve dünyayı tehdit eden bir yönetim gerçeği haline geliyor. Bu nedenle, tecridi sadece İmralı’da veya zindanlarda uygulanan bir şey olarak değil, tersine etkisini her tarafta hissettiren bir yönetim sistemi olarak görmek gerekiyor. Bu da tecride karşı mücadeleyi antifaşist demokrasi mücadelesinin merkezi ve önceliği haline getiriyor. Dolayısıyla tecridi kırmak, aynı zamanda faşizmi yıkmak, komployu yenmek, Kürdistan’ı özgür ve Türkiye’yi demokratik kılmaktır.

21. yıla giren bu Komplonun ABD Yönetiminin planlayıp uyguladığını ve başta İsrail, İngiltere, Rusya olmak üzere hazırlanıp TC’ye sunulduğu gerçeği herkes tarafından bilinmektedır. 21. yıla giren bu tecrit bütün ağırlığıyla devam ederken, ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ şiariyla başlayan eylemler bu gün yeni bir boyuta ulaşmıştır.

PKK lideri sayın Abdullah Öcalan şahsında uygulanan bu tecrit aslında başta Kürt halkı üzere bütün haklarını arayan ve yaşamı sorgulayan bütün kesimlere yapılmaktadır.

İşte bunun içindir ki, DTK Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven 98 gündür bedenini açlığa yatırmıştır. Kürt direnişçi ruhuyla Nasır Yağız 85 gündür açlıkla boğuşmaktadır. TC zindanlarındaki yüzlerce tutsağın açlığa yatışları ve direnişleri  60 güne ulaşmıştır. Strasbourg başta olmak üzere değişik yurtdışı alanlarında da onlarca devrimci ve yurtsever açlık grevi direnişi içindedir. Demek ki yüzlerce insan her gün hücre hücre erimektedir. Ama amaca bağlılıklarında ve kararlılıklarında hiçbir gerileme ve zayıflama olmamaktadır. Tersine yaşamı ve özgürlüğü bu biçimde daha iyi anladıklarını belirtmektedirler. Herkesi Tecridi Kıralım ve Faşizmi Yıkalım direniş hamlesine çok daha güçlü katılmaya çağırmaktadırlar.

Eriyen bu bedenler karşındaki her sesizliğin bir ölüm getirdiğini iyi görmek ve bu doğrultuda başta Sayın Öcalan şahsında Kürtlere ve Ortadoğu halklarına uygulanan bu tecridi kırmak için adım atmak gerekir. Çünkü her sesizlik ölüm demektir.

Her direnişte bir çığlık, her çığlıkta bir yaşam yaratan Kürtler bu gün o direniş çığlığını gittikçe büyümektedır.

Bir direniş başladı ve o direniş bütün direngen ruhlarda hayat buldu. Boy vermeye başladı dallandı. Her dalda binlerce tomurcuk oluştu. O tomurcuklar milyonlarca çiçek açtı.

O açan çiçekler yeni bir yaşamı yarattı ve yaratmaya devam ediyor. Her açan çiçek Sara oldu. Her açan çiçek Beritanlaştı. Her açan çiçek zilanlaşarak, Arinlerin zafer çığlığındaki çiçek olup açtı. Sonra çiçekler çoğalmaya başladı. Çiçekler, Leyla Güven açarak yeniden doğacak güneşin müjdecisi olacağın sözünü vererek yola devam etti.

Evet 15 Şubat Komplusu Güneşin karartıldığı gün evet o gün bütün mezopotamya bir karanlıkla yüzyüze bırakıldı. Güneşin  karartıldığı gün Mezopatamya kendine söz verdi ve dedi ki o güneş daha görkemli ve büyük doğacak. Bunun için o güne kadar Mezopatamyanın en kadim halkı Kürtler güneşimizi karartamazlar şiarıyla yeniden güneşin doğacağı gün için bedenlerini siper ettiler.

Karanlığa mahkum edilmiş bir halkın kadınlarındaki direniş ruhu ise hep güneşin ışınlarıyla beslenerek direnişlere öncü oldular. Güneşin karartılamayacağını bilenlerdi onlar. Onun için güneşe ulaşmak için yola koyuldular. Her adımda daha kararlı ve daha büyüyerek yürüdüler.

Yolları uzundu, zorluydu ama yılmadılar hep yürüdüler çünkü güneşi göreceklerini biliyorlardı. Güneş özgür bir yaşam için yeniden doğacaktı.

Özgür yaşamda doğacak güneş için Beritanlaşan, zilanlaşan, Arinleşen özgürlük küllerinde Leylalar doğacak ve bu yola devam edecekti. Yola devam bir adım geri adım atmak yok. Yol çok yakın ve güneş yolun sonunda görünmeye başladı.

Güneşin hiç bir zaman karartılamayacağını direnişleriyle haykırarak bütün kainata gösterdiler. Güneş zap medilemez, Güneş karanlığın içinden çıkıp geleceğinin bilinciyle direninişler devam etti.

Mazlum’lardan direniş ateşini alıp, dünyaya salan Leyla, Nasır, İmam, Yüksel, Yusuf, Gülistan, Fadile ve Zindan direnişçileri yeniden doğacak güneş için direniş ateşini yükseltmeye devam ederek Güneşimizi Karartamazsınız şiarıyla yaratılan bu karanlığa ışık olmaya devam ediyorlar.


Sara Gulan


Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR

ARAMA