Doğu Uyanışının Ayak Sesleri
Makaleler / 25 Kasım 2019 Pazartesi Saat 10:48
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Doğunun uyanışının ayak sesleri her yerden gelmeye başladı.

İran, dikta rejimiyle yönetilen emperyalist bir devlet konumundadır. Evet emperyalist bir devlet çünkü molla rejimiyle toplum baskı altında tutuluyor. Kadınların hiçbir hakka sahip olmadığı, ahlak polislerinin cirit attığı ve ahlak adı altında kendi istediklerini başta kadınlara olmak üzere bütün topluma dayatılan faşist uygulamalarla yönetilen bir ülkedır. Halkı sefalet içinde bırakarak bütün petrolu ve gazı başka ülkelere satan ve bunun üzerinden sadece kendi dikta rejimini yaşatmak için politika üreten bir devlettir İran. Tarihten bugüne kadar komplocu bir anlayışa sahip olan bir ülkedir İran.  

İran ve Rojhilatê Kurdistan halkları, bölgenin en dinamik-devrimci halklarının başında gelir. 1979’a kadar Şah diktatörlüğüne, 79’dan günümüze kadar da aralıklarla Mollaların diktatörlüğüne karşı serhildanlar başlatan halk, bugün de serhildanlarına devam ediyor.

Molla rejimine karşı en yakını 2009 yılında Ahmedinejad’ın ikinci kez cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından başlayan Yeşil Hareket ve 2017 yılındaki protestolar olmak üzere birden fazla kitlesel eylemlerle meydanlara inmişti. Yani İran toplumunun korku duvarını aşmaları yeni değil yıllar öncesine dayanır. Direnişçi ruhlarını hiç kaybetmeyen İran halkları bu günde alanlara çıkarak, mollaların şariatcı ve baskıcı  rejimine ve politikalarına karşı direnişçi ruhlarıyla eyleme geçti.

İran’da benzine yapılan zamdan sonra 15 Kasım’dan itabaren başlayan ve kısa sürede İran’ın 31 eyaleti ile Rojhilat'ın tamamına yayılan halk ayaklanması devam ediyor ve büyüyerek devam edeceğini de gösteriyor. Cuma günü başlayan protestolar Tahran, Fars, Doğu Azerbaycan, Batı Azerbaycan, İsfahan, Mazenderan, Merivan, Rezevi Horasanı eyaletleri başta olmak üzere ülkenin genelindeki kentlere yayılmış durumda.  Eylemciler bütün benzin istasyonları ile polis araçlarını ateşe veriyor. Ayrıca halk ana caddeleri trafiğe kapatarak, bankaları ateşe veriyor, devletin bütün kurumlarını hedef alarak eylemlerini sürdürüyor.

İran’da bütün alanlara yayılan gösteriler başlamadan önce Irak ve Lübnan’da protestolar başladığında Tahran, sanki Irak ve Lübnan, İran eyaletleriymiş gibi protestocuları uyaran açıklamalar yayınladı. Bütün totaliter diktatör rejimleri gibi bu protestoları dış komplolara bağladı. Nitekim İran rejimi ülkesindeki son halk hareketinin suçlusu olarak da dış güçleri seçti. En büyük mollaları Ali Hamaney, “Karşı devrim ve İran’ın düşmanları, her zaman kaosu destekliyor ve istikrarı sarsıyorlar” diye konuştu. Oysa bunu yapan ta kendileri. Kendi yarattıkları kaos ve bunalımlardır. Yaratılan bu kaos’un içinden kendilerini sıyırma peşine düşmüş vaziyettedirler. Bütün diktatörlerin yaptığı yöntemdir bu aslında.

Şimdi devam eden halk isyanı; rejimin ağır saldırılarına rağmen hem kitlesellik hem de coğrafik-kentsel olarak inatla genişleyen gösteriler, başlangıçta ekonomik talepleri de içeren fakat giderek doğrudan rejimi hedef alan radikal siyasal başkaldırıya dönüştü. “Kahrolsun Hamaney diktatörlüğü” ilk kez bu netlikle meydanlarda yankılandı! Dikkat edilirse başta genç kadınların başlarındaki eşarbı çıkarıp yüzlerine maske yapmaları olmak üzere gösterilerde “ kahrolsun diktatör”, “kahrolsun Hamaney” sloganları Mollaların oligarşik dikta rejimine açık mesajdır.

Bu açık mesaja karşı dikta İran rejimi bütün barbarlığıyla eylemcilere saldırırken, eylemciler direnişinden hiçbir taviz vermeden bir çok alanı kendi ellerine almış durumda. Halk ayaklanmalarının önüne geçilmeyeceğini bir türlü anlamayan dikta rejimlerin yaptığı tek savunma propogandasıysa dış güçlerin bir oyunudur demelerinden öteye geçemiyor. İran’daki  Fars, Kürt, Azeri ve Arap hep birlikte ‘rejim değişmeli’ diyor. Halkın başta hak talepleri için başlattığı protestolar İran tarihi için bir dönem noktası teşkil ediyor. Genel olarak İran ve özelde de Kürdistan Eyaletindeki halk, baskıcı ve diktatör bir rejimin egemenliği altında yaşıyor. Bu protestolar ve gösteriler halkın doğal refleksleriyle ortaya çıkmıştır. Halkın sloganları çok net bir şekilde İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in diktatörlüğünün sona ermesini talep ediyor. Halkın bu doğal tepkisi daha da derinleşecek ve bu tepkiler giderek güçlenecektir. İran polisi veya asayişi bu protestoları bastıracak gücü kendinde bulamayacaktır. Bu İran tarihinde bir başlangıç olacaktır. Yani doğunun yeniden doğuşunun ayak sesleridir. İran halkları, başta Kürtler olmak üzere, Farslar, Araplar ve Azeriler rejime karşı olan korkusunu bitirmiştir. Halklardaki korkuların bitişi yeni başlangıçlar için güneşin doğuşu demektır. Doğunun uyanışının ayak sesleri her yerden gelmeye başladı. Bu ayak sesleri kendisiyle birlikte yeniden dirilmeyi ve var olmayı getirecektir. Onun için ayaklar sertçe ve kararlıca yere vurularak dünyayı salayacaktır.


Sara GULAN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.