İktidarın Politikaları Kadın Katliamları Üzerine Kurulu
Kadin / 06 Ocak 2020 Pazartesi Saat 06:26
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik erkek şiddetinin en yoğun yaşandığı AKP hükümeti döneminde, başta şövenist Erdoğan olmak üzere birçok AKP’li isim şiddeti ve cinayetleri meşrulaştıran, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren açıklamalarda bulunarak, kadın katliamların önünü açarak, kadını toplumsallıktan yoksun bırakma, eve hapsetme politikaları uygulanmıştır.

Faşist Erdoğan’ın hemen her fırsatta “Kadın ve erkek eşit olamaz. Fıtrata ters” diyerek eşitliği reddeden tavrı, kafatasçı AKP’li isimlerin de bu tavrı destekler tutumu kadına yönelik şiddeti artırdı. 2019’un ilk 11 ayında en az 430 kadının hayatını kaybettiği bilinmekte. Sadece AKP iktidarının 17 yıllık döneminde, 15 bin 34 kadının yaşam hakkı ihlal edilirken, 2019 bu ihlaller en yüksek seviyeye çıkmış durumda. Yasalarla korunamayan kadınlar kendilerini korumak için her ne kadar öz savunmayı tercih etse de, kadının boşanmak istemesi, ekonomik bahane, erkeği reddetmesi ve kendi hayatına dair karar alması karşısında erkekler, 1 Ocak-20 Aralık 2019 tarihleri arasında 440 kadını katlederken, 94 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

 

İktidarın söylemleri kadın katliamlarını meşrulaştırdı

Başta dikta rejmini Türkiye toplumlarına dayatan diktatör Erdoğan ve AKP’lilerin söylemlerine baktığımızda kadının nasıl hedef gösterildiği ortaya çıkacaktır. “Kadının tek kariyeri anneliktir”, “Kadınlar çalıştığı için işsizlik var”, “Kadının fıtratında kölelik var”, “Kız mıdır kadın mıdır bilemem” söylemleri kadın katliamların bu kadar artması ve kadının fiziksel taciz tecavüz ve cinsel istismara uğramasının en iyi şekilde açıklamaktadır. Sadece söylemlere bakıldığında Tekçi iktidar ve kafatasçı Türk devletinin kadını hedef alarak toplumu yok etmeye çalıştığı görülmektedır.

Türkiye'de kadına yönelik şiddette bilindik tablonun değişmediği hatta gün geçtikçe arttığı ve kötüleştiği verilerle ortaya çıkmıştır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre; 2012 yılında 210, 2013 yılında 237, 2014 yılında 294, 2015 yılında 303, 2016 yılında 328, 2017 yılında 409, 2018 yılında 440 ve 2019 yılının ilk 10 ayında 430 kadın öldürüldü. Eril zihniyet tarafından katledilen kadınlar genellikle ateşli silahlar başta olmak üzere, kesici aletler, darp ve kimyasal maddelerle katledilmiştir. Sadece bunlarla sınırlı kalmayan Eril zihniyet, kadını yüksekten atma, boğma ve farklı yöntemler kullanılmıştır.

Kadın katliamlarının bu kadar artmasının en önemli nedeni ise, Yargı ve iktidar katillerin can güvenliklerini sağladıkları kadar kadınların can güvenliğini sağlamıyor olmalarıdır. Her yer suç mahalli; her yerde kadınlar şiddetle, cinayetlerle burun buruna.

 

AKP Kadını köleleştirmeye çalışıyor

Yine raporda, 2002 yılında Türkiye’de öldürülen kadın sayısı 66’yken, bu sayı yüzde 392 artarak 2018 ve 2019’da 440’a ulaştı ve neredeyse yedi kat artmış durumda. Sadece 2019’un ocak ayında 43, şubat ayında ise 31 kadın öldürüldü. Bu ölümlerden 18’i şüpheli, 31’inde neden tespit edilemedi, 21 tanesi ise kendi hayatına dair karar almak istediği için öldürülürken, kadının kendini korumasına yönelik ise girişimin hiç olmayacak düzeyde azaltılmaktadır. Faşist AKP iktidarı ve şövenist Erdoğan tarafından Kadın her alanda köleştirilmeye çalışıldığı için Kadına yönelik istihdam alanlarını da oluşturulmamaktadır. Kadın iş, siyaset ve sosyal alanda da kadını kapsayacak alanlar oluşturulmadığı gibi kadınlara ait alanlar ise baskı ve yasaklarla önü kapatılmaya çalışılıyor. Türkiye’de kadınların İş gücü ve siyasete katılımı ise 144 ülke arasında 131’inci sırada yer alması kadına yönelik uygulamaları açıklayacı niteliktedır.

Özellikle Son yıllarda iktidarın kadına yönelik baskıcı ve yasaklayıcı uygulamaları sonucunda, kadın işçilerin işyerinde ya da iş yolunda bir erkeğin şiddeti sonucu ölümlerindeki artış dikkat çekerken, iş cinayetlerin yedisinde kadınlar ‘işyerinde bulunan ya da işyerine dışarıdan gelen erkekler tarafından’ öldürülmüştür. İş cinayetlerinde ölen kadınların en az yüzde 75’i kayıt dışı çalışıldığı ortaya çıkmıştır. Yine 24 Haziran seçimlerinde parlamentoya giren kadın vekil sayısı 78 olmuştur. 31 Mart yerel seçimleri için partiler 2 bin 119 erkek, 385 kadın aday çıkardı. “Nüfusun yüzde 49.8’ini oluşturan kadınların karar alma süreçlerinde bulunamaması, kadının hem işte hem de siyasette nasıl dışınlandığı ve yok edilmeye çalışıldığını göstermektedır. 

 

Sara Gulan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html


TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.