İran’ın Güney Kürdistan’ı İşgal Hareketi
Makaleler / 25 Temmuz 2011 Pazartesi Saat 12:21
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İran devletinin Güney Kürdistan’ı işgal etme planı tüm yoğunluğuyla devam etmektedir.

İran devletinin Güney Kürdistan’ı işgal etme planı tüm yoğunluğuyla devam etmektedir. Bir taraftan sınıra yoğun askeri sevkiyat yapılırken diğer taraftan da dozer, kepçe, tank ve ağır silahlar getirilmektedir. Dozer ve kepçe ile tankların hareket edemediği noktalara yol yaparak ilerlemek isterken diğer taraftan da sınırın birçok noktasına seyyar karakollar inşa etmektedir. İran savaşa Cindul İslam, İslami El Sünne, Kürdistan’da ki korucuları dâhil ederek savaşı yürütmeye çalışmaktadır. İran İslami cumhuriyeti savaşı geliştirebilmek için İslami ahlaka hiçte uygun olmayan yol ve yöntemlere başvurarak yapmaktadır. Bu savaşta İran devleti PJAK gerilla komutanların başına 50 bin dolar, rütbesiz gerilla için ise 5 bin dolar ödül koyarak savaşı teşvik etmektedir. İran devletinin en yüksek dini mercisi olan Ayetullah Kurumu bu savaşta ölen askerlerin şehit olduğu dolaysıyla cennetlik olduğunun fetvasını çıkararak cenneti garanti etmektedirler. Dini bütün bir mümin düşünüldüğünde bu savaşa katılmanın kendisi için vazgeçilmez bir şans olduğunu düşünür. Elbette dini bütün bir insan için önemli olan öbür dünyayı garanti altına alarak cennete gitmektir. Fakat her şeye rağmen şayet ölmese de geride öldürdüğü her insan için 5 ya da 50 bin dolarak para alacaktır. Buda bu dünyada daha rahat bir yaşam garantisini için önemli bir şanstır.  Bunu ilk etapta duyduğumda Haçlı seferleri aklıma gelmişti. Avrupa kıtasında ki Kiliseler öncülüğünde Ortadoğu’da ki zenginliği talan etmek için başlatılan “Kutsal Savaş” on binlerce insanın ölmesine on yıllara yayılan savaş kendisiyle birlikte açlık, sefalet ve bulaşıcı hastalık getirmişti. İnsanları kelle avcılığına daha doğrusu insan avına çıkartan bir sistemin nasıl olurda demokrasi, insan hakları ya da insana saygıyı esas alan İslam dininin özüyle bağdaştırılabilinir. İşte siyasallaşmış İslam denilen iktidarın temel ideolojik gıdası olan şey tamda İran rejiminde ortaya çıkan durumdur. Bir sistem nasıl olurda kelle avcılığını geliştirebilir. Tarihte Asur imparatorluğu döneminde insan öldürmek, insan kelleriyle kale yapmak ya da insan kellesini kemerine takıp gezmenin yiğitliğin bir ölçüsü olduğu söylenir. Dinin İran devleti tarafında nasıl kullanıldığının en güzel örneği bu olsa gerek. Ölsen de öldürsen de karlısın zarar yok.

Sınırda ki hareketliliğe ve bir haftadır yürütülen savaşa dönecek olursak kimi yerel kaynaklardan aldığımız bilgilere göre İran savaşa girmeden önce birçok defa Güneyli örgütleri bu savaşa dâhil etmek için görüşmeler yapmış. Bu görüşmelerde Güneyli örgütlerin ikna olup olmadığı hakkında kesin bir bilgi alamadık. Fakat pratik olarak YNK’den bağımsız hareket eden bazı YNK’li komutanlar emirlerindeki peşmerge güçleriyle PJAK güçlerine karşı cephe almış durumdadırlar. Bu bilgiyi PJAK koordinasyonu da doğruladı. Bu tavrın YNK’nin tavrı mı yoksa gerçekten komutanların kendi bireysel tavrı mı olduğunu kesin olarak bilmiyoruz. Çünkü şimdiye kadar YNK bu adamlarına yönelik resmi bir açıklama yapmamıştır. Bu komutanların bireysel tavrıysa o zaman YNK derhal örgüt disiplinini devreye koyarak gerekli hukuki süreci başlatması gerekiyor. Çünkü yerel gazete ve dergilerde dağıtılan resmi belgelere(İran ile güneyli güçler arasında imzalanan gizli belgeler) göre İran medya savunma alanlarını PKK ve PJAK gerillalarının elinde çıkararak bu güçlere teslim etmek istediğini söylemiş.

Yine YNK Kandil dağının yamacında olan Qeledizê mıntıkasında binlerce peşmerge yığmış durumdadır. YNK mevcut durumda herhangi bir hareketliliği olmayan bu güçlerin neden buraya yığdığını kamuoyuna açıklamalıdır. Şayet İran devletine karşı ise neden şimdiye kadar YNK tarafından İran’ı kınayan bir açıklama yapılmadı. Bu durum oldukça düşündürücüdür ve bunu Kürt kamuoyu ile paylaşmak istedim.

Düşündürücü olan diğer bir tutum ise Güney Kürdistan hükümetinin İran’ın bölgeyi işgal etmesine yönelik sessiz tavrıdır. Peşmerge bakan sözcüsü Cabar Yawer bu duruma gözlerini kapatarak gazetecilerin İran sınırı geçmeye çalışıyor sorusuna karşılık bize öyle bir bilgi gelmemiş diyor. Bu tavır ve tutumlar oldukça düşündürücüdür. Son bir haftadır Güney Kürdistan sınırlarının içinde 200’den fazla İran askeri ve 8 PJAK gerillası yaşamını yitirirken Güney Kürdistan hükümetinin sessiz kalması oldukça düşündürücü bir tutumdur. Oysa diğer taraftan onlarca Güney Kürdistanlı genç Germiyan’da basın önüne çıkarak biz İran’ın işgal hareketine karşılık Qandil’de, cephede PJAK gerillalarının yanında savaşmak istiyoruz açıklaması yaptılar. Yine onlarcası yazılı olarak da PJAK güçlerine başvurarak bu taleplerini iletmişler.

İran devleti şimdiye kadar iki defa Dolakokê bir defa Şehit Ayhan, Zelê bir defa da Dola Eyşo alanında sınırı geçmeye çalıştı ve çok sert bir direnişle karşılandığı için geri adım atmak zorunda kaldı. Şimdi ise dağlık olan Dolakokê, Zelê ve şehit Ayhan alanlarda ki güçlerini ovalık olan Dola Eyşo alanına kaydırarak oradan sınırı yarmaya çalışmaktadır. Burada getirmiş olduğu iş makineleriyle Tenure dağının zirvesinde bir helikopter pisti yaparak buraya daha fazla tank ve ağır silah getirmeye çalışıyor. Yapılan yığınağa bakıldığında oldukça kapsamlı bir operasyon hazırlığı olduğu anlaşılıyor.

İran korucuları Güney Kürdistan yaylalarına çıkmış köylüleri tehdit ederek alanları boşaltmaya çalışıyorlar. Köylülerin anlattığına göre İran askeri kıyafeti giymiş korucular onların yaylalarına gelerek ya buraya terk edersiniz ya da sizin tüm hayvanlarınıza el koyarız demişler. Hewler’e bağlı Çoman kasabasında buna benzer bir örnek yaşanmış. İran askerleri bundan birkaç gün önce Çoman kasabasının yaylasına çıkmış bir aileyi tüm fertleri ve yanında 1000 hayvanı ile kaçırarak götürmüşler. Bu tür yöntemlere Güney Kürdistan hükümetini korkutup yıldırmak için başvurmaktadırlar. Aynı şekilde bu durum kırsal kesimde ki halk arasında ciddi bir paniğe sebep olmuş durumdadır.

Bunun için Kürt kamuoyunun bu konuda çok duyarlı olması gerekmektedir. İran’ın güney Kürdistan’a yönelik işgal hareketi gündemin yoğunluğundan kaynaklı tüm yönleriyle basına yansımamaktadır. Bu durumun yeterince kamuoyuna yansımaması oldukça tehlikeli bir durumdur. Kamuoyunun bu konuda gerekli duyarlılığı göstererek bu tehlikeyi de bertaraf edeceğine inanıyorum. 

Yusuf Ziyad

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info   


Parveke
Bu yazı toplam 2766 defa okundu.

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.