Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşanan olayları değerlendiren BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak,
BDP: Olaylardan PKK sorumlu tutulamaz – Radikal
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşanan olayları değerlendiren BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, PKK eylemlerinin yaşananlara gerekçe yapılmaması gerektiğini savundu. Kışanak şunları söyledi:
“Eğer hükümet saldırıları durduramazsa, Dörtyol’a gideceğiz. 24 saattir yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği tehdit altında. Devlet üzerine düşen görevi yapmaz, saldırganları durdurmazsa biz Dörtyol halkına kardeşliği ve barışı anlatırız. Dörtyol halkını üç beş tane çapulcuya, provokatöre bırakamam ki. 24 saattir şehri esir almışlar ve hükümet de seyrediyor. PKK eylemleri ilk kez bugün yaşanmıyor. Bugün kalkıp bu çatışmaları, bu tür ırkçı saldırılara gerekçe yapmaya kalkışırsak, tam da provokatörlerin tuzağına düşmüş oluruz. Birileri bu sorunu elinde silah olanların çatışmasından çıkartıp, sivil savunmasız halkın birbirini katletmesine doğru götürüyor. Bu işleri birbiriyle bağlantılandırmadan değerlendirmeliyiz. Dörtyol’da polisleri öldüren elinde silah olan insanlardır. Kalkıp onu gerekçe yaparak sivil yurttaşlara saldırı düzenlenir mi?” (Radikal)
Sükûneti biz sağlarız – Hürriyet
Hatay Dörtyol’da yaşanan olayların ardından hükümeti uyaran BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, “Yarın (bugün) sabaha kadar bekleyeceğiz. Eğer hükümet görevini yapmazsa, BDP Eşbaşkanları olarak Dörtyol’a gideceğiz. Devlet yoksa biz varız. Biz sükûneti sağlarız” diye konuştu.
Dörtyol’da olaylar büyümeden İçişleri Bakanlığı, Kaymakam, Vali ve Emniyet ile defalarca görüştüklerini anlatan Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Saldırılar başlamadan önce hükümeti uyardık. Önlemleri artırın dedik. Fakat hiçbir önlem alınmadı. İlçe binamız bu görüşmelerden sonra yakıldı. Buna seyirci kalındı. Nasıl oluyor da bir kentte sadece Kürtlere yönelik işyerleri tahrip ediliyor. Dörtyol’da yaşayan insanlar evlerinin kundaklanacağı kaygısıyla yaşıyorlar. 50 işyeri yakılıp, yıkıldı. Bu bir anlık galeyan değil, 24 saattir kesintisiz devam ediyor. Siyasi parti genel başkanlarını da açıklama yaparken kullandıkları dil konusunda uyarıyorum. Açıklamalarının nelere yol açabileceğini iyi hesaplasınlar”
Demirtaş'a adliye önünde saldırı – Cumhuriyet
Erzurum'da tutuklu yargılanan İğdır Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş'in duruşmasını izleyen BDP Genel Başkanı Selehattin Demiri aş ve bir grup milletvekili protesto edildi. İnegöl ve Dörtyol'da meydana gelen olayları değerlendiren ve şehit edilen 4 polis için başsağlığı dileğinde bulunan Demirtaş'a bir yurttaş "Utan biraz, utan. Daha yeni 4 şehit var" diye bağırdı.
KCK davasının Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan duruşmasını izleyen BDP Genel Başkanı Selehattin Demirtaş, İğdır Milletvekili Pervin Buldan, Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani ile birlikte KCK davasının görüldüğü Erzurum'a gitti. Adliye önünde açıklama yapan Demirtaş, "Hatay'ın Dörtyol ilçesinde ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Acılarını paylaşıyorum. İnegöl ve Dörtyol'da yaşanan olaylara ilişkin kışkırtmaya yönelik açıklama yapan siyasetçilerin durumlarını bir kez daha gözden geçirmeleri gerekir. Bütün halkımıza sağduyulu olmalarını öneriyorum. Partimizin hedef haline getirilmesi özellikle bazı siyasetçilerin açıklamalarının sonucudur. Partimiz bu ülkede barışı, huzuru, kardeşliği savunabilir" dedi. Bu sırada bir yurttaş "Utan biraz, utan. Daha yeni 4 şehit var" diye bağırırken bir kişi de Demirtaş'a küfrederek üzerine yürüdü. Güvenlik güçleri bu kişileri gözaltına aldı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada ise önceki gece Demirtaş'm Erzurum İl Başkanlığı'nı ziyareti sırasında BDP konyovuna taş atan 2 kişinin gözaltına alındığı, bu kişilerin savcılık talimatıyla serbest bırakıldığı bildirildi.
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan BDP'li İğdır Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş'in de aralarında bulunduğu 11 'i tutuklu 30 sanıklı davayı izlemek için İğdır'dan 100'den fazla BDP'li Erzurum'a gitti.
Yanaklarından öperek dağıttı
Bu arada davayı izlemek için Erzurum'a gelen Kars'ın Digor ilçesine bağlı Dağpmar Belde Belediye Başkanı BDP'li Ayhan Erkmen, otomobilindeki afiş ve pankartlar yüzünden zor anlar yaşadı. Sanayi sitesinde otomobiline serviste baktıran Erkmen'in bagajında terör örgütüne ait renklerden oluşan afiş ve pankartlar bulunduğunu belirten gençler, aracın önünü kesti. Erkmen oto servisine sığınırken toplanan grup otomobilin camlarını kırarak hasar verdi. Sanayi esnafının otomobillere binerek gösteri yapması ve toplananların sayısının artması üzerine Emniyet Müdürü İbrahim Çelik olay yerine geldi. Bu sırada bir takside bulunan gencin camdan salladığı bayrağı trafik polisinin alması sinirleri gerdi. "O Türk bayrağı. Türk bayrağına müdahale etme. Diğer bayrağa müdahale et" diye bağırması üzerine Çelik, polis memuruna "Sana mı düştü o bayrağı almak?" diye tepki gösterdi. Gençleri yanaklarından öpen Emniyet Müdürü Çelik, "Sizleri seviyorum" diyerek toplananların dağılmalarını sağladı.
BDP’li başkanın otomobiline saldırı – Milliyet
Iğdır Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş’in Erzurum Özel Yetkili 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmasını izlemek için Erzurum’a gelen Kars’ın Digor ilçesine bağlı Dağpınar Belde Belediye Başkanı BDP’li Ayhan Erkmen, otomobilindeki afiş ve pankartlar yüzünden zor anlar yaşadı
Sanayi Sitesinde otomobilini serviste baktıran Erkmen’in bagajında terör örgütüne ait renklerden oluşan afiş ve pankartlar bulunduğu belirten gençler, önünü kesti. Otomobilden inerek gençlerle tartışan Ayhan Erkmen, olayların büyüme olasılığı üzerine oto servisine sığınarak yardım istedi. Bu sırada toplanan grup 36 EY 076 plakalı otomobilin camlarını kırarak hasar verdi.
Festival dönüşü arama Beytüşşebap'ı karıştırdı – Radikal
Beytüşşebap İlçesi yakınlarındaki Kato Dağı’nda bulunan Laleşi Yaylası’nda düzenlenen Kuzu Kırpma Festivali önceki gün sona erdi. Festivale katılanlar araçlarıyla ilçeye dönerken, güvenlik görevlileri kimlik kontrolü ve arama yapmak istedi. Aramaya karşı çıkanlar ile güvenlik görevlileri arasında başlayan gerginlik arbedeye dönüştü. Kaymakam Soner Karataşoğlu, halkı sakinleştirmek için öfkeli grubun yanına gitti ancak taşlı- sopalı saldırıya uğradı. Kaymakam Karataşoğlu, güvenlik görevlileri tarafından bölgeden uzaklaştırılırken, makam otomobilinin camları kırıldı. Şırnak Belediye Başkanı BDP’li Ramazan Uysal ile ilçe belediye başkanları ve partili yetkililerin devreye girmesi sonucu, yaklaşık 3 bin kişi dün akşam saatlerinde ilçe merkezine indi. Güvenlik güçleri inelnlere sadece kimlik kontrolü yaptı.
Tehlikeli tırmanış – Radikal
Radikal, İnegöl'e gitti gördü: Etnik çatışmayı kışkırtacak önyargılar açıkça dile getiriliyor, Kürtler korku içinde. Yıllardır iç içe yaşanan Hatay'da gruplar çatıştı
‘Samsunlu’ya git demişler’
Diyarbakır Barosu Başkanı Aktar: “İyi hazırlanmış provokasyon var. Kaynağı derinde. Ahmet Türk’e saldırı sonrası Van’daki Samsunlu’ya, ‘Evini topla git’ demişler.” Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı: “Olaylar tesadüf değil, PKK’nın da rolü var.”
İnegöl’de acil müdahale gerekli
İnegöl’ün girişindeki yoksul Huzur Mahallesi’nde 2 bin 500 Kürt var. Gençler Türkçe, yaşlılar Kürtçe konuşuyor. ÖSS Bursa birincisi buradan. Son saldırılar herkesi ürkütmüş; “İki kişi kavga etse, Türk-Kürt çatışmasına dönüştürülüyor. Madımak gibi olacaktık” diyorlar. Diğer taraftaysa Kürtlere karşı fikirler hiç gizlenmiyor. Herkes, ‘Irkçı değiliz’ diyor; ama Kürtleri ‘uyum sağlayamamak’la eleştiriyor.
Kato Dağı’nda kimlik kavgası
Şırnak’taki Kato Dağı’na Kuzu Kırpma Festivali için çıkan çok sayıda vatandaş, dönüşte jandarmanın kimlik kontrolüne tepki gösterdi. Kaymakamın aracı taşlandı; insanlar hâlâ dağda. Erzurum’da da duruşma izleyen BDP lideri Demirtaş’a bir grup tepki gösterdi.
Hatay’da ‘sokağa çıkma yasağı’
Türkiye İnegöl’ün şokunu yaşarken, Hatay’ın Dörtyol ilçesi dört polisin şehit olduğu saldırıyla karıştı. Bazı vatandaşlar Emniyet’in önünde toplandı. Önceki akşam bu grubun ilk hedefi BDP binasıydı; ardından Kürtlere ait işyerleri tahrip edildi. Saldırılar dün de devam etti; kavgalar güçlükle önlenebildi. Hatay Valisi Lekesiz ise vatandaşlardan akşam sokağa çıkmamalarını istedi.
Vali'den sokağa çıkma yasağı – Radikal
HATAY - Hatay’ın Dörtyol ilçesi dün de gergindi. Dün Hatay Valiliği’nden yapılan açıklama gayri resmi sokağa çıkma yasağıydı. Vali Celalettin Lekesiz Dörtyol ilçesinde vatandaşların akşam evlerinden çıkmamalarını istedi.
Hatay Valiliği dün iki ayrı açıklama yaptı. Saldırıyla ilgili yakalanan şahısların olmadığ ve terör saldırısının ardından çıkan olaylarla ilgili olarak ise 15 kişinin gözaltına alındığı bu açıklamalarla duyuruldu. Vali Lekesiz’in akşam saatlerinde gelen açıklaması ise gayri resmi sokağa çıkma yasağı ilanıydı. Hatay Valisi Celalettin Lekesiz, Dörtyol ilçesinde özellikle provokasyonu önlemek amacıyla olaylar duruluncaya kadar vatandaşların akşam evlerinden çıkmamalarını istedi. Dün basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Lekesiz’e teröristlerin kullandığı aracın 20 dakika sonra bulunmasına karşın faillerin nasıl yakalanmadığı sorusuna verdiği yanıtta ilginçti: “Buradaki (Dörtyol ilçe merkezindeki halkın çıkardığı olayları kastediyor) olaylar olunca ağırlığı buraya verdik.”
Dörtyol’daki olayların kısa özeti ise şöyle: Dört polis memurunun şehit olduğu saldırının ardından İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün önünde toplanan vatandaşlardan bazıları BDP ilçe teşkilatı binasını tahrip etti, işyerlerine saldırdı.
AK Parti binası taşlandı.
Saat 06.30: Günün ilk ışıklarıyla birlikte, ilçenin cadde ve sokakları ile işyerleri bayraklarla donatıldı. MHP’li Dörtyol Belediyesi elektrik direklerine bayrak asmaya başladı.
Saat 11.00: Aralarında esnaflarında bulunduğu Kürtler, hal binasının yanında toplanmaya bağladı. Kürtçe slogan atan gruba polis tarafından dağılmaları uyarısında bulunuldu. Bu sırada başka bir grup da bu kişilerin ilçeyi terk etmesini isteyerek slogan attı. Arbadeyi polis biber gazı sıkarak dağıttı.
Saat 12.00: Gece basılıp tahrip edilen kahvehaneye yine saldırıldı. Ardından Kürtlere ait başka dükkânlara saldırılan olunca çevik kuvvet önlemleri artırıldı. (dha, Radikal)
'Biz İnegöllüyüz, nereye gidek?' – Radikal
Erhan, Bitlisli. Altı yaşındayken İnegöl'e yerleşmişler: 'İki kişi kavga etse, Türk-Kürt kavgası derler. Alakası yok. Huzur istiyoruz, hakkımız yok mu?' Cihat Şengün soruyor: 'Düşünün aynı evdeyiz, siz hep bir şeyleri kırıyor, olay çıkarıyor, sonra 'ayrımcılık' diyorsunuz. Bakalım biz onlarla yaşamak istiyor muyuz?'
İnegöl’de herkes ‘huzur’ istiyor. Fakat altı kişinin bıçaklandığı, karakolun 5 bin kişi tarafından ablukaya alındığı, 21’i polis 30 kişinin yaralandığı, araçların yakıldığı ilçede durum, kabuğu kaldırılmış bir yarayı andırıyor.
İlçeye ‘katılmak’ ile ‘ilişmek’ arasında bocalayan Kürt mahallesi, bir ironi gibi ‘Huzur’ adıyla anılıyor. Fakat Huzur Mahallesi, Madımak’taki bir katliamın eşiğinden döndüğünü düşünüyor.
Bursa’dan İnegöl’e girmeden sola kıvrılan yol, en çok iki katlı ve çoğunlukla sıvasız evlerin kurulu olduğu mahalleye, edki adıyla Karadere, yeni adıyla Huzur Mahallesi’ne varıyor. Girişte, Trabzonlu Nizamettin Kurban’ın pide salonu var. Kurban; 2 bin 500 haneli ve tamamına yakını Bitlis’ten, Muş’tan ve Van’dan göçmüş Kürt nüfusun içinde, 15-20 Karadenizli kökenliden biri.
Çırağı, Bitlisli Erhan Dinç. 21 yaşındaki Erhan, ustası Nizamettin’den övgüyle bahsediyor. Gül gibi geçinip gidiyorlarmış. Erhan, yedi kardeşin ortancası. Liseyi bitirmiş. Hukuk istiyormuş. ‘Huzur’lu her çocuk gibi o da okulundan arta kalan zamanda, ailesine katkı için, kışın hafta sonu, yazınsa her gün çalışıyormuş. Sadece o mu?
Anneler de yazın kamyonlara doluşup Bursa’ya yevmiyeyle sebze ve meyve toplamaya gidiyor. Babaları ya İnegöl’de ya mobilya fabrikasında ya inşaatlarda ekmeğini kazanıyor; yahut Bursa ve Kütahya’ya ağaç işçiliği yapıyor.
Erhan’ın ailesi, o daha altı yaşındayken İnegöl’e yerleşmiş. Erhan, Bitlis’i anımsamıyor. Ve zaten bu ilçede yetişmiş diğer Kürt çocukları gibi, İstanbul şivesiyle konuşuyor. Zaten kendisini İnegöllü görüyor. “Biz bu ülkenin vatandaşıyız” diyor Erhan: “‘Size ekmek veriyoruz’ diyorlar. Biz üretiyoruz ki veriyorlar. İki kişi kavga etse ve taraflardan biri Kürt olsa, hemen Türk-Kürt çatışması deniyor. Alakası yok! Sadece huzur istiyoruz. Kürt ya da Türk olmuşum, ne fark eder, buna hakkım yok mu?”
ÖSS’de birinci çıkardı
Erhan konuşurken, tüm mahallede olduğu gibi pide salonunda da sinekler vızıldaşıyor. Sinekler de ‘huzur’ vermiyor. Erhan, salonun önündeki yolu gösteriyor, “İki sene önce asfaltlandı” diyor.
Yüzde 90’ı AKP’ye oy verdikleri halde İnegöl Belediyesi, çöpleri bir yıl önce toplanmaya başlamış. Eskiden mahalleli topluyormuş. Park yok, futbol sahası yok. Neyse ki, öğrenci nüfusu 2 bini bulan iki ilköğretim okulu var. Artık kızlar da okulda okutuluyor. Mezunları liseye İnegöl’de devam ediyor.
Bunca eksikliğe karşın mahalleden Çetin Aktaş, ÖSS’de Bursa 1.’si olmuş. Şimdi İstanbul Tıp Fakültesi’nde okuyor. Selim Genç bu yıl Bursa 3.’sü olmuş. İTÜ’de mühendislik okumayı istiyor.
Senar Soyuşen de mahallenin başarılı gençlerinden. Onca yoksunluğa rağmen Eskişehir İşletme Fakültesi’ni kazanmış. Fakat kendi deyimiyle ‘siyasi nedenle’ ara vermiş. Çocukluğundaki en büyük isteği askeri okulda okumakmış. “Gel gör ki” diyor, “Anamın başörtüsüz fotoğrafını istediler; olmadı...”
İnegöl’de ayrımcılığa uğradığını şu sözlerle anlatıyor: “Bizi durdururlardı. ‘Kürt müsün, Türk müsün’ diye sorarlardı. ‘Türküm’ derdik.” Senar bu yüzden yurtdışında çalışmak istemiş, başaramamış. Eskişehir’e dönüp üniversiteye kaldığı yerden devam etmeyi planlıyor.
‘Bize terörist diyorlar!’
Şerif S., erkenden işe atılanlardan. Pazar akşamı meydana gelen kavgadaki üç kişiden biri de, Şerif. İddiası o ki, ağabeyi yolcu alırken arkadan yanaşan bir araçtan küfrediliyor. Sonrasında 30 kişinin toplanıp üzerlerine çullandığını ileri sürüyor. Karakol önünde 5 bin kişinin toplandığını anlatıyor:
“Biri çıkmış belediye aracının üzerine, eline bira şisesi, ‘Şehitlerin katilini bize verin’ diyordu. Bize terörist diyorlar! O gün Emel Sayın konseri ve MHP mitingi vardı. 15-20 dakikada toplandılar. Çoğu bizi ilk kez orada görmüştü. Niçin geldiklerini bilmeyenler vardı. Bizi öldürüyorlardı. Allahtan reva mıdır?”
Ağabeyi tutuklanan Şerif S., ‘Kürt-Türk çatışması’nı reddediyor. “Biz İnegöllüyüz” diyor, “Nereye gidek?”
Tarlabaşı örneği
Mahallenin yaşlıları ise Şerif S.’nin ağabeyi Bayram Ş.’nin evinin bahçesinde toplanmış. Bir yandan da geçmiş olsun ziyaretleri yapılıyor. Mahalleli siyasetçileri suçluyor. Nakliyeci Mustafa Tan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın BDP’lilerle görüşmemesine ve Beyoğlu’dan pompalı tüfekle ateş eden saldırgan için ‘sabır dilemesini’ anımsatıyor: “Başbakan’dan cesaret alınıyor.”
İşçi Adnan Ş. “İki halk da dindar ama bakıyorsunuz birisi diğerine, ‘Ya Allah bismillah’ diye saldırıyor” diyor.
“Madımak’ın eşiğinden döndük” diye ekliyor.
İnegöl’de olayların fitilini ateşleyen bıçaklama olayıyla ilgili gözaltına alınan altı kişiden biri kişi tutuklandı. Bu olayın ardından patlak veren olaylarla ilgili ise 51 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 13’ü çocuk. Önceki gece Özel Harekat timleri devriye gezdi. Bursa Emniyet Müdürlüğü, önlemlerin devam edeceğini duyurdu. Peki barış?
Esnaf Çınaraltı Çay Bahçesi’nde toplanmış. Eski DYP İlçe Başkanı ve İl Genel Meclisi Üyesi Cihat Şengün, saldırı görüntülerinin İnegöl’e yakışmadığını düşünüyor fakat, “Tek suçlu biz miyiz?” diye de soruyor. Şengün, şehit cenazesi haberlerinin İnegöl’e yansıdığını, Kürtler lehine ‘çifte standart’ uygulandığını savunuyor: “İnegöl’de Kürtlere hizmet etmiş bir insanım. Düşünün; aynı evdeyiz, siz sürekli birşeyleri kırıyor, olay çıkarıyorsunuz. Sonra da ‘ayrımcılık’ diyorsunuz. Ben normalde bir arada yaşamak istiyorum fakat, bazen Ertuğrul Özkök gibi düşünmüyor değilim. Bakalım, biz onlarla yaşamak istiyor muyuz?”
İnegöl çarşısına sinen bu tehlikeli bakış, bir süre cezaevinde kalmış ‘komünist’ İnegöllü Ziya Yıldız’a bile sirayet etmiş. Yıldız “80’den önce ‘Kurdara azadi!’ (Kürtlere özgürlük) diye slogan atardık. Şimdi yanlışmış diyorum.” Yıldız’a göre Kürtler bölgeye uyum gösteremiyor.
Bir diğer masada koltukçu Şükrü Ceylan, kasap Fahrettin Karagöz, oto lastikçi Erol Uyanbay ve şoför Savaş Kurt oturuyor. Beş esnaf İnegöllülerin ırkçı olmadığını; Erzurumlular, Gürcüler, Abhazlar, muhacirler ve Karadenizlilerin iç içe yaşadığını vurguluyor. Fakat ilçedeki problemin de ‘Karadereliler’ dedikleri Kürtlerden ‘kaynaklandığını’ ileri sürüyorlar. Her sektörün Kürtlerin ‘eline geçtiğini’ savunuyor ve örgütlü davrandıklarını iddia ediyorlar. Çözüm mü? “Rahat duracaklar!” diyorlar.
Sırrı Sakık: Meclis olağanüstü toplanmalı – Milliyet ,
Bursa İnegöl'de yaşanan çatışmaların yankıları sürerken, Hatay Dörtyol'da 4 polisin şehit olduğu saldırının ardından yaşanan olayları yakından izleyen BDP, Diyarbakır'da olağanüstü toplandı, istanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, İnegöl ve Hatay'a hafta sonu heyetler göndermeyi düşündüklerini söyledi.
TBMM İdare Amiri ve Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise, Meclis'in olağanüstü toplanmasını istedi. Olayları Milliyet'e değerlendiren BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, saldırının bazı odaklar tarafından planlı ve organize biçimde gerçekleştirildiğini, provokasyon amacı taşıdığını söyledi. Hükümeti gerekli önlemleri almamakla da suçlayan Kışanak, "AKP bu provokasyonun neresinde?" diye sordu.
İnegöl olaylarıyla ilgili 50 kişi adliyede – Y.Şafak
İnegöl ilçesinde çıkan olaylarla ilgili 13'ü çocuk 50 kişi, adliyeye sevk edilmek üzere Bursa'dan İnegöl'e gönderildi.
Bursa'nın İnegöl ilçesinde, 3 gün önce 5 kişinin bıçaklanmasının ardından çıkan olaylara karıştıkları iddiasıyla gözaltına alınan 13'ü çocuk 50 kişi, adliyeye sevk edilmek üzere Bursa'dan İnegöl'e gönderildi.
Olaylardan sonra güvenlik güçlerinin yaptığı araştırmalar sonucu gözaltına alınarak Bursa Emniyet Müdürlüğüne getirilen ve 3 gündür burada tutulan zanlıların sorguları tamamlandı.
Yaşları 15 ile 18 arasında değişen 13 çocuk, Çocuk Şube Müdürlüğü, diğer 37 zanlı ise Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesine ait 3 otobüsle İnegöl'e götürüldü.
Zanlılar, 'Yağma, güvenlik güçlerine mukavemet, devlet malına zarar vermek ve kundaklama' suçlarından adliyeye çıkarılacak. Bursa'nın İnegöl ilçesinde arkadaşlarını bıçaklayan doğu kökenleri zanlılara saldırmak isterken ilçeyi savaş alanına çeviren 50 zanlı, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.
Alınan bilgiye göre, pazar günü doğu kökenli bir halk otobüsü sürücüsü ile mahalleli gençler arasında tartışma çıktı.
Tartışmanın büyümesi üzerine doğu kökenli vatandaşlar, Selahattin Orhan, Metin Bayram ve Şaban Demir ile kimliği öğrenilemeyen 2 kişiyi bıçakladı. 5 kişinin bıçaklandığı olayın ardından polis, 3 zanlıyı gözaltına aldı.
İlçe halkı ise, zanlıların gözaltında tutulduğu Merkez Polis Karakolu'nu basıp zanlıların kendilerine verilmesini istedi. Yaklaşık 200 kişilik grup, ellerine geçirdikleri
taşları sağa sola attı.
Karakolun camlarını kıran grup, polis araçlarını ters çevirerek yaktı. Olay yerindeki görüntülerden yola çıkan polis ekipleri, olaya karıştıkları tespit edilen 51 kişiyi gözaltına aldı. Zanlılar, bugün Bursa Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgularının tamamlanmasıyla İnegöl Adliyesi'ne sevk edildi.
Yoğun güvenlik önlemleri altında İnegöl'e götürülen şahıslara 'Akrep' tabir edilen Özel Harekat polislerinin kullandığı araçta eşlik etti. Bazı zanlılar, kendilerini görüntüleyen basın mensuplarına pişman olduklarını söyleyerek, "Çifte standart uygulanıyor" dedi.
Gözaltına alınanların içinde İnegölspor'un tribün liderlerinden Tevfik T.'nin de olması dikkat çekti.
Zanlılar, "polis otomobilini kundaklama, yağma, adam yaralama, polise mukavemet ve devlet malına zarar verme" suçlarından adliyeye sevk edildi.
İHD: Bu bir hile yasası – Radikal
İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi Çocuk Komisyonu üyesi avukatlara göre Terörle Mücadele Kanunu’ndaki değişiklik kapsamında çocukların ‘örgüt üyesi’ olarak yargılanmayacağına dair beklentiler gerçeği yansıtmıyor. Avukat Kezban Yılmaz şöyle dedi:
“Bu bir hile yasasıdır.
Yapılan değişikliğin hiçbir maddesi sorunu esastan çözmeyecek ve çocukların ‘örgüt üyesi’ olarak cezalandırılmalarının önüne geçmeyecek. Çocukların örgüt üyesi gibi yargılanması istenmiyorsa TCK 220 ve 314’üncü maddelerinde değişikliğe gidilmelidir.” (dha)
Yüksekova'da gözaltı protestosu – Sabah
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, Cengiz Topel Caddesi'nden sivil plakalı otomobille geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polisler, yaşları 18'den küçük 3 çocuğu taş attıkları gerekçesiyle gözaltına aldı. Bunu gören vatandaşlar, olaya tepki göstererek, polislerle tartıştı. Polislerin, çocukları otomobile bindirerek, olay yerinden uzaklaşması üzerine bir grup, araca taşlarla saldırdı. Bir polis yaralandı. Grubu dağıtmak için havaya ateş açan polis, olay yerinden uzaklaştı. Bir grup da Cengiz Topel Caddesi'nde barikat kurup caddeyi ulaşıma kapattı. Grubu polis dağıttı.
Türkiye'nin ilk özel Kürtçe kanalı, test yayınına başladı – Zaman
Türkiye'nin ilk özel ulusal Kürtçe televizyon kanalı Dünya TV, yayın hayatına atıldı. Bölgenin gülen yüzünü ekrana taşımaya hazırlanan kanal, mütevazı bir törenle test yayınlarına başladı.
Yaklaşık 3 aydan beri ekranlarda logosu dönen Dünya TV için 13 aydır hummalı bir hazırlık çalışması gerçekleştiriliyordu.
Gaziantep merkezli yayın yapacak Dünya TV'nin açılışına, Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, Samanyolu Yönetim Kurulu Üyesi Fetin Kazancı ve Samanyolu Haber Genel Yayın Yönetmeni Metin Yıkar ile bölgenin önemli isimleri katıldı. Açılışta konuşan Dünya TV Genel Müdürü Remzi Ketenci, Ramazan ayına ilişkin bir müjde de verdi. Şanlıurfa Balıklıgöl'den bir ay boyunca iftar programı yapacaklarını belirten Ketenci, bu programın bölgenin tanıtımı adına önemli olduğunu söyledi.
Dünya TV'de sevilen diziler, Kürtçenin yanı sıra farklı dil seçenekleri ile de izlenebilecek. Kanal, Mevan, Dengbej, Dengê Gel gibi kendi yapımları ile bölgenin güzelliklerini ekrana taşıyacak. Ayrıca müzik, kadın aile, kültür sanat programları yayınlanacak. Haber bültenleri bölgeye ilişkin sıcak gelişmeleri, iş dünyası ve spor programları ise bölgenin ekonomi ve spor gündemini izleyiciye aktaracak.
Samanyolu yapımlarından, Kader Çizgisi, Ritmini Arayan Kalpler, Büyük Buluşma, Sırlar Dünyası, Abide Şahsiyetler ve Ayna gibi programlar Kürtçe olarak izleyici ile buluşacak. Dünya TV'de çocukları bekleyen programlar da olacak. Samanyolu'ndan tanınan 'Tarçın ve Arkadaşları', 'Caillou' gibi çizgi yapımların yanı sıra 'Çirok' ile de Kürtçe masallar ekrana gelecek. Dünya TV, Türksat 3A, Frekans: 11064 V, Seymbol Rate: 13000 FEC: 5/6'dan izlenebilecek.
Aranan komutan Atalay'ın yanında – Akşam
İçişleri Bakanı Atalay'ın katıldığı törende Balyoz Davası soruşturmasında hakkında yakalama emri bulunan 6'ncı Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek de hazır bulundu. Atalay'ın 'Amanosları bulun' çağrısının ardından Bek, 'Bölgenin iç güvenlik sorumluluğu Jandarma Bölge Komutanlığı'nda. Biliyorsunuz ben Kolordu komutanıyım. Elimizden geleni yapıyoruz' dedi. Bek, tutuklama kararına ilişkin sorulara 'Memleket bizim için kıymetli' yanıtını verdi
AB’ye hazır değilsiniz – Hürriyet
Almanya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, dünkü Türkiye ziyaretinden önce Almanya’nın Bild gazetesine verdiği röportajda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmaya hazır olmadığını söyledi.
Gazetenin “Türkiye AB’ye ait midir” sorusuna cevap veren Bakan, “Eğer bunun kararı bugün verilmesi gerekseydi, o zaman Türkiye’nin AB üyeliğine, AB’nin de Türkiye’yi üye olarak almaya hazır olmadığını söyleyebilirim” dedi. Türkiye’nin Avrupa’ya doğru yönelmesinde büyük çıkarları olduğunu da belirten Westerwelle, ”Avrupa’nın tarafında duran bir Türkiye istiyorum. Sadece ekonomik nedenler dolayı değil. Türkiye, Afganistan, İran, Yemen ya da Ortadoğu’daki gibi birçok sorunun çözümünde yapıcı bir şekilde yardım edebilir” dedi. “Türkiye’nin AB üyeliği konusunda halk oylaması yapılsın mı” sorusu üzerine Westerwelle, yıllar sonra karar alınacak konularda şimdiden spekülasyon yapılmaması gerektiğini belirtti.
Kıbrıs’ı anlatacak
Kıbrıs Rum Kesimi’ne yaptığı ziyaretin ardından Türkiye’ye gelen Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, izlenimlerini Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile paylaşacak. Davutoğlu’nun davetlisi olarak dün Türkiye’ye gelen Westerwelle’nin ilk durağı İstanbul oldu. İstanbul’da dün akşam yemekte biraraya gelen Davutoğlu ve Westerwelle, bugün ortak basın toplantısı düzenleyecek. Toplantının ardından Sabancı Müzesi’ni ziyaret edecek olan iki bakan daha sonra Ankara’ya geçerek Başbakan Tayyip Erdoğan’la görüşecek.
ABD 3 ay içinde 2 ülkeye saldıracak – Akşam
İran, BM Güvenlik Konseyi ve AB'nin sert yaptırım paketlerine rağmen nükleer müzakere için masaya dönmeye hazırlanırken Cumhurbaşkanı Ahmedinecad şok iddiada bulundu. İran liderine göre, ABD, önümüzdeki 3 ay içinde Ortadoğu'da en az 2 ülkeye askeri bir saldırı düzenleyecek
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, ABD'nin gelecek 3 ay içinde Ortadoğu'da 'en az iki ülkeye' askeri saldırı düzenleyeceğini öne sürdü. Devlet televizyonu Press TV'ye önceki gün verdiği demeçte 'Önümüzdeki 3 ay içinde bölgedeki en az iki ülkeye saldırmaya karar verdiler' ifadesini kullanan Ahmedinecad, İran'ın bu ülkeler arasında olup olmadığı ya da hangi istihbarat nedeniyle böyle düşündüğü konularında ise bir bilgi vermedi. Tahran'a yönelik uluslararası yaptırımları da eleştiren Ahmedinecad, 'Yaptırımlar sayesinde bizi müzakereye ikna edebileceklerini düşünmeleri sadece bir hata' dedi. ABD ve İsrail, İran'ın nükleer programına karşı askeri harekatı seçenek dışı bırakmayı reddetmişti. Nükleer cephaneliği olduğu iddiasını kabul ya da ret etmeyen İsrail, daha önce de şüpheli gördüğü nükleer hedeflere saldırı düzenlemişti. 1981'de Irak'a ait tek nükleer reaktörü yerle bir eden İsrail, 2007'de de Suriye'de şüpheli gördüğü bir alanı bombalamıştı.
Eski Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı Başkanı (CIA) Michael Hayden hafta sonunda CNN'deki bir programda, İran'a askeri harekatın 'her zamankinden daha muhtemel'' göründüğünü söylemişti. Hayden, bu görüşüne, 'ABD diplomatik olarak ne yaparsa yapsın, Tahran'ın şüpheli nükleer programını sürdürmesini'' gerekçe göstermişti.
Eski Başkan George W. Bush döneminin İstihbarat Başkanı Hayden, kendi görev süresinde İran'a saldırının, seçenekler listesinin altlarında bulunduğunu ancak şimdi böyle bir olasılığın 'durdurulamaz göründüğünü'' belirtmişti.
İRAN'IN VURULMASI MUHTEMEL
Hayden, İran'ın, silah üretme noktasına gelinceye kadar nükleer programını sürdüreceği tahmininde de bulunmuştu. WorldNetDaily'de hafta sonunda yayınlanan Tel Aviv çıkışlı bir haberde de Mossad'ın Başkanı Meir Dagan'ın, geçtiğimiz haftalarda, 'İran tehdidiyle ilgili müzakerelerde bulunmak amacıyla Suudi Arabistan'ı gizlice ziyaret ettiği'' öne sürülmüştü. İsrail'le açık diplomatik ilişkileri bulunmayan Suudi Arabistan'ın, Mısır, Ürdün ve diğer ılımlı olarak tanımlanan Arap ülkeleriyle birlikte giderek büyüyen İran etkisinin tehdidi altında bulundukları öne sürülen haberde, İran'ın nükleer programı konusunda Suudi Arabistan ve İsrail arasında işbirliğine ilişkin çok sayıda haberin varlığına dikkat çekildi.
Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi
www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info
Bu yazı toplam 105 defa okundu.