Kürtlere yönelik saldırıları değerlendiren BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 4 gündür Dörtyol'da devletin olmadığını belirterek,
Hükümet Kürtleri rehine görüyor – Günlük
Kürtlere yönelik saldırıları değerlendiren BDP Eşbaşkanı
Selahattin Demirtaş, 4 gündür Dörtyol'da devletin olmadığını belirterek, 'AKP
hükümeti PKK'ye karşı Kürt halkını rehin alarak şantaj yapıyor' dedi. Hükümetin
tehlikeli bir oyun oynadığını belirten Demirtaş, bugün Dörtyol'a gideceklerini
söyledi
BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak,
Bursa'nın İnegöl ve Hatay'ın Dörtyol ilçelerinde Kürtlere yönelik ırkçı
saldırıları değerlendirmek üzere BDP Diyarbakır il binasında basın toplantısı
düzenledi. Vedat Aydın Konferans Salonu'nda düzenlenen toplantıya sivil toplum
örgütü temsilcilerinin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. Toplantıda konuşan
Selahattin Demirtaş, "4 gündür Dörtyol'da devlet yok" dedi.
Dörtyol'da yaşananları sadece bir gruba mal etmenin doğru olmadığını ifade eden
Demirtaş, hükümetin yaklaşımlarının bu saldırılan körüklediğini söyledi.
Başbakan Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkililerinin yaptığı
açıklamaların,.partilerini ve Kürt halkını hedef haline getirdiğini dile getiren
Demirtaş, saldırıların planlı olduğunu belirtti. Polisin gözleri önünde parti
binaları ve Kürt yurttaşların ev ve işyerlerinin yakıldığını hatırlatan
Demirtaş, yetkililerin buna sessiz kaldığını söyledi.
'AKP PROVOKASYONUDUR'
"Hükümet PKK'ye karşı Kürt halkını rehin alıp şantaj
yapıyor" diyen Demirtaş, "Hükümet tehlikeli bir oyun oynuyor"
dedi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın 3 gündür Adana'da olmasına rağmen,
saldırıların yaşandığı Dörtyol'a gitme ihtiyacı duymadığını ifade eden Demirtaş,
şunları belirtti: "Hükümet bu şekilde Kürt halkmı tehdit ediyor. Bu oyun,
Maraş ve Çorum oyunlanndan daha derin bir oyundur. Bu hükümet politikasıdır.
Bundan BDP'yi ve Kürt halkını sorumlu tutanları nefretle kınıyoruz. Hükümet
derhal çıkıp açıklama yapmalı. Yaşanılan olaylar karşısında Başbakan 4 gündür
hiçbir açıklama yapmadı. Gazze'de olsa şimdi basın karşısında olurdu. Ama söz
konusu Kürtler olunca susuyor. 4 gündür devlet 400-500 kişilik bir grubu
durduramadığını söylüyor. Ancak Silopi'de yapılan eyleme gaz bombalan ve
tazyikli su ile müdahale etmesini biliyor. Bu saldınlar devlet ve AKP
provokasyonudur."
Demirtaş Türkiye'deki tüm demokratik kitle örgütleri ve
sivil toplum örgütlerine seslenerek, "Biz oturup katliamı izleyecek
değiliz. Yann (bugün) 06.00'da Dörtyol'a gideceğiz. Herkese çağnmızdır. Gelin
hep birlikte gidelim. Konvoylarla gidip banş taleplerini oraya götürelim"
dedi.
Öte yandan aralannda İHD MYK üyesi Rıza Dalkılıç ve İstanbul
Şube Başkanı Abdulbaki Boğa'nın da bulunduğu bir heyet, bugün kentte incelemelerde
bulunacak. Heyet incelemelerinin ardından bir rapor hazırlayarak İşçileri
Bakanhğı'na gönderecek.
Kürtler sokğa döküldü
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde Mezbahane mahallesinde toplanan
Kürtler, kendilerine yönelik yapılan saldırılan düzenledikleri yürüyüşle
kınadı. Mezbahane mahallesinde toplanan yüzlerce kişi, Mezbahane mahallesinin
Merkez Caddesi'nde bir araya geldi. Sloganlar atarak yürüyüşe geçen kitle daha
sonra basın açıklaması yaptı. Grup adına bir açıklama yapan BDP Dörtyol İlçe
Başkanı Halil Baybaris, Kürt halkına yapılan bu saldınyı kınayarak, can
güvenliklerinin olmadığını belirtti. Baybaris, kendi öz güçlerine dayanarak,
kendi savunmalannı yapacaklarını söyledi. Açıklamanın ardından yüzlerce kişi,
mahalle içinde tur atarak Kürt halkına yönelik yapılan linç girişimlerini
kınadı. EMEP Genel Merkez yöneticileri de Kürtlerin yoğun yaşadığı mahalleyi
ziyaret etti. EMEP yöneticilerinden Ender İmrek, Kürtlere dönük saldırılan
kmadıklannı ve Kürt halkının yanında olduklannı söyledi.
Hükümet Altından Kalkamaz
BDP Van il binası önünde bir araya gelen bini aşkın kişi,
Bayram Oteli önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Burada bir açıklama yapan Van
İl Başkanı Cüneyt Caniş, İnegöl ve Dörtyol'da Kürtler'in evlerine ve iş
yerlerine saldırıların yapıldığını ve canlarına kastedildiğini hatırlatarak,
"Bizler barış dedikçe onlar operasyon, imha ve linç dediler. Bizler Van
halkı olarak diyoruz ki İnegöl ve Dörtyol'da yaşayan Kürt halkı yanlız
değildir. Onlara karşı geliştirilen linç girişimi ve saldırılar net bir şekilde
cevabını alacaktır" dedi. Oturma eyleminin ardından kitleyi temsilen bir
grup AKP İl Binası önüne "Linç girişiminin sorumlusu AKP'dir" yazılı
siyah çelenk bıraktı. İstanbul'da ise aralarında SDP, Sosyalist Parti, ESP'nin
de bulunduğu siyasi parti, sivili toplum örgütü, sendika ve meslek odası
temsilcileri Galatasaray Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan
Ersin Sedefoğlu, "Eğer bu saldırılar durdurulmaz, sorumlular açığa çıkarıp
yargılanmazsa, yaşanılan linçlerden devlet sorumlu olacaktır. Devlet, bu linç
saldırıları artarak devam ederse bunun altından kalkamazsınız" diye
konuştu.
Geceyi nöbette geçirdiler
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde meydana gelen olaylardan sonra
Mezbahane mahallesinde yaşayan Kürtler, gece boyu nöbet tutarak, gelecek
saldınlara karşı kendilerini siper etti.
İki gündür devam eden olaylar nedeniyle Mezbahane
mahallesinde bir araya gelen çok sayıda Kürt yurttaş, sabaha kadar mahalle ve
evlerinin önünde nöbet tutarak gelecek olası saldınlara karşı hazır beklediler.
Mahalle sakinlerinden Mehmet Yavuz, Kürt halkının eskisi gibi olmadığını ve
kendini gelecek olan saldmlara karşı savunacağını söyledi. "İki gündür
yaşanan olaylar bir devlet politikasıdır" diyen Yavuz, "Kesinlikle
sıradan bir olay değildir. Büyük oyunlar oynanıyor. Binlerce polis ve asker
olmasına rağmen, bize saldın düzenlendi ve bu olaylar onlann kontrolünde oldu.
Kürtler artık eskisi gibi değil, kendilerine yönelik yapılacak herhangi bir
saldmda kendini savunacaktır. Biz bütün gece gelecek olası bir saldın
dolayısıyla mahallede nöbet tuttuk" şeklinde konuştu.
Gece boyunca 200
kişinin mahallede nöbet tuttuğunu ifade eden Bedri Akdemir ise, "Çarşıya
dükkanlanmızı açmaya gittik, ancak birden bize saldın başladı, mahalleye
çekildik, gece boyunca nöbet tuttuk. Bu olaylar bitene kadar nöbetimiz devam
edecek" dedi. Kendilerine yapılan saldmdan sonra dükkanlannda büyük hasar
meydana geldiğini ve bunun için yasal süreç başlatacaldannı belirten
yurttaşlar, emniyet hakkında ise suç duyurunda bulunacaklanm ifade etti.
İlçe esnafı ise olaylann son bulmasını istiyor. Esnaflardan
Haraza Sürel, yaşananlann 12 Eylül olaylannı hatırlattığını ifade ederken AD
isimli işçi ise, "Çalıştığım işyerinin camlan kınldı ve dükkana büyük
hasar verildi. Bu dükkan benim değil. Türk olan birine ait, sırf ben Kürt
olduğum ve burada çalıştığım için dükkanı dağıttılar. Şimdi bize zorla bayrak
asm diyorlar, asmayınca saldınyorlar. Ayrıca patronuma beni işten çıkarmaiçin
de baskı yapıyorlar" şeklinde konuştu.
Şer cephesine karşı güç birliği – Günlük
BDP, 'evet' ve 'hayır'in kan, gözyaşı ve ölümden başka bir
sonuç getirmeyeceğine dikkat çekerek, 'boykot' için herkesi 1 Ağustos'ta Şişli
Abide-i Hürriyet Meydanı'na davet etti
AKP'nin 12 Eylül Anayasası'nı meşrulaştıran paketini
referandumda "boykot" etme kararı alan çok sayıda demokratik kitle
örgütünün oluşturduğu "Çözüm için boykot cephesi" 1 Ağustos'ta Şişli
Abide-i Hürriyet Meydanı'nda miting gerçekleştirecek. "12 Eylül'de sandığa
gitmiyoruz. Demokratik bir anayasa istiyoruz. Demokratik bir çözüm
istiyoruz" talebiyle boykot cephesi adına BDP il binasında açıklama yapan
İl Eşbaşkanı Mustafa Avcı, bu ülkede Kürt sorunu çözülmedikçe, demokratikleşme
sorununun çözüme kavuşturulamayacağını, dolayısıyla da savaş, kan ve gözyaşının
durmayacağının altını çizdi.
"Bu nedenle bizler demokrasiden, barıştan, kardeşlikten
yana olanlar 'evet'e de, 'hayır'a da karşı çıkıp, tamamen kandırmaca ve
aldatmaca olan referandum oylamasını boykot ediyoruz" diyen Avcı, şöyle
devam etti: "Çünkü Kürt sorununun çözümüne ilişkin, imha ve inkar
siyasetinin reddedildiğine dair herhangi bir pozitif önerme yok. Açık ve net
olarak belirtebiliriz ki, AKP'nin Evet'inde de, CHP ve MHP'nin Hayır'mda da
savaş, kan, gözyaşı ve ölüm vardır."
1 AĞUSTOS'TA START
1 Ağustos'ta Şişli Abide-i Hürriyet Meydanı'nda
gerçekleştirecekleri mitingle İstanbul'da "boykot" çalışmalarının
startını vereceklerini belirten Avcı, hedeflerinin sandık başına gitmemeyi ve
oy kullanmamayı örgütleyerek, "Şer Cephesi" olarak tanımlanan AKP,
CHP ve MHP'nin "evet-hayır" oylarının toplamı kadar
"boykot" oyu çıkarmak olduğunu ifade etti. Avcı, buna ulaşmak
amacıyla da demokrasiden, kardeşlikten, barıştan yana olan tüm kesimleri,
aydınları, emekçileri, kadınları, gençleri ve çevrecileri boykot cephesinde
buluşmaya ve güç vermeye davet etti.
BDP'li Özçelik: Birlikte yaşama konusunda ısrarcı
olmayacağız – Radikal
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, “Bir arada yaşamak
konusunda artık fazla ısrarcı olmayacağız” dedi. Özçelik, Bursa’nın İnegöl ile
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde çıkan olaylarda Kürt esnafa, polis ve jandarma
gözetiminde saldırı yapıldığını iddia etti.
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik önceki akşam Şırnak’ta
düzenlenen toplantıda 12 Eylül’de yapılacak referandum için boykot kararını
anlattı. Özçelik, boykot kararıyla ‘AKP’nin ikiyüzlü politikasının ortaya
çıkarılmasını hedeflediklerini’ belirtti.
Polis gözetiminde saldırı
Bursa’nın İnegöl ile Hatay’ın Dörtyol ilçelerinde son
günlerde yaşanan olaylara da değinen Özçelik şöyle konuştu: “Kürtler’e jandarma
ve polis gözetiminde linç girişiminde bulunuluyor.Bu olaylar Tayyip Erdoğan ve hükümetinin,
İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluğundadır.Bu şekilde saldırılarla bir arada yaşamanın koşullarını nasıl
güçlendireceksiniz? Bu nasıl kardeşlik olacak? Demek ki siz bir arada yaşamak
istemiyorsunuz. Bir arada yaşamak istemiyorsanız biz de artık çok fazla ısrarcı
olmayacağız. Eğer birlikte yaşamak istiyorsak, eksiksiz eşitlik istiyoruz.
Kardeşlik laflarıyla bizi kandıramazsınız.”
Dörtyol'da ateşi düşürme çabası – Radikal
Dörtyol 'trafik suçundan gözaltına alınanların' bile linçten
zor kurtulduğu olayların ardından dün sakindi
HATAY - Dörtyol ilçesinde dört polisin şehit edilmesiyle
başlayan, BDP ilçe binası ve bazı kahvelerin yakılıp, işyerlerinin
taşlanmasıyla büyüyen, PKK’lı sanılarak trafik suçundan gözaltına alınan dört
kişiyi linç girişimine kadar varan olaylar dün yerini yavaş yavaş sessizliğe
bıraktı. 24 kişinin gözaltında olduğu ilçede önceki gece yürüyüş girişimleri
engellendi. İlçede dün 600 kişilik Kürt grup gösteri yaparken, Hatay’a bugün
BDP’li grubun ziyareti bekleniyor.
Hatay Valisi Celalettin Lekesiz’in, önceki gün ‘Akşamı
evinizde ailenizle geçirin’ isteğine genellikle uyulurken, bazı gruplar saat
20.30 sıralarında İstasyon Mahallesi’nde toplandı. Yaklaşık 300 kişilik grup,
Kürtlerin yaşadığı Yeşilbağ Mahallesi’ne gitmek istedi. Polisin uyarısına
rağmen yürüyüşte ısrar eden grup, biber gazı sıkılarak dağıtıldı. Zırhlı
araçlar ve panzerli polis ekipleri olası gösterilere karşı bekletildi.
Fısıltı gazetesi işbaşında
Ancak ilçede bir yandan da ‘Diyarbakır’da Dörtyollu bir
asker şehit edilmiş. Cenazesi sabah gelecek’ gibi söylentiler de yayıldı.
Kulaktan kulağa yayılan bu dedikodunun gerçeği yansıtmadığı sabah saatlerinde
ortaya çıktı. Bu arada işyerlerinin yanı sıra dün evlere de Türk bayrakları
asıldı.
Asker ve polis, başta siyasi partiler olmak üzere hassas
bölgelerle, bazı mahallelerin girişlerinde elleri tetikte beklemeyi sürdürdü.
Sağduyu çağrıları
Öğlen saatlerinde ise Doğu kökenlilerin oturduğu Mezbahane
Mahallesi’nde bir gösteri yapıldı. Kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu
yaklaşık 600 kişi, ‘PKK halktır, halk burada ’ diye bağırdı. Gruba konuşan BDP
Dörtyol İlçe Başkanı Halil Baybarız ‘sağduyu’ çağrısı yaptı:
“Yarın eşbaşkanımız Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak’ın
da aralarında bulunduğu kalabalık grup, Dörtyol’a gelecek. Biz de kendilerini
kalabalık bir grupla karşılayacağız. Provokatörler iş başında. Mümkün olduğunca
sokağa çıkmayacağız. Camlarımız kırılıyor, yaptırıyoruz, yeniden kırıyorlar.
Özellikle geceleri bu gruplar yüzlerce kişi halinde sokaklarda geziyorlar. Ama,
herkesin sağduyulu olmaya devam etmesi gerekir.”
Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz de dün vatandaşları
‘Terör örgütünün amacına hizmet etmemeye’ davet etti. Vali, “Aynı ilçede yan
komşumuz ile yarın birbirimizin yüzüne bakabilmeliyiz, yanlış söylem ve
eylemlerde bulunmamalıyız” dedi. Güvenlik önlemlerinin birkaç daha süreceğini
açıklayan Vali Dörtyol’da aralarında provokatörlerin de bulunduğu 24 kişinin
gözaltında olduğunu belirtti.
Dörtyol’da önceki günkü olaylar sırasında ürkütücü bir linç
girişimi de yaşanmıştı.Teröristlere
karşı kavşakların tutulması nedeniyle ters yöne giren otomobile ateş açılmış,
biri yaralı dört kişi yaralanmıştı. Saldırıyla ilgisi olmayan Mardinli dört
kişi, Emniyet Müdürlüğü’ne girişte toplanan kalabalık tarafından linç edilmek
istendi, biri bıçaklanarak yaralandı. Yaralı kişi, askerlerin havaya ateş
açmasının ardından iki panzer eşliğindeki ambulansla emniyetten çıkarılıp,
hastaneye götürüldü.
Amanos’ta operasyon sürüyor
Dört polisin şehit edilmesinin ardından güvenlik güçlerinin
Amanos Dağlarındaki operasyonları da sürüyor. Güvenlik güçlerinin sabah
saatlerinde Serinyol ilçesinin kırsal kesiminde yoğunlaştığı belirtildi.
Hatay’da son PKK eylemlerinin kent merkezlerinde gerçekleşmesi nedeniyle tüm
ilçe ve beldelerin giriş çıkışlarında sıkı denetimler yapılırken, örgüt
mensuplarının lojistik ikmal yolları da denetim altında.
Demirtaş: Bugün Diyarbakır'dan BDP grubuyla Dörtyol'a
gidiyoruz – Radikal
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bakan, vali ve
kaymakam nezdinde yaptıkları bütün girişimlerine rağmen dört gündür devletin
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde varlığını gösteremediğini iddia etti.
İnegöl ve Dörtyol olaylarını değerlendirenDemirtaş, şöyle konuştu:
Polis ve polisin gözetiminde parti binalarımız yakılıyor.
İtfaiye araçları bile yangına müdahale etmiyor. İşyerleri yakılıp yağmalanıyor.
Bütün bunlar hükümet ve emniyetin önünde gerçekleşiyor.İçişleri Bakanı dört gündür Adana’da
Dörtyol’u ziyaret etmiyor, müdahalede bulunmuyor. Bu çok tehlikeli bir oyundur,
Maraş, Sivas Çorum’da oynanan oyundan daha da derindir.Ortada devlet, hükümet ve AKP provokasyonu
var. İşin siyasi sorumlusu hükümettir.”
Dörtyol’da Kürt-Türk çatışması değil Kürtlere saldırı
olduğunu söyleyen Demirtaş, “Yarın (bugün) eşbaşkanlarımızla ve barış isteyen
STK temsilcileriyle Dörtyol’a gideceğiz. Barış mesajlarını götüreceğiz. Barışı
orada bizler tesis edeceğiz. Etnik milliyetçiliği körükleyenlere ve yaşatılmak
istenen katliama izleyici olmayacağız. Halkımızın sahipsiz olmadığını
bilinmesini istiyoruz” dedi.
DTP, 20 araçlık konvoy halinde Dörtyol'a hareket etti –
Hürriyet
Hatay'ın Dörtyol İlçesi'nde salı gecesi çıkan olayları
yerinde incelemek amacıyla BDP heyeti, Diyarbakır'dan 20 araçlık konvoyla hareket
etti.
Konvoyda BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Yardımcısı
Gültan Kışanak, Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, Diyarbakır İl başkanı Nejad
Yaruk, bazı parti meclisi üyeleri ve partililer bulunuyor. BDP konvoyuna yol
güzergahında il ve ilçelerden katılımlar olacağı belirtildi.
Diyarbakır ve Hakkari'de 'Hatay' gerginliği – Hürriyet
Hakkari ve Diyarbakır’da protesto gösterisi yapan gruplarla
polis arasında çatışma çıktı.
Yüksekova'daki Özgürlük Meydanı'nda kendilerine Barış
Anneleri adını veren grubun öncülüğünde toplanan yaklaşık 2 bin kişi, Bursa ve
Hatay'daki olaylarları protesto etti. Okunan basın açıklamasında bu olaylarda
BDP binalarının ve işyerlerinin saldırıya uğradığını, Doğu kökenlilere linç
girişiminde bulunulduğu, tüm bu olayların sorumlusunun Ak Parti iktidarı olduğu
ileri sürüldü. Basın açıklamasının ardından kalabalık dağılırken yaklaşık 400
kişilik grup, Cengiz Topel Caddesi'ne doğru sloganlar atarak yürüyüşe geçti.
Gruptakilerin polise taş atmaya başlaması üzerine güvenlik güçleri dağılmaları
için uyarıda bulundu. Ancak grubun ısrarla dağılmaması üzerine polis göz
yaşatıcı bomba ve tazyikli suyla müdahale etti ve ortalık bir anda savaş
alanına döndü.İlçede esnaf işyerlerinin zarar görmemesi için kepenk kapattı.
Takviye ekiplerin gelmesiyle ara sokaklara dağılan göstericilerle polis
arasında uzun süre kovalamaca yarandı.
ŞEMDİNLİ'DE EYLEM
Yüksekova'da olayların başladığı saatlerde Şemdinli'de yine
kendilerine Barış Anneleri adını veren 150 kişilik grup, Cumhuriyet
Cadedesi’nde toplanarak basın açıklaması yaptı. Bursa ve Hatay'da birer gün
arayla çıkan olayları protesto geden grup, tüm bunlardan Ak Parti'nin sorumlu
olduğunu ileri sürdü. Basın açıklamasının ardından dağılan gruptan bir bir
bölümü ilçe girişinde bulunan polis kontrol noktasına taşla saldırınca
gerginlik tırmandı. Bir diğer grup da ilçe merkezindeki Korucular Derneği'nin
binayı taş yağmuruna tuttu. Binanın camları kırılırken, esnaf kepenk kapattı.
Polis tazyikli su ve gözyaşartıcı bombayla müdahale ederek göstericileri
dağıttı, Sokak aralarına kaçan göstericiler bir süre polise taşlı saldırıyı
devam ettirdi
VAN'DA 500 KİŞİ YÜRÜDÜ
Van kent merkezinde de akşam saatlerinde Barış Anneleri
grubunun öncülüğünde Cumhuriyet Caddesi'nde toplanan grup, Fakiye Teyran
Parkı'na yürüdü. Yaklaşık 500 kişilik yürüyüş boyunca, PKK ve Abdullah Öcalan
lehine sloganlar attı.
Parkta basın açıklamasını okuyan Barış Anneleri İnisiyatifi
Başkanı Rükiye Aslan, “Linç girişimleri, parti binalarının yakılması evlerin ve
işyerlerinin talan edilmesi sıradan olaylar değildir. Yaşanan olayların en
büyük sorumlusu AKP hükümetidir. AKP hükümeti ve ordu bugün yaşanan insanlık
suçunun hesabını verecektir” dedi.
BASIN AÇIKLAMASI SONRASI GERGİNLİK
Bursa'nın İnegöl ve Hatay'ın Dörtyol ilçelerinde yaşanan
olayları protesto amacıyla akşam saatlerinde Belediye Konukevi önünde yapılan
basın açıklamasından sonra yürümek isteyen BDP’li guruba polis müsade etmedi.
Bunun üzearine BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Emnniyet yetkilileriyle
görüşmek istedi. Bu sırada polis kameralarının görüntü almasına tepki gösteren
gurup içindeki bir kaç kişi, polise taş fırlatınca arbede çıktı. Polise taş ve
havai fişeklerle saldıran göstericilere, çevik kuvvet polisi biber gazı ve
tazyikli su ile karışılık verdi.
Göstericiler tren raylarının üzerinden geçerek Bağlar
İlçesi’ndeki ara sokaklara daldı. Polislerin de takip etmesiyle Sağlık Ocağı
Caddesi’nde göstericiler ile polis arasında olaylar tekrar başladı. Bu arada
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne ait helikopter olayların çıktığı bölgede
sürekli turlayarak, yaşanan olayları takip etti. Helikopterden verilen
talimatlar doğrultusunda hareket eden çevik kuvvet polisi ile göstericiler
arasında zaman zaman arbede yaşanıyor.
Patlamaya hazır bomba Dörtyol – Akşam
Serdar Akinan
İnegöl'de yaşananları anlamaya çalışırken, Hatay'ın Dörtyol
İlçesi'nin kaynadığı haberleri geliyordu. Hatay Valisi'nin, 'sokağa çıkmayın'
uyarısı, meselenin ciddiyeti hakkında herkese bir fikir verdi. Aynı gece bir
grup slogan atıp Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgeye yürüyüşe geçti. Ancak
güvenlik güçleri bu kitleyi dağıttı. Peki gerçekte ne oluyordu?
Ne olmuştu da çok kültürlü bu küçük kasaba bir anda
Kahramanmaraş olaylarının küçük provalarını yapmaya başlamıştı. İnegöl'de
sahnelenen ve asıl faili hala meçhul olayların bir benzeri mi yaşanıyordu?
ÜRKÜTEN SESSİZLİK
Dörtyol'a girerken sizi, hemen tüm konutlara ve işyerlerine
asılı Türk bayrakları karşılıyor.
Milli bayramlarda yaşanan bu tablo, burada tamamen farklı.
Tepki dolu bir hassasiyetin 'milli' ifadesi, bayrakla
konmuş. Fakat asıl dikkat çekici olan hemen her köşe başında resmi sivil
onlarca polisin ve polis araçlarının beklemesi. Gergin bir bekleyiş bu.
İlk olarak ilçenin MHP'li Belediye Başkanı Fadıl Keskin'in
yanına gidiyorum... İki gündür bağırmaktan sesi kısılmış ve yorgunluktan
güçlükle konuşuyor: '70'li yıllardan beri buraya Güneydoğu'nun her köşesinden
mevsimlik işçiler gelirdi. Çadırlarda kalırlardı. Sonraları şimdi Mezbahanelik
denen bölgede ev yapmaya ve yerleşmeye başladılar. Yıllardır huzur içinde
yaşıyorduk. Kız alıp kız verdik... Ancak son dönemde art arda şehit vermeye
başladık. İnsanımızda haklı olarak bir hassasiyet oluştu. Son olayda o hainler
dört polisimizi katletti. Halkımız demokratik tepkisini gösteriyordu. Fakat
maalesef kontrolden çıktı...'
SORUN HATALI ANONS MU?
Bir görgü şahidi olayların kontrolden çıkmasını, polis
telsizinden yapılan anonsa bağlıyor, 'Anadolu Ajansı bir haber geçiyor. Dörtyol
ilçe merkezinde emniyete saldırı yapılıyor diye... Bu haberin kaynağı ne? O
muhabir bu haberi nereden alıyor? Polis telsizinden... Tüm kaosu çıkartan bu
anonsu kim neden yaptı? Onu bulun...'
CHP eski İlçe Başkanı İlyas Ateşoğlu ise vatandaşın polise
güveni kalmadığını gözlemlediğini söylüyor. 'Kitle, AKP binasına yürüyor, polis
önlemi artırıyor. Aynı kitle başka parti binasına yürüyor. Polisin tavrı
değişiyor. Vatandaş bu polise iktidarın polisi olarak bakıyor... O gece yaşanan
olaylarda ise güven tamamen sarsıldı...'
KOMANDO BEKLİYOR
Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Mezbahane semtinde ise
gergin bir bekleyiş var.
Semtin etrafı çok sayıda jandarma komando askeri tarafından
güvenlik amacıyla çevrilmiş vaziyette... İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak
için Dörtyol'a inmiyor. BDP İlçe Başkanı Halil Baybariz, Diyarbakır'dan yola
çıkacak heyet gelinceye kadar kitleye dağılma çağırısı yapıyor; 'Arkadaşlar,
malımıza, canımıza yönelik girişimler oldu. Kitlenin sağduyusuyla cana değil
mala zarar geldi. Emniyet yeterli önlem almıyor. Eşbaşkanlarımız Selahattin
Demirtaş ve Gülten Kışanak, milletvekillerimizle beraber buraya gelecek. Bu
alanda onları güçlü bir şekilde karşılamalıyız.'
Bu konuşma 'Biji Serok Apo' sloganıyla kesiliyor...
Dörtyol İlçesi tam anlamıyla ikiye bölünmüş vaziyette...
İlçe merkezinde binlerce polis...
Amanosların yamaçlarında ise adeta etten duvar örmüş
askerler ve arkasında Kürtler. Gergin bir bekleyiş olduğu aşikar.
Ancak asıl sorun bu sabah saatlerinde Diyarbakır'dan yola
çıkacak olan Demirtaş'lı BDP konvoyu...
Şayet bu konvoy şehir merkezinde inceleme yaparken bir başka
provokasyon olursa Dörtyol gerçek anlamda patlayabilir.
NEDEN HATAY, NEDEN DÖRTYOL?
Hatay'In nüfusu 1 milyon 448 bin.Son yıllarda büyük bölümü Güneydoğu'dan yüzde
24 göç alan Hatay, çok kültürlü yapısını hep korudu. En büyük nüfus Nusayri
Araplar. Sünni Türklerin yanında, Alevi Türkler, Süryaniler, Sünni Araplar,
Katolikler, Ortodoks Rumlar, Protestan Araplar, Maruni Araplar, Ermeniler,
Yahudiler ve diğer küçük topluluklar Hatay'ın çok kültürlü yapısını
oluşturuyor. Dörtyol'un tarihi ise, ilk Türk topluluğu Üçok Oğuzlarına
dayanıyor. Mondros Antlaşması'ndan sonra 1918'de işgal edilen Dörtyol'da, Milli
mücadelenin ilk Kuva-yı Milliye örgütü kuruldu. Fransız ve Ermenilerle mücadele
sonucunda 9 Ocak 1922'de Dörtyol düşman işgalinden kurtarıldı. 144 binlik
nüfusa sahip Dörtyol ile hemen yanındaki Erzin İlçesi özellikle Güneydoğu'dan
yoğun göç aldı. Dörtyol'un stratejik önemi ise Amanoslar'dan kaynaklanıyor.
İran, Suriye, Türkiye üçgeninde konuşlu PKK açısından Amanoslar ve İskenderun
birçok açıdan stratejik öneme sahip ve bu dağ silsilesi hareket ve barınma
imkanı tanıyor. Dörtyol'daki yaşayan Kürtlerin büyük çoğunluğu ise Mezbahahane
denen mahallede yaşıyor. Mezbahane, Amanoslar'ın eteklerinde yer alıyor.
BİR FAİLİ MEÇHUL DEDİKODU
Gerginliğin etnik bir gerilime tırmanmasının başka bir
nedeni var. O da tıpkı İnegöl'de olduğu gibi burada da fısıltı gazetesinde
dolaşan provokatif yalan haberler. Dört polisin şehit edilmesi ilçede
gerginliği artırıyor. Yaşanan olayların sıcaklığı geçmeden Dörtyol içinde
çevirme yapan polisin dur ihtarına uymayan bir araç polis tarafından taranıyor.
Ancak bu olay şehirde bir başka şekilde yankılanıyor. 'Teröristler Emniyeti
basmış... İlçe merkezindeki binaları tarıyorlar...'
Bu yalan haber öyle bir yankı yaratıyor ki yaklaşık 500
kişilik grup o esnada gözaltına alınan bu şüpheli şahısları 'linç etmek' için
polis merkezine girmeye çalışıyor. Kitleyi kontrol edemeyen polis askerden
yardım talep ediyor. Takviye gelen iki bölük komando ise geç saatlerde
kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açıyor. Bu esnada gözaltındaki şüpheliler
iki araçla ilçeden çıkartılıyor. Bu bilgiyi edinen kalabalık slogan atarak
dağılıyor ve bir grup BDP İlçe Teşkilatı'na girip ateşe verirken bir diğer grup
çoğu Kürtlere ait birkaç işyerini kundaklıyor. İtfaiyenin müdahalesi ise gene
bu kişiler tarafından engelleniyor.
Ertesi gün yakılan işyerlerine gelen Kürt kökenli Dörtyol
sakinleri toplanmaya başlıyor. Ancak polis dağılmaları yolunda uyarı yapınca,
'Biji Serok Apo' sloganları atıyorlar. Bunun üzerine çevrede toplanan gruplarla
aralarında taşlı sopalı kavga çıkıyor. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle
olaylar bastırılıyor ve belediye hoparlörlerinden halkı sakin olmaya davet eden
anonslar yapılıyor. Hatay Valisi Celalettin Lekesiz'in 'Vatandaşlarımız bu gece
sokağa çıkmasın' çağrısına uymayan bir grup ise Kürtlerin yaşadığı mahallelere
doğru yürüyüşe geçiyor... Ancak güvenlik güçleri bu grupları da dağıtıyor.
Atalay'ın suçladığı amigolar serbest kaldı – Radikal
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Bursa’nın İnegöl ilçesinde
meydana gelen olaylar için “Kesinlikle siyasi ve ideolojik müdahale yok.
Tamamen spontanedir” dedi. Olayları amigoların yönlendirdiğini öne sürdü.
İçişleri Bakanı’nın suçladığı amigolar dün, mahkemeye bile çıkarılmadan
Adliye’den serbest kaldı.
İnegöl’de pazar gecesi çıkan olaylardan sonra gözaltına
alınan toplam 63 kişiden 52’si dün sorguları tamamlanarak İnegöl Adliyesi’ne
çıkarıldı. Zanlılardan 24 kişi mahkemeye çıkarılmadan serbest bırakıldı.
20’si kamuya ait olmak üzere 26 araç ile karakol ve belediye
dahil 10 binanın hasar gördüğü olaylardan sonra zanlılar güvenlik kamerası ve
fotoğraflardan belirlenmişti. Gözaltına alınan 13’ü çocuk toplam 52 kişi
Emniyet sorgularında suçlamaları kabul etmedi. Zanlılar daha sonra İnegöl
Adliyesi’ne gönderildi. Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan ve aralarında
İnegölspor amigoları Tevfik Taşkın ve Rıdvan Beriş’in de bulunduğu 24 kişi
mahkemeye çıkarılmadan serbest bırakıldı.
Atalay: İnegöllüler çok mahçup
İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise dün Emniyet Genel Müdürü
Oğuz Kağan Köksal’la birlikte İnegöl’e gelerek, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde
bilgi aldı. Atalay daha sonra basın toplantısında durumku değerlendirdi.
“Gözlemlediğim; İnegöl halkı bu olaydan büyük huzursuzluk ve
mahçubiyet duymuştur. Hatta o polis merkezi önüne gelenlerin dahi ifadeleri,
‘Biz nasıl oldu da böyle bir olaya müdahil olduk..’ Başlangıçta hiçbir siyasi
yönü yok. Kavgaya karışanların da aşırı alkollü olduğu bilinmektedir. Bu olayda
kesinlikle siyasi veya ideolojik bir müdahale yok. Oluşması tamamen spontane.
Şoförler arası bir kavgadan yoğunlaşan bir olaydır. Bir sebebi de cehalettir.
Bir kısım kışkırtıcıların halkı tahrik edici hareketleri konusunda net beyanlar
vardır. Maalesef şunu da söyleyeyim. İnegöl’de sporla ilgili amigolar grubunun
burada önemli rolü olmuştur.” (Radikal)
BDP heyeti Mesut Barzani'yle görüştü – Radikal
Eski DTP Genel Başkanı Ahmet Türk başkanlığındaki BDP
heyeti, Kuzey Irak’ta Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani’yle bir araya geldi.
BDP heyeti ve Barzani’nin, Erbil’de düzenlenmesi planlanan ve Kürt örgüt ve
siyasi partilerinin katılması beklenen Kürt Konferansı’yla ilgili görüştükleri
öğrenildi.
Ahmet Türk başkanlığındaki heyette siyasi yasaklı Aysel
Tuğluk, Demokratik Toplum Kongresi sözcüsü Yüksel Genç, Batman Milletvekili
Bengi Yıldız, Parti Meclisi üyesi Fethi Gümüş ile Erbil’de BDP’nin temsilcisi
olması beklenen Ruşen Mahmutoğlu yer aldı.
BDP heyeti önceki gece Mesut Barzani’nin karargâhının olduğu
Selahattin kentinin Sere Reş bölgesindeki Barzani’nin özel misafirlerini
ağırladığı Darulziyafe’de kaldı. Mesut Barzani’nin dün saat 12.00’de kabul
ettiği BDP heyeti, Barzani ile yaklaşık bir saat görüştü. Heyetin uzun süredir
tartışılan Kürt konferansını planlamak için Barzani ile görüş alışverişinde
bulunduğu belirtildi.
Dörtyol'a saldırı emrini kim verdi? – Akşam
Hatay Dörtyol'daki saldırının ayrıntıları belli olmaya
başladı.
Dörtyol'daki saldırının talimatını PKK'nın askeri kanat
sorumlusu olan 'Sofi Nureddin' kod adlı Suriye uyruklu Halef El Muhammed'in
verdiği iddia edildi.
PKK'nın Kuzey Irak'taki askeri kanat sorumlusu Halef El
Muhammed'in, 17 Temmuz'da terör örgütünün Amanoslar sorumlusu 'Panzer Kemal'
kod adlı Medeni Sayılgan'a talimatı verdiği, saldırının da bu gruptan 'Hamza'
kod adlı terörist emrindeki 7 kişi tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.
Öte yandan, Şırnak'ta 7 terörist teslim oldu.Genelkurmay
Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Irak'ın kuzeyindeki
barınma alanlarından kaçan PKK'lılar Silopi ilçesinde güvenlik güçlerine teslim
oldu.
CHP, Anayasa'da Kürt açılımı istedi – Bugün
Süheyl Batum'un "AKP Anayasası'na hayır" başlıklı
bildirisinde, Anayasa'da Kürt açılımının yer almamasının eleştirilmesi dikkat
çekti.
CHP İl Kadın Kolları Başkanı Toplantısı'nda referandum
sürecine ilişkin bilgilendirme yapan CHP MYK Üyesi Prof. Süheyl Batum'un
"AKP Anayasası'na hayır" başlıklı bildirisinde, Anayasa'da Kürt
açılımının yer almamasının eleştirilmesi dikkat çekti.
Batum, "AKP Anayasası'nda Kürt vatandaşlarımız
unutulmuştur. Kürt açılımından vazgeçip birlik beraberlik açılımı dediler. 'Bu
açılım olmazsa demokrasi yoktur açılıma destek vermezseniz iki cihanda
lekelisiniz' dediler. Yaptıkları anayasa değişikliğinde Kürt vatandaşlarımızla
ilgili tek cümle bile koymadılar. Onları unuttular. Bu nasıl demokratik ve
çağdaş bir anayasa" eleştirisinde bulundu.
Anayasa paketinde Alevi yurttaşların unutulduğunu da savunan
Batum, "Anayasa değişikliğinde Alevilerle ilgili tek satır yok. Bit tek
hak yok. Ne zorunlu din dersi ne bir hak" dedi.
Batum, hükümeti, Askeri Yargıtay'ı kaldırmayı unutmakla da
suçlayarak, "Askeri mahkemelerin kararlarının Askeri Yargıtay yerine
Yargıtay'ın özel dairesine gitmesi gerektiğini" savundu.
Beşikçi yine yargı önünde – Radikal
Kürt sorunuyla ilgili kitapları nedeniyle 100 yılı aşkın
hapis cezasıyla yargılanan, çeşitli dillere çevrilen 36 kitabından 32’si
Türkiye’de yasaklanan, kitap yazdığı için 17 yılını hapishanede geçiren ve son
olarak şartlı tahliyeyle salıverilen sosyolog İsmail Beşikçi, dün bir kez daha
yargıç karşısına çıktı.
71 yaşındaki Beşikçi, için ‘Çağımızda Hukuk ve Toplum’
dergisinde yayımlanan ‘Ulusların Kendi Geleceğini Tayin Hakkı ve Kürtler’
başlıklı yazı nedeniyle ‘terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçundan 8.5
yıla kadar hapis cezası istendi. Beşikçi beraber yargılandığı derginin sorumlu
yazıişleri müdürü avukat Zeycan Balcı Şimşek’le dün 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde
yargıç karşısına çıktı. Duruşmada ÇHD İstanbul Şubesi’ne üye yaklaşık 50 avukat
da hazır bulundu.
Toplam sekiz kez hapse girip çıkan Beşikçi, sabıkası olup
olmadığı sorulunca “Sabıkalı oluğumu sanıyorum ama ne kadar sabıkam var
bilemiyorum” yanıtını verdi. Bu sözleri gülüşmelere neden oldu.
Beşikçi “Dergide yer alan yazı, Kürt sorununun ne olduğu,
içeriği, düşünce açıklaması, siyasal hayatın bir eleştirisidir. Davanın
açıldığı tarih çatışmaların başladığı tarihtir. Çatışma olmasaydı bu dava da
açılmayacaktı diye düşünüyorum” dedi.
Avukat Levent Kanat da iddianamede ‘yasadışı silahlı terör
örgütü’ ifadesinin geçtiği ancak örgüt isminin belirtilmediğini belirterek “45
paragraflık yazıda sadece bir kez PKK’nın adı geçiyor. Bu örgüt propagandası
mıdır” diye sorarken duruşmanın ardından açıklama yapan Avukat Taylan Tanay
‘Her şehirde bir DTP’li öldürülsün’ diye yazanlara takipsizlik verilirken,
Beşikçi’nin ifadesi dahi alınmadan hakkında dava açılmasını eleştirdi.
'Siirt'te en önemli fail korunuyor' – Radikal
Siirt’te geçen nisan ayında ikisi kardeş yedi kız ilköğretim
okulu öğrencisine yönelik tecavüz olayı ile ilgili dava bugün başlıyor.
Diyarbakır’daki sivil toplum örgüt temsilcilerinden oluşturulan bir heyet de
bir rapor hazırladı. ‘Yerel Gündem 21’ Kadın-Şiddet Hukuk Grubu, Mazlum-Der,
Kadın Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi EPİDEM, Kardelen Kadın Evi,
Eğitim-Sen yöneticilerinin katıldığı basın toplantısıyla açıklanan raporda
olayın en önemli failli olarak gösterilen okul müdürü yardımcısının, ‘bazıları’
tarafından korunduğu öne sürüldü. Olayla ilgili 19 kişi tutuklandı. Heyete göre
olaya karışanların sayısı bundan fazla.