KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

İran Savaşı, Türkiye’de Savaş Zilini Çaldı

Orta Doğu’da yeni bir dizaynın oluşturulması artık teorik bir çerçevede kalmamış, somut bir gerçeklik haline gelmiştir. Orta Doğu’daki tüm ülkelerde değişimler yaşanmıştır. Şimdi ise plan, güçlü devletler üzerinde yürütülmektedir. Bu durum, hem Türk devlet yetkililerinin açıklamalarında hem de birçok siyasi analizde dile getirilmektedir: İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek.

29 April 2026
Kategori: Politik Analiz
276 2
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Sykes-Picot Anlaşması’nın yüzüncü yılının ardından, Orta Doğu’nun muhtemel yeniden dizaynı herkesin gündemine girmiş ve bu konuyla birlikte sürekli İran ve Türkiye’nin isimleri geçmiştir. Çünkü her iki ülke de Orta Doğu’da statükoyu koruma konusunda en temel güçlerdir. Bu nedenle Orta Doğu’nun yeniden inşası veya yeniden dizaynı projesi, her iki ülkenin sisteminin değiştirilmesiyle mümkündür. Bu temel üzerine İran ve müttefikleri ağır saldırılara maruz kalmış, birçok müttefiki tasfiye edilmiş ve şimdi de savaş İran’ın kendi içinde yürütülmektedir. Tüm bu olaylar birdenbire ortaya çıkmamıştır; aksine, hepsi planlı bir şekilde geliştirilmiştir. Şimdi ise planın son aşamasına gelinmiştir. Bu durum, hem Türk devlet yetkililerinin dilinde hem de birçok siyasi analizde ifade edilmiştir: İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelmektedir. Bu nedenle Türkiye şimdiden büyük bir savaşa hazırlanmakta ve İran’ın deneyimlerinden faydalanmak istemektedir.

İran’a Yönelik Saldırı

8 Haziran 2025 tarihinde İsrail, “Aslanın Uyanışı” (Rabûna Şêr) adlı kapsamlı bir saldırı kampanyasıyla İran’a geniş çaplı bir saldırı başlattı. Bu savaş sonunda “12 Gün Savaşı” olarak adlandırıldı. Saldırının resmi gerekçesi, İran’ın nükleer bomba üretimini engellemekti. Resmi açıklamalara göre İran’ın nükleer silah projesi 3 ila 5 yıl ertelendi ve Muskat Anlaşması ile savaş sona erdi.

Bu savaşın devamında, 28 Şubat 2026 tarihinde İran’a daha geniş kapsamlı bir askeri operasyon başlatıldı. Bu operasyon öncekinden daha büyük ölçekliydi; İran’ın en üst düzey yöneticilerini hedef aldı ve sonucunda İran’ın Rehberi Ali Hamaney ile birçok üst düzey yetkili öldürüldü. Saldırının asıl amacı, çelişkili açıklamalara rağmen İran sistemini değiştirmekti. Ancak bugüne kadar bu hedefe ulaşılamadı.

İRAN’IN SAVUNMA STRATEJİSİ

-Savaş Alanını Genişletme

İran bu savaşta savaş alanını genişletmeyi temel aldı. Daha savaş başlamadan resmi açıklamalarda, kendisine saldırı olursa Orta Doğu’daki tüm Amerikan üslerini vuracağını belirtmişti. Savaş başladığında Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Irak, Suriye ve Kıbrıs’taki Amerikan üsleri hedef alındı. Sadece bu ülkelerde dron ve balistik füzelerle yaklaşık 2.389 saldırı gerçekleştirildi. Bu durum, Amerika ve bölgedeki müttefikleri üzerinde büyük bir baskı yarattı.

-İntihar Dronları ve Balistik Füzelerin Kullanımı 

Hava gücünde İsrail ve Amerika’nın çok büyük bir üstünlüğü vardı. Gelişmiş savaş uçakları üretmek de o kadar kolay değildi. Bu nedenle İran, gelişmiş savaş uçakları elde etmek yerine ağırlığını intihar dronları ve balistik füzeler üretmeye verdi. Bu yöntemle hava savaşında denge kurmayı amaçladı. Bu doğrultuda çok sayıda füze ve dron üretti. Savaşta uçaklar yerine uzun menzilli dron ve füzeleri kullandı. Son savaşın bilançosuna göre yaklaşık 5.655 dron ve füze kullanılmıştır.

-Hürmüz Boğazı’nı Kapama

Saldırının başından itibaren İran, Hürmüz Boğazı’nın önemini değerlendirdi ve bunu temel bir baskı aracı olarak kullandı. Boğazın kapatılması deniz trafiğini büyük ölçüde etkiledi. Çünkü dünya petrolünün %20’si bu boğazdan geçmektedir. Boğazın kapatılmasıyla dünya petrol fiyatları yükseldi ve genel ticarette de büyük etkiler oluştu. Bu, Amerika’ya karşı stratejik bir baskı yöntemi olarak kullanıldı.

İRAN SAVAŞI VE TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Savaşın ilk gününden itibaren Türk devleti, İran’a yönelik savaşa karşı tutumunu ortaya koydu. Savaş başlamadan önce de Türkiye, Orta Doğu’daki değişimleri gören ve açıkça dile getiren ülkelerden biriydi. Şimdi kendilerine de saldırı hazırlıkları olduğunu belirterek, bu savaşa karşı tedbir almak ve hazırlanmak istediklerini ifade etti. Bu doğrultuda hem iç hem de dış politikada birçok adım attı.

-PKK ile Barış Süreci 

Ekim 2025’te Önder Apo’nun öncülüğünde ve Türk devlet yetkilileriyle birlikte Bakur Kürdistan’da bir barış süreci başlatıldı. Bu adımın temel amacı, iki taraf arasındaki savaşı sona erdirmekti. PKK bu tür adımlara her zaman açıktı. Ancak barışa yaklaşmayan taraf genellikle Türk devleti olmuştu. Bölgedeki değişimler sonrası Türk devleti de kendi üzerine gelen tehlikeleri hissetti ve iç sorununu çözmek istedi. Bu nedenle süreçte bazı adımlar atıldı. Bu adımlar, olası değişimlere karşı savunma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirildi.

-Dron Üretim Çalışmalarının Hızlandırılması

İran savaşının deneyimi, intihar dronlarının etkisini çok öne çıkardı. Dronlar, hava saldırılarının en etkili ve başarılı yöntemi olarak tespit edildi. Çünkü hava savunma sistemlerinin çok sayıda drone saldırısı karşısında yetersiz kaldığı ve tüm saldırıları etkisiz hale getiremediği kanıtlandı.

19 Ekim 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla acil bir toplantı yapıldı. Toplantı sonucunda intihar dronlarının üretimini hızlandırmak ve artırmak için 4,2 milyar dolar bütçe ayrıldı. Birçok otomobil fabrikası dron fabrikasına dönüştürüldü.

Aynı yılın Kasım ayında dron üretimini artırma planlaması yapıldı; 87 yeni şirket SİHA sektörüne katıldı ve Türkiye’de dron üretimi yapan toplam 1.187 şirket faaliyet gösterdi. Şubat 2026’da ise 3 yeni intihar dronu fabrikası kuruldu. Bu adımlarla dron üretimi %60 artırıldı. 2024’ten 2026’ya kadar yıllık dron üretimi 420’den 1.050’ye yükseldi; yani %150’lik bir artış gerçekleşti.

Sonuç

Orta Doğu’da yeni bir dizaynın oluşturulması artık teorik bir çerçevede kalmamış, somut bir gerçeklik haline gelmiştir. Bölgedeki tüm ülkelerde değişimler yaşanmıştır. Şimdi plan, güçlü devletler üzerinde yürütülmektedir. Bu gerçek herkes tarafından görülmekte ve her taraf kendi gücü ve anlayışına göre bu sürece uyum sağlamak için gerekli değişiklikleri ve hazırlıkları yapmaktadır. İran’dan sonra en fazla çaba sarf eden devlet Türkiye’dir — hem iç hem de askeri alanda. Bu durumun Türkiye’yi kaderinden ne kadar kurtaracağı henüz belli değildir. Çünkü bu değişimleri gerçekleştirmek isteyen güçler de kendi hazırlıklarını yapmaktadır.

Her ne kadar Türkiye’nin İran kadar güçlü bir devlet olduğu söylense de gerçekte öyle değildir. İran’ın direnmesini sağlayan en önemli unsur iç birliğiydi. Bu sayede saldırgan güçler İran savaşında zorluklarla karşılaştı. Ancak Türkiye’nin iç cephesi o kadar birlik içinde değildir. Dron üretiminde de İran’a göre oldukça geç kalınmıştır. Bunun nedeni bir yandan F-35 savaş uçaklarını elde etme umudu, diğer yandan S-400 hava savunma sistemini satın alma sürecinin Türkiye’yi fazla meşgul etmesi ve dron üretimine yeterince ağırlık verilmemesidir.

Savaş gerçeği ve İran’a uygulanan ambargo nedeniyle İran’ın savaş tecrübesi ve hazırlık düzeyi çok daha yüksekti. Bu yüzden dron ve füze üretiminin ana merkezlerini etkisiz hale getiremediler. Türkiye’nin gücü ise bu alanda o kadar organize ve gizli değildir.

Bu nedenle Türkiye, eğer bu süreci en az zararla atlatmak istiyorsa, Kürtlerle stratejik bir ittifak kurmaktan başka bir çaresi yoktur.

Asiman SOZDAR

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş216Paylaş135
Önceki yazı

Kesinlikle Sosyalizme İhtiyaç Var

Sonraki Haber

Rus Üslerini Suriye’den Çıkarmak İsteyen Amerika’dan Yeni Hamle- ÖZEL HABER

Son HABERLER

Politik Analiz

Irak ve Suriye’de Kürtlere Yönelik Stratejik Tehditler

Yayınlayan Militan Rêhat
14 June 2026
0
1.6k

Türkiye, DAIŞ’in kuruluşundan itibaren doğrudan...

Daha fazla okuDetails

Yeni Bir Ortadoğu Düzeni Mi? -2

7 June 2026
1.6k

Yeni Bir Ortadoğu Düzeni mi?-1

6 June 2026
1.6k

Irak ve Suriye’de DAIŞ’in TC Destekli Dönüşü- HABER ANALİZ

5 June 2026
1.7k

Öne Çıkan Yazılar

  • Gizli Hücreler Harekete Geçme Talimatı Aldı- ÖZEL HABER

    548 Paylaşım
    Paylaş 219 Paylaş 137
  • Toplumsal Aklın Bireysel Akıldan Farkı ve Kurumsal Önemi-1

    518 Paylaşım
    Paylaş 207 Paylaş 130
  • Irak ve Suriye’de Kürtlere Yönelik Stratejik Tehditler

    568 Paylaşım
    Paylaş 227 Paylaş 142
  • Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- Bölüm 2

    517 Paylaşım
    Paylaş 207 Paylaş 129
  • Aşme Köyünde Yaşananların Perde Arkası- ÖZEL HABER

    555 Paylaşım
    Paylaş 222 Paylaş 139

Gizli Hücreler Harekete Geçme Talimatı Aldı- ÖZEL HABER

Toplumsal Aklın Bireysel Akıldan Farkı ve Kurumsal Önemi-1

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- Bölüm 2

Irak ve Suriye’de Kürtlere Yönelik Stratejik Tehditler

Karayılan: Önder Apo Özgür Olmalı ve Kürt Halkının Varlığı Yasallaşmalı

Aşme Köyünde Yaşananların Perde Arkası- ÖZEL HABER

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç