{"id":11569,"date":"2020-08-06T08:10:05","date_gmt":"2020-08-06T06:10:05","guid":{"rendered":"https:\/\/www.lekolin.org\/?p=11569"},"modified":"2020-08-06T08:14:49","modified_gmt":"2020-08-06T06:14:49","slug":"dusunulmeyeni-dusunmek-yapilamayani-yapabilmek-ozgurluk-savascisi-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/dusunulmeyeni-dusunmek-yapilamayani-yapabilmek-ozgurluk-savascisi-2\/","title":{"rendered":"D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeyeni d\u00fc\u015f\u00fcnmek, yap\u0131lamayan\u0131 yapabilmek \u00d6ZG\u00dcRL\u00dcK SAVA\u015e\u00c7ISI (2)"},"content":{"rendered":"<p><strong>\u2018Bir devrimden daha \u00f6nemli bir \u015fey yoktur. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n diyalektik ger\u00e7e\u011fi budur\u2019.<\/strong><\/p>\n<p>Kapitalizm insanl\u0131\u011f\u0131, do\u011fay\u0131 hoyrat\u00e7a s\u00f6m\u00fcr\u00fcp ya\u011fmalamaya devam ederek sosyal ve toplumsal sorunlar\u0131 daha da a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi bug\u00fcn de s\u00f6m\u00fcr\u00fc, bask\u0131, i\u015fsizlik, yoksulluk, fa\u015fizm ve sava\u015flar \u00fcretmektedir. Hi\u00e7bir sorunu \u00e7\u00f6zemedi\u011fi gibi onlara s\u00fcrekli yenilerini eklemektedir. Yarat\u0131\u011f\u0131 bu sonu\u00e7larla insanl\u0131\u011f\u0131 ve canl\u0131 ya\u015fam\u0131 yok olu\u015fa do\u011fru s\u00fcr\u00fcklemektedir. Kapitalist sistemin bu s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmezli\u011fi ve insanl\u0131\u011f\u0131n kronikle\u015fen, \u00e7ekilmez hale gelen sorunlar\u0131, her zamankinden daha fazla par\u0131lt\u0131l\u0131 zek\u00e2 ile feda ruhunu ki\u015fili\u011finde somutla\u015ft\u0131ran \u00f6nc\u00fcleri ve k\u00f6kl\u00fc devrimleri zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. Ya sosyalizm ya barbarl\u0131k \u015fiar\u0131nda ifade edildi\u011fi gibi ba\u015fka bir de se\u00e7enek yoktur. Niyet ne olursa-olsun bunun d\u0131\u015f\u0131nda bir se\u00e7enek aramak, beklemek, d\u00f6n\u00fcp-dola\u015f\u0131p yeniden ayn\u0131 yerdeki \u00e7eli\u015fkiler yuma\u011f\u0131nda bo\u011fulmakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnya ger\u00e7ekli\u011finde ya\u015fananlar ne fikir babal\u0131\u011f\u0131n\u0131 Bernstein ve benzerlerinin yapt\u0131\u011f\u0131 sosyal demokrasinin kademeli iyile\u015ftirme teorileri ve bunlara denk pansuman \u00e7abalar\u0131yla \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fur, nede k\u00f6keni Kautsky\u2019nin, ultra tekel olu\u015funca kapitalist sistem kendili\u011finden \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr \u00f6nermesi ile insanl\u0131\u011fa m\u00fccedelesizli\u011fi, \u2018kaderine\u2019 raz\u0131 olmay\u0131 \u00f6neren teslimiyet re\u00e7eteleri \u00e7\u00f6z\u00fcm bulur. Bu konuda tarihsel geli\u015fim diyalekti\u011finin \u00f6\u011fretti\u011fi ve g\u00fcncelin emretti\u011fi yaln\u0131zca her \u015feyi yeni ba\u015ftan d\u00fczenleyecek olan devrimdir. Zorunlulu\u011fun yasas\u0131na g\u00f6re davranma, hareket etme ve m\u00fccadele etmedir.\u00a0 Devrimler var olan\u0131 a\u015fma, k\u00f6kl\u00fc olarak de\u011fi\u015ftirme ve iradi m\u00fcdahaleye dayanarak yeniyi in\u015fa etmedir. Sadece idari yap\u0131lar\u0131n de\u011fil, esas olarak toplumlar\u0131n k\u00f6kl\u00fc bir alt-\u00fcst olu\u015fla yenilenmesidir. Bu s\u00fcre\u00e7 kimi \u00f6rneklerde ihtilalci, zorun rol\u00fc ve iradi m\u00fcdahalenin son kerteye ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imde geli\u015fmi\u015ftir. Ba\u015fka \u00f6rneklerde ise yava\u015f ve evrimci yan a\u011f\u0131r basm\u0131\u015ft\u0131r. Her iki durumda da geli\u015fmelerin devrim niteli\u011fi kazanmas\u0131 i\u00e7in k\u00f6kl\u00fc-derin bir de\u011fi\u015fim yaratmas\u0131 ve y\u0131k\u0131lan\u0131n yerine t\u00fcm hayat\u0131 kapsayacak bi\u00e7iminde yeninin in\u015fa edilmesi gerekmektedir. Toplumsal sorunlar\u0131n ve aray\u0131\u015flar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak geli\u015fen devrimler, bu karaktere b\u00fcr\u00fcnd\u00fckleri oranda de\u011fi\u015fim yarat\u0131rlar. Toplumun sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zd\u00fckleri ve halklar\u0131n aray\u0131\u015f\u0131na cevap olduklar\u0131 oranda ise ya\u015fam kanununa d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler. Toplumsal ili\u015fkilerde, hayatta, ruh ve zihniyette yenilenmeye yol a\u00e7arlar. Bu anlamda devrimler toplumlar\u0131n k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fimini hedeflerler. Fakat bu de\u011fi\u015fikli\u011fi ne tek-tek bireylerin par\u0131lt\u0131l\u0131 zek\u00e2s\u0131, tutkulu istemi veya g\u00fcc\u00fc, nede sadece toplumda bir kesimin \u00e7abas\u0131 yaratamaz. Devrim kendili\u011finden geli\u015fmeyecektir. Ba\u015fkalar\u0131 taraf\u0131ndan ba\u011f\u0131\u015flanmayaca\u011f\u0131 gibi, ya\u011fmur gibi g\u00f6kten de d\u00fc\u015fmeyecektir. Tutku ile isteyenler ve bu ama\u00e7la bedel \u00f6demeyi g\u00f6ze alanlar sava\u015farak ger\u00e7ekle\u015ftireceklerdir. Bu ise ancak halk kitlelerinin \u00f6rg\u00fctl\u00fc m\u00fccadelesi ile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu nedenle, molek\u00fcllerin birle\u015fmesinden atomun olu\u015fumu gibi, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck isteyenler, farkl\u0131l\u0131klar\u0131na ra\u011fmen her ko\u015fulda bir araya gelmek, \u00f6rg\u00fctlenmek ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc m\u00fccadele y\u00fcr\u00fctmek zorundad\u0131rlar. Devrim i\u00e7in nas\u0131l ki d\u00fc\u015f\u00fcnen, sorgulayan ve eylem yapan devrimciler zorunluysa, devrimin zaferi i\u00e7in de daha fazla \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011fe ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc m\u00fccadeleye ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu ihtiya\u00e7 giderildi\u011fi, devrimci kuram, kurum, kural ve kadro diyalekti\u011fi do\u011fru kuruldu\u011fu oranda devrimin \u00f6n\u00fcnde hi\u00e7bir g\u00fc\u00e7 duramaz.<\/p>\n<p>Devrimlerdeki de\u011fi\u015fim ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcrecini, derinli\u011fini ve radikallik d\u00fczeyini toplumsal \u00e7eli\u015fkiler ile \u00f6nc\u00fc g\u00fc\u00e7lerin karakteri belirlemektedir. Fransa\u2019daki \u00e7eli\u015fkilerin derinli\u011fi ve keskinli\u011fi, buradaki devrimde radikal ve sars\u0131c\u0131 uygulamalara neden olmu\u015f, Avrupa genelinde k\u00f6kl\u00fc sonu\u00e7lara yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Rus devriminde e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve evrensel de\u011ferler s\u00f6ylemi de\u011fi\u015fik halklardan milyonlarca emek\u00e7iyi y\u0131llarca pe\u015finde s\u00fcr\u00fcklemi\u015ftir. En keskin m\u00fccadelelere giri\u015fmelerine ve s\u0131n\u0131r tan\u0131madan tarihin ak\u0131\u015f\u0131na etkide bulunmalar\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu y\u00f6n\u00fcyle her devrimin etki alanlar\u0131n\u0131, sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6nc\u00fcl\u00fck yapan hareketlerin karakteri, paradigmas\u0131, ama\u00e7-hedefleri ve devrimlerin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi mek\u00e2n\u0131n toplumsal \u00e7eli\u015fkileri belirlemektedir.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck m\u00fccadelesine kuram Kominalizm olarak somutla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun sistemsel \u00f6rg\u00fcs\u00fc demokratik konfedaralizm bi\u00e7iminde form\u00fcle edilmi\u015ftir. Ge\u00e7en zaman diliminde yetersizde olsa do\u011frudan demokrasi form\u00fcl\u00fcne dayanan kurumsalla\u015fmalar\u0131 ve bunlar\u0131n i\u00e7 i\u015fleyi\u015fini d\u00fczenleyen kurallar\u0131 \u015fekillenmi\u015ftir. Fakat bu geli\u015fmenin yerel ve k\u00fcresel d\u00fczlemde daha da yayg\u0131nl\u0131k kazanmas\u0131, k\u00f6kle\u015fmesi i\u00e7in daha fazla d\u00fc\u015f\u00fcnce g\u00fcc\u00fcne, s\u00f6z\u00fcn t\u0131ls\u0131m\u0131na, eylemin eskiyi y\u0131kan, yeniyi in\u015fa eden g\u00fcc\u00fcne ve her ko\u015fulda \u00fctopyas\u0131 pe\u015finde ko\u015fan iradi duru\u015flara ihtiya\u00e7 bulunmaktad\u0131r. Mevcut durumda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck m\u00fccadelesinin temel ihtiyac\u0131 bu noktada boy vermektedir.<\/p>\n<p>Ge\u00e7mi\u015fin yok say\u0131lmas\u0131 \u00fczerinde gelece\u011fin kurulamayaca\u011f\u0131 muhakkakt\u0131r. Her toplum ge\u00e7mi\u015f deney, tecr\u00fcbe vb. birikimlere dayanarak gelece\u011finin in\u015fas\u0131na giri\u015fir. Fakat tarihin bir kertesine tak\u0131l\u0131p kalanlar\u0131n, sadece ge\u00e7mi\u015fi yad ederek, \u00fcretici-yarat\u0131c\u0131 olmakta uzakla\u015fanlar\u0131n gelece\u011fe y\u00f6n verdi\u011fi de g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. G\u00fcncelde halklar, K\u00fcrdistan\u2019dan, Chipas\u2019a, Gezi direni\u015finden, Asya steplerine kadar yeni bir sistem-ya\u015fam olu\u015fturma aray\u0131\u015f\u0131ndad\u0131rlar. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n tarihsel m\u00fccadele, direni\u015f birikiminin ele\u015ftiri s\u00fczgecinden ge\u00e7irilmesi ile yerelden ba\u015flayarak evrenselle\u015fecek alternatif bir sistemi \u015fekillendirilmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131rlar. Direnen-m\u00fccadele eden ve yeniyi in\u015fa etmek isteyen halklar deney ve tecr\u00fcbeleri ile bir-birinden \u00f6\u011frenmekte, \u00f6\u011fretmektedirler. Fakat bu alanda hen\u00fcz kesinle\u015fen, sonlanlanan ve her y\u00f6n\u00fcyle kurumsalla\u015fan bir sistem in\u015fas\u0131 yoktur. Frans\u0131z, Sovyet vb. devrim \u00f6rneklerinde oldu\u011fu gibi halklar eskiyi y\u0131kabilmi\u015flerdir. Fakat yeninin in\u015fas\u0131nda tam bir ba\u015far\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa ra\u011fmen pes etmeden yeniden-yeniden aray\u0131\u015f, deneme, s\u00fcrd\u00fcrme \u00e7abalar\u0131 vard\u0131r. Ya\u015fanan ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klara ra\u011fmen aray\u0131\u015f, bulu\u015f, yeniden aray\u0131\u015f diyalekti\u011fi i\u015flemektedir. Toplumsal alan bir deneme platformu de\u011fildir. Buna ra\u011fmen hayat bulan deneylerde ortaya \u00e7\u0131kan sonu\u00e7lar, bilim ve teknikteki geli\u015fim, bunun toplumsal ili\u015fki-\u00e7eli\u015fkilere yans\u0131mas\u0131, daha fazla aray\u0131\u015f ve her an de\u011fi\u015fimi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lmaktad\u0131r. Bunun sonucu bir ba\u015fka d\u00fcnyan\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa inananlar\u0131n, buna denk bir d\u00fc\u015f\u00fcnsel, felsefik \u00fcretimde-de\u011fi\u015fimde bulunmalar\u0131, kuram, kurum, kural ve kadro diyalekti\u011fini s\u00fcreklile\u015fen bir bi\u00e7imde yenilemeleri, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan\u2019da \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kavgas\u0131na iyi niyet ve temiz duygularla ad\u0131m at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez bir ger\u00e7ektir. Niyeti k\u00f6t\u00fc, duygular\u0131 \u00e7arp\u0131k ve karakteri sorunlu olan bir ki\u015finin tarihi misyon \u00fcstlenmesi imkans\u0131zd\u0131r. Kavga meydan\u0131na ad\u0131m atmas\u0131, burada tutunmas\u0131 ve y\u00fcr\u00fcmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Fakat iyi niyet ve temiz duyular\u0131n tek ba\u015f\u0131na k\u00f6kl\u00fc sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmeye yetmedi\u011fini tarih ve g\u00fcncel fazlas\u0131yla kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar bir ba\u015flang\u0131c\u0131n, istemin ve tercihin ifadesi olabilirler. Bu irade beyan\u0131, istem ve tercih ancak b\u00fcy\u00fck bir d\u00fc\u015f\u00fcnce g\u00fcc\u00fc, yapma iradesi ve ya\u015fam temsiliyeti ile bulu\u015ftu\u011funda militanl\u0131k kimli\u011fine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcp, de\u011fi\u015fim g\u00fcc\u00fc haline gelebilmektedir. Bu nedenle tarihin ak\u0131\u015f\u0131na etki etmek ve de\u011fi\u015fim g\u00fcc\u00fc haline gelebilmek i\u00e7in iyi niyetli olmak, temiz duygular ta\u015f\u0131mak kadar, her ko\u015fulda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeyeni d\u00fc\u015f\u00fcnmek, s\u00f6ylenmeyeni s\u00f6ylemek ve yap\u0131lmayan\u0131 yapabilmeyi de gerektirmektedir. Birey ya da topluluk ancak bu durumu ile de\u011fi\u015fimin \u00f6znesi haline gelebilmektedir. Aksi taktirde bir yerde d\u00fc\u015f\u00fcnce, devletli sistem taraf\u0131ndan binlerce ileti\u015fim arac\u0131 ile manip\u00fcle edilmi\u015fse, s\u00f6ylenen s\u00f6zler geleneksel toplumdan, anne-babadan \u00f6\u011frenilenlerin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131km\u0131yorsa, hep ge\u00e7mi\u015fte-g\u00fcncelde ya\u015fanm\u0131\u015fl\u0131klar\u0131 tarif ediyorsa, yak\u0131nma, acizlik ve tepkilerin d\u0131\u015fa vurumundan ibaretse, gelece\u011fe-umuda dair de\u011filse ve ya\u015fam-eylem sadece eskinin tekrar\u0131ndan, yeniden-yeniden ya\u015fanmas\u0131ndan olu\u015fuyorsa orda nas\u0131l yeni kuram, kurum, kural ve kurucu kadro diyalekti\u011finden bahsedilebilinir?<\/p>\n<p>Oysa b\u00fcy\u00fck idealleri olan insanlar\u0131n, s\u0131n\u0131rs\u0131z u\u011fra\u015flar\u0131 ile anlam kazanan devrimci d\u00fc\u015f\u00fcnce-ya\u015fam ve m\u00fccadele onu yok etmek isteyenlerin bile g\u0131pta ile bakt\u0131klar\u0131 bir nitelikte olmak zorundad\u0131r. Devrimciler \u00fctopyas\u0131nda, d\u00fc\u015f\u00fcncelerinden, eyleminden taviz vererek, var olana benze\u015ferek, toplumsal gerilikleri kutsayarak de\u011fi\u015fim g\u00fcc\u00fc haline gelemezler. En fazla sosyal demokrasinin kademeli iyile\u015fme teorisini pratikle\u015ftirebilirler. Bir yerde devrimci red eti\u011fi ve y\u0131kmak i\u00e7in m\u00fccadele eti\u011fi sistemi, ya\u015fam\u0131, ili\u015fkileri kendisi ya\u015famaya ba\u015flarsa, kendi i\u00e7inde in\u015fa ederse devrimcilik sadece bir etikete ve demagojik s\u00f6yleme d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Devrimcili\u011fin olmazsa-olmaz\u0131 teori-pratik diyalekti\u011fi, s\u00f6z eylem uyumu ve her \u015feyin sigortas\u0131 \u00e7elikten disiplinli \u00f6rg\u00fctt\u00fcr. Bunlar\u0131 s\u00fcrekli k\u0131lan ve kal\u0131c\u0131la\u015ft\u0131ran devrimci d\u00fc\u015f\u00fcnce, eylem ve hayat\u0131n s\u00fcrekli bir sorgulamaya-muhasebeye dayanmas\u0131d\u0131r. \u00a0\u00a0Toplumsal hayat\u0131n her alan\u0131nda oldu\u011fu gibi devrimcilikte de ba\u015far\u0131-ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar asla tesad\u00fcfle a\u00e7\u0131klanamaz. S\u00fcreklile\u015fen de\u011fi\u015fim, muhasebe ve bunun sigortas\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu \u00e7elikten disiplinli \u00f6rg\u00fct ba\u015far\u0131y\u0131 getirirken, bo\u015fluklar, a\u015f\u0131lmalar, kendini yenilememeler ve tekrarlar ise ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k, kay\u0131p ve felaketlere davetiyedir. Ba\u015far\u0131 ya da ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar hi\u00e7bir zaman tek bir nedene indirgemez. Her geli\u015fmede birincil ve tali nedenler sonucu belirler. Bu konuda sorunlar\u0131n sebebini d\u0131\u015farda aramak beyhude bir \u00e7abad\u0131r. Geli\u015fmelerde ba\u015fat olan i\u00e7 dinamikler oldu\u011fu gibi, sorun ve \u00e7\u00f6z\u00fcmlerde i\u00e7seldir. D\u0131\u015fsal etkenlerle \u00e7\u00f6z\u00fcm beklemek insan\u0131 nesnele\u015ftirmektir. Kuramdan yoksun kurumsalla\u015fma, kurallar\u0131 olu\u015fmam\u0131\u015f kurumlar ve d\u00fc\u015f\u00fcnce-duygu, eylem -ya\u015fam\u0131 ile eskiyi ya\u015fayan kadro asla de\u011fi\u015fim g\u00fcc\u00fc olamaz. Ancak geleneksel toplumun \u00fcretti\u011fi sorunlar i\u00e7inde debelenen, s\u00fcr\u00fcklenen ve kendi-kendini bo\u011funtuya getirebilirler.<\/p>\n<p>Mevcut durumda K\u00fcrdisatan\u2019l\u0131 devrimcilerin, s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi ve onun fa\u015fizan sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131 geriletip, hamlesel bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapmas\u0131 i\u00e7in ko\u015fullar fazlas\u0131yla vard\u0131r. Ulusal ve ulusal aras\u0131 ko\u015fullar ba\u015farmak i\u00e7in her zamankinden uygundur. Fakat tarihsel s\u00fcre\u00e7 boyunca t\u00fcm devrimlerde boy veren sorunlar bir bi\u00e7imde K\u00fcrdistan devrimine de yans\u0131makta ve hamlesel \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131 engellenmektedir. Her devrim kendi ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnce, s\u00f6z ve eylem birlikteli\u011fi ile eskiyi y\u0131kmada yarat\u0131c\u0131l\u0131k, \u00fcretkenlik g\u00f6stermi\u015ftir. Fakat ayn\u0131 \u00f6zelliklerini yeniyi in\u015fada sergileyememi\u015flerdir. K\u00fcrdistan\u2019l\u0131 devrimciler de devasa ve kaskat\u0131 s\u00f6m\u00fcrgeci sistemi y\u0131kmak i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcnce, s\u00f6z, eylem ve fedakarl\u0131kta s\u0131n\u0131r tan\u0131mam\u0131\u015flard\u0131r. Bu \u00f6zellikleri ile sistemi i\u015flemez hale getirmi\u015flerdir. Fakat ayn\u0131 yarat\u0131c\u0131l\u0131k, sab\u0131r ve irade yeniyi in\u015fa etmede eksik kalmaktad\u0131r. Bu durum ise yanl\u0131\u015flara, yalpalanmalara ve tekrarlara neden olmaktad\u0131r. Her tekrar duygu, d\u00fc\u015f\u00fcnce, inan\u00e7 ve ya\u015fam\u0131n kemirgenidir. Olmaz teorisinin \u00fczerinde boy verdi\u011fi ya da verece\u011fi zemindir.<\/p>\n<p>S\u00f6m\u00fcrgeci uygulamalar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce, ifade ve \u00f6rg\u00fctlenmeye dair her \u015feyi tahrip eti\u011fi, \u00fclkeyi boydan-boya bir k\u0131\u015flaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc ve bir kalpazan\u0131n, h\u0131rs\u0131z\u0131n h\u00fck\u00fcmdar oldu\u011fu bir yerde, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck isteyenlerin tali \u00e7eli\u015fkileri \u00f6n plana \u00e7\u0131karma, bunlarla enerji t\u00fcketme, yak\u0131nma, ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klarla g\u00fcndeme gelme ve zaman kaybetme l\u00fcks\u00fc yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6m\u00fcrgecilik, kapitalist sistemin en vah\u015fi uygulamas\u0131 olarak, tarih sahnesine \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131ndan bu yana k\u0131talar\u0131n fethi, \u00fclkelerin talan\u0131 ve milyonlarca insan\u0131n k\u00f6lele\u015ftirilmesi ile v\u00fccut bulmu\u015ftur. Ge\u00e7en zaman diliminde bu uygulamaya zihinlerin fethi ve y\u00fcreklerin, bedenlerin tahakk\u00fcm alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 eklenmi\u015ftir. Akan zaman ve d\u00f6nen devrana, renk ve makyaj de\u011fi\u015fimine ra\u011fmen s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fin k\u00f6t\u00fcl\u00fck \u00fcreten bu karakteri de\u011fi\u015fmemi\u015ftir. G\u00fcncelde de s\u00f6m\u00fcrgeci cellatlar umutlar\u0131n yok edilmesinde ve \u015fehirlerin enkaz\u0131ndan kendilerine gelecek in\u015fa etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n g\u00f6z\u00fcne bakarak, utanmadan-s\u0131k\u0131lmadan yeni soyk\u0131r\u0131mlar\u0131 nihayete erdirmek istiyorlar. Bu ama\u00e7la \u00fcniformalar\u0131n\u0131 kasap \u00f6nl\u00fc\u011f\u00fcne d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren ordular\u0131 ile direni\u015fleri k\u0131rmak, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck i\u00e7in \u00e7arpan her y\u00fcre\u011fi \u00f6ld\u00fcrmek, d\u00fc\u015f\u00fcnen her akl\u0131 yok etmek, konu\u015fan her dili susturmak, hay\u0131r diyen her iradeyi k\u0131rarak kentlerin y\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131-direnenlerin bedenleri \u00fczerinde zenginliklerine-zenginlik katmak istiyorlar. Bu u\u011furda Sur, Cizre, \u015e\u0131rnak, Nusaybin, Serekani, Afrin ve onlarca yerle\u015fim alan\u0131n\u0131n caddelerini, sokaklar\u0131n\u0131, enkaz halindeki duvarlar\u0131n\u0131 kana boyad\u0131lar. Buralardaki enkaz y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 \u00fczerinde g\u00f6\u011fe y\u00fckselen k\u00e2\u015fif sisle, halk\u0131n ve sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n kavrulmu\u015f bedenlerini, orta yere sa\u00e7\u0131lm\u0131\u015f sa\u00e7 l\u00fclelerini, yan\u0131k deri ve beyin par\u00e7alar\u0131n\u0131 gizlemek istediler. Bu tablo kar\u015f\u0131s\u0131nda s\u00f6m\u00fcrgecilerden nefret etmek, onlara kar\u015f\u0131 her yol ve ara\u00e7la sava\u015fmak bir tercih de\u011fil, insanl\u0131k ve onur borcudur. Cizre, Afrin, Serekani \u2018de t\u00fcm d\u00fcnyan\u0131n g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde yap\u0131lanlara kar\u015f\u0131, Mazlum halk\u0131n her evlad\u0131n\u0131n, Mazlum Do\u011fan, Kemal Pir, Bawer Ag\u0131r gibi gecenin zifiri karanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 y\u0131rtan bir y\u0131ld\u0131z misali par\u0131ldamas\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnce, s\u00f6z ve eylemleri ile tarihe y\u00f6n vermesi insan olman\u0131n gere\u011fidir. En zor ko\u015fullarda, hi\u00e7bir imk\u00e2n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 anda bile s\u00f6m\u00fcrgecilerin kan-k\u0131y\u0131m ve talana dayanan al\u00e7akl\u0131k \u015f\u00f6lenlerini h\u00fcsrana u\u011fratmak, u\u00e7uruma do\u011fru gidi\u015fleri h\u0131zland\u0131k\u00e7a zafere gittiklerini d\u00fc\u015f\u00fcnen cellatlar\u0131 hak etikleri tarihin \u00e7\u00f6p sepetine g\u00f6ndermek d\u00fc\u015f\u00fclmeyeni d\u00fc\u015f\u00fcnen, s\u00f6ylenmeyeni s\u00f6yleyen ve yap\u0131lmayan\u0131 yapan militanl\u0131\u011f\u0131n olmazsa-olmaz\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eimdi b\u00f6lgesel d\u00fczeyde alt-\u00fcst olu\u015flar\u0131n oldu\u011fu kritik bir zamanday\u0131z. E\u011fer \u00f6zg\u00fcrl\u00fck yolundaki \u00f6fke ve cesaretin sonsuzlu\u011fu kadar, yeniyi in\u015fa iradesi ve sabr\u0131da s\u0131n\u0131rs\u0131z olursa, e\u011fer ak\u0131l ile inan\u00e7 birle\u015ftirilir, sab\u0131rl\u0131 davran\u0131l\u0131rsa, e\u011fer \u00e7elikten irade korunur ve her kes \u00fczerine d\u00fc\u015fen rol\u00fc oynarsa, kimse K\u00fcrdistanl\u0131 devrimcilerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcnde duramaz. Bu nedenle \u015fimdi her zamankinden daha fazla do\u011fru, ger\u00e7ek\u00e7i ve s\u00fcreklile\u015fen bir bi\u00e7imde kuram, kurum, kural ve kadro diyalekti\u011fini kurmaya ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bunun anahtar\u0131 ise d\u00fc\u015f\u00fcncenin, duygular\u0131n yenilenmesi, bu yenilenmenin en g\u00fc\u00e7l\u00fc bi\u00e7imde \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011fe, eyleme, ya\u015fama, ili\u015fkilere yans\u0131t\u0131lmas\u0131d\u0131r. Bu yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 oranda mazlum halk\u0131n cesur her \u00e7ocu\u011fu y\u0131lmaz bir militana ve tarihe y\u00f6n veren ak\u0131l-iradeye d\u00f6n\u00fc\u015fecektir.<\/p>\n<p><strong>\u00a0<\/strong><\/p>\n<p><strong>Can Toprak<\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u2018Bir devrimden daha \u00f6nemli bir \u015fey yoktur. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n diyalektik ger\u00e7e\u011fi budur\u2019. Kapitalizm insanl\u0131\u011f\u0131, do\u011fay\u0131 hoyrat\u00e7a s\u00f6m\u00fcr\u00fcp ya\u011fmalamaya devam ederek sosyal ve toplumsal sorunlar\u0131 daha da a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi bug\u00fcn de s\u00f6m\u00fcr\u00fc, bask\u0131, i\u015fsizlik, yoksulluk, fa\u015fizm ve sava\u015flar \u00fcretmektedir. Hi\u00e7bir sorunu \u00e7\u00f6zemedi\u011fi gibi onlara s\u00fcrekli yenilerini eklemektedir. Yarat\u0131\u011f\u0131 bu sonu\u00e7larla insanl\u0131\u011f\u0131 ve canl\u0131 ya\u015fam\u0131 yok [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":12,"featured_media":11494,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":{"subtitle":"","format":"standard","video":"","gallery":"","source_name":"","source_url":"","via_name":"","via_url":"","override_template":"0","override":[{"template":"1","single_blog_custom":"","parallax":"1","fullscreen":"0","layout":"right-sidebar","sidebar":"default-sidebar","second_sidebar":"default-sidebar","sticky_sidebar":"1","share_position":"top","share_float_style":"share-monocrhome","show_share_counter":"1","show_view_counter":"1","show_featured":"1","show_post_meta":"1","show_post_author":"1","show_post_author_image":"1","show_post_date":"1","post_date_format":"default","post_date_format_custom":"Y\/m\/d","show_post_category":"1","show_post_reading_time":"0","post_reading_time_wpm":"300","show_zoom_button":"0","zoom_button_out_step":"2","zoom_button_in_step":"3","show_post_tag":"1","show_prev_next_post":"1","show_popup_post":"1","number_popup_post":"1","show_author_box":"0","show_post_related":"0","show_inline_post_related":"0"}],"override_image_size":"0","image_override":[{"single_post_thumbnail_size":"crop-500","single_post_gallery_size":"crop-500"}],"trending_post":"0","trending_post_position":"meta","trending_post_label":"Trending","sponsored_post":"0","sponsored_post_label":"Sponsored by","sponsored_post_name":"","sponsored_post_url":"","sponsored_post_logo_enable":"0","sponsored_post_logo":"","sponsored_post_desc":""},"jnews_primary_category":{"id":""},"jnews_social_meta":{"fb_title":"","fb_description":"","fb_image":"","twitter_title":"","twitter_description":"","twitter_image":""},"jnews_override_counter":{"override_view_counter":"0","view_counter_number":"0","override_share_counter":"0","share_counter_number":"0","override_like_counter":"0","like_counter_number":"0","override_dislike_counter":"0","dislike_counter_number":"0"},"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[7,13],"tags":[],"class_list":["post-11569","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-makaleler","category-dizi-yazi"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11569","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/12"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=11569"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11569\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":11572,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11569\/revisions\/11572"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/11494"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=11569"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=11569"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=11569"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}