{"id":2056,"date":"2020-03-15T00:27:38","date_gmt":"2020-03-14T21:27:38","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/kapitalizm-dogusunda-akilcilik-etkenine-basat-rol-tanir\/"},"modified":"2020-03-15T00:27:38","modified_gmt":"2020-03-14T21:27:38","slug":"kapitalizm-dogusunda-akilcilik-etkenine-basat-rol-tanir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/kapitalizm-dogusunda-akilcilik-etkenine-basat-rol-tanir\/","title":{"rendered":"Kapitalizm Do\u011fu\u015funda, Ak\u0131lc\u0131l\u0131k Etkenine Ba\u015fat Rol Tan\u0131r"},"content":{"rendered":"<p>18 Nisan 2010 Pazar Saat 07:50<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Kapitalizmin do\u011fu\u015funda ak\u0131lc\u0131l\u0131k etkenine ba\u015fat rol tan\u0131n\u0131r. Bat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 diye bir kategoriye de tan\u0131k oluyoruz. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/44-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>\t\t\t\t\t\tKapitalizmin do\u011fu\u015funda ak\u0131lc\u0131l\u0131k etkenine ba\u015fat rol tan\u0131n\u0131r. Bat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 diye bir kategoriye de tan\u0131k oluyoruz. Ak\u0131lc\u0131l\u0131k sanki Bat\u0131 toplum bi\u00e7iminin ay\u0131rt edici bir \u00f6zelli\u011fiymi\u015f gibi sunulur. Di\u011fer toplumlar\u0131n tarih boyunca ak\u0131ldan yeterince nasiplenmedi\u011fi, bu varsay\u0131m\u0131n de\u011fer yarg\u0131s\u0131d\u0131r. Akl\u0131n\u0131 kullanarak bilimi yaratt\u0131klar\u0131 s\u00f6ylenir  bilimin de g\u00fc\u00e7 oldu\u011fu kan\u0131tlan\u0131nca, sistemin hegemonikle\u015fmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olur. Nitekim g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bu ak\u0131ldan kaynaklanan d\u00f6rt ba\u015f\u0131 mamur bir hegemonik sistemle ku\u015fat\u0131lm\u0131\u015f bulunmam\u0131z iddian\u0131n ciddiyetini g\u00f6sterir. Ancak n\u00fckleer deh\u015fet politikas\u0131yla kendini ayakta tutan bu sistemin ak\u0131l tarz\u0131n\u0131 tan\u0131mlayabilmek i\u00e7in akl\u0131n kendisini, dolay\u0131s\u0131yla biyolojik t\u00fcr olarak insan\u0131 ay\u0131rt edici \u00f6zellikleriyle tan\u0131mlamak gerekir.<br \/>Soruna iki yoldan yakla\u015fmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: Biyolojik t\u00fcr ve toplumsal geli\u015fme olarak. Birbirini tamamlayacak tarzda iki yolu da kesi\u015ftirerek tan\u0131mlamaya ula\u015fal\u0131m.<br \/>1- Biyolojik t\u00fcr olarak insan\u0131n zihniyetinden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Konuya h\u00e2kim olabilmek i\u00e7in canl\u0131lar sisteminde, hatta mikro ve makro \u00f6l\u00e7\u00fclerde, evrensel boyutlarda akl\u0131n ne anlam ta\u015f\u0131yabilece\u011fini sormal\u0131y\u0131z. Atom alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar \u00fczerinde yap\u0131lan d\u00fc\u015f\u00fcnce kurgulamalar\u0131 \u00e7e\u015fitlili\u011fi, farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131, bunlarla birlikte geli\u015fmeyi a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7in bir t\u00fcr ak\u0131ldan bahsetmeyi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lmaktad\u0131r. Evrendeki t\u00fcm geli\u015fmelerin ana motoru, atom \u00e7ap\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyecek kadar k\u00fc\u00e7\u00fck bir mek\u00e2n i\u00e7inde ve yine d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyecek kadar b\u00fcy\u00fck h\u0131zlar i\u00e7inde s\u00fcrekli birbirine d\u00f6n\u00fc\u015fen par\u00e7ac\u0131k ve dalga hareketleri olanca \u00e7e\u015fitlili\u011fi i\u00e7indeki geli\u015fmeye yol a\u00e7maktad\u0131r. Sadece fiziki \u00e2lemlerde de\u011fil, biyolojik \u00e2lemlerde de \u00e7e\u015fitlilik olarak geli\u015fme bu kapsamda vuku bulmaktad\u0131r. Metafizik s\u0131n\u0131rlarda gezindi\u011fimize dikkat edelim. <br \/>Benzer bir kurgulamay\u0131 makro evrene ili\u015fkin olarak da yapabiliriz. Evrenin kendisi canl\u0131-cans\u0131z, sonlu-sonsuz, benzer-farkl\u0131, madde-enerji, \u00e7ekim-itim gibi temel kategorik varolu\u015flar\u0131n varolu\u015fudur. Yani bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr. Atom alt\u0131yla evren \u00fcst\u00fc ayn\u0131 b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn temel diyalektik ikilemidir. Zaman derinli\u011fin, mek\u00e2n geni\u015fli\u011fin birlikteli\u011fi olarak ger\u00e7ekle\u015fmekte veya kendisini anla\u015f\u0131l\u0131r, g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131lmaktad\u0131r. Evren ni\u00e7in vard\u0131r sorusu tam bir metafizik anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r, ama yersiz oldu\u011fu s\u00f6ylenemez. Fakat unutmayal\u0131m, soruyu soran insand\u0131r, o da toplumsald\u0131r. Fenomenoloji duyumsad\u0131klar\u0131m\u0131zdan \u00f6tede bir varolu\u015fa pek inanmaz. Ne kadar duyumsuyor, hissediyor, hatta d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsak o kadar\u0131z. Tersine, materyalizm histe ve d\u00fc\u015f\u00fcncede yans\u0131yan varolu\u015flar\u0131n kendisidir. Bu ikilemin ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131nday\u0131m ve a\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini \u00f6nemle belirtirim. Bu ikilemlerle evreni anlamak m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir. D\u00fc\u015f\u00fcnce-beden ayr\u0131m\u0131 ya\u015fam\u0131n ink\u00e2r\u0131na en \u00e7ok yol a\u00e7an felsefi, hatta dini sapt\u0131rmad\u0131r. Evrenin b\u00f6yle bir sorunu yoktur.<br \/>En ilkel canl\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmesinde bile m\u00fcthi\u015f bir zek\u00e2 unsurunu yakalamaktay\u0131z. \u0130lk \u00f6zelli\u011fi olarak, bu zek\u00e2n\u0131n kendini \u00e7ok anl\u0131k s\u00fcreler dahilinde b\u00f6lerek sonsuzla\u015fma e\u011filimine kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. \u0130lk kendini var k\u0131lan hi\u00e7bir canl\u0131 yok olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu canl\u0131n\u0131n kendini var k\u0131lan ortamda direni\u015fi, en son insan t\u00fcr\u00fcndeki zek\u00e2 potansiyeline kadar bir geli\u015fmeye yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n tek bir h\u00fccrede ger\u00e7ekle\u015fmesindeki potansiyel, nas\u0131l oldu da insan gibi m\u00fcthi\u015f bir zek\u00e2 canl\u0131s\u0131na kadar \u00e7e\u015fitlenerek geli\u015febildi? Belki de sadece canl\u0131 h\u00fccre i\u00e7in, en mikro evrenler i\u00e7in bile kendini \u00e7o\u011faltma, bunun i\u00e7in ortamdan beslenme, bunun i\u00e7in de yeterince korunma esast\u0131r. Atom alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar yok olmayacak denli \u00e7okla\u015fma, beslenme ve korunma sorunlar\u0131n\u0131 belki de ancak bu mikro evren tarz\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirebilirler. Dayand\u0131klar\u0131 s\u0131n\u0131rlar sonsuz \u00e7o\u011falma, beslenme ve g\u00fcvenlik s\u0131n\u0131rlar\u0131d\u0131r. Evrensel zek\u00e2 aray\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n cevab\u0131n\u0131 burada bir nebze yakalayabiliriz. Bu evreni kendi d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda saymayal\u0131m. Her taraf\u0131m\u0131z bunlarla sar\u0131l\u0131 ve doludur. Belki de \u00e7o\u011falma, beslenme ve g\u00fcvenlik aray\u0131\u015f\u0131m\u0131z bu d\u00fcnyan\u0131n (mikro evrenin) birle\u015fik yans\u0131m\u0131\u015f bir ifadesidir. Belki makro evren de ayn\u0131 varolu\u015ftad\u0131r. Zaman ve mek\u00e2n\u0131 zorlayarak sonsuzluk s\u0131n\u0131rlar\u0131nda b\u00fcy\u00fcme ve g\u00fcvenli bir zek\u00e2 duru\u015funda mukarrerdir (kararla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r). Makro evrenin de insan zek\u00e2s\u0131nda yans\u0131mas\u0131 bir ihtimaldir. <br \/>A\u015f\u0131r\u0131 bir kurgulama i\u00e7inde oldu\u011fumuzun fark\u0131nday\u0131m. Fakat insandaki potansiyel zek\u00e2l\u0131 durumu g\u00f6kten zembille d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f gibi yorumlayamayaca\u011f\u0131m\u0131z da anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r. Varolu\u015ftan, evrimden soyut bir zek\u00e2 ne kadar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir? Zek\u00e2l\u0131l\u0131\u011f\u0131 yaln\u0131z insana \u00f6zg\u00fc olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek ne kadar ger\u00e7ek\u00e7idir? \u00d6l\u00fcm bile ya\u015fam\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla varolu\u015fun anla\u015f\u0131labilmesi i\u00e7in zorunlu g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u00d6l\u00fcm olmasayd\u0131 ya\u015fam\u0131 fark edemeyece\u011fimizi kestirebiliyoruz. De\u011fi\u015fmeden sonsuza kadar ya\u015famak, \u00f6z\u00fcnde ya\u015famamakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7 fark etmenin olmad\u0131\u011f\u0131 bir ortam, hi\u00e7bir \u015feyin olmad\u0131\u011f\u0131 bir ortamd\u0131r. Bu durumda bile \u00f6l\u00fcm, asl\u0131nda ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz g\u00f6z\u00fckmektedir. O halde bir nimet olarak de\u011ferlendirilmesi gerekirken, neden sanki ya\u015fam\u0131n sonuymu\u015f gibi ondan korkuyoruz? Ondan korkaca\u011f\u0131m\u0131za, onun m\u00fcmk\u00fcn k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ya\u015fam\u0131 anlamak, oradan sonuca gitmek, bana g\u00f6re evrensel kat\u0131l\u0131ma daha uygun gibi gelmektedir. Nas\u0131l \u00f6l\u00fcm\u00fcn elinden ka\u00e7\u0131n\u0131lmazsa, ya\u015famdan da ka\u00e7\u0131n\u0131lamaz. Daha do\u011frusu, evrenin s\u0131rr\u0131n\u0131 bu ikilemin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde bulmam\u0131z yeg\u00e2ne ama\u00e7 gibi g\u00f6z\u00fckmektedir. <br \/>Peki, bu ikilemin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc gere\u011fi, en yetkin ya\u015fam anlam\u0131na eri\u015fmekle ger\u00e7ekle\u015fen nedir? Bu soru bana hem yersiz, hem \u00e7ok gerekli gibi gelmektedir. Evrenin s\u0131rr\u0131na vak\u0131f olmak gibi tam bir bilme durumuna ya\u015fam\u0131n sonul zaferi diyebiliriz. \u0130ster Kutsal Kitaplardaki cennet, ister Budizm\u2019deki Nirvana durumu, ister tasavvuftaki tam vecd hali ya\u015fam\u0131n kutsanmas\u0131 ve s\u00fcrekli bayramla\u015fma olarak yorumlanabilir.<br \/>Baz\u0131 Bat\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, bilinen g\u00f6zlemlerle ancak gezegenimizle s\u0131n\u0131rl\u0131 bir ya\u015fam ortam\u0131n\u0131n tam bir tesad\u00fcf sonucu oldu\u011funu ve g\u00fcne\u015f sisteminin t\u00fckenmesiyle hi\u00e7 anlam\u0131 olmayan bir kozmogoni i\u00e7inde yitilece\u011fini s\u00f6ylemle\u015ftirirler. Bu da cehennem tasavvuruna benziyor. Kurgulaman\u0131n bu bi\u00e7iminin dayand\u0131\u011f\u0131 arg\u00fcmanlar da vard\u0131r. Fakat ya\u015fam\u0131 \u00e7\u00f6zmek ideas\u0131 en k\u0131s\u0131r kurgulamad\u0131r. Ne tam evreni biliyoruz, ne de ya\u015fam\u0131n yetkin anlam\u0131n\u0131. Bu t\u00fcr kurgulamalar i\u00e7in gerek\u00e7eler pek g\u00fc\u00e7l\u00fc de\u011fildir. D\u00fcnyam\u0131z bile yeterince ortam\u0131 olmayan bir ya\u015fama ge\u00e7it vermedi\u011fi gibi, vakti gelende her canl\u0131ya potansiyeli kadar ya\u015fam ortam\u0131n\u0131 sunacak kadar adeta canl\u0131 ve adildir.<br \/>\u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn olu\u015f \u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc ben-merkezli k\u0131lmamak \u00f6nemli oldu\u011fu kadar, s\u0131radanla\u015ft\u0131rmak da evrenin m\u00fcthi\u015f d\u00f6ng\u00fcs\u00fcne sayg\u0131s\u0131zl\u0131k olmaktad\u0131r. En k\u00f6t\u00fc metafizik, insan olgusunu t\u00fcm evrenden soyutlayarak anlatma durumuna d\u00fc\u015fen pozitivizmdir. En kaba materyalizm olarak pozitivizmin kapitalizmle ba\u011f\u0131n\u0131 ortaya koydu\u011fumuzda, ya\u015fama daha anlaml\u0131 oldu\u011fu kadar sayg\u0131yla yakla\u015faca\u011f\u0131m\u0131z kan\u0131s\u0131nday\u0131m.<br \/>Sonu\u00e7 olarak, biyolojik bir t\u00fcr olan insanda evrenin en yetkin fark\u0131na varma \u015fans\u0131na sahip gibiyiz. Bu potansiyelin fark\u0131nda olmak ayr\u0131, ger\u00e7ekle\u015ftirmek \u00e7ok daha ayr\u0131 a\u015famalard\u0131r. Do\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesindeki \u2018ne varsa insanda\u2019 s\u00f6ylemi bu ger\u00e7ekli\u011fi fark etmi\u015f gibidir. Tekrar belirtmeliyim ki, insan-merkezcili\u011fe kaym\u0131\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, canl\u0131-cans\u0131z di\u011fer t\u00fcm do\u011falar\u0131 insan\u0131n hizmetinde g\u00f6r\u00fcr ki, hiyerar\u015fik otoriter ve total iktidar anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n felsefi zemini olan bu anlay\u0131\u015f, a\u00e7\u0131k ki ya\u015famdan en uzak kurgusal akla g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Daha do\u011frusu, bu akl\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Tersi gibi g\u00f6z\u00fcken, insan\u0131 t\u00fcm do\u011fan\u0131n ba\u015f\u0131na bela gibi g\u00f6ren ekolojik baz\u0131 felsefeler de ayn\u0131 kap\u0131ya \u00e7\u0131kar. \u0130nsan\u0131n t\u00fcr olarak ger\u00e7ekle\u015fmesini do\u011fan\u0131n ba\u015f\u0131na bela olarak g\u00f6rmek, \u00e7ok k\u0131s\u0131r ve ya\u015famla ba\u011f\u0131 zay\u0131f kurgulanm\u0131\u015f bir felsefenin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. \u0130nsana kadar varm\u0131\u015f bir evrime yetkin de\u011fer vermemek, ya\u015famla ba\u011f\u0131 ya \u00e7ok zay\u0131f, ya a\u015f\u0131r\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fc temelinde kurgulanm\u0131\u015f sistemlerle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r.<br \/>\u0130nsan s\u0131n\u0131r\u0131na varm\u0131\u015f bir evrim, \u00f6n\u00fcm\u00fcze \u00e7ok ciddi ahlaki sorunlar koyar. Buna ge\u00e7meden akl\u0131n toplumla ba\u011f\u0131n\u0131 da tan\u0131mlayabilmeliyiz.<br \/>2- \u0130nsan t\u00fcr\u00fc, zek\u00e2 potansiyelini ne denli toplumsalla\u015ft\u0131r\u0131rsa, o denli a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karma \u00f6zelli\u011findedir. Daha da \u00f6nemlisi, insan\u0131n biyolojik yap\u0131s\u0131 toplumsall\u0131\u011f\u0131 zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. \u0130nsan hi\u00e7bir canl\u0131da g\u00f6z\u00fckmeyen bir toplumsall\u0131\u011fa icbar edilmi\u015ftir. Bir insan yavrusu ancak on be\u015f ya\u015flar\u0131ndan sonra \u00e7ocukluktan tam \u00e7\u0131kabilir ki, bu s\u00fcre toplum olmadan ya\u015fanamayacak bir zaman dilimidir. \u00c7ocuk ana karn\u0131ndan \u00e7ok zay\u0131f olarak do\u011fmaktad\u0131r. Di\u011fer t\u00fcm hayvan yavrular\u0131 g\u00fcnl\u00fck s\u00fcrelerle ya\u015famlar\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131labilirler. \u0130nsan toplumsall\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok karma\u015f\u0131kt\u0131r ve derinli\u011fine kavranmay\u0131 gerektirir. Toplumsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirmi\u015f insan t\u00fcr\u00fc ya maymun t\u00fcr\u00fcne yak\u0131n bir t\u00fcr olarak kendini yeniden evrimle\u015ftirir  bu geriye do\u011fru bir evrimle\u015ftirmedir ki, m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr  ya da yok olur. T\u00fcm canl\u0131lar hem t\u00fcr olarak, hem de t\u00fcrler b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak kendilerine \u00f6zg\u00fc bir aradal\u0131\u011fa ihtiya\u00e7 duyarlar. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcne \u00f6zg\u00fc olan toplum, bir aradal\u0131\u011f\u0131n \u00e7ok \u00fcst\u00fcnde varolu\u015fsal nitelik ta\u015f\u0131r. <br \/>Toplumun ikinci do\u011fa olarak kavramla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 daha derinlikli bir yakla\u015f\u0131md\u0131r. Toplumsall\u0131\u011f\u0131n kendisi zek\u00e2n\u0131n potansiyel olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p aktifle\u015fme s\u00fcrecine etkince girmesidir. Topluluk s\u00fcrekli d\u00fc\u015f\u00fcnceyi gerektirir. Toplumsal geli\u015fme esas olarak d\u00fc\u015f\u00fcncenin geli\u015fmesidir. Onunla olanakl\u0131 hale gelmedir. Beslenme, \u00e7o\u011falma ve g\u00fcvenlik, artan toplumsall\u0131kla daha \u00e7ok geli\u015fir. Daha a\u00e7\u0131kl\u0131kla belirtmeliyim ki, t\u00fcm canl\u0131lara \u00f6zg\u00fc beslenme, \u00e7o\u011falma ve g\u00fcvenlik unsurlar\u0131 bir nevi ak\u0131ld\u0131r. \u00d6\u011frenmenin en kat\u0131 i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel tarz\u0131d\u0131r. Canl\u0131 hareketleri \u00f6\u011frenme hareketleridir. Genelle\u015ftirirsek, t\u00fcm evrensel geli\u015fim zek\u00e2 ve \u00f6\u011frenmeyi \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. \u0130kinci do\u011fa olarak toplum, bir nevi birinci do\u011fan\u0131n \u00fcst a\u015famas\u0131, onun yans\u0131m\u0131\u015f halidir. <br \/>\u0130kinci do\u011fa olarak toplumsall\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6zmeden, birinci do\u011faya \u00f6ncelik veren d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylem yap\u0131s\u0131nda riskli bir sapma oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Madem insan ikinci do\u011fan\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr, o halde \u00f6ncelik o do\u011fan\u0131n kavranmas\u0131na verilmelidir ki, insan\u0131 anlayabilelim. Bu nedenle birinci do\u011faya \u00f6zg\u00fc bilimin objektifli\u011fine ve ikinci do\u011fadan ba\u011f\u0131ms\u0131z ger\u00e7ekle\u015ftirilebilece\u011fine ikna olmu\u015f de\u011filim. Bu bana hep bir sapma gibi geliyor. Fizi\u011fin, kimyan\u0131n, hatta biyolojinin bilimi ikinci do\u011fa ve insana \u00f6zg\u00fc bilimden ba\u011f\u0131ms\u0131z olamazlar diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Dinsel yasac\u0131l\u0131\u011f\u0131n k\u0131y\u0131lar\u0131nda gezindi\u011fimin fark\u0131nday\u0131m. Fakat a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturulmas\u0131 gereken temel sorun, birinci do\u011faya \u00f6zg\u00fc t\u00fcm yasalar ikinci do\u011fa arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla insanda dile geliyor iken, acaba \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131n bir anlam\u0131 var m\u0131 sorusudur. Bilenle bilinen ne kadar ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131labilir? Daha da yak\u0131c\u0131 soru, bilenle bilineni \u00f6zne-nesne bi\u00e7iminde ikilemle\u015ftirmek en temel sapma olmuyor mu? Birinci ve ikinci do\u011fay\u0131 \u00f6zne ve nesne olarak konumland\u0131rmak, bana insana \u00f6zg\u00fc t\u00fcm hatal\u0131 gidi\u015flerin ve ac\u0131s\u0131 \u00e7ekilen t\u00fcm toplumsal s\u00fcre\u00e7lerin temeli gibi gelmektedir. Bu mant\u0131k sistemi (d\u00fc\u015f\u00fcnce al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131) kapitalist sistemle t\u00fcm toplumu esaret ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc alt\u0131na al\u0131r. Daha da vahimi, ayn\u0131 bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc mant\u0131\u011f\u0131n\u0131 t\u00fcm birinci do\u011fa unsurlar\u0131na kar\u015f\u0131 yaymaktan \u00e7ekinmez.<br \/>\u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn trajik konumuna bir \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak devreye giren toplumsall\u0131k, kat etti\u011fi geli\u015fmenin belirgin a\u015famalar\u0131nda hem toplum b\u00fcnyesinde hem de do\u011fal \u00e7evre \u00fczerinde sorunla\u015f\u0131r. Sorunlar\u0131n ba\u015fta ekonomi olmak \u00fczere di\u011fer belli ba\u015fl\u0131 etkenlerini daha sonra tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 belirterek, zihniyet boyutundaki geli\u015fmeleri yorumlayal\u0131m.<br \/>Biyolojik evrimle insan beynine eri\u015fen zihniyet g\u00fcc\u00fcn\u00fcn toplumsal evrimle hem aktifle\u015fti\u011fini hem de ayr\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 tespit etmek \u00f6nemlidir. Toplumsall\u0131\u011f\u0131n kendisinin adeta uykudan uyanan ve s\u00fcrekli \u00e7al\u0131\u015fan bir zihniyet durumunu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftim. Zihniyetteki s\u00fcrekli \u00e7al\u0131\u015fma halinin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak beyinsel geli\u015fmeye de yol a\u00e7mas\u0131 evrimsellik gere\u011fidir. Uzun s\u00fcre gerektirse de, aktif toplumsal ya\u015fam, zihniyeti geli\u015ftiren esas etkendir. Ki\u015fisel deha a\u00e7\u0131klamalar\u0131 pek inand\u0131r\u0131c\u0131 de\u011fildir. Her zek\u00e2 durumunun temelinde toplumsal \u00f6zg\u00fcnl\u00fck yatar.<br \/>\u0130nsan\u0131n toplumsal ya\u015fam\u0131n\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn avc\u0131l\u0131k ve toplay\u0131c\u0131l\u0131k bi\u00e7iminde ge\u00e7ti\u011fini, kendine yak\u0131n t\u00fcrlere benzeyen bir i\u015faret diliyle ileti\u015fim sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 mevcut antropolojik bilgilerimizden \u00e7\u0131karabiliyoruz. Bu a\u015famada toplumsal kaynakl\u0131 ciddi bir sorundan bahsedemeyiz. Do\u011fal evrim halen h\u00fckm\u00fcn\u00fc icra etmekte ve dengesini sa\u011flayabilmektedir. Zek\u00e2 seviyesi duygusald\u0131r. Daha do\u011frusu, zek\u00e2n\u0131n duygusal karakteri h\u00e2kimdir. Duygusal zek\u00e2n\u0131n temel \u00f6zelli\u011fi reflekslerle \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131d\u0131r. \u0130\u00e7g\u00fcd\u00fcsellik de duygusal zek\u00e2d\u0131r. Ama en eski (ilk canl\u0131 h\u00fccreye kadar gidilebilir) zek\u00e2 t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. \u00c7al\u0131\u015fma tarz\u0131, uyar\u0131lara kar\u015f\u0131 ani tepki g\u00f6stermesi bi\u00e7imindedir. Adeta otomatik bir \u00e7al\u0131\u015fma d\u00fczeni ge\u00e7erlidir. Bu tarz, korumay\u0131 en iyi ger\u00e7ekle\u015ftirme i\u015flevini yerine getirir. Bitkilerde bile bunu rahatl\u0131kla g\u00f6zlemleyebiliriz. En geli\u015fkin bi\u00e7imine insan t\u00fcr\u00fcnde eri\u015fir. Be\u015f duyulu bir zek\u00e2 eri\u015fimi, aradaki koordinasyonla birlikte hi\u00e7bir varl\u0131kta insan kadar geli\u015fmemi\u015ftir. \u015e\u00fcphesiz ses, g\u00f6rme, tat gibi duyular bir\u00e7ok canl\u0131da insandan \u00e7ok geli\u015fmi\u015ftir. Ama be\u015f duyulu komple ve koordineli bir duruma eri\u015fmekte insan t\u00fcr\u00fc ba\u015fatt\u0131r. <br \/>Duygusal zek\u00e2n\u0131n en \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi ya\u015famla ba\u011flant\u0131s\u0131d\u0131r. Ya\u015fam\u0131 korumak temel i\u015flevidir. Ya\u015fam\u0131 koruma konusunda \u00e7ok geli\u015fmi\u015ftir. Bu y\u00f6n\u00fc asla k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmemelidir. S\u0131f\u0131r hatayla \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Bunu an\u0131nda cevap verme anlam\u0131nda belirtiyorum. Bu zek\u00e2 t\u00fcr\u00fcnden yoksunluk, ya\u015fam\u0131n tehlikelere alabildi\u011fine a\u00e7\u0131k hale gelmesidir. Ya\u015fama sayg\u0131 ve de\u011fer verme, duygusal zek\u00e2n\u0131n geli\u015fmi\u015flik seviyesiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Do\u011fa dengesini g\u00f6zetir. Do\u011fal ya\u015fam\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan zek\u00e2 da diyebiliriz. His d\u00fcnyam\u0131z\u0131 tamam\u0131yla bu zek\u00e2 t\u00fcr\u00fcne bor\u00e7luyuz.<br \/>\u0130nsan t\u00fcr\u00fcnde duygusal zek\u00e2n\u0131n komple geli\u015fmesi, duyular aras\u0131nda ba\u011flant\u0131 kurma \u015fans\u0131n\u0131 artt\u0131r\u0131r. Ses, g\u00f6rme, tat duyular\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere, aralar\u0131nda \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131m kurarak zek\u00e2l\u0131 hareketleri geli\u015ftirirler. \u0130\u015faret diliyle uzun s\u00fcre idare eden insan topluluklar\u0131, konu\u015fman\u0131n fizyolojik ko\u015fullar\u0131n\u0131n geli\u015fmesiyle ba\u011flant\u0131l\u0131 \u2018simge\u2019 diline eri\u015febilmi\u015ftir. Simge dilinin esas\u0131 kelimelerle soyut d\u00fc\u015f\u00fcnceye ge\u00e7i\u015ftir. \u0130\u015faret yerine kavramlarla anla\u015fabilme, insanl\u0131k tarihinde b\u00fcy\u00fck bir devrimdir. Art\u0131k yap\u0131lmas\u0131 gereken, en zorunlu ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 gideren nesne ve olaylara ad vermektir. Ad verme b\u00fcy\u00fck bir a\u015famad\u0131r. \u00c7e\u015fitli adlar aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin de kavramla\u015fmalar\u0131 beraberinde geli\u015fir. Gerek adlar\u0131n temsil etti\u011fi nesnenin \u00f6zellikleri, gerek aralar\u0131ndaki i\u015flevler fiil ve ba\u011fla\u00e7lara yol a\u00e7ar. C\u00fcmle d\u00fczenine ge\u00e7i\u015fle dil devrimi ba\u015far\u0131lm\u0131\u015f olur.<br \/>Bu yeni bir d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi demektir. Kelimeleri zihne yerle\u015ftirmek, nesneler ve olaylar olmadan da haklar\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar. Kurgusal veya teorik zek\u00e2n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nday\u0131z. Bu muazzam bir geli\u015fmedir. Beynin yan\u0131lm\u0131yorsam sol \u00f6n lobundaki k\u0131s\u0131m tamamen bu zek\u00e2 t\u00fcr\u00fcyle ilgili olarak ihtisasla\u015f\u0131r. Faydas\u0131 kadar \u00e7ok tehlikeli, zararl\u0131 durumlara da yol a\u00e7abilecek zek\u00e2 t\u00fcr\u00fcyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Duygulardan kopuk \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 temel \u00f6zelli\u011fidir. Kurgusal veya ANAL\u0130T\u0130K D\u00dc\u015e\u00dcNCE\u2019ye yol a\u00e7an zek\u00e2 olarak da tan\u0131mlanabilir. Analitik zek\u00e2 veya akl\u0131n en \u00f6nemli avantaj\u0131, kendini fazla yormadan, gerekti\u011finde t\u00fcm evren hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnmesidir. S\u0131n\u0131rs\u0131z hayal kurma yetene\u011fidir. Analitik zek\u00e2 m\u00fcthi\u015f bir imgeler d\u00fcnyas\u0131 olu\u015fturur. Plan, tuzak, komplo kurma yetene\u011fi geli\u015fmi\u015ftir. Do\u011fay\u0131 taklit ederek her t\u00fcr icad\u0131 geli\u015ftirebilir. Planl\u0131 tuzak ve her \u00e7e\u015fit komployla istedi\u011fine ula\u015fabilme yetene\u011fi, toplum i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda sorunlar\u0131n temel kayna\u011f\u0131 olmas\u0131na neden olur.<br \/>Zek\u00e2n\u0131n analitik ve duygusal boyutlar\u0131n\u0131n i\u00e7 i\u00e7elik kazanmas\u0131, kendilik olarak insana \u00f6zg\u00fc b\u00fcy\u00fck bir erdemdir. Fakat daha da \u00f6nemli olan, hangi ama\u00e7la kullan\u0131laca\u011f\u0131d\u0131r. Toplum daha ilk a\u015famalarda bu ikilemi fark etmi\u015ftir. Buna verdi\u011fi yan\u0131t, temel \u00f6rg\u00fctlenme ilkesi olarak AHLAK\u2019\u0131 esas almad\u0131r. Toplumsal ahlak olmadan, analitik zek\u00e2yla ba\u015f edilemez. \u00d6rne\u011fin k\u0131zg\u0131nl\u0131k hissine kap\u0131lan biri, biraz analitik zek\u00e2s\u0131n\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rarak istemedi\u011fi, kar\u015f\u0131 oldu\u011fu her canl\u0131y\u0131, insan toplulu\u011funu imha edebilir. Toplum i\u015fte bu tehlikeye kar\u015f\u0131 ahlak\u0131 olmazsa olmaz bir toplum ilkesi haline getirerek ba\u015f etmek istemi\u015ftir. Her topluluk \u00fcyelerini m\u00fcthi\u015f ahlakl\u0131 yeti\u015ftirmeyi ilk g\u00f6revi bellemi\u015ftir. Ahlaktaki temel ikili olan \u2018iyi ve k\u00f6t\u00fc\u2019 bu analitik zek\u00e2n\u0131n i\u015fleviyle ilgilidir. Faydal\u0131 \u00e7al\u0131\u015f\u0131rsa iyilik ahlak\u0131 taraf\u0131ndan \u00f6d\u00fcllendirilir. Zararl\u0131 olmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rsa k\u00f6t\u00fcl\u00fck ahlak\u0131 olarak mahk\u00fbm edilir. Daha do\u011frusu, k\u00f6t\u00fcl\u00fck her ahlakta olmamas\u0131 gereken \u015fey olarak bast\u0131r\u0131l\u0131r, cezaland\u0131r\u0131l\u0131r. Ta ki iyilik ahlak\u0131 ba\u015fat hale gelene kadar. <br \/>Fakat toplumun bu hal \u00e7aresi mutlak bir \u00f6nleyici g\u00fcce bir t\u00fcrl\u00fc eri\u015femez. Toplumsal yar\u0131klarda her zaman kurnazlar, tuzak ve komplo pe\u015finde ko\u015fanlar olacakt\u0131r. Kald\u0131 ki, bunda temelde rol oynayan \u00e7ok eski bir k\u00fclt\u00fcr de vard\u0131r: AVCILIK. Avc\u0131l\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn ilkesi, di\u011fer canl\u0131lara kar\u015f\u0131 tuzak ve komplodur. Hayvanlar, hatta bitkiler \u00e2leminde bile k\u00f6kleri olan bir k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr bu. Bu k\u00f6kler ayn\u0131 zamanda analitik zek\u00e2n\u0131n da biyolojik k\u00f6kleridir  insan toplumunda daha farkl\u0131 olan bu avc\u0131l\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn analitik zek\u00e2n\u0131n geli\u015fmesiyle birle\u015ferek, sentezlenerek, toplumsal b\u00fcnyede ve \u00e7evre ekolojisinde erkenden bir katman, hiyerar\u015fi olu\u015fturma yetene\u011fini veya g\u00fcc\u00fcn\u00fc kazanmas\u0131d\u0131r. Felaket b\u00f6yle ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Cennet-cehennem ayr\u0131m\u0131 analitik zek\u00e2n\u0131n toplumsal hiyerar\u015fi kurma g\u00fcc\u00fcyle el ele gider. Hiyerar\u015fik toplumda bir avu\u00e7 \u2018g\u00fc\u00e7l\u00fc erkek adam\u2019 toplumun \u00fcst\u00fcnde kurulup cennetsel ya\u015fam tahayy\u00fcl\u00fcne yol a\u00e7arken, alttaki toplum i\u00e7in gittik\u00e7e derinle\u015fen, nedeni ve \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 anla\u015f\u0131lamayan cehennemin yolu a\u00e7\u0131l\u0131r.<br \/>G\u00fc\u00e7l\u00fc adam kar\u015f\u0131s\u0131nda ilk kurban kad\u0131n olmu\u015ftur. Ya\u015famla ba\u011f\u0131n\u0131n daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131, kad\u0131nda do\u011fal duygusal zek\u00e2y\u0131 daha geli\u015fkin k\u0131lar. \u00c7ocuklar\u0131n anas\u0131 olarak ac\u0131yla yo\u011frulu bir emekle toplumsal ya\u015fam\u0131n esas sorumlusudur. Ya\u015fam\u0131n fark\u0131nda olmas\u0131 kadar, nas\u0131l s\u00fcrd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de daha \u00e7ok bilmektedir. Toplay\u0131c\u0131d\u0131r  toplay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 hem duygusal zek\u00e2n\u0131n bir sonucu, hem de do\u011fadan \u00f6\u011frenmi\u015f olmas\u0131n\u0131n bir gere\u011fidir. Toplumsal birikimin uzun bir tarihi boyunca ana-kad\u0131n etraf\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi, ana-kad\u0131n\u0131n bir nevi zenginlik, de\u011fer merkezi rol\u00fc oynad\u0131\u011f\u0131 antropolojik verilerdendir. Art\u0131k-de\u011ferlerin de anas\u0131 oldu\u011fu kestirilebilir. Esas rol\u00fcn\u00fc avc\u0131l\u0131k olarak belirleyen g\u00fc\u00e7l\u00fc erkek adam\u0131n bu birikime g\u00f6z koymas\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r. H\u00e2kimiyet kurmas\u0131 halinde y\u00fckl\u00fc avantajlar sa\u011flayabilecek durumdad\u0131r. Kad\u0131n\u0131n cinsel obje durumundan tutal\u0131m \u00e7ocuklar\u0131n babal\u0131\u011f\u0131na, bir nevi efendili\u011fine ge\u00e7i\u015f, di\u011fer maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcrel birikimler \u00fczerinde s\u00f6z sahibi olmas\u0131 hayli i\u015ftah kabart\u0131c\u0131d\u0131r. Avc\u0131l\u0131kla kazand\u0131\u011f\u0131 g\u00fcc\u00fcn \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc, ona egemen olma, ilk toplumsal hiyerar\u015fiyi kurma \u015fans\u0131n\u0131 tan\u0131maktad\u0131r. Analitik zek\u00e2n\u0131n toplumsal b\u00fcnyede ilk k\u00f6t\u00fcc\u00fcl ama\u00e7la kullan\u0131m\u0131n\u0131 ve sistematik hale gelmesini bu tip olgu ve olaysal geli\u015fmelerde g\u00f6zlemleyebiliriz. <br \/>Kutsal ana k\u00fclt\u00fcnden baba k\u00fclt\u00fcne ge\u00e7i\u015f, kurgusal zek\u00e2n\u0131n kutsall\u0131k z\u0131rh\u0131na b\u00fcr\u00fcnmesini de sa\u011flar. Ataerkil sistemin bu bi\u00e7imde k\u00f6k ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir varsay\u0131m olarak ileri s\u00fcr\u00fclebilir. Ataerkil zihniyetin olanca g\u00f6rkemli \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 Dicle-F\u0131rat havzas\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc kan\u0131tlar\u0131yla tarihen de tespit edebiliyoruz. Yakla\u015f\u0131k M.\u00d6. 5500-4000\u2019lerde A\u015fa\u011f\u0131 Mezopotamya \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131 olarak t\u00fcm Mezopotamya\u2019da yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, ba\u015fat toplumsal k\u00fclt\u00fcr haline geldi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu k\u00fclt\u00fcre ge\u00e7meden, daha \u00e7ok Yukar\u0131 Mezopotamya\u2019n\u0131n da\u011f-ova eteklerinde \u00fcr\u00fcn bitekli\u011fine dayal\u0131 bir anaerkil toplumun milattan \u00f6nce t\u00fcm mezolitik ve neolitik evrelerde ba\u015fat oldu\u011funu da \u00f6zellikle arkeolojik kay\u0131tlardan \u00e7\u0131karsamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Yaz\u0131l\u0131 k\u00fclt\u00fcrde de bunun bir\u00e7ok ipucuna rastl\u0131yoruz. Kad\u0131na dayal\u0131 din ve dil \u00f6\u011feleri hayli geli\u015fkindir.<br \/>Toplumsal sorunun ilk defa ciddi boyutlarda g\u00fc\u00e7l\u00fc erkek adam\u0131n etraf\u0131nda giderek k\u00fcltle\u015fen ataerkil topluluklarda boy g\u00f6sterdi\u011fini s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kad\u0131n k\u00f6leli\u011finin bu ba\u015flang\u0131c\u0131, \u00e7ocuklardan ba\u015flamak \u00fczere erke\u011fin de k\u00f6leli\u011fine zemin haz\u0131rlar. Kad\u0131n ve erkek k\u00f6leler ba\u015fta art\u0131k-\u00fcr\u00fcn olmak \u00fczere ne kadar de\u011fer biriktirme tecr\u00fcbesi kazan\u0131rlarsa, o denli kontrol ve h\u00e2kimiyet alt\u0131na al\u0131n\u0131rlar. \u0130ktidar ve otorite giderek \u00f6nem kazan\u0131r. Ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir kesim olarak g\u00fc\u00e7l\u00fc adam + tecr\u00fcbeli ya\u015fl\u0131 erkek + \u015faman\u0131n i\u015fbirli\u011fi, kar\u015f\u0131 konulmas\u0131 zor bir iktidar oda\u011f\u0131 olu\u015fturur. Bu odakta kurgusal zek\u00e2, zihni h\u00e2kimiyeti i\u00e7in ola\u011fan\u00fcst\u00fc mitolojik bir anlat\u0131m geli\u015ftirir. S\u00fcmer toplumunda tarihen de tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu mitolojik d\u00fcnya, tanr\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lan erkek etraf\u0131nda yeri-g\u00f6\u011f\u00fc yaratanl\u0131\u011fa kadar y\u00fcceltilir. Kad\u0131n tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131 ve kutsall\u0131\u011f\u0131 alabildi\u011fine al\u00e7alt\u0131l\u0131r ve silinirken, erkek egemen mutlak g\u00fc\u00e7 sahibi olarak belletilir ve muazzam bir mitolojik efsane a\u011f\u0131yla her \u015fey h\u00fckmeden-h\u00fckmedilen, yaratan-yarat\u0131lan ili\u015fkisine b\u00fcr\u00fcn\u00fcr. T\u00fcm topluma ezici bir bi\u00e7imde \u00f6z\u00fcmsetilen bu mitolojik d\u00fcnya, temel anlat\u0131m de\u011feri kazanarak giderek dinselle\u015fir. Art\u0131k s\u0131n\u0131r tan\u0131mayan bir kurgusal ve kurumsalla\u015fm\u0131\u015f zihniyet bi\u00e7imiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. <br \/>Ortaya \u00e7\u0131kan bu hiyerar\u015fik ili\u015fki d\u00fczeni ataerkil k\u00f6kenli mitolojik zek\u00e2n\u0131n ve ondan kaynaklanan zihniyet kal\u0131plar\u0131n\u0131n tam bir me\u015fruiyet kazand\u0131rarak ba\u015fard\u0131\u011f\u0131 ilk s\u00f6m\u00fcr\u00fc, bask\u0131 ve kurumsal otorite d\u00fczenidir. \u00c7e\u015fitli a\u015famalarda bir\u00e7ok toplulukta bu geli\u015fmeye tan\u0131k oluyoruz. De\u011fi\u015fik yo\u011funluk ve bi\u00e7imlerde de olsa. Bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcy\u00fc m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan zek\u00e2 duygusal olamaz. Analitik d\u00fczeye gelmedik\u00e7e ve avc\u0131l\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcndeki tuzak oyunlar\u0131yla b\u00fct\u00fcnle\u015fmedik\u00e7e, toplumsal soruna yol a\u00e7abilecek bir zihniyet d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Bu zihniyet esas i\u015flevini gizlemek i\u00e7in sahte efsaneler \u00fcretmek zorundad\u0131r. <br \/>\u015e\u00fcphesiz kurgusal zek\u00e2n\u0131n duygusal zek\u00e2yla i\u00e7 i\u00e7e \u00e7ok olumlu d\u00fc\u015f\u00fcnce gelenekleri ve kurumsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 da s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. T\u00fcm zihniyet d\u00fcnyas\u0131n\u0131 hiyerar\u015fik iktidarlara atfetmek do\u011fru olmaz. Bu nedenledir ki, \u00e7\u0131plak kavgalar kadar amans\u0131z zihniyet kal\u0131plar\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnce sava\u015flar\u0131n\u0131 da bu s\u00fcre\u00e7lerde yo\u011funca g\u00f6zlemleyebilmekteyiz. \u0130deolojik sava\u015f dedi\u011fimiz ve dini, felsefi, etik, sanatsal bir\u00e7ok bi\u00e7imde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan olgu ve olaylar\u0131n k\u00f6kenine b\u00f6yle varabiliriz. Mitoloji ve dinlerde bolca rastlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7at\u0131\u015fmalar, \u00f6z\u00fcnde bir ekonomik ve politik m\u00fccadeledir. Kapitalist zihniyete kadar ekonomik ve siyasi iktidar sava\u015flar\u0131 hep mitolojik ve dini g\u00f6r\u00fcng\u00fcler \u00f6rt\u00fcs\u00fc i\u00e7inde kendilerini yans\u0131t\u0131rlar. Devlet hiyerar\u015fik yap\u0131lar\u0131n kal\u0131c\u0131 kurumla\u015fmas\u0131n\u0131 temsil eder. \u0130ktidar yap\u0131lar\u0131n\u0131n bireysel temsilinin kurumsal temsile d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc, tarihte uygarl\u0131k dedi\u011fimiz kentle\u015fmeyle geli\u015fen s\u0131n\u0131fsal toplumla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r.<br \/>Kent ve s\u0131n\u0131fsall\u0131k daha \u00e7ok kapitalist sistemle birlikte kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Fakat k\u00f6kenlerinin izah\u0131 daha \u00f6nemlidir. \u00c7\u0131k\u0131\u015f veya k\u00f6kenleri a\u00e7\u0131klanmayan hi\u00e7bir toplumsal ili\u015fki yeterince anlamland\u0131r\u0131lamaz. Kent olu\u015fumu halen tam \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc bulan bir ili\u015fki yo\u011funlu\u011fu olmaktan uzakt\u0131r. En az kapitalizmin \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 kadar \u00f6nemlidir ve a\u00e7\u0131klanmay\u0131 gerektirir. \u015eahsen kente \u00f6n, proto-kapitalistik demenin yanl\u0131\u015f ka\u00e7mayaca\u011f\u0131 kanaatindeyim. Nas\u0131l ki pazar kapitalizmin \u00fczerinde beslendi\u011fi, v\u00fccut buldu\u011fu bir ili\u015fki alan\u0131ysa, kent de pazar\u0131n geli\u015fmi\u015f ve kal\u0131c\u0131la\u015fm\u0131\u015f mek\u00e2n\u0131 olarak tan\u0131mlanabilir. Konumuzla ilgisi ise, kurgusal zek\u00e2n\u0131n en geli\u015fkin mek\u00e2n\u0131, pazar\u0131 olmas\u0131na dayan\u0131r. Kentin kendisi, pazar niteli\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc analitik, soyut zihni gerektiren ve daha \u00e7ok da ortaya \u00e7\u0131karan \u00e7ok yo\u011fun toplumsalla\u015ft\u0131rma arac\u0131 olan bir kurulu\u015ftur. Mitolojik ve dinsel d\u00fcnyan\u0131n daha da ak\u0131lc\u0131la\u015fmas\u0131, bilimi h\u0131zland\u0131rmas\u0131 kadar \u00e7arp\u0131tmas\u0131, beraberinde felsefeye yol a\u00e7mas\u0131 gibi tarihsel geli\u015fmeleri h\u0131zland\u0131ran ili\u015fki ortam\u0131d\u0131r. Daha \u00e7ok analitik zek\u00e2yla i\u015f yapar.<br \/>Kavramlar\u0131n soyut d\u00fcnyas\u0131, sanata yans\u0131mas\u0131 kenti daha da g\u00f6rkemlile\u015ftirir. Toplumun zihniyetine, duygusal zek\u00e2dan soyutlanm\u0131\u015f, s\u0131n\u0131r tan\u0131mayan bir spek\u00fclatif ili\u015fki ortam\u0131nda her t\u00fcr tuzak ve komployla cirit atan imgeler d\u00fcnyas\u0131 enjekte eder. Kent ortam\u0131nda ak\u0131l geli\u015fir. Ama niteli\u011fi nedir? Ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 m\u0131, karanl\u0131\u011f\u0131 m\u0131 daha \u00e7ok ger\u00e7ekle\u015ftirir? Bu sorulara hen\u00fcz tam do\u011fru cevaplar verilmemi\u015ftir. Sava\u015f ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc, iktidar ve s\u0131n\u0131fla\u015fma kent toplumunu \u00fcreten ba\u015fat ili\u015fki yuma\u011f\u0131d\u0131r. Kendi i\u00e7inde toplumun ezici \u00e7o\u011funlu\u011fu olan s\u0131n\u0131f d\u00fc\u015fk\u00fcnlerine yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 kadar, \u00e7evreye y\u00f6nelik de tam bir soyk\u0131r\u0131m yap\u0131lanmas\u0131d\u0131r. K\u0131rsal temele dayal\u0131 topluluklar\u0131n mitolojik ve dinsel ifadeleri analitik zek\u00e2yla ili\u015fkili olsa da, daha \u00e7ok pozitif rol oynarlar. Tanr\u0131lar\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere, inan\u00e7 d\u00fcnyalar\u0131 duygu y\u00fckl\u00fc samimi d\u00fcnyalar\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131r. Dost, rahman, gafur ve merhametlidirler. Ac\u0131lar\u0131 azaltan, zorluklar\u0131 kolayla\u015ft\u0131rand\u0131rlar. Mitolojik ve dinsel formlar kentle\u015ftik\u00e7e, tanr\u0131lar\u0131 da soyut, s\u0131nayan, cezaland\u0131ran, hep kendine yalvartan s\u0131fatlara b\u00fcr\u00fcn\u00fcrler. Ac\u0131 \u00e7ektirir, daha \u00e7ok h\u00fckmetmekten ho\u015flan\u0131rlar. Esasta pazarda dola\u015f\u0131ma giren mal d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na gelenler yans\u0131t\u0131lmaktad\u0131r. Pazar ve kent tanr\u0131lar\u0131 i\u00e7 i\u00e7edir.<br \/>S\u0131n\u0131fsall\u0131k \u00fcst iktidar hiyerar\u015fik gruplar\u0131n kendilerine ba\u015fta kan ba\u011flar\u0131yla olmak \u00fczere ba\u011fl\u0131 olan klan, kabile ve aile-a\u015firet ili\u015fkilerinin par\u00e7alanmas\u0131yla geli\u015fir. \u00dcst gruplar devletle\u015firken, alt gruplar y\u00f6netilen gruplara d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Bu da ac\u0131mas\u0131z ve yabanc\u0131la\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir s\u00fcre\u00e7tir. Duygusal zek\u00e2n\u0131n gerilemesiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Ezilen s\u0131n\u0131flar y\u00f6netici s\u0131n\u0131f gruplar\u0131na ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 oranda, zihniyet egemenliklerini de me\u015frula\u015ft\u0131rarak kendi d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fcklerini onaylam\u0131\u015f olurlar. Ezilenlerin en lanetli duruma d\u00fc\u015fme an\u0131d\u0131r bu. Kendi m\u00fcstebit s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fc onaylama, her iki zek\u00e2dan yoksunlu\u011fun dip noktas\u0131d\u0131r. Zihniyetten yoksun olma toplum i\u00e7inde en olumsuz, deklase durumu ifade eder. Tepede ne kadar soyut bir kurbanla\u015ft\u0131ran ve kulla\u015ft\u0131ran kurgusal zek\u00e2 varsa, dipte de o kadar ak\u0131l yoksunu al\u0131k, dilenci, k\u00f6le olu\u015fmu\u015f demektir.<br \/>Tarihi zihniyet a\u00e7\u0131s\u0131ndan d\u00f6nemselle\u015ftirdi\u011fimizde, mitoloji ve dinsel a\u015faman\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131kta oldu\u011fu ilk \u00e7a\u011flar (M.\u00d6. 5000\u2013M.S. 500\u2019ler), din ve felsefenin sentezi olan teolojik orta\u00e7a\u011f (M.S. 500-1500\u2019ler), felsefe ve bilimin ayr\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 modern \u00e7a\u011f (M.S. 1500 \u2013 g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar) bi\u00e7iminde bir ayr\u0131ma gidebiliriz. <br \/>Mitolojinin dogmala\u015fmas\u0131 dini olu\u015fturur. Mitolojiye tam din denilemez. Din de\u011fi\u015fmez inan\u00e7 ve tap\u0131nma bi\u00e7imlerini gerektirir. Tamamen kurgusald\u0131r. Kurgulara inanmak dinin temelidir. Tek olumlu yan\u0131, soyut d\u00fc\u015f\u00fcnceye ge\u00e7i\u015fte toplumda derin bir yar\u0131lmaya yol a\u00e7arak bilimsel ve felsefi d\u00fc\u015f\u00fcnceye zorlamas\u0131, istemese de ona ortam haz\u0131rlamas\u0131d\u0131r. Felsefe ve bilim d\u00fc\u015f\u00fcncesi dinsel d\u00fc\u015f\u00fcnceyle diyalektik ba\u011f i\u00e7inde geli\u015firler. Dinin derin izlerini ta\u015f\u0131rlar.<br \/>Felsefe kurgusal yan\u0131 a\u011f\u0131r basan zek\u00e2 kaynakl\u0131 olsa da, somutu g\u00f6zlemeyle s\u00fcrekli ba\u011flant\u0131land\u0131r\u0131r. Duygusal zek\u00e2yla ba\u011f\u0131n\u0131 hepten kopartmaz. Soyutlama g\u00fcc\u00fc en y\u00fcksek d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imidir. Bilime katk\u0131s\u0131 dinden daha \u00f6nceliklidir.<br \/>Bilimin asl\u0131nda felsefeden fazla fark\u0131 yoktur. Bilim deney temeli daha geli\u015fkin felsefe olarak da yorumlanabilir. Her iki do\u011fay\u0131 g\u00f6zlem ve deneyle anlamland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Do\u011frusu da budur. Fakat dinin sordu\u011fu ni\u00e7in sorusuna yan\u0131tlar\u0131n\u0131n olmamas\u0131 en \u00f6nemli eksikli\u011fidir. Do\u011fan\u0131n nas\u0131l\u0131n\u0131 cevapland\u0131rmak, ya\u015fam\u0131n yeterli yan\u0131t\u0131 olamaz. Koca bir evreni ni\u00e7insiz, nedensiz, ama\u00e7s\u0131z varsaymak pek arzuya \u015fayan bir yakla\u015f\u0131m olamaz. Ya\u015fam\u0131n ni\u00e7in\u2019ine yan\u0131t\u0131 olmayan bilim, sonu\u00e7ta k\u00f6lele\u015ftirici iktidara ara\u00e7 olmaktan kurtulamaz. Bilimin felsefe ve dinden (ni\u00e7in ve ama\u00e7 sorunsall\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin) ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n kapitalistik zihniyetle \u00e7ok yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011funu g\u00fc\u00e7l\u00fc bir tez olarak ileri s\u00fcrmek durumunday\u0131m. <br \/>\u015e\u00f6yle kan\u0131tlayabilirim: Din ve felsefe, hatta mitoloji toplumun haf\u0131zas\u0131, kimli\u011fi ve zihnen savunma g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. \u00c7ok\u00e7a \u00e7arp\u0131t\u0131lsa, kendine kar\u015f\u0131t k\u0131l\u0131nsa da, sosyolojik bir ger\u00e7ekliktir. Tarihle, haf\u0131zas\u0131yla ba\u011f\u0131 kopart\u0131lm\u0131\u015f bir toplum ve b\u00f6ylesi bir toplumun bilimi ancak g\u00fcncel iktidara hizmete ko\u015fturur ki, bu da kapitalizmdir. Kapitalizmde mitoloji, din ve felsefe neredeyse be\u015f para etmez bir duruma indirgenmi\u015ftir. Neden? Cevap a\u00e7\u0131kt\u0131r. Binlerce y\u0131l din, felsefe, efsane toplumun yar\u0131klar\u0131nda pusuya yatm\u0131\u015f kapitalist unsurlar\u0131 (tefeci, dengesiz fiyat fark\u0131n\u0131 kullanan spek\u00fclat\u00f6rler) hep d\u0131\u015flad\u0131klar\u0131, kendilerine me\u015fruiyet tan\u0131mad\u0131klar\u0131 i\u00e7in. Din, felsefe ve efsane toplum d\u00fc\u015f\u00fcncesinde yerini koruduk\u00e7a, duygusal zek\u00e2 toplumda a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fck\u00e7e, kapitalizmin ba\u015fat hale gelmesi olanaks\u0131zd\u0131r. Hi\u00e7bir iktidar bu zihniyet -dolay\u0131s\u0131yla ahlak- ortam\u0131nda kapitalizme me\u015fruiyet kazand\u0131ramaz. Dayand\u0131\u011f\u0131 bir sosyoekonomik d\u00fczen halinde savunamaz.<br \/>Sosyolog Max Weber, H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n Protestan mezhebini kapitalizme zihinsel ortam haz\u0131rlayan, ahlaki olarak kapitalizme ge\u00e7it veren bir zihniyet d\u00fcnyas\u0131 olarak tan\u0131mlar. Ger\u00e7ek pay\u0131 olan bu de\u011ferlendirmeyi iki y\u00f6nden ele\u015ftirmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<br \/>a- Protestanl\u0131\u011f\u0131n kendisi en zay\u0131f din demektir. Kapitalizm tarz\u0131 bilime de \u00e7ok yak\u0131nd\u0131r. Daha da \u00f6nemlisi, milli dinler \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ba\u015flat\u0131r. Milliyet\u00e7ili\u011fin bir nevi \u00f6n a\u015famas\u0131d\u0131r. Milliyet\u00e7ilik ise, kapitalizmin halis bir ideolojisidir. Avrupa\u2019daki b\u00fcy\u00fck din sava\u015flar\u0131na bu a\u00e7\u0131dan bakmak daha da tamamlay\u0131c\u0131 bir anlama yol a\u00e7ar.<br \/>Kapitalistler dinselli\u011fin en zay\u0131f oldu\u011fu veya Protestanl\u0131\u011fa yeni ge\u00e7en co\u011frafyada (Hollanda, \u0130ngiltere, ABD) ilk defa zafer kazanma imk\u00e2n\u0131 bulmu\u015flard\u0131r. Bu \u00fclkeler ayn\u0131 zamanda her t\u00fcr mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131n s\u0131\u011f\u0131nd\u0131\u011f\u0131 mek\u00e2nlard\u0131r. Burada dinin ortodoksisini savunmuyorum. Belirtmek istedi\u011fim, Protestan ahlak\u0131 H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n en zay\u0131f ahlak\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in kolay ge\u00e7it olmu\u015ftur. Weber\u2019den fark\u0131m bu noktadad\u0131r. Onun olumlu dedi\u011fini, ben olumsuzluk olarak yorumluyorum.<br \/>b- Paradoks gibi gelse de, kapitalist zihniyet genelde dinsel zihniyetin uzun tarihsel y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn sonul veya en zay\u0131flat\u0131lm\u0131\u015f bir a\u015famas\u0131nda me\u015fruiyet kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Ben bilimi kesinlikle kapitalistik geli\u015fmenin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak g\u00f6rm\u00fcyorum. Olan, talihsiz bir geli\u015fme a\u015famas\u0131na denk gelmedir. O da bilimsel devrimle kapitalist ekonomik devrimin Bat\u0131 Avrupa\u2019da neredeyse ayn\u0131 y\u00fczy\u0131lda ger\u00e7ekle\u015fmesidir. Bu zamanda\u015fl\u0131k, kapitalist zihniyet in\u015fac\u0131lar\u0131 taraf\u0131ndan kapitalizmin bilimi do\u011furdu\u011fu bi\u00e7iminde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir yalan\u0131 ger\u00e7ek yerine koymalar\u0131yla sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. Bilime katk\u0131s\u0131 olan bireyler elbette kapitalizmin h\u0131zl\u0131 geli\u015fme i\u00e7inde oldu\u011fu ayn\u0131 toplumlarda ya\u015f\u0131yorlard\u0131. Fakat bu husus, bilim adamlar\u0131n\u0131 kapitalizm ortaya \u00e7\u0131kard\u0131 gibi bir totolojiye kesinlikle yol a\u00e7maz. Bilim adamlar\u0131n\u0131n dinsel d\u00fc\u015f\u00fcnceyle \u00e7eli\u015fkileri vard\u0131. Ama \u00e7o\u011funlu\u011fu kapitalist zihniyete de tenezz\u00fcl etmez konumdayd\u0131.<br \/>S\u00f6ylenmesi gereken, kapitalizmin t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imlerinden t\u0131pk\u0131 mal, para spek\u00fclasyonundan k\u00e2r-sermaye sa\u011flamas\u0131 gibi istifade etmesidir. T\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnce formlar\u0131n\u0131 tart\u0131ya vurarak \u00e7\u0131kar\u0131na olanlar\u0131 yeni felsefe veya din okullar\u0131 bi\u00e7iminde istifleyip, liberalizm ve pozitivizm ad\u0131 alt\u0131nda piyasaya yeniden s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Daha hazin olan\u0131, yeni bir kuma\u015f gibi m\u00fcthi\u015f bir k\u00e2r oran\u0131yla satmay\u0131, yani hak\u00eem zihniyet durumuna getirmeyi, ta\u015f\u0131rma ustal\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya kurnazl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sergilemeyi ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>Kapitalizmin zihniyet tan\u0131mlanmas\u0131 \u00e7e\u015fitli a\u00e7\u0131lardan yap\u0131labilir. Ba\u015fta yap\u0131lmas\u0131 gereken eklektik, her kal\u0131ba giren, aldat\u0131c\u0131 riski y\u00fcksek, bir yandan en kat\u0131 dinsel dogmalardan daha dogmatik, en soyut felsefelerden daha sa\u00e7ma, spek\u00fclatif, put\u00e7ulu\u011fun bile asla d\u00fc\u015fmedi\u011fi kadar s\u0131\u011f put\u00e7uluk olan pozitivizm ve liberalizm olarak tan\u0131mlamakt\u0131r. Pozitivizmle bilimi i\u011fdi\u015f edip inan\u00e7 ve ahlak d\u00fcnyas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131rken, liberalizmle de toplumun can\u0131na okuyan bireycili\u011fi soyk\u0131r\u0131ma kadar t\u0131rmand\u0131ran ulus-devlet\u00e7i tanr\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hi\u00e7bir dini zihniyet kapitalizm zihniyeti kadar sava\u015f, bask\u0131 ve i\u015fkence do\u011furmad\u0131. Hi\u00e7bir toplum bireyi kapitalizmin zafer kazand\u0131\u011f\u0131 toplumdaki birey zihni kadar sorumsuz, \u00e7\u0131kar d\u00fc\u015fk\u00fcn\u00fc, zalim, soyk\u0131r\u0131mc\u0131, asimilasyonist, diktat\u00f6r do\u011furmad\u0131.<br \/>Mal ve para d\u00fcnyas\u0131 \u00fczerine kurulan tekel sistemi olarak kapitalizm, g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki finans\u00e7\u0131 zihniyetini in\u015fa ederken, insan toplumunu hi\u00e7bir nemrut veya firavunun yapmay\u0131 akl\u0131ndan ge\u00e7iremeyece\u011fi zihniyet kal\u0131plar\u0131na ba\u011flar ve en a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k putlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda k\u00fcresel insanl\u0131\u011f\u0131 secdeye kapand\u0131r\u0131rken, sadece zihinsel iflas ve \u00e7\u00fcr\u00fcmeden bahsedilebilir.<br \/>Kapitalizmin zihniyet i\u00e7eri\u011fini biraz daha yak\u0131ndan g\u00f6zlemlemek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem arz etmektedir.<br \/>\u00d6ncelikle \u015funu belirtmeliyim ki, kapitalizmin tek boyutlu tan\u0131mlamalar\u0131 sistemin a\u011f\u0131r etkisi alt\u0131ndaki zihniyet \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n bir sonucudur. En anti-kapitalistler olan ve bilimsel sosyoloji yapt\u0131klar\u0131n\u0131 idea eden Marksistler ve anar\u015fistlerde de bu t\u00fcr yorumlar\u0131 g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<br \/>Marks\u2019\u0131n bizzat kendisinin ekonomik altyap\u0131y\u0131 t\u00fcm hukuki, siyasi ve ideolojik formlar\u0131n izah\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131na yerle\u015ftirmesi, belki de u\u011fruna \u00e7ok b\u00fcy\u00fck sava\u015flar verilen sosyalizmin ba\u015far\u0131l\u0131 olamay\u0131\u015f\u0131n\u0131n temel nedenlerinin ba\u015f\u0131nda gelmektedir. \u015eu hususu iyi bilmek gerekir ki, hi\u00e7bir insan toplulu\u011fu zihniyet formunu uzun s\u00fcre tan\u0131madan, denemeden, maddi hayat (ekonomik ya\u015fam) tarz\u0131n\u0131 in\u015fa edip sistemle\u015ftiremez. Zihniyet geli\u015fimini karanl\u0131kta b\u0131rakarak yap\u0131lan sistem analizleri, bizzat bu sistemlerin hegemonyas\u0131na hizmet etmekten kurtulamaz. \u00c7ok kar\u015f\u0131t temelde olu\u015fturulsa da b\u00f6yledir. Verili h\u00e2kim sistemler \u00f6ncelikle bu h\u00e2kimiyetlerini zihniyet ve siyasi kurumla\u015fmayla garantiye al\u0131rlar. Maddi hayat ancak bu \u00e7er\u00e7evede d\u00fczenlenebilir. Marks\u2019\u0131n \u201cHegel diyalekti\u011fini do\u011frultuyorum  ideas\u0131, san\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine kendisinin do\u011frulanmas\u0131 de\u011fil, vahim yan\u0131lg\u0131s\u0131d\u0131r. Art\u0131k iyice anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, metafizik d\u00fc\u015f\u00fcncenin doruk noktas\u0131 olarak Hegel idealizmi, Alman ulus-devletine giden yolda temel kilometre ta\u015flar\u0131ndan biridir. Daha \u00f6ncesinde Luther (Protestan ideolojik in\u015fac\u0131s\u0131), E. Kant (kat\u0131 nesnelcili\u011fe kar\u015f\u0131 \u00f6znelli\u011fi, k\u0131smen ahlakili\u011fi dikkate al\u0131r) gelir. Asl\u0131nda Karl Marks da paradoksal g\u00f6z\u00fckse de bu \u00e7izgiyi proleter, anti-kapitalist sistem ad\u0131 alt\u0131nda s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sonu\u00e7, Alman ideolojisinin (zihniyetinin) fa\u015fizmle ve Hitler tarz\u0131 \u00f6nderliklerle sonu\u00e7lanmas\u0131d\u0131r. <br \/>Bu tehlikeyi zihniyet sorununda en iyi fark eden de Alman Filozof Nietzsche olmu\u015ftur. Nietzsche tarz\u0131 zihniyet \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ger\u00e7ek bir kapitalist modernite kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Geli\u015ftirilip siyaset felsefesi ve prati\u011fine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclememesi b\u00fcy\u00fck bir eksikliktir. Gecikmi\u015f olarak Frans\u0131z filozoflar\u0131n (Deleuze, Guattari, M. Foucault, vb.), \u0130talyan Gramsci\u2019nin \u00e7abalar\u0131 \u00e7ok yetersizdir ve siyasi kurumla\u015fmaya d\u00f6k\u00fclmemi\u015ftir. Reel sosyalizmle zaten ba\u015far\u0131lan, kapitalist modernizmin sol ad\u0131 alt\u0131nda en az\u0131ndan y\u00fcz elli y\u0131ll\u0131k objektif su\u00e7 ortakl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Sovyet Rusya ve \u00c7in deneyimi bu yarg\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7arp\u0131c\u0131 do\u011frulanmas\u0131d\u0131r. \u0130lgili b\u00f6l\u00fcmlerde bu konuyu kapsaml\u0131ca ele almay\u0131 umuyorum.<br \/>Anar\u015fistlerden \u00f6zellikle ilk klasikler olan Proudhon, Bakunin ve Kropotkin ba\u015fta olmak \u00fczere, kapitalizmin do\u011fu\u015funa y\u00f6nelik ele\u015ftirileri bir\u00e7ok noktada daha ayd\u0131nlat\u0131c\u0131d\u0131r. \u0130deolojik ve siyasi boyutu daha iyi g\u00f6rebiliyorlard\u0131. Fakat do\u011fru bir siyasi felsefe ve kurumla\u015fmay\u0131 ba\u015faramay\u0131\u015flar\u0131, ahlak ve tarih konusundan bihaber olmalar\u0131 onlar\u0131 da son tahlilde kapitalizme bir ideolojik meta olmaktan kurtaramam\u0131\u015ft\u0131r. Yine \u015funu belirtmeliyim ki, bir zihniyet \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yetkin siyaset, ahlak, tarih ve pratik \u00e7al\u0131\u015fmayla b\u00fct\u00fcnle\u015ftirilmedik\u00e7e, kar\u015f\u0131t\u0131 taraf\u0131ndan kullan\u0131lmaktan, ya yok edilerek ya da asimile edilerek etkisizle\u015ftirilmekten kurtulamaz. Ne ac\u0131d\u0131r ki, anti-kapitalist zihniyet \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na gelen de, tarihte \u00e7ok \u00f6rne\u011fini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz (ba\u015fta H\u0131ristiyanl\u0131k, Budizm, Zerd\u00fc\u015ftl\u00fck, Manicilik) ayn\u0131 kaderi payla\u015fmak olmu\u015ftur. Hemen belirtmeliyim ki, bu \u00f6\u011fretilerin bo\u015fa gitti\u011fini, kaderden kurtulunamayaca\u011f\u0131n\u0131 iddia etmiyorum. B\u00f6yle olsayd\u0131, zaten ne bu sat\u0131rlar yaz\u0131l\u0131rd\u0131, ne de \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ahlak\u0131na anlam verilirdi. Yapt\u0131\u011f\u0131m bir ele\u015ftiridir.<br \/>E\u011fer g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, daha do\u011frusu tarihsel b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde uygarl\u0131\u011f\u0131n son evresi (tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle) olan kapitalizme ve tarihsel dayanaklar\u0131na kar\u015f\u0131 ba\u015far\u0131l\u0131 bir alternatif sisteme ula\u015f\u0131lmak isteniyorsa, tam bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde zihniyet \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n yol g\u00f6stericili\u011finde siyaset felsefesi, siyaset kurumla\u015fmas\u0131 ve maddi hayat eylemleri i\u00e7 i\u00e7e a\u015fkla d\u00f6\u015fenmek durumundad\u0131r.<br \/>Kapitalist sistem hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131nda siyasi ve askeri zorun yeri \u00f6nemli olmakla birlikte, esas ayakta tutan\u0131 toplumun k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisiyle teslim al\u0131nmas\u0131, hatta fel\u00e7li hale getirilmesidir. Denilebilir ki, sistemin etkisindeki topluluk zihniyetleri insana yak\u0131n maymunlardan daha geri ve oynat\u0131lmaya m\u00fcsait hale getirilmi\u015ftir. Hayvanat bah\u00e7elerindeki d\u00fczen, asl\u0131nda t\u00fcm toplumun hayvanat bah\u00e7esi tarz\u0131nda d\u00fczenlendi\u011fine dair \u00e7ok ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 bir \u00f6rnektir. Nas\u0131l hayvanat bah\u00e7esindeki hayvanlar seyirlikse (g\u00f6steri unsurlar\u0131), toplumun da bir g\u00f6steri toplumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc bir\u00e7ok filozof\u00e7a tespit edilmi\u015ftir ve dillendirilmektedir. Ba\u015fta \u00fc\u00e7 (S)\u2019ler, seks end\u00fcstrisi, pe\u015fi s\u0131ra ve i\u00e7 i\u00e7e spor ve sanat-k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrileri geni\u015f bir medyatik reklam kampanyas\u0131yla yo\u011fun ve s\u00fcrekli olarak duygusal ve analitik zek\u00e2y\u0131 bombalayarak, tamamen i\u015flevsizle\u015ftirerek, g\u00f6steri (tema\u015fa eden) toplumunun zihniyet fethi tamamlanm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>Bu toplum, teslim al\u0131nmaktan da daha k\u00f6t\u00fc, sistemin diledi\u011fi gibi sevk ve idare etti\u011fi toplumdur. Asl\u0131nda fa\u015fizmin ilk g\u00f6steri toplum deneyimi yenilmedi. Eleba\u015flar\u0131 tasfiye edildi. Fakat sistem so\u011fuk sava\u015f ve sonras\u0131nda t\u00fcm topluluklara ulus-devletle ve k\u00fcresel finans \u015firketleriyle egemen k\u0131l\u0131nd\u0131. Ya\u015fan\u0131lan d\u00f6nem S\u00fcmer, M\u0131s\u0131r, Hint, \u00c7in ve Roma ba\u015fta olmak \u00fczere, g\u00fc\u00e7l\u00fc imparatorluk sistemlerinin toplumlar \u00fczerindeki fethini katbekat geride b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizmin imparatorluk a\u015famas\u0131 hegemonyas\u0131n\u0131n (daha \u00f6nceki s\u00f6m\u00fcrgecilik ve emperyalizm a\u015famalar\u0131) zirvesi olup, her ne kadar objektif olarak kaotik ve \u00e7\u00fcr\u00fcme belirtilerini yo\u011funca ya\u015fasa da, sistemin toplumla \u00e7ok oynayarak, yani zihni hegemonyay\u0131 i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz hale getirerek bu ger\u00e7ekli\u011fi telafi etmek istedi\u011fi \u00e7ok iyi anla\u015f\u0131lmak durumundad\u0131r. <br \/>Bu noktaya gelinmesinde, de\u011finildi\u011fi gibi cinselli\u011fin (seksin) end\u00fcstrile\u015ferek sunulmas\u0131 belirleyici etkenlerdendir. \u0130nsanlar ba\u015far\u0131y\u0131 seks g\u00fcc\u00fcnde arar hale sokulmu\u015ftur. H\u00e2lbuki cinsellik t\u00fcm canl\u0131larda ya\u015fam\u0131 fark etmede ve onu sonsuzla\u015ft\u0131rmada \u00f6\u011fretici bir etkinlik i\u015flevindedir. Tek h\u00fccreli canl\u0131lardan tutal\u0131m insan t\u00fcr\u00fcne kadar cinselli\u011fin i\u015flevini bu bi\u00e7imde tan\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla anlaml\u0131 ve hatta kutsald\u0131r. \u0130nsan topluluklar\u0131 da tarih boyunca bu tarz bir yorumu esas alm\u0131\u015flard\u0131r. T\u00fcm antropolojik ara\u015ft\u0131rmalar bu yorumu do\u011frulamaktad\u0131r. E\u011fer metala\u015ft\u0131r\u0131lamayacak (end\u00fcstrile\u015ftirilemeyecek) bir ili\u015fki veya ili\u015fkiler varsa, bunlar\u0131n ba\u015fta geleni cinsel ili\u015fki olmak durumundad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ya\u015fam\u0131n kutsall\u0131\u011f\u0131yla, y\u00fcceli\u011fiyle, s\u00fcreklili\u011fiyle ilgilidir. Daha \u00e7ok da sapt\u0131r\u0131l\u0131p di\u011fer ya\u015famlar\u0131 tehdit etmeme sorumlulu\u011fuyla bezelidir.<br \/>Cinsel istismar, denilebilir ki, sistemin en temel hegemonik ara\u00e7lar\u0131ndand\u0131r. Sadece metala\u015ft\u0131r\u0131larak dev bir end\u00fcstriye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmemi\u015ftir  toplumda Hint fallus tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131n\u0131 hem yozla\u015ft\u0131r\u0131p hem de k\u0131rk kat geride b\u0131rakan bir erkek egemen cinsiyet\u00e7ilik dini haline getirilmi\u015ftir. \u00d6zellikle her erkekte bu yeni dini g\u00f6sterge ba\u015fta edebiyat olmak \u00fczere sanat\u0131n ba\u015f k\u00f6\u015fesine oturtularak tam bir uyu\u015fturucu araca d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Kimyasal uyu\u015fturucular bu yeni cinsellik dini kar\u015f\u0131s\u0131nda solda s\u0131f\u0131r gibi kalm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcm toplum bireyleri medyatik reklam (sadece alelade reklam de\u011fil) kampanyalar\u0131yla bir cinsel sap\u0131k haline getirilmi\u015ftir. Gen\u00e7, ya\u015fl\u0131, hatta \u00e7ocuk fark etmiyor  herkes kullan\u0131l\u0131yor. Kad\u0131n en geli\u015fkin seks nesnesine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Her zerresi seks \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmasa sanki para etmeyecekmi\u015f gibi bir zihniyete mahk\u00fbm edilmi\u015ftir. Kutsal aile oca\u011f\u0131 bir seks derg\u00e2h\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Kutsal ana ve tanr\u0131\u00e7al\u0131ktan geriye i\u015fe yaramaz, bir k\u00f6\u015feye at\u0131lan \u2018kocakar\u0131lar\u2019 kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7ok hazin ve ac\u0131 verici bir durum. Suni d\u00f6llenmeyle kad\u0131n\u0131n tam bir seks arac\u0131 olma s\u00fcreci zirveye t\u0131rmand\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>Tersi bir konum da sistem gere\u011fi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 dayan\u0131lmaz boyutlara ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6z\u00fcnde bir ataerkil toplum gelene\u011fi olan ba\u015fta erkek olmak \u00fczere \u00e7ok \u00e7ocuklu olma, sa\u011fl\u0131k tekniklerinin devreye sokulmas\u0131yla alt tabaka kad\u0131nlar\u0131nda \u00e7ocuk do\u011fum makinesi rol\u00fcne indirgenmi\u015ftir. B\u00f6ylelikle zor olan \u00e7ocuk yeti\u015ftirilmesi de yoksullara y\u00fcklenerek, bir yandan gen\u00e7 i\u015f\u00e7i ihtiyac\u0131 gideriliyor, di\u011fer yandan i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz bir aile yozla\u015fmas\u0131 yarat\u0131l\u0131yor. Bir ta\u015fla birka\u00e7 ku\u015f vuruluyor. \u00dcst tabaka kad\u0131n ve erke\u011fi art\u0131k suni bebek, \u00fcvey evlat ve hayvan beslemeyle evlat kavram\u0131n\u0131 yozla\u015ft\u0131rarak eksikli\u011fini giderirken, sonuna kadar seksi kalmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131p yeni seks dinini rit\u00fcelle\u015ftirerek bayg\u0131nla\u015f\u0131yorlar. Sonu\u00e7, alt\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131lamaz anlams\u0131z bir n\u00fcfus, tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir i\u015fsizlik ve \u00e7evre bunal\u0131m\u0131n\u0131n insan y\u00fck\u00fcn\u00fc ta\u015f\u0131yamaz bir konuma getirilmi\u015f bulunmas\u0131d\u0131r. Bu sorunla nas\u0131l ba\u015f edilmesi gerekti\u011fini daha \u00e7ok \u2018\u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi\u2019nde i\u015flemeyi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc belirtmeliyim.<br \/>K\u00fclt\u00fcr\u00fcn end\u00fcstrile\u015fmesi, di\u011fer bir deyi\u015fle yayg\u0131n metasal \u00fcretimi de k\u00f6leli\u011fin en etkin ara\u00e7lar\u0131ndan ikincisidir. K\u00fclt\u00fcr dar anlam\u0131yla toplumlar\u0131n zihniyet d\u00fcnyas\u0131n\u0131 ifade eder. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f, be\u011feni ve ahlak \u00fc\u00e7 temel konusudur. K\u00fclt\u00fcr unsurlar\u0131n\u0131n sistem dahilinde siyasi ve ekonomik iktidar taraf\u0131ndan ku\u015fat\u0131l\u0131p sat\u0131n al\u0131nmalar\u0131 y\u00fczy\u0131llar\u0131n i\u015fidir. T\u00fcm uygarl\u0131k tarihinde k\u00fclt\u00fcr unsurlar\u0131n\u0131 ba\u011flamak me\u015fruiyetleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan vazge\u00e7ilmezdir. Ekonomik ve iktidar erkleri erkenden bu hususu fark edip tedbir almakta asla gecikmezler. K\u00fclt\u00fcr\u00fcn iktidarca asimilasyonu, hiyerar\u015filerin kurulu\u015f d\u00f6nemlerine kadar gider. Esas y\u00f6netim ara\u00e7lar\u0131d\u0131r. K\u00fclt\u00fcrel hegemonya olmazsa, ekonomik ve iktidar tekelleri y\u00f6netemezler. Zora ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye dayal\u0131 sistemler zorla olsa olsa k\u0131sa s\u00fcreli talanlarla varl\u0131klar\u0131n\u0131 ayakta tutabilirler ki, talan edilecek bir \u015fey kalmay\u0131nca ya birbirlerine girerler ya da y\u0131k\u0131l\u0131p da\u011f\u0131l\u0131rlar.<br \/>Kapitalist uygarl\u0131kta k\u00fclt\u00fcr\u00fcn rol\u00fc hayatidir. T\u00fcm toplumsal alanlar\u0131n zihniyet toplam\u0131 olarak k\u00fclt\u00fcr, \u00f6nce asimile edilip (ekonomik ve siyasi iktidara uyarlama) sonra da yayg\u0131nca ve yo\u011funca t\u00fcm d\u00fcnya topluluklar\u0131na (uluslar, halklar, ulus-devletler, sivil toplum ve \u015firketler) ta\u015f\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in bir end\u00fcstri haline getirilir. Edebiyat, bilim, felsefe, sanat\u0131n di\u011fer alanlar\u0131, tarih, din ve hukuk gibi belliba\u015fl\u0131 alanlar objele\u015ftirilerek metala\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Kitap, film, gazete, TV, internet, radyo gibi ara\u00e7lar bu end\u00fcstrinin metalar\u0131 olarak i\u015flev g\u00f6r\u00fcrler. Burada k\u00fclt\u00fcrel metalar dev bir maddi kazanca yol a\u00e7makla birlikte, esas tahripk\u00e2r i\u015flevlerini zihinsel tutsakl\u0131\u011f\u0131 tarihte e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f boyutlarda ger\u00e7ekle\u015ftirip, s\u0131\u011f\u0131rdan beter s\u0131n\u0131f, ulus, a\u015firet ve her t\u00fcr cemaat, anlam\u0131n\u0131 yitirmi\u015f, \u00f6zce amorf, \u015fekilsiz ve maymun i\u015ftahl\u0131 bir K\u0130TLE olu\u015fturarak oynarlar. Ba\u015f mimarlar\u0131 ulus-devletler, k\u00fcresel \u015firketler ve medya tekelleridir. Para kazanmak ve t\u00fcketmek d\u0131\u015f\u0131nda toplumun hi\u00e7bir \u015feyi onlar\u0131 esas olarak ilgilendirmemektedir. En yoksulla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f kesimler bile bir g\u00fcn \u00e7ok kazanarak diledi\u011fince ya\u015fama amac\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnemez k\u0131l\u0131nm\u0131\u015flard\u0131r. <br \/>Yoksulla\u015ft\u0131r\u0131lman\u0131n bir k\u00fclt\u00fcrel olgu olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131na dikkat edelim. Be\u011fenmedi\u011fimiz orta\u00e7a\u011flar bile yoksulla\u015fmay\u0131 isyan nedeni bellerken, resmi k\u00fclt\u00fcrel hegemonya alt\u0131nda \u00fccrete kavu\u015fmay\u0131 ama\u00e7 haline getirme sistemin k\u00fclt\u00fcrel zaferini g\u00f6sterir. <br \/>K\u00fclt\u00fcrel end\u00fcstrinin i\u00e7 i\u00e7e oldu\u011fu seks end\u00fcstrisiyle birlikte sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 egemenli\u011fin, dolay\u0131s\u0131yla tutsakl\u0131\u011f\u0131n en vahim yan\u0131 g\u00f6n\u00fcll\u00fcce ya\u015fanmas\u0131, hatta \u00f6zg\u00fcrl\u00fck patlamas\u0131 olarak adland\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. Bunun y\u00f6netimin en g\u00fc\u00e7l\u00fc dayana\u011f\u0131, me\u015fruiyet arac\u0131 oldu\u011fu kesindir. Kapitalizmin imparatorluk a\u015famas\u0131 ancak k\u00fclt\u00fcrel end\u00fcstriyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla k\u00fclt\u00fcrel hegemonyac\u0131l\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 m\u00fccadele en zorlu zihniyet m\u00fccadelesini gerektirir. Bu sistemin fetih, asimilasyon ve end\u00fcstrile\u015ftirerek y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc k\u00fclt\u00fcrel sava\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 m\u00fccadele hem i\u00e7erik hem form olarak geli\u015ftirilip \u00f6rg\u00fctlendirilmedik\u00e7e, hi\u00e7bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokrasi m\u00fccadelesinin ba\u015far\u0131 \u015fans\u0131 yoktur. Bu y\u00f6nl\u00fc sorunlar\u0131 da kapsaml\u0131 olarak \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi\u2019nde tart\u0131\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m.<br \/>Spor toplumlarda ba\u015flang\u0131c\u0131ndan beri kat\u0131l\u0131m i\u00e7in bir haz\u0131rl\u0131k oyunu olarak i\u015flev kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Spor oyunlar\u0131 ya\u015fama ba\u015far\u0131yla kat\u0131l\u0131m i\u00e7in d\u00fczenlenir. Bir nevi toplumsall\u0131\u011fa al\u0131\u015ft\u0131rma rol\u00fcn\u00fc oynarlar. \u00d6zellikle Roma \u0130mparatorlu\u011funun \u00e7\u00fcr\u00fcme a\u015famas\u0131ndan itibaren sporun yeni yeni end\u00fcstrile\u015fti\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. Gladyat\u00f6rl\u00fck kurumu b\u00f6yledir.<br \/>Kapitalizm ba\u015ftan itibaren sporu da iktidarla b\u00fct\u00fcnle\u015ftirip (profesyonelle\u015fme) amat\u00f6r \u00f6z\u00fcn\u00fc y\u0131karak end\u00fcstrile\u015fmeyi dayatm\u0131\u015ft\u0131r. Metala\u015ft\u0131r\u0131lan di\u011fer \u00f6nemli bir uyu\u015fturma alan\u0131d\u0131r. Topluma \u00fcst\u00fcn moralli ve fiziki dayan\u0131kl\u0131l\u0131k temelinde kat\u0131l\u0131m yerine, para kazanma, bunun i\u00e7in rekabeti \u00e7\u0131lg\u0131nca k\u00f6r\u00fckleme, toplumu pasif seyirciye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme ge\u00e7erli k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Arena k\u00fclt\u00fcr\u00fc (aslanlara yem olma ve gladyat\u00f6r cinayetleri) t\u00fcm spor alanlar\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Rekor ve alk\u0131\u015f iki h\u00e2kim imgedir. Tak\u0131m\u0131 olmak, dini ve felsefesi olmaktan daha \u00f6nemli hale gelmi\u015ftir. Tak\u0131m tutma tam bir hastal\u0131k haline gelmi\u015ftir. B\u00f6ylelikle y\u00f6netimler i\u00e7in kolay y\u00f6netmenin yetkin bir arac\u0131na daha ula\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin futbolun y\u00f6netimler i\u00e7in oynad\u0131\u011f\u0131 rol\u00fc hangi din veya felsefe oynayabilir?<br \/>Kaba bir de\u011ferlendirmeyle \u00fc\u00e7 (S)\u2019ler end\u00fcstriye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclerek y\u00f6netim sanat\u0131n\u0131n zirvesine ula\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fcresel sermaye y\u00f6netimi, ulus-devlet iktidar\u0131 \u00fc\u00e7 (S) end\u00fcstri haline getirilmeden ger\u00e7ekle\u015ftirilemez. Tekrar belirtmeliyim ki, olgu olarak cinsellik, k\u00fclt\u00fcr ve spor kendi ba\u015f\u0131na k\u00f6t\u00fclenip ele\u015ftirilmiyor. Toplumsal olu\u015fum ve s\u00fcreklili\u011fin en hayati alanlar\u0131 olarak yozla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p end\u00fcstrile\u015fmeleri ele\u015ftiriliyor.<br \/>Kapitalizmin zihniyet hegemonyas\u0131nda temelde medya organlar\u0131nca y\u00fcr\u00fct\u00fclen sanal d\u00fcnya, di\u011fer \u00e7ok \u00f6nemli bir zihinsel ara\u00e7t\u0131r. Ya\u015fam\u0131n sanalla\u015fmas\u0131, analitik akl\u0131n en u\u00e7 s\u0131n\u0131rlara varmas\u0131d\u0131r. Sava\u015f gibi en deh\u015fetli bir olay bile sanal olarak sunuldu\u011funda, ahlak\u0131 tek ba\u015f\u0131na y\u0131kmas\u0131 i\u015ften bile de\u011fildir. \u0130nsan beden ve zihninin deneyimlemedi\u011fi ya\u015fama eskiden beri sahte ya\u015fam denirdi. Sanal ismi tak\u0131lmakla ya\u015fam sahte olmaktan kurtulamaz. Sanal ya\u015fam\u0131 olanakl\u0131 hale getiren teknik geli\u015fim kendi ba\u015f\u0131na su\u00e7lanm\u0131yor. \u0130stismar\u0131 bir kere daha kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar\u0131p, bireyin zihnini fel\u00e7 eden \u00f6zelli\u011fiyle de\u011ferlendiriliyor. Ba\u015f\u0131bo\u015f teknoloji en tehlikeli silaht\u0131r. Kapitalizmin tekni\u011fe h\u00e2kimiyeti ve milyarlar\u0131 y\u00f6netme ihtiyac\u0131 sanal ya\u015fam\u0131 zorlayan esas etkendir. Ya\u015fam art\u0131k ya\u015fanm\u0131yor. S\u00fcrekli sanalla\u015f\u0131yor. Bir nevi ayakta \u00f6l\u00fcm oluyor. Sim\u00fclakrlar sanal ya\u015fam\u0131n en somut halidir. Her olay\u0131, ili\u015fkiyi, eseri sim\u00fcle etmekle insan bilgilenmez. Aptalla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. T\u00fcm uygarl\u0131k eserlerinin taklidi yap\u0131lmakla bir geli\u015fme sa\u011flanm\u0131yor  taklit k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn hegemonyas\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiriliyor. Ya\u015fam\u0131n \u00f6z\u00fcnde yatan farkl\u0131la\u015fma asla tekrara dayanmaz. Tarih bile tekerr\u00fcr etmez. Taklit, geli\u015fmenin z\u0131dd\u0131d\u0131r. Sanal ya\u015fam ise s\u0131n\u0131rs\u0131z taklide dayan\u0131r. Herkes birbirini taklit ederek birbirine benzetilir. B\u00f6ylelikle koyun s\u00fcr\u00fcleri yarat\u0131l\u0131r. Finans \u00e7a\u011f\u0131 sanal ya\u015fam olmadan ya\u015fayamaz. Ancak s\u0131n\u0131rs\u0131z aptalla\u015fmayla y\u00fcr\u00fcyebilir ki, o da sahte, sanal ya\u015famla ger\u00e7ekle\u015ftirilir.<br \/>Buna kar\u015f\u0131l\u0131k vermek, \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam\u0131n en temel g\u00f6revidir. \u00d6zg\u00fcr ya\u015fam\u0131 tan\u0131mlamak, \u00f6rg\u00fctlemek, toplumlar\u0131n ayakta durmalar\u0131 i\u00e7in olmazsa olmazlardand\u0131r. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck sosyolojisinin en \u00e7ok cevapland\u0131rmas\u0131 gereken sorunlar bu sahadad\u0131r. <br \/>Sistemin bu ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 birka\u00e7 y\u00f6nden yorumlayabiliriz.<br \/>Birincisi, toplumun ahlak ve dinle i\u015flevsel ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 gev\u015fetmesi, laik hukukla ikinci plana indirip kendine tabi k\u0131lmas\u0131d\u0131r. Din ve ahlak sisteme hizmet etti\u011fi oranda b\u0131rak\u0131l\u0131yor. Hukuk ve laiklik \u00f6z\u00fcnde toplumsal denetimin kapitalist iktidara ge\u00e7i\u015f ara\u00e7lar\u0131d\u0131r. Eski toplumun hem aristokratik kesimlerini, hem serflerini sermaye ve i\u015fg\u00fcc\u00fcne alan, rezerv olu\u015fturmak i\u00e7in hukuk ve laiklik silahlar\u0131yla tasfiye ediyor. T\u00fcm\u00fcyle ortadan kald\u0131rm\u0131yor. Uygarl\u0131k taraf\u0131ndan olduk\u00e7a kullan\u0131lan ara\u00e7lar olduklar\u0131 i\u00e7in, uygarl\u0131\u011f\u0131n son s\u00f6z\u00fc olarak kendisine de \u00e7ok laz\u0131md\u0131r. Fakat ekonomik ve siyasi iktidar\u0131na ortak olmamak, engel koymamak kayd\u0131yla. Dinde reform ve hukuk devleti, bu i\u015flevle kapitalist modernitenin temel g\u00f6stergeleri haline geliyor. Kapitalist ekonomi ve toplum haline ge\u00e7i\u015fin iki temel arac\u0131 olmak gibi asli rollerini oynuyorlar. Sistemin zihniyet problemlerinin \u00e7\u00f6z\u00fcm arac\u0131d\u0131rlar ayn\u0131 zamanda.<br \/>\u0130kincisi, \u2018bilimsel y\u00f6ntem\u2019dir. Nesne-\u00f6zne ayr\u0131m\u0131 zihniyet hegemonyas\u0131n\u0131n adeta kilididir. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte bilimsel y\u00f6ntemin vazge\u00e7ilmezi olan nesnellik ilkesi, asl\u0131nda \u00f6znelcili\u011fin h\u00e2kimiyeti i\u00e7in gerekli bir \u00f6n a\u015famad\u0131r. Y\u00f6netmek i\u00e7in \u00f6zne olmak gerekir. Do\u011fal olarak y\u00f6netilenlere d\u00fc\u015fen rol nesne olmakt\u0131r. Nesne olmak e\u015fyala\u015fmak, e\u015fya gibi y\u00f6netilmektir. E\u015fya, dolay\u0131s\u0131yla do\u011fa olarak nesne, \u00f6znenin diledi\u011fi gibi y\u00f6netme erki haline geli\u015finin y\u00f6ntemsel ifadesidir. Hem de bilimin ament\u00fcs\u00fc olarak. \u00d6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131n Eflatun\u2019a kadar giden bir k\u00f6keni vard\u0131r. Eflatun\u2019un \u00fcnl\u00fc \u2018idea\u2019lar d\u00fcnyas\u0131yla basit yans\u0131malar ikilemi benzer t\u00fcm ayr\u0131mlar\u0131n temelidir. Bunun mitolojik temelini ise harikulade bi\u00e7imde S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r toplumlar\u0131nda g\u00f6zlemliyoruz. \u00dcst hiyerar\u015finin tanr\u0131sal y\u00fckseli\u015fi, y\u00fcceltili\u015fi, alt\u0131ndakilerin ise kulla\u015ft\u0131r\u0131lmalar\u0131 asli k\u00f6kenidir. Yaratan-yarat\u0131lan, y\u00f6neten-y\u00f6netilen ikileminin zihinsel ifadesi tanr\u0131-kul, kelam-e\u015fya, m\u00fckemmel idealar-basit yans\u0131malar bi\u00e7iminde geli\u015fe geli\u015fe \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131na var\u0131yor. Ruh-beden ayr\u0131m\u0131 da bu kapsamdad\u0131r. Bunun siyasi anlam\u0131 demokrasinin ink\u00e2r\u0131, oligar\u015fi ve monar\u015finin \u00f6n\u00fcn\u00fcn a\u00e7\u0131lmas\u0131d\u0131r.<br \/>Kapitalizmle analitik zihnin en hilek\u00e2r ve komplocu bi\u00e7imlere b\u00fcr\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc iyi anlamak gerekir. Borsa bu ger\u00e7ekli\u011fin en \u00e7arp\u0131c\u0131 ifadesidir  spek\u00fclatif (kurgusal) zek\u00e2n\u0131n m\u00fcthi\u015f k\u00e2r getiren alan\u0131d\u0131r. Spek\u00fclasyon ve kurgusal zek\u00e2 sistemde ikiz karde\u015f haline gelirler. Politika ve askeri alanda da \u00f6yledir. Sava\u015f hilek\u00e2rl\u0131k ve kurnazl\u0131k \u00fczerine kuruludur. Avc\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn zirvesi oluyor. Kurgusal zek\u00e2 borsa, politika ve askeri alanlarda hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar manip\u00fclasyon ve komplo arac\u0131 haline gelmi\u015ftir. Vicdan ve duyguya zerre kadar yer vermez. Bir anda n\u00fckleer ve di\u011fer deh\u015fet bombalar\u0131yla canlar kavrulurken, di\u011fer bir alanda birka\u00e7 g\u00fcnde ter d\u00f6kmeden milyarlar kazan\u0131labilir. Denilebilir ki, kapitalizm b\u00fct\u00fcn \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131yla borsa, politika ve sava\u015fta zihniyetini a\u00e7\u0131\u011fa vurur. Kapitalizmin k\u00e2r u\u011fruna \u00e7i\u011fnemeyece\u011fi hi\u00e7bir insanl\u0131k de\u011feri ve duygusu yoktur. <br \/>H\u00e2lbuki ya\u015fam\u0131n olmazsa olmaz\u0131 duygusal zek\u00e2d\u0131r. Bu zek\u00e2 t\u00fcr\u00fcnden kopulduk\u00e7a, ya\u015fam\u0131n anlam\u0131 giderek silinir. Ekolojik felaketler ya\u015fam \u00fczerindeki tehlikeyi bir nevi k\u0131yamet haberi gibi vermektedir. Bunun sorumlusu \u00e7arp\u0131k kullan\u0131lan kurgusal zek\u00e2n\u0131n dil, iktidar, kent, devlet, bilim ve sanatla beslene beslene k\u00fcresel Leviathan (k\u00fcresel sermayenin d\u00fcnya imparatorlu\u011fu) haline gelmesidir. Bu canavar\u0131 durdurmak, \u00e7ok kapsaml\u0131 duygusal zek\u00e2 \u00e7abas\u0131n\u0131 gerektirir. Onu zarars\u0131z hale getirmek i\u00e7in \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam \u00fczerindeki bask\u0131s\u0131n\u0131 p\u00fcsk\u00fcrtmek gerekir. Gezegeni ya\u015fanmaz hale getirmeden, onu ya\u015fayamaz hale getirmek gerekir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck sosyolojisinin temel g\u00f6revi bu ya\u015famsal eylemin teorik bak\u0131\u015f\u0131na eri\u015fmek ve do\u011fru yap\u0131lanmas\u0131n\u0131 ba\u015farmak olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrt Halk \u00d6nderi Abdullah \u00d6calan<br \/>Demokratik Uygarl\u0131k Manifestosu\u2019ndan<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<br \/>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net &#8211; www.lekolin.info <br \/>\t<br \/>\n\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Kapitalizmin do\u011fu\u015funda ak\u0131lc\u0131l\u0131k etkenine ba\u015fat rol tan\u0131n\u0131r. Bat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 diye bir kategoriye de tan\u0131k oluyoruz. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":2057,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-2056","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2056","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2056"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2056\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2057"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2056"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2056"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2056"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}