{"id":2861,"date":"2020-03-15T00:43:10","date_gmt":"2020-03-14T21:43:10","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/kapitalist-modernitenin-zamani\/"},"modified":"2020-03-15T00:43:10","modified_gmt":"2020-03-14T21:43:10","slug":"kapitalist-modernitenin-zamani","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/kapitalist-modernitenin-zamani\/","title":{"rendered":"Kapitalist Modernitenin Zaman\u0131"},"content":{"rendered":"<p>17 Aral\u0131k 2010 Cuma Saat 13:09<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Uygarl\u0131k tarihinin ilk, orta ve yeni\u00e7a\u011f bi\u00e7iminde \u00fc\u00e7e b\u00f6l\u00fcnmesi yanl\u0131\u015f de\u011fildir. \u0130htilaflar daha \u00e7ok tan\u0131mlamalar\u0131n i\u00e7eri\u011fine ili\u015fkindir. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/949-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Uygarl\u0131k tarihinin ilk, orta ve yeni\u00e7a\u011f bi\u00e7iminde \u00fc\u00e7e b\u00f6l\u00fcnmesi yanl\u0131\u015f de\u011fildir. \u0130htilaflar daha \u00e7ok tan\u0131mlamalar\u0131n i\u00e7eri\u011fine ili\u015fkindir. Savunmamda dayand\u0131\u011f\u0131m anlat\u0131m bi\u00e7imi ve i\u00e7eri\u011finin ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Kapitalizmi bir uygarl\u0131k olarak ele alman\u0131n do\u011fru olup olmad\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Benim uygarl\u0131k tart\u0131\u015fmam\u0131n temelinde uygarl\u0131\u011f\u0131n bir b\u00fct\u00fcn olu\u015fturdu\u011fu ve \u2018ana nehir\u2019 gibi bir ak\u0131\u015f d\u00fczenine sahip oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi vard\u0131r. \u015eehir, s\u0131n\u0131f ve devlet \u00fc\u00e7geni \u00fczerinde hareketlenir. Bu \u00fc\u00e7genin ald\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imler uygarl\u0131\u011f\u0131n da bi\u00e7imini belirler. S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilk klasik bi\u00e7im, Grek-Romen, \u0130slam ve H\u0131ristiyanl\u0131k d\u00f6nemini olgunluk d\u00f6nemi, Avrupa uygarl\u0131k d\u00f6nemini ise \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f ve kaos olarak de\u011ferlendirebiliriz.\u00a0<\/p>\n<p>Yapmak durumunda oldu\u011fum bir ayr\u0131m da Demokratik Uygarl\u0131k boyutudur. Ana nehir uygarl\u0131\u011f\u0131nda bulunmakla birlikte ayn\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamaz. Kald\u0131 ki, uygarl\u0131k son derece \u00e7eli\u015fkili bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr. Temel \u00e7eli\u015fki devlet tekelli uygarl\u0131kla devletle\u015fmemi\u015f toplumun demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndad\u0131r. Devletli uygarl\u0131kla demokrasili uygarl\u0131k aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiyi en iyi antik\u00e7a\u011fdaki iki Grek kenti aras\u0131nda g\u00f6rmekteyiz: Krall\u0131kla y\u00f6netilen Isparta ile demokrasiyle y\u00f6netilen Athena aras\u0131nda. Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131 geli\u015fti\u011finde de benzer yo\u011fun bir \u00e7eli\u015fki ya\u015fand\u0131. 14. y\u00fczy\u0131ldan 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131na kadar devlet ve kent demokrasileri aras\u0131nda ya\u015fanan yo\u011fun \u00e7at\u0131\u015fmalar, \u00f6z\u00fcnde devlet ve demokratik uygarl\u0131klar aras\u0131nda ge\u00e7mektedir.\u00a0<\/p>\n<p>Marksizmin en \u00f6nemli bir eksikli\u011fi de bu \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 dar s\u0131n\u0131f eksenli g\u00f6rmesidir. S\u0131n\u0131flar\u0131n direkt \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 analitiktir. Somut \u00e7at\u0131\u015fma toplumsal g\u00f6vdeler aras\u0131nda olur: Devlet toplumuyla demokratik toplumlar aras\u0131nda. Dar s\u0131n\u0131f bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 bilinmektedir. Kald\u0131 ki, s\u0131n\u0131rlar\u0131 hi\u00e7bir zaman kesin \u00e7izilemeyen ve her g\u00fcn ge\u00e7i\u015fler ya\u015fayabilen s\u0131n\u0131flarda as\u0131l olan i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 bilin\u00e7 durumudur, k\u00fclt\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Kendi uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131mayan veya olu\u015fturamayan s\u0131n\u0131f zaten yokluk durumundad\u0131r. Uygarl\u0131ks\u0131z s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi olmaz. Tek uygarl\u0131k i\u00e7inde iki s\u0131n\u0131f\u0131n m\u00fccadelesinin ne denli vahim bir hata oldu\u011fu Sovyet deneyiminde g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Avrupa devlet uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kal\u0131plar\u0131n\u0131 k\u0131ramad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, \u00f6zg\u00fcn bir Sovyet uygarl\u0131\u011f\u0131 olu\u015fturulamad\u0131. Kapitalist modernite kal\u0131plar\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda esas ald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, sonunda onlar gibi olmaktan kurtulamad\u0131. Tarihte bu durumun bir\u00e7ok benzeri ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n silahlar\u0131yla (uygarl\u0131k ya\u015fam tarz\u0131) sava\u015f\u0131rsan, ba\u015fkalar\u0131 gibi olursun. Bu durumlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, devrimlerin kendi uygarl\u0131k bi\u00e7imlerini belirleyememeleri ile ilgilidir.<\/p>\n<p>Kapitalist uygarl\u0131k bu anlamda dar bir kavramd\u0131r. Fakat Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131 gibi i\u00e7inde \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc demokratik \u00f6\u011feleri bulunduran bir uygarl\u0131\u011f\u0131, sanki iki s\u0131n\u0131f\u0131n (i\u015f\u00e7i-kapitalist) ortak uygarl\u0131\u011f\u0131ym\u0131\u015f gibi yans\u0131tmak da i\u00e7inde \u00e7ok yanl\u0131\u015f anlamlar bar\u0131nd\u0131r\u0131r. Tek bir Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131 yerine, demokratik ve kapitalist Avrupa ayr\u0131m\u0131 daha \u00f6\u011fretici olabilir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki AB bu iki uygarl\u0131k aras\u0131nda geli\u015ftirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan bir uzla\u015fm\u0131\u015f uygarl\u0131klar Avrupa\u2019s\u0131d\u0131r. \u0130ncelenmeye de\u011fer ilgin\u00e7 bir deneyimdir. Avrupa\u2019n\u0131n kat\u0131 devlet uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc demokratik geleneklerle, mant\u0131k ve hukuk gibi yumu\u015fak g\u00fc\u00e7lerle dengeleme zorunlulu\u011fu, uygarl\u0131\u011f\u0131n (devletli) son d\u00f6nemine ili\u015fkin tan\u0131mlamam\u0131zla (uygarl\u0131\u011f\u0131n krizlerle i\u00e7 i\u00e7eli\u011fi) uygun d\u00fc\u015fmektedir. D\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ll\u0131k yo\u011fun sava\u015flar krizli yap\u0131n\u0131n di\u011fer bir kan\u0131t\u0131d\u0131r. Yo\u011fun sistem tart\u0131\u015fmalar\u0131na Sovyet sistemi de kan\u0131tlay\u0131c\u0131 \u00f6rnek say\u0131labilir. AB\u2019nin yap\u0131s\u0131, gelece\u011fi tart\u0131\u015fmalar\u0131 tek ba\u015f\u0131na modernitenin karars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve krizden kurtulamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 yans\u0131tmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu yarg\u0131ya varmam\u0131z\u0131n temel nedeni kapitalist tekelin yap\u0131s\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. \u2018Kapital\u2019de Marks\u2019\u0131n kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 gibi, kriz sermayeyle, yani tekel i\u00e7in yap\u0131sal olmas\u0131yla ili\u015fkilidir. Sermaye birikimi ve k\u00e2r krizsiz ba\u015far\u0131lamaz. Sermaye k\u00e2rs\u0131z duramayaca\u011f\u0131na g\u00f6re krizsiz de olamaz. Devrimlerin, demokratikle\u015fmenin ve insan haklar\u0131n\u0131n s\u00fcrekli g\u00fcndemde yer almalar\u0131, sadece kendi i\u00e7 sorunlar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc de\u011fil, krize yan\u0131t arama ihtiyac\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n y\u00f6netilemez durumudur. K\u00fcresel sermaye her d\u00f6neminde d\u00fcnyay\u0131 y\u00f6netmedi  d\u00fcnyayla sava\u015ft\u0131. Do\u011fas\u0131ndaki krizden dolay\u0131 sava\u015f\u0131mlar d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda yayg\u0131nla\u015ft\u0131. Uygarl\u0131\u011f\u0131n do\u011fu\u015fuyla birlikte ilk profesyonel ordu ve sava\u015flar hep oldu. Devlet uygarl\u0131\u011f\u0131, \u00f6z\u00fc gere\u011fi, topluma egemen olmadan geli\u015femez. Egemenlik ise iktidar demektir. \u0130ktidar h\u00e2kimiyetsiz, o da zor olmadan ger\u00e7ekle\u015fmez. Hegel\u2019in tarihi \u2018kanl\u0131 mezbaha\u2019ya benzetmesi bu nedenledir.\u00a0<\/p>\n<p>Her iki \u00f6nceki uygarl\u0131\u011f\u0131n kapitalizmden farklar\u0131 s\u0131n\u0131f, kent ve devlet yap\u0131s\u0131n\u0131n niceli\u011fiyle ilintilidir. Kentler k\u00fc\u00e7\u00fck, s\u0131n\u0131flar s\u0131n\u0131rl\u0131, devletler az ve k\u00fc\u00e7\u00fckt\u00fc. Dolay\u0131s\u0131yla sava\u015flar az ve k\u0131sa s\u00fcreli olup biterlerdi. Yine de \u015fiddet, uygarl\u0131\u011f\u0131n yap\u0131sal karakteri olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00f6nemlidir. Fakat kapitalizmde kent, s\u0131n\u0131f ve devlet t\u00fcm toplumu yuttu\u011fu gibi, \u00e7evreyi de, yerin alt\u0131n\u0131 ve \u00fcst\u00fcn\u00fc de yutar. Kaotik durumlar hem toplumu hem \u00e7evreyi sarar. I. Wallerstein, kapitalizmin 1970\u2019ler sonras\u0131 yap\u0131sal krize girdi\u011fi ve bu krizin 25-50 y\u0131l s\u00fcrebilece\u011fi gibi bir yarg\u0131da bulunur. Sonucu ise bilim + \u00f6rg\u00fct + eylemin niteli\u011finin belirleyece\u011fini s\u00f6ylerken, k\u0131smen olgu ve ili\u015fkileri dile getirmektedir. Halen Marksist devrevi bunal\u0131m anlay\u0131\u015f\u0131ndan kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizmin t\u00fcm zaman\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bunal\u0131m\u0131 varsaymak bana daha do\u011fru gelmektedir. Bu b\u00f6l\u00fcmde k\u0131saca kapitalizmin zaman\u0131n\u0131 b\u00f6l\u00fcmleyerek hem yap\u0131s\u0131n\u0131, krizsel halini, hem de de\u011fi\u015fim sorunlar\u0131n\u0131 taslak d\u00fczeyinde tart\u0131\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. <\/p>\n<p>A-Tekelci Ticaret Kapitalizmi<\/p>\n<p>Sermayenin en eski alan\u0131 ticarettir. Tarihte M.\u00d6. 4000-3000 d\u00f6neminde Uruk sitesi etraf\u0131nda bir ticaret \u00e7a\u011f\u0131ndan bahsetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Asurlular\u0131n Anadolu\u2019dan Hindistan\u2019a kadar ticaret kolonileri kurduklar\u0131n\u0131 bilmekteyiz. Fenikeliler ilk ticaret kolonilerini Akdeniz\u2019in her taraf\u0131nda kurma yetene\u011fini g\u00f6steren ilk kavimdir. Pers \u0130mparatorlu\u011fundaki geni\u015fleme ve g\u00fcvenlik ticaret a\u00e7\u0131s\u0131ndan en geni\u015f k\u00fcresellik anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. Greko-Romen uygarl\u0131\u011f\u0131nda ticaret t\u00fcm etkinli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ticaret olmadan b\u00fcy\u00fck kentlerin ayakta durmas\u0131 zordur. B\u00fcy\u00fck kent, b\u00fcy\u00fck ticaret demektir. Orta\u00e7a\u011fda k\u00fcresel g\u00fc\u00e7 olan \u0130slam uygarl\u0131\u011f\u0131, Bat\u0131 ticaretine giden yolda son b\u00fcy\u00fck merhaledir. Ticaret i\u00e7in gerekli t\u00fcm gelenekler olu\u015fmu\u015f gibidir. Para, kredi, banka, senet, pazar, ta\u015f\u0131ma gibi unsurlar, \u0130slam uygarl\u0131\u011f\u0131nda eski ve yeni arg\u00fcmanlar olarak en \u00e7ok a\u011f\u0131rl\u0131k te\u015fkil eden sekt\u00f6r olmu\u015ftur. \u0130talyan ticaret kentleri esas olarak Do\u011fu Akdeniz\u2019in, \u0130slam ve Bizans ticaretinin geleneklerini devralm\u0131\u015flard\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>13. y\u00fczy\u0131lda ticaret \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc \u0130talya \u00fczerinden Avrupa k\u0131tas\u0131na ta\u015f\u0131n\u0131r. \u0130talyan ticaret kentleri 13. ve 16. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131nda \u00fcst\u00fcnl\u00fcklerini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrler. 16. y\u00fczy\u0131ldan itibaren \u00fcst\u00fcnl\u00fck Hollanda ve \u0130ngiltere \u015fehir tekellerine ge\u00e7er. Ticari kapitalizmin zaferi b\u00fcy\u00fck oranda bu y\u00fczy\u0131ldan itibaren bu iki \u00fclkenin ba\u015fkentleri London ve Amsterdam \u00fczerinden sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Atlantik ve \u00dcmit Burnu \u00fczerinden Amerika ve G\u00fcneydo\u011fu Asya\u2019n\u0131n ke\u015ffi ve ticaret yollar\u0131na kat\u0131lmas\u0131 en b\u00fcy\u00fck ticari devrimlerden biridir. Bu yollarla birlikte Ortado\u011fu\u2019nun geleneksel Do\u011fu-Bat\u0131, Kuzey-G\u00fcney ticaret yollar\u0131na h\u00e2kimiyeti 16. y\u00fczy\u0131ldan itibaren b\u00fcy\u00fck darbe yemi\u015f ve eski \u00f6nemini yitirmi\u015ftir. Ortado\u011fu uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n 16. y\u00fczy\u0131ldan itibaren s\u00fcrekli gerileme s\u00fcrecine girmesi, yeni a\u00e7\u0131lan bu ticaret yollar\u0131yla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. End\u00fcstri devrimiyle de en stratejik darbeyi yiyerek g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bir daha kendini toparlama \u015fans\u0131n\u0131 ve g\u00fcc\u00fcn\u00fc bulamaz.\u00a0<\/p>\n<p>Avrupa\u2019n\u0131n ilk b\u00fcy\u00fck sermaye birikimi 15. ve 18. y\u00fczy\u0131llarda ba\u015fat rol oynamaktad\u0131r. 10. y\u00fczy\u0131ldan itibaren y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7en kent zanaat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve tar\u0131m \u00fczerinde ilk hegemonyas\u0131n\u0131 kurar. \u0130lk ciddi sanayi hareketi olan manifakt\u00fcr\u00fcn tekelle\u015fmesi ve yayg\u0131nla\u015fmas\u0131, hacimce b\u00fcy\u00fcmesi ticari tekel hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yak\u0131n ba\u011f i\u00e7inde olu\u015fmu\u015ftur. Hollanda ve \u0130ngiltere\u2019nin d\u00f6nemin en b\u00fcy\u00fck ticaret \u015firketleri olan Do\u011fu ve Bat\u0131 Hint Kumpanyalar\u0131 \u00f6nc\u00fc konumlar\u0131n\u0131 uzun s\u00fcre devam ettirmi\u015flerdir. Sermayenin etkin ara\u00e7lar\u0131 olan banka, senet, kredi, k\u00e2\u011f\u0131t para, muhasebe, fuarc\u0131l\u0131k bu d\u00f6nemde g\u00fc\u00e7l\u00fc kurumlara d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir.<br \/>Bu d\u00f6nemde bir kez daha g\u00f6r\u00fcyoruz ki, \u00f6zel ticaret tekelleriyle devlet tekelleri aras\u0131nda s\u0131k\u0131 bir birlik mevcuttur. Esasen tekel olarak devlet olmadan, kendi ba\u015f\u0131na ticaret tekellerinden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u0130lk ticari \u00e7a\u011fdan Avrupa ticari \u00e7a\u011f\u0131na kadar devlet tekelcili\u011fi hep \u00f6nc\u00fc olmu\u015ftur. Devlete ra\u011fmen liberalizm kocaman bir safsatad\u0131r. Liberalizmin esas anlam\u0131, devleti tamam\u0131yla ekonomik tekelcili\u011fin hizmetine sokmak, siyasi devleti ekonomik devlet yapmakt\u0131r. Devletsiz liberalizm sahipsiz bah\u00e7e gibidir. Devlet \u00fczerinde bu d\u00f6nemde ticaretin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131, daha do\u011frusu ticaret tekelcili\u011fiyle ili\u015fkileri ba\u015fat konumdad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>15. ve 18. y\u00fczy\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki d\u00f6neme bu etken nedeniyle merkantilist d\u00f6nem de denilir. \u00d6z\u00fcnde devletin ticaret \u00fczerinden kendini toparlamas\u0131, b\u00fct\u00e7esine fazla verdirmesidir. Ticari milliyet\u00e7ilik de denilebilir. Ald\u0131\u011f\u0131ndan fazla satmak, \u00fcst\u00fcn devlet haline gelmenin en etkili yoludur. Ulusal devletin, monar\u015finin y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ti\u011fi d\u00f6nem olarak da bilinir. Sosyal planda aristokrasinin ticarete y\u00f6nelmesiyle t\u00fcccar\u0131n aristokratla\u015fmas\u0131n\u0131n i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fi, yeni modern s\u0131n\u0131f olarak burjuvazinin ilk gelenek kazand\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011f da bu d\u00f6nemdir. Burjuva ideolojisinden tutal\u0131m ya\u015fam tarz\u0131na, moda anlay\u0131\u015f\u0131na ve kent mimarisine kadar k\u00f6kl\u00fc reformlar ya\u015fanmaktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Reformasyon ve Ayd\u0131nlanma bu \u00e7a\u011fda olmu\u015ftur. Fakat Reformasyon ve Ayd\u0131nlanma d\u00f6nemini birer burjuva hareket olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek b\u00fcy\u00fck yan\u0131lg\u0131 olur. Reformasyon \u00f6z\u00fcnde dinin ulusalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r  ulusal \u015fubelerinin a\u00e7\u0131lmas\u0131d\u0131r. Burjuvaziyle nedensel bir ili\u015fkisi yoktur. Dinsel d\u00fc\u015f\u00fcncedeki zaman\u0131n\u0131 doldurmu\u015f dogmalar\u0131 g\u00fcn\u00fcn yeni ko\u015fullar\u0131 alt\u0131nda yenilemeyi hedefler. Dinin zamana uyarlanmas\u0131 hareketidir. O da d\u00fc\u015f\u00fcnce devriminin bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Ayd\u0131nlanma daha kapsaml\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce devrimidir. Eski d\u00fc\u015f\u00fcnme paradigmalar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck oranda a\u015f\u0131lmas\u0131 ve yeni paradigman\u0131n d\u00f6neme damgas\u0131n\u0131 vurmas\u0131d\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnce tarzlar\u0131n\u0131n her bak\u0131mdan yenilenmesidir. \u0130ki \u00f6nemli alan, bilim ve felsefe devrimiyle de ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Ticari \u00e7a\u011fa denk gelmesi tesad\u00fcf\u00eedir, fakat burjuvazinin s\u0131n\u0131f karakteri nedeniyle sahip \u00e7\u0131k\u0131p kendine mal etti\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Kendisine her iki alan\u0131 entelekt\u00fcel sermaye yapar. Bu hareketinin b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi vard\u0131r. Kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda me\u015fru bir s\u0131n\u0131f unvan\u0131n\u0131 kazan\u0131r. Tekelcili\u011fin en az mutlak\u0131yet ve aristokrasi kadar asalak niteli\u011finin g\u00f6z ard\u0131 edilmesinde Ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin \u00f6nemli rol\u00fc olmu\u015ftur. Burjuvazi yeni bir s\u0131n\u0131fsal olu\u015fum oldu\u011fu i\u00e7in do\u011furaca\u011f\u0131 sonu\u00e7lar pek d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemi\u015f, t\u00fcm olumsuzluklar eski s\u0131n\u0131flara mal edilmi\u015ftir. Orta s\u0131n\u0131f niteli\u011finin \u00e7a\u011fa damgas\u0131n\u0131 vurmas\u0131nda burjuvazi ba\u015fat rol oynam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>Burjuvazinin milliyet\u00e7ili\u011fi ideoloji olarak desteklemesi ulusal pazar \u00fczerinde tekel kurma amac\u0131ylad\u0131r. Rakiplerini tasfiye etmede milliyet\u00e7ilik etkili rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer ulus ve milliyetlerden ticari sermaye sahiplerini d\u0131\u015flamak  her t\u00fcr \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n, ulusal, etnik ve dini d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131n temeli olmu\u015ftur. Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 milliyet\u00e7ili\u011fin geli\u015fimini k\u00f6r\u00fcklemi\u015ftir. D\u00fcnya genelinde Yahudili\u011fe kar\u015f\u0131 bu nedenle nefret duygular\u0131 y\u00fckselmi\u015ftir. Yahudiler k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn ve ulusal emellerin \u00f6n\u00fcnde art\u0131k en ciddi engel konumundad\u0131r. Yahudiler de buna kar\u015f\u0131t bir nevi uluslararas\u0131 savunma ve dostlar\u0131n\u0131 geli\u015ftirme, d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 tasfiye etme amac\u0131yla masonluk te\u015fkilat\u0131n\u0131 geli\u015ftirmi\u015flerdir. K\u00f6keni orta\u00e7a\u011fa dayansa da, as\u0131l rol\u00fc bu d\u00f6nemde \u00f6nem kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bir\u00e7ok ihtilalci hareket i\u00e7inde pay\u0131 olmu\u015ftur. Yahudi milliyet\u00e7ili\u011fi Siyonizm\u2019in \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Ticaret ve kolonyalizm ili\u015fkisinin do\u011fu\u015f \u00e7a\u011f\u0131yla ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 ve daha sonraki geli\u015fmesini g\u00f6z \u00f6n\u00fcne ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, merkantilizm d\u00f6neminde s\u0131\u00e7rama yapmas\u0131 beklenebilirdi. Bu d\u00f6nemin kolonyalizmi kar\u015f\u0131m\u0131za s\u00f6m\u00fcrgecilik olarak \u00e7\u0131kar. Tarihin hi\u00e7 koloni tan\u0131mam\u0131\u015f iki k\u0131tas\u0131, Amerika ve Avustralya ve binlerce ada bu d\u00f6nemde s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi tan\u0131m\u0131\u015flard\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n t\u00fcm eski k\u0131talar\u0131, ba\u015fta Afrika ve Asya, birer s\u00f6m\u00fcrge k\u0131tas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmeleri i\u00e7in adeta yeniden ke\u015ffedilmi\u015flerdir. Bu ama\u00e7la oryantalizm (\u015farkiyat bilimi) ve antropoloji (insan bilimi) gibi \u00e7al\u0131\u015fmalar ba\u015flatm\u0131\u015flard\u0131r. Bu, bilimle yeni toplum aras\u0131ndaki ili\u015fkiler a\u00e7\u0131s\u0131ndan iyi bir \u00f6rnek say\u0131labilir. \u00dcst\u00fcn \u0131rk teorileri de bu d\u00f6nemde geli\u015fme imk\u00e2n\u0131 bulmu\u015ftur. Darwinizm topluma da uygulanmak istenmi\u015ftir. Bunlar\u0131n co\u011frafya ve tarih \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 yeni paradigma ile kazanmalar\u0131 ayn\u0131 ama\u00e7lar do\u011frultusundad\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n kapitalizme a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131n ke\u015fif \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 gibidir.\u00a0<\/p>\n<p>Kolonicilik veya daha sistematik sonu\u00e7lar\u0131 olan s\u00f6m\u00fcrgecilik, esas olarak ticaret tekellerinin yay\u0131lma politikalar\u0131d\u0131r. Talan\u0131n daha modern bi\u00e7imleri oluyorlar. Avrupa ticari kapitalizmi b\u00fcy\u00fck oranda s\u00f6m\u00fcrge talanlar\u0131 temelinde olu\u015fmu\u015ftur. Amerika\u2019n\u0131n g\u00fcm\u00fc\u015f ve alt\u0131nlar\u0131 talan edilirken, ucuz dokumalar g\u00f6r\u00fclmemi\u015f fiyatlarla bu talanlar\u0131n \u00f6nemli ara\u00e7lar\u0131 olmu\u015ftur. Ticaret sadece dengesiz fiyat olu\u015fumlar\u0131n\u0131 de\u011fil, fiyat\u0131n bizzat tek tarafl\u0131 belirlendi\u011fi d\u00f6nemleri \u00e7ok ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Kolonicilik, ticaret tekellerinin fiyat empoze etmelerinde ve dolay\u0131s\u0131yla fahi\u015f kazan\u00e7 sa\u011flamalar\u0131nda ba\u015fat rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Zaten t\u00fcccar kazanc\u0131n\u0131n temelinde, pazarlar aras\u0131ndaki fiyat farklar\u0131n\u0131n ya kullan\u0131lmas\u0131, ya da \u00e7e\u015fitli y\u00f6ntemlerle (mal sto\u011fu, mal k\u0131tl\u0131\u011f\u0131) bizzat olu\u015fturulmas\u0131 yatmaktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Fernand Braudel, kapitalizmin olu\u015fumunda b\u00fcy\u00fck ticaretin spek\u00fclatif hareketlerinin belirleyici rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Pazardaki s\u0131radan de\u011fi\u015fimin rol\u00fcn\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunlar\u0131n normal ekonomik faaliyetler oldu\u011funu belirtir. Ekonomiyi de\u011fi\u015fimin geli\u015fmesiyle ba\u015flat\u0131r. Kullan\u0131m ama\u00e7l\u0131 mal \u00fcretimi ekonomi say\u0131lmaz. De\u011fi\u015fim s\u00fcrecinin e\u015fi\u011fine var\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ekonomi ba\u015flam\u0131\u015f demektir. K\u00e2r bu sahada s\u00f6z konusu de\u011fildir. Taraflar\u0131n de\u011fi\u015fim kazanc\u0131ndan bahsedilebilir. Buras\u0131 spek\u00fclasyon konusu de\u011fildir. As\u0131l spek\u00fclasyon b\u00fcy\u00fck ticaret alan\u0131ndad\u0131r. Kapitalizmin evi olarak tan\u0131mlanmaktad\u0131r. Fiyat farklar\u0131 bizzat fiyatlarla oynanarak sa\u011flanmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla ekonomi say\u0131lmamakta ve ona d\u0131\u015ftan dayat\u0131lan bir \u2018\u015fey\u2019 olarak sanki \u00e7ok a\u00e7\u0131k de\u015fifre edilmek istenmemektedir. Buras\u0131ndan sonras\u0131n\u0131n pek tan\u0131mlanmamas\u0131 b\u00fcy\u00fck bir eksiklik olarak soru i\u015fareti b\u0131rakmaktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>F. Braudel, devlet ve iktidar ayr\u0131m\u0131n\u0131n fark\u0131ndad\u0131r. Marks kadar olmasa da, yani devlet ve iktidar\u0131n i\u015flevini \u00f6nemsiz gibi g\u00f6stermese de, ne kadar etkili oldu\u011funu belirlememektedir. Marksizm\u2019de devlet yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f ekonomi olarak tan\u0131mlan\u0131rken, bazen ger\u00e7e\u011fe daha yak\u0131nd\u0131r. Fakat bu \u00e7ok soyut bir genellemedir. \u0130ktidar ve devlet, esas olarak \u2018ekonomi olmayan ekonomi\u2019dir. Yani ekonomiyi \u00fcretti\u011fi art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve de\u011ferleri s\u0131zd\u0131rma alan\u0131 olarak g\u00f6rmekte ve bu alanda tekel kurmaktad\u0131r. Bu anlamda ekonominin hemen \u00fcst\u00fcndeki alandad\u0131r. \u00c7ok ilgilidir. B\u00fct\u00fcn mekanizmalar\u0131, art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve de\u011ferlerin \u00e7e\u015fitli y\u00f6ntemlerle ele ge\u00e7irilmesi i\u00e7indir. Tar\u0131m, ticaret ve sanayi tekel kurdu\u011fu alanlar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelir. Y\u00f6ntemlerin ba\u015f\u0131nda vergi gelmektedir. Mesela dolayl\u0131 vergiler devletin do\u011frudan t\u00fcccar tekeli olarak hareket etme ili\u015fkisidir. Devlet burada tam bir t\u00fcccard\u0131r. Yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f ifadesi de\u011fil, do\u011frudan t\u00fcccard\u0131r. Bu vergilerin pay\u0131 bilindi\u011fi \u00fczere gelirinin yar\u0131s\u0131n\u0131 a\u015fan k\u0131sm\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Devlet ayr\u0131ca \u00e7iftlikleri, tar\u0131m pazarlar\u0131n\u0131, tar\u0131m fiyatlar\u0131n\u0131 belirleme konumu dolay\u0131s\u0131yla da tam bir ekonomik tekeldir. Avrupa ekonomi literat\u00fcr\u00fcnde ekonomi-devlet ve iktidar ili\u015fkisi s\u00fcrekli mu\u011fl\u00e2k b\u0131rak\u0131l\u0131r. Hem sosyalistler hem liberaller on binlerce cilt kitap \u00e7\u0131karmalar\u0131na ra\u011fmen, bu alan\u0131 halen ayd\u0131nlatm\u0131\u015f olmaktan uzakt\u0131rlar. Marks\u2019\u0131n bu alana el atmamas\u0131 veya \u00f6mr\u00fcn\u00fcn vefa etmemesi b\u00fcy\u00fck bir eksikliktir. B\u00fcy\u00fck karga\u015fada bu eksikli\u011fin pay\u0131 b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>15. ve 18. y\u00fczy\u0131l aras\u0131ndaki ticari \u00e7a\u011f\u0131n zafere eri\u015fiminde, nereden bakarsak bakal\u0131m, ekonomi d\u0131\u015f\u0131 mekanizmalar\u0131n temel rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 itiraf etmek gerekir. O zaman ekonomi de\u011filse nedir? Genelde iktidardan, \u00f6zelde hukuki ifadesi olarak devletten ba\u015fka bir g\u00fcc\u00fcn bu sahay\u0131 diledi\u011fi gibi kullanmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131z olmasa da zordur. Belki \u00e7e\u015fitli tekelci g\u00fc\u00e7 kliklerinden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Fakat sonu\u00e7ta bu g\u00fc\u00e7ler de ya iktidar, ya da onun somut ifadesi olarak devletle ili\u015fkili olmak durumundad\u0131r. Bazen parasal alan da denilebilir. Para basit bir de\u011fi\u015fim arac\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda, ger\u00e7ekten en az k\u0131l\u0131\u00e7 kadar g\u00fc\u00e7 rol\u00fc oynayabilir. Napolyon ordu konusunda bo\u015funa \u2018para, para, para\u2019 dememi\u015ftir. Ama bu hangi parad\u0131r? Bu, de\u011fi\u015fim arac\u0131 para de\u011fildir  ekonomi olmayan parad\u0131r. B\u00fcy\u00fck ticari parad\u0131r, spek\u00fclasyon arac\u0131 olan parad\u0131r. Para bu alanlarda tam bir komutand\u0131r, y\u00f6netendir. Burjuvazi bu noktay\u0131 \u00e7ok iyi kavrad\u0131\u011f\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc paraya b\u00fcy\u00fck rol bi\u00e7mi\u015ftir. Paran\u0131n, toplumun s\u00fcrekli komuta g\u00fcc\u00fc olmas\u0131 i\u00e7in, toplum adeta kasap b\u0131\u00e7a\u011f\u0131yla parampar\u00e7a edilmi\u015ftir. Toplum, hatta devlet o hale getirilmi\u015ftir ki, para olmadan ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcremez.\u00a0<\/p>\n<p>Bu noktaya ta\u015f\u0131r\u0131lma belki de burjuvazinin ger\u00e7ek devrimidir. Paraya muhta\u00e7 toplum ve devlet burjuvazinin emrine girmi\u015f demektir. Para ihtilali de diyebilece\u011fimiz bu konuma tarihte ilk defa kapsaml\u0131 olarak Avrupa\u2019n\u0131n bu d\u00f6neminde eri\u015filmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin, bir i\u015f\u00e7iyi eskisi gibi k\u00f6le ve serf olarak ba\u011flamaya gerek yoktur. Yevmiyesini almad\u0131\u011f\u0131nda zaten a\u00e7 kalacakt\u0131r. A\u00e7l\u0131k onu paraya mahk\u00fbm edecektir. \u0130\u015f\u00e7i paraya teslim olmaktan ba\u015fka \u00e7aresi olmayan bir konuma sokulmu\u015ftur. Dolay\u0131s\u0131yla i\u015f\u00e7inin elde edilmesi ve y\u00f6netimi i\u00e7in, klasik k\u00f6leci ve feodal sahip olarak hareket etmeye gerek yoktur. Bu hem masrafl\u0131d\u0131r, hem de daha \u00e7ok sorumluluk ister. Kapitalist ise, sadece paran\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6stererek, i\u015f\u00e7iyi diledi\u011fi gibi elde eder ve kullan\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Emtia konusunda da benzer hususlar belirtilebilir. Mal olarak emtia, para olmadan hareket edemez konuma getirilmi\u015ftir. Emtian\u0131n her t\u00fcr hareketi para ile ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. \u00dcretilmesi, ta\u015f\u0131nmas\u0131 ve t\u00fcketilmesi paras\u0131z m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu da kapitalizmin b\u00fcy\u00fck bir devrimidir: Ekonomiyi paran\u0131n mutlak komutas\u0131na vermek. Ekonomi art\u0131k paran\u0131n elinde bir oyuncak gibidir. Hi\u00e7bir \u00e7a\u011fda ekonomi bu denli paraya ba\u011flanmam\u0131\u015ft\u0131r. Burada para tam bir devlettir. Gibi de de\u011fil, devlet! Hatta devlet de paraya bu t\u00fcr bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k i\u00e7indedir. Paras\u0131z devlet, paras\u0131z i\u015f\u00e7i mal durumuna sokulmu\u015ftur. Paradoksal g\u00f6z\u00fckse de, devletin devleti asl\u0131nda parad\u0131r. Devletin bu konuma getirilmesi, Hollanda ve \u0130ngiltere\u2019nin 16. y\u00fczy\u0131l icad\u0131d\u0131r. G\u00fc\u00e7l\u00fc devlet yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ama paraya ba\u011flanan devlettir bu. Tarih\u00e7iler Fransa\u2019n\u0131n bu ba\u015far\u0131y\u0131 g\u00f6stermedi\u011fi i\u00e7in \u0130ngiltere ve Hollanda kar\u015f\u0131s\u0131nda hegemonya sava\u015f\u0131n\u0131 kaybetti\u011fini s\u00f6ylerler. Para konusunda finans \u00e7a\u011f\u0131nda biraz daha tart\u0131\u015fmak ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olacakt\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>15.-18. y\u00fczy\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki uygarl\u0131ksal geli\u015fmede ticaret burjuvazisinin en \u00f6nemli akt\u00f6r olarak ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n t\u00fcm toplum \u00fczerindeki etkisi kapsaml\u0131 tart\u0131\u015f\u0131labilir. Ticari toplumun \u00f6zellikleri bilinmektedir. A\u015f\u0131r\u0131 parac\u0131l, faizci, tefeci, banker olarak toplumun belle\u011findeki yeri son derece olumsuzdur. Ahlaka en b\u00fcy\u00fck darbeyi bu unsurlar\u0131n vurdu\u011fu, ba\u015fta edebiyat olmak \u00fczere sanat\u0131n bu y\u00fczy\u0131llarda en \u00e7ok i\u015fledi\u011fi konular\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Sanki topluma bir vir\u00fcs girmi\u015f gibidir. Kemirir durur. Toplumun genel yozla\u015fm\u0131\u015fl\u0131k d\u00fczeyinden sorumlu tutulur. Eski s\u0131cak, insanc\u0131l ili\u015fkileri paran\u0131n so\u011fuk y\u00fcz\u00fcnde dondurur. Paras\u0131 olmayan ya\u015fam sava\u015f\u0131n\u0131 kaybetmi\u015f gibidir. Ayr\u0131ca eskisi gibi b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslamak i\u00e7in alt\u0131n tahtlara, g\u00fcm\u00fc\u015fl\u00fc tabaklara, yald\u0131zl\u0131 saraylara, ihti\u015fama, kaba g\u00fc\u00e7 g\u00f6sterilerine, alacal\u0131 k\u0131yafetlere, l\u00fcks sofralara gerek yoktur. Paray\u0131 saklayacak bir yerin olsun yeter. Art\u0131k en b\u00fcy\u00fck sensin. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n bu duruma gelmesi bir y\u00fckseli\u015f olamaz. Ad\u0131 yeni\u00e7a\u011f da olsa, herhangi bir yenilik arz etmemektedir. Olsa olsa ancak uygarl\u0131k krizinin ba\u015flang\u0131c\u0131 olabilir. Topluma sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirmemi\u015f biri a\u00e7\u0131s\u0131ndan, bundan daha kritik ve al\u00e7alt\u0131c\u0131 durum d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez.<br \/>Ticari sermayenin bu d\u00f6nemlerde di\u011fer alanlarda pek istekli olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Arz ettikleri k\u00e2r oran\u0131 onu tatmin etmemektedir. B\u00fcy\u00fck ticaret k\u00e2r\u0131yla hi\u00e7bir alan boy \u00f6l\u00e7\u00fc\u015fememektedir. Tar\u0131m ve manifakt\u00fcr ancak b\u00fcy\u00fck ticaret k\u00e2r\u0131na yak\u0131n k\u00e2r sunduklar\u0131nda el at\u0131lan sekt\u00f6rler olmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 bir geli\u015fim imk\u00e2n\u0131 bulmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Siyasi tarih a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu d\u00f6nem b\u00fcy\u00fck \u00e7alkant\u0131larla ge\u00e7mi\u015ftir. B\u00fcy\u00fck Roma \u0130mparatorlu\u011funun devam\u0131 olmak i\u00e7in aralar\u0131nda b\u00fcy\u00fck \u00e7eki\u015fme olan \u0130spanya, Fransa ve Avusturya, eski tip imparatorluk e\u011filimleri ta\u015f\u0131malar\u0131 nedeniyle kaybetmekten kurtulamayacaklard\u0131r. Bunda para-devlet ili\u015fkisi \u00f6nemli rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Hollanda ve \u0130ngiltere\u2019yi pe\u015f pe\u015fe hegemonyaya g\u00f6t\u00fcren, b\u00fcy\u00fck ticaret paras\u0131n\u0131n komuta g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Devletlerini t\u00fcccar kredileriyle g\u00fc\u00e7lendirirken, bizzat t\u00fcccar gibi de hareket ettirmi\u015flerdir. K\u00e2ra ge\u00e7en bir devlet ve siyaset s\u00f6z konusudur. Paran\u0131n komuta g\u00fcc\u00fcn\u00fc, \u00f6zellikle yeni ordu ve donanmalar olu\u015ftururken kan\u0131tlam\u0131\u015flard\u0131r. Ekonomilerindeki kapitalizmin zaferi ucuz \u00fcretim olmu\u015ftur. Ucuz \u00fcretim ticaret \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc demektir. Bu da rakiplerin (dize getirmek istedikleri devletlerin) uluslararas\u0131 alanda da kaybetmeleri demektir. Kald\u0131 ki, askeri alanda da \u00e7o\u011funlukla kaybetmi\u015flerdir. Hollanda ve \u0130ngiltere\u2019nin komplovari devrim m\u00fcdahaleleri, siyasi olarak da \u00fcst\u00fcnl\u00fcklerini kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcm bu alanlarda rakiplerinden \u00fcst\u00fcn olmalar\u0131 a\u00e7\u0131k ki hegemonik \u00fcst\u00fcnl\u00fck olacakt\u0131r. Bu \u00fcst\u00fcnl\u00fcklerini daha \u00f6nceki \u0130spanyol ve Portekiz s\u00f6m\u00fcrgelerinin el de\u011fi\u015ftirmesinde kan\u0131tlam\u0131\u015flar, Asya ve Afrika\u2019da benzer el de\u011fi\u015ftirme ve ticari \u00fcst\u00fcnl\u00fckleri pe\u015f pe\u015fe gelmi\u015ftir. K\u0131ta Avrupa\u2019s\u0131nda y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri ittifaklarla Frans\u0131zlar\u0131 etkisiz k\u0131lm\u0131\u015flar, Avusturya\u2019n\u0131n Alman \u0130mparatorlu\u011fu emelini y\u0131km\u0131\u015flar, Rus \u00c7arl\u0131\u011f\u0131n\u0131 diledikleri gibi kullanmas\u0131n\u0131 bilmi\u015flerdir. D\u00f6nemin g\u00fc\u00e7l\u00fc imparatorluklar\u0131ndan Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011funu yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrgele\u015fme s\u00fcrecine sokmu\u015flard\u0131r. Kapitalist \u00fcretim ve devlet bi\u00e7imi kar\u015f\u0131s\u0131nda Osmanl\u0131lar\u0131n da di\u011fer hanedan imparatorluklar\u0131 gibi \u00e7a\u011f\u0131 ge\u00e7mi\u015f bulunmaktayd\u0131. \u00c7in ve Hint \u0130mparatorluklar\u0131n\u0131 bekleyen ak\u0131bet s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrgele\u015fmeydi. Eski uygarl\u0131klar\u0131n tasfiye s\u00fcreci h\u0131zla tarihin g\u00fcndemindeydi. Yeni olan, ne oldu\u011fu fazla bilinmeden ilerlemeye dair olan her \u015feydi. Her yeni dinde oldu\u011fu gibi imanla ba\u011fl\u0131 olunuyordu. Dini ticaret, tanr\u0131s\u0131 parayd\u0131.\u00a0 <\/p>\n<p>B- Sanayi Devrimi ve End\u00fcstriyalizm \u00c7a\u011f\u0131<\/p>\n<p>\u00c7o\u011funlukla end\u00fcstri s\u00fcreci sanayi devrimiyle e\u015f tutulur. H\u00e2lbuki tarih boyunca end\u00fcstri hep olmu\u015ftur. Hatta ilk yontma ta\u015f da bir end\u00fcstri veya sanayidir. Tar\u0131m\u0131n ke\u015ffi kendi alan\u0131nda bir sanayi devrimidir. Zanaat\u00e7\u0131l\u0131k bir sanayidir. \u00dcretimle ilgili her yeni ara\u00e7, bilgi, y\u00f6ntem sanayide bir geli\u015fmedir. \u0130nsan t\u00fcr\u00fc beslenme, giyinme ve bar\u0131nma i\u00e7in ara\u00e7la \u00fcretimini ger\u00e7ekle\u015ftiren tek varl\u0131kt\u0131r. Sanayi, yani ara\u00e7la \u00fcretim insana mahsustur. <br \/>18. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda Avrupa\u2019n\u0131n Hegemonik \u00fclkesi \u0130ngiltere\u2019de ger\u00e7ekle\u015fen, daha do\u011frusu \u00f6nderlik edilen olgu, uzun s\u00fcredir devam eden yeniliklerin \u00f6nemli bir halkas\u0131d\u0131r. Buharla elde edilen enerjinin makine \u00e7ark\u0131n\u0131 d\u00f6nd\u00fcrmesi simgesel bir ifadedir. Buhar\u0131n ve makinelerin g\u00fcc\u00fc \u00e7oktand\u0131r biliniyor ve kullan\u0131l\u0131yordu. Hollanda ve \u0130ngiltere\u2019de daha \u00f6nce tar\u0131m ve manifakt\u00fcr alan\u0131nda \u00f6c\u00fcl\u00fck ele ge\u00e7irilmi\u015fti. En ucuz ve kitlesel \u00fcretim ger\u00e7ekle\u015ftiriliyordu. Bunlar da sanayi devrimi say\u0131l\u0131rd\u0131. Ba\u015fta Fransa ve \u0130talya\u2019n\u0131n da end\u00fcstride geri yanlar\u0131 yoktu. Ucuzluk ve kitlesellik avantaj sa\u011fl\u0131yordu. Hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131n temelinde bu olgu yatmaktad\u0131r. 19. y\u00fczy\u0131lla hamle yapan sanayinin \u00f6nemi, k\u00e2r yani sermayenin kazanc\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ilk s\u0131raya oturmas\u0131d\u0131r. Devrim denilen olay  ticari ve tar\u0131msal kazanca, k\u00e2ra g\u00f6re sanayi \u00fcretiminden do\u011fan k\u00e2r\u0131n h\u0131zla katlanarak b\u00fcy\u00fcmesidir. Tarihte ilk defa sanayi \u00fcretimi \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ele al\u0131yordu. Devriminin \u00f6z\u00fcnde bu olgu yatmaktad\u0131r. Daha \u00f6nceleri tar\u0131m ve tezg\u00e2h geleneksel \u00fcretim alanlar\u0131yd\u0131. Ticaret her iki sahadaki \u00fcretim-art\u0131klar\u0131 \u00fczerinde meta al\u0131\u015fveri\u015fi bi\u00e7imindeydi. Ekonomi denilen faaliyetlerin \u00f6z\u00fc de buydu<\/p>\n<p>E\u011fer sadece \u00fcretim a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakarsak, sanayi devriminden fazla bir \u015fey \u00f6\u011frenilemez. Gerek \u00e7e\u015fitlilik gerekse bolluk a\u00e7\u0131s\u0131ndan her zaman \u00fcretim olgusuyla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Hatta denilebilir ki, tar\u0131msal devrimle toplumlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 devrime, s\u00fcre ve \u00f6nem bak\u0131m\u0131ndan hi\u00e7bir devrim hala ula\u015fm\u0131\u015f say\u0131lamaz. Dolay\u0131s\u0131yla sanayi devriminin \u00f6nemi ba\u015fka yerde yatmaktad\u0131r. Bir tek yerde de\u011fil, birka\u00e7 yerde yatmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>1- Tarihte ilk defa kent \u00fcretimi k\u0131r \u00fcretiminin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mi\u015ftir. Binlerce y\u0131l zanaatk\u00e2r, kent k\u00f6kenli bir \u00fcretici olarak, daima k\u0131r\u0131n yard\u0131mc\u0131 \u00fcreticisiydi. K\u0131ra ba\u011f\u0131ml\u0131yd\u0131. O olmasa da k\u0131r kendini s\u00fcrd\u00fcrebilirdi. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sanayi devrimi, binlerce y\u0131l aradan sonra bu s\u00fcreci tersine \u00e7evirdi. 15.-19. y\u00fczy\u0131llar\u0131n\u0131 denge y\u00fczy\u0131llar\u0131 sayarsak, 19. y\u00fczy\u0131l dengeyi tamamen kentten yana \u00e7evirdi. Bu geli\u015fme \u00e7ok \u00f6nemli sonu\u00e7lar do\u011furacak bir yeniliktir. <br \/>2- Daha \u00f6nemli bir yenilik toplumsal alandad\u0131r. \u015eehir toplumu k\u0131r toplumunun \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mektedir. Daha \u00f6nceleri \u015fehirler k\u0131rsal toplumun basit bir eki iken, sanayi devrimi \u015fehir toplumunun g\u00fcc\u00fcn\u00fc ola\u011fan\u00fcst\u00fc artt\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. K\u0131rsal toplum art\u0131k t\u00fcm alt ve \u00fcstyap\u0131lar\u0131yla \u015fehir toplumunun tahakk\u00fcm\u00fc alt\u0131na ge\u00e7iyordu. Bir nevi \u015fehir-k\u00f6y s\u00f6m\u00fcrgeci diyalekti\u011fi kuruluyordu. K\u00f6y toplumunun \u015fehir toplumunca s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesine ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131. \u0130deolojik alandan \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131na, ahlak\u0131ndan sanat\u0131na kadar \u015fehrin k\u00f6y \u00fczerinde bariz bir s\u00f6m\u00fcrgeci h\u00e2kimiyeti kuruluyordu. Zihniyet devrimi olanca h\u0131z\u0131yla \u015fehrin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne yol a\u00e7\u0131yordu.\u00a0<\/p>\n<p>3- S\u0131n\u0131fsal a\u00e7\u0131dan da tarihsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler s\u00f6z konusudur. Burjuvazi sanayi devrimiyle birlikte \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc di\u011fer t\u00fcm s\u0131n\u0131f ve tabakalara kar\u015f\u0131 ilan edebilecek duruma gelmi\u015fti. Yede\u011fine i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 da takan burjuvazi, feodal d\u00f6nemle birlikte zanaat\u00e7\u0131l\u0131ktan kalma kesimlere kar\u015f\u0131 kendini en ilerici, do\u011frular\u0131n tek sahibi, modern ya\u015famay\u0131 bilen, paradigma sahibi  mitolojisi, dini, felsefesi ve bilimiyle toplumun, ulusun, tarihin kendisi demekti. Di\u011ferleri ge\u00e7mi\u015fte kalm\u0131\u015f, kalmas\u0131 gereken m\u00fczelik de\u011ferler konumundayd\u0131.\u00a0<\/p>\n<p>4- Bilimin \u00fcretime ilk defa sanayi devrimiyle birlikte planl\u0131 kat\u0131l\u0131m\u0131ndan bahsedebiliriz. Daha \u00f6nceleri bilim ve \u00fcretim teknikleri kendi kanallar\u0131ndan ayr\u0131 geli\u015fiyorlard\u0131. Sanayi devrimiyle birlikte ilk defa el ele veriyorlard\u0131. Bilim ama\u00e7 olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p ara\u00e7 konumuna indirgenmi\u015fti. Bilimin ara\u00e7salla\u015fmas\u0131 toplumun ciddi d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc de beraberinde getirecekti.<\/p>\n<p>5- Sanayi k\u00e2r\u0131 di\u011fer b\u00fct\u00fcn alanlardan sa\u011flanan k\u00e2rl\u0131l\u0131k oran\u0131n\u0131 katlad\u0131. Toplumun yeni akt\u00f6rleri sanayicilerdi. Sanayi her sahada stratejik \u00fcst\u00fcnl\u00fck anlam\u0131na geliyordu. Bu silah\u0131 en etkili \u015fekilde elinde tutan\u0131n s\u0131rt\u0131 yere getirilemezdi. Ticaret bile \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yitirmi\u015fti. Tar\u0131mc\u0131lar parya durumuna d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n<p>6- Sanayi devriminin siyasi sonu\u00e7lar\u0131 daha da \u00f6nemliydi. Bir yandan ulus-devlete yol a\u00e7arken, di\u011fer yandan d\u0131\u015fa do\u011fru emperyalizm s\u00fcrecini ba\u015flatacakt\u0131. S\u00f6m\u00fcrgecili\u011fe g\u00f6re d\u00fcnya \u00fczerine daha sistemli bir y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f s\u00f6z konusuydu. Kilit sanayici \u00fclke ve \u00fclkeler art\u0131k d\u00fcnyaya ikinci b\u00fcy\u00fck k\u00fcresel hamleyi dayatacak konumdayd\u0131. Birinci hamle olan s\u00f6m\u00fcrgecilik, zorluklarla kar\u015f\u0131la\u015fmak kadar, pek verimli bir h\u00e2kimiyet y\u00f6ntemi de\u011fildi. S\u00f6m\u00fcrgecilik sermaye ihrac\u0131yla birlikte yerli i\u015fbirlik\u00e7ilerle takviye ediliyordu. Kapitalizmin emperyalizmi sanayi devrimi temelinde olanakl\u0131yd\u0131. <br \/>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere sanayi devriminin sonu\u00e7lar\u0131 kapsaml\u0131yd\u0131. Devrimin sosyal ve siyasal sonu\u00e7lar\u0131 en az ekonomik sonu\u00e7lar\u0131 kadar etkili oldu. Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n zaferini kesinle\u015ftiren 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sanayi hamleleri oldu.\u00a0<\/p>\n<p>End\u00fcstri devrimini de\u011ferlendirmede baz\u0131 anlay\u0131\u015flar\u0131 ele\u015ftirmek \u00f6nemlidir. \u0130lki, end\u00fcstri devriminin kapitalizmle bir tutulmas\u0131d\u0131r. Sanki kapitalizmin direkt sonucuymu\u015f gibi alg\u0131lanmaktad\u0131r. Bu anlay\u0131\u015f\u0131n k\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekir. T\u0131pk\u0131 R\u00f6nesans, Reformasyon ve Ayd\u0131nlanma gibi end\u00fcstriyel devrimin de kendine has tarihsel ve toplumsal bir s\u00fcreci vard\u0131r. Uzun bir tarihsel toplumsal birikimin sonucudur.\u00a0<\/p>\n<p>Genelde devlet tekeli, \u00f6zel olarak kapitalist tekeller art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve de\u011ferler \u00fczerinde s\u00fcrekli yo\u011funla\u015fan kurumlard\u0131r. Nerede bir art\u0131k birikim varsa, le\u015f kargalar\u0131 gibi hemen kokusunu al\u0131p o yere s\u0131zarlar. Bu konuda burunlar\u0131 \u00e7ok hassast\u0131r ve iyi koku al\u0131r. Enerji ve makinenin kendi kendine \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve \u00fcretime uygulanmas\u0131n\u0131n muazzam bir k\u00e2r kayna\u011f\u0131na yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fclmemesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezdi. Sermayenin sanayi konusunda becerdi\u011fi \u015fey, bu iki olguyu en verimli k\u00e2r alan\u0131na ba\u011flamakt\u0131.<\/p>\n<p>Enerji ilk defa kol g\u00fcc\u00fcne ba\u011fl\u0131 olmaktan kurtuluyordu. Makineler kolun i\u015fini \u00f6nemli oranda \u00fcstlenebilecek motor donan\u0131m\u0131na sahip oldu. Enerji kaynaklar\u0131 buhara ilaveten k\u00f6m\u00fcr, petrol, elektrik ve suyun yeni g\u00fc\u00e7 kayna\u011f\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesiyle ger\u00e7ek bir devrimi ya\u015fad\u0131. Kendi kendine \u00e7al\u0131\u015fan makine d\u00fczeniyle enerjinin yeni t\u00fcrlerinin birle\u015ftirilmesi \u00fcretim patlamas\u0131n\u0131n temeliydi. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bu t\u00fcr enerji ve makine d\u00fczenekleri milyonlara varan t\u00fcrleriyle do\u011fay\u0131 ve toplumu halen nereye var\u0131laca\u011f\u0131 kestirilemeyen bir h\u0131zla \u00e7o\u011fu olumsuz olmak \u00fczere \u00e7\u00f6zmekte, par\u00e7alatmakta ve da\u011f\u0131tmaktad\u0131r. Bunu tarihinin en b\u00fcy\u00fck f\u0131rsat\u0131 olarak de\u011ferlendiren sermaye, toplum ve do\u011fa \u00fczerinde g\u00f6r\u00fclmemi\u015f boyutlarda iktidar bi\u00e7imlerini kurgulamakta ve uygulamaktad\u0131r. Toplum ve do\u011fa sermayenin g\u00f6r\u00fclmemi\u015f sald\u0131r\u0131lar\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. Toplumu ve do\u011fay\u0131 savunmak bir s\u0131n\u0131fsal, hatta sosyal m\u00fccadelenin \u00f6tesinde varolu\u015fsal (ontolojik) bir soruna d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bulunmaktad\u0131r. Birka\u00e7 \u00f6rnek olayla bu varsay\u0131m\u0131m\u0131za somutluk kazand\u0131rabiliriz.\u00a0<\/p>\n<p>a- Kentin kanserle\u015fmesi, k\u0131r\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc ya\u015fanmaktad\u0131r. Toplum ve do\u011fa ikilili\u011fi hem kendi i\u00e7inde, hem de kendi aralar\u0131nda bir ya\u015fam bi\u00e7imi olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmaktad\u0131r. Hasta toplum ve \u00e7evresel (ekolojik) do\u011fan\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemezli\u011fi denilen olayla kar\u015f\u0131la\u015fmaktay\u0131z. Toplum, i\u00e7inde ya\u015fan\u0131lan bir varolu\u015f bi\u00e7imi olmaktan ziyade, tahakk\u00fcm ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc sisteminin makine d\u00fczene\u011finin bir par\u00e7as\u0131na, uzant\u0131s\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmektedir. Uygarl\u0131k tarihinin hi\u00e7bir d\u00f6neminde g\u00f6r\u00fclmeyen tarzda toplumla birey ve do\u011fa kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, bireycilik ve ekolojik dengesi bozulmu\u015f do\u011fa, kar\u015f\u0131 sald\u0131r\u0131 etkenleri olarak, toplumdan ve ekolojik \u00e7evreden intikam al\u0131r duruma sokulmu\u015flard\u0131r. Bireysel kanserin toplumsal k\u00f6kenli oldu\u011fu t\u0131bb\u0131n her g\u00fcn y\u00fczlerce \u00f6rnekle kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 bir olayd\u0131r. Yaln\u0131zca toplumsal bir al\u0131\u015fkanl\u0131k (modernitenin k\u00f6r\u00fckledi\u011fi bir kapitalist k\u00e2r kayna\u011f\u0131, t\u00fct\u00fcnc\u00fcl\u00fck) olan sigaran\u0131n kanserin en temel nedeni oldu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulursa, toplumsal kanserden bahsetmenin do\u011fru bir kavramsalla\u015ft\u0131rma oldu\u011fu daha iyi anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. Toplum art\u0131k bir ya\u015fam \u00e7er\u00e7evesi olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>End\u00fcstriyalizmin (end\u00fcstricili\u011fe sadece k\u00e2r kayna\u011f\u0131 olarak bakmak) en b\u00fcy\u00fck tehdidi, anti-toplumsal boyutlara varm\u0131\u015f bulunmas\u0131d\u0131r. Marksizm\u2019in en yetersiz kald\u0131\u011f\u0131 konulardan biri de budur. Pozitivist yap\u0131s\u0131 gere\u011fi end\u00fcstri toplumunu ideal olgu olarak itirazs\u0131z kabul etmekte, hatta tanr\u0131la\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n onsuz olu\u015famayaca\u011f\u0131 ve ya\u015famayaca\u011f\u0131 varsay\u0131lmaktad\u0131r. Teorik \u00f6z\u00fcnde bu yatmaktad\u0131r. End\u00fcstriye dair en ufak bir ele\u015ftiride bulunmamakla, bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda makine ve fabrika d\u00fczene\u011fini s\u0131n\u0131rs\u0131z y\u00fcceltmekle, end\u00fcstriyalizm denen dinin olu\u015fumunda Marksistlerin pay\u0131n\u0131n en az kapitalistlerinki kadar etkili oldu\u011fu rahatl\u0131kla belirtilebilir. End\u00fcstriyalizm en az ulus-devlet Leviathan\u2019\u0131 kadar k\u00fcresel bir Leviathan haline \u00e7oktan gelmi\u015f bulunmaktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Kent toplumsal kanserle\u015fmenin temel dokusunu te\u015fkil etmektedir. Kentlerin kurulu\u015f tarih\u00e7esi ve i\u015flevine s\u0131k\u00e7a de\u011finmi\u015f olmakla birlikte, toplumsal geli\u015fmeyle ba\u011f\u0131n\u0131 s\u0131k\u00e7a de\u011ferlendirmek durumunday\u0131z. Kent bir toplum bi\u00e7imi oldu\u011fu kadar, bir s\u0131n\u0131fsalla\u015ft\u0131rma olgusu ve devletle\u015fmenin kararg\u00e2h\u0131 konumundad\u0131r. Bu \u00fc\u00e7 temel olgunun uygarla\u015fmak (s\u0131n\u0131fsal, kentsel ve devletsel toplumlar) anlam\u0131na geldi\u011fi genel kabul g\u00f6ren bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Uygarla\u015fman\u0131n di\u011fer ad\u0131na bo\u015funa \u2018medeniyet\u2019 dememi\u015flerdir. Arap\u00e7a olarak kente \u00f6zg\u00fc, kentvari, kentli ya\u015fam anlam\u0131na gelmektedir. Civilisation\u2019un kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 da buna yak\u0131n anlam i\u00e7ermektedir.\u00a0<\/p>\n<p>\u00d6te yandan kenti sadece bir uygarl\u0131k olgusu olarak g\u00f6rmek dar yakla\u015f\u0131m olur. Kent illa uygarla\u015fmak, uygarla\u015fman\u0131n mek\u00e2n\u0131 olmak zorunda de\u011fildir. Nas\u0131l ki k\u00f6y kurulu\u015fu toplumsal ya\u015faman\u0131n tarihsel bir olgusuysa, kenti de bu anlamda yorumlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Toplum elbette ne s\u00fcrekli ma\u011fara ve a\u011fa\u00e7 kovuklar\u0131nda bar\u0131nabilir, ne de k\u00f6yden \u00e7\u0131kmamak gibi bir durumda kalmak zorundad\u0131r. Ma\u011fara ve k\u00f6y\u00fc a\u015fan ya\u015fam ve mek\u00e2nlar in\u015fa edilmek durumundayd\u0131. Kent bu aray\u0131\u015flar\u0131n sonucu olarak tarihte yerini bulmu\u015ftur. Analitik akl\u0131n geli\u015fmesinde kentin rol\u00fc \u00f6nemlidir. Karma\u015f\u0131kla\u015fan toplum mek\u00e2n\u0131 olarak kent, akl\u0131n analitik \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 gerektirir. Buna zorlar. Artan toplumsal sorunlar \u00e7\u00f6z\u00fcm yerini beyinde arayaca\u011f\u0131na g\u00f6re, beynin ilgili k\u0131sm\u0131n\u0131n analitik tarzda geli\u015fmesi anla\u015f\u0131l\u0131r bir husustur. Zaten toplumun kendisi bu zek\u00e2 t\u00fcr\u00fcn\u00fc gerektirir. Kent bunu \u00fcst a\u015famaya s\u0131\u00e7rat\u0131r. Ayr\u0131ca kent, k\u00f6y gruplar\u0131n\u0131n ortak ihtiya\u00e7 mek\u00e2n\u0131 olarak da tan\u0131mlanabilir.\u00a0<\/p>\n<p>Bu husus \u00e7ok \u00f6nemlidir. Kentin kurulu\u015f felsefesini bu olguda bulmaktay\u0131z. Kentler k\u00f6ys\u00fcz kurulu\u015flar olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Kentizm olarak de\u011ferlendirebilece\u011fimiz, ama ad\u0131 konulmayan bu yayg\u0131n anlay\u0131\u015f, \u00f6z\u00fcnde k\u00f6y\u00fc kente kar\u015f\u0131t olarak konumland\u0131rmaktad\u0131r. Felaket bu anlay\u0131\u015fla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Kenti k\u00f6y\u00fcn kar\u015f\u0131t\u0131 konumuna yerle\u015ftirmek, anlay\u0131\u015f olmaktan da \u00f6te, tarihsel geli\u015fme i\u00e7inde de \u00e7ok tan\u0131d\u0131k oldu\u011fumuz bir e\u011filimdir: Kenti k\u00f6y\u00fcn, k\u0131rsal\u0131n aleyhine bir olgu olarak g\u00f6rmek ve de\u011ferlendirmek. Asl\u0131nda kentin kurulu\u015f felsefesinde ve tarihsel temelinde bulunmayan bu e\u011filim dar bir s\u0131n\u0131fsal ve devlet\u00e7i anlay\u0131\u015f\u0131 yans\u0131tmaktad\u0131r. K\u00f6y\u00fcn aleyhine daha \u00e7ok art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve iktidar anlam\u0131na gelen bu tutum uygarl\u0131\u011f\u0131n da derinliklerinde yer tutmu\u015ftur. K\u00f6y\u00fc, k\u0131r\u0131 hor g\u00f6rme, a\u015fa\u011f\u0131lama, idraksiz, cahil, incelikten yoksun, kaba gibi s\u0131fatlamalar bu anlay\u0131\u015f\u0131n tarih boyunca tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 tutumdan kaynaklanmaktad\u0131r. Devlet ve kent adeta k\u0131r ve k\u00f6y kar\u015f\u0131s\u0131nda, dolay\u0131s\u0131yla a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak k\u0131rsal alanda ya\u015fayan kabile ve a\u015firet birimlerine kar\u015f\u0131 da tarihsel bir ittifak kurmu\u015f gibidir. K\u00f6y ve kent toplumu aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler bu bi\u00e7imde haks\u0131z ve kenti kendi ger\u00e7ek kurulu\u015f felsefesinden uzakla\u015ft\u0131rarak, \u00e7arp\u0131tarak ve problemli hale getirerek g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ta\u015f\u0131d\u0131.\u00a0\u00a0<\/p>\n<p>H\u00e2lbuki kent ve k\u00f6y-k\u0131r birbirini besleyen (simbiyotik) mek\u00e2nlar olarak da toplumsal ya\u015fam\u0131n vazge\u00e7ilmez ya\u015fam alanlar\u0131 olarak dengeli, uyumlu in\u015fa edilebilirler. Bilhassa ikisi aras\u0131nda, genel olarak da toplum n\u00fcfusuyla k\u00f6y ve kent n\u00fcfusu aras\u0131nda ekolojik denge kurularak bir oran bulunur ve bu en ideali olurdu. Uygarl\u0131\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck tahribatlar\u0131ndan biri de kenti s\u00fcrekli k\u00f6y ve k\u0131r\u0131n aleyhinde b\u00fcy\u00fctmesi ve bir tahakk\u00fcm ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc merkezi, mek\u00e2n\u0131 olarak tutmas\u0131d\u0131r. Rol\u00fcn\u00fc bu temelde sapt\u0131rmas\u0131d\u0131r. Kentleri as\u0131l i\u015flevinden bo\u015faltmas\u0131d\u0131r. Sadece bu alan\u0131n ger\u00e7ek kurulu\u015f felsefesine kavu\u015fturulmas\u0131 b\u00fcy\u00fck toplumsal eylem gerektirmektedir.\u00a0<\/p>\n<p>Kent tarihinden \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131m\u0131z di\u011fer bir sonu\u00e7, \u00e7evreyle ili\u015fkisine bakmadan bir kanser uru gibi b\u00fcy\u00fcmesidir. \u201cS\u0131n\u0131r\u0131, mek\u00e2n\u0131 nerede tutulmal\u0131d\u0131r?  sorusuna yan\u0131t\u0131 yoktur. Sapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f kent mant\u0131\u011f\u0131 ve bu mant\u0131k alt\u0131nda geli\u015fen uygarl\u0131klar san\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine akl\u0131n de\u011fil ak\u0131ls\u0131zl\u0131\u011f\u0131n, daha do\u011frusu bir teneke sesine benzeyen, ya\u015fam ve duyguyla ba\u011f\u0131n\u0131 yitirmi\u015f analitik akl\u0131n eseridir. Felaketlerin boyutlar\u0131 ve muhtemelen geriye d\u00f6n\u00fclemez bi\u00e7imde \u00f6nlenemezlikleri bug\u00fcn daha iyi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Kentler yine de ilk \u00e7a\u011flarda daha g\u00f6rkemli yap\u0131lard\u0131. Sa\u011fduyu o kadar yitirilmemi\u015fti. S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131nda do\u011fa ve k\u0131rsal-k\u00f6y toplumuyla \u00e7eli\u015fkiler hen\u00fcz derinle\u015fmemi\u015fti. Denge halen k\u0131rsal a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131yd\u0131. \u0130\u00e7 ve d\u0131\u015f kale etraf\u0131nda b\u00fcy\u00fcyen kentler yer bak\u0131m\u0131ndan tar\u0131mla b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7indeydi. Hacimleri \u00e7ok ender y\u00fcz binleri a\u015fard\u0131. Belki de birka\u00e7 ba\u015fkent bu d\u00fczeye eri\u015febilirdi. \u00c7evreyi kirletme sorunu a\u011f\u0131rl\u0131k te\u015fkil edecek boyutlarda de\u011fildi. Anlaml\u0131 bir mimarileri vard\u0131. Organik bir b\u00fct\u00fcnd\u00fc. Greko-Romen uygarl\u0131\u011f\u0131nda tap\u0131nak, pazar, meclis, tiyatro salonu ve jimnasyumlar orant\u0131l\u0131 ve g\u00f6rkemli bir mimariye dayanmaktayd\u0131. Teras ve bah\u00e7eler, ev d\u00fczenleri organik b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc tamamlay\u0131c\u0131 nitelikteydi. Bu kentlerin kal\u0131nt\u0131lar\u0131 halen derin hu\u015fu ve heyecan yaratmaktad\u0131r. Belli bir kutsall\u0131k i\u00e7eren, felsefi bir anlam\u0131 olan mek\u00e2nlard\u0131.<\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011fda artan ticaretle b\u00fct\u00fcnl\u00fck bozulsa da devam etti. Manevi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn a\u011f\u0131r basan etkisi dinsel mimariyi \u00f6n plana \u00e7\u0131kard\u0131. Hacimleri hi\u00e7bir zaman tehdit edici boyutlara varmad\u0131. K\u0131rsal alanla dengeye daha yak\u0131nd\u0131lar. Birbirlerini b\u00fct\u00fcnleme daha a\u011f\u0131r basard\u0131. Tar\u0131m\u0131n \u00f6nemi, kent zanaat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 da geli\u015fkin bir sekt\u00f6r haline getirdi. Zanaatk\u00e2r k\u00f6yl\u00fcye, k\u00f6yl\u00fc zanaatk\u00e2ra muhta\u00e7t\u0131. \u00c7eli\u015fkiden ziyade organik b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7indeydiler. Tek riskleri do\u011fal felaketler (deprem, kurakl\u0131k) ve sava\u015flard\u0131. Sur ve kale d\u00fczenleri g\u00f6rkemlili\u011fini devam ettiriyordu. B\u00fcy\u00fck ticaret hen\u00fcz zanaatk\u00e2r\u0131 ve k\u00f6y\u00fc yutacak boyutlarda de\u011fildi. Ticaret ekonominin bir sekt\u00f6r\u00fc olarak normal yolundayd\u0131. 13. ve 16. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131nda \u0130talyan kentleri, R\u00f6nesans\u2019\u0131n da etkisiyle bu d\u00f6nemin son temsilcileriydi. Venedik, Cenova ve Floransa klasik uygarl\u0131kla yeni\u00e7a\u011f uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 birle\u015ftiren k\u00f6pr\u00fc konumundayd\u0131lar.<\/p>\n<p>Yeni\u00e7a\u011fla kent\u00e7ilik ba\u015fka anlamlar i\u00e7ermeye ba\u015flad\u0131. Pazar\u0131n egemenli\u011fi ufukta g\u00f6z\u00fckmekteydi. Ticaret a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gittik\u00e7e artt\u0131r\u0131yordu. Tarihsel denge yava\u015f yava\u015f k\u0131r-k\u00f6y aleyhine bozulmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. T\u00fcccar\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 esas alan bir kent mimarisi \u00f6n plana \u00e7\u0131k\u0131yordu. Ya\u015fam ve \u00e7evre ba\u011flant\u0131s\u0131 yitirilmi\u015f, k\u00e2r zihniyeti her \u015feyi belirler konuma gelmi\u015fti. Paris, London, Amsterdam ve Hamburg ba\u015fta olmak \u00fczere in\u015fa edilen kentler yeni d\u00f6nemin, merkantilizmin damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yorlard\u0131. Ticaret \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n kentleri hem klasik kent anlay\u0131\u015f\u0131yla fark\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131yor, hem de k\u0131rsal toplum ve do\u011fayla olan \u00e7eli\u015fkilerini h\u0131zla y\u00fcze vuruyorlard\u0131. Kent modern Leviathan\u2019\u0131n ana \u00fcss\u00fc olarak t\u00fcm toplum ve \u00e7evre alanlar\u0131na pen\u00e7elerini uzatmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. End\u00fcstriyalizm \u00e7a\u011f\u0131 kentin \u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr. \u0130\u015fin daha ilgin\u00e7 boyutu, biyolojik kanser hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n da a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak bir kent hastal\u0131\u011f\u0131 olmas\u0131d\u0131r. Kanser kesinlikle kentin kendi toplumunu hasta toplum haline getirmesiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>19. y\u00fczy\u0131lla birlikte h\u0131zla geli\u015fen sanayi devrimi, toplumu \u00f6nce do\u011fu\u015f merkezlerinde vurdu. Kentte \u00e7\u0131\u011f gibi b\u00fcy\u00fcyen sanayi kurulu\u015flar\u0131, do\u011fas\u0131 itibariyle ya\u015fam ihtiyac\u0131ndan de\u011fil, k\u00e2r ihtiyac\u0131ndan kaynaklan\u0131yordu. Modern k\u00f6le olan proleterlerin bar\u0131nmas\u0131 i\u00e7in, i\u00e7ine doldurulduklar\u0131 gecekondular ve varo\u015flar kentin yabanc\u0131s\u0131 oldu\u011fu ortamlard\u0131. K\u0131r\u0131n s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesini temsil ediyorlard\u0131. Ticaret \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n kolonile\u015ftirme harek\u00e2t\u0131ndan daha vahim bir i\u00e7 koloni hareketi olarak gecekondu ve varo\u015f kentler geli\u015ftirildi. \u0130ster i\u015f sahibi olunsun ister olunmas\u0131n, bu alanlar end\u00fcstri i\u00e7in emek deposuydular. Ticaret i\u00e7in depo ne ise, sanayici i\u00e7in de gecekondu ve varo\u015f odur. Bu olguya ba\u011fl\u0131 olarak bir y\u0131\u011f\u0131n yan olgu peydahland\u0131. Fabrika i\u00e7in fabrikac\u0131klar kenti istila ediyordu. Klasik \u00e7a\u011f modeli anlay\u0131\u015f hat\u0131rlanmaz oldu. Kentler toplumun yutum merkezi oldular. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda end\u00fcstriyalizmin kent politikas\u0131 sis tabakas\u0131 alt\u0131nda zor nefes al\u0131p veriyordu. Tarihte ilk defa milyonluk kentler ba\u015f g\u00f6stermeye ba\u015flad\u0131. Milyon de\u011fil, yar\u0131m milyonu a\u015fan kentin fonksiyonel olamayaca\u011f\u0131, mimarl\u0131k bilgisinin \u00f6ng\u00f6r\u00fclerindendir. Milyon ve \u00f6tesi, hastal\u0131\u011f\u0131n kriz boyutlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. <br \/>Kanserle\u015fme denilen olgu, bir h\u00fccrenin t\u00fcm b\u00fcnyeyi kapsayacak tarzda b\u00fcy\u00fcmesidir. Bu durumda di\u011fer organsal h\u00fccreler g\u00f6rev yapamaz duruma d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in hasta \u00f6l\u00fcr. Kentin b\u00fcy\u00fcmesi de toplum a\u00e7\u0131s\u0131ndan benzer sonu\u00e7lar do\u011furur. Tarihsel toplumsal olgular\u0131n da boyutlar\u0131 vard\u0131r. Bu boyutlardan biri \u00e7\u0131\u011f gibi b\u00fcy\u00fcd\u00fc m\u00fc, kanserle\u015fme ba\u015flam\u0131\u015f demektir. Milyonu, hele hele on milyonu a\u015fan kent olmak, toplum olmaktan \u00e7\u0131kmakt\u0131r  kitle denilen s\u00fcr\u00fc toplumu haline gelinmesidir. S\u00fcr\u00fcler nas\u0131l a\u011f\u0131la dolu\u015fursa, kentte de insan toplumunu ifade edecek en iyi kelime a\u011f\u0131lla\u015fmad\u0131r. S\u00fcr\u00fcle\u015fen insanlar kent denilen a\u011f\u0131la dolmaktalar. Basit birer t\u00fcketici kitlesi olmaya \u00e7oktan raz\u0131 edilmi\u015flerdir. A\u011f\u0131ldaki s\u00fcr\u00fc de \u00f6yledir. Bir de yan\u0131 ba\u015flar\u0131na bir i\u015fsizler s\u00fcr\u00fcs\u00fc konulmu\u015ftur. Onunla teskin edilirler. Y\u00f6netim merkezi ve \u00f6zel villal\u0131, bah\u00e7eli evleri kavram olarak kentin ruhuna uygun de\u011fillerdir. Y\u00f6netim merkezi da\u011f\u0131n ba\u015f\u0131nda da kurulabilir. Villal\u0131 bah\u00e7eli evler \u015fehir gerektirmez. Her yere kurulabilir.\u00a0<\/p>\n<p>O zaman \u015fehirden geriye ne kal\u0131yor? Tap\u0131nak, tiyatro, meclis, jimnasyum ve pazar yerini \u00e7oktan sim\u00fcltane \u00f6rneklerine b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Suni nefes al\u0131\u015f veri\u015finin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yerler demek daha uygundur. Bu haliyle kentin gelece\u011fi belirsizdir. On milyonluk bir kenti beslemek, bir b\u00f6lgenin ekolojik toplum olarak \u00f6lmesi demektir. Bu kentin sadece beslenmesi bile toplum ve \u00e7evrenin katliam\u0131n\u0131 gerektirir. Bir \u00fclkeyi \u00f6ld\u00fcrmek i\u00e7in birka\u00e7 be\u015f on milyonluk kent yeterlidir. Trafi\u011fin sadece hava kirletmesi bile \u015fehrin \u00f6l\u00fcm\u00fc i\u00e7in yeterlidir. Kent orant\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00fczerine \u00e7\u0131kmayla anlam\u0131n\u0131 yitirmi\u015ftir. Anlam\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 yerde ya\u015famdan bahsedilemez. Nefes al\u0131p vermeyi ya\u015fam saym\u0131yorsak tabii&#8230;<\/p>\n<p>Kentler eskiden ger\u00e7eklerin ke\u015ffedildi\u011fi, felsefenin in\u015fa edildi\u011fi sahalard\u0131. \u015eimdi end\u00fcstriyalizmin \u00e7\u00f6ken kentlerinde ise \u00fc\u00e7 (S\u2019nin)  seks, spor ve sanat\u0131n t\u00fcm i\u00e7eri\u011finden bo\u015falt\u0131larak s\u00fcr\u00fcle\u015fmenin sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 hara \u00e7iftlikleri s\u00f6z konusudur. Bu, kentin \u00f6l\u00fcm\u00fc de\u011fil de nedir?\u00a0<\/p>\n<p>b- End\u00fcstriyalizmin di\u011fer bir yok edici boyutu ya\u015fam-\u00e7evre ili\u015fkisidir. Kent daha \u00e7ok i\u00e7ten toplumu kanserle\u015ftirirken, end\u00fcstriyalizm bir b\u00fct\u00fcn olarak ya\u015fam \u00e7evresine sald\u0131r\u0131r. Ulus-devletin halen \u00f6nemini yitirmeyen end\u00fcstriyalizm politikas\u0131, t\u00fcm \u00fclke ve toplum kaynaklar\u0131n\u0131n end\u00fcstriye tabi k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131 gerektirir. Bunu bir kalk\u0131nma yolu olarak g\u00f6r\u00fcr. Asl\u0131nda bu politikan\u0131n \u00fclke zenginli\u011fi ve kalk\u0131nmayla, g\u00fc\u00e7lenmekle ilgisi yoktur. En temel neden sermayenin en y\u00fcksek \u2018K\u00c2R\u2019 oran\u0131n\u0131n bu sahada ger\u00e7ekle\u015ftirilmesidir. End\u00fcstriyalizm bir k\u00e2r y\u00f6netim harek\u00e2t\u0131d\u0131r. Yat\u0131r\u0131m veya kalk\u0131nma kavramlar\u0131 as\u0131l amac\u0131 gizleyen \u00f6rt\u00fclerdir. K\u00e2r varsa yat\u0131r\u0131m ve kalk\u0131nma olur. Yoksa kendi ba\u015f\u0131na yat\u0131r\u0131m ve kalk\u0131nman\u0131n hi\u00e7bir anlam\u0131 yoktur. End\u00fcstriyalizm m\u00fclkiyetten binlerce kez daha b\u00fcy\u00fck bir h\u0131rs\u0131zl\u0131kt\u0131r. Hem de t\u00fcm \u00fclke halk\u0131ndan, do\u011fas\u0131ndan yap\u0131lan bir h\u0131rs\u0131zl\u0131k.\u00a0<\/p>\n<p>Kendi ba\u015f\u0131na yat\u0131r\u0131m\u0131, fabrikaya dayal\u0131 \u00fcretimi mahk\u00fbm etmedi\u011fimizi belirtelim. Toplum ve \u00e7evrenin esenli\u011fi esas al\u0131narak, her zaman uygun bir yat\u0131r\u0131m ve fabrika modeli geli\u015ftirilebilir. Bunlar kendi ba\u015f\u0131na k\u00f6t\u00fcl\u00fck sa\u00e7mazlar. K\u00e2r\u0131n emrine girdiklerinde kanserle\u015fmeye yol a\u00e7arlar. K\u00e2r i\u00e7in end\u00fcstri, toplumsal ihtiya\u00e7lar i\u00e7in de\u011fildir. Azami k\u00e2r kural\u0131 ihtiya\u00e7tan kaynaklanmaz. Onun kendi mant\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. \u0130htiya\u00e7 alan\u0131 k\u00e2r getirirse ilgilenir. Yoksa \u00f6l\u00fcme terk eder. Mevcut teknolojiler do\u011fru geli\u015ftirilip uygulansa, ne i\u015fsizlilik, yoksulluk, ne de hastal\u0131k ve e\u011fitimsizlik bir toplumsal sorun olarak kal\u0131r. En \u00f6nemlisi, ne de kaynak u\u011fruna \u00e7evrenin teknikle, fabrikayla y\u0131k\u0131m\u0131na gerek kal\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00e2rl\u0131 bulunmayan, ama kesinlikle hayati ihtiya\u00e7lar\u0131 rahatl\u0131kla kar\u015f\u0131layabilecek olan binlerce alan, s\u0131rf k\u00e2r getirmedi\u011fi i\u00e7in at\u0131l b\u0131rak\u0131lmaktad\u0131r. K\u00e2r u\u011fruna ise, bazen milyonlarca y\u0131ll\u0131k evrimin sonucu olan kaynaklar, hi\u00e7bir hayati sonucuna bakmadan k\u0131sa bir s\u00fcrede t\u00fcketilir. Petrol, deniz, orman ve maden politikalar\u0131 k\u00e2rl\u0131l\u0131k nedeniyle \u00e7evreyi bir \u00f6l\u00fcm-kal\u0131m alan\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. K\u00e2r denilen olay\u0131n vah\u015fi boyutunu hi\u00e7bir olgu \u00e7evre katliam\u0131 kadar a\u00e7\u0131klayamaz. K\u00e2rl\u0131l\u0131k bu bi\u00e7imde devam ederse, de\u011fil birka\u00e7 y\u00fczy\u0131l, birka\u00e7 on y\u0131l daha devam ederse, \u00e7evresel felaketin kesin oldu\u011funu tespit ediyor binlerce bilim adam\u0131. <\/p>\n<p>End\u00fcstriyalizm analitik ak\u0131l i\u00e7in s\u00fcper bir zaferdir. Fakat duygusal akl\u0131n da feci bir yenilgisidir. D\u00fcnyan\u0131n t\u00fcm canl\u0131lar\u0131n\u0131 insan\u0131n hizmetine koyan en eski tanr\u0131sal vahyin bir hortlamas\u0131d\u0131r end\u00fcstriyalizm. \u0130nsan hizmeti demek yanl\u0131\u015f oluyor. Bir avu\u00e7 k\u00e2r h\u0131rsl\u0131s\u0131n\u0131n emelleri u\u011fruna t\u00fcm canl\u0131lar kurban ediliyor. O zaman insan\u0131n bizzat kurban olarak sunulmas\u0131 bir zaman meselesi haline gelmi\u015f demektir. Kutsal Kitaplardaki k\u00f6t\u00fc tarifine uygun hi\u00e7bir \u00f6rnek end\u00fcstriyalizm kadar emsal te\u015fkil etmez.\u00a0<\/p>\n<p>c- End\u00fcstriyalizmi bir \u00fcretim sorunu olarak g\u00f6rmemek gerekir. \u00dcretim \u00fczerine kurulan k\u00e2r, sermaye tekeli as\u0131l anlam\u0131n\u0131 verir. End\u00fcstri k\u00e2r tekellerinin hizmetine girmedik\u00e7e, temel toplumsal ihtiya\u00e7lar ve \u00e7evre ko\u015fullar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne getirilerek, bilim ve teknolojinin olanaklar\u0131na g\u00f6re her zaman bir \u00fcretim, dolay\u0131s\u0131yla yat\u0131r\u0131m politikas\u0131 kurgulanabilir. Bunun makineli veya makinesiz olmas\u0131 \u00f6zde pek fark etmez. Biri yava\u015f, di\u011feri h\u0131zl\u0131 \u00fcretir, o kadar. Kald\u0131 ki, burada belirleyici olan, toplumsal ihtiya\u00e7lar ve \u00e7evreyle, ekolojiyle uyum ko\u015fullar\u0131d\u0131r. H\u0131z ve yava\u015fl\u0131k kendi ba\u015f\u0131na ama\u00e7 de\u011fildir. Dolay\u0131s\u0131yla makinele\u015fme de kendi ba\u015f\u0131na iyi ve k\u00f6t\u00fc de\u011fildir. 19. y\u00fczy\u0131ldan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar end\u00fcstriyalizm denilen olguya, makineli ve makinesiz, h\u0131zl\u0131 veya yava\u015f t\u00fcm yat\u0131r\u0131m, \u00fcretim ve t\u00fcketim s\u00fcre\u00e7lerine k\u00e2r amac\u0131 damgas\u0131n\u0131 vurduk\u00e7a, o zaman her \u015fey soruna ve kangrene d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Bunun i\u00e7in kentler anormal b\u00fcy\u00fcd\u00fc. Silahlar korkun\u00e7 geli\u015fti. Devasa ordular kuruldu. Korkun\u00e7 ve d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda sava\u015flar oldu. \u00c7evre katliamlar\u0131 ya\u015fanmaya ba\u015flad\u0131. Ulus-devlet canavar\u0131 t\u00fcretildi. Ya\u015fam t\u00fcm\u00fcyle i\u00e7eri\u011finden bo\u015falt\u0131ld\u0131. Politika yok edildi. Tekel olarak kapitalizm makineli \u00fcretime damgas\u0131n\u0131 vurunca, end\u00fcstriyalizm canavar\u0131 peydahlan\u0131yor. Can al\u0131c\u0131 husus budur.\u00a0<\/p>\n<p>Devlet tekeli \u00f6nce tar\u0131mda, sonra ticarette art\u0131k-\u00fcr\u00fcn\u00fc yakalad\u0131. 19. yzy\u0131lla birlikte e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f sanayi \u00fcretimi \u00fczerinde, tabii yeni enerji ve makine bulu\u015flar\u0131yla tekel kurulunca, tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde elde edilemeyen k\u00e2rlar, di\u011fer bir deyi\u015fle art\u0131k-\u00fcr\u00fcn\u00fcn kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak sermaye elde edildi. End\u00fcstrile\u015fmeye k\u00e2r dayat\u0131l\u0131nca her \u015fey \u00e7\u0131\u011f\u0131r\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131yor. O halde end\u00fcstriyle k\u00e2rla\u015fma olarak end\u00fcstriyalizm \u00e7ok farkl\u0131 kavramlard\u0131r. End\u00fcstriyalizm ayr\u0131ca ekonomi de de\u011fildir  ekonomi tekelidir  sanayi \u00fcretimine dayat\u0131lan, devlet veya \u00f6zel fark etmiyor, tekeldir. Toplumun binlerce y\u0131ld\u0131r el eme\u011fiyle kendine yabanc\u0131la\u015fmadan bir ekonomik faaliyet olarak y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc, \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u00fcretim sahalar\u0131 ister fabrikal\u0131, ister tezg\u00e2htar, ister tar\u0131m \u00e7iftli\u011fi, ister manifakt\u00fcr olsun tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131yor. Sorun bu sahalarda \u00fcretim yapmaktan kaynaklanm\u0131yor. Pazarda de\u011fi\u015fimden ge\u00e7irmekten de kaynaklanm\u0131yor. Direkt devlet veya devlet ad\u0131na baz\u0131lar\u0131 d\u0131\u015ftan insan ihtiya\u00e7lar\u0131 i\u00e7in verili olan bu alanlar\u0131 denetim alt\u0131na al\u0131p vergili, talanl\u0131, k\u00e2rl\u0131 y\u00f6ntemlerle fazlay\u0131 a\u015f\u0131rmaya ba\u015flad\u0131klar\u0131nda, i\u015fte o zaman \u00e7ok ciddi ekonomik ve sosyal sorunlar do\u011fuyor. 19. y\u00fczy\u0131ldan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar \u00fcretimin sanayi devrimi dedi\u011fimiz d\u00f6neminden sonra anormal k\u00e2r alan\u0131 haline gelmesiyle birlikte, tekel dayatmalar\u0131 sonucunda m\u00fcthi\u015f s\u0131n\u0131fsal ve ulusal sava\u015flar ba\u015fta olmak \u00fczere, toplumun hem kendi i\u00e7inde, hem d\u0131\u015f\u0131ndaki toplumlara, hem de do\u011faya kar\u015f\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmalar derinle\u015fiyor. Toplum hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar tahakk\u00fcm iktidar\u0131n\u0131 ya\u015f\u0131yor. Herkes herkesle bo\u011fu\u015fuyor. Bir anlamda Hobbes\u2019un canavar\u0131 Leviathan \u201cherkesin herkesle sava\u015f\u0131n\u0131\u2019\u2019 sona erdirmiyor. Tersine \u201cherkesin herkese , do\u011faya ve kendisiyle sava\u015f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Canavar\u0131n toplumu, toplumun canavar\u0131 ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 veya getirdi\u011fi son a\u015fama bu oluyor. <\/p>\n<p>d\u2013 Sanayi toplumu kavram\u0131 da kendi ba\u015f\u0131na anlaml\u0131 de\u011fildir. Sanayi tekelleri kuruldu\u011funda, toplum daha \u00e7ok emtiala\u015fman\u0131n, de\u011fi\u015fime sunulacak \u00fcretimin, \u00fcretim de sanayinin g\u00fcd\u00fcm\u00fcne veriliyor. Tekelci sanayi kapitalizmi, di\u011fer \u00fcretim sahalar\u0131n\u0131n tekelci sanayiye ba\u011fl\u0131 hale gelmesidir. Bu anlamda sanayi toplumu uygarl\u0131\u011f\u0131n bir ba\u015fka a\u015famas\u0131 olarak anlam bulabilir. B\u00f6ylesi bir uygarl\u0131k a\u015famas\u0131 19. y\u00fczy\u0131la damgas\u0131n\u0131 vurdu demek ger\u00e7ek\u00e7idir. Her d\u00f6nemden daha fazla k\u00e2r s\u0131zd\u0131rmaya imk\u00e2n verdi\u011fi i\u00e7in, kapitalizmin g\u00f6rkemli \u00e7a\u011f\u0131 demek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. T\u00fcm toplumu k\u00e2r h\u0131rs\u0131 sarar. Kapitalist olmak ya\u015fam\u0131n amac\u0131 haline getirilir ve hayat\u0131n do\u011fal tarz\u0131na indirgenir. \u0130\u015fte bu anlamda sanayi toplumu ilktir. Azami kapitalistle\u015fme toplumudur. Kral\u0131n \u00e7\u0131plak hale gelmesi, yani ilk defa \u00f6nde gelen kapitalistlerin yeni, ama eskisinden daha farkl\u0131, s\u00fcs\u00fc ve elbisesi normal olan, kendini vatanda\u015f gibi sunan bir krallar grubu haline gelmesidir. Krallar da \u00e7o\u011falarak, eski g\u00f6rkemli, s\u00fcslenmi\u015f hallerinden soyunarak varolu\u015f kazan\u0131yorlar. Sanayi toplumu bu anlamda \u00e7\u0131plak krallar toplumudur.\u00a0<\/p>\n<p>\u00dccretle ba\u011flanan i\u015f\u00e7inin durumu bu toplumda yayg\u0131nl\u0131k kazan\u0131r. Bir anlamda toplumdan kopar\u0131lm\u0131\u015f bir s\u0131n\u0131ft\u0131r. Klasik k\u00f6lecilikten fark\u0131, \u00fccretli k\u00f6lelikle ba\u011flanmas\u0131d\u0131r. Hangisinin daha iyi oldu\u011funu s\u00f6ylemek etik a\u00e7\u0131dan do\u011fru say\u0131lmaz. Marksistlerin en \u00f6nemli hatalar\u0131ndan birisi, bu toplumda sanayi burjuvazisi ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 ilerici ilan edip, toplumun geri kalan\u0131na gerilik damgas\u0131 vurmas\u0131d\u0131r. H\u00e2lbuki tersi do\u011frudur. Sanayi ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 birlikteli\u011fi belki modernitenin bir \u00f6zelli\u011fi olabilir  ama e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve demokratikle\u015fme a\u00e7\u0131s\u0131ndan tekelci devlet kapsam\u0131ndad\u0131rlar. <\/p>\n<p>Anti-toplumculu\u011fa daha \u00e7ok yak\u0131n bir duru\u015f sergilerler. Ayd\u0131nlar\u0131n bu s\u0131n\u0131fsal ittifakla s\u00f6zle\u015fmesi sosyalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan en talihsiz bir sapma olmu\u015ftur. Sanayici tekelleri toplumu, kavram olarak s\u00fcrekli sava\u015f toplumlar\u0131d\u0131r. Ulus-devlet bo\u015funa bu d\u00f6nemin devlet bi\u00e7imi haline gelmemi\u015ftir.<\/p>\n<p>e\u2013 Sanayi tekelcili\u011finin siyaseti ve devleti, milliyet\u00e7ili\u011fin en yo\u011fun hali ve devletle t\u00fcm ulusal toplumun kayna\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 temelinde olu\u015fan ulus-devlettir. Ulus-devlet en \u00e7ok bu d\u00f6nemde idealize ve realize olmu\u015ftur. Bunun temel nedeni, sermayenin a\u015f\u0131r\u0131 k\u00e2r\u0131 ve topluma yayg\u0131nla\u015fmas\u0131d\u0131r. K\u00e2r\u0131n \u00e7o\u011falmas\u0131, t\u00fcm toplumun sanayi tekellerine ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 gerektirir. Bu ise i\u00e7 sava\u015ft\u0131r. Ancak yo\u011fun milliyet\u00e7ilik ve yine iktidar\u0131n en yo\u011fun ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 ulus-devletle bu i\u00e7 sava\u015f bast\u0131r\u0131larak, k\u00e2r\u0131n azamile\u015fme d\u00fczeni sa\u011flama al\u0131nm\u0131\u015f olur. Fa\u015fizmin yava\u015f yava\u015f bir sistem olarak bu d\u00f6nemde geli\u015fmesi \u00f6zg\u00fcn bir olay de\u011fildir. Toplumun s\u00fcr\u00fcle\u015fmesi ve iktidar\u0131n ince \u00e7eperlerine kadar yay\u0131lmas\u0131, bunun da ancak milliyet\u00e7ili\u011fin dinselle\u015fmesiyle m\u00fcmk\u00fcn olabilmesidir.\u00a0<\/p>\n<p>End\u00fcstri, ulus-devlet ve kapitalist \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcnden olu\u015fan Bat\u0131 modernitesi tarihin en kanl\u0131 \u00e7a\u011f\u0131, uygarl\u0131\u011f\u0131 olma niteli\u011fini bu kapsam\u0131 dolay\u0131s\u0131yla kazan\u0131r. \u0130\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f bu \u00fc\u00e7l\u00fc modernite  hem toplum i\u00e7inde i\u00e7 sava\u015f (fa\u015fizm), hem de devletleraras\u0131nda ulusal, b\u00f6lgesel ve d\u00fcnya sava\u015flar\u0131 konumuna d\u00fc\u015fer. Bunun temelinde, hep tekrarl\u0131yoruz, k\u00e2r\u0131n olu\u015fum ve payla\u015f\u0131lma bi\u00e7imi vard\u0131r. Ulus-devlet ana hedefini end\u00fcstrile\u015fme olarak belirlerken, kapitalistle\u015fme niteli\u011fini veya arzusunu g\u00fcndeme ta\u015f\u0131yor. Kapitalistler siyasi hedeflerini ulus-devlet olarak belirlediklerinde, ancak milliyet\u00e7ilikle ulusu zamklayarak ulus-devleti m\u00fcmk\u00fcn k\u0131labileceklerini, bunun da k\u00e2r d\u00fczeni i\u00e7in en gerekli devlet d\u00fczeni oldu\u011funu a\u00e7\u0131\u011fa vuruyorlar. Sanayi hem devlet, hem kapitalizm i\u00e7in ana hedef haline geldi\u011finde, 19. ve 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n kaderi belirlenmi\u015f oluyor. Sanayi de tar\u0131m gibi, manifakt\u00fcr gibi bir \u00fcretim \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r. Uygarl\u0131\u011f\u0131n miras\u0131na dayan\u0131r. Ama hi\u00e7bir \u00fcretim \u00e7a\u011f\u0131, sanayi \u00e7a\u011f\u0131 kadar devlet ve kapitalist tekeline k\u00e2r ve iktidar \u00e7o\u011falt\u0131m g\u00fcc\u00fcn\u00fc vermemi\u015ftir. Bu nedenle devlet ve kapitalist sanayile\u015fme i\u00e7in yar\u0131\u015f\u0131r. Toplumu ve bireyi \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri, ulusa \u00e7ok sayg\u0131l\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in de\u011fil, tarihi bir k\u00e2r imk\u00e2n\u0131n\u0131 yakalad\u0131klar\u0131 i\u00e7in bu karasevday\u0131 g\u00f6sterirler.<\/p>\n<p>Sanayi toplumu tarihsel olarak sava\u015f ve hegemonya idealleriyle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. \u0130ngiltere ile Hollanda ittifak\u0131 Fransa taraf\u0131ndan zorland\u0131k\u00e7a, bu devletler Hegemonik konumlar\u0131n\u0131 yitirmemek i\u00e7in yine ucuz \u00fcretim z\u0131rh\u0131na s\u0131\u011f\u0131nd\u0131lar. Tarih, e\u011fer sanayi devrimine \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc olmasayd\u0131, \u0130ngiltere\u2019nin hegemonyas\u0131n\u0131 muhtemelen 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda, \u00f6zellikle Napolyon kar\u015f\u0131s\u0131nda kaybedebilece\u011fini g\u00f6steriyor. Fransa\u2019n\u0131n yan\u0131 ba\u015f\u0131nda yeni y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7en ABD ve Rus \u00c7arl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n hegemonya \u015fans\u0131n\u0131n bulundu\u011fu s\u00f6yleniyor. Daha sonra bu yar\u0131\u015fa Almanya kat\u0131lacakt\u0131r. \u0130ngiltere\u2019nin \u015fans\u0131, belki de tek \u00e7aresi olan sanayi devrimi oluyor. Bu durum bir kez daha zaruretin yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 zorlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. Buharl\u0131 makine ve dokuma mekani\u011fi tarihin \u00e7ark\u0131n\u0131 \u0130ngiltere lehine bir kez daha \u00e7eviriyor. Siyasi ve askeri yenilikler yeni sanayi \u00fcretimiyle h\u0131z ve g\u00fc\u00e7 kazan\u0131yor. Bu da pe\u015fi s\u0131ra askeri ba\u015far\u0131lar\u0131 getiriyor.\u00a0<\/p>\n<p>Zincir bir defa kurulunca k\u0131r\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7 oluyor. Napolyon\u2019un yenilgisi di\u011fer etkenlerin yan\u0131 s\u0131ra, b\u00fcy\u00fck ihtimalle esas olarak sanayi devriminin bir sonucu olsa gerekir. \u0130ngiltere hegemonyas\u0131 koca bir 19. y\u00fczy\u0131l cihan imparatorlu\u011funa bu sanayi devrimiyle kula\u00e7 at\u0131yor. 19. y\u00fczy\u0131l \u0130ngiltere\u2019nin muhte\u015fem y\u00fczy\u0131l\u0131d\u0131r. \u2018\u00dczerinde g\u00fcne\u015f batmayan imparatorluk\u2019 unvan\u0131 ilk defa bu y\u00fczy\u0131lda \u0130ngiltere taraf\u0131ndan kazan\u0131l\u0131r. Bu klasik bir imparatorluk de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin Roma ve Osmanl\u0131 tarz\u0131 bir uygulamas\u0131 yoktur. Etkisi alt\u0131nda devlet d\u00fczeyinde bir\u00e7ok siyasi olu\u015fumun mevcudiyeti imparatorlu\u011funa halel getirmiyor. Kendine \u00f6zg\u00fc \u00e7oklu siyasi olu\u015fumlar\u0131 ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131yan bir model olarak, giderek zay\u0131flasa da, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile \u0130ngiliz Uluslar Toplulu\u011fu (Commonwealth) ad\u0131yla ya\u015famas\u0131n\u0131 biliyor.\u00a0<\/p>\n<p>Sanayi devriminin d\u00fcnyaya ihrac\u0131 her uygarl\u0131k bi\u00e7imine benzer tarzda geli\u015fir. Kendini kan\u0131tlad\u0131ktan sonra, \u00f6nce Bat\u0131 Avrupa\u2019da, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda t\u00fcm Avrupa\u2019da yay\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda t\u00fcm d\u00fcnyaya a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131 h\u0131zlan\u0131r. Sanayi tekelleri aras\u0131ndaki rekabetin \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u0130ngiltere ve Alman tekelinin yapt\u0131\u011f\u0131 bu a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n dengesizli\u011fi, iki b\u00fcy\u00fck d\u00fcnya sava\u015f\u0131 ve \u00e7ok say\u0131da b\u00f6lgesel ve yerel sava\u015fa konu olur. Bir kez daha sanayi k\u00e2r\u0131n\u0131n tekel, tekelin ulus-devlet, ulus-devletin sava\u015f oldu\u011fu kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. Hi\u00e7bir ulus-devletin sava\u015fs\u0131z kurulmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne getirdi\u011fimizde, sanayile\u015fme ve sanayi ihra\u00e7 b\u00f6lgelerini kazanman\u0131n kanl\u0131 ve k\u00e2rl\u0131 tarihini \u00e7arp\u0131c\u0131 bir tarzda bu sava\u015flarda g\u00f6r\u00fcyoruz. Sava\u015f\u0131n, ulus-devlet\u00e7ili\u011fin \u00f6z\u00fcnde k\u00e2r\u0131n yatt\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Sanayi d\u00f6neminin emperyalizm olarak da anlam bulmas\u0131 bu d\u0131\u015fa ihrac\u0131yla ilgilidir. Sanayile\u015fmenin s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrgelerde, ba\u011f\u0131ml\u0131 alanlarda da s\u0131n\u0131rl\u0131 bir geli\u015fim sa\u011flamas\u0131, beklenece\u011fi gibi i\u00e7 ve d\u0131\u015f sava\u015f\u0131n ba\u015flamas\u0131 demektir. 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc bir olgusu olan ulusal kurtulu\u015f sava\u015flar\u0131, \u00f6z\u00fcnde s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge alanlar\u0131n\u0131n sanayile\u015fme program\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. \u00d6nc\u00fcl\u00fck konumlar\u0131 ne olursa olsun, hepsinin ulus-devleti, ulus-devletin de sanayile\u015fmeyi en ba\u015fa almas\u0131, d\u00fcnya kapitalizmine gidi\u015fin temel k\u00f6\u015fe ta\u015flar\u0131ndand\u0131r. Bu anlamda Rus ve \u00c7in Devrimleri de son tahlilde birer ulus-devlet ve sanayile\u015fme devrimidir. Geli\u015fmeler bu s\u00fcreci \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde do\u011frulam\u0131\u015ft\u0131r. O halde 20. y\u00fczy\u0131l, ister ulusal kurtulu\u015f sava\u015flar\u0131 ister ba\u015fka y\u00f6ntemlerle olsun, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak Avrupa d\u0131\u015f\u0131n\u0131n sanayile\u015fme \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Bu \u00e7a\u011f ana hatlar\u0131yla 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n son \u00e7eyre\u011fine kadar b\u00fct\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla ya\u015fan\u0131r. Daha sonra olan ise, Avrupa\u2019n\u0131n kendisine art\u0131k fazla k\u00e2r getirmeyen ve \u00e7ok y\u00fck te\u015fkil eden (\u00e7evre kirlili\u011fi, y\u00fcksek \u00fccretler) sanayiyi d\u00fcnyaya ihra\u00e7 etme a\u015famas\u0131d\u0131r. \u00d6nce mal, 19. y\u00fczy\u0131lda mal ve sermaye, 20. y\u00fczy\u0131lda ise mal, sermaye ve sanayi ihrac\u0131 bi\u00e7iminde \u00fc\u00e7l\u00fc bir mekanizma ile d\u00fcnyaya ta\u015f\u0131nd\u0131. Sanayile\u015fmeyi tan\u0131mayan d\u00fcnya b\u00f6lgesi art\u0131k kalmam\u0131\u015f gibidir. B\u00f6ylelikle sanayi \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n esas a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirdi\u011fini, daha do\u011frusu sanayiyi finans sermayesiyle ikame etti\u011fini belirleyebiliriz. \u0130lk \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ticaret, ikincisini sanayi devrimiyle y\u00fcr\u00fcten Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131, son a\u015fama olarak \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc k\u00fcresel finans \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ya\u015famaktad\u0131r. Finans \u00e7a\u011f\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak 1970\u2019ler sonras\u0131 d\u00f6neminde \u00f6nc\u00fc rol\u00fcn\u00fc oynamaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bundan sonraki b\u00f6l\u00fcm\u00fcn konusudur.<\/p>\n<p>Her \u00e7a\u011f bir \u00f6ncekini ortadan kald\u0131rmaz, ikinci plana d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr. Ticaret 19. y\u00fczy\u0131lda devam etti. Fakat sanayiye g\u00f6re k\u00e2r sa\u011flamada eski g\u00fcc\u00fcn\u00fc yitirip ikinci s\u0131ralarda yerini korudu. Finans \u00e7a\u011f\u0131 \u00e7ok \u00f6nceleri temelini atm\u0131\u015ft\u0131. \u0130talyan kent cumhuriyetleri bir nevi finans cumhuriyetleriydi. Bir\u00e7ok krall\u0131\u011f\u0131 finansla kendilerine ba\u011flad\u0131lar. Ticaret \u00e7a\u011f\u0131 d\u00f6neminde de para i\u015flemleri bor\u00e7 al\u0131p vermede h\u0131zl\u0131 ve yo\u011fun idiler. Kredi ciddi bir kazan\u00e7 kap\u0131s\u0131 olmu\u015ftu. Fakat \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131rada k\u00e2r getiren bir sekt\u00f6rd\u00fc.<\/p>\n<p>Sanayi ele\u015ftirmenleri ve ele\u015ftirileri, \u00e7evre tahribat\u0131n\u0131n g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr risklerinin gezegensel boyuta vurmas\u0131yla artm\u0131\u015ft\u0131r. End\u00fcstriyalizmin do\u011furdu\u011fu felaketlerle nas\u0131l bo\u011fu\u015fulaca\u011f\u0131 yo\u011fun tart\u0131\u015f\u0131lan bir konudur. Bir b\u00fct\u00fcn olarak ya\u015famla \u00e7eli\u015fkisi kald\u0131r\u0131lamaz boyutlara varm\u0131\u015ft\u0131r. Bilim ve tekni\u011fin bu denli sorumsuz kullan\u0131m\u0131n\u0131n k\u0131yamet anlam\u0131na gelebilece\u011fi tart\u0131\u015fma konusu haline gelmi\u015ftir.\u00a0<\/p>\n<p>T\u00fcm sorunlar\u0131n temelinde k\u00e2r ve sanayi ili\u015fkileri yatmaktad\u0131r. \u0130kisinin dizginsiz birle\u015fiminin, kalk\u0131nma sa\u011flamak \u015furada kals\u0131n, sorun yuma\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. T\u00fcm toplumsal alana sanayinin h\u00fckmetmesi, emtia konusuna d\u00f6n\u00fc\u015fmeyen bir toplumsal alan\u0131n b\u0131rak\u0131lmamas\u0131, toplumsal sorunlar\u0131 g\u00f6r\u00fclmemi\u015f boyutlara ta\u015f\u0131d\u0131. Sanayi kaynakl\u0131 bir\u00e7ok geli\u015fme toplumlar\u0131n do\u011fas\u0131na oldu\u011fu kadar \u00e7evreye de ayk\u0131r\u0131d\u0131r. K\u0131rsal alan\u0131n neredeyse tamamen yutulmas\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131yla daha yeni kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Kentin z\u0131dd\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn sonu\u00e7lar\u0131 da yeni g\u00f6r\u00fcnmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Alternatiflerin ne olmas\u0131 gerekti\u011fi tart\u0131\u015fma d\u00fczeyini ge\u00e7memektedir. \u015e\u00fcphesiz toplum sanayisiz ya\u015fayamayacakt\u0131r. Ama sanayi ad\u0131na yap\u0131lanlar\u0131 kald\u0131rmas\u0131 da art\u0131k beklenemez. Anti-end\u00fcstricilik giderek g\u00fc\u00e7 kazanabilir. Kent ve \u00e7evre \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 bu y\u00f6nl\u00fc bir\u00e7ok ak\u0131m\u0131 b\u00fcnyesine alm\u0131\u015ft\u0131r. Siyasal alana ta\u015f\u0131nmalar da gittik\u00e7e g\u00fcndem buluyor. Reform s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fmayan bu \u00e7abalardan, bozulan her iki do\u011fa dengesini yeniden kazanmas\u0131n\u0131 beklemek safdillik olur. Mevcut uygarl\u0131k paradigmas\u0131nda kald\u0131k\u00e7a, bi\u00e7imsel de\u011fi\u015fimlerden \u00f6teye sonu\u00e7 beklenemez.<\/p>\n<p>Be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131\u011f\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 olumsuzluklar\u0131, belki de sanayi \u00e7a\u011f\u0131 tek ba\u015f\u0131na birka\u00e7 kat artt\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Bu t\u00fcm g\u00f6zlemcilerin \u00fczerinde birle\u015ftikleri bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Bunlardan iklim \u0131s\u0131nmas\u0131 sadece bir \u00f6rnektir. Y\u0131k\u0131m san\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok daha derin ve kapsaml\u0131d\u0131r. Sadece end\u00fcstri \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n ele\u015ftirisi de\u011fil, t\u00fcm uygarl\u0131k ele\u015ftirisi gereklidir. Marksistlerin ve di\u011fer muhaliflerin sorunlar\u0131 ya dar s\u0131n\u0131fsal ekonomizme, ya da \u00e7evrecilik, k\u00fclt\u00fcrc\u00fcl\u00fck ve feminizm gibi kategorilere s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmalar\u0131 baz\u0131 olumlu sonu\u00e7lar\u0131n sergilenmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Ama ciddi bir siyasi program ve eylem haline eri\u015fememeleri de herhalde k\u00f6kl\u00fc yetmezlikleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131k se\u00e7ene\u011fi \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131k\u00e7a, bunun isabetli bir se\u00e7im oldu\u011fu her ge\u00e7en g\u00fcn daha iyi a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131k\u0131yor. Ancak k\u00f6kl\u00fc demokratik uygarl\u0131k se\u00e7enekleri \u00e7ok kapsaml\u0131 ele\u015ftiri ve programlarla birlikte, en az bunlar kadar hayata ge\u00e7irici \u00f6rg\u00fct ve eylemselliklerle b\u00fct\u00fcnle\u015fti\u011finde do\u011faya, ya\u015fama daha \u00f6zg\u00fcr, e\u015fit ve demokratik toplum paradigmas\u0131yla bak\u0131p yol alabiliriz.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Uygarl\u0131k tarihinin ilk, orta ve yeni\u00e7a\u011f bi\u00e7iminde \u00fc\u00e7e b\u00f6l\u00fcnmesi yanl\u0131\u015f de\u011fildir. \u0130htilaflar daha \u00e7ok tan\u0131mlamalar\u0131n i\u00e7eri\u011fine ili\u015fkindir. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":2862,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-2861","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2861","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2861"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2861\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2862"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2861"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2861"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2861"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}