{"id":2948,"date":"2020-03-15T00:44:21","date_gmt":"2020-03-14T21:44:21","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/devletli-uygarlik-demokratik-uygarlikla-uzlasabilir-mi\/"},"modified":"2020-03-15T00:44:21","modified_gmt":"2020-03-14T21:44:21","slug":"devletli-uygarlik-demokratik-uygarlikla-uzlasabilir-mi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/devletli-uygarlik-demokratik-uygarlikla-uzlasabilir-mi\/","title":{"rendered":"Devletli Uygarl\u0131k Demokratik Uygarl\u0131kla Uzla\u015fabilir mi?"},"content":{"rendered":"<p>30 Aral\u0131k 2010 Per\u015fembe Saat 06:49<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Tarih boyunca iktidar olu\u015fumunu \u00e7\u00f6zmeden sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir sosyoloji \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yapamay\u0131z. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/984-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Savunmam\u0131n bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn \u00f6zetini k\u0131sa sonu\u00e7lar halinde sunmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>1- Tarih boyunca iktidar olu\u015fumunu \u00e7\u00f6zmeden sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir sosyoloji \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yapamay\u0131z. Pozitivist bilim anlay\u0131\u015f\u0131yla, di\u011fer bir deyi\u015fle paradigmas\u0131yla geli\u015ftirilmek istenen toplumsal bilimler tamamen \u00e7\u0131kmaz i\u00e7inde kalm\u0131\u015ft\u0131r. Aksi halde bu denli y\u00fckselen s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve sava\u015f olgusunu izah edemeyiz. Bilim adam\u0131 topluma kar\u015f\u0131 bir din adam\u0131 veya ahlakiyat\u00e7\u0131dan daha az sorumlu olamaz. Madem bilim mitoloji, din ve felsefeye kar\u015f\u0131 daha y\u00fcksek bir anlam g\u00fcc\u00fcd\u00fcr, o halde neden kendi devrimini yap\u0131p (17. y\u00fczy\u0131l) zaferini sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 halde, bu \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f sava\u015f ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc olgular\u0131na kar\u015f\u0131 g\u00f6steremedi? Bilimin iktidarla\u015fmas\u0131 buna neden olarak g\u00f6sterilebilir. \u0130ktidarla\u015fan bilim \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kaybeder.\u00a0<\/p>\n<p>Bilimi en geli\u015fkin anlam yorumu olarak tan\u0131mlarsak, bu kadar h\u0131zla iktidarla b\u00fct\u00fcnle\u015fmesi ya bilim ad\u0131na bir yenilgidir, ya da bilim diye tan\u0131mlanan\u0131n ciddi bir anlam sorunu vard\u0131r. Bu sorunu pozitivizmle ba\u011flant\u0131land\u0131rmak istedim. Kendisi \u00e7ok ele\u015ftirmesine ra\u011fmen, pozitivizmin din ve metafizi\u011fin de gerisinde, en kaba materyalizmle i\u00e7 i\u00e7e bir din ve metafizik oldu\u011fu, pozitivist bilimler denen disiplinlerin sorumsuzluk S\u00f6m\u00fcr\u00fc ve sava\u015fa kar\u015f\u0131 bir \u015fey yapmad\u0131lar. Kendi sorunlar\u0131 saymad\u0131lar. Daha sonra iktidar\u0131n bilimi idiler d\u00fczeyinden a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Bundan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gereken en \u00f6nemli bir sonu\u00e7, bilimin yeniden bir anlam yorumuna \u015fiddetle ihtiya\u00e7 duydu\u011fudur. Bilimin yeni bir paradigmatik devrime ihtiyac\u0131 vard\u0131r. Yorum g\u00fcc\u00fcm\u00fc anlam yetene\u011fimin uygulamas\u0131 olarak bu \u00e7al\u0131\u015fmada s\u0131nad\u0131m. Sonu\u00e7lar bu s\u0131namayla ilgilidir.<\/p>\n<p>2- \u0130ktidar\u0131 bir gelenek olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. En kadim geleneklerden biri olarak\u2026 Toplumlar \u00fczerinde g\u00fcnl\u00fck olarak do\u011fum h\u00fckm\u00fcn\u00fc icra eden eylemler b\u00fct\u00fcn\u00fc de\u011fildir. Salt devlet olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ise \u00e7ok daha iyi anlamak gerekir. \u00c7ok\u00e7a yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, iktidar\u0131 devlete ve devlet bi\u00e7imlerine indirgemek yap\u0131lacak yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n temelidir. Hele hele sava\u015f eylemlerini g\u00f6ze batan di\u011fer iktidar uygulamalar\u0131yla birle\u015ftirip sunmak iktidar\u0131n en oport\u00fcnist izah\u0131 olacakt\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada bir imge kavram olarak \u2018kurnaz ve g\u00fc\u00e7l\u00fc adam\u2019 deyimini \u00e7ok kulland\u0131m. Hani piyasalar\u0131 d\u00fczenleyen bir \u2018gizli el\u2019den bahsedilir ya, bu da onun gibi bir \u015feydir. Ama iktidar\u0131n temelini anlamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u00fcksek \u00f6\u011fretici de\u011feri oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Kendini bazen y\u00fcze a\u00e7\u0131k vurup, \u00e7o\u011funlukla toplumun a\u00e7\u0131k y\u00fczeyi alt\u0131ndan iktidar\u0131 d\u00fczenleyen her ili\u015fki ve bu ili\u015fkilerin sahipleri, iktidar in\u015fac\u0131lar\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>\u0130ktidar en fazla s\u00fcreklilik ve yo\u011funla\u015fma istidad\u0131nda olan bir toplumsal olgudur. Kad\u0131n\u0131 evcille\u015ftiren erkek belki de bunun ilk ve en b\u00fcy\u00fck pay sahiplerindendir. \u015eamanistlerin anlam g\u00fcc\u00fc \u00fczerinde tekel kurmalar\u0131, rahiple\u015ferek dini h\u00fcviyet kazanmalar\u0131, iktidar\u0131n \u00e7\u0131plak g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda ve s\u0131r niteli\u011fine b\u00fcr\u00fcnmesinde \u00e7ok etkili olmu\u015ftur. \u0130ktidar mitolojisini ve t\u00fcm tanr\u0131salla\u015ft\u0131rma kavramlar\u0131n\u0131 bu gruba ba\u011flamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Mitolojik ve dini s\u00f6ylem b\u00fcy\u00fck oranda iktidar\u0131n in\u015fa edilmesinde ve me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda \u00e7ok etkilidir. Hiyerar\u015fik ataerkil rejimin rahip + y\u00f6netici + komutan \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc, toplumda iktidar zeminini en geni\u015f yayan grup niteli\u011findedir. \u0130ktidar\u0131n ilk taht kurma, sembolize etme gelene\u011finin yarat\u0131c\u0131lar\u0131d\u0131r. Tanr\u0131sall\u0131k, taht, y\u00fcceli\u015f,\u00a0 tanr\u0131-insan kopuklu\u011fu, kad\u0131n tanr\u0131\u00e7an\u0131n g\u00f6zden d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi, kulluk gibi kavramlar bu d\u00f6nemden kalma g\u00fc\u00e7l\u00fc iktidar simgeleridir.<\/p>\n<p>3- Devlet iktidar\u0131, hiyerar\u015fik ve evcille\u015ftirilmi\u015f kad\u0131n zeminleri ve kullu\u011fun k\u00f6lele\u015fimi \u00fczerinde daha kal\u0131c\u0131 ve somut bir iktidar bi\u00e7imlenmesidir. Toplumda \u00e7ok yayg\u0131nla\u015fm\u0131\u015f iktidar ili\u015fkilerini d\u00fczenlemeyi, belli bir sorumlulu\u011fa kavu\u015fturmay\u0131 ve daha etkili ve ekonomik kullanmay\u0131 ifade eder. \u0130ktidar devleti i\u00e7erir. Fakat devletten \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Devletler tarihte kendilerini en \u00e7ok kavramla\u015ft\u0131ran, tarihi kendileriyle ba\u015flatan tekel kurumlard\u0131r. Son tahlilde toplumun artan ekonomik g\u00fcc\u00fcn\u00fc demokratik siyasetin konusu olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131p \u00fczerinde iktidar g\u00fcc\u00fc olarak tekel kurmay\u0131, b\u00f6ylelikle art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve de\u011ferlere el koymay\u0131 ifade eder. Devletle ilgili di\u011fer her \u015fey  mitoloji, felsefe, din, bilim, sava\u015f ve siyasetler bu asli ama\u00e7la ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Kom\u00fcnist devlet olunsa dahi sonu\u00e7 de\u011fi\u015fmez. Devletle iktidar toplumda resmiyet kazan\u0131r. Me\u015fruiyetini geli\u015ftirir.\u00a0<\/p>\n<p>Topluma anlaml\u0131 gelebilecek eylemler, sava\u015flar, s\u00f6ylemler devlet ad\u0131na hareket edenlerin en \u00e7ok ilgilendikleri konulard\u0131r. Devlet hukuki olarak bir kurallar b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Gelene\u011fin g\u00fc\u00e7le takviye edilen kurall\u0131 hali di\u011fer bir devlet tan\u0131mlanmas\u0131 olarak kullan\u0131labilir. Bu anlamda en geli\u015fkin soyut ili\u015fkiler toplam\u0131 da denilebilir. Din, despotluk, krall\u0131k, imparatorluk, cumhuriyet, mutlak\u0131yet, ulusal, s\u0131n\u0131fsal, etnik, hukuk, laik, demokratik, sosyal devlet gibi adland\u0131rmalar bi\u00e7imsel anlamda farkl\u0131l\u0131k i\u00e7erseler de, \u00f6zde hepsi iktidar d\u00fczenlemesidir. \u0130li\u015fki somutlu\u011fudur. Kentler toplumsal olarak karma\u015f\u0131kla\u015f\u0131p s\u0131n\u0131fla\u015ft\u0131k\u00e7a, devlet ve iktidar olu\u015fumlar\u0131nda ba\u015fat rol oynamaya ba\u015flarlar. Fakat kent yaln\u0131z devletle \u00f6zde\u015fle\u015ftirilemez.\u00a0<\/p>\n<p>4- Uygarl\u0131k devletin kent \u00fczerindeki yo\u011funla\u015fmas\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde kazand\u0131\u011f\u0131 toplumsal h\u00e2kimiyetin kapsay\u0131c\u0131 ifadesidir. Devletin kenti y\u00f6netmesi ilk ciddi uygarl\u0131k giri\u015fimidir. Uygarl\u0131\u011f\u0131n di\u011fer kar\u015f\u0131l\u0131k kelimesi olan \u2018medeniyet\u2019 zaten \u015fehirlilik, \u015fehirli gibi s\u0131fatlarla bu anlaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klar. Uygarl\u0131\u011f\u0131n devleti a\u015fan baz\u0131 \u00f6zellikleri vard\u0131r. Zaman ve mek\u00e2nla ba\u011f\u0131 s\u0131k\u0131d\u0131r. \u0130\u00e7inde \u00e7ok say\u0131da etnisite, kavim, ulus, din, inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce bar\u0131nd\u0131r\u0131r. Devlet uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00e7ekirde\u011fidir. Ama her \u015feyi de\u011fildir. \u015eehir de devlet i\u00e7in asli bir mek\u00e2nd\u0131r. Ama \u015fehir sadece devlet ve hatta iktidar de\u011fildir. Uygarl\u0131klar farkl\u0131 mek\u00e2n ve zamanlarda \u00e7okla\u015fabilirler. M\u0131s\u0131r, S\u00fcmer, Pers, Greko-Romen, H\u0131ristiyan, \u0130slam, Hint, \u00c7in, Aztek, Avrupa uygarl\u0131klar\u0131 gibi. Hepsinde benzerlik sa\u011flayan \u015fehirlilik, s\u0131n\u0131fl\u0131l\u0131k ve kenttir. Uygarl\u0131klar\u0131n kendi i\u00e7inde ve aralar\u0131ndaki ili\u015fkiler ekonomik ve siyasi tekel i\u00e7eri\u011fine ba\u011fl\u0131 olarak bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l ve sava\u015f\u00e7\u0131l olabilir. Kendi paylar\u0131na d\u00fc\u015fene raz\u0131 olduklar\u0131nda, buna adil payla\u015f\u0131m deyip bar\u0131\u015fabilirler. Raz\u0131 olmad\u0131klar\u0131 taktirde sava\u015f uygarl\u0131klar\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla devletlerin en \u00e7ok ba\u015fvurduklar\u0131 adalet arac\u0131 olur. Sava\u015f, \u015fiddet, uygarl\u0131k, devlet ve adalet-hukuk aras\u0131nda s\u0131k\u0131 bir ili\u015fki vard\u0131r. \u00d6z\u00fcnde toplumsal grup ve bireylerin \u00f6z eylemleri \u00fczerinde kendi adlar\u0131na ya sahip \u00e7\u0131kmay\u0131, ya da ba\u015fka ki\u015fi ve gruplar\u0131n onlar\u0131n eylemini (ekonomik, siyasi, ideolojik) sahiplenmesini ifade eder. Uygarl\u0131k t\u00fcm bu gelenek, kurum ve kurallar\u0131n ili\u015fki b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. Bazen s\u0131n\u0131f ve art\u0131k-\u00fcr\u00fcn\u00fcn olu\u015fum tarzlar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak da ifadelendirilirler. K\u00f6lecil, feodal, kapitalist uygarl\u0131k gibi. Evcille\u015fmi\u015f kad\u0131n + hiyerar\u015fik ataerkillik + devlet + uygarl\u0131k = katmanlar halinde iktidar b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ne kadar komple bir g\u00fc\u00e7 ili\u015fkileri toplam\u0131 oldu\u011funu form\u00fcle etmektedir.<\/p>\n<p>5- Demokratik uygarl\u0131k veya medeniyet, devletli uygarl\u0131ktan ayr\u0131 bir toplumsal kategoridir. Gerek devletle\u015fme ve uygarla\u015fmadan \u00f6nceki toplumsal formlar\u0131n, gerekse sonrakilerin devlet d\u0131\u015f\u0131nda kalm\u0131\u015f yap\u0131lar\u0131n\u0131 kavramla\u015ft\u0131rmay\u0131 ama\u00e7lamaktad\u0131r. Tarih boyunca devletler kendilerini hep toplumla \u00f6zde\u015f tutmaya \u00f6zen g\u00f6sterirler. Devletten ayr\u0131 bir toplumsall\u0131\u011f\u0131n olamayaca\u011f\u0131n\u0131 ideolojik s\u00f6ylemlerinin ba\u015fk\u00f6\u015fesine oturturlar. Toplumun devletten farkl\u0131 oldu\u011funu ve k\u00f6kl\u00fc \u00e7eli\u015fkilerinin bulundu\u011funu belirtmek, devlet sahiplerinin tepkilerini en \u00e7ok \u00e7eken s\u00f6ylemlerdir. Fakat \u00f6z\u00fcnde devletin \u00e7ok dar bir \u00e7\u0131kar tekeli oldu\u011funu, kamusal denilen (toplumun ortak i\u015fleri) i\u015fleri ise temel ama\u00e7 edinmedi\u011fini ve kendisine me\u015fruiyet k\u0131l\u0131f\u0131 haline getirdi\u011fini belirtmek \u00f6nemlidir.\u00a0<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz toplum ilkel kom\u00fcnal a\u015famadan sonra karma\u015f\u0131kla\u015fm\u0131\u015f ve toplumun idare edilmesi gereken bir\u00e7ok ortak i\u015fi ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Devlet bu i\u015fleri kendisi i\u00e7in me\u015fruiyet gerek\u00e7esi yap\u0131p toplumu d\u0131\u015flarken, demokrasi bu ortak i\u015flerin bizzat toplumca yerine getirilmesini \u00f6nerir veya sa\u011flar. Devlet uygarl\u0131\u011f\u0131yla demokratik uygarl\u0131k aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n temelinde bu olgu yatar. Bu olgunun ya\u015famsal bir \u00f6nemi vard\u0131r. Topluluklar kendilerine ili\u015fkin b\u00fct\u00fcn i\u015fler konusunda s\u00f6z ve eylem g\u00fcc\u00fc haline geldiklerinde demokratik olduklar\u0131ndan bahsetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Aksi halde kendi ortak i\u015flerinden \u00e7o\u011funu devlet veya ba\u015fka gruplar yerine getirdi\u011finde yetenek, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve bilin\u00e7 kayb\u0131na u\u011frarlar. Kendini eylemleyemeyen ve konu\u015fturamayan birey ve gruplar bilin\u00e7 edinemez, yetenek kazanamaz, e\u015fit ve \u00f6zg\u00fcr ya\u015fayamazlar. Olgusal farkl\u0131l\u0131k bu denli \u00f6nemli sonu\u00e7lara yol a\u00e7maktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Topluma ili\u015fkin belirtilmesi gereken en temel bir olgu, milyonlarca y\u0131l ya\u015fad\u0131klar\u0131 ilkel klan ve kabilelerin kom\u00fcnal d\u00fczenidir. Demokrasinin en ilkel halini bu kom\u00fcnal d\u00fczende bulabiliriz. Nas\u0131l devlet uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00e7ekirde\u011fi ise, ilkel kom\u00fcnal d\u00fczen de demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00e7ekirde\u011fidir. Tek ba\u015f\u0131na bu olgu bile demokratik taban\u0131n ne denli g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011funu a\u00e7\u0131klar. Yaz\u0131l\u0131 tarih hep devlet uygarl\u0131klar\u0131ndan bahseder. Toplumlar\u0131n milyonlarca y\u0131ll\u0131k kom\u00fcnal d\u00fczenlerde nas\u0131l ya\u015fad\u0131klar\u0131, i\u015flerini nas\u0131l \u00e7evirdikleri bu tarihin kapsam\u0131na girmez. H\u00e2lbuki as\u0131l tarihin bu olmas\u0131 gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn hem zaman hem mek\u00e2n bak\u0131m\u0131ndan uzun s\u00fcre ve geni\u015f \u00e7evrelerde ya\u015fad\u0131klar\u0131 kom\u00fcnal ya\u015fam, toplumun kendisini ifade eder. Toplum as\u0131l budur. Devlet ve uygarl\u0131k ise \u00e7ok sonra gelir ve yapayd\u0131r. As\u0131l toplumun \u00fczerine konmu\u015f bir nevi gereksiz s\u00fcs p\u00fcs a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131d\u0131r. Onlar olmadan da toplum geli\u015fmesini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrd\u00fc. Nitekim s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ama \u00e7arp\u0131k, kanl\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcl\u00fc bir s\u00fcrd\u00fcr\u00fcl\u00fc\u015fe mahk\u00fbm edilmi\u015ftir.\u00a0<\/p>\n<p>Yaz\u0131l\u0131 ve devletli toplum diline, tarihine bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, kullan\u0131lan terminolojinin hep yalan, hile, zul\u00fcm ve bask\u0131 dili oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Toplumlar i\u00e7in sanki bask\u0131s\u0131z ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcz, ezilensiz, kul ve k\u00f6lesiz bir ya\u015fam m\u00fcmk\u00fcn olmazm\u0131\u015f gibi bir imgeler d\u00fcnyas\u0131 kurulmu\u015ftur. \u0130mgeden reele ge\u00e7erek do\u011fal ak\u0131\u015f hali, yani demokratik potansiyel olarak topluluklar, ya\u015famlar\u0131n\u0131n \u00e7ocukluklar\u0131nda zincire vurulmu\u015flard\u0131r. Ola\u011fan olmayan bu durumdur, yani zincirli uygarl\u0131kt\u0131r. Bu uygarl\u0131\u011f\u0131n atom bombas\u0131 patlatt\u0131\u011f\u0131n\u0131, be\u015f bin y\u0131ll\u0131k \u00f6mr\u00fcn\u00fcn sadece \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131l\u0131n\u0131 bar\u0131\u015f i\u00e7inde ge\u00e7irip hep sava\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00e7evrenin ya\u015fanmaz durumundan ve t\u00fcm toplumsal sorunlar\u0131n kangren hale gelmesinden sorumlu oldu\u011funu belirtmek, demokratik \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n gerek\u00e7esinin g\u00fc\u00e7l\u00fc savunusudur. Do\u011fal olmayan devletli uygarl\u0131\u011f\u0131n azmanla\u015fmas\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n c\u00fcce kalmas\u0131d\u0131r. T\u00fcm toplumlar\u0131n ba\u011fr\u0131nda ya\u015fad\u0131klar\u0131 ana \u00e7eli\u015fki budur. Demokrasili geli\u015fememe, devletli, s\u00f6zs\u00fcz ve eylemsiz uygarl\u0131k hastal\u0131\u011f\u0131d\u0131r bu. Toplumlar\u0131n ne\u015feli, a\u015fkl\u0131 hali en az ac\u0131l\u0131, \u00fcz\u00fcnt\u00fcl\u00fc ve a\u015fks\u0131z hali kadar normal say\u0131lmal\u0131d\u0131r. \u0130\u015fte demokratik uygarl\u0131k bu ne\u015feli, a\u015fk halli uygarl\u0131\u011fa gidi\u015fin toplumudur. Sadece bir se\u00e7enek de\u011fil, en do\u011fal, insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn do\u011fas\u0131na uygun, duygusal ve analitik zek\u00e2s\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcnle\u015ftirebildi\u011fi \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>6- Sermaye d\u00fczeni san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ll\u0131k kapitalizmin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olmay\u0131p, be\u015f bin y\u0131ll\u0131k devlet uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Tar\u0131mda beliren art\u0131k-\u00fcr\u00fcn sermaye olu\u015fumunun maddi temelidir. \u0130lk \u00f6rg\u00fctlenmesini tap\u0131nak zemininde y\u00fcr\u00fctm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00dcst kat tanr\u0131n\u0131n (\u00fcst y\u00f6netici), orta kat me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7 rahibin (\u00fcst y\u00f6neticinin yard\u0131mc\u0131s\u0131  topluluk ve kullara ili\u015fkin el\u00e7i), alt kat kar\u0131n toklu\u011funa \u00e7al\u0131\u015fan k\u00f6lelerin olan bu sistem, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar s\u00fcrekli \u00e7o\u011falarak, ayr\u0131\u015farak, katmerle\u015ferek gelmi\u015ftir. Kentle\u015fme, s\u0131n\u0131fla\u015fma ve devletle\u015fme son tahlilde art\u0131k-\u00fcr\u00fcn\u00fcn \u00fcr\u00fcnleridir. Toplumun art\u0131k-\u00fcr\u00fcn\u00fc \u00e7o\u011faltma temelinde s\u00fcrekli i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcne u\u011frat\u0131lmas\u0131, kademele\u015ftirilmesi, g\u00fc\u00e7le donat\u0131lmas\u0131, savunma ve sald\u0131r\u0131 konumuna getirilmesi uygarla\u015fma denilen olgu olup, sermaye ile olan ba\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koymaktad\u0131r. Dar anlamda sermaye kendisini ekonomik olarak k\u0131sa s\u00fcreler halinde \u00e7o\u011faltma olarak tan\u0131mlarsa da, geni\u015f anlamda uzun s\u00fcreler halinde \u00e7o\u011faltmayla \u00f6zde ayn\u0131 anlam\u0131 ta\u015f\u0131r. T\u00fcccar\u0131n g\u00fcnl\u00fck art\u0131s\u0131 ne kadar sermaye ise, toprak tekelinin (tar\u0131m devleti) y\u0131ll\u0131k art\u0131-\u00fcr\u00fcn\u00fc de rahatl\u0131kla sermaye olarak tan\u0131mlanabilir.\u00a0<\/p>\n<p>Tarih, ticaret \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n uygarl\u0131ktan daha uzun s\u00fcreli (Uruk \u00e7a\u011f\u0131, M.\u00d6. 4000-g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar), alt\u0131 bin y\u0131ll\u0131k oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Tar\u0131m uygarl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re ikinci planda kalan t\u00fcccar uygarl\u0131\u011f\u0131, d\u00f6nem ve mek\u00e2n itibariyle ara s\u0131ra g\u00f6rkemli kent uygarl\u0131klar\u0131na yol a\u00e7sa da, toplumlarda fazla y\u00fcz bulamam\u0131\u015ft\u0131r. Bunda kazanc\u0131n\u0131n istismarc\u0131 karakteri \u00f6nemli rol oynamaktad\u0131r. Toplumsal tarihin dehlizlerinde ve kuytu k\u00f6\u015felerinde daha \u00e7ok mek\u00e2n tutmu\u015ftur. Uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131 boyunca geli\u015fmesini hep t\u0131rmand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Tarihte ilk defa \u00f6nce M.S. 13.-16. y\u00fczy\u0131llar\u0131 aras\u0131nda \u0130talyan kentlerinde, 15-18. y\u00fczy\u0131llar\u0131 aras\u0131nda da t\u00fcm Avrupa kentlerinde hegemonik bir g\u00fc\u00e7 haline gelen ticari sekt\u00f6r, Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n do\u011fu\u015funda temel rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Toplumun yeni akt\u00f6r\u00fc konumuna y\u00fckseldi\u011fi gibi, siyasi platformu da etkisi alt\u0131na alm\u0131\u015ft\u0131r. Sermaye art\u0131\u015f\u0131nda b\u00fcy\u00fck ticaret tekelleri ve s\u00f6m\u00fcrge talanlar\u0131 belirleyici rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. R\u00f6nesans, Reformasyon ve Ayd\u0131nlanma hareketini kendi hegemonyas\u0131 alt\u0131na almay\u0131 bilmi\u015ftir.\u00a0<\/p>\n<p>19. y\u00fczy\u0131lda sanayi devrimiyle end\u00fcstrile\u015fme, sermayenin esas k\u00e2r alan\u0131 haline gelmi\u015ftir. \u00dcretim, dola\u015f\u0131m ve t\u00fcketimin sanayi tekellerinin kontrol\u00fcne ge\u00e7mesi Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n zirvesini te\u015fkil etmi\u015ftir. Bu durum i\u00e7te s\u0131n\u0131f, d\u0131\u015fta ulusal kurtulu\u015f sava\u015flar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Sistemin hegemon ideolojisi her iki direni\u015f hareketini sistem d\u00e2hilinde tavizler kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda etkisizle\u015ftirmi\u015ftir. 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda end\u00fcstriyalizmin kent ve \u00e7evre sorunlar\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 krizler yap\u0131sal bir karakter kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun sonucu finans \u00e7a\u011f\u0131 olmu\u015ftur. Sermayenin \u00fcretimden, paran\u0131n alt\u0131n rezervinden kurtularak tamamen sorunsuzla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu d\u00f6nem, uygarl\u0131k s\u00fcrecinin topyek\u00fbn krizine d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sermayenin toplumsal potansiyeli t\u00fckenmi\u015f olup, kendisini sanal sistemler halinde yenileyerek s\u00fcrd\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. K\u00e2\u011f\u0131t tomarlar\u0131na dayal\u0131 hale gelen sermaye-k\u00e2r d\u00fczeni, s\u00fcrekli krizlerle toplumu reflekssiz b\u0131rakmay\u0131 denemektedir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc k\u00fcresel hamle denilen olgu, asl\u0131nda uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ve son a\u015famas\u0131n\u0131n yap\u0131sal bunal\u0131m evresidir.\u00a0<\/p>\n<p>Kapitalizm \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n kendisini toplumsal kriz olarak nitelemeyi uygun bulduk. Kapitalizmin en ekonomik uygarl\u0131k denilen, ama ekonomi olmayan, kendini d\u0131\u015ftan dayatan bir g\u00fc\u00e7 tekeli olarak me\u015fru g\u00f6r\u00fclemeyece\u011fini temel tez olarak vurgulad\u0131k. Toplum gibi \u00e7ok kapsaml\u0131 bir topluluklar b\u00fct\u00fcn\u00fc olan olgu \u00fczerinde kapitalizm gibi en bencil, \u00e7\u0131karc\u0131, en \u00e7ok sava\u015fa ba\u015fvuran bir g\u00fcc\u00fcn tahakk\u00fcm kurmas\u0131, tarihte \u2018ola\u011fan\u00fcst\u00fc\u2019 bir durumu, yani ancak kriz halini ifade edebilir. Finans \u00e7a\u011f\u0131 bu ger\u00e7e\u011fin b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerden, toplumun her par\u00e7as\u0131nda kendini y\u00fcze vurmas\u0131d\u0131r. Sistemin s\u00fcrekli ter\u00f6r \u00fcretmesi, toplumun b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131 i\u015fsiz b\u0131rakmas\u0131, i\u015f\u00e7ili\u011fin bile bir nevi i\u015fsizlik durumuna indirgenmesi, kitle ve s\u00fcr\u00fc toplumuna yol a\u00e7\u0131lmas\u0131  sanat, seks ve sporun end\u00fcstrile\u015fmesi, iktidar\u0131n toplumun k\u0131lcal damarlar\u0131na kadar s\u0131zd\u0131r\u0131lmas\u0131 sistemin t\u00fckendi\u011finin g\u00f6stergeleridir. \u00d6yle bir hava, atmosfer yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, sanki t\u00fcm tarih ve gelecek ancak sermaye d\u00fczeni temelinde var olabilir.\u00a0<\/p>\n<p>Medya denilen sekt\u00f6r\u00fcn ana rol\u00fc de bu sanal, sim\u00fclakr toplumun ger\u00e7ekmi\u015f gibi sunulmas\u0131nda yatar. Ger\u00e7ekle\u015fmesi, ya\u015fanmas\u0131 gereken toplum ise verimsiz, hayali, \u00fctopik diye s\u00fcrekli g\u00fcndem d\u0131\u015f\u0131nda tutulur. Sermaye, san\u0131lan\u0131n aksine, ba\u015f\u0131ndan beri ekonominin ba\u015f\u0131na \u00e7\u00f6reklenmi\u015f, onu alabildi\u011fine sapt\u0131rm\u0131\u015f, gerekli ihtiya\u00e7 maddeleri yerine sadece ur gibi k\u00e2r\u0131 b\u00fcy\u00fcten alanlara \u00f6l\u00fcm\u00fcne dalm\u0131\u015f bir g\u00fc\u00e7 tekeli, \u015fiddet d\u00fczenidir.\u00a0<\/p>\n<p>7- Sermaye d\u00fczeninin aksine, ekonomi toplumun maddi ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n temin alan\u0131d\u0131r. Uzun s\u00fcre kullan\u0131m de\u011feri s\u0131n\u0131r\u0131nda kal\u0131nmas\u0131 kom\u00fcnal d\u00fczenle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fck herkese ya\u015fam\u0131n\u0131 garanti edecek tarzda bir ilkeyle y\u00f6netilir. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn do\u011fas\u0131 da bunu gerektirir. \u00dcretim hi\u00e7bir zaman k\u00e2r amac\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemi\u015ftir. Uzun teredd\u00fctlerden sonra (arma\u011fan ekonomisi), toplumda artan i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn de sonucu olarak, de\u011fi\u015fim ekonomisi kendine yer bulmu\u015ftur. Kullan\u0131m de\u011ferine ilaveten de\u011fi\u015fim de\u011ferinin olu\u015fumu k\u00e2r ama\u00e7l\u0131 de\u011fildir. \u0130htiya\u00e7lar\u0131n artan \u00e7e\u015fitlilik ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k temelinde giderilmesini ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131r. Metala\u015fma, pazar ve para ili\u015fkisi ba\u015flang\u0131\u00e7ta k\u00e2r ama\u00e7l\u0131 de\u011fil, bu ihtiya\u00e7 \u00e7e\u015fitlili\u011fini ve ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 gidermek i\u00e7in geli\u015ftirilmi\u015ftir. Pazar ekonomisi denilen olgu san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi bir sermaye-k\u00e2r ekonomisi de\u011fil, de\u011fi\u015fimin yo\u011funca devreye girdi\u011fi ekonomidir. Ticaret belli bir \u00e7aba kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda dola\u015f\u0131m pay\u0131 olarak bir kar\u015f\u0131l\u0131k buldu\u011funda faydal\u0131 ve gerekli olan bir ekonomik faaliyettir. Fiyatlar\u0131n tekel d\u0131\u015f\u0131 rekabetle belirlendi\u011fi pazar da ekonominin nabz\u0131n\u0131n att\u0131\u011f\u0131 alan haline gelir. Para sadece de\u011fi\u015fimi kolayla\u015ft\u0131ran bir ara\u00e7t\u0131r. K\u00fc\u00e7\u00fck esnaf ve meslek sahipleri dedi\u011fimiz her t\u00fcrl\u00fc z\u00fcmre de, pazar s\u00fcrecinde istismar etmedik\u00e7e gerekli, faydal\u0131 ekonomik unsurlar olarak rol oynarlar. \u0130htiya\u00e7lar\u0131n besin, giyim, bar\u0131nma, ula\u015f\u0131m, e\u011flence gibi \u00e7e\u015fitli sekt\u00f6rlere ayr\u0131\u015fmas\u0131 ekonominin geli\u015fti\u011finin g\u00f6stergesidir. T\u00fcm bu sekt\u00f6rlere ili\u015fkin \u00e7abalar ekonomik faaliyet olarak anlam bulur. Toplum i\u00e7in t\u00fcm bu hususlar normalinde anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r, de\u011ferlidir, etiktir.\u00a0<\/p>\n<p>B\u00fcy\u00fck tepki ve itirazla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan ve tarih boyunca k\u00f6t\u00fc, \u00e7irkin, zorba, zul\u00fcm, haks\u0131z, olmamas\u0131 gereken olarak alg\u0131lanan olgu ise, ekonominin \u00fczerine d\u0131\u015ftan dayat\u0131lan, ya cebren, zorla, ya da ince kand\u0131rma y\u00f6ntemleriyle (k\u0131tl\u0131k, stok, fiyatlar ve paran\u0131n de\u011feriyle oynama) kurulan tekelci dayatmalard\u0131r. Bu tekel kurma d\u00fczenine genel olarak sermaye-k\u00e2r d\u00fczeni denilmektedir. \u0130lkesi illa birilerinin b\u00fcy\u00fck kazanmas\u0131, b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131n ise i\u015fsiz, yoksul ve a\u00e7l\u0131k s\u0131n\u0131r\u0131nda tutulup sermaye d\u00fczenine s\u00fcrekli muhta\u00e7 k\u0131l\u0131nmas\u0131d\u0131r. Gerek\u00e7esi de b\u00fcy\u00fck kazanma olana\u011f\u0131 tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda yar\u0131\u015f\u0131n ba\u015flayaca\u011f\u0131, bunun da ekonomiyi geli\u015ftirece\u011fidir. Bunun b\u00fcy\u00fck yalan oldu\u011fu, bug\u00fcnk\u00fc finans \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n tepesinde oturanlar\u0131n hi\u00e7 ekonomiyle ilgilerinin (borsa, faiz, kur gibi spek\u00fclatif konular d\u0131\u015f\u0131nda) olmamas\u0131nda g\u00f6r\u00fclmektedir. Bunlar\u0131n ekonomiyle ili\u015fki kurmalar\u0131 ise krizle e\u015fanlaml\u0131d\u0131r. K\u00e2r d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey onlar\u0131 ilgilendirmemektedir.<\/p>\n<p>Ekonomi-politik diye \u00f6yle sapt\u0131r\u0131c\u0131 bir bilim disiplini sayesinde ger\u00e7ek ekonomik faaliyetler g\u00fcndem d\u0131\u015f\u0131na, ekonomi d\u0131\u015f\u0131na s\u00fcr\u00fcl\u00fcrken, ekonomi olmayan faaliyetler ekonominin vazge\u00e7ilmezleri, kutsallar\u0131 (yine borsa, faiz, kur gibi spek\u00fclatif konular) diye sunulur. Y\u00fcksek ekonomi diye yutturulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. G\u00fc\u00e7 tekeli g\u00f6z g\u00f6re g\u00f6re ekonomi olan\u0131 ekonomi olmayan, ekonomi olmayan\u0131 ve hatta ona kar\u015f\u0131t olan\u0131 ise y\u00fcksek ekonomi, ekonominin kutsallar\u0131 diye sunabilmektedir. E\u011fer ekonominin en temel sorunu nedir diye sorulursa, cevab\u0131 herhalde \u00f6ncelikle bu soygun tekelinden kurtulmakt\u0131r. Ger\u00e7ek ekonomi olmak i\u00e7in ekonomi olmayandan, d\u0131\u015ftan g\u00fc\u00e7 tekeliyle dayat\u0131lan ekonomi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131ndan kurtulmakt\u0131r. Ekonomi haberleri ad\u0131 alt\u0131nda faiz, borsa, kur spek\u00fclat\u00f6rlerinin oyunundan kurtulmakt\u0131r  ger\u00e7ek ekonomi ger\u00e7ek ihtiya\u00e7lar\u0131n sa\u011fl\u0131kl\u0131, eri\u015filebilir, \u00e7evreye dost yat\u0131r\u0131m teknikleriyle \u00fcretimi, b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ve t\u00fcketimidir. B\u00f6yle tan\u0131mlayabilece\u011fimiz bir ekonomik in\u015fa i\u00e7in ilk gerekli ad\u0131m, ekonomik olmayandan kurtulu\u015fun planl\u0131, programl\u0131 ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc eylemidir.\u00a0<\/p>\n<p>8- Kapitalist \u00e7a\u011f\u0131n barbarl\u0131klar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda ilkin s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge s\u00fcrecine tabi k\u0131l\u0131nmak istenen boylar ve kabileler direndiler ve isyan ettiler. Kuzey Amerika\u2019n\u0131n K\u0131z\u0131lderili kabileleri ve G\u00fcney Amerika\u2019n\u0131n Aztek uygarl\u0131\u011f\u0131 sonuna kadar direndiler. Asya ve Afrika uygarl\u0131klar\u0131, kabile ve kavimleri de (\u00c7in, Hindistan, Habe\u015fistan uygarl\u0131klar\u0131 ve binlerce kabile) s\u00fcrekli direni\u015f ve isyanlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcler. Daha bilin\u00e7li ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc olarak, \u00e7o\u011fu 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ulusal kurtulu\u015f hareketleri bi\u00e7iminde, eksik ve yan\u0131lg\u0131l\u0131 da olsa, \u00f6nemli ba\u015far\u0131lar elde ettiler. \u0130\u00e7te b\u00fcy\u00fck uyar\u0131c\u0131lar ise, proleterle\u015fme s\u00fcrecinin kendisi olmu\u015ftur. San\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi piyasada eme\u011fini \u00f6zg\u00fcrce satmak serflikten, yar\u0131-k\u00f6lelikten kurtulu\u015f de\u011fildir  tersine, \u00fccretten ba\u015fka hi\u00e7bir \u00e7aresi olmayan en zalim k\u00f6leli\u011fe mahk\u00fbmiyettir. \u0130\u015f bulamamak kadar \u00fccretin s\u00fcrekli yetersizli\u011fi, yeni zorbal\u0131k rejiminin eskisinden beter karakterini hemen a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Kapitalizme kar\u015f\u0131 t\u00fcm b\u00fcy\u00fck isyanlar b\u00f6yle i\u015f\u00e7iler haline gelmemek i\u00e7in verilmi\u015ftir. Bu isyanlar i\u015f\u00e7ile\u015fmenin de\u011fil, i\u015f\u00e7ile\u015fmemenin m\u00fccadelesidir. Yanl\u0131\u015f bir tan\u0131t\u0131mla \u201cYa\u015fas\u0131n i\u015f\u00e7i m\u00fccadelesi  demek, \u201cYa\u015fas\u0131n k\u00f6lelik  demekle e\u015fittir. Do\u011fru olan ve ya\u015fam\u0131n da destekledi\u011fi, \u00fccretli mahk\u00fbmiyete kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmakt\u0131r. Kendili\u011finden \u00e7\u0131\u011f gibi geli\u015fen bu yar\u0131-k\u00f6yl\u00fc, yar\u0131-tezg\u00e2htar isyanlar\u0131 kapitalizmin tarihiyle hep i\u00e7 i\u00e7edir. Di\u011fer yandan feodal d\u00fczenin gelece\u011finden umutlu olmayan, yeni d\u00fczenin nas\u0131l geli\u015fece\u011fini kestiremeyen ayd\u0131nlar hep bir g\u00fcne\u015f \u00fclkesi arad\u0131lar. \u0130lk \u00fctopyac\u0131lar asla kapitalizmi haber vermediler. Tersine, bu karabasana kar\u015f\u0131 umut dolu bir gelece\u011fin, hayali de olsa projelerini sunmaktan geri durmad\u0131lar. Kapitalizme ge\u00e7i\u015f \u00e7a\u011f\u0131 ayn\u0131 zamanda ba\u015fta Saint Simon, Campanella, Fourier, Erasmus gibi b\u00fcy\u00fck \u00fctopyac\u0131lar olmak \u00fczere geni\u015f, kahraman bir ku\u015fa\u011f\u0131n e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve kom\u00fcnal d\u00fczen \u00e7a\u011f\u0131 m\u00fccadelesiydi.\u00a0<\/p>\n<p>K. Marks ve F. Engels\u2019in \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde kapitalizme kar\u015f\u0131 ilk bilimsel temelli bir m\u00fccadele bayra\u011f\u0131 a\u00e7\u0131ld\u0131. Ba\u011fr\u0131nda \u00f6nemli yetmezlikler ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar da ta\u015f\u0131sa, bilimsel sosyalizm ad\u0131 alt\u0131nda sistem kar\u015f\u0131t\u0131 bu ilk hareket y\u00fcz elli y\u0131l kapitalizmin korkulu r\u00fcyas\u0131 oldu. \u00c7ok b\u00fcy\u00fck kahramanl\u0131klar sergiledi. \u00d6nemli mevziler kazand\u0131. Yetmi\u015f y\u0131l SSCB\u2019nin resmi ideolojisi oldu. K\u0131ta \u00c7in\u2019ini aya\u011fa kald\u0131rd\u0131. Ulusal kurtulu\u015f hareketlerinin esin kayna\u011f\u0131 oldu. Sistem kar\u015f\u0131t\u0131 bu hareketin talihsizli\u011fi, kapitalist moderniteyi \u00e7\u00f6zememesi ve ondan radikal kopu\u015fu sa\u011flayamamas\u0131yd\u0131. Bilim paradigmas\u0131 pozitivistti. Devletli uygarl\u0131k ve iktidar gelene\u011finin kapitalist uygarl\u0131ktaki devam\u0131n\u0131 pek az anlayabildiler. Yine de demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n k\u00f6\u015fe ta\u015flar\u0131ndan biri olmay\u0131 fazlas\u0131yla hak ettiler.\u00a0<\/p>\n<p>Anar\u015fistlerin anti-kapitalizmini asla k\u00fc\u00e7\u00fcmsememek gerekir. Proudhon, Bakunin, Kropotkin ba\u015fta olmak \u00fczere, sisteme y\u00f6nelik ele\u015ftirilerini demokratik kom\u00fcnalizmle b\u00fct\u00fcnle\u015ftirmenin usta devrimcileriydiler. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck ve kom\u00fcn onlara \u00e7ok \u015fey bor\u00e7ludur. Kapitalizmi sadece bir ekonomik sistem olarak g\u00f6rmek, dayand\u0131\u011f\u0131 uygarl\u0131k ve iktidar temelini tam g\u00f6rememek, modernitenin kal\u0131plar\u0131n\u0131 k\u0131ramamak bu hareketin de temel yetmezlik ve yan\u0131lg\u0131lar\u0131yd\u0131.\u00a0<\/p>\n<p>1968\u2019lerde s\u0131\u00e7rama g\u00f6steren ayd\u0131n-gen\u00e7lik hareketi, finans \u00e7a\u011f\u0131na giri\u015fte en b\u00fcy\u00fck protesto hareketiydi. \u00dctopik yan\u0131 a\u011f\u0131r bassa da, en kirli ve karanl\u0131k \u00e7a\u011fa kar\u015f\u0131 ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131n ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn me\u015falesi oldu. Ard\u0131 s\u0131ra geli\u015fen k\u00fclt\u00fcrel, feminist ve \u00e7evre-ekolojik hareketler ilk anti-modernist perspektifleriyle \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7t\u0131lar. \u0130ktidara dayanmadan e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, demokratiklik m\u00fccadelesi a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 geni\u015flettiler. K\u00fcresel sermayecili\u011fe kar\u015f\u0131 k\u00fcresel toplumun ad\u0131 ve ad\u0131m\u0131 duyulan sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131, ge\u00e7mi\u015fe ili\u015fkin \u00f6zele\u015ftiriyle, ilk defa daha derli toplu bir tarih ve toplum anlay\u0131\u015f\u0131yla g\u00fc\u00e7lenmi\u015f olarak, kapitalist uygarl\u0131ktan tam kopu\u015fa kar\u015f\u0131l\u0131k, demokratik uygarl\u0131kla b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f olarak \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn, e\u015fitli\u011fin, kom\u00fcnalizmin yolunda ilerleyebilirler. <br \/>9- 19. ve 20. y\u00fczy\u0131l devrimcilerinin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131n temelinde yatan, iktidar ve onun modern somut hali olan ulus-devlet konusundaki yan\u0131lg\u0131lar\u0131yd\u0131. Toplumsal sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde temel halka olarak iktidara gelmeyi \u00f6ng\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. Programlar\u0131ndaki ilk hedef, iktidar\u0131n ele ge\u00e7irili\u015fi olarak g\u00f6steriliyordu. T\u00fcm m\u00fccadele bi\u00e7imleri bu perspektife ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131. H\u00e2lbuki iktidar\u0131n kendisi \u00f6zg\u00fcrl\u00fcks\u00fczl\u00fck, e\u015fitsizlik ve anti-demokratizmdir. Ara\u00e7, kendisine bula\u015fan en sa\u011flam devrimciyi bile hasta edebilecek geleneksel \u00f6zelliklere sahiptir. Kald\u0131 ki, kurtulu\u015f arac\u0131 sayd\u0131klar\u0131 iktidar konusunda tarihsel-sosyolojik bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri de yoktu. Tarih boyunca iktidar\u0131n nas\u0131l olu\u015ftu\u011fu, ge\u00e7irdi\u011fi a\u015famalar, ekonomi ve devletle ili\u015fkisi, uygarl\u0131klar i\u00e7inde oynad\u0131\u011f\u0131 rol, toplumda nas\u0131l yer ald\u0131\u011f\u0131 g\u00fcndeme bile getirilmedi. Sanki devrimcilerin eline ge\u00e7erse \u2018sihirli bir de\u011fnek\u2019 gibi nereye dokunulsa oray\u0131 cennete \u00e7evirecekti. Hangi soruna de\u011fdirilirse hal yoluna sokacakt\u0131. Diktat\u00f6rl\u00fck tarz\u0131 bile daha cazibeli olabiliyordu. Burjuva diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcne kar\u015f\u0131 proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc ilan edilmi\u015fti. Bundan daha iyi tuza\u011fa d\u00fc\u015fmek olamazd\u0131. Y\u00fcz elli y\u0131ll\u0131k kahramanl\u0131klar m\u00fccadelesi iktidar girdaplar\u0131nda bo\u011fuldu gitti. Sonunda elinde kalan ara\u00e7 olarak iktidar\u0131n kapitalizmin en gerici, e\u015fitsizlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fcks\u00fczl\u00fck ve antidemokratik mekanizmas\u0131 oldu\u011fu anla\u015f\u0131ld\u0131. Fakat \u00e7ok \u015fey kaybedilmi\u015fti. H\u0131ristiyanl\u0131k tarihindeki iktidar hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir benzeri tekrarlanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Ulus-devlete yakla\u015f\u0131m daha felaketli bir hal ald\u0131. Modernitenin bu en milliyet\u00e7i, cinsiyet\u00e7i, dinci ve bilimcilikle yo\u011frulmu\u015f Leviathan\u2019\u0131, i\u00e7inde m\u00fccadele edilecek temel ve do\u011fru \u00e7er\u00e7eve olarak kabul g\u00f6rd\u00fc. Demokratik Konfederalizm\u2019e g\u00f6re merkezi ulus-devlet daha ilerici ve sorun \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fc ara\u00e7, daha do\u011frusu ama\u00e7 olarak sunuldu. \u0130ktidar\u0131n milliyet\u00e7i toptanc\u0131l\u0131k, cinsiyet\u00e7i toplumculuk, dinci fanatizm ve bilimci pozitivizmle i\u00e7i \u015fi\u015firilmi\u015f, tarihin en ucube vatanda\u015f\u0131n\u0131 yaratan, toplumu t\u00fcm\u00fcyle devletin i\u00e7inde eriten ve sonu\u00e7ta fa\u015fizme g\u00f6t\u00fcren yap\u0131n\u0131n temeli oldu\u011fu anla\u015f\u0131lan ulus-devlete ili\u015fkin de hi\u00e7bir \u00e7\u00f6z\u00fcmleme geli\u015ftirilmemi\u015fti. \u0130ktidar\u0131n toplumun \u00e7eperlerine kadar s\u0131zd\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu ara\u00e7 bilimsel sosyalizmin de tercihi olunca, sosyalizmin kaderi belli olmu\u015ftu. 1989\u2019daki resmi \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f ilan\u0131 bir formaliteydi. Sovyetler\u2019in demokratik niteli\u011fi daha Ekim Devriminin ba\u015flar\u0131nda kaybedilince, do\u011facak olan\u0131n sosyalizm de\u011fil, kapitalizm olaca\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lmal\u0131yd\u0131. Ulusal kurtulu\u015fun umut edileni verememesi de bu iktidar bi\u00e7imiyle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131yd\u0131. \u00d6zg\u00fcrl\u00fcklerin, e\u015fitlik ve demokrasinin bast\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n temeli olan bir ara\u00e7la nas\u0131l \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlikler in\u015fa edilecekti? Demokrasi zaten iktidar\u0131 gev\u015feten bir ara\u00e7 olarak g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, iktidar\u0131n ba\u015f\u0131nda devreden \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.\u00a0<\/p>\n<p>Ulus-devlet, proto-fa\u015fizm olarak tarih boyunca toplumun kazand\u0131\u011f\u0131 zenginliklerin \u00fczerinde buldozer gibi ge\u00e7ip, gelece\u011fin umutlar\u0131n\u0131 da karanl\u0131klara bo\u011fuyordu. Geriye en nesnel put\u00e7u bir pozitivist milliyet\u00e7ilik diniyle korunan, kendini tek do\u011fru olarak in\u015fa eden, duygusuz, soyk\u0131r\u0131ma kadar varan gaddarl\u0131\u011f\u0131yla tan\u0131nan, bizzat tanr\u0131la\u015fan ulus-devlet kal\u0131yordu. Sermayenin be\u015f bin y\u0131ll\u0131k tarihinde ilk defa ekonomi, siyaset, toplum ve ideolojinin tek potada eritilerek elde edilen bu g\u00fc\u00e7 tekelinin kendisi t\u00fcm bu sorunlar\u0131n kayna\u011f\u0131yd\u0131. A\u00e7\u0131k ki, ulus-devlet kavram ve uygulama olarak a\u015f\u0131lmad\u0131k\u00e7a, sosyalizm m\u00fccadelesi kendini aldatmaktan ba\u015fka bir anlama gelmeyecekti. End\u00fcstriyalizmi de ulus-devletin ikizi olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmlemedik\u00e7e, ba\u015fta kentin kanserle\u015fmesi ve \u00e7evrenin y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilemez. Devrimci bir hedef gibi g\u00f6sterilen end\u00fcstriyalizm, devlet tekelcili\u011finin azami k\u00e2r bi\u00e7imidir. Olsa olsa firavun sosyalizmi olarak anlam bulabilir. \u00c7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015fe kadar SSCB, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de \u00c7in sosyalizmi, end\u00fcstriyalizmin en kaba uygulay\u0131c\u0131lar\u0131 olarak, kapitalist sistemi en \u00e7ok besleyen rejim konumuna d\u00fc\u015ft\u00fcler. \u0130kisinin en kat\u0131 ulus-devlet ve end\u00fcstriyalizm modernisti haline gelmeleri, liberal kapitalizmin bir zaferiydi.\u00a0<\/p>\n<p>Finans \u00e7a\u011f\u0131 gibi \u00e7ok ekonomik olarak kendini sunan sistemi hep tersinden okumak daha \u00f6\u011fretici bir metottur. O finans deyince, toplumun \u00e7eperlerine kadar yay\u0131lm\u0131\u015f bir iktidar  o ekonomi deyince, ekonomi d\u0131\u015f\u0131 ve hatta kar\u015f\u0131t\u0131  o neoliberalizm dedik\u00e7e, kat\u0131 muhafazak\u00e2rl\u0131k olarak alg\u0131lamak, bizi daha do\u011fru yorumlara g\u00f6t\u00fcrecektir.\u00a0<\/p>\n<p>Ulus-devlet, end\u00fcstriyalizm ve finans tekeli sadece kapitalist modernitenin de\u011fil, be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k yap\u0131s\u0131n\u0131n da \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc durdurma ara\u00e7lar\u0131d\u0131r. Kendilerini daha kal\u0131c\u0131 k\u0131lacak bir yeniden yap\u0131land\u0131rmaya u\u011frat\u0131ncaya kadar daha s\u0131k\u0131 sar\u0131l\u0131p alternatiflerini yanl\u0131\u015f ve eksikli \u00e7\u0131k\u0131\u015fa zorlamak, kendi i\u00e7lerinde ehlile\u015ftirip etkisizle\u015ftirmek i\u00e7in silah olarak kullanacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>10- Tarih boyunca demokratik ve yoksul sosyal kesimler m\u00fccadelelerinde \u2018yanl\u0131\u015f at\u2019a oynad\u0131lar. D\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 sadece d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n silahlar\u0131n\u0131 kullanarak yeneceklerini sand\u0131lar. Kendi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc, e\u015fitlik\u00e7i ve demokratik karakterli yap\u0131lar\u0131na uygun silahlar geli\u015ftiremediler. Geli\u015ftirseler bile, ba\u015far\u0131 veya ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131 halinde kolayca vazge\u00e7tiler. Rakiplerinin daha geli\u015fkin silahlar\u0131 kolaylar\u0131na gitti. Sadece askeri teknik ve ara\u00e7lar\u0131n\u0131 de\u011fil, tanr\u0131 in\u015falar\u0131ndan k\u0131l\u0131k k\u0131yafetlerine, mimarilerinden ak\u0131l tarzlar\u0131na, s\u00f6m\u00fcr\u00fc bi\u00e7imlerinden iktidar kurgulamalar\u0131na kadar daha \u00f6nce tesis edilmi\u015f uygarl\u0131k zihniyet ve kurumlar\u0131n\u0131 oldu\u011fu gibi devrald\u0131lar. Veya i\u00e7inde eriyip onlarla\u015ft\u0131lar. Rakipleriyle ayn\u0131 ata oynamak sonu\u00e7ta bu oluyor.\u00a0<\/p>\n<p>S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131na d\u00f6rt taraftan sald\u0131ran Semitik ve Aryenik kabile \u015fefleri, S\u00fcmer zihniyet ve kurumlar\u0131n\u0131n oldu\u011fu gibi ya ba\u015f\u0131na ge\u00e7tiler ya i\u00e7inde kulla\u015ft\u0131lar. Binlerce y\u0131l kabile boylar\u0131n\u0131n destans\u0131, hala na\u011fmeleri davul ve zurnayla y\u00fcreklerimizi titreten kahramanl\u0131klar\u0131 b\u00f6ylece bo\u015fa ak\u0131p gitti.<br \/>M\u0131s\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131na sald\u0131ran Apirular\u2019\u0131n \u00e7o\u011fu k\u00f6le, az\u0131 saray b\u00fcrokratlar\u0131ndan \u00f6teye gidemedi. Bir \u0130brani kabilesini tan\u0131yoruz  hem S\u00fcmer-Babil, hem M\u0131s\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131ndan miras kalan. Onlar da hem kendi ba\u015flar\u0131na hem d\u00fcnyan\u0131n ba\u015f\u0131na bela oldular. Ne tam k\u00f6lele\u015ftiler, ne de tam \u00f6zg\u00fcrle\u015febildiler. <br \/>Med ve \u0130skit boylar\u0131 Asur \u0130mparatorlu\u011funa kar\u015f\u0131 \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131l direndiler, sald\u0131rd\u0131lar. Sonu\u00e7ta kopyalar\u0131 olan Urartu ve Pers \u0130mparatorlu\u011funun yolunu a\u00e7t\u0131lar. Askeri \u015fefleri, \u00e7o\u011fu da kullar\u0131 olmaktan kurtulamad\u0131lar.<\/p>\n<p>Greko-Romen uygarl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 d\u0131\u015ftan Keltik, Nordik, Gotik ve Hunik kabile direni\u015f ve ak\u0131nlar\u0131, i\u00e7te k\u00f6le isyanlar\u0131 ve t\u00fcm etnik k\u00f6kenli yoksullar\u0131n partisi olan H\u0131ristiyan direni\u015fleri be\u015f y\u00fcz y\u0131l boyunca ard\u0131 arkas\u0131 kesilmeden devam etti. Elde edilen kazan\u00e7, Roma tac\u0131n\u0131n silik bir kopyas\u0131n\u0131n, papal\u0131k ve baz\u0131 kabile \u015feflerinin ba\u015flar\u0131n\u0131n s\u00fcs\u00fc olmaktan \u00f6teye gidemedi. Aslanlara yedirilen, yak\u0131lan, \u00e7arm\u0131ha gerilen milyonlarca direni\u015f\u00e7inin an\u0131s\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n buz kesilmi\u015f hesaplar\u0131nda dondu kald\u0131.\u00a0<\/p>\n<p>Sasani ve Bizans (ve miras\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n) uygarl\u0131klar\u0131na yedi y\u00fcz y\u0131l boyunca direnen ve sald\u0131ran Arap, T\u00fcrk, K\u00fcrt, Ermeni, Asuri, \u00c7erkez, Helen boy ve kavimleri geriye eski uygarl\u0131klar\u0131n silik kopyalar\u0131 olan sultanl\u0131k ta\u00e7lar\u0131yla milyonlarca yoksul kabile, a\u011fa bendesi ve k\u00f6le b\u0131rakt\u0131.<br \/>Avrupa kapitalist uygarl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 direnen ve isyan edenlerin ba\u015f\u0131na neler geldi\u011fini zaten ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak belirtmi\u015ftim.<\/p>\n<p>Neolitik \u00e7a\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck devrimci toplumunun kutsall\u0131k dolu kom\u00fcnalist d\u00fczenlerinin t\u00fcm uygarl\u0131klar\u0131n yiye yiye (madden ve manen) hala bitiremedikleri miraslar\u0131 ise y\u00fcreklerimizi, y\u00fcre\u011fimi burkup durmaktad\u0131r. Bu m\u00fcthi\u015f ve destans\u0131 direnenler ve sald\u0131ranlar\u0131n tarihini \u00f6z tarihimiz saymal\u0131y\u0131z. Yani \u2018demokratik uygarl\u0131k tarihi\u2019. Fakat bu unutulan ve gasp edilen tarihi ay\u0131klayarak yazmal\u0131 ve sahip \u00e7\u0131kmal\u0131y\u0131z. Uygarl\u0131k ta\u00e7lar\u0131n\u0131n s\u00fcslerine sevdalan\u0131p, kabile ve t\u00fcm etnisite, kavim yoksullar\u0131n\u0131n emeklerine, direni\u015f ve isyanlar\u0131na, kahramanl\u0131k ve bilgeliklerine ihanet eden silik ta\u00e7 sahiplerinin ve saray kullar\u0131n\u0131n tarihine asla sahip \u00e7\u0131kmamal\u0131y\u0131z. Bu ayr\u0131m yap\u0131lmadan, demokratik uygarl\u0131k tarihi yaz\u0131lamaz. Bu tarih yaz\u0131lmad\u0131k\u00e7a da g\u00fcncel \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokrasi m\u00fccadelesi ba\u015far\u0131yla verilemez. Tarih k\u00f6kt\u00fcr. K\u00f6k\u00fcne dayanmayan bir canl\u0131 nas\u0131l kendini devam ettiremezse, insan t\u00fcr\u00fc de sosyal tarihine dayanmadan \u00f6zg\u00fcr ve onurlu ya\u015fam yolunu se\u00e7emez.\u00a0<\/p>\n<p>Egemen uygarl\u0131k tarihi tek tarih oldu\u011funu, ba\u015fka tarih olamayaca\u011f\u0131 tezini esas al\u0131r. \u0130ndirgemeci ve dogmatik olan bu tarih anlay\u0131\u015f\u0131ndan kopmad\u0131k\u00e7a, demokratik-sosyal tarih bilinci geli\u015fmez. San\u0131lmas\u0131n ki demokratik uygarl\u0131k tarihinin olay, ili\u015fki ve kurumlar\u0131 yoktur veya eksiktir. Bil\u00e2kis bu tarih en zengin materyalle doludur. En az uygarl\u0131k tarihi kadar mitolojisi, dini, felsefesi, bilimi, sanat\u0131, bilge, ozan ve yazarlar\u0131 vard\u0131r. Yeter ki \u00f6z paradigmam\u0131zla bakmas\u0131n\u0131 bilelim, se\u00e7ip ay\u0131ral\u0131m ve yazmas\u0131n\u0131 bilelim! D\u00fc\u015fman ve rakiplerin silahlar\u0131, kurumlar\u0131 ve zihniyetlerinden yararlan\u0131lamaz demiyorum. Ama en az yararlanmak kadar, kendi \u00f6z zihniyet, kurum ve silahlar\u0131n\u0131 olu\u015fturup esas almad\u0131k\u00e7a, onlar\u0131n zihniyet, kurum ve silahlar\u0131na yenilmekten ve onlar gibi olmaktan kurtulunamaz.<\/p>\n<p>11- Sonu\u00e7 olarak, t\u00fcm bu \u00e7\u00f6z\u00fcm ve tezlerimden \u201cuygarl\u0131klar birbirleriyle uzla\u015fmadan, birbirini yok edip zafer kazan\u0131ncaya kadar sava\u015f\u0131rlar  gibi bir yarg\u0131 elbette \u00e7\u0131kar\u0131lamaz. Yok edici diyalektik anlay\u0131\u015ftan kaynaklanan bu t\u00fcr yarg\u0131lar\u0131, felsefi anlay\u0131\u015f\u0131mda da a\u00e7maya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m gibi, evrensel ak\u0131\u015f diyalekti\u011fine uygun bulmuyorum. Yok edici u\u00e7lar bulunsa bile esas olan, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011fl\u0131l\u0131k ve birbirlerini besleyerek (simbiyotik ili\u015fki) geli\u015fmedir. Toplumun do\u011fas\u0131nda daha \u00e7ok bu diyalektik \u00f6z i\u015fler. Uzla\u015farak, birbirini yok etmeden, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 beslemeyi esas alan ortak ya\u015famlar toplumlar\u0131n esas halidir. Tarih ve g\u00fcncellik bu do\u011faya ili\u015fkin ezici bir \u00e7o\u011funluk sunmaktad\u0131r. Yok edici, a\u015f\u0131r\u0131 \u00f6tekile\u015ftirici ili\u015fki bi\u00e7imleri istisnaidir. T\u0131pk\u0131 aslanlar\u0131n hayvanlar \u00e2leminde istisnai olmalar\u0131 gibi.<\/p>\n<p>Devletli uygarl\u0131kla demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n bir arada, birbirini yok etmeden, uzla\u015farak ya\u015famalar\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bunun i\u00e7in ilk \u015fart uygarl\u0131klar\u0131n birbirlerinin kimli\u011fini tan\u0131y\u0131p sayg\u0131l\u0131 olmalar\u0131d\u0131r. Kendi kimli\u011fini di\u011ferine zorla veya \u00e7e\u015fitli avantajlar\u0131na, \u00f6nc\u00fcl\u00fcklerine dayanarak kabul ettirmek uzla\u015fma de\u011fil, yok etme y\u00f6ntemidir. Bu y\u00f6ntem tarihte bolca kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de toplumlar\u0131n \u00e7eperlerine kadar yayd\u0131r\u0131lan iktidar-sava\u015f yoludur. Avrupa, k\u0131smen ABD, kapitalist sistemin hegemon g\u00fc\u00e7leri olarak, d\u00f6rt y\u00fczy\u0131l boyunca uygulanan iktidar-sava\u015f y\u00f6nteminden gerekli dersleri \u00e7\u0131kar\u0131p ulus-devleti t\u00fcm\u00fcyle y\u0131kmadan (\u00c7\u00fcnk\u00fc i\u00e7 ve d\u0131\u015f sava\u015flar\u0131n temel nedeni iktidar\u0131n bu tip \u00f6rg\u00fctlenmesidir), yeniden federal birlikler halinde in\u015fa etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. \u0130nsan haklar\u0131, sivil toplum ve demokratikle\u015fme arg\u00fcmanlar\u0131n\u0131 kat\u0131\u015ft\u0131rarak. A\u00e7\u0131k ki, ulus-devlet eski kat\u0131 bi\u00e7iminden esnetilerek, daha \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici bir devlet arac\u0131 durumuna getirilmek isteniyor. Rusya ve \u00c7in\u2019de de benzeri geli\u015fmeler vard\u0131r. Kat\u0131l\u0131kta \u0131srar eden Kuzey Kore, Irak, Suriye, T\u00fcrkiye ve \u0130ran\u2019a vb. daha sert y\u00fckleniliyor. Irak ibretlik olarak hedef se\u00e7ildi. Art\u0131k kaotik bir hal alan krizden en az kay\u0131pla ve fazla yara almadan \u00e7\u0131kmak istiyorlar.\u00a0<\/p>\n<p>Sistemin Roma t\u00fcr\u00fc bir imparatorluk ya\u015fay\u0131p ya\u015famad\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131l\u0131yor. \u015e\u00fcphesiz Roma\u2019dan \u00e7ok daha etkili bir k\u00fcresel y\u00f6netim vard\u0131r. \u0130ster hegemonik, ister imparatorluk olsun, bu iradenin g\u00fcc\u00fc tart\u0131\u015f\u0131lamaz bir a\u011f\u0131rl\u0131\u011fa sahiptir. Sistemini s\u00fcrekli restore edip ayakta tutmaya \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r. AB t\u00fcr\u00fc k\u0131tasal d\u00fczenlemeler Asya, Afrika ve Amerika\u2019da da g\u00fcndemdedir. Ortado\u011fu i\u00e7in B\u00fcy\u00fck Ortado\u011fu Projesi (BOP) geli\u015ftiriliyor. BM\u2019nin reformasyondan ge\u00e7irilmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyor. Ekonomik, k\u00fclt\u00fcrel ve sosyal yeniden d\u00fczenlemeler s\u00fcreklilik kazanmaktad\u0131r. Yani kar\u015f\u0131m\u0131zda ve halen i\u00e7inde g\u00fcd\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz uygarl\u0131k sistemi, son \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n en kaotik d\u00f6neminden ge\u00e7se de bo\u015f durmuyor.<\/p>\n<p>Uzla\u015f\u0131 refleksi var m\u0131 denilirse, bence bu y\u00f6ntemi de hi\u00e7 eksik etmiyor. Kald\u0131 ki, tarihinde s\u0131k\u00e7a denedi\u011fi ve as\u0131l sonu\u00e7 ald\u0131\u011f\u0131 bu y\u00f6ntemdir. Kar\u015f\u0131 taraf\u0131n bilin\u00e7lili\u011fi, \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck inisiyatifi zay\u0131f kald\u0131k\u00e7a, sistem uzla\u015fma s\u00fcre\u00e7lerinden hep ba\u015far\u0131l\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin reel-sosyalizmi ba\u015fta SSCB ve \u00c7in \u00f6rne\u011finde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi bu y\u00f6ntemle etkisizle\u015ftirmi\u015ftir. Modernizm zaaflar\u0131n\u0131 (ulus-devlet, end\u00fcstriyalizm, pozitivizm) kullanarak bu ba\u015far\u0131y\u0131 elde etmi\u015ftir. Ulusal kurtulu\u015f ve sosyal-demokratlar\u0131 daha kolay asimile edip etkisizle\u015ftirmi\u015ftir. Anar\u015fist, feminist, ekolojik ve baz\u0131 radikal hareketleri ise marjinalle\u015ftirmeyi ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>T\u00fcm bu g\u00f6stergelere ra\u011fmen, sistemin g\u00fcc\u00fc her \u015fey de\u011fildir. Daha da \u00f6tesi, en zay\u0131f d\u00f6nemini ya\u015f\u0131yor. E\u011fer demokratik uygarl\u0131k cephesi hala istedi\u011fi, gerekli ve hak edilmi\u015f olan kazan\u0131mlar\u0131 elde edemiyorsa, bunun temel nedeni halen esas almas\u0131 gereken paradigmatik devrimini tam yapmamas\u0131 (temel bilimsel yakla\u015f\u0131m), yeterli program, \u00f6rg\u00fct ve eylem g\u00fcc\u00fcne eri\u015fememesidir. Bunlar elde edilmeyecek ve eri\u015filemeyecek hedefler de\u011fildir. Demokratik uygarl\u0131k hareketi kendi asli kimli\u011fine (\u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik, demokratl\u0131k) sahip \u00e7\u0131karak, tarih-sosyal \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesini yaparak, program, \u00f6rg\u00fct ve eylem bi\u00e7imlerini d\u00fcnya, b\u00f6lge ve yerel \u00e7apta in\u015fa edebilir. D\u00fcnya Demokratik Konfederalizmi  Asya, Afrika, Avrupa ve Avustralya i\u00e7in b\u00f6lgesel demokratik Konfederalizmler g\u00fcndemle\u015ftirilebilir. \u00d6zellikle Ortado\u011fu i\u00e7in Ortado\u011fu Demokratik Konfederalizm projesi mevcut kaotik ortam i\u00e7inde olduk\u00e7a anlaml\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fma olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eimdiye kadar i\u00e7ine d\u00fc\u015f\u00fclen \u2018ya hep, ya hi\u00e7\u2019 taktik yakla\u015f\u0131mlar\u0131ndan uzak durularak, sonuna kadar devrim veya sava\u015f ile bunun kar\u015f\u0131t\u0131 olan sonuna kadar Hz. \u0130sa tavr\u0131 (bar\u0131\u015f), \u00e7ok geleneksel ve komplike olan iktidar olgusu kar\u015f\u0131s\u0131nda ba\u015far\u0131l\u0131 ve etkili olamaz. Direni\u015f, isyan ve in\u015fa \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 bir ya\u015fam bi\u00e7imi haline getirerek, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck inisiyatifini elden b\u0131rakmadan, sistemin t\u00fcm g\u00fc\u00e7leriyle yerinde ve zaman\u0131nda uzla\u015fmalara varmak daha \u00e7ok geli\u015ftirici ve kazand\u0131r\u0131c\u0131 bir y\u00f6ntemdir. Ama tekrar etmeliyim ki, demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n kimli\u011fimiz oldu\u011funu, uzla\u015fmaya girebilece\u011fini, fakat devletli uygarl\u0131k i\u00e7inde kendini asla eritip yitirmeyece\u011fini bilmemiz, yap\u0131land\u0131rmam\u0131z ve korumam\u0131z \u015eARTIYLA!<\/p>\n<p>12- Sonucu yaz\u0131m tarz\u0131ma ili\u015fkin birka\u00e7 hususa de\u011finerek bitirmek istiyorum. Ba\u015flarken mitolojik, dinsel, felsefi ve bilimsel anlam kategorilerini i\u00e7 i\u00e7e kullanmay\u0131 bir y\u00f6ntem olarak deneyece\u011fimi s\u00f6ylemi\u015ftim. San\u0131r\u0131m bu konuda k\u0131smen ba\u015far\u0131l\u0131 oldum.<\/p>\n<p>Mitolojik s\u00f6ylemden vazge\u00e7emeyiz. \u00d6zellikle tarih \u00f6ncesi, neolitik, ilk\u00e7a\u011f tarihi ve demokratik uygarl\u0131k b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131yla mitolojiktir. Efsane ve bilge s\u00f6yleyi\u015flerinde kendilerini dile getirirler. Sosyolojik olarak ba\u015far\u0131l\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmleri yap\u0131l\u0131rsa, tarih anlat\u0131m\u0131n\u0131 kesinlikle g\u00fc\u00e7lendirip renklendirirler.<br \/>Oldu\u011fu gibi de\u011fil de, sosyolojik yorumdan ge\u00e7irmek kayd\u0131yla, dinsel g\u00f6r\u00fc\u015f de kesinlikle tarihsel anlat\u0131m\u0131n vazge\u00e7ilmez bir arg\u00fcman\u0131d\u0131r. Tarih \u00f6nemli oranda dini dogmalarda gizlenmi\u015ftir. Bunun \u00e7ok nedenleri vard\u0131r. Yine toplumsal geli\u015fmeler de dinde \u00e7o\u011funlukla kendine \u00f6zg\u00fc anlat\u0131mla yer al\u0131rlar. Sosyolojik-tarihsel bir yakla\u015f\u0131mla muazzam bir bilgilendirici kaynak durumundad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Felsefesiz tarihin yaz\u0131lamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Kendisi en kaba bir metafizik oldu\u011fu halde, pozitivizmin sadece olgulara dayal\u0131 tarih yap\u0131labilece\u011fi tezi sa\u00e7mad\u0131r. Kapitalizmin resmi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve dini olarak, pozitivizmin sanki tarihi sermaye yokmu\u015f ve her \u015fey aniden Avrupa\u2019ya g\u00f6kten zembille inmi\u015f gibi sergiledi\u011fi bu tip yakla\u015f\u0131mlar asl\u0131nda mitolojiktir. Dinselle\u015ftikleri zaman nesnel put\u00e7ulu\u011fun modernizm \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 temsil ederler. Dolay\u0131s\u0131yla felsefeyi s\u0131k\u00e7a ve yo\u011fun bi\u00e7imde kullanmak, tarihsel-toplumsal anlat\u0131m\u0131n en vazge\u00e7ilmez kayna\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bilimsel yakla\u015f\u0131mla ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131m ne nesnel, ne de \u00f6znel a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 anlat\u0131m bi\u00e7imleridir. Alg\u0131-olgu e\u015fitli\u011fi veya benzerli\u011finin fark\u0131nday\u0131m. Bilimsel y\u00f6ntemim, zaten t\u00fcm dile getirdi\u011fim kaynaklar\u0131 i\u00e7 i\u00e7e kulland\u0131\u011f\u0131mdan \u00f6t\u00fcr\u00fc \u2018yorumculuk\u2019 olarak de\u011ferlendirilebilir. Nesnelli\u011fe \u00e7ok a\u011f\u0131rl\u0131k vermedi\u011fim, verme gere\u011fi duymad\u0131\u011f\u0131m \u00e7\u00f6z\u00fcmleme tarz\u0131mdan gayet iyi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6znelcili\u011fe fazla kaymad\u0131\u011f\u0131m da konuya h\u00e2kim bir\u00e7ok kimse taraf\u0131ndan rahatl\u0131kla fark edilebilecektir.<\/p>\n<p>\u00d6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131 ink\u00e2r etmeden a\u015fmak gibi bir yorum g\u00fcc\u00fcn\u00fc s\u00fcrekli geli\u015ftirmek istedi\u011fimi belirterek, kaba yetmezlik ve eksikliklerimin ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131 diliyorum. Toplumla ilgili herkesin anlam g\u00fcc\u00fcne g\u00fc\u00e7 katt\u0131\u011f\u0131m anla\u015f\u0131l\u0131rsa, kendimi mutlu sayar\u0131m.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Tarih boyunca iktidar olu\u015fumunu \u00e7\u00f6zmeden sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir sosyoloji \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yapamay\u0131z. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":2949,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-2948","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2948","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2948"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2948\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2949"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2948"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2948"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2948"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}