{"id":2951,"date":"2020-03-15T00:44:22","date_gmt":"2020-03-14T21:44:22","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/tarih-ve-toplumu-sadece-iktidar-gucu-erki-olarak-yorumlamak-isteyen-anlayislara-da-cogunlukla-rastlanir\/"},"modified":"2020-03-15T00:44:22","modified_gmt":"2020-03-14T21:44:22","slug":"tarih-ve-toplumu-sadece-iktidar-gucu-erki-olarak-yorumlamak-isteyen-anlayislara-da-cogunlukla-rastlanir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/tarih-ve-toplumu-sadece-iktidar-gucu-erki-olarak-yorumlamak-isteyen-anlayislara-da-cogunlukla-rastlanir\/","title":{"rendered":"Tarih ve Toplumu Sadece \u0130ktidar G\u00fcc\u00fc, Erki Olarak Yorumlamak \u0130steyen Anlay\u0131\u015flara da \u00c7o\u011funlukla Rastlan\u0131r"},"content":{"rendered":"<p>28 Ocak 2011 Cuma Saat 09:01<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Kapitalist d\u00fcnya sisteminin bilgi yap\u0131s\u0131, en az iktidar ve \u00fcretim-birikim ayg\u0131tlar\u0131 kadar kriz ya\u015famaktad\u0131r.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1088-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Kapitalist d\u00fcnya sisteminin bilgi yap\u0131s\u0131, en az iktidar ve \u00fcretim-birikim ayg\u0131tlar\u0131 kadar kriz ya\u015famaktad\u0131r. Bilgi yap\u0131lar\u0131n\u0131n do\u011fas\u0131 gere\u011fi \u00f6zg\u00fcr tart\u0131\u015fmaya daha yatk\u0131n olmalar\u0131, bilimsel krizin boyutlar\u0131 \u00fczerinde geni\u015f yorumlama imk\u00e2nlar\u0131 sunmaktad\u0131r. Bilginin toplum ve iktidar yap\u0131lar\u0131ndaki rol\u00fc hi\u00e7bir d\u00f6nemle k\u0131yaslanmayacak boyutlarda anlam bulabilmektedir. Toplumsal ya\u015fam\u0131n bilgi-bili\u015fim ayg\u0131tlar\u0131 tarihi bir devrimi ya\u015famaktad\u0131r. Buhran olarak devrimsel s\u00fcre\u00e7ler \u00f6z\u00fcnde hakikat rejimlerini arama rol\u00fcn\u00fc de oynarlar. Hegemonya sadece birikim, \u00fcretim ve iktidar alanlar\u0131nda konumlanmaz  bilme alan\u0131nda da \u015fiddetli hegemonik m\u00fccadelelere tan\u0131k olunur. Bilme alan\u0131nda me\u015fruiyet sa\u011flamam\u0131\u015f hi\u00e7bir \u00fcretim-birikim-iktidar yap\u0131lanmas\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 uzun s\u00fcre kal\u0131c\u0131 k\u0131lamaz.<\/p>\n<p>Yak\u0131n d\u00f6neme kadar h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren pozitif bilimlerin hi\u00e7 de lanse edildikleri gibi anti-metafizik ve anti-din perspektifli olmad\u0131klar\u0131, en az\u0131ndan metafizik ve din kavramlar\u0131 kadar dinsel ve metafizik bir boyut ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmakta ve tart\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Klasik Yunan toplumuna ve Ayd\u0131nlanma d\u00f6nemi Avrupa\u2019s\u0131na mal edilen do\u011fa bilimlerinin zaferi, bizzat do\u011fa bilimlerinin ba\u011fr\u0131nda en \u00f6nemli darbeleri yemektedir. S\u00fcrekli ilerletici-do\u011frucu anlay\u0131\u015f bu pozitif bilimlerin en zay\u0131f yan\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc evrenin b\u00f6yle bir yap\u0131s\u0131 ve amac\u0131 tespit edilememektedir. Gerek atom-alt\u0131 d\u00fcnya, gerek kozmolojik evren, g\u00f6zleyen-g\u00f6zlenen ikileminden kurtulamamaktad\u0131r. Zira insan bilinci de bu s\u00fcrecin kapsam\u0131ndad\u0131r. Kapsam \u00fcst\u00fc role nas\u0131l b\u00fcr\u00fcnece\u011fi kestirilememektedir. S\u0131n\u0131rs\u0131z farkl\u0131la\u015fma potansiyelinin kendisi yeni yorumlara ihtiya\u00e7 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Avrupa merkezli bir bilgi yap\u0131s\u0131 olan sosyoloji, asl\u0131nda pozitif bilim heveslilerinin fizik, kimya ve biyolojide oldu\u011fu gibi, toplumu da benzer bir olgu say\u0131p, ayn\u0131 yakla\u015f\u0131mlarla izah etme iddias\u0131ndan \u00f6teye gitmemektedir. \u00c7ok farkl\u0131 bir do\u011faya sahip olan insan toplumunun nesnelle\u015ftirilmeye cesaret edilmesi, san\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine ayd\u0131nlanmaya de\u011fil, daha s\u0131\u011f bir putla\u015fmaya yol a\u00e7maktan kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. Ulus-devletlerine bilgi yap\u0131lar\u0131 sunmak i\u00e7in i\u015fe ko\u015fturulan Alman ideologlar\u0131n\u0131n felsefe a\u00e7\u0131l\u0131mlar\u0131n\u0131n, \u0130ngiliz ideologlar\u0131n\u0131n ekonomi-politik bilimiyle Frans\u0131z filozoflar\u0131n\u0131n sosyolojilerinin birer iktidar ve sermaye birikim ayg\u0131tlar\u0131n\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rma ara\u00e7lar\u0131 oldu\u011funu, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz bilim tart\u0131\u015fmalar\u0131 yeterince a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmaktad\u0131r. Son tahlilde Alman felsefesi, \u0130ngiliz ekonomi-politi\u011fi ve Frans\u0131z sosyolojisi, y\u00fckselen ulus-devlet milliyet\u00e7ili\u011fine zemin olu\u015fturmaktan kurtulamam\u0131\u015flard\u0131r. Bir b\u00fct\u00fcn olarak Avrupa merkezli bu sosyolojilerin, Avrupa merkezli kapitalist d\u00fcnya sisteminin bilgi yap\u0131lar\u0131 olduklar\u0131n\u0131 rahatl\u0131kla s\u00f6yleyebiliriz.<\/p>\n<p>Fakat bunlar\u0131 s\u00f6ylemek sorunu \u00e7\u00f6zm\u00fcyor. Kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015f olarak ortaya \u00e7\u0131kan Marks-Engels sosyalizminin veya sosyolojisinin de toplumun en kaba (vulger) bir yorumu oldu\u011fu yeterince a\u00e7\u0131\u011fa kavu\u015fmu\u015f bulunmaktad\u0131r. T\u00fcm kar\u015f\u0131tl\u0131k iddialar\u0131na ra\u011fmen, bunlar\u0131n kapitalizmin resmi ideolojisi olan liberalizmden daha fazla kapitalizme hizmet etmekten kurtulamad\u0131klar\u0131n\u0131, reel sosyalizm, sosyal demokrasi ve ulusal kurtulu\u015f ak\u0131m, hareket ve devlet sistemlerinden yeterince anlayabilmekteyiz. \u00c7ok soylu m\u00fccadele geleneklerine ra\u011fmen, hem de ezilen s\u0131n\u0131f ve uluslar ad\u0131na bu duruma d\u00fc\u015f\u00fclmesi, bilgi yap\u0131lanmalar\u0131yla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Dayan\u0131lan bilgi yap\u0131lanmalar\u0131 olumlu ve olumsuz yanlar\u0131yla bir b\u00fct\u00fcn olarak arzu edilenin hilaf\u0131na sonu\u00e7lar \u00fcretmi\u015flerdir. Temel paradigma ve yap\u0131lanmalar\u0131nda ciddi bir kusur ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar zinciri olmasayd\u0131, bu sonu\u00e7lar kolay ortaya \u00e7\u0131kmazd\u0131.<\/p>\n<p>Di\u011fer bir kar\u015f\u0131t ak\u0131m olarak kendini dayatan a\u015f\u0131r\u0131 g\u00f6recilik kuramlar\u0131 da, kapitalist d\u00fcnya sisteminin bilgi yap\u0131lar\u0131 olmaktan kurtulmalar\u0131 \u015furada kals\u0131n, belki de a\u015f\u0131r\u0131 bireyselliklerinden \u00f6t\u00fcr\u00fc kapitalizmin bireycili\u011fine en fazla hizmet etme mazhariyetine eri\u015ftiklerini s\u00f6yleyebilirler. Anar\u015fist yakla\u015f\u0131mlar da buna dahildir. Kapitalizmi ele\u015ftirmek, kapitalizme \u00e7ok kar\u015f\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemle\u015ftirmek, s\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi ona hizmetin etkin bir yolu olmaktad\u0131r. Bunda da temelde paradigmatik bak\u0131\u015f, bilgi yap\u0131lar\u0131ndaki yetersizlikler ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar rol oynamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Fizik bilimleri ne s\u00f6ylendi\u011fi kadar salt fiziki do\u011fayla (buna kimya ve biyoloji de dahildir) ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r, ne de be\u015feri bilimler denen edebiyat, tarih, felsefe, ekonomi-politik ve sosyoloji salt toplum do\u011fas\u0131yla ilgilidir. \u0130ki bilimin kesi\u015fme noktas\u0131 olarak sosyal bilim kavram\u0131n\u0131 geni\u015f anlam\u0131yla olumlu kar\u015f\u0131lamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc her bilim sosyal olmak durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Sosyal bilim tan\u0131m\u0131nda anla\u015fmakla sorun halledilmiyor. Daha \u00f6nemli olan, neyin temel model olarak al\u0131naca\u011f\u0131, di\u011fer bir deyi\u015fle toplum \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesinde hangi birimin esas al\u0131naca\u011f\u0131d\u0131r. \u201cTemel birim t\u00fcm\u00fcyle toplumsal do\u011fad\u0131r  demek, sosyal bilim i\u00e7in fazla anlam ifade etmez. Say\u0131s\u0131z toplumsal ili\u015fki i\u00e7inde belirleyici \u00f6nemi olanlar\u0131 se\u00e7mek, anlaml\u0131 teorik bir yakla\u015f\u0131m i\u00e7in ilk yap\u0131lmas\u0131 gereken tercihtir. Se\u00e7ilecek toplumsal birim geneli izah etti\u011fi oranda anlaml\u0131 bulunacakt\u0131r. Toplumsal alana ili\u015fkin \u00e7e\u015fitli modeller geli\u015ftirildi\u011fi bilinmektedir.\u00a0<\/p>\n<p>Bilinen ve en \u00e7ok kullan\u0131lan birim olarak genelde devleti, \u00f6zelde ulus-devleti esas alan yakla\u015f\u0131mlar daha \u00e7ok burjuva orta s\u0131n\u0131f perspektifidir. Tarih ve toplum devletlerin in\u015fa, y\u0131k\u0131l\u0131\u015f ve b\u00f6l\u00fcnme sorunlar\u0131 etraf\u0131nda incelenir. Tarihsel-toplum ger\u00e7ekli\u011finde en s\u0131\u011f yakla\u015f\u0131m modellerinden biri olan bu e\u011filim, devletlerin resmi e\u011fitim anlay\u0131\u015f\u0131 olmaktan \u00f6teye rol oynamaz. Devleti me\u015frula\u015ft\u0131rma ideolojisi rol\u00fcn\u00fc oynamak esas amac\u0131d\u0131r. Ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olmaktan ziyade, karma\u015f\u0131k tarih ve toplum sorunlar\u0131n\u0131 perdelemeye hizmet eder. En itibars\u0131z sosyolojik yakla\u015f\u0131m durumundad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131f ve ekonomiyi temel birim olarak se\u00e7en Marksist yakla\u015f\u0131m, devlet birimine kar\u015f\u0131 kendisini alternatif model olarak form\u00fcle etmek istedi. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve kapitalist ekonominin temel toplumsal inceleme modeli olarak se\u00e7ilmesi, tarih ve toplumu ekonomik ve s\u0131n\u0131fsal yap\u0131s\u0131 ve \u00f6nemi a\u00e7\u0131s\u0131ndan izah etmeye katk\u0131da bulunsa da, \u00e7ok \u00f6nemli kusurlar\u0131 beraberinde ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n devlet ve di\u011fer \u00fcstyap\u0131 kurumlar\u0131n\u0131 altyap\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc saymas\u0131 ve basit yans\u0131malar olarak de\u011ferlendirmesi, ekonomizm denilen indirgemecili\u011fe kaymas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. Ekonomik indirgemecilik de t\u0131pk\u0131 devlet indirgemecili\u011fi gibi \u00e7ok karma\u015f\u0131k ili\u015fkiler b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne sahip tarihsel-toplum ger\u00e7ekli\u011fini perdeleme kusurundan kurtulamad\u0131. \u00d6zellikle iktidar ve devlet analizinin yetersizli\u011fi, ad\u0131na hareket etti\u011fini iddia etti\u011fi ezilen emek\u00e7i s\u0131n\u0131f ve halklar\u0131n yeterince ideolojik ve politik donan\u0131ma eri\u015fmemesine yol a\u00e7t\u0131. Dar ekonomik m\u00fccadeleyle f\u0131rsat\u00e7\u0131 devlet komploculu\u011fu bi\u00e7imindeki iktidar ve devleti y\u0131kma ve in\u015fa etme anlay\u0131\u015f\u0131, kapitalizme en az has ideolojisi olan liberalizm kadar hizmet etti. \u00c7in ve Rus ger\u00e7e\u011fi bu hususu \u00e7ok iyi ayd\u0131nlatmaktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Tarih ve toplumu sadece iktidar g\u00fcc\u00fc, erki olarak yorumlamak isteyen anlay\u0131\u015flara da \u00e7o\u011funlukla rastlan\u0131r. Fakat bu yakla\u015f\u0131mlar da devlet modeli se\u00e7imi kadar kusurludur. Her ne kadar iktidar daha kapsaml\u0131 bir inceleme birimi ise de, kendi ba\u015f\u0131na toplumsal do\u011fay\u0131 a\u00e7\u0131klamaktan yoksundur. Toplumsal iktidar \u00e7ok \u00f6nemli bir inceleme konusu olmakla izah edici yanlara sahiptir. Fakat iktidar indirgemecili\u011fi de her t\u00fcrl\u00fc indirgemeci anlay\u0131\u015fta g\u00f6zlemlenen kusurlara sahiptir.<\/p>\n<p>Toplumu kuraldan yoksun, sonsuz tekilci ili\u015fkisel geli\u015fmeler halinde incelemek de s\u0131k\u00e7a kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan bir yakla\u015f\u0131m t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Neredeyse tasvirci edebi yakla\u015f\u0131m modeli olarak da niteleyebilece\u011fimiz bu a\u015f\u0131r\u0131 g\u00f6reci yakla\u015f\u0131mlar, ancak toplumsal ormanlar i\u00e7inde kaybolmaya g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Tersi gibi g\u00f6r\u00fcnen, ama \u00f6zde ayn\u0131 rol\u00fc oynayan a\u015f\u0131r\u0131 evrenselci yakla\u015f\u0131m modelleri ise, toplumu fizik yal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde birka\u00e7 kanunla tarif etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Toplumun zengin \u00e7e\u015fitlili\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda en \u00e7ok k\u00f6rle\u015fmeye hizmet eden yakla\u015f\u0131m bu olsa gerekir. Pozitivist toplum anlay\u0131\u015f\u0131 hem a\u015f\u0131r\u0131 g\u00f6recili\u011fi, hem de a\u015f\u0131r\u0131 evrenselcili\u011fi ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131yan en kaba model olarak an\u0131lmaya de\u011ferdir.\u00a0<\/p>\n<p>Liberalizm, burjuva orta s\u0131n\u0131f\u0131n resmi ideolojisi olarak, t\u00fcm bu modellerden eklektik bir se\u00e7im bi\u00e7iminde kendini sunar. B\u00f6ylelikle g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte her modelin do\u011fru yanlar\u0131na sahip \u00e7\u0131km\u0131\u015f gibi kendini sistemle\u015ftirir. \u00d6z\u00fcnde t\u00fcm modellerin en kusurlu yanlar\u0131n\u0131 baz\u0131 do\u011frularla kar\u0131\u015ft\u0131rarak, eklektizmin en tehlikeli bir bi\u00e7imini s\u00fcrekli inceleme modeli olarak topluma sunar. Resmi anlay\u0131\u015f olarak toplumun kolektif haf\u0131zas\u0131n\u0131 s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirip i\u015fgal eder. \u0130deolojik hegemonyas\u0131n\u0131 kesinle\u015ftirir.<\/p>\n<p>\u0130lk b\u00fcy\u00fck savunmam olan \u2018S\u00fcmer Rahip Devletinden Demokratik Uygarl\u0131\u011fa\u2019 adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131 fazla model \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yapmadan, hatta bunun fark\u0131nda bile olmadan sunmak durumunda kald\u0131m. \u00c7ok aceleyle fazla inceleme imk\u00e2n\u0131 bulmadan haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131m. Bir model geli\u015ftirme iddias\u0131nda da de\u011fildim. Toplumsal ger\u00e7ekli\u011fe ili\u015fkin irticalen sahip oldu\u011fum bir tarz\u0131 dile d\u00f6km\u00fc\u015ft\u00fcm. Daha sonralar\u0131 Murray Bookchin, Immanuel Wallerstein, Fernand Braudel ba\u015fta olmak \u00fczere, baz\u0131 \u00f6nemli sosyologlar\u0131n yakla\u015f\u0131m modellerini inceleme f\u0131rsat\u0131m do\u011fdu. Ayr\u0131ca Nietzsche, Michel Foucault ve di\u011fer baz\u0131 filozoflar\u0131 da \u00f6zce kavr\u0131yordum. Bunlar\u0131n i\u00e7inde en \u00f6nemlisi, D\u00fcnya Sistemi adl\u0131 bir\u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrden derlemesini sunan Andre Gunder Frank\u2019t\u0131. Ad\u0131n\u0131 bile bilmedi\u011fim bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn derlemesini, savunmam\u0131n en iddial\u0131 savunucusu olarak de\u011ferlendirmekte gecikmedim. Bir\u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn son d\u00f6nemde baz\u0131 incelemelerinde benzer yakla\u015f\u0131mlar\u0131 sunmalar\u0131, kendi model \u00e7al\u0131\u015fmam \u00fczerinde yo\u011funla\u015fmaya itti.\u00a0<\/p>\n<p>Gerek I. Wallerstein\u2019\u0131n kapitalist d\u00fcnya-sistem analizi, gerek Fernand Braudel\u2019in b\u00fct\u00fcnl\u00fck\u00e7\u00fc \u2018tarihsel s\u00fcre\u2019 analizleri zaten savunmam\u0131n \u00f6z\u00fcnde \u00f6nemli ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maktayd\u0131. Reel sosyalizmin yenilgisini uzun s\u00fcredir benzer yakla\u015f\u0131mla izah etme \u00e7abama da katk\u0131 sunuyorlard\u0131. Ayr\u0131ca Nietzsche ve Michel Foucault\u2019nun modernite ve iktidar yorumlamalar\u0131n\u0131 kavramakta g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekmedi\u011fim gibi, temel e\u011filimlerime hayli yak\u0131n buluyordum. Ad\u0131n\u0131 anmadan ge\u00e7emeyece\u011fim Gordon Childe\u2019\u0131n Mezopotamya\u2019daki arkeolojik \u00e7al\u0131\u015fmalara dayal\u0131 \u2018Tarihte Neler Oldu\u2019 adl\u0131 eseri de ufuk a\u00e7\u0131c\u0131yd\u0131. Daha \u00e7ok say\u0131da filozofik \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 adeta birer rapor niteli\u011finde ele al\u0131p inceleyerek, kendi \u2018model birimim\u2019 iddias\u0131n\u0131 g\u00fctmeden, bir se\u00e7im yapmak durumunda kald\u0131m. Bu b\u00fcy\u00fck savunmam\u0131n daha da geli\u015ftirilmi\u015f analiz y\u00f6ntemini adeta bir modelmi\u015f gibi sunmam yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lmamal\u0131d\u0131r. T\u00fcm sorunum b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc, belirleyici bir tarihsel-toplumsal analiz birimine tercih yapmakt\u0131. Mevcut t\u00fcm modeller, k\u0131saca bahsetti\u011fim gibi bir\u00e7ok do\u011fru yanlar ta\u015f\u0131sa da, g\u00f6ze al\u0131namayacak kusurlar ve yanl\u0131\u015fl\u0131klara da sahiptir. Hepsinde ortak eksiklikler tespit ediyordum.\u00a0<\/p>\n<p>En \u00e7ok yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131m model olan Andre Gunder Frank\u2019\u0131n D\u00fcnya Sistemi bile bana \u00e7ok ciddi bir kusuru bar\u0131nd\u0131r\u0131yor gibi geldi. D\u00fcnya sistemini dayand\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z S\u00fcmer toplumunun ilk sermaye birikimini sa\u011flayan toplum oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131. S\u00fcmer toplumundan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze ana nehir uygarl\u0131\u011f\u0131 olarak k\u00fcm\u00fcl\u00e2tif bir birikim yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 da son derece do\u011fru buluyorum. Birikimin hegemonya-rekabet, merkez-\u00e7evre ve al\u00e7alma-y\u00fckselme bi\u00e7iminde bir tarihsel s\u00fcreklili\u011fe sahip oldu\u011funa da kat\u0131l\u0131yordum. Birikimin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi \u00fc\u00e7l\u00fc sacaya\u011f\u0131 olarak ekonomik, politik ve ideolojik-ahlaki boyutlar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r hususlard\u0131. \u00dcretim tarz\u0131ndan ziyade birikim tarzlar\u0131n\u0131n \u00f6nemi, hegemonik ge\u00e7i\u015flerin \u00fcretim tarz\u0131 ge\u00e7i\u015flerinden daha \u00f6nemli sonu\u00e7lar do\u011furmas\u0131 da bu meyandad\u0131r. Frank\u2019\u0131n, I. Wallerstein\u2019\u0131n Avrupa merkezli kapitalist d\u00fcnya-sistem analizinin kapitalizmi d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen tek sistem olarak sunmas\u0131n\u0131 ele\u015ftirmesi yerindeydi. Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n istisnaili\u011fi \u00e7ok abart\u0131l\u0131 bir yakla\u015f\u0131md\u0131. Kendisi belki de u\u00e7 bir uygarl\u0131k olarak marjinal bile say\u0131labilirdi. Yine sosyalizm, kapitalizm, k\u00f6lecilik ve feodalizm gibi temel toplum-bi\u00e7im kavramlar\u0131n\u0131n ideolojik ger\u00e7ekler olarak de\u011ferlendirilmesi de do\u011fruya daha yak\u0131n yakla\u015f\u0131md\u0131. Bu kavramlar\u0131n toplumsal ger\u00e7ekli\u011fi izahtan \u00e7ok perdelemeye hizmet etti\u011fi de yabana at\u0131lmamas\u0131 gereken bir d\u00fc\u015f\u00fcnce olup, \u00fczerinde durulmaya de\u011ferdi. \u2018Farkl\u0131l\u0131k i\u00e7inde birlik\u2019 aray\u0131\u015f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcme katk\u0131 sunabilirdi, ama yetersizdi. Yine tarihsel-toplum \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesine daha zengin bir katk\u0131 sundu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131. Daha iyi ve g\u00fczel bir toplumsal ya\u015fam i\u00e7in yan\u0131lma pay\u0131n\u0131 da bir sistem analizi olarak de\u011ferlendirmek durumunday\u0131m. Fakat en temel kusuru, sanki a\u015f\u0131lamayacak kapal\u0131 bir \u00e7embersel d\u00f6ng\u00fc sunma riski ta\u015f\u0131mas\u0131yd\u0131. Hegemonik iktidar sistemlerine bir kadermi\u015f gibi yakla\u015f\u0131l\u0131yordu. Daha do\u011frusu, \u00e7\u0131k\u0131\u015f diyalektiksel olarak g\u00f6sterilmiyordu.<\/p>\n<p>Immanuel Wallerstein\u2019\u0131n kapitalist d\u00fcnya-sistem analizinin, be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k bir s\u00fcreyi esas almas\u0131 yetersizdi. Tahlillerini be\u015f bin y\u0131ll\u0131k s\u00fcreye dayand\u0131rsayd\u0131, \u00e7ok daha verimli olaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131. Bir\u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn d\u00fcnya-sistem de\u011ferlendirmesinde bunun ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck. Avantajl\u0131 yan\u0131 ise, I. Wallerstein\u2019\u0131n d\u00fcnya-sistemden \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n analizini daha g\u00fc\u00e7l\u00fc yapabilmesidir. Yakla\u015f\u0131mlar\u0131 katk\u0131 sunucu nitelikteydi.<\/p>\n<p>Fernand Braudel\u2019in gerek kapitalizm tahlili, gerek b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc toplum anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u2018tarihsel s\u00fcreler\u2019 bi\u00e7iminde sunmas\u0131 ger\u00e7ekten ufuk a\u00e7\u0131c\u0131 niteliktedir. \u00d6zellikle kapitalizmin pazar kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirlemesi ve iktidar tekelleriyle ekonomik tekellerin benzer birikim \u00f6zelliklerine sahip olduklar\u0131n\u0131 vurgulamas\u0131 son derece \u00f6nemlidir. En ho\u015fland\u0131\u011f\u0131m bir c\u00fcmlesi \u201cVurgu\u2019lu iktidarlar hep kapital salg\u0131lar  oldu. Yine, \u201cPara gibi iktidar da biriktirilir  demesi, anlayan i\u00e7in \u00f6\u011fretici de\u011feri y\u00fcksek belirlemelerdir. Hem I. Wallerstein\u2019\u0131n hem de F. Braudel\u2019in sosyalist devrimlerin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir boyutuyla kapitalist moderniteyi a\u015famamalar\u0131na ba\u011flamalar\u0131 da belirleyici ve hayli \u00f6\u011freticidir. Fakat her iki \u00fcnl\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn bizzat bahsettikleri \u2018ekonomizm indirgemecili\u011fi\u2019 konusunda sorgulanmalar\u0131 gere\u011fine ben de kat\u0131lmaktay\u0131m.<\/p>\n<p>Bir kez daha belirtmeliyim ki, benim sosyal bilim yakla\u015f\u0131m\u0131m, \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa bahsetti\u011fim bu \u00f6nemli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerden etkilense ve bahsetmedi\u011fim \u00e7ok say\u0131da di\u011fer d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerden benzer etkileri ta\u015f\u0131sa da, kendine \u00f6zg\u00fc boyutlar ihtiva etmektedir. \u2018Bir Halk\u0131 Savunmak\u2019 adl\u0131 ikinci b\u00fcy\u00fck savunmamda a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m hususlar\u0131 daha da derinle\u015ftirip sistematize etti\u011fim kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Bu kan\u0131m\u0131n temelinde \u015fu husus yatmaktad\u0131r: Bana g\u00f6re mevcut epistemolojiler (bilgi yap\u0131lanmalar\u0131) iktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olmaktan kurtulamam\u0131\u015flard\u0131r. \u0130radeleri hilaf\u0131na bu b\u00f6yledir. Karl Marks gibi en bilimsel yakla\u015f\u0131m sahibi birisinin kapitalin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc en yetkin g\u00f6ren bir ki\u015fi oldu\u011fu ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmez. Ama bu \u00e7ok \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi, onu kapitalist moderniteden kopartmaya yetmemi\u015ftir. Marks\u2019\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 bilgi yap\u0131lar\u0131 ve ya\u015fam\u0131 binlerce ba\u011fla bu moderniteye ba\u011fl\u0131yd\u0131. Bunlar\u0131 su\u00e7lamak i\u00e7in de\u011fil, ger\u00e7ekli\u011fini anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131lmak i\u00e7in belirtiyorum. Lenin ve Mao i\u00e7in de benzer sorunlar ge\u00e7erlidir. D\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri sistem bir\u00e7ok \u00f6nc\u00fcl\u00fcyle (ba\u015fta bilgi yap\u0131lar\u0131, modern ya\u015fam anlay\u0131\u015flar\u0131) moderniteye (kapitalist modernite) ba\u011f\u0131ml\u0131yd\u0131. \u00d6rne\u011fin end\u00fcstriyalizm ve ulus-devlet gibi dev konular\u0131 sosyalist i\u00e7erikle fethedeceklerini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. H\u00e2lbuki bi\u00e7im ve i\u00e7erik olarak modernitenin bu temel kal\u0131plar\u0131 sermaye birikimine odakl\u0131yd\u0131. Onu esas alan, ne kadar kar\u015f\u0131t\u0131 da olsa, kapitalizm do\u011furmaktan kurtulamazd\u0131. Reel sosyalizm ele\u015ftirilerim t\u00fcm bu hususlarda \u00e7ok a\u00e7\u0131k hale gelmi\u015fti. Fakat ele\u015ftiri yetmez. Yerine ne koymal\u0131yd\u0131m? \u00d6nem ta\u015f\u0131yan soru buydu. S\u00fcrekli yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131m soru da bu oldu.<\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131k se\u00e7ene\u011finin, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte \u00e7ok basit olmas\u0131na ra\u011fmen, yeni bir adland\u0131rma uygun kar\u015f\u0131lanana kadar bu ad alt\u0131nda sistematik bir yakla\u015f\u0131m modeli olarak sunulmas\u0131 bana \u00e7ok gerekli ve \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici g\u00f6r\u00fcnmektedir. Her \u015feyden \u00f6nce, bu se\u00e7enek merkezi d\u00fcnya uygarl\u0131k sistemine alternatif bir sistem \u00f6nermektedir. Demokratik uygarl\u0131k sadece g\u00fcn\u00fcm\u00fcz ve gelecek i\u00e7in bir \u00fctopya de\u011fildir  tarihsel-toplumun daha somut yorumu i\u00e7in de son derece gerekli ve a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 g\u00f6r\u00fcnmektedir. Sermaye birikimi ve yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 iktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n oldu\u011fu her mek\u00e2n ve zaman ko\u015fulunda bir direnme ve alternatifinin bulunmas\u0131, toplumsal do\u011fan\u0131n bir gere\u011fidir. Toplumlar hi\u00e7bir yerde ve zamanda sermaye birikimleri ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131na kar\u015f\u0131 direnmesiz ve alternatifsiz davranmam\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7o\u011funlukla yenilmeleri, direnmelerin yoklu\u011funda ve alternatifsizlikte de\u011fil, ba\u015fka ko\u015fullarda aranmal\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Sermaye ve iktidar birikimlerinin ak\u0131l almaz \u00f6yk\u00fclerini \u00e7ok iyi \u00f6z\u00fcmsemedik\u00e7e, demokratik uygarl\u0131k kavram\u0131n\u0131 anlamland\u0131rmakta g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekeriz. Bu konuda bilgi yap\u0131lanmalar\u0131 hep iki t\u00fcr hata aras\u0131nda gidip gelmi\u015flerdir: Ya tamamen bilgi-iktidar yap\u0131lanmalar\u0131 i\u00e7inde erimi\u015flerdir, ya da sekter mezhepler halinde (bilim, siyasi se\u00e7enek ve ahlaki tutumlar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zca se\u00e7emeden) g\u00fcd\u00fck kalmaktan veya g\u00fcd\u00fck b\u0131rak\u0131lmaktan kurtulamam\u0131\u015flard\u0131r. Bunda \u015f\u00fcphesiz zor\u2019un ve sermayenin ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 rol\u00fcn\u00fc s\u00fcrekli g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmak gerekir. Bu iki \u00e7arp\u0131c\u0131 bilgi yap\u0131lanma anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 mahk\u00fbm etmeden, demokratik uygarl\u0131k se\u00e7ene\u011fi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131l\u0131namaz. Olmayan \u015fey demokratik uygarl\u0131k ger\u00e7ekli\u011fi de\u011fil, onu g\u00f6rmekten aciz b\u0131rakt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bilgi-iktidar yap\u0131lanmalar\u0131 ve sapk\u0131n mezhep\u00e7iliktir. Tarihsel-toplum anlat\u0131mlar\u0131n\u0131n sadece eksiklikleri ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131yla izah edilemeyecek olan bu ger\u00e7eklikler, ancak k\u00f6kl\u00fc bir \u2018bilimsel ge\u00e7i\u015fle\u2019, yani sosyal bilimlerde bir devrimle d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilir.<\/p>\n<p>Be\u015f bin y\u0131ll\u0131k sermaye birikimi \u00fczerine kurulu iktidar ve devlet yap\u0131lanmalar\u0131, muazzam \u00f6l\u00e7\u00fclerde ideolojik ve bilgi yap\u0131lar\u0131 \u00f6rg\u00fctlemeden rejimlerini s\u00fcrd\u00fcremeyeceklerini g\u00fcnl\u00fck deneyimleriyle gayet iyi bilmekteydiler. Hegemonik iktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n ayn\u0131 zamanda \u2018\u00fc\u00e7\u00fcz\u2019lerinin di\u011fer ikisi olan art\u0131k-\u00fcr\u00fcn, art\u0131k-de\u011fer ve me\u015frula\u015ft\u0131rma ara\u00e7lar\u0131n\u0131 s\u00fcrekli biriktirdiklerini g\u00f6zlemin temel unsuru olarak g\u00f6rmedik\u00e7e, sosyal bilimlerin anlaml\u0131 hakikat rejimleri olamayacaklar\u0131n\u0131 bilmek gerekir. Mitoloji, din, felsefe ve pozitif bilim yap\u0131lar\u0131n\u0131n sermaye ve iktidar birikim tarihiyle s\u0131k\u0131ca i\u00e7 i\u00e7e olup, \u00e7\u0131kar birliklerini hep g\u00f6zettikleri anla\u015f\u0131lmad\u0131k\u00e7a, sosyal bilimlerde devrim m\u00fcmk\u00fcn olamaz.<\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131k kavram\u0131ndan \u00e7\u0131karsanacak ikinci \u00f6nemli husus, sosyal bilimlerde devrime en geni\u015f zemini sunmas\u0131d\u0131r. \u015eunu temel iddia olarak (tez de diyebiliriz) g\u00f6zlemliyoruz: Tarihin t\u00fcm \u2018barbarlar\u0131\u2019, kavim g\u00f6\u00e7leri, l\u00fcmpenleri, kabileleri, kom\u00fcnleri, sapk\u0131n mezhepleri, cad\u0131lar\u0131, i\u015fsizleri ve yoksullar\u0131n\u0131n anlaml\u0131 hareket ve sistemlerden s\u00fcrekli yoksun olduklar\u0131n\u0131, bunun kaderleri oldu\u011funu iddia etmek, a\u00e7\u0131k ki sermaye ve iktidar birikim sahiplerinin \u00e7\u0131karlar\u0131 ad\u0131na mitoloji, din, felsefe ve bilim yap\u0131lar\u0131 \u00fcretmektir  bilgi birikim ayg\u0131tlar\u0131 olu\u015fturmakt\u0131r. Tarihte sadece sermaye ve iktidar egemenli\u011fi yoktur. Ayn\u0131 zamanda bu egemenliklerle s\u00fcrekli \u00e7\u0131kar birli\u011fi i\u00e7inde olan bilgi d\u00fczenekleri (mitolojik, dinsel, felsefi ve bilimsel), egemenlikleri de i\u00e7 i\u00e7e s\u00f6z konusu olmu\u015ftur. Ba\u015fta Marksist sosyal bilimler olmak \u00fczere, \u00f6nde gelen bir\u00e7ok muhalif sosyal bilim yap\u0131lar\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n temelinde, sosyal bilim devrimlerini t\u00fcm sermaye ve iktidar birikim tarihine dayal\u0131 olarak ele almalar\u0131 ve alternatif bir uygarl\u0131k sistemiyle i\u00e7 i\u00e7e geli\u015ftirememeleri yatmaktad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz bahsedilen bir\u00e7ok husus kapsaml\u0131 ele\u015ftirilere tabi tutulmu\u015f, fakat daha ileri g\u00f6t\u00fcr\u00fcl\u00fcp t\u00fcm tarihi kapsayan bir anlat\u0131m birimi \u00e7er\u00e7evesine oturtulamam\u0131\u015ft\u0131r. D\u00fcnya sistem anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 olu\u015fturamam\u0131\u015flar, b\u00f6l\u00fck p\u00f6r\u00e7\u00fck denemeler olmaktan kendilerini al\u0131koyamam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131k sisteminde \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00f6nemli unsur, tar\u0131m devriminden itibaren geli\u015fen kent ve end\u00fcstri unsurlar\u0131n\u0131n, orta s\u0131n\u0131fla\u015fmaya dayal\u0131 ve toplumda her zaman kanser h\u00fccreleri rol\u00fc oynayan a\u015f\u0131r\u0131 sermaye, iktidar ve devlet birikimlerine f\u0131rsat tan\u0131madan geli\u015ftirme g\u00fcc\u00fcne sahip olmas\u0131d\u0131r.<br \/>Yani kent ve end\u00fcstriye \u2018evet\u2019 deniliyor. Fakat b\u00fcnyelerindeki kanserle\u015fme h\u00fccrelerine \u2018hay\u0131r\u2019 diyor. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn devle\u015fen kent-end\u00fcstri-iktidar ve ileti\u015fim a\u011flar\u0131n\u0131 g\u00f6zlemledi\u011fimizde ve ayr\u0131ca \u00e7evre, kad\u0131n, yoksulluk ve i\u015fsizli\u011fin felaket boyutlar\u0131nda sorun olu\u015fturduklar\u0131n\u0131 bu g\u00f6zlemlerle i\u00e7 i\u00e7e yerle\u015ftirdi\u011fimizde, toplumsal yap\u0131lanmalardaki kanserle\u015fme tabirinin yersiz olmad\u0131\u011f\u0131 gayet iyi anlam kazanacakt\u0131r. \u00d6zellikle ba\u015fta I. Wallerstein olmak \u00fczere g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00f6nde gelen sosyal bilimcileriyle tarihsel s\u00fcre\u00e7lerde hi\u00e7 eksik olmayan s\u00f6zde barbar (Barbarl\u0131k kavram\u0131 yeniden tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r) ak\u0131nlar\u0131, mezhep sapk\u0131nl\u0131klar\u0131, k\u00f6yl\u00fc isyanlar\u0131, \u00fctopyac\u0131lar, anar\u015fistler, en son feministler ve \u00e7evreci hareketlerin artan \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131, toplumsal b\u00fcnyede vahamet arz eden kanserle\u015fme tehdidine kar\u015f\u0131 b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir anlam kazanabilir. Hi\u00e7bir toplum mevcut kent, orta s\u0131n\u0131f, sermaye, iktidar, devlet ve ileti\u015fim ayg\u0131tlar\u0131ndaki birikimleri uzun s\u00fcre daha ta\u015f\u0131yamaz. Demir kafese s\u0131ms\u0131k\u0131 kapat\u0131lm\u0131\u015f toplum kendi \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131n\u0131 sonu\u00e7 al\u0131r k\u0131l\u0131c\u0131 d\u00fczeye ta\u015f\u0131yamasa da, ekolojinin g\u00fcnl\u00fck olarak S.O.S. i\u015faretleri vermesi sorunlar\u0131n kriz ve kaos hallerinin alt\u0131nda mevcut merkezi uygarl\u0131k sisteminin yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 gayet iyi a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi  kriz ve kaostan \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n da ancak k\u00f6kl\u00fc tarihsel-toplumsal kaynaklara ba\u011flanm\u0131\u015f ve g\u00fcnceli bu kaynaklar\u0131n mevcut hali olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmleyen bir ayd\u0131nlatmay\u0131 gerektirdi\u011fini, gelece\u011fin de ancak bu temelde Merkezi D\u00fcnya Demokratik Uygarl\u0131k Sistemi ile sa\u011flanabilece\u011fini iddia ediyoruz.<\/p>\n<p>Savunmam, bu ana tezin \u00e7e\u015fitli boyutlarda ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 etraf\u0131nda yo\u011funla\u015facakt\u0131r. Tarihi evrensel boyutlarda anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmam, \u015f\u00fcphesiz bir ilke de\u011feri ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131na inand\u0131\u011f\u0131m, evrensel tarih olmadan yerel tarihlerin anlam bulamayaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne ba\u011fl\u0131d\u0131r. En silik toplumlar\u0131n tarihinin bile evrensel tarihin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda ayd\u0131nlat\u0131labilece\u011fi ku\u015fkusuzdur. Ayr\u0131ca g\u00fcncelli\u011fin (\u015fimdiki halin) tarih, tarihin \u015fimdi oldu\u011funa da ilke d\u00fczeyinde de\u011fer vermekteyim. Ama \u015fu \u00f6nemli hususu da ekleyerek, bu iki \u00f6nemli tarih ilkesini payla\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131 tekrarlamal\u0131y\u0131m: Yerel \u015fimdiki hal, salt bir tekrar olarak, bir gelenek olarak tarihi tekrarlamaz. Mutlaka kendi katk\u0131 FARKLARINI, \u00d6ZG\u00dcNL\u00dcKLER\u0130N\u0130 katarak, tarihsel birikimde \u00f6nemli rol oynar. Yani tarih sadece bir tekerr\u00fcr de\u011fildir  her mek\u00e2n\u0131n ve zaman\u0131n katk\u0131s\u0131n\u0131 biriktirerek tekerr\u00fcr eder.\u00a0<\/p>\n<p>Sadece bundan \u00f6nceki savunmalar\u0131mda de\u011fil, genel olarak t\u00fcm yaz\u0131l\u0131 ve s\u00f6zl\u00fc konu\u015fmalar\u0131mdaki farkl\u0131l\u0131klara bu ilkeler \u00e7er\u00e7evesinde bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bu yakla\u015f\u0131m\u0131m\u0131n anlay\u0131\u015fla kar\u015f\u0131lanaca\u011f\u0131ndan ku\u015fku duymuyorum. G\u00f6r\u00fc\u015flerimin kuru bir tekrar veya k\u00f6kl\u00fc bir d\u00f6neklik olarak yorumlanmamas\u0131 gerekti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Geli\u015fmenin farkl\u0131la\u015fma oldu\u011fu, evrenin biricik ilkesinin de ancak farkl\u0131la\u015farak de\u011fi\u015fim sa\u011flad\u0131\u011f\u0131, g\u00f6zlemlemesini bilenler i\u00e7in a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bir, iki etti\u011finde, sadece basit bir nicel birikim olu\u015fmaz  bununla birlikte iki\u2019nin her zaman bir\u2019den farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak ger\u00e7ekle\u015fir. <br \/>Savunman\u0131n bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcne ili\u015fkin \u00f6ns\u00f6z ve giri\u015f k\u0131sm\u0131ndan sonraki k\u0131s\u0131mda baz\u0131 y\u00f6ntem sorunlar\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Bilimlerdeki a\u015f\u0131r\u0131 par\u00e7alanman\u0131n bilimsel kriz anlam\u0131na geldi\u011fi, bunun sistem kriziyle ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu vurgulanacakt\u0131r. Bilime b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc yakla\u015f\u0131m\u0131n anlam\u0131 \u00fczerinde durulacakt\u0131r.<br \/>Di\u011fer bir y\u00f6ntem konusu olarak, farkl\u0131 do\u011falar, \u00f6zellikle toplumsal do\u011fan\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 vurgulanacakt\u0131r. Do\u011faya (Birinci Do\u011fa) d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn k\u00f6kl\u00fc yakla\u015f\u0131mlar\u0131 gerekli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131, ayn\u0131 zamanda kad\u0131n sorunuyla ba\u011f\u0131 i\u00e7inde i\u015flenecektir.<br \/>\u00d6zne-nesne ayr\u0131m\u0131na ihtiyatl\u0131 yakla\u015f\u0131lacak, yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sorunlar ve giderme yollar\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Sermaye birikim sistemiyle ba\u011flant\u0131s\u0131 g\u00f6sterilip a\u015fma gere\u011fi vurgulanacakt\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Evrenselcilik-g\u00f6recilik, d\u00f6ng\u00fcsellik-\u00e7izgisellik, k\u00fcresellik-yerelcilik gibi \u00f6nemli y\u00f6ntemsel ikilemlerde de a\u00e7\u0131k olmak \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Ayr\u0131ca diyalektik y\u00f6ntemin yeniden yorumu gerekmektedir.<\/p>\n<p>Y\u00f6ntemsel kavramlardaki netle\u015fme, di\u011fer konular\u0131n anlat\u0131m\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rabilir. Bir konu olarak d\u00fczenlenmesi bu nedenle gerekli g\u00f6r\u00fcld\u00fc.<br \/>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc k\u0131s\u0131m, \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe Felsefi Bir Yakla\u015f\u0131m ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Demokratik uygarl\u0131k sistemi \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fundan, konunun ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nemli k\u0131lmaktad\u0131r. Merkezi uygarl\u0131k sisteminin tahakk\u00fcmc\u00fc niteli\u011fi, demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck karakterini ba\u015fat k\u0131lmaktad\u0131r. Bu b\u00f6l\u00fcmde e\u015fitli\u011fin \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle s\u0131k\u0131 ba\u011f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlenecektir. Daha da \u00f6nemlisi, hakiki bir kavram olan e\u015fitlik kavram\u0131n\u0131n farkl\u0131l\u0131klar\u0131 g\u00f6zeten temelde yorumlanmas\u0131 \u00fczerinde durulacakt\u0131r. Sistemlerle ba\u011f\u0131 i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmemi\u015f \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik kavramlar\u0131n\u0131n sosyal bilimlerde \u00f6nemli sorunlara yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutularak yeniden yorumlanmalar\u0131, ana tezimize ili\u015fkin a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Be\u015finci k\u0131s\u0131m, insan t\u00fcr\u00fcndeki akl\u0131n ele\u015ftirisini konu edinmektedir. Toplumsal ak\u0131l tan\u0131mlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131rken, teorik-pratik, analitik-duygusal boyutlardaki i\u015flerli\u011fi ayd\u0131nlat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. D\u00fcnya sistemlerinin akl\u0131 kullanmalar\u0131 nelere yol a\u00e7abilir? \u00c7\u00f6z\u00fcm ve problem arac\u0131 olarak akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 var m\u0131d\u0131r? Emmanuel Kant\u2019\u0131 nas\u0131l g\u00fcncelle\u015ftirebiliriz? Bu t\u00fcr sorular \u00e7\u00f6z\u00fcm arac\u0131 olarak kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z akl\u0131m\u0131z\u0131n bizzat \u00f6nemli problemlere yol a\u00e7abilece\u011fi konusunda uyar\u0131c\u0131 k\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Alt\u0131nc\u0131 k\u0131s\u0131mda toplumsal problemin do\u011fu\u015fu ve geli\u015fimi incelenmektedir. Merkezi uygarl\u0131k sisteminin temel problem kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu tarihsel s\u00fcre\u00e7ler boyunca g\u00f6zlemlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Toplumsal sorunlar\u0131n giderek dal budak salmalar\u0131 sistemin \u00f6z\u00fcyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla sermaye ve iktidar birikim ayg\u0131tlar\u0131 problemin kendisidir. Bir nevi problem tarihi tasarlanacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Yedinci k\u0131s\u0131mda problem \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici ara\u00e7 olarak demokratik uygarl\u0131k sistemi \u00f6nerilmektedir. Tarihin toplumsal tarih olarak yeniden tasar\u0131mlanmas\u0131 hangi anlamlar\u0131 ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131maktad\u0131r? Demokratik toplum ve tarih aras\u0131ndaki kopmaz ili\u015fki vurgulanmaktad\u0131r.<br \/>Sekizinci k\u0131s\u0131m, yedinci k\u0131sm\u0131n devam\u0131 olarak, kapitalist moderniteye alternatif demokratik moderniteyi tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. \u0130ki modernite anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n neden gerekli oldu\u011fu, m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde yak\u0131c\u0131 dersler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda i\u015flenmektedir. \u00d6zellikle \u00e7a\u011fda\u015f devrimlerin yenilgisi bu ba\u011flamda tekrar g\u00f6zden ge\u00e7irilmektedir.<\/p>\n<p>Dokuzuncu k\u0131s\u0131m kapitalizmin sistemsel bunal\u0131m\u0131n\u0131 ve \u00e7\u0131k\u0131\u015f olanaklar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7abalamaktad\u0131r. D\u00fcnya uygarl\u0131k sisteminin g\u00fcncel hali olarak kapitalist modernite \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcrken, alternatifleri neler olabilir? Demokratik moderniteyi nas\u0131l in\u015fa edebiliriz? Engeller ve olanaklar neyi sunmaktad\u0131r? Bu son derece yak\u0131c\u0131 sorular \u015f\u00fcphesiz cevab\u0131n\u0131 da ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p>Onuncu k\u0131s\u0131m sonu\u00e7 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. \u00c7e\u015fitli a\u00e7\u0131lardan denemenin bil\u00e2n\u00e7osu d\u00f6k\u00fclmektedir. Tarih ne d\u00fcz bir kaderci \u00e7izgide seyretmekte, ne de kendi ba\u015f\u0131na beklenen amaca do\u011fru ilerlemektedir. Ne kendi ba\u015f\u0131na k\u00f6t\u00fcl\u00fck kayna\u011f\u0131, ne de er ge\u00e7 iyilik sunucusudur. \u0130nsan toplumsall\u0131\u011f\u0131 g\u00fczel ya\u015famay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131labilir. Toplumun kendisi muazzam bir \u00e7\u00f6z\u00fcm kayna\u011f\u0131d\u0131r. Yeter ki kanser t\u00fcrleri de dahil, \u00f6l\u00fcmc\u00fcl hastal\u0131k t\u00fcrlerinden korumas\u0131n\u0131 bilelim  muhte\u015fem bir cenneti m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015f d\u00fcnyam\u0131z\u0131 anlayarak g\u00fczel ya\u015famay\u0131 se\u00e7elim!<\/p>\n<p>3- BAZI Y\u00d6NTEM SORUNLARI<\/p>\n<p>Hedefe en kestirmeden ula\u015ft\u0131ran yol anlam\u0131ndaki y\u00f6ntem, Bat\u0131 merkezli bir kavram de\u011fildir. En eski \u00e7a\u011flardan beri Ortado\u011fu bilgelik ekollerinde denenmektedir. Bilgiye eri\u015fimin elveri\u015fli yollar\u0131 hep denenmi\u015ftir. \u0130\u00e7lerinden en sonu\u00e7 al\u0131c\u0131 olanlar\u0131 temel y\u00f6ntem olarak se\u00e7ilmi\u015ftir. D\u00fc\u015f\u00fcnce ekollerinde en \u00e7ok yo\u011funla\u015f\u0131lan kavramlardan bir mant\u0131k, dolay\u0131s\u0131yla y\u00f6ntem geli\u015ftirmek al\u0131\u015f\u0131ld\u0131k bir usuld\u00fcr. D\u00fcnya uygarl\u0131k sisteminin hegemonik merkezi Avrupa\u2019ya kay\u0131nca, bir\u00e7ok alandaki \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flay\u0131c\u0131 geli\u015fmeler bilimsel alanda y\u00f6ntem konusunda da kendini g\u00f6sterdi. Bacon, Descartes ve Galileo\u2019nun 16. ve 17. y\u00fczy\u0131llarda \u00f6nemli metot yakla\u015f\u0131mlar\u0131yla ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131 hegemonik sistemin Avrupa\u2019ya kay\u0131\u015f\u0131yla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. <br \/>En \u00f6nemli y\u00f6ntem kavramlar\u0131ndan olan \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131n geli\u015fimi do\u011faya h\u00fckmetmeyle ili\u015fkilidir. Sermaye ve iktidar\u0131n yeni birikim ayg\u0131tlar\u0131, hem fiziksel-biyolojik hem toplumsal do\u011fa kaynaklar\u0131na y\u00fcklendik\u00e7e, bu kaynaklar\u0131n ne denli avantajl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 kavramakta gecikmediler. Her iki do\u011fa kaynaklar\u0131 nesnele\u015ftirildik\u00e7e, sermaye ve iktidar birikimine artan katk\u0131lar\u0131 pe\u015fi s\u0131ra sunuyorlard\u0131. Bu maddi geli\u015fmenin d\u00fc\u015f\u00fcncedeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131d\u0131r. Bu durum Bacon\u2019da objektif-s\u00fcbjektif ayr\u0131m\u0131 halinde kendini yans\u0131t\u0131rken, Descartes\u2019te ruh-beden keskin ikili\u011fi bi\u00e7iminde yans\u0131ma bulur. Galileo\u2019da matematik, do\u011fan\u0131n dili olarak en geli\u015fmi\u015f bir nesne \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc olarak kendisini ortaya koyar. Tarihin uzun Mezopotamya yolculu\u011funun Antik\u00e7a\u011f Yunanistan\u2019\u0131nda yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 geli\u015fmeye benzer bir geli\u015fme, \u00f6zg\u00fcn farkl\u0131l\u0131klar\u0131yla birlikte Avrupa\u2019n\u0131n bat\u0131s\u0131nda tekrarlanmaktad\u0131r. S\u00fcmer toplumu da asl\u0131nda Yukar\u0131 Mezopotamya\u2019n\u0131n bin y\u0131llar\u0131n s\u00fczgecinden ge\u00e7en ya\u015fam pratiklerinin A\u015fa\u011f\u0131 Mezopotamya\u2019ya ta\u015f\u0131n\u0131p, \u00f6zg\u00fcn farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 da ortaya koyarak orijinal bi\u00e7imini yaratm\u0131\u015ft\u0131.\u00a0<\/p>\n<p>Merkezi uygarl\u0131k sistemlerinde \u00f6zne her zaman sermaye ve iktidar kaynakl\u0131d\u0131r. Bilinci, s\u00f6ylemi ve h\u00fcr iradeyi temsil eder. Bazen fert bazen kurumdur, ama hep vard\u0131r. Nesnenin pay\u0131na d\u00fc\u015fen ise, hep iktidar d\u0131\u015f\u0131 barbarlar, halklar ve kad\u0131nlard\u0131r. Ancak do\u011fa gibi \u00f6zneye kaynak hizmeti g\u00f6rd\u00fck\u00e7e akla gelirler. Ba\u015fka t\u00fcr anlamlar\u0131n\u0131n olmas\u0131 do\u011fas\u0131 gere\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. S\u00fcmer mitolojisinde insan\u0131n kul olarak tanr\u0131lar\u0131n d\u0131\u015fk\u0131s\u0131ndan, kad\u0131nlar\u0131n ise erkeklerin kaburga kemiklerinden yarat\u0131l\u0131\u015f \u00f6yk\u00fcleri, nesnele\u015ftirmenin boyutlar\u0131n\u0131 tarihin derinliklerinde yans\u0131tmaktad\u0131r. Bu nesne ve \u00f6zne yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n Avrupa d\u00fc\u015f\u00fcncesine ta\u015f\u0131nmas\u0131 \u015f\u00fcphesiz \u00f6nemli d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerden sonra m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015ftur. Ama geli\u015fim zincirinin bu do\u011frultuda oldu\u011fu ink\u00e2r edilemez. <br \/>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131n silikle\u015fmesi, finans-kapitalin ba\u015fatl\u0131\u011f\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Merkezi uygarl\u0131k sisteminde finans-kapitalin simgesel hegemonyas\u0131, \u00f6zne-nesnenin t\u00fcm eski hallerini \u00e7\u00f6zm\u00fc\u015ft\u00fcr. Herkesin kendisini yeri geldi\u011finde \u00f6zne, yeri geldi\u011finde nesne yerine koymas\u0131, sermaye ve iktidar birikiminin yeni bi\u00e7imleriyle s\u0131k\u0131ca ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Toplum hem ger\u00e7ek, hem sanal boyutlarda \u00e7\u0131\u011f gibi \u00e7o\u011falt\u0131lan (milliyet\u00e7ilik, dincilik, cinsiyet\u00e7ilik ve bilimcilik kaynakl\u0131) sermaye ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131yla ahtapot misali sarmalanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ko\u015fullarda herkes ve her kurum kendini yeterince \u00f6zne ve nesne konumunda bulabilir. S\u00fcmer toplumundaki tanr\u0131lar\u0131n i\u015flevini ideolojik ayg\u0131tlar devral\u0131rken, \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011fu gibi, tanr\u0131lar\u0131n yeni simgesel \u00f6zellikleriyle h\u00fck\u00fcmranl\u0131klar\u0131 da mevcut ayr\u0131m\u0131 elbette gereksizle\u015ftirecektir.<\/p>\n<p>Bilmelerin merkezi uygarl\u0131k tarihi boyunca giderek par\u00e7alanmas\u0131 ve kutsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirmesi benzer bir \u00f6yk\u00fcye sahiptir. Sermaye ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131 ne kadar \u00e7o\u011fal\u0131rsa, bilmelerin de o denli par\u00e7alanmas\u0131 tarihte iyice g\u00f6zlenen bir husustur. T\u00fcm klan ve kabile toplumlar\u0131nda bilim bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr. Temsilcileri kutsal say\u0131l\u0131r. Bilim tanr\u0131 vergisi kabul edilir. Herkese arzusu ve \u00e7abas\u0131 oran\u0131nda da\u011f\u0131t\u0131l\u0131r. Mitolojilerde b\u00fct\u00fcn\u00fcyle, din ve felsefede ba\u015fat \u00f6l\u00e7\u00fclerde yakla\u015f\u0131mlar bu y\u00f6nl\u00fcyken, ilk par\u00e7alanma daha \u00e7ok do\u011fa bilimlerinde ve Bat\u0131 Avrupa bilimsel yap\u0131s\u0131nda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Toplumdan giderek kopmu\u015f ve sermaye-iktidar elitlerinin hizmetine iyice ko\u015fturulmu\u015f yeni bilme organizasyonlar\u0131 (akademi ve \u00fcniversiteler), kendilerini a\u00e7\u0131k\u00e7a yeni devletin (Leviathan) g\u00f6zde kurulu\u015flar\u0131 mertebesinde bulurlar. Bilimin sermayele\u015fmesi ve iktidarla\u015fma s\u00fcreci, topluma yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n da s\u00fcreci olmu\u015ftur. Sorun \u00e7\u00f6zen bilim kararg\u00e2hlar\u0131, mabetleri art\u0131k sorun yaratman\u0131n, yabanc\u0131la\u015ft\u0131rman\u0131n, ideolojik hegemonyan\u0131n merkezlerine d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ne kadar do\u011fa ve toplum kayna\u011f\u0131 varsa, o kadar bilim b\u00f6l\u00fcm\u00fc t\u00fcretilmi\u015ftir. Yaln\u0131z ba\u015f\u0131na bu ger\u00e7eklik bile bilim-sermaye-iktidar i\u00e7 i\u00e7eli\u011fini kan\u0131tlamaya yeterlidir. Bilim alan\u0131 t\u00fcm toplumun kutsal\u0131 olarak hizmet etmekten alabildi\u011fine uzakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Paral\u0131 bir meslek, hatta bizzat sermaye olmu\u015flar  iktidar\u0131n en tehlikeli su\u00e7 ortakl\u0131\u011f\u0131na bula\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. N\u00fckleer silahlar ba\u015fta olmak \u00fczere, her t\u00fcr y\u0131k\u0131m silahlar\u0131 ve \u00e7evreyi y\u0131kacak boyutlarda tehlike arz eden geli\u015fmelerin bilim merkezlerinden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 iyi bilmekteyiz. Hakikat kayg\u0131s\u0131 (toplumun kolektif vicdan\u0131) yerine, en verimli sermaye ve iktidar \u00fcretmenin ak\u0131l hocal\u0131\u011f\u0131na terfi ettirilmi\u015flerdir.\u00a0<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bilim denince ilk akla gelen, \u201cNe kadar para getirir?  sorusudur. H\u00e2lbuki toplumun bilimden bekledi\u011fi, kendi temel kayg\u0131lar\u0131na yan\u0131tt\u0131r. Toplumun maddi ve manevi kayg\u0131lar\u0131, b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde bilimi tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131n mesle\u011fi saym\u0131\u015f ve \u00f6yle kabul g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Akademi ve \u00fcniversitenin yozla\u015fmas\u0131 bu ko\u015fullarla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bilimsel kriz bu ko\u015fullardan kaynaklanmaktad\u0131r. Bilmenin tarihi, uygarl\u0131k tarihiyle ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irerek, sistemin genel bunal\u0131m\u0131ndan da ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fclerde nasibini almaktan kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00f6z\u00fcm arac\u0131 olay\u0131m derken, kendisi en \u00f6nemli sorun arac\u0131 haline gelmi\u015ftir. Sonu\u00e7 bilimsel par\u00e7alanma, da\u011f\u0131lma ve kaostur.<\/p>\n<p>Farkl\u0131 do\u011falar, di\u011fer bir s\u00f6ylemle birinci, ikinci, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc do\u011falar sorunu kavranmay\u0131 gerektirir. \u0130nsan toplumu d\u0131\u015f\u0131ndaki t\u00fcm do\u011fa, Birinci Do\u011fa bi\u00e7iminde ayr\u0131mlanmaktad\u0131r. Bu kendi i\u00e7inde \u00e7eli\u015fkili bir kavramd\u0131r. \u00d6ncelikle canl\u0131-cans\u0131z, bitki-hayvan, hatta fizik-kimya, bir ad\u0131m \u00f6tede g\u00f6r\u00fcn\u00fcr-g\u00f6r\u00fcnmez madde, enerji-madde ayr\u0131mlar\u0131 gibi sonsuz \u00e7e\u015fitlilikte ayr\u0131mlar\u0131n geli\u015ftirilebilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Kald\u0131 ki, her ayr\u0131m\u0131n da kendine g\u00f6re bir toplumundan bahsedebiliriz. Do\u011falar sorununa daha yak\u0131ndan bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131n derin etkisini ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bunun sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir ayr\u0131m olmad\u0131\u011f\u0131, en az\u0131ndan ko\u015fullu olarak bu ayr\u0131mlara gitmenin gere\u011fi vurgulanabilir. <br \/>\u0130kinci Do\u011fa olarak insan toplumu, \u015f\u00fcphesiz \u00f6zneleri olan \u00e7ok \u00f6nemli bir do\u011fasal geli\u015fme a\u015famas\u0131d\u0131r. Ayr\u0131 bir do\u011fa yerine, farkl\u0131 bir do\u011fa a\u015famas\u0131 olarak nitelendirilmesi daha anlaml\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Toplum do\u011fas\u0131n\u0131n en \u00f6nemli ay\u0131rt edici karakteristi\u011fi, zihni kapasitenin y\u00fcksekli\u011fi, esnekli\u011fi ve kendini in\u015fa edici g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Birinci Do\u011fada da \u015f\u00fcphesiz zihin, esneklik ve kendini in\u015fa g\u00fcc\u00fc vard\u0131r. Fakat toplum do\u011fas\u0131na g\u00f6re \u00e7ok a\u011f\u0131r, kat\u0131 ve yava\u015f bir i\u015flerli\u011fe sahiptir. Toplum do\u011fas\u0131n\u0131 bir hat olarak teorikle\u015ftirmek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Her ne kadar ilk sosyologlar bu hususa birincil \u00f6nceli\u011fi vermi\u015flerse de, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru geldik\u00e7e par\u00e7a ve yap\u0131 analizleri daha \u00f6ne ge\u00e7mi\u015ftir: T\u0131pk\u0131 di\u011fer do\u011fa analizlerinde g\u00f6zlemlendi\u011fi gibi. Ayr\u0131ca toplumun do\u011fas\u0131n\u0131 alt-\u00fcstyap\u0131lar, ekonomik-politik-iktidar b\u00f6l\u00fcmlenmesi, ilkel-kom\u00fcnal, k\u00f6lecilik, feodalizm, kapitalizm ve sosyalizm-kom\u00fcnizm gibi tabaka ve a\u015famalara b\u00f6lmek, ancak \u00e7ok dikkatli bir \u2018FARKLILIK\u2019 yakla\u015f\u0131m\u0131 temelinde anlaml\u0131 sonu\u00e7lar do\u011furabilir. B\u00fct\u00fcnc\u00fcl teorik yakla\u015f\u0131m\u0131n yerini hi\u00e7bir katman ve par\u00e7a, yap\u0131 analizi tutmaz. Denilebilir ki, bu konuda hi\u00e7bir filozof ve sosyolog, Eflatun ve Aristo\u2019nun b\u00fct\u00fcnc\u00fcl yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 a\u015famam\u0131\u015ft\u0131r. Hatta Ortado\u011fu ve genelde Do\u011fu k\u00f6kenli b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bilge ve peygamber yorumlar\u0131, kapitalist modernite filozoflar\u0131 ve sosyologlar\u0131na g\u00f6re daha \u00f6\u011fretici ve toplumsald\u0131r. Daha ileri, geli\u015fkin bir yakla\u015f\u0131m de\u011ferini ifade ederler. Bunda da en \u00f6nemli rol\u00fc sermaye ve iktidar birikim ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n oynad\u0131\u011f\u0131 \u00f6nemle vurgulanm\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>\u0130nsan toplumu \u00fczerine yeniden ve derin teorik yakla\u015f\u0131m metoduna \u015fiddetle ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Say\u0131lar\u0131n kalabal\u0131\u011f\u0131na bo\u011fulmu\u015f sosyolojik y\u00f6ntemlerin ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmaktan ziyade perdeledi\u011fini \u00f6nemle kavramak gerekir. Mevcut sosyolojilerin ger\u00e7e\u011fi mitolojilerden daha fazla kapatt\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemem m\u00fcbala\u011fa olarak g\u00f6r\u00fclmemelidir. Hatta mitolojideki ger\u00e7e\u011fi hissedi\u015f, kapitalist modernite sosyolojilerindeki anlama g\u00f6re son derece insani ve hakikate daha yak\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>Toplumsal bilim \u015f\u00fcphesiz \u00f6nemlidir, ama mevcut haline bilim demek zordur. Ortada duran sosyolojik s\u00f6ylemler resmi moderniteyi me\u015frula\u015ft\u0131rmaktan \u00f6teye bir anlam\u0131 pek ifade edememektedir. Bu konuda k\u00f6kl\u00fc bir bilimsel devrime ve y\u00f6ntemsel \u00e7\u0131k\u0131\u015fa ihtiya\u00e7 vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Do\u011fa ile anlamland\u0131r\u0131lmak istenen a\u015fama, ancak bu bilimsel ve y\u00f6ntemsel devrimle m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Kavram olarak \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Do\u011fa, Birinci ve \u0130kinci Do\u011fa\u2019n\u0131n yeniden \u00fcst bir a\u015famada uyumunu ifade eder. Toplumsal do\u011fan\u0131n Birinci Do\u011fa ile \u00fcst d\u00fczeyde bir sentezi, devrimci teorik paradigma kadar k\u00f6kl\u00fc pratik devrim gerektirir. \u00d6zellikle merkezi uygarl\u0131k sisteminin g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki a\u015famas\u0131 olan kapitalist d\u00fcnya sisteminin, yani modernitesinin a\u015f\u0131lmas\u0131 belirleyicidir. Bunun i\u00e7in demokratik uygarl\u0131k in\u015falar\u0131n\u0131n asgari d\u00fczeyde geli\u015fimi, daha ay\u0131rt edici hususlar olarak ekolojik ve feminist toplum karakterinde geli\u015fme, demokratik siyaset sanat\u0131n\u0131n i\u015flevselle\u015fmesi ve demokratik sivil toplum in\u015falar\u0131, ba\u015far\u0131yla at\u0131lmas\u0131 gereken ad\u0131mlard\u0131r. <br \/>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Do\u011fa yeni bir cennet veya \u00fctopya vaadi de\u011fildir  do\u011falar \u00fczerinde insan\u0131n artan bilin\u00e7 g\u00fcc\u00fcn\u00fcn fark\u0131n\u0131 koruyarak, b\u00fcy\u00fck uyuma KATILIMINI sa\u011flayabilmesidir. Bu sadece bir \u00f6zleyi\u015f, ama\u00e7, \u00fctopyalar vaadi de\u011fil, g\u00fcncel pratik anlam\u0131 olan iyi ve g\u00fczel ya\u015fam sanat\u0131d\u0131r. Biyolojizmden bahsetmiyorum. Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n tehlikesini biliyorum. Sermaye ve iktidar birikimlerinin \u2018Allahl\u0131k\u2019 cennet \u00fctopyalar\u0131ndan da bahsetmiyorum. Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n da derinden neyi ifade etti\u011fini, tehlikeli ve y\u0131k\u0131c\u0131 ama\u00e7lar\u0131n\u0131 kestirebiliyorum. Materyalizmin vulger kom\u00fcnizm cennet vaadinin de ilkel olup i\u015flevsel olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bir nevi liberalizmin u\u00e7 varyant\u0131 oldu\u011funu belirtebilirim. Zaten her t\u00fcr liberalizm vaatlerinin cehennem koktu\u011fu, g\u00fcncel ya\u015fam deneyimlerimizden anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Do\u011fa\u2019n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi uzun bir \u2018s\u00fcre\u2019yi gerektirir. Birinci ve \u0130kinci Do\u011fa\u2019n\u0131n \u00fcst bir a\u015famada farkl\u0131l\u0131klar temelinde e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ifade ve ger\u00e7ekle\u015fme rejimi olarak demokratik sistem, i\u00e7inde ekolojik ve feminen toplum \u00f6zelliklerinin geli\u015fmesiyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130nsan\u0131n toplum do\u011fas\u0131, bu a\u015faman\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesinin dinamiklerini ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u00dczerinde yo\u011funla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken farkl\u0131 do\u011falar meselesine bu y\u00f6ntemle yakla\u015fmak, daha anlaml\u0131 teorik ve pratik ger\u00e7ekle\u015ftirimlere g\u00f6t\u00fcrebilir.<\/p>\n<p>\u00d6nemli bir y\u00f6ntem sorunu son d\u00f6nemde evrensellik-g\u00f6recilik ba\u011flam\u0131nda tart\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Anlam\u0131n evrenselli\u011fi ve tikelli\u011fi bi\u00e7iminde yorumlanmas\u0131 da ayn\u0131 i\u00e7eri\u011fi ifade etmektedir. Dikkatle \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi gereken bir y\u00f6ntem sorunuyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. \u00d6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131n vard\u0131\u011f\u0131 yeni a\u015fama olarak da bu sorunu tan\u0131mlayabiliriz. Sermaye ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131ndaki kat\u0131 yakla\u015f\u0131mlara \u00e7o\u011funlukla \u2018kanun\u2019 denilmesi, bu tip y\u00f6ntem sorunlar\u0131n\u0131n temelindeki maddi ko\u015fullar nedeniyledir. Kanuncu yakla\u015f\u0131ma \u2018evrensellik\u2019 yaftas\u0131 vurulmas\u0131, ideolojik me\u015frula\u015ft\u0131rma ara\u00e7l\u0131\u011f\u0131yla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. \u201cKanun demiri keser  deyimi buradan gelir. Kanunun bir iktidarsal imalat oldu\u011funu iyi anlamak gerekir. \u0130ktidar\u0131n sermaye demek oldu\u011funu unutmayal\u0131m. \u0130ktidar h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131 demek, ayn\u0131 zamanda \u2018kanun\u2019 demektir. Kanun ise, \u2018evrensel\u2019 oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ve kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. \u0130nsan imgesinden tanr\u0131 in\u015fac\u0131l\u0131\u011f\u0131 b\u00f6yle ba\u015flamaktad\u0131r. \u0130ktidar sahibi insan, a\u00e7\u0131k ifade edemedi\u011fi diktas\u0131n\u0131 tanr\u0131salla\u015ft\u0131rarak, b\u00f6ylelikle d\u00e2hiyane bir me\u015frula\u015ft\u0131rma arac\u0131 yaratarak, iktidar\u0131n\u0131 daha rahat s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilece\u011fini tasarlamaktad\u0131r. T\u00fcm evrenselliklerin k\u00f6kenine de bu t\u00fcr \u00e7abalar\u0131n -t\u00fcm\u00fcyle olmasa da- \u00f6nemli oranda kaynakl\u0131k te\u015fkil etti\u011fini iyi anlamak gerekir.<\/p>\n<p>G\u00f6recilik ise, her ne kadar kar\u015f\u0131 kutupsall\u0131k gibi yans\u0131t\u0131lsa da, \u00f6z\u00fcnde benzer bir sak\u0131ncay\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. A\u015fa\u011f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f insan\u0131n t\u00fcm\u00fcyle kuraldan, yoldan, y\u00f6ntemden uzakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f halini ifade etmektedir. \u201cNe kadar insan varsa, o kadar kural, y\u00f6ntem vard\u0131r  u\u00e7 anlay\u0131\u015f\u0131na kap\u0131y\u0131 a\u00e7\u0131k tutmaktad\u0131r. Pratikte bunun m\u00fcmk\u00fcnat\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, sonu\u00e7ta evrensellik kanunlar\u0131na tutsak d\u00fc\u015fmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u0130nsan toplumundaki zek\u00e2n\u0131n pay\u0131n\u0131 her iki anlay\u0131\u015f da ya \u00e7ok abartarak, yani \u2018evrensel kanun\u2019 d\u00fczeyine ta\u015f\u0131rarak, ya da \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fcmseyerek, \u201cHerkesin kendi kanunu vard\u0131r  bi\u00e7imine indirgeyerek sapt\u0131rmaktad\u0131r. Toplumsal zek\u00e2n\u0131n daha ger\u00e7ek\u00e7i yorumlanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Evrensel kural ve g\u00f6recilik yorumunu kar\u015f\u0131t kutuplar haline ta\u015f\u0131rmadan, do\u011fal ger\u00e7ekli\u011fin i\u00e7 i\u00e7e iki hali olarak kavramla\u015ft\u0131rmak daha verimli bir anlat\u0131ma yol a\u00e7abilir. De\u011fi\u015fmez evrensel kuralc\u0131l\u0131k d\u00fcz-\u00e7izgisel ilerlemecili\u011fe var\u0131r ki, bunun sonu olsayd\u0131, evrende \u015fimdiye dek varm\u0131\u015f olmam\u0131z gerekirdi. \u0130lerlemecili\u011fin b\u00f6ylesi bir kusuru vard\u0131r. Evrenin bir amaca do\u011fru s\u00fcrekli ilerledi\u011fi do\u011fru olsayd\u0131, sonsuzluk i\u00e7eren \u2018ezelcilik\u2019 kavram\u0131 gere\u011fi, \u00e7oktan bu amac\u0131na varm\u0131\u015f olmas\u0131 gerekirdi. Tersine, g\u00f6recilik \u2018sonsuz d\u00f6ng\u00fcsellik\u2019 kavram\u0131n\u0131 i\u00e7erir ki, bu do\u011fru olsayd\u0131, mevcut evrensel de\u011fi\u015fme ve geli\u015fmelerin ya\u015fanmamas\u0131, olu\u015fmamas\u0131 gerekirdi. Bu nedenlerle evrensel ilerlemecilik ve d\u00f6ng\u00fcsellik (\u00e7embercilik), \u00f6z\u00fcnde birle\u015ferek, de\u011fi\u015ferek farkl\u0131la\u015fan evrensel geli\u015fmeyi izahtan yoksun y\u00f6ntemsel anlay\u0131\u015flard\u0131r. Kusurlar\u0131 olan y\u00f6ntemlerdir. Do\u011fruya daha yak\u0131n y\u00f6ntemin \u201cfarkl\u0131la\u015farak de\u011fi\u015fmeyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan  anl\u0131k, \u015fimdilik oldu\u011fu kadar, i\u00e7inde sonsuzlu\u011fu da bar\u0131nd\u0131ran  bir yap\u0131da olmas\u0131 bi\u00e7iminde tan\u0131mlanmas\u0131 gere\u011fine inanmaktay\u0131m. \u0130lerlemenin d\u00f6ng\u00fcsel, d\u00f6ng\u00fcselli\u011fin ilerleme olmas\u0131 kadar, sonsuzlu\u011fun \u015fimdiki anda gizli, i\u00e7kin olmas\u0131, anl\u0131k olu\u015fumlar\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ise sonsuzlu\u011fu i\u00e7ermesi, hakikat rejiminin kurulmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 ve anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131l\u0131c\u0131 bir y\u00f6ntemsel perspektif sunar.<\/p>\n<p>Diyalektik y\u00f6ntem konusunda da baz\u0131 hususlara de\u011finmek \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz diyalektik y\u00f6ntemin ke\u015ffi muazzam bir kazan\u0131md\u0131r. Evrenin diyalektik karakter ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131, derin g\u00f6zlemlerle her an ke\u015ffedilmektedir. Fakat burada sorun te\u015fkil eden husus, diyalekti\u011fin nas\u0131l tan\u0131mlanmas\u0131 gerekti\u011fine ili\u015fkindir. Diyalektik konusunda Hegel\u2019in yorumuyla Marks\u2019\u0131n yorumlar\u0131 aras\u0131ndaki fark bilinmektedir. Yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 y\u0131k\u0131mlar her iki yorum a\u00e7\u0131s\u0131ndan i\u00e7 a\u00e7\u0131c\u0131 de\u011fildir. Hegelyen yorumun milliyet\u00e7i Alman Devletine yol a\u00e7mas\u0131, fa\u015fizmin uygulanmas\u0131yla deh\u015fetli sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Marks\u2019\u0131n ard\u0131llar\u0131n\u0131n dar s\u0131n\u0131f\u00e7\u0131 reel-sosyalist pratikle\u015fmelerinin, sonu\u00e7lar\u0131 farkl\u0131 olsa da, bir\u00e7ok olumsuzlu\u011fa ve y\u0131k\u0131ma yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Burada kusuru Marks ya da Hegel\u2019de aramak yerine, diyalekti\u011fi yeterince yanl\u0131\u015f yorumlayanlarda aramak daha do\u011fru bir yakla\u015f\u0131m olacakt\u0131r. Kald\u0131 ki, diyalektik yakla\u015f\u0131m\u0131 Hegel ve Marks\u2019a mal etmek do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, Antik\u00e7a\u011f Yunan d\u00fc\u015f\u00fcncesine mal etmek de tam yerinde bir tespit de\u011fildir. Do\u011fu bilgeli\u011finde diyalektik yorumlara bolca rastlanmaktad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz Antik\u00e7a\u011f Yunanistan\u2019\u0131nda ve Ayd\u0131nlanma Avrupa\u2019s\u0131nda \u00f6nemli bu konuda kazan\u0131mlar sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Diyalekti\u011fi ne z\u0131tlar\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 birli\u011fi olarak, ne de de\u011fi\u015fimi z\u0131ts\u0131z, an\u0131n olu\u015f\u00e7ulu\u011fu, yarat\u0131l\u0131\u015f\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7iminde yorumlamak do\u011frudur. Birinci anlay\u0131\u015f en kaba, hep kutuplar\u0131 d\u00fc\u015fmanla\u015ft\u0131ran bir e\u011filime var\u0131r ki, evreni kuraldan yoksun ve hep kaos halinde g\u00f6rmekten \u00f6teye bir sonuca g\u00f6t\u00fcrmez. \u0130kinci anlay\u0131\u015f ise, geli\u015fmeyi gerilimsiz, z\u0131tlardan yoksun, kendi dinami\u011fine sahip olmayan, d\u0131\u015f bir g\u00fcc\u00fcn gere\u011fini hep arayan bir sonuca g\u00f6t\u00fcr\u00fcr ki, bunun do\u011frulanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Metafizi\u011fe de bu kap\u0131dan var\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir.\u00a0<\/p>\n<p>O halde diyalekti\u011fi bu iki a\u015f\u0131r\u0131 yorumdan kurtarmak, ar\u0131nd\u0131rmak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Y\u0131k\u0131c\u0131 olmayan, yap\u0131c\u0131 bir diyalektik zaten geli\u015fmelerde g\u00f6zlemlenen bir husustur. \u00d6rne\u011fin insan\u0131n kendisi, belki de yakla\u015f\u0131k evrenin hesaplanan ya\u015f\u0131 kadar diyalektiksel bir geli\u015fmeyi ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u0130nsan\u0131n atom-alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klardan en geli\u015fmi\u015f atom ve molek\u00fclleri oldu\u011fu gibi, t\u00fcm biyolojik evreleri de b\u00fcnyesinde ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Bu harikulade geli\u015fme diyalektikseldir. Ama yap\u0131sal, geli\u015ftirici bir diyalekti\u011fi yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 ink\u00e2r edilemez a\u00e7\u0131kl\u0131ktad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz \u00e7ok tart\u0131\u015f\u0131lan s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkileri (Buna kabilesel, etnik, ulusal ve sistemsel olanlar\u0131 da eklemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr) belli d\u00fc\u015fmanl\u0131klar ta\u015f\u0131rlar. Ama toplumun muazzam esnek ak\u0131l g\u00fcc\u00fcn\u00fc unutmazsak, katliama varmadan da bu \u00e7eli\u015fkileri diyalekti\u011fin ruhuna uygun olarak \u00e7\u00f6zmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kald\u0131 ki, toplum do\u011fas\u0131 bu tip \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin say\u0131s\u0131z \u00f6rnekleriyle doludur. \u0130deologlar geli\u015fmeyi daha iyi a\u00e7\u0131klayal\u0131m derken, belki de iradeleri d\u0131\u015f\u0131nda tersi sonu\u00e7lara d\u00fc\u015fmekten kurtulamam\u0131\u015flard\u0131r. En az\u0131ndan bu durumlara s\u0131k\u00e7a d\u00fc\u015fmeleri, diyalekti\u011fin de yorumlanmas\u0131n\u0131n halen \u00f6nemini korudu\u011funu g\u00f6stermektedir.\u00a0<\/p>\n<p>Diyalektik konusunda bir yanl\u0131\u015fa meydan vermemek i\u00e7in metafizikle k\u0131yaslanmas\u0131n\u0131 da k\u0131saca yorumlamak gerekmektedir. \u015e\u00fcphesiz metafizi\u011fin olu\u015fumu d\u0131\u015fta, yarat\u0131c\u0131da aramas\u0131 tarihin en verimsiz yakla\u015f\u0131m\u0131 olmu\u015ftur. Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 felsefe, dinler ve pozitif bilimcilikler tam bir \u2018zihinsel s\u00f6m\u00fcrgecilik\u2019 sistemi yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Do\u011fan\u0131n d\u0131\u015ftan yarat\u0131c\u0131ya belki ihtiyac\u0131 yoktur veya varsa bile bu yarat\u0131c\u0131 ancak i\u00e7ten olabilir. Ama toplumsal do\u011fan\u0131n zek\u00e2s\u0131 \u00fczerine metafizi\u011fin d\u0131\u015ftan bir yarat\u0131c\u0131 gibi \u2018zihinsel s\u00f6m\u00fcrgeci rejimleri\u2019 yerle\u015ftirdi\u011fi rahatl\u0131kla ileri s\u00fcr\u00fclebilir. Bu anlamda metafizi\u011fi ele\u015ftirmek ve a\u015fmak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Fakat metafizi\u011fe ili\u015fkin a\u00e7mak istedi\u011fim husus onun ba\u015fka y\u00f6n\u00fcyle ilgilidir. \u0130nsan\u0131n metafiziksiz edemeyece\u011finden bahsediyorum. Bahse konu metafizik, insan toplumunun k\u00fclt\u00fcrel yarat\u0131mlar\u0131d\u0131r. Mitoloji, dinler, felsefe ve bilimlerin yan\u0131 s\u0131ra her t\u00fcr sanat, politika ve \u00fcretim teknikleri de buna dahildir. \u0130yilik ve g\u00fczellik duygular\u0131n\u0131n fiziki kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131 yoktur. Bunlar insana \u00f6zg\u00fc de\u011ferlerdir. \u00d6zellikle ahlak ve sanat metafizik de\u011ferlerdir. Burada ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 gereken husus metafizik-diyalektik ikilemi de\u011fil, iyi ve g\u00fczel metafizik yarat\u0131mlarla k\u00f6t\u00fc ve \u00e7irkin metafizikleri aras\u0131ndaki ayr\u0131mlard\u0131r. Yine din-dinsizlik, felsefe-bilim ikilemi de\u011fil, ya\u015fam\u0131 daha \u00e7ekilir ve \u00e7ekici k\u0131lan dinsel, felsefi ve bilimsel inan\u00e7, hakikat ve do\u011frulard\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Unutmamak gerekir ki, do\u011fa insan ya\u015fam\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ve \u00e7e\u015fitlili\u011fi \u00e7ok olan bir oyun sahnelemi\u015ftir. \u0130nsan\u0131n bu sahnedeki rol\u00fc do\u011fan\u0131n ayn\u0131s\u0131 olamaz. O bu sahnede ancak kendi in\u015fa etti\u011fi oyunlarla ya\u015fant\u0131s\u0131n\u0131 d\u00fczenleyebilir. Tiyatronun ya\u015fam\u0131n yans\u0131s\u0131 olarak tarifi bu derin ger\u00e7eklikten kaynaklan\u0131r. \u00d6nemli olan, bu sahne ya\u015fant\u0131s\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fc ve \u00e7irkin yanlar\u0131 ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131n en aza indirgenmesi  do\u011fruluk, iyilik ve g\u00fczelliklerinin ise azamiye \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131d\u0131r. \u0130yi, g\u00fczel ve do\u011fru metafizikten bahsederken, bu derin insan karakteristi\u011finden dem vuruyoruz. Yoksa k\u00f6r, sa\u011f\u0131r ve duyusuz k\u0131l\u0131c\u0131 metafiziklerden bahsetmiyorum. Y\u00f6nteme ili\u015fkin diyalektik-metafizik mukayesesini yaparken, bu belirlemelerin b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m.\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info\u00a0 <\/p>\n<p><\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Kapitalist d\u00fcnya sisteminin bilgi yap\u0131s\u0131, en az iktidar ve \u00fcretim-birikim ayg\u0131tlar\u0131 kadar kriz ya\u015famaktad\u0131r.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":2952,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-2951","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2951","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2951"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2951\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2952"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2951"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2951"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2951"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}