{"id":3133,"date":"2020-03-15T00:47:40","date_gmt":"2020-03-14T21:47:40","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/toplumsal-politikayla-ozgurluk-baglantisi-da-gorunur-bir-durumdur\/"},"modified":"2020-03-15T00:47:40","modified_gmt":"2020-03-14T21:47:40","slug":"toplumsal-politikayla-ozgurluk-baglantisi-da-gorunur-bir-durumdur","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/toplumsal-politikayla-ozgurluk-baglantisi-da-gorunur-bir-durumdur\/","title":{"rendered":"Toplumsal Politikayla \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Ba\u011flant\u0131s\u0131 da G\u00f6r\u00fcn\u00fcr Bir Durumdur"},"content":{"rendered":"<p>25 \u015eubat 2011 Cuma Saat 15:58<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>\u00d6zg\u00fcrl\u00fck adeta evrenin amac\u0131d\u0131r diyesim geliyor. Evren ger\u00e7ekten \u00f6zg\u00fcrl\u00fck pe\u015finde midir diye kendime s\u0131k\u00e7a sormu\u015fumdur.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1181-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>\u00d6zg\u00fcrl\u00fck adeta evrenin amac\u0131d\u0131r diyesim geliyor. Evren ger\u00e7ekten \u00f6zg\u00fcrl\u00fck pe\u015finde midir diye kendime s\u0131k\u00e7a sormu\u015fumdur. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc sadece insan toplumunda derin bir aray\u0131\u015f olarak s\u00f6ylemle\u015ftirmek bana hep eksik gelmi\u015f  mutlaka evrenle ilgili bir y\u00f6n\u00fc vard\u0131r diye d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f\u00fcmd\u00fcr. Evrenin temel ta\u015flar\u0131 olarak par\u00e7ac\u0131k-enerji ikilemini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde, enerjinin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck demek oldu\u011funu \u00e7ekinmeden vurgular\u0131m. Maddi par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n ise, mahk\u00fbm haldeki enerji paket\u00e7i\u011fi oldu\u011funa inan\u0131r\u0131m. I\u015f\u0131k bir enerji halidir. I\u015f\u0131\u011f\u0131n ne kadar \u00f6zg\u00fcr bir ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011fa sahip oldu\u011fu ink\u00e2r edilebilir mi? Enerjinin en k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7ac\u0131k hali olarak tan\u0131mlanan kuantalar\u0131n, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde neredeyse t\u00fcm \u00e7e\u015fitlili\u011fi izah eden etken olarak anlamland\u0131r\u0131lmas\u0131na da kat\u0131lmak durumunday\u0131z. Evet, kuantumsal hareket t\u00fcm \u00e7e\u015fitlili\u011fin yarat\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Acaba hep aranan Tanr\u0131 bu mudur demekten kendimi al\u0131koyam\u0131yorum. Evren-\u00fcst\u00fcn\u00fcn t\u0131pk\u0131 bir kuantum karakterinde oldu\u011fu s\u00f6ylenirken de yine heyecanlan\u0131r ve olabilir derim. Yine acaba d\u0131\u015ftan Tanr\u0131 yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 buna m\u0131 denir demekten kendimi al\u0131koyam\u0131yorum.\u00a0<\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcrl\u00fck konusunda bencil olmamak, insan indirgemecili\u011fine d\u00fc\u015fmemek bence \u00f6nemlidir. Kafesteki hayvan\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131\u015f\u0131 yads\u0131nabilir mi? B\u00fclb\u00fcl\u00fcn \u015fak\u0131mas\u0131 en de\u011fme senfoniyi geride b\u0131rak\u0131rken, bu ger\u00e7ekli\u011fi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck d\u0131\u015f\u0131nda hangi kavramla izah edebiliriz? Daha da ileri gidersek, evrenin t\u00fcm sesleri, renkleri \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrm\u00fcyor mu? \u0130nsan toplumunun en derin ilk ve son k\u00f6leleri olarak kad\u0131n\u0131n t\u00fcm \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131\u015flar\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck aray\u0131\u015f\u0131ndan ba\u015fka hangi kavramla izah edilebilir? En derinlikli filozoflar\u0131n, \u00f6rne\u011fin Spinoza\u2019n\u0131n, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc cehaletten \u00e7\u0131k\u0131\u015f, anlam g\u00fcc\u00fc olarak yorumlamas\u0131 ayn\u0131 kap\u0131ya \u00e7\u0131km\u0131yor mu?<\/p>\n<p>Sorunu sonsuz i\u00e7eri\u011fi i\u00e7inde bo\u011fmak istemiyorum. Ayr\u0131ca anadan do\u011fma \u2018mahk\u00fbmiyet\u2019 halim olarak da s\u00f6ylemle\u015ftirmek istemiyorum. \u0130spat\u0131  Prometheus\u2019un an\u0131s\u0131na birka\u00e7 c\u00fcmle d\u0131\u015f\u0131nda, bir nevi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck aray\u0131\u015f\u0131 da olan \u015fiir yazmay\u0131 hi\u00e7 denemedim. Onun da imgesellik d\u0131\u015f\u0131nda bir anlam\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Fakat \u00f6zg\u00fcrl\u00fck anlam\u0131n\u0131n korkun\u00e7 takip\u00e7isi oldu\u011fum g\u00f6z ard\u0131 edilebilir mi?\u00a0<\/p>\n<p>Toplumsal \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc sorunsalla\u015ft\u0131r\u0131rken, bu k\u0131sa giri\u015fimiz konunun derinli\u011fi konusunda uyar\u0131c\u0131 k\u0131lmak i\u00e7indir. Toplumun zek\u00e2 yo\u011funlu\u011fu en geli\u015fkin do\u011fa olarak tan\u0131m\u0131, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi konusunda da ayd\u0131nlat\u0131c\u0131d\u0131r. Zek\u00e2n\u0131n yo\u011fun alanlar\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe hassas alanlard\u0131r. Herhangi bir toplum zek\u00e2, k\u00fclt\u00fcr, ak\u0131l g\u00fcc\u00fc olarak kendini ne kadar yo\u011funla\u015ft\u0131rm\u0131\u015fsa, o denli \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe yatk\u0131n k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r demek yerinde bir s\u00f6ylemdir. Yine bir toplum kendini bu zek\u00e2, ak\u0131l ve k\u00fclt\u00fcr de\u011ferlerinden ne kadar yoksun k\u0131lm\u0131\u015fsa veya yoksun b\u0131rakt\u0131r\u0131lm\u0131\u015fsa, o denli k\u00f6leli\u011fi ya\u015famaktad\u0131r deyimlemesi de do\u011fru bir s\u00f6ylemdir.<\/p>\n<p>\u0130brani kabilesi konusunda yo\u011funla\u015f\u0131rken, akl\u0131ma hep iki temel \u00f6zellikleri tak\u0131l\u0131r. Birincisi, para konusundaki maharetleridir. Paran\u0131n h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hep ellerinde bulundururlar. Bununla d\u00fcnyay\u0131 kendilerine ba\u011flayabileceklerini, hatta h\u00fck\u00fcmleri alt\u0131na alabileceklerini hem teorik hem pratik olarak yetkince bilmektedirler. Buna maddi d\u00fcnya h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131 da diyebiliriz. Bence daha \u00f6nemli olan ikincisini, yani manevi h\u00fck\u00fcmranl\u0131k sanat\u0131n\u0131 daha iyi becermeleridir. \u00d6nce Yahudi peygamberleri, sonra yazarlar\u0131, kapitalist modernitede ise her t\u00fcr filozof, bilgin ve sanat adamlar\u0131 ve kad\u0131nlar\u0131yla neredeyse tarihle ya\u015f\u0131t bir manevi k\u00fclt\u00fcrel h\u00fck\u00fcmranl\u0131k kurmu\u015flard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u0130brani kabilesi kadar zengin ve \u00f6zg\u00fcr ba\u015fka bir kabile yoktur demek son derece do\u011fru bir tespittir. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131za ili\u015fkin birka\u00e7 \u00f6rnek vermek bu ger\u00e7e\u011fi fazlas\u0131yla do\u011frulay\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. K\u00fcresel ekonomiye h\u00fckmeden finans-kapitalin ger\u00e7ek h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n\u0131n ezici \u00e7o\u011funluk g\u00fcc\u00fc \u0130brani k\u00f6kenlidir, yani Yahudi\u2019dir. \u00c7a\u011fda\u015f felsefenin \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda Spinoza, sosyolojide Marks, psikolojide Freud, fizik biliminde Einstein ad\u0131ndan bahsetmek, y\u00fczlerce sanatsal, bilimsel ve politik kuramc\u0131y\u0131 da bunlara eklemek, Yahudi entelekt\u00fcel g\u00fcc\u00fc hakk\u0131nda yeterince fikir verebilir. Yahudilerin entelekt\u00fcel \u00e2lemdeki h\u00fck\u00fcmranl\u0131klar\u0131 ink\u00e2r edilebilir mi?\u00a0<\/p>\n<p>Fakat madalyonun di\u011fer y\u00fcz\u00fcnde d\u00fcnyan\u0131n \u00f6b\u00fcrleri, \u00f6tekileri vard\u0131r. Bir taraf\u0131n maddi ve manevi zenginli\u011fi, g\u00fcc\u00fc ve h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131, \u00f6tekilerin yoksullu\u011fu, g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc ve s\u00fcr\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc pahas\u0131na ger\u00e7ekle\u015fir. Dolay\u0131s\u0131yla Marks\u2019\u0131n proletarya i\u00e7in s\u00f6yledi\u011fi me\u015fhur s\u00f6z, yani \u201cProletarya kendini \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmek (ba\u015fka deyi\u015fle kurtarmak) istiyorsa, t\u00fcm toplumu \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmekten ba\u015fka \u00e7aresi yoktur  deyi\u015fi Yahudiler i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Marks bu s\u00f6z\u00fc sanki Yahudileri d\u00fc\u015f\u00fcnerek s\u00f6ylemi\u015f gibidir. E\u011fer Yahudiler \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinden, yani zenginlik, zek\u00e2 ve anlam g\u00fc\u00e7lerinden emin olmak istiyorlarsa, d\u00fcnya toplumunu benzer bi\u00e7imde zenginle\u015ftirmekten ve manevi olarak g\u00fc\u00e7lendirmekten ba\u015fka yollar\u0131 yoktur. Yoksa ba\u015flar\u0131na her an yeni Hitler\u2019ler peydahlanabilir. Bu anlamda Yahudi\u2019nin kurtulu\u015fu, yani \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, ancak d\u00fcnya toplumunun kurtulu\u015fu ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcyle i\u00e7 i\u00e7e d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130nsanl\u0131k i\u00e7in \u00e7ok \u015fey ba\u015farm\u0131\u015f Yahudiler i\u00e7in en onurlu g\u00f6revin bu oldu\u011fundan da ku\u015fku duyulmasa gerekir. O halde \u00f6tekilerin yoksullu\u011fu ve cehaleti \u00fczerine kurulu zenginlik ve manevi itibarlar\u0131n ger\u00e7ek bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck de\u011feri ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131 korkun\u00e7 Yahudi soyk\u0131r\u0131m\u0131ndan da anlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ger\u00e7ek anlam\u0131, biz-\u00f6teki ayr\u0131m\u0131n\u0131 a\u015fan ve herkes\u00e7e payla\u015f\u0131labilen karakterde olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Merkezi uygarl\u0131k sistemini \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sorunu temelinde de\u011ferlendirdi\u011fimizde, giderek katmerle\u015fen bir k\u00f6lelikle y\u00fcklendi\u011fini g\u00f6zlemleriz. K\u00f6lelik \u00fc\u00e7 boyutta da g\u00fc\u00e7l\u00fc ya\u015fat\u0131l\u0131r: \u0130lkin ideolojik k\u00f6lelik in\u015fa edilir. Mitolojilerden korkutucu ve h\u00fck\u00fcmran tanr\u0131lar in\u015fa edilmesi, \u00f6zellikle S\u00fcmer toplumunda \u00e7ok \u00e7arp\u0131c\u0131 ve anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r. Ziggurat\u0131n \u00fcst kat\u0131 zihinlere h\u00fckmeden tanr\u0131 mek\u00e2n\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Orta katlar rahiplerin politik y\u00f6netim kararg\u00e2hlar\u0131d\u0131r. En alt kat ise, her t\u00fcr \u00fcretime ko\u015fturulan zanaat\u00e7\u0131 ve tar\u0131mc\u0131 \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n kat\u0131 olarak haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu model g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar \u00f6zde de\u011fi\u015fmemi\u015f, sadece muazzam bir a\u00e7\u0131lma-sa\u00e7\u0131lma konumuna eri\u015fmi\u015ftir. Merkezi uygarl\u0131k sisteminin be\u015f bin y\u0131ll\u0131k bu \u00f6yk\u00fcs\u00fc ger\u00e7e\u011fe en yak\u0131n tarih kurgusudur. Daha do\u011frusu, ampirik olarak g\u00f6zlemlenen bir ger\u00e7ekliktir. Ziggurat\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek, merkezi uygarl\u0131k sistemini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemektir  dolay\u0131s\u0131yla g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn kapitalist d\u00fcnya sistemini ger\u00e7ek temeline oturtarak \u00e7\u00f6z\u00fcmlemektir. Sermaye ve iktidar\u0131n k\u00fcm\u00fcl\u00e2tif olarak s\u00fcrekli geli\u015fimi madalyonun bir y\u00fcz\u00fc iken, di\u011fer y\u00fcz\u00fcnde korkun\u00e7 k\u00f6lelik, a\u00e7l\u0131k, yoksulluk ve s\u00fcr\u00fcle\u015fme vard\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcrl\u00fck sorununun nas\u0131l derinle\u015fti\u011fini daha iyi anl\u0131yoruz. Merkezi uygarl\u0131\u011f\u0131n sistemati\u011fi, toplumun giderek \u00f6zg\u00fcrl\u00fckten yoksunla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 ve s\u00fcr\u00fc toplum derekesine d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesini sa\u011flamadan kendini s\u00fcrd\u00fcremez, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyamaz. Sistemin mant\u0131\u011f\u0131ndaki \u00e7\u00f6z\u00fcm, daha fazla sermaye ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131 olu\u015fturmakt\u0131r. Bu ise, daha fazla yoksulla\u015fma ve s\u00fcr\u00fcle\u015fme demektir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck sorununun bu denli \u00e7ok b\u00fcy\u00fcmesi ve her \u00e7a\u011f\u0131n temel sorunu haline gelmesi, sistemin do\u011fas\u0131ndaki ikileminden \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Yahudi kabilesinin \u00f6rnek konumunu bo\u015funa sunmad\u0131k. Son derece \u00f6\u011freticidir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc de, k\u00f6leli\u011fi de Yahudilik \u00fczerinden okumak, bu nedenle \u00e7a\u011flar boyunca \u00f6neminden hi\u00e7bir \u015fey yitirmemi\u015ftir.\u00a0<\/p>\n<p>Paran\u0131n m\u0131, bilincin mi daha \u00e7ok \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sa\u011flad\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin geleneksel tart\u0131\u015fmay\u0131 da bu anlat\u0131m \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda daha iyi kavrayabiliriz. Para bir sermaye birikim arac\u0131 olarak, yani art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve de\u011fer gasp\u0131 olarak rol oynad\u0131k\u00e7a hep k\u00f6leli\u011fin arac\u0131 olacakt\u0131r. Sahibine bile hep katliamlar davet etmesi, paran\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck i\u00e7in g\u00fcvenilir bir ara\u00e7 olamayaca\u011f\u0131n\u0131 gayet iyi a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Para, enerjinin z\u0131dd\u0131 olan madde par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131 rol\u00fcndedir. Bilincin her zaman \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe daha yak\u0131n oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Ger\u00e7eklik \u00fczerine bilin\u00e7, her zaman \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ufuk a\u00e7ar. Bilincin hep enerji ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 olarak tarifi de bu nedenledir.\u00a0<\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc evrendeki \u00e7o\u011fulla\u015fma, \u00e7e\u015fitlenme, farkl\u0131la\u015fma olarak tan\u0131mlamak toplumsal ahlak a\u00e7\u0131klamas\u0131nda da kolayl\u0131k sa\u011flar. \u00c7o\u011fulla\u015fma, \u00e7e\u015fitlenme ve farkl\u0131la\u015fma, z\u0131mnen de olsa, ba\u011fr\u0131nda hep zeki bir varl\u0131\u011f\u0131n se\u00e7im yapma kabiliyetini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr. Bitkileri \u00e7e\u015fitlili\u011fe y\u00f6nelten bir zek\u00e2n\u0131n mevcudiyetini bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar da do\u011frulamaktad\u0131r. Bir canl\u0131 h\u00fccresindeki olu\u015fumlar\u0131 \u015fimdiye dek hi\u00e7bir insan elinden \u00e7\u0131kma fabrika eli sa\u011flayamam\u0131\u015ft\u0131r. Belki Hegel kadar evrensel zek\u00e2dan (Geist) bahsedemeyiz. Ama yine de evrende zek\u00e2ya benzer bir varl\u0131ktan bahsetmek t\u00fcm\u00fcyle sa\u00e7mal\u0131k olarak yarg\u0131lanamaz. Farkl\u0131la\u015fmay\u0131 zek\u00e2 varl\u0131\u011f\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka bir anlat\u0131mla dile getiremeyiz. \u00c7o\u011fulla\u015fma ve \u00e7e\u015fitlenmenin hep \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmas\u0131, temellerindeki zek\u00e2 k\u0131v\u0131lc\u0131mlar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc olsa gerekir. \u0130nsan\u0131 bilinebildi\u011fi kadar\u0131yla evrenin en zeki varl\u0131\u011f\u0131 olarak tan\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Peki, insan bu zek\u00e2s\u0131n\u0131 nas\u0131l edinmi\u015ftir? Bilimsel (fiziki, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik) olarak insan\u0131 evrensel tarihin \u00f6zeti olarak da tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131m. Bu tarifte insan, evrensel zek\u00e2n\u0131n birikimi olarak tan\u0131mlanmaktad\u0131r. Bir\u00e7ok felsefi ekolde insan\u0131n evrenin bir maketi olarak sunulmas\u0131 da bu nedenledir.\u00a0<\/p>\n<p>\u0130nsan toplumundaki zek\u00e2 d\u00fczeyi ve esnekli\u011fi, toplumsal in\u015fan\u0131n ger\u00e7ek temelini te\u015fkil etmektedir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc bu anlamda toplumsal in\u015fa g\u00fcc\u00fc olarak da tan\u0131mlamak yerindedir. Buna ilk insan topluluklar\u0131ndan itibaren ahlaki tutum denildi\u011fini biliyoruz. O halde toplumsal ahlak ancak \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Daha do\u011frusu, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ahlak\u0131n kayna\u011f\u0131d\u0131r. Ahlaka \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn kat\u0131la\u015fm\u0131\u015f hali, gelene\u011fi veya kural\u0131 da diyebiliriz. E\u011fer ahlaki se\u00e7im \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kaynakl\u0131ysa, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn zek\u00e2yla, bilin\u00e7 ve ak\u0131lla ba\u011f\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne getirildi\u011finde, ahlaka toplumun kolektif bilinci (vicdan\u0131) demek de daha anla\u015f\u0131l\u0131r oluyor. Teorik ahlaka etik denilmesi de ancak bu \u00e7er\u00e7evede anlam ifade edebilir. Toplumun ahlaki temelleri d\u0131\u015f\u0131nda bir etikten bahsedemeyiz. \u015e\u00fcphesiz ahlak\u00ee deneyimlerden daha yetkin bir ahlak felsefesi, yani eti\u011fi \u00e7\u0131kar\u0131labilir. Ama yapay etik olamaz. E. Kant\u2019\u0131n bu konuda da \u00e7ok \u00e7aba harcad\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Kant\u2019\u0131n pratik akla etik demesi anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r. Ayn\u0131 zamanda ahlak\u0131 bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck se\u00e7imi, imk\u00e2n\u0131 olarak yorumlamas\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcz i\u00e7in de ge\u00e7erlili\u011fini koruyan bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Toplumsal politikayla \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ba\u011flant\u0131s\u0131 da g\u00f6r\u00fcn\u00fcr bir durumdur. Politik alan uzg\u00f6ren ak\u0131llar\u0131n en \u00e7ok \u00e7arp\u0131\u015f\u0131p yo\u011funla\u015ft\u0131klar\u0131 ve sonu\u00e7 almaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 aland\u0131r. Bir anlamda kat\u0131lan \u00f6znelerin kendilerini politik sanat arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirdikleri alan olarak tan\u0131mlamak da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Toplumsal politika geli\u015ftirmeyen her toplumun, bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fckten yoksunluk olarak kendisine d\u00f6nece\u011fini, bedelinin kendisine fatura edilece\u011fini bilmesi gerekir. Politik sanat\u0131n y\u00fcceli\u011fi bu anlamda kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Politikas\u0131n\u0131 geli\u015ftiremeyen her toplum (klan, kabile, kavim, ulus, s\u0131n\u0131f, hatta devlet ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131) kaybetmeye mahk\u00fbmdur. Zaten politika geli\u015ftirememek demek, kendi vicdan\u0131n\u0131, hayati \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ve \u00f6z kimli\u011fini tan\u0131mamak demektir. Herhangi bir toplum i\u00e7in bundan daha a\u011f\u0131r bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f, kaybedi\u015f s\u00f6z konusu olamaz. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck talebi bu t\u00fcr toplumlar i\u00e7in ancak \u00f6z \u00e7\u0131kar, kimlik ve kolektif vicdanlar\u0131 i\u00e7in aya\u011fa kalkt\u0131klar\u0131nda, di\u011fer bir deyi\u015fle politik m\u00fccadeleye at\u0131ld\u0131klar\u0131nda s\u00f6z konusu olabilir. Politikas\u0131z \u00f6zg\u00fcrl\u00fck istemleri vahim bir yan\u0131lg\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Politikayla \u00f6zg\u00fcrl\u00fck aras\u0131ndaki ili\u015fkinin \u00e7arp\u0131t\u0131lmamas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan, iktidar ve devlet politikalar\u0131 (Asl\u0131nda politikas\u0131zl\u0131k demek daha do\u011frudur) ile aralar\u0131ndaki fark\u0131n \u00f6zenle \u00e7izilmesi gerekir. \u0130ktidar ve devlet ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n i\u015fleri i\u00e7in strateji ve taktikleri olabilir, ama ger\u00e7ek anlamda politikalar\u0131 olmaz. Zaten iktidar ve devletin kendileri toplumsal politikan\u0131n ink\u00e2r\u0131n\u0131n sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 a\u015famada v\u00fccut bulurlar. Politikan\u0131n bitti\u011fi yerde iktidar ve devlet yap\u0131lar\u0131 i\u015fba\u015f\u0131nda olur. \u0130ktidar ve devlet politik s\u00f6z\u00fcn, dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn bitti\u011fi yerdir. Orada sadece idare etme, s\u00f6z dinleme, buyruk alma ve verme s\u00f6z konusudur  kanun, t\u00fcz\u00fck vard\u0131r. Donmu\u015f bir ak\u0131ld\u0131r her iktidar ve devlet. G\u00fc\u00e7lerini de, g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fcklerini de bu \u00f6zelliklerinden al\u0131rlar. O halde devlet ve iktidar alanlar\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin arand\u0131\u011f\u0131, sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 alanlar olamaz. Hegel\u2019in devleti \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ek alan olarak sunmas\u0131, modernitenin t\u00fcm tahakk\u00fcmc\u00fc g\u00f6r\u00fc\u015f ve yap\u0131lanmalar\u0131n\u0131n temelini olu\u015fturur. \u00d6yle ki, Hitler fa\u015fizmi bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn nelere yol a\u00e7abilece\u011fini a\u00e7\u0131klayan \u00f6rneklerin ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Hatta Marks ve Engels\u2019in \u00f6nc\u00fcl\u00fck ettikleri bilimsel sosyalizm anlay\u0131\u015f\u0131nda devlet ve iktidar\u0131n temel sosyalist in\u015fa ara\u00e7lar\u0131 olarak \u00f6ng\u00f6r\u00fclmeleri, fark\u0131nda olmayarak \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe, dolay\u0131s\u0131yla e\u015fitli\u011fe indirilmi\u015f en vahim darbe olmu\u015ftur. \u2018Ne kadar devlet, o kadar az \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u2019 s\u00f6ylemini liberaller daha iyi fark etmi\u015flerdir. Ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131 da bu \u00f6ng\u00f6r\u00fclerine bor\u00e7ludurlar.\u00a0<\/p>\n<p>Tahakk\u00fcm ara\u00e7lar\u0131 olarak devlet ve iktidarlar, \u00f6zleri gere\u011fi, zorla el konulmu\u015f art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve de\u011ferlerin, yani toplam sermayenin de\u011fi\u015fik bir t\u00fcr\u00fcnden ba\u015fka bir anlam ifade etmezler. Sermaye devletle\u015ftirir, devlet sermayele\u015ftirir. Ayn\u0131 husus her t\u00fcr iktidar ayg\u0131tlar\u0131 i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Toplumsal politik alan ne kadar \u00f6zg\u00fcrl\u00fck do\u011furucuysa, iktidar ve devlet alanlar\u0131 da o denli \u00f6zg\u00fcrl\u00fck yitirim alanlar\u0131d\u0131r. Belki iktidar ve devlet yap\u0131lar\u0131 bir\u00e7ok ki\u015fi, grup ve ulusu daha \u00e7ok zenginle\u015ftirip \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirebilir. Ama Yahudi \u00f6rne\u011finde g\u00f6rd\u00fck ki, bu ancak \u00f6teki toplumlar\u0131n yoksullu\u011fu ve k\u00f6leli\u011fi pahas\u0131na m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr  bunun sonu da soyk\u0131r\u0131mdan sava\u015flara kadar her t\u00fcr y\u0131k\u0131md\u0131r. Kapitalist d\u00fcnya sisteminde politika en b\u00fcy\u00fck kayb\u0131n\u0131 ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Tarih boyunca merkezi uygarl\u0131k sisteminin zirve yapt\u0131\u011f\u0131 bu a\u015famada, politikan\u0131n ger\u00e7ek \u00f6l\u00fcm\u00fcnden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla hi\u00e7bir \u00e7a\u011fla k\u0131yaslanamayacak \u00f6l\u00e7\u00fclerde g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u00e7a\u011f\u0131nda politik t\u00fckeni\u015f ya\u015fanmaktad\u0131r. Nas\u0131l bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck alan\u0131 olarak ahlaki t\u00fckeni\u015f g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn bir fenomeni ise, ondan daha fazla olarak politika alan\u0131n\u0131n t\u00fckeni\u015fi s\u00f6z konusudur. Dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zg\u00fcrl\u00fck istiyorsak, en ba\u015fta toplumun kolektif vicdan\u0131 olan ahlak\u0131 ve ortak ak\u0131l olarak politikay\u0131 t\u00fcm y\u00f6nleriyle ve entelekt\u00fcel g\u00fcc\u00fcm\u00fczle yeniden aya\u011fa kald\u0131r\u0131p i\u015flevsel k\u0131lmaktan ba\u015fka \u00e7aremiz yok gibidir.<br \/>\u00d6zg\u00fcrl\u00fck ve demokrasi aras\u0131ndaki ili\u015fkiler daha da karma\u015f\u0131kt\u0131r. Hangisinin hangisinden kaynakland\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrekli tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Fakat her iki ili\u015fki yo\u011funlu\u011funun da birbirini besledi\u011fini rahatl\u0131kla belirtebiliriz. Toplumsal politikay\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle ba\u011flant\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz kadar, demokrasiyle de ba\u011flant\u0131land\u0131rabiliriz. Toplumsal politikan\u0131n en somut hali demokratik siyasettir. Dolay\u0131s\u0131yla demokratik siyaset \u00f6zg\u00fcrle\u015fmenin ger\u00e7ek sanat\u0131 olarak da tan\u0131mlanabilir. Demokratik siyaset y\u00fcr\u00fctmeden, genelde toplumun, \u00f6zelde de her halk\u0131n ve toplulu\u011fun ne politikle\u015fmesi ne de politik yoldan \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Demokratik siyaset \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn \u00f6\u011frenildi\u011fi, ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ek okullar\u0131d\u0131r. Politikan\u0131n i\u015fleri ne kadar demokratik \u00f6zneler yarat\u0131rsa, demokratik siyaset de toplumu o denli politikle\u015ftirir, dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirir. Politikle\u015fmeyi \u00f6zg\u00fcrle\u015fmenin ana bi\u00e7imi olarak kabul edersek, her toplumu politikle\u015ftirdik\u00e7e \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirebilece\u011fimizi, tersi olarak da toplumu \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirdik\u00e7e daha fazla politikle\u015ftirdi\u011fimizi bilmek durumunday\u0131z. \u015e\u00fcphesiz \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve politikay\u0131 besleyen, ba\u015fta ideolojik kaynaklar olmak \u00fczere, bir\u00e7ok toplumsal alan mevcuttur. Ama esasta birbirini do\u011furup besleyen temel iki kaynak, toplumsal politika ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>E\u015fitlikle \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ili\u015fkisi \u00e7oklukla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. H\u00e2lbuki en az demokrasiyle ili\u015fkiler kadar, ikisi aras\u0131ndaki ili\u015fkiler de karma\u015f\u0131k ve problemlidir. Tam e\u015fitli\u011fin bazen \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn bedel vermesi kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda sa\u011fland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. \u0130kisinin birlikte olamayaca\u011f\u0131, birinden taviz vermenin gere\u011fi s\u0131k\u00e7a vurgulan\u0131r. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn de bazen bedel olarak e\u015fitlikten taviz vermeyi gerekli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 belirtilir.<\/p>\n<p>\u0130ki kavram\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla fenomenin do\u011fas\u0131 aras\u0131ndaki fark\u0131 a\u00e7\u0131klamak, sorunu do\u011fru belirtmek i\u00e7in gereklidir. E\u015fitlik daha \u00e7ok bir hukuk terimidir. Fert ve topluluklar aras\u0131nda fark g\u00f6zetmeksizin, ayn\u0131 hak payla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcr. Oysa farkl\u0131l\u0131k, evrenin oldu\u011fu kadar toplumun da esasl\u0131 bir \u00f6zelli\u011fidir. Farkl\u0131l\u0131k ayn\u0131 t\u00fcrden hak payla\u015f\u0131m\u0131na kapal\u0131 bir kavramd\u0131r. E\u015fitlik ancak farkl\u0131l\u0131klar\u0131 esas ald\u0131\u011f\u0131nda anlaml\u0131 olabilir. Sosyalist e\u015fitlik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n tutunamamas\u0131n\u0131n en \u00f6nemli nedeni, farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 hesaba katmamas\u0131d\u0131r. Bu da sonunu getirmenin en \u00f6nemli nedenlerinden biridir. Ger\u00e7ek adalet ancak farkl\u0131l\u0131klar\u0131 temel alan bir e\u015fitlik anlay\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015febilir.<\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn farkl\u0131la\u015fma kavram\u0131na \u00e7ok ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011funu belirledi\u011fimizde, ancak e\u015fitli\u011fin farkl\u0131la\u015fmaya ba\u011flanmas\u0131 halinde \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle anlaml\u0131 bir ba\u011f\u0131 kurulabilir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fckle e\u015fitli\u011fi ba\u011fda\u015ft\u0131rmak, toplumsal politikan\u0131n temel hedeflerindendir.<\/p>\n<p>Bireysel ve kolektif \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kavramlar\u0131 aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fmaya de\u011finmeden ge\u00e7emeyiz. Negatif ve pozitif \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olarak da tan\u0131mlanmak istenen bu iki kategori aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi a\u00e7\u0131klamak halen \u00f6nemini korumaktad\u0131r. Bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc (negatif \u00f6zg\u00fcrl\u00fck) \u015fahland\u0131ran kapitalist modernite, \u015f\u00fcphesiz bunu toplum kolektivitesinin b\u00fcy\u00fck tahribat\u0131 pahas\u0131na ger\u00e7ekle\u015ftirdi. Bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn g\u00fcn\u00fcm\u00fczde toplumsal politikay\u0131 en az iktidar olgusu kadar t\u00fcketti\u011fini belirlemek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Bireycili\u011fin toplum y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131ndaki, \u00f6zellikle de ahlak\u0131n ve politikan\u0131n ink\u00e2r\u0131ndaki rol\u00fcn\u00fc ayd\u0131nlatmak, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n can al\u0131c\u0131 sorunudur. Bireycilikle atomize edilen toplumun hi\u00e7bir sermaye ve iktidar ayg\u0131t\u0131na kar\u015f\u0131 direnme takatinin kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi\u011fimizde, toplumsal problemin kanserle\u015fme riskini daha iyi anlayabiliriz. Liberal bireycili\u011fin toplumsal politika ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc t\u00fcketen temel kaynak olarak belirlenmesi, anlaml\u0131 bir \u00e7\u0131k\u0131\u015fa zemin sunabilir. \u015e\u00fcphesiz burada bireyselli\u011fi s\u00f6z konusu etmiyoruz, bireyselli\u011fin gerekli oldu\u011funu tart\u0131\u015fm\u0131yoruz. Tart\u0131\u015f\u0131lan, idealize edilerek toplumsal politika ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc t\u00fcketen ideolojik bireyciliktir, liberalizmdir.\u00a0<\/p>\n<p>Kolektif \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc zaten tart\u0131\u015fm\u0131\u015f bulunuyoruz. As\u0131l \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn bireysellik kadar her t\u00fcr toplulu\u011fun (kabile, kavim, ulus, s\u0131n\u0131f, meslek vb.) kimli\u011fini belirlemek, \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 sa\u011flamak ve g\u00fcvenli\u011fini savunmaktan ge\u00e7ti\u011fini, bu temellerde anlam bulabilece\u011fini \u00f6nemle belirtmeliyiz. Bu temellerde ancak bireysel ve kolektif \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler uyumlula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda ba\u015far\u0131l\u0131 optimal bir \u00f6zg\u00fcr toplum d\u00fczeninden bahsedebiliriz. Liberalizmin bireycilik anlam\u0131nda \u015fahland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle reel sosyalizmin kolektivizm ad\u0131na \u015fahland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck aras\u0131nda, ne kadar z\u0131t kutuplar olarak tan\u0131mlansalar da, s\u0131k\u0131 bir benzerlik bulundu\u011fu, 20. y\u00fczy\u0131l deneyiminden \u00f6t\u00fcr\u00fc a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f durumdad\u0131r. \u0130kisi de liberalizmin se\u00e7enekleridir. Devlet\u00e7ilik ve \u00f6zelle\u015ftirme oyunlar\u0131n\u0131n nas\u0131l ayn\u0131 el taraf\u0131ndan uyguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemledi\u011fimizde, s\u00f6ylenmek istenen hususlar daha iyi anla\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Demokratik toplumun bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerle kolektif \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri uyumlula\u015ft\u0131rmada en elveri\u015fli zemin oldu\u011fu, 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131m getiren bireyci (vah\u015fi liberalizm) ve kolektivist (firavun sosyalizmi) modellerinin denenmesinden sonra iyice a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Demokratik toplumun bireysel ve kolektif \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri dengelemek kadar, farkl\u0131l\u0131klar\u0131 esas alan e\u015fitlik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmede de en uygun toplumsal politik rejim oldu\u011funu belirtmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. <\/p>\n<p>5- TOPLUMSAL AKLIN G\u00dcC\u00dc<\/p>\n<p>\u0130nsan t\u00fcr\u00fcndeki zek\u00e2 seviyesinin kendine \u00f6zg\u00fc toplumsal s\u00fcre\u00e7le ba\u011f\u0131 ve g\u00fcc\u00fc kavranmadan, toplumla ilgili hi\u00e7bir soruna ili\u015fkin \u00e7\u00f6z\u00fcm olanaklar\u0131 lay\u0131k\u0131yla de\u011ferlendirilemez. T\u00fcr olarak insan a\u015famas\u0131ndaki zek\u00e2 seviyesinin potansiyel \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc, ba\u015flang\u0131\u00e7 itibariyle spek\u00fclatif bir konu olabilir  bu m\u00fcmk\u00fcn de olmayabilir. Ama \u00e7ok farkl\u0131 bir zek\u00e2yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuz, insanl\u0131k tarihindeki sava\u015f olgusunun g\u00fcn\u00fcm\u00fcz ko\u015fullar\u0131nda \u00e7evrenin tam bir yok etmenin e\u015fi\u011fine getirilmesiyle iyice a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Sadece s\u0131n\u0131f tahlilleriyle, ekonomik re\u00e7etelerle, politik tedbirlerle, iktidar ve devletin azami birikimleriyle ekolojik ve toplumsal y\u0131k\u0131mlar\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilemeyece\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r  hatta kan\u0131tlanm\u0131\u015f gibidir. Sorunun daha k\u00f6kl\u00fc ele al\u0131nmaya ihtiyac\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Akl\u0131n g\u00fcc\u00fc \u00fczerinde \u015f\u00fcphesiz \u00e7a\u011flar boyu s\u00fcrekli durulmu\u015ftur. \u00c7ok yeni bir \u015fey s\u00f6ylemiyorum. Akl\u0131n farkl\u0131 bir taraf\u0131na dikkat \u00e7ekmenin her zamankinden \u00f6nemli hale geldi\u011fini belirtmek istiyorum. Akl\u0131n toplumla ba\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Toplum geli\u015fmeden akl\u0131n da geli\u015fmeyece\u011fi s\u0131radan her tarih g\u00f6zlemcisinin fark edebilece\u011fi bir husustur. Esas kavranmas\u0131 gereken, toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n hangi ko\u015fullarla akla me\u015fruiyet tan\u0131d\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Kapitalist modernitenin, \u00f6zellikle yak\u0131n d\u00f6nem k\u00fcresel finans-sermaye egemenli\u011finin, \u2018simgesel ak\u0131l\u2019 \u00fczerinden korkun\u00e7 k\u00e2rlar sa\u011flayarak yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u00e7evre ve toplum y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131n izahat\u0131 hi\u00e7bir toplumsal me\u015fruiyet ko\u015fuluyla anla\u015f\u0131lamaz. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131 ahlakl\u0131, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckl\u00fc ve politik toplumun hi\u00e7bir bi\u00e7imi, \u2018simgesel akl\u0131n\u2019 vurgununu onaylamaz. Peki, toplumsal me\u015fruiyet barajlar\u0131 nas\u0131l ve kimler, hangi zihniyetler ve ara\u00e7lar taraf\u0131ndan parampar\u00e7a edildi? Akl\u0131n y\u0131k\u0131m g\u00fcc\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda yap\u0131m, onarma ve sa\u011fl\u0131kl\u0131la\u015ft\u0131rma rol\u00fc kimlere aittir? Bu rol\u00fc hangi zihniyet kurallar\u0131 ve ara\u00e7larla ger\u00e7ekle\u015ftirmekten sorumludurlar? Bu sorunlar hayatidir ve mutlaka cevaplar\u0131n\u0131 isterler.<\/p>\n<p>I. Wallerstein\u2019\u0131n kapitalist d\u00fcnya-sistem ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi d\u00fczenin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 \u00fczerinde b\u00fcy\u00fck \u00f6nemle durmas\u0131n\u0131 \u00e7ok \u00f6nemsiyorum. Ayr\u0131ca Fernand Braudel\u2019in konuyu adeta k\u0131l\u0131 k\u0131rk yararak \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 da \u00e7ok ufuk a\u00e7\u0131c\u0131 buluyorum. Samir Amin\u2019in konuyu \u00f6zellikle Ortado\u011fu \u0130slam\u00ee uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131m\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak ele alan kapitalizm \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerinin de k\u0131smen \u00f6\u011freticili\u011fi vard\u0131r. \u00c7ok say\u0131da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr konuya hassasiyetle yakla\u015fmaktad\u0131r. Var\u0131lan ortak sonu\u00e7lar Avrupa\u2019n\u0131n devlet gelene\u011finin zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131, kilisenin \u00e7\u00f6z\u00fclmesi, Cengiz Han\u2019\u0131n Mo\u011follar\u0131n\u0131n \u0130slam uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tarumar etmesi etraf\u0131nda d\u00f6nmektedir. Kafesteki aslana benzetilen kapitalistik geli\u015fme, bu ko\u015fullar alt\u0131nda kap\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k hale gelmesinden f\u0131rsat bularak, \u00f6ncelikle Bat\u0131 Avrupa\u2019da h\u00e2kim olmu\u015f  sonra s\u0131ras\u0131yla t\u00fcm Avrupa\u2019ya, Kuzey Amerika\u2019ya ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru t\u00fcm d\u00fcnyaya sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131 ba\u015far\u0131yla tamamlam\u0131\u015ft\u0131r denilmektedir. Daha \u00f6nce kafeste tutulan g\u00fc\u00e7 d\u00fcnya h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131na gelirken, \u00f6nceki h\u00fck\u00fcmranlar ise demir kafese al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Toplumun Leviathan taraf\u0131ndan demir kafese t\u0131k\u0131lmas\u0131 e\u011fretileme olarak s\u00f6ylemle\u015ftirilmektedir. Max Weber\u2019in \u00fcnl\u00fc deyimiyle kapitalist modernitenin, b\u00fcrokrasisinin toplumu demir kafese almas\u0131 s\u00f6z konusu edilmektedir. T\u00fcm \u00fcnl\u00fc sosyologlar\u0131n, \u00e7ok a\u00e7\u0131k olmasa da, biraz su\u00e7luluk psikolojisiyle, korkak\u00e7a ve f\u0131s\u0131ldayarak dile getirmek istedikleri vahim toplumsal tablo b\u00f6yle sunulmaktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>\u015eahsen soruna daha kapsaml\u0131 ve merkezi uygarl\u0131k sistemiyle ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak bak\u0131yorum. Hatta biraz da simgesel-analitik akl\u0131n geli\u015fim tarihiyle irtibatland\u0131r\u0131lmas\u0131 gere\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmekteyim. Analitik akl\u0131n merkezi uygarl\u0131k sisteminde att\u0131\u011f\u0131 ad\u0131m \u015f\u00fcphesiz devsel niteliktedir. Ancak t\u00fcm uygarl\u0131k yap\u0131lanmalar\u0131 benzer etkiyi ortaya \u00e7\u0131kar\u0131rlar. Di\u011fer \u00f6nemli bir etkeni insan akl\u0131n\u0131n simgesel \u00f6zellik kazanarak analitik \u00e7\u00f6z\u00fcm yetene\u011fine kavu\u015fmas\u0131 olarak belirlemek, uygarl\u0131k etkeni kadar \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kap\u0131y\u0131 uygarl\u0131k etkenine a\u00e7an analitik ak\u0131ld\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>\u0130nsana kadar t\u00fcm canl\u0131lar \u015fa\u015fmaz ak\u0131l ilkeleriyle \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Do\u011fal veya duygusal ak\u0131l da diyebilece\u011fimiz bu ak\u0131l tarz\u0131 i\u00e7g\u00fcd\u00fcselli\u011fe yatk\u0131nd\u0131r. Etkilenmeler \u00e7ok ani tepki vermekle karakterize edilir. Bitki ve hayvanlardaki etki-tepki bu konuda \u00e7ok \u00f6\u011freticidir. \u00dcreme, korunma ve beslenmekten ibaret olan ya\u015famlar\u0131n\u0131 i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel ak\u0131lla \u00e7ok \u00f6\u011frenilmi\u015f tarzda y\u00fcr\u00fct\u00fcrler. Hata pay\u0131 yok denecek kadar azd\u0131r. Ben konuyu cans\u0131z varl\u0131klar alan\u0131na da ta\u015f\u0131rmaktan yanay\u0131m. \u00d6rne\u011fin d\u00fcnyam\u0131z\u0131n yer\u00e7ekimini bir i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel ak\u0131l olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek (Ben b\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ta\u015f\u0131yorum), her nesnesi, hatta zerresi onun itme ve \u00e7ekme etkisini g\u00fcc\u00fc oran\u0131nda ya\u015far. Etkiden ka\u00e7\u0131\u015f \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Ancak \u0131\u015f\u0131k g\u00fcc\u00fcnde ka\u00e7\u0131\u015flar m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Evreni ilkesiz, ba\u015f\u0131bo\u015f sayan felsefeler bu anlamda bana pek doyurucu gelmez. Evrenin belli bir zek\u00e2yla hareket etti\u011fine dair g\u00f6r\u00fc\u015f, \u00fczerinde epeyce durmay\u0131 gerektirir.<\/p>\n<p>\u0130nsandaki zek\u00e2n\u0131n tuhafl\u0131\u011f\u0131, bu evrensel zek\u00e2y\u0131 ihlal yetene\u011fidir. Belki \u0131\u015f\u0131k \u00f6rne\u011fiyle insan i\u00e7in bir \u00fcst\u00fcnl\u00fck olarak da bu zek\u00e2 bi\u00e7imi (analitik zek\u00e2) yorumlanabilir. Ama evrenin ak\u0131l tarz\u0131n\u0131n ezici a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla \u00e7eli\u015fmesini nas\u0131l \u00e7\u00f6z\u00fcmleyece\u011fiz? Belki \u2018kaos teoremi\u2019 konuya k\u0131smen a\u00e7\u0131kl\u0131k getirebilir. Bilindi\u011fi \u00fczere, kaos teorisinde b\u00fcy\u00fck d\u00fczensizlik i\u00e7inde d\u00fczen aran\u0131r. D\u00fczen kaossuz m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu yakla\u015f\u0131mdaki hakl\u0131l\u0131k, do\u011fruluk y\u00f6nleri ink\u00e2r edilemez. Fakat burada da sorun, toplumsal kaosun (bunal\u0131m, kriz dahil) etkisi alt\u0131nda insan ya\u015fam\u0131n\u0131n ne kadar s\u00fcre ve nas\u0131l bir mek\u00e2n i\u00e7inde s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilece\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc toplumun kaotik s\u00fcre\u00e7lere dayanma s\u00fcresi ve mek\u00e2n\u0131 s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. S\u00fcrenin \u00e7ok uzamas\u0131 ve mek\u00e2n\u0131n (ekolojik \u00e7evrenin) a\u015f\u0131r\u0131 tahribi rahatl\u0131kla toplumlar\u0131n sonunu getirebilir. Tarihte \u00e7ok say\u0131da toplumun bu durumlara d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6zlemlemekteyiz. \u0130nsanlar\u0131n neredeyse ilkel topluluklar halinde varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fckleri uzun s\u00fcre boyunca (ya\u015famlar\u0131n\u0131n y\u00fczde 98\u2019lik s\u00fcresi) bu kaotik ortamda ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 bilmekteyiz. Neolitik ve uygarl\u0131k d\u00fczenleri alt\u0131nda ge\u00e7en ya\u015fam\u0131n s\u00fcresi toplam y\u00fczde iki\u2019nin alt\u0131ndad\u0131r. \u00d6zcesi, kaotik s\u00fcrenin uzamas\u0131 belki de t\u00fcm\u00fcyle ya\u015fam\u0131 sonland\u0131rmaz. Fakat bu sefer tehlike daha farkl\u0131d\u0131r. Uygarl\u0131k \u00f6ncesi kaotik s\u00fcre\u00e7le sonras\u0131 aras\u0131nda bariz bir fark vard\u0131r. Uygarl\u0131k \u00e7evreyi sadece insan toplumu i\u00e7in de\u011fil, t\u00fcm canl\u0131lar i\u00e7in tehlike s\u0131n\u0131rlar\u0131na \u00e7ekmi\u015ftir. Daha da k\u00f6t\u00fcs\u00fc, toplumlar\u0131n ba\u011fr\u0131ndaki sermaye ve iktidar her saat kanser tarz\u0131 (a\u015f\u0131r\u0131 kentle\u015fme, orta s\u0131n\u0131fla\u015fma, i\u015fsizle\u015fme, milliyet\u00e7ile\u015fme, cinsiyetle\u015fme, \u00f6nlenemeyen n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131) yay\u0131lmaktad\u0131r. Bu kanser tarz\u0131 b\u00fcy\u00fcmenin mevcut haliyle devam\u0131 bile, uygarl\u0131k \u00f6ncesi klan d\u00f6nemini mumla aratacakt\u0131r. Kanserle gelen kaotik s\u00fcre\u00e7, yeni d\u00fczenlerden \u00e7ok, toplumun \u00f6l\u00fcm\u00fcyle de sonu\u00e7lanabilir. Abart\u0131l\u0131 bir yarg\u0131da bulunmuyoruz. Sorumluluk duyan insanlar, bilim insanlar\u0131 bu konuda her g\u00fcn daha a\u011f\u0131r yarg\u0131larda bulunuyorlar.<br \/>Denilebilir ki, toplumsal kanserolojik geli\u015fmelerin analitik ak\u0131lla ne ili\u015fkisi vard\u0131r? O halde bu akl\u0131 biraz daha yak\u0131ndan tan\u0131yal\u0131m. Simgesel ak\u0131l \u00f6nc\u00fc bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun en a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc i\u015faret dilinden (Bedensel hareketler a\u011f\u0131rl\u0131ktad\u0131r) simgesel dile ge\u00e7i\u015fte g\u00f6r\u00fcyoruz. Art\u0131k beden hareketleri yerine, \u00fczerinde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f baz\u0131 (i\u015faret edilenlerle fiziki, biyolojik bir ba\u011f\u0131 olmayan) ses \u00f6bekleriyle anlamsal ba\u011flar kurulabilmektedir. \u00d6rne\u011fin, \u2018g\u00f6z\u2019\u00fc ele alal\u0131m: Ses \u00f6be\u011finin g\u00f6zle hi\u00e7bir fiziki ba\u011f\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 halde, bu tan\u0131mda uzla\u015fan herkes, \u2018g\u00f6z\u2019 sesinden \u2018g\u00f6z\u2019\u00fc akl\u0131nda canland\u0131r\u0131r. Simgesel dilin kurulu\u015fu b\u00f6yledir. Antropolojik \u00e7al\u0131\u015fmalar bu dilin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 Do\u011fu Afrika k\u00f6kenli son g\u00f6\u00e7 dalgas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren Homo Sapiens gruplar\u0131na ba\u011flasalar da (yakla\u015f\u0131k 50\u201360 bin y\u0131l \u00f6nce), as\u0131l patlamas\u0131n\u0131 Ortado\u011fu co\u011frafyas\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011finde birle\u015fmektedirler. \u00d6zellikle Semitik ve Aryen dil gruplar\u0131 bu tezi g\u00fc\u00e7lendirmektedir.\u00a0<\/p>\n<p>Simgesel dil yap\u0131s\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fczerinde muazzam bir etkisi olmu\u015ftur. Beden dilinden kurtulmak ve kelimelerle d\u00fc\u015f\u00fcnmek, en b\u00fcy\u00fck zihniyet devrimlerinden belki de ilkidir. Bu bir yandan insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn hayvanlar \u00e2leminden kopu\u015funu h\u0131zland\u0131r\u0131rken, \u00f6te yandan toplumlar\u0131n simgesel dil kurulu\u015flar\u0131 etraf\u0131nda k\u00fcmelenmelerine b\u00fcy\u00fck ivme kazand\u0131r\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ayn\u0131 ses d\u00fczenlerini konu\u015fanlar, giderek hem daha farkl\u0131, hem de zek\u00e2 g\u00fcc\u00fc kazanm\u0131\u015f olarak birliklerini geli\u015ftirirler. Toplumlar\u0131 art\u0131k simgesel dilleri kimliklendirmektedir. Neolitik devrim bu dilin \u00f6nemli katk\u0131s\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. \u0130\u015faret diliyle bu devrimsel a\u015famaya var\u0131lmas\u0131 zordur. Daha sonralar\u0131 uygarl\u0131\u011fa nas\u0131l ge\u00e7i\u015f yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok\u00e7a i\u015flendi\u011fi i\u00e7in tekrarlamayaca\u011f\u0131m. Fakat \u2018Verimli Hilal\u2019 denilen Zagros-Toros da\u011f sisteminin etekleri ve Mezopotamya ovalar\u0131n\u0131n geli\u015fmelerin ana be\u015fi\u011fi rol\u00fcn\u00fc oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iyice bilmekte yarar vard\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Anlat\u0131lanlar simgesel akl\u0131n olumlu etkisini ortaya koymaktad\u0131r. Sak\u0131ncas\u0131n\u0131 ise, \u00e7evreden kopu\u015fu ba\u015flatmas\u0131nda g\u00f6rmek gerekir. Daha \u00f6nceki toplumlar do\u011fal \u00e7evre toplumlar\u0131d\u0131r. Ana-yavru ili\u015fkisinde oldu\u011fu gibi do\u011fan\u0131n kuca\u011f\u0131ndad\u0131rlar. Simgesel d\u00fc\u015f\u00fcnce g\u00fcc\u00fc bu tarz ya\u015fam ihtiyac\u0131n\u0131 zay\u0131flatm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc yeni toplum kendi yeni diliyle \u00e7evreyi adland\u0131rmakta, dolay\u0131s\u0131yla yeni kullan\u0131m yolunu da a\u00e7maktad\u0131r. Bitkiler ve hayvanlar \u00e2lemi \u00fczerinde b\u00fcy\u00fck bir hegemonyan\u0131n yoludur bu yeni yol. Simgesel dilden \u00f6nceki d\u00fc\u015f\u00fcnce tarzlar\u0131 hep duygusal ak\u0131lla ger\u00e7ekle\u015ftirilirdi. Duygusal akl\u0131n en temel \u00f6zelli\u011fi, etki ve tepkisindeki vazge\u00e7ilmez \u00f6\u011fe olarak duygular\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcnmesidir. \u0130\u00e7tendir, yalans\u0131zd\u0131r, hileden uzakt\u0131r. Bir anan\u0131n \u00e7ocu\u011funa i\u00e7tenlik d\u0131\u015f\u0131nda yalanc\u0131 ve hileli davrand\u0131\u011f\u0131 kolay kolay g\u00f6sterilemez. Bitkiler ve hayvanlar \u00e2lemindeki zihin de b\u00f6yle \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Aslan g\u00f6r\u00fcn\u00fcnce, av hayvanlar\u0131ndaki zihnin oldu\u011fu gibi duygular\u0131na yans\u0131mas\u0131n\u0131 hep g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. \u0130kisinde de hile yoktur. Ama insan\u0131n simgesel dilinde binbir hileli, yalanl\u0131 ve i\u00e7ten olmayan (duygusall\u0131k ta\u015f\u0131mayan) d\u00fc\u015f\u00fcnce okumak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131n\u0131n korkun\u00e7 tehlikesi, as\u0131l b\u00fcy\u00fck tahribat\u0131n\u0131 uygarl\u0131k s\u00fcrecine ge\u00e7i\u015fle g\u00f6sterecektir.<\/p>\n<p>Sermaye ve iktidar birikiminde simgesel dil vas\u0131tas\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fen analitik d\u00fc\u015f\u00fcnce belirleyici rol oynar. En ba\u015fta bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin yalana dayanan, hileli ve i\u00e7ten olmayan g\u00fcc\u00fcn\u00fc kullanarak, toplumu tutsak etmekte ve s\u00f6m\u00fcrmekte b\u00fcy\u00fck yetenek kazan\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. Bilindi\u011fi \u00fczere, insan beynindeki \u00f6n sa\u011f ve sol loblar bu iki zek\u00e2 konusunda i\u015flevsellik kazanm\u0131\u015flard\u0131r. Analitik d\u00fc\u015f\u00fcncenin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi lob en son geli\u015fen k\u0131s\u0131md\u0131r. Bedenin geri kalan t\u00fcm b\u00f6l\u00fcmleri duygusal zek\u00e2n\u0131n izini ta\u015f\u0131r. Analitik d\u00fc\u015f\u00fcnce k\u0131sm\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fck kazanmas\u0131, t\u00fcm bedenin izini ta\u015f\u0131yan d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fczerinde etkili olmaktad\u0131r. Bu geli\u015fme de giderek insan\u0131n t\u00fcm karakterini yeniden bi\u00e7imlendirmektedir. Bu m\u00fcthi\u015f bir geli\u015fmedir. Olumlu y\u00f6nde kullan\u0131lmas\u0131 insan t\u00fcr\u00fc i\u00e7in d\u00fcnyay\u0131 s\u00fcrekli bir \u2018bayram yerine\u2019 \u00e7evirebilir. Olumsuz y\u00f6nde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rsa, ezici \u00e7o\u011funluk ve \u00e7evre canl\u0131lar\u0131 i\u00e7in cehenneme de \u00e7evirebilir. T\u0131pk\u0131 n\u00fckleer g\u00fc\u00e7 gibidir. Bu enerjiyi \u00e7ok iyi kontrol etmek kayd\u0131yla toplumun hizmetinde kullanmak b\u00fcy\u00fck yararlar sunar. Kontrol edilmedi\u011finde ise, k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u00c7ernobil \u00f6rne\u011finde (Ama daha korkuncu sava\u015fta kullan\u0131lan\u0131d\u0131r) ne t\u00fcr sonu\u00e7lara yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Analitik ak\u0131lda ben biraz kontrols\u00fcz n\u00fckleer patlama tehlikesini g\u00f6rmekteyim. Tehlikenin de \u00f6tesinde, bizzat ve giderek yo\u011funla\u015fan bi\u00e7imde toplumu ve \u00e7evreyi n\u00fckleer bombard\u0131mana tabi tuttu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Ayr\u0131 n\u00fckleer bombaya ihtiya\u00e7 olmadan da, d\u00fcnya kapitalist sisteminin elindeki, emrindeki analitik ak\u0131l bombalar\u0131 daha \u015fimdiden toplumu ve \u00e7evreyi ya\u015fanmaz durumun k\u0131y\u0131s\u0131na ta\u015f\u0131m\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz simgesel dil ve analitik d\u00fc\u015f\u00fcnce kendi ba\u015f\u0131na olumsuzluk ta\u015f\u0131mazlar  sadece olumsuzluklara uygun ko\u015ful sunarlar. As\u0131l olumsuzluk zincirini ba\u015flatan, sermaye ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131ndaki geli\u015fimdir. Uygarl\u0131k olarak kavramla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z sermaye ve iktidar birikim sistemi, \u00f6z\u00fcndeki varl\u0131k nedeniyle yalanc\u0131 ve hileli olmak ve duygusal zek\u00e2dan yoksunlu\u011fu ta\u015f\u0131mak durumundad\u0131r. Bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ayg\u0131tlar\u0131 ba\u015fkalar\u0131n\u0131n besinleri ve g\u00fcvenlikleri \u00fczerine kuruludur. Bunlar\u0131n tepkisiz kar\u015f\u0131lanmayaca\u011f\u0131, ya\u015fam\u0131n do\u011fas\u0131 gere\u011fidir. S\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi ancak iki yoldan m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: Ya ideolojinin me\u015fruiyet sa\u011flay\u0131c\u0131 yumu\u015fak g\u00fcc\u00fcyle, ya da iktidar\u0131n \u00e7\u0131plak zor g\u00fcc\u00fcyle. Kontrol\u00fcn \u00e7o\u011funlukla bu iki yoldan sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 tarihsel bir ger\u00e7ekliktir. Sermaye ve iktidar ancak hile, yalan ve zora ba\u015fvuruldu\u011funda geli\u015ftirilecek varl\u0131klard\u0131r. Zihnin ana k\u0131sm\u0131 tam da bu a\u015famada buna uygun ko\u015ful sunmaktad\u0131r. Buna \u00e7arp\u0131t\u0131lma ve sapt\u0131rma etkisi de diyebiliriz.<\/p>\n<p>Uygarl\u0131k tarihine bu paradigma ile bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda s\u0131n\u0131f, kent ve iktidar yo\u011funla\u015fmalar\u0131n\u0131n muazzam bir analitik d\u00fc\u015f\u00fcnce yap\u0131s\u0131 olu\u015fturdu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Uygarl\u0131k s\u00fcre\u00e7lerinde birka\u00e7 b\u00fcy\u00fck durak vard\u0131r. Orijinal uygarl\u0131klar olan S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r toplumlar\u0131nda M.\u00d6. 4000\u20133000 y\u0131llar\u0131nda ba\u015flayan uygarl\u0131k s\u00fcre\u00e7leri, bug\u00fcn bile b\u00fcy\u00fcleyici etkilerini s\u00fcrd\u00fcren b\u00fcy\u00fck analitik zihniyet yap\u0131lar\u0131 in\u015fa etmi\u015flerdir. Merkezi uygarl\u0131k tarihi boyunca geli\u015ftirilen t\u00fcm zihniyet yap\u0131lar\u0131n\u0131n izlerini bu uygarl\u0131klarda g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Matematikten biyolojiye, yaz\u0131dan felsefeye, dinden sanata kadar toplumsal etkinliklerin uygarl\u0131k damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan t\u00fcm \u00f6rneklerini burada orijinal bi\u00e7imde in\u015fa edilmi\u015f halleriyle g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Greko-Romen a\u015famas\u0131 bu in\u015fa s\u00fcrecini daha da zenginle\u015ftirmi\u015f ve analitik yap\u0131s\u0131ndaki ak\u0131ll\u0131l\u0131\u011f\u0131 ilerletebilmi\u015ftir. \u0130slam R\u00f6nesans\u2019\u0131ndaki k\u0131sa hamleden sonra v\u00fccut bulan Avrupa\u2019n\u0131n R\u00f6nesans, Reform ve Ayd\u0131nlanma s\u00fcre\u00e7leri, analitik d\u00fc\u015f\u00fcnceyi doruk noktas\u0131na ta\u015f\u0131m\u0131\u015flard\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Tabii t\u00fcm bu tarihsel s\u00fcre\u00e7lerde, ba\u015fta \u00c7in ve Hint uygarl\u0131klar\u0131 olmak \u00fczere, di\u011fer uygarl\u0131klar\u0131n katk\u0131lar\u0131 da g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutulmal\u0131d\u0131r. Be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k, mant\u0131\u011f\u0131 itibariyle ya\u015fam\u0131n diyalekti\u011finden kopmu\u015f dev bir ur gibi b\u00fcy\u00fcyen metafizik kal\u0131plar yek\u00fbnu olarak da de\u011ferlendirilebilir. Mimarl\u0131ktan m\u00fczi\u011fe ve edebiyata, fizikten sosyolojiye, mitolojiden dine ve felsefeye kadar t\u00fcm sanat, felsefe, din ve bilim yap\u0131lar\u0131nda sermaye ve iktidar birikimini devasa boyutlarda yans\u0131tan geli\u015fmeleri tarih diye okuyoruz. Korkun\u00e7 talan seferleri olarak sava\u015flar bu uygarl\u0131\u011f\u0131n zemin kat\u0131d\u0131r. Bu zemin \u00fczerinde y\u00fckselen ak\u0131l, ger\u00e7eklik anlam\u0131nda en b\u00fcy\u00fck ak\u0131ls\u0131zl\u0131kt\u0131r. \u0130deolojik hegemonyan\u0131n bir i\u015flevi de asl\u0131nda bu ak\u0131ls\u0131zl\u0131\u011f\u0131, su\u00e7 akl\u0131n\u0131, sava\u015f akl\u0131n\u0131, hile ve yalan akl\u0131n\u0131, \u00f6zcesi sermaye ve iktidar birikim akl\u0131n\u0131 \u00f6rtbas etmek, tersy\u00fcz edip g\u00f6stermek, kutsalla\u015ft\u0131rmak, tanr\u0131salla\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Uygarl\u0131k tarihiyle i\u00e7 i\u00e7e geli\u015fen t\u00fcm analitik d\u00fc\u015f\u00fcnce kal\u0131plar\u0131n\u0131, inan\u00e7 ve sanatlar\u0131n\u0131 yak\u0131ndan inceledi\u011fimizde, ele\u015ftiriye tabi tuttu\u011fumuz bu ger\u00e7ekleri tespit etmek zor olmayacakt\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Kapitalist canavar\u0131n (Hobbes\u2019un Leviathan\u2019\u0131) kafesten nas\u0131l \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ancak bu tarihsel ger\u00e7eklerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda yetkince anlamland\u0131rabiliriz. Bu canavar\u0131n sadece 16. y\u00fczy\u0131ldaki zaaflardan yararlanarak kafesten ka\u00e7\u0131\u015f\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmemi\u015f oldu\u011funu \u00f6nemle vurguluyorum.\u00a0<\/p>\n<p>Kad\u0131n \u00f6rne\u011fini konu a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7\u00f6z\u00fcmleyerek b\u00f6l\u00fcm\u00fc noktalamak istiyorum. \u015e\u00fcphesiz feminist incelemeler yeni yeni geli\u015fimlerle kad\u0131n ger\u00e7e\u011finin g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kmas\u0131na \u00f6nemli katk\u0131da bulunuyorlar. Fakat o kan\u0131day\u0131m ki, bu \u00e7al\u0131\u015fmalar b\u00fcy\u00fck oranda erkek akl\u0131n\u0131n egemenlik ko\u015fullar\u0131nda y\u00fcr\u00fct\u00fclmektedir. Ziyadesiyle reformisttir. Konuya t\u00fcm k\u00f6ktenli\u011fi i\u00e7inde yakla\u015f\u0131m hayati \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Biyolojik ara\u015ft\u0131rmalar insan t\u00fcr\u00fcnde kad\u0131n\u0131n k\u00f6k rol\u00fcn\u00fc ayd\u0131nlatmaktad\u0131r. As\u0131l g\u00f6vdeden kopan kad\u0131n de\u011fil erkektir. Kad\u0131n\u0131n duygusall\u0131\u011f\u0131, evrensel olu\u015fum diyalekti\u011finden a\u015f\u0131r\u0131 sapmamas\u0131ndan ileri gelmektedir. \u00d6zellikle uygarl\u0131k d\u00f6neminde en alttaki konumunda b\u0131rakt\u0131r\u0131lmas\u0131, bu yap\u0131s\u0131n\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ta\u015f\u0131mas\u0131nda etkilidir. Erkek ak\u0131l taraf\u0131ndan kad\u0131n\u0131n duygu y\u00fckl\u00fc akl\u0131 hep \u2018eksik\u2019 olarak, kad\u0131n\u0131n bizzat karakteri olarak yans\u0131t\u0131lmak istenir. Erkek ak\u0131l, kad\u0131n \u00fczerinde birka\u00e7 b\u00fcy\u00fck operasyon y\u00fcr\u00fctm\u00fc\u015ft\u00fcr, y\u00fcr\u00fctmektedir:<\/p>\n<p>Birincisi, ilk ev k\u00f6lesi haline getirilmesidir. Bu s\u00fcre\u00e7 korkun\u00e7 sindirme, bask\u0131, tecav\u00fcz, hakaret ve katliamlarla y\u00fckl\u00fcd\u00fcr. Ona tan\u0131nan rol, m\u00fclkl\u00fc d\u00fczene gerekli oldu\u011fu kadar \u2018d\u00f6l\u2019 \u00fcretmektir. Hanedanl\u0131k ideolojisi bu d\u00f6le \u00e7ok ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kad\u0131n bu stat\u00fc i\u00e7inde mutlak m\u00fclkt\u00fcr. Y\u00fcz\u00fcn\u00fc bile ba\u015fkas\u0131na g\u00f6steremeyecek kadar sahibinin mal\u0131, namusudur.<\/p>\n<p>\u0130kincisi, seks arac\u0131d\u0131r. Cinsellik t\u00fcm do\u011fada \u00fcremeyle ilgilidir. Ya\u015fam\u0131n devam\u0131 ama\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan erke\u011finde \u00f6zellikle kad\u0131n tutsakl\u0131\u011f\u0131yla birlikte ve a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak uygarl\u0131k s\u00fcrecinde as\u0131l rol sekse, cinsel arzunun patlamas\u0131na ve \u00e7arp\u0131k\u00e7a geli\u015fimine tan\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Hayvanlarda \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 olan \u00e7iftle\u015fme d\u00f6nemleri (\u00e7o\u011funlukla y\u0131ll\u0131k), erkek insanda neredeyse yirmi d\u00f6rt saate \u00e7\u0131kar\u0131lmak istenir. Kad\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru seksin, cinsel i\u015ftah ve iktidar\u0131n s\u00fcrekli \u00fczerinde denendi\u011fi ara\u00e7t\u0131r. \u00d6zel-genel ev ayr\u0131mlar\u0131 anlam\u0131n\u0131 yitirmi\u015ftir. Her yer ve her kad\u0131n art\u0131k genel-\u00f6zel ev ve kad\u0131n say\u0131l\u0131r. <br \/>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, \u00fccretsiz, kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z emek\u00e7idir. T\u00fcm i\u015flerin zoru kendisine yapt\u0131r\u0131l\u0131r. Kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131, biraz daha \u2018eksik\u2019 olmaya zorlanmad\u0131r. O kadar a\u015fa\u011f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r ki, ger\u00e7ekten erke\u011fe g\u00f6re \u00e7ok \u2018eksik\u2019 kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmekte, erkek eline ve h\u00e2kimiyetine d\u00f6rt elle sar\u0131labilmektedir. <br \/>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, en ince metad\u0131r. Marks, para i\u00e7in \u2018metalar\u0131n krali\u00e7esi\u2019 der. Asl\u0131nda bu rol daha \u00e7ok kad\u0131n\u0131nd\u0131r. Metalar\u0131n ger\u00e7ek krali\u00e7esi kad\u0131nd\u0131r. Kad\u0131n\u0131n sunulmad\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir ili\u015fki yoktur. Kad\u0131n\u0131n kullan\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir alan da yoktur. Bir farkla ki, her metan\u0131n kabul g\u00f6rm\u00fc\u015f bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 varsa da, kad\u0131nda bu kar\u015f\u0131l\u0131k da koca bir \u2018a\u015fk\u2019 y\u00fczs\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcnden tutal\u0131m, \u201cAnalar\u0131n eme\u011fi \u00f6denmez  martaval\u0131na kadar koca bir sayg\u0131s\u0131zl\u0131ktan ibarettir.<br \/>Uygarl\u0131\u011f\u0131n canavarla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 erkek akl\u0131 (binbir hilenin, yalan\u0131n, sava\u015f canavarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, ideolojik \u00e7arp\u0131kl\u0131\u011f\u0131n, k\u0131sacas\u0131 toplum ve \u00e7evresini y\u0131kan akl\u0131n, teneke sesinden ba\u015fka ses vermeyen analitik akl\u0131n) onsuz edemedi\u011fi kad\u0131na bu muameleyi uygun g\u00f6rd\u00fckten sonra, insan toplumuna, \u00e7evresine neler yapmaz ki! Bu akl\u0131 durdurmak, ancak y\u0131kt\u0131\u011f\u0131 toplumsal ahlak ve politikay\u0131 \u00f6ncelikle yerli yerine koymakla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Daha do\u011frusu, ancak bu temelde ba\u015flang\u0131\u00e7 yap\u0131labilir. Yaln\u0131z analitik akl\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 boyutlardaki rol\u00fc nedeniyle, uygarl\u0131k sistemlerine kar\u015f\u0131 demokratik uygarl\u0131k sistemini geli\u015ftirmenin \u00f6nemi bir kez daha t\u00fcm yak\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00f6n\u00fcm\u00fczde g\u00f6rev olarak durmaktad\u0131r. Akla b\u00fcy\u00fck de\u011fer bi\u00e7mek as\u0131ld\u0131r. Toplumsal ak\u0131l bir ger\u00e7ektir. Toplumun kendisi akl\u0131n yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 aland\u0131r. Umutsuz olman\u0131n hi\u00e7bir anlam\u0131 yoktur. T\u00fcm kutsall\u0131klardan akan bir ses daha vard\u0131r ki, \u201cBiz size akl\u0131 verdik, yeter ki \u015fer yolunda de\u011fil, hay\u0131r yolunda kullan\u0131n. O zaman size gerekli olan her \u015feyi edineceksiniz!  der. Bu sesi ger\u00e7ekten almal\u0131 ve anlamal\u0131y\u0131z. Toplumun sa\u011fduyusu da denilen vicdan\u0131n sesi, vazge\u00e7ilmez ahlaki sesi de bunu der. Toplumsal politika denen \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sanat\u0131n\u0131n duyulur k\u0131l\u0131nma gere\u011fini yerine getirmek istedi\u011fi ses de bunu der. Demokratik toplum \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 bu sesin prati\u011fidir. Demokratik uygarl\u0131k sistemi bu sesin teorisidir.\u00a0<\/p>\n<p>Bundan sonraki b\u00f6l\u00fcmler, daha \u00e7ok bu seslerin (analitik ve duygusal akl\u0131n el birli\u011finden \u00e7\u0131kan sesler) somut kaynaklar\u0131na inmek ve g\u00f6sterdikleri \u00e7\u00f6z\u00fcm yollar\u0131na ayd\u0131nl\u0131k getirmek amac\u0131nda olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<br \/>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>\u00d6zg\u00fcrl\u00fck adeta evrenin amac\u0131d\u0131r diyesim geliyor. Evren ger\u00e7ekten \u00f6zg\u00fcrl\u00fck pe\u015finde midir diye kendime s\u0131k\u00e7a sormu\u015fumdur.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":3134,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-3133","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3133","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3133"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3133\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3134"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3133"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3133"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3133"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}