{"id":3226,"date":"2020-03-15T00:49:50","date_gmt":"2020-03-14T21:49:50","guid":{"rendered":"https:\/\/www.lekolin.org\/6-toplumun-ekolojik-sorunu\/"},"modified":"2020-03-15T00:49:50","modified_gmt":"2020-03-14T21:49:50","slug":"6-toplumun-ekolojik-sorunu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/6-toplumun-ekolojik-sorunu\/","title":{"rendered":"6- Toplumun Ekolojik Sorunu"},"content":{"rendered":"<p>12 Haziran 2011 Pazar Saat 14:48<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>A\u00e7\u0131k ki, end\u00fcstriyalizm sorunu hem ekolojik sorunun bir par\u00e7as\u0131, hem de en temel nedenidir. Farkl\u0131 bir ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda yorumlamak tekrar anlam\u0131na gelebilir. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1455-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>A\u00e7\u0131k ki, end\u00fcstriyalizm sorunu hem ekolojik sorunun bir par\u00e7as\u0131, hem de en temel nedenidir. Farkl\u0131 bir ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda yorumlamak tekrar anlam\u0131na gelebilir. Fakat ekoloji end\u00fcstriyalizmden daha fazla anlam ifade eden, toplumsal ve sorunlu olan bir konudur. Kavram \u00e7evrebilim anlam\u0131 ta\u015f\u0131sa da, esas olarak toplumsal geli\u015fimle \u00e7evresi aras\u0131ndaki s\u0131k\u0131 ili\u015fkiyi \u00e7\u00f6z\u00fcmleme bilimidir. \u00c7evre sorunlar\u0131 felaket alarm\u0131 verince, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak g\u00fcndemle\u015fti  sak\u0131ncal\u0131 anlamlar ta\u015f\u0131sa da, ayr\u0131 bir inceleme dal\u0131 haline getirildi. \u00c7\u00fcnk\u00fc o da end\u00fcstriyalizm gibi toplumun yaratt\u0131\u011f\u0131 bir sorun olmay\u0131p, uygarl\u0131k tekellerinin son marifeti olarak, en kapsaml\u0131 sorun bi\u00e7iminde tarih, d\u00fcnya ve toplum g\u00fcndemine oturmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Belki de hi\u00e7bir sorun ekolojik olanlar kadar k\u00e2r-sermaye d\u00fczenlerinin (\u00f6rg\u00fctl\u00fc \u015febekeler) ger\u00e7ek i\u00e7-y\u00fcz\u00fcn\u00fc b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k g\u00fcndemine oturtacak \u00f6nem ve a\u011f\u0131rl\u0131kta olmam\u0131\u015ft\u0131r. K\u00e2r ve sermayenin (tarih bo-yunca t\u00fcm askeri, ekonomik, ticari, dini tekellerin toplam\u0131 olarak) uygarl\u0131k sisteminin bil\u00e2n\u00e7osu sadece toplumun her y\u00f6nden \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc (ahlaks\u0131zl\u0131k, politikas\u0131zl\u0131k, i\u015fsizlik, enflasyon, fuhu\u015f vb.) de\u011fil, \u00e7evrenin de t\u00fcm canl\u0131lar\u0131n ya\u015fam\u0131yla birlikte tehlike alt\u0131na girmesi olmu\u015ftur. Tekelcili\u011fin toplum kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bu ger-\u00e7eklerden daha \u00e7arp\u0131c\u0131 olarak neyle kan\u0131tlayabiliriz ki?<\/p>\n<p>Zek\u00e2 ve esneklik pay\u0131 di\u011fer t\u00fcm canl\u0131lara g\u00f6re en y\u00fcksek bir do\u011fa olarak tan\u0131nsa da, insan toplumu da son tahlilde canl\u0131 bir varl\u0131kt\u0131r. D\u00fcnyal\u0131d\u0131r. \u00c7ok hassas d\u00fczenlenmi\u015f bir iklim atmosferinin, bitkiler ve hayvanlar d\u00fcnyas\u0131n\u0131n evriminin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. D\u00fcnyam\u0131z\u0131n atmosfer ve ikliminin, bitkiler ve hayvanlar \u00e2leminin ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu d\u00fczenlilikler, hepsinin toplam\u0131 olmas\u0131 itibariyle insan toplumu i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Bu d\u00fczenlilikler \u00e7ok hassast\u0131r. Birbirlerine \u00e7ok s\u0131k\u0131 ba\u011fl\u0131d\u0131rlar. Adeta bir zincir olu\u015ftururlar. Zincirin bir halkas\u0131 koptu\u011funda nas\u0131l i\u015flevsiz durumu ortaya \u00e7\u0131karsa, evrim zincirinin ciddi bir halkas\u0131 koptu\u011funda da t\u00fcm evrimin etkilenmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olur. Ekoloji bu geli\u015fmelerin bilimidir. Bu nedenlerle de \u00e7ok \u00f6nemlidir. Toplumun i\u00e7 d\u00fczenlili\u011finin herhangi bir nedenle k\u0131r\u0131lmas\u0131 insan eliyle yeniden d\u00fczenlenebilir. Nihayetinde toplumsal ger\u00e7eklik insan eliyle in\u015fa edilen ger\u00e7ekliktir. Fakat \u00e7evre b\u00f6yle de\u011fildir. Toplum kaynakl\u0131, daha do\u011frusu toplumdan \u00e7\u0131k\u0131p \u00fcst\u00fcnde k\u00e2r-sermaye tekeliyle \u00f6rg\u00fctlenen baz\u0131 gruplar\u0131n marifetiyle \u00e7evre halkalar\u0131ndan ciddi kopu\u015flar olursa, evrimsel felaketler zincirlemesine t\u00fcm \u00e7evreyi, bu arada toplumu da k\u0131yametle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya b\u0131rakabilirler. <br \/>Unutmamak gerekir ki, \u00e7evre halkalar\u0131 milyonluk y\u0131llar\u0131n evrimiyle olu\u015fmu\u015ftur. Genelde son be\u015f bin y\u0131ll\u0131k, \u00f6zelde son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k tahribatlar, milyonlarca y\u0131l\u0131n evrim halkalar\u0131ndan binlercesini koparmay\u0131 daha k\u0131sa say\u0131labilecek bu zaman diliminde ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdir. K\u0131r\u0131l\u0131\u015f reaksiyonu ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Nas\u0131l durdurulaca\u011f\u0131 kestirilememektedir. Atmosferdeki ba\u015fta karbondioksit (CO2) oran\u0131 ve di\u011fer gazlar\u0131n ya-ratt\u0131\u011f\u0131 kirlenmenin, mevcut haliyle ancak y\u00fczlerce, hatta binlerce y\u0131l temizlenemeyece\u011fi \u00f6ng\u00f6r\u00fclmekte-dir. Bitki ve hayvan d\u00fcnyas\u0131ndaki y\u0131k\u0131mlar\u0131n sonucu belki de tam anlam\u0131yla ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f de\u011fildir. Ama en az atmosfer kadar S.O.S i\u015fareti verdi\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Denizler ve \u0131rmaklar\u0131n kirlili\u011fi, \u00e7\u00f6lle\u015fme daha \u015fimdiden felaket s\u0131n\u0131rlar\u0131na dayanm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcm belirtiler k\u0131yametin mevcut gidi\u015fatla do\u011fal dengesizlik sonucu de\u011fil, bir k\u0131s\u0131m \u015febekeler halinde \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f gruplar eliyle topluma ya\u015fat\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Elbette bu gidi\u015fata do\u011fan\u0131n verece\u011fi yan\u0131tlar da olacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc o da canl\u0131 ve zek\u00e2l\u0131d\u0131r. Onun da tahamm\u00fcl g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131n\u0131rlar\u0131 vard\u0131r. Direnmesini yerinde ve zaman\u0131nda g\u00f6sterecektir. Ama o, yeri ve zaman\u0131 geldi\u011finde insanlar\u0131n g\u00f6zya\u015flar\u0131na bakmayacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendilerinin yeteneklerine, bah\u015fedilen de\u011ferlere ihanet etmekten hepsi sorumlu tutulacakt\u0131r. K\u0131yamet de b\u00f6yle \u00f6ng\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f de\u011fil miydi?<\/p>\n<p>Burada amac\u0131m felaket senaryolar\u0131na yenilerini eklemek de\u011fildir  fakat toplumun mutlaka sorumlu olmas\u0131 gereken her \u00fcyesi gibi gereken sorumlulukla ve varl\u0131k nedenimiz olan ahlaki ve politik g\u00f6rev anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131zla yeteneklerimiz oran\u0131nda gerekeni s\u00f6ylemek ve yapmakt\u0131r. <\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k tarihinde kendi kale ve piramitlerine \u00e7ekilen Nemrutlar ve Firavunlar\u0131n ak\u0131betine ili\u015fkin \u00e7ok \u015fey anlat\u0131l\u0131r. Nedeni a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ne de olsa Nemrutlar ve Firavunlar da gerek ki\u015fi gerek d\u00fczen olarak, tanr\u0131sal idealar ta\u015f\u0131yan birer TEKEL idiler. Evet, hep k\u00e2r pe\u015finde ko\u015fan sermaye tekellerinin ilk\u00e7a\u011fda en g\u00f6rkemli \u00f6rnekleriydiler. \u015eimdiki kentlerde PLAZA\u2019lara \u00e7ekilen tekellere nas\u0131l da benziyorlar! Arada tabi\u00ee ki \u00f6zde olmasa da, bi\u00e7imde farklar vard\u0131r. Kale ve piramitler t\u00fcm g\u00f6rkemliliklerine ra\u011fmen g\u00fcn\u00fcm\u00fcz plazalar\u0131yla yar\u0131\u015famazlar. Kald\u0131 ki, say\u0131 olarak hi\u00e7 yar\u0131\u015famazlar. Toplasan\u0131z, t\u00fcm firavunlar ve nemrutlar\u0131n say\u0131s\u0131 birka\u00e7 y\u00fcz\u00fc ge\u00e7mez  ama \u00e7a\u011fda\u015f firavunlar ve nemrutlar\u0131n say\u0131s\u0131 \u015fimdiden herhalde y\u00fcz binleri ge\u00e7mi\u015ftir. \u0130nsanl\u0131k eski \u00e7a\u011flarda birka\u00e7 nemrut ve firavunun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ekemedi. Bu kadar inleyip durdu. Peki, t\u00fcm \u00e7evre ve toplumu \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015fe u\u011fratan y\u00fcz binlercesinin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha ne kadar \u00e7ekecek? Yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 bunca sava\u015f\u0131n, i\u015fsizli\u011fin, a\u00e7l\u0131\u011f\u0131n, yoksullu\u011fun verdi\u011fi ac\u0131 ve ahlar\u0131n\u0131 nas\u0131l dindirecek? <br \/>Tarihsel-toplum bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr derken, bir de evrimin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bu ger\u00e7ekleri dile getirmek istedik. Bunlar az yaman ve \u00f6nemsiz ger\u00e7ekler midir?<br \/>Kapitalist modernitenin bilimi, pozitivist yap\u0131s\u0131yla kendisine \u00e7ok g\u00fcvendi. B\u00fcy\u00fck olgusal ke\u015fifleri her \u015fey sand\u0131. Mutlak hakikati olgular\u0131n y\u00fczeysel bilgisinden ibaret sayd\u0131. Sonsuz ilerleme s\u00fcrecine girildi\u011finden emindi. Fakat burnunun dibindeki \u00e7evre felaketini \u00f6ng\u00f6rmemesi neye yorumlanabilir? Sava\u015f ba\u015fta olmak \u00fczere, son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l\u0131n t\u00fcm tarihi a\u015fan b\u00fct\u00fcn toplumsal felaketleri hakk\u0131nda k\u00f6kl\u00fc \u00e7are \u00f6ng\u00f6rmemesi, pratikle\u015ftirmemesi neye yorumlanabilir? Toplumun t\u00fcm g\u00f6zeneklerine iktidar olarak s\u0131zm\u0131\u015f sava\u015f\u0131 engellemesini bir yana b\u0131rakal\u0131m, do\u011fru tespit etmemesine ne demeli? A\u00e7\u0131k ki, tekel egemenli\u011finin azami hegemonik \u00e7a\u011f\u0131nda bilim, san\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine ideolojik ku\u015fatmay\u0131 en \u00e7ok ya\u015fayan ve sistemin hizmetine en iyi uyum sa\u011flayan yap\u0131s\u0131yla bu sorulara cevap veremezdi. Yap\u0131s\u0131, hedefi ve tarz\u0131 sistemi me\u015frula\u015ft\u0131rma ama\u00e7l\u0131 olarak ilan edilmi\u015f, d\u00fczenlenmi\u015f bilim, dinler kadar bile etkili olamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Fakat ideolojik olmayan bilim olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da anlamak gerekir. \u00d6nemli olan, hangi toplumun ve s\u0131n\u0131f\u0131n ideolojisi olarak bilme ve bilim oldu\u011funu fark edip ona g\u00f6re konumunu belirlemektir. Ekoloji en yeni bilimlerden biri olarak bu \u00e7er\u00e7evede konumunu belirlerse, sadece \u00e7evrenin de\u011fil, toplumsal do\u011fan\u0131n da idealli \u00e7\u00f6z\u00fcm g\u00fcc\u00fc olabilir. <\/p>\n<p>7- Toplumsal Cinsiyet\u00e7ilik, Aile, Kad\u0131n ve N\u00fcfus Sorunu <\/p>\n<p>Kad\u0131n\u0131 biyolojik farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan bir cins insan olarak alg\u0131lamak, toplumsal ger\u00e7eklik konusunda k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn temel etkenlerinin ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Cinsiyet farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 kendi ba\u015f\u0131na hi\u00e7bir toplumsal sorun nedeni olamaz. Evrende her zerredeki ikilem nas\u0131l hi\u00e7bir varl\u0131kta sorun olarak ele al\u0131nmazsa, insan varl\u0131\u011f\u0131ndaki ikilem de sorun olarak i\u015flenemez. \u201cVarl\u0131k neden ikilemlidir?  sorusuna verilecek cevap ancak felsefi olabilir. Ontolojik (varl\u0131k bilimi) \u00e7\u00f6z\u00fcmleme bu soruya (sorun de\u011fil) yan\u0131t arayabilir. Benim cevab\u0131m \u015fu-dur: Varl\u0131\u011f\u0131n ikilem d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc varolu\u015fu sa\u011flanamaz. \u0130kilem, varolu\u015fun m\u00fcmk\u00fcn tarz\u0131d\u0131r. Kad\u0131n ve erkek mevcut haliyle olmay\u0131p e\u015feysiz (e\u015fi olmayan) olsalar bile, bu ikilemden kurtulamazlar. \u00c7ift cinslilik denilen olay da budur. \u015ea\u015f\u0131rmamak gerekir. Fakat ikilemler hep farkl\u0131 olu\u015fmaya e\u011filimlidirler. Evrensel zek\u00e2ya (Geist) kan\u0131t aranacak temel de bu ikilem e\u011filiminde aranabilir. \u0130kilemin iki taraf\u0131 da ne iyi ne k\u00f6t\u00fcd\u00fcr  sadece farkl\u0131d\u0131r, farkl\u0131 olmak zorundad\u0131r. \u0130kilemler ayn\u0131la\u015f\u0131rsa varolu\u015f ger\u00e7ekle\u015femez. \u00d6rne\u011fin, iki kad\u0131n veya iki erkekle toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n \u00fcreme sorunu \u00e7\u00f6z\u00fcmlenemez. Dolay\u0131s\u0131yla \u201cNi\u00e7in kad\u0131n veya erkek?  sorusunun de\u011feri yoktur veya bu soruya ille cevap aranacaksa, evren b\u00f6yle olu\u015fmak (zorunda, e\u011filiminde, akl\u0131nda, arzusunda) durumundad\u0131r da ondan diye felsefi bir cevap verilebilir. <br \/>Kad\u0131n\u0131 sosyal ili\u015fki yo\u011funlu\u011fu olarak incelemek, bu nedenle sadece anlaml\u0131 de\u011fil, toplumsal k\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcmleri a\u015fmak (\u00e7\u00f6z\u00fcmlemek) a\u00e7\u0131s\u0131ndan da b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Erkek egemen bak\u0131\u015f ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k kazand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, kad\u0131na ili\u015fkin k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc k\u0131rmak bir nevi atomu par\u00e7alamak gibidir. Bu k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc k\u0131rmak b\u00fcy\u00fck entelekt\u00fcel \u00e7aba ve egemen erkekli\u011fi y\u0131kmay\u0131 gerektirir. Kad\u0131n cephesinde ise neredeyse varolu\u015f tarz\u0131 haline getirdi\u011fi ve asl\u0131nda toplumsal olarak in\u015fa edilen kad\u0131n\u0131 da \u00e7\u00f6zmek, o denli y\u0131kmak gerekir. T\u00fcm \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik, demokratik, ahlaki, politik ve s\u0131n\u0131fsal m\u00fccadelelerin ba\u015far\u0131 veya ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131nda ya\u015fanan hayal k\u0131r\u0131kl\u0131klar\u0131 (\u00fctopya, program ve ilkelerin hayata ge\u00e7irilemeyi\u015fi), k\u0131r\u0131lmayan egemen (iktidarl\u0131) ili\u015fki bi\u00e7iminin (kad\u0131n-erkek aras\u0131ndaki) izlerini ta\u015f\u0131r. T\u00fcm e\u015fitsizlikleri, k\u00f6lelikleri, despotluklar\u0131, fa\u015fizmi ve militarizmi besleyen ili\u015fkiler, ana kayna\u011f\u0131n\u0131 bu ili\u015fki bi\u00e7iminden al\u0131r. E\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, demokrasi, sosyalizm gibi ad\u0131 \u00e7ok ge\u00e7en s\u00f6zc\u00fcklere hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 yaratmayacak ge\u00e7erlilikler y\u00fcklemek istiyorsak, kad\u0131n etraf\u0131nda \u00f6r\u00fclen toplum-do\u011fa kadar eski olan ili\u015fkiler a\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmek ve par\u00e7alamak gerekir. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda ger\u00e7ek \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe, e\u015fitli\u011fe (farkl\u0131l\u0131klara uygun), demokrasiye ve ikiy\u00fczl\u00fc olmayan bir ahlaka gidecek ba\u015fka bir yol yoktur. <\/p>\n<p>Cinsiyet\u00e7ili\u011fe, hiyerar\u015fik \u00e7\u0131k\u0131\u015ftan beri iktidar ideolojisi olarak anlam y\u00fcklenmi\u015ftir. S\u0131n\u0131fla\u015fma ve iktidarla\u015fma ile yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn arkeolojik, antropolojik ve g\u00fcncel ara\u015ft\u0131rma ve g\u00f6zlemler, kad\u0131n\u0131n otorite kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu d\u00f6nemler oldu\u011funu ve uzun s\u00fcreye yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Bu otorite art\u0131k-\u00fcr\u00fcn \u00fczerine kurulu iktidar otoritesi olmay\u0131p, tersine verimlilik ve do\u011furganl\u0131ktan kaynaklanan ve toplumsal varolu\u015fu g\u00fc\u00e7lendiren bir otoritedir. Kad\u0131nda etkisi daha fazla olan duygusal zek\u00e2, bu varolu\u015fla g\u00fc\u00e7l\u00fc ba\u011flara sahiptir. Art\u0131k-\u00fcr\u00fcn \u00fczerine kurulu iktidar sava\u015flar\u0131nda kad\u0131n\u0131n pek belirgin yer almay\u0131\u015f\u0131, toplumsal varolu\u015f tarz\u0131 bu konumuyla ilgilidir. <\/p>\n<p>Hiyerar\u015fik ve devletsel d\u00fczen ba\u011flant\u0131l\u0131 iktidar geli\u015fiminde erke\u011fin \u00f6nc\u00fc rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131, tarihsel bulgular ve g\u00fcncel g\u00f6zlemler a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6stermektedir. Bunun i\u00e7in neolitik toplumun son a\u015famas\u0131na kadar geli\u015fkin olan kad\u0131n otoritesinin k\u0131r\u0131lmas\u0131, a\u015f\u0131lmas\u0131 gerekiyordu. Buna ili\u015fkin bi\u00e7imi \u00e7e\u015fitli, s\u00fcresi uzun b\u00fcy\u00fck m\u00fccadelelerin verildi\u011fini yine tarihsel bulgular ve g\u00fcncel g\u00f6zlemler do\u011frulamaktad\u0131r. \u00d6zellikle S\u00fcmer mitolojisi neredeyse tarihin ve toplumsal do\u011fan\u0131n haf\u0131zas\u0131 gibi olduk\u00e7a ayd\u0131nlat\u0131c\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Uygarl\u0131k tarihi, kad\u0131n\u0131n kaybedi\u015fi ve kaybolu\u015fu tarihidir ayn\u0131 zamanda. Bu tarih tanr\u0131 ve kullar\u0131yla, h\u00fck\u00fcmdar ve tebaalar\u0131yla, ekonomi, bilim ve sanat\u0131yla erkek egemen ki\u015fili\u011fin peki\u015fti\u011fi tarihtir. Dolay\u0131s\u0131yla kad\u0131n\u0131n kaybedi\u015fi ve kaybolu\u015fu, toplum ad\u0131na b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ve kaybedi\u015ftir. Cinsiyet\u00e7i toplum, bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn ve kaybedi\u015fin sonucudur. Cinsiyet\u00e7i erkek, kad\u0131n \u00fczerinde sosyal h\u00e2kimiyetini in\u015fa etti\u011finde o kadar i\u015ftahl\u0131d\u0131r ki, do\u011fal her t\u00fcrl\u00fc temas\u0131 bir egemenlik g\u00f6sterisi haline getirir. Cinsel ili\u015fki gibi biyolojik bir olguya s\u00fcrekli iktidar ili\u015fkisi y\u00fcklenmi\u015ftir. Kad\u0131n \u00fczerinde zafer havas\u0131yla cinsel temas kurdu\u011funu hi\u00e7 unutmaz. Bu y\u00f6nl\u00fc \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir al\u0131\u015fkanl\u0131k olu\u015fturmu\u015ftur. Bir s\u00fcr\u00fc deyim icat etmi\u015ftir: \u201cBecerdim , \u201c\u0130\u015fini bitirdim , \u2018kanc\u0131k\u2019, \u201cKarn\u0131nda s\u0131pay\u0131, s\u0131rt\u0131nda sopay\u0131 eksik etme! , \u2018fahi\u015fe, orospu\u2019, \u2018k\u0131z gibi o\u011flan\u2019, \u201cK\u0131z\u0131n\u0131 serbest b\u0131rak\u0131rsan, ya davulcuya ya zurnac\u0131ya ka\u00e7ar , \u2018ba\u015f\u0131n\u0131 hemen ba\u011flamak\u2019 gibi benzer say\u0131s\u0131z \u00f6yk\u00fc, darb\u0131mesel anlat\u0131l\u0131r. Cinsellikle iktidar ili\u015fkisinin toplum i\u00e7inde nas\u0131l etkili oldu\u011fu \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile her erke\u011fin, kad\u0131n \u00fczerinde \u2018\u00f6ld\u00fcrme hakk\u0131\u2019 dahil, say\u0131s\u0131z hak sahibi oldu\u011fu sosyolojik bir ger\u00e7ektir. Bu \u2018haklar\u2019 her g\u00fcn uygulan\u0131rlar. \u0130li\u015fkiler ezici \u00e7o\u011funlukla taciz ve tecav\u00fcz karakterindedir.<\/p>\n<p>Aile bu toplumsal ba\u011flamda erke\u011fin k\u00fc\u00e7\u00fck devleti olarak in\u015fa edilmi\u015ftir. Uygarl\u0131k tarihinde aile denilen kurumun mevcut tarz\u0131yla s\u00fcrekli yetkinle\u015fmesi, iktidar ve devlet ayg\u0131tlar\u0131na verdi\u011fi b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7 nedeniyledir. Birincisi, aile erkek etraf\u0131nda iktidarla\u015ft\u0131r\u0131larak devlet toplumunun h\u00fccresi k\u0131l\u0131nmaktad\u0131r. \u0130kincisi, kad\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rs\u0131z kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 g\u00fcvenceye al\u0131nmaktad\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, \u00e7ocuk yeti\u015ftirip n\u00fcfus ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamaktad\u0131r. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, rol modeli olarak t\u00fcm topluma k\u00f6lelik, d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fck yaymaktad\u0131r. Aile bu i\u00e7eri\u011fiyle asl\u0131nda bir ideolojidir. Hanedanl\u0131k ideolojisinin i\u015flevselle\u015fti\u011fi kurumdur. Her erkek ailede bir hanl\u0131\u011f\u0131n sahibi olarak kendisini alg\u0131lar. Ailenin \u00e7ok \u00f6nemli bir ger\u00e7eklik olarak alg\u0131lanmas\u0131n\u0131n alt\u0131nda bu hanedanl\u0131k ideolojisi \u00e7ok etkindir. Ailenin ne kadar \u00e7ok kad\u0131n ve \u00e7ocu\u011fu olursa, erkek o denli g\u00fcvence ve onur kazan\u0131r. Aileyi mevcut haliyle bir ideolojik kurum olarak de\u011ferlendirmek de \u00f6nemlidir. Kad\u0131n ve aileyi mevcut haliyle uygarl\u0131k sisteminin, iktidar ve devletin alt\u0131ndan \u00e7ekin, geriye d\u00fczen ad\u0131na \u00e7ok az \u015fey kal\u0131r. Fakat bu tarz\u0131n bedeli, kad\u0131n\u0131n bitmeyen d\u00fc\u015f\u00fck yo\u011funlukta s\u00fcrekli sava\u015f hali alt\u0131ndaki ac\u0131l\u0131, yoksul, d\u00fc\u015fk\u00fcn ve yenilgili var olu\u015f tarz\u0131d\u0131r. Adeta sermaye tekellerinin uygarl\u0131k tarihi boyunca toplum \u00fczerinde s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcklerine benzer, paralel ikinci bir tekel zinciri de kad\u0131n d\u00fcnyas\u0131 \u00fczerindeki \u2018erkek tekeli\u2019dir. Hem de en eski g\u00fc\u00e7l\u00fc tekeli. Kad\u0131n varolu\u015funu en eski s\u00f6m\u00fcrge \u00e2lemi olarak de\u011ferlendirmek daha ger\u00e7ek\u00e7i sonu\u00e7lara g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Belki de kendileri i\u00e7in millet olmam\u0131\u015f en eski s\u00f6m\u00fcrge halk\u0131 demek en do\u011frusudur. <\/p>\n<p>Kapitalist modernite, t\u00fcm liberal s\u00fcslemelere ra\u011fmen, eskiden kalma stat\u00fcy\u00fc \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fit k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 gibi, ek g\u00f6revler y\u00fckleyip kad\u0131n\u0131 eskisinden daha a\u011f\u0131r bir stat\u00fc alt\u0131na alm\u0131\u015ft\u0131r. En ucuz i\u015f\u00e7i, ev i\u015f\u00e7isi, \u00fccretsiz i\u015f\u00e7i, esnek i\u015f\u00e7i, hizmet\u00e7ilik gibi stat\u00fcler durumunun daha da a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. \u00dcstelik en magazinel varl\u0131k, rekl\u00e2m arac\u0131 olarak istismar\u0131 daha da derinle\u015ftirilmi\u015ftir. Bedeni bile en \u00e7e\u015fitli istismar arac\u0131 olarak, sermayenin vazge\u00e7medi\u011fi meta d\u00fczeyinde tutulur. Rekl\u00e2mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n s\u00fcrekli tahrik arac\u0131d\u0131r. \u00d6zcesi, modern k\u00f6lenin en verimli temsilcisidir. Hem s\u0131n\u0131rs\u0131z zevk arac\u0131, hem en \u00e7ok kazand\u0131ran k\u00f6leden daha de\u011ferli bir mal d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir mi? <\/p>\n<p>N\u00fcfus sorunu cinsiyet\u00e7ilik, aile ve kad\u0131nla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Daha \u00e7ok n\u00fcfus, daha \u00e7ok sermaye demektir. \u2018Ev kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131\u2019 n\u00fcfus fabrikas\u0131d\u0131r. Sisteme \u00e7ok ihtiya\u00e7 duydu\u011fu en de\u011ferli mallar\u0131, \u2018d\u00f6lleri\u2019 \u00fcretme fabrikas\u0131 da diyebiliriz. Maalesef tekelci egemenlik alt\u0131nda aile bu duruma sokulmu\u015ftur. T\u00fcm zorluklar kad\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131rken, mal\u0131n de\u011feri ise sisteme en de\u011ferli hediyedir. Artan n\u00fcfus en \u00e7ok kad\u0131n\u0131 mahveder. Hanedanl\u0131k ideolojisinde de b\u00f6yledir. Modernitenin en g\u00f6zde ideolojisi olarak ailecilik, hanedanl\u0131\u011f\u0131n vard\u0131\u011f\u0131 son a\u015famad\u0131r. T\u00fcm bu hususlar fazlas\u0131yla ulus-devlet\u00e7ili\u011fin ideolojisiyle de b\u00fct\u00fcnle\u015fmektedir. Ulus-devlete s\u00fcrekli evlat yeti\u015ftirmekten daha de\u011ferli ne olabilir? Daha \u00e7ok ulus-devlet n\u00fcfusu, daha \u00e7ok g\u00fc\u00e7 demektir. Demek ki, n\u00fcfus patlamas\u0131n\u0131n alt\u0131nda s\u0131k\u0131 sermaye ve erkek tekellerinin hayati \u00e7\u0131karlar\u0131 yatmaktad\u0131r. Zorluk, kah\u0131r, hakaret, ac\u0131lar, su\u00e7lamalar, yoksulluk, a\u00e7l\u0131k kad\u0131na  keyfi kazanc\u0131 ise \u2018bey\u2019ine ve sermayedar\u0131nad\u0131r. Tarihte hi\u00e7bir \u00e7a\u011f g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki kadar kad\u0131n\u0131 \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir istismar arac\u0131 olarak kullanma g\u00fc\u00e7 ve deneyimini g\u00f6stermemi\u015ftir. Kad\u0131n ilk ve son s\u00f6m\u00fcrge olarak tarihinin en kritik an\u0131n\u0131 ya\u015famaktad\u0131r. <\/p>\n<p>H\u00e2lbuki k\u00f6kl\u00fc \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokratl\u0131k y\u00fckl\u00fc bir felsefeyle kad\u0131nla d\u00fczenlenecek ya\u015fam ortak-l\u0131\u011f\u0131  g\u00fczelli\u011fi, iyili\u011fi ve do\u011frulu\u011fu en m\u00fckemmel d\u00fczeyde sa\u011flayabilme yetene\u011findedir. \u015eahsen mevcut stat\u00fcler i\u00e7inde kad\u0131nla ya\u015fam\u0131, \u00e7ok sorunlu olmak kadar \u00e7irkin, k\u00f6t\u00fc ve yanl\u0131\u015f bulurum. Mevcut stat\u00fc alt\u0131nda kad\u0131nla ya\u015famak, \u00e7ocuklu\u011fumdan beri cesaretimin en zay\u0131f oldu\u011fu bir konudur. Cinsel g\u00fcd\u00fc gibi \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir g\u00fcd\u00fcy\u00fc sorgulayacak bir ya\u015famd\u0131r s\u00f6z konusu olan. Cinsel g\u00fcd\u00fc ya\u015fam\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinin hat\u0131r\u0131nad\u0131r. Kutsall\u0131\u011f\u0131 olmas\u0131 gereken bir do\u011fa harikas\u0131d\u0131r. Ama sermaye ve erkek tekeli kad\u0131n\u0131 o denli kirletmi\u015ftir ki, bu do\u011fa harikas\u0131 yetenek, \u2018d\u00f6ll\u00fck fabrikas\u0131\u2019 gibi en a\u015fa\u011f\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir meta \u00fcreten kuruma d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu metalarla toplumun alt\u0131 \u00fcst\u00fcne getirilirken, \u00e7evre de n\u00fcfusun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda (\u015eimdilik alt\u0131 milyar  bu h\u0131zla giderse on, elli milyar n\u00fcfusla \u00e7evreyi d\u00fc\u015f\u00fcnelim) anbean \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc ya\u015famaktad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz bir kad\u0131nla \u00e7ocuklu olmak \u00f6zde kutsal bir olayd\u0131r  ya\u015fam\u0131n t\u00fckenmeyece\u011finin g\u00f6stergesidir. Sonsuzlu\u011fu hissettirir. Bundan daha de\u011ferli duygu olabilir mi? Her t\u00fcr bu ger\u00e7eklik alt\u0131nda kendini sonsuzlu\u011fa kapt\u0131rman\u0131n heyecan\u0131n\u0131 ya\u015far. \u00d6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fcz insan\u0131nda, bu durum, bir ozan\u0131n dedi\u011fi gibi, \u201cBa\u015f\u0131m\u0131za bela d\u00f6l\u00fcm\u00fcz bizim  seviyesinde ya\u015fanmaktad\u0131r. Bir kez daha Birinci ve \u0130kinci Do\u011fa\u2019ya ters sermaye ve erkek tekelinin b\u00fcy\u00fck ahlaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131, \u00e7irkinli\u011fi ve yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuz ink\u00e2r edilemez. <\/p>\n<p>\u0130nsan eliyle in\u015fa edilen, insan eliyle y\u0131k\u0131labilir. Burada ne bir do\u011fa kanunu, ne de bir yazg\u0131 s\u00f6z konu-sudur. \u015eebekenin, kurnaz ve g\u00fc\u00e7l\u00fc adam\u0131n, kanserli ve hormonlu ya\u015fam elleri olan tekellerin y\u0131k\u0131las\u0131 d\u00fczenlemeleridir s\u00f6z konusu olan. Ya\u015fam\u0131n evrendeki en harika \u00e7iftinin (bilinebildi\u011fi kadar\u0131yla) anlamla\u015fma derinli\u011fini hep derinden hissetmi\u015fim. Kad\u0131nla \u00f6nce d\u00fc\u015f\u00fcnmenin, nerede, ne zaman, ne kadar bozukluk varsa tart\u0131\u015fma ve gidermenin \u00f6nemini t\u00fcm ili\u015fkilerin \u00f6n\u00fcne koyma cesareti g\u00f6sterdim. Sadece g\u00fc\u00e7l\u00fc, d\u00fc\u015f\u00fcnen, iyi, g\u00fczel ve do\u011fru karar verebilen, b\u00f6ylece beni a\u015farken hayran b\u0131rakabilen ve muhatab\u0131m olabilen kad\u0131n, \u015f\u00fcphesiz felsefi aray\u0131\u015f\u0131m\u0131n k\u00f6\u015fe ta\u015flar\u0131ndand\u0131r. Evrendeki ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n s\u0131rlar\u0131n\u0131n bu kad\u0131nla en iyi, g\u00fczel ve do\u011fru taraf\u0131yla anlam bulaca\u011f\u0131na hep inand\u0131m. Ama hi\u00e7bir erke\u011fin beceremeyece\u011fi kadar, \u00f6n\u00fcmdeki \u2018erkek ve sermaye\u2019 mal\u0131yla, doksan bin kocal\u0131 H\u00fcrm\u00fcz\u2019le varolu\u015f tarz\u0131m\u0131 asla payla\u015fmayacak olan ahlak\u0131ma da inand\u0131m. O halde feminizmden de \u00f6te, \u2018jineoloji\u2019 (kad\u0131n bilimi) kavram\u0131 amac\u0131 daha iyi kar\u015f\u0131layabilir.<\/p>\n<p>8- Toplumun Kentle\u015fme Sorunu<\/p>\n<p>Uygarl\u0131\u011f\u0131n di\u011fer ad\u0131 medenile\u015fme, Arap\u00e7a \u2018kentle\u015fme\u2019 anlam\u0131ndad\u0131r. Kentle\u015fme kaynakl\u0131 sorunlar ekolojik sorunlardan daha az ve daha \u00f6nemsiz de\u011fildir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde toplumsal ya\u015fam\u0131n temel tehdit kaynaklar\u0131ndan biri durumundad\u0131r. Nedir kenti bu hale getiren?<\/p>\n<p>D\u00fcz bir anlay\u0131\u015fla kent = s\u0131n\u0131f = devlet form\u00fclleri basitle\u015ftirici olabilir. Ama anlam\u0131n derinli\u011fini ve \u00e7ok y\u00f6nl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc k\u00f6rle\u015ftirir. \u0130nsanl\u0131k k\u00f6y in\u015fa etmek kadar kent in\u015fa etmeyi de toplumun do\u011fas\u0131na uygun d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f ve uygulam\u0131\u015ft\u0131r. Kent toplumsal zek\u00e2n\u0131n yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 mek\u00e2nlar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelir. Kent insanda-ki zek\u00e2 yetene\u011fini tahrik eder, a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Ak\u0131l kentle olduk\u00e7a ba\u011flant\u0131l\u0131 bir geli\u015fim seyri izlemi\u015ftir. \u0130n-san\u0131n kendi g\u00fcc\u00fcn\u00fcn neye kadir olabilece\u011fini fark etti\u011fi mek\u00e2nd\u0131r kent. G\u00fcvenlik getirir. Kendine g\u00fcve-nen daha rasyonel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. D\u00fc\u015f\u00fcnce yeni bulu\u015flara yol a\u00e7ar. \u00dcretim art\u0131\u015f\u0131n\u0131n y\u00f6ntem ve tekniklerini geli\u015ftirir. Bunlar\u0131 deneyimleyen insan, kenti \u0131\u015f\u0131k kayna\u011f\u0131 gibi bilmi\u015f ve hep oraya ko\u015fmak istemi\u015ftir. Kentin tap\u0131nak etraf\u0131nda geli\u015fimi, kendi d\u00f6neminde tap\u0131naklar\u0131n kutsal ak\u0131l ve ruhlar\u0131n topland\u0131\u011f\u0131 yer olmalar\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Toplum ak\u0131l ve kimli\u011fini orada daha \u00e7ok ke\u015ffediyor, yarat\u0131yor. Kentin lehine g\u00fc\u00e7l\u00fc varsay\u0131mlard\u0131r bahsettiklerimiz. <\/p>\n<p>Her ger\u00e7ekte oldu\u011fu gibi, kentin ba\u015fka bir y\u00fcz\u00fc de do\u011fu\u015fuyla birlikte kendini g\u00f6sterecektir: S\u0131n\u0131fla\u015fma ve devletle\u015fme. S\u0131n\u0131fla\u015fman\u0131n maddi temeli, \u015f\u00fcphesiz artan \u00fcretkenliktir. Kentin geli\u015fen ak\u0131l sahiplerinden baz\u0131lar\u0131, e\u011fer insan say\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7o\u011falt\u0131p verimli topraklarda \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131rlarsa, katbekat insan\u0131 doyurabileceklerini deneyimle \u00f6\u011frenmi\u015flerdir. Geriye bu d\u00fczene\u011fi kurmak kalm\u0131\u015ft\u0131r. D\u00fczen bir nevi tekel olan devlettir. \u015eehir \u00e7ap\u0131nda da olsa, bu yeni d\u00fczen \u00f6rg\u00fct\u00fc a\u00e7\u0131k ki tar\u0131m tekeli olarak do\u011fmu\u015ftur. S\u00fcmer \u015fehirleri bu konuda her \u015feyi a\u00e7\u0131kl\u0131yor. M\u0131s\u0131r ve Harappa gibi \u00e7o\u011fu uygarl\u0131k, do\u011fu\u015flar\u0131nda tar\u0131m tekelleridir. \u00dcretimi d\u00fczenleme ayg\u0131tlar\u0131d\u0131r. Yeterince \u00fcretim, en az\u0131ndan \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n bir kat fazlas\u0131na ilave art\u0131k-\u00fcr\u00fcn sunabilecek seviyeye gelince, devletin maddi temeli do\u011fmu\u015f demektir. Devlet denilen olay, asl\u0131nda fazla \u00fcretimden ge\u00e7inenlerdir. Devlete fazlay\u0131 derleme \u00f6rg\u00fct\u00fc demek daha anlaml\u0131 olabilir. \u015eehir buna da uygun mek\u00e2nd\u0131r. Kabile ve k\u00f6y toplumunda son derece g\u00fc\u00e7t\u00fcr bu t\u00fcr ili\u015fkiler. Kabile ve k\u00f6y yap\u0131s\u0131 buna el vermez. Devletin \u015fehirde do\u011fu\u015funun alt\u0131nda bu ger\u00e7eklik yat\u0131yor. B\u00f6ylece insanl\u0131k kentte s\u00f6m\u00fcr\u00fc olgusuyla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yor. Tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 bir ili\u015fki bi\u00e7imiyle tan\u0131\u015f\u0131yor. Yeni sanat\u0131n ad\u0131 art\u0131k \u2018devlet\u00e7ilik\u2019 oluyor. Onu elinde bulunduran nelere kadir olmaz ki! Muazzam bir \u00e7\u0131kar kap\u0131s\u0131 oluyor. K\u00f6le emek\u00e7i bile devlet i\u015fsizli\u011finde eskisinden daha rahat ve g\u00fcvenceli oldu\u011funu anlam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 t\u00fcm\u00fcyle zora ba\u011flamak abartmac\u0131l\u0131k olur. Kentin do\u011fu\u015f \u00f6yk\u00fcs\u00fc a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 b\u00f6yledir. <\/p>\n<p>Baz\u0131 sorunlar\u0131 (s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve g\u00fc\u00e7l\u00fcler \u00f6rg\u00fct\u00fc) olsa da, toplumun rasyonel geli\u015fiminde kentin devrimsel bir ad\u0131m te\u015fkil etti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Aristo, kent b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in ideal n\u00fcfusu be\u015f bin olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Kurulu\u015f d\u00f6neminin kentleri de \u00e7o\u011funlukla bu n\u00fcfustad\u0131r. Yeni insan bile\u015fimi s\u00f6z konusudur. Kabile toplumu a\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Farkl\u0131 kabile ve soydan gelenler, \u015fehir vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 dedi\u011fimiz ba\u011fla birbirlerine ba\u011flan\u0131yorlar. \u2018\u015eehir halk\u0131\u2019, \u2018hem\u015fehriler\u2019, \u2018bajariler\u2019 olu\u015fuyor. Bu geli\u015fme toplumun zenginle\u015fti\u011fini g\u00f6sterir. \u015eehir bu haliyle geli\u015fmenin arac\u0131d\u0131r. Ciddi bir sorun kayna\u011f\u0131 de\u011fildir. T\u00fcm ilk\u00e7a\u011fda, ara s\u0131ra Babil ve Roma hari\u00e7, n\u00fcfus problemi olan kent pek g\u00f6zlemlenmiyor. Toplumsal \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcyle cazibesini s\u00fcrekli peki\u015ftiriyor. S\u00fcmer modeli kendini \u00e7\u0131\u011f gibi artt\u0131r\u0131rken, M\u0131s\u0131r az ve \u00f6z \u015fehir in\u015fa ediyor. Asl\u0131nda M\u0131s\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131 yar\u0131-kent ve k\u00f6yl\u00fc uygarl\u0131\u011f\u0131 olarak tarihte benzersizdir. Ticaret ve zanaatk\u00e2rl\u0131k \u00e7ok geli\u015fiyor. Yollar, mimari, spor, sanat, saray yap\u0131lar\u0131yla tap\u0131na\u011f\u0131n etraf\u0131ndaki yap\u0131 yeni dokula\u015fmalara do\u011fru geni\u015flemi\u015f oluyor. \u00c7o\u011fu kent de askeri garnizon etraf\u0131nda in\u015fa ediliyor. \u00d6zellikle Roma garnizonlar\u0131 birer \u015fehir \u00e7ekirde\u011fidir. Tarih\u00e7iler bu d\u00f6nemde en az on k\u00f6ye bir \u015fehir d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnden bahseder. Yani aralar\u0131nda simbiotik (kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yarar) ili\u015fki vard\u0131r. Demek ki hen\u00fcz kent-k\u00f6y aras\u0131nda da sorun yoktur.<\/p>\n<p>Antik\u00e7a\u011f\u0131n son g\u00f6rkemli kenti Roma, belki de \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n t\u00fcm sorunlar\u0131n\u0131 ba\u011fr\u0131na ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131. Bu da Roma\u2019y\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n hem en g\u00f6rkemli hem de en sorunlu kenti haline getirmi\u015fti. B\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131flara ve topluluklara (aristokrasi, burjuvazi, k\u00f6leler, l\u00fcmpen proleterler, her t\u00fcr etnik grup, her t\u00fcr inan\u00e7 grubu, her t\u00fcr \u0131rk) rastlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. Eski s\u0131n\u0131flar ve topluluklar kal\u0131nt\u0131 halinde, yenileri r\u00fc\u015feym halinde temsil ediliyorlard\u0131. \u00d6te yandan her t\u00fcr ahlak, politika ve idare bi\u00e7imine de rastlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. Krall\u0131klar, cumhuriyet ve demokrasilerin t\u00fcm \u00f6rnekleri (imparatorluk \u00e7ap\u0131nda) deneniyordu. Bilim, sanat, felsefe ve dinlerin b\u00fct\u00fcn kal\u0131nt\u0131 ve r\u00fc\u015feym haliyle \u00f6rneklerine de rastlanabilirdi. Roma ger\u00e7ekten ek\u00fcmenik (evrensel) kentti. B\u00fct\u00fcn yollar\u0131n Roma\u2019ya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n bir anlam\u0131 da bu ger\u00e7eklikti. \u00dc\u00e7 bin be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k merkezi uygarl\u0131\u011f\u0131n zirvesini yans\u0131t\u0131yordu. Y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131 da g\u00f6rkemine lay\u0131k bir \u015fekilde oldu. Uygarl\u0131\u011f\u0131n ba\u015f\u0131na bela iki b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7 olan yoksullar s\u0131n\u0131f\u0131 H\u0131ristiyanlar ile etnisitenin hen\u00fcz g\u00fc\u00e7l\u00fcl\u00fcklerini koruyan gruplar\u0131 (Bunlara barbarlar demek, uygarl\u0131k terminolojisine aldanmak demektir), i\u00e7ten ve d\u0131\u015ftan dalgalar halinde kentin sonunu getireceklerdi. M.S. 476 tarihi sadece bir kentin, Roma\u2019n\u0131n y\u0131k\u0131l\u0131\u015f tarihi de\u011fil, \u00fc\u00e7 bin be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k ilk ve antik\u00e7a\u011f uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir kentin \u015fahs\u0131nda \u00e7\u00fcr\u00fcmesi, \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc ve y\u0131k\u0131l\u0131\u015f tarihidir.<\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011f olarak adland\u0131r\u0131lan d\u00f6nem, kentle\u015fme itibariyle hi\u00e7bir zaman antik\u00e7a\u011fa eri\u015femedi. Kale ve surlar\u0131yla orta\u00e7a\u011f kenti yeknesak ve \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck ba\u015flad\u0131. Orta\u00e7a\u011f kentleri bir nevi derebeylik ve emirliklerin kararg\u00e2hlar\u0131yd\u0131. Etrafta biraz zanaatk\u00e2r ve saray hizmetk\u00e2rlar\u0131n\u0131n toplanmas\u0131yla geni\u015fleme potansiyeli ta\u015f\u0131yorlard\u0131. T\u00fcccar s\u0131n\u0131f\u0131 b\u00fcy\u00fcme ve g\u00f6rkemlilik i\u00e7in ilk h\u0131z\u0131 verse de, Roma, \u0130skenderiye, Antakya, Dara-Nusaybin, Urfa Edessa gibi daha eskiden kalma bu kent \u00f6rneklerini yakalayacak yeni kent in\u015falar\u0131na rastlamak zordur. Say\u0131sal b\u00fcy\u00fckl\u00fckte a\u015fsalar da, mimarl\u0131k ve i\u015flevsellikte (tap\u0131nak, tiyatro, meclis, agora, hipodrom, amfiteatr, hamam, kanalizasyon, i\u015flik vs. binalar\u0131) eskilerin ihti\u015fam\u0131na hi\u00e7 eri\u015femediler. Orta\u00e7a\u011f  ilk\u00e7a\u011f ve antik\u00e7a\u011f\u0131n enkaz\u0131 \u00fczerine kurulan \u00e7ad\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131 ve kentleri gibi bir \u015feydi. Kent hen\u00fcz k\u0131ra, k\u00f6ye \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flayacak konumdan uzakt\u0131. Bir nevi k\u00f6y olu\u015fum okyanusunda adac\u0131klar durumun-dayd\u0131. B\u00fcnyelerinde iktidar ve s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerini ta\u015f\u0131salar da, \u00e7evresel sorun arz edecek durumda de\u011fillerdi. Genel olarak uygarl\u0131k sistemi, sermaye tekelleri nedeniyle yava\u015f yava\u015f \u00e7evreyi kemiriyordu. Toprakta tuzlanma tar\u0131m tekelleriyle ilgiliydi. Bu durum 18. y\u00fczy\u0131l sonlar\u0131na kadar devam edip sorunlar\u0131 daha da a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rd\u0131. <\/p>\n<p>As\u0131l kentle\u015fme bunal\u0131m\u0131 19. y\u00fczy\u0131l sanayi devriminin, end\u00fcstriyalizmin eseri olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu tesad\u00fcf de\u011fildi  end\u00fcstriyalizmin anti-toplumsal do\u011fas\u0131yla ilgiliydi. Kentin ekolojik a\u00e7\u0131dan sorun te\u015fkil eden en \u00f6nemli y\u00f6n\u00fc, \u00e7evreden kopuk bir diyalekti\u011fi ya\u015famas\u0131d\u0131r. K\u00f6y \u00e7evreyle birebir ya\u015far. Her \u015feyiyle ona ba\u011fl\u0131d\u0131r ve onun \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu bilir. Hayvan ve bitkileriyle adeta \u00e7evre diliyle konu\u015farak ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. Ortak bir dil, tar\u0131m dili olu\u015fturulmu\u015ftu. Toplumun kurulu\u015fu bu dilin a\u011f\u0131r etkisini ta\u015f\u0131maktayd\u0131. Kentte durum tersinedir  kent giderek tar\u0131m ve \u00e7evreden kopar. Yeni bir dili, kent dilini geli\u015ftirir. Ayr\u0131 bir rasyonalitesi vard\u0131r. \u00c7evre ak\u0131ll\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ilgisi giderek zay\u0131flamaktad\u0131r. Ticaret, zanaat, sanayi, para i\u015fleriyle ilgili bir dildir kent dili. Bunlar\u0131n akl\u0131n\u0131, bilimini te\u015fkil eder  bunlarca te\u015fkil edilir. Dilin yeni diyalektiksel geli\u015fimi b\u00f6yledir. A\u00e7\u0131k ki, burada \u00e7eli\u015fkili, yabanc\u0131la\u015fmayla y\u00fckl\u00fc bir dil ve zihniyet s\u00f6z konusudur. D\u00f6nemin kentle\u015fmesi eski k\u0131r toplumuyla onun yayg\u0131n klan, kabile, a\u015firet, kavim ve k\u00f6y topluluklar\u0131n\u0131 temsil eden leh\u00e7elerini ve k\u00fclt\u00fcrlerini i\u00e7ine al\u0131r. Kendine \u00f6zg\u00fc bir bilim, sanat, din ve felsefe dili de olu\u015fturmu\u015ftur. S\u0131n\u0131fsal a\u00e7\u0131dan aristokrasi ve \u00f6tekiler olarak iki ana kategori daha olu\u015fmu\u015ftu. \u015eehircilik, bajarilik hen\u00fcz ki\u015filik kazanmam\u0131\u015ft\u0131. Genel toplumun bir uzant\u0131s\u0131 durumundayd\u0131. <\/p>\n<p>19. ve 20. y\u00fczy\u0131l bu tarihsel dengeyi tamamen bozmu\u015ftur. \u015e\u00fcphesiz bu duruma birdenbire gelinmemi\u015fti. \u0130talyan yar\u0131madas\u0131nda 10.-16. y\u00fczy\u0131llarda kentin yeniden y\u00fckseli\u015fi (Venedik, Cenova, Floransa, Milano ve di\u011ferleri), ticaret devriminin 13. y\u00fczy\u0131lda \u0130talya yoluyla Avrupa\u2019ya ta\u015f\u0131nmas\u0131n\u0131 ifade eder. \u0130talyan kentleri s\u00fcrece \u00f6nc\u00fcl\u00fck ederler. R\u00f6nesans\u2019la tekrar Roma\u2019n\u0131n izinde b\u00fcy\u00fcmek isterler. Kent i\u00e7inde ve kentler aras\u0131nda \u00e7ok \u015fiddetli bir rekabet ya\u015fan\u0131r. Ya\u015fanan, uygarl\u0131\u011f\u0131n yeni a\u015famas\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fck kavgas\u0131d\u0131r. T\u00fcm eski ya\u015fam adeta yeniden canlan\u0131r. Ama yeni ko\u015fullar onu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrecektir. Roma taklitle yarat\u0131lamayacakt\u0131r. Ancak Roma\u2019n\u0131n silik kopyalar\u0131 d\u00fczeyine eri\u015filecekti. Merkezi krall\u0131k ve ulus-devlet deneyimi de ba\u015far\u0131ya ula\u015fmayacakt\u0131. Ama \u0130talyan kentlerinin 10.-16. y\u00fczy\u0131llarda Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131na R\u00f6nesans arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00f6nderlik ettikleri tart\u0131\u015fmas\u0131zd\u0131r. Hem kilise olarak (ek\u00fcmen Katolik) hem de laik, sek\u00fcler e\u011filim olarak bu rol oynanm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Alman kent devrimi ilk a\u015famada Hansatik kentler birli\u011fi (yakla\u015f\u0131k M.S. 1250-1450) ile ba\u015flam\u0131\u015f, kendi ticari devrimlerini ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. \u0130kinci d\u00f6nem (M.S. 1400), manifakt\u00fcrel a\u015fama ile belirginle\u015fir. Merkezile\u015fmeye kar\u015f\u0131 kent konfederalizmi yo\u011fun bir m\u00fccadele verir. Bir\u00e7ok k\u00f6yl\u00fc ve yar\u0131-i\u015f\u00e7i gruplar\u0131n, esas olarak da zanaatk\u00e2r tak\u0131mlar\u0131n\u0131n rol oynad\u0131\u011f\u0131 bu m\u00fccadele ve ayaklanmalar yakla\u015f\u0131k d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l s\u00fcrd\u00fc. \u00c7ok kanl\u0131 bir s\u00fcre\u00e7ten sonra, bu ilk kent ve k\u0131r demokratik konfederalizm deneyimleri \u00e7e\u015fitli nedenlerle (ideolojik, \u00f6rg\u00fctsel, \u00f6ndersel) merkeziyet\u00e7i monar\u015fi ve ulus-devlet e\u011filimine yenik d\u00fc\u015ft\u00fc. Yenik d\u00fc\u015fmeselerdi, Avrupa\u2019n\u0131n tarihi farkl\u0131 yaz\u0131labilirdi. Bug\u00fcnk\u00fc Federal Almanya burjuva ulus-devlet fa\u015fizminden bu eski modele evrimsel olarak \u00e7ok yava\u015f bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ya\u015famaktad\u0131r. Ama demokratik konfederalizm olarak de\u011fil, burjuva federalizmi olarak.<br \/>As\u0131l patlamay\u0131 Hollanda ve \u0130ngiltere kentleri yapt\u0131lar. Bunda \u00fc\u00e7 devrimin merkezili\u011fini birlikte ve yo\u011fun ya\u015famalar\u0131 rol oynad\u0131. Ticaret, finans ve sanayi devrimleri, as\u0131l olarak Amsterdam ve Londra\u2019da zafere ula\u015ft\u0131. Kom\u00fcnal federalizm her iki \u00fclkede de kolayca bast\u0131r\u0131ld\u0131. Di\u011fer kent ve k\u0131r halk\u0131, merkeze ve ulus-devlete kolay teslim olmad\u0131. Bunun i\u00e7in Hollanda ve \u0130ngiltere 16. ve 17. y\u00fczy\u0131l devrimleri gerekti. Amsterdam 17. ve 18. y\u00fczy\u0131llarda, Londra ise 19. ve 20. y\u00fczy\u0131llarda bu devrimsel s\u00fcre\u00e7lerin \u00f6nder kentleridir. Her iki kent yeni\u00e7a\u011f d\u00fcnyas\u0131n\u0131n merkezleridir. B\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7iren d\u00fcnya merkezi uygarl\u0131k sistemini y\u00f6netiyorlard\u0131. Hegemonik g\u00fc\u00e7 merkezleriydi. N\u00fcfuslar\u0131 ve \u00e7eli\u015fkileri h\u0131zla b\u00fcy\u00fcd\u00fc. Kentin as\u0131l kanserolojik yap\u0131s\u0131 bu d\u00f6nemde ba\u015flad\u0131. S\u0131ras\u0131yla Fransa, ABD, Do\u011fu Avrupa, Rusya, Uzakdo\u011fu, Latin Amerika, Ortado\u011fu ve Afrika\u2019ya hastal\u0131kl\u0131 yap\u0131lar\u0131yla ta\u015f\u0131nd\u0131lar. 20. y\u00fczy\u0131l kentin tarihte kesin \u00fcst\u00fcnl\u00fck kazanmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 \u2018s\u00fcre\u2019ydi. Eski uygarl\u0131kla birlikte, kom\u00fcnal k\u0131r d\u00fcnyas\u0131n\u0131n on iki bin y\u0131l s\u00fcren paradigmatik d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ba\u015fat rol\u00fcn\u00fc kapitalist kentsel paradigma al\u0131yordu. Kent art\u0131k sadece ticaret, finans ve sanayi merkezi de\u011fildi  ayn\u0131 zamanda t\u00fcm bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn hegemonik merkeziydi. Ba\u015fta \u00fcniversite ve akademik bilim yuvalar\u0131yla, hastane ve hapishaneleriyle, s\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasileriyle kurumla-\u015fan bu paradigma, eski eskataloji (ahiret, uhrevilik) merkezli d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn yerine, kat\u0131 pozitif bak\u0131\u015fla kendini egemen k\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Asl\u0131nda pozitivizm yeni burjuva s\u0131n\u0131f diniydi. Fakat \u2018bilimcilik\u2019 maskesi (\u00f6nemi ola\u011fan\u00fcst\u00fc artm\u0131\u015f olan bilimlerden yararlanarak) takarak kendini sunmay\u0131 daha pratik ve ba\u015far\u0131l\u0131 buluyordu. <\/p>\n<p>Kentlerin bu yap\u0131s\u0131yla toplum ger\u00e7ekten sosyal kansere yakalanm\u0131\u015ft\u0131. Aristo bile on bin n\u00fcfuslu kenti tahayy\u00fcl etmemi\u015fti. Y\u00fcz bin, bir milyon, be\u015f milyon, on milyon, on be\u015f milyon, yirmi milyon ve hedef yirmi be\u015f milyon n\u00fcfuslu kent! Bu, ger\u00e7ek bir kanserolojik b\u00fcy\u00fcme de\u011fil de nedir? B\u00f6yle bir kenti sadece beslemek i\u00e7in orta boy bir \u00fclkeyi \u00e7evresiyle k\u0131sa s\u00fcrede yok etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu b\u00fcy\u00fcmenin hi\u00e7bir mant\u0131\u011f\u0131 yoktur. Toplumun ve kentin do\u011fas\u0131yla birlikte Birinci Do\u011fa\u2019y\u0131 tahrip etmekten ba\u015fka bir sonu\u00e7 vermeyece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Hi\u00e7bir \u00fclke ve \u00e7evre, halk\u0131yla birlikte bu b\u00fcy\u00fckl\u00fckleri uzun s\u00fcre ta\u015f\u0131yamaz. \u00c7evrenin ger\u00e7ek y\u0131k\u0131m nedeni bu kanserolojik b\u00fcy\u00fcmedir. Art\u0131k bir kent kendi \u00fclkesini halk\u0131yla birlikte i\u015fgal, istila ve tahrip edip adeta s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirmektedir. Yeni s\u00f6m\u00fcrgeci g\u00fc\u00e7 kenttir  kentlerdeki k\u00fcresel ticaret, finans ve sanayi tekelleridir, onlar\u0131n plaza \u00fcsleridir. Bu plazalar\u0131n eski kale ve surlar\u0131 aratmayan g\u00fcvenlik tedbirleri bu ger\u00e7e\u011fi do\u011frulamaktad\u0131r. <\/p>\n<p>21. y\u00fczy\u0131l\u0131n emperyalizmi, onun s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi art\u0131k \u00fclkelerin d\u0131\u015f\u0131nda de\u011fil i\u00e7indedir. S\u00f6m\u00fcrgeciler sadece yabanc\u0131lar de\u011fil, daha \u00e7ok ortaklar\u0131d\u0131r. Sadece sermaye tekelleri k\u00fcreselle\u015fmedi  iktidar ve devlet de k\u00fcreselle\u015fti. K\u00fcresel iktidar\u0131n i\u00e7i ve d\u0131\u015f\u0131 ayr\u0131m\u0131 da kalmad\u0131. Ulusal aidiyetlerinin de hi\u00e7bir \u00f6nemi yok-tur  hepsi ortakt\u0131r. Askeri, ekonomik, k\u00fclt\u00fcrel ayr\u0131m\u0131n da anlam\u0131 kalmad\u0131. Ortak dil \u0130ngilizce, k\u00fclt\u00fcr\u00fc Anglo-Sakson, askeri \u00f6rg\u00fct\u00fc NATO, uluslararas\u0131 te\u015fkilat\u0131 BM\u2019dir. Art\u0131k bir, iki de\u011fil, bir\u00e7ok New York (ABD\u2019nin hegemonik merkezi  1930\u2019larda n\u00f6bet Londra\u2019dan devral\u0131nd\u0131), Londra vard\u0131r. K\u00fcresel kentler \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ya\u015f\u0131yoruz. K\u00fcresel \u00e7a\u011f\u0131n kentleri sadece \u00e7evreyi kanser h\u00fccrelerinin h\u0131z\u0131yla yok etmiyor. Zihniyet ve ya\u015fam tarz\u0131yla bir Merihli olsayd\u0131, herhalde ondan daha az acayip ve d\u00fcnyal\u0131 say\u0131lmal\u0131d\u0131r. Kentlinin zaten pek geli\u015fmeyen asaleti daha do\u011fmadan kad\u00fckle\u015fti. Modernlik, modal\u0131k g\u00f6sterimleriyle ger\u00e7ek canavarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gizlemek istiyor. As\u0131l barbar (fa\u015fizm, soyk\u0131r\u0131m, s\u0131n\u0131rs\u0131z k\u00fclt\u00fcrk\u0131r\u0131m, nihayet toplumk\u0131r\u0131m) kenttir. Eski barbar\u0131 (G\u00f6\u00e7men kabilelerin barbar oldu\u011funa hi\u00e7 inanm\u0131yorum) aratmayan her t\u00fcr barbar ki\u015fi ve grup (spor fanati\u011finden AIDS\u2019liye, \u00e7\u0131lg\u0131n partilerden i\u00e7i bo\u015f m\u00fczik gruplar\u0131na, imhac\u0131 b\u00fcrokrasiden piyasa vurguncular\u0131na, ahlak\u0131n hi\u00e7bir ilkesine ba\u011fl\u0131 olmayanlardan robotla\u015fm\u0131\u015f olanlara kadar sanal, sim\u00fclakr hayalet \u00e7\u0131lg\u0131nlar\u0131, medyake\u015f toplum) art\u0131k k\u0131r merkezli de\u011fil kent merkezlidir, bizzat kentin kendisidir. <\/p>\n<p>Modern \u00e7a\u011f\u0131n Babil\u2019leri (Babil\u2019e yaz\u0131k, \u00e7\u00fcnk\u00fc y\u0131k\u0131lana kadar hala soylu ve kutsald\u0131. Yozla\u015fma s\u0131n\u0131rl\u0131yd\u0131) ya\u015fan\u0131yor. Sonunun nas\u0131l gelece\u011fi kestirilemez. Ama gezegenimizin bu d\u00fcnyay\u0131 (kendisine ihanet eden, d\u00fcnya ekolojisini imha etmekte kararl\u0131 ucube d\u00fcnya) ta\u015f\u0131yamayaca\u011f\u0131n\u0131 t\u00fcm bilimsel veriler g\u00f6stermektedir. Tekrar k\u0131ra ta\u015f\u0131nsalar da, her yerlerine kadar hem de \u00e7ok hastal\u0131kl\u0131lar. Kent toplumunun \u2018toplumk\u0131r\u0131m\u2019 s\u0131n\u0131r\u0131nda seyretti\u011fini \u00e7ok iyi kavramak gerekir. <\/p>\n<p>Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz kentin bu durumundan s\u0131n\u0131fsal iktidar ve devletsel yap\u0131lar sorumludur. M\u00fcthi\u015f kent rant\u0131 onlar\u0131 amans\u0131z barbar haline getirip, kent canavarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 (yeni Levithan\u2019\u0131) yaratt\u0131. Bundan t\u00fcm\u00fcyle kent halk\u0131n\u0131n, toplumunun sorumlu tutulamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ama kurunun yan\u0131nda ya\u015f da yan\u0131yor. Varo\u015flar, kentin \u2018yeni H\u0131ristiyanlar\u0131\u2019 bir yol bulmak zorundalar. Yoksa Neron\u2019lardan daha tehlikeli binlerce Neron taraf\u0131ndan yak\u0131lmaktan beter halleri ya\u015famaya mahk\u00fbmlar. S\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131\u015f kent g\u00fczelli\u011fini, ahlak ve akl\u0131n\u0131 kurtarmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. Her toplumsal proje merkezine art\u0131k kent kaynakl\u0131 sorunlar\u0131 (\u00c7oktan hastal\u0131k haline geldiler) almak durumundad\u0131r. T\u00fcm toplumsal ve ekolojik sorunlara ancak bu \u00e7er\u00e7evede anlaml\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmler geli\u015ftirebilece\u011fimiz asla g\u00f6z ard\u0131 edilemez. D\u00fcnyan\u0131n ve toplumun \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc i\u00e7in ba\u015fka neden aramayal\u0131m, yaln\u0131z kent kaynakl\u0131 olanlar daha \u015fimdiden bu rol\u00fc fazlas\u0131yla oynuyorlar. <\/p>\n<p>9- Toplumun S\u0131n\u0131f ve B\u00fcrokrasi Sorunu<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasiye toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n ko\u015fullar\u0131 olarak bakanlar, bu konudaki sorunsalla\u015fmay\u0131 yad\u0131rgayabilirler. S\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sorunlar olabilece\u011fi, ama kendilerinin varl\u0131k olarak sorun te\u015fkil etmeyebilece\u011fi idea edilebilir. Fakat en az kent kadar sorunlu yap\u0131lanmalar olduklar\u0131n\u0131 kavramak gerekir. T\u0131pk\u0131 kent gibi, s\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasi de ilk uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131nda fazla a\u011f\u0131rl\u0131k ve sorun te\u015fkil etmeyebilir. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru sorunlu yap\u0131lar\u0131 daha net ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olabilir. Ama yine de varl\u0131k olarak s\u0131n\u0131fla\u015fma ve buna ba\u011fl\u0131 olarak b\u00fcrokratla\u015fma sorunlu varl\u0131klard\u0131r  toplumsal ahlak ve politika a\u00e7\u0131s\u0131ndan gerekmeyen varl\u0131klard\u0131r. Toplum uzun s\u00fcre bu iki yap\u0131la\u015fmaya kar\u015f\u0131 direndi. \u0130kisini de kolay kabul etmedi. Sert direnmelerle kar\u015f\u0131lad\u0131. Tarih bu direnmelerin \u00f6yk\u00fcleriyle doludur.<\/p>\n<p>Daha sonraki b\u00f6l\u00fcmlerde \u00fczerinde kapsaml\u0131ca duraca\u011f\u0131m\u0131z gibi, toplumsal do\u011fa farkl\u0131l\u0131klar bak\u0131m\u0131n-dan b\u00fcy\u00fck de\u011fi\u015fiklikler ve bi\u00e7imler kazanabilir. Bunlar normal, do\u011fan\u0131n ruhuna uygun geli\u015fmelerdir. Fakat bitki ve hayvan t\u00fcrlerinde geli\u015fmemi\u015f, geli\u015fmesine gerek g\u00f6r\u00fclmemi\u015f baz\u0131 dokular gibi, insan\u0131n toplum do\u011fas\u0131nda da bana g\u00f6re \u00e7e\u015fitlili\u011fi ve farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 anlaml\u0131 k\u0131lacak, onlar\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131, ge\u00e7ici ve i\u015flevselli\u011fi olan s\u0131n\u0131f ve tabakala\u015fmalar (b\u00fcrokrasi de tabakad\u0131r) d\u0131\u015f\u0131nda, ur gibi toplumsal dokulara dek n\u00fcfuz eden a\u015f\u0131r\u0131, kal\u0131c\u0131 ve i\u015flevsiz (hi\u00e7bir yarar\u0131 olmayan) s\u0131n\u0131f ve tabakala\u015fmalar gereksizdir. Uzun s\u00fcre baz\u0131 yararc\u0131klar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan rahip, aristokrasi, burjuva s\u0131n\u0131fsal geli\u015fme anlay\u0131\u015f bulabilir. Fakat t\u00fcm uygarl\u0131k tarihi boyunca oldu\u011fu gibi ideolojik, politik, ekonomik ve askeri hegemonik g\u00fc\u00e7ler olarak kal\u0131c\u0131, a\u015f\u0131r\u0131 bask\u0131c\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc karakterleriyle bunlar\u0131 anlay\u0131\u015fla kabul etmek toplumsal ahlak ve politika a\u00e7\u0131s\u0131ndan m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu y\u00f6nl\u00fc \u00e7eli\u015fki antagonisttir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu halleriyle s\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasi, toplumsal ahlak ve politikan\u0131n ink\u00e2r\u0131 anlam\u0131na gelir. \u00d6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm ko\u015ful \u00e7ok \u00f6nemlidir. Bir farkl\u0131l\u0131k olmak veya ona katk\u0131da bulunmak \u00f6zelli\u011finde olan s\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00d6rne\u011fin S\u00fcmer rahip s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 tap\u0131na\u011f\u0131 t\u00fcm\u00fcyle i\u015flevsiz saymak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Rahipler bilimin, verimli \u00fcretimin, kentle\u015fmenin, dinin, zanaatlar\u0131n, d\u00fczenin ana temellerini burada att\u0131lar. Bir\u00e7ok k\u00fclt\u00fcrel \u00e7\u0131k\u0131\u015fta rahip s\u0131n\u0131f\u0131 benzer rol oynad\u0131. Rahiplere ko\u015fullu anlay\u0131\u015f g\u00f6sterilmesi bu olumlu i\u015flevleri nedeniyledir. Fakat kastla\u015fma, i\u015flevsiz ve a\u015f\u0131r\u0131 b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f halleriyle me\u015fruiyetleri hep tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r ve a\u015fmay\u0131 gerektirir. <\/p>\n<p>Aristokrasi i\u00e7in de buna benzer hususlar ge\u00e7erlidir. Onlar\u0131n da toplumsal geli\u015fmeye sunduklar\u0131 d\u00fczen, verimli \u00e7al\u0131\u015fma, y\u00f6netim zarafeti, sanata ve bilime katk\u0131 rolleri olmu\u015ftur. Anlay\u0131\u015f bu \u00e7er\u00e7evededir. Ama yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 benzer kastla\u015fma, despotla\u015fma, hanedanl\u0131klar ve krall\u0131klar olu\u015fturma, hatta kendilerini tanr\u0131la\u015ft\u0131rmalar hastal\u0131kt\u0131r ve kabul edilemez. Toplumsal ahlak ve politika bu geli\u015fmelerle antagonist \u00e7eli\u015fki i\u00e7indedir. Dolay\u0131s\u0131yla m\u00fccadeleyle a\u015f\u0131lmalar\u0131 do\u011fru bir ahlak ve politikan\u0131n gere\u011fidir. <\/p>\n<p>S\u00f6ylenenler burjuvazi i\u00e7in \u00e7ok daha ge\u00e7erlidir. Bu s\u0131n\u0131f\u0131n ve b\u00fcrokratik ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n geli\u015fmesinin devrimsel d\u00f6nemlerde toplumsal geli\u015fmeye katk\u0131s\u0131 olmu\u015ftur. Ticaret ve dola\u015f\u0131m ara\u00e7lar\u0131 (para ve senet), sanayinin geli\u015ftirilmesinde inisiyatif almalar\u0131, demokrasiyi zaman zaman denemeleri, bilim ve sanata s\u0131n\u0131rl\u0131 katk\u0131lar\u0131 anlay\u0131\u015f gerektiren yanlar\u0131d\u0131r. Ama son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ld\u0131r neredeyse t\u00fcm s\u0131n\u0131fl\u0131 uygarl\u0131k tarihinden daha fazla s\u0131n\u0131fla\u015fma ve b\u00fcrokratla\u015fmaya yol a\u00e7an, bunlar\u0131 kanser h\u00fccreleri gibi artt\u0131ran a\u015f\u0131r\u0131 kal\u0131c\u0131 yap\u0131lanmas\u0131, b\u00fct\u00fcn \u00fcst s\u0131n\u0131fla\u015fmalardan daha fazla ve daha tehlikelidir. S\u0131n\u0131fla\u015fmalar tarihinde ortay\u0131 i\u015fgal eden burjuvazi ve b\u00fcrokrasi, benim paradigmamda kanser rol\u00fcndedir. Toplumsal do\u011fa bu tip s\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasiyi ta\u015f\u0131maya elveri\u015fli de\u011fildir. E\u011fer ta\u015f\u0131t\u0131lmak istenirse, ben de \u201cal sana fa\u015fizm  derim. Bana g\u00f6re fa\u015fizmin bir ba\u015fka tan\u0131m\u0131, toplumsal do\u011fan\u0131n orta s\u0131n\u0131fa (b\u00fcrokrasi ve burjuvazinin toplam\u0131) tepkisidir. Tersi daha do\u011frudur. Orta s\u0131n\u0131f\u0131n topluma kast\u0131d\u0131r fa\u015fizm. Burada kan\u0131tlanan, toplum ile orta s\u0131n\u0131f\u0131n bir arada y\u00fcr\u00fcmeyece\u011fidir. Baz\u0131 ayd\u0131nlar orta s\u0131n\u0131f\u0131 cumhuriyet ve demokrasi rejiminin s\u0131n\u0131f taban\u0131 olarak sunarlar. Liberalizmin en yalan propagandalar\u0131ndan biri de bu sunu\u015ftur. Orta s\u0131n\u0131f cumhuriyet ve demokrasinin ink\u00e2r\u0131nda rol\u00fc en fazla olan s\u0131n\u0131ft\u0131r. Di\u011fer s\u0131n\u0131flar\u0131n bunda rol\u00fc s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca fa\u015fizmden habersizdirler. Bu rol\u00fcyle orta s\u0131n\u0131f a\u015f\u0131r\u0131 kentle\u015fmeyle ayn\u0131 rol\u00fc oynar: Kanserolojik b\u00fcy\u00fcme. Kald\u0131 ki, her ikisi aras\u0131nda s\u0131k\u0131 organik, yap\u0131sal ba\u011f vard\u0131r. Kent bu hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131 orta s\u0131n\u0131f\u0131n oburlu\u011fundan, b\u00fcy\u00fcmesinden ald\u0131\u011f\u0131 gibi, bu t\u00fcrl\u00fc kentler de hep orta s\u0131n\u0131f\u0131 b\u00fcy\u00fct\u00fcrler. <\/p>\n<p>Orta s\u0131n\u0131f zihniyet bak\u0131m\u0131ndan pozitivisttir. Yani en \u00f6z derinlikten yoksun, y\u00fczeysel, olgular\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcp bi\u00e7mekten \u00f6tesini g\u00f6rmeyen, \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fi g\u00f6rmek istemeyen yap\u0131dad\u0131r. Pozitivizmi \u2018bilimcilik\u2019 k\u0131l\u0131f\u0131yla sunmas\u0131na ra\u011fmen, tarihin en putperest (Heykel bollu\u011fu, bu s\u0131n\u0131f d\u00f6neminde \u00e7\u0131\u011f gibi b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fcr) s\u0131n\u0131f\u0131d\u0131r. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte laik ve d\u00fcnyevidir, \u00f6zde en dinci ve hayalperesttir. Buradaki dincili\u011fi, ba\u011fnazl\u0131k derece-sinde \u2018olgucu\u2019 inan\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcnceleridir. Olguculu\u011fun asla ger\u00e7e\u011fin b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. S\u00f6zde laikli\u011fi, \u00f6zde ise laik kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 en hayali projeleri (bir nevi ahiretlik projeler) toplumun \u00f6n\u00fcne utanmadan habire sunmas\u0131d\u0131r. Sermayenin ekonomik, politik, askeri, ideolojik ve bilimsel tekelcili\u011fini k\u00fcresel \u00e7apta geli\u015ftiren s\u0131n\u0131ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla toplum kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 en geli\u015fmi\u015f s\u0131n\u0131ft\u0131r. \u0130ki yolla toplum k\u0131r\u0131m, soyk\u0131r\u0131m y\u00fcr\u00fct\u00fcr. Bir halk\u0131, bir toplulu\u011fu soyundan, \u0131rk\u0131ndan, dininden \u00f6t\u00fcr\u00fc ortadan kald\u0131rmas\u0131, burjuva s\u0131n\u0131f karakteriyle m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015ftur. Daha vahimi, toplum k\u0131r\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u0130ki yolla toplum k\u0131r\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131 y\u00fcr\u00fct\u00fcr: Birinci yol, ulus-devlet ideolojisi ve iktidar kurumla\u015fmas\u0131yla toplumun t\u00fcm g\u00f6zeneklerine kadar kendisini militarizm, sava\u015f olarak dayatmas\u0131d\u0131r. \u0130ktidar\u0131n devletle b\u00fct\u00fcnle\u015ferek topluma kar\u015f\u0131 topyek\u00fbn sava\u015f\u0131d\u0131r bu. Burjuvazi ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc toplumu y\u00f6netemeyece\u011fini deneyimleriyle iyi bilir. \u0130kincisi, 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda patlama g\u00f6steren \u2018medya ve bili\u015fim\u2019 devrimiyle birlikte hayata ge\u00e7irilen hakiki toplum yerine hayali, sanal toplum yaratma eylemidir. Daha do\u011frusu, medyatik bili\u015fimsel bombalama sava\u015f\u0131d\u0131r. Son yar\u0131m y\u00fczy\u0131l bu ikinci sava\u015f bi\u00e7imiyle ba\u015far\u0131yla y\u00f6netilmektedir. Hayali, sanal, sim\u00fclakr toplum ger\u00e7ek toplumsal do\u011fa yerine ge\u00e7ti\u011finde, \u00f6yle san\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, toplum k\u0131r\u0131m rol\u00fcndedir. <\/p>\n<p>Uygarl\u0131k tarihinde ezilen, s\u00f6m\u00fcr\u00fclen s\u0131n\u0131f olarak sunulan k\u00f6le, serf ve i\u015f\u00e7i kategorilerini de\u011fi\u015fik ele almaktan yanay\u0131m. Bu s\u0131n\u0131fla\u015fmalar\u0131n \u00f6zne, demokratiklik rol\u00fc \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r  \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015feyiyle efendisinin zihni ve yap\u0131sal binas\u0131 i\u00e7indedir. \u00d6nemsiz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f bir eki veya uzant\u0131s\u0131 durumundad\u0131r. Tarihte efen-dilerini devirmi\u015f hi\u00e7bir \u00f6zne s\u0131n\u0131fa tan\u0131kl\u0131k edilmemi\u015ftir. Bu durum \u00f6nemli bir ger\u00e7ekli\u011fi yans\u0131t\u0131r. Ezilen ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclen anlam\u0131nda da olsa, s\u0131n\u0131fsal \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131lar toplumun genel g\u00f6vdesinde, a\u011fac\u0131nda bir dal mesafe-sindedir. Dal ne kadar salk\u0131p kopsa da g\u00f6vdeyi etkileyemez veya bu etki s\u0131n\u0131rl\u0131 olur. Bu nedenle toplumu k\u00f6le, efendi, serf, aristokrasi, i\u015f\u00e7i, burjuvazi toplumu \u015feklinde adland\u0131rmak, yanl\u0131\u015f bir terminoloji \u00fcret-meye \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Sosyal bilim bu konuda yeni bir adland\u0131rma ve tan\u0131mlama geli\u015ftirmek durumundad\u0131r. A\u011fac\u0131 nas\u0131l dalla tarif edemezsek, toplumu da ba\u011fr\u0131ndan \u00e7\u0131kan s\u0131n\u0131flarla adland\u0131ramay\u0131z. Ayr\u0131ca ve daha \u00f6nemlisi, k\u00f6le, serf, i\u015f\u00e7i, k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva gibi s\u0131n\u0131flar\u0131 \u00f6znele\u015ftirme, \u00f6vme ve \u00f6nemli devrimci rol y\u00fckleme yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n, ba\u015fta reel sosyalizm ve anar\u015fizm tarihinde de bolca g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi sonu\u00e7 al\u0131c\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131, bunun temelinde bu s\u0131n\u0131flara yanl\u0131\u015f bir \u00f6zne de\u011feri ve devrimci rol y\u00fcklemenin yatt\u0131\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Do\u011fru tutum, her t\u00fcr s\u0131n\u0131fla\u015fmaya kar\u015f\u0131 olmakt\u0131r. Belki k\u00f6lelik, serf ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 da ba\u015flarda, ge\u00e7i\u015f a\u015famas\u0131nda yar\u0131-toplumda iken (\u00e7o\u011funlukla yar\u0131-k\u00f6yl\u00fc, zanaatk\u00e2r) olumlu \u00f6znel, devrimci rol oynam\u0131\u015f olabilir  oynam\u0131\u015ft\u0131r. Ama o da kal\u0131c\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131, b\u00fcy\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc oranda yozla\u015fm\u0131\u015f, \u00fcst s\u0131n\u0131flarla uzla\u015fm\u0131\u015f ve i\u015flevsizle\u015fmi\u015ftir. <\/p>\n<p>Daha da \u00f6nemlisi, bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokrat d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, her iki t\u00fcr s\u0131n\u0131fla\u015fmay\u0131 s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fim farkl\u0131la\u015fma anlam\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda \u00f6znelle\u015ftirmeye, kendilerine moral ve politik de\u011fer y\u00fcklenmesine olumlu bakamaz. S\u0131n\u0131fla\u015fmay\u0131 her iki y\u00f6nden toplum do\u011fas\u0131na ayk\u0131r\u0131l\u0131k, anti-toplum olarak g\u00f6r\u00fcp m\u00fccadele etmek durumundad\u0131r. Bunlar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olmalar\u0131, me\u015fru ve ger\u00e7ek toplumsal de\u011ferler olarak yorumlanmalar\u0131n\u0131 gerektirmez. Bir v\u00fccutta urla\u015fm\u0131\u015f unsurlar\u0131 nas\u0131l normal v\u00fccuttan saymazsak, kar\u015f\u0131m\u0131zdaki toplumsal olgular i\u00e7in de benzer yorum yap\u0131labilir. Ayr\u0131ca ezilen ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclen t\u00fcm s\u0131n\u0131fla\u015fmalar, iktidar ve devlet zoruyla ve hegemonik ideolojileriyle ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015ftir. Bu ko\u015fullar alt\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilen k\u00f6leli\u011fi, serfli\u011fi ve i\u015f\u00e7ili\u011fi ancak mahk\u00fbm edebiliriz. \u201cYa\u015fa \u015fanl\u0131 i\u015f\u00e7i, serf, k\u00f6le!  demek, objektif olarak hegemonik iktidar g\u00fc\u00e7lerini \u00f6vmek ve onaylamak olacakt\u0131r. Marks ve ard\u0131llar\u0131 dahil, bir\u00e7ok ekol\u00fcn bu t\u00fcr s\u0131n\u0131f yorumlar\u0131 ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131n en temel nedenidir. Belki \u00fcst s\u0131n\u0131flar\u0131n bir dereceye kadar bir anlam\u0131 olabilir  ama kan ter i\u00e7indeki s\u0131n\u0131fla\u015ft\u0131rmalar zorla ve ideolojik ikna ile olu\u015fturulduklar\u0131ndan, bu s\u0131n\u0131fla\u015f-t\u0131rmalar\u0131n s\u00fcrekli mahk\u00fbm edilmesi, \u00f6v\u00fclmemesi ve a\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in m\u00fccadele edilmesi en do\u011fru tutumdur. \u00d6zne olamayacak olana \u00f6zne, devrim yapamayacak olana devrimci rol y\u00fcklemek, bu tip sosyal m\u00fccadeleler tarihinde \u00f6rne\u011fi bolca g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi yenilmekten kurtulamaz. Yenilginin nedeni sorunu do\u011fru anlamamak, s\u0131n\u0131fla\u015fmaya yanl\u0131\u015f rol atfetmektir. Yeni d\u00f6nem, 21. y\u00fczy\u0131l sosyal m\u00fccadeleleri bu k\u00f6kl\u00fc yanl\u0131\u015fl\u0131ktan d\u00f6nd\u00fckleri oranda ba\u015far\u0131l\u0131 olabilir.<\/p>\n<p>Burjuvazinin s\u0131n\u0131f sorununu a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 do\u011frudur. S\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 toplumun en ince g\u00f6zeneklerine kadar iktidarla\u015ft\u0131rmas\u0131 (\u0130ktidarla\u015fma, toplum ile sava\u015fmakt\u0131r) ve devlet ile resmile\u015ftirmesi, en geli\u015fkin a\u015famas\u0131n\u0131 ya\u015famakta oldu\u011funun kan\u0131t\u0131d\u0131r. Ba\u015fta i\u015f\u00e7i tavizcili\u011fi olmak \u00fczere, \u2018sermaye ortakl\u0131\u011f\u0131\u2019 ad\u0131 alt\u0131n-da bir\u00e7ok toplum kesimini kendine alet etti\u011fi de bolca g\u00f6zlenmektedir. Neredeyse toplumu yuttu\u011fu bile s\u00f6ylenebilir. Ama yine de en sorunlu s\u0131n\u0131f, hatta toplumu en \u00e7ok sorunlu hale getiren s\u0131n\u0131f oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi de daha fazla do\u011frudur.<\/p>\n<p>B\u00fcrokrasinin her ne kadar tarih boyunca egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n kurumsal uygulama aleti oldu\u011fu do\u011fruysa da, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru son iki y\u00fczy\u0131l\u0131n ulus-devlet bi\u00e7imlenmesiyle daha da boyut kazand\u0131\u011f\u0131, adeta ba\u011f\u0131ms\u0131z s\u0131n\u0131f rol\u00fc oynad\u0131\u011f\u0131, iktidardaki ve devletteki a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131, kendini bizzat devlet sayd\u0131\u011f\u0131 da rahatl\u0131kla s\u00f6ylenebilir. Toplumu demir kafese alan a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir g\u00fc\u00e7 haline geldi\u011fi, t\u00fcm toplumsal alanlara (e\u011fitim, sa\u011fl\u0131k, yarg\u0131, ula\u015f\u0131m, ahlak, politika, \u00e7evre, bilim, din, sanat, ekonomi) el atarak bu rol\u00fcn\u00fc peki\u015ftirdi\u011fi de reddedilmesi zor bir ger\u00e7ekliktir. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumunda (kapitalist modernite) sadece devlet b\u00fcrokrasisi azmanla\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r  adeta onun izinde t\u00fcm tekel d\u00fcnyas\u0131 \u201cAile \u015firketi olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p, profesyonellerce y\u00f6netilen \u015firketler haline gelelim  ad\u0131 alt\u0131nda kendi b\u00fcrokrasilerini \u00e7\u0131\u011f gibi b\u00fcy\u00fctm\u00fc\u015flerdir. B\u00fcrokrasinin a\u015f\u0131r\u0131 b\u00fcy\u00fcmesi \u015firketlerin bu yeni ger\u00e7ekli\u011fiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bir nevi \u015firketlerin \u2018devletle\u015fmesi\u2019 de denebilir. Ger\u00e7ekten ulus-devletin art\u0131k yetersiz kald\u0131\u011f\u0131, yeni devlet in\u015fas\u0131n\u0131n g\u00fcndemde oldu\u011fu ko\u015fullarda k\u00fcresel ve yerel \u015firket devletle\u015fmeleri h\u00e2kim bir e\u011filim olarak geli\u015fim g\u00f6stermektedir. <\/p>\n<p>Toplumun bu iki k\u0131ska\u00e7tan kaynaklanan sorunlar\u0131 g\u00fcnceldir. Adeta t\u00fcm tarihin \u2018\u015fimdisi\u2019dir. Hatta da-ha da ileri giderek, bu ikilinin toplumsal do\u011fay\u0131 (geleneksel toplumu) ahtapot gibi kollar\u0131 aras\u0131nda tutup bo\u011fdu\u011fu ve eritti\u011fi de s\u00f6ylenebilir. Buradan \u00e7\u0131kar\u0131lacak sonu\u00e7 en bunal\u0131ml\u0131 kaotik bir s\u00fcrecin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131, toplumsal \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokratikli\u011fin ancak demokratik uygarl\u0131k yap\u0131l\u0131 bir sistemle m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu, bunun da do\u011frultulmu\u015f bilimle in\u015fa etme m\u00fccadelesini gerektirdi\u011fidir. <\/p>\n<p>10- Toplumun E\u011fitim ve Sa\u011fl\u0131k Sorunlar\u0131 <\/p>\n<p>Fazladan bir konu gibi g\u00f6z\u00fckse de, e\u011fitim ve sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n t\u0131pk\u0131 bilim gibi iktidar ve devlet tekeline ge\u00e7me-sinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sorunlar\u0131 kavramak \u00f6nemlidir. Devletle\u015fmi\u015f bilim nas\u0131l ideolojik hegemonyan\u0131n en etkili arac\u0131 konumunda ise, iktidarla b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f e\u011fitim ve sa\u011fl\u0131k da ayn\u0131 karakteri yans\u0131t\u0131r. <\/p>\n<p>E\u011fitim toplumun deneyimlerinin teorik ve pratik bilgiler halinde mensuplar\u0131na, \u00f6zellikle gen\u00e7lerine \u00f6z\u00fcmsetme \u00e7abas\u0131 olarak tan\u0131mlanabilir. \u00c7ocuklar\u0131n toplumsalla\u015fmas\u0131 toplumun e\u011fitim etkinli\u011fi ile y\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr. \u00c7ocuklar\u0131n e\u011fitimi iktidar ve devletin de\u011fil, toplumun en \u00f6nemli g\u00f6revidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e7ocuklar ve gen\u00e7ler kendisinindir. Hem hak hem g\u00f6rev olarak \u00e7ocuk ve gen\u00e7lerini kendi geleneklerine, toplumsal do\u011fa \u00f6zelliklerine g\u00f6re yeti\u015ftirmek, kendisine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek ya\u015famsal bir konudur  kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrme sorunudur. Hi\u00e7bir toplum varolu\u015f hakk\u0131n\u0131 ve bunun i\u00e7in gen\u00e7lerini e\u011fitme g\u00f6revini ba\u015fka bir g\u00fc\u00e7le payla\u015famaz, devredemez. S\u00f6z konusu g\u00fc\u00e7 devlet veya \u00e7e\u015fitli iktidar ayg\u0131tlar\u0131 bile olsa, bu hak ve g\u00f6revini devredemez. Aksi halde kendini egemenlik tekellerine teslim etmi\u015f say\u0131lacakt\u0131r. E\u011fitim hakk\u0131n\u0131n kutsall\u0131\u011f\u0131 varolu\u015ftan kaynaklanmaktad\u0131r. Hi\u00e7bir g\u00fc\u00e7, ba\u015fta anne-baba olmak \u00fczere, toplumu kadar \u00e7ocuklar\u0131 ve gen\u00e7lerine ne yak\u0131n olabilir, ne de onlar kadar yak\u0131n olma gere\u011fini duyar. Tarih boyunca uygarl\u0131klar\u0131n en b\u00fcy\u00fck toplum kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131ndan biri, toplumu \u00e7ocuklar ve gen\u00e7lerden yoksun b\u0131rakma eylemidir. Bu eylemlerini iki yolla ger\u00e7ekle\u015ftirirler: Ya b\u00fcy\u00fcklerini imha ederek k\u00f6lele\u015ftirir, ya da iktidar kat\u0131nda de\u011ferlendirmek i\u00e7in s\u00f6zde e\u011fitmek amac\u0131yla al\u0131rlar. <\/p>\n<p>Sava\u015flar\u0131n en \u00f6nemli ama\u00e7lar\u0131ndan biri, en de\u011ferli mal olarak \u00e7ocuklar\u0131, k\u0131zlar\u0131, gen\u00e7 erkekleri bu iki yolla i\u00e7lerinde eriterek dev\u015firme ocaklar\u0131 olu\u015fturmakt\u0131r ve olu\u015fturur. \u0130lkel b\u00fcrokrasinin temeli b\u00f6yle ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 gibi, uygarl\u0131k tarihi bir a\u00e7\u0131dan bu y\u00f6ntemle hem toplumu zay\u0131flatma, hem de b\u00fcrokratik ayg\u0131tlar\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc olu\u015fturma eylemidir: Topluma kar\u015f\u0131 toplum olu\u015fturmak  do\u011fal topluma kar\u015f\u0131, iktidar ve devletin toplumunu olu\u015fturmak. Bu olu\u015fumda \u00f6z toplumundan soyutlanm\u0131\u015f \u00e7ocuklar ve gen\u00e7lere bamba\u015fka bir dil, k\u00fclt\u00fcr, tarih \u00f6\u011fretilir. \u00d6z\u00fcne yabanc\u0131la\u015ft\u0131rma temel hedeftir. \u0130ktidars\u0131z ya\u015famalar\u0131 imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Hem ideolojik hem maddi olarak kendilerine en devlet\u00e7i kimlik kazand\u0131r\u0131l\u0131r. Devlet ve iktidar onlar i\u00e7in varolu\u015fun tek ge\u00e7erli yolu haline getirilir. Hem kendilerini devlet ve iktidar sayarlar, hem de b\u00f6ylelikle do\u011fal toplumla z\u0131tla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rlar. Bazen devletin toplumuyla toplumsal do\u011fa ayn\u0131la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Bu yanl\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7eli\u015fkilidir. Uygarl\u0131k tarihi bu \u00e7eli\u015fki \u00fczerine bina edilmi\u015ftir. \u0130ktidarlar\u0131n e\u011fitimi gasp etmelerinin alt\u0131nda bu tarihi ger\u00e7eklikler yatar. Yoksa topluma kar\u015f\u0131 e\u011fitim g\u00f6revi umurlar\u0131nda de\u011fildir. Bir sermaye sahibi i\u015f\u00e7ilerini ne kadar e\u011fitiyorsa, iktidar da h\u00fckmettiklerini o mant\u0131kla, kendi kul-i\u015f\u00e7ileri olarak e\u011fitir. Ad\u0131 b\u00fcrokrasi de olsa, mensuplar\u0131 en alt d\u00fczeyden en \u00fcste kadar kul olarak yeti\u015ftirilir.<br \/>\u00d6zellikle ulus-devlet iktidarlar\u0131 toplumun t\u00fcm \u00e7ocuklar\u0131 ve gen\u00e7leri \u00fczerinde tekellerini \u00f6ncelikle e\u011fitim yoluyla \u00f6rerler. Kendi tarih, sanat, dini ve felsefi zihniyetiyle yo\u011furduklar\u0131 ki\u015filer art\u0131k eski ailelerinin de\u011fil, iktidar sahiplerinin \u00f6z \u00e7ocuklar\u0131, mallar\u0131d\u0131r. B\u00fcy\u00fck yabanc\u0131la\u015fma b\u00f6yle kurumla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Burjuvazi e\u011fitim a\u00e7\u0131s\u0131ndan t\u00fcm halk toplumu \u00fczerinde en yo\u011fun tekeli kuran s\u0131n\u0131ft\u0131r. \u0130lk ve orta e\u011fitimi mecbur k\u0131l\u0131p, i\u015f bulmak isteyenlere de \u00fcniversite diplomas\u0131n\u0131 hat\u0131rlat\u0131nca, toplum gen\u00e7li\u011finin \u00fczerindeki yabanc\u0131la\u015fma ve ba\u011f\u0131ml\u0131la\u015fma k\u0131skac\u0131, kafese al\u0131nma s\u00fcreci zorunluluk kazanm\u0131\u015f demektir. Zor, maddi g\u00fc\u00e7 ve e\u011fitim, toplumu s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirmenin dayan\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7 silahlar\u0131 haline gelmi\u015f demektir. <\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla toplumun uygarl\u0131k tarihi boyunca devlet ve iktidar\u0131n e\u011fitim arac\u0131yla kendine kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc sava\u015ftan en \u00e7ok darbe alm\u0131\u015f oldu\u011fu rahatl\u0131kla belirtilebilir. Toplumlar\u0131n e\u011fitim hakk\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi en zor haklar\u0131d\u0131r. Ulus-devletin ve hegemonik tekellerin devasa g\u00fc\u00e7leri kar\u015f\u0131s\u0131nda toplumun e\u011fitim yoluyla varolu\u015funu sa\u011flama tarihin en zorlu d\u00f6nemine girmi\u015ftir. \u0130deolojik hegemonya son ileti\u015fim devrimiyle t\u00fcm toplum \u00fczerinde y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc medya sava\u015f\u0131yla (s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirmeyi askeri, ekonomik y\u00f6n\u00fc kadar, belki de ondan daha yo\u011fun ve \u00e7akt\u0131rmadan y\u00fcr\u00fctmesi nedeniyle) daha ba\u015far\u0131l\u0131 bir yeniden k\u00fclt\u00fcrel s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi y\u00fcr\u00fctmektedir. Toplumun bu k\u00fclt\u00fcrel fetih ve s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fe kar\u015f\u0131 en temel varolu\u015f ara\u00e7lar\u0131 olan kendi \u00f6z ahlak ve politik m\u00fccadelesiyle direnmesi tek \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve kurtulu\u015f yoludur. Gen\u00e7lerini kaybeden toplum veya tersine, toplumunu kaybeden gen\u00e7lik yenilmi\u015f olmaktan \u00f6te kendi varl\u0131k hakk\u0131n\u0131 kaybetmi\u015f, ona ihanet etmi\u015f demektir. Gerisi \u00e7\u00fcr\u00fcme, da\u011f\u0131lma ve yok olmad\u0131r. Buna kar\u015f\u0131 temel toplumsal g\u00f6revi, varolu\u015funun temel ara\u00e7lar\u0131 olarak kendi e\u011fitim kurumlar\u0131n\u0131 geli\u015ftirmektir. \u0130\u00e7erik olarak bilimsel, felsefi, sanatsal, dilsel yorumlar\u0131n\u0131 bilim-iktidar yap\u0131lanmas\u0131ndan ayr\u0131\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Anlam devrimini ba\u015farmakt\u0131r. Aksi halde toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n ahlaki ve politik dokular\u0131n\u0131 g\u00f6revsel k\u0131lmak m\u00fcmk\u00fcn olmaz. <\/p>\n<p>B\u00f6ylelikle e\u011fitim sorunu \u00f6z\u00fcnde toplumun ahlaki ve politik kurumlar\u0131n\u0131 (dokular\u0131n\u0131) zorunlu k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, ahlak ve politikan\u0131n da esas olarak g\u00f6revi toplumsal e\u011fitimi ger\u00e7ekle\u015ftirmektir. Kendini e\u011fitmeyen toplumun, kendi \u00f6z ahlak ve politik kurumunu geli\u015ftirme ve ayakta tutma imk\u00e2n\u0131 ortadan kalkaca\u011f\u0131 gibi, varolu\u015fu da s\u00fcrekli tehlike alt\u0131nda ya\u015famaktan, \u00e7\u00fcr\u00fcmek ve da\u011f\u0131lmaktan kurtulamaz. <\/p>\n<p>Toplumun sa\u011fl\u0131k sorunu da olduk\u00e7a hassas bir konudur. E\u011fitim kadar \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendi \u00f6z imk\u00e2nlar\u0131yla koruyamayan toplumun temeli, varolu\u015f ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ya tehdit alt\u0131ndad\u0131r veya t\u00fcm\u00fcyle yitirilmi\u015ftir. <\/p>\n<p>Sa\u011fl\u0131k ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 genel ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n bir g\u00f6stergesidir. Fiziki ve ruhi sa\u011fl\u0131k sorunlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zm\u00fc\u015f bir toplumun \u00f6zg\u00fcrle\u015fme imk\u00e2n\u0131 elinde demektir. S\u00f6m\u00fcrge toplumlar\u0131n yayg\u0131n hastal\u0131\u011f\u0131, ya\u015fad\u0131klar\u0131 s\u00f6m\u00fcrge rejimiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Kendi sa\u011fl\u0131k kurumlar\u0131 ve uzmanlar\u0131n\u0131 olu\u015fturmak, toplumun temel hak ve g\u00f6revi olarak g\u00f6r\u00fclmelidir. \u0130ktidar ve devletin bu g\u00f6revi elinden almas\u0131 ve tekelle\u015ftirmesi toplum sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na b\u00fcy\u00fck darbedir. Sa\u011fl\u0131k hakk\u0131 m\u00fccadelesi kendine sayg\u0131 ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc konusundaki hassasiyettir. <\/p>\n<p>Kapitalist modernite e\u011fitim ve sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n ulus-devletle\u015ftirilmesini ya\u015famsal saymaktad\u0131r. Toplumun varolu\u015fsal, sa\u011fl\u0131kl\u0131 ve ayd\u0131nl\u0131kl\u0131 geli\u015fmesinin ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu bu iki alan denetim alt\u0131na al\u0131nmadan, \u00fczerinde tekelci h\u00e2kimiyet in\u015fa edilmeden, genel egemenlik ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi \u00e7ok zordur. Sadece \u00e7\u0131plak militarist zorla toplumun m\u00fclkle\u015ftirilemeyece\u011fi bilindi\u011finden, e\u011fitim ve sa\u011fl\u0131k \u00fczerindeki denetim tekeller a\u00e7\u0131s\u0131ndan ola\u011fan\u00fcst\u00fc \u00f6nem ta\u015f\u0131r. <\/p>\n<p>Bir kez daha g\u00f6r\u00fcyoruz ki, toplumun varolu\u015fsal t\u00fcm sorunlar\u0131n\u0131n temelinde tekelci devlet ve iktidar yatmaktad\u0131r. K\u00e2r-sermaye bu iktidar tekeli olmadan s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez. Buna kar\u015f\u0131 demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n sistemsel m\u00fccadelesi olmadan da toplumun hi\u00e7bir sorunu kal\u0131c\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015famaz. <\/p>\n<p>11- Toplumun Militarizm Sorunu <\/p>\n<p>Militarizm en geli\u015ftirilmi\u015f anti-toplumcu tekelcilik olarak tan\u0131mlanabilir. Toplumsal do\u011fan\u0131n \u00fczerinde bask\u0131 ve istismar ama\u00e7l\u0131 ilk otorite kurma \u00e7abalar\u0131n\u0131n avc\u0131 gelenekli \u2018kurnaz ve g\u00fc\u00e7l\u00fc adam\u2019\u0131n analitik ak\u0131l ve eyleminin sonucu olarak geli\u015fti\u011fini varsaymak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. En g\u00fcc\u00fc yeten, otoritesini esas olarak iki ana grup \u00fczerinde tesis etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r: Yan\u0131ndaki avc\u0131 grubuna ve eve kapatmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 kad\u0131na. S\u00fcrece \u015eamanistik (Proto-rahip) ve Jerontokratik (ya\u015fl\u0131lar grubu) \u00f6\u011felerinin kat\u0131larak ilk hiyerar\u015fik otoritenin hemen bir\u00e7ok toplumda \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imler alt\u0131nda olu\u015ftu\u011funu g\u00f6zlemlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Uygarl\u0131k tarihine ge\u00e7ilmesiyle birlikte g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kurnaz adam ve maiyetinin resmile\u015fen iktidar olarak, devletin (ekonomi \u00fczerinde art\u0131k-\u00fcr\u00fcn gasp\u0131na dayal\u0131 ilk tekelle\u015fme) askeri kolu olarak kendini kurumla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemlemekteyiz. S\u00fcmer toplumunda rahip-krallar d\u00f6neminin hemen ard\u0131ndan I. II. ve III. Ur Hanedanl\u0131klar\u0131 bu ger\u00e7ekle\u015fmeyi yans\u0131tmaktad\u0131r. Bir\u00e7ok toplumda benzer ger\u00e7eklikler s\u00f6z konusudur. G\u0131lgame\u015f Destan\u0131nda bile a\u00e7\u0131k\u00e7a krall\u0131\u011f\u0131n nas\u0131l Tanr\u0131\u00e7a \u0130nanna (kad\u0131n tanr\u0131\u00e7a gelene\u011fi-rahibeli\u011fi) gelene\u011finden kopar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, rahibenin g\u00fc\u00e7s\u00fczle\u015ftirilerek evlere (\u00f6zel-genel) kapat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ad\u0131m ad\u0131m izlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. <\/p>\n<p>G\u0131lgame\u015f\u2019i tarihte ilk komutan olarak simgele\u015ftirirsek, askeri -militarist- gelene\u011fin olu\u015fumunu daha iyi \u00e7\u00f6z\u00fcmleyebiliriz. \u0130\u015fleri kent i\u00e7in gerekli k\u00f6le insanlar\u0131 avlamak \u00fczere sefere \u00e7\u0131kmak (G\u0131lgame\u015f Destan\u0131\u2019nda i\u015fbirlik\u00e7i \u2018Enkidu\u2019nun yard\u0131m\u0131yla bug\u00fcnk\u00fc Irak\u2019\u0131n kuzeyinde), vah\u015fi-barbar dedikleri (Humbaba) kabilelerini avlamakt\u0131r. \u00c7ok a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmektedir ki, as\u0131l barbarl\u0131k ve vah\u015fili\u011fin kayna\u011f\u0131nda kent zorbal\u0131\u011f\u0131 yatmaktad\u0131r. Grek k\u00fclt\u00fcr gelene\u011findeki \u2018barbar\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc kentin bir sapt\u0131rmas\u0131, yalan propagandas\u0131 olarak geli\u015ftirilmi\u015ftir. \u0130deolojik \u00fcst\u00fcnl\u00fck kurmak i\u00e7indir. Kent \u00f6rg\u00fctlenmesine g\u00f6re daha zay\u0131f ve \u00f6rg\u00fct-s\u00fcz olan k\u0131r kabilelerinin s\u00f6ylendi\u011fi anlamda barbar olamayacaklar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Barbarl\u0131k kavram\u0131 uygarl\u0131k tarihinin en b\u00fcy\u00fck yalan ve sapt\u0131rmalar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Kent zorbas\u0131n\u0131n ikinci g\u00f6revi \u2018g\u00fcvenlik\u2019 oluyor. Bunun i\u00e7in en \u00e7ok ba\u015fvurdu\u011fu y\u00f6ntem kale ve surlar dikmek ve hep daha g\u00fc\u00e7l\u00fc, \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc silahlar geli\u015ftirmektir. Bunun i\u00e7in milyonlarca insan\u0131n k\u00f6lele\u015ftirildi\u011fini, serfle\u015ftirildi\u011fini, i\u015f\u00e7ile\u015ftirildi\u011fini, bu stat\u00fcleri kabul etmeyenlerin \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, bu eylemlerin tarih olarak yans\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmek reddedilemez hakikat\u00e7i yakla\u015f\u0131md\u0131r. <br \/>G\u00fc\u00e7leri ile orant\u0131l\u0131 olarak askeri kol, ekonomik de\u011fer s\u0131zd\u0131rman\u0131n en b\u00fcy\u00fck pay\u0131n\u0131 kendisine ay\u0131r\u0131r. Tarihte ganimet ama\u00e7l\u0131 seferler bu ger\u00e7e\u011fi gayet iyi a\u00e7\u0131klar. Ayr\u0131ca devletin temelinde m\u00fclk, m\u00fclk\u00fcn temelinde askeri fetih ve el koyman\u0131n oldu\u011fu da \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Fetheden sahiptir. Bunu eyleminin do\u011fal, vazge\u00e7ilmez hakk\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr, ilan eder. Devlet iktidar g\u00fc\u00e7lerince fethedilen, ele ge\u00e7irilen ba\u015fta toprak olmak \u00fczere m\u00fclk ve ganimetin (ta\u015f\u0131n\u0131r m\u00fclk) toplam\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin \u201cT\u00fcm Osmanl\u0131 memalikiyesi (m\u00fclkleri) padi\u015fah\u0131nd\u0131r  ilkesi bunu ifade eder. Devlet ve askeri fetihler, bu ilke ve bu gelene\u011fin devam\u0131ndan ba\u015fka bir anlama gelmez. Gelenek b\u00f6yle kurulmu\u015f ve her devlet in\u015fas\u0131nda hukukile\u015ftirilerek s\u00fcrd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Askeri kesim bu nedenle kendini devletin, dolay\u0131s\u0131yla m\u00fclk\u00fcn esas sahibi olarak g\u00f6r\u00fcr ve tan\u0131mlarken, tarihsel gelene\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmaktad\u0131r. En g\u00fc\u00e7l\u00fc tekelci kol olmas\u0131 iktidar ve devletin do\u011fas\u0131 gere\u011fidir. Zaten elindeki insan ve silah g\u00fcc\u00fc de rahatl\u0131kla bunu sa\u011flayacak yetenektedir. Sivil b\u00fcrokrasinin zaman zaman pay\u0131n\u0131 (tekelini) artt\u0131rmak i\u00e7in giri\u015fti\u011fi \u00e7abalar\u0131n askeri darbeyle sonu\u00e7lanmas\u0131 da bu temel ger\u00e7eklerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda daha iyi anla\u015f\u0131l\u0131r. \u015e\u00fcphesiz \u2018ilmiye\u2019 ve \u2018kalemiye\u2019 s\u0131n\u0131f\u0131 denilen ideolojik ve b\u00fcrokratik tekelin de iktidar\u0131n ve devletin tesisinde rolleri vazge\u00e7ilmezdir. Ama askerin rol\u00fc kadar belirleyici de\u011fildir. Tarih ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz iktidar ve devlet ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n en y\u00fczeysel incelenmesi bile bu ger\u00e7ekleri do\u011frulamaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan as\u0131l \u00f6nemli hususlardan birincisi, askeriyenin en geli\u015fkin ve belirleyici tekel olmas\u0131d\u0131r. \u0130deolojik olarak sunuldu\u011fu gibi asker-ordu \u015fan, \u015feref, kahramanl\u0131k i\u00e7in de\u011fil (Bunlar i\u015fin \u00f6z\u00fcn\u00fcn \u00f6nemini perdelemek ve \u00e7arp\u0131tmak amac\u0131yla geli\u015ftirilen ideolojik propagandalard\u0131r), iktidar tekelinin vazge\u00e7ilmez \u00f6\u011fesi olarak vard\u0131r. \u00d6z\u00fcnde ekonomiktir. Ordu ekonomiye dayal\u0131 olan, ekonominin \u00fcst\u00fcnde ve uza\u011f\u0131nda duran, ama gelirini (maa\u015f\u0131n\u0131) en garantiye alan, kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131 zor, di\u011fer t\u00fcm tekel kesimlerinin uzla\u015fmak ve payla\u015fmak zorunda olduklar\u0131 tekeldir. Tarihsel temel ve geli\u015fimi boyunca b\u00f6ylesi k\u00f6kl\u00fc kurumsal bir gelenek ve tekeldir. \u00d6z\u00fcnde ekonomik geli\u015fmeyle en yak\u0131ndan ilgili, ama kendini en uzak tutma ihtiyac\u0131n\u0131 duyan s\u0131n\u0131f\u0131n (b\u00fcrokrasinin) tekelidir. Bu y\u00f6n\u00fcyle toplumdan en uzak gibi durur. Daha do\u011frusu, kendisini en iyi ekonomik ve askeri silahlarla m\u00fccehhez k\u0131lm\u0131\u015f, donatm\u0131\u015f tekelci kesimdir. Askeri \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeyi do\u011fru yapmadan, ne ekonomik tekelcili\u011fi ne de devlet ve iktidar tekelcili\u011fini tam olarak kavrayabiliriz. \u00dc\u00e7\u00fc de bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr. Ayn\u0131 \u00f6zden, toplumun art\u0131-de\u011ferlerinden beslenmektedir. Kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda toplumun g\u00fcvenli\u011fini, e\u011fitimini, sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve verimini d\u00fczenlediklerini iddia ederler. Devlet\u00e7ilik, ideolojik devlet kendini b\u00f6yle sunar. Ama ger\u00e7ek ba\u015fka t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr ve ortaya koydu\u011fumuz gibidir. <\/p>\n<p>Askerile\u015fme, militarizm sermaye ve iktidar\u0131n en keskin \u00f6rg\u00fctl\u00fc kolu oldu\u011funa g\u00f6re, toplumu en \u00e7ok h\u00fckm\u00fcne, kafesine kapatan kurum olmas\u0131 i\u015finin do\u011fas\u0131 gere\u011fidir. Militarizm genelde t\u00fcm tarih ve devletlerde topluma s\u0131zan, denetleyen, h\u00fckmeden g\u00fc\u00e7 olmas\u0131na ra\u011fmen, en \u00e7ok orta s\u0131n\u0131f (burjuvazi) \u00e7a\u011f\u0131nda ulus-devlet tekelinde azami seviye kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Ulus-devlette ordu ad\u0131na t\u00fcm toplumun resmen silahs\u0131zland\u0131r\u0131larak, tek silah tekelinin devlet-orduya ge\u00e7mesi belirleyici \u00f6zellik olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde burjuva s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi kadar toplum silahs\u0131zland\u0131r\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00e7ok \u00f6nemli ger\u00e7e\u011fin nedeni s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn yo\u011funla\u015fmas\u0131, buna kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck direni\u015flerin geli\u015fmesidir. Toplum kapsaml\u0131 ve s\u00fcrekli silahs\u0131zland\u0131r\u0131lmadan, t\u00fcm i\u00e7 g\u00f6zeneklerine kadar iktidar\u0131n s\u0131zmas\u0131na ve g\u00f6zetilmesine tabi k\u0131l\u0131nmadan y\u00f6netilemez. Adeta modernitenin \u2018demirden kafesine\u2019 kapat\u0131lmadan toplumla ba\u015f edilemez. K\u00fcresel finans tekel \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n ilaveten medyatik ordusunca da kapat\u0131l\u0131p ku\u015fat\u0131lmadan toplum y\u00f6netilemez. S\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerinin boyutlar\u0131, kendilerini oldu\u011fu gibi ideolojik-medyatik, b\u00fcrokratik-askeri tekellerin olu\u015fumuna da yans\u0131t\u0131r. Kopmaz ba\u011flar i\u00e7inde birbirlerini ko\u015fulland\u0131r\u0131rlar. Son b\u00fcy\u00fck merkezi uygarl\u0131k, s\u00fcper hegemon ve di\u011fer b\u00f6lgesel hegemonlar\u0131n ve t\u00fcm yerel i\u015fbirlik\u00e7ilerinin, toplum \u00fczerinde-i\u00e7inde devasa militarizme dayal\u0131 silahl\u0131 end\u00fcstri sermayesinin di\u011fer tekellerine g\u00f6re \u00f6nceli\u011fi, bu tarihsel ve g\u00fcncel konumlar\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fcnden kaynaklanmaktad\u0131r. Militarizmin kapitalist tekelin fa\u015fizmiyle \u00f6zde\u015fle\u015fmesi de bu \u00f6z ger\u00e7ekli\u011finde anlam\u0131n\u0131 bulmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Elbette t\u00fcm do\u011fal toplum ve yaz\u0131l\u0131 tarih boyunca \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imleri i\u00e7inde toplumlar uygarl\u0131\u011f\u0131n militarist geli\u015fimine kar\u015f\u0131 kendilerini yo\u011funca savunmu\u015flard\u0131r. \u00d6z savunma denilen gelenek de binlerce y\u0131ll\u0131k geli\u015fimi i\u00e7inde \u00e7e\u015fitli direnme, ayaklanma, gerilla, halk savunma ordular\u0131 bi\u00e7iminde kurumla\u015fm\u0131\u015f ve b\u00fcy\u00fck savunma sava\u015flar\u0131 vermi\u015ftir. Savunma sava\u015flar\u0131n\u0131 elbette militarist tekel sava\u015flar\u0131yla bir tutamay\u0131z. Aralar\u0131nda mahiyet, \u00f6z fark\u0131 vard\u0131r. Birisi anti-toplumcu (s\u00f6m\u00fcrgeci, \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fc, yok edici), di\u011feri toplumcu (toplumu koruyan, ahlaki ve politik yeteneklerini \u00f6zg\u00fcr k\u0131lan) karakterdedir. Demokratik uygarl\u0131k, \u00f6z savunman\u0131n sistemle\u015ftirilmesi temelinde, toplumu merkezi uygarl\u0131k\u00e7\u0131 militarizme kar\u015f\u0131 koruma ve savunmad\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info\u00a0\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>A\u00e7\u0131k ki, end\u00fcstriyalizm sorunu hem ekolojik sorunun bir par\u00e7as\u0131, hem de en temel nedenidir. Farkl\u0131 bir ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda yorumlamak tekrar anlam\u0131na gelebilir. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":3227,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-3226","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3226","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3226"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3226\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3227"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3226"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3226"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3226"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}