{"id":3507,"date":"2020-03-15T00:54:54","date_gmt":"2020-03-14T21:54:54","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/d-demokratik-uygarligin-unsurlari\/"},"modified":"2020-03-15T00:54:54","modified_gmt":"2020-03-14T21:54:54","slug":"d-demokratik-uygarligin-unsurlari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/d-demokratik-uygarligin-unsurlari\/","title":{"rendered":"D- Demokratik Uygarl\u0131\u011f\u0131n Unsurlar\u0131"},"content":{"rendered":"<p>14 Aral\u0131k 2011 \u00c7ar\u015famba Saat 08:51<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>B\u00fct\u00fcnl\u00fck ancak farkl\u0131l\u0131klar i\u00e7inde anlam bulabilir. Devlet olarak kenti demokratik uygarl\u0131k unsuru sayamay\u0131z. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1850-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Ahlaki ve politik toplum kapsam\u0131ndaki topluluk birimlerini ayd\u0131nlatmak \u00f6\u011fretici olabilir. Farkl\u0131la\u015fan toplumsal unsurlar\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131 b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn kavranmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da gereklidir. B\u00fct\u00fcnl\u00fck ancak farkl\u0131l\u0131klar i\u00e7inde anlam bulabilir. Devlet olarak kenti demokratik uygarl\u0131k unsuru sayamay\u0131z. Bundan ba\u011f\u0131ms\u0131z, kendi eme\u011fiyle ge\u00e7inen, zanaatk\u00e2r, i\u015f\u00e7i, i\u015fsiz ve her t\u00fcr \u00f6zg\u00fcr meslek sahipleri kentli de olsalar demokratik unsur kapsam\u0131ndad\u0131r. Bu tip konular\u0131 tart\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>a- Klanlar: K\u0131saca de\u011finmi\u015ftik. Toplumun ana h\u00fccresi olarak klanlar\u0131n insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn uzun ya\u015fam maceras\u0131nda \u00f6mr\u00fcn\u00fcn y\u00fczde 98\u2019ini kapsad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftik. \u0130\u015faret dili kullanan, avc\u0131l\u0131k ve toplay\u0131c\u0131l\u0131kla ge\u00e7inen 25-30 ki\u015filik bu gruplar i\u00e7in ya\u015fam ger\u00e7ekten zordu. Yabani hayvanlara yem olmamak, sa\u011fl\u0131kl\u0131 besin bulmak \u00e7ok zordu. \u0130klim bazen \u00e7ok so\u011fuyordu. D\u00f6rt \u00f6nemli buzul d\u00f6nemi ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131. Atalar\u0131m\u0131z deyip ge\u00e7memek gerekir. Onlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7abas\u0131 olmasayd\u0131 bizler olamazd\u0131k. B\u00fct\u00fcnl\u00fck burada aranmal\u0131d\u0131r. Bug\u00fcnk\u00fc t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131m\u0131z bunlar\u0131n hayatta kalma sava\u015flar\u0131n\u0131n sonucudur. Tarih sadece yaz\u0131l\u0131 k\u0131sm\u0131yla tarih olmaz. Ger\u00e7ek tarih toplumsal do\u011fa halimizin milyonlarca y\u0131l \u00f6ncesindeki durumunu hesaba katmadan anlam bulamaz. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131 birle\u015ftirecek ilk hal, belki de klan toplumunun ana \u00f6zellikleriydi. Klan\u0131 ahlaki ve politik toplumun en saf hali olarak nitelemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k. Halen fiziki olarak bir\u00e7ok alanda varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren bu topluluklar geli\u015fmi\u015f toplumlar\u0131n t\u00fcm unsurlar\u0131nda da ana h\u00fccre duru\u015funa devam etmektedir.<\/p>\n<p>b- Aile: Klan\u0131n kendisi aile olarak nitelenmese de ona yak\u0131nd\u0131r. Aile, klan i\u00e7inde ilk farkl\u0131la\u015fan kurumdur. Uzun s\u00fcre anac\u0131l aile olarak ya\u015fand\u0131ktan sonra, k\u00f6y-tar\u0131m devriminden sonra (tahminen M.\u00d6. 5000\u2019lerde) geli\u015fen erkek egemenlikli hiyerar\u015fik otorite alt\u0131nda ataerkil aile d\u00f6nemine ge\u00e7ildi. Y\u00f6netim ve \u00e7ocuklar ailenin erkek b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn denetimine b\u0131rak\u0131ld\u0131. Kad\u0131n \u00fczerindeki sahiplik ilk m\u00fclkiyet d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temeli oldu. Pe\u015fi s\u0131ra erkek k\u00f6leli\u011fine ge\u00e7ildi. Uygarl\u0131k d\u00f6neminde hanedanl\u0131k bi\u00e7iminde geni\u015f ve uzun s\u00fcreli aile bi\u00e7imlerine rastlamaktay\u0131z. Daha basit k\u00f6yl\u00fc, zanaatk\u00e2r aileler de her zaman var olagelmi\u015ftir. Devlet ve iktidarlar aile i\u00e7indeki baba-erke\u011fi kendi otoritelerinin bir kopyas\u0131 olarak rol sahibi k\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. B\u00f6ylece aile, tekellerin en \u00f6nemli me\u015fruiyet arac\u0131 konumuna itildi. Her zaman egemenlik ve sermaye \u015febekelerine k\u00f6le, serf ve i\u015f\u00e7i, emek\u00e7i, asker ve di\u011fer t\u00fcm hizmetler i\u00e7in kaynak rol\u00fcn\u00fc oynad\u0131. Bu nedenle aileye \u00f6nem verildi, kutsalla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Kapitalist \u015febekeler k\u00e2r\u0131n en \u00f6nemli kayna\u011f\u0131n\u0131 aile i\u00e7indeki kad\u0131n eme\u011fi \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri halde, bunu \u00f6rt\u00fcl\u00fc k\u0131larak aileye ek y\u00fck bindirmi\u015flerdir. Aile adeta d\u00fczenin sigortas\u0131 k\u0131l\u0131narak en tutucu d\u00f6nemini ya\u015famaya mahk\u00fbm edilmi\u015ftir. <\/p>\n<p>Aile ele\u015ftirisi \u00f6nemlidir. Ancak ele\u015ftiri temelinde demokratik toplumun ana unsuru olabilir. Sadece kad\u0131n\u0131 de\u011fil (feminizm), t\u00fcm aileyi iktidar\u0131n h\u00fccresi olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeden, demokratik uygarl\u0131k ideali ve uygulamas\u0131 en \u00f6nemli unsurundan mahrum kal\u0131r. Aile a\u015f\u0131lacak bir toplumsal kurum de\u011fildir. Fakat d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilir. Hiyerar\u015fiden kalma kad\u0131n ve \u00e7ocuklar \u00fczerindeki m\u00fclkiyet iddias\u0131 terk edilmeli, e\u015f ili\u015fkilerinde sermaye (her t\u00fcr\u00fc) ve iktidar ili\u015fkileri rol oynamamal\u0131d\u0131r. Cinsin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi gibi g\u00fcd\u00fcsel yakla\u015f\u0131m a\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Erkek-kad\u0131n birlikteli\u011fi i\u00e7in en ideal yakla\u015f\u0131m, ahlaki ve politik topluma ba\u011fl\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck felsefesini esas alan\u0131d\u0131r. Bu \u00e7er\u00e7evede d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ya\u015fayacak aile, demokratik toplumun en sa\u011flam g\u00fcvencesi ve demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n temel ili\u015fkilerinden biri olacakt\u0131r. Resmi e\u015flilikten ziyade do\u011fal e\u015flilik \u00f6nemlidir. Yaln\u0131z ya\u015fama hakk\u0131n\u0131 taraflar her zaman kabul etmeye haz\u0131r olmal\u0131d\u0131r. \u0130li\u015fkilerde k\u00f6lece, g\u00f6z\u00fc k\u00f6rce hareket edilemez. Demokratik uygarl\u0131k alt\u0131nda ailenin en anlaml\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ya\u015fayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Binlerce y\u0131l sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok \u015fey yitiren kad\u0131n b\u00fcy\u00fck sayg\u0131nl\u0131k ve g\u00fc\u00e7 kazanmad\u0131k\u00e7a, anlaml\u0131 aile birlikleri geli\u015femez. Cehalet \u00fczerine kurulu ailenin sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 olamaz. Demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n yeniden in\u015fas\u0131nda aileye d\u00fc\u015fen pay \u00f6nemlidir. <\/p>\n<p>c- Kabile ve A\u015firetler: Aileleri de ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131yan, ayn\u0131 dil ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc ya\u015fayan tar\u0131m-k\u00f6y toplumunda daha \u00e7ok geli\u015fen en \u00f6nemli toplumsal unsurlardand\u0131r. \u00dcretim ve savunma i\u00e7in gerekli toplumsal birliklerdir. Klan ve aile geli\u015fen \u00fcretim ve g\u00fcvenlik sorunlar\u0131nda yetersiz kal\u0131nca, kabile bi\u00e7imine d\u00f6n\u00fc\u015fme gere\u011fi duymu\u015flard\u0131r. Sadece kan ba\u011f\u0131 de\u011fil, \u00fcretim ve g\u00fcvenli\u011fin gerekli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00e7ekirdek toplum unsurlar\u0131d\u0131r. Binlerce y\u0131ll\u0131k gelene\u011fi temsil ederler. Gerici ve h\u0131zla a\u015f\u0131lmas\u0131 gereken kurumlar olarak ilan edilmeleri, kapitalist modernitenin en b\u00fcy\u00fck soyk\u0131r\u0131mlar\u0131ndand\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc insanlar kabile birlikleri i\u00e7inde kald\u0131k\u00e7a kolayca i\u015f\u00e7ile\u015femeyecekler ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclemeyeceklerdi. K\u00f6leci ve feodal efendiler i\u00e7in de kabile varl\u0131\u011f\u0131 tek kelimeyle d\u00fc\u015fmanla \u00f6zde\u015fti. Kabile kendi \u00fcyelerine k\u00f6lelik, serflik ve i\u015f\u00e7ilik yapt\u0131ramazd\u0131. <\/p>\n<p>Kabilenin kom\u00fcnalli\u011fe yak\u0131n bir ya\u015fam\u0131 vard\u0131r. Ahlaki ve politik toplumun en g\u00fc\u00e7l\u00fc ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 toplum bi\u00e7imleni\u015fidir. Her zaman klasik uygarl\u0131klar\u0131n amans\u0131z d\u00fc\u015fmanlar\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcnmeleri, ahlaki ve politik toplum \u00f6zellikleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca fethedilmeleri m\u00fcmk\u00fcn olmazd\u0131. Ya yok olurlard\u0131 ya \u00f6zg\u00fcr kal\u0131rlard\u0131. Fakat zamanla yozla\u015ft\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u0130\u00e7indeki i\u015fbirlik\u00e7iler aile i\u00e7inde oldu\u011fu gibi kabile i\u00e7inde de olumsuz rolleri hep oynam\u0131\u015flard\u0131r. Yine de g\u00f6\u00e7ebeli\u011fi hep \u00f6n planda olan kabileler tarihin ger\u00e7ek yap\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7lerindendir. K\u00f6le, serf, i\u015f\u00e7i hi\u00e7bir zaman kabilenin tarihsel direni\u015f, isyanc\u0131 ve \u00f6zg\u00fcr halini ya\u015famam\u0131\u015f, efendilerin (istisnalar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda) a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak en sad\u0131k bendeleri olmu\u015flard\u0131r. Belki de tarihe s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131 yerine kabile direni\u015f sava\u015f\u0131 olarak bak\u0131lsayd\u0131, \u00e7ok daha ger\u00e7ek\u00e7i yakla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olunurdu. Kabilenin rol\u00fcn\u00fcn k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00f6r\u00fclmesi, bazen olumsuz say\u0131lmas\u0131, hi\u00e7 rol verilmemesi uygarl\u0131k tarihi yap\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n en \u00f6nemli \u00e7arp\u0131tmalar\u0131ndand\u0131r. <\/p>\n<p>A\u015firetler, kabile topluluklar\u0131n\u0131n bir nevi federasyonu olarak daha da \u00f6nem ta\u015f\u0131m\u0131\u015flard\u0131r. Varl\u0131klar\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda k\u00f6leci uygarl\u0131klar\u0131n sald\u0131r\u0131lar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda kazanm\u0131\u015flard\u0131r. Yok olmamak i\u00e7in birle\u015fme ve direnme ihtiyac\u0131 a\u015firet \u00f6rg\u00fctlenmesini do\u011furmu\u015ftur. Askeri ve politik \u00f6rg\u00fctlenmesi h\u0131zla ger\u00e7ekle\u015fen toplum bi\u00e7imleni\u015fidir. Kendili\u011finden bir ordu ve politika g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Zihniyet ve \u00f6rg\u00fctsel birlik esast\u0131r. Uzun bir tarihsel ge\u00e7mi\u015fi ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc beraberlerinde ta\u015f\u0131rlar. Ulus k\u00fclt\u00fcrlerinin ana kayna\u011f\u0131 durumundad\u0131r. \u00dcretime katk\u0131lar\u0131 da k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemez. Kolektif toplumsal yap\u0131lar\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yard\u0131mla\u015fmay\u0131 esas k\u0131lar. Kom\u00fcnal ruh g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. Ulusal karakterin yap\u0131c\u0131 unsurlar\u0131ndand\u0131r. \u0130\u015fbirlik\u00e7ilik geli\u015fti\u011finde daha tehlikeli olabilir. Uygarl\u0131k tarih\u00e7ilerinin t\u00fcm g\u00f6zden d\u00fc\u015f\u00fcrme \u00e7abalar\u0131na ra\u011fmen, tarihin temel motor g\u00fc\u00e7lerindendir. A\u015firetlerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, kom\u00fcnalizm, demokratik gelenek u\u011fruna direni\u015fleri olmasayd\u0131, insanl\u0131k bir kul, s\u00fcr\u00fc kitlesi olmaktan kurtulamazd\u0131. Demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n en temel unsurlar\u0131ndan olmas\u0131 bu \u00f6zellikleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131k tarihi b\u00fcy\u00fck oranda kabile ve a\u015firetlerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, demokrasi ve e\u015fitlik i\u00e7in uygarl\u0131k sald\u0131r\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 direni\u015f, isyan ve ahlaki-politik toplum ya\u015fam\u0131nda \u0131srarl\u0131 tutumlar\u0131n\u0131n tarihidir. Toplumlara as\u0131l rengini veren yine kabile ve a\u015firet yap\u0131lar\u0131d\u0131r. Ulus-devletin bir etnik grubun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131nda t\u00fcm a\u015firet ve kabile k\u00fclt\u00fcrlerini tasfiye etmesi tam bir k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m olmu\u015ftur. Topluma y\u00f6nelik bu b\u00fcy\u00fck soyk\u0131r\u0131m biraz gev\u015fese de, halen en \u00f6nemli tehdittir. Ulus-devlet veya devletin ulusu yerine, demokratik ulus olu\u015fumunda kabile ve a\u015firetler yap\u0131c\u0131 birimler olarak da ba\u015fta gelen rol\u00fc oynayabilirler. Bu neden ve nitelikleriyle a\u015firet ve kabilelerin demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n asli unsurlar\u0131ndan say\u0131lmalar\u0131 son derece anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r. <\/p>\n<p>d- Kavim ve Uluslar: Demokratik uygarl\u0131kta toplumlar\u0131n kavim ve ulus olarak \u015fekillenmeleri ve ya\u015famlar\u0131 klasik uygarl\u0131ktan farkl\u0131d\u0131r. Resmi uygarl\u0131klar, kavim ve uluslar\u0131 egemen hanedan ve etnik grubun bir uzant\u0131s\u0131 olarak kavramla\u015ft\u0131r\u0131rlar. Kavim ve ulus, resmi hanedan ve etnik gruba minnetle bor\u00e7lu k\u0131l\u0131narak \u00f6yk\u00fcle\u015ftirilir. Uydurma bir tarih i\u00e7inde do\u011fal toplum hali \u00f6rtbas edilir. Hanedan ve h\u00e2kim etnik grup i\u00e7inde \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lan ki\u015filerin kahramanla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla kavim ve ulusun babalar\u0131 yarat\u0131lm\u0131\u015f olur. Bir ad\u0131m \u00f6ncesi ve sonras\u0131 tanr\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmad\u0131r. Tarih bir anlamda bu babala\u015ft\u0131rma (atala\u015ft\u0131rma) ve tanr\u0131la\u015ft\u0131rman\u0131n imalat sanat\u0131 olarak i\u015flenir. Ger\u00e7ek ise farkl\u0131d\u0131r. Kabile ve a\u015firetler halinde geli\u015fme kaydeden toplum do\u011fas\u0131 daha yerle\u015fik hale gelip, ortak dil ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc geli\u015ftirdik\u00e7e ve \u00f6z\u00fcndeki ahlaki ve politik toplum kimli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fck\u00e7e, kavim ve ulus olarak \u015fekillenmeye ba\u015flarlar. Toplumlar ba\u015flang\u0131\u00e7tan itibaren kavim ve ulus kimli\u011finde do\u011fmazlar, ancak orta\u00e7a\u011fda kavim ve yak\u0131n\u00e7a\u011fda da ulus kimli\u011fine \u00e7ok daha fazla yakla\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. <\/p>\n<p>Kavim, ulusun bir nevi kimlik malzemesidir. Yak\u0131n\u00e7a\u011fla birlikte iki yoldan ulusla\u015ft\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Resmi uygarl\u0131\u011f\u0131n kavim asabiyetini modern milliyet\u00e7ili\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcp devlet, burjuvazi ve kentin yeni toplum \u015feklini devlet-ulusu olarak belirlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. H\u00e2kim bir etnik grup temel \u00e7ekirdek rol\u00fcn\u00fc oynar. Ona ait kimlik t\u00fcm ulusa mal edilir. Hatta kimlikleri \u00e7ok farkl\u0131 kabile, a\u015firet, kavim ve uluslar zorla bu etnik grubun dil ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7inde eritilmeye tabi tutulur. \u2018Vah\u015fi ulusla\u015ft\u0131rma\u2019 denen yol budur. Tarihin en b\u00fcy\u00fck k\u00fclt\u00fcr katliam\u0131 bu resmi uygarl\u0131k yakla\u015f\u0131m\u0131yla t\u00fcm uluslarda binlerce kabile, a\u015firet, kavim ve ulusun t\u00fcm dil ve k\u00fclt\u00fcrleri \u00fczerinde y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n tarih ve sistem yap\u0131lanmas\u0131 olarak en \u00e7ok \u00fczerinde durulmas\u0131 gereken unsurlar\u0131n ba\u015f\u0131nda bu tip kavim ve uluslar gelmektedir. <\/p>\n<p>\u0130kinci yol ulusla\u015fma, ahlaki ve politik toplum kapsam\u0131ndaki ayn\u0131 veya benzer dil ve k\u00fclt\u00fcr gruplar\u0131n\u0131n demokratik siyaset temelinde demokratik topluma d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesiyle ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Ulusla\u015fmada t\u00fcm kabile, a\u015firet, kavim, hatta aileler ahlaki ve politik toplum birimi olarak yer al\u0131rlar. Kendi dil, leh\u00e7e ve k\u00fclt\u00fcr zenginliklerini yeni ulusa aktar\u0131rlar. Yeni ulusta kesinlikle bir etnik grubun, mezhebin, inanc\u0131n, ideolojinin egemenli\u011fine damga vurmas\u0131na yer yoktur. En zengin sentez, g\u00f6n\u00fcll\u00fcce ger\u00e7ekle\u015ftirilenidir. Hatta bir\u00e7ok farkl\u0131 dil ve k\u00fclt\u00fcr gruplar\u0131 bile ayn\u0131 demokratik siyaset arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla demokratik toplumlar olarak ortakla\u015fa uluslar\u0131n \u00fcst birimi halinde, uluslar\u0131n ulusu kimli\u011finde ya\u015fayabilirler. Toplumsal do\u011faya uygun olan da bu yoldur. Devlet-ulusu y\u00f6nteminde ise, kapitalist modernite yakla\u015f\u0131m\u0131yla do\u011fal toplumdan b\u00fcy\u00fck oranda soyutlanm\u0131\u015f haliyle \u2018tek dil, tek millet, tek vatan, tek (\u00fcniter) devlet\u2019 olarak eski tek din ve tanr\u0131c\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n yeni, laik versiyonu olarak kendini \u015fekillendirmekle sermaye ve iktidar tekelinin ayn\u0131 zamanda devlet bi\u00e7iminin de yeni \u015fekli olmaktad\u0131r. Devlet ulusu, sermaye ve iktidar tekelinin kapitalist d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm a\u015famas\u0131nda toplumun ba\u011fr\u0131na tepeden t\u0131rna\u011fa yerle\u015fmesi, toplumu s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirmesi ve kendi i\u00e7inde eritmesi ger\u00e7e\u011fini ifade eder. Azami iktidar, azami s\u00f6m\u00fcr\u00fc olgusunun ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi bi\u00e7imdir. Toplumun t\u00fcm ahlaki ve politik boyutundan soyutlanarak \u00f6l\u00fcme yat\u0131r\u0131lmas\u0131  bireyin kar\u0131ncala\u015fmas\u0131, b\u00f6ylece fa\u015fist s\u00fcr\u00fc toplumunun olu\u015fturulmas\u0131d\u0131r. Toplumsal do\u011faya en ayk\u0131r\u0131 olan bu model alt\u0131nda derin tarihi, ideolojik etkenler, s\u0131n\u0131f, sermaye ve iktidar etkenleri rol oynamaktad\u0131r. Soyk\u0131r\u0131mlar bu etkenlerin birle\u015fik sonucu olarak ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131k sisteminde ulus olu\u015fumlar\u0131 ve kayna\u015fmalar\u0131 sermaye ve iktidar tekellerinin panzehiri olup, fa\u015fizm ve soyk\u0131r\u0131m illetini (toplumun kanserolojik urla\u015fmas\u0131) nedenleriyle birlikte ortadan kald\u0131rman\u0131n ana yoludur. Bir kez daha kar\u015f\u0131m\u0131za toplumsal do\u011fan\u0131n demokratik uygarl\u0131k karakteriyle uyumu \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>e- K\u00f6y ve Kent Unsurlar\u0131: Demokratik uygarl\u0131k perspektifinde (paradigmas\u0131nda) k\u00f6y ve kentin anlam\u0131 de\u011fi\u015fir. Nas\u0131l ki tar\u0131m ve end\u00fcstri toplum do\u011fas\u0131nda birbiri i\u00e7in gerekli iki \u00fcretim alan\u0131ysa, k\u00f6y ve kent de birbirlerini gereksindiren iki yerle\u015fim birimidir. Aralar\u0131nda mutlaka korunmas\u0131 gereken bir den-ge vard\u0131r. Bu denge a\u015f\u0131l\u0131nca ekolojik felaketin, s\u0131n\u0131f ve devlet azmanla\u015fmas\u0131n\u0131n, sermaye tekelle\u015fmesinin yolu a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olur. Ticaret gayrime\u015fru (fiyat fark\u0131n\u0131 istismar ederek) yola girer. Kente \u2018evet\u2019, ama s\u0131n\u0131f-devlet-sermaye tekelle\u015fmesine \u2018hay\u0131r\u2019 noktas\u0131 \u00f6nemlidir. Kent ve k\u00f6y geli\u015fimi a\u00e7\u0131s\u0131ndan tarihi yorumlamak i\u00e7in bu temel kriterler esas al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Kent-s\u0131n\u0131f-devlet \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcne \u2018uygarl\u0131k\u2019 yaftas\u0131 vurulmas\u0131 tam bir ironidir. Ger\u00e7ek toplumsal do\u011fa \u00e7izgisinde ya\u015fayan topluluklara \u2018vah\u015fi\u2019, \u2018barbar\u2019 denmesi ise yavuz h\u0131rs\u0131z misalini hat\u0131rlat\u0131r. Ger\u00e7ek barbarl\u0131k ve vah\u015fet, toplumsal do\u011fan\u0131n talan\u0131 ve tahribidir ki, bunu yapan kent-s\u0131n\u0131f-devlet \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn\u00fcn ittifak\u0131ndan, yekv\u00fccut halli kentinden ileri gelmektedir. \u0130deolojik hegemonyan\u0131n ger\u00e7ekleri tersy\u00fcz ederek g\u00f6stermesinin \u00f6nemini bir kez daha bu ironik durumda net olarak g\u00f6rebilmekteyiz. \u0130deoloji, hem hakikate yakla\u015ft\u0131rmada hem de uzakla\u015ft\u0131rmada tarih boyunca \u00f6nemini s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr, s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Demokratik uygarl\u0131k kent-s\u0131n\u0131f-devlet \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn\u00fcn birle\u015fik hareketini ger\u00e7ek barbarl\u0131k olarak de\u011ferlendirir  bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda olanlar\u0131n ise ger\u00e7ek ahlaki ve politik toplumu ifade etti\u011fini varsayar, ideolojikle\u015ftirir. <\/p>\n<p>K\u00f6y toplumu ilk yerle\u015fim olgusu olarak \u00f6nemlidir. End\u00fcstri \u00e7a\u011f\u0131nda yenilenerek s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi ekolojik ya\u015fam\u0131n vazge\u00e7ilmez gere\u011fidir. K\u00f6y sadece bir fiziki olgu de\u011fildir, k\u00fclt\u00fcr\u00fcn temel kaynaklar\u0131ndand\u0131r. Aile gibi toplumun temel birimlerindendir. \u015eehrin, end\u00fcstrinin, burjuvazinin s\u0131n\u0131f ve devlet olarak sald\u0131r\u0131s\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi de\u011fi\u015ftirmez. Ahlaki ve politik toplumun en uygun uygulanma birimi olarak da b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Kent ise k\u00f6yle yeniden dengelenmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan hem n\u00fcfus, hem i\u015flevsellik anlam\u0131nda kesin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm sa\u011flanmas\u0131 ko\u015fuluyla gereklidir. S\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bask\u0131 \u00e7ark\u0131n\u0131n merkezi olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 ve toplumsal geli\u015fmenin geli\u015fkin bir boyutu olarak rol oynayabilmesi ancak k\u00f6kl\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Orta s\u0131n\u0131f\u0131n ve sermayenin hem devlet hem \u015firket b\u00fcrokrasileri olarak kanserolojik b\u00fcy\u00fcmesinin mek\u00e2n\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z toplumunun kurtulu\u015funda merkezi bir anlama sahiptir. Mevcut halleriyle kentler kapsam ve anlamlar\u0131yla ger\u00e7ekten toplumu (ekolojik y\u0131k\u0131m ve toplumk\u0131r\u0131m olarak) h\u0131zla t\u00fcketen ana merkezler konumundad\u0131r. Klasik uygarl\u0131\u011f\u0131n iflas\u0131n\u0131 kan\u0131tlayan en sa\u011flam belgelerdir. Roma tekti ve t\u00fcm ilk\u00e7a\u011fd\u0131. \u00c7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc de tekti ve ilk\u00e7a\u011fd\u0131. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz kentleri ise, t\u00fcm toplum yutum (k\u0131r ve k\u00f6y d\u00e2hil) merkezleri olarak kanserolojik toplumun \u00e7o\u011ful ve neredeyse her \u015feyidir. \u0130nsan toplum olarak bu hale d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f kentten kurtulmad\u0131k\u00e7a, kentin onu toplumsal do\u011fa olmaktan \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131ndan ku\u015fku duyulmamal\u0131d\u0131r!<br \/>Demokratik uygarl\u0131k sistemati\u011finde k\u00f6y ve kentin uyumsal birli\u011fi, ideolojik ve yap\u0131sal olarak temel \u00f6nemi haizdir. Toplumsal do\u011fa ancak bu uyum temelinde varolu\u015funu g\u00fcvence alt\u0131nda s\u00fcrd\u00fcrebilir.<\/p>\n<p>f- Zihniyet ve Ekonomik Unsurlar\u0131: Demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n ekonomik temeli, toplumsal art\u0131k-de\u011fer \u00fczerine kurulu sermaye tekelleriyle daimi \u00e7eli\u015fki i\u00e7indedir. Tar\u0131m, ticaret ve end\u00fcstrinin geli\u015fiminde temel toplumsal ihtiya\u00e7lar ve ekolojik unsurlar dikkate al\u0131nmak kayd\u0131yla \u00f6zg\u00fcrce her t\u00fcr faaliyetlerine a\u00e7\u0131kt\u0131r. Tekel k\u00e2r\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndaki kazanc\u0131 me\u015fru sayar. Pazara kar\u015f\u0131 de\u011fildir  tersine, sundu\u011fu \u00f6zg\u00fcr ortam nedeniyle ger\u00e7ek bir serbest pazar ekonomisidir. Pazar\u0131n yarat\u0131c\u0131 rekabet\u00e7i rol\u00fcn\u00fc ink\u00e2r etmez. Kar\u015f\u0131 olunan, spek\u00fclatif kazan\u00e7 y\u00f6ntemleridir. M\u00fclkiyet sorununda \u00f6l\u00e7\u00fc verimliliktir. M\u00fclki olarak tekelin rol\u00fc her zaman verimlilikle \u00e7eli\u015fir. Ne a\u015f\u0131r\u0131 bireysel m\u00fclkiyet\u00e7ilik ne devlet m\u00fclkiyet\u00e7ili\u011fi demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n kapsam\u0131ndad\u0131r. Toplumsal do\u011fada ekonomi her zaman topluluklar halinde y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Tek birey veya devletin ekonomiyle tekelcilik d\u0131\u015f\u0131nda ili\u015fkisi yoktur. Birey ve devletin s\u00f6z sahibi oldu\u011fu ekonomiler zorunlu olarak ya k\u00e2ra ge\u00e7mek ya da iflas etmek durumundad\u0131r. Ekonomi daima gruplar\u0131n i\u015fidir. Ahlaki ve politik toplumun ger\u00e7ek bir demokratik alan\u0131d\u0131r. Ekonomi demokrasidir. Demokrasi en \u00e7ok ekonomi i\u00e7in ge\u00e7erlidir. Bu anlamda ekonomi ne altyap\u0131 ne \u00fcstyap\u0131 olarak yorumlanabilir. Toplumun en temel demokratik eylemi olarak yorumlanmas\u0131 daha ger\u00e7ek\u00e7idir. <\/p>\n<p>Kapitalist ekonomi-politi\u011fin ve Marksist yorumunun soyutlad\u0131\u011f\u0131 ekonomik ili\u015fki analizleri \u00e7ok sak\u0131ncal\u0131d\u0131r. Ekonomi asla patron-i\u015f\u00e7i eylemi olamaz. Ben \u015fahsen patron-i\u015f\u00e7i ikili\u011fini, toplumsal do\u011fan\u0131n temel demokratik (Buna klan, kabile d\u00f6nemlerini d\u00e2hil edersek, ahlaki ve politik toplumun temel faaliyeti demek uygun d\u00fc\u015fer) eylemi olarak ekonominin tekelci h\u0131rs\u0131zlar\u0131 bi\u00e7iminde de\u011ferlendirmek durumundayd\u0131m. Burada i\u015f\u00e7iden kast\u0131m, toplumun di\u011fer yoksullar\u0131ndan, \u00f6zellikle \u00fccretsiz ev kad\u0131n\u0131 ve k\u0131zlar\u0131ndan \u00e7al\u0131nan de\u011ferin ufak bir k\u0131sm\u0131n\u0131n \u00fccret ad\u0131 alt\u0131nda verildi\u011fi tavizci i\u015f\u00e7idir. K\u00f6le ve serf nas\u0131l a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak efendi ve beyinin uzant\u0131lar\u0131 durumundaysa, tavizk\u00e2r i\u015f\u00e7i de her zaman patronun uzant\u0131s\u0131d\u0131r. K\u00f6lele\u015fme, serfle\u015fme ve i\u015f\u00e7ile\u015fmeye ku\u015fkuyla bakmak ve kar\u015f\u0131 durmak, eylemini ve ideolojisini bu temelde geli\u015ftirmek, ahlaki ve politik olman\u0131n ba\u015fta gelen ko\u015fuludur. Nas\u0131l efendi-bey-patron \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc \u00f6vg\u00fcye lay\u0131k de\u011filse, k\u00f6le-serf-i\u015f\u00e7i de bunlar\u0131n uzant\u0131lar\u0131 anlam\u0131nda asla iyi toplumsal kesimler olarak y\u00fcceltilemezler. D\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f toplum kesimleri olarak durumlar\u0131na ac\u0131mak ve bir an \u00f6nce \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmelerine \u00e7al\u0131\u015fmak en do\u011fru tutumdur. <\/p>\n<p>Ekonomi temel mahiyette bir tarihsel toplum eylemidir. Hi\u00e7bir birey (efendi, bey, patron, k\u00f6le, serf ve i\u015f\u00e7i olarak) ve devlet ekonomik eylemin akt\u00f6r\u00fc olamaz. \u00d6rne\u011fin en tarihsel-toplumsal bir kurum olan annelik i\u015finin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7bir patron, bey, efendi, i\u015f\u00e7i, k\u00f6yl\u00fc, kentli birey \u00f6deyemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc annelik toplumun en zor ve gerekli eylemini, ya\u015fam\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesini belirliyor. Sadece \u00e7ocuk do\u011furmaktan bahsetmek istemiyorum. Anal\u0131\u011fa bir k\u00fclt\u00fcr, s\u00fcrekli y\u00fcre\u011fiyle ayaklanma halinde bir olgu, zek\u00e2 y\u00fckl\u00fc eylemin sahibi olarak geni\u015f a\u00e7\u0131dan bak\u0131yorum. Do\u011fru olan da budur. Peki, bu kadar zorunlu, zorlu, eylemli, y\u00fcrek ve ak\u0131l dolu s\u00fcrekli ayaklanma halindeki kad\u0131na \u00fccretsiz emek\u00e7i muamelesi yapmak hangi ak\u0131l ve vicdanla ba\u011fda\u015fabilir? En emek\u00e7i ideoloji olarak Marksizm\u2019in bile akl\u0131na getirmedi\u011fi bu ve benzer toplumsal eylem sahiplerini \u00fccret d\u0131\u015f\u0131 tutup, patronun u\u015fa\u011f\u0131n\u0131 ba\u015fk\u00f6\u015feye oturtan bir ekonomi bilimi, \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc nas\u0131l sosyal olarak sunabilir? Marksist ekonomi fena halde bir burjuva ekonomidir. B\u00fcy\u00fck bir \u00f6zele\u015ftiriye ihtiyac\u0131 vard\u0131r. Cesurca \u00f6zele\u015ftiri yapmadan burjuvazinin \u00e7\u0131kar sahas\u0131nda sosyalizm aramak, t\u0131pk\u0131 y\u00fcz elli y\u0131ll\u0131k hareketin (reel sosyalizmin) iflas\u0131nda, \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcnde (hem de kendili\u011finden) g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, kapitalist sisteme kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z en de\u011ferli hizmettir. \u201cCehennemin yolu iyi niyet ta\u015flar\u0131yla d\u00f6\u015felidir  derken, Lenin ne kadar da do\u011fru s\u00f6yl\u00fcyordu! Acaba kendisi, eyleminde de bu c\u00fcmlenin do\u011frulanaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnebiliyor muydu? \u0130lgili b\u00f6l\u00fcmde bu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri geli\u015ftirmeyi umuyorum. <\/p>\n<p>Ekonomi konusunu tarihsel toplumun ahlaki ve politik ana eylemi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp, gerekirse bir soyutlama ve bilim haline getirmek m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Ama Avrupa merkezli ekonomi-politi\u011fi bilim olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek, belki de S\u00fcmer mitolojisinden sonra en s\u00f6m\u00fcrge bir ikinci mitolojiye akl\u0131n tutsak olmas\u0131 demektir. Radikal bir bilimsel devrim bu alan i\u00e7in hayati rol oynayacakt\u0131r. <br \/>Israrla belirtmeliyiz ki, hi\u00e7bir toplumsal eylem ekonomi kadar ahlaki ve politik olamaz. Bu vasf\u0131yla demokratik siyasetin en \u00f6ncelikli konusu olarak anlam bulmaktan kurtulamaz. Toplum sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in t\u0131ptan bin kat daha gerekli olan tarihsel-toplum ekonomisi \u00fczerinde demokratik uygarl\u0131k sistemi, do\u011fru yorumu kadar ger\u00e7ek bir devrim vaat etmektedir. <\/p>\n<p>Zihniyet unsuru san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar ekonomiden uzak bir \u00fcstyap\u0131 de\u011fildir. Zaten benzeri alt\u00fcst ayr\u0131mlar\u0131 toplumsal do\u011fay\u0131 anlama s\u00fcrecini daha da kar\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Toplumsal do\u011fan\u0131n kendisi do\u011fa zek\u00e2s\u0131n\u0131n en yo\u011fun oldu\u011fu varolu\u015ftur. Ayr\u0131 zihniyet unsurlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek belki abes kar\u015f\u0131lanabilir. Ama bilimin tarihsel-toplumdan kopar\u0131l\u0131p resmi uygarl\u0131\u011f\u0131n hizmetine ko\u015fturulmas\u0131 ve iktidar i\u00e7in en verimli g\u00fc\u00e7 kayna\u011f\u0131 rol\u00fcne d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi, demokratik uygarl\u0131k ya\u015fam\u0131n\u0131n zihniyet ve yap\u0131lanmas\u0131n\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irmeyi \u00f6nemli k\u0131lmaktad\u0131r. Tarih boyunca resmi uygarl\u0131\u011f\u0131n ideolojik hegemonyas\u0131 ve bilimi olarak zihniyet ve yap\u0131lanmas\u0131na kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli bir kar\u015f\u0131 duru\u015f ve alternatif olu\u015fturma eylemi s\u00fcrd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u0130deolojik m\u00fccadele ve alternatif bilim hareketleri her zaman var olagelmi\u015ftir. Klasik uygarl\u0131klar zek\u00e2n\u0131n analitik geli\u015fimini en \u00e7ok istismar eden sistemler olmu\u015flard\u0131r. Kendi istismarc\u0131 ger\u00e7e\u011fini \u00f6rtbas etmek i\u00e7in ipe sapa gelmez her t\u00fcr kand\u0131rmac\u0131, korkutucu, hayalperest k\u0131l\u0131c\u0131 imge ve simge d\u00fczeneklerinden \u00e7ok yararlanm\u0131\u015flard\u0131r. Mitoloji, din, felsefe ve bilimcilik alan\u0131nda kendi maddi ger\u00e7ekliklerini genel toplumsal ger\u00e7eklik olarak sunup, ba\u015fka hakikatleri araman\u0131n bo\u015f \u00e7aba oldu\u011funu hep yaymak istemi\u015flerdir. <\/p>\n<p>Bu \u2018tek\u00e7i\u2019 ideal, sermaye ve tekelin kendini tek do\u011fru yol olarak dayatmalar\u0131n\u0131n izini ta\u015f\u0131r. Birinci ve \u0130kinci Do\u011fan\u0131n muazzam farkl\u0131l\u0131k i\u00e7indeki renklerini adeta griye boyayarak, tek rengin gri oldu\u011funu ispata kalk\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Art\u0131-de\u011ferden toplad\u0131klar\u0131ndan c\u00fczi bir miktar\u0131 entelekt\u00fcel sermaye olarak kullan\u0131p, ideolojik hegemonyay\u0131 hi\u00e7 eksik etmemi\u015flerdir. Okul-e\u011fitim sistemleri ya\u015fam tarzlar\u0131n\u0131n ezberletildi\u011fi yerler haline getirilmi\u015ftir. \u00dcniversiteyi hakikati ve toplumsal kimli\u011fi \u00f6z\u00fcmlemenin alan\u0131 de\u011fil, d\u0131\u015flaman\u0131n ve ink\u00e2r\u0131n alan\u0131 olarak kullanm\u0131\u015flard\u0131r. Bilimin i\u00e7eri\u011fi ve yap\u0131s\u0131, objektiflik ad\u0131na toplumsal do\u011fan\u0131n tarihsel-toplum ger\u00e7ekli\u011fini nesnele\u015ftirip \u00f6zne rol\u00fcnden \u00e7\u0131karmak i\u00e7in \u00f6zenle d\u00fczenlenmi\u015ftir. Kat\u0131 bir uygarl\u0131k\u00e7\u0131 \u00e7izgideki d\u00fczenekler ideal evrensel kural ve formlar olarak sunulmu\u015ftur. <\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n toplumsal do\u011fayla uyumu zihnin geli\u015fiminde de kendini yans\u0131t\u0131r. Klanlar\u0131n en \u00e7ocuksu zihni bile do\u011fayla canl\u0131 ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n fark\u0131ndayd\u0131. \u2018\u00d6l\u00fc do\u011fa\u2019 imaj\u0131, do\u011fadan giderek kopan uygarl\u0131k zihniyetinin bir ihaneti, yak\u0131\u015ft\u0131rmas\u0131d\u0131r. Bug\u00fcnk\u00fc k\u00fcresel finans \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n \u2018para\u2019da g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc canl\u0131l\u0131\u011f\u0131, tanr\u0131l\u0131\u011f\u0131 di\u011fer hi\u00e7bir do\u011fa olu\u015funda g\u00f6rmedi\u011fini dikkate al\u0131rsak, do\u011fa canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve kutsall\u0131\u011f\u0131 konusunda ileride olan g\u00fcn\u00fcm\u00fcz tekelcili\u011fi de\u011fil, klan ger\u00e7ekli\u011fidir. Kabile, a\u015firet, kavim ve demokratik ulusal yap\u0131lanmalar canl\u0131 bir zihniyetin varl\u0131k alanlar\u0131 olmu\u015flard\u0131r. Zek\u00e2 ve yap\u0131, ya\u015famla ba\u011f i\u00e7indir. Analitik ve duygusal zek\u00e2 ancak demokratik uygarl\u0131k sisteminde diyalektik birli\u011fine kavu\u015fabilir. <\/p>\n<p>Resmi okul, akademi, \u00fcniversite d\u00fczenlerine ku\u015fkuyla bakan demokratik uygarl\u0131k zihniyeti, tarih boyunca alternatiflerini geli\u015ftirmekten geri durmam\u0131\u015ft\u0131r. Peygamberlik sistemlerinden filozof okullar\u0131na, tasavvuftan do\u011fa bilimlerine kadar say\u0131s\u0131z makam, derg\u00e2h, ocak, tarikat, medrese, mezhep, manast\u0131r, tekke, cami, kilise, tap\u0131nak geli\u015ftirilmi\u015ftir. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, uygarl\u0131\u011f\u0131n tekil de\u011fil, ikilem hali toplumsal do\u011fan\u0131n her alan\u0131nda kendini g\u00f6stermektedir. Sorun resmi tekil yap\u0131ya bo\u011fulmadan, ikilemin do\u011fac\u0131 ucunda \u00e7\u00f6z\u00fcmsel olup, \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 demokratik uygarl\u0131k se\u00e7ene\u011fi olarak geli\u015ftirebilmektir. <\/p>\n<p>g\u2013 Demokratik Siyaset ve \u00d6z savunma Unsurlar\u0131: Demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n siyaset ve g\u00fcvenlik unsurlar\u0131 ahlaki ve politik toplumun varolu\u015funda temel rol oynarlar. Kendisi zaten politik olan toplum anlay\u0131\u015f\u0131nda di\u011fer bir demokratik siyaset kategorisi fazla gelebilir. Fakat ikisi aras\u0131nda fark vard\u0131r. Politik toplumda her zaman demokratik siyaset uygulanmayabilir. Kald\u0131 ki, resmi uygarl\u0131\u011f\u0131n tarihi boyunca politik topluma dayat\u0131lan ezici \u00e7o\u011funlukla despotik krall\u0131k egemenli\u011fidir. Egemenlik alt\u0131ndaki politik toplum t\u00fcm\u00fcyle yok olmaz. Ama kendini demokratikle\u015ftiremez. Nas\u0131l her zaman kulak sahibi olmak duymak i\u00e7in yeterli de\u011filse, ayr\u0131ca sa\u011fl\u0131kl\u0131 olmak gerekiyorsa, benzer bi\u00e7imde politik dokunun olmas\u0131 her zaman \u00f6zg\u00fcr i\u015fledi\u011fi anlam\u0131na gelmez. Dokunun sa\u011fl\u0131kl\u0131 i\u015flemesi ancak demokratik ortam\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Demokratik ortam\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na, politik toplumun siyaset yap\u0131lanmas\u0131na genel olarak demokratik siyaset demek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Demokratik siyaset sadece bir tarz de\u011fil, kurum b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de ifade eder. Partiler, gruplar, meclisler, medya, miting vb. bir\u00e7ok kurumla\u015fma olmasa, demokratik siyaset prati\u011fi geli\u015fmez. Kurumlar\u0131n as\u0131l rol\u00fc tart\u0131\u015fma ve karar almad\u0131r. Toplumun t\u00fcm ortak i\u015flerinde tart\u0131\u015fma ve karar alma olmadan ya\u015fam y\u00fcr\u00fcmez. Sonu\u00e7 ya kaos ya da diktat\u00f6rl\u00fckle sonu\u00e7lan\u0131r. Demokratik olmayan toplumun kaderi hep b\u00f6yledir. Kaosla diktat\u00f6rl\u00fck u\u00e7lar\u0131 aras\u0131nda salland\u0131r\u0131l\u0131p dururlar. B\u00f6ylesi ortamlarda ahlaki ve politik toplumun geli\u015fmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. O halde politik m\u00fccadelenin, yani demokratik siyasetin \u00f6ncelikli hedefi, demokratik toplumun olu\u015fumu ve bu \u00e7er\u00e7evede ortak i\u015flerin tart\u0131\u015fma ve kararla en iyi hal yoluna konulmas\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Ger\u00e7ek i\u015flevinden uzak tutulan ve burjuva demokrasisi denilen ortam ve kurumlar\u0131nda siyasetin amac\u0131, \u00f6ncelikle iktidar olmakt\u0131r. \u0130ktidar ise tekelden pay almakt\u0131r. Demokratik siyasetin b\u00f6ylesi hedefleri olamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Velev ki iktidar kurumlar\u0131nda (\u00f6rne\u011fin h\u00fck\u00fcmet) yer al\u0131nd\u0131, o zaman bile temel i\u015f yine ayn\u0131d\u0131r. Bu i\u015f tekelden pay kapma de\u011fil, toplumun ortak hayati \u00e7\u0131karlar\u0131 i\u00e7in do\u011fru kararlar alabilmektir  uygulamalar\u0131 takiptir. Burjuva demokrasilerinde kural olarak yer al\u0131nmaz demek anlaml\u0131 bir yakla\u015f\u0131m de\u011fildir. Fakat ko\u015fullu yer almay\u0131 bilmek gerekir. \u0130lkesizlik hep egemen s\u0131n\u0131f sahte politikac\u0131l\u0131\u011f\u0131na yarar. <\/p>\n<p>Demokratik siyasetin yetkin kadro, medya, parti \u00f6rg\u00fctlenmeleri, sivil toplum \u00f6rg\u00fctleri, s\u00fcrekli toplum e\u011fitim \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ve propaganda gerektirdi\u011fi asla g\u00f6z ard\u0131 edilemez. Toplumun t\u00fcm farkl\u0131l\u0131klar\u0131na sayg\u0131l\u0131 yakla\u015f\u0131m, farkl\u0131l\u0131k temelinde e\u015fitlik ve uzla\u015f\u0131 gere\u011fi, tart\u0131\u015fma \u00fcslubu kadar i\u00e7eri\u011fi, siyasi cesaret, ahlaki \u00f6ncelik, konulara \u2018hakimiyet\u2019, tarih ve g\u00fcncellik bilinci, b\u00fct\u00fcnsel-bilimsel yakla\u015f\u0131m, sonu\u00e7 almada ve ba\u015far\u0131l\u0131 olmada demokratik siyasetin gerekli \u00f6zellikleri olarak s\u0131ralanabilir.<\/p>\n<p>\u00d6z savunma, ahlaki ve politik toplumun g\u00fcvenlik politikas\u0131d\u0131r. Daha do\u011frusu, kendini savunamayan toplumun ahlaki ve politik vasf\u0131 anlam\u0131n\u0131 kaybeder. Toplum ya s\u00f6m\u00fcrgele\u015fmi\u015ftir, eriyip \u00e7\u00fcr\u00fcmektedir  ya da direni\u015ftedir, ahlaki ve politik vasf\u0131n\u0131 yeniden kazanmak ve i\u015flerli\u011fe kavu\u015fturmak istemektedir. \u00d6z savunma, bu s\u00fcrecin ad\u0131d\u0131r. Kendisi olmakta \u0131srar eden, s\u00f6m\u00fcrgele\u015fme ve her t\u00fcrl\u00fc tek tarafl\u0131 dayat\u0131c\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131klar\u0131 reddeden toplum, bu tutumunu ancak \u00f6z savunma olanaklar\u0131 ve kurumlar\u0131yla geli\u015ftirebilir. \u00d6z savunma sadece d\u0131\u015ftan tehlikelere kar\u015f\u0131 olu\u015fmaz. Toplumun i\u00e7 yap\u0131lanmalar\u0131nda da \u00e7eli\u015fki ve gerginlik her zaman m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Unutmamak gerekir ki, tarihsel-toplumlar uzun s\u00fcredir s\u0131n\u0131fl\u0131 ve iktidarl\u0131 olup, daha uzun s\u00fcre bu \u00f6zelliklerini korumak isteyen g\u00fc\u00e7ler olacaklard\u0131r. Bu g\u00fc\u00e7ler varl\u0131klar\u0131n\u0131 korumak i\u00e7in t\u00fcm g\u00fc\u00e7leriyle direneceklerdir. Dolay\u0131s\u0131yla \u00f6z savunma yayg\u0131n bir toplumsal talep olarak uzun s\u00fcre toplumun g\u00fcndeminde \u00f6nemli bir yer tutacakt\u0131r. Karar g\u00fcc\u00fc \u00f6z savunma g\u00fcc\u00fcyle peki\u015fmeden kolay y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konulamaz. <\/p>\n<p>Kald\u0131 ki, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde toplumun sadece d\u0131\u015f\u0131ndan de\u011fil, i\u00e7inden de t\u00fcm g\u00f6zeneklerine kadar s\u0131zan bir iktidar ger\u00e7e\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nday\u0131z. Toplumun uygun t\u00fcm g\u00f6zeneklerinde benzer \u00f6z savunma gruplar\u0131 olu\u015fturmas\u0131 hayatidir. \u00d6z savunmas\u0131z toplumlar, sermaye ve iktidar tekellerince teslim al\u0131nm\u0131\u015f ve s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmi\u015f toplumlard\u0131r. Tarih boyunca klandan kabile ve a\u015firetlere, kavim ve uluslardan dinsel cemaatlere, k\u00f6yden kentlere kadar her toplum biriminin daima bir \u00f6z savunma sorunu olmu\u015ftur. Sermaye ve iktidar tekeli, av pe\u015findeki kurt sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131ndad\u0131r  \u00f6z savunmadan yoksun olanlar\u0131 hep koyun s\u00fcr\u00fcleri gibi darmada\u011f\u0131n edip istedi\u011fi kadar el koymu\u015ftur. <\/p>\n<p>Demokratik toplum olmada ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmede en az sermaye ve iktidar tekellerinin sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclerini s\u0131n\u0131rland\u0131racak \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00f6z savunma yap\u0131lanmas\u0131n\u0131 ve eylemlili\u011fini olu\u015fturup haz\u0131r, i\u015fler halde tutmak \u015fartt\u0131r. Uzun s\u00fcre sermaye ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131yla i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fanaca\u011f\u0131na g\u00f6re, iki yanl\u0131\u015fa d\u00fc\u015fmemek \u00f6nemlidir: Birinci yanl\u0131\u015f, ci\u011feri kediye emanet etmek gibi, kendi \u00f6z g\u00fcvenli\u011fini tekelci d\u00fczene teslim etmektir. Bunun y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 binlerce \u00f6rnekle ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u0130kinci yanl\u0131\u015f, devlete kar\u015f\u0131 hemen devlet gibi olmak parolas\u0131yla iktidar ayg\u0131t\u0131 olmaya \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r. Reel sosyalizm deneyimleri bu konuda yeterince ayd\u0131nlat\u0131c\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla anlaml\u0131, i\u015flerli\u011fi olan bir \u00f6z savunma demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n tarihte, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ve gelecekte de g\u00f6z ard\u0131 edemeyece\u011fi bir unsuru olmaya devam edecektir. <\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n unsurlar\u0131n\u0131 daha da \u00e7o\u011falt\u0131p a\u00e7\u0131klamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ama konunun anla\u015f\u0131labilmesi ve \u00f6neminin kavranmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu sunumun yeterli oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info\u00a0\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>B\u00fct\u00fcnl\u00fck ancak farkl\u0131l\u0131klar i\u00e7inde anlam bulabilir. Devlet olarak kenti demokratik uygarl\u0131k unsuru sayamay\u0131z. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":3508,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-3507","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3507","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3507"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3507\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3508"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3507"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3507"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3507"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}