{"id":3594,"date":"2020-03-15T00:56:04","date_gmt":"2020-03-14T21:56:04","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/8-kapitalist-moderniteye-karsi-demokratik-modernite\/"},"modified":"2020-03-15T00:56:04","modified_gmt":"2020-03-14T21:56:04","slug":"8-kapitalist-moderniteye-karsi-demokratik-modernite","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/8-kapitalist-moderniteye-karsi-demokratik-modernite\/","title":{"rendered":"8- Kapitalist Moderniteye Kar\u015f\u0131 Demokratik Modernite"},"content":{"rendered":"<p>12 \u015eubat 2012 Pazar Saat 10:06<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Avrupa merkezli sosyal bilimlerin hakikati ara\u015ft\u0131rma metotlar\u0131 \u00f6z\u00fc gere\u011fi hegemonisttir. Hakikatin alternatif yollar\u0131n\u0131 iki temel y\u00f6ntemle adeta imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131rlar: <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1989-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>\t\t\t\t\t\tAvrupa merkezli sosyal bilimlerin hakikati ara\u015ft\u0131rma metotlar\u0131 \u00f6z\u00fc gere\u011fi hegemonisttir. Hakikatin alternatif yollar\u0131n\u0131 iki temel y\u00f6ntemle adeta imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131rlar: Birincisi, monist (bireyci) evrenselci yakla\u015f\u0131md\u0131r. Hakikat her zaman \u2018bir\u2019e indirgenmektedir. \u0130kincisi, s\u0131n\u0131rs\u0131z g\u00f6reselci modeldir. Herkesin kendine g\u00f6re bir hakikatinin var oldu\u011funu s\u00f6ylerken, \u00f6z\u00fcnde hakikatin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade etmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Hi\u00e7bir \u015feyin de\u011fi\u015fmedi\u011fini iddia etmek i\u00e7in her \u015feyin de\u011fi\u015fti\u011fini s\u00f6ylemek gibi bir \u015feydir bu. \u0130ki y\u00f6ntemin de indirgemecilikte birle\u015ftikleri a\u00e7\u0131kt\u0131r. Gerek evrenselci \u2018bircilik\u2019, gerek g\u00f6reselci \u2018tekillik\u2019 hakikati tek\u2019e indirgemekle hegemonik karakterlerini a\u00e7\u0131k\u00e7a yans\u0131tm\u0131\u015f oluyorlar. <br \/>\u015e\u00fcphesiz bu y\u00f6ntemlerin arkas\u0131nda uygarl\u0131k tekelcili\u011fi yatmaktad\u0131r. Temelleri S\u00fcmer rahiplerinin en b\u00fcy\u00fck tanr\u0131 olarak \u2018En\u2019i in\u015fa ettikleri d\u00f6nemlere kadar uzanmaktad\u0131r. \u2018En\u2019in y\u00fcceltilmesinin nedeni, y\u00fckselen hiyerar\u015fi ve \u015fehir-s\u0131n\u0131f-devlet tekelcili\u011fini me\u015frula\u015ft\u0131rma, toplumsal zihniyete egemen ve hegemon (Egemen ve hegemonun ayn\u0131 k\u00f6kenli oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmekteyim) k\u0131lma ihtiyac\u0131d\u0131r. Yunan felsefesindeki ilk neden, en b\u00fcy\u00fck icat olarak tanr\u0131 (Eflatun ve Aristo\u2019da tanr\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131) hep ayn\u0131 kaynaktan gelmektedir. Tek tanr\u0131l\u0131 dinlerde \u2018En\u2019in b\u00fcr\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc bi\u00e7im, \u00e2lemlerin tanr\u0131s\u0131 olan \u2018Allah\u2019t\u0131r. \u2018El\u2019, \u2018Ellahi\u2019den gelir. Roma y\u00fckseli\u015finde kar\u015f\u0131m\u0131za \u2018J\u00fcpiter\u2019 olarak \u00e7\u0131kar. Tanr\u0131-krall\u0131k, imparatorluk rejimlerinin in\u015fa edildikleri her toplumun \u00fcst\u00fcnde bu tip din veya mitolojik me\u015frula\u015ft\u0131rma kavramlar\u0131yla me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131klar\u0131 \u00e7ok\u00e7a g\u00f6zlemlenen bir husustur. Hemen her krall\u0131k, imparatorluk ve despotik rejimde benzer bir kavram y\u00fcceltilmesi, bir ideolojik hegemonya \u00e7abas\u0131 g\u00f6r\u00fcnmektedir. Zira bu y\u00f6nl\u00fc bir zihni hegemonya olmadan, bu rejimlerin kal\u0131c\u0131 olmalar\u0131 zordur. <br \/>Avrupa kapitalist tekelcili\u011fi (uygarl\u0131\u011f\u0131n yeni hegemonik merkezi ve bi\u00e7imi olarak) 16. y\u00fczy\u0131lda y\u00fckselirken, benzer bir \u00e7aba olmadan egemen olmay\u0131 ba\u015faramayaca\u011f\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k\u00e7a fark\u0131ndad\u0131r. Tarihte ilk defa o d\u00f6neme kadar kendini toplumun yar\u0131klar\u0131nda, dehlizlerinde saklam\u0131\u015f para-sermaye (tar\u0131m, ticaret ve bizzat iktidar ayg\u0131t\u0131 olarak sermayeden farkl\u0131 bir sermaye bi\u00e7imi), hegemonik g\u00fc\u00e7 olarak toplumun \u00fcst\u00fcnde ve giderek t\u00fcm g\u00f6zeneklerinde y\u00fckselmek durumundad\u0131r.<br \/>H\u0131ristiyan k\u00f6kenli (dolay\u0131s\u0131yla Ortado\u011fu S\u00fcmer k\u00f6kenli) teolojiden gelme Francis ve Roger Bacon\u2019la Rene Descartes\u2019in yeni metot aray\u0131\u015flar\u0131 bu maddi hegemonik \u00e7\u0131k\u0131\u015fla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Gerek y\u00f6ntemsel, gerek i\u00e7erik olarak pe\u015finde olduklar\u0131 \u2018hakikat\u2019, sermayenin bu yeni t\u00fcr\u00fcyle hegemonik y\u00fckseli\u015fte ortakt\u0131r. Kapitalist tekel hegemonyas\u0131n\u0131 sa\u011flamla\u015ft\u0131rd\u0131k\u00e7a, ideolojik hegemonyas\u0131 da bununla i\u00e7 i\u00e7e kendini sa\u011flamla\u015ft\u0131rmakta ve kal\u0131c\u0131 k\u0131lmaktad\u0131r. Yeni metot, felsefe ve bilim devrimleri ancak bu maddi ko\u015fulun d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc etkisiyle bilimsel izah\u0131n\u0131 bulabilir. \u015e\u00fcphesiz her \u015feyi kapitalizme ba\u011flamak k\u00f6rl\u00fc\u011fe yol a\u00e7ar. B\u00f6ylesi bir yakla\u015f\u0131m oyuna gelmek ve en kaba indirgemecili\u011fe d\u00fc\u015fmek olur. Ama aralar\u0131ndaki ba\u011f\u0131n \u00f6nemi g\u00f6z ard\u0131 edildi\u011finde hakikat ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 sakat kal\u0131r, metafizik anlat\u0131mlar i\u00e7inde de\u011ferini yitirir. <br \/>Modernite kavram\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klarken, bu y\u00f6ntem ve hakikat olu\u015fumunu dikkate almak son derece gerekli ve \u00f6\u011freticidir. Kavram olarak \u2018\u00e7a\u011f\u2019 anlam\u0131na gelen moderniteler \u00e7e\u015fitlidir  d\u00f6nemlere g\u00f6re farkl\u0131l\u0131k kazan\u0131rlar. S\u00fcmer modernitesinden Roma modernitesine kadar, hatta daha \u00f6nceleri ve sonralar\u0131na ili\u015fkin pek \u00e7ok modernite \u00f6rne\u011fi bulunmaktad\u0131r. Bir d\u00f6nem Roma modernitesinin t\u00fcm uygarl\u0131k merkezinde gururla ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 kim ink\u00e2r edebilir? S\u00fcmerler ve hatta \u00f6ncelleri olan Yukar\u0131 Mezopotamya modernitesinin, belki de zaman ve kapsam bak\u0131m\u0131ndan en g\u00f6steri\u015fli \u00f6rnekler sunduklar\u0131n\u0131 arkeolojik kay\u0131tlardan hu\u015fu i\u00e7inde seyrederek \u00f6\u011frenmiyor muyuz? Bu modernitenin devrimsel nitelikteki maddi k\u00fclt\u00fcrlerine anlam y\u00fcklenmeden izah\u0131 m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr? <br \/>Anthony Giddens, kapitalist modernitenin, di\u011fer t\u00fcm modernitelerden fark\u0131n\u0131 ortaya koyarken, hakikati a\u00e7\u0131klamada k\u0131smen katk\u0131da bulunmaktad\u0131r. A\u00e7\u0131k ki, \u0130ngiliz hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00e7ocu\u011fu olarak, Giddens\u2019\u0131n bu konumunu kavramak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Biricik olduklar\u0131n\u0131 iddia etmek, her \u00e7a\u011fda\u015f ayd\u0131n\u0131n \u00fclkesine, ulus-devletine (yeni tanr\u0131l\u0131k) \u2018borcu\u2019, ibadeti gibidir. Kapitalist moderniteyi \u00fc\u00e7l\u00fc ayak\u00fcst\u00fcne oturtmas\u0131 \u00f6\u011freticidir. Ger\u00e7i moderniteyi bir \u00fcst kategori olarak kapitalizmle ayr\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Bunu yaparken i\u00e7ine girdi\u011fi tutum, a\u00e7\u0131k ki sosyal bilim y\u00f6ntemine h\u00e2kim olan \u2018tekilci\u2019 zihniyettir. Ba\u015fka bir tip moderniteye \u015fans tan\u0131mak istememektedir. Modernite olursa tek olur  ayn\u0131 d\u00f6nemde iki t\u00fcr modernite olmaz! \u0130\u015fte bu husus sa\u011f\u0131yla, soluyla ve t\u00fcm ortas\u0131yla sosyal bilim ekollerine h\u00e2kim olan ortak zihniyettir. Ba\u015fta K. Marks olmak \u00fczere b\u00fct\u00fcn sol ayd\u0131nlar, modernitenin tekli\u011finden, Avrupa t\u00fcr\u00fcnden \u015f\u00fcphe etmiyorlard\u0131. Orta ve sa\u011f ayd\u0131n kesimler, liberal ayd\u0131nlar ise, ger\u00e7e\u011fin son s\u00f6z\u00fc (Orta\u00e7a\u011f \u0130slam\u0131\u2019ndaki \u2018son peygamber\u2019 s\u00f6ylemine ne de \u00e7ok benziyor!) olduklar\u0131ndan emindiler. Ancak postmodernite d\u00f6neminde farkl\u0131 s\u00f6ylemler kendini yeni g\u00f6stermeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>\u015e\u00fcphesiz Nietzsche\u2019nin modernite ele\u015ftirisi \u00f6nemlidir. Dinselli\u011fin modernite ele\u015ftirileri ise, ancak kendi moderniteleri (yeni\u00e7a\u011f\u0131n arkas\u0131nda kalan eski\u00e7a\u011f) a\u00e7\u0131s\u0131ndan anlam ta\u015f\u0131r. Michel Foucault\u2019nun modernitenin insan \u00f6l\u00fcm\u00fcyle sonu\u00e7land\u0131\u011f\u0131 ideas\u0131 \u00f6nemli olmakla birlikte yetersizdir. Reel sosyalizm ise, farkl\u0131 idealar\u0131na ra\u011fmen, hi\u00e7bir zaman farkl\u0131 bir modernite olmay\u0131 ne teorik ne pratik sorun olarak ya\u015fad\u0131. Reel sosyalizmin resmi \u00e7evreleri s\u0131k\u00e7a yeni bir medeniyet olduklar\u0131n\u0131 idea ederken, bununla kalk\u0131nmay\u0131 ve her alanda kapitalizmle yar\u0131\u015fmay\u0131 kastediyorlard\u0131. Kapitalist modernitenin temel kal\u0131plar\u0131na ve dayanaklar\u0131na (end\u00fcstriyalizm, ulus-devlet, \u00f6zel kapitalist yerine devlet kapitalizmi) kapitalizmden daha yak\u0131n olduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015fler ve onlarla \u00f6ne ge\u00e7meyi ba\u015f g\u00f6rev belirlemi\u015flerdi. Ba\u015fta Rusya ve \u00c7in deneyimi olmak \u00fczere reel sosyalizm deneyimleri ger\u00e7ekten kapitalist modernitenin taze kan\u0131 olduklar\u0131n\u0131 kan\u0131tlamakta gecikmediler. T\u00fcm ulusal kurtulu\u015f hareketlerinin biricik ama\u00e7lar\u0131, ba\u015far\u0131n\u0131n zirvesi olarak g\u00f6r\u00fcnen h\u00e2kim moderniteyi bir an \u00f6nce yakalamak ve b\u00f6ylece mutlu ya\u015fam\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmekti. Kurgu ve pratik b\u00f6yledir. Bundan \u00e7ok az \u015f\u00fcphe duyulmaktad\u0131r. <br \/>H\u00e2lbuki son d\u00f6rt y\u00fczy\u0131l\u0131n h\u00e2kim modernitesi olarak kapsam ve bi\u00e7imi ele\u015ftirildi\u011finde, be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131n\u0131n (modernitelerinin) sadece en son bi\u00e7imi oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmakla kalmayacak  birbirlerine etle t\u0131rnak misali ba\u011f\u0131ml\u0131 olduklar\u0131n\u0131 ve zincirleme de\u011fi\u015fik halkalardan olu\u015ftuklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcp \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek de zor olmayacakt\u0131r. <br \/>Gerek bu ciltle gerek \u00f6nceki iki ciltle yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m \u015fey bu tekli evrensel modernite anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 y\u0131kmakt\u0131r. Y\u0131kmak derken, alternatifinin daima beraberinde oldu\u011funu, t\u00fcm bast\u0131rma ve \u00f6rtbas etme \u00e7abalar\u0131na ra\u011fmen arz\u0131 endam etti\u011fini, diyalektik ikilemin kar\u015f\u0131 ucu olarak t\u00fcm kapsam\u0131 ve bi\u00e7imleriyle varolu\u015funu s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Demokratik uygarl\u0131k (uygarl\u0131k, \u00e7a\u011f kelimesinin \u00f6z T\u00fcrk\u00e7e kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r ve modernite anlam\u0131na gelmektedir) ad olarak belki yetersiz olabilir  \u00e7ok say\u0131da ele\u015ftiri gerektirebilir. Ama toplumun tarihsel-toplum niteli\u011fini (Fernand Braudel\u2019in konuya ili\u015fkin yakla\u015f\u0131m\u0131 cesaret vericiydi) dikkate ald\u0131\u011f\u0131mda, klan toplumundan a\u015firet, kabile, kavim, k\u00f6y, dinsel cemaat vb. topluluklar\u0131na kadar tarihi adeta ta\u015f\u0131ran hareketlerini ayn\u0131 uygarl\u0131k\u00e7\u0131 (\u015fehir-devlet-s\u0131n\u0131f) yakla\u015f\u0131mlar i\u00e7inde basit \u2018barbar\u2019 veya \u2018dinsel gerilik\u2019 olarak adland\u0131rmaya ne g\u00f6nl\u00fcm ne zihnim asla raz\u0131 olam\u0131yordu. Diyalekti\u011fin hep yok edici kutuplar olarak i\u015flemedi\u011fini iyice fark ettikten sonra, genel evrensel olu\u015fumda g\u00f6zlemlendi\u011fi gibi, tarihsel-toplumun da yok edici olmayan (ara s\u0131ra olabilen, ama daimi olmayan) diyalektiksel geli\u015fiminde uygarl\u0131\u011f\u0131n tek\u00e7i de\u011fil, ikilemsel bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011funu tespit etmem zor olmad\u0131. Gerisi bu ciltlerde zor ko\u015fullarda ve \u00e7ok donan\u0131ms\u0131z da olsa dile getirilmeye ve deneme olarak sunulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Hayret etti\u011fim ve \u00f6fke duydu\u011fum husus, m\u00fcthi\u015f donan\u0131mlar\u0131na ra\u011fmen, Avrupa merkezli sosyal bilimcilerin uygarl\u0131\u011f\u0131n bu ikilemini neden farkl\u0131 iki modernite olarak sistemle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fmad\u0131klar\u0131d\u0131r. <br \/>Bir kez daha Anthony Giddens\u2019in modernite kavram\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7 temel \u00f6\u011fesine d\u00f6nerek ne anlam ifade ettiklerini ve kar\u015f\u0131 kutbunda demokratik modernite kavram\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131 cevaplar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m.<\/p>\n<p>A- Kapitalizm ve Modernite Ayr\u0131\u015f\u0131m\u0131<\/p>\n<p>Anthony Giddens\u2019a g\u00f6re (\u015e\u00fcphesiz Avrupa merkezli sosyal bilimcilerin ezici bir kesimi benzer g\u00f6r\u00fc\u015fleri payla\u015fmaktad\u0131r), kapitalizm tarihte ilk defa Avrupa\u2019da ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Benzerine tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde ve mek\u00e2n\u0131nda rastlanmam\u0131\u015ft\u0131r. Bahsedilen kapitalizm, 16. y\u00fczy\u0131lda d\u00fcnya hegemonik g\u00fc\u00e7 merkezi olarak y\u00fckselen Amsterdam-Hollanda, Londra-\u0130ngiltere kapitalizmidir. Ger\u00e7eklik pay\u0131 Amsterdam ve Londra\u2019n\u0131n ger\u00e7ekten bu y\u00fczy\u0131ldan itibaren klasik d\u00fcnya uygarl\u0131k merkezinin hegemonyas\u0131n\u0131 devralm\u0131\u015f olmalar\u0131nda yatmaktad\u0131r. Hegemonik kayman\u0131n nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fti\u011fine ili\u015fkin d\u00fcnya tarihi belki de sadece bu d\u00f6neme ili\u015fkin en geni\u015f literat\u00fcre sahiptir. Ne tekrarlama imk\u00e2n\u0131, ne de bunun gere\u011fi vard\u0131r  hat\u0131rlatmakla yetiniyorum. K\u0131smen di\u011fer ciltlerde de anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Bu tan\u0131mlaman\u0131n eksik ve yanl\u0131\u015f olan yanlar\u0131 daha \u00f6nem ta\u015f\u0131r. <br \/>a- Kapitalizmin tekilli\u011fine ili\u015fkin idea do\u011fru de\u011fildir. \u0130lk sermaye (kapital) tekelinin S\u00fcmer rahip tap\u0131na\u011f\u0131nda (Ziggurat belki de ilk banka ve fabrikad\u0131r) ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fini kapsaml\u0131ca belirtmi\u015ftim. Ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak \u015fehir-s\u0131n\u0131f-devlet \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn\u00fcn ilk hegemonik tekel olarak \u015fekillenmesini S\u00fcmerlere bor\u00e7lu olduklar\u0131n\u0131 rahatl\u0131kla belirtebilecek durumday\u0131z. \u00d6zellikle Andre Gunder Frank ve yak\u0131n arkada\u015f grubunun merkezi uygarl\u0131k ve d\u00fcnya sistemine ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015flerini \u00f6\u011frendikten sonra, g\u00f6r\u00fc\u015flerimdeki ikna olma durumum daha da peki\u015fti. Ayr\u0131ca \u015funu \u0131srarla belirtiyorum: \u0130ktidar tekeli de sermaye tekelinin farkl\u0131 bir bi\u00e7imidir. Birikimin belli ba\u015fl\u0131 d\u00f6rt \u00e7e\u015fidinden biri oldu\u011funu kavraman\u0131n \u00f6nemini vurgulad\u0131m. Verimi y\u00fckselen tar\u0131mda ilk tekel kurulmu\u015ftur. B\u00f6lgenin ticareti zorunlu k\u0131lmas\u0131 nedeniyle, ticaret tekeli de geli\u015fme imk\u00e2n\u0131 bulmu\u015ftu. Ayr\u0131ca \u015fehir-tap\u0131nak zanaat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde ilk end\u00fcstri tekeli de s\u00f6z konusuydu. \u015eehir y\u00f6netimi ise askeri ve idari olarak g\u00f6rev alm\u0131\u015ft\u0131, ama ilk \u00fc\u00e7l\u00fcyle s\u0131k\u0131 i\u015fbirli\u011fi i\u00e7inde olan en g\u00fc\u00e7l\u00fc iktidar tekeli konumundayd\u0131. G\u00fc\u00e7 oranlar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fik olmas\u0131 hegemonik ili\u015fkiyi zorunlu k\u0131lmaktayd\u0131. \u0130lkin rahiplerin hegemonyas\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fcyken, s\u0131ras\u0131yla bu durum de\u011fi\u015fecektir. K\u0131saca hem tekel, hem hegemonik karakter daha kurulu\u015f a\u015famas\u0131nda ge\u00e7erlidir. Tarihsel geli\u015fimini kaba halkalar halinde \u00f6nceki ciltlerde sunmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131m. Ayr\u0131ca uygarl\u0131k tekellerine ili\u015fkin \u00e7ok \u00f6nemli bir tespit de, aralar\u0131nda ne kadar \u00e7at\u0131\u015fsalar da, d\u0131\u015fa (demokratik uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerine) kar\u015f\u0131 birlikte ve tarihi olarak da bir zincirin halkalar\u0131 gibi hareket etme \u00f6zelli\u011finde olduklar\u0131d\u0131r. Hi\u00e7bir uygarl\u0131k \u00f6ncekinin miras\u0131 olmadan ortaya \u00e7\u0131kamazd\u0131. Merkezi uygarl\u0131k sisteminden bahsediyorum, yoksa \u00c7in\u2019den, \u0130nkalar\u2019dan de\u011fil. <br \/>Avrupa uygarl\u0131k halkas\u0131n\u0131n olu\u015fum \u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc de uzunca vermeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131m. Do\u011fu uygarl\u0131\u011f\u0131 ile (hatta neoliti\u011fiyle) ili\u015fkisini, Venedik\u2019in \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n bir de\u011ferdeki ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 rol\u00fcn\u00fc \u00f6nemle belirtmi\u015ftim. Avrupa\u2019daki 16. y\u00fczy\u0131l sonras\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n (modernitesi anlam\u0131ndad\u0131r) tekilli\u011fine ili\u015fkin idea edilebilecek en \u00f6nemli unsur, daha \u00e7ok geli\u015fkin olan para-sermaye niteli\u011fidir. \u015e\u00fcphesiz para-sermaye tekeli ilk hegemonik tekelini bu y\u00fczy\u0131ldan itibaren Avrupa\u2019da in\u015fa etmeyi ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. Bu anlamda tekilli\u011finden, benzersizli\u011finden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ama para-sermayenin anayurdunun Avrupa, tarihinin de bu d\u00f6nem oldu\u011funu belirtmek a\u00e7\u0131k ki m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Paraya benzer ilk e\u015fyalar uygarl\u0131ktan bile \u00e7ok \u00f6nceydi. \u0130lk\u00e7a\u011f uzmanlar\u0131 obsidyen ve benzeri maddelerin ilk para rol\u00fc oynad\u0131klar\u0131nda hemfikirdirler. Bir\u00e7ok k\u0131ymetli madde halen ilkel kom\u00fcnal toplumlarda benzer rol\u00fc oynamaktad\u0131r. \u0130lk para bas\u0131m\u0131n\u0131 ise, Ege\u2019nin do\u011fusunda M.\u00d6. 7. y\u00fczy\u0131lda in\u015fa edilen Lidya Krall\u0131\u011f\u0131\u2019nda Kreuzus\u2019un alt\u0131n paralar\u0131 bi\u00e7iminde oldu\u011funu, konuyla ilgili olanlardan bilmeyen yok gibidir. Para-sermaye birikimi i\u00e7in de ayn\u0131 hususlar belirtilebilir. Birikim \u00e7ok eski bir gelenektir. K\u0131ymetli maden ve e\u015fyalar bu anlamda tarih boyunca hep biriktirilmi\u015flerdir. Arkeolojik kay\u0131tlar bu konuda bol \u00f6rnek sunmaktad\u0131r. \u2018Karun kadar zengin\u2019 s\u00f6z\u00fc bu ger\u00e7e\u011fi dile getirmektedir. Para-sermayenin k\u00e2r ama\u00e7l\u0131 kullan\u0131m\u0131n\u0131 hi\u00e7bir \u015fey Asur K\u00e2rumlar\u0131 (Para, ticaret, pazar, \u00fcr\u00fcn deposu gibi birle\u015fik anlam\u0131 vard\u0131r) kadar orijinal ve \u00e7ekici olarak izah edemez. Venedik, Amsterdam ve Londra\u2019dan binlerce y\u0131l \u00f6nce para-sermayeye yatakl\u0131k etmi\u015f \u00e7ok say\u0131da Do\u011fulu kent vard\u0131r. <br \/>Avrupa para-sermayesinde tekil olan, y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7i\u015fi ve ilk defa hegemonyas\u0131n\u0131 kurmas\u0131d\u0131r. Karl Marks, sermayenin bu t\u00fcr hegemonyas\u0131n\u0131 ve moderniteye damgas\u0131n\u0131 vurmas\u0131n\u0131 olumlu ve ilerici bir rol bi\u00e7iminde de\u011ferlendirir. I. Wallerstein, bu hegemonyay\u0131 kafesten \u00e7\u0131kan aslana benzetirken, olumlu rol\u00fcn\u00fc \u00f6nemle belirtme gere\u011fini duymaktad\u0131r. Hatta ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f nedenlerini kilise ve krall\u0131klar\u0131n zay\u0131f d\u00fc\u015fmesine ve Do\u011fu\u2019da Mo\u011fol istilas\u0131na ba\u011flarken, b\u00fcy\u00fck soru i\u015faretleriyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011funu (\u00f6nceleri) sanki itiraf etmektedir. Sonu\u00e7ta tarih i\u00e7in hi\u00e7 de iyi bir se\u00e7enek olmad\u0131\u011f\u0131 noktas\u0131na gelmi\u015f bulunmaktad\u0131r. Para-sermayenin d\u00f6rt y\u00fczy\u0131ll\u0131k egemenli\u011finin korkun\u00e7 bil\u00e2n\u00e7osunu tekrarlayacak yer buras\u0131 de\u011fildir. Yaln\u0131z sava\u015flarda \u00f6len ve yaralanan insan say\u0131s\u0131, sava\u015flar\u0131n say\u0131 ve s\u00fcresi, ekonomik bunal\u0131mlar\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar\u0131, i\u015fsizlik ve yoksulla\u015fma oranlar\u0131, en \u00f6nemlisi ekolojik felaketler pay\u0131na yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, nas\u0131l bir hegemonya ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuzu kestirmek zor olmayacakt\u0131r.<br \/>b- Eksik ve yanl\u0131\u015f olan idea ise, kapitalizme dayanan modernitenin tekilli\u011fidir. Avrupa merkezli sosyal bilimin bu ideas\u0131 \u00e7ok kapsaml\u0131 ve ku\u015fat\u0131c\u0131d\u0131r. D\u00fcnya-sistem olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ku\u015fat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 tarihin sonu, h\u00e2kikatin son s\u00f6z\u00fc olarak ebedile\u015ftirmekte \u00f6nceki di\u011fer \u00e7a\u011flardan a\u015fa\u011f\u0131 de\u011fildir. Hatta bilimsellik ideas\u0131yla \u00e7ok daha kesindir. Liberal ideolojik hegemonya, ba\u011fla\u015f\u0131\u011f\u0131 medya tekelleriyle bu ideay\u0131 t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n ortak hakikati k\u0131lmak i\u00e7in adeta \u00e7a\u011f i\u00e7inde \u00e7a\u011f (medya, bili\u015fim \u00e7a\u011f\u0131) gibi ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir konumda \u00e7aba harcamaktad\u0131r. \u0130\u00e7erik ve bi\u00e7im olarak ger\u00e7e\u011fi tarihsel boyutu i\u00e7inde sunmaya \u00f6nem verirken, ge\u00e7mi\u015f ve bug\u00fcnden kopuk bir f\u00fct\u00fcroloji (gelecek bilimi) in\u015fa etmekten de geri kalmaz. M\u00fcthi\u015f \u2018\u015fimdilik\u00e7idir\u2019. \u201c\u015eimdiyi ya\u015fa, gerisi bo\u015ftur  slogan\u0131 temel inan\u00e7 olarak i\u015flenir. T\u00fcm eski ve yeni fikir ve ideoloji kal\u0131plar\u0131ndan eklektik bir anlay\u0131\u015fla olu\u015fturdu\u011fu neoliberalizm, beterin beteri olarak adeta Roma\u2019n\u0131n son havas\u0131n\u0131 and\u0131rmaktad\u0131r. \u00dc\u00e7 \u2018S\u2019 -spor, seks ve sanat-, ideolojikle\u015fmenin azami d\u00f6nemini ya\u015famaktad\u0131r. Hepsine dinsel boyut kazand\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bir stadyumdaki futbol \u015f\u00f6leninden daha afyonlay\u0131c\u0131 ikinci bir din bulmak \u00e7ok zordur. Sanat end\u00fcstrisinde de benzer geli\u015fmeler ya\u015fanmaktad\u0131r. Cinsellik gibi en temel do\u011fal bir i\u00e7g\u00fcd\u00fc bile seks end\u00fcstrisine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Seksin afyonlay\u0131c\u0131 etkisi en az spor ve sanat kadar dinselle\u015ftirilmi\u015ftir. Bu \u00fc\u00e7l\u00fcye kapitalist modernitenin dinsel \u015f\u00f6lenleri demek daha uygun d\u00fc\u015febilir. Din ad\u0131na radikal dincilik de modernitenin bir e\u011filimidir. Her ne kadar kendini anti-modern olarak sunsa da. <br \/>Derinden bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, kapitalizm damgal\u0131 modernitenin kendine en g\u00fcvensiz t\u00fcr oldu\u011fu anla\u015f\u0131labilecektir. Bu kadar eklektizme ihtiya\u00e7 duymas\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi kan\u0131tlamaktad\u0131r. Postmodernizm her ne kadar bu g\u00fcvensizli\u011fin \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131ysa da, modernitenin alternatifi olamad\u0131. Moderniteden b\u0131kan ayd\u0131n \u00e7evrelere sadece bir pencere a\u00e7mak istiyordu. Ya\u015fam tarz\u0131 itibariyle g\u0131rtla\u011f\u0131na kadar kapitalist moderniteye batm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Bunun tipik \u00f6rne\u011fini filozof Adorno\u2019da g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Adorno, \u201cYanl\u0131\u015f hayat do\u011fru ya\u015fanmaz  derken, moderniteyi \u00e7ok veciz bir bi\u00e7imde izah ediyordu. Ama alternatif sunmada s\u0131f\u0131rd\u0131. Bu y\u00fczden de devrimci gen\u00e7li\u011fin b\u00fcy\u00fck tepkisini alm\u0131\u015ft\u0131. Neoliberalizm asl\u0131nda cilas\u0131 d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015f moderniteye yeni cila olmak istiyordu. Fakat ne kadar ekleme ve yenileme yapsa da, k\u00fcresel finans tekel \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n \u00e7eli\u015fkilerini \u00f6rtbas etmesi ve sistemi kurtarmas\u0131 kolay olmamaktad\u0131r. <br \/>Andre Gunder Frank be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k s\u00fcrecinde Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yerini ve \u00f6nemini belirlerken ger\u00e7e\u011fe \u00e7ok yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat kendisi de derinden eksikli\u011fini duydu\u011fu gibi, birka\u00e7 genelleme d\u0131\u015f\u0131nda, \u00e7\u00f6z\u00fcm veya alternatif sunmay\u0131 geli\u015ftirememektedir. Daha do\u011frusu, umudunu korumaktad\u0131r. Klasik uygarl\u0131k i\u00e7inde \u2018farkl\u0131l\u0131k i\u00e7inde birlik\u2019 form\u00fcl\u00fc do\u011fru olmakla birlikte a\u015f\u0131r\u0131 bir genellemedir. Nas\u0131l ya\u015fama ge\u00e7irilece\u011fine ili\u015fkin hi\u00e7bir a\u00e7\u0131klama sunmamaktad\u0131r. Yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 ise, sistem i\u00e7inde daha iyi ve farkl\u0131 modern ya\u015famlar\u0131n (teori ve pratikte) olabilece\u011fine dair ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 umuttur. I. Wallerstein bu konuda olumlu ve radikaldir  sistem i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcme hi\u00e7 inanmamaktad\u0131r. Ya\u015fanan bunal\u0131m\u0131n sistemsel ve yap\u0131sal oldu\u011funu b\u0131kmadan tekrarlamakta ve \u00e7ok do\u011fru olarak belirledi\u011fi entelekt\u00fcel, ahlaki ve politik g\u00f6revlere d\u00f6rt elle sar\u0131lmay\u0131 \u00f6nermektedir. Eksikli\u011fi, hangi sistem sorusuna kapsay\u0131c\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmler sunamamas\u0131d\u0131r. Bunda samimi bir \u00f6zele\u015ftiride de bulunmaktad\u0131r. \u201cHepimiz burjuvazinin kutsal mabedinde ayn\u0131 \u015ferbeti i\u00e7tik  der. Ayr\u0131ca bu nedenle tanr\u0131lar\u0131n gazab\u0131ndan duydu\u011fu korkuyu (mecazi anlamda) dile getirir. Entelekt\u00fcel sermayenin ne denli kapitalist moderniteye ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu ve radikal kopu\u015fun zorlu\u011funu dile getiren hayli ders \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gereken \u015feyler s\u00f6ylemektedir.<br \/>Benim durumum, daha \u00e7ok \u201cKa\u00e7man\u0131n ecele faydas\u0131 yoktur  deyi\u015fiyle anlam bulabilir. \u2018Kapitalist modernite\u2019den ka\u00e7\u0131yordum. Ama bu onun elinden kurtulmama yetmiyordu. Dolay\u0131s\u0131yla elinde \u00f6lmektense, alternatifini denemeyi \u00e7ok daha ger\u00e7ek\u00e7i ve cesurca buldum. B\u00f6ylelikle ne Nietzsche gibi do\u011fru s\u00f6ylemekle yetindim, ne Michel Foucault gibi \u00f6l\u00fcm\u00fcm\u00fc (insanl\u0131k olarak) ilan etmeye raz\u0131 oldum, ne Adorno gibi kaderci, k\u00fcs olarak \u201cBa\u015fa gelen \u00e7ekilir  dedim, ne de Andre Gunder Frank gibi \u2018farkl\u0131l\u0131k i\u00e7inde birlik\u2019 arama slogan\u0131na s\u0131\u011f\u0131nmay\u0131 yeterli buldum. Hatta I. Wallerstein gibi entelekt\u00fcel, ahlaki (etik) ve politik g\u00f6rev \u00fc\u00e7lemesinin yeterli oldu\u011funa da inanmad\u0131m. Denemem \u015f\u00fcphesiz bu d\u00fc\u015f\u00fcn ve erdem insanlar\u0131ndan \u00f6nemli katk\u0131 ve cesaret alm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat belirleyici olan \u201cYanl\u0131\u015f hayat, do\u011fru ya\u015fanmaz  s\u00f6z\u00fcn\u00fcn benim i\u00e7in s\u00f6z konusu edilemeyece\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu s\u00f6ze g\u00f6re hi\u00e7bir ya\u015fam\u0131m olmad\u0131. \u00c7ok ko\u015ftum, ama kapitalist modern hayat\u0131 yakalamaya ne g\u00fcc\u00fcm ne de inanc\u0131m yetti. Daha yak\u0131c\u0131 olan\u0131 ise, bende ba\u015fkald\u0131ran insan\u0131n \u201cBizi satma, ne ararsan kendinde bul  demesiydi. Ba\u015fkald\u0131r\u0131lar\u0131m\u0131 yaz\u0131yorum. <br \/>Denebilir ki, be\u015f bin y\u0131ld\u0131r k\u00f6k salmad\u0131\u011f\u0131 zihin ve ruh b\u0131rakmayan, son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l\u0131nda ise d\u0131\u015f\u0131ndan, i\u00e7inden, \u00e7evrenin havas\u0131ndan yerin dibine kadar toplumun el atmad\u0131\u011f\u0131, metala\u015ft\u0131rmad\u0131\u011f\u0131, satmad\u0131\u011f\u0131 ve sat\u0131n almad\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir de\u011ferini b\u0131rakmayan, kendini Nemrut ve Firavun d\u00fczenlerinden milyon kere daha g\u00fc\u00e7lendiren modernite g\u00fc\u00e7lerine, \u00fc\u00e7l\u00fclerine ne yapabilirsin? Bu bi\u00e7imiyle soruyu \u015f\u00fcphesiz yanl\u0131\u015f soruyorum. Modernitenin istedi\u011fi tarzda soruyorum. Amac\u0131m bu soruya ve arkas\u0131ndaki kurgulamaya yol a\u00e7an her \u015feye bir hi\u00e7 de\u011ferinde (olumluluk anlam\u0131nda) olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektir. <br \/>Demokratik moderniteyi ne ke\u015ffediyorum, ne de icat ediyorum. Yeniden in\u015fa konusunda s\u00f6yleyeceklerim olsa da, fazla \u00f6nemsemiyorum. Daha do\u011frusu, \u00f6nemli olan husus ba\u015fka yerde yat\u0131yor. O da \u015furadad\u0131r ve \u015fudur: Demokratik modernite ikilem halinde resmi uygarl\u0131k olu\u015ftu\u011fundan beri vard\u0131r. Olu\u015ftu\u011fu her yerde ve her zamanda vard\u0131r. Benim yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m, kabasaba da olsa, resmi uygarl\u0131\u011f\u0131n her yerinde ve her zaman\u0131nda olan bu uygarl\u0131k bi\u00e7imine (Gayri resmi demokratik uygarl\u0131k, isim \u00f6nemli de\u011fildir) hak etti\u011fi de\u011feri vermek, ana boyutlar\u0131nda dikkat \u00e7ekici a\u00e7\u0131klamalar geli\u015ftirmektir. Temel zihniyet bi\u00e7imleriyle, yap\u0131lanma ve ya\u015fam halindeki toplumuyla ne oldu\u011funa ili\u015fkin tan\u0131m ve tan\u0131mlamalar yapmakt\u0131r. <br \/>Tekil oldu\u011fu idea edilen uygarl\u0131\u011f\u0131n (farkl\u0131 \u00e7a\u011f moderniteleri) elinin de\u011fdi\u011fi her yerde ve devrinin ge\u00e7ti\u011fi her zamanda, diyalektik gere\u011fi bir kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131n belirlenmesinin anla\u015f\u0131lmayacak hi\u00e7bir yan\u0131 yoktur. Tersine, anla\u015f\u0131lmaz olan, diyalektik y\u00f6ntemin bu en do\u011fal kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n neden uygarl\u0131k tarihi boyunca sistemli olarak ifadelendirilmedi\u011fi, seslendirilmedi\u011fidir. S\u00fcmer\u2019den M\u0131s\u0131r ve Harappa\u2019ya, \u00c7in ve Hint\u2019ten Roma\u2019ya bunca uygarl\u0131k olu\u015furken s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan, k\u00f6lele\u015ftirilen  B\u00fcy\u00fck Sahra\u2019dan Orta Asya \u00e7\u00f6llerine, Sibirya\u2019dan Arabistan\u2019a kadar sel gibi ko\u015fan, ayaklanan say\u0131s\u0131z kabile, a\u015firet ve dini cemaatlerin hi\u00e7bir kar\u015f\u0131 tepkisi, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve toplumsal yap\u0131lanmas\u0131 olmayacak m\u0131d\u0131r? Bunun d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemesi m\u00fcmk\u00fcn olabilir mi? Tar\u0131msal-k\u00f6y topluluklar\u0131n\u0131n on bin y\u0131l boyunca t\u00fcm uygarl\u0131klar\u0131 beslerken, hi\u00e7bir sesi, tepkisi ve kar\u015f\u0131 yap\u0131lanmas\u0131 olmayacak m\u0131d\u0131r? Akla, insafa s\u0131\u011facak bir husus mudur bu? Binlerce y\u0131ld\u0131r in\u015fa ettikleri kentlerin egemenlerince her t\u00fcrl\u00fc bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye maruz kald\u0131klar\u0131nda, emek\u00e7i halk sessiz durup kaderine mi \u015f\u00fckredecektir? Bu m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr?<br \/>Binlerce alana ve d\u00f6neme ili\u015fkin binlerce soru sormak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Cevaplar\u0131 da vard\u0131r. Olmayan \u015fey, neden bu cevaplardan \u00f6r\u00fcl\u00fc bir uygarl\u0131k sistemati\u011fi (d\u00fc\u015f\u00fcnce in\u015fas\u0131, teori) olu\u015fturulamad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Kar\u015f\u0131 yap\u0131lanmalar (ahlaki ve politik toplumun duru\u015fu) da vard\u0131r. Olmayan \u015fey, binlerce despot, imparator ve iktidar-sermaye tekellerine g\u00f6sterilen ilginin, toplumsal do\u011fan\u0131n en temel duru\u015f haline, ahlaki ve politik toplumun durumuna ve geli\u015fimine ili\u015fkin g\u00f6sterilmemesidir. <br \/>\u00c7ok iyi tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u0130slam uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n t\u00fcm halife, sultan, emir, \u015feyh, \u015fehin\u015fah ve komutan\u0131n\u0131n her bi\u00e7imine kar\u015f\u0131 en ayr\u0131nt\u0131lar\u0131na kadar \u00f6yk\u00fcler anlat\u0131lacak, ama \u00fc\u00e7 k\u0131taya yay\u0131lm\u0131\u015f m\u00fcminlerin tarikat ve mezhepleri, direni\u015fleri, \u00f6zlemleri ve inan\u00e7lar\u0131 lay\u0131k\u0131yla ya tarihselle\u015ftirilmeyecek ya da \u00e7arp\u0131t\u0131larak \u00f6yk\u00fcle\u015ftirilecektir. A\u00e7\u0131k ki, burada uygarl\u0131k i\u00e7i \u00e7at\u0131\u015fma ve ikilem vard\u0131r. Ama bir taraf s\u0131n\u0131rs\u0131z \u00f6vg\u00fclerle y\u00fcceltilirken, kar\u015f\u0131tlar\u0131 yerin dibine bat\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kendi ya\u015fam\u0131mda bile tan\u0131k oldum. Alevi K\u00fcrt\u2019\u00fc, S\u00fcnni K\u00fcrt\u2019\u00fc, \u00cazidi K\u00fcrt\u2019\u00fc de g\u00f6zlemledim. A\u00e7\u0131k s\u00f6ylemeliyim ki, Alevi ve \u00cazidi K\u00fcrt\u2019\u00fcndeki binlerce y\u0131ldan beri s\u00fcz\u00fcl\u00fcp gelen uygarl\u0131\u011f\u0131, kar\u015f\u0131 uygarl\u0131ktan \u00e7ok daha ahlaki ve politik buldum. H\u00e2lbuki klasik uygarl\u0131k s\u00f6ylemleri Alevi ve \u00cazidiler hakk\u0131nda a\u011fza al\u0131nmayacak karalamalarla doludur. Tabi\u00ee ki burada S\u00fcnni emek\u00e7ileri, kabile ve a\u015firet k\u00fclt\u00fcrlerini kastetmiyorum. T\u00fcm bunlar\u0131n uygarl\u0131k kefesindeki yerleri demokratik medeniyettir. Bunun \u00f6rneklerini her yerde ve zamanda g\u00f6stermek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Amac\u0131m\u0131z\u0131 a\u00e7\u0131klamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan san\u0131r\u0131m yeterlidir.<br \/>Moderniteye ili\u015fkin bir hususa daha a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmenin \u00f6nemli oldu\u011funu belirtmeliyim. Kapitalist modernite kavram\u0131 bir anlamda do\u011fru de\u011fildir. Kavram\u0131 ko\u015fullu kulland\u0131\u011f\u0131ma dikkat edilmelidir. Nas\u0131l kapitalist toplum kavram\u0131n\u0131n m\u00fcphem ve ger\u00e7e\u011fi perdeleme gibi sak\u0131ncas\u0131 varsa, kapitalist modernite kavram\u0131n\u0131n belki daha fazla benzer sak\u0131ncalar\u0131 vard\u0131r. Modernite genel anlamda bir \u00e7a\u011f\u0131n toplumsal ya\u015fam tarz\u0131d\u0131r. Maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr olarak bir d\u00f6neme damgas\u0131n\u0131 vuran t\u00fcm teknik, bilim, sanat, siyaset ve moda unsurlar\u0131n\u0131 ihtiva eder. Bu anlamda moderniteyi kapitalizme mal etmek b\u00fcy\u00fck hata olur. Hatta bir\u00e7ok unsuruyla ezici olarak bir tekel olan kapitalizme kar\u015f\u0131tt\u0131r. Nas\u0131l ki toplumsal do\u011fan\u0131n temel ya\u015fam tarz\u0131 olan ahlaki ve politik toplum genelde uygarl\u0131\u011fa, \u00f6zelde kapitalist uygarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131tsa, modernitede de benzer duru\u015f s\u00f6z konusudur. Modern toplum kapitalist toplum de\u011fildir. O halde neden kapitalist modernite kavram\u0131n\u0131 kulland\u0131m? \u00c7\u00fcnk\u00fc kapitalist tekel hegemonik m\u00fcttefikleriyle topluma oldu\u011fu kadar, d\u00f6nemin ya\u015fam tarz\u0131 olarak kabul g\u00f6ren modernitesine de damgas\u0131n\u0131 vurmak ister. \u0130deolojik, politik-askeri m\u00fcttefikleriyle \u00e7a\u011f\u0131n ya\u015fam tarz\u0131n\u0131n sanki yarat\u0131c\u0131s\u0131, olu\u015fturucusu kendisiymi\u015f gibi \u00e7ok sistemli bir \u00e7aba (e\u011fitim, k\u0131\u015fla, ibadet yerleri ve medya vas\u0131tas\u0131yla) harcar. Kendisinin olmayan\u0131 kendisininmi\u015f gibi bir egemen zihniyet yarat\u0131r. E\u011fer bu y\u00f6nl\u00fc propaganda \u00e7abas\u0131 ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015fsa, toplum veya moderniteye damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015f olur. <br \/>Antony Giddens kapitalizmi modernitenin en \u00f6nemli aya\u011f\u0131 sayarken bir ikileme d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn belki de fark\u0131nda de\u011fildir. Sorulmas\u0131 gereken soru, hangisinin hangisini do\u011furdu\u011fu veya belirledi\u011fidir. Modernitenin kapitalizmi do\u011furmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez  toplumsal do\u011fan\u0131n kendine \u00f6zg\u00fc \u00e7a\u011f\u0131 olarak ya\u015fan\u0131r. Fakat kent-s\u0131n\u0131f-devlet olarak bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekelleri olu\u015ftuktan sonra, d\u00f6nemin ya\u015fam tarz\u0131na damgalar\u0131n\u0131 vurup kendilerine mal etmek isterler. Bu durumda \u00e7o\u011funlukla ba\u015far\u0131l\u0131 olduklar\u0131n\u0131 kabul etmek gerekir. Olagelen, propagandan\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131d\u0131r. Koskoca bir \u00e7a\u011f haramzadelere mal edilmi\u015ftir. Kapitalist modernite kavram\u0131n\u0131 kullan\u0131rken, bu ko\u015fulumuzu daima g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmak gerekir. Fakat toplumsal do\u011fa hi\u00e7bir zaman tamamen kapitalizm veya ba\u015fka bir tekelin tam rengini, varolu\u015f tarz\u0131n\u0131 kendi kimli\u011fi olarak benimsemez. Toplumsal do\u011falar kendilikler olarak teorik olarak da bir bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekel \u015fubesine d\u00f6n\u00fc\u015femezler. Saf kapitalizmin olamayaca\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, saf uygarl\u0131\u011f\u0131n da ger\u00e7ekle\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. M\u00fcmk\u00fcn olur diyen olursa sormak gerekir: \u015eehir-s\u0131n\u0131f-devlet \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc, s\u00f6m\u00fcr\u00fclecek ve y\u00f6netilecek bir toplum olmadan, sadece kendileri olarak nas\u0131l ya\u015fayabilecekler? En basitinden maddi ya\u015famlar\u0131n\u0131 nas\u0131l s\u00fcrd\u00fcrecekler? Ama bunlar d\u00f6nemin toplumsal do\u011fas\u0131na damgalar\u0131n\u0131 vururlar, istismar edebilirler. Avrupa s\u00f6z konusu oldu\u011funda R\u00f6nesans\u2019\u0131, Reform\u2019u ve Ayd\u0131nlanma\u2019y\u0131 kapitalizme mal edemeyiz. Yarat\u0131c\u0131lar\u0131 hi\u00e7bir zaman para-sermayedarlar ve iktidarlar olmam\u0131\u015ft\u0131r. Ama para ve iktidar g\u00fcc\u00fcyle damgalar\u0131n\u0131 her zaman vurmak istemi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunu ba\u015far\u0131rlarsa daha \u00e7ok para ve iktidar sa\u011flayacaklar\u0131n\u0131 iyi bilirler. <br \/>Kar\u015f\u0131t olarak para-sermaye ve iktidarlar\u0131n hedefi olan toplum da \u00e7a\u011f\u0131n ya\u015fam tarz\u0131na damgas\u0131n\u0131 vurabilir. Bunun da bir\u00e7ok yolu ve \u00f6rne\u011fi vard\u0131r. Toplumsal do\u011fan\u0131n kendili\u011fi de esas olarak bu y\u00f6ne e\u011filimlidir. Toplum ezici olarak anti-kapitalisttir. \u00c7\u00fcnk\u00fc sermaye tekelinin s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve tahakk\u00fcm\u00fcn\u00fc g\u00fcnl\u00fck olarak ya\u015famaktad\u0131r. Gen\u00e7lik, kad\u0131nlar, i\u015fsizler, s\u00f6m\u00fcrge halklar\u0131, bir\u00e7ok dini cemaat, eme\u011fi ile ge\u00e7inen her topluluk, tarihsel-toplumun ana k\u00fctlesi (demos) \u00e7a\u011f\u0131n ya\u015fam tarz\u0131na, modernitesine esas rengini veren kesimlerdir. B\u00fct\u00fcn bu ve benzeri kesimlere kolayl\u0131k olsun diye halk (demos) diyoruz. Demokrasi, bu kesimlerin kendilerini bizzat y\u00f6netmelerinin ad\u0131 oluyor. Politik bir kavram olmas\u0131na ra\u011fmen, kapsad\u0131\u011f\u0131 alan ve kesimler toplumun ana k\u00fctlesini olu\u015fturduklar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc demokratik toplum, demokratik modernite kavramlar\u0131 do\u011fruya, \u00f6ze yak\u0131n d\u00fc\u015fen kavramlard\u0131r. Bu nedenle s\u0131k\u00e7a kullanmam anlay\u0131\u015fla kar\u015f\u0131lanmal\u0131d\u0131r. Demokratik modernite alternatifi derken, bu ger\u00e7e\u011fi kastetmekteyim. O halde A. Giddens tarz\u0131 tekil modernite, hem de kapitalizm damgal\u0131 modernite kavram\u0131 \u00e7ok m\u00fcphem ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar ta\u015f\u0131ma potansiyeli y\u00fcksek kavramlard\u0131r. <br \/>Bir modernitenin rengini belli edecek olan, kar\u015f\u0131t kutuplar\u0131n idealar\u0131, yap\u0131lanmalar\u0131, m\u00fccadeleleri ve ba\u015far\u0131 d\u00fczeyleridir. T\u00fcm\u00fcyle kapitalisttir veya demokratiktir demek kabaca ve k\u00f6rce bir indirgeme olur. Zaten \u2018t\u00fcm\u2019 kelimesi, toplum s\u00f6z konusu oldu\u011funda, \u00e7ok dikkatli kullan\u0131lmay\u0131 gerektirir. \u00c7\u00fcnk\u00fc toplumsal do\u011fa karma\u015f\u0131kt\u0131r ve hi\u00e7bir zaman t\u00fcm\u00fcyle bir \u015feye, renge tekab\u00fcl etmez. Unutmamak gerekir ki, \u00e7eli\u015fki farkl\u0131l\u0131k gerektirir. Farkl\u0131l\u0131k ise ya\u015fam\u0131n anlam\u0131d\u0131r. \u00c7eli\u015fki, dolay\u0131s\u0131yla farkl\u0131la\u015fma durdu\u011fu an ya\u015fam da bitmi\u015f demektir. \u00d6l\u00fcm bile ya\u015fam\u0131n kan\u0131tlanmas\u0131ndan ba\u015fka bir anlam ifade etmez. Hi\u00e7 \u00f6l\u00fcm\u00fc olmayan, \u00f6rne\u011fin sonsuzlu\u011fa mahk\u00fbm bir ya\u015fam\u0131n nas\u0131l korkun\u00e7 bir \u015fey oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnebiliyor muyuz? Do\u011frusu, b\u00f6ylesi bir ya\u015fam b\u00fcy\u00fck i\u015fkence olurdu. Hep benzerlik aramak, e\u011fer kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 ezme amac\u0131 ta\u015f\u0131m\u0131yorsa, ya\u015fam\u0131 ink\u00e2r etmek olur. Fa\u015fizmin, kapitalist modernitenin moda d\u0131\u015f\u0131nda (moda \u00f6rne\u011finde, benzerlikle\u015fme i\u015fkencesine kar\u015f\u0131 kapitalizmin ya\u015fam kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gizlemek i\u00e7in en kand\u0131rmaca sanat) t\u00fcm toplumsal farkl\u0131l\u0131klar\u0131 tasfiye etme ve tek renge indirgeme \u00e7abas\u0131 ya\u015fam kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n\u0131n di\u011fer kan\u0131tlay\u0131c\u0131 \u00f6rnekleridir. <br \/>Sonu\u00e7 olarak m\u00fcphem bir kavram olan moderniteyi nitelerken, kapsam ve s\u00fcre belirlenimleri \u00f6nemlidir. Tekille\u015ftirmek b\u00fcy\u00fck yanl\u0131\u015fl\u0131klar i\u00e7erir. Uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00e7a\u011fc\u0131ll\u0131\u011f\u0131, g\u00fcncelli\u011fi olarak tan\u0131mlarken, toplumsal ba\u011flam\u0131 dikkatli se\u00e7imleri gerektirir. Sosyal bilimlerin bu y\u00f6nl\u00fc b\u00fcy\u00fck eksiklikleri ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131 g\u00f6ze \u00e7arp\u0131c\u0131d\u0131r. Bunu ancak sermaye ve iktidar tekellerinin para ve bask\u0131 g\u00fcc\u00fcne dayal\u0131 olarak izah edebiliriz. Bilim iktidar\u0131, iktidar sermayeyi do\u011furdu\u011fu gibi, tersi de do\u011frudur. Buna ra\u011fmen toplumsal do\u011fa, ana k\u00fctlesi itibariyle kapitalist hegemonik \u00e7a\u011fda demokratiktir. Dolay\u0131s\u0131yla \u00e7a\u011f\u0131n ya\u015fam tarz\u0131 olarak modernitenin demokratikle\u015fmemesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Modernitenin demokratikli\u011fi toplumsal hacim olarak modernitenin kapitalisti ve i\u015fbirlik\u00e7ilerinden katbekat \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. Kavramak i\u00e7in yeter ki do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnmesini bilelim.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info\u00a0\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Avrupa merkezli sosyal bilimlerin hakikati ara\u015ft\u0131rma metotlar\u0131 \u00f6z\u00fc gere\u011fi hegemonisttir. Hakikatin alternatif yollar\u0131n\u0131 iki temel y\u00f6ntemle adeta imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131rlar: <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":3595,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-3594","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3594","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3594"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3594\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3595"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3594"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3594"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3594"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}