{"id":3719,"date":"2020-03-15T00:58:51","date_gmt":"2020-03-14T21:58:51","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/demokratik-modernitenin-boyutlari\/"},"modified":"2020-03-15T00:58:51","modified_gmt":"2020-03-14T21:58:51","slug":"demokratik-modernitenin-boyutlari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/demokratik-modernitenin-boyutlari\/","title":{"rendered":"Demokratik Modernitenin Boyutlar\u0131"},"content":{"rendered":"<p>23 Nisan 2012 Pazartesi Saat 13:17<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Demokratik modernite \u00fcstten bir bak\u0131\u015fla ana boyutlar halinde nas\u0131l sunulabilir, sorusunu cevapland\u0131raca\u011f\u0131m. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2148-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>\u00c7\u00f6z\u00fcmlememizin kapsaml\u0131 bir uygarl\u0131k ve modernite ele\u015ftirisiyle birlikte, demokratik moderniteyi uygarl\u0131ksal geli\u015fme tarihiyle i\u00e7 i\u00e7e ve \u00e7e\u015fitli ana unsurlar\u0131n\u0131 tan\u0131mlayan b\u00f6l\u00fcmler halinde olduk\u00e7a ayd\u0131nlatt\u0131\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Burada yapmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m i\u015f, konuyu ana boyutlar\u0131yla ve bir b\u00fct\u00fcn olarak daha da g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131lmakt\u0131r. Demokratik modernite \u00fcstten bir bak\u0131\u015fla ana boyutlar halinde nas\u0131l sunulabilir, sorusunu cevapland\u0131raca\u011f\u0131m. Tek\u00e7i modernite anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 k\u0131rmak ve \u00f6rtbas etti\u011fi muazzam tarihsel-toplum varolu\u015flar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131lmak bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131m\u0131z\u0131n temeli olmal\u0131d\u0131r. Uygarl\u0131k tarihi, i\u00e7ine inildik\u00e7e dibi g\u00f6z\u00fckmeyen bir k\u00f6r kuyuya benziyor. Ne kadar ayd\u0131nlatmaya \u00e7al\u0131\u015fsak da, hemen ba\u015fka karanl\u0131k noktalar beliriyor. Binlerce y\u0131ll\u0131k toplumsal haf\u0131zan\u0131n (vicdan\u0131n) egemen tekellerin ideolojik bombard\u0131man\u0131 alt\u0131nda elbette beyindeki k\u0131vr\u0131mlar\u0131 and\u0131ran bir katlanmaya u\u011frayaca\u011f\u0131, bilin\u00e7alt\u0131 denilen olgunun bir benzerinin toplumsal haf\u0131zan\u0131n binlerce k\u0131vr\u0131ml\u0131 dehlizleri halinde olu\u015faca\u011f\u0131 tahmin edilebilir. Yine de y\u0131lmamak gerekir. Hi\u00e7bir toplumsal sorun yeterince ayd\u0131nlat\u0131lmad\u0131k\u00e7a, nas\u0131l do\u011fru te\u015fhisi yap\u0131lmayan bir insan\u0131n organ\u0131 do\u011fru tedavi edilemezse, ona benzer bi\u00e7imde do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmleme (te\u015fhis) ve \u00e7\u00f6z\u00fcm (tedavi) imk\u00e2n\u0131na kavu\u015famaz.\u00a0<\/p>\n<p>Yad\u0131rganmamam a\u00e7\u0131s\u0131ndan s\u0131k\u00e7a vurgulama gere\u011fi duyuyorum. E\u011fer sosyal bilim veya ona benzer ideal\u0131 ama\u00e7lar\u0131 olan bir ba\u015fka bilim disiplini ba\u015far\u0131l\u0131 olsayd\u0131, mevcut insanl\u0131k durumu \u015fu son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l\u0131 bu denli korkun\u00e7 sava\u015flarla, soyk\u0131r\u0131m ve toplumk\u0131r\u0131mlarla, zenginlik ve yoksulluk u\u00e7urumlar\u0131yla, i\u015fsizlik ve g\u00f6\u00e7le, k\u00fclt\u00fcrel dejenerasyon ve ahlaks\u0131zl\u0131kla, azmanla\u015fm\u0131\u015f tekel g\u00fc\u00e7leri ve hi\u00e7li\u011fe indirgenmi\u015f bireylerle, mah\u015feri and\u0131ran \u00e7evre y\u0131k\u0131mlar\u0131yla bug\u00fcnk\u00fc hale d\u00fc\u015fmezdi. Be\u015f bin y\u0131ld\u0131r D\u00fcnya Uygarl\u0131k Sistemi \u00e7are diye y\u00fcklendi\u011fi t\u00fcm maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr ara\u00e7lar\u0131n\u0131 t\u00fcketmi\u015f gibidir. Sava\u015f arac\u0131yla art\u0131k fethedilecek ve yeniden ele ge\u00e7irilecek bir yer yoktur. Vard\u0131r denilse bile, zarar\u0131 k\u00e2r\u0131ndan katbekat daha fazlad\u0131r. \u015eehir arac\u0131ndan geriye kalan, \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 ve en sonunda kanser gibi b\u00fcy\u00fcyen kentsiz kentlerle yoklu\u011fa mahk\u00fbm edilen bir k\u00f6y-tar\u0131m toplumu olmu\u015ftur. Ekonomi diye sar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ara\u00e7tan geriye sonu\u00e7ta dizginlenemeyen, art\u0131k paradan para kazanma gibi en gayri ahlaki y\u00f6ntemlerle \u015fi\u015fen k\u00fcresel tekellerle say\u0131lar\u0131 her y\u0131l artan milyonlarca i\u015fsiz, yoksul kalm\u0131\u015ft\u0131r. Devlet diye sar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ara\u00e7tan geriye art\u0131k i\u00e7 toplumunu yiye yiye \u015fi\u015fmi\u015f, hi\u00e7bir fonksiyonu kalmam\u0131\u015f iktidar ve ulus-devlet tekelleriyle, tamamen aptalla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, ahlaki ve politik toplumla hi\u00e7bir ili\u015fkisi kalmam\u0131\u015f vatanda\u015f, s\u00fcr\u00fc kitlesi kalm\u0131\u015ft\u0131r. Medet umulan ideolojik ara\u00e7lardan geriye ahlaki i\u015flevini yitirmi\u015f dincilik, iktidar\u0131 t\u00fcm toplum g\u00f6zeneklerine yayan cinsiyet\u00e7ilik, kabilecilikten bin kat daha fazla \u015fovenizme bo\u011fan milliyet\u00e7ilik, sermaye ve iktidar tekellerinin azami k\u00e2r yollar\u0131n\u0131 g\u00f6stermekten ba\u015fka amac\u0131 kalmam\u0131\u015f bilimcilik kalm\u0131\u015ft\u0131r. Sanattan geriye kalan ise duygu y\u00fcceli\u011fini, g\u00fczellik duygusunu metala\u015ft\u0131ran k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi olmu\u015ftur. Tarihin sonu denilen durum herhalde uygarl\u0131\u011f\u0131n bu bilan\u00e7osu olmal\u0131d\u0131r. Medya tekelleriyle sanal bir d\u00fcnyada bo\u011funtuya getirilen, k\u00f6reltilen bir toplum, ne kadar tepkisiz k\u0131l\u0131n\u0131rsa k\u0131l\u0131ns\u0131n, iktidar ayg\u0131tlar\u0131yla g\u00f6zeneklerine kadar ne kadar denetim ve g\u00f6zetime al\u0131n\u0131rsa al\u0131ns\u0131n, genelde be\u015f bin y\u0131ll\u0131k, \u00f6zelde ise d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ll\u0131k d\u00fcnya uygarl\u0131k ve modernite sistemi zihniyet ve yap\u0131sal bunal\u0131m\u0131n en dip noktas\u0131ndad\u0131r. K\u00fcresel ve hegemonik g\u00fc\u00e7 haline gelen finans kapitalizmi bunun en a\u00e7\u0131k kan\u0131t\u0131d\u0131r. \u00c7arklar\u0131 finans kapitalizmi taraf\u0131ndan d\u00f6nd\u00fcr\u00fclen d\u00fcnya ise bunal\u0131mdan k\u0131vranan bir krizler d\u00fcnyas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Maksad\u0131m bunal\u0131m ve kriz teorileri geli\u015ftirmek de\u011fildir. Kapitalizmi sadece devrevi bunal\u0131mlara sahip bir sistem olarak de\u011fil, uzun ve devrevi bunal\u0131ml\u0131 olan uygarl\u0131k sisteminin sistemik yap\u0131sal bunal\u0131m evresi olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131m. E\u011fer bunal\u0131m evresinin kendi i\u00e7inde daha \u015fiddetli i\u00e7 evreleri varsa, \u015fimdi ya\u015fanan s\u00fcre\u00e7 odur. Bunlar\u0131 belirtirken, bir d\u00f6nem ve belki de halen bunal\u0131mlardan devrim uman sosyalistlerden olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6ylemem gerekir. Bunal\u0131mlar sadece devrimler de\u011fil, kar\u015f\u0131devrimler de \u00fcretir. Kald\u0131 ki, ben bu tip bunal\u0131m-devrim-kar\u015f\u0131devrim teorilerini ger\u00e7eklikten \u00e7ok bir retorik, propaganda \u00e7abas\u0131 olarak de\u011ferlendiriyorum. Dolay\u0131s\u0131yla ortam demokratik moderniteye h\u0131zla a\u00e7\u0131k hale geliyor diye s\u00f6ylem tutturmuyorum. Bunal\u0131m ve kriz s\u00fcre\u00e7lerini bir olgu olarak kabul ediyorum. Ama tarihi olaylar\u0131 do\u011furacak etkenler d\u00fczeyinde g\u00f6rm\u00fcyorum. Evrenselci ilerlemeci \u00e7izgi bir d\u00f6nem pe\u015f pe\u015fe k\u00f6t\u00fcden iyiye do\u011fru giden toplum bi\u00e7imlerini bunal\u0131m teorilerinden \u00e7\u0131karmaya \u00f6zen g\u00f6steriyordu. Somutun kendisi bu teoriyi pek do\u011frulamam\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Demek ki tarihte ve \u015fimdiki halinde belirleyici de\u011fer ta\u015f\u0131yan etkenleri ba\u015fka alanda aramak gerekir. Demokratik modernite se\u00e7ene\u011fi daha \u00e7ok bu aray\u0131\u015f \u00e7abalar\u0131n\u0131n sonucu olmu\u015ftur. Sunumunu yaparken s\u0131k\u00e7a de\u011finmek durumunda kal\u0131yorum. Bu se\u00e7ene\u011fin ay\u0131rt edici \u00f6zelliklerini tan\u0131man\u0131n prati\u011fe ili\u015fkin \u00e7abalar\u0131 verimli k\u0131laca\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Tarihin olumlu demokratik miras\u0131na b\u00fcy\u00fck sayg\u0131 ve ba\u011fl\u0131l\u0131k duyuyorum. Bunu kendim i\u00e7in ayr\u0131ca bir \u00f6zele\u015ftiri olarak kabul ediyorum. Sadece ders \u00e7\u0131kar\u0131n demiyorum, bizzat tarihle \u015fimdiyi yapman\u0131n vazge\u00e7ilmez bir y\u00f6ntem de\u011feri ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131na inan\u0131yorum. Tarihin \u015fimdi, \u015fimdinin ise tarih olmas\u0131 gerekti\u011fini kavramayan her d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eyleme ise, de\u011fer ve sonu\u00e7lar\u0131 ne olursa olsun, ayn\u0131 sayg\u0131 ve ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 duymuyorum. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6ylesi d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylemlere inanm\u0131yorum. Gelece\u011fin ise \u015fimdiden ge\u00e7ti\u011fini biliyor, \u015fimdisini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeyen ve \u00e7\u00f6zmeyenin gelece\u011fi olaca\u011f\u0131na da inanm\u0131yorum.\u00a0<\/p>\n<p>Y\u00f6nteme ili\u015fkin bu tekrarlamalar, demokratik medeniyetin ne ge\u00e7mi\u015fte ya\u015fanan bir \u2018alt\u0131n\u00e7a\u011f\u2019 hayali olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, ne de gelece\u011fe ili\u015fkin bir \u2018\u00fctopya\u2019 olarak tasarland\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u0131srarla vurgulamak i\u00e7in belirtilmektedir. G\u00fcnl\u00fck, hatta anl\u0131k ihtiya\u00e7 olarak d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylemde ger\u00e7ekle\u015fen, ya\u015fam tarz\u0131n\u0131n anlam ifadesidir. Ne eski an\u0131lar\u0131n y\u00e2d edilmesi, ne de gelece\u011fin hayalleriyle avunulmas\u0131d\u0131r. Ne anl\u0131k yarat\u0131mlar, ne ebed-ezel ger\u00e7eklerin varolu\u015f halidir. Toplumsal do\u011fan\u0131n esnek zek\u00e2 olarak, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kapasitesi y\u00fcksek farkl\u0131l\u0131klar i\u00e7inde birlik olarak varolu\u015f haline demokratik modernite demek uygun d\u00fc\u015febilir. Fakat modernite, \u00e7a\u011f anlam\u0131na geldi\u011finden, klasik uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131yla diyalekti\u011fin kar\u015f\u0131 kutbu olarak varolu\u015f kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu tan\u0131mla mutlaka b\u00fct\u00fcnle\u015ftirmek gerekti\u011fini hat\u0131rdan \u00e7\u0131karmamal\u0131y\u0131z.\u00a0<\/p>\n<p>Nas\u0131l kapitalizmin hegemonik \u00e7a\u011f\u0131 olarak modernizm, klasik uygarl\u0131\u011f\u0131n son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcn adland\u0131r\u0131lmas\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyorsa, demokratik modernite de demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcn adland\u0131r\u0131lmas\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir.\u00a0<\/p>\n<p>Di\u011fer \u00f6nemli bir husus, demokratik modernitenin kapitalist modernite \u015febekelerinin (a\u011flar\u0131n\u0131n) oldu\u011fu her alanda ve zamanda kar\u015f\u0131 kutup olarak ya\u015fanmakta oldu\u011fudur. Ba\u015far\u0131l\u0131 veya ba\u015far\u0131s\u0131z, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck veya k\u00f6lelik, benzerlik veya farkl\u0131l\u0131k, e\u015fitlikten uzak veya yak\u0131n, ekolojik ve feminist anlam kazanm\u0131\u015f veya kazanmam\u0131\u015f, \u00f6zcesi ahlaki ve politik toplum \u00f6zelli\u011fine yak\u0131n veya uzak olarak, demokratik modernite kapitalist modernitenin ba\u011fr\u0131nda her zaman ve mek\u00e2nda varolu\u015f halindedir.\u00a0<\/p>\n<p>Sol veya sa\u011f muhaliflerin devrim veya kar\u015f\u0131devrimle \u00f6nce iktidar\u0131 (dolay\u0131s\u0131yla devleti) ele ge\u00e7irip sonradan d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri plan ve programlar\u0131n\u0131 hayata ge\u00e7irmek amac\u0131yla \u2018toplumsal m\u00fchendislik\u2019 yaparak \u00f6zledikleri toplumlar\u0131 merkezi planlamayla yaratma metotlar\u0131n\u0131 art\u0131k sa\u00e7ma ve propagandatif s\u00f6ylemler (retorik) olarak de\u011ferlendirmekle kalm\u0131yor, \u00f6z\u00fcnde bu tarz\u0131n liberalizmin ya bir oyunca\u011f\u0131 ya da \u00fczerinden yetmi\u015f y\u0131l ge\u00e7se de kendi i\u00e7inde \u00f6z\u00fcmsetmekte zorluk \u00e7ekmeyece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcnce ve uygulamalar olarak de\u011ferlendirdi\u011fimi de \u00f6nemle belirtmek durumunday\u0131m.\u00a0<\/p>\n<p>Toplumsal do\u011falar da biyolojik do\u011falara benzer bi\u00e7imde genetik kodlara sahiptir. Biyolojizmin fark\u0131nday\u0131m. Bunun toplumsal do\u011falara ta\u015f\u0131nmas\u0131n\u0131n Darwinizm oldu\u011funu ve en kaba materyalizm olarak toplumsal m\u00fchendisliklere fikr\u00ee malzeme sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyorum. Bahsetti\u011fim husus, zek\u00e2 d\u00fczeyi en y\u00fcksek do\u011fa olarak \u00f6zg\u00fcrl\u00fck se\u00e7imine o denli a\u00e7\u0131k olsa bile, yine de tarihsel-toplumlar\u0131n haf\u0131za ve temel yap\u0131sal \u00f6zelliklerini de\u011fi\u015ftirmenin kendine \u00f6zg\u00fc hassasiyetleri ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Genetik kodlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirip farkl\u0131 bitki ve \u0131slah edilmi\u015f hayvan yeti\u015ftirir gibi toplumlar\u0131 de\u011fi\u015fime u\u011fratamay\u0131z. Toplumsal do\u011fan\u0131n haf\u0131zas\u0131, bunu zaten ahlaki ve politik toplum olarak bo\u015funa belirlememi\u015ftir. De\u011fi\u015fimin toplumsal yolunun ancak ahlaki ve politik toplumsal d\u00fczeyi y\u00fckseltmesi halinde me\u015fru kabul edilebilece\u011fini, aksinin ise her t\u00fcrl\u00fc totaliter ve otoriter y\u00f6ntemlerle ahlaki ve politik toplum d\u00fczeyini d\u00fc\u015f\u00fcrece\u011fini, dolay\u0131s\u0131yla sonu\u00e7lar\u0131 ne olursa olsun me\u015fru kabul g\u00f6rmeyece\u011fini belirtmek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Demokratik modernite, de\u011fi\u015fimin me\u015fru yolunu a\u00e7\u0131k tutan sistem \u00f6zelli\u011findedir. Ahlaki ve politik de\u011ferinin y\u00fcksek olmas\u0131 bu sistematik \u00f6z\u00fcyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. De\u011fi\u015fimin me\u015fru yolu \u00e7ok \u00f6nemli olmakla birlikte basittir. Her toplum mensubu, nerede ve ne zaman olursa olsun, bu de\u011fi\u015fime katk\u0131da bulunabilir. Neolitik toplum kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131, hatta klan toplumunu ya\u015fayan bir mensubuyla Moskova veya New York\u2019ta ya\u015fayan bir mensubu de\u011fi\u015fime her an katk\u0131 yapma potansiyeline sahiptir. Bunun i\u00e7in b\u00fcy\u00fck, kutsal anlat\u0131lar \u015fart olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, kahramanl\u0131k eylemleri de \u015fart de\u011fildir. Tek \u015fart, toplumsal do\u011fan\u0131n temel varolu\u015f hali olarak ahlaki ve politik d\u00fc\u015f\u00fcnme ve davranma yetene\u011fini g\u00f6stermektir. Her bireyde asgari d\u00fczeyde de olsa var oldu\u011funa emin oldu\u011fumuz bu yetene\u011fi (erdemi, fazileti) i\u015flevsel k\u0131lmakt\u0131r. \u015e\u00fcphesiz bununla tarihsel-toplum boyunca ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, me\u015fru de\u011fi\u015fim yolunu ayd\u0131nlatmak i\u00e7in insanl\u0131k haf\u0131zas\u0131na mal edilen b\u00fcy\u00fck ve kutsal anlat\u0131lar\u0131n \u00f6nemsiz oldu\u011funu belirtmek istemiyorum. Tersine, me\u015fru de\u011fi\u015fimin yolu ideolojik ve maddi tekellerle kapat\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan, bu anlat\u0131lara b\u00fcy\u00fck rol d\u00fc\u015fer. Yine benzer bi\u00e7imde kahramanl\u0131k eylemleri \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe giden yolda vazge\u00e7ilmez kutsal de\u011fer ta\u015f\u0131rlar. M\u00fchim olan, demokratik modernitede de\u011fi\u015fimin tarihsel-toplumun b\u00fct\u00fcnsel \u00e7abalar\u0131 olmadan sa\u011flanamayaca\u011f\u0131n\u0131 bilmektir. \u00d6nemli ki\u015filiklerin ve \u00f6rg\u00fctlenmelerin rol\u00fc ink\u00e2r edilmiyor. Ancak toplumun ahlaki ve politik dokular\u0131na mal edilmedik\u00e7e ve me\u015fru yoldan ge\u00e7ilmedik\u00e7e, bu rol fazla anlam ifade etmeyecektir.\u00a0<\/p>\n<p>Devrimler i\u00e7in de ayn\u0131 hususlar ge\u00e7erlidir: Me\u015fru yol ve ahlaki-politik dokuya mal edilmeyen toplumsal geli\u015fme olarak de\u011fi\u015fmeyi, toplumsal do\u011fan\u0131n bir kendili\u011fi olarak de\u011ferlendirmemek gerekir. Toplumlar yarat\u0131lmaz, ya\u015fan\u0131r. \u015e\u00fcphesiz ya\u015famdan ya\u015fama fark vard\u0131r. Daha \u00f6zg\u00fcrce, e\u015fit\u00e7e ve demokratik\u00e7e ya\u015fam oldu\u011fu gibi, dayan\u0131lmaz k\u00f6lelik, e\u015fitsizlik ve diktat\u00f6rl\u00fck alt\u0131nda ge\u00e7en ya\u015famlar da vard\u0131r. Belki de daha \u00e7oktur. Demokratik modernite t\u00fcm bu ko\u015fullar alt\u0131nda ya\u015fam\u0131 t\u00fcm y\u00f6ntemlerle daha \u00f6zg\u00fcr, e\u015fit ve demokratik k\u0131lman\u0131n zihniyet ve yap\u0131lanmas\u0131n\u0131 ifade etmektedir. Yola d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bir ta\u015f\u0131 kald\u0131rmak kadar, me\u015fru de\u011fi\u015fimin tek yolu olarak kalm\u0131\u015f bir devrimi yapmak da demokratik modernite kapsam\u0131nda de\u011ferlidir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ilahi kurtulu\u015f da, k\u00f6lece kaderci s\u00fbfilik de ayn\u0131 kapsamda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fcyor ve etik bulunmuyor. Son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokratik m\u00fccadelesinden \u00e7\u0131karabilece\u011fimiz dersler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, i\u00e7inden ge\u00e7mekte oldu\u011fumuz k\u00fcresel finans kapitalizminin hegemonyas\u0131ndaki sistemik ve yap\u0131sal bunal\u0131m d\u00f6neminde demokratik moderniteyi g\u00fc\u00e7lendirmek ve hatta yer yer g\u00fc\u00e7l\u00fc yeniden in\u015falarla yenilemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla demokratik modernitenin temel boyutlar\u0131 \u00fczerine yo\u011funla\u015fmak ve ayd\u0131nlanmak bu y\u00f6nl\u00fc \u00e7abalar\u0131m\u0131z\u0131 daha ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131lacakt\u0131r. <\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info\u00a0\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Demokratik modernite \u00fcstten bir bak\u0131\u015fla ana boyutlar halinde nas\u0131l sunulabilir, sorusunu cevapland\u0131raca\u011f\u0131m. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":3720,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-3719","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3719","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3719"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3719\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3720"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3719"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3719"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3719"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}