{"id":3888,"date":"2020-03-15T01:01:18","date_gmt":"2020-03-14T22:01:18","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/demokratik-modernitenin-yeniden-insa-sorunlari\/"},"modified":"2020-03-15T01:01:18","modified_gmt":"2020-03-14T22:01:18","slug":"demokratik-modernitenin-yeniden-insa-sorunlari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/demokratik-modernitenin-yeniden-insa-sorunlari\/","title":{"rendered":"Demokratik Modernitenin Yeniden \u0130n\u015fa Sorunlar\u0131"},"content":{"rendered":"<p>29 Temmuz 2012 Pazar Saat 08:20<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Modern devrimlerin en trajik yan\u0131, ger\u00e7ekle\u015fmesine katk\u0131da bulunduklar\u0131 modernizmin kurban\u0131 olmalar\u0131d\u0131r. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2331-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Modern devrimlerin en trajik yan\u0131, ger\u00e7ekle\u015fmesine katk\u0131da bulunduklar\u0131 modernizmin kurban\u0131 olmalar\u0131d\u0131r. Modernizmi \u00e7\u00f6zememek bu devrimlerin ortak eksikli\u011fi olup, pe\u015finde ko\u015ftuklar\u0131 ama\u00e7lar\u0131n modernizmle ili\u015fkileri ve \u00e7eli\u015fkilerini \u00e7\u00f6zmeden de ba\u015far\u0131l\u0131 olacaklar\u0131n\u0131 sanm\u0131\u015flard\u0131r. B\u00f6yle olunca, devrimlerin \u00fctopik i\u00e7erikleri \u00e7ok ge\u00e7meden modernitenin buzlu hesaplar\u0131nda erimekten kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. Genelde be\u015f bin y\u0131ll\u0131k, \u00f6zelde son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k ve modernite tarihinden \u00e7\u0131kar\u0131labilecek ders, t\u00fcm direni\u015f ve devrimlerin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndaki temel etkenin kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 sistemle farklar\u0131n\u0131 ortaya koyup kar\u015f\u0131-sistemlerini olu\u015fturamamalar\u0131d\u0131r. Uygarl\u0131klar\u0131 ve moderniteyi tek\u00e7i yakla\u015f\u0131mla de\u011ferlendirmi\u015fler, uyulmas\u0131 gereken evrensel ya\u015famla \u00f6zde\u015fle\u015ftirmi\u015flerdir. Say\u0131s\u0131z direni\u015f y\u0131k\u0131lmad\u0131k uygarl\u0131k b\u0131rakmamas\u0131na ra\u011fmen, ger\u00e7ekle\u015ftirilenler eski uygarl\u0131\u011f\u0131n yeni bir versiyonu olmu\u015ftur. <br \/>Burada uygarl\u0131klar\u0131n g\u00fc\u00e7 kayna\u011f\u0131 kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. En b\u00fcy\u00fck devrimciler de d\u00e2hil, \u00e7ok az istisnalar d\u0131\u015f\u0131nda, ki\u015filer genellikle kendi d\u00f6nemlerindeki uygarl\u0131klar\u0131n \u00e7ocuklar\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ek ana-babalar\u0131, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 \u00e7a\u011fd\u0131r. Konuya kaderci yakla\u015fm\u0131yorum. Be\u015f bin veya d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ll\u0131k da olsa, k\u00f6kl\u00fc bir yanl\u0131\u015fl\u0131k a\u015f\u0131lmad\u0131k\u00e7a, en radikal s\u00f6ylemli ve eylemli devrimlerin bile ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011framaktan kurtulamayacaklar\u0131n\u0131 vurgulamak istiyorum. Toplumsal direni\u015f ve devrimlerin hi\u00e7 miras b\u0131rakmad\u0131klar\u0131n\u0131 asla s\u00f6yleyemeyiz. Bu miras olmasayd\u0131, ya\u015famam\u0131z\u0131n bir anlam\u0131 kalmazd\u0131. Ama orta yerde kendine en \u00e7ok g\u00fcvenen modernitemizin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bunal\u0131m bile, sorunlar\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmekten uzak bulundu\u011funu yeterince kan\u0131tlamaktad\u0131r. Uzun s\u00fcrelere yay\u0131lmas\u0131 yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 yanl\u0131\u015f olmaktan kurtaramaz  sorunlar da sorun olmaktan \u00e7\u0131kmaz. Bu b\u00f6yle s\u00fcrd\u00fck\u00e7e e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve demokratik ya\u015fam hayalleri de \u00fctopya olarak kalmaktan kurtulamaz.\u00a0<\/p>\n<p>Savunmamda temelde uygarl\u0131k tarihi ve moderniteyle hesapla\u015f\u0131rken, bir yandan k\u00f6kl\u00fc bir \u00f6zele\u015ftiriden ge\u00e7mi\u015f oluyorum, di\u011fer yandan ne kadar yetersiz de olsa alternatifimi sunmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Tutarl\u0131l\u0131k bunu gerektirir. Avrupa merkezli sosyal bilim bu tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterememektedir. Hem e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir bilim \u00e7a\u011f\u0131ndan bahsedece\u011fiz, hem de sava\u015f gibi bir vah\u015fetin bile \u00fcstesinden gelemeyece\u011fiz! Bu durumda eski \u00e7a\u011flar\u0131 bilimcilik silah\u0131yla ele\u015ftirmenin me\u015fruiyeti kalmaz. Yap\u0131lmas\u0131 gereken, me\u015fruiyeti olan bir bilimin pe\u015finde ko\u015fmakt\u0131r. \u00c7abalar\u0131m\u0131 bu kapsamda de\u011ferlendiriyorum. <br \/>Uygarl\u0131\u011fa ve moderniteye ili\u015fkin s\u00f6ylediklerim m\u00fcbala\u011fa say\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Peygamberlerin Nemrut ve Firavun d\u00fczenlerini tanr\u0131 kel\u00e2m\u0131 olarak ele\u015ftirirken, b\u00fcy\u00fck i\u00e7tenliklerinden asla ku\u015fkuya d\u00fc\u015f\u00fclemez. Ama hep onlar\u0131n izlerinde y\u00fcr\u00fcd\u00fcklerini idea edenler, ayn\u0131 Nemrut ve Firavunlar\u0131 geride b\u0131rakan yeni Nemrut ve Firavun d\u00fczenlerini ger\u00e7ekle\u015ftirmekten kendilerini al\u0131koyamam\u0131\u015flard\u0131r. Sultanlar, \u015fahlar, padi\u015fahlar kurduklar\u0131 d\u00fczenlerle ayn\u0131 d\u00fczenin esiri olmu\u015flarsa, bunda yine uygarl\u0131klar\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6rmek gerekir. \u0130yi niyet, peygamberlerin izinde olmak, Nemrut ve Firavun sistemine tabi olmaktan kurtarm\u0131yor.\u00a0<\/p>\n<p>Marks, Lenin ve Mao kapitalizmle bo\u011fu\u015furken samimiydiler. Hatta kapitalizme kar\u015f\u0131 sosyalizmi kurduklar\u0131na da inan\u00e7lar\u0131 tamd\u0131. Fakat \u00e7ok ge\u00e7meden ortaya \u00e7\u0131kan sonu\u00e7, kurduklar\u0131 yap\u0131n\u0131n kapitalizmden pek farkl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. Burada da g\u00fcc\u00fcn\u00fc konu\u015fturan yeni uygarl\u0131k, yani moderniteydi. Y\u00fczeysel sermaye de\u011ferlendirmeleri sosyalizmi geli\u015ftirmek i\u00e7in yeterli de\u011fildi. Eksik olan modernite \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleriydi. Derinden etkisini ya\u015fad\u0131klar\u0131 pozitivist d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc moderniteyi ger\u00e7ekli\u011fin en kutsal hali olarak sunuyordu. Ele\u015ftiri \u015furada kals\u0131n, onu daha da m\u00fckemmelle\u015ftireceklerini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Sonu\u00e7lar\u0131 ise ortadad\u0131r. Tarihsel yanl\u0131\u015fl\u0131k zincirleme devam ettik\u00e7e, en soylu ve kutsal ama\u00e7lar bile uygarl\u0131k ve modernitenin buz gibi hesaplar\u0131na ara\u00e7 olmaktan kurtulam\u0131yor.\u00a0<\/p>\n<p>Postmodernite, kapitalist modernitenin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemezli\u011fine y\u00f6nelik ilk ciddi ele\u015ftirel hareketlerden biri olmas\u0131na ra\u011fmen, alternatif olmaktan uzakt\u0131r. Eklektik ve mu\u011flak yap\u0131s\u0131, klasik moderniteden fark\u0131n\u0131 bile ba\u015far\u0131yla ortaya koymas\u0131na f\u0131rsat tan\u0131mad\u0131. 19. y\u00fczy\u0131l romantiklerinin benzer \u00e7abalar\u0131 bir nevi edebiyat olmaktan \u00f6teye gidemedi. F. Nietzsche\u2019nin 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda, Michel Foucault\u2019nun 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekti\u011fi modernite ele\u015ftirileri \u00e7ok de\u011ferli olmalar\u0131na ra\u011fmen, bireysel \u00e7abalar olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p kolektif ahlaki ve politik ak\u0131m niteli\u011fini pek kazanamad\u0131lar. Daha g\u00fcncel olan Fernand Braudel, I. Wallerstein, Andre Gunder Frank ve yak\u0131n \u00e7al\u0131\u015fma arkada\u015flar\u0131 uygarl\u0131k ve modern sistem analizleri konuya tarihsel-toplum b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde daha ger\u00e7ek\u00e7i ele\u015ftirel yakla\u015fmalar\u0131na ra\u011fmen, alternatif \u00fcretmede ayn\u0131 ba\u015far\u0131y\u0131 g\u00f6sterdikleri s\u00f6ylenemez. Sanki uygarl\u0131k ve modernite daima s\u00fcrmek zorunda olan kapal\u0131 d\u00f6ng\u00fcsel sistemlermi\u015f gibi ele al\u0131nmakta  \u00e7ok kapsaml\u0131 ele\u015ftiriler getirilmekte, ama alternatiflik ad\u0131na getirilenler birka\u00e7 c\u00fcmle olmaktan \u00f6teye gidememektedir. Nietzsche\u2019nin \u00e7\u0131ld\u0131rmas\u0131n\u0131, M. Foucault\u2019nun erken \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc anlayabiliriz. Ama F. Braudel\u2019in reel sosyalizmi alternatif sanmas\u0131n\u0131, I. Wallerstein\u2019\u0131n daha e\u015fitlik\u00e7i, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ve demokratikle\u015fme kavramlar\u0131yla yetinmesini, Andre Gunder Frank\u2019\u0131n \u00e7ok daha genel olan \u2018farkl\u0131l\u0131k i\u00e7inde birlik\u2019 s\u00f6ylemini yeterli bulmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00c7ok ele\u015ftirdikleri Avrupa merkezli bilimin zincirlerinden kendilerini de tam kurtaramad\u0131klar\u0131n\u0131 bu yetmezlikleriyle adeta itiraf etmi\u015f oluyorlar.\u00a0<\/p>\n<p>Savunma kapsam\u0131nda konuyu ele\u015ftirel temelde \u00e7\u00f6z\u00fcmlemem ve alternatif sunmam, belki de kadim uygarl\u0131k merkezli\u011fine ve onun g\u00fcn\u00fcm\u00fcz temsilcisi kapitalist modernitesine y\u00f6nelik ki\u015fisel bir yarg\u0131lama olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f bir anlamda do\u011frudur. \u015eahsi kanaatim odur ki, ki\u015fi kendi mahk\u00fbmiyetini (Dar anlamda hapishane mahk\u00fbmiyetini kastetmiyorum. Uygarl\u0131k ve modernitenin \u00f6zg\u00fcr ya\u015fama dayatt\u0131klar\u0131 genel toplumsal mahk\u00fbmiyetten bahsediyorum) \u00e7\u00f6zmeden, sa\u011fl\u0131kl\u0131 bilim yapamaz. Anlaml\u0131 bilim yapman\u0131n ilk ko\u015fulu, onu yapan \u00f6znenin \u00f6ncelikle kendini \u00e7\u00f6zmesi ve pratik konumland\u0131rmas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmesidir. Aksi halde elde etti\u011fi bilgiyi, bilimi bir entelekt\u00fcel sermaye olarak piyasada kullanmaktan, dolay\u0131s\u0131yla iktidar\u0131n bilimini yapm\u0131\u015f olmaktan kurtulamayacakt\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Ele\u015ftirilerimin anafikri, be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k (daha eski olan hiyerar\u015fik sistem de d\u00e2hil) sisteminin k\u0131rsalda k\u00f6y-tar\u0131m ve g\u00f6\u00e7ebe topluluklar\u0131yla kentte zanaatk\u00e2r ve k\u00f6le i\u015f\u00e7iler \u00fczerinde kurulan sermaye ve iktidar birikiminden kaynakland\u0131\u011f\u0131d\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bu \u00f6z\u00fcn\u00fc korumakla birlikte, ticaret, para, end\u00fcstri ve \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imler kazanm\u0131\u015f bu iktidar ve devlet tekelleri de\u011fi\u015fmeyen ana bi\u00e7imler olarak kalm\u0131\u015ft\u0131r. Uygarl\u0131k tarihi bir yandan tekellerin kendi aralar\u0131ndaki pay sava\u015flar\u0131, \u00f6te yandan kar\u015f\u0131t g\u00fc\u00e7ler \u00fczerinde hep birlikte y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri sava\u015flar \u00fczerine kuruludur. Gerisi ideolojik hegemonya sava\u015flar\u0131, sava\u015f ve iktidara dayal\u0131 toplumsal de\u011fer gasp\u0131na ili\u015fkin oyunlard\u0131r, d\u00fczeneklerdir. Kapitalist uygarl\u0131k d\u00f6nemi, yani modernite bu sistemin en geli\u015fmi\u015f halidir. Sistemin merkez-\u00e7evre, hegemonya-rekabet, al\u00e7alan-y\u00fckselen bunal\u0131m karakteri ba\u015ftan beri vard\u0131r. Modernite d\u00f6nemi ise, \u00f6zellikle finans sermayesinin hegemonik rol oynad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre\u00e7te en derin yap\u0131sal kriz durumunu ifade eder.\u00a0<\/p>\n<p>\u00d6nerdi\u011fim alternatif \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn ise, hiyerar\u015finin y\u00fckseli\u015finden uygarl\u0131k s\u00fcre\u00e7lerine kadar ve son kapitalizm damgal\u0131 modernizm tarihi boyunca sistemin diyalektik karakteri gere\u011fi kar\u015f\u0131t ucunda yer alan t\u00fcm g\u00fc\u00e7lerin toplumsal do\u011fas\u0131n\u0131n bilin\u00e7 ve hareketlerinde aranmas\u0131 gerekti\u011fine ili\u015fkindir. Resmi uygarl\u0131k tarihinin hi\u00e7bir versiyonu kar\u015f\u0131t g\u00fc\u00e7lerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc olamaz. Sosyal m\u00fccadeleler tarihi e\u011fer e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00fctopyalar\u0131nda ba\u015far\u0131l\u0131 olamam\u0131\u015fsa, bunun temel nedeni, \u00e7\u00f6z\u00fclen uygarl\u0131\u011f\u0131n kulland\u0131\u011f\u0131 silahlar\u0131 kullanmalar\u0131ndan (iktidar ve devlet g\u00fc\u00e7leri) ve in\u015fa etmek istedikleri gelece\u011fi onun de\u011fi\u015fik bir versiyonu olarak tasarlamalar\u0131ndan ileri gelmi\u015ftir. Kendi toplumsal do\u011falar\u0131na uygun zihniyet ve yap\u0131lanmalar\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zca \u00fcretememeleri, kar\u015f\u0131 kutbun versiyonlar\u0131nda erimelerine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Tarihsel ak\u0131\u015f tekrarlardan ibaret bir d\u00f6ng\u00fcler sistemi olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, \u00e7izgisel bir ilerlemecilik de de\u011fildir. Kendi i\u00e7inde ne kadar zihniyet ve yap\u0131sal hareket olu\u015fturduysa o a\u011f\u0131rl\u0131kta paylar ta\u015f\u0131yan, b\u00fct\u00fcnsellik kazanm\u0131\u015f bilin\u00e7 ve eylemler hareketinin toplam\u0131d\u0131r. Tarihselle\u015fmek, ak\u0131\u015f halkalar\u0131ndan birisi olmak her zaman m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bunun ko\u015fulu ise, gereken a\u011f\u0131rl\u0131kta zihniyet g\u00fcc\u00fcyle yap\u0131sal formu kazanmakt\u0131r. Tarih bu anlamda \u015fa\u015fmaz bir do\u011faya sahiptir. Tarihte yer alacak kadar zihniyet g\u00fcc\u00fc geli\u015ftirememi\u015f ve yap\u0131sal formunu sa\u011flayamam\u0131\u015f t\u00fcm g\u00f6r\u00fc\u015f ve eylemlilikler sorumlulu\u011fu kendilerinde aramak durumundad\u0131r. <\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info\u00a0\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Modern devrimlerin en trajik yan\u0131, ger\u00e7ekle\u015fmesine katk\u0131da bulunduklar\u0131 modernizmin kurban\u0131 olmalar\u0131d\u0131r. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":3889,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-3888","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3888","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3888"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3888\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3889"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3888"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3888"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3888"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}