{"id":3891,"date":"2020-03-15T01:01:21","date_gmt":"2020-03-14T22:01:21","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/uygarlik-modernite-ve-kriz-sorunu\/"},"modified":"2020-03-15T01:01:21","modified_gmt":"2020-03-14T22:01:21","slug":"uygarlik-modernite-ve-kriz-sorunu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/uygarlik-modernite-ve-kriz-sorunu\/","title":{"rendered":"Uygarl\u0131k, Modernite ve Kriz Sorunu"},"content":{"rendered":"<p>24 A\u011fustos 2012 Cuma Saat 14:58<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Uygarl\u0131k sistemleri yap\u0131sall\u0131\u011f\u0131 gere\u011fi bunal\u0131m niteli\u011fi ta\u015f\u0131rlar. Bunal\u0131mlar zaman ve mek\u00e2n boyunca i\u00e7 ve d\u0131\u015f etkenler sonucu ara s\u0131ra i\u00e7ine d\u00fc\u015f\u00fclen durumlar de\u011fildir.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2386-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Uygarl\u0131k sistemleri yap\u0131sall\u0131\u011f\u0131 gere\u011fi bunal\u0131m niteli\u011fi ta\u015f\u0131rlar. Bunal\u0131mlar zaman ve mek\u00e2n boyunca i\u00e7 ve d\u0131\u015f etkenler sonucu ara s\u0131ra i\u00e7ine d\u00fc\u015f\u00fclen durumlar de\u011fildir. Sistemin kendisi s\u00fcrekli bunal\u0131m (a\u015f\u0131r\u0131 halinde kriz) \u00fcretir. Bunal\u0131m mant\u0131\u011f\u0131 gayet basittir: Al\u0131konulan toplumsal de\u011fer ve art\u0131-de\u011ferler \u00fczerine iktidar ve daha resmi olarak devlet s\u0131n\u0131flar\u0131 kurulur. Toplumun ba\u011fr\u0131nda kurulan bu s\u0131n\u0131flar \u00f6rg\u00fctl\u00fc silahl\u0131 yap\u0131lar\u0131 gere\u011fi s\u00fcrekli b\u00fcy\u00fcme e\u011filimindedir. Toplumun emek\u00e7i kesimleri zarzor ge\u00e7inir, \u00e7e\u015fitli hastal\u0131klar ve sava\u015flardan erken \u00f6l\u00fcrken, n\u00fcfuslar\u0131 devlet s\u0131n\u0131flar\u0131na oranla azal\u0131r. Devlet ve her t\u00fcr iktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n n\u00fcfusu ise, kendilerini daha iyi besleyip korumalar\u0131 ve \u00e7ok \u00fcremeleri (\u0130lk iktidar ve devletlerin hanedan niteli\u011fi b\u00fcy\u00fck ve n\u00fcfusu \u00e7ok olan aileden yanad\u0131r. G\u00fc\u00e7 politikas\u0131 bunu gerektirir) nedeniyle daha \u00e7ok artar. Sistemik olan bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 dengesizlik hali bunal\u0131m demektir. Daha \u00e7ok \u00e7o\u011falm\u0131\u015f ve g\u00fc\u00e7lenmi\u015f devlet s\u0131n\u0131flar\u0131, toplum \u00fczerinde de\u011fer gasp ettik\u00e7e, sistemin s\u00fcrd\u00fcremezli\u011fi devreye girer. Bunal\u0131m d\u00f6nemleri denen durum budur.\u00a0<\/p>\n<p>Bunal\u0131mdan \u00e7\u0131k\u0131\u015f i\u00e7in iki yol gereklidir: Birincisi, k\u0131z\u0131\u015fan hegemonik sava\u015flar sonucunda rakiplerini yok eden g\u00fc\u00e7 yeni hegemon olarak ortaya \u00e7\u0131kar. Hegemonik g\u00fc\u00e7 do\u011fal olarak daha \u00f6nce pay sahibi olan rakiplerini ezdi\u011finden, paylar\u0131na el koyarak yeni rakipler \u00e7\u0131k\u0131ncaya kadar bunal\u0131m\u0131 belli bir s\u00fcre nispi olarak a\u015fm\u0131\u015f say\u0131l\u0131r. \u0130kincisi ve \u00e7o\u011funlukla birincisiyle i\u00e7 i\u00e7e, daha verimli \u00fcretimi, ticari ve s\u0131nai y\u00f6ntemleri devreye sokarak \u00fcretim art\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirirler. \u00dcretim art\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren hegemonik sistem, bunal\u0131m\u0131n kar\u015f\u0131t\u0131 olarak refah d\u00f6nemini yakalam\u0131\u015f demektir. \u0130lk\u00e7a\u011f uygarl\u0131klar\u0131nda bunal\u0131mlar daha uzun aral\u0131kl\u0131 ve uzun s\u00fcrelidir. Bin y\u0131ldan iki y\u00fcz y\u0131la kadar aral\u0131klarla seyreden bunal\u0131mlar \u00e7ok\u00e7a ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Her b\u00fcy\u00fck bunal\u0131m d\u00f6nemi genellikle hanedanl\u0131k ve merkez de\u011fi\u015fimi ile sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131ndan itibaren bu s\u00fcre\u00e7leri yayg\u0131n olarak izlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Orta\u00e7a\u011f bunal\u0131mlar\u0131 da benzer olmakla birlikte, s\u00fcreleri daha da k\u0131salm\u0131\u015ft\u0131r. Ortalama y\u00fcz, y\u00fcz elli y\u0131ll\u0131k s\u00fcreler halinde yayg\u0131nca ya\u015fanm\u0131\u015flard\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Bu genel seyir \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015fmekle birlikte, kapitalist sistem bunal\u0131mlar\u0131n\u0131n kendine \u00f6zg\u00fc yanlar\u0131 vard\u0131r. Sistemde parasall\u0131k ve ticaret tekelleri ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u00f6nc\u00fc rol oynarlar. \u00dcretimle ili\u015fkileri s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Buna mukabil ekonomide para yayg\u0131n kullan\u0131l\u0131r ve ticaret metala\u015fmas\u0131n\u0131n geli\u015fimi ve h\u00e2kim \u00f6zellik kazanmas\u0131 nedeniyle \u00e7ok artm\u0131\u015ft\u0131r. S\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde para ve ticaret tekeli az bir g\u00fcc\u00fcn elinde yo\u011funla\u015f\u0131r. Bu durumda toplumun paras\u0131zl\u0131ktan al\u0131m g\u00fcc\u00fc d\u00fc\u015fer. Ortaya \u00e7\u0131kan fazla \u00fcretim emilmeden kald\u0131\u011f\u0131ndan, bunal\u0131m\u0131n birinci hali olarak fazla \u00fcretim bunal\u0131mlar\u0131 ya\u015fan\u0131r. Bir yandan fazla \u00fcretim sat\u0131lamad\u0131\u011f\u0131ndan tahrip edilirken, di\u011fer yandan paras\u0131zl\u0131ktan al\u0131m g\u00fc\u00e7leri d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f emek\u00e7iler yoksulluktan ve a\u00e7l\u0131ktan k\u0131r\u0131l\u0131r. K\u0131sa s\u00fcrede tersi de ya\u015fan\u0131r. Para etmeyen \u00fcretim iyice d\u00fc\u015fer. Eldeki paran\u0131n \u00fcretimle ba\u011f\u0131 kopar. Ortada \u00e7ok para, az \u00fcretim vard\u0131r. Artan hayat pahal\u0131l\u0131\u011f\u0131 (enflasyon) yeni bir bunal\u0131m durumudur. Her iki bunal\u0131mdan \u00e7\u0131k\u0131\u015f i\u00e7in bulunulan yol, geleneksel yol olan hegemonik sava\u015flar\u0131n yan\u0131nda devlet harcamalar\u0131n\u0131 artt\u0131rarak, belli bir \u00fccretli kesim yarat\u0131p fazla ve eksik \u00fcretimi telafi etmeye \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r. Kapitalizmin son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ll\u0131k hegemonya \u00e7a\u011f\u0131nda bu tip bunal\u0131mlar yayg\u0131n ve i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fanm\u0131\u015flard\u0131r. S\u00fcreleri biraz daha k\u0131sal\u0131p elli\u015fer, y\u00fczer y\u0131llara kadar d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. <\/p>\n<p>Hegemonya sava\u015flar\u0131 hi\u00e7bir uygarl\u0131k d\u00f6nemiyle k\u0131yaslanamayacak kadar kapsaml\u0131, yo\u011fun ve uzun s\u00fcreli olmu\u015ftur. Sava\u015fa kat\u0131lan tekeller de ulusal ve uluslararas\u0131 \u00e7apta olmu\u015ftur. Dolay\u0131s\u0131yla ilk defa d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda sava\u015flarla tan\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yerel ve b\u00f6lgesel sava\u015flar hi\u00e7bir zaman eksik olmam\u0131\u015ft\u0131r. Daha vahimi, giderek toplum t\u00fcm\u00fcyle ulus-devlet\u00e7e militaristle\u015ftirilerek bir nevi sava\u015f hali i\u00e7ine sokulmu\u015ftur. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumlar\u0131na sava\u015f hali toplumlar\u0131 demek daha ger\u00e7ek\u00e7idir. Dayat\u0131lan sava\u015f hali iki kanaldan y\u00fcr\u00fct\u00fclmektedir: Birincisi, ger\u00e7ek\u00e7i yol kanal\u0131 olan iktidar ve devlet ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n toplumun t\u00fcm g\u00f6zeneklerini bir a\u011f gibi sar\u0131p g\u00f6zetim, denetim ve bask\u0131 alt\u0131na almas\u0131d\u0131r. \u0130kinci yol, son elli y\u0131l i\u00e7inde niteliksel bir devrimle geli\u015fen bili\u015fim teknolojisi kanallar\u0131yla (medya tekelleri) sanal toplumun ger\u00e7ek toplum yerine ikame edilmesidir. Her iki sava\u015f haline de toplumk\u0131r\u0131m demek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Eskinin daha s\u0131n\u0131rl\u0131 uygulanan soyk\u0131r\u0131mlar\u0131yla birlikte, bu yeni toplumk\u0131r\u0131mlar daha yo\u011fun ve s\u00fcrekli halleriyle toplumsal do\u011fan\u0131n sonunu haz\u0131rlamaktad\u0131rlar. Belki insan t\u00fcr\u00fcne benzeyen yarat\u0131klar var olmaya devam eder: Ama s\u00fcr\u00fc kitle, fa\u015fizm kitlesi olarak. Toplumk\u0131r\u0131m\u0131n bilan\u00e7osu soyk\u0131r\u0131mlardan daha a\u011f\u0131r olarak t\u00fcm toplumun ahlaki ve politik niteli\u011fini yitirmesinde kendini g\u00f6sterir. En a\u011f\u0131r toplumsal ve ekolojik felaketlerde bile sorumluluk duymayan insan y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi kan\u0131tlar. Bunal\u0131m ve kriz \u00f6tesi bir durumun ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 ink\u00e2r edilemez. Bu duruma nas\u0131l gelindi\u011fini tekraren de olsa \u00f6zetlemek b\u00fct\u00fcnselli\u011fi sa\u011flamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan yararl\u0131 olabilir.\u00a0<\/p>\n<p>a- \u0130lk iktidar hiyerar\u015filerinin ve devlet egemenliklerinin kurulu\u015fundan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar tarih bir anlamda iktidar\u0131n k\u00fcm\u00fcl\u00e2tif (kar topu gibi yuvarland\u0131k\u00e7a kendini b\u00fcy\u00fctme) b\u00fcy\u00fcmesidir. Hem mek\u00e2n, hem zaman s\u00fcreleri uygarl\u0131k tarihinin \u00f6z\u00fc olan iktidar sava\u015flar\u0131yla doludur. Yerel sava\u015flardan d\u00fcnya sava\u015flar\u0131na, kabile sava\u015flar\u0131ndan ulusal sava\u015flara, s\u0131n\u0131f sava\u015flar\u0131ndan din sava\u015flar\u0131na kadar hepsi iktidar\u0131n \u00e7o\u011falt\u0131m\u0131 ve k\u00fcm\u00fcl\u00e2tif b\u00fcy\u00fcmesiyle sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ktidar\u0131n \u00e7o\u011falt\u0131m\u0131 demek, toplumsal de\u011ferler \u00fczerinde parazit ya\u015fayan s\u0131n\u0131fsal geli\u015fme demektir. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta s\u0131n\u0131rl\u0131 bir hiyerar\u015fi olu\u015fturan ve topluma bazen de tecr\u00fcbe ve uzmanl\u0131klar\u0131yla \u00f6nemli katk\u0131lar sa\u011flayan y\u00f6netim, devlet haline d\u00f6n\u00fc\u015fmesiyle kastlar haline geldi. Hanedanl\u0131k nitelikleriyle birlikte kast gruplar\u0131 kendilerini ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 s\u0131n\u0131flar halinde \u00f6rg\u00fctleyerek, tanr\u0131sall\u0131k idea edecek kadar ayr\u0131cal\u0131k kazand\u0131lar. \u0130lk\u00e7a\u011flar iktidar\u0131n bu y\u00f6nl\u00fc idealarla s\u00fcrekli b\u00fcy\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve kendini y\u00fcceltti\u011fini g\u00f6steren tanr\u0131-krallar ve imparatorlarla doludur. Rahip + y\u00f6netici + komutan \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc olarak kendini \u00f6rg\u00fctleyen iktidar ve devlet s\u0131n\u0131flar\u0131, bu halleriyle yine de s\u0131n\u0131rl\u0131 bir z\u00fcmreydi. Toplumsal n\u00fcfusun \u00e7ok az bir oran\u0131n\u0131 te\u015fkil ediyorlard\u0131. Ama parazitlenmenin ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak toplumun s\u0131rt\u0131nda a\u011f\u0131r bir y\u00fck haline geldiklerini say\u0131s\u0131z \u00f6rneklerinden biliyoruz. Piramitler, tap\u0131naklar, arenalar bu y\u00fck\u00fcn niteli\u011fini gayet iyi a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011flarda iktidar art\u0131m\u0131 h\u0131z\u0131ndan hi\u00e7bir \u015fey kaybetmedi. Tarih daha geni\u015f mek\u00e2nlara yay\u0131larak artan iktidar sava\u015flar\u0131yla doludur. Bunda \u015f\u00fcphesiz toplumun artan \u00fcretkenli\u011fi de neden olu\u015fturmaktad\u0131r. Kral hanedanl\u0131klar\u0131na geni\u015f bir aristokrasiler tabakas\u0131, s\u0131n\u0131f\u0131 eklendi. Buna ra\u011fmen y\u00f6netici s\u0131n\u0131f\u0131n hen\u00fcz kanserle\u015fti\u011finden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Felaket krall\u0131k ve aristokratik yap\u0131y\u0131 y\u0131karak, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek y\u00f6netim olmaya ba\u015flayan orta s\u0131n\u0131f\u0131n, burjuvazi ve b\u00fcrokrasinin iktidar s\u0131n\u0131flar\u0131 haline gelmesiyle ba\u015flad\u0131. \u015e\u00fcphesiz \u00f6nceki y\u00f6netimleri de felaket olarak adland\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ama bunlar toplumu t\u00fcm\u00fcyle yutacak durumda de\u011fillerdi. Nicel ve nitel konumlar\u0131 buna el vermiyordu. Burjuvazinin \u00fcst tekelci kesimleriyle birlikte orta burjuvazinin \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131, b\u00fcrokrasinin iktidarla\u015fmas\u0131 ve devlet s\u0131n\u0131flar\u0131 haline geli\u015fi, eskinin birka\u00e7 hanedanl\u0131k ve krall\u0131k g\u00fcc\u00fc yerine binlerce, onbinlerce yeni hanedanl\u0131k g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ikame edilmesi demektir. Bir kral yerine binlerce kral\u0131n ge\u00e7i\u015fi anlam\u0131na gelir. Cinsiyet\u00e7i toplumda geli\u015fen erkek egemen ki\u015filikle bu yeni krall\u0131k g\u00fc\u00e7lerinin birle\u015fimi, toplumsal do\u011fan\u0131n t\u00fcm\u00fcyle yeni iktidar g\u00fc\u00e7leri taraf\u0131ndan fethedilmesi ve s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesi demektir. Ba\u015fta kad\u0131n olmak \u00fczere, ahlaki ve politik toplumun t\u00fcm kesimleri bu i\u00e7 s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fin kurbanlar\u0131 durumundad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Orta s\u0131n\u0131f\u0131n devletle\u015fmesi sosyal bilimin biraz da bu s\u0131n\u0131fla olan k\u00f6kensel ba\u011f\u0131 nedeniyle hen\u00fcz \u00e7\u00f6z\u00fcmlenememi\u015ftir. Devletin toplum a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir anlam ifade etmesi i\u00e7in, mutlaka gerekli olan bir uzmanl\u0131k ve tecr\u00fcbe birikimi olarak i\u015f g\u00f6rmesi gerekir. Uzmanl\u0131k ve tecr\u00fcbenin y\u00f6netim a\u00e7\u0131s\u0131ndan ancak \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131da ki\u015fiyle temsil edildi\u011fini kavramak zor de\u011fildir. Ama devle\u015fmi\u015f c\u00fcssesi ile burjuvazi ve b\u00fcrokrasinin kendini devlet y\u00f6netim s\u0131n\u0131f\u0131 olarak sunmas\u0131, iktidar\u0131n toplumda bir kanserolojik vaka olarak b\u00fcy\u00fcmesini ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lacakt\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Ekonomik s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve ideolojik hegemonya tekellerinin iktidar ayg\u0131tlar\u0131yla b\u00fct\u00fcnle\u015fmesini ifade eden ulus-devletle iktidar her \u015feyle\u015fti. Toplum ise hi\u00e7le\u015fti. \u0130ktidar krizi dedi\u011fimiz olay\u0131n \u00f6z\u00fc budur. Kapitalist sistem bu krizin do\u011furucu g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Azmanla\u015fm\u0131\u015f orta s\u0131n\u0131f\u0131yla ve ekonomi \u00fczerine b\u00fcy\u00fcmede s\u0131n\u0131r tan\u0131mayan sermaye tekelleriyle kapitalist \u015febeke, ancak iktidar\u0131n ulus-devlet olarak bi\u00e7imlenmesiyle varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilir. Sistemin t\u0131kanmas\u0131 denen olay da budur. \u0130ktidarla\u015fma kriz \u00f6tesi durumu ifade ediyor.\u00a0<\/p>\n<p>b- Toplumsal do\u011fan\u0131n normal hali olan ahlaki ve politik toplum, hi\u00e7bir tarihsel d\u00f6nemle k\u0131yaslanamayacak kadar \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda temel niteliklerinden yoksun kalmayla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. T\u00fcm ilk ve orta\u00e7a\u011flarda devletin aleyhinde geli\u015fti\u011fi ahlaki ve politik toplum, kapitalist modernite ile birlikte h\u0131zla yerini s\u0131n\u0131rs\u0131z \u00e7o\u011falm\u0131\u015f pozitif hukuk maddeleri ve devlet idaresine terk etmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. Modernitede toplumun ahlaki ve politik nitelikleri yerini s\u00fcr\u00fcle\u015fmi\u015f kitleye ve onun hi\u00e7bir anlam ifade etmeyen kar\u0131ncala\u015fm\u0131\u015f vatanda\u015f \u00fcyesine b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir ahlaki ve politik kayg\u0131 ta\u015f\u0131mayan s\u00f6zde modern vatanda\u015f, s\u00f6ylenenin aksine, birey olman\u0131n en zay\u0131f d\u00f6nemini temsil eder. Toplumla ba\u011f\u0131, \u00fczerinde imparatorluk yetkisi uygulad\u0131\u011f\u0131 kar\u0131s\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Firavun d\u00f6nemiyle k\u0131yaslanmayacak denli iktidar ve devletin otoritesi i\u00e7inde erimi\u015f ki\u015filiksiz bir varl\u0131kt\u0131r. Daha do\u011frusu fiziki ve ideolojik hegemonyayla, bunlar\u0131n bili\u015fim ve teknik uygulamalar\u0131yla vatanda\u015f sadece tekelci d\u00fczene teslim olmam\u0131\u015f, bu d\u00fczenin kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z g\u00f6n\u00fcll\u00fc bir fa\u015fist \u00fcyesi haline gelmi\u015ftir. Ki\u015filik krizi dedi\u011fim olay budur. Toplumsal do\u011fa bu ki\u015filiklerden olu\u015famaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc esas dokusu ahlaki ve politik niteliktedir. Bu nitelikleri ise mumla arasan\u0131z bu ki\u015filikte bulamazs\u0131n\u0131z. Devletler bu ki\u015filiklerle y\u00fcr\u00fcyebilirler. Ama hi\u00e7bir toplum bu ki\u015filikle s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez. Daha do\u011frusu, bu ki\u015filik toplumun yads\u0131nmas\u0131n\u0131 ifade eder. <\/p>\n<p>Devlet de toplumsuz olamayaca\u011f\u0131na g\u00f6re, bir kez daha devlet ve toplumun i\u00e7 i\u00e7e bir krizi ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 durumla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Kapitalist bireycili\u011fin vard\u0131\u011f\u0131 ki\u015filiksiz ki\u015filik durumu, hem toplumun hem devletin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 krizin izd\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcnden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. A\u00e7\u0131k ki, toplum ve birey bu hale d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmeden, ne sermaye ne de iktidar tekelleri ve birle\u015fik devlet formu olan ulus-devlet y\u00f6netimi m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Toplumsal kriz yap\u0131sal krizin \u00f6tesinde bir durumu ifade ediyor. Bir yap\u0131n\u0131n yerine yenisi in\u015fa edilebilir. Toplum olman\u0131n temel niteliklerinin yitirili\u015fi ise, yeniden yap\u0131lanmayla kolayca a\u015f\u0131lacak bir durum de\u011fildir. Ahlaki ve politik toplumun yeniden in\u015fas\u0131n\u0131 gerektirir. Zorluk buradad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>c- Kentle\u015fme modernitenin en krizli unsurlar\u0131ndan bir di\u011feridir. K\u00f6y-tar\u0131m toplumuyla diyalektik b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde geli\u015fen kent toplumu \u00f6nemli toplumsal i\u015flevler g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Rasyonalite (ak\u0131l) ve end\u00fcstrinin geli\u015fiminde toplumsal rol\u00fc vard\u0131r. \u00c7evreyle \u00e7eli\u015fkisi hen\u00fcz geli\u015fmemi\u015ftir. Devletle\u015fme s\u00fcreci kentin rol\u00fcn\u00fc \u00e7arp\u0131tm\u0131\u015ft\u0131r. Y\u00f6netici s\u0131n\u0131f\u0131n \u00fcss\u00fc konumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclerek, tarihi s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde k\u00f6y-tar\u0131m toplumu ve ekoloji aleyhine bir yap\u0131lanma ve zihniyet kazanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcretici s\u0131n\u0131fla birlikte t\u00fcccar s\u0131n\u0131f\u0131n merkezi konumuyla toplum aleyhine i\u015flevsellikler y\u00fcklenmi\u015ftir. \u0130lk ve orta\u00e7a\u011flarda s\u0131n\u0131rl\u0131 olan bu olumsuz i\u015flevler moderniteyle birlikte \u00e7\u0131\u011f gibi b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sanayi devrimiyle birlikte kanser gibi b\u00fcy\u00fcyen kentler geleneksel toplumun y\u0131k\u0131m merkezleri olmu\u015flard\u0131r. Sanayi kenti kent de\u011fil, kentin kentsizle\u015fmesi, kent olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131d\u0131r. De\u011fil milyonluk kentler, y\u00fcz binlik kentler bile kent mant\u0131\u011f\u0131na terstir. Milyonluk kent olmaz, milyonluk kentler olur. E\u011fer bir yerde be\u015f milyonluk bir kent varsa, orada ger\u00e7ekten en az elli kent var demektir. Kentin toplum i\u00e7in y\u0131k\u0131m \u00f6zelli\u011fi bu ger\u00e7e\u011finde sakl\u0131d\u0131r. B\u00f6ylesi kentleri normal toplumlar ta\u015f\u0131yamaz, \u00e7evre ise hi\u00e7 ta\u015f\u0131yamaz. <br \/>Bu t\u00fcr kentlerin say\u0131sal b\u00fcy\u00fcmelerinin alt\u0131ndaki mant\u0131k, kapitalist olmayan toplumun s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesi, iktidar\u0131n \u00e7o\u011falt\u0131m\u0131 ve orta s\u0131n\u0131f\u0131n y\u00f6netici konumuna y\u00fckselmesidir. Her \u00fc\u00e7 etken de ahlaki ve politik toplumun tasfiyesiyle olu\u015fur. Sadece k\u00f6y-tar\u0131m\u0131 ve g\u00f6\u00e7men toplumlar\u0131 tasfiye etmez  kentin geleneksel olumlu i\u015flev sahibi kesimleri olan sanatk\u00e2r, zanaatk\u00e2r, ayd\u0131n ve di\u011fer emek\u00e7ilerini de hem maddi hem manevi k\u00fclt\u00fcr olarak tasfiye s\u00fcrecine sokar. \u015eehir toplumundan \u015fehir kitlesine ge\u00e7i\u015f yapar. K\u0131rsal alan ise varo\u015flara ta\u015f\u0131narak, daha \u00e7ok kontrol alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f bir s\u00f6m\u00fcrge konumu kazan\u0131r. Devlet ve sermaye tekeli kenti, kent k\u0131r\u0131 yutmu\u015ftur. Toplum olmayan toplum ise \u00e7evreyi yutmu\u015ftur. Kenti ta\u015f\u0131yacak ne k\u0131rsal toplum, ne \u00e7evre, ne geleneksel kent emek\u00e7i ve ayd\u0131nlar\u0131 kalmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, ortaya \u00e7\u0131kan durum bir kez daha kriz \u00f6tesi durumdur.\u00a0<\/p>\n<p>Sadece \u00e7evre felaketleri de\u011fil, ger\u00e7ek bir toplumk\u0131r\u0131m, bu kent kanserle\u015fmesiyle birebir ili\u015fkilidir. De\u011fil bir b\u00f6lge, bir \u00fclkenin bile ta\u015f\u0131yamayaca\u011f\u0131 \u00e7ok say\u0131da kentlerle d\u00fcnyan\u0131n ekolojik dengesinin \u00f6l\u00fcmc\u00fcl darbeler ald\u0131\u011f\u0131 bilimlerin ortak bir tespitidir. Toplum tasfiyecili\u011fi ise, ur gibi b\u00fcy\u00fcyen y\u00f6netici orta s\u0131n\u0131f\u0131n y\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ahlaki ve politik toplum dokular\u0131d\u0131r  i\u015fsiz kitledir, sorumsuz vatanda\u015f kalabal\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>d- Ekonomi kar\u015f\u0131t\u0131 tekellerin gittik\u00e7e b\u00fcy\u00fcyen hegemonik g\u00fcc\u00fc, ekonomik kaynaklar\u0131 k\u00e2r-sermaye birikimine tabi k\u0131larak, toplumun temel ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 giderme konumundan uzakla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. San\u0131lan\u0131n aksine, kapitalizmin en \u00fcretken ekonomik sistem de\u011fil, ekonomi kar\u015f\u0131t\u0131 tekel oldu\u011fu sistemik bunal\u0131mlar\u0131yla kendini kan\u0131tlar. Ekonomi-politi\u011fin t\u00fcm aksi tezlerine ra\u011fmen, kapitalist tekel \u015febekelerinin etkisi, ekonomiyi hi\u00e7bir d\u00f6nemle k\u0131yaslanmayacak \u00f6l\u00e7\u00fclerde temel insan ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00fcreten bir sistemden s\u00fcrekli k\u00e2r-sermaye birikimini sa\u011flayan bir sisteme d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bilim ve teknik geli\u015fmeler temel insan ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 rahatl\u0131kla kar\u015f\u0131layabilecek \u00f6l\u00e7ektedir. Do\u011fru bir ekonomi y\u00f6netimi rahatl\u0131kla bilim ve tekni\u011fi kullanarak bu ihtiya\u00e7lar\u0131 kar\u015f\u0131layabilir. Bu durumda k\u00e2r-sermaye birikimi tehlikeye girece\u011finden, ekonomik geli\u015fmeye imk\u00e2n tan\u0131nmaz. Ekonomi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 zorunluluk kazan\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Sistemik ve yap\u0131sal bunal\u0131m\u0131 bu ger\u00e7eklikte aramal\u0131y\u0131z. Ba\u015fta tarihte \u00f6rne\u011fi g\u00f6r\u00fclmeyen i\u015fsizlik (Tarih i\u015fsiz k\u00f6le ve serflerden nadiren bahseder), yoksulluk ve a\u00e7l\u0131klar olmak \u00fczere, \u00fcretim eksikli\u011fi ve fazlal\u0131\u011f\u0131yla kendini s\u00fcrekli yans\u0131tan (\u015fiddetleri az ve \u00e7ok olmak \u00fczere) bunal\u0131m ve krizler, geleneksel \u00e7\u00f6z\u00fcm ara\u00e7lar\u0131 olan sava\u015f ve \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 daha da yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131p uzun s\u00fcreli k\u0131larak, bir nevi kriz y\u00f6netimi olu\u015fturur. Ekonomi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 kriz y\u00f6netimine mecburdur. Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc y\u00f6netim olmaz. Ulus-devlet y\u00f6netiminin anormal bir kriz y\u00f6netimi oldu\u011funu iyi anlamak gerekir. Toplumun toplum olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p bir s\u00fcr\u00fc-fa\u015fist kitleye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi sadece Hitler\u2019e \u00f6zg\u00fc bir y\u00f6ntem de\u011fildir  ulus-devletin militarist karakteriyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc tekelci d\u00fczen s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemeyece\u011finden, iktidar\u0131n t\u00fcm toplumu azami ku\u015fatan ve g\u00f6zeneklerine kadar s\u0131zan formu olarak ulus-devlet y\u00f6netimi, kriz y\u00f6netimi olmak zorundad\u0131r. Ulus yaratma tali amac\u0131d\u0131r. Milliyet\u00e7ilik ise, di\u011fer ideolojik unsurlarla birlikte bu y\u00f6netim tarz\u0131n\u0131n olmazsa olmaz\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Kapitalist tekellere ili\u015fkin ticari, s\u0131nai ve finans bunal\u0131mlar\u0131n\u0131 ay\u0131rt etmek, ba\u015fvurulan bir \u00e7\u00f6z\u00fcmleme tarz\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca abart\u0131lan bunal\u0131m-refah evreleri sistemin \u00f6z\u00fcn\u00fc yans\u0131tmaktan uzakt\u0131r. Ne merkez-\u00e7evre, ne hegemonya-rekabet, ne de bunal\u0131m-refah d\u00f6ng\u00fcleri sistemin ger\u00e7ek \u00f6z\u00fcn\u00fc yans\u0131t\u0131r. \u015e\u00fcphesiz t\u00fcm bu ger\u00e7ekliklerin pay\u0131 vard\u0131r. \u00d6zellikle finans tekellerinin hegemonik evresinin krizin en \u00e7ok yans\u0131d\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemi ifade etti\u011fi do\u011fru bir tespittir. Fakat sistemin ekonomi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 kavranmadan t\u00fcm bu ger\u00e7ekliklerin fazla anlam ta\u015f\u0131mayaca\u011f\u0131n\u0131 bilerek \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri geli\u015ftirmek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>e- Ekolojik krizin modernite d\u00f6neminde patlak vermesi tesad\u00fcf de\u011fildir. Bu kriz sistemin ekonomi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131yla ilgilidir. Yap\u0131sall\u0131k ta\u015f\u0131r. Biyolojik denge esas olarak t\u00fcrlerin simbiotik (kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 birbirini besleyerek s\u00fcrd\u00fcrme) ili\u015fkileriyle sa\u011flan\u0131r. Evrensel zek\u00e2n\u0131n biyolojinin pay\u0131na d\u00fc\u015feni b\u00f6ylesi bir d\u00fczenlemeyi sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Ya\u015fam\u0131 farkl\u0131l\u0131klar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi ve geli\u015fimi olarak tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131k. Biyolojik denge bu kurala ba\u011fl\u0131d\u0131r. Farkl\u0131l\u0131k olu\u015fumunun \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve se\u00e7im kabiliyetiyle ba\u011f\u0131na da de\u011finmi\u015ftim. Mikro alemle (en k\u00fc\u00e7\u00fck enerji ve madde par\u00e7ac\u0131klar\u0131, paketleri) makro alem (astronomik b\u00fcy\u00fckl\u00fckte madde ve enerji adalar\u0131) benzer sistemle \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Farkl\u0131l\u0131klar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren ili\u015fki tarzlar\u0131n\u0131n nedenselli\u011fi soru\u015fturulamamaktad\u0131r. \u015eimdilik \u201c\u00d6yle olduklar\u0131 i\u00e7in \u00f6yledir  demekle yetiniyoruz. Belki de bilgi yetersizli\u011fimiz ve yanl\u0131\u015f bilim anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z ger\u00e7e\u011fi kavramaktan acizdir.\u00a0<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n toplumsal do\u011fas\u0131 \u00e7evreyle ili\u015fkilerinde bu evrensel kurala tabidir. Ayn\u0131 zamanda en esnek zek\u00e2 y\u00fckl\u00fc do\u011fas\u0131 nedeniyle \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve se\u00e7im kabiliyeti en geli\u015fkin t\u00fcrd\u00fcr. Kapitalizmin anti-ekonomik tekelleri bu kuralla \u00e7eli\u015fir. Simbiotik ili\u015fkiyi toplumun i\u00e7 yap\u0131s\u0131nda azami egemenlik, iktidar ve tahakk\u00fcm ili\u015fkisine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi, \u00e7evreyle ekolojik ba\u011flar\u0131 da do\u011faya h\u00fckmetme, s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirme ili\u015fkisine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. T\u0131pk\u0131 katil yosunlar veya herhangi ba\u015fka benzer bir t\u00fcrde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, t\u00fcm \u00e7evreyi ve toplumu tek tarafl\u0131 h\u00e2kimiyeti alt\u0131na alarak azmanla\u015f\u0131r. Dev c\u00fcsseli bir varl\u0131k (Leviathan) haline gelir. Sadece k\u00e2r-sermaye birikimine dayal\u0131 bir sistem ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc davranamaz. Aksi y\u00f6nde davran\u0131rsa, yani simbiotik ili\u015fki tarz\u0131n\u0131 esas al\u0131rsa, k\u00e2r kanunu \u00e7al\u0131\u015fmaz. Sistem d\u00f6n\u00fc\u015fmek zorunda kal\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>San\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine do\u011fa, \u00e7evre kendi \u00f6z mant\u0131k sistemleriyle dengededir. K\u00f6r kuvvetlerin esaretinden s\u00f6z etmek yanl\u0131\u015f bir de\u011ferlendirmedir. Bu hassasiyeti y\u0131kan, uygarl\u0131k sistemi ve daha \u00e7ok da g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn tekelci tahakk\u00fcmc\u00fc modernitesidir. \u0130ktidar g\u00fcc\u00fc haline gelen orta s\u0131n\u0131f\u0131n kanser t\u00fcr\u00fc b\u00fcy\u00fcmesi, temel ya\u015fam alanlar\u0131 olan kentlerin benzer tarzda kanserolojik b\u00fcy\u00fcmesi, d\u00fcnyan\u0131n ulus-devlet zincirine ba\u011flanmas\u0131, \u00e7evre \u00fczerindeki y\u0131k\u0131m\u0131n ger\u00e7ek toplumsal nedenleridir. Hem toplumsal do\u011fan\u0131n en esnek zek\u00e2 y\u00fckl\u00fc yap\u0131lanmalar\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015farak, hem de \u00e7evreyle simbiotik ili\u015fkilerini tahakk\u00fcm ve s\u00f6m\u00fcrgeci ili\u015fkilere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek bu y\u0131k\u0131mlara yol a\u00e7ar. Toplumsal krizle (daha do\u011frusu toplumk\u0131r\u0131mla) ekolojik kriz aras\u0131nda bu nedenle \u00e7ok s\u0131k\u0131 bir ba\u011f vard\u0131r. Her iki alandaki krizler birbirlerini s\u00fcrekli besler. Tekel k\u00e2r\u0131, zorunlu olarak n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131, i\u015fsizlik, a\u00e7l\u0131k ve yoksullu\u011fa yol a\u00e7arken, ayn\u0131 n\u00fcfus patlamas\u0131 i\u015fsizlik, yoksulluk ve a\u00e7l\u0131\u011f\u0131 gidermek i\u00e7in \u00e7evreyi tahribe y\u00f6nelmek zorunda kal\u0131r. Ormanlar, bitkiler, hayvanlar d\u00fcnyas\u0131 b\u00fcy\u00fck tehlike alt\u0131na girer.\u00a0<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz bu durum tekellere daha fazla k\u00e2r olarak geri d\u00f6ner. D\u00f6ng\u00fc devam ettik\u00e7e (\u00f6rne\u011fin n\u00fcfus on milyar\u0131 bulduk\u00e7a ve daha da \u00e7ok b\u00fcy\u00fcd\u00fck\u00e7e) D\u00fcnyan\u0131n kald\u0131rma dengesi tamamen \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr. Beklenen k\u0131yamet b\u00f6yle ger\u00e7ekle\u015fir. B\u00fcy\u00fcmenin sa\u011fl\u0131kl\u0131 bi\u00e7imiyle kanserli bi\u00e7imi h\u00fccre d\u00fczeyinde nas\u0131l \u015fa\u015f\u0131rarak kansere, \u00f6l\u00fcme yol a\u00e7arsa, benzer tarzda tekel k\u00e2r\u0131 b\u00fcy\u00fcmeleri de sa\u011fl\u0131kl\u0131 b\u00fcy\u00fcmeyi (toplumsal do\u011fan\u0131n her d\u00fczeyinde) engelleyerek, toplumsal ve \u00e7evresel kanserolojik geli\u015fmeyi tetiklemi\u015f olur. Kald\u0131 ki, insan t\u00fcr\u00fcnde biyolojik kanser hastal\u0131klar\u0131n\u0131n da bu toplumsal kanserlerin bir sonucu olarak geli\u015fti\u011fi t\u0131bben izah edilebilmektedir. \u0130nsan t\u00fcr\u00fc gibi esnek zek\u00e2 d\u00fczeyi en y\u00fcksek olan bir varolu\u015fun \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve se\u00e7im kabiliyeti herhalde bir kar\u0131ncadan az de\u011fildir. Kar\u0131ncalar\u0131n i\u015fsiz kald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f m\u00fcd\u00fcr ki, insanlar mevcut zek\u00e2 halleriyle i\u015fsiz kals\u0131nlar? K\u00e2r kanunu g\u00f6zetilmezse, yaln\u0131zca ekolojik d\u00fczenlemeler bile tek ba\u015f\u0131na t\u00fcm i\u015fsizli\u011fi ortadan kald\u0131rabilecek istihdam olanaklar\u0131na sahiptir. Ekolojik ama\u00e7l\u0131 istihdamlar bir yandan \u00e7evreyi kurtar\u0131rken, di\u011fer yandan i\u015fsizli\u011fe de temelli son verebilir. B\u00f6ylesi y\u00fczlerce saha bulmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Fakat azami k\u00e2r kanununa g\u00f6re k\u00e2rl\u0131 olmad\u0131klar\u0131ndan istihdamdan yoksun k\u0131l\u0131n\u0131rlar. Ekolojik k\u0131lma ve sistem aras\u0131ndaki ili\u015fki krizli ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez niteliktedir.\u00a0<\/p>\n<p>f\u2013 Sistemin hegemonik ideolojisi liberalizm, ne klasik ne de neo bi\u00e7imleriyle \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretememektedir. Kelime anlam\u0131 \u00f6zg\u00fcrc\u00fcl\u00fck olan liberalizm, s\u0131k\u0131 g\u00f6recili\u011fi olan bir kavramd\u0131r. Birine veya bir gruba \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olan kar\u015f\u0131t\u0131na k\u00f6lelik olarak yans\u0131m\u0131\u015f ya da ilk\u00e7a\u011f tanr\u0131-krallar\u0131 i\u00e7in azami \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, k\u00f6leci s\u0131n\u0131f olarak kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Orta\u00e7a\u011f aristokrasisi i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, geni\u015f k\u00f6yl\u00fc-serf y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n k\u00f6leli\u011fiyle ancak m\u00fcmk\u00fcn olabilmi\u015ftir. Yeni\u00e7a\u011f\u0131n burjuvalar\u0131 i\u00e7in liberalizm, yeni tarz k\u00f6leler olan geni\u015f proleter, yar\u0131-proleter ve di\u011fer emek\u00e7ilerin asgari \u00fccret k\u00f6leli\u011fiyle i\u00e7 i\u00e7e y\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fcr. Resmi anlam\u0131yla liberalizm, t\u00fcm ulus-devlet s\u0131n\u0131flar\u0131 i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrl\u00fck iken, modern kullar olan vatanda\u015flar i\u00e7in i\u015fsizlik, \u00fccretsiz \u00e7al\u0131\u015fma, yoksulluk, a\u00e7l\u0131k, e\u015fitsizlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fcks\u00fczl\u00fck ve demokrasi yoksunlu\u011fu demektir. Liberalizmin mutlak anlamda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fcl\u00fck olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iyi g\u00f6rmek gerekir. Hegel, devleti en iyi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck arac\u0131 saym\u0131\u015ft\u0131. Ama ortaya \u00e7\u0131kt\u0131 ki, bu \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ancak devlet s\u0131n\u0131flar\u0131 ve b\u00fcrokrasi i\u00e7in ge\u00e7erlidir. Di\u011fer deyi\u015fle ekonomik ve iktidar tekelleri (se\u00e7kinler) i\u00e7in azami \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olan, t\u00fcm \u00f6tekiler-di\u011ferleri i\u00e7in her soydan k\u00f6leliktir. <br \/>Liberalizmi ideoloji olarak tan\u0131mak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Sadece bireycilik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fcl\u00fck demek tan\u0131m i\u00e7in yetersizdir. Kavram olarak Frans\u0131z Devrimi\u2019nde e\u015fitlik ve karde\u015flik kavramlar\u0131yla birlikte \u00f6ne \u00e7\u0131kt\u0131: Me\u015fhur Liberte, Egalite, Fraternite olarak. Merkezi bir kavram olarak sa\u011f\u0131nda muhafazak\u00e2rc\u0131l\u0131\u011f\u0131, solunda ise \u00f6nce demokrat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 sonra sosyalistleri buldu. Sistemi (kapitalist tekelcilik) devrimlere gereksinim duymadan, evrimle geli\u015ftirmek gibi mutedil bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm tak\u0131nd\u0131. Muhafazak\u00e2rlar, ister evrimle ister devrimle olsun \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc geli\u015fmeye t\u00fcmden kar\u015f\u0131tlard\u0131. Krall\u0131\u011f\u0131, ailecili\u011fi ve kiliseyi ba\u011fnazca savunuyorlard\u0131. Sosyalistler ve demokratlar ise, de\u011fi\u015fimin daha h\u0131zl\u0131 olmas\u0131 i\u00e7in devrimleri zorunlu g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. Hepsinin ortak paydas\u0131 ise moderniteydi. Baz\u0131 itirazlar\u0131 olsa da, herkes kendini modernle\u015ftirmede idea sahibi g\u00f6r\u00fcyordu. En genel hatlar\u0131yla d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irerek ya\u015famak modernist olmaya yetiyordu. Avrupa merkezli, temelleri kentle\u015fmeyle at\u0131lan ve R\u00f6nesans, Reform ve Ayd\u0131nlanma\u2019yla h\u0131zlanan modern ya\u015fam, \u00fc\u00e7 ana ideolojinin de ortak ufkunu temsil ediyordu. Sorun kimin, kimlerin, hangi ideoloji ve partilerin, y\u00f6ntem ve uygulamalar\u0131n, eylem ve sava\u015flar\u0131n bu ufku en iyi yakalayaca\u011f\u0131nda d\u00fc\u011f\u00fcmleniyordu. <br \/>Liberalizm bu durumu \u00e7ok iyi tespit etti. Modernitenin kapitalist damgal\u0131 olarak geli\u015fti\u011fini, daha da geli\u015ftirilebilece\u011fini fark ederek, sa\u011f\u0131 ve solundaki ideoloji ve yap\u0131lanmalarla ustaca oynamakta gecikmedi. Kendini sa\u011f ve sol liberalizm olarak b\u00f6ld\u00fc. Sa\u011f liberalizmle muhafazak\u00e2rlar\u0131 etkisizle\u015ftirip kendi i\u00e7inde bir kanada d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcrken, sol liberalizmle de demokrat ve sosyalistleri k\u0131smen kendi yede\u011fine yerle\u015ftirdi. Merkezi konuma b\u00f6yle oturdu. Her kriz yo\u011funla\u015fmas\u0131nda birini yede\u011fine alarak g\u00fc\u00e7lenme yoluna gidebiliyordu. Aristokratlar\u0131n burjuvala\u015fmas\u0131yla bir kesim tavizci i\u015f\u00e7inin sosyal demokratla\u015fmas\u0131 kriz y\u00f6netimleri boyunca geli\u015fim kaydetti. Tekel k\u00e2r\u0131ndan c\u00fczi bir pay bunun i\u00e7in yetiyordu. 19. ve 20. y\u00fczy\u0131llar\u0131n sistem kar\u015f\u0131t\u0131 muhalifleri b\u00f6ylelikle sadece etkisizle\u015ftirilmiyor, krizli b\u00fcnyenin t\u00fcm s\u00fcre\u00e7lerde y\u00f6netilmesi i\u00e7in yedek g\u00fc\u00e7 konumuna d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f oluyordu. <\/p>\n<p>Liberalizmin ideolojik hegemonyas\u0131 b\u00f6yle kuruluyordu.\u00a0<\/p>\n<p>Liberalizm ideolojik hegemonyas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in d\u00f6rt \u00f6nemli ideolojik varyanttan yararland\u0131.<\/p>\n<p>1\u2013 Milliyet\u00e7ili\u011fi etkili bir bi\u00e7imde kulland\u0131. Gerek i\u00e7 ve d\u0131\u015f sava\u015flar\u0131n me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda, gerek devlet eliyle ulus olu\u015fturmada milliyet\u00e7ilik liberalizmin g\u00f6zde m\u00fcttefikiydi. \u0130lk eklektik halkay\u0131 olu\u015fturuyordu. En a\u011f\u0131r krizleri milli duygular\u0131 alevlendirerek atlatmada epey deneyim kazand\u0131. Milliyet\u00e7ilik, din seviyesinde kutsal bir ideolojiye b\u00fcr\u00fcnd\u00fcr\u00fcld\u00fc. Bu \u00f6rt\u00fc alt\u0131nda sadece krizler kolayca atlat\u0131l\u0131p s\u00fcrd\u00fcr\u00fclm\u00fcyor, di\u011fer yandan tekeller en a\u011f\u0131r s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bozuk sistemlerini ayn\u0131 \u00f6rt\u00fcyle gizleyebiliyorlard\u0131.\u00a0<\/p>\n<p>2\u2013 Geleneksel dinsel ideolojiye milliyet\u00e7ilik rol\u00fc atfedildi. Liberalizm, ahlaki ve politik \u00f6zelliklerinden bo\u015faltt\u0131\u011f\u0131 geleneksel dinleri hegemonyas\u0131 alt\u0131nda milliyetle\u015ftirdi. Daha do\u011frusu, milli din haline getirdi. Toplumda k\u00f6kleri derinlerde yatan dini duygular kolayca milliyet\u00e7i renge boyan\u0131p milliyet\u00e7ilikle ayn\u0131, hatta daha fazla kayna\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 rol oynad\u0131. Bazen her iki ideoloji i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7erek, ulusun etnik-dini temelde in\u015fas\u0131na \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. \u00d6zellikle Yahudi ve \u0130slam ideolojisi milliyet\u00e7ilikle kolayca \u00f6zde\u015fle\u015ftiler. Di\u011fer dinler de (H\u0131ristiyanl\u0131k, Uzakdo\u011fu dinleri, Afrika eski dinsel gelenekleri) benzer konumu \u00fcstlenmede geri kalmad\u0131lar. Liberalizm de uygarl\u0131\u011f\u0131n maddi k\u00fclt\u00fcrel miras\u0131n\u0131 devralan kapitalist uygarl\u0131\u011fa manevi k\u00fclt\u00fcrel miras\u0131 dinsel kanalla ta\u015f\u0131m\u0131\u015f ve entegre etmi\u015f oluyordu. S\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez boyutlardaki sistem krizlerinin a\u015f\u0131lmas\u0131nda liberalizme eklenen dinsel milliyet\u00e7i ideolojilerin rol\u00fc g\u00f6z ard\u0131 edilemez.\u00a0<\/p>\n<p>3\u2013 Pozitivist bilimcilik ideolojisi \u00f6zellikle felsefi varyant olarak liberalizme g\u00fc\u00e7l\u00fc katk\u0131 sundu. Do\u011fal bilimlerin g\u00fc\u00e7l\u00fc itibar\u0131ndan yararlanan pozitivist ideoloji, hem sa\u011f hem de sol ideolojileri etkilemede ba\u015fat rol oynad\u0131. \u0130deolojilere kolayca bilimsel etiket olarak tak\u0131l\u0131p muazzam sapt\u0131rmalara yol a\u00e7t\u0131. \u00d6zellikle t\u00fcm sol ideolojik \u00e7\u0131k\u0131\u015flara damgas\u0131n\u0131 vurdu. Reel sosyalizm bu konuda ba\u015f\u0131 \u00e7ekiyordu. Kapitalist modernizmin tuza\u011f\u0131na pozitivist bilimcilikle d\u00fc\u015f\u00fcld\u00fc. Sa\u011fda ise, fa\u015fizm g\u00fcc\u00fcn\u00fc pozitivist bilimcilikten alan en \u00f6nde gelen ak\u0131m konumundayd\u0131. B\u00f6ylelikle pozitivizm liberalizme en a\u015f\u0131r\u0131 soldan en a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011fa kadar bir yelpazede ideolojik se\u00e7enekler sunuyordu. Gereken her mek\u00e2n ve zaman ko\u015fullar\u0131nda liberalizm bu se\u00e7enekleri kendisine eklemleyip kullanmakla sistemin yap\u0131sal krizlerini a\u015fmada azami olarak yararlanm\u0131\u015f oluyordu.<\/p>\n<p>4- Cinsiyet\u00e7ilik tarihte en \u00e7ok liberalizm \u00e7a\u011f\u0131nda ideolojik bir \u00f6\u011fe olarak geli\u015ftirilip kullan\u0131ld\u0131. Cinsiyet\u00e7i toplumu devralan liberalizm, kad\u0131n\u0131 sadece evde \u00fccretsiz i\u015f\u00e7iye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmekle yetinmedi. Daha fazlas\u0131n\u0131 cinsiyet objesi olarak metala\u015ft\u0131r\u0131p piyasaya sunmakla elde etti. Erkekte sadece emek metala\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rken, kad\u0131n b\u00fct\u00fcn bedeni ve ruhuyla metala\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Asl\u0131nda en tehlikeli k\u00f6lelik bi\u00e7imi in\u015fa edilmi\u015f oluyordu. \u2018Kocan\u0131n kar\u0131s\u0131\u2019 iyi bir s\u0131fat olmasa da, s\u0131n\u0131rl\u0131 bir istismara konu te\u015fkil eder. Fakat t\u00fcm ki\u015fili\u011fiyle metala\u015fma, firavun k\u00f6leli\u011finden daha k\u00f6t\u00fc k\u00f6le olmak anlam\u0131na gelir. Herkesin k\u00f6leli\u011fine a\u00e7\u0131lmak, bir devlet veya ki\u015finin k\u00f6lesi olmaktan katbekat daha tehlikelidir. Modernitenin kad\u0131na kurdu\u011fu tuzak budur. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe a\u00e7\u0131lan kad\u0131n, en rezil istismar arac\u0131 konumuna d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f oluyordu. Rekl\u00e2m ara\u00e7l\u0131\u011f\u0131ndan tutal\u0131m seks, porno ara\u00e7l\u0131\u011f\u0131na kadar temel istismar arac\u0131 kad\u0131nd\u0131r. Rahatl\u0131kla diyebilirim ki, kapitalizmin ta\u015f\u0131nmas\u0131nda kad\u0131n en a\u011f\u0131r y\u00fck alt\u0131na konulmu\u015ftur.\u00a0<\/p>\n<p>Devletin ailedeki temsilcisi olarak erkek, kad\u0131n \u00fczerinde hem s\u00f6m\u00fcr\u00fc hem de iktidar\u0131n geli\u015ftirilmesinden kendini sorumlu yetki sahibi olarak de\u011ferlendirir. Kad\u0131n \u00fczerindeki geleneksel bask\u0131y\u0131 yayg\u0131nla\u015ft\u0131rarak, her erke\u011fi iktidar\u0131n bir par\u00e7as\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Toplum bu yolla azami iktidarla\u015fma sendromuna girer. Kad\u0131n\u0131n stat\u00fcs\u00fc erkek egemen topluma s\u0131n\u0131rs\u0131z iktidar duygusu ve d\u00fc\u015f\u00fcncesi verir. \u00d6te yandan tavizci i\u015f\u00e7ili\u011fin olu\u015fumundan i\u015fsizli\u011fe, \u00fccretsiz i\u015f\u00e7ilikten asgari \u00fccretliye kadar her olumsuzlukta bedel \u00f6detilen kad\u0131n emek\u00e7ilerdir  kad\u0131n\u0131n kendisidir. Liberalizmin eklektik cinsiyet\u00e7i ideolojisi bu durumu sapt\u0131r\u0131p farkl\u0131 g\u00f6stermekle kalmaz  bir de kad\u0131nlar i\u00e7in \u00f6zenle geli\u015ftirilen ideolojik variyetlere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Kendi eliyle kendi k\u00f6leli\u011fini benimsetmek gibi bir \u015fey. Denilebilir ki, sistem ideolojik ve maddi olarak kad\u0131n\u0131 istismar etmekle sadece en a\u011f\u0131r krizlerini a\u015fm\u0131yor, kendi varolu\u015funu da sa\u011fl\u0131yor ve g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131yor. Kad\u0131n genelde uygarl\u0131k tarihinin, \u00f6zelde kapitalist modernitenin en eski ve en yeni s\u00f6m\u00fcrge ulusu konumundad\u0131r. E\u011fer her bak\u0131mdan s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez bir kriz durumu ya\u015fanabiliyorsa, bunda kad\u0131n s\u00f6m\u00fcrgele\u015fmesinin pay\u0131 ba\u015fta gelmektedir.<br \/>D\u00fcnya kapitalist sistemi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde k\u00fcresel finans tekellerinin hegemonyas\u0131nda sistemik genel bunal\u0131m\u0131 kadar finansa \u00f6zg\u00fc krizleri de ortakla\u015fa ya\u015famaktad\u0131r. Sistemsel genel bunal\u0131mlar (Ekonomi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131ndan kaynaklan\u0131yor), finansa \u00f6zg\u00fc krizlerle (paran\u0131n \u00fcretiminden, alt\u0131ndan, hatta Dolardan s\u0131k\u00e7a kopan \u00e7e\u015fitli sanal k\u00e2\u011f\u0131t vb. arg\u00fcmanlarla temsil edilen) i\u00e7 i\u00e7e ve tarihinin en dip s\u00fcrecini ya\u015famaktad\u0131r. Sistem \u015fimdiye kadar esas olarak iki yolla bunal\u0131mlar\u0131n\u0131 a\u015fm\u0131\u015ft\u0131: Birincisi, s\u00fcrekli \u00e7o\u011falt\u0131lan iktidar ve ulus-devletin maddi zor ayg\u0131tlar\u0131yla. Bunlar her t\u00fcr sava\u015flar, hapishaneler, t\u0131marhaneler, hastaneler, i\u015fkenceler, gettolar ve en tehlikeli soyk\u0131r\u0131mlar ve toplumk\u0131r\u0131mlard\u0131r. \u0130kincisi, s\u00fcrekli eklemlenerek geli\u015ftirilen liberal ideolojik hegemonya ayg\u0131tlar\u0131yla. \u0130deoloji olarak merkezde kendisi ve eklentileri milliyet\u00e7ilik, dincilik, bilimcilik ve cinsiyet\u00e7iliklerdir. Arada olarak okul, k\u0131\u015fla, ibadetg\u00e2hlar, medya organlar\u0131, \u00fcniversiteler ve en son internet a\u011flar\u0131. Buna sanat\u0131n k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi haline getirilmesini de eklemek gerekir.\u00a0<\/p>\n<p>Fakat iki yolun da \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretmek yerine kriz y\u00f6netimini geli\u015ftirmek gibi bir anlam i\u00e7erdi\u011fini s\u0131radan bilim insanlar\u0131 bile kabul etmektedir. Eskisi kadar bile olsa, bunal\u0131m ve krizler a\u015f\u0131lm\u0131yor. Tersine, istisnai olan bunal\u0131m ve krizler genel, s\u00fcrekli bir hal al\u0131rken, normal d\u00f6nemler istisnai hal olarak birbirleriyle yer de\u011fi\u015ftiriyor. Uygarl\u0131k sistemlerinin temelinde bunal\u0131m \u00f6\u011feleri yatmakla birlikte, insan toplumu hi\u00e7 bu kadar a\u011f\u0131r\u0131na tan\u0131k olmam\u0131\u015ft\u0131. Toplumlar, e\u011fer s\u00fcreceklerse, kriz y\u00f6netimlerine uzun s\u00fcre dayanamazlar. Ya \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr ya da\u011f\u0131l\u0131rlar  ya da direnir, yeni sistemler geli\u015ftirip a\u015farlar. \u015eimdi b\u00f6ylesi bir d\u00f6nemden ge\u00e7iyoruz. <\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Uygarl\u0131k sistemleri yap\u0131sall\u0131\u011f\u0131 gere\u011fi bunal\u0131m niteli\u011fi ta\u015f\u0131rlar. Bunal\u0131mlar zaman ve mek\u00e2n boyunca i\u00e7 ve d\u0131\u015f etkenler sonucu ara s\u0131ra i\u00e7ine d\u00fc\u015f\u00fclen durumlar de\u011fildir.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":3892,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-3891","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3891","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3891"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3891\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3892"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3891"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3891"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3891"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}