{"id":4073,"date":"2020-03-15T01:04:37","date_gmt":"2020-03-14T22:04:37","guid":{"rendered":"https:\/\/www.lekolin.org\/demokratik-moderniteyi-yeniden-insa-gorevleri\/"},"modified":"2020-03-15T01:04:37","modified_gmt":"2020-03-14T22:04:37","slug":"demokratik-moderniteyi-yeniden-insa-gorevleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/demokratik-moderniteyi-yeniden-insa-gorevleri\/","title":{"rendered":"Demokratik Moderniteyi Yeniden \u0130n\u015fa G\u00f6revleri"},"content":{"rendered":"<p>12 Ekim 2012 Cuma Saat 06:35<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Demokratik modernite kavram\u0131 ne \u2018alt\u0131n \u00e7a\u011fdan\u2019 haber verme giri\u015fimidir, ne de gelece\u011fe ili\u015fkin bir \u2018cennet \u00fctopyas\u0131\u2019d\u0131r. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2506-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>  0<\/p>\n<p>  21<\/p>\n<p>  TR<\/p>\n<p style=\"text-align: justify\" class=\" \"><span style=\" \">\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Yorumlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m konu ne ge\u00e7mi\u015fin<br \/>\n\u2018alt\u0131n\u00e7a\u011f\u2019 an\u0131lar\u0131n\u0131 canland\u0131rmak, ne de gelece\u011fin yeni bir \u2018\u00fctopyas\u0131n\u0131\u2019 hayal<br \/>\netmektir. \u0130ki konuya ili\u015fkin de tasar\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fc sergilemeyi anlaml\u0131 bulmuyorum.<br \/>\nToplumsal zihniyetler bu y\u00f6nl\u00fc yo\u011funla\u015fmalarla y\u00fckl\u00fc de olsa, bunlar as\u0131l<br \/>\nyorumlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m ahlaki ve politik toplum ger\u00e7e\u011fine pek katk\u0131 sunan<br \/>\na\u00e7\u0131klamalar, anlat\u0131lar de\u011ferine haiz de\u011filler. Katk\u0131lar\u0131n\u0131 t\u00fcm\u00fcyle ink\u00e2r<br \/>\netmesek de, sak\u0131ncalara yol a\u00e7t\u0131klar\u0131n\u0131 da bilerek \u00fczerlerinde durmak ve baz\u0131<br \/>\nanlat\u0131lara konu etmek gerekir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu a\u00e7\u0131lardan demokratik modernite kavram\u0131 ne \u2018alt\u0131n \u00e7a\u011fdan\u2019 haber<br \/>\nverme giri\u015fimidir, ne de gelece\u011fe ili\u015fkin bir \u2018cennet \u00fctopyas\u0131\u2019d\u0131r. Ayr\u0131ca<br \/>\npozitivist bilimin \u00e7ok\u00e7a i\u015fledi\u011fi bir tarihsel \u00e7a\u011flar, toplum bi\u00e7imleri de<br \/>\nde\u011fildir. \u0130ster metafizik ister pozitivist y\u00f6ntemlerle i\u015flensin, bu y\u00f6nl\u00fc tarih<br \/>\nve toplum anlat\u0131mlar\u0131n\u0131 y\u00f6ntem olarak benimsemedi\u011fim gibi, birbirine benzer<br \/>\nsonu\u00e7lar \u00fcrettiklerini, \u00e7ok iddia ettikleri gibi ger\u00e7ek, hakikat yorumlar\u0131n\u0131n<br \/>\ntutarl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da en az kendi a\u00e7\u0131mdan belirtmek durumunday\u0131m. Tarih<br \/>\nmalzemesinin deneyimlerini d\u00fc\u015f\u00fcnmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan kesin gerekli buluyorum. Sadece<br \/>\ntarih malzemesini de de\u011fil, do\u011fa malzemesi ve deneyimlerini de gerekli buluyorum.<br \/>\nBu konuda tipik bir ampirist (deneyimci) gibi yakla\u015f\u0131m i\u00e7inde de\u011filim. Kar\u015f\u0131t\u0131<br \/>\nolarak do\u011fal ve tarihsel malzeme ve deneyimlerden ba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcnce<br \/>\n\u00fcretebilece\u011fini iddia eden idealist\u00e7i (mutlak fikircilik) yakla\u015f\u0131m i\u00e7inde de<br \/>\nde\u011filim. Bu y\u00f6ntemlerle t\u00fcm uygarl\u0131k tarihi boyunca devasa k\u00fclliyatlar\u0131n<br \/>\nolu\u015fturuldu\u011funu biliyorum. Bunlardan haberdar olman\u0131n gereklili\u011fine inanmakla<br \/>\nbirlikte, hakikati yorumlamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan vazge\u00e7ilmez olmad\u0131klar\u0131na da kaniyim.<br \/>\nHakikati bunlar olmaks\u0131z\u0131n yorumlaman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu belirtmek istiyorum.<br \/>\n\u00d6zellikle tarihin malzeme bollu\u011funa g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f pozitivist ara\u015ft\u0131rmac\u0131 ekol\u00fc \u00e7ok<br \/>\nzavall\u0131 ve ac\u0131nacak durumda buluyorum. Ayn\u0131 bi\u00e7imde a\u015f\u0131r\u0131 malzemesiz, kerameti<br \/>\nkendinden menkul \u015feyhlerin gaipten haber vermelerinin de hakikatle pek irtibatl\u0131<br \/>\noldu\u011funu sanm\u0131yorum. Onlar da ac\u0131nas\u0131, sefil bir durumu ya\u015farlar. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Sadece ampirik ve idealist\u00e7i<\/span><span style=\" \"> yakla\u015f\u0131mlar\u0131 ele\u015ftirmek yetersiz kal\u0131r. Bu iki y\u00f6ntemi daha<br \/>\nfarkl\u0131 bi\u00e7imleri olan evrenselci, d\u00fcz \u00e7izgisel ilerlemecilikle g\u00f6recilik<br \/>\ny\u00f6ntemlerine de ele\u015ftirel yakla\u015fmak \u00f6nemlidir. Genelde hakikat ne \u00e7izgisel<br \/>\nilerlemeci, ne de g\u00f6reci y\u00f6ntemle in\u015fa edilebilir veya ke\u015ffedilebilir. \u015e\u00fcphesiz<br \/>\ntoplumsal do\u011fan\u0131n esnek y\u00fcksek zek\u00e2 d\u00fczeyi toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin in\u015fas\u0131na geni\u015f<br \/>\nbir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck se\u00e7ene\u011fi sunar. Fakat bu durum g\u00f6reci (izaficilik) y\u00f6ntemin iddia<br \/>\netti\u011fi gibi \u201cHerkes kendi ger\u00e7e\u011fini istedi\u011fi gibi in\u015fa edebilir  anlam\u0131na<br \/>\ngelmez. Ayn\u0131 ger\u00e7ekler idealistlerin sand\u0131\u011f\u0131 gibi \u201cLevhi Mahfuzda yaz\u0131l\u0131 oldu\u011fu<br \/>\ngibi zaman\u0131 gelince ger\u00e7ekle\u015fir  anlam\u0131na da gelmez. Toplumsal ger\u00e7ekleri<br \/>\n(toplumsal do\u011falar  klandan ulusa kadar, s\u0131n\u0131f, devlet vb.), verili zaman ve<br \/>\nmek\u00e2n ko\u015fullar\u0131 dahilindeki toplumsal malzemeyi yeni fikirlerle yeni<br \/>\nger\u00e7eklikler olarak in\u015fa etmek zihniyetin yolu, en ger\u00e7ek\u00e7i y\u00f6ntem olarak<br \/>\ng\u00f6r\u00fcnmektedir veya \u00f6yle kabul edilebilir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Tekraren de olsa, a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m, y\u00f6ntemin mutlaka<br \/>\ntoplumsal do\u011faya, \u00f6zellikle onun temel varolu\u015f hali olan, \u00f6yle oldu\u011funa<br \/>\ninand\u0131\u011f\u0131m ve emin oldu\u011fum ahlaki ve politik topluma dayanmas\u0131 gerekti\u011fidir.<br \/>\nAhlaki ve politik toplumla ba\u011flant\u0131s\u0131 olmayan t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnce ekollerinin, bilim,<br \/>\nfelsefe ve sanat yap\u0131tlar\u0131n\u0131n sakat do\u011fu\u015f yapt\u0131klar\u0131n\u0131 ve er ge\u00e7 sak\u0131ncalara<br \/>\nyol a\u00e7acaklar\u0131n\u0131 belirtmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Ba\u011fl\u0131 kal\u0131nmas\u0131 gereken t\u00fcm y\u00f6ntem<br \/>\nsorunlar\u0131n\u0131n ve bilgi, etik ve estetik \u00fcr\u00fcnlerinin mutlaka ahlaki ve politik<br \/>\ntoplumu esas almalar\u0131n\u0131 ilk ko\u015ful olarak belirliyorum. Bu ilk ko\u015fulun d\u0131\u015f\u0131nda<br \/>\nolu\u015fan t\u00fcm y\u00f6ntem, bilgi, etik ve esteti\u011fin g\u00fcvenilmez, sakat ve yanl\u0131\u015fl\u0131klarla<br \/>\ny\u00fckl\u00fc, \u00e7irkin ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerle dolu olacaklar\u0131na dikkatleri \u00e7ekmek istiyorum. Bu<br \/>\nhususlar\u0131n sadece kendime ili\u015fkin \u015fahsi kan\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnceler de\u011fil, hakikat<br \/>\nyolunda temel norm de\u011ferinde olduklar\u0131n\u0131 \u0131srarla a\u00e7\u0131kl\u0131yorum. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik moderniteye ili\u015fkin yakla\u015f\u0131m y\u00f6ntemimi tekraren<br \/>\nbelirttikten sonra, \u015fimdiye kadarki \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerle iki y\u00f6nl\u00fc yakla\u015f\u0131m<br \/>\ngeli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. \u00c7\u00f6z\u00fcmlemelerin \u0131srarla belirlemeye<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 birinci husus, uygarl\u0131k sisteminin toplumsal do\u011fan\u0131n verili hali olan<br \/>\nahlaki ve politik nitelikteki toplumu s\u00fcrekli a\u015f\u0131nd\u0131rarak, istismar ederek,<br \/>\n\u00fczerinde s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve iktidar tekelleri in\u015fa ederek geli\u015fti\u011fine ili\u015fkindir. Bu<br \/>\nhusus \u00e7ok \u00f6nemlidir ve mutlaka anla\u015f\u0131lmay\u0131, bunun i\u00e7in gerekli \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri<br \/>\nsunmay\u0131 gerektirir. \u00d6yle yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. \u0130\u00e7inde bulundu\u011fum ko\u015fullar gere\u011fi<br \/>\ns\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa eldeki malzemeyi kullanarak, ama esas olarak hakikatin olmazsa<br \/>\nolmaz yolu olan ya\u015fam\u0131, ya\u015fam\u0131m\u0131 bu malzemeyle i\u00e7 i\u00e7e yorumlayarak, uygarl\u0131k<br \/>\nsistemini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Bence a\u015f\u0131r\u0131 malzeme sunumu pek gerekli de\u011fildi.<br \/>\nAyr\u0131nt\u0131ya bo\u011fma tehlikesi vard\u0131. Fakat t\u00fcm\u00fcyle malzemesiz olunamayaca\u011f\u0131n\u0131<br \/>\nsunulan verilerle a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya sermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Sonu\u00e7 \u015fuydu: Devasa uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131 diyalektik gere\u011fi kimlere<br \/>\nkar\u015f\u0131 geli\u015ftirilmi\u015fti? \u0130li\u015fki ve \u00e7eli\u015fkilerini kimlerle nerede ve nas\u0131l<br \/>\nkurgulam\u0131\u015ft\u0131? Asgari malzeme ve yorum g\u00fcc\u00fcyle de olsa, ili\u015fki ve<br \/>\nkar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131na toplam olarak \u2018demos\u2019, kendini y\u00f6netme anlam\u0131nda da \u2018kratiya\u2019<br \/>\nmal\u00fbm s\u00f6zc\u00fcklerini \u00e7ok\u00e7a kullan\u0131ld\u0131klar\u0131 ve entelekt\u00fcel \u00e2lemde yayg\u0131nca<br \/>\nbilindikleri i\u00e7in, ben de birle\u015ftirerek sunmaktan \u00e7ekinmedim. \u015e\u00fcphesiz<br \/>\nDemoskratiya t\u00fcm ahlaki ve politik toplum birimlerini kapsam\u0131yor. Belki de<br \/>\n\u0130onya\u2019da bir \u00e7a\u011fda ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 gibi \u2018a\u015firetler konfederasyonu\u2019nu tam olarak<br \/>\nkar\u015f\u0131l\u0131yor. Dolay\u0131s\u0131yla daha alt, \u00fcst ve di\u011fer farkl\u0131 ahlaki ve politik<br \/>\nbirimleri kapsamam\u0131\u015f olabilir. Olabilirden \u00f6teye kapsam\u0131yor. Ama s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn yine<br \/>\nde mevcutlar i\u00e7inde \u015fimdilik en uygunu oldu\u011fu kan\u0131s\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131mdan bunu<br \/>\nkullanmaktan \u00e7ekinmedim. \u0130leride daha uygun bir terminoloji geli\u015ftirilirse,<br \/>\n\u015f\u00fcphesiz kullanma gere\u011fi konusunda teredd\u00fctlerim olmaz. M\u00fchim olan ihtiva<br \/>\netti\u011fi i\u00e7eriktir  i\u00e7erikten neyi kastetti\u011fimize ili\u015fkindir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u0130kinci kelime olan \u2018modernite\u2019yi ise a\u00e7\u0131klama gere\u011fi <span>pek yoktur. \u00c7ok\u00e7a<\/span> payla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi,<br \/>\nya\u015fanan ve belli normlar\u0131 olan d\u00f6nemleri, \u00e7a\u011flar\u0131, s\u00fcreleri anlat\u0131r. O halde ne<br \/>\nkadar uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131 varsa, onlar kadar, hatta katbekat fazlas\u0131yla<br \/>\nDemoskratiya, demokratik moderniteler de var demektir. Zira uygarl\u0131k<br \/>\nsistemlerinin t\u00fcm\u00fcyle eri\u015fmedi\u011fi, s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve iktidar tekeline alamad\u0131\u011f\u0131 pek \u00e7ok<br \/>\ndemokratik modernite olarak yorumlayabilece\u011fim ahlaki ve politik toplum birimleri<br \/>\nvard\u0131r. Tarih bu konuda bolca malzeme sunmaktad\u0131r. Ben de \u00f6rnek kabilinden \u00e7ok<br \/>\nazlar\u0131na de\u011finmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik moderniteye ili\u015fkin ikinci \u00f6nemli husus, uygarl\u0131k<br \/>\nsistemleri kadar ve maddi k\u00fclt\u00fcr olarak kendilerini \u00f6rg\u00fctl\u00fc k\u0131lmad\u0131klar\u0131na veya<br \/>\nk\u0131lamad\u0131klar\u0131na ili\u015fkindi. Uygarl\u0131klar g\u00fcnl\u00fck tekelci s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve iktidar<br \/>\nayg\u0131tlar\u0131n\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rmak zorunda kald\u0131klar\u0131ndan, hem ideolojik olarak son derece<br \/>\nm\u00fccehhez ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc, hem de maddi yap\u0131lanma olarak birlik ve eylem halinde<br \/>\nolmay\u0131 gerektirirler. Tarih malzemesi bu konuda alabildi\u011fine boldur. Dileyen<br \/>\nistedi\u011fi kadar\u0131n\u0131 bulabilir. Demokratik modernite birimleri ise ayn\u0131 konumda<br \/>\nde\u011filler. Daha do\u011frusu, s\u00fcrekli direni\u015f konumuyla s\u00f6m\u00fcrgele\u015fme konumu aras\u0131nda<br \/>\ngidip geldiklerinden, daha k\u00f6\u015fe bucakta, da\u011flar ba\u015f\u0131nda ve \u00e7\u00f6l ortalar\u0131nda<br \/>\nkalan ba\u011f\u0131ms\u0131z birimleri ise pek geli\u015fmemi\u015f oldu\u011fundan, ayn\u0131 ideolojik ve maddi<br \/>\nyap\u0131lanma sistemati\u011fine sahip olamazlar. Hi\u00e7 sistem, ideoloji ve yap\u0131lanma<br \/>\ngeli\u015ftiremezler demek istemiyorum. \u015e\u00fcphesiz tarih onlar\u0131n da sundu\u011fu \u00e7ok daha zengin<br \/>\nideolojik ve maddi yap\u0131lanma k\u00fclt\u00fcrleriyle doludur. Uygarl\u0131\u011f\u0131n ideolojik<br \/>\nhegemonyas\u0131 nedeniyle pek a\u00e7\u0131\u011fa vurulmazlarsa da, tarihin bu y\u00f6nl\u00fc \u00e7ok zengin<br \/>\nveri sundu\u011fundan asla ku\u015fkulanmamak gerekir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar her iki uygarl\u0131k ucunu ana hatlar\u0131yla izlemeye<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. T\u00fcm kaba d\u00fczenlememe ra\u011fmen, yetersiz de olsa ana e\u011filimleri<br \/>\nyans\u0131tt\u0131\u011f\u0131m kan\u0131s\u0131nday\u0131m. \u00d6zellikle kapitalist olarak adland\u0131r\u0131lan moderniteyi<br \/>\nkapsaml\u0131ca \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m fark edilecektir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ayn\u0131<br \/>\nmodernite d\u00f6neminin kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 da daha kapsaml\u0131ca ve belli ele\u015ftirilerle<br \/>\nbirlikte sundu\u011fum iyice izlenebilir. Bu ele\u015ftirilerden \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gereken<br \/>\nsonu\u00e7, a\u00e7\u0131k ki demokratik modernitenin kendini nas\u0131l yeniden in\u015fa etme<br \/>\ng\u00f6reviyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011funa ili\u015fkindir. Resmi kapitalist modernite<br \/>\ng\u00fc\u00e7lerinin liberalizmin \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde t\u00fcm g\u00fc\u00e7leri ve olanaklar\u0131yla her k\u0131l\u0131kta,<br \/>\nister yenilensin ister yenilenmesin, kendilerini sunma konusunda hayli<br \/>\nbecerikli ve deneyimli olduklar\u0131n\u0131 bilmekteyiz. Ayn\u0131 hususlar\u0131 demokratik<br \/>\nmodernite g\u00fc\u00e7leri i\u00e7in belirtemeyiz. Gerek tarih, gerek yak\u0131n ge\u00e7mi\u015f<br \/>\ndeneyimleri, ideolojik olarak nas\u0131l eritildiklerini ve netliklerini<br \/>\nyitirdiklerini liberalizme kar\u015f\u0131 tav\u0131rlar\u0131nda net\u00e7e izlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu<br \/>\ndurumlara m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca d\u00fc\u015fmemek, en az\u0131ndan yak\u0131n ge\u00e7mi\u015fin ac\u0131s\u0131 bol trajik<br \/>\nkonumlar\u0131na bir kez daha f\u0131rsat vermemek i\u00e7in, demokratik modernite<br \/>\nbirimlerinin yeniden in\u015fa g\u00f6revlerini netle\u015ftirmek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Birim derken, sistem kar\u015f\u0131t\u0131 durumu az veya \u00e7ok bilip ya\u015fayan t\u00fcm<br \/>\ntopluluklar\u0131, bireyleri, hareketleri kastediyorum. Toplumsal do\u011fan\u0131n\u0131n ezici<br \/>\n\u00e7o\u011funlu\u011funu te\u015fkil eden bu varolu\u015flar ne yaz\u0131k ki say\u0131lar\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00e7ok gerisinde<br \/>\nniteliksel birer g\u00fc\u00e7 halinde bulunmaktalar. Yeniden in\u015fa her \u015feyden \u00f6nce<br \/>\nniceliksel \u00e7okluklar\u0131 niteliksel bir g\u00fcce kavu\u015fturmay\u0131 hedeflemelidir. K\u00fcresel<br \/>\n\u00e7aptaki ticari, s\u0131nai, finansal, ideolojik, iktidar ve ulus-devletsel tekel<br \/>\n\u015febekelerinin ne kadar kapsaml\u0131, i\u00e7 i\u00e7e ve hedeflerine kar\u015f\u0131 da \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131, yok<br \/>\nedici davrand\u0131klar\u0131n\u0131 bir an i\u00e7in unutmazsak, en az\u0131ndan aralar\u0131ndaki muazzam dengesizli\u011fi<br \/>\ngidermek a\u00e7\u0131s\u0131ndan, demokratik modernite birimlerinin yeniden in\u015fa<br \/>\nedilmeleriyle \u00e7okluklar\u0131yla orant\u0131l\u0131 bir g\u00fcce kavu\u015fmalar\u0131 gerekti\u011fi \u00e7ok a\u00e7\u0131k ve<br \/>\nertelenemez g\u00f6revdir. Bu g\u00f6revleri \u00fc\u00e7 ana ba\u015fl\u0131k halinde belirtmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<br \/>\n\u00dc\u00e7\u00fc de birbirleriyle s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011flant\u0131l\u0131 olan bu g\u00f6revler entelekt\u00fcel,<br \/>\nahlaki ve politik boyuttad\u0131r. Fakat aralar\u0131ndaki s\u0131k\u0131 ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011flant\u0131,<br \/>\nkurumsal olarak kesin ba\u011f\u0131ms\u0131z olmalar\u0131 gerekti\u011fini ortadan kald\u0131rm\u0131yor.<br \/>\nTersine, her alan kurum olarak tarihte de, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de, gelecekte de<br \/>\nba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumak durumundad\u0131r. Aksi halde i\u015flevlerini hakk\u0131yla yerine<br \/>\ngetiremezler. Tarihte \u00e7ok i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fayan bu g\u00f6rev alanlar\u0131yla ilgili kurumla\u015fma<br \/>\nve g\u00f6revleri netle\u015ftirmek, nas\u0131l i\u015fbirli\u011fi i\u00e7inde bulunabileceklerini<br \/>\nd\u00fczenlemek \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi gereken hususlard\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Tarihsel s\u00fcreci bu a\u00e7\u0131dan baz\u0131 \u00f6rnekler yoluyla a\u00e7\u0131klamak<br \/>\nayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. Kabile birimlerinde entelekt\u00fcel, ahlaki ve politik<br \/>\ng\u00f6revler genellikle i\u00e7 i\u00e7e yerine getirilir. Ayr\u0131\u015fma ve uzmanla\u015fma fazla<br \/>\ngeli\u015fmemi\u015ftir. A\u015firet konfederasyonlar\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak politik g\u00f6revlerle<br \/>\nili\u015fkilidir. Ahlaki gelenek ya\u015fl\u0131lar\u0131n tecr\u00fcbesiyle temsil edilirken,<br \/>\nayd\u0131nlanma, d\u00fc\u015f\u00fcnme daha \u00e7ok \u015faman, \u015feyh veya rahip d\u00fczenekleriyle temsil<br \/>\nedilir. \u0130brahim\u00ee dinlerin ahlaki ve politik boyut da kazand\u0131klar\u0131 uzun tarih<br \/>\nd\u00f6nemlerinde her \u00fc\u00e7 g\u00f6rev biraz kurumla\u015f\u0131r. \u0130slam\u2019da medrese daha \u00e7ok<br \/>\nentelekt\u00fcel kurum rol\u00fcn\u00fc oynarken, cami ahlaki kurum, saltanat ise politik<br \/>\nkurum rol\u00fcn\u00fc yerine getirir. Fazlas\u0131yla i\u00e7 i\u00e7e olmalar\u0131 yarat\u0131c\u0131 geli\u015fimlerini<br \/>\n\u00f6nlemi\u015ftir. En az\u0131ndan H\u0131ristiyanl\u0131k ve Musevilik kadar geli\u015fememeleri bu<br \/>\nger\u00e7eklikle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Ek\u00fcmenik veya \u00fcmmet konumu aralar\u0131ndaki<br \/>\nba\u011flant\u0131l\u0131l\u0131\u011f\u0131n egemen bi\u00e7imi olup, bir nevi enternasyonalizmlerini temsil<br \/>\neder. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Greko-Romen uygarl\u0131\u011f\u0131nda entelekt\u00fcalizm biraz daha ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\nkazan\u0131r. Felsefe ekolleri daha \u00e7ok entelekt\u00fcel kurumlard\u0131r. Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131<br \/>\nhayli geli\u015fkindi. Ahlak tap\u0131nakta, politika \u00f6nceleri meclis ve cumhuriyet<br \/>\nsenatosunda kurumla\u015f\u0131rken, imparatorlu\u011fun geli\u015fimiyle b\u00fcy\u00fck darbe yemi\u015ftir. \u0130mparatorluk<br \/>\nbir nevi merkezi d\u00fczeyde politik kurum olman\u0131n ink\u00e2r\u0131d\u0131r. J. Sezar\u2019a suikast bu<br \/>\nger\u00e7eklikle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Yak\u0131n\u00e7a\u011f modernitesinde entelekt\u00fcalizm \u00fcniversitede kapana<br \/>\nk\u0131s\u0131l\u0131rken, ahlak b\u00fcy\u00fck darbe yer ve silinmeyle y\u00fcz y\u00fcze kal\u0131r. Pozitif hukukla<br \/>\nikame edilerek, rol\u00fc toplumdan tasfiye edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Politika ise<br \/>\nparlamentarizm k\u0131l\u0131f\u0131 alt\u0131nda giderek alan daralmas\u0131 ya\u015fayarak, ulus-devlet<br \/>\nb\u00fcrokrasisinin idaresi alt\u0131nda adeta i\u015flemez duruma getirilir. Ahlak gibi<br \/>\nrol\u00fcn\u00fc ger\u00e7ek anlamda oynayamaz olur. Demokratik modernite birimlerinde ise<br \/>\n\u00e7e\u015fitli ve karma\u015f\u0131k kurumsal geli\u015fmeler ya\u015fan\u0131r. Karde\u015flik \u00f6rg\u00fctleri bir nevi<br \/>\n\u00fc\u00e7 g\u00f6revi de \u015fah\u0131slar\u0131nda birle\u015ftirir. \u00dctopikler benzer konumdad\u0131r.<br \/>\nEntelekt\u00fcel, ahlaki ve politik \u00f6zellikler, g\u00f6revler bir nevi ayn\u0131 ki\u015fi<br \/>\netraf\u0131nda tarikat bi\u00e7iminde i\u015flev kazan\u0131r ve yerine getirilir. \u00d6zellikle reel<br \/>\nsosyalizm s\u00fcrecinde Kom\u00fcnistler Ligi, Manifesto, I., II. ve III. Enternasyonal<br \/>\nher \u00fc\u00e7 kurumla\u015fman\u0131n i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 kurulu\u015flar olarak kendilerini<br \/>\nyans\u0131t\u0131rlar. Her \u00fc\u00e7 g\u00f6rev alan\u0131na ili\u015fkin kapitalist modernitenin benzer<br \/>\nasimilasyonist e\u011filimini payla\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Politika, kurum olarak tanr\u0131<br \/>\nulus-devletin idari mekanizmalar\u0131na kurban edilirken, ahlak ayn\u0131 mekanizman\u0131n<br \/>\nvatanda\u015f\u0131n tutsakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen pozitif hukukuna kurban edilmi\u015ftir.<br \/>\nEntelekt\u00fcel g\u00f6rev ise, ulus-devletin yeni tap\u0131na\u011f\u0131 rol\u00fcn\u00fc oynayan<br \/>\n\u00fcniversitelerinin entelekt\u00fcel sermayedar ve hamal (bilgi ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 e\u015fek)<br \/>\nikilisine feda edilmi\u015f veya ink\u00e2r ettirilmi\u015ftir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Tarihe ili\u015fkin bu k\u0131sa hat\u0131rlatmalar bile, demokratik modernite<br \/>\nbirimlerinin e\u011fer toplum olarak t\u00fcm\u00fcyle da\u011f\u0131lmak istemiyorlarsa, kendiliklerini<br \/>\nkar\u015f\u0131-a\u011flar bi\u00e7iminde \u00fc\u00e7 g\u00f6revle y\u00fcklemeleri gerekti\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a ve b\u00fct\u00fcn<br \/>\n\u00f6nemleriyle birlikte ortaya koymaktad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">G\u00f6revleri i\u015flemeden \u00f6nce birim ve a\u011f konular\u0131na da k\u0131saca de\u011finmek<br \/>\nayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. Birim, tekel kar\u015f\u0131t\u0131 her toplulu\u011fu kastetmektedir.<br \/>\nDemokratik ulustan bir k\u00f6y derne\u011fine, uluslararas\u0131 bir konfederasyondan mahalle<br \/>\n\u015fubesine kadar her topluluk bir birimdir. Kabileden kente, yerelden ulusala<br \/>\nkadar her y\u00f6netim organ\u0131 da bir birimdir. \u0130ki ki\u015filik, hatta tek ki\u015filik<br \/>\nbirimler kadar milyarlarca insan\u0131 temsil eden birimler de s\u00f6z konusu olabilir.<br \/>\nKavram\u2019a bu zenginlik i\u00e7inde bakmak \u00f6\u011fretici k\u0131lacakt\u0131r. Fakat burada \u00f6nemli<br \/>\nolan, t\u00fcm birimlerin birer ahlaki ve politik toplum olarak<br \/>\nde\u011ferlendirilmesidir. Dolay\u0131s\u0131yla her birimin entelekt\u00fcel, ahlaki ve politik<br \/>\ng\u00f6revlerde payda\u015f olmas\u0131 ilkesel de\u011ferdedir. Birim olmak ahlaki ve politik<br \/>\ntoplum olmay\u0131 gerektirdi\u011fi gibi, ahlaki ve politik toplum olmak da entelekt\u00fcel,<br \/>\nahlaki ve politik g\u00f6revlere ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 gerektirir. A\u011f, \u015febeke olma hali ise,<br \/>\nkar\u015f\u0131 kutbun \u00f6rg\u00fctsel yap\u0131lanmas\u0131 ve y\u00f6netilmesiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca i\u00e7sel<br \/>\nbirliktelikler en iyi a\u011flar halinde birbirleriyle \u00f6rg\u00fctlenebilirler. Kat\u0131<br \/>\nmerkeziyet\u00e7i, hiyerar\u015fik emir-komuta \u00f6rg\u00fctlenmesi ve y\u00f6netimi demokratik<br \/>\nmodernite birimlerinin \u00f6rg\u00fctlenme, y\u00f6netme ilkelerine <span>tamamen terstir.<\/span><\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00a0<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">A- Entelekt\u00fcel<br \/>\nG\u00f6revler<\/span><\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Entelekt\u00fcel g\u00f6revleri basmakal\u0131p bilin\u00e7 olu\u015fturma ve birimlere<br \/>\naktarma olarak belirlemeyece\u011fimi pe\u015finen belirtmeliyim. Yap\u0131lmas\u0131 gereken ilk<br \/>\ni\u015f entelekt\u00fcelli\u011fin kendisini de\u011ferlendirmektir. Moderniteyi \u2018Ayd\u0131nlanma<br \/>\n\u00e7a\u011f\u0131\u2019n\u0131n (18. y\u00fczy\u0131l Avrupa\u2019s\u0131) belirledi\u011fi \u00e7ok\u00e7a s\u00f6ylenir. Yahudi soyk\u0131r\u0131m\u0131<br \/>\nba\u015fta olmak \u00fczere, ulus-devlet\u00e7e sistematik olarak uygulanan say\u0131s\u0131z fiziki ve<br \/>\nk\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131mlar modernitenin ayd\u0131nlanma ideas\u0131na \u00f6l\u00fcmc\u00fcl darbe indirir.<br \/>\nEntelekt\u00fcel Adorno\u2019nun, art\u0131k b\u00fct\u00fcn tanr\u0131sall\u0131klar\u0131n susmas\u0131 gerekti\u011fini<br \/>\ns\u00f6yledi\u011fi and\u0131r bu. Ayn\u0131 zamanda uygarl\u0131klar\u0131n vard\u0131\u011f\u0131 son a\u015famad\u0131r. Bu an<br \/>\n\u00f6nemli bir and\u0131r  \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi yap\u0131lmadan bir ad\u0131m bile ileriye at\u0131lamaz.<br \/>\nTarihsel bir iflas, yalan ve soyk\u0131r\u0131m an\u0131ndan bahsediyoruz. Bir ayd\u0131nlanma,<br \/>\nbilin\u00e7lenme, bilimlenme eylemi olarak entelekt\u00fcellik kendini bu andan<br \/>\nsoyutlayamaz. Ba\u015f su\u00e7lulardan biri olarak yarg\u0131lanmak durumundad\u0131r. Su\u00e7u birka\u00e7<br \/>\nHitler\u2019e y\u00fcklemek, liberalizmin en i\u011fren\u00e7 propagandas\u0131d\u0131r. Hitler\u2019i be\u015fikten<br \/>\nmezara kadar besleyen sistemi a\u00e7\u0131klamadan hakikat a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f olamaz  olsa olsa<br \/>\nhakikate ihanet edilmi\u015f olur. Entelekt\u00fcelli\u011fin temel g\u00f6revi olan \u2018hakikatin<br \/>\npe\u015finde olmak\u2019 ihanete u\u011fram\u0131\u015fken, hem de bu ihanet yayg\u0131nca entelekt\u00fcel<br \/>\nsermayedar ve hamall\u0131\u011f\u0131 taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilirken, k\u00f6kten g\u00f6zden<br \/>\nge\u00e7irilmesi gereken hususlar var demektir. Entelekt\u00fcel alanda k\u00f6kten g\u00f6zden<br \/>\nge\u00e7irilmesi gereken konular \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmedik\u00e7e, i\u00e7ine girilecek konum yeni<br \/>\nentelekt\u00fcel sermayedarlar ve hamallar olmaktan \u00f6teye sonu\u00e7 do\u011furmaz. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">E\u011fer sistemik k\u00fcresel kriz ancak ola\u011fan\u00fcst\u00fc kriz y\u00f6netimiyle<br \/>\ns\u00fcrd\u00fcr\u00fcl\u00fcyorsa, bu durumda entelekt\u00fcel krizden bahsetmemek ya k\u00f6rl\u00fckten ileri<br \/>\ngelir ya da sistemin iflah olmaz bir entelekt\u00fcel sermayedar\u0131 ve hamal\u0131 olmakla<br \/>\nm\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Onur sahibi olan s\u0131radan entelekt\u00fcel, krizin as\u0131l olarak zihniyet<br \/>\nalan\u0131ndaki t\u0131kanmayla ilgili oldu\u011funu kavramakta zorluk \u00e7ekmez. Kald\u0131 ki,<br \/>\nsistem yap\u0131lanmalar\u0131yla zihniyetleri aras\u0131nda beden-ruh ili\u015fkisine benzer bir<br \/>\nba\u011f vard\u0131r. Yap\u0131sall\u0131k olarak bedenin krizi, ruh olarak zihniyet krizini sadece<br \/>\ngerekli k\u0131lmaz, \u00f6nc\u00fcs\u00fc k\u0131lar. \u00d6ncelik bedende de\u011fil, ruhsal krizdedir. Nas\u0131l ki<br \/>\nbeyin \u00f6l\u00fcm\u00fc beden \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn kesin kan\u0131t\u0131ysa, zihniyet krizi de ancak yap\u0131sal<br \/>\nkrizin kan\u0131t\u0131 olabilir. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131 derin bir entelekt\u00fcel krizin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131<br \/>\nkesindir. Verilecek yan\u0131t baz\u0131 alanlardaki yeniliklerle giderilemeyecek kadar<br \/>\nderinlik ister  sistemin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcyle ilgili olmay\u0131 gerektirir. Sistemin<br \/>\nentelekt\u00fcel krizi ancak onun a\u015f\u0131lmas\u0131yla, yani \u2018entelekt\u00fcel devrim\u2019le<br \/>\nm\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz entelekt\u00fcel devrimini tart\u0131\u015fmadan \u00f6nce, baz\u0131 tarihsel<br \/>\n\u00f6rneklere de\u011finmek bu konuda son derece ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Yorumlanabilece\u011fi kadar\u0131yla tarihte ilk b\u00fcy\u00fck entelekt\u00fcel devrim<br \/>\nM.\u00d6. 6000-4000 d\u00f6neminde Mezopotamya\u2019da ya\u015fand\u0131. Toplumun ve do\u011fal kuvvetlerin<br \/>\ng\u00fcc\u00fcn\u00fcn ilk defa kapsaml\u0131 g\u00f6zlemlendi\u011fi ve devasa boyutlu pratik sonu\u00e7lar\u0131n<br \/>\n\u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdir. Bu, Gordon Childe\u2019\u0131n ancak 16. y\u00fczy\u0131l sonras\u0131n\u0131n<br \/>\nAvrupa\u2019s\u0131yla k\u0131yaslamas\u0131n\u0131n yap\u0131labilece\u011fini s\u00f6yledi\u011fi d\u00f6nemdir. Halen hem<br \/>\nzihinsel hem ara\u00e7sal olarak ya\u015fanan toplumsal kazan\u0131mlar\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 o<br \/>\nd\u00f6nemden kalmad\u0131r. \u0130kinci b\u00fcy\u00fck devrim, S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n kurulu\u015f<br \/>\nd\u00f6nemleridir. \u0130lk d\u00f6nem devriminin kazan\u0131mlar\u0131n\u0131 uygarl\u0131k sistemine hem<br \/>\nzihinsel hem ara\u00e7sal olarak d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme becerisini g\u00f6sterecektir. Yaz\u0131,<br \/>\nmatematik, edebiyat, t\u0131p, astronomi, teoloji, biyoloji ba\u015fta olmak \u00fczere bir\u00e7ok<br \/>\nbulu\u015f bu d\u00f6nemde sa\u011flanan devrimsel entelekt\u00fcel geli\u015fmelerdir. Tarih daha sonra<br \/>\nGrek-\u0130onya devrimine kadar bu geli\u015fmeleri \u00f6\u011frenmek ve tekrarlamakla ge\u00e7ecektir.<br \/>\n<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Grek-\u0130onya entelekt\u00fcel devrimi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck ad\u0131m\u0131 te\u015fkil eder.<br \/>\nM.\u00d6. 600 d\u00f6nemi hem felsefi zihniyet, hem bilimsellik a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok zengin<br \/>\nge\u00e7en di\u011fer bir d\u00f6nemdir. Mitoloji kar\u0131\u015f\u0131ml\u0131 dinlerden felsefi devrime ge\u00e7i\u015f,<br \/>\n\u015f\u00fcphesiz b\u00fcy\u00fck bir entelekt\u00fcel devrimdir. Ayr\u0131ca yaz\u0131, edebiyat, fizik,<br \/>\nbiyoloji, mant\u0131k, matematik, tarih, sanat ve politika alan\u0131nda da devrimsel<br \/>\ngeli\u015fmeler ya\u015fand\u0131. 16. y\u00fczy\u0131la kadar ancak bu devrimlerin \u00fcr\u00fcnleri<br \/>\naktar\u0131larak, tekrarlanarak tarih ya\u015fand\u0131. \u015e\u00fcphesiz ba\u015fka mek\u00e2n ve zamanlarda<br \/>\nbir\u00e7ok entelekt\u00fcel geli\u015fme olmu\u015ftur. Ama bunlar<span> <\/span>b\u00fcy\u00fck devrim say\u0131lamazlar. Tek tanr\u0131l\u0131 dinsel \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131 \u00f6nemli<br \/>\nzihniyet devrimleri olarak yorumlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ayr\u0131ca Zerd\u00fc\u015fti ahlaki devrim<br \/>\nb\u00fcy\u00fck bir entelekt\u00fcel devrimdir. \u00c7in\u2019de Konf\u00fc\u00e7yus, Hint\u2019te Buda \u00f6nemli<br \/>\nentelekt\u00fcel de\u011ferlerdir. \u0130slam\u2019\u0131n 8.-12. y\u00fczy\u0131llar\u0131nda da entelekt\u00fcel<br \/>\np\u0131r\u0131lt\u0131lar \u00f6nemlidir. Devrime d\u00f6n\u00fc\u015fmemeleri b\u00fcy\u00fck kay\u0131pt\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Avrupa entelekt\u00fcel devrimi \u015f\u00fcphesiz k\u00f6kl\u00fc ve kapsaml\u0131d\u0131r. Ancak<br \/>\nkaynaklar\u0131n\u0131 bahsetti\u011fimiz devrim ve p\u0131r\u0131lt\u0131lardan ald\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lmaz. Hemen<br \/>\nbelirtmeliyim ki, bu entelekt\u00fcel devrimlerin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve iktidar<br \/>\ntekelleriyle alakas\u0131 yoktur. Tersine, bu tekeller y\u00fcz\u00fcnden lay\u0131k\u0131yla<br \/>\ngeli\u015fmemeleri ve sapt\u0131r\u0131lmalar\u0131, k\u00f6reltilmeleri, daha \u00e7ok da kendilerine<br \/>\nba\u011flay\u0131p sermaye haline getirmeleri s\u00f6z konusudur. Avrupa b\u00fcy\u00fck entelekt\u00fcel<br \/>\ndevriminde bu ger\u00e7eklik daha a\u00e7\u0131k ve \u00e7arp\u0131c\u0131d\u0131r. Kapitalist tekeller ve devlet<br \/>\ntekelleri olarak mutlak\u0131yet ve ulus-devlet sistemleri, entelekt\u00fcel devrimi<br \/>\nengellemek, sapt\u0131rmak ve kendi iktidarlar\u0131na ba\u011flamak i\u00e7in b\u00fcy\u00fck u\u011fra\u015f<br \/>\nvermi\u015fler, bunu ba\u015fat i\u015flerinden saym\u0131\u015flard\u0131r. Bu konuda b\u00fcy\u00fck m\u00fccadeleler<br \/>\nverilmi\u015ftir. Entelekt\u00fcel ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131, onurlar\u0131n\u0131 kaybetmemek i\u00e7in,<br \/>\nengizisyondan Frans\u0131z devrim mahkemelerine kadar iktidarlar\u0131n amans\u0131z zulm\u00fcne<br \/>\nkar\u015f\u0131 direnmi\u015fler, yak\u0131lmay\u0131 g\u00f6ze alabilmi\u015flerdir: Bruno, Erasmus, Galileo,<br \/>\nThomas Moore vb. gibi. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">19. ve 20. y\u00fczy\u0131llarda, toplumun her alan\u0131nda ve birimlerinde<br \/>\noldu\u011fu gibi, entelekt\u00fcel alan ve birimlerde de tekelci sermaye ve ulus-devletin<br \/>\nhegemonyas\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc yans\u0131ma buldu. Bilim, felsefe, sanat ve hatta din<br \/>\niktidarlara, \u00f6zellikle ulus-devlet yap\u0131lanmalar\u0131na b\u00fcy\u00fck oranda entegre edildi.<br \/>\nHer iki alandaki tekelcilik, entelekt\u00fcel ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011fa b\u00fcy\u00fck darbe vurdu.<br \/>\nBa\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k alt\u0131ndaki entelekt\u00fcel ya bir entelekt\u00fcel sermayedara ya da<br \/>\n\u00e7o\u011funlukla \u00fcniversite ve di\u011fer okul sistemlerinde bilgi hamallar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc.<br \/>\nHer ulus-devletin yeni tap\u0131na\u011f\u0131, \u00fcniversiteler ba\u015fta olmak \u00fczere okul yap\u0131lar\u0131<br \/>\noldu. Yeni neslin beyni ve ruhu buralarda y\u0131kan\u0131r  ulus-devlet tanr\u0131s\u0131na hi\u00e7bir<br \/>\nd\u00f6nemle k\u0131yaslanmayacak denli tap\u0131nan kul-vatanda\u015flar haline getirilir. Haliyle<br \/>\nher d\u00fczeydeki hocalar yeni rahip s\u0131n\u0131f\u0131 konumundad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz tek tek<br \/>\nayd\u0131nlar, entelekt\u00fcel haysiyetini koruyanlar vard\u0131r. Ama genel kural\u0131<br \/>\nbozmayacak kadar istisnaidirler. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Daha da \u00f6nemlisi, Avrupa entelekt\u00fcel devriminin i\u00e7eri\u011findeki<br \/>\ngeli\u015fmelerle ilgilidir. \u00d6nceki \u00e7a\u011flar\u0131n din, bilim, felsefe ve sanat\u0131n\u0131<br \/>\n\u00f6ncelikle iyi \u00f6z\u00fcmsediklerini belirtmek gerekir. Kendi katk\u0131lar\u0131n\u0131 bu \u00f6z\u00fcmsemeye<br \/>\ndayand\u0131rd\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Kabul etmek gerekir ki, Avrupal\u0131 entelekt\u00fceller<br \/>\nhakikate yakla\u015fmada b\u00fcy\u00fck bir a\u015fama kat ettiler. Metot ve uygulama olarak<br \/>\nba\u015far\u0131lar\u0131 kesindir. \u00d6zellikle Birinci Do\u011faya (fizik, kimya, biyoloji,<br \/>\nastronomi alanlar\u0131na) ili\u015fkin ba\u015far\u0131lar\u0131 bu y\u00f6nl\u00fcd\u00fcr. Fakat \u0130kinci Do\u011fa olarak<br \/>\ntopluma ili\u015fkin bilimsel, felsefi, sanatsal ve ahlaksal yakla\u015f\u0131mlar\u0131 i\u00e7in ayn\u0131<br \/>\nhususu belirlemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. B\u00fcy\u00fck ve anlaml\u0131 a\u00e7\u0131klamalar (manifestolar),<br \/>\nbilimsel disiplinler, felsefi ekoller, sanatsal e\u011filimler ve etik \u00f6\u011fretiler<br \/>\ngeli\u015ftirdiler. Fakat toplumun ahlaki ve politik karakterini koruyacak kadar<br \/>\nba\u015far\u0131l\u0131 olamad\u0131lar. Tersine, sermaye ve iktidar tekellerine ba\u011fland\u0131k\u00e7a,<br \/>\nahlaki ve politik toplumun imhaya varana dek hedef haline getirilmesinde sadece<br \/>\nyetmezlik, eksiklik ve yanl\u0131\u015fl\u0131klarla izah edilemeyecek denli su\u00e7 ortakl\u0131\u011f\u0131<br \/>\nettiler. Entelekt\u00fcel kriz i\u015fte b\u00f6yle ba\u015flad\u0131. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u015e\u00fcphesiz yaln\u0131z toplum de\u011fil, \u00e7evrenin de imha hedefi haline<br \/>\ngelmesinde entelekt\u00fcel kesim sorumludur. Zaten k\u00fcresel krizden m\u00fc\u015ftereken<br \/>\nsorumlu tutulmalar\u0131, krizin m\u00fc\u015fterek olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Burada ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131<br \/>\ngereken en \u00f6nemli husus, entelekt\u00fcel yenilginin, bozulman\u0131n ve \u00e7arp\u0131kla\u015fman\u0131n<br \/>\nstratejik ve taktik olarak nas\u0131l geli\u015fti\u011fidir. \u00d6zellikle toplumsal bilimler<br \/>\n(Birinci Do\u011faya ili\u015fkin bilimlerin de toplumsal nitelikte olduklar\u0131na veya \u00f6yle<br \/>\nolmalar\u0131 gerekti\u011fine inanc\u0131m\u0131 \u00f6ncelikle belirtmeliyim) alan\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck<br \/>\nkarga\u015fa, yenilgi ve ihanetin geli\u015fmesinde neleri sorumlu tutmal\u0131y\u0131z? T\u00fcm\u00fcyle<br \/>\nbilimsel paradigmayla ilgili bir hastal\u0131k m\u0131 s\u00f6z konusudur? En b\u00fcy\u00fck pay\u0131 baz\u0131<br \/>\ndisiplinlerde mi aramak gerekir? Hastal\u0131k b\u00fcnyesel midir, yoksa ar\u0131zi midir?<br \/>\nTedavisi m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr? Tedavinin yol ve y\u00f6ntemleri nas\u0131l geli\u015ftirilmelidir?<br \/>\nYeni bilimsel devrim veya paradigman\u0131n ana g\u00f6stergeleri neler olabilir?<br \/>\nStratejik olarak nerelerden ba\u015flamal\u0131y\u0131z? Ancak bunlar ve benzer sorulara \u00f6zl\u00fc<br \/>\nyan\u0131tlar\u0131m\u0131z olursa, entelekt\u00fcel krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f kadar, yeni paradigmatik ve<br \/>\nbilimsel g\u00f6revlerimizi belirleyebiliriz. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Avrupa uygarl\u0131k merkezli bilim krizi b\u00fcnyeseldir. Uygarl\u0131\u011f\u0131n<br \/>\nba\u015flang\u0131\u00e7 d\u00f6nemlerindeki geli\u015fmeleriyle ilgilidir. Bilimin tap\u0131nakta<br \/>\nmerkezile\u015fmesi, iktidarla b\u00fct\u00fcnle\u015fmesi anlam\u0131na gelir. M\u0131s\u0131r ve S\u00fcmer<br \/>\nuygarl\u0131\u011f\u0131ndaki bilimin iktidar\u0131n ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131 haline geldi\u011fini<br \/>\nkan\u0131tlayan \u00e7ok say\u0131da \u00f6rnek vard\u0131r. Bilimi toparlayan rahiplik zaten iktidar\u0131n<br \/>\nen \u00f6nemli orta\u011f\u0131 konumundayd\u0131. H\u00e2lbuki neolitik d\u00f6nemdeki bilimin yap\u0131s\u0131<br \/>\nfarkl\u0131yd\u0131. Kad\u0131n\u0131n bitkiler \u00fczerindeki bilgisi belki de biyoloji ve t\u0131bb\u0131n<br \/>\ntemeliydi. Ayr\u0131ca mevsim ve ay g\u00f6zetlemeleri hesab\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yordu.<br \/>\nTar\u0131m-k\u00f6y topluluklar\u0131n\u0131n bin y\u0131llarca ya\u015fam pratiklerinin b\u00fcy\u00fck bir bilgi<br \/>\nhazinesini ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 rahatl\u0131kla yorumlanabilir. Uygarl\u0131k d\u00f6nemi bu<br \/>\nbilgileri toparlay\u0131p iktidar\u0131n par\u00e7as\u0131 haline getirdi. Burada olumsuz anlamda<br \/>\nniteliksel bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Uygarl\u0131k \u00f6ncesi ve d\u00f6nemindeki kar\u015f\u0131t toplumlarda bilgi ve bilim,<br \/>\nahlaki ve politik toplumun par\u00e7as\u0131yd\u0131. Toplumun hayati \u00e7\u0131karlar\u0131<br \/>\ngerektirmedik\u00e7e, bilimin ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc kullan\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. Bilgi ve<br \/>\nbilimin tek amac\u0131 toplumun varolu\u015funu s\u00fcrd\u00fcrmek, korumak ve beslemek<br \/>\nolabilirdi. Ba\u015fka amac\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezdi. Uygarl\u0131k bu durumu k\u00f6kten de\u011fi\u015ftirdi.<br \/>\nBilgi ve bilim \u00fczerinde tekelini kurarak toplumdan kopard\u0131. Toplum bilgi ve<br \/>\nbilim yoksunu k\u0131l\u0131n\u0131rken, iktidar ve devlet g\u00fc\u00e7leri bilgi ve bilimle<br \/>\nalabildi\u011fine g\u00fc\u00e7lendiler. Bilgi \u00fcretenleri ve ta\u015f\u0131yanlar\u0131 hanedanl\u0131klara ve<br \/>\nsaraylara ba\u011flayarak tekellerini sa\u011flamla\u015ft\u0131rd\u0131lar. B\u00f6ylelikle bilimin<br \/>\ntoplumdan, \u00f6zellikle kad\u0131ndan k\u00f6kl\u00fc kopar\u0131l\u0131\u015f\u0131, ya\u015fam ve \u00e7evreyle ba\u011f\u0131n\u0131n<br \/>\nkopar\u0131l\u0131\u015f\u0131 anlam\u0131na da geliyordu. Ayn\u0131 zamanda analitik zek\u00e2n\u0131n duygusal<br \/>\nzek\u00e2yla ba\u011f\u0131n\u0131n k\u00f6kl\u00fc kopu\u015fu ve aralar\u0131ndaki mesafenin s\u00fcrekli b\u00fcy\u00fcmesi de<br \/>\nbirlikte geli\u015fiyordu. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bilimin toplumsal do\u011fadaki anlam\u0131 tanr\u0131sall\u0131kt\u0131. Toplum kendi<br \/>\ndo\u011fas\u0131na ili\u015fkin bilgi ve bilin\u00e7 d\u00fczeyini kendi kimli\u011finin ifadesi olarak<br \/>\ntanr\u0131salla\u015ft\u0131r\u0131yor, tanr\u0131sall\u0131kla bir tutuyordu. Uygarl\u0131k bu konumu da<br \/>\nde\u011fi\u015ftirdi. Bilim hanedan ve ortaklar\u0131na ge\u00e7ince, tanr\u0131sall\u0131k da konum<br \/>\nde\u011fi\u015ftirdi. Art\u0131k topluma kulluk, tanr\u0131sal olmayanlar payesi bi\u00e7ilirken,<br \/>\nhanedan ve yak\u0131n \u00e7evresi tanr\u0131 soylusu olarak mitolojiye ve dine ge\u00e7irilmi\u015f<br \/>\noldu. Tanr\u0131-krallar, tanr\u0131 soylular b\u00f6ylesi bir s\u00fcrecin \u00fcr\u00fcn\u00fcyd\u00fc. Bilim ve<br \/>\nbilgi \u00fcreticilerinin ve ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n toplumla ba\u011flar\u0131n\u0131n bu t\u00fcr kopar\u0131l\u0131\u015f\u0131<br \/>\nt\u00fcm uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131 boyunca devam etti. Buna kar\u015f\u0131 direnen olduysa da, kolayca<br \/>\ntasfiye edildiler. Bilgi ve bilim adeta bir kast olu\u015fturdu. Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131na<br \/>\ngelince, \u00f6zellikle kiliseyle krall\u0131\u011f\u0131n \u00e7eki\u015fmesi ve yine manast\u0131rlar\u0131n k\u0131smen<br \/>\n\u00f6zerk havas\u0131 nedeniyle bilgi ve bilim \u00fcreticileri s\u0131n\u0131rl\u0131 bir ba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00f6nem<br \/>\nya\u015fad\u0131lar. Yo\u011fun iktidar sava\u015flar\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na zarar vermeden daha kolay<br \/>\nkoruyucu bulmalar\u0131na f\u0131rsat sunuyordu. R\u00f6nesans, Reform ve Ayd\u0131nlanma bu<br \/>\niktidar sava\u015flar\u0131n\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u00f6zerk ortamla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131yd\u0131. \u00c7in ve<br \/>\nOsmanl\u0131 tarz\u0131 bir mutlak\u0131yetin olmamas\u0131 \u00f6zerkli\u011fe katk\u0131 sunuyordu. Sonu\u00e7,<br \/>\nfelsefesel ve bilimsel devrim oldu. Fakat bir yandan kapitalizmin hegemonik<br \/>\ny\u00fckseli\u015fi, di\u011fer yandan ulus-devletin olu\u015fumu, 19. ve 20. y\u00fczy\u0131lda bilim<br \/>\n\u00fczerinde sermaye ve iktidar tekelinin kurulmas\u0131n\u0131 beraberinde getirdi. Bilim<br \/>\nart\u0131k sermaye ve iktidar\u0131n ayr\u0131lmaz par\u00e7as\u0131yd\u0131. Zaten uygarl\u0131k tarihi boyunca<br \/>\nahlaki ve politik toplumun aleyhine geli\u015fen bu durum Avrupa modernitesiyle<br \/>\nzirve yapt\u0131. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demek oluyor ki, Avrupa merkezli bilimsel paradigmalar \u00e7ok \u00f6nceden<br \/>\ntoplumdan kopmu\u015flard\u0131. Bilgi ve bilimle u\u011fra\u015fanlar a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak sermaye ve<br \/>\niktidar perspektifi i\u00e7indeydiler. Ahlaki ve politik toplum \u00e7oktan g\u00f6zden<br \/>\nd\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. Kilisenin yenilgisiyle bu s\u00fcre\u00e7 daha da h\u0131zland\u0131. Temel kayg\u0131s\u0131<br \/>\nahlaki ve politik toplum olmayan bilim, art\u0131k sermayenin ve devletin<br \/>\nhedeflerine kilitlenmekten ba\u015fka bir u\u011fra\u015f alan\u0131 bulamazd\u0131. Art\u0131k bilim iktidar<br \/>\nve sermaye \u00fcretirken, sermaye ve iktidar da bilimi kendine iyice mal<br \/>\nediyorlard\u0131. Bilimin ahlak ve politikayla ba\u011f\u0131n\u0131n sonuna kadar y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131 kap\u0131y\u0131<br \/>\nard\u0131na kadar sava\u015flara, \u00e7at\u0131\u015fmalara, kavgalara, her t\u00fcr istismara a\u00e7\u0131yordu.<br \/>\nNitekim Avrupa uygarl\u0131k tarihi ayn\u0131 zamanda sava\u015flar\u0131n en yo\u011fun oldu\u011fu tarih<br \/>\noldu. Bilime bi\u00e7ilen rol art\u0131k m\u00fckemmel ve zafer getirecek sava\u015f ara\u00e7lar\u0131<br \/>\nicad\u0131na yo\u011funla\u015fmakt\u0131. Sonu\u00e7 b\u00f6ylece n\u00fckleer silahlara kadar t\u0131rmand\u0131. Ahlaki<br \/>\nve politik toplum kurallar\u0131n\u0131n egemen oldu\u011fu bir toplumda de\u011fil n\u00fckleer silah,<br \/>\nbir mantar tabanca silah\u0131 bile icat edilemezdi. Edilse bile en az\u0131ndan topluma<br \/>\nkar\u015f\u0131 kullan\u0131lamazd\u0131. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ahlaki y\u0131k\u0131l\u0131\u015f sava\u015flar\u0131 en \u00f6nemli ba\u015flang\u0131\u00e7 etkenidir. Bilim ile<br \/>\nahlak ili\u015fkisinin kopu\u015fu ise, her t\u00fcr y\u0131k\u0131c\u0131 ara\u00e7 icad\u0131n\u0131n temelidir. Bilim ile<br \/>\niktidar ve toplum aras\u0131ndaki bu ili\u015fkinin temel paradigma ve y\u00f6nteme<br \/>\nyans\u0131mamas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezdi. Toplumun devreden \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131, nesnele\u015ftirilmesi<br \/>\nanlam\u0131na da geliyordu. T\u0131pk\u0131 daha \u00f6nce kad\u0131n ve k\u00f6lelerin nesnele\u015ftirilmesi<br \/>\ngibi. Ard\u0131ndan Bacon\u2019la, Descartes\u2019lerle ba\u015flayan nesne-\u00f6zne ayr\u0131mlar\u0131 t\u00fcm<br \/>\nbilimlere ta\u015f\u0131nm\u0131\u015f oldu. Bilimde nesnel olma \u00e7ok \u00f6v\u00fcl\u00fcr. H\u00e2lbuki en temel<br \/>\nfelaketin kap\u0131s\u0131 nesnelik-\u00f6znellik ayr\u0131m\u0131n\u0131n keskinle\u015fmesiyle a\u00e7\u0131ld\u0131. Ard\u0131ndan<br \/>\nben-\u00f6teki ayr\u0131m\u0131yla derinle\u015fti. Ard\u0131ndan birbirini yok eden diyalektik u\u00e7lara<br \/>\nd\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Bu ikilemler kesinlikle ahlaki ve politik toplumla sermaye ve iktidar<br \/>\nayr\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n, \u00e7eli\u015fkisinin bir yans\u0131mas\u0131d\u0131r. Do\u011fan\u0131n, ard\u0131ndan kad\u0131n ve<br \/>\nk\u00f6lenin, en son t\u00fcm toplumun nesne konumuna indirgenmesi, bilimde halen<br \/>\nkullan\u0131lan \u00e7ok \u00fcnl\u00fc \u2018nesnellik kural\u0131\u2019 olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kt\u0131. Eskinin<br \/>\ntanr\u0131-kul ili\u015fkisi, \u00f6zne-nesne ili\u015fkisine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Daha eskinin canl\u0131 do\u011fa<br \/>\nanlay\u0131\u015f\u0131 yerini \u00f6l\u00fc nesne do\u011fa ve \u00fczerinde tanr\u0131sal \u00f6zne insana b\u0131rakt\u0131. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu paradigmatik yakla\u015f\u0131mlar\u0131n bilim, \u00f6zellikle toplumsal bilimler<br \/>\n\u00fczerinde etkisi y\u0131k\u0131c\u0131 olmu\u015ftur. \u00d6rne\u011fin tamamen nesne olan fizik do\u011fas\u0131n\u0131 esas<br \/>\nalan fizik bilimi, do\u011fa \u00fczerinde s\u0131n\u0131rs\u0131z deneyim ve tasarrufta bulunma<br \/>\n\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne sahip oldu\u011funa inan\u0131r. N\u00fckleer deneyimden her t\u00fcr otodinamikleri<br \/>\nharekete ge\u00e7irmeye kadar kendini \u00f6zg\u00fcr sayar. Bunu yaparken herhangi bir ahlaki<br \/>\nendi\u015fe duymaz. Nesne do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131 maddenin s\u0131n\u0131rs\u0131z tasarrufunu do\u011furunca,<br \/>\nsonu\u00e7 atom bombas\u0131na kadar gider. Tanr\u0131sal bilim ara\u00e7sal bilime d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcnce<br \/>\ntoplumla ba\u011f\u0131 kalmaz. \u0130ktidar ve sermayenin elinde azami k\u00e2r kanununa ba\u011fl\u0131 bir<br \/>\nara\u00e7sall\u0131k kazan\u0131r. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte fizik tamamen tarafs\u0131z, nesnel do\u011fayla ilgilenen<br \/>\nbir bilimdir. \u00d6z\u00fcnde ise iktidar\u0131n ve sermayenin temel g\u00fc\u00e7 kaynaklar\u0131ndan biri<br \/>\noldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Aksi halde fizik bilimi mevcut halini <span>koruyamazd\u0131<\/span>. Olumsuz anlamda toplum-kar\u015f\u0131t\u0131 bir g\u00fc\u00e7 durumuna<br \/>\nd\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc \u00f6yle tarafs\u0131z nesnel bir bilim bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Fizik<br \/>\nkanunlar\u0131 denilen g\u00fc\u00e7 ili\u015fkileri de son tahlilde insan g\u00fcc\u00fcn\u00fcn yans\u0131malar\u0131ndan<br \/>\nba\u015fka anlama gelmez. \u0130nsan\u0131n ise mutlak anlamda bir toplumsal varl\u0131k oldu\u011funu<br \/>\nbiliyoruz. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Modernitenin t\u00fcm bilimsel yap\u0131s\u0131na damgas\u0131n\u0131 vuran pozitivist<br \/>\nfelsefeyi yorumlay\u0131nca, uygarl\u0131k-iktidar-bilim ili\u015fkisinin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc daha iyi<br \/>\na\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karabiliriz. Pozitivist felsefenin kesin nesnel olgulardan yola<br \/>\n\u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunun d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir bilimsel yakla\u015f\u0131ma yer vermedi\u011fini biliyoruz.<br \/>\nYak\u0131ndan bak\u0131nca, nesnelerin ili\u015fkisi olarak bilimin t\u00fcm eski puta tap\u0131c\u0131lardan<br \/>\nve metafizik g\u00fc\u00e7lerden daha put\u00e7u ve metafizik\u00e7i oldu\u011fu kavranacakt\u0131r. Bu<br \/>\nkonuda tarihsel diyalekti\u011fi k\u0131saca hat\u0131rlat\u0131rsak daha \u00e7ok ayd\u0131nlan\u0131r\u0131z. Nas\u0131l<br \/>\ntek ve soyut tanr\u0131l\u0131 dinler, paganizmi (put\u00e7uluk, bir nevi olgular\u0131 tanr\u0131salla\u015ft\u0131rma<br \/>\ndini) ele\u015ftirme temelinde ortaya \u00e7\u0131k\u0131p kendilerini \u015fekillendirmi\u015flerse,<br \/>\npozitivizm de bir nevi kar\u015f\u0131 atak olarak yeni put\u00e7uluk bi\u00e7iminde ortaya<br \/>\n\u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Din ve metafizik ele\u015ftirisi, yeni put\u00e7uluk (Olgulara dayal\u0131<br \/>\nhakikat\u00e7ilik kesinlikle neo-paganizmdir) olarak, neo-metafizik olarak<br \/>\n\u015fekillenmi\u015ftir. F. Nietzsche\u2019nin bu ger\u00e7e\u011fi ilk tespit eden filozoflardan<br \/>\nolmas\u0131 son derece \u00f6nemlidir ve de\u011ferlendirmeleri hakikat ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda katk\u0131<br \/>\nniteli\u011findedir. Nesnel olgu denilen kavram\u0131n hakikatten uzak bir kavram<br \/>\noldu\u011funu belirlemek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Olgular kendi ba\u015f\u0131na hakikate ili\u015fkin ya<br \/>\nhi\u00e7bir anlaml\u0131 bilgi sunmazlar ya da sunduklar\u0131 kadar\u0131yla \u00e7ok yanl\u0131\u015f sonu\u00e7lar\u0131<br \/>\nberaberinde getirirler. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Olgular e\u011fer karma\u015f\u0131k ba\u011flant\u0131lar\u0131 kapsam\u0131nda anlam bulamazlarsa,<br \/>\nya hi\u00e7 bilgi sunmazlar ya da en yanl\u0131\u015f sonu\u00e7lara yol a\u00e7abilirler demi\u015ftik.<br \/>\nFizik, kimya, biyoloji olgular\u0131n\u0131 bir tarafa b\u0131rakal\u0131m. Yaln\u0131z bir toplumsal<br \/>\nolgu \u00f6rne\u011fi \u00fczerinde durarak yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 yak\u0131ndan g\u00f6relim.<br \/>\nPozitivizme g\u00f6re ulus-devlet bir olgudur. Onu olu\u015fturan b\u00fct\u00fcn \u00f6\u011feler de birer<br \/>\nolgudurlar. Binlerce kurum, milyonlarca insan hepsi birer olgudur. Aralar\u0131ndaki<br \/>\nili\u015fkileri de kat\u0131nca resmi tamamlam\u0131\u015f oluruz. Pozitivizme g\u00f6re bilimsel<br \/>\nkavram\u0131 olu\u015fturduk demektir. Art\u0131k mutlak bir hakikatle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z:<br \/>\nUlus-devlet hakikati. Pozitivizm bu tan\u0131ma bir yorum olarak bakmaz. Mutlak<br \/>\nhakikat olgusu olarak bakar. Di\u011fer t\u00fcm toplumbilim olgular\u0131na da bu anlay\u0131\u015fla<br \/>\nbakar. T\u0131pk\u0131 birer fizik, kimya, biyoloji olgusu gibi bunlar da birer olgudur. Hakikat<br \/>\ntan\u0131mlamas\u0131 b\u00f6yledir. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte masum, hi\u00e7 tehlike i\u00e7ermeyen bu yakla\u015f\u0131m\u0131n hi\u00e7<br \/>\nde \u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00f6zellikle etnik temizlik-soyk\u0131r\u0131m hareketlerinde b\u00fct\u00fcn<br \/>\ndeh\u015fetiyle fark etmeye ba\u015flad\u0131k. Hitler\u2019den tutal\u0131m s\u00f6zde en \u0131l\u0131ml\u0131 ulus-devlet<br \/>\nliderine kadar hepsi, yapt\u0131klar\u0131n\u0131n bilime g\u00f6re son derece do\u011fru (pozitif<br \/>\nbilimlere g\u00f6re) oldu\u011funu, ulus ger\u00e7eklerini ar\u0131nd\u0131rd\u0131klar\u0131n\u0131, daha homojen bir<br \/>\nulus olu\u015fturman\u0131n sadece hak de\u011fil, do\u011fal evrim yasas\u0131na uygun bir geli\u015fme<br \/>\noldu\u011funu s\u00f6yleyeceklerdir. Esas ald\u0131klar\u0131 bilime g\u00f6re do\u011fru s\u00f6yl\u00fcyorlar. Onlara<br \/>\nbu g\u00fcc\u00fc pozitif felsefe ve bilimleri vermektedir. Nitekim t\u00fcm modernite d\u00f6nemi<br \/>\nbu pozitivist anlay\u0131\u015f gere\u011fi s\u0131n\u0131rs\u0131z vatan, millet, devlet, etnisite,<br \/>\nideoloji, sistem sava\u015f\u0131na giri\u015fti. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu kavramlar\u0131n hepsi kutsald\u0131 ve<br \/>\nu\u011fruna sonuna kadar sava\u015f gerekirdi. Bilindi\u011fi \u00fczere bu anlay\u0131\u015f sonucunda tarih<br \/>\nkan banyosuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte masum pozitivizm, \u00f6z\u00fcnde k\u00f6t\u00fc \u00e7ehresi b\u00f6yle<br \/>\ns\u0131r\u0131t\u0131yordu. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Anla\u015f\u0131lmad\u0131ysa biraz daha a\u00e7\u0131klayal\u0131m. D\u00fcnya\u2019da g\u00fcn\u00fcm\u00fczde yakla\u015f\u0131k<br \/>\niki y\u00fcz ulus-devlet vard\u0131r. Hepsi yukarda belirtti\u011fimiz kurum ve vatanda\u015f<br \/>\nkitlesiyle ili\u015fkiler yek\u00fbnuyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelirse, en az iki y\u00fcz tanr\u0131l\u0131,<br \/>\nbinlerce mabetli, s\u0131n\u0131rs\u0131z tarikatl\u0131 bir d\u00fczen veya herc\u00fcmer\u00e7lik durumunun<br \/>\ndo\u011fmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc temsil ettikleri t\u00fcm olgular kutsal ve u\u011fruna<br \/>\n\u00f6lmeye de\u011ferdir. Dikkat edelim, kar\u015f\u0131m\u0131zda ger\u00e7ek toplumsal do\u011fay\u0131 yans\u0131tan<br \/>\nahlaki ve politik toplumdan ad d\u00fczeyinde bile bahis yoktur. Ger\u00e7ekten sald\u0131r\u0131ya<br \/>\nu\u011framas\u0131 halinde u\u011frunda \u00f6l\u00fcnecek bir ger\u00e7ek varsa, o da ahlaki ve politik<br \/>\ntoplum ger\u00e7ekli\u011fidir. Ulus-devlette ise, herkes kendi kendine olu\u015fturdu\u011fu ve<br \/>\nolu\u015fturulup \u00f6n\u00fcne sunulan olgu putlar\u0131 ad\u0131na sava\u015fmaktad\u0131r. Eskinin putlar<br \/>\nu\u011fruna sava\u015f\u0131m\u0131ndan bin kat daha az\u0131tm\u0131\u015f bir putlar u\u011fruna sava\u015flar d\u00f6nemiyle<br \/>\nkar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Sonu\u00e7 sermaye ve ulus-devlet tekellerinin azami k\u00e2r kanununun<br \/>\ni\u015flemesidir  mutlu az\u0131nl\u0131\u011fa firavunlar\u0131n bile ya\u015famad\u0131\u011f\u0131 ya\u015fant\u0131lar\u0131n pe\u015fke\u015f<br \/>\n\u00e7ekilmesidir. Modern ya\u015fam denilen, pozitivizmin bu ger\u00e7e\u011finin, daha do\u011frusu<br \/>\nger\u00e7ekleri katletmesinin sonu\u00e7lar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bug\u00fcn sanal<br \/>\ntoplum \u00e7a\u011f\u0131na eri\u015ftik. Hi\u00e7bir ger\u00e7ek, sanal toplum kadar olguculu\u011fu<br \/>\na\u00e7\u0131klayamaz. Olgucu toplum sanal toplumdur. Sanal toplum olgucu toplumun ger\u00e7ek<br \/>\ny\u00fcz\u00fc, y\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00f6tesinde hakikatin ta kendisidir. Olgular\u0131n anlams\u0131zl\u0131\u011f\u0131 (daha<br \/>\ndo\u011frusu kan banyosu, hayali toplum, t\u00fcketim toplumu anlam\u0131nda anlams\u0131zl\u0131k<br \/>\nanla\u015f\u0131lmal\u0131) sanal toplumla zirve yap\u0131yor. Medyatik toplum, \u015fov toplumu,<br \/>\nmagazinel toplum hep nesnel, olgucu anlay\u0131\u015f\u0131n, pozitivizmin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f<br \/>\nhakikatidir. Bu da asl\u0131nda hakikatin ink\u00e2r\u0131d\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Konumuz gere\u011fi fazla incelemeye gerek duymadan, benzer sonu\u00e7lar\u0131<br \/>\ndaha da s\u0131ralayabilirim. \u0130slam, H\u0131ristiyan, Musevi, Budist, kapitalist,<br \/>\nsosyalist, feodal, k\u00f6leci toplum kavramlar\u0131 ayn\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131n ger\u00e7ekleridir.<br \/>\nPozitivizmin metafizik y\u00fcz\u00fc burada da kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. Evet, \u0130slam toplumu,<br \/>\nkapitalist toplumu ayn\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131n sonucudur. Yani bunlar olgu kavramlar\u0131d\u0131r<br \/>\nba\u015fka deyi\u015fle yak\u0131\u015ft\u0131rma, g\u00f6r\u00fcnt\u00fc kavramlar\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 \u015fey ulus aidiyetleri i\u00e7in<br \/>\nde s\u00f6ylenebilir. Alman, Frans\u0131z, Arap, T\u00fcrk, K\u00fcrt ulus kavramlar\u0131 pozitivist<br \/>\nkarakterde birer hakikattirler. \u00d6zde ise, hakikatin silik g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleridir. Peki,<br \/>\nger\u00e7ek, hakikat nedir diye sorulabilir. Bence cevap basittir. Toplum ger\u00e7e\u011finde<br \/>\ndo\u011fal olan ahlaki ve politik toplum hakikati ile bunu s\u00fcrekli a\u015f\u0131nd\u0131rmak<br \/>\nisteyen uygarl\u0131k hakikati vard\u0131r. Bunun d\u0131\u015f\u0131ndaki s\u0131fatlar, isimler hi\u00e7 ger\u00e7e\u011fi<br \/>\ntemsil etmez demiyorum. \u00d6z\u00fcn\u00fc de\u011fil, g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc, basit ve s\u0131k <span>de\u011fi\u015fkenli<\/span> formunu temsil eder<br \/>\ndiyorum. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00d6rne\u011fin Arap ulus ger\u00e7e\u011fi diyelim. \u00c7ok zay\u0131f da d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olsa,<br \/>\nArabistan denilen mek\u00e2nda ahlaki ve politik \u00f6zellikleri olan bir toplumla, bu<br \/>\ntoplumun s\u0131rt\u0131ndan binlerce y\u0131l sulta s\u00fcrm\u00fc\u015f ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00e7\u00fcr\u00fcme noktas\u0131na<br \/>\ngetirmi\u015f iktidar ger\u00e7e\u011fi d\u0131\u015f\u0131nda Arapl\u0131k \u00e7ok az \u015fey ifade eder. Binlerce<br \/>\nfarkl\u0131, \u00e7eli\u015fkili, hatta can d\u00fc\u015fman\u0131 Arap vard\u0131r. Yani binlerce \u00e7eli\u015fkili<br \/>\nhakikat! Pozitivizme g\u00f6re b\u00f6yle olmas\u0131 gerekir. Ama \u00e7ok iyi biliyoruz ki, Arap<br \/>\nger\u00e7e\u011fi \u00f6zde bu olmasa gerekir. Daha anla\u015f\u0131labilir bir \u00f6rnek a\u011fa\u00e7lard\u0131r. Bir de<br \/>\na\u011fac\u0131n olgu olarak binlerce dal\u0131 ve say\u0131lamayacak kadar \u00e7ok yapra\u011f\u0131 vard\u0131r.<br \/>\nE\u011fer \u00fcr\u00fcn\u00fc bilinen ve de\u011ferli olan bir a\u011fa\u00e7sa, ona g\u00f6re anlam bulur  dallar\u0131na<br \/>\nve yapra\u011f\u0131na g\u00f6re de\u011fil. Pozitivizm hepsine ayn\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 verme k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr.<br \/>\nEvet, dallar ve yapraklar da ger\u00e7ektir. Ama anlaml\u0131 ger\u00e7ek de\u011fillerdir. Bir<br \/>\ntiye\u011fin, bir kilo \u00fcz\u00fcm\u00fcn de\u011feri, anlam\u0131 vard\u0131r. Ama bir yapra\u011f\u0131n\u0131n ancak bir<br \/>\ng\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc, \u00f6z\u00fcn\u00fc yans\u0131tmayan, bi\u00e7imsel g\u00f6r\u00fc\u015f kazand\u0131ran bir olgusal ger\u00e7ekli\u011fi<br \/>\nvard\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bilimlerin olguya bo\u011fulmas\u0131, her g\u00fcn yeni bir bilimsel disiplinin<br \/>\ndo\u011fmas\u0131, hepsinin kendini ayn\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131kta hakikat saymas\u0131 bilimsel krizin ana<br \/>\nnedenidir. Sistemle ba\u011f\u0131n\u0131 ba\u015fta da belirledik. Hakikatin \u00f6zne-nesne,<br \/>\nbiz-\u00f6teki, beden-ruh, din-bilim, mitoloji-felsefe, tanr\u0131-kul, ezen-ezilen,<br \/>\nh\u00e2kim-mahk\u00fbm vb. s\u00fcrekli ve gittik\u00e7e derinle\u015fen bi\u00e7imde kar\u015f\u0131t ikilemler<br \/>\nhalinde par\u00e7alanmas\u0131, \u00f6z\u00fcnde ahlaki ve politik toplumla onun \u00fczerinde kurulu<br \/>\nuygarl\u0131k\u00e7\u0131 tekel \u015febekelerinin yaratt\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131nd\u0131rma ve s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirme eyleminin<br \/>\nsonucudur. Kapitalist modernite bu uygarl\u0131k ikilemini s\u0131n\u0131rs\u0131zca \u00e7o\u011falt\u0131p<br \/>\nderinle\u015ftirerek, toplumu bug\u00fcnk\u00fc da\u011f\u0131lma ve \u00e7\u00fcr\u00fcme noktas\u0131na getirmi\u015ftir. Bunda<br \/>\nsistemin i\u015fbirlik\u00e7i biliminin de b\u00fcy\u00fck pay\u0131 vard\u0131r. Kriz, ideolojik \u00f6zle<br \/>\nara\u00e7sal yap\u0131lanma aras\u0131nda can \u00e7eki\u015fme noktas\u0131na gelince, fark\u0131na var\u0131lan hal<br \/>\noluyor. \u0130\u015fsizlikle, sava\u015fla, a\u00e7l\u0131k ve yoksullukla, bask\u0131 ve k\u0131r\u0131mla, e\u015fitsizlik<br \/>\nve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcks\u00fczl\u00fckle kendini ezici \u00e7okluklar\u0131n etinden, ruhundan \u00e7\u0131\u011fl\u0131klara<br \/>\nd\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesi oluyor. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Pozitivizmi ele\u015ftirirken baz\u0131 yanl\u0131\u015f anlamalara d\u00fc\u015f\u00fclmemesi<br \/>\nkonusunda uyarma gere\u011fi duyuyorum. Birincisi, olgular\u0131n hi\u00e7bir de\u011feri yoktur,<br \/>\nger\u00e7eklikle ba\u011f\u0131 yoktur gibi yakla\u015f\u0131m i\u00e7inde de\u011filim. Sadece olduk\u00e7a s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r<br \/>\ndiyorum. Olgusall\u0131\u011f\u0131n bir felsefe d\u00fczeyine ta\u015f\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda b\u00fcy\u00fck sak\u0131ncalara yol<br \/>\na\u00e7aca\u011f\u0131n\u0131 belirtiyorum. Avrupa d\u00fc\u015f\u00fcnce sisteminde bu durumun fazlas\u0131yla a\u00e7\u0131\u011fa<br \/>\n\u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurguluyorum. \u0130kinci husus, belki bir nevi Eflatunculu\u011fa kayd\u0131\u011f\u0131m<br \/>\ny\u00f6n\u00fcnde bir ele\u015ftiri getirilmesi olacakt\u0131r. \u00d6z\u00fcn belirleyici oldu\u011funu<br \/>\ns\u00f6ylerken, \u00f6zellikle a\u011fa\u00e7 \u00f6rne\u011finde bu ele\u015ftiri beklenir. Fakat belirtmek<br \/>\nistedi\u011fim \u2018a\u011fa\u00e7\u2019 fikri, ideas\u0131 de\u011fildir. Toplumca a\u011fac\u0131n ihtiva etti\u011fi<br \/>\nger\u00e7ekli\u011fi belirtmek istiyorum. Faydac\u0131l\u0131k\u00e7\u0131 bir yakla\u015f\u0131m da sunmuyorum. Sadece<br \/>\nger\u00e7ekli\u011finin ancak ahlaki ve politik toplumca belirlenmesi gerekti\u011fini<br \/>\ns\u00f6yl\u00fcyorum. Bir bireye veya gruba \u00e7ok faydal\u0131 olabilir. Ama e\u011fer ahlaki ve<br \/>\npolitik toplumca ayn\u0131 bi\u00e7imde yorumlanm\u0131yorsa, ger\u00e7ek fayda de\u011feri yoktur demek<br \/>\nistiyorum. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Liberalizmin benimsetmek istedi\u011fi gibi \u201cBireyler \u00e7\u0131kar, filozof,<br \/>\nbilim adam\u0131, asker, politika adam\u0131, sermayedar vb. olarak hakiki olan ne varsa<br \/>\nbulur ve ya\u015farlar  felsefesini kesinlikle gayri ahlaki, gayri politik<br \/>\ntoplumsall\u0131k olarak ele\u015ftiriyorum. Bunun uygarl\u0131k tarihinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ve<br \/>\nkapitalist d\u00f6nemin t\u00fcm topluma yutturmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 en b\u00fcy\u00fck ahlaks\u0131zla\u015ft\u0131rma<br \/>\nve politiksizle\u015ftirmenin ideolojisi oldu\u011funu, daha do\u011frusu propaganda ile<br \/>\nbenimsetilen ve modernlik k\u0131l\u0131f\u0131 giydirilen \u00e7a\u011fda\u015f mitolojik bir anlat\u0131m<br \/>\noldu\u011funu s\u00f6ylemek istiyorum. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">O halde daha da \u00f6nem kazanan sorun \u015fu olacakt\u0131r: Hakikati nerede<br \/>\nve nas\u0131l bulmal\u0131y\u0131z? \u00c7ok basit bir kural\u0131 hat\u0131rlatarak cevab\u0131m\u0131 vermek isterim:<br \/>\nBir \u015feyi nerede kaybettiysen, ancak orada arayarak bulabilirsin. Yoksa ba\u015fka<br \/>\nyerlerde, t\u00fcm d\u00fcnyay\u0131 ara\u015ft\u0131rsan da bulamazs\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00f6ntemi yanl\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nKaybetti\u011fin yerde de\u011fil, ba\u015fka yerde arama y\u00f6ntemi sadece zaman ve enerji<br \/>\nkaybettirir. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n hakikat ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131 da bu \u00f6rne\u011fe benzetiyorum.<br \/>\nKorkun\u00e7 ara\u015ft\u0131rma laboratuarlar\u0131na, fonlar\u0131na ra\u011fmen, var\u0131lan ger\u00e7ekler<br \/>\nbelirtti\u011fim gibi kriz ve ac\u0131 y\u00fckl\u00fcd\u00fcr. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n pe\u015finde ko\u015ftu\u011fu hakikatin bu<br \/>\nolamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Cevab\u0131m s\u0131k\u00e7a tekrar\u0131m\u0131n tekrar\u0131 olacakt\u0131r. Hakikat ancak<br \/>\ntoplumsal olabilir. Uygarl\u0131k s\u00fcreci ahlaki ve politik toplumu a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131p s\u00f6m\u00fcr\u00fc<br \/>\nve iktidar tekeline kapatt\u0131k\u00e7a, toplumsal hakikat yitirilmi\u015f demektir.<br \/>\nYitirilen, ahlak ve politik de\u011ferlerle birlikte yitirilmi\u015ftir. Tekrar bulmak istiyorsan,<br \/>\nkaybetti\u011fin yerde arayacaks\u0131n. Yani uygarl\u0131k ve moderniteye kar\u015f\u0131 ahlaki ve<br \/>\npolitik toplumu, onun ger\u00e7ekli\u011fini arayacaks\u0131n, bulacaks\u0131n. Bununla da<br \/>\nyetinmeyeceksin  tan\u0131nmaz hale getirilen varolu\u015funu yeniden in\u015fa edeceksin. O<br \/>\nzaman g\u00f6receksin ki, tarih boyunca kaybetti\u011fin alt\u0131n de\u011ferindeki b\u00fct\u00fcn<br \/>\nhakikatleri tek tek buluyorsun. Bu temelde daha mutlu olacaks\u0131n. Bunun da<br \/>\nahlaki ve politik toplumdan ge\u00e7ti\u011fini anlayacaks\u0131n. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Entelekt\u00fcel alan\u0131 yeniden d\u00fczenlerken, g\u00f6revler kapsam\u0131nda baz\u0131<br \/>\n\u00f6nerilerimi geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015farak, ele\u015ftiriler temelinde ilkeler d\u00fczeyinde<br \/>\nsunmak durumunday\u0131m: <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">1- <\/span><\/strong><span style=\" \">Entelekt\u00fcel \u00e7abalar, bilgi ve bilim \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 toplumsal do\u011fan\u0131n<br \/>\ntemel varolu\u015f hali olan ahlaki ve politik toplum kapsam\u0131nda geli\u015ftirilmelidir.<br \/>\nUygarl\u0131k tarihi boyunca kopulan ve gittik\u00e7e a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131lan bu toplum ger\u00e7ekli\u011fi,<br \/>\nkapitalistin damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011fu modern \u00e7a\u011fla birlikte tamamen par\u00e7alanm\u0131\u015f,<br \/>\n\u00e7\u00fcr\u00fcmeye terk edilmi\u015f ve yok olman\u0131n e\u015fi\u011fine getirilmi\u015ftir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">2-<\/span><\/strong><span style=\" \"> O halde entelekt\u00fcel \u00e7aba, bilgi ve bilim \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 \u00f6ncelikle bu<br \/>\ngidi\u015fat\u0131 durdurmay\u0131 ama\u00e7lamak zorundad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc yok edilen bir \u015feyin bilimi<br \/>\nolamaz. Belki hat\u0131ras\u0131 olabilir. Hat\u0131ra bilim de\u011fildir. Bilim ya\u015fayan, var<br \/>\nolanla ilgilidir. Bu durumdaki toplum t\u00fcm\u00fcyle yok olmak istemiyorsa,<br \/>\nkapitalistik moderniteye (t\u00fcm unsurlar\u0131yla birlikte) direnmek zorundad\u0131r.<br \/>\nDireni\u015f art\u0131k varolu\u015fla ayn\u0131 d\u00fczlemde olup \u00f6zde\u015ftir. Entelekt\u00fcel sermaye ve<br \/>\nhamall\u0131k olarak de\u011fil, ger\u00e7ek ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131n\u0131n onuruyla ya\u015famak, ayakta kalmak<br \/>\nisteniyorsa, entelekt\u00fcelin t\u00fcm \u00e7abalar\u0131nda hem direni\u015f\u00e7i olmas\u0131 hem de<br \/>\nara\u015ft\u0131rma unsurlar\u0131n\u0131n direni\u015f boyutlu olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Hem entelekt\u00fcel<br \/>\nhem de bilimi bu anlamda direni\u015f\u00e7idir. Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fcs\u00fc ya kendini aldatmak ya da<br \/>\nsermaye veya hamal kimli\u011fini gizlemek olur.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">3-<\/span><\/strong><span style=\" \"> Geli\u015ftirilen bilim \u00f6ncelikle \u2018sosyal bilim\u2019 olarak d\u00fczenlenmek<br \/>\nzorundad\u0131r. Sosyal bilim t\u00fcm bilimlerin ana krali\u00e7esi olarak kabul edilmek<br \/>\ndurumundad\u0131r. Ne Birinci Do\u011fa ile ilgili di\u011fer bilimler (fizik, astronomi,<br \/>\nkimya, biyoloji) ne de \u0130kinci Do\u011fa\u2019yla ilgili di\u011fer be\u015feri bilgiler-bilimler<br \/>\n(edebiyat, felsefe, sanat, ekonomi vb.) asla \u00f6nc\u00fcl\u00fck ta\u015f\u0131maz  bunlar hakikatle<br \/>\nanlaml\u0131 ba\u011f\u0131 kuramazlar. Her iki alan sosyal bilimle ba\u011f\u0131n\u0131 ancak ba\u015far\u0131yla<br \/>\nkurabilirse hakikatten pay alabilir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">4-<\/span><\/strong><span style=\" \"> Sosyal bilimin ana konusu olarak ahlaki ve politik toplumu nesnel<br \/>\nbir obje olarak de\u011fil, \u00f6zne-nesne, biz-\u00f6teki, beden-ruh, tanr\u0131-kul, \u00f6l\u00fc-canl\u0131<br \/>\ngibi insan alg\u0131lamas\u0131nda derinle\u015ftirilmi\u015f ve aralar\u0131na u\u00e7urumlar sokulmu\u015f<br \/>\nikilemler olarak de\u011fil, bu ikilemleri a\u015fan bir y\u00f6ntemle ara\u015ft\u0131rmas\u0131 esas<br \/>\nolmal\u0131d\u0131r. Farkl\u0131la\u015fma evrenin ya\u015fam tarz\u0131 olup, toplum do\u011fas\u0131nda da<br \/>\nge\u00e7erlili\u011fi \u00e7ok daha esnek, \u00f6zg\u00fcr ve yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f halde bulunan bir nitelemedir.<br \/>\nFakat bu farkl\u0131la\u015fmay\u0131 uygarl\u0131k ve modernitenin t\u00fcm ideolojik yap\u0131lanmas\u0131n\u0131n<br \/>\ntemeli haline getirilen \u00f6zne-nesne d\u00fczeyine ta\u015f\u0131rmak, kesinlikle hem evrensel<br \/>\nhem de toplumsal hakikatin yitirilmesi, par\u00e7alanmas\u0131 anlam\u0131na gelecektir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">5-<\/span><\/strong><span style=\" \"> Zirvesine Avrupa modernitesinde eri\u015fen, genelde bilimin \u00f6zelde<br \/>\nsosyal bilimin \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi bu nesnelli\u011fin genel felsefesi olan ve halen<br \/>\nt\u00fcm \u015fiddetiyle devam eden pozitivizm, kapsaml\u0131 ele\u015ftiriler temelinde tarihin<br \/>\n\u00e7\u00f6p sepetine at\u0131lmadan, anlaml\u0131 bir sosyal bilim paradigmas\u0131 (k\u00f6kl\u00fc<br \/>\nanti-uygarl\u0131k\u00e7\u0131 bilim felsefesi) geli\u015ftirilemez. Avrupa merkezli bilimin,<br \/>\n\u00f6zelikle sosyal bilimin \u00e7ok par\u00e7alanm\u0131\u015f ve hakikati yitirme tehlikesi de<br \/>\nbulunsa, olumlu kazan\u0131mlar\u0131n\u0131 ve hakikat paylar\u0131n\u0131 anlamak ve \u00f6z\u00fcmsemek<br \/>\n\u015fartt\u0131r. Pozitivizm ne kadar ele\u015ftirilip a\u015f\u0131lmak durumundaysa, a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f<br \/>\nhakikat paylar\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fcmsenmesi de o denli benimsenmek durumundad\u0131r. Hakikat<br \/>\nara\u015ft\u0131rmas\u0131nda toptan anti-Avrupac\u0131l\u0131k en az toptan Avrupac\u0131l\u0131k kadar olumsuz<br \/>\nsonu\u00e7lara yol a\u00e7abilir.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">6-<\/span><\/strong><span style=\" \"> Her ne kadar postmodernizm denilen bu hakikat ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 da<br \/>\npozitivizmi ele\u015ftirip Avrupa merkezli sosyal bilimi reddediyorlarsa da, bu<br \/>\nyakla\u015f\u0131mlar\u0131n kolayca liberalize edilmesi ve daha anti-hakikat\u00e7i olan bir<br \/>\nanti-Avrupac\u0131l\u0131k olarak bi\u00e7im kazanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Sosyal bilimin kriz halinden<br \/>\nyararlanarak bu postmodern ara\u015ft\u0131rmalar toptan reddedilmese de, son derece<br \/>\nele\u015ftirel yakla\u015fmak \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Modernist pozitivizmin evrenselci, ilerlemeci,<br \/>\n\u00e7izgisel y\u00f6ntemi ve perspektifi ne denli sapt\u0131r\u0131c\u0131 ise, bir\u00e7ok postmodernistin<br \/>\na\u015f\u0131r\u0131 g\u00f6reci (izafi) d\u00f6ng\u00fcsel y\u00f6ntemi de benzer sapmalara a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu u\u00e7lara<br \/>\nsavrulmamak i\u00e7in ba\u011fl\u0131 kal\u0131nmas\u0131 gereken temel ilkeleri (s\u0131ralamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z)<br \/>\niyi \u00f6z\u00fcmsemek \u015fartt\u0131r. Krizli ortam neredeyse herkese g\u00f6re bir hakikat yolu<br \/>\naramaya m\u00fcsaittir ki, bu husus bile hakikat ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131 kendi ba\u015f\u0131na bir\u00e7ok<br \/>\ny\u00f6nden sapt\u0131rabilir, bo\u015fa \u00e7\u0131karabilir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">7-<\/span><\/strong><span style=\" \"> Hakikati ara\u015ft\u0131rmada ana y\u00f6ntemimiz ne pozitivist nesnelcilik, ne<br \/>\nde g\u00f6reci \u00f6znellik olabilir. \u0130kisi de \u00f6zde liberalizmin iki y\u00fcz\u00fc olup, bolca<br \/>\nbirbirine kar\u0131\u015ft\u0131rarak piyasaya sunup entelekt\u00fcel sermaye ve hamall\u0131k \u00fcretmede<br \/>\nkulland\u0131\u011f\u0131 y\u00f6ntem enflasyonudur. Hakikati olanaks\u0131zla\u015ft\u0131rman\u0131n en etkili y\u00f6n\u00fc<br \/>\nbu y\u00f6ntem enflasyonudur. Bu da ancak nesnelci ve \u00f6znelci y\u00f6ntemlerin<br \/>\nbirbirlerine kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla neredeyse ki\u015fi say\u0131s\u0131 kadar y\u00f6ntem bollu\u011fu<br \/>\ndemektir. Hakikatin bozuk para misali de\u011ferden d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclme eylemi olarak, bu<br \/>\ny\u00f6ntem bolluklar\u0131na aldanmamak \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u015e\u00fcphesiz ger\u00e7e\u011fin nesnel ve \u00f6znel<br \/>\nyanlar\u0131 vard\u0131r. Bilin\u00e7, hakikat son tahlilde g\u00f6zlemlenen-g\u00f6zleyen ikilisinin<br \/>\n\u00e7ak\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 (Ayn\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131 kastetmiyorum, daha \u00e7ok \u00f6zde\u015flik olarak kavranmas\u0131<br \/>\nolumlu olabilir) ifade eder. Bu konuda ne kadar derinle\u015fme, yo\u011funla\u015fma<br \/>\nya\u015fan\u0131rsa, o denli daha \u00e7ok hakikat paylar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar. Bu durumda ne<br \/>\ng\u00f6zlemleyen \u00f6zne, ne de g\u00f6zlemlenen nesne konumundad\u0131r. Daha \u00e7ok ikisinin<br \/>\nbirbirine yakla\u015fmas\u0131, ayn\u0131la\u015fmas\u0131 denilemezse de, \u00f6zde\u015fle\u015fme konumunu<br \/>\nyakalamas\u0131 demektir. Hakikatin azamile\u015fti\u011fi s\u00fcre\u00e7, bu y\u00f6nl\u00fc \u00f6zde\u015fle\u015fme<br \/>\nolana\u011f\u0131n\u0131 yakalamakt\u0131r. \u015eimdilik bir ad verme gere\u011fi duymadan, y\u00f6ntem konusunu<br \/>\nb\u00f6yle tan\u0131mlamak durumunday\u0131m. \u015e\u00fcphesiz ana g\u00f6zlemleyen ve g\u00f6zlenen birimin<br \/>\nahlaki ve politik toplum oldu\u011funu hi\u00e7bir zaman ve mek\u00e2nda g\u00f6z ard\u0131 etmiyoruz.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">8-<\/span><\/strong><span style=\" \"> Temel ara\u015ft\u0131rma mek\u00e2nlar\u0131, \u00fcniversiteler ba\u015fta olmak \u00fczere,<br \/>\nuygarl\u0131k ve modernitenin resmi kurumlar\u0131 olamaz. Ge\u00e7mi\u015fte de, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de<br \/>\nbilimin iktidarla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve resmi devlet kurumlar\u0131nda \u00fcretilmesi, hakikatle<br \/>\nba\u011f\u0131n\u0131n yitirilmesi anlam\u0131na gelir. Bilimin ahlaki ve politik toplumla ba\u011f\u0131n\u0131n<br \/>\nkopar\u0131lmas\u0131, topluma yararl\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131, tersine toplum \u00fczerine bask\u0131<br \/>\nve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerinin geli\u015ftirilmesine yard\u0131mc\u0131 olmas\u0131 demektir. T\u0131pk\u0131 \u00f6zel<br \/>\nveya genelevlere kapat\u0131lan kad\u0131n \u00f6zg\u00fcr ger\u00e7ekli\u011fini, hakikatini nas\u0131l<br \/>\nkaybediyorsa, resmi kurumlara kapat\u0131lan entelekt\u00fceller ve bilim de o denli<br \/>\n\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, ger\u00e7ek kimli\u011fini yitirir. \u015e\u00fcphesiz bu demek de\u011fildir ki, bu<br \/>\nkurumlarda hi\u00e7 entelekt\u00fcel yeti\u015ftirilmez ve bilim \u00fcretilmez. Anla\u015f\u0131lmas\u0131<br \/>\ngereken, iktidarla\u015fan entelekt\u00fcel ve bilimin toplumsal ger\u00e7eklikle ilgili<br \/>\nara\u015ft\u0131rma ve bulu\u015f amac\u0131ndan kopaca\u011f\u0131d\u0131r. \u0130stisna kabilinden entelekt\u00fcel olunma<br \/>\nve bilimsel de\u011feri olan yap\u0131tlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 ana ger\u00e7e\u011fi de\u011fi\u015ftirmez.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">9- <\/span><\/strong><span style=\" \">Sosyal bilim i\u00e7in kurumsal devrim, di\u011fer deyi\u015fle yeniden yap\u0131lanma<br \/>\n\u015fartt\u0131r. Nas\u0131l ki Grek-\u0130onya ayd\u0131nlanmas\u0131nda ba\u011f\u0131ms\u0131z felsefe ve bilim<br \/>\nakademileri olu\u015ftuysa, yine orta\u00e7a\u011fda hem \u0130slami hem H\u0131ristiyanl\u0131k gelene\u011finde<br \/>\ntekke, derg\u00e2h ve manast\u0131rlar benzer bir rol oynad\u0131ysa, Avrupa R\u00f6nesans, Reform<br \/>\nve Ayd\u0131nlanma hareketlerinin ayn\u0131 zamanda birer entelekt\u00fcel ve bilim devrimi<br \/>\nolduklar\u0131 ger\u00e7ek ise, benzer devrimlere mevcut krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f i\u00e7in g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de<br \/>\nihtiya\u00e7 vard\u0131r. Modernitenin d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ll\u0131k ideolojik hegemonyas\u0131 en az maddi<br \/>\nk\u00fclt\u00fcr hegemonyas\u0131 kadar derin ve s\u00fcreklile\u015fen krizini a\u015fma yetene\u011finde<br \/>\nde\u011fildir. \u0130\u00e7erik ve bi\u00e7im olarak demokratik modernitenin m\u00fcdahalesi olmadan,<br \/>\nkrizin daha da \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fc ve da\u011f\u0131t\u0131c\u0131 rol oynamas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u00dctopik<br \/>\nsosyalistlerden bilimsel sosyalistlere, anar\u015fistlerden Frankfurt Okulu\u2019na, 20.<br \/>\ny\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131ndaki Frans\u0131z felsefi \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan 1968 gen\u00e7lik k\u00fclt\u00fcr<br \/>\ndevrimine ve en son 1990\u2019lar sonras\u0131 postmodernist, feminist ve ekolojik<br \/>\n\u00e7\u0131k\u0131\u015flara kadar bu y\u00f6nl\u00fc \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n zengin bir entelekt\u00fcel ve bilim miras\u0131 vard\u0131r.<br \/>\nDemokratik modernite hem uygarl\u0131k d\u00f6nemi entelekt\u00fcel p\u0131r\u0131lt\u0131 ve devrimlerini,<br \/>\nhem modernite kar\u015f\u0131t\u0131 entelekt\u00fcel \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n\u0131n olumlu \u00f6zelliklerini \u00f6z\u00fcmseme<br \/>\ntemelinde kendi entelekt\u00fcel ve bilim devrimini yapmak durumundad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Kurumla\u015fma bu devrimin ko\u015fullar\u0131ndan biridir. Entelekt\u00fcel devrimin<br \/>\nk\u00fcresel \u00e7apta ba\u015far\u0131s\u0131 i\u00e7in tarihte ad\u0131 ge\u00e7en deneyimlerden \u00e7\u0131kar\u0131lacak dersler<br \/>\ntemelinde yeni bir d\u00fcnya kurum merkezine ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu ihtiyac\u0131 gidermek<br \/>\ni\u00e7in D\u00fcnya K\u00fclt\u00fcr ve Akademiler Konfederasyonu in\u015fa edilebilir. \u00d6zg\u00fcr bir<br \/>\nco\u011frafyada in\u015fa edilecek bu konfederasyon hi\u00e7bir ulus-devlet ve iktidar g\u00fcc\u00fcne<br \/>\nba\u011fl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, sermaye tekellerine de kar\u015f\u0131t temelde olu\u015fmak<br \/>\ndurumundad\u0131r. Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6zerkli\u011fi esast\u0131r. Her yerel k\u00fclt\u00fcr ve<br \/>\nb\u00f6lgesel-ulusal akademilerden g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck temelinde program, \u00f6rg\u00fct ve eylem<br \/>\nilkeleri uyar\u0131nca kat\u0131l\u0131m ger\u00e7ekle\u015ftirilebilir. Konfederasyon yerel, b\u00f6lgesel,<br \/>\nulusal ve k\u0131tasal d\u00fczeyde g\u00f6revli kurumla\u015fmalara gidebilir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">10- <\/span><\/strong><span style=\" \">Demokratik siyaset ve k\u00fclt\u00fcr akademileri bu g\u00f6rev i\u00e7in uygun kurumla\u015fmalar<br \/>\nolabilir. Ahlaki ve politik toplum birimlerinin yeniden yap\u0131lanma ihtiya\u00e7lar\u0131<br \/>\ni\u00e7in gerekli olan entelekt\u00fcel ve bilimsel deste\u011fi bu akademiler olu\u015fturabilir.<br \/>\nKendilerine resmi ve \u00f6zel tekel kurumlar\u0131n\u0131 \u00f6rnek alma yerine, orijinal<br \/>\n\u00e7\u0131k\u0131\u015flar olarak yap\u0131lanmalar\u0131 daha uygundur. Modernite kurumlar\u0131n\u0131 taklit<br \/>\netmek, ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla sonu\u00e7lanmalar\u0131n\u0131 beraberinde getirebilir. \u00d6zerk ve<br \/>\ndemokratik olmalar\u0131, kendi program ve kadrolar\u0131n\u0131 kendileri olu\u015fturmalar\u0131,<br \/>\ng\u00f6n\u00fcll\u00fc \u00f6\u011frencili\u011fi ve \u00f6\u011fretmenli\u011fi esas almalar\u0131, \u00f6\u011frencinin \u00f6\u011fretmen,<br \/>\n\u00f6\u011fretmenin \u00f6\u011frenci pozisyonuna s\u0131k s\u0131k ge\u00e7ebilece\u011fi, da\u011fdaki \u00e7obandan profes\u00f6re<br \/>\nkadar ideas\u0131 ve amac\u0131 olan herkesin kat\u0131l\u0131m g\u00f6sterebilece\u011fi ba\u015flang\u0131\u00e7<br \/>\nitibariyle \u00f6ng\u00f6r\u00fclebilir. Kad\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 akademilerin de ayn\u0131 i\u00e7erikle birlikte<br \/>\n\u00f6zg\u00fcn yanlar\u0131n\u0131 bilimsel k\u0131lmalar\u0131 i\u00e7in olu\u015fturulmas\u0131 uygun olabilir. Sadece<br \/>\nteorik kalmamalar\u0131 i\u00e7in prati\u011fe \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc kat\u0131l\u0131m da aranan niteliklerden<br \/>\nbiridir. Akademiler yer ve zaman bak\u0131m\u0131ndan pratik ihtiya\u00e7lar g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde<br \/>\nbulundurularak kurulur ve \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Tarihte \u00f6rneklerine \u00e7ok\u00e7a rastland\u0131\u011f\u0131<br \/>\ngibi (Zerd\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn da\u011f ba\u015flar\u0131ndaki ate\u015fgedeleri, Eflatun ve Aristo\u2019nun<br \/>\nbah\u00e7eleri, Sokrates ve Stoac\u0131lar\u0131n cadde kald\u0131r\u0131mlar\u0131, orta\u00e7a\u011f\u0131n manast\u0131r ve<br \/>\ntekkeleri vb.) sade ve g\u00f6n\u00fcll\u00fc kurulu\u015flard\u0131r. Da\u011f ba\u015f\u0131ndan tutal\u0131m mahalle<br \/>\nk\u00f6\u015felerine dek mek\u00e2nlar se\u00e7ilebilir. \u015e\u00fcphesiz iktidarlar\u0131n azametini kan\u0131tlayan<br \/>\nbinalar aranmaz. Manast\u0131r ve sivil medreselerde oldu\u011fu gibi, e\u011fitimin s\u00fcresi<br \/>\nkat\u0131lanlar\u0131n durumuna ve \u00f6\u011frenci ak\u0131\u015flar\u0131n\u0131n yo\u011funlu\u011funa g\u00f6re belirlenebilir.<br \/>\nResmi kurumlar gibi kat\u0131 zaman ko\u015fullar\u0131 gerekli de\u011fildir. T\u00fcm\u00fcyle \u015fekil ve<br \/>\nkuraldan yoksun olmalar\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Etik ve estetik kurallar\u0131 mutlaka<br \/>\nolmal\u0131d\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernite birimlerinin yeniden in\u015fa \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda<br \/>\nentelekt\u00fcel ve bilimsel katk\u0131 \u015fartt\u0131r. Bu \u015fart\u0131n piyasadaki entelekt\u00fcel sermaye<br \/>\nile kar\u015f\u0131lanamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Yeni akademi kaynakl\u0131 kadro ve bilim ancak bu<br \/>\nihtiyac\u0131 kar\u015f\u0131layabilir. Entelekt\u00fcel g\u00f6rev kapsam\u0131nda yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m bu<br \/>\nk\u0131sa de\u011ferlendirme ve \u00e7\u00f6z\u00fcm ilkeleri \u015f\u00fcphesiz \u00f6neri niteli\u011finde olup tart\u0131\u015fmay\u0131<br \/>\ngerektirir. Kriz ko\u015fullar\u0131 ancak yeni entelekt\u00fcel ve bilimsel \u00e7\u0131k\u0131\u015flarla olumlu<br \/>\ny\u00f6nde a\u015f\u0131labilir. S\u00f6z konusu krizin k\u00fcresel, sistematik ve yap\u0131sal oldu\u011fu g\u00f6z<br \/>\n\u00f6n\u00fcne getirildi\u011finde, \u00e7\u0131k\u0131\u015f i\u00e7in de k\u00fcresel, sistematik ve yap\u0131sal m\u00fcdahaleler gerekti\u011fi<br \/>\na\u00e7\u0131kt\u0131r. Eski kal\u0131plar\u0131, kurumlar\u0131, bilimleri taklit etmekle veya eklektik<br \/>\nk\u0131lmakla bir yere var\u0131lamayaca\u011f\u0131 ya\u015fanan say\u0131s\u0131z devrimci deneyimden ders<br \/>\nolarak \u00f6\u011frenilebilir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernitenin k\u00f6kl\u00fc bir ayd\u0131nlanma devrimiyle i\u00e7 i\u00e7e<br \/>\nkendini in\u015fa etmesi, ge\u00e7mi\u015ften \u00f6\u011frenilmesi gereken derslerin ba\u015f\u0131nda gelir.<br \/>\nBununla birlikte hemen vurgulamal\u0131y\u0131m ki, ge\u00e7mi\u015f \u015fimdidir. Toplumsal do\u011fan\u0131n<br \/>\nasli varolu\u015f bi\u00e7imi olan ahlaki ve politik toplumun t\u00fcm ge\u00e7mi\u015finden fazla s\u00f6z<br \/>\netmesek de (Ama \u00f6zellikle neolitik toplumun, k\u00f6y-tar\u0131m toplumunun, g\u00f6\u00e7ebeli\u011fin,<br \/>\nkabile ve a\u015firetin, dinsel cemaatlerin halen ya\u015famsall\u0131klar\u0131n\u0131 inatla<br \/>\ns\u00fcrd\u00fcrd\u00fcklerini g\u00f6z ard\u0131 etmemeliyiz), son be\u015f bin y\u0131ll\u0131k sermaye birikim ve<br \/>\niktidar tekellerince kaybettirilen de\u011ferlerini yeniden kazanmak i\u00e7in devrimsel<br \/>\nnitelikte entelekt\u00fcel ve bilim \u00fcretimi en \u00e7ok ihtiya\u00e7 duyulan nesneyi<br \/>\nolu\u015fturacakt\u0131r. Olmazsa olmaz kabilinden bu ihtiya\u00e7 i\u00e7in entelekt\u00fcel<br \/>\ng\u00f6revlerimiz \u00fczerinde yo\u011funla\u015fma, \u00e7\u00f6z\u00fcmleme ve \u00e7\u00f6zme \u00e7abalar\u0131m\u0131z her<br \/>\nzamankinden daha fazla hayati \u00f6nem ta\u015f\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00a0<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">B- Ahlaki G\u00f6revler<\/span><\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ahlak, \u00fczerinde \u00e7ok konu\u015fulmas\u0131na ra\u011fmen, \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi yap\u0131lamayan<br \/>\ntoplumsal kurumlar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Etik ad\u0131 alt\u0131nda t\u00fcm teorikle\u015ftirme<br \/>\n\u00e7abalar\u0131na ra\u011fmen, pratikte sa\u011flanan geli\u015fmeler \u00e7ok umut k\u0131r\u0131c\u0131d\u0131r. Toplumsal<br \/>\nvarolu\u015fun gittik\u00e7e ahlaktan yoksun kald\u0131\u011f\u0131, bilimce g\u00f6zlenen ortak bir<br \/>\ntespittir. Bunun neden ve sonu\u00e7lar\u0131 yeterince a\u00e7\u0131klanmam\u0131\u015ft\u0131r. Gittik\u00e7e g\u00f6zden<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclen bir kurum ve konum niteli\u011fine b\u00fcr\u00fcnd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fakat konu ve kurum<br \/>\nolarak ahlak, san\u0131lan\u0131n da \u00f6tesinde \u00e7ok \u00f6nemlidir. Gerek tarih boyunca ya\u015fanan<br \/>\nkrizler, gerek g\u00fcn\u00fcm\u00fcz k\u00fcresel krizi b\u00fcy\u00fck oranda ahlaki yoksunlu\u011fun sonucu<br \/>\nolarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Tarihte toplumsal vicdan, Sodom (\u0130lk\u00e7a\u011fda Lut G\u00f6l\u00fc<br \/>\nyak\u0131nlar\u0131ndaki bir \u015fehir) ve Pompei\u2019nin yanarda\u011fdan p\u00fcsk\u00fcren lavlarla \u00fcst\u00fcn\u00fcn<br \/>\n\u00f6rt\u00fclmesini ahlaki d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fckle izah ederken, bir hakikatten haber vermek ister<br \/>\ngibidir! Ahlaki d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fck toplumlar\u0131 \u00e7\u00f6kertir. Tanr\u0131lar\u0131n laneti denilen \u015fey,<br \/>\n\u00f6z\u00fcnde toplumsal vicdan\u0131n (ahlak\u0131n) ahlaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131 cezaland\u0131rma eyleminin<br \/>\ng\u00f6kselli\u011fe yans\u0131t\u0131lma bi\u00e7imidir. Tanr\u0131y\u0131 toplumsal kimli\u011fin en y\u00fcce ve kutsal<br \/>\ntan\u0131mlamas\u0131 olarak yorumlarsak, lanetleme de toplumun tipik kendine has<br \/>\ncezaland\u0131rma eylemi oluyor. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ahlak\u0131 kavramsal olarak tan\u0131mlamak basittir. Toplumsal t\u00f6relere,<br \/>\nal\u0131\u015fkanl\u0131k ve kurallara g\u00f6re ya\u015famay\u0131 bilmek ahlak\u0131 tan\u0131mlayabilir. Fakat bu<br \/>\na\u00e7\u0131klama olduk\u00e7a bi\u00e7imsel kalmaktad\u0131r. Etik ad\u0131 alt\u0131nda antik\u00e7a\u011f ve yeni\u00e7a\u011f<br \/>\nfilozoflar\u0131n\u0131n (Eflatun, Aristo, Kant ba\u015fta olmak \u00fczere) giri\u015ftikleri<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmlemeler daha \u00e7ok devlet teorisine giri\u015ften \u00f6te bir katk\u0131 sunmam\u0131\u015ft\u0131r. Daha<br \/>\ndo\u011frusu, bireyi toplum \u00fcyeli\u011finden kopart\u0131p devlet \u00fcyeli\u011fine ge\u00e7irmenin \u00f6n<br \/>\nhaz\u0131rl\u0131klar\u0131 gibidir. Sanki ahlak\u0131n g\u00f6revi bireyi devleti i\u00e7in nas\u0131l en yararl\u0131<br \/>\nhale getirmekmi\u015f gibi bir yakla\u015f\u0131m sunduklar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. K\u0131sacas\u0131 ahlaki yorumlar\u0131<br \/>\nuygarl\u0131k yanl\u0131s\u0131d\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Her toplumsal konuda oldu\u011fu gibi, ahlaka ili\u015fkin olarak da tarihe<br \/>\nba\u015fvurmak daha \u00f6\u011fretici olacakt\u0131r. Toplumsal \u00e7a\u011flar\u0131n y\u00fczde 98 gibi uzun bir<br \/>\nd\u00f6neminde hukukun de\u011fil, ahlak kurallar\u0131n\u0131n ge\u00e7erli oldu\u011funu biliyoruz. Bu<br \/>\nnedenle de ahlaki toplum diyoruz. Dolay\u0131s\u0131yla bu uzun d\u00f6nem ahlak\u0131n\u0131n neyi<br \/>\nkar\u015f\u0131lad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ok iyi bilmeden ahlak\u0131 yorumlamak eksik kalacakt\u0131r. Toplumsal<br \/>\ndo\u011fay\u0131 esnek zek\u00e2yla en y\u00fckl\u00fc do\u011fa olarak tan\u0131mlamam\u0131z konuya \u0131\u015f\u0131k tutabilir.<br \/>\nEsnek zek\u00e2dan kas\u0131t, daha \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcnmeyle i\u015f yapmakt\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnme ile i\u015f<br \/>\naras\u0131ndaki ili\u015fki zorunlu olarak kural i\u00e7erecektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015fin nas\u0131l yap\u0131lmas\u0131<br \/>\ngerekti\u011fi zaten kural demektir. \u0130\u015fe ili\u015fkin bu ilk eylemi ilk ahlak kural\u0131<br \/>\nolarak da belirleyebiliriz. \u0130\u015f derken ise, her t\u00fcrden toplumsal etkinli\u011fi<br \/>\nkastediyoruz. Yemekten uyumaya, y\u00fcr\u00fcmekten yiyecek yemeye, hayvanlarla dost<br \/>\nolmaya veya \u00e7at\u0131\u015fmaya, bitkilerle ilgilenmekten bal\u0131k avlamaya kadar her eylem<br \/>\ni\u015ftir. Bu i\u015f ise, kural olmadan ba\u015far\u0131lamaz. Ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k ise toplumun \u00f6l\u00fcm\u00fc<br \/>\ndemektir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu noktada toplumu ekonomik temel ve ahlaki \u00fcstyap\u0131 gibi b\u00f6lme<br \/>\nkavramlar\u0131 sa\u00e7ma gelmektedir. Ahlak ekonominin, daha do\u011frusu ya\u015fam\u0131n temel<br \/>\nihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n elde edilmesinin en iyi yolu olarak tan\u0131mlanabilir. T\u00f6re ve usul<br \/>\nolarak ahlak, ekonominin veya temel ihtiya\u00e7lar\u0131n elde edili\u015f tarz\u0131d\u0131r.<br \/>\nDolay\u0131s\u0131yla altyap\u0131-\u00fcstyap\u0131 ayr\u0131mlar\u0131 a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 kavramlar olmaktan uzakt\u0131rlar.<br \/>\nAhlak, ba\u015fta ekonomik \u00e7abalar olmak \u00fczere, t\u00fcm toplumsal eylemliliklerin iyi<br \/>\ntarz\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilmesini ifade eder. Dolay\u0131s\u0131yla toplumsal olan her \u015fey<br \/>\nahlakidir. Ahlaki olan her \u015fey de toplumsald\u0131r. \u00d6rne\u011fin ekonomi ahlaksal oldu\u011fu<br \/>\ngibi, din de ahlaksald\u0131r. Do\u011frudan demokrasi olarak siyaset ahlak\u0131n kendisidir.<br \/>\n<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">O halde i\u015fin ilk kural\u0131 yani ahlak\u0131, ilk ba\u015flardan itibaren toplum<br \/>\ni\u00e7in hayati bir konudur. En iyi i\u015f nas\u0131l yap\u0131l\u0131yorsa, o nas\u0131ll\u0131k en iyi ahlak<br \/>\nkural\u0131 olarak zihinlere yerle\u015fir. Bu, s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde daha da yetkinle\u015ferek,<br \/>\nsa\u011flam bir gelenek olarak toplumsal haf\u0131zaya mal olur. Ahlak art\u0131k olu\u015fmu\u015f<br \/>\ndemektir. T\u00f6re, gelenek denilen olay budur. Burada \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi gereken en<br \/>\n\u00f6nemli husus, ahlak\u0131n zihni bir eylem oldu\u011fu kadar toplumsal i\u015fle ilgili<br \/>\nolmas\u0131d\u0131r. Hem zihnin \u00e7abas\u0131n\u0131, hem toplumun eylemlili\u011fini gerektirir. \u015eahsen<br \/>\nbu duruma demokrasinin ilk orijinal hali demeyi tercih ederim. Bu durumda<br \/>\norijinal demokrasi ve ahlak \u00f6zde\u015flik kazan\u0131yor. Toplum daha \u00e7ok hayati i\u015fler<br \/>\npe\u015finde ko\u015fturup durdu\u011funa g\u00f6re, i\u015f \u00fczerinde \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcp tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131<br \/>\nka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Bununla da yetinmez  en iyi i\u015fin nas\u0131l ba\u015far\u0131laca\u011f\u0131, yani<br \/>\ny\u00f6netilece\u011fi \u00fczerinde de \u00e7ok durmas\u0131 ya\u015fam\u0131n vazge\u00e7ilmez gere\u011fidir. Her iki<br \/>\ndurumda da, yani hem d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp tart\u0131\u015fman\u0131n, karar vermenin, hem de karar\u0131 y\u00f6netip<br \/>\ni\u015fin ba\u015far\u0131s\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmenin demokrasinin en dolays\u0131z bi\u00e7imi (kat\u0131l\u0131mc\u0131,<br \/>\ndo\u011frudan demokrasi denilen \u015fey) oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu ise ayn\u0131 zamanda toplumun<br \/>\nahlaki y\u00f6netili\u015fi, ahlaki ya\u015fam\u0131 demektir. Demek ki ahlak ve demokrasinin<br \/>\nkayna\u011f\u0131 ayn\u0131d\u0131r. O da toplumsal prati\u011fin kolektif zihin ve i\u015f yapma<br \/>\nyetene\u011fidir. Toplum ya\u015fam\u0131n\u0131n yaln\u0131zca y\u00fczde 98\u2019lik b\u00f6l\u00fcm\u00fc ahlaki ve orijinal<br \/>\ndemokrasi ile ge\u00e7mi\u015f olmuyor  g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar \u00e7ok par\u00e7alanm\u0131\u015f, kendi haline<br \/>\nb\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f toplum birimlerinde de hala ezici olarak uygulanan hukuk de\u011fil<br \/>\nahlakt\u0131r. \u00c7ok bozulmu\u015f da olsa, aileden etnisiteye kadar, hatta hukukun en ince<br \/>\ndetay\u0131na dek d\u00fczenledi\u011fi bir\u00e7ok kurumsal alandaki i\u015f yap\u0131m\u0131na kadar ahlak<br \/>\nolmadan ya\u015fam\u0131n y\u00fcr\u00fcyemeyece\u011fini \u00e7ok iyi bilmek gerekir. Hukuk bir \u00f6rt\u00fcd\u00fcr.<br \/>\nEsasen i\u015fi y\u00fcr\u00fcten g\u00fc\u00e7 eminim ki hala ahlakt\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Uygarl\u0131k s\u00fcrecine bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda konu a\u00e7\u0131s\u0131ndan yap\u0131lacak ilk<br \/>\ntespit, ahlak\u0131n aleyhine s\u00fcrekli devlet normlar\u0131n\u0131n ge\u00e7erli k\u0131l\u0131nmaya<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131d\u0131r. S\u00fcmer toplumunda, ilk Hammurabi stelinde (yaz\u0131l\u0131 kaya<br \/>\ndikitleri) hukuk kurallar\u0131n\u0131n d\u00fczenlenmesi bu durumu gayet iyi a\u00e7\u0131klar. Belki<br \/>\nahlak\u0131n yetmedi\u011finden, hukukun gerekli hale geldi\u011finden bahsedilecektir  ama<br \/>\nb\u00f6ylesi bir yakla\u015f\u0131m yanl\u0131\u015ft\u0131r. Sorun ahlak\u0131n yetmezli\u011fi de\u011fil, ahlaki toplumun<br \/>\na\u015f\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. Ahlak\u0131n nas\u0131l a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ok\u00e7a belirledik. Toplum<br \/>\n\u00fczerine katmerli sermaye ve iktidar tekelleri kurulmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcretilen<br \/>\ntoplumsal de\u011ferler gasp edilmektedir. Bu durumda ahlak\u0131n yetmezli\u011finden de\u011fil,<br \/>\ntoplumun tahakk\u00fcm alt\u0131na al\u0131nmas\u0131ndan, devletin y\u00f6netim kurallar\u0131 denilen hukuk<br \/>\nkurallar\u0131n\u0131n uyguland\u0131\u011f\u0131 bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye tabi tutulmas\u0131ndan bahsedebiliriz.<br \/>\nDolay\u0131s\u0131yla ahlak\u0131n, ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak do\u011frudan demokrasinin alan\u0131 gittik\u00e7e<br \/>\ndaral\u0131yor. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k devlet y\u00f6netiminin, hukukunun alan\u0131 geni\u015fliyor. Bir<br \/>\ntaraf\u0131n kaybetti\u011fini di\u011feri kazan\u0131yor. Daha do\u011frusu, ahlaka devlet zoruyla<br \/>\nkaybettiriliyor. Alan\u0131 daralt\u0131larak, uygulanmas\u0131 zorla\u015ft\u0131r\u0131larak bu durum<br \/>\nger\u00e7ekle\u015ftiriliyor. Daha sonraki t\u00fcm uygar toplumlarda ahlak\u0131n (do\u011frudan<br \/>\ndemokrasinin de) alan\u0131 daralt\u0131lmaya devam edilip hukukun pay\u0131 s\u00fcrekli<br \/>\nartt\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Nitekim ilk\u00e7a\u011f uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n bir nevi sonu ve \u00f6zeti olan<br \/>\nRoma uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n en \u00e7ok hukuku ger\u00e7ekle\u015ftiren devlet y\u00f6netimi olmas\u0131 bu<br \/>\nger\u00e7e\u011fi do\u011frular. Roma hukuku halen hukukun temel ta\u015flar\u0131ndan biridir. Avrupa<br \/>\nuygarl\u0131\u011f\u0131nda, di\u011fer bir deyi\u015fle modernizmde toplum adeta hukukun istilas\u0131na<br \/>\nu\u011frayacakt\u0131r. Bir nevi hukuk s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi s\u00f6z konusudur. Ahlak\u0131n alan\u0131 en \u00fccra<br \/>\nk\u00f6\u015felere s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rken, t\u00fcm ba\u015fk\u00f6\u015felere hukuk konuk edilecektir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu ger\u00e7ek neyi yans\u0131t\u0131r? Toplum \u00fczerinde sermaye tekelinin ve<br \/>\niktidar a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n artt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Son d\u00f6rt y\u00fczy\u0131ll\u0131k moderniteye<br \/>\nbakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda ger\u00e7ekle\u015fen, azami sermaye birikimi ve iktidar \u00e7o\u011fal\u0131m\u0131d\u0131r. Daha<br \/>\ndo\u011frusu, ikisinin i\u00e7 i\u00e7e k\u00fcm\u00fcl\u00e2tif birikimidir. Ahlak a\u00e7\u0131s\u0131ndan belirtilecek<br \/>\nolan husus ise, i\u015flevsiz kalmas\u0131 de\u011fil, toplumun elinden al\u0131nmas\u0131d\u0131r. Ahlak\u0131n<br \/>\nuygulanaca\u011f\u0131 toplum kopar\u0131l\u0131p al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u00e7ok\u00e7a s\u00f6ylendi\u011fi gibi,<br \/>\nkarma\u015f\u0131k hal alan toplumun ahlakla art\u0131k y\u00f6netilememesi nedeniyle hukuka<br \/>\nihtiya\u00e7 duyuldu\u011fu \u015feklinde anlat\u0131lmas\u0131, b\u00fcy\u00fck bir yalan ve o denli ahlaks\u0131z bir<br \/>\nyarg\u0131d\u0131r. Ahlak\u0131n yetmezli\u011fi, ba\u015far\u0131s\u0131z kalmas\u0131, toplumun karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan i\u015f<br \/>\ng\u00f6rememesi durumu kesinlikle s\u00f6z konusu de\u011fildir. Burada da basit bir liberal<br \/>\nideolojik hegemonya kural\u0131 i\u015fletilmektedir: Rakibi kolay safd\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakmak i\u00e7in<br \/>\npropaganda ile iyice y\u0131pratma kural\u0131. Ahlak hakk\u0131ndaki \u00e7a\u011fda\u015f yakla\u015f\u0131m\u0131n<br \/>\nolu\u015fumunda liberalizmin ideolojik hegemonyas\u0131n\u0131n rol\u00fc \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Yerine ikame<br \/>\nedilen hukukun ise, ger\u00e7ekten en y\u00f6netemez, ak\u0131l ve vicdan d\u0131\u015f\u0131 kurallarla<br \/>\ny\u00fckl\u00fc oldu\u011funu kim bilmez ki. \u201cMahkemeye ilk d\u00fc\u015fenlerin ba\u015f\u0131na gelenler pi\u015fmi\u015f<br \/>\ntavu\u011fun ba\u015f\u0131na gelmez  deyimi bo\u015funa s\u00f6ylenmemi\u015ftir. Bir yerde, kurumda ne<br \/>\nkadar \u00e7ok hukuk kural\u0131 varsa, orada o kadar etkili bir bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekeli<br \/>\nvar demektir. Pratik ger\u00e7ekler, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ilk ad\u0131m at\u0131lan her kurumda bu hususu<br \/>\ndo\u011fruluyor. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Konu ile ilgili sorulmas\u0131 gereken \u00f6nemli bir soru da \u015fudur: Ahlak<br \/>\nm\u0131, hukuk mu daha iyi y\u00f6netir? Anlat\u0131m\u0131m\u0131z her ne kadar i\u00e7eri\u011finde bu soruya<br \/>\ncevap veriyor ise de, hukukun zorlama bir y\u00f6netim olmas\u0131 bile ger\u00e7e\u011fi gayet iyi<br \/>\na\u00e7\u0131kl\u0131yor. Bilindi\u011fi \u00fczere hukukun tarifi, \u201cdevlet zoruyla kanunlar\u0131n<br \/>\ny\u00fcr\u00fct\u00fclmesi  bi\u00e7iminde yap\u0131l\u0131r. Ahlakta zorla y\u00fcr\u00fctme yoktur. \u0130\u00e7ten<br \/>\nbenimsenmeyen bir kurala zaten ahlak kural\u0131 denilemez. Zora dayal\u0131 hukuki<br \/>\ny\u00f6netimin ahlaki y\u00f6netimle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda iyi\u2019nin a\u011f\u0131r basaca\u011f\u0131, kefenin<br \/>\nkesinlikle ahlak kefesi olaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ahlakla dinin ili\u015fkisi \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi gereken \u00f6nemli bir sorundur.<br \/>\nNas\u0131l ki ahlakla do\u011frudan demokrasi aras\u0131nda bir \u00f6zde\u015flik kurmak m\u00fcmk\u00fcnse<br \/>\n(uygarl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 ve kar\u015f\u0131t\u0131 toplumlar i\u00e7in), benzer bir \u00f6zde\u015flik din ve ahlak<br \/>\naras\u0131nda da kurulabilir. Dinin hen\u00fcz uygarl\u0131k damgas\u0131n\u0131 yemedi\u011fi ko\u015fullarda ahlak,<br \/>\ndin ve do\u011frudan demokrasi i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fan\u0131r. Ahlak dine g\u00f6re daha \u00f6ncelikli olu\u015fan<br \/>\nbir kurumdur. Din \u00f6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, ahlak\u0131n daha \u00e7ok tabu, kutsall\u0131k,<br \/>\nb\u00fcy\u00fcleyicilik, anlam vermekte g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekicilik, do\u011fa g\u00fc\u00e7lerini kontrol<br \/>\nedemezlik duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcncesi boyutlar\u0131yla ilgilidir. Toplumun kendi do\u011fas\u0131<br \/>\nd\u0131\u015f\u0131nda do\u011fay\u0131 da tan\u0131y\u0131p kabullenmeyi idrak etmesi, hem korku hem merhamet<br \/>\nduygusu uyand\u0131r\u0131yor. Ya\u015famlar\u0131n\u0131n \u00e7ok ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu fark etti\u011fi bu do\u011fa ve<br \/>\ng\u00fc\u00e7lerinin olumsuzluklar\u0131ndan sak\u0131nma, olumluluklar\u0131ndan da yararlanma<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcncesi ilkel, orijinal din kurumu ve gelene\u011finin kayna\u011f\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir.<br \/>\n<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Dinin uygarl\u0131k \u00f6ncesi bir kurum oldu\u011fu tart\u0131\u015fmas\u0131zd\u0131r. Ahlak\u0131n<br \/>\ndaha \u00e7ok yasaklay\u0131c\u0131, sak\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken hususlar\u0131n\u0131, merhamet ve ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131<br \/>\nunsurlar\u0131n\u0131 kapsam\u0131na al\u0131yor. S\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde \u00e7ok daha kat\u0131 bir gelenek haline<br \/>\ngeliyor. Bu anlamda ahlak\u0131n en kat\u0131, kutsal emir ve kural d\u00fczenleyicili\u011fi dini<br \/>\nolu\u015fturuyor. Ahlak\u0131n i\u00e7inden do\u011fmas\u0131na ve ilk ba\u015flang\u0131\u00e7ta bir par\u00e7as\u0131n\u0131 te\u015fkil<br \/>\netmesine ra\u011fmen, zaman ve mek\u00e2n ko\u015fullar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fimiyle g\u00fc\u00e7lenerek, kurum ve<br \/>\nkurallar\u0131n\u0131 \u00e7ok daha kat\u0131 ve uyulmas\u0131 \u015fart olan kanunlar haline getirerek<br \/>\n(Musa\u2019n\u0131n tipik On Emir d\u00fczeni) ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ba\u015fatl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilan ediyor.<br \/>\nHukukun da benzer bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f olmas\u0131yla k\u0131yaslanabilir. \u00d6nce ahlaki kurallar\u0131n<br \/>\nbir b\u00f6l\u00fcm\u00fc olan hukuk kurallar\u0131, devletle\u015fmeyle birlikte zorla yerine getirilen<br \/>\nkanunlara d\u00f6n\u00fc\u015ferek, bildi\u011fimiz hukuku olu\u015fturdu. Uygarl\u0131k s\u00fcrecinin<br \/>\ngeli\u015fmesiyle birlikte din bir farkl\u0131la\u015fma daha ya\u015fad\u0131  s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve iktidar<br \/>\ng\u00fc\u00e7lerinin \u00e7\u0131karlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclen boyutlar\u0131yla toplumu a\u011f\u0131r cezaland\u0131rabilen<br \/>\nbir tanr\u0131sall\u0131k g\u00fcc\u00fc haline getirildi. Hukukun devlet eliyle y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc tekel<br \/>\n\u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131, yeni uygarl\u0131k damgal\u0131 din tanr\u0131 eliyle y\u00fcr\u00fctmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Her iki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm de \u00f6nemlidir. Tarihin en \u00f6nemli iki k\u0131r\u0131lma an\u0131n\u0131<br \/>\ntemsil ederler. Y\u00fckselen iktidar ve krall\u0131k otoritesinin kendini tanr\u0131sal<br \/>\nkavramlarla niteleyerek g\u00fc\u00e7lendirmesi, ideolojik hegemonyan\u0131n temel kural\u0131d\u0131r.<br \/>\nTanr\u0131 kavram\u0131n\u0131 kaz\u0131d\u0131k\u00e7a, her defas\u0131nda alt\u0131ndan bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerinin,<br \/>\ndevlet ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n zorbal\u0131\u011f\u0131, talan\u0131, k\u00f6lece \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rma g\u00fcc\u00fc ortaya<br \/>\n\u00e7\u0131kar. Fakat dinin demokratik, toplumsal boyutta olan k\u0131sm\u0131n\u0131n ahlakla \u00f6zde\u015f<br \/>\nolan unsurlar\u0131n\u0131n giderek do\u011fa ve toplum birimlerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc tespit etmek<br \/>\n\u00e7ok \u00f6nemli bir husustur. B\u00f6ylelikle uygarl\u0131k tarihi boyunca dinin iki<br \/>\nkarakterli kimlik, gelenek ve k\u00fclt\u00fcr olarak geli\u015fmesini anlamland\u0131rmak<br \/>\nm\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerinin kimli\u011fi olarak din ve tanr\u0131, ne kadar korku,<br \/>\nceza, cehenneme atma, a\u00e7 b\u0131rakma, yok etme, merhametsizlik, sava\u015f, tahakk\u00fcm,<br \/>\nh\u00fck\u00fcmran, sahip, tap\u0131nma kavramlar\u0131yla (Unutmamak gerekir ki, bu kavramlar en<br \/>\n\u00e7ok uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerini, ki\u015filiklerini niteler) y\u00fckl\u00fcyse, ahlaki ve politik<br \/>\ng\u00fc\u00e7lerin din ve tanr\u0131 kimli\u011fi de cesaret, af, ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131l\u0131k, umut, r\u0131z\u0131ks\u0131z<br \/>\nb\u0131rakmama, var etme, merhamet, sevgi, bar\u0131\u015f, \u00f6z\u00fcnde erime, kavu\u015fma<br \/>\nkavramlar\u0131yla y\u00fckl\u00fcd\u00fcr. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">O halde uygarl\u0131k tarihi boyunca dini bu iki kimli\u011fi i\u00e7inde<br \/>\ntan\u0131mlamak son derece \u00f6\u011freticidir. \u0130brahim\u00ee dinler tipik olarak bu iki e\u011filimi<br \/>\nde ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131yan \u00f6zelliktedirler. Dinsel \u00fcst d\u00fczey temsilcileri (rahip,<br \/>\nhaham, \u015feyh\u00fclislam, ayetullah vb.) ne kadar uygarl\u0131k e\u011filimini yans\u0131t\u0131yorlarsa,<br \/>\nalt d\u00fczey \u00fcmmet ehli de demokratik uygarl\u0131k e\u011filimini yans\u0131t\u0131r. Yerine ve<br \/>\nzaman\u0131na g\u00f6re e\u011filimler denk ve ba\u015fatl\u0131k kazanabilirler. Bu konumlar\u0131yla modernitenin<br \/>\nsosyal demokratlar\u0131n\u0131 hat\u0131rlat\u0131rlar. Sosyal demokratlar modernite d\u00f6neminde<br \/>\nnas\u0131l burjuvazi ile i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n uzla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 temsil ediyorlarsa (tabii sermaye<br \/>\nve iktidar tekellerinin hegemonyas\u0131nda), \u0130brahim\u00ee dinler de uygarl\u0131k tarihi<br \/>\nboyunca uygarl\u0131\u011f\u0131n sermaye ve iktidar g\u00fc\u00e7leriyle demokratik uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerinin<br \/>\nuzla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 (Yine iktidar g\u00fc\u00e7lerinin hegemonyas\u0131 a\u011f\u0131r basar) temsil ederler. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Tarihte din-ahlak ili\u015fkisinde m\u00fcstesna bir \u00f6\u011freti ve ki\u015filik<br \/>\nolarak Zerd\u00fc\u015ftizm ve Zerd\u00fc\u015ft\u2019\u00fc g\u00f6r\u00fcyoruz. Ara\u015ft\u0131rmalar Zerd\u00fc\u015ft\u2019\u00fc ve ba\u011fl\u0131<br \/>\noldu\u011fu \u00f6\u011fretiyi b\u00fcy\u00fck bir ahlaki devrim olarak tan\u0131mlamaktad\u0131r. Zagros<br \/>\nda\u011flar\u0131n\u0131n eteklerinde tar\u0131m ve hayvanc\u0131l\u0131kla (neolitik devrimden beri, M.\u00d6.<br \/>\n12000, hatta d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc buzul d\u00f6neminin kalk\u0131\u015f tarihi olan 20000\u2019lerden beri<br \/>\n\u015fekillenen k\u00fclt\u00fcr) ge\u00e7inen bir toplumsal k\u00fclt\u00fcrel ortamda, S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n<br \/>\n(M.\u00d6. 3000 &#8211; sonras\u0131) mitolojik ve dinsel hegemonyas\u0131na kar\u015f\u0131 kutsall\u0131ktan<br \/>\nziyade sek\u00fcler, d\u00fcnyevi ahlak\u0131 savunan bir e\u011filim olarak geli\u015fen bu ahlaki<br \/>\ndevrime Zerd\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn ad\u0131na izafeten Zerd\u00fc\u015ftizm denilse de, \u00e7ok daha eski k\u00f6klere<br \/>\nsahip oldu\u011fu bilinmektedir. Zerd\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn \u00fcnl\u00fc s\u00f6z\u00fc olan \u201cS\u00f6yle, sen kimsin?<br \/>\nhitab\u0131yla S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n mitolojik ve dinsel tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131n\u0131 yarg\u0131lad\u0131\u011f\u0131<br \/>\na\u00e7\u0131kt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla uygarl\u0131k din ve tanr\u0131lar\u0131n\u0131n bu ilk ahlaki ele\u015ftirisi \u00e7ok<br \/>\nb\u00fcy\u00fck \u00f6neme sahiptir. Filozof F. Nietzsche\u2019nin \u00fcnl\u00fc yap\u0131t\u0131na \u2018<span>Zerd\u00fc\u015ft B\u00f6yle Buyurdu<\/span>\u2019 ad\u0131n\u0131 koymas\u0131<br \/>\nve i\u00e7eri\u011fini Zerd\u00fc\u015ftvari ahlaki yarg\u0131larla doldurmas\u0131 bo\u015funa de\u011fildir. Kendisi<br \/>\nbu y\u00f6nl\u00fc en g\u00fc\u00e7l\u00fc uygarl\u0131k yorumlay\u0131c\u0131s\u0131 olarak tan\u0131nmaktad\u0131r. Hatta bazen<br \/>\nlakap olarak Zerd\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn \u00c7\u00f6mezi, Dionysos\u2019un \u00c7\u00f6mezi kelimelerini kendisi i\u00e7in<br \/>\nkullanmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fcd\u00fcr. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Zerd\u00fc\u015ftilikte demokratik uygarl\u0131k unsurlar\u0131 a\u011f\u0131r basar. Ailede<br \/>\nkad\u0131n-erkek e\u015fitli\u011fine yak\u0131nd\u0131r. Hayvanlara ac\u0131 \u00e7ektirilmez  eti \u00e7o\u011funlukla<br \/>\nyenmez, \u00fcr\u00fcnlerinden yararlanma esast\u0131r. Ziraat b\u00fcy\u00fck de\u011fer ta\u015f\u0131r. Kutsall\u0131ktan<br \/>\nar\u0131nm\u0131\u015f iyilik-k\u00f6t\u00fcl\u00fck kavramlar\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar. Diyalekti\u011fin ilk tohumlar\u0131n\u0131<br \/>\n\u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran ikilemli d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 (ayd\u0131nl\u0131k-karanl\u0131k g\u00fc\u00e7leri) \u00e7ok belirgindir.<br \/>\nEvren diyalektik olarak kavranmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Toplumun g\u00fc\u00e7l\u00fc ahlaki<br \/>\nilkelerle y\u00f6netilmesi esas al\u0131nmaktad\u0131r. T\u00fcm bu y\u00f6nleriyle S\u00fcmerlere ve<br \/>\nk\u00f6kenlerini oradan alan uygarl\u0131klara kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ahlaki devrimi yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131<br \/>\n\u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bilindi\u011fi gibi, sapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f da olsa, bu devrimin en b\u00fcy\u00fck \u00fcr\u00fcn\u00fc<br \/>\nMed Konfederasyonu ve onu devralan (Ne yaz\u0131k ki \u00e7ok \u00e7arp\u0131t\u0131lacakt\u0131r) Pers<br \/>\n\u0130mparatorlu\u011fu\u2019dur. Mani (M.S. 250\u2019ler) bu ahlaki \u00f6\u011fretide ikinci bir devrim<br \/>\nyapmak istese de, olduk\u00e7a yozla\u015fm\u0131\u015f Sasani imparatorlar\u0131 bunu engelleyecektir.<br \/>\nMani\u2019nin kendisi a\u011f\u0131r cezaland\u0131r\u0131lacakt\u0131r. \u0130ki dinsel ve ahlaki kimli\u011fin<br \/>\n\u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 s\u00f6z konusudur. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ortado\u011fu\u2019dan Hindistan ve Avrupa\u2019ya kadar Zerd\u00fc\u015ft-Mani ahlak<br \/>\ngelene\u011finin halen s\u00fcregelen izleri (Mecus\u00ee, \u00cazidi) mevcuttur. Zendik kelimesi<br \/>\nZerd\u00fc\u015ft\u00ee k\u00f6kenli olup, bug\u00fcn bilim anlam\u0131nda kullan\u0131lan \u2018Science\u2019 kelimesinin<br \/>\nde k\u00f6kenidir. Gerek Babil\u2019e s\u00fcrg\u00fcn (M.\u00d6. 600\u2013546) d\u00f6neminde Yahudi peygamberlerin,<br \/>\ngerek Med-Pers \u0130mparatorluk d\u00f6neminde Grek-\u0130on filozoflar\u0131n\u0131n ve her iki kolla<br \/>\nbirlikte direkt Avrupal\u0131 oryantalistlerin Zerd\u00fc\u015ftik gelenekten olduk\u00e7a<br \/>\nbeslendiklerini belirtmek gerekir. Zerd\u00fc\u015ft\u2019le ayn\u0131 d\u00f6nemde ya\u015fayan (M.\u00d6. 6. ve<br \/>\n5. y\u00fczy\u0131llar) Konf\u00fc\u00e7y\u00fcs, Sokrates ve Buda\u2019n\u0131n da \u00f6\u011fretilerini temelde ahlaki<br \/>\ntopluma dayand\u0131rd\u0131klar\u0131n\u0131, uygarl\u0131\u011f\u0131n ahlak\u0131 tehdit etmesine kar\u015f\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc<br \/>\nbir ahlaki savunuyu temsil ettiklerini ayn\u0131 \u00f6nemde belirtmek gerekir.<br \/>\nOrta\u00e7a\u011f\u2019da \u0130slam ve H\u0131ristiyanl\u0131k \u00f6\u011fretilerinde ahlaki \u00f6\u011fe olduk\u00e7a \u00f6nemli yer<br \/>\ntutar. Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131 yani modernitesi d\u00f6neminde ise, ahlak b\u00fcy\u00fck bir erozyon<br \/>\nya\u015far. Bunun nedenlerini kapsaml\u0131ca dile getirmi\u015ftik. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu k\u0131sa tarihi hat\u0131rlatmalar bile g\u00f6steriyor ki, ahlaki toplum<br \/>\nb\u00fcy\u00fck bir direngenlik sergilemi\u015ftir. Ahlak, ahlak olarak kald\u0131k\u00e7a uygarl\u0131k<br \/>\ng\u00fc\u00e7lerine teslim olmam\u0131\u015ft\u0131r. Dayat\u0131lan uygarl\u0131k dini ve hukukuna kar\u015f\u0131 Demos\u2019un<br \/>\nahlak\u00ee \u0131srar\u0131 hi\u00e7bir zaman eksik olmam\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ahlaka ili\u015fkin temel<br \/>\nsorun ve g\u00f6revler nas\u0131l konumlanaca\u011f\u0131na ili\u015fkindir. Sosyal bilimin bir dal\u0131<br \/>\nolarak etik (ahlak teorisi) \u015f\u00fcphesiz \u00f6nemle geli\u015ftirilmesi gereken entelekt\u00fcel<br \/>\nalana ili\u015fkin bir g\u00f6revdir. \u00d6nemli olan, eti\u011fin toplumla nas\u0131l<br \/>\nb\u00fct\u00fcnle\u015fece\u011fidir  a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131lan ahlaki toplumun nas\u0131l yeniden ve daha g\u00fc\u00e7l\u00fc<br \/>\ntemellerde ahlakla donanaca\u011f\u0131d\u0131r. Ahlak\u0131 yeniden in\u015fa g\u00f6revi sadece asr\u0131n,<br \/>\nmodernitenin de\u011fil, toplumun s\u00fcrd\u00fcr\u00fcl\u00fcp s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemeyece\u011fi sorunudur. K\u00fcresel<br \/>\nkrizin zoraki, hukukun zor g\u00fcc\u00fcyle a\u015f\u0131lamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f durumdad\u0131r.<br \/>\nDinselli\u011fe yeniden d\u00f6n\u00fc\u015f de umutsuz bir vak\u0131ad\u0131r. Toplumsal do\u011fan\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc<br \/>\nahlaki dokusu tekrar i\u015flevselle\u015ftirilmedik\u00e7e, hi\u00e7bir yolla modernitenin k\u00fcresel<br \/>\nkrizden \u00e7\u0131kamayaca\u011f\u0131n\u0131 iyi kavramak gerekir. Ya\u015fanan kriz be\u015f bin y\u0131ll\u0131k<br \/>\nuygarl\u0131k sisteminin b\u00fct\u00fcn toplum kar\u015f\u0131t\u0131 g\u00fc\u00e7lerinin ahlaki toplum aleyhine<br \/>\nyaratt\u0131klar\u0131 krizdir. Dolay\u0131s\u0131yla \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 da ahlaki toplumda (ahlak\u0131n do\u011frudan<br \/>\ndemokrasi \u00f6zde\u015fli\u011fi nedeniyle politik toplumda) aramak diyalektik gere\u011fidir.<br \/>\n\u0130lke olarak bu tespitte birle\u015filmedik\u00e7e hi\u00e7bir ahlaki g\u00f6rev do\u011fru olarak<br \/>\nbelirlenemez. O halde modernitenin k\u00fcresel krizine kar\u015f\u0131 demokratik<br \/>\nmodernitenin en b\u00fcy\u00fck \u00e7\u0131k\u0131\u015f silah\u0131 olarak ahlak\u0131n yeniden in\u015fa \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda,<br \/>\nahlaki g\u00f6revleri bir kere daha ilkeler halinde belirlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rsak  <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">1<\/span><\/strong><span style=\" \">&#8211; Modernitenin k\u00fcresel krizi (g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki<br \/>\nsistemik, yap\u0131sal kriz) be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerinin ahlaki topluma kar\u015f\u0131<br \/>\ny\u00fcr\u00fctt\u00fckleri y\u0131k\u0131m\u0131n sonucu olup, diyalektik gere\u011fi olarak krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n da<br \/>\nahlaki toplumun yeniden in\u015fas\u0131nda aranmas\u0131 do\u011fru olup, ana se\u00e7enek<br \/>\ndurumundad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">2<\/span><\/strong><span style=\" \">&#8211; Demokratik modernitenin temel birimi olan<br \/>\nahlaki ve politik toplum t\u00fcm a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131lma, \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclme ve yok edilme \u00e7abalar\u0131na<br \/>\n(uygarl\u0131k ve modernite g\u00fc\u00e7leri taraf\u0131ndan) ra\u011fmen, toplumsal do\u011fa olarak<br \/>\nvarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ezici bi\u00e7imde s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7leri dar bir elit \u015febeke<br \/>\nolup (Belki de toplumsal do\u011fan\u0131n y\u00fczde on\u2019undan hi\u00e7bir zaman fazla<br \/>\nolmam\u0131\u015flard\u0131r) esas a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 halen ezilen, s\u00f6m\u00fcr\u00fclen t\u00fcm uluslar, halklar,<br \/>\netnisiteler, kad\u0131nlar, k\u00f6y-tar\u0131m toplumlar\u0131, i\u015fsizler, g\u00f6\u00e7ebeler, gen\u00e7lik,<br \/>\nmarjinal gruplar vb. olu\u015fturmaktad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">3<\/span><\/strong><span style=\" \">&#8211; Toplumu esas olarak ayakta tutan ve<br \/>\ns\u00fcrd\u00fcren devletin hukuk d\u00fczeni de\u011fil, t\u00fcm\u00fcyle toplumdan soyutlama \u00e7abalar\u0131na<br \/>\nra\u011fmen, zay\u0131f da kalsa ahlaki unsurdur. Toplum yok edilmedik\u00e7e ahlak da yok<br \/>\nedilemez. Bir toplumdaki krizin derinli\u011fi ahlaktaki al\u00e7almayla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r.<br \/>\nAhlak er ge\u00e7 sadece krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f i\u00e7in de\u011fil, toplumlar\u0131n mutluluk i\u00e7inde<br \/>\ns\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir olmalar\u0131nda da temel toplumsal doku, kurum olarak rol\u00fcn\u00fc oynamak<br \/>\ndurumundad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">4<\/span><\/strong><span style=\" \">&#8211; Etik \u00e7al\u0131\u015fmalar entelekt\u00fcel alana,<br \/>\ndemokratik siyaset \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 politik alana ili\u015fkin g\u00f6revler olmakla birlikte,<br \/>\nahlaki toplumla b\u00fct\u00fcnle\u015fmedik\u00e7e rol\u00fcn\u00fc oynayamazlar. Ahlak her iki alan<br \/>\ng\u00f6revlerinin pratikle\u015fti\u011fi toplum ger\u00e7e\u011fini ifade eder. Demokratik kapsam\u0131<br \/>\ni\u00e7inde din ve ahlak aras\u0131nda \u00f6zde\u015flik vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla ibadet yerleri en \u00e7ok<br \/>\ntoplumsal ahlak\u0131n i\u015flendi\u011fi kurumlar olmak durumundad\u0131r. Ba\u015fta kilise ve<br \/>\ncamiler olmak \u00fczere, ibadethaneleri birer pratik ahlaki kurum olarak<br \/>\nde\u011ferlendirip, ahlaki toplumun in\u015fas\u0131nda kullanmak en do\u011frusudur. \u00d6zellikle<br \/>\ncamileri Hz. Muhammed d\u00f6nemindeki yayg\u0131n ahlaki merkezler olarak icra edilen<br \/>\ni\u015flevlerine yeniden kavu\u015fturmak \u00f6nemlidir. Camiler sadece namaz gibi son derece<br \/>\nbasit bir rit\u00fcelin yeri (Hz. Muhammed d\u00f6neminde camiler esas olarak ahlaki ve<br \/>\npolitik toplumun yeniden in\u015fa edildi\u011fi merkezlerdi. Namaz sadece bu i\u015fi onama<br \/>\nrit\u00fceli olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. Sonralar\u0131 rit\u00fcel esas oldu. Esas ahlaki ve politik<br \/>\ntoplum in\u015fas\u0131 ise unutuldu, unutturuldu) de\u011fildir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernitenin, ahlaki ve politik toplumun yeniden in\u015fa<br \/>\nedildi\u011fi ahlaki kurumlar olarak, gerekirse program, \u00f6rg\u00fctlenme ve \u00e7al\u0131\u015fma tarz\u0131<br \/>\nolarak reformdan ge\u00e7irilip yeniden d\u00fczenlemelere kavu\u015fturulmal\u0131d\u0131r. Alevi<br \/>\nCemevleri daha \u00e7ok ahlaki ve politik toplum kurumlar\u0131 rol\u00fcn\u00fc oynamalar\u0131na<br \/>\nkar\u015f\u0131l\u0131k, onlar\u0131n da yeniden in\u015fa \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda \u00f6nc\u00fc d\u00fczeyde yeni<br \/>\nd\u00fczenlemelere kavu\u015fturulmas\u0131 gerekir. Devlet ve iktidar\u0131n kar\u015f\u0131t dayatmalar\u0131na<br \/>\nkar\u015f\u0131l\u0131k, ahlaki ve politik toplum birimlerinin kutsal ve ahlaki direnme<br \/>\nhaklar\u0131 vard\u0131r. Gerekirse bu hakk\u0131 kullanmak gerekir. Ayr\u0131ca din ve vicdan<br \/>\n(ahlak) \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc bunu gerektirir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">5<\/span><\/strong><span style=\" \">&#8211; Ne modern k\u0131l\u0131kl\u0131 laisizm dayatmalar\u0131, ne<br \/>\nde gelenek ad\u0131na radikal veya \u0131l\u0131ml\u0131 yeni dincilik dayatmalar\u0131 san\u0131ld\u0131klar\u0131<br \/>\ngibi birbirlerine kar\u015f\u0131t iki e\u011filim olmay\u0131p, liberalizmin iki eklektik<br \/>\nideolojik versiyonu olarak, ahlaki ve politik rol\u00fcn\u00fc oynayamazlar. Bu y\u00f6nl\u00fc<br \/>\ntuzaklara d\u00fc\u015fmemek i\u00e7in dinin demokratik muhtevas\u0131yla laiklikte k\u0131smen yans\u0131yan<br \/>\n\u00f6zg\u00fcr ve sek\u00fcler unsurlar\u0131 benimseyerek yakla\u015f\u0131m geli\u015ftirmek \u00f6nemlidir. Her iki<br \/>\nunsur demokratik modernitenin yeniden in\u015fas\u0131nda ancak bu kapsamda rol<br \/>\noynayabilirler. Aralar\u0131ndaki as\u0131rl\u0131k oyunlar\u0131nda, kavgalar\u0131nda taraf olmamak<br \/>\nkadar, dini ve ahlak\u0131 yozla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131, bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131, moderniteyle \u00e7\u0131kar temelinde<br \/>\nyeniden entegre edici \u00e7abalar\u0131n\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131karmay\u0131 bilmek gerekir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">6<\/span><\/strong><span style=\" \">&#8211; Hukukun devlet zoruyla toplum \u00fczerinde<br \/>\nestirdi\u011fi ter\u00f6re aldanmamak gerekir. Ahlak esas, hukuk talidir. Adaletli oldu\u011fu<br \/>\nm\u00fcddet\u00e7e hukuka sayg\u0131 duyulur. Aksi halde sonuna kadar ahlaki ve politik<br \/>\ntoplumda \u0131srar etmek \u015fartt\u0131r. Toplumun savunulmas\u0131 ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilirli\u011finin<br \/>\nesas yolunun ahlaki tutumdan ge\u00e7ti\u011fi bir an i\u00e7in bile unutulmamal\u0131d\u0131r.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">7<\/span><\/strong><span style=\" \">&#8211; Ahlak\u0131n kurum olarak k\u00fcresel temsilinde<br \/>\nVatikan t\u00fcr\u00fc Katolik ek\u00fcmeniklerle \u0130slam \u00fcmmetini (ek\u00fcmenini) temsilen eski<br \/>\nhalifelik kurumunun (bu arada Musevilik, Budizm vb. ahlaki ve dini gelenekler<br \/>\nde dahil edilerek) ve benzerlerinin ortakla\u015fa bir \u00e7at\u0131 alt\u0131nda yeniden<br \/>\nkurumla\u015fmalar\u0131, teolojiden \u00e7ok etik uygulamalar \u00fczerinde yo\u011funla\u015fmalar\u0131, t\u00fcm<br \/>\ninsanl\u0131k ad\u0131na ahlaki ve politik toplumun yeniden in\u015fas\u0131nda b\u00fcy\u00fck rol<br \/>\noynayabilir. Bir nevi ulus-devletlerin BM \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda bir araya gelmesi<br \/>\ngibi, temel ahlaki \u00f6\u011fretilerin modernite sald\u0131r\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 bir araya gelerek<br \/>\nkurumla\u015fmalar\u0131 ba\u015far\u0131lar\u0131 i\u00e7in \u015fartt\u0131r. T\u00fcm kutsall\u0131klar\u0131 ve ahlaki \u00f6\u011fretileri<br \/>\nyutmaya \u00e7al\u0131\u015fan uygarl\u0131k ve modernite canavarl\u0131klar\u0131na (Leviathan\u2019a) kar\u015f\u0131<br \/>\nk\u00fcresel kutsall\u0131klar ve ahlaki \u00f6\u011frenim konfederasyonu bu \u015fart\u0131n gere\u011fi olarak<br \/>\nkurulmak durumundad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">8<\/span><\/strong><span style=\" \">&#8211; Demokratik modernite g\u00fc\u00e7leri ahlaki alana<br \/>\nili\u015fkin g\u00f6revlerini benimseyip ya\u015famsalla\u015ft\u0131rmad\u0131k\u00e7a, uygarl\u0131k ve modernite<br \/>\ng\u00fc\u00e7lerinin kapsaml\u0131 ideolojik ve maddi k\u00fclt\u00fcr silahlar\u0131yla y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri<br \/>\nsald\u0131r\u0131lara kar\u015f\u0131 demokratik toplum birimlerini ba\u015far\u0131yla savunup<br \/>\ns\u00fcrd\u00fcremeyeceklerini bilmek durumundad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ahlaka ili\u015fkin konu ve kurumun tan\u0131mlanmas\u0131na y\u00f6nelik bu k\u0131sa<br \/>\nde\u011ferlendirmeler \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerileri niteli\u011finde olup \u00fczerinde kapsaml\u0131 tart\u0131\u015fmay\u0131<br \/>\ngerektirir. Ahlak toplumu alt-\u00fcst yap\u0131land\u0131rma \u015femalar\u0131na s\u0131\u011fmad\u0131\u011f\u0131 gibi,<br \/>\ntoplum do\u011fas\u0131 da bu t\u00fcr \u015femalara uymaz. Her toplumsal birim, hatta birey<br \/>\nahlaktan pay almadan ya\u015fayamayaca\u011f\u0131n\u0131 iyi bilmelidir. \u00d6nemli olan, iyi bir<br \/>\nahlakla toplum ve bireyin donanmas\u0131d\u0131r. Uygarl\u0131k ve modernite canavarl\u0131klar\u0131<br \/>\n(Leviathan) ne kadar sald\u0131r\u0131p yok etmeye \u00e7al\u0131\u015fsalar da, ahlaki toplumu o denli<br \/>\nsavunmaktan ba\u015fka \u00e7aremiz yoktur. Toplumunu savunamayan\u0131n onurlu ya\u015fam hakk\u0131<br \/>\nolamaz. Ama ahlak olmadan da toplumun savunmas\u0131 yap\u0131lamaz. Demokratik<br \/>\nmodernitenin yeniden in\u015fa \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda, t\u00fcm toplum birimlerinin ahlaki<br \/>\ng\u00f6revlerinde g\u00f6sterecekleri ba\u015far\u0131, k\u00fcresel sistem krizinden zaferle \u00e7\u0131k\u0131\u015fta<br \/>\ntemel \u00f6l\u00e7\u00fct olmaktad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00a0<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \"><span>\u00a0<\/span>C- Politik G\u00f6revler<\/span><\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ahlak gibi politika kavram\u0131 da \u00fczerinde en \u00e7ok kavram karga\u015fas\u0131 ve<br \/>\nkarma\u015fas\u0131 geli\u015ftirilen bir kelimedir. S\u00f6zc\u00fck anlam\u0131 basittir. Eski Yunanca<br \/>\nk\u00f6kenli olup, kent y\u00f6netme sanat\u0131 dersek anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olur. Fakat s\u00f6zc\u00fcklerle<br \/>\nhakikat arama \u00e7ok eksik ve insan\u0131 yar\u0131 yolda b\u0131rakacak bir y\u00f6ntemdir. Toplumsal<br \/>\ndo\u011faya ili\u015fkin kavramlar genel olarak \u00e7ok m\u00fcphemdir. Ger\u00e7e\u011fi i\u015faret<br \/>\nedebilirler, ama bir araya getirmekle olu\u015fturamazlar. Ger\u00e7e\u011fi biraz da<br \/>\nkavramlar\u0131n \u00f6tesinde aramak gerekir. Ne yaz\u0131k ki, bu i\u015f de yine kavramlar<br \/>\nsayesinde m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. O zaman geriye yorum g\u00fcc\u00fc kal\u0131yor demektir. Politikan\u0131n \u00f6z<br \/>\nanlam\u0131n\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sanat\u0131 olarak belirlemek, maksad\u0131 daha iyi ifade etmi\u015f<br \/>\nolabilir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn kendisi ise hakikate yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. \u015e\u00fcphesiz<br \/>\npolitika, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve hakikat kavramlar\u0131n\u0131 kullan\u0131rken, temel ara\u015ft\u0131rma<br \/>\nbirimimiz yine ahlaki ve politik toplumdur. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, toplumsal olanla aray\u0131<br \/>\na\u00e7an bireysel bazl\u0131 veya ba\u015fka temel birimli a\u00e7\u0131klamalardan \u00e7ekiniyorum.<br \/>\nPolitika ad\u0131yla neredeyse \u00f6zde\u015fle\u015fmi\u015f sava\u015f, \u00e7at\u0131\u015fma ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc kavramlar\u0131n\u0131<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcnce tedirginli\u011fim daha da artar. Karamsarl\u0131\u011f\u0131 daha da artt\u0131ran, politika<br \/>\nve polis\u2019in (devletin) de \u00f6zde\u015f say\u0131lmas\u0131d\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Politik g\u00f6rev gibi iddial\u0131 bir konuda ba\u015far\u0131yla \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapmak<br \/>\ng\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kadar kolay de\u011fildir. Hi\u00e7 giri\u015fmemektense, m\u00fctevaz\u0131 bir deneme en<br \/>\naz\u0131ndan tart\u0131\u015fmay\u0131, dolay\u0131s\u0131yla ara\u015ft\u0131rmay\u0131 geli\u015ftirmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha iyidir.<br \/>\n\u00d6ncelikle politika saymad\u0131\u011f\u0131m baz\u0131 i\u015fleri belirlemenin gerekli oldu\u011fu<br \/>\nkan\u0131s\u0131nday\u0131m. Birincisi, devlet i\u015flerinin politik i\u015fler de\u011fil, idari i\u015fler<br \/>\noldu\u011funu iyi kavramak gerekir. Devlete dayanarak politika yap\u0131lmaz, idare<br \/>\nedilir. \u0130kincisi, toplumun hayati \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ilgilendirmeyen i\u015fler esas<br \/>\npolitikay\u0131 olu\u015fturmaz. Di\u011fer toplumsal kurumlarca yerine getirilen rutin i\u015fler<br \/>\nseviyesindedirler. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle, e\u015fitlik ve demokratiklikle ba\u011flant\u0131l\u0131<br \/>\nolmayan i\u015fler politikay\u0131 esas olarak ilgilendirmez. Bu i\u015flerin tersi ise,<br \/>\npolitikay\u0131 esastan ilgilendirir: Toplumun hayati \u00e7\u0131karlar\u0131, ya\u015famsall\u0131\u011f\u0131,<br \/>\ng\u00fcvenli\u011fi, beslenmesi, iktidar ve devletin engelledi\u011fi \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler, e\u015fitlikler<br \/>\nve demokrasidir. G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi politik i\u015flerle devlet i\u015fleri ayn\u0131 de\u011fildir,<br \/>\nhatta olduk\u00e7a \u00e7eli\u015fkilidir. Bu durumda devlet ne kadar geni\u015fler ve<br \/>\nyo\u011funla\u015f\u0131rsa, politika o denli daral\u0131r ve gev\u015fer. Devlet kural demektir,<br \/>\npolitika ise yarat\u0131c\u0131l\u0131kt\u0131r. Devlet haz\u0131r\u0131 y\u00f6netir, politika ise olu\u015fturarak<br \/>\ny\u00f6netir. Devlet zanaattir, politika sanatt\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u0130ktidarla politikan\u0131n ili\u015fkisi daha da m\u00fcphemdir. Belki de iktidar<br \/>\ndevletten daha \u00e7ok politikan\u0131n ink\u00e2r\u0131d\u0131r. \u0130ktidar her zaman devletten \u00e7ok daha<br \/>\nfazla topluma yerle\u015fiktir. Bu ise, toplumda politika yapman\u0131n ne kadar zor ve<br \/>\nk\u0131s\u0131tl\u0131 oldu\u011funu ifade eder. Sonu\u00e7ta politika ile iktidar ili\u015fkisi hep gergin<br \/>\nve eylemli ge\u00e7er. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Konuya daha somut yakla\u015fmaktan ba\u015fka \u00e7aremiz yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc<br \/>\npratikle\u015fmedik\u00e7e politikan\u0131n anlam\u0131 kalmaz. Ahlaki ve politik toplumu ilgili<br \/>\noldu\u011fu bir\u00e7ok konuda \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k. A\u015f\u0131r\u0131 tekrara d\u00fc\u015fmemeye \u00e7aba<br \/>\nharcasak da yine mecbur oluyoruz. Toplum t\u0131pk\u0131 ahlakta oldu\u011fu gibi politik bir<br \/>\nolgu veya do\u011fad\u0131r. \u00d6yle san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi resmi devlet \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 anlam\u0131nda de\u011fil,<br \/>\ntoplumsal do\u011fa olarak politiktir. Ahlak\u0131n i\u015flevi hayati i\u015fleri en iyi yapmaksa,<br \/>\npolitikan\u0131n i\u015flevi ise en iyi i\u015fleri bulmakt\u0131r. Dikkat edilirse, politika hem<br \/>\nahlaki boyut ta\u015f\u0131yor, hem de daha fazlas\u0131n\u0131. \u0130yi i\u015fleri bulmak kolay de\u011fildir.<br \/>\n\u0130\u015fleri \u00e7ok iyi tan\u0131may\u0131, yani bilgi ve bilimi, bir de bulmay\u0131 yani ara\u015ft\u0131rmay\u0131<br \/>\ngerektirir. \u0130yi kavram\u0131 da buna dahil olunca, ahlaki bilmeyi de gerektirir.<br \/>\nG\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi politika \u00e7ok zor bir sanatt\u0131r. \u0130\u00e7ine girilen \u00f6nemli bir yan\u0131lg\u0131,<br \/>\npolitikan\u0131n devlet, imparatorluk, hanedan, ulus, \u015firket, s\u0131n\u0131f vb. gibi b\u00fcy\u00fck<br \/>\nhacimli kavramlarla i\u00e7 i\u00e7e d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesidir. Politikay\u0131 bunlar ve benzer olgular<br \/>\nve kavramlarla i\u00e7 i\u00e7e d\u00fc\u015f\u00fcnmek anlam\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrebilir. Ger\u00e7ek politika tarifinde<br \/>\ngizlidir: Toplumun hayati \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokrasiden ba\u015fka<br \/>\nhi\u00e7bir kavramlar grubu izah edemez. O halde politika esas olarak, ahlaki ve<br \/>\npolitik toplumun her ko\u015ful alt\u0131nda bu niteli\u011fini veya varolu\u015funu s\u00fcrd\u00fcrebilmesi<br \/>\ni\u00e7in yap\u0131lan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokratikle\u015fme eylemlili\u011fi demektir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ahlaki ve politik toplum derken tarih \u00f6ncesinden bahsetmiyoruz.<br \/>\nToplumsal do\u011fan\u0131n s\u00fcrekli ya\u015fanan ve varolu\u015fu sona ermedik\u00e7e hep varl\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\ns\u00fcrd\u00fcrecek olan do\u011fal halinden bahsediyoruz. Ne kadar a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131lsa, \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclse ve<br \/>\npar\u00e7alansa da, ahlaki ve politik toplum hep var olacakt\u0131r. Toplumsal do\u011fa var<br \/>\nolduk\u00e7a o da var olacakt\u0131r. Politikan\u0131n rol\u00fc ise, bu varolu\u015fu a\u015f\u0131nd\u0131rtmadan,<br \/>\n\u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclme ve par\u00e7alanmaya u\u011fratmadan daha da geli\u015ftirmek i\u00e7in \u00f6zg\u00fcr, e\u015fit ve<br \/>\ndemokratik k\u0131lmakt\u0131r. B\u00f6ylesi bir durumu ya\u015fayan her ahlaki ve politik toplum<br \/>\nise en iyi toplum demektir  hedeflenen toplumun ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi demektir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Kavram\u0131n i\u00e7eri\u011finin daha iyi anla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in bir kez daha tarihe<br \/>\nba\u015fvurmal\u0131y\u0131z. Bu i\u015f i\u00e7in uygarl\u0131k yine ba\u015fat kavram\u0131m\u0131z olacakt\u0131r. Sadece<br \/>\niktidar ve devleti i\u00e7erdi\u011fi i\u00e7in de\u011fil, s\u0131n\u0131fsall\u0131k ve kentlilik ba\u011flam\u0131nda da<br \/>\ntoplum \u00fczerinde s\u00fcrekli geni\u015fleyen ve yo\u011funla\u015fan ideolojik ve maddi k\u00fclt\u00fcr<br \/>\na\u011flar\u0131, ahlaki ve politik toplumu sard\u0131k\u00e7a politikan\u0131n rol\u00fc daral\u0131r.<br \/>\nPolitikan\u0131n rol\u00fcn\u00fcn daralmas\u0131, toplumsal \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve<br \/>\ndemokratikle\u015fmenin gerilemesini veya yads\u0131nmas\u0131n\u0131 beraberinde getirecektir.<br \/>\nUygarl\u0131k tarihi bu y\u00f6nl\u00fc geli\u015fmelerle doludur. H\u00e2kimiyet alt\u0131ndaki toplumun<br \/>\ngittik\u00e7e daha \u00e7ok k\u00f6lele\u015ftirilmesi, serfle\u015ftirilmesi ve proleterle\u015ftirilmesi,<br \/>\nd\u0131\u015far\u0131ya do\u011fru daha \u00f6zg\u00fcr, e\u015fit ve demokratik toplumlar\u0131n bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nma<br \/>\nve s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilme s\u00fcrecine d\u00f6n\u00fc\u015ferek devam edecektir. Sermaye ve iktidar<br \/>\ntekellerinin azami k\u00e2r kanunu bunu gerektirir. Bu durumda politika, demokratik<br \/>\nuygarl\u0131k birimlerinin direni\u015fi olarak anlam bulacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc direnmeden hi\u00e7bir<br \/>\n\u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokratikle\u015fme ad\u0131m\u0131 kazan\u0131lamayaca\u011f\u0131 gibi, var olan<br \/>\nahlaki ve politik d\u00fczeyin daha da a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131, par\u00e7alanmas\u0131 ve \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclmesi,<br \/>\ns\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesi engellenemez. Tekellerin s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilemez.<br \/>\nPolitikan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sanat\u0131 olarak tan\u0131mlanmas\u0131 tarihte oynad\u0131\u011f\u0131 bu rol\u00fcnden<br \/>\n\u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Politika yapamayan, yapmaktan al\u0131konan her s\u0131n\u0131f, kent, halk, kabile,<br \/>\ndini cemaat ve kavim-ulusun s\u00f6z ve irade g\u00fcc\u00fc en b\u00fcy\u00fck darbeyi yemi\u015f demektir.<br \/>\nKolektif s\u00f6z ve iradenin olmad\u0131\u011f\u0131 yerde ise sadece \u00f6l\u00fcm sessizli\u011fi vard\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Antik\u00e7a\u011f\u0131n Atina ve Roma\u2019s\u0131 \u00fcnlerini politik g\u00fc\u00e7lerinden<br \/>\nal\u0131yorlard\u0131. Cumhuriyet Roma\u2019s\u0131 ve Atina demokrasisi t\u00fcm k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131klar\u0131na<br \/>\nra\u011fmen hala hayranl\u0131kla an\u0131l\u0131yorlarsa, bunda temel etken kent politikas\u0131n\u0131<br \/>\nb\u00fcy\u00fck maharetle s\u00fcrd\u00fcrmelerinden ileri gelmektedir. Atina kent politikas\u0131yla<br \/>\ndevasa Pers \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nu durdurdu\u011fu gibi, yenilgisini de haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nRoma ise cumhuriyet\u00e7i politikas\u0131yla d\u00fcnyan\u0131n merkezi haline gelebilmi\u015ftir. Daha<br \/>\nda \u00f6nemlisi, Greko-Romen k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn geli\u015fiminde her iki kentin politikac\u0131l\u0131\u011f\u0131<br \/>\nbelirleyici rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Babil \u00f6rne\u011fi daha \u00e7arp\u0131c\u0131d\u0131r. Belki de kent ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n,<br \/>\n\u00f6zerkli\u011finin ilk b\u00fcy\u00fck \u00f6rne\u011fi olarak sunmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00c7evresindeki daha g\u00fc\u00e7l\u00fc<br \/>\niktidar ve devlet g\u00fc\u00e7lerinin boyunduru\u011funa girmemek i\u00e7in ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve<br \/>\n\u00f6zerklik politikas\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn maharetini, ustal\u0131\u011f\u0131n\u0131 sergilemi\u015ftir. Asurlardan<br \/>\nHititlere, Kassitlerden Mitannilere, Perslerden \u0130skender\u2019e kadar d\u00f6nemlerinde<br \/>\ntarihin t\u00fcm \u00fcnl\u00fc imparatorluklar\u0131na kar\u015f\u0131 bu usta politikalar\u0131yla ayakta<br \/>\nkalabilmi\u015ftir. Geli\u015ftirdi\u011fi bilim, sanat ve end\u00fcstriyle d\u00f6nemin en uzun s\u00fcreli<br \/>\nuygarl\u0131k \u00e7ekim merkezi olabilmi\u015ftir (M.\u00d6. 2000 &#8211; Miladi y\u0131llara kadar).<br \/>\n\u015e\u00fcphesiz bunda takip etti\u011fi kent politikas\u0131n\u0131n belirgin pay\u0131 vard\u0131r. Politikan\u0131n<br \/>\n\u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve yarat\u0131c\u0131l\u0131k oldu\u011funu kan\u0131tlayan \u00e7arp\u0131c\u0131 \u00f6rneklerin ba\u015f\u0131nda geldi\u011fi<br \/>\na\u00e7\u0131kt\u0131r. Kartaca ve Palmyra\u2019y\u0131 da bu kabil \u00f6rneklerden sayabiliriz. Kartaca<br \/>\nuzun s\u00fcre Roma hegemonyas\u0131na kar\u015f\u0131 direni\u015f politikas\u0131yla ayakta kald\u0131\u011f\u0131 gibi,<br \/>\nyarat\u0131c\u0131 geli\u015fmesini s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ne zamanki Roma gibi imparatorluk sevdas\u0131na<br \/>\ngiri\u015fti, o zaman kaybetmekten kurtulamad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc imparatorluk olmak direni\u015f<br \/>\npolitikas\u0131yla terstir. Hatta politikan\u0131n ink\u00e2r\u0131d\u0131r. Sonu\u00e7 trajik kaybedi\u015ftir.<br \/>\nPalmyra da benzer bir s\u00fcreci ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Belki de b\u00f6lgede Babil\u2019den sonra en<br \/>\n\u00e7ok y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ip en uzun s\u00fcreli (M.\u00d6. 300-M.S. 270\u2019ler) \u00f6zerk ve ba\u011f\u0131ms\u0131z<br \/>\nkalabilmi\u015f, adeta \u00e7\u00f6lde cennet yaratm\u0131\u015f olan \u00fcnl\u00fc Palmyra, Roma ve Pers-Sasani<br \/>\n\u0130mparatorluklar\u0131na kar\u015f\u0131 denge ve \u00f6zerklik politikas\u0131n\u0131 b\u0131rak\u0131p kendi ba\u015f\u0131na<br \/>\nimparatorluk olmaya kalk\u0131\u015f\u0131nca (Krali\u00e7esi \u00fcnl\u00fc Zennube d\u00f6neminde, M.S. 270\u2019ler)<br \/>\ntrajik sonla kar\u015f\u0131la\u015fmaktan kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck i\u00e7in direni\u015fin zafere,<br \/>\niktidarc\u0131l\u0131\u011f\u0131n ise felakete g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc \u00e7arp\u0131c\u0131 \u00f6rneklerden birini de Palmyra<br \/>\ntrajedisi sunmu\u015ftur.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Orta\u00e7a\u011fda benzeri kent \u00f6zerklik politikalar\u0131 daha da yayg\u0131n<br \/>\nuygulanabilmi\u015ftir. B\u00fcy\u00fck imparatorluklara kar\u015f\u0131 direnen kentlerin y\u0131ld\u0131z \u00e2lemi<br \/>\nile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z sanki. \u0130slami imparatorluklardan (Emevi, Abbasi, Sel\u00e7uklu,<br \/>\nTimur, Bab\u00fbr, Osmanl\u0131) Cengiz \u0130mparatorlu\u011funa, H\u0131ristiyan \u0130mparatorluklar\u0131ndan<br \/>\n(Bizans, \u0130spanya, Avusturya, \u00c7arl\u0131k Rusyas\u0131, Britanya) \u00c7in \u0130mparatorluklar\u0131na<br \/>\nkar\u015f\u0131 y\u00fczlerce kent (B\u00fcy\u00fck Okyanus\u2019tan Atlas Okyanusu\u2019na, hatta Amerika<br \/>\nK\u0131tas\u0131na, B\u00fcy\u00fck Sahra \u00c7\u00f6l\u00fcnden Sibirya\u2019ya kadar) \u00f6zerklik politikas\u0131 ad\u0131na<br \/>\ngerekti\u011finde tarihten silininceye kadar direnebilmi\u015ftir. Kartaca\u2019n\u0131n tarla<br \/>\nhaline getirili\u015fine benzeyen \u00f6rnek, Cengiz Han\u2019a kar\u015f\u0131 direnen Otrar kentidir.<br \/>\nO da tarla haline getirilmi\u015ftir. Avrupa kentlerinin hem imparatorluk g\u00fc\u00e7lerine,<br \/>\nhem de ulus-devlet\u00e7ili\u011fin merkeziyet\u00e7ili\u011fine kar\u015f\u0131 y\u00fczy\u0131llarca s\u00fcren<br \/>\ndireni\u015f\u00e7ili\u011fine y\u00fczlerce \u00f6rnek sunulabilir. \u00d6zellikle \u0130talya ve Almanya<br \/>\nkentlerinin 19. y\u00fczy\u0131l ortalar\u0131na kadar \u00f6zerk yap\u0131lar\u0131n\u0131 korumak i\u00e7in b\u00fcy\u00fck<br \/>\ndireni\u015f sergiledikleri \u00e7ok iyi bilinmektedir. Bunlardan Venedik, Amsterdam \u00fcnl\u00fc<br \/>\n\u00f6rneklerdir.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">19. y\u00fczy\u0131lda ulus-devletin her tarafta zafer kazanmas\u0131, tarihte<br \/>\nbinlerce y\u0131l s\u00fcren kent \u00f6zerkliklerine b\u00fcy\u00fck darbe olmu\u015ftur. Ancak<br \/>\npostmodernite ile kent \u00f6zerklikleri yeniden yayg\u0131nla\u015fmaktad\u0131r. Kent politikac\u0131l\u0131\u011f\u0131<br \/>\n\u00f6ne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Tarihte uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 sadece kent politikac\u0131l\u0131\u011f\u0131 de\u011fil,<br \/>\nbelki de daha fazla kabile, a\u015firet, dini cemaat, felsefi ekol vb. belli ba\u015fl\u0131<br \/>\ntoplumsal gruplar\u0131n \u00f6zerk politik g\u00fc\u00e7 halinde kalabilmek u\u011fruna sergiledikleri<br \/>\nsay\u0131s\u0131z direni\u015f vard\u0131r. \u0130brani kabilesinin \u00fc\u00e7 bin be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k (M.\u00d6. 1600 \u2013<br \/>\ng\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar) \u00f6zerklik \u00f6yk\u00fcs\u00fc belki de en \u00fcnl\u00fc \u00f6rnektir. Yahudilerin tarihte<br \/>\nve daha \u00e7ok da g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00e7ok zengin ve yarat\u0131c\u0131 olmalar\u0131nda \u0130brani kabilesinin<br \/>\n\u00f6zerklik politikas\u0131 belirleyici rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130slam dininin imparatorluk ve<br \/>\niktidar arac\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesine kar\u015f\u0131l\u0131k, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck direni\u015f mezhepleri ortaya<br \/>\n\u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Alevilik ve Haricilik mezhepleri kabile ve a\u015firetlerin \u00f6zerk ya\u015fama<br \/>\npolitikalar\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131r. S\u00fcnni h\u00fck\u00fcmranl\u0131k, sultanl\u0131k gelene\u011fine kar\u015f\u0131 her<br \/>\nkavim b\u00fcnyesinde g\u00f6r\u00fclen yayg\u0131n muhalif mezhep \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131, \u00f6z\u00fcnde a\u015firet ve<br \/>\nkabile halklar\u0131n\u0131n direni\u015f\u00e7i ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc politikalar\u0131n\u0131n sonucudur. Bir nevi<br \/>\nS\u00fcnni \u0130slam s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fine kar\u015f\u0131 halklar\u0131n ilk \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k<br \/>\nhareketleridir. H\u0131ristiyanl\u0131k ve Musevilik\u2019te de benzer \u00e7ok say\u0131da direni\u015f<br \/>\nmezhebi vard\u0131r. Orta\u00e7a\u011f boydan boya bu t\u00fcr yerel, kentsel, kabilesel ve dini<br \/>\ncemaatlerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve \u00f6zerklik politikas\u0131 u\u011fruna m\u00fccadeleleriyle dolu<br \/>\nge\u00e7mi\u015ftir. \u0130lk H\u0131ristiyan cemaatlerinin \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ll\u0131k yar\u0131-gizli direni\u015f\u00e7i<br \/>\nmanast\u0131r ya\u015fam\u0131, \u00e7a\u011fda\u015f uygarl\u0131\u011f\u0131n haz\u0131rlanmas\u0131nda ba\u015frol\u00fc oynam\u0131\u015ft\u0131r. Antik\u00e7a\u011f<br \/>\nYunan felsefi ekollerinin \u00f6zerk politikalar\u0131 bilimin temel haz\u0131rlay\u0131c\u0131 rol\u00fcn\u00fc<br \/>\noynam\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ula\u015fan halklar, uluslar bu ger\u00e7e\u011fi en \u00e7ok da\u011f<br \/>\nba\u015flar\u0131nda ve \u00e7\u00f6l ortalar\u0131nda y\u00fczlerce, binlerce y\u0131l direnen kabile ve a\u015firet<br \/>\natalar\u0131na bor\u00e7ludur. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Modern \u00e7a\u011f\u0131n ulusal kurtulu\u015f hareketleri bu geleneklerin<br \/>\ndevam\u0131d\u0131r. Ba\u011f\u0131ms\u0131z devlet olarak sapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f da olsa, hepsinin pe\u015finde ko\u015ftu\u011fu<br \/>\nama\u00e7 politik ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131kt\u0131r. Liberalizmin politik ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 sahte<br \/>\nulus-devlet ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesi politikay\u0131 ger\u00e7ek i\u015flevinden al\u0131koysa<br \/>\nda, yine de \u00e7ok \u00f6nemli bir politik direni\u015f gelene\u011finin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi anlam\u0131na<br \/>\ngelir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Tarihte yerel ve b\u00f6lgesel \u00f6zerklik politikalar\u0131 hep olagelmi\u015f,<br \/>\nahlaki ve politik toplumun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmesinde \u00f6nemli rol oynam\u0131\u015flard\u0131r.<br \/>\nDa\u011flar, \u00e7\u00f6ller ve ormanl\u0131k alanlar ba\u015fta olmak \u00fczere, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00e7ok geni\u015f bir<br \/>\nco\u011frafyas\u0131nda kabile, a\u015firet, k\u00f6y ve kent toplumu halinde ya\u015fayan halklar ve<br \/>\nuluslar, uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli \u00f6zerklik ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k politikalar\u0131<br \/>\nile direni\u015f sergilemi\u015flerdir. Tarihte bu nedenle a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak demokratik<br \/>\nkonfederal gelenek a\u011f\u0131r basar diyoruz. Uygarl\u0131k tarihi boyunca h\u00e2kim e\u011filim<br \/>\nboyun e\u011fme de\u011fil, direni\u015ftir diyoruz. \u00d6yle olmasayd\u0131, d\u00fcnya Firavun M\u0131s\u0131r\u2019\u0131<br \/>\ngibi olurdu. Direni\u015fin, politikan\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 tek bir insan yerelinin,<br \/>\nb\u00f6lgesinin kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmeden tarihi do\u011fru yorumlayamay\u0131z. Latin Amerika,<br \/>\nAfrika, Asya halklar\u0131 halen b\u00fct\u00fcn renkleri ve k\u00fclt\u00fcrleriyle direniyorlarsa, bu<br \/>\ndemektir ki tarihleri de b\u00f6yledir. \u00c7\u00fcnk\u00fc tarih \u2018\u015fimdidir\u2019. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u0130nsanl\u0131k tarihte sadece toplum ve co\u011frafi b\u00f6lge d\u00fczeyinde politik<br \/>\ndireni\u015f yaparak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve onurunu korumam\u0131\u015ft\u0131r  bireysel d\u00fczeyde de bazen<br \/>\na\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 bir ulus kadar olan direni\u015f\u00e7i politik ki\u015filikleri tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Tarih bu<br \/>\nt\u00fcr \u00f6rneklerle doludur. Buda\u2019dan Sokrates\u2019e, Zerd\u00fc\u015ft\u2019ten Konf\u00fc\u00e7yus\u2019a, Hz.<br \/>\nAdem\u2019den ba\u015flay\u0131p Nuh\u2019a ve Eyy\u00fcb\u2019e, \u0130brahim\u2019den Musa\u2019ya, \u0130sa\u2019ya ve Muhammed\u2019e<br \/>\nkadar ana halkalar halinde devam eden ve Kutsal Kitapta say\u0131lar\u0131 120 binden<br \/>\nfazla olarak verilen t\u00fcm peygamberlere, Tanr\u0131\u00e7a \u0130nanna\u2019dan Hz. Ay\u015fe\u2019ye,<br \/>\nZennube\u2019den Hypatia\u2019ya, Kibele\u2019den Meryem\u2019e, cad\u0131 kad\u0131nlar\u0131ndan Zeynep\u2019e,<br \/>\nRosa\u2019ya, Bruno\u2019dan Erasmus\u2019a dek say\u0131lamayacak kadar birey olarak insanlar,<br \/>\n\u00f6zg\u00fcr ve onurlu kalabilmek u\u011fruna \u00f6l\u00fcm\u00fcne direnebilmi\u015flerdir. Toplum e\u011fer bug\u00fcn<br \/>\nhala ahlaki ve politik olarak s\u00fcr\u00fcyorsa, herhalde bu bireylere \u00e7ok de\u011fer<br \/>\nbor\u00e7ludur. Aksi halde k\u00f6le s\u00fcr\u00fclerinden fark\u0131 kalmazd\u0131. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">G\u00fcn\u00fcm\u00fczde politikay\u0131 yorumlamak \u015f\u00fcphesiz \u00e7ok daha \u00f6nemlidir. Ama<br \/>\nyine de tarihin bug\u00fcnde mevcudiyetini a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc belirtmeden<br \/>\npolitikay\u0131 yorumlayam\u0131yoruz. Politikay\u0131 daraltma konusunda uygarl\u0131\u011f\u0131n bir<br \/>\nyapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kapitalist modernitenin bin yaparak s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u0131srarla belirtmeye devam<br \/>\nediyoruz. Ulus-devlet \u00e7\u00f6z\u00fcmlememizi hat\u0131rlat\u0131rsak, modern toplumun sadece<br \/>\n\u00fcstten devlet egemenli\u011fini ya\u015famad\u0131\u011f\u0131n\u0131, t\u00fcm ya\u015famsal g\u00f6zeneklerine kadar<br \/>\niktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n etkilerine, istila ve s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fine a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\nvurgulam\u0131\u015ft\u0131m. K\u00fcresel \u00e7apta toplumun bu ger\u00e7eklikle ku\u015fat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131,<br \/>\nfethedildi\u011fini, s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirildi\u011fini kavramak \u00f6nemlidir. \u0130deolojik ve maddi<br \/>\nk\u00fclt\u00fcr hegemonik a\u011flar\u0131n\u0131n nas\u0131l yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 hat\u0131rlatmakla yetinece\u011fim. Bu yeni<br \/>\nbir durumdur. Ad\u0131n\u0131 ister k\u00fcresel s\u00fcper hegemonya koyal\u0131m, ister imparatorluk<br \/>\nveya BM d\u00fczeni diyelim, \u00f6zde bir de\u011fi\u015fim g\u00f6stermez. Ayr\u0131ca k\u00fcresel hegemonyaya<br \/>\nfinans sermayesinin damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011funu, ayn\u0131 zamanda k\u00fcresel sistemik ve<br \/>\nyap\u0131sal krizin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve s\u00fcreklilik kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulam\u0131\u015ft\u0131k. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu ko\u015fullar alt\u0131nda ahlaki ve politik toplumdan geriye ne kald\u0131<br \/>\ndiye sorarken, politikan\u0131n herhangi bir rol oynama g\u00fcc\u00fcnde olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da<br \/>\nsorgulamak zorunday\u0131z. Mevcut tabloya bak\u0131p olumsuzlu\u011fa ve umutsuzlu\u011fa \u00e7ok\u00e7a<br \/>\nkap\u0131lman\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. \u0130\u015fte tam da bu noktada olumsuzlu\u011fa ve<br \/>\numutsuzlu\u011fa kap\u0131lman\u0131n sadece yersiz de\u011fil, ayn\u0131 zamanda anlams\u0131z oldu\u011funu<br \/>\ndurumun derinlikli politik sorgulamas\u0131ndan \u00e7\u0131karsayabiliriz. \u00c7ok\u00e7a bilindi\u011fi<br \/>\ngibi trendlerin, e\u011filimlerin, dalga boylar\u0131n\u0131n (evrensel hakikattir) maksimum<br \/>\nve minimum noktalar\u0131 vard\u0131r. T\u00fcm g\u00f6stergeler uygarl\u0131k ve modernite iktidar\u0131n\u0131n<br \/>\nmevcut halinin \u00e7oktan maksimumdan ini\u015fe ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6stermektedir. Toplumda<br \/>\nda\u011f\u0131lan iktidar, t\u0131pk\u0131 bir dalgan\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirmesi gibi g\u00fcc\u00fcn\u00fc<br \/>\nyitirmektedir. Nas\u0131l ki b\u00fcy\u00fck bir ta\u015f tepeden d\u00fc\u015f\u00fcp tabanda par\u00e7alanarak<br \/>\na\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirirse, toplumun g\u00f6zeneklerine kadar d\u00fc\u015fen ve par\u00e7alanan iktidar<br \/>\nda a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 o denli yitirmektedir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu ger\u00e7e\u011fin sosyolojik anlam\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130ktidar t\u00fcm<br \/>\ntoplum birim ve bireylerine yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, birim ve bireylerce o denli direni\u015fe<br \/>\nu\u011frar. \u0130ktidar diyalektik gere\u011fi yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 her birim ve bireyde diren\u00e7 yarat\u0131r.<br \/>\n\u00c7\u00fcnk\u00fc bask\u0131, s\u00f6m\u00fcr\u00fc, i\u015fkence y\u00fckl\u00fc olarak gelip her birim ve bireye<br \/>\ndayand\u0131\u011f\u0131nda diren\u00e7 g\u00f6rmemesi do\u011fan\u0131n evrensel ak\u0131\u015f ger\u00e7e\u011fine ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Modern<br \/>\niktidar ger\u00e7e\u011fi herhangi tarihsel bir \u00e7a\u011f\u0131n iktidar ger\u00e7e\u011finden olduk\u00e7a<br \/>\nfarkl\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Sermaye tekelleri olarak kapitalizmin t\u00fcm d\u00fcnya ekonomisi<br \/>\n\u00fczerindeki a\u011flar\u0131 azami k\u00e2r getirecek d\u00fczeyde yay\u0131lmas\u0131n\u0131 tamamlam\u0131\u015f, yay\u0131lacak<br \/>\ntek bir k\u00f6\u015fe bile kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131ca ekolojik krizi de hesaba katarsak,<br \/>\nderinli\u011fine eri\u015fmedi\u011fi tek bir aile ve klan bile b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nEnd\u00fcstriyalizmin kapitalistik yasalar\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 toplumun i\u00e7 ve \u00e7evre<br \/>\nyap\u0131s\u0131nda yaratt\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131m\u0131 felaket d\u00fczeyine ta\u015f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Ulus\u2013devlet tarihin en<br \/>\ng\u00fc\u00e7l\u00fc tanr\u0131sal g\u00fcc\u00fc olarak s\u0131zmad\u0131\u011f\u0131 ve \u00fczerine hegemonya kurmad\u0131\u011f\u0131 tek bir<br \/>\nvatanda\u015f b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131r. Tarihte b\u00f6ylesi ba\u015fka bir d\u00f6nem yoktur. Anthony Giddens<br \/>\nbenzersizlik derken bu noktada hakl\u0131d\u0131r.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u0130ktidar\u0131n bu ger\u00e7ekli\u011fi (kapitalizm, end\u00fcstriyalizm ve<br \/>\nulus-devlet) kar\u015f\u0131s\u0131nda, politika da kar\u015f\u0131 kutup olarak tarihteki hi\u00e7bir<br \/>\nd\u00f6nemle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmayacak bir farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ya\u015famak zorundad\u0131r. Uygarl\u0131k \u00f6ncesi<br \/>\nve sonras\u0131 d\u00f6nemi ya\u015famad\u0131\u011f\u0131m\u0131za g\u00f6re, politikan\u0131n moderniteye \u00f6zg\u00fc yap\u0131lanmas\u0131<br \/>\nda farkl\u0131l\u0131k kazanmak durumundad\u0131r. K\u0131saca form\u00fcle edecek olursak, iktidar<br \/>\na\u011flar\u0131 her yerde oldu\u011funa g\u00f6re, politika da her yerde olmak zorundad\u0131r. \u0130ktidar<br \/>\nher toplumsal birime ve bireye dayand\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, politika da her birim ve<br \/>\nbireye dayanmak durumundad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u0130ktidar\u0131n t\u00fcm toplum d\u00fczlemindeki a\u011flar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131layacak politik<br \/>\na\u011flar\u0131n olu\u015fum ve yay\u0131l\u0131m gere\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131r bir husustur. Eski t\u00fcr \u00f6rg\u00fct<br \/>\nyap\u0131lanmalar\u0131yla bunun kar\u015f\u0131lanamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Kald\u0131 ki, eski \u00f6rg\u00fctlenme<br \/>\nmodelleri devlet odakl\u0131yd\u0131. Politika iktidara kar\u015f\u0131 \u00f6ncelikle diren\u00e7 olarak<br \/>\nba\u015flam\u0131\u015f durumdad\u0131r. \u0130ktidar hedefledi\u011fi her toplumsal birim ve bireyi<br \/>\nfethetmeye, s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, politika da dayand\u0131\u011f\u0131 her birim<br \/>\nve bireyi kazanmaya ve \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Gerek birimsel gerek bireysel<br \/>\nolan her ili\u015fki iktidarsal oldu\u011funa g\u00f6re, kar\u015f\u0131t anlam\u0131nda politiktir de.<br \/>\n\u0130ktidar liberal ideoloji, end\u00fcstriyalizm, kapitalizm ve ulus-devlet do\u011furdu\u011funa<br \/>\ng\u00f6re, politika da \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ideolojisi, eko-end\u00fcstri, kom\u00fcnal toplum ve<br \/>\ndemokratik konfederalizm \u00fcretmek, in\u015fa etmek durumundad\u0131r. \u0130ktidar her birey,<br \/>\nher birim, kent, k\u00f6y, yerel, b\u00f6lgesel, ulusal, k\u0131tasal ve k\u00fcresel d\u00fczeyde<br \/>\n\u00f6rg\u00fctlendi\u011fine g\u00f6re, politika da bireysel, birimsel, kentsel, yerel, b\u00f6lgesel,<br \/>\nulusal, k\u0131tasal ve k\u00fcresel d\u00fczeyde \u00f6rg\u00fctlenmek zorundad\u0131r. \u0130ktidar t\u00fcm bu<br \/>\nd\u00fczeylerde propaganda ve her t\u00fcr eylem bi\u00e7imini (sava\u015flar dahil) dayatt\u0131\u011f\u0131na<br \/>\ng\u00f6re, politika da t\u00fcm bu d\u00fczlemlere propaganda ve eylem bi\u00e7imleri dayatmak<br \/>\nzorundad\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Modernitenin ana hatlar\u0131yla tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu iktidar<br \/>\nger\u00e7ekli\u011fini do\u011fru tan\u0131mad\u0131k\u00e7a, hi\u00e7bir politik g\u00f6revin \u00fczerinde do\u011fru<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015famay\u0131z. Sovyet deneyimini, hatta daha \u00f6nceki reel sosyalizm evrelerini<br \/>\nhat\u0131rlayal\u0131m. Kapitalizme kar\u015f\u0131 i\u015f\u00e7i sendikalizmi (\u00fccret dilencili\u011fi),<br \/>\nend\u00fcstriyalizme kar\u015f\u0131 daha geli\u015ftirilmi\u015f end\u00fcstriyalizm, merkezi<br \/>\nulus-devlet\u00e7ili\u011fe kar\u015f\u0131 daha da geli\u015ftirilmi\u015f merkezi ulus-devlet\u00e7ilik. \u00d6zcesi<br \/>\niktidara kar\u015f\u0131 iktidar, ate\u015fe kar\u015f\u0131 ate\u015f, diktat\u00f6rl\u00fc\u011fe kar\u015f\u0131 diktat\u00f6rl\u00fck, \u00f6zel<br \/>\nkapitalizme kar\u015f\u0131 devlet kapitalizmi gibi sonu\u00e7ta alt\u0131ndan kalk\u0131lamayan devasa<br \/>\niktidar ayg\u0131t\u0131 alt\u0131nda i\u00e7ten \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f olmu\u015ftur. Reel-sosyalist mezhep (sol<br \/>\nkapitalizm) bu yolla sadece iktidara kar\u015f\u0131 politika yapmad\u0131, politikaya kar\u015f\u0131<br \/>\nda iktidar uygulad\u0131. Bunun i\u00e7in parti tarihlerini okumak yeterlidir. Sosyal<br \/>\ndemokrat mezhep (orta yolcu kapitalizm), iktidar\u0131 reforme ederek daha kal\u0131c\u0131<br \/>\nk\u0131ld\u0131 ki, Avrupa \u00f6rneklerinin parti tarihini okumak yeterlidir. Ulusal kurtulu\u015f<br \/>\nhareketleri mezhebi (sa\u011f kapitalizm) ise, hemen ulus-devletle\u015ferek d\u00fcnyada<br \/>\nkapitalizmin yay\u0131lmas\u0131nda ba\u015frol oyuncular\u0131 oldular. Bu iki mezhep d\u0131\u015f\u0131nda<br \/>\nkalan di\u011fer sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 yorumlam\u0131\u015ft\u0131m. En ciddi eksiklik ve<br \/>\nyetmezlikleri ya iktidara kar\u015f\u0131 bir par\u00e7as\u0131ndan iktidara (ulus-devlete)<br \/>\ntutunmak, ya hepten iktidar kar\u015f\u0131s\u0131nda meydan\u0131 bo\u015f b\u0131rakmak (\u00f6zellikle<br \/>\nanar\u015fistler), ya da sivil toplum \u00f6rg\u00fctleriyle oyalanmakt\u0131r. Hi\u00e7birinde<br \/>\nsistematik iktidar kavray\u0131\u015f\u0131 ve alternatif olarak politika \u00fcretme yetene\u011fi<br \/>\nyoktur ve gere\u011fi hissedilmemektedir. Politikay\u0131 her boydan iktidar<br \/>\nta\u015feronlar\u0131na b\u0131rak\u0131rken, olmayan duaya \u00e2min dediklerinin fark\u0131nda bile de\u011filler.<br \/>\nGeriye kapitalizmin, k\u00fcreselcili\u011fin kriz tellall\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapmak kal\u0131yor ki, bunun<br \/>\nda hi\u00e7bir derde deva olmad\u0131\u011f\u0131, olamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernitenin dili politiktir. T\u00fcm sistematik<br \/>\nyap\u0131lanmas\u0131n\u0131 politik sanatla kurgular, in\u015fa eder. Temel bilimlerin ahlaki ve<br \/>\npolitik toplum niteli\u011fi iktidar\u0131 de\u011fil, politikay\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. Ahlaki ve<br \/>\npolitik toplumun g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7eklik, yani \u00f6ncelikli sorunu \u00f6zg\u00fcrl\u00fck,<br \/>\ne\u015fitlik ve demokratikle\u015fmenin de \u00f6ncesinde varolu\u015fsald\u0131r. Varl\u0131\u011f\u0131 tehlikededir.<br \/>\nModernitenin \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc sald\u0131r\u0131s\u0131, her \u015feyden \u00f6nce varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmay\u0131 \u00f6ncelikli<br \/>\nk\u0131lar. Demokratik modernitenin bu sald\u0131r\u0131ya kar\u015f\u0131 cevab\u0131, \u00f6z savunma anlam\u0131nda<br \/>\ndireni\u015ftir. Toplumu savunmadan politika yap\u0131lamaz. Tekrar vurgulamal\u0131y\u0131m ki,<br \/>\ntoplum tektir, o da ahlaki ve politik toplumdur. Sorun \u00f6ncelikle uygarl\u0131\u011f\u0131n<br \/>\nhayli a\u015f\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131, iktidar ve devletin istila ve s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fine u\u011frayan<br \/>\ntoplumu, modernitenin daha da geli\u015fmi\u015f ko\u015fullar\u0131nda yeniden in\u015fa etmektir. \u00d6z<br \/>\nsavunmayla birlikte demokratik siyaset, d\u00f6nem politikac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fcd\u00fcr.<br \/>\nDemokratik siyaset ahlaki ve politik toplumu geli\u015ftirirken, \u00f6z savunma onu<br \/>\niktidar\u0131n kendi varl\u0131\u011f\u0131na, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne, e\u015fitlik\u00e7i ve demokratik yap\u0131s\u0131na<br \/>\ny\u00f6nelik sald\u0131r\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 korur. Ne yeni t\u00fcr bir ulusal kurtulu\u015f sava\u015f\u0131ndan,<br \/>\nne de toplumsal sava\u015ftan bahsediyoruz. Kimli\u011fini, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, farkl\u0131l\u0131klar<br \/>\ntemelinde e\u015fitli\u011fini ve demokratikle\u015fmesini savunmaktan bahsediyoruz. Sald\u0131r\u0131<br \/>\nolmasa savunmaya da gerek kalmaz. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Uygarl\u0131k kar\u015f\u0131t\u0131 g\u00fc\u00e7lerin tarihte ana e\u011filim olan politik ya\u015fam<br \/>\nbi\u00e7imi konfederaldir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">T\u00fcm toplumsal birimler, gev\u015fek ba\u011flarla birbirine ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ancak<br \/>\n\u00f6zerkliklerine sayg\u0131 g\u00f6sterilmesi \u015fart\u0131yla kabul ederler. Uygarl\u0131\u011f\u0131n iktidar ve<br \/>\ndevlet\u00e7i g\u00fc\u00e7lerine bile ancak bu \u015fartla r\u0131za g\u00f6sterirler. R\u0131zan\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131<br \/>\nko\u015fullar daimi sava\u015f halidir. R\u0131za oldu\u011funda ise, ger\u00e7ekle\u015fen bar\u0131\u015ft\u0131r. Modern<br \/>\n\u00e7a\u011f\u0131n t\u00fcm toplumu kaplam\u0131\u015f iktidar olgusu ve ulus-devlet yap\u0131lanmas\u0131n\u0131<br \/>\nkar\u015f\u0131layacak toplumsal y\u00f6netim ilkesi, politika ve demokratik konfederalizmdir.<br \/>\nPolitika demokratik siyaset olarak icra edilirken, t\u00fcm toplumsal birimler<br \/>\nfedere bir g\u00fc\u00e7 olarak konfederal s\u00fcrece kat\u0131l\u0131rlar. Bu sistem yeni bir politik<br \/>\nd\u00fcnyad\u0131r. Uygarl\u0131k, modernite hep buyrukla idare ederken, demokratik uygarl\u0131k<br \/>\nve modernite tart\u0131\u015fma ve uzla\u015fma ile ger\u00e7ekten politika yaparak y\u00f6netir. Tarih<br \/>\nve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz ger\u00e7ekleri ne kadar \u00e7arp\u0131t\u0131l\u0131p \u00f6rtbas edilirse edilsin, esas<br \/>\ntoplumsal geli\u015fmeler politika sanat\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizm<br \/>\nk\u00fcresel kriz ko\u015fullar\u0131nda iktidar\u0131n\u0131 ulus-devleti yeniden in\u015fa temelinde<br \/>\nkorumaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, t\u00fcm demokratik modernite g\u00fc\u00e7lerinin ahlaki ve politik<br \/>\ntoplumu koruma ve geli\u015ftirmeyi hedefleyen demokratik konfederal sistemi<br \/>\ngeli\u015ftirerek krizi yan\u0131tlamalar\u0131 temel g\u00f6revleridir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu a\u00e7\u0131klamalar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda demokratik modernite g\u00fc\u00e7lerinin politik<br \/>\ng\u00f6revlerine ili\u015fkin genel ilkeleri a\u015fa\u011f\u0131daki hususlar etraf\u0131nda \u00f6zet halinde<br \/>\nsunmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr:<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">1- <\/span><\/strong><span style=\" \">Toplumsal do\u011fa esas olarak ahlaki ve politik bir olu\u015fumdur,<br \/>\nvarolu\u015ftur. Toplumlar varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fck\u00e7e, ahlaki ve politik nitelikleri<br \/>\ndevam eder. Ahlaki ve politik niteli\u011fini yitiren toplumlar da\u011f\u0131lmaya, \u00e7\u00fcr\u00fcmeye<br \/>\nve yok olmaya mahk\u00fbmdur. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">2- <\/span><\/strong><span style=\" \">Toplumlar\u0131 ilkel, k\u00f6leci, feodal, kapitalist, sosyalist olarak d\u00fcz<br \/>\nbir \u00e7izgide s\u00fcrekli ilerleyen bi\u00e7imler alt\u0131nda tasarlamak, hakikatlerini<br \/>\nkavramaya katk\u0131 sunmaktan \u00e7ok \u00e7arp\u0131tmaya ve \u00f6rtbas etmeye hizmet eder. Bu t\u00fcr<br \/>\na\u00e7\u0131klamalar propaganda y\u00fckl\u00fcd\u00fcr. Ahlaki ve politik nitelik ana toplum karakteri<br \/>\nolup, bu niteliklerin varl\u0131k derecesine g\u00f6re toplumlar\u0131 nitelemek en<br \/>\ndo\u011frusudur. Gerek s\u0131n\u0131f ve devletin nitelikleri, gerek end\u00fcstriyel ve tar\u0131msal<br \/>\ngeli\u015fme seviyeleri toplumun esas karakterini olu\u015fturmayan, ge\u00e7ici olgular<br \/>\nniteli\u011findedir.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">3- <\/span><\/strong><span style=\" \">Toplumsal problem iktidar\u0131n tahakk\u00fcm ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcyle ba\u011flant\u0131l\u0131<br \/>\nolarak do\u011far. \u0130ktidar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc geli\u015ftik\u00e7e toplumsal sorunlar da geli\u015fir. \u00c7\u00f6z\u00fcm<br \/>\nara\u00e7lar\u0131 olarak dayat\u0131lan s\u0131n\u0131f temelli devletler, s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm kapasiteleri<br \/>\nyan\u0131nda esas olarak yeni sorun kayna\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">4- <\/span><\/strong><span style=\" \">Politika sadece toplumsal sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde de\u011fil, t\u00fcm hayati<br \/>\n\u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n belirlenmesinde, korunmas\u0131nda ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinde temel toplumsal<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcm arac\u0131d\u0131r. Toplumun korunmas\u0131nda \u00f6z savunma gerekli olup, politikan\u0131n<br \/>\naskeri g\u00fc\u00e7 olarak devam\u0131 niteli\u011findedir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">5- <\/span><\/strong><span style=\" \">Tarih boyunca uygarl\u0131klar toplumu devlet idaresiyle y\u00f6netmeye<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015ft\u0131k\u00e7a, toplumda politikan\u0131n i\u015flevi daral\u0131r. Varl\u0131klar\u0131 s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc m\u00fcddet\u00e7e, toplumlar<br \/>\nbu i\u015flev daralt\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 direni\u015fle yan\u0131t verirler. Tarih bu iki ana etken<br \/>\nalt\u0131nda ne tam uygarl\u0131k idaresidir, ne de tam demokratik politik y\u00f6netimdir.<br \/>\nTarihte \u00e7at\u0131\u015fmalar bu iki ana etkenin \u00e7eli\u015fkili karakterlerinden kaynaklan\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">6- <\/span><\/strong><span style=\" \">Tarihte bar\u0131\u015f d\u00f6nemleri uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7leriyle demokratik g\u00fc\u00e7lerin<br \/>\nbirbirlerini tan\u0131malar\u0131, kimlik ve \u00e7\u0131karlar\u0131na sayg\u0131l\u0131 davranmalar\u0131yla<br \/>\nsa\u011flan\u0131r. \u0130ktidar u\u011fruna \u00e7at\u0131\u015fma ve ate\u015fkeslerin bar\u0131\u015fla ilgisi yoktur. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">7- <\/span><\/strong><span style=\" \">Kapitalist modernite d\u00f6neminde iktidar t\u00fcm toplumu i\u00e7ten ve d\u0131\u015ftan<br \/>\nku\u015fat\u0131p bir nevi i\u00e7 s\u00f6m\u00fcrgeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. \u0130ktidar ve temel devlet formu olarak<br \/>\nulus-devlet, toplumla devaml\u0131 sava\u015f halindedir. Direni\u015f politikas\u0131 kayna\u011f\u0131n\u0131 bu<br \/>\nger\u00e7eklikten al\u0131r.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">8- <\/span><\/strong><span style=\" \">Kapitalist modernitenin topluma kar\u015f\u0131 bu topyek\u00fbn sava\u015f hali, demokratik<br \/>\nmodernite alternatifini daha acil ve zorunlu k\u0131lar. Demokratik uygarl\u0131k<br \/>\ng\u00fc\u00e7lerinin g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki varl\u0131\u011f\u0131 olarak demokratik modernite ne ge\u00e7mi\u015fte ya\u015fanan<br \/>\nbir alt\u0131n\u00e7a\u011f an\u0131s\u0131d\u0131r, ne de gelece\u011fe ili\u015fkin bir \u00fctopyad\u0131r. Kapitalist<br \/>\nsistemle varl\u0131klar\u0131, \u00e7\u0131karlar\u0131 \u00e7eli\u015fen t\u00fcm toplum birim ve bireylerinin varl\u0131k<br \/>\nve duru\u015fudur. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">9- <\/span><\/strong><span style=\" \">Sistem kar\u015f\u0131t\u0131 g\u00fc\u00e7lerin son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k m\u00fccadeleleri ya iktidar<br \/>\nperspektifi nedeniyle ya da politik alan\u0131 bo\u015f b\u0131rakmalar\u0131ndan dolay\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fcz<br \/>\nve ba\u015far\u0131s\u0131z kalm\u0131\u015ft\u0131r. De\u011ferli bir miras b\u0131rakmalar\u0131na ra\u011fmen, eski zihniyet<br \/>\nve yap\u0131lanmalarla ne modernitenin kendisine, ne de sistemik krize kar\u015f\u0131 bir<br \/>\nalternatif olu\u015fturabilirler. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">10- <\/span><\/strong><span style=\" \">Alternatif olmak ancak modernitenin \u00fc\u00e7 aya\u011f\u0131 olan kapitalizme,<br \/>\nend\u00fcstriyalizme ve ulus-devlete kar\u015f\u0131 kendi sistemini geli\u015ftirmekle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<br \/>\nDemokratik toplumculuk, eko-end\u00fcstri ve demokratik konfederalizm  demokratik<br \/>\nmodernite ad\u0131yla kar\u015f\u0131t sistem olarak \u00f6nerilebilir. Demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n<br \/>\nmiras\u0131yla sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n yeni sistemde bulu\u015fmalar\u0131 ba\u015far\u0131 \u015fans\u0131n\u0131<br \/>\nartt\u0131r\u0131r.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">11- <\/span><\/strong><span style=\" \">Demokratik konfederalizm, demokratik modernitenin temel politik<br \/>\nbi\u00e7imi olup, yeniden in\u015fa \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda hayati bir rol\u00fc ifade eder. Kapitalist<br \/>\nmodernitenin \u00e7\u00f6z\u00fcm arac\u0131 olmaktan \u00e7ok, s\u00fcrekli sorun do\u011furan temel devlet formu<br \/>\nolan ulus-devlete se\u00e7enek olu\u015fturan demokratik modernitenin temel politik<br \/>\nbi\u00e7imi olarak demokratik konfederalizm, \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretmenin en uygun demokratik<br \/>\nsiyaset arac\u0131d\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">12- <\/span><\/strong><span style=\" \">Demokratik siyasetin y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte oldu\u011fu ahlaki ve politik<br \/>\ntoplumlarda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, farkl\u0131l\u0131klar temelinde e\u015fitlik ve demokratik geli\u015fmeler<br \/>\nen sa\u011fl\u0131kl\u0131 yoldan sa\u011flanm\u0131\u015f olurlar. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokrasi ancak<br \/>\ntoplumun kendi \u00f6z vicdan ve zihniyet g\u00fcc\u00fcyle yapt\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fma, karar ve eylem<br \/>\ng\u00fcc\u00fcyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Hi\u00e7bir toplumsal m\u00fchendislik g\u00fcc\u00fcyle bunu sa\u011flamak m\u00fcmk\u00fcn<br \/>\nde\u011fildir.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">13- <\/span><\/strong><span style=\" \">Demokratik konfederalizm, modernitenin ulus-devlet eliyle<br \/>\ny\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc monolitik, homojen, tek renkli fa\u015fist toplum modelinden kaynaklanan<br \/>\netnik, dinsel, kentsel, yerel, b\u00f6lgesel ve ulusal sorunlar\u0131na kar\u015f\u0131 temel \u00e7\u00f6z\u00fcm<br \/>\narac\u0131 olarak demokratik-ulus se\u00e7ene\u011fini sunar. Demokratik-ulusta her etnisite,<br \/>\ndinsel anlay\u0131\u015f, kent, yerel, b\u00f6lgesel ve ulusal ger\u00e7eklik kendi \u00f6z kimli\u011fiyle<br \/>\nve demokratik federe yap\u0131s\u0131yla yer alma hakk\u0131na sahiptir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">14- <\/span><\/strong><span style=\" \">Demokratik-uluslar\u0131n k\u00fcresel birli\u011finin BM\u2019ye alternatifi, D\u00fcnya<br \/>\nDemokratik Uluslar Konfederasyonu\u2019dur. K\u0131tasal par\u00e7alar ve b\u00fcy\u00fck k\u00fclt\u00fcrel<br \/>\nalanlar daha alt d\u00fczeyde kendi Demokratik Ulus Konfederasyonlar\u0131n\u0131<br \/>\nolu\u015fturabilirler. AB bu do\u011frultuda hegemonik davranmazsa ilk ad\u0131m say\u0131labilir.<br \/>\nK\u00fcresel ve b\u00f6lgesel hegemonik iktidara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015flar bu kapsamda ele al\u0131n\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">15- <\/span><\/strong><span style=\" \">Tarihte uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7leriyle demokratik g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda \u00e7o\u011fu kez<br \/>\nger\u00e7ekle\u015fti\u011fi gibi, kapitalist modernite g\u00fc\u00e7leriyle demokratik modernite<br \/>\ng\u00fc\u00e7leri de birbirlerinin varolu\u015f ve kimliklerini kabul etme ve demokratik \u00f6zerk<br \/>\ny\u00f6netimlerini tan\u0131ma temelinde bar\u0131\u015f i\u00e7inde bir arada ya\u015fayabilir. Bu kapsam ve<br \/>\nko\u015fullar alt\u0131nda ulus-devletin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda demokratik<br \/>\nkonfederal siyasi olu\u015fumlar\u0131yla ulus-devlet olu\u015fumlar\u0131 bir arada bar\u0131\u015f i\u00e7inde<br \/>\nya\u015fayabilir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernitenin politik olan g\u00f6revlerine ili\u015fkin ilke<br \/>\nsaptamalar\u0131 azalt\u0131l\u0131p \u00e7o\u011falt\u0131labilir. M\u00fchim olan kapsam ve uygulama esaslar\u0131n\u0131n<br \/>\nbelirlenmesidir. Bu t\u00fcr bir ilke s\u0131ralamas\u0131n\u0131n amac\u0131 kar\u015f\u0131lad\u0131\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m.<br \/>\nTart\u0131\u015fmalar, ya\u015fam\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ger\u00e7ekleri sonucu belirleyecektir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernitenin \u00fc\u00e7 temel alan\u0131na ili\u015fkin olarak saptamaya<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m ilkeler i\u00e7in de ayn\u0131 hususlar ge\u00e7erlidir. \u00d6nemle belirtmeliyim ki,<br \/>\nyeniden in\u015fa \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ilke ve uygulama olarak ne Frans\u0131z Devrimi\u2019nde \u00e7ok\u00e7a<br \/>\ntart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi yeni bir cumhuriyet projesidir, ne de Rusya Devrim\u2019indeki<br \/>\nSovyetik devlet plan\u0131d\u0131r. Hatta Hz. Muhammed\u2019in Medine Toplumsal Projesi de<br \/>\nde\u011fildir. Tek endi\u015fem ve a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m husus, toplumsal<br \/>\ndo\u011faya ili\u015fkin hakikat \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesiyle toplumsal \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne ili\u015fkin<br \/>\ny\u00f6ntem ve uygulama esaslar\u0131n\u0131n tarihte \u00e7ok\u00e7a ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 gibi derin yan\u0131lg\u0131lara<br \/>\nve beraberinde bir\u00e7ok yanl\u0131\u015fl\u0131klara ve \u00f6rtbas edici sonu\u00e7lara yol a\u00e7mamas\u0131d\u0131r.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Yeniden in\u015fa ile ama\u00e7lanan, \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fi sistem kar\u015f\u0131t\u0131 olan<br \/>\nve olmas\u0131 gereken g\u00fc\u00e7lerin tarihsel miraslar\u0131n\u0131 ink\u00e2r etmeksizin, liberalizmin<br \/>\ntuzaklar\u0131na bilerek ve bilmeyerek d\u00fc\u015fmeksizin, t\u00fcm toplumsal birim ve bireylere<br \/>\nsistematik anlay\u0131\u015f (paradigma) ve uygulama esaslar\u0131yla yakla\u015farak \u00f6rg\u00fctlemeleri<br \/>\nve eyleme ge\u00e7irmeleridir. \u0130\u00e7inde devrimci gibi \u00e7al\u0131\u015fan da olabilir, reform<br \/>\npe\u015finde ko\u015fan da. Hepsi de\u011ferli \u00e7al\u0131\u015fmalard\u0131r. Kapitalist modernitenin kendisi<br \/>\nuygar sistemin en krizli d\u00f6nemini temsil eder. Ayr\u0131ca finans sermayesinin en<br \/>\ngeli\u015fkin k\u00fcresel hegemonik \u00e7a\u011f\u0131, krizin s\u00fcreklilik kazand\u0131\u011f\u0131 sistematik yap\u0131sal<br \/>\nd\u00f6nemidir. Sistem krizden sistematik kay\u0131plarla \u00e7\u0131kmamak i\u00e7in, g\u00fcnl\u00fck olarak<br \/>\nyo\u011fun proje ve uygulamalar pe\u015findedir. \u00c7ok geni\u015f bir eklektik liberal ideoloji<br \/>\nile hareket etmektedir. Arkas\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir tarihi miras vard\u0131r. Ayr\u0131ca anl\u0131k<br \/>\nolarak elektronik \u00f6rg\u00fctlenme \u015febekelerini azamiye \u00e7\u0131karm\u0131\u015f durumdad\u0131r. \u0130stedi\u011fi<br \/>\ntaktikleri anl\u0131k uygulayabilmektedir. Hatta stratejik y\u00f6netim arac\u0131 olarak<br \/>\nulus-devleti bile ele\u015ftirebilmekte ve yeniden in\u015fas\u0131na bir\u00e7ok alanda<br \/>\ngiri\u015febilmektedir. \u015eirketlerin kendisi, ulus-devlet g\u00fc\u00e7lerini a\u015fm\u0131\u015f durumdad\u0131r.<br \/>\nModa \u00f6rg\u00fctler olan sivil toplum kurulu\u015flar\u0131n\u0131 diledi\u011fi gibi y\u00f6nlendirmektedir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu ko\u015fullar alt\u0131nda sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n kendi sistem<br \/>\nanlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ve uygulamalar\u0131n\u0131 geli\u015ftirmekten ba\u015fka \u00e7areleri yoktur. Frans\u0131z<br \/>\nve Rus Devrimleri (izlerinde giden say\u0131s\u0131z ba\u015fka devrimler, hareketler) t\u00fcm\u00fcyle<br \/>\nkapitalist modernite kapsam\u0131nda ve ama\u00e7lar\u0131nda de\u011fillerdi. Hatta olduk\u00e7a<br \/>\n\u00e7eli\u015fkiliydiler ve yeni sistem iddias\u0131ndayd\u0131lar. Bu idealar\u0131na y\u00f6nelik<br \/>\nola\u011fan\u00fcst\u00fc olanlar\u0131 da dahil, bir\u00e7ok d\u00f6nemsel uygulamalar ge\u00e7irdiler. Fakat<br \/>\nkapitalizm sonu\u00e7ta k\u0131sa veya uzun s\u00fcrelerde bu devrimleri kendi modern anlay\u0131\u015f<br \/>\nve uygulamalar\u0131 i\u00e7inde eritebilmi\u015ftir. \u015e\u00fcphesiz ba\u015fta bu b\u00fcy\u00fck devrimler olmak<br \/>\n\u00fczere, t\u00fcm tarihi mirasa ili\u015fkin oldu\u011fu gibi, \u00e7a\u011fda\u015f devrimlerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck,<br \/>\ne\u015fitlik ve demokratik miras\u0131na sahip \u00e7\u0131kmak \u00f6ncelikli g\u00f6revdir. Ama<br \/>\nyan\u0131lg\u0131lar\u0131ndan ders \u00e7\u0131karmak gerekti\u011fi de \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada \u00f6zellikle<br \/>\nbu konuya \u00e7ok y\u00fcklendi\u011fim g\u00f6r\u00fclecektir. Elbette ya\u015fanm\u0131\u015f deneyimlerden ders<br \/>\n\u00e7\u0131karmak, ayn\u0131 ideallere sahip ki\u015fi ve \u00f6rg\u00fctler i\u00e7in vazge\u00e7ilmez g\u00f6revlerdir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Kriz s\u00fcrs\u00fcn veya s\u00fcrmesin, temel g\u00f6revler her zaman i\u00e7in<br \/>\nge\u00e7erlidir. Entelekt\u00fcel, ahlaki ve politik g\u00f6revler de her zaman yerine<br \/>\ngetirilmeyi gerektirir. D\u00f6nemsel farkl\u0131l\u0131klar farkl\u0131 stratejik ve taktik<br \/>\nyakla\u015f\u0131mlara elbette yans\u0131r. Ama g\u00f6revlerin asli niteli\u011fi de\u011fi\u015fmez. Her \u00fc\u00e7<br \/>\nalandaki g\u00f6revlere ili\u015fkin a\u00e7\u0131klama ve ilkeler i\u00e7in belirlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m<br \/>\nhususlar\u0131n \u00f6nemli oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Sorumlu oldu\u011fum her olay, ili\u015fki,<br \/>\nki\u015filik ve kuruma kar\u015f\u0131 ayn\u0131 zamanda bir ele\u015ftiri ve \u00f6zele\u015ftiri ifadesidir.<br \/>\n\u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n, hatta uygarl\u0131\u011f\u0131n kapsaml\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmleme ve ele\u015ftirisi olmadan, bireysel<br \/>\nele\u015ftiri ve \u00f6zele\u015ftirinin g\u00fc\u00e7l\u00fc bir de\u011fer ta\u015f\u0131mayaca\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131nday\u0131m. Bu<br \/>\ntemelde yakla\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00c7ok tekrarlamak durumunda da kalsam, entelekt\u00fcel, ahlaki ve<br \/>\npolitik g\u00f6revlere ili\u015fkin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n i\u00e7 i\u00e7eli\u011fi esast\u0131r. Alanlar kendi<br \/>\ni\u00e7lerinde ne kadar ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00e7al\u0131\u015fsalar da, ortaya \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131 \u00fcr\u00fcnler ancak<br \/>\nbirbirlerinin hizmetlerini tamamlay\u0131c\u0131 nitelikte olabilir. Entelekt\u00fcel<br \/>\nayd\u0131nlanma olmadan ahlaki uygulama iyiyi fazla geli\u015ftiremeyece\u011fi gibi, k\u00f6t\u00fcye<br \/>\nyol a\u00e7maktan da kurtulamaz. \u0130yi ahlak\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 yerde ve zamanda k\u00f6t\u00fc ahlak<br \/>\nvard\u0131r. Politik alan g\u00fcncel ayd\u0131nlanman\u0131n ve ahlakili\u011fin uygulanma halini ifade<br \/>\neder. Politika bu anlamda g\u00fcnl\u00fck ayd\u0131nlatma ve ahlaki davranma ger\u00e7e\u011fidir<br \/>\nayd\u0131nlatman\u0131n, ahlakili\u011fin kendisidir. Ayr\u0131ca politika ve ahlak\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131<br \/>\nyerde ayd\u0131nlatmadan, dolay\u0131s\u0131yla entelekt\u00fcel \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan ciddi<br \/>\nolarak bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Politika ve ahlakla ba\u011f\u0131n\u0131 yitiren<br \/>\nentellekt\u00fcalizm, \u00f6rne\u011fin entelekt\u00fcel sermaye oldu\u011fu gibi ba\u015fka bir \u015fey<br \/>\nolabilir. Ama bu konum entelekt\u00fcel g\u00f6rev olarak de\u011ferlendirilemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc ahlaki<br \/>\nve politik temelden yoksundur.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Ahlaki ve politik toplum i\u00e7in entelekt\u00fcel, ahlaki ve politik<br \/>\ng\u00f6revler i\u00e7 i\u00e7e yerine getirildi\u011finde ancak \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokratl\u0131k<br \/>\nazami sa\u011flanm\u0131\u015f olur. Bu nedenle sistem kar\u015f\u0131t\u0131 \u00f6rg\u00fct ve bireylerin ba\u015far\u0131<br \/>\n\u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc, \u00fc\u00e7 alandaki g\u00f6revleri i\u00e7 i\u00e7e yerine getirmeleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00a0<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><strong><span style=\" \">11\u2013 SONU\u00c7<\/span><\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00a0<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bilin\u00e7 evrensel varolu\u015fla ilgilidir. Mevcut evrensel d\u00fczenlilik<br \/>\nancak bilin\u00e7 kavram\u0131yla izah edilebilir. \u0130lgin\u00e7 olan, bilincin kendini dile<br \/>\ngetiri\u015f tarz\u0131d\u0131r. \u00d6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, t\u00fcm evrensel \u00e7e\u015fitlilik, bilincin<br \/>\nkendini dile getirme tutkusunun sonucudur. Bilincin \u00e7ok bilin\u00e7lili\u011fi hakk\u0131nda<br \/>\nhi\u00e7bir \u015fey bilemiyoruz. Neredeyse sonsuz \u00e7e\u015fitlilikteki aray\u0131\u015f\u0131 bir neden<br \/>\nsorusunu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcyor. Ni\u00e7in sorusu daha m\u00fcphem kal\u0131yor. \u00dcnl\u00fc filozoflar, hatta<br \/>\nKutsal Kitaplardan baz\u0131lar\u0131, bu sorular\u0131 evrenin kendini hat\u0131rlama iste\u011fine<br \/>\nveya tanr\u0131n\u0131n kullar\u0131nca bilinme arzusuna ba\u011flarlar. Fark\u0131na varma kelimesi<br \/>\nbana daha b\u00fcy\u00fcleyici ve a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 geliyor. En k\u00fc\u00e7\u00fck zerresinden en kozmik<br \/>\nvarolu\u015funa kadar fark\u0131na var\u0131\u015f, neden ve ni\u00e7in sorular\u0131n\u0131n yan\u0131t\u0131 olabilir.<br \/>\nFark\u0131ndal\u0131\u011fa y\u00fckleyece\u011fimiz anlam, ya\u015famdan ba\u015fka kavramlarla tan\u0131mlanamaz.<br \/>\nYa\u015fam\u0131n do\u011fruya en yak\u0131n tan\u0131m\u0131, fark\u0131na varma olarak belirtilebilir. Daha da<br \/>\n\u00f6nemli olan, fark\u0131na varmak neden bu kadar \u00f6nemli oluyor? Fark\u0131na varmadan da<br \/>\nya\u015fam\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu biliyoruz. Fakat derinden sezinlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zda,<br \/>\nbu m\u00fcmk\u00fcn olman\u0131n pek m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anl\u0131yoruz. Uzun s\u00fcre fark\u0131na var\u0131lmadan<br \/>\nge\u00e7en s\u00fcrenin ya\u015fam de\u011ferinin gittik\u00e7e d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc, hatta eridi\u011fi bile<br \/>\ns\u00f6ylenebilir. \u00d6l\u00fcm olgusu bile kesinlikle ya\u015fam\u0131n fark\u0131na var\u0131\u015f, yani ya\u015fam\u0131<br \/>\nm\u00fcmk\u00fcn k\u0131lmak i\u00e7in do\u011fan\u0131n bir oyunu veya ustal\u0131\u011f\u0131 gibi geliyor. \u00d6rne\u011fin sonsuz<br \/>\nya\u015famla cezaland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir varl\u0131\u011f\u0131n, acaba Sisyphos trajedisinden (ta\u015f\u0131 tepeye<br \/>\nvard\u0131racak iken, s\u00fcrekli d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcp yeniden yuvarlama cezas\u0131na tanr\u0131larca<br \/>\n\u00e7arp\u0131t\u0131lm\u0131\u015f ki\u015fi) fark\u0131 kal\u0131r m\u0131? \u00d6l\u00fcme \u00fcz\u00fclmek sadece ya\u015fam\u0131n de\u011ferini<br \/>\nartt\u0131r\u0131r ve hat\u0131rlat\u0131r.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bilmek, ya\u015fama ili\u015fkin fark\u0131ndal\u0131klardan ba\u015fka anlama gelmez.<br \/>\nBilinen \u015fey, fark\u0131na var\u0131lan \u015feydir. Fiziksel varl\u0131klar i\u00e7in bir \u015fey diyemezsek<br \/>\nbile, biyolojik varl\u0131klarda bilinmeye do\u011fru sanki bir a\u015fk\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\nhissetmemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcne do\u011fru geldi\u011fimizde, sanki bu a\u015fk<br \/>\nger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olur. Bilmenin \u00e7ok geli\u015fmi\u015f hali en iyi a\u015fk kelimesiyle<br \/>\ntan\u0131mlanabilir. Fakat insan \u00f6ylesine tuhaf bir varl\u0131kt\u0131r ki, onun bilmeye<br \/>\nili\u015fkin en b\u00fcy\u00fck \u00e7arp\u0131tmay\u0131 ve ihaneti yapmaktan \u00e7ekinmeyen \u00f6zellikleriyle de<br \/>\nkar\u015f\u0131la\u015fabiliyoruz. \u0130nsan\u0131n bu ger\u00e7e\u011fini daha \u00e7ok \u0130kinci Do\u011fa dedi\u011fimiz<br \/>\ntoplumsal do\u011fan\u0131n i\u00e7inde olup bitenlerle izah etmek daha do\u011fru gibi geliyor. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Sosyal bilim, kavram olarak Avrupa merkezli uygarl\u0131kla birlikte<br \/>\ngeli\u015fti. \u015e\u00fcphesiz toplumsal do\u011fa boyunca bir t\u00fcr sosyal bilim diyebilece\u011fimiz<br \/>\ndisiplin hep var olageldi. Tarih \u00f6ncesinin sosyal bilimine rahatl\u0131kla animizm<br \/>\ndiyebiliriz. Avrupa merkezli sosyal bilimin bir kavram\u0131 olan animizm<br \/>\n(canl\u0131c\u0131l\u0131k), acaba s\u00f6ylendi\u011fi kadar ilkel insanlar\u0131n ilkel bilinci mi oluyor?<br \/>\nBug\u00fcnk\u00fc sosyal bilimin \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131na dayal\u0131 yap\u0131s\u0131n\u0131n animizmden daha<br \/>\n\u00fcst\u00fcn oldu\u011funa ili\u015fkin fetvay\u0131 kimler veriyor? Yine ayn\u0131 sosyal bilimciler! Ama<br \/>\ngittik\u00e7e anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, canl\u0131c\u0131l\u0131k ekol\u00fc \u00f6zne-nesne par\u00e7alanmas\u0131ndan,<br \/>\ndolay\u0131s\u0131yla nesneyi cans\u0131zla\u015ft\u0131rmaktan daha de\u011ferli bir paradigmad\u0131r. Evrenin<br \/>\ncanl\u0131c\u0131l\u0131kla tan\u0131m\u0131n\u0131n cans\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 tan\u0131m\u0131ndan daha do\u011fru sonu\u00e7lar verdi\u011fi<br \/>\na\u00e7\u0131kt\u0131r. T\u00fcm bilimsel geli\u015fmeler bu hususu do\u011fruluyor. Atom-alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131n<br \/>\nm\u00fcthi\u015f ve hen\u00fcz bir s\u0131r olan hareketleri olmazsa, bir tek \u00e7e\u015fitlili\u011fin<br \/>\nolu\u015famayaca\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fi canl\u0131c\u0131l\u0131ktan (animizmden) ba\u015fka nas\u0131l izah edilebilir?<br \/>\nPozivitizm (olgular bilimcili\u011fi) \u00e7ok tehlikeli bir metafizik t\u00fcr\u00fc olarak (her<br \/>\nne kadar z\u0131dd\u0131n\u0131 idea etse de) sosyal bilimi de derinden yaralam\u0131\u015ft\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Tarih \u00e7a\u011flar\u0131 dedi\u011fimiz uygarl\u0131k s\u00fcreci, animizmden mitolojiye<br \/>\ndo\u011fru bir bilim tarz\u0131n\u0131 da beraberinde getirmi\u015ftir. Mitoloji t\u00fcm\u00fcyle uygarl\u0131\u011fa<br \/>\nmal edilmese de, bir\u00e7ok y\u00f6n\u00fcyle uygarl\u0131\u011f\u0131n damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. Sosyal bilime ilk<br \/>\nbilin\u00e7 \u00e7arp\u0131tmas\u0131n\u0131 ve ihaneti s\u0131zd\u0131rma, uygarl\u0131k s\u00fcre\u00e7lerinin ideolojik<br \/>\nhegemonyas\u0131yla ilgilidir. Toplumsal do\u011fa \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirilen iktidar ve<br \/>\nsermaye tekeli yalans\u0131z, \u00e7arp\u0131tmas\u0131z ve s\u00f6ze ihanetsiz olmuyor. Mitoloji, b\u00fcy\u00fck<br \/>\nk\u0131sm\u0131yla animizmle y\u00fckl\u00fcd\u00fcr ve de\u011ferlidir. Fakat hiyerar\u015fik sistem ve rahip +<br \/>\ny\u00f6netici + komutan \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcnden olu\u015fan d\u00fczenin mitolojik yans\u0131mas\u0131 olarak<br \/>\nkahramanla\u015ft\u0131r\u0131lma (yar\u0131-tanr\u0131la\u015ft\u0131rma) ve tanr\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lma masallar\u0131 devreye<br \/>\ngirince, \u00e7arp\u0131t\u0131lma ve yozla\u015ft\u0131r\u0131lma ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu. Mitoloji, bu ikili<br \/>\nniteli\u011fi dikkate al\u0131nmak ko\u015fuluyla, yine de olduk\u00e7a \u00f6\u011fretici bir sosyal<br \/>\nbilimdir. Gittik\u00e7e \u00f6nem kazanaca\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Tarihi \u00f6\u011frenmede kesinlikle<br \/>\n\u00e7ok daha fazla rol oynayacakt\u0131r. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Mitolojinin din olarak kat\u0131la\u015fmas\u0131, ikinci bir sosyal bilim t\u00fcr\u00fcne<br \/>\nyol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Din \u015f\u00fcphesiz yaln\u0131zca mitolojiyi miras almaz. Kendi dogmalar\u0131 da<br \/>\nvard\u0131r. Uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerinin a\u011f\u0131r damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131sa da, uygarl\u0131k kar\u015f\u0131t\u0131 g\u00fc\u00e7lerin<br \/>\ndinsel yorumu daha yal\u0131n, do\u011fasall\u0131\u011f\u0131 dolay\u0131s\u0131yla daha ger\u00e7ek\u00e7idir. \u00c7a\u011fda\u015f<br \/>\nbilime a\u00e7\u0131lan yolun temel kaz\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131ndand\u0131r. Tek tanr\u0131l\u0131 dinlerde de her iki<br \/>\nkar\u015f\u0131t g\u00fcc\u00fcn yans\u0131malar\u0131n\u0131 izlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Buyurgan, cezaland\u0131r\u0131c\u0131,<br \/>\nkulla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 teolojik boyut uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerini yans\u0131t\u0131rken, kat\u0131l\u0131mc\u0131,<br \/>\n\u00f6d\u00fcllendirici ve \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirici boyut uygarl\u0131k kar\u015f\u0131t\u0131 g\u00fc\u00e7lerin inan\u00e7 ve<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcncelerini yans\u0131t\u0131r. Orta\u00e7a\u011f bu iki anlay\u0131\u015f aras\u0131ndaki dinler ve mezhepler<br \/>\n\u00e7at\u0131\u015fmas\u0131yla dolu ge\u00e7mi\u015ftir. Bu dinler ve mezhepler \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 olmasayd\u0131, Avrupa<br \/>\nsosyal bilimi kesinlikle olu\u015famazd\u0131. Sadece \u0130slam\u2019\u0131n etkisini d\u00fc\u015f\u00fcnmek bile bu<br \/>\nger\u00e7e\u011fi daha iyi anlamam\u0131z\u0131 sa\u011flar. Bir de \u00e7a\u011flar boyu bilgelik ve filozofik<br \/>\np\u0131r\u0131lt\u0131lar vard\u0131r. Bunlar\u0131n sosyal bilimin de\u011ferli kaynaklar\u0131n\u0131 te\u015fkil<br \/>\nettiklerine \u015f\u00fcphe yoktur. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Avrupa uygarl\u0131k \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n (modernitenin) sosyal bilimi t\u00fcm bu tarihi<br \/>\nmiras\u0131n \u00fcr\u00fcnlerinden kaynakland\u0131\u011f\u0131 gibi, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck sosyal m\u00fccadelesinin de<br \/>\nbir gere\u011fi olarak do\u011fdu. Esas olarak problem \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fc bir disiplin, bir ara\u00e7<br \/>\nolarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc. Kapitalizmin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131rs\u0131z istismar ve bask\u0131 sistemi,<br \/>\nmoderniteyi ba\u015ftan itibaren kriz y\u00fckl\u00fc olarak olu\u015fmaya zorlad\u0131. Genelde t\u00fcm<br \/>\nbilimler, \u00f6zelde sosyal bilimler bir yandan istismar ve bask\u0131 sisteminin<br \/>\nhizmetine sokulurken, \u00f6te yandan sosyal bilimlere ayr\u0131ca sistemi olumlu izah<br \/>\nettirici, yani me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 rol y\u00fcklendi. Yeni iktidar ve sermaye<br \/>\ntekellerinin retori\u011fi sosyal bilime de damgas\u0131n\u0131 bast\u0131.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Pozitivist sosyoloji, sosyal bilimin ba\u015ftan sakat do\u011fmas\u0131na yol<br \/>\na\u00e7t\u0131. Frans\u0131z Devrimi\u2019nden burjuvazinin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 kollayan bir cumhuriyet<br \/>\n\u00e7\u0131karma temel kayg\u0131lar\u0131yd\u0131. \u0130ngiliz ekonomi-politik\u00e7ileri kapitali<br \/>\nrasyonelle\u015ftirmenin, me\u015frula\u015ft\u0131rman\u0131n pe\u015findeydi. Alman ideologlar\u0131 her alanda<br \/>\ndevasa Alman ulus-devletinin olu\u015fumuyla ilgiliydiler. Sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n<br \/>\nba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7eken bilimsel sosyalizmin kurucular\u0131 K. Marks ve F. Engels\u2019in<br \/>\nyapt\u0131klar\u0131, \u00fc\u00e7 sermaye retori\u011finden proleter damgal\u0131 bir bilim yaratmakt\u0131.<br \/>\nKapitalizme kar\u015f\u0131tl\u0131k ve bu temelde Kapital \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi sosyal bilime katk\u0131<br \/>\nolabilirdi. Fakat \u00e7\u0131k\u0131\u015f kaynaklar\u0131 ve sistem kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kapitalle<br \/>\ns\u0131n\u0131rlamalar\u0131, t\u00fcm sistemin yap\u0131lar\u0131n\u0131 moderniteye kar\u015f\u0131 savunmas\u0131z<br \/>\nb\u0131rak\u0131yordu. Anar\u015fistlerin iktidar \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri ileri bir ad\u0131m olsa da,<br \/>\npolitik alan\u0131 adeta bo\u015f b\u0131rakm\u0131\u015flard\u0131. Avrupa sosyal bilimi, her iki kanat<br \/>\na\u00e7\u0131s\u0131ndan da toplumsal do\u011fay\u0131 ara\u015ft\u0131rmaktan ziyade, sistemin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131<br \/>\nsorunlarla bo\u011fu\u015fuyordu. Bir nevi kriz \u00e7\u00f6zme uzmanl\u0131\u011f\u0131na soyunmu\u015flard\u0131. D\u00fcnya,<br \/>\ntarih ikinci plandayd\u0131. Sosyal bilimin Avrupa merkezli olmas\u0131na \u015fa\u015f\u0131rmamak<br \/>\ngerekir. Y\u00fczlerce y\u0131ll\u0131k birikimi bir \u00e7\u0131rp\u0131da a\u015fmalar\u0131 beklenemezdi. Liberal<br \/>\nideoloji i\u00e7lerinden en ak\u0131ll\u0131s\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. Hepsini sisteme entegre etmenin yolunu<br \/>\nbuldu. Sadece Frans\u0131z Devrimi\u2019ni de\u011fil, Rusya Devrimi de dahil, \u00e7a\u011f\u0131n t\u00fcm<br \/>\ndevrimlerini ve sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 etkisizle\u015ftirmesini bildi  bilimi iktidar ve<br \/>\nsermaye bilimine ba\u015far\u0131yla d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Fakat uygarl\u0131k s\u00fcrecinin en istismarc\u0131 ve iktidarc\u0131 sistemi olarak<br \/>\nAvrupa modernitesinin kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 t\u00fcm\u00fcyle yok etmesi ve susturmas\u0131<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezdi. Geli\u015fimiyle birlikte bu modernite sadece ideolojik cephede<br \/>\nde\u011fil, politik ve ahlaki cephede de b\u00fcy\u00fck direni\u015flerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131. Sistem<br \/>\nkar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 da en az sistem kadar kendini yeniliyordu. Sistem k\u00fcreselle\u015ftik\u00e7e,<br \/>\nkar\u015f\u0131t sistem de k\u00fcreselle\u015fiyordu. Bilim \u00fczerindeki hegemonyas\u0131 giderek<br \/>\nk\u0131r\u0131l\u0131yordu. Tarihin ancak d\u00fcnya tarihi olabilece\u011fi, Avrupa\u2019n\u0131n k\u0131sa s\u00fcreli\u011fine<br \/>\nhegemonyas\u0131n\u0131n ancak bu tarihin k\u00fc\u00e7\u00fck bir par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturabilece\u011fi<br \/>\nanla\u015f\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131 Frans\u0131z filozofisi, 1968 Gen\u00e7lik<br \/>\nK\u00fclt\u00fcr Devrimi, Sovyetik sistemin i\u00e7ten \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc, refah devletinin iflas\u0131,<br \/>\npostmodernist aray\u0131\u015flar ve klasik s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fin tasfiyesi sosyal bilimde yeni<br \/>\nbir d\u00f6nemin ba\u015flamas\u0131na zemin sundu. Pozivitizm engelinden ve Avrupa<br \/>\nmerkezcili\u011finden kurtulmu\u015f olarak, hakikat ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 daha olumlu bir seyir<br \/>\nizliyor. Sosyal bilimin sadece kriz ve problem \u00e7\u00f6zmekle yetinmeyip, toplumsal<br \/>\ndo\u011fay\u0131 bir b\u00fct\u00fcn olarak t\u00fcm mek\u00e2n ve zamanlarda ara\u015ft\u0131rma konusu yaparken, bir<br \/>\nyandan esas itibariyle toplumla ba\u011flant\u0131l\u0131 fizik, kimya, biyoloji ve<br \/>\nkozmolojiyle, di\u011fer yandan felsefe, edebiyat ve sanat gibi be\u015feri bilimlere<br \/>\n\u00f6nc\u00fcl\u00fck etmesi, krali\u00e7e bilim rol\u00fcn\u00fc oynamas\u0131 gerekir. Bilimin soya\u011fac\u0131 ancak<br \/>\nsosyal bilimin k\u00f6kenli\u011finde \u00e7izilebilir. Hem a\u015f\u0131r\u0131 par\u00e7alanm\u0131\u015fl\u0131ktan<br \/>\nkurtulunur, hem de \u00e7ok soyut kalma sak\u0131ncas\u0131 giderilmi\u015f olur. Genel krizle birlikte<br \/>\nsosyal bilim alan\u0131ndaki krizin a\u015f\u0131lmas\u0131 \u00f6ncelik ta\u015f\u0131r. Ya\u015fam fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\n\u00f6zg\u00fcrl\u00fck, hakikati \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ara\u015ft\u0131rmas\u0131 olarak yorumlayan bir sosyal bilim,<br \/>\nahlaki ve politik toplumun vazge\u00e7ilmez ayd\u0131nlanma ve geli\u015fme k\u0131lavuzudur. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu \u00e7al\u0131\u015fmada sosyal bilimi \u00f6ncelikle de\u011ferlendirmem \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n<br \/>\nkapsam\u0131yla ilgilidir. Uzun s\u00fcre denedi\u011fim bilimsel sosyalizm retori\u011fi art\u0131k dar<br \/>\ngeliyordu. Liberal retori\u011fin ise t\u00fcm\u00fcyle kar\u015f\u0131s\u0131ndayd\u0131m. Anar\u015fizmi daha<br \/>\nyak\u0131ndan tan\u0131mam olumlu etki b\u0131rakt\u0131  fakat \u00f6n\u00fcmdeki sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemekten<br \/>\nuzakt\u0131. De\u011ferli buldu\u011fumu ba\u015fta belirtti\u011fim baz\u0131 sosyologlar\u0131n katk\u0131lar\u0131<br \/>\n\u00f6nemliydi. Yine de yolumu kendim bulmal\u0131yd\u0131m. Sosyal bilim anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131<br \/>\noturtmadan, di\u011fer iddial\u0131 konulara atlamak do\u011fru olmazd\u0131. Ba\u015ftan belirtti\u011fim<br \/>\ngibi, yapt\u0131\u011f\u0131m bir denemedir  ancak ele\u015ftiriyle ger\u00e7ek yerini bulur. Her \u015feyi<br \/>\nsosyal bilimden bekleyen metafizik ve pozitivist dogmatiklerden olmad\u0131\u011f\u0131ma<br \/>\neminim. Sosyal bilimi \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc tan\u0131mlamam hem bu tehlikeye d\u00fc\u015fmemek, hem de<br \/>\nilgilenenlere kar\u015f\u0131 <span>uyan\u0131k<\/span> ve<br \/>\nd\u00fcr\u00fcst olmak i\u00e7indi. Bunu sa\u011flad\u0131ktan sonra, di\u011fer ana \u00e7al\u0131\u015fma b\u00f6l\u00fcm\u00fc<br \/>\ndemokratik uygarl\u0131k ve modernite oldu. \u00d6nceli\u011fi toplumsal probleme vermem,<br \/>\nuygarl\u0131k sistemini daha iyi tan\u0131mak ve kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 do\u011fru temellendirmek<br \/>\ni\u00e7indi. Kapsaml\u0131 de\u011findi\u011fim kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Di\u011fer sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 ele\u015ftirmem,<br \/>\nb\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir de\u011ferlendirmeye varmak i\u00e7indi. Bilimsel sosyalizmin sistem<br \/>\nkar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tarihte \u00e7ok dar yer tutan ve toplumu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemekten \u00e7ok uzak olan<br \/>\niki s\u0131n\u0131fa dayand\u0131rma y\u00f6ntemini t\u00fcm\u00fcyle reddetmemekle birlikte, be\u015f bin y\u0131ll\u0131k<br \/>\nana nehir geli\u015fmesi olan uygarl\u0131k sistemiyle a\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">E\u011fer diyalektik bir kar\u015f\u0131tl\u0131k aran\u0131yorsa \u2013ki, aranmas\u0131 gerekti\u011fi<br \/>\nkan\u0131s\u0131nday\u0131m-, bunu uygarl\u0131k sistemi kapsam\u0131nda geli\u015ftirmek ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131.<br \/>\nUygarl\u0131klar konusunun bir\u00e7ok de\u011ferli filozof ve sosyologun ara\u015ft\u0131rma konusu<br \/>\noldu\u011funu biliyorum. Yapmak istedi\u011fim bunlara bir yenisini eklemek de\u011fildi<br \/>\nyap\u0131lmayan\u0131 veya b\u00f6l\u00fck p\u00f6r\u00e7\u00fck dokunulan\u0131 sistemlice ve kapsaml\u0131ca tart\u0131\u015fmaya<br \/>\nsunmakt\u0131. Bu konuda K. Marks\u2019\u0131n <strong>Kapital<\/strong><br \/>\ni\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 metodu, yani diyalekti\u011fi uygarl\u0131k i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131 \u00f6zenle<br \/>\nbelirtmeliyim. Bu hususu ke\u015fke Marks ger\u00e7ekle\u015ftirseydi de biz de yararlansayd\u0131k<br \/>\ndiye \u00e7ok serzeni\u015fte bulundum. Fakat bir ustadan al\u0131nacak en iyi destek herhalde<br \/>\ny\u00f6ntemine anlam vermekti. Bunu ne kadar ba\u015fard\u0131\u011f\u0131m\u0131 ilgilenenlerin ele\u015ftirileri<br \/>\nve sosyal pratik belirleyecektir. Ger\u00e7ekten uygarl\u0131k Kapital<span>\u2019de<\/span> <span>belirtildi\u011fi<\/span> gibi u\u00e7, kar\u015f\u0131t grup ve gruplar yarat\u0131r.<br \/>\nBurjuva-proleter kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 bile uygarl\u0131\u011f\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok say\u0131daki<br \/>\nkar\u015f\u0131tl\u0131klardan ancak birisi olabilirdi. Bu anlamda \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131 Karl Marks<br \/>\nkar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 gibi de\u011fil, ciddi ele\u015ftiriler temelinde tamamlamaya \u00e7al\u0131\u015fmak ve<br \/>\ngeli\u015ftirmek olarak yorumlamak daha do\u011frudur diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bir\u00e7ok y\u00f6nden<br \/>\n(tekel, kapital, devlet, ideoloji, pozivitizm, tarih, uygarl\u0131k, pazar, ekonomi,<br \/>\ndemokrasi, devrim, sosyal bilim, \u00f6zellikle iktidar, ulus-devlet, hegemonya,<br \/>\nsistem analizleri vb.) yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131 ve eksiklikleri belirtmem kar\u015f\u0131tl\u0131k olarak<br \/>\nyorumlanmamal\u0131d\u0131r. Di\u011fer sistem kar\u015f\u0131t\u0131 ak\u0131mlarla birlikte hak ettikleri de\u011feri<br \/>\nvermek ve bunun i\u00e7in katk\u0131 yapmak olarak yorumlanmas\u0131 daha do\u011fru olur<br \/>\nkan\u0131s\u0131nday\u0131m. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Daha \u00f6nceki \u00e7al\u0131\u015fma b\u00f6l\u00fcmlerinde uygarl\u0131\u011f\u0131n tahakk\u00fcmc\u00fc ve<br \/>\nistismarc\u0131 (s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc ve s\u00f6m\u00fcrgeci) kanatlar\u0131n\u0131 kabaca \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m.<br \/>\nEldeki bu b\u00f6l\u00fcmlerde ise, bunlara m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca yeniden az de\u011finmek ve as\u0131l<br \/>\na\u011f\u0131r kar\u015f\u0131 kutup olarak demos\u2019a, demokratik uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerine vermek istedim.<br \/>\nT\u00fcm g\u00fcc\u00fcmle bu tarihsel kutbu a\u00e7maya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Bana g\u00f6re tarih en \u00e7ok bu konuda<br \/>\neksik ve yanl\u0131\u015fl\u0131klarla doludur. Hi\u00e7 olmazsa kal\u0131n ve k\u0131rm\u0131z\u0131 bir \u00e7izgiyle dikkat<br \/>\n\u00e7ekmek yine de \u00f6nemliydi. Tarihte as\u0131l \u00e7at\u0131\u015fma bolca sunuldu\u011fu gibi (Son \u00f6rne\u011fi<br \/>\nSamuel P. Huntington\u2019dur) uygarl\u0131klar\u0131n h\u00e2kim gruplar\u0131 aras\u0131nda de\u011fil, kar\u015f\u0131t<br \/>\niki kutbu aras\u0131ndayd\u0131. Elbette h\u00e2kim grup aras\u0131nda da bolca \u00e7eli\u015fkiler ve<br \/>\n\u00e7at\u0131\u015fmalar vard\u0131r. Tekeller her zaman kendi aralar\u0131nda da pasta \u00fczerinde<br \/>\n\u00e7at\u0131\u015f\u0131rlar. Fakat \u00f6nemli olan bu pastan\u0131n kimlerden ve nas\u0131l gasp edildi\u011fiydi.<br \/>\nGer\u00e7ek \u00e7eli\u015fki ve \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n pastay\u0131 \u00fcretenlerle gasp etmek isteyenler aras\u0131nda<br \/>\nolmas\u0131 diyalektik gere\u011fidir. \u00c7ok geni\u015f ara\u015ft\u0131rmalarla derinli\u011fine<br \/>\ntarihselle\u015ftirilmek durumunda <span>olan<\/span><br \/>\nbu konuya k\u0131rm\u0131z\u0131 \u00e7izgi ile ancak dikkat \u00e7ekebilirdim. \u00d6yle de yapt\u0131m. \u0130steyen<br \/>\nistedi\u011fi kadar arayabilir. Var\u0131lacak sonu\u00e7lardan hayal k\u0131r\u0131c\u0131 olunamayaca\u011f\u0131na<br \/>\ninan\u0131yorum. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Modernite kar\u015f\u0131tlar\u0131na da kapsaml\u0131 yer vermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Bunu yeni<br \/>\nsistem \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda yerlerini do\u011fru almalar\u0131 i\u00e7in yapt\u0131m. Sovyetler\u2019in<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fclmesi ile h\u0131zlanan karga\u015fay\u0131 anlaml\u0131 bir yere oturtmak gerekliydi.<br \/>\nUmutsuzluk ise gereksizdi. Reel-sosyalistler ve anar\u015fistler yenilenmeyi bilmeliler.<br \/>\nFeministler ve ekolojistler ise sistem tutturmadan mesafe al\u0131namayaca\u011f\u0131n\u0131 ve<br \/>\nliberalizmin de\u011firmenine su ta\u015f\u0131maktan kurtulamayacaklar\u0131n\u0131 bilmeliydiler. Hem<br \/>\npolitika yapmay\u0131, hem de sistemli olmay\u0131 sa\u011flamadan var\u0131lacak bir hedef<br \/>\nolamazd\u0131. Onlar\u0131 en \u00e7ok bekleyen reel-sosyalist ve anar\u015fist hareketlerin<br \/>\nak\u0131beti idi. K\u00fclt\u00fcrel hareketlere \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131m kan\u0131s\u0131nday\u0131m.<br \/>\nUlus-devlet canavar\u0131n\u0131n pen\u00e7esinden kurtulmaya \u00e7al\u0131\u015fan bu hareketlerin<br \/>\ndemokratik muhtevas\u0131 \u00f6nemliydi. Demokratik modernitenin kapsam\u0131nda tarihsel bir<br \/>\nrol oynayabilirlerdi. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernitenin yeniden in\u015fa sorunlar\u0131 ve g\u00f6revlerine hem<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmlemeci hem de \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici, yani teori-pratik ba\u011flam\u0131nda yakla\u015fmaya \u00f6zen<br \/>\ng\u00f6sterdim. Var\u0131lan sonu\u00e7lar\u0131 \u00e7arp\u0131c\u0131 ilkeler halinde ba\u015far\u0131yla sundu\u011fum<br \/>\nkan\u0131s\u0131nday\u0131m. Demokratik modernitenin ne ge\u00e7mi\u015fin alt\u0131n\u00e7a\u011f aray\u0131\u015f\u0131, ne de<br \/>\ngelece\u011fin \u00fctopik projesi olarak sunulmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bolca sistem kar\u015f\u0131t\u0131<br \/>\nmalzeme vard\u0131, fakat sistemin kendisi yoktu. Konunun mutlaka yeterli anlat\u0131lara<br \/>\nkavu\u015fmas\u0131 gerekti\u011fine inan\u0131yordum. Demokratik modernite ad olarak \u00f6nemli<br \/>\nde\u011fildi  kapsam\u0131 \u00e7ok \u00f6nemliydi. Bunun sistematize edilmesi ise zorunluydu.<br \/>\nYoksa sefaletin felsefesiyle felsefenin sefaletini ya\u015famaktan \u00f6teye<br \/>\ngidilemezdi. \u00c7\u00f6z\u00fcmlemeler bu durumu ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fturup gidermeyi ama\u00e7l\u0131yordu.<br \/>\nEntelekt\u00fcel, ahlaki ve politik alan g\u00f6revleri ise, pratik \u00e7\u00f6z\u00fcmler i\u00e7in<br \/>\nbelirlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. Ya\u015fanan karga\u015fa bu alanlarda da hayli yayg\u0131nd\u0131.<br \/>\nPrati\u011fin \u00fczerine nas\u0131l gidilmesi gerekti\u011finin yeterince a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturuldu\u011fu<br \/>\nkanaatindeyim. \u00d6zellikle ilkesel s\u0131ralamalar\u0131n pratikte yeni ve yarat\u0131c\u0131<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015fmalara yol a\u00e7aca\u011f\u0131na inan\u0131yorum. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n di\u011fer \u00f6nemli bir konusu temel ara\u015ft\u0131rma biriminin<br \/>\nnitelikleriyle ilgiliydi. Pozitivist sosyal bilim bu konuda toplumu do\u011fadaki<br \/>\ndi\u011fer nesneler gibi nesnelle\u015ftirerek genel bir yan\u0131tla cevapland\u0131rmak<br \/>\nkonumundayd\u0131. Bilimsel sosyalizm bu bilim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n sol yans\u0131mas\u0131 olarak<br \/>\n\u015fekillenmi\u015f olup daha kat\u0131 ve olgucuydu. Katk\u0131 niteli\u011finde toplumu \u00fcretim<br \/>\ntarzlar\u0131na g\u00f6re bir s\u0131n\u0131flamaya tabi tuttu. Evrenselci d\u00fcz \u00e7izgisel ilerlemeci<br \/>\npozitivizm sanki mutlak do\u011frularm\u0131\u015f gibi alg\u0131lan\u0131p uyguland\u0131. \u0130lkel, k\u00f6leci,<br \/>\nfeodal, kapitalist ve sosyalist-kom\u00fcnist \u015fekillenme b\u00f6yle ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bunda<br \/>\nbiraz da kadercilik vard\u0131r. Ne de olsa er ge\u00e7 s\u0131ra sosyalizme gelecekti. Bu, dogmatik<br \/>\nyan\u0131 a\u00e7\u0131k bir yakla\u015f\u0131md\u0131. T\u00fcm sosyal eylemlili\u011fe bu zihniyetle yakla\u015fman\u0131n<br \/>\nsonu\u00e7lar\u0131 zannedildi\u011finden \u00e7ok daha a\u011f\u0131r olmu\u015ftur. Ger\u00e7ekle\u015fen sosyalizm de\u011fil,<br \/>\n\u00e7ok ele\u015ftirdikleri ama fark\u0131nda olmadan en \u00e7ok hizmet etmek durumunda<br \/>\nkald\u0131klar\u0131 k\u00fcresel kapitalizm oldu. Rus devlet kapitalizminin sisteme en az<br \/>\nas\u0131rl\u0131k \u00f6m\u00fcrler kazand\u0131rmas\u0131 herhalde bu ger\u00e7e\u011fi do\u011frular niteliktedir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">T\u00fcm \u00e7al\u0131\u015fma boyunca temel ara\u015ft\u0131rma birimi olan toplumsal do\u011fan\u0131n<br \/>\n(ikinci do\u011fa) esas varolu\u015f hali oldu\u011funa inand\u0131\u011f\u0131m veya tespit etmeye,<br \/>\ntan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m ahlaki ve politik toplumu se\u00e7enek olarak ald\u0131m.<br \/>\nKan\u0131tlar\u0131m (arg\u00fcman) olarak \u00fcretim tarz\u0131, s\u0131n\u0131f, devlet, ideoloji, teknik gibi<br \/>\ns\u00fcrekli de\u011fi\u015fen ve her toplumda \u00e7ok farkl\u0131 ger\u00e7ekle\u015fen olgular\u0131n ger\u00e7eklik pay\u0131<br \/>\nolsa bile, bunlar\u0131n temel ara\u015ft\u0131rma konusunu te\u015fkil edecek a\u011f\u0131rl\u0131kta<br \/>\nolmad\u0131klar\u0131na ili\u015fkindi.<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">D\u00fcnya sistem ve uygarl\u0131k analizlerini ise, tek yanl\u0131 kapal\u0131 \u00e7ember<br \/>\nyorumlar olarak ele\u015ftirdim. \u0130nsan t\u00fcr\u00fc var olmaya devam ettik\u00e7e hep<br \/>\nniteliklerini ya\u015fayaca\u011f\u0131, ya\u015famak zorunda oldu\u011fu toplumsal do\u011fan\u0131n ahlaki ve<br \/>\npolitik toplum oldu\u011funu, bundan vazge\u00e7emeyece\u011fini, vazge\u00e7mesi halinde bunun<br \/>\ntoplumun par\u00e7alanmas\u0131 ve da\u011f\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelece\u011fini g\u00f6stermeye ve<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Uygarl\u0131k tarihi boyunca ahlaki ve politik toplum, sermaye<br \/>\nve iktidar a\u011flar\u0131 ku\u015fatmas\u0131nda \u00e7ok a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131l\u0131p da\u011f\u0131lmaya ve \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclmeye terk<br \/>\nedilse de, toplumlar\u0131n her zaman bir yolunu bulup zay\u0131f da olsa ahlaki ve<br \/>\npolitik niteliklerini koruyarak yan\u0131t vermeye veya direni\u015f halinde ya\u015famaya<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 geni\u015f \u00f6rnekler listesiyle birlikte kan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m.<br \/>\nKapitalizmin (modernitenin) toplumu saran sermaye ve iktidar a\u011flar\u0131n\u0131n en ince<br \/>\ng\u00f6zeneklerine kadar (ulus-devlet, end\u00fcstriyalizm, \u00f6zellikle medya ara\u00e7lar\u0131,<br \/>\neklektik ideoloji, g\u00fcvenlik te\u015fkilatlar\u0131, i\u00e7ten s\u00f6m\u00fcrgecilik, kad\u0131na a\u015f\u0131r\u0131<br \/>\ny\u00fcklenim vb. etkenlerle) yay\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, bunlar\u0131n ayn\u0131 oranda kar\u015f\u0131 bir<br \/>\ntepkiye neden olduklar\u0131n\u0131, her toplumsal birim ve bireyde direni\u015f olanaklar\u0131 ve<br \/>\nya\u015fam alternatiflerine yol a\u00e7t\u0131klar\u0131n\u0131, a\u00e7mak zorunda olduklar\u0131n\u0131 kapsaml\u0131ca<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Ahlaki ve politik toplumun elbette sabit olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131,<br \/>\ntarih \u00f6ncesinden beri geli\u015fmesini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ortaya koydum. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Klan, kabile, aile, a\u015firet konfederasyonu, hiyerar\u015fiye u\u011frama,<br \/>\ndevlet b\u00f6l\u00fcnmesini ya\u015fama, tar\u0131m-k\u00f6y toplumundan \u015fehir toplumuna,<br \/>\nulusal-end\u00fcstriyel topluma ge\u00e7i\u015f, az veya \u00e7ok kutupla\u015fmalar bi\u00e7imindeki bu<br \/>\ngeli\u015fmeler kesintisiz olmu\u015ftur. Uygarl\u0131k s\u00fcrecinin ise merkez-\u00e7evre,<br \/>\nhegemonya-rekabet ve y\u00fckseli\u015f-al\u00e7al\u0131\u015f krizleri halinde kesintisiz karakterde<br \/>\ngeli\u015fti\u011fi \u015feklindeki g\u00f6r\u00fc\u015flere de kat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. T\u00fcm bu geli\u015fmelere<br \/>\nra\u011fmen, ahlaki ve politik toplumun ortadan kald\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131  \u00f6zg\u00fcrl\u00fck,<br \/>\ne\u015fitlik ve demokratiklik e\u011filimini hep koruyaca\u011f\u0131n\u0131  entelekt\u00fcel, ahlaki ve<br \/>\npolitik g\u00f6revlerin i\u00e7 i\u00e7e kavran\u0131p yerine getirilmesiyle bu niteliklerin<br \/>\nazamice ya\u015famsall\u0131k kazanaca\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye ve \u00e7\u00f6zmeye (teorik-pratik olarak)<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Kapitalist modernitenin sermayecilik, end\u00fcstricilik ve<br \/>\nulus-devlet\u00e7ilik temelinde varolu\u015f kazanmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, demokratik<br \/>\nmodernitenin demokratik kom\u00fcnalite, eko-end\u00fcstriyel ve demokratik ulus olarak<br \/>\nvarolu\u015f kazanabilece\u011fini de kapsaml\u0131ca \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye ve \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m.<br \/>\nDemokratik kom\u00fcnaliteyi homojen bir toplum e\u015fit\u00e7ili\u011fi olarak de\u011fil, tek bir<br \/>\nki\u015fiden milyonlarca ki\u015fiye kadar nicelik kazan\u0131p, ahlaki ve politik toplum<br \/>\nniteli\u011fini ta\u015f\u0131yan her t\u00fcr topluluk (kad\u0131ndan erkek toplulu\u011funa, spor ve<br \/>\nsanattan end\u00fcstriye, entelekt\u00fcellerden \u00e7obanlara, kabileden \u015firketlere, aileden<br \/>\nuluslara, k\u00f6yden kentlere, yerelden k\u00fcreselli\u011fe, klandan k\u00fcresel topluma kadar<br \/>\nher t\u00fcr toplum) olarak tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Eko-end\u00fcstriyel toplum ger\u00e7e\u011fini,<br \/>\nk\u00f6y-tar\u0131m toplumuyla kent end\u00fcstrisi toplumunun birbirini besledi\u011fi ve<br \/>\nekolojiye kesin uyarlanm\u0131\u015f eko-end\u00fcstriyel topluluklar olarak tan\u0131mlad\u0131m.<br \/>\nDemokratik ulusu ise, temel politik bi\u00e7im olan demokratik konfederalist<br \/>\nuygulamalarla etnisiteden dine, kentsel, yerel, b\u00f6lgesel ve ulusal topluluklara<br \/>\nkadar her t\u00fcr k\u00fclt\u00fcrel varolu\u015flar\u0131n demokratik \u00f6zerk siyasi olu\u015fumlar halinde<br \/>\nolu\u015fturacaklar\u0131 yeni bir ulus t\u00fcr\u00fc, daha do\u011frusu ulus-devlet\u00e7i canavarlara<br \/>\nkar\u015f\u0131 \u00e7ok kimlikli, \u00e7ok k\u00fclt\u00fcrl\u00fc ve \u00e7ok siyasi olu\u015fumlu ulus olarak tan\u0131mlay\u0131p<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye ve \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernitenin bu yap\u0131sal kurulu\u015flar temelinde tarihteki<br \/>\nmiras\u0131yla modernite d\u00f6neminin sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n tecr\u00fcbesini birle\u015ftiren<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcm g\u00fcc\u00fc y\u00fcksek bir se\u00e7enek oldu\u011funu ve daha da geli\u015ferek ba\u015fat olaca\u011f\u0131n\u0131<br \/>\nderinlikli ve tekrarlay\u0131c\u0131 bi\u00e7imde vurgulay\u0131p sunmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Uygarl\u0131k ve modernite kutupla\u015fmas\u0131n\u0131 \u00e7at\u0131\u015fma ve istismar (s\u00f6m\u00fcrme<br \/>\nve s\u00f6m\u00fcrgecilik) d\u0131\u015f\u0131nda, ayr\u0131ca \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131zl\u0131k ve bar\u0131\u015f olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da<br \/>\n\u00f6nemle \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. S\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir bir bar\u0131\u015f\u0131n imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 ve<br \/>\nko\u015fullar\u0131n\u0131 de\u011ferlendirmek \u00f6nemli bir konu te\u015fkil edip b\u00fcy\u00fck hassasiyet ister.<br \/>\nUygarl\u0131k s\u00fcrecinin bu y\u00f6nl\u00fc zengin bir mirasa sahip oldu\u011fu bilinmektedir.<br \/>\nBar\u0131\u015fa sava\u015ftan daha \u00e7ok kutsall\u0131k ve y\u00fccelik atfedildi\u011fi d\u00f6nemler ve<br \/>\nuygulamalar da \u00e7ok olmu\u015ftur. Modernite d\u00f6neminde de sava\u015f ve bar\u0131\u015f adeta i\u00e7 i\u00e7e<br \/>\nya\u015fanan g\u00fcndelik uygulamalar d\u00fczeyinde ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle yok edici<br \/>\ndiyalektik anlay\u0131\u015f\u0131n yerine, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 besleyici bir diyalekti\u011fin de pek\u00e2l\u00e2<br \/>\nm\u00fcmk\u00fcn olabilece\u011fi, en az\u0131ndan diyalektik s\u00fcre\u00e7lerin ne yaln\u0131z ba\u015f\u0131na yok<br \/>\nedicilik ne de yaln\u0131z kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 besleyicilik oldu\u011fu, iki anlay\u0131\u015f veya<br \/>\nger\u00e7eklik aras\u0131nda geni\u015f ve karma\u015f\u0131k bir yelpazenin ya\u015fanabilece\u011fi s\u00fcrece katk\u0131<br \/>\nsa\u011flay\u0131c\u0131 bir anlay\u0131\u015f, bir unsur te\u015fkil etmi\u015ftir. Do\u011fal ger\u00e7ekli\u011fin ne vah\u015fi<br \/>\nkapitalizmden kalma Darwinist g\u00fc\u00e7l\u00fcn\u00fcn ya\u015fam felsefesiyle ne de \u00e7eli\u015fkisiz<br \/>\nya\u015fand\u0131\u011f\u0131na dair eski metafizik kal\u0131plarla i\u015fledi\u011fi, tersine \u00e7ok zengin, gergin<br \/>\nve olu\u015fturucu bir mahiyet sundu\u011fu geli\u015fen bilimin de sayesinde daha iyi ve<br \/>\ndo\u011fru anla\u015f\u0131labilmektedir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bar\u0131\u015f s\u00fcre\u00e7lerini t\u00fcm\u00fcyle evrimcilik olarak yorumlamak ne kadar<br \/>\nyanl\u0131\u015fsa, sava\u015f s\u00fcre\u00e7lerini yeniyi do\u011furan ebeler olarak yorumlamak da o denli<br \/>\nyanl\u0131\u015ft\u0131r. Sermaye ve iktidar tekelleri aras\u0131ndaki sava\u015flar, elleri alt\u0131ndaki<br \/>\npastan\u0131n b\u00fcy\u00fct\u00fclmesi ve k\u00fc\u00e7\u00fclt\u00fclmesiyle ilgilidir. Bar\u0131\u015fla pek alakalar\u0131<br \/>\nyoktur. Ger\u00e7ek bar\u0131\u015f uygarl\u0131\u011f\u0131n iki kar\u015f\u0131t g\u00fcc\u00fc aras\u0131nda (Bu, iki s\u0131n\u0131f<br \/>\naras\u0131ndan ba\u015flay\u0131p, \u00e7ok \u00e7e\u015fitli kabile, a\u015firet, kavim, ulus, tabaka, dini<br \/>\ncemaat, k\u00fclt\u00fcrel ak\u0131mlar ve ekonomik gruplara kadar \u00e7ok geni\u015f bir yelpazeyi<br \/>\nkapsar) birbirlerinin varolu\u015flar\u0131n\u0131, kimliklerini, \u00f6zerk y\u00f6netim haklar\u0131n\u0131<br \/>\nkabul etmeye dayan\u0131r. \u00c7at\u0131\u015fman\u0131n taraflara daha \u00e7ok zarar verdi\u011fi kabul<br \/>\ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnde bar\u0131\u015f olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 belirir. Diyalog ve uzla\u015fma niyetleriyle sonu\u00e7<br \/>\nal\u0131nmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Gerek yerel ve k\u00fcresel planda, gerek ulus-i\u00e7i ve uluslar<br \/>\naras\u0131nda bu y\u00f6nde \u00e7ok say\u0131da \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n bar\u0131\u015fla sonu\u00e7land\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir.<br \/>\nM\u00fchim olan, taraflar\u0131n kimlik ve onurunu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan ko\u015fullardaki bir<br \/>\nanla\u015fmad\u0131r. Bu olduktan sonra, her d\u00fczeyde ve her hacimdeki toplum, grup ve<br \/>\nhatta bireyler aras\u0131nda bar\u0131\u015f m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k tarihini kar\u015f\u0131t kutuplar olarak<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zda anl\u0131yoruz ki, daha uzun s\u00fcre iki kutupluluk halinde<br \/>\nbirlikte ya\u015fanacakt\u0131r. Kutuplar\u0131n birbirlerini k\u0131sa s\u00fcrede yok etmeleri m\u00fcmk\u00fcn<br \/>\ng\u00f6r\u00fcnmemektedir. Ayr\u0131ca diyalektik olarak da bu ger\u00e7ek\u00e7i g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Reel<br \/>\nsosyalizmin bu y\u00f6ndeki acelecili\u011fi, uygarl\u0131k ve moderniteyi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeden<br \/>\ngiri\u015fti\u011fi sistem denemesi kendi \u00e7\u00f6z\u00fclmesiyle sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6nemli olan, iki<br \/>\nkutuplulu\u011fu t\u00fcm teorik-pratik \u00e7al\u0131\u015fmalarda g\u00f6z \u00f6n\u00fcne getirmek, h\u00e2kim istismarc\u0131<br \/>\nkutup i\u00e7inde erimemek, kendi \u00f6z sistemati\u011fi olarak demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131 ve<br \/>\nmoderniteyi ad\u0131m ad\u0131m onun i\u00e7inde yeni in\u015fac\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmayla da s\u00fcrekli<br \/>\ngeli\u015ftirmektir. T\u00fcm devrimsel ve evrimsel y\u00f6ntemlerle sistemimizi ne kadar<br \/>\ngeli\u015ftirirsek, \u2018s\u00fcre\u2019 ve \u2018mek\u00e2n\u2019 sorunlar\u0131n\u0131 da o denli olumlu olarak<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmleyip kal\u0131c\u0131la\u015ft\u0131rabiliriz. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik modernite, temel unsurlar\u0131 ger\u00e7ek bar\u0131\u015fa yatk\u0131n olan<br \/>\nbir sistemdir. Demokratik ulus anlay\u0131\u015f\u0131 en k\u00fc\u00e7\u00fck bir ulusal topluluktan bir<br \/>\nd\u00fcnya ulusuna kadar a\u00e7\u0131k \u00e7\u00f6z\u00fcmleyicili\u011fiyle ayn\u0131 zamanda de\u011feri \u00e7ok y\u00fcksek bir<br \/>\nbar\u0131\u015f se\u00e7ene\u011fi olu\u015fturmaktad\u0131r. Eko-end\u00fcstri unsuruyla hem toplum i\u00e7i<br \/>\nend\u00fcstrinin verimli kullan\u0131m\u0131 ile ba\u015fta i\u015fsizlik, yoksulluk ve a\u00e7l\u0131k olmak<br \/>\n\u00fczere, modernitenin topluma kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131n\u0131n bir nevi sonu\u00e7lar\u0131 olan a\u011f\u0131r<br \/>\ntoplumsal sorunlar \u00e7\u00f6z\u00fcm yoluna girmekte  hem de end\u00fcstriyalizmin \u00e7evreye kar\u015f\u0131<br \/>\na\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sava\u015f\u0131 sona erdirip toplum-\u00e7evre bar\u0131\u015f\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmektedir.<br \/>\nDemokratik kom\u00fcnalite unsuru ise, her toplum birim ve bireyine ahlaki ve<br \/>\npolitik toplum olabilme se\u00e7ene\u011fini sunarak, en radikal bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131<br \/>\nsunabilmektedir. A\u00e7\u0131k ki, demokratik modernite sistem olarak geli\u015ftik\u00e7e, onurlu<br \/>\nbir bar\u0131\u015f imk\u00e2n\u0131 \u00e7ok daha fazla geli\u015febilmektedir. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu noktada hem bir uyar\u0131y\u0131, hem bir \u00f6zr\u00fc bir kez daha<br \/>\nbelirtmeliyim: Ahlaki ve politik toplumla demokratik kom\u00fcnalite ve demokratik<br \/>\ntoplum kavramlar\u0131n\u0131 e\u015fde\u011fer, \u00f6zde\u015f tutmaktay\u0131m. Anlam zenginli\u011fi i\u00e7in<br \/>\ngerekti\u011finde her \u00fc\u00e7 kavrama da ba\u015fvurmaktan \u00e7ekinmedim. A\u00e7\u0131k ki, ahlaki ve<br \/>\npolitik toplum demokratik kom\u00fcnalite ile daha \u00e7ok demokratik sosyalizmi,<br \/>\ntoplumsal e\u015fitli\u011fi, ama farkl\u0131l\u0131klar temelinde e\u015fitli\u011fi \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r.<br \/>\nFarkl\u0131l\u0131klar temelinde e\u015fitlik anlay\u0131\u015f\u0131, homojenli\u011fi ifade eden reel-sosyalist<br \/>\nanlam\u0131ndan farkl\u0131d\u0131r. Dikkat \u00e7ekmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan buna Firavun Sosyalizmi deme<br \/>\ngere\u011fi duydum. Demokratik toplum kavram\u0131 ile de ahlaki ve politik toplumun hem<br \/>\ne\u015fitlik, hem \u00f6zg\u00fcrl\u00fck i\u00e7eren karakterini vurgulamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. \u015e\u00fcphesiz \u00f6zde\u015f<br \/>\nolan bu kavramlar\u0131 ayn\u0131la\u015ft\u0131rmamak gerekir. Zenginlikle bunu kastediyorum.<br \/>\nAyn\u0131la\u015ft\u0131rmak fakirle\u015ftirmektir. \u0130lgilenenleri, \u00e7ok s\u0131k ge\u00e7en bu kavram<br \/>\nkullan\u0131mlar\u0131 ile ilgili \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015fmemeleri i\u00e7in uyarmakla birlikte, ba\u015fka<br \/>\nt\u00fcrl\u00fc terminoloji geli\u015ftiremedi\u011fim i\u00e7in \u00f6z\u00fcr dilememi anlay\u0131\u015fla<br \/>\nkar\u015f\u0131layacaklar\u0131n\u0131 umuyorum. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Demokratik moderniteyi sadece kapitalist modernitenin \u00fc\u00e7 temel<br \/>\nunsuruna (kapitalizm, end\u00fcstriyalizm ve ulus-devlet) kar\u015f\u0131l\u0131k \u00fc\u00e7 temel unsur<br \/>\nolan ahlaki ve politik toplum, demokratik kom\u00fcnalite, demokratik sosyalizm,<br \/>\ndemokratik toplum, eko-end\u00fcstriyel toplum ve demokratik konfederal toplum<br \/>\nolarak nitelemekle yetinmedim. \u0130lgili b\u00f6l\u00fcmde sergilemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m gibi, \u00e7ok<br \/>\ndaha zengin bir nitelikler demetiyle de tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Toplumsal soruna<br \/>\nili\u015fkin sayd\u0131\u011f\u0131m on iki temel sorun unsuru, ayn\u0131 zamanda demokratik<br \/>\nmodernitenin on iki \u00e7\u00f6z\u00fcmsel niteli\u011fini a\u00e7\u0131klar. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Bu \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131n <strong>\u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi<\/strong> ad\u0131yla<br \/>\nyay\u0131nlanabilece\u011fini s\u0131k\u00e7a vurgulam\u0131\u015ft\u0131m. Sosyal bilimi tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken,<br \/>\nesas amac\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck se\u00e7ene\u011fini geli\u015ftirmek olmas\u0131 gerekti\u011fini \u00f6nemle<br \/>\nbelirttim. Zaten problem \u00e7\u00f6zmenin bir anlamda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sa\u011flamak olaca\u011f\u0131 da<br \/>\neklenince, sosyal bilime amac\u0131 kapsam\u0131nda \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi demenin bir<br \/>\nsak\u0131ncas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m. En az\u0131ndan \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc  problem \u00e7\u00f6zme<br \/>\nve ya\u015fam fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n\u0131 geli\u015ftirme boyutlu sosyolojik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 bu ad ile<br \/>\nyay\u0131nlaman\u0131n isabetli olaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u015e\u00fcphesiz sosyolojinin kapsam\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck<br \/>\nile s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. Karma\u015f\u0131k bir toplumsal yelpazeyle (tarih \u00f6ncesi toplum,<br \/>\nhiyerar\u015fi, s\u0131n\u0131f, devlet, kent, uygarl\u0131k, sermaye, ekonomi, iktidar, demokrasi,<br \/>\nsanat, din, felsefe, bilim, politika, sava\u015f, strateji, \u00f6rg\u00fctlenme, kurumla\u015fma,<br \/>\nideoloji, ekoloji, jineoloji, teoloji, eskataloji vb.) u\u011fra\u015fmas\u0131 gerekti\u011fi<br \/>\nbilinmektedir. Fakat bu \u00e7al\u0131\u015fmayla \u00f6nemle vurgulad\u0131\u011f\u0131m husus olarak, ahlaki ve<br \/>\npolitik toplumun \u00e7ok par\u00e7alara ayr\u0131larak inceleme ve ara\u015ft\u0131rmalara konu<br \/>\nedilmesinin \u00f6nemli sak\u0131ncalar i\u00e7erdi\u011fine, bunun olumludan ziyade olumsuz<br \/>\nsonu\u00e7lara daha \u00e7ok yol a\u00e7abilece\u011fine ili\u015fkin kanaatimi belirtmi\u015ftim. Toplumsal<br \/>\ndo\u011fan\u0131n tarihsellik ve b\u00fct\u00fcnsellik i\u00e7inde incelenme ve ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n en<br \/>\ndo\u011fru y\u00f6ntem oldu\u011funa g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131 belirtmi\u015ftim. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Savunmam\u0131n bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcne son verirken, Sokrates ve Zerd\u00fc\u015ft\u2019ten iki<br \/>\nyorumla tamamlamak isterim. Bilindi\u011fi \u00fczere Sokrates\u2019in s\u0131k\u00e7a kulland\u0131\u011f\u0131 deyim<br \/>\n\u201cKendini bil  idi. Kendini bilmeyenlerin pek bir \u015fey \u00f6\u011frenemeyeceklerini,<br \/>\nbilemeyeceklerini vurgulamak istemi\u015f olsa gerek. Ben insan\u0131n, bilimce<br \/>\na\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 kadar\u0131yla zaman bak\u0131m\u0131ndan en az\u0131ndan on be\u015f milyar y\u0131l \u00f6ncesi<br \/>\nger\u00e7ekle\u015fti\u011fi idea edilen b\u00fcy\u00fck patlamadan (big-bang) bu yana t\u00fcm evrene<br \/>\nyay\u0131lm\u0131\u015f ger\u00e7ekli\u011fin toplam\u0131 oldu\u011funa inan\u0131yorum. Bunu seziyor ve biliyorum. Bu<br \/>\nanlamda kendini bilmek, t\u00fcm zaman\u0131 ve evreni bilmekle \u00f6zde\u015ftir. Sokrates ayr\u0131ca<br \/>\n\u00fcnl\u00fc savunmas\u0131nda Atina\u2019n\u0131n (ink\u00e2r etti\u011fi idea edilen) tanr\u0131lar\u0131ndan de\u011fil,<br \/>\nkendisine zaman zaman gelen ilham perilerinden, \u2018daimonlar\u2019dan bahsetmi\u015fti. Bu,<br \/>\nsezgi ve i\u00e7 yo\u011funla\u015fmayla kendini bilme oluyor. Bir nevi peygamber tarz\u0131<br \/>\n\u00f6\u011frenme ve haber vermedir. Bunun putperestlikten daha ileri bir \u00f6\u011frenme tarz\u0131<br \/>\noldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Benim sezgi g\u00fcc\u00fcm\u00fcn veya \u2018daimonlar\u2019\u0131m\u0131n bana da \u201cNe ararsan<br \/>\nkendinde bul  uyar\u0131s\u0131n\u0131 ald\u0131ktan sonra, bu sat\u0131rlara b\u00f6yle y\u00fcklenmekten kendimi<br \/>\nal\u0131koyamad\u0131m. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Zerd\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn yorumu daha etkileyiciydi. Rivayet edilir ki, Zerd\u00fc\u015ft,<br \/>\n\u00e7ok tutkunu oldu\u011fu Zagros da\u011flar\u0131nda g\u00fcne\u015f t\u00fcm parlakl\u0131\u011f\u0131 ile do\u011farken bir ses<br \/>\nduyar. O sese \u015f\u00f6yle ba\u011f\u0131r\u0131r: \u201cS\u00f6yle, sen kimsin?  Tanr\u0131yla b\u00f6yle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131p<br \/>\nhesapla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7iminde bir yorumdur bu. Ben ise, Onun binlerce y\u0131l Zagros<br \/>\nhalk\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne y\u00f6nelmi\u015f S\u00fcmerik tanr\u0131-krallar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ile ilgili bir<br \/>\nhesapla\u015fmaya giri\u015fti\u011fi kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Bir nevi uygarl\u0131\u011f\u0131n kendisi olan bu<br \/>\nkral-tanr\u0131lar\u0131n kutsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorgulay\u0131p<strong> <\/strong><span>Zerd\u00fc\u015fti<\/span> ahlak devrimini<br \/>\nger\u00e7ekle\u015ftirir. Ayd\u0131nl\u0131k-karanl\u0131k, iyilik-k\u00f6t\u00fcl\u00fck ikilemi bi\u00e7imindeki devrimdir<br \/>\nbu. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Kesinlikle kendimle ilgili abartmalardan nefret ederim. B\u00fct\u00fcn<br \/>\nsadeli\u011fimle anla\u015f\u0131lmak ve dost olmak benim i\u00e7in bir tutkudur. G\u00fcn ge\u00e7tik\u00e7e daha<br \/>\niyi anlad\u0131m ki, ya\u015fam\u0131 t\u00fcm sadeli\u011fi i\u00e7inde bir dostluk t\u00f6reni-\u015f\u00f6leni olarak<br \/>\ntutkuyla kar\u015f\u0131layan ki\u015fili\u011fim, \u00fczerime kim geldiyse kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. \u00dczerime<br \/>\ngeldiklerinde onlar\u0131 sorgulamam biraz Zerd\u00fc\u015ftvariydi: \u201cSiz kimsiniz?  Demek ki<br \/>\nbu sat\u0131rlar bir yandan kendimi bilmemle \u00f6\u011frendiklerimi, di\u011fer yandan \u00fczerime<br \/>\ngelenleri \u201cSiz kimsiniz?  sorgulamalar\u0131 ile olu\u015fan bilin\u00e7 birikimimi<br \/>\nyans\u0131t\u0131yor. <\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">Hem kendimi hem de binbir k\u0131l\u0131kl\u0131 uygarl\u0131k kutsallar\u0131n\u0131<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmlemek, zor ko\u015fullar\u0131n da \u00e7\u00f6z\u00fclmesi anlam\u0131na geliyor. Uygarl\u0131k kutsallar\u0131<br \/>\nhi\u00e7bir ahlaki ve politik s\u0131n\u0131r tan\u0131madan \u00fczerimden ge\u00e7meye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken bu<br \/>\nsat\u0131rlarla kendilerini sorgulamam, beni tutkulu bir \u015f\u00f6len havas\u0131 i\u00e7inde ki\u015fili\u011fim,<br \/>\ngeleneklerim, halk\u0131m, b\u00f6lgem, insanl\u0131\u011f\u0131m ve evrenimle tan\u0131\u015ft\u0131rd\u0131. Tan\u0131\u015fmak, <span>fark\u0131nda<\/span> olmakt\u0131r. Bu ise ya\u015fam\u0131<br \/>\nolanca zenginli\u011fi i\u00e7inde korkusuzca ya\u015famak ve g\u00fc\u00e7l\u00fc savunmakt\u0131r!<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00a0<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: left text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013<br \/>\nwww.lekolin.info<\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: justify text-indent: 17.1pt\" class=\" \"><span style=\" \">\u00a0<\/span><\/p>\n<p class=\" \">\u00a0<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n<p>A- Entelekt\u00fcel<br \/>\nG\u00f6revler1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-B- Ahlaki G\u00f6revler12345678\u00a0C- Politik G\u00f6revler\u00a01-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-11\u2013 SONU\u00c7<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Demokratik modernite kavram\u0131 ne \u2018alt\u0131n \u00e7a\u011fdan\u2019 haber verme giri\u015fimidir, ne de gelece\u011fe ili\u015fkin bir \u2018cennet \u00fctopyas\u0131\u2019d\u0131r. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":4074,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-4073","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4073","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4073"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4073\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4074"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4073"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4073"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4073"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}