{"id":4310,"date":"2020-03-15T01:10:17","date_gmt":"2020-03-14T22:10:17","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/merkezi-uygarlik-sisteminde-dinsel-direnis-veya-sinif-savaslari\/"},"modified":"2020-03-15T01:10:17","modified_gmt":"2020-03-14T22:10:17","slug":"merkezi-uygarlik-sisteminde-dinsel-direnis-veya-sinif-savaslari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/merkezi-uygarlik-sisteminde-dinsel-direnis-veya-sinif-savaslari\/","title":{"rendered":"Merkezi Uygarl\u0131k Sisteminde Dinsel Direni\u015f Veya S\u0131n\u0131f Sava\u015flar\u0131"},"content":{"rendered":"<p>07 \u015eubat 2013 Per\u015fembe Saat 15:29<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Uygarl\u0131k sistemleri s\u0131n\u0131f ve tabaka yap\u0131l\u0131d\u0131r. S\u0131n\u0131fla\u015fma ve tabakala\u015fman\u0131n hem \u00fcr\u00fcn\u00fc hem de h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2697-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Uygarl\u0131k sistemleri s\u0131n\u0131f ve tabaka yap\u0131l\u0131d\u0131r. S\u0131n\u0131fla\u015fma ve tabakala\u015fman\u0131n hem \u00fcr\u00fcn\u00fc hem de h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. \u00d6nemli olan s\u0131n\u0131f olgusunun tespitinden ziyade, olu\u015fum bi\u00e7imleri ve nas\u0131l i\u015flevsel k\u0131l\u0131nd\u0131klar\u0131d\u0131r. S\u0131n\u0131f ger\u00e7ekli\u011finde kimlikler hi\u00e7bir zaman \u00e7\u0131plak bi\u00e7imde \u201cBen s\u0131n\u0131f\u0131m  diye kendini yans\u0131tmaz. \u00d6zellikle Marksist s\u0131n\u0131f terminolojisi ile s\u0131n\u0131f ger\u00e7ekli\u011fi do\u011fru sunulamaz. Pozitivizmin bilimcilik yakla\u015f\u0131mlar\u0131 t\u00fcm sosyolojik olgular, olaylar ve ili\u015fkilerde oldu\u011fu gibi s\u0131n\u0131f olgusu ve ili\u015fkilenmelerinde de k\u00f6rle\u015ftirici ve sapt\u0131r\u0131c\u0131 rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Marksizm modernitenin bu y\u00f6nl\u00fc etkisini derinli\u011fine ya\u015fa-maktan kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n temel nedenlerinden birinin bu yakla\u015f\u0131mla ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 hala kavrayamam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Sosyal s\u0131n\u0131f ve tabakalar sorunu hem kavramsal-teorik hem de siyasal-pratik y\u00f6nden \u00f6nemini korumaktad\u0131r. \u0130deolojik ve pratik a\u00e7\u0131dan k\u00f6kl\u00fc bi\u00e7imde yenilenmeleri gerektirmektedir. Kendi ba\u015f\u0131na burjuva-proleter analizleri tarihte olup bitenleri s\u0131n\u0131fsal a\u00e7\u0131dan da do\u011fru sunamaz. Pratik ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k (reel sosyalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan) tarihsel anlay\u0131\u015fla da ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Pozitivist Marksist s\u0131n\u0131f tahlilleri Marksizm\u2019in \u00e7ok\u00e7a ele\u015ftirdi\u011fi klasik dinlerin a\u00e7\u0131klamalar\u0131ndan pek farkl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, Marksistler de dinlerden daha ba\u015far\u0131s\u0131z kalmalar\u0131n\u0131n nedenlerini kavramaktan uzakt\u0131rlar. Sovyet deneyimi \u015fu benzetmeyi kan\u0131tlad\u0131: Y\u00fcz katl\u0131 bina in\u015fa edebilirsiniz, ama temelleri do\u011fru at\u0131lmam\u0131\u015fsa bir g\u00fcnde \u00e7\u00f6kmesini engelleyemezsiniz. Bu t\u00fcr bir ger\u00e7ekli\u011fin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 kimse ink\u00e2r edemez. Yakla\u015f\u0131m \u00e7ok idea edildi\u011fi gibi bilimsel de\u011fildi. Olsayd\u0131, bu t\u00fcr \u00e7\u00f6z\u00fclmeler olmazd\u0131. Reel sosyalist deneyimlerin dinsel yakla\u015f\u0131mlardan bile daha ba\u015far\u0131s\u0131z olduklar\u0131na ili\u015fkin \u00e7arp\u0131c\u0131 di\u011fer bir \u00f6rnek Afganistan Kom\u00fcnist Partisi\u2019nin ba\u015f\u0131na gelenlerdir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k dinci Taliban hala g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ve m\u00fcessisi ABD ve m\u00fcttefikleriyle sava-\u015fabiliyor. <\/p>\n<p>Toplumsal do\u011faya nas\u0131l bakmal\u0131? Bu konuda y\u00f6ntem a\u00e7\u0131s\u0131ndan bile b\u00fcy\u00fck sorunlar ya\u015fanmaktad\u0131r. Denenen t\u00fcm y\u00f6n-temler tarihin en b\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131m sava\u015flar\u0131na, krizlerine, \u00e7evre, i\u015fsizlik ve a\u00e7l\u0131k sorunlar\u0131na \u00e7\u00f6z\u00fcm getirememi\u015flerdir. Belki y\u00f6ntem sahiplerinin bunda ne sorumlulu\u011fu var diye sorulabilir. \u015eu cevab\u0131 vermek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: Sosyal ger\u00e7eklik bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr. Bilim cephesi de en az sava\u015f cephesi kadar t\u00fcm geli\u015fmelerden sorumludur. E\u011fer bu sorumlulu\u011fu duymuyorsa, zaten bilim ahl\u00e2k\u0131ndan yoksun demektir  sistemin basit bir arac\u0131d\u0131r. O zaman s\u0131n\u0131f sava\u015flar\u0131 hakk\u0131nda konu\u015fma bir yana, bilimsellik ideas\u0131nda bulunma hakk\u0131 dahi olamaz. Bilimin en temel vasf\u0131 do\u011fruluk ideas\u0131d\u0131r. Bilim ahl\u00e2k\u0131n\u0131n tarihsel abidesi olan Bruno\u2019yu (M.S. 1600\u2019de Roma\u2019da yak\u0131lan G. Bruno) bu konuda \u00f6rnek olarak sunman\u0131n tam yeridir. Do\u011fruluk inanc\u0131n\u0131 yak\u0131lma pahas\u0131na savunmadan, bilim a\u015fk\u0131ndan (Bilim insan\u0131n\u0131n olmazsa olmaz\u0131d\u0131r) asla bahsedilemez. Bilim a\u015fk\u0131 olmadan da bilim insan\u0131 olunamaz. Hallac-\u0131 Mansur daha farkl\u0131 bir \u00f6rnek olarak sunulabilir. D\u00f6nemindeki hayat\u00ee sorunlara \u00e7\u00f6z\u00fcm olamayan her bilim insan\u0131, en az cephedeki asker kadar ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya \u00f6l\u00fcmle ya esir olmayla \u00f6deme ahl\u00e2k\u00eeli\u011fini g\u00f6stermedik\u00e7e ve kabul etmedik\u00e7e, bu s\u0131fat\u0131 hakk\u0131yla ta\u015f\u0131yamaz. <\/p>\n<p>Bu s\u00f6ylem siyaset\u00e7i i\u00e7in de aynen, hatta daha fazlas\u0131yla ge\u00e7erlidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc siyaset toplumsal sorunlar\u0131n ana \u00e7\u00f6z\u00fcm ka-rarg\u00e2h\u0131d\u0131r, rant pe\u015finde ko\u015fma arac\u0131 de\u011fildir. Ba\u015far\u0131s\u0131z duruma d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olan ki\u015fi ger\u00e7ekten siyaset\u00e7iyse (basit bir devlet i\u015fleri idarecisi de\u011filse), sadece kovulmay\u0131 hak eden biri de\u011fil, \u00f6l\u00fcmden beter bir sonucu s\u0131rt\u0131nda ta\u015f\u0131yan bir Sisyphos\u2019tur. Atom bombas\u0131n\u0131 yemi\u015f bir insanl\u0131k hala bundan do\u011fru bir sonu\u00e7 \u00e7\u0131karam\u0131yorsa, \u00f6lm\u00fc\u015f bir insanl\u0131kt\u0131r. Aksini idea edenler asla insanc\u0131l toplum ya\u015fam\u0131n\u0131 tan\u0131mayanlard\u0131r.<\/p>\n<p>Sadece s\u0131n\u0131f, ulus olgusunu de\u011fil, \u00f6ncelikle toplumsal do\u011fay\u0131 yeterince tan\u0131mayanlar, ne bilim insan\u0131 ne de siyaset\u00e7i ola-bileceklerini iyi bilmek durumundad\u0131rlar. S\u00f6ylemek istedi\u011fim, bilimsel ve siyasetsel sorumluluk ve ahl\u00e2k\u00eeli\u011fin \u00e7ok \u00f6nemli oldu\u011fudur. Bu sat\u0131rlar\u0131 en a\u011f\u0131r h\u00fccre i\u00e7inde h\u00fccre cezas\u0131 ko\u015fullar\u0131nda yaz\u0131yorum. Beni ayakta tutan tek de\u011ferin bilim a\u015fk\u0131 oldu\u011funu, bilim a\u015fk\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda \u00f6l\u00fcm dahil ya\u015fam\u0131n en a\u011f\u0131r ac\u0131lar\u0131n\u0131 dindirecek ba\u015fka bir \u00e7arenin bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmek insanl\u0131k borcumdur. <\/p>\n<p>\u00a0 S\u0131n\u0131f ve Dinsellik<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131f ve dinsellik aras\u0131ndaki somut ger\u00e7ekli\u011fi kavramla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in yine orijinal kayna\u011f\u0131na inece\u011fim. Kent ve devlet olu-\u015fumu kadar s\u0131n\u0131f ve ideoloji \u00fcretimi a\u00e7\u0131s\u0131ndan S\u00fcmer \u00f6rne\u011fi \u00e7ok \u00e7arp\u0131c\u0131 ve \u00f6\u011freticidir  Greko-Romen kayna\u011f\u0131ndan \u00e7ok daha kapsaml\u0131 d\u00fczeyde \u00fcst\u00fcn \u00f6\u011freticilik unsurlar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Avrupa kapitalizmini orijinal kabul edip s\u0131n\u0131f ve ideolojisini incelemek sadece Marksizm i\u00e7in de\u011fil, t\u00fcm ideolojik (bilim ve felsefe dahil) \u00e7al\u0131\u015fma y\u00fcr\u00fctenler i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir handikap te\u015fkil eder. Toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin en sonuncu t\u00fcrevinden, orijinali kadar do\u011fru sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar\u0131lamayaca\u011f\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Rahip demekten ziyade ideoloji, bilim ve felsefeyle u\u011fra\u015fanlar anlam\u0131nda S\u00fcmer ideologlar\u0131 deyimini kullanmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. S\u00fcmerlerde s\u0131n\u0131f ve dinsellik anlam\u0131nda neler oldu, bundan hangi dersler \u00e7\u0131kar\u0131labilir? De\u011ferlendirmemde somuttan soyuta gitme y\u00f6ntemini tercih edece\u011fim. <\/p>\n<p>Ayn\u0131 zamanda bir ideolojik kararg\u00e2h olan zigguratlarda ekonomi, siyaset ve savunma i\u015fleri d\u00fczenlenirken, \u201cBu \u00e7al\u0131\u015fma ekonomidir, \u015fu da siyaset ve savunmad\u0131r  denilmiyordu. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar birbirlerinden ayr\u0131lm\u0131yordu. \u0130nsanlar \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yor, \u00fcretim alanlar\u0131 savunuluyordu. Siyaset planlanmas\u0131 (g\u00fcncel deyimiyle ekonomi-politik) da yap\u0131l\u0131yordu. Tarz \u00e7ok somuttur: Hepsi b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7indedir. Ziggurat\u0131 in\u015fa etmeden ekonomi, siyaset ve savunman\u0131n olabilece\u011fini zihinlerine bile getiremi-yorlard\u0131. Ziggurat \u00f6ncelikle bir ideoloji \u00fcretim merkeziydi. Burada kavramlar ve inan\u00e7lar in\u015fa edilirdi. Kavramlar ve inan\u00e7lar b\u00fcy\u00fck ihtimalle uzant\u0131s\u0131 olduklar\u0131 Verimli Hilal\u2019in binlerce y\u0131ll\u0131k neolitik toplumundan derleniyordu. Fakat o toplumu a\u015fma sorunlar\u0131 vard\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla ald\u0131klar\u0131 kavramlar\u0131n inan\u00e7 ve kurallar\u0131n\u0131 oldu\u011fu gibi kullanamazlard\u0131. D\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeleri gerekirdi. \u00d6nlerindeki toplumsal in\u015fada verimlilikten kaynaklanan art\u0131k-\u00fcr\u00fcnden aslan pay\u0131na el koyanlar da vard\u0131, kar\u0131n toklu\u011funa \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lanlar da. Ayr\u0131ca savunmac\u0131lar da gerekliydi. Her an i\u00e7ten ve d\u0131\u015ftan sisteme kar\u015f\u0131 bir isyanc\u0131 \u00e7\u0131kabilirdi. \u0130n\u015fa edilen d\u00fczen b\u00f6ylesine bir \u015feydir. Bu d\u00fczende yer alman\u0131n sorumlulu\u011fu a\u011f\u0131rd\u0131r. E\u015fit ve \u00f6zg\u00fcr kabile toplumundan her bak\u0131mdan farkl\u0131 bir toplumsal in\u015fa s\u00f6z konusudur. <\/p>\n<p>\u0130nsan bireyi ve toplumu, zihniyet ve inan\u00e7 toplumudur. Zihniyetsiz ve inan\u00e7s\u0131z insan toplumu hi\u00e7 olmam\u0131\u015ft\u0131r. O halde zihniyet ve inan\u00e7 \u00f6ncelikli konudur. Zihniyet ve inan\u00e7 konusunda ba\u015far\u0131l\u0131 olmadan toplum \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lamaz. \u0130deolojik yarat\u0131m bu \u00f6ncelikli g\u00f6revi ba\u015far\u0131yor. S\u00fcmerli ideologlar\u0131n icatlar\u0131 biliniyor. Ana-tanr\u0131\u00e7al\u0131 dinden baba-tanr\u0131l\u0131 (erkek egemen toplumun yans\u0131s\u0131) dine, yerdeki totemden g\u00f6kteki tanr\u0131ya, her kabilenin tanr\u0131s\u0131ndan kent tanr\u0131s\u0131na, kentlerin birli\u011fini temsilen yerin ve g\u00f6\u011f\u00fcn genel tanr\u0131lar\u0131na do\u011fru bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irilir. Tanr\u0131 kavram\u0131na bi\u00e7ilen anlam iki alandan beslenir: Birinci Do\u011fa dedi\u011fimiz insan ve toplumu d\u0131\u015f\u0131ndaki her \u015feyden do\u011fan imgeler ile Toplumsal Do\u011faya ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u00e7lar. Bunlara eski manevi k\u00fclt\u00fcr \u00f6\u011feleri \u00f6nc\u00fcl\u00fck eder. Yeni me\u015fruiyet ara\u00e7lar\u0131, yani mitoloji ve din unsurlar\u0131 bu kaynaklardan beslenerek yeni toplumsal in\u015fan\u0131n gereklerini ortaya koyarlar. Ba\u015far\u0131l\u0131 oluncaya kadar ideolojik faaliyet devam eder. Kabul g\u00f6r\u00fcnce kurumla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r, t\u00f6rensel k\u0131l\u0131n\u0131r, insan g\u00f6revliler belirlenir, kurbanlar sunulur, tap\u0131naklar in\u015fa edilir. Bu i\u015flerin t\u00fcm\u00fc yeni verimli ve k\u00e2rl\u0131 toplumu s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7indir. En, Enlil, Enki, Ninhursag, \u0130nanna, \u0130\u015ftar, Marduk ve devam edip giden panteon unsurlar\u0131n\u0131 anlatman\u0131n yeri buras\u0131 de\u011fildir. Fakat yap\u0131lan i\u015fin toplumsal me\u015fruiyet ama\u00e7l\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Burada \u00f6nemli olan eski tanr\u0131lar d\u00fczeni (panteon) yerine ge\u00e7en yeni tanr\u0131lar d\u00fczeninin neyi temsil etti\u011fi veya yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Manevi d\u00fcnyan\u0131n (k\u00fclt\u00fcr\u00fcn) maddi k\u00fclt\u00fcr\u00fc yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 yanl\u0131\u015f bir belirleme de\u011fildir. Ama nas\u0131l\u0131 \u00f6nemlidir. Herhalde \u00f6k\u00fcz\u00fcn sudan yans\u0131mas\u0131 gibi bir temsil s\u00f6z konusu de\u011fildir. Manevi yans\u0131ma basit bir yans\u0131ma de\u011fildir, \u00e7ok farkl\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilir. \u0130nsan\u0131 insan eden ger\u00e7ek bir in\u015fad\u0131r. \u0130n\u015fa ile kaba yans\u0131malar farkl\u0131 kavramlard\u0131r. Tanr\u0131 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u0131k\u00e7a \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. \u00c7\u00fcnk\u00fc yer ve zamana g\u00f6re anlam\u0131 de\u011fi\u015fen bir kavramd\u0131r. Derinlikli bir sosyolojik yakla\u015f\u0131m, tanr\u0131n\u0131n toplumsal kimlik imgesi oldu\u011funu kabul etmekten ka\u00e7\u0131nmaz. Toplumsal kimlik imgesini basite almamal\u0131y\u0131z. Bu imgenin takibi atom-alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klara kadar uzanm\u0131\u015ft\u0131r. Hatta \u015fimdilerde CERN laboratuarlar\u0131nda maddenin yap\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturan \u2018higgs par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131\u2019, \u2018tanr\u0131sal par\u00e7ac\u0131k\u2019 aranmaktad\u0131r. Hik\u00e2yesi anlat\u0131lsa ciltleri doldurur. Burada pozitivist sosyoloji yapm\u0131yorum. Toplumu da basit maddi bir insan k\u00fcmesi olarak g\u00f6rm\u00fcyorum. Pozitivist yakla\u015fm\u0131yorum. O yakla\u015f\u0131m\u0131n en kaba dincilik oldu\u011funun tamamen fark\u0131nday\u0131m. Toplumsal kimli\u011fin imgesi olarak Tanr\u0131 13,8 milyar y\u0131ll\u0131k evrenin toplam\u0131d\u0131r da diyebilirim. Yok olmayacak oland\u0131r demek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kuru bir metafizik yapma niyetim de yoktur. Konuyu basite alanlar\u0131 uyarmak i\u00e7in belirtiyorum. Nas\u0131l toplum en esnek zek\u00e2l\u0131 madde-enerji ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131ysa, tanr\u0131 kavram\u0131 da en esnek mana-enerji kavram\u0131d\u0131r. \u0130steyen istedi\u011fi kadar anlam y\u00fckleyebilir. Anlam sanat\u0131n\u0131 meslek edinenler (Filozoflar diyebiliriz) bu i\u015fin uzman\u0131 gibidirler. Peygamberler de en az filozoflar kadar anlam ve kavram t\u00fcretme ustalar\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin avantaj\u0131m\u0131z, i\u015flerin bu y\u00f6nl\u00fc y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc neredeyse \u00e7\u0131r\u0131l\u00e7\u0131plak g\u00f6stermesidir. Hi\u00e7bir \u00f6rnek S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131ndaki kadar maddi k\u00fclt\u00fcrel geli\u015fmeyi manevi alana bu denli basit, basit oldu\u011fu kadar da g\u00f6rkemli yans\u0131t-mam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ddiam budur. Y\u00fckselen yeni s\u0131n\u0131f\u0131n kendisini tanr\u0131salla\u015ft\u0131rmas\u0131d\u0131r S\u00fcmer Panteonu. Israrla vurguluyorum: Bu husus \u00e7ok nettir. Daha sonra be\u015f bin y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee uygarl\u0131k tarihi boyunca geli\u015fen t\u00fcm din, felsefe, sanat ve bilim aray\u0131\u015fla-r\u0131nda k\u00f6ken g\u00f6revi g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ziggurat\u0131n kendisi bu ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131klar. En \u00fcst kat tanr\u0131lar panteonudur. Orta kat rahiplerin, tanr\u0131 el\u00e7ilerinin, anlam sanat\u0131n\u0131 icra edenlerin, en alt kat ise \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan kul-k\u00f6lelerin, en alttakilerin yeridir. T\u00fcm dinlerin \u015fu \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcyle kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131yor muyuz? Tanr\u0131, el\u00e7i ve kullar d\u00fczeni. Temel s\u0131n\u0131f d\u00fczeni \u015f\u00f6yle de\u011fil midir? Asker + siyasi y\u00f6netici + rahip \u00fcst tabakay\u0131 olu\u015ftururken, orta tabaka yani arac\u0131 halkay\u0131 orta s\u0131n\u0131f + b\u00fcrokrasi + me\u015frula\u015ft\u0131rma kurumlar\u0131 (\u00fcniversite, mabet ve medya) olu\u015fturur. En alttakiler ilk iki s\u0131n\u0131f\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan herkestir: Proleter, k\u00f6yl\u00fc, memur, \u00f6\u011frenci, kad\u0131n, \u00e7ocuk, i\u015fsiz vs. <\/p>\n<p>S\u00fcmerler kendilerinden sonra gelen anlam kurucular\u0131n\u0131n daha fazla yalan \u00fcretmemeleri i\u00e7in i\u015fin \u00f6z\u00fcn\u00fc basit ve anla\u015f\u0131l\u0131r bir bi\u00e7imde in\u015fa etmi\u015flerdir. Basit derken oyun oynar gibi davranmad\u0131klar\u0131n\u0131, tersine kavram sanat\u0131n\u0131 \u00fcst\u00fcn bir yetenekle icra ettiklerini anlatmak istiyorum. Akad, Babil ve Asur \u0130mparatorluklar\u0131na geldi\u011fimizde, \u00e7ok tanr\u0131l\u0131 panteondan bir tanr\u0131n\u0131n y\u00fckselmeye, di\u011ferlerinin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131karak onlar\u0131 kendine yard\u0131mc\u0131 k\u0131lmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemliyoruz. A\u00e7\u0131k ki erk, g\u00fc\u00e7 merkezile\u015ftik\u00e7e panteon da merkezile\u015fiyor. Her dedi\u011fi kural, kanun olan krallara s\u0131ra gelince mutlak, tek tanr\u0131l\u0131 inan\u00e7lara da kap\u0131 aralanm\u0131\u015f oluyor. Neolitik toplumda her klan ve kabilenin birer tanr\u0131s\u0131 vard\u0131r. Ne kadar klan ve kabile, o kadar tanr\u0131. Toplum b\u00fcy\u00fcy\u00fcp birle\u015fik hale geldik\u00e7e, s\u0131n\u0131fla\u015f\u0131p \u00fcst y\u00f6netimler olu\u015ftuk\u00e7a, hatta tek ki\u015filik y\u00f6netimler olu\u015ftuk\u00e7a, tanr\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n say\u0131lar\u0131 da \u00e7okluktan bire do\u011fru azalmaya ba\u015flar. Temsil \u00e7ok net yap\u0131lmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca kad\u0131n toplumda etkisini yitirdik\u00e7e, tanr\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n cinsiyeti de de\u011fi\u015fiyor  erkek, baba, ata tanr\u0131 peydahlan\u0131yor. <\/p>\n<p>\u00c7izmekte oldu\u011fumuz bir \u015femad\u0131r. S\u00fcre\u00e7 \u015f\u00fcphesiz \u00e7ok karma\u015f\u0131k ve kavgalarla dolu ge\u00e7mi\u015ftir. Rahipler dinlerini mitolojiye yak\u0131n in\u015fa ederken, d\u00f6nemlerindeki insanlar\u0131n inan\u00e7 d\u00fczeyini esas al\u0131yorlard\u0131. Ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131n temelinde yatan \u015fey d\u00f6neme denk in\u015falar ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f olmalar\u0131yd\u0131. Toplum ve bireyleri de\u011fi\u015ftik\u00e7e din de d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irecekti. Di\u011fer yandan \u2013Ki, \u00e7ok \u00f6nemlidir- bu tanr\u0131lar \u00f6rg\u00fcs\u00fcn\u00fc \u00e7\u0131karlar\u0131na, bireysel d\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u00e7lar\u0131na uygun bulmayanlar \u00e7\u0131kacakt\u0131r. Hem toplumun i\u00e7inden hem d\u0131\u015f\u0131ndan \u00e7\u0131karlar\u0131n \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 inan\u00e7lar\u0131 etkilemeksizin y\u00fcr\u00fct\u00fclmez. \u00c7at\u0131\u015fan birey ve s\u0131n\u0131flar, \u00e7at\u0131\u015fan dinler ve tanr\u0131lar\u0131nda yans\u0131mas\u0131n\u0131 bulur. \u015eu toplumsal kural\u0131 \u00e7ok iyi bilmek gerekir: B\u00fcy\u00fck bir anlam sanat\u0131 kavgas\u0131n\u0131 vermeden, hi\u00e7bir ciddi s\u0131n\u0131f kavgas\u0131 olamaz. \u00c7\u0131plak eller ve y\u00fcreklerle kal\u0131c\u0131 ve g\u00fc\u00e7l\u00fc kavgalar s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez. Tersi de do\u011frudur  b\u00fcy\u00fck toplumsal uyum ve bar\u0131\u015flar, b\u00fcy\u00fck anlam sanatlar\u0131 aras\u0131ndaki uyum ve bar\u0131\u015flarla sa\u011flan\u0131r. <\/p>\n<p>Merkez\u00ee uygarl\u0131k makinemiz S\u00fcmer kentlerinden yola \u00e7\u0131karken, tanr\u0131lar\u0131n\u0131 da birlikte ta\u015f\u0131yordu. Ana hatlarda ciddi bir de\u011fi\u015fim olmadan, M.\u00d6. 1600\u2019lerde Babil\u2019in bunal\u0131m d\u00f6neminde iktidar g\u00fc\u00e7lerindeki de\u011fi\u015fim dinsel a\u00e7\u0131dan da bir yol ayr\u0131m\u0131n\u0131 se\u00e7enekli hale getiriyordu. Bunal\u0131m ve d\u00fc\u015f\u00fc\u015f, d\u00fczenden ku\u015fku ve d\u00fc\u015f\u00fc\u015ft\u00fcr. Panteondaki tanr\u0131lara ili\u015fkin ku\u015fku ve inan\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc de yans\u0131mazl\u0131k edemezdi. <\/p>\n<p>\u00a0 \u0130brahim\u00ee Dinin \u00c7\u0131k\u0131\u015f\u0131 <\/p>\n<p>Babil Nemrutlar\u0131n\u0131n (kral ve \u00fcst y\u00f6neticiler) tanr\u0131lara ili\u015fkin ku\u015fku ve d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe benzer bir bunal\u0131m d\u00f6nemine rastgeldi\u011fi tahmin edilebilir. Elde ger\u00e7ek tarih yoktur, binlerce y\u0131l \u00f6teye ili\u015fkin rivayetler vard\u0131r. Fakat g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn anlaml\u0131 bilimsel kriterlerini esas alarak ger\u00e7e\u011fe yak\u0131n yorumlar geli\u015ftirebiliriz. Tarihin bir yorum sanat\u0131 oldu\u011funu g\u00f6z \u00f6n\u00fcne getirirsek, her yorumun g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ger\u00e7e\u011fe yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131yla \u00f6l\u00e7\u00fclece\u011fi \u015f\u00fcphesizdir. <\/p>\n<p>\u0130brahim\u2019in huru\u00e7 (hicret veya \u00e7\u0131k\u0131\u015f) etti\u011fi y\u00f6re Urfa\u2019d\u0131r. Urfa\u2019n\u0131n tarihsel-toplum yorumu bizleri \u0130brahim\u00ee dinin ger\u00e7ekli\u011fine yakla\u015ft\u0131rabilir. Ayr\u0131ca \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi tahmin edilen d\u00f6nemi, s\u00fcreyi de evrensel tarihin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda yorumlarsak, ger\u00e7ekli\u011fe bir ad\u0131m daha yakla\u015fabiliriz. \u2018Tam ger\u00e7ek\u2019 sevdas\u0131na d\u00fc\u015fmemeliyiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00f6ylesi bir ger\u00e7ek yoktur. <\/p>\n<p>Verimli geni\u015f y\u00f6resi itibariyle Urfa jeobiyolojisi, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Buzul D\u00f6neminden sonra insan topluluklar\u0131 i\u00e7in bir cennet g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcndedir. Do\u011fal bir sulama iklimi h\u00fck\u00fcm s\u00fcrmektedir. Ola\u011fan\u00fcst\u00fc floras\u0131 ve faunas\u0131 ile \u00e7ok \u00e7ekici bir alan oldu\u011funu ilgili bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalardan anlamaktay\u0131z. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n y\u00fczbinlerce y\u0131l aradan sonra simgesel dili de konu\u015ftu\u011fu bir a\u015famada bu mek\u00e2nda patlama yapmas\u0131 beklenebilir. Ayr\u0131ca Afrika\u2019n\u0131n Do\u011fu Rif\u2019inden kaynakl\u0131 b\u00fcy\u00fck insan \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu, d\u00fcnyaya insan da\u011f\u0131t\u0131m istasyonu konumundad\u0131r. Deneyimi ya\u015fayanlar\u0131n iyi takdir edebilecekleri ko\u015fullar\u0131 da bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r. D\u00f6nem insanl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ideal bar\u0131nma, beslenme, korunma ve \u00e7o\u011falma b\u00f6lgesi oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. <\/p>\n<p>G\u00f6beklitepe kaz\u0131lar\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 ve tap\u0131nak oldu\u011fu kan\u0131tlanan dikilita\u015flar\u0131n tarihinin en az\u0131ndan on iki bin y\u0131l \u00f6ncesine dayand\u0131\u011f\u0131 da kesinlik kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Tarihi 15.000\u2019lere ta\u015f\u0131mak m\u00fcbala\u011fa say\u0131lmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc o t\u00fcr bir tap\u0131nak in\u015fas\u0131, arkas\u0131nda binlerce y\u0131ll\u0131k k\u00fclt\u00fcr olmadan ger\u00e7ekle\u015ftirilemez. Bu bilimsel tespitle jeobiyolojik yorum \u00e7ak\u0131\u015f\u0131yor. On be\u015f bin y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n bir s\u00fcreden beri g\u00fc\u00e7l\u00fc bir kabile sistemi s\u00f6z konusudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc tap\u0131nak kabile sistemini temsil ediyor. Her kabilenin k\u00fc\u00e7\u00fck bir dairesel tap\u0131na\u011f\u0131 vard\u0131r. Muhtemelen yeralt\u0131nda hen\u00fcz a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131lmam\u0131\u015f benzer \u00f6rnekleri de mevcuttur. \u00d6rne\u011fin Harran yak\u0131nlar\u0131ndaki tepeliklerde de benzer yar\u0131-daire tap\u0131nak kal\u0131nt\u0131lar\u0131 bulunmaktad\u0131r. Bu dikilita\u015flar\u0131n yap\u0131m tekni\u011fine bug\u00fcnk\u00fc k\u00f6yl\u00fcler, hatta kentliler bile sahip de\u011fildir. O halde bu d\u00f6nem insanlar\u0131 geli\u015fkin bir konumda ya\u015f\u0131yorlard\u0131. Tap\u0131na\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc Mekke\u2019dekinden (\u0130slam \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 d\u00f6nemindeki) k\u0131rk kat daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Kald\u0131 ki, Mekke\u2019deki tap\u0131nak ta\u015ftan yap\u0131lm\u0131\u015f \u00e7ok basit yap\u0131d\u0131r. O halde Urfa\u2019n\u0131n kutsall\u0131\u011f\u0131, merkezi rol\u00fc en az\u0131ndan on be\u015f bin y\u0131ll\u0131k bir d\u00f6neme kadar ta\u015f\u0131r\u0131labilir. Sadece Mekke\u2019den de\u011fil, Kud\u00fcs (M.\u00d6. 1000\u2019lerin sonunda Davud\u2019un o\u011flu S\u00fcleyman peygamber taraf\u0131ndan ilk mabedin temeli at\u0131ld\u0131) ve d\u00fcnyan\u0131n bilinen benzer t\u00fcm kutsal y\u00f6relerinden hem b\u00fcy\u00fckl\u00fck bak\u0131m\u0131ndan daha g\u00f6rkemli, hem de zaman bak\u0131m\u0131ndan \u00e7ok daha eskidir. \u015eahsi yorumum, \u0130brahim d\u00f6nemine kadar y\u00f6re en az on bin y\u0131ll\u0131k bir merkez\u00ee alan konumunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Neolitik olarak adland\u0131r\u0131lan bu d\u00f6nem on bin y\u0131ll\u0131k bir d\u00fcnya merkezi anlam\u0131na gelmektedir. Burada merkez kavram\u0131 \u00f6nemlidir. Be\u015f bin y\u0131l\u0131 a\u015fan merkez\u00ee uygarl\u0131k kavram\u0131ndan da biliyoruz ki, merkez-\u00e7evre ili\u015fkisi evrensel tarihte s\u00fcreklidir. Merkezsiz tarih olamaz. Uygarl\u0131k tarihinde merkez-\u00e7evre ili\u015fkilerinde bir\u00e7ok kayma ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7bir mek\u00e2n\u0131n binlerce y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee konumu yoktur. Urfa y\u00f6resi ilk insanl\u0131k merkezi olmas\u0131 ve s\u00fcresi itibariyle e\u015fsiz bir mek\u00e2nd\u0131r. Di\u011fer bir \u00f6zel-li\u011fi oradaki insanlar\u0131n otantikli\u011fidir. Belki d\u0131\u015ftan gelip yerle\u015fenler olmu\u015ftur. Ama o tap\u0131naklar\u0131 yapan halk hep o y\u00f6rede kalm\u0131\u015ft\u0131r. Tarihte ilk ad kazanm\u0131\u015f kabileler toplumu olan Hurrilerin esas yerle\u015fim alanlar\u0131ndan olmas\u0131, Hurri k\u00f6kenli Mitanni \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun ba\u015fkentinin (Wa\u015fukani-Ser\u00eak\u00e2ni-Ceylanp\u0131nar) bu y\u00f6rede bulunmas\u0131 otantik halk\u0131n kimli\u011fini anlamam\u0131za imk\u00e2n vermektedir. Ayr\u0131ca Verimli Hilal\u2019in merkezi konumundad\u0131r. Verimli Hilal\u2019den kaynaklanan k\u00fclt\u00fcrel \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n bu alan\u0131n her taraf\u0131n\u0131, \u00f6zellikle S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131klar\u0131n\u0131 beslemede ba\u015fat rol oynad\u0131klar\u0131 kesindir. \u0130brahim\u2019in M\u0131s\u0131r seferi ve Babil ili\u015fkisi bu ger\u00e7e\u011fi do\u011frulayan rivayetlerden say\u0131lmal\u0131d\u0131r. M\u0131s\u0131r\u2019da bir hanedanl\u0131k kuran Hiksoslar\u0131n (M.\u00d6. 1800\u2019ler) da bu y\u00f6reden kaynakland\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Tap\u0131naklar bir ger\u00e7e\u011fi daha ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. Hediye ve ziyafet k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn tap\u0131na\u011f\u0131n \u00f6nemli i\u015flerinden oldu\u011funu kestirebilmekteyiz. Bu ger\u00e7eklik ticaretin do\u011fu\u015funun ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 vermektedir. Tap\u0131naklar\u0131n ilk de\u011fi\u015f toku\u015f merkezi rol\u00fcnde olduklar\u0131 S\u00fcmer tap\u0131naklar\u0131ndan da bilinmektedir. \u0130brahim\u2019in \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndaki ticari niteli\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu ger\u00e7eklik daha da somutla\u015f\u0131r. \u0130brahim\u2019den sonraki arg\u00fcmanlar\u0131 saymay\u0131 pek \u00f6nemli bulmuyorum. \u00c7\u00fcnk\u00fc iyi biliniyor. <\/p>\n<p>M.\u00d6. 1600\u2019lerin Urfa\u2019s\u0131, o d\u00f6nemin \u00fc\u00e7 tarihsel g\u00fcc\u00fcn\u00fcn orta yerindedir: S\u00fcmer, Babil ve Asur g\u00fc\u00e7lerinin kontrol\u00fcndeki A\u015fa\u011f\u0131 Mezopotamya, Hititlerin y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ti\u011fi \u0130\u00e7 Anadolu ve g\u00f6rkemli Yeni Hanedanl\u0131k firavunlar\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7lendi\u011fi M\u0131s\u0131r. Daha o d\u00f6nemde Urfa y\u00f6resi jeobiyolojinin en verimli merkezi olmas\u0131n\u0131n yan\u0131nda, en \u00f6nemli jeopolitik merkez olmaya do\u011fru yol almaktad\u0131r. Mitanniler bu jeopolitik bo\u015flu\u011fu doldurarak y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7eceklerdir. Tarihe derinden bakanlar\u0131n ilk defa uygarl\u0131klar aras\u0131 ili\u015fki ve diplomasinin g\u00f6rkemli d\u00f6nemi olarak de\u011ferlendirdikleri bir tarihin ba\u015flang\u0131\u00e7 a\u015famas\u0131nday\u0131z. K\u00fclt\u00fcrler aras\u0131 yo\u011fun al\u0131\u015fveri\u015f ger\u00e7ekle\u015firken tam bir ticaret f\u0131rt\u0131nas\u0131 esmektedir. Ticaretin bir k\u00fclt\u00fcr olarak gelenekselle\u015fip kurumsalla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemdir. Saraylar birbirlerinden yo\u011fun gelin almaktad\u0131rlar. Dinler, ideolojiler kar\u0131\u015f\u0131yor, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Hititler kendilerini \u2018bin tanr\u0131l\u0131 \u00fclke\u2019 diye tan\u0131mlamaktad\u0131r. O d\u00f6nemde \u00e7ok ihtiya\u00e7 duyulan \u2018at\u00e7\u0131l\u0131k\u2019 merkezi de bu y\u00f6redir. Destanlarda ge\u00e7en me\u015fhur \u2018Kikuli\u2019 at seyis\u00e7ili\u011finin y\u00f6residir. Kabile sisteminin doruk a\u015famas\u0131 ya\u015fanmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Urfa\u2019n\u0131n kutsall\u0131\u011f\u0131 sadece din a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli de\u011fildir  t\u00fcrk\u00fc, deyi\u015f, saz, davul ve zurna sanat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n arkas\u0131nda da bu tarihsel k\u00fclt\u00fcrel cephe vard\u0131r. \u0130brahim\u2019in \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n arkas\u0131nda da bu ger\u00e7eklik vard\u0131r. Huru\u00e7 yapan\u0131n bir mi, bin \u0130brahim mi oldu\u011fu asl\u0131nda a\u00e7\u0131k ve net bir konu de\u011fildir. Bu o kadar \u00f6nemli de de\u011fildir. \u00d6nemli olan o d\u00f6nemde b\u00f6ylesi g\u00fc\u00e7l\u00fc bir e\u011filimin var olu\u015fudur. Ortam \u00e7ok hareketlidir ve ticareti k\u00e2rl\u0131 bir zanaat haline getirmi\u015ftir. \u0130brahim, kurumla\u015fan ticaret s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bir ferdidir sadece. \u00d6nemli olan uygarl\u0131klar aras\u0131 ticaretin kurumla\u015fmas\u0131d\u0131r. Hayvan ticareti \u00e7ok canl\u0131d\u0131r. Y\u00f6re bu y\u00f6nden \u00e7ok elveri\u015flidir. Nitekim \u0130brahim, s\u00fcr\u00fcleriyle hareket halindedir. Hayvan t\u00fcccar\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. B\u00f6ylesi binlerce t\u00fcccar\u0131n M\u0131s\u0131r\u2019a sefer yapmas\u0131 ticaretin do\u011fas\u0131nda vard\u0131r. K\u00f6le ticareti de vard\u0131r. Yusuf\u2019un k\u00f6le olarak sat\u0131l\u0131\u015f\u0131 anlaml\u0131d\u0131r. Cariyelik ve kad\u0131n ticareti de vard\u0131r. \u0130brahim\u2019in Hacer\u2019i sat\u0131n almas\u0131 yine bu konuda ayd\u0131nlat\u0131c\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Ayr\u0131ca \u0130brahim\u2019in g\u00fc\u00e7l\u00fc bir kabilesi vard\u0131r. Kendisi kabile \u00f6nderidir. Her kabilenin bir tanr\u0131s\u0131n\u0131n oldu\u011fu, \u00e7ok g\u00f6rkemli tap\u0131nak k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden gayet iyi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u0130brahim\u2019in kabile tanr\u0131s\u0131n\u0131n y\u00f6reyi kontrol alt\u0131nda tutmaya \u00e7al\u0131\u015fan Babil\u2019in tanr\u0131lar\u0131yla \u00e7eki\u015fece\u011fi de \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7eki\u015fen maddi \u00e7\u0131karlar, \u00e7eki\u015fen tanr\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde yans\u0131r. <\/p>\n<p>Urfa ad\u0131ndaki Ur kelimesinin etimolojik olarak S\u00fcmerlerin Ur (tepe) s\u0131fat\u0131ndan veya isminden t\u00fcredi\u011fi y\u00fcksek olas\u0131l\u0131kt\u0131r. Urfa, muhtemelen \u2018tepelik yerle\u015fke\u2019 gibi bir anlama sahiptir. Bu do\u011fru bir anlamland\u0131rmad\u0131r. Tart\u0131\u015f\u0131lan di\u011fer bir konu \u0130brahim\u2019in etnik k\u00f6kenidir. Hurri mi, Semitik mi oldu\u011fu tam net de\u011fildir. Y\u00f6re bu y\u00f6nden bug\u00fcn de ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 gibi tam bir ala\u015f\u0131m b\u00f6lgesidir. Kar\u0131\u015f\u0131k olmayan kabile ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc yok gibidir. \u0130branice etimolojik olarak s\u0131n\u0131rl\u0131 bir dilsel kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015f-t\u0131ran \u00f6rneklerle dolu bir dildir. <\/p>\n<p>\u0130brahim\u2019e ili\u015fkin Kutsal Kitaplara da mal olan \u00f6yk\u00fcy\u00fc hemen hepimiz ezbere biliriz. Nemrutla \u00e7eki\u015fti\u011fi, putlar\u0131n\u0131 k\u0131rd\u0131\u011f\u0131, ate\u015fe at\u0131lmak istendi\u011fi, mucizeyle kurtuldu\u011fu, hicrete ge\u00e7ti\u011fi, bug\u00fcnk\u00fc \u0130srail-Filistin\u2019e g\u00f6\u00e7 etti\u011fi, cariye Hacer\u2019in (muhtemelen yerli k\u00fclt\u00fcrden, Arapl\u0131\u011fa yak\u0131n) \u0130smail\u2019i do\u011furduktan sonra Mekke y\u00f6resine g\u00f6\u00e7e zorland\u0131\u011f\u0131, soylu Sara\u2019n\u0131n \u0130shak\u2019\u0131 do\u011furdu\u011fu, Yakub\u2019un \u0130shak\u2019\u0131n iki o\u011flundan biri oldu\u011fu, Yakub\u2019un o\u011flu Yusuf\u2019un k\u00f6le olarak M\u0131s\u0131r firavununa sat\u0131ld\u0131\u011f\u0131, saray a\u015fk\u0131 ve entrikalar\u0131 sonucu vezirli\u011fe kadar y\u00fckseldi\u011fi vb. bir\u00e7ok hik\u00e2ye unsuru bu mal olu\u015f kapsam\u0131ndad\u0131r. <\/p>\n<p>A\u00e7\u0131k ki \u0130brahim\u2019in k\u00fclt\u00fcr\u00fc ne S\u00fcmer ne de M\u0131s\u0131r uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Urfa\u2019n\u0131n binlerce y\u0131ll\u0131k kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Fakat \u00e7ok \u00f6nemli bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7a\u011f\u0131n karma\u015f\u0131kla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131, sentezledi\u011fi bir k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr. \u00d6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc yorumlarsak baz\u0131 anlaml\u0131 sonu\u00e7lara varabiliriz. Nemrut, Babil y\u00f6netimi valilerinin unvan\u0131d\u0131r. Putlar\u0131n toplu bulundu\u011fu yer Babil Panteonu\u2019nun Urfa\u2019daki temsilidir. \u0130brahim\u2019in babas\u0131 Nemrut\u2019un hizmetindedir. Ama problemleri, \u00e7eli\u015fkileri vard\u0131r. Ne de olsa y\u00f6renin bir kabile soylusudur. Kendine has dini inan\u00e7lar\u0131 olmas\u0131 beklenir. \u0130brahim babas\u0131n\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla kabilenin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n pe\u015findedir. Sonu\u00e7 \u00e7eki\u015fme ve kavgad\u0131r. Putlar\u0131 k\u0131rmas\u0131 ve ate\u015fe at\u0131lmas\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131k\u00e7a yans\u0131tmaktad\u0131r. Yaln\u0131z kendi kabilesinin de\u011fil, t\u00fcm benzer kabilelerin \u00e7\u0131kar \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131na \u00f6nderlik ediyor. Babil kolonyalizmine kar\u015f\u0131 bir nevi yerellik, yurtseverlik m\u00fccadelesi vermektedir. Babil Panteonu bu sava\u015f\u0131n anlam cephesidir, ideolojik kararg\u00e2h\u0131d\u0131r ve hegemonik rol oynamak istemektedir. \u0130brahim\u2019in ideolojik cephesi ise kabile manevi k\u00fclt\u00fcr\u00fc, yani dincili\u011fi ve tanr\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u00d6nderlik etti\u011fine g\u00f6re, kendi kabile tanr\u0131s\u0131 da di\u011fer kabile tanr\u0131lar\u0131n\u0131n \u00f6nderli\u011fini yapacakt\u0131r. B\u00f6yle de olmaktad\u0131r. Devlet oldu\u011fundan \u00f6t\u00fcr\u00fc Babil Nemrut\u2019u iki anlam cephesinin sava\u015f\u0131ndan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve ba\u015far\u0131yla \u00e7\u0131k\u0131yor. \u0130brahim a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00f6\u00e7 yollar\u0131 zorunlu hale geliyor. \u0130brahim i\u00e7in hem y\u0131llar hem de yollar zorludur. \u00c7\u00fcnk\u00fc giri\u015fti\u011fi sava\u015f ciddidir. Uygarl\u0131k gelene\u011fine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yor. Put k\u0131rmak, resmi uygarl\u0131k sistemini (d\u00f6nemin resmi modernitesini) reddetmektir. <\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz b\u00f6yle y\u00fczlerce kabile ve ki\u015fi resmi uygarl\u0131kla kavgal\u0131 olmu\u015ftur. Babil ve Asur, d\u00f6nemin bir nevi soyk\u0131r\u0131m\u0131 olan \u2018kabile k\u0131r\u0131m\u0131\u2019yla da \u00fcnl\u00fcd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla b\u00fcy\u00fck bir rahats\u0131zl\u0131k ve \u00e7at\u0131\u015fma d\u00f6nemi s\u00f6z konusudur. \u00dcnl\u00fc Hammurabi bu d\u00f6nemin (M.\u00d6. 1700-1600) m\u00fcthi\u015f kral\u0131d\u0131r. \u0130lk hukuk kurallar\u0131n\u0131 koydu\u011fu s\u00f6ylenir. <\/p>\n<p>\u0130brahim\u2019in m\u00fccadelesi bu y\u00f6n\u00fcyle bir nevi g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn kapitalist uygarl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 s\u00f6m\u00fcrgelerin kurtulu\u015f sava\u015flar\u0131na da benzemektedir. M\u0131s\u0131r\u2019a y\u00f6neli\u015fine yol a\u00e7an bir neden hayvan ticareti iken, muhtemelen ikinci \u00f6nemli neden m\u00fcttefik bulma ihtiyac\u0131d\u0131r. Yusuf\u2019un \u00f6yk\u00fcs\u00fcnden bu sonucu \u00e7\u0131karmak kesinlikle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc uygarl\u0131klar aras\u0131 rekabet de bu d\u00f6nemde olduk\u00e7a geli\u015fmi\u015f ve \u015fiddetlenmi\u015ftir. Hitit-M\u0131s\u0131r, Babil\u2013Hurri (Hitit) ve Babil-M\u0131s\u0131r \u00e7eki\u015fmeleri \u00e7ok say\u0131da kayda yans\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Anla\u015f\u0131lan odur ki, \u0130brahim, \u00fc\u00e7 uygarl\u0131\u011f\u0131n da denetimi d\u0131\u015f\u0131nda, iklimi biraz Urfa\u2019n\u0131nkine benzeyen bug\u00fcnk\u00fc Kud\u00fcs civar\u0131na yerle\u015fmi\u015ftir. Ya\u015fam\u0131n\u0131 burada bir g\u00f6\u00e7men olarak ge\u00e7irmektedir. Zorbela bir mezarl\u0131k yeri sat\u0131n alm\u0131\u015ft\u0131r. Urfa\u2019yla ili\u015fkileri devam etmektedir. Torunu Yakup buradan yak\u0131n akrabalar\u0131ndan Lavan\u2019\u0131n k\u0131zlar\u0131 Rahel ve Lea ile evlenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nem ta\u015f\u0131yan \u0130brahim\u2019in dininin ge\u00e7irdi\u011fi d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmd\u00fcr. \u0130brahim\u2019in bir ku\u015fkuya d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc anla\u015f\u0131l-maktad\u0131r. Nemrut\u2019un putlar\u0131n\u0131 k\u0131rmas\u0131 dinsel \u015f\u00fcphesini do\u011frulamaktad\u0131r. Ba\u015fka bir dinin tanr\u0131lar\u0131n\u0131n temsili de olsa, putlar\u0131n\u0131 k\u0131rmak din \u015f\u00fcphecili\u011fine a\u00e7\u0131k i\u015farettir. O d\u00f6nemin d\u00fc\u015f\u00fcnce gelene\u011finde \u2018gaipten sesler\u2019 \u00f6nemli yer tutar. D\u00fc\u015f\u00fcnce yo-\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131n baz\u0131 esinlenme ve esrimelere yol a\u00e7ma halidir gaipten sesler. \u0130lham dilidir. Bir g\u00fcn b\u00f6yle bir ses i\u015fitti\u011fi s\u00f6y-lenir. Kendisine gelen sesi veya ilham\u0131 (gaipten ses) \u015f\u00f6yle yorumlad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenir: \u201cWa Hewe!  Bunun Hurrice bir deyi\u015f olma ihtimali vard\u0131r. Anlam\u0131 \u201cBu O\u2019dur , k\u0131saca \u201cO\u2019dur.  Yani bekledi\u011fi, umdu\u011fu yeni sentez tanr\u0131s\u0131d\u0131r. Musa ve Muhammed\u2019in de tanr\u0131ya eri\u015fimi b\u00f6yle olacakt\u0131r. Demek ki gelenek \u00e7ok eskidir. Benim \u015fahsi yorumum b\u00f6yledir. Etimologlar \u201cO\u2019dur u halen ara\u015ft\u0131r\u0131yorlar. Gide gide bu deyimin \u2018Yahweh\u2019e, oradan \u2018Yahudi\u2019ye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcne dair ise kanaatler ortakt\u0131r. \u00dcnl\u00fc \u0130brani tanr\u0131s\u0131n\u0131n \u00e7ok k\u0131sa \u00f6yk\u00fcs\u00fc b\u00f6yledir. <\/p>\n<p>M\u0131s\u0131rl\u0131lar\u0131n \u2018Apiru\u2019 adland\u0131rmas\u0131ndan \u00e7\u0131kan \u0130brani s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn \u2018\u00e7\u00f6lden gelen tozlu insanlar\u2019 anlam\u0131na geldi\u011fini s\u00f6yle-mi\u015ftim. \u0130brahim\u2019in kendi \u00f6nderli\u011finde yeniden in\u015fa etti\u011fi kabileye \u0130brani, dinine de yine yeniden anlam olarak in\u015fa etti\u011fi Yahuda (Yahudi\u2019nin t\u0131pk\u0131 \u0130srail gibi \u00f6z\u00fcnde tanr\u0131 ad\u0131 oldu\u011funu hat\u0131rlatal\u0131m) ad\u0131n\u0131 vermesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Yeni dinin tarihsel k\u00f6keni ve ser\u00fcveniyle geli\u015fimini \u015fimdilik b\u00f6yle \u00e7\u00f6z\u00fcmlemenin olduk\u00e7a anlaml\u0131 oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Yeniden in\u015fa edilmi\u015f, kendini \u00e7ok yaln\u0131z hisseden bir kabile dincili\u011fiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irmi\u015f bir kabile dincili\u011fi ve tanr\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 e\u011fer devrim de\u011filse, kesinlikle \u0130slam gibi, Protestanl\u0131k gibi ciddi bir reformdur. D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7iren, yeniden in\u015fa edilen (Kenan, Semitik kabilelerin egemen oldu\u011fu ortam) kabile ve tanr\u0131s\u0131n\u0131n ba\u011fnazca savunulmas\u0131 maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fcnden, zorluklar\u0131ndan do\u011fsa gerek. Yahudilerin neden para ve ticarete \u00e7ok \u00f6nem verdikleri ve bu konuda d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda uzmanla\u015ft\u0131klar\u0131 daha kabile olarak ticarete ge\u00e7tikleri d\u00f6nemden gayet iyi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Kabilenin hayatta kalmas\u0131 ticarete, dolay\u0131s\u0131yla paraya ba\u011fl\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>\u0130smail\u2019in kurban edilmek istenmesi ve gaipten sesle bundan vazge\u00e7ilmesi yeni dinin \u00f6nemli tamamlay\u0131c\u0131 bir unsurudur. Kurban gelene\u011fi \u00e7ok eski ve yayg\u0131nd\u0131r. \u00c7ocuk kurbanlar\u0131 da bunlardan biridir. Muhtemelen o d\u00f6neme kadar uygulanan bir gelenektir. \u0130brahim ve tanr\u0131sal manas\u0131 bunun art\u0131k modas\u0131 ge\u00e7en bir gelenek oldu\u011funda anla\u015f\u0131yorlar. Reformun \u00f6nemli bir maddesi budur. \u0130nsan kurban etme yerine bilinen hayvan kurbanlar\u0131 ge\u00e7irilmektedir. <\/p>\n<p>\u0130smail ve Hacer \u00f6yk\u00fcs\u00fcnden \u00e7\u0131kar\u0131lacak sonu\u00e7, yeni dinin Semitik-Arap kabilelerinde pek sempatiyle kar\u015f\u0131lanmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u00c7ok erken do\u011fmu\u015f bir \u2018\u00d6n \u0130slamc\u0131l\u0131k\u2019 deneyimi olarak de\u011ferlendirilebilir. Fakat yayg\u0131nla\u015famam\u0131\u015ft\u0131r. Mekke\u2019nin merkez olmas\u0131 daha o d\u00f6nemde \u00f6nemini g\u00f6stermektedir. Burada farkl\u0131 bir kabile panteonu bulunmaktad\u0131r. Paganizm (kabile put-\u00e7ulu\u011fu, tanr\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131) halen \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. <\/p>\n<p>Yakup d\u00f6neminde \u015fekillenen \u0130srail unvan\u0131 ilgin\u00e7 bir geli\u015fmedir. El eki Kenanl\u0131lardan (L\u00fcbnan-Filistin y\u00f6resindeki Semitik kabileler) al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Semitik k\u00f6kenli bu kavram \u2018y\u00fckselti\u2019, \u2018y\u00fcce\u2019 anlam\u0131na yak\u0131nd\u0131r. \u0130brani kabilesine \u2018Eloh\u00ee\u2019 diye ge\u00e7er. \u0130slamiyet\u2019le \u2018Allah\u2019a d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Semitik kabilelerin genel tanr\u0131s\u0131 demek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. <\/p>\n<p>Hint-Avrupa kabilelerindeki \u2018Got\u2019 ile \u0130ran\u00ee-K\u00fcrt\u00e7e dil ve leh\u00e7elerdeki \u2018Gudea\u2019 ayn\u0131 anlam\u0131 temsil etmektedir. Aryen kabi-lelerin ortak atas\u0131 veya tanr\u0131s\u0131 anlam\u0131ndad\u0131r. Guti kabileleri ve Gudea\u2019n\u0131n M.\u00d6. 2150\u2019de S\u00fcmer hegemonyas\u0131n\u0131 ele ge\u00e7irmesi bu nedenle anlaml\u0131d\u0131r  tanr\u0131-kral anlam\u0131na gelmektedir. Gudea d\u00f6nemin \u00e7ok kullan\u0131lan bir kral unvan\u0131d\u0131r. \u2018\u0130srael\u2019, \u2018tanr\u0131yla g\u00fcre-\u015fen\u2019 anlam\u0131na gelir. Biraz kabile \u015fovenizmini \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Kendilerini o denli g\u00fc\u00e7l\u00fc g\u00f6r\u00fcyorlar ki, tanr\u0131lar\u0131yla bile g\u00fcre\u015febiliyorlar  daha do\u011frusu kavga ediyorlar. \u0130brahim\u2019in put k\u0131r\u0131c\u0131l\u0131k gelene\u011finin bir devam\u0131 gibi geliyor. \u0130branilerin tarihleri boyunca tanr\u0131yla \u00e7ok g\u00fcre\u015ftikleri say\u0131s\u0131z ideolojik hamlelerinden anla\u015f\u0131labilir. Her ideolojik yeniliklerinin \u2018tanr\u0131yla g\u00fcre\u015f\u2019 anlam\u0131na geldi\u011fini unutmamal\u0131y\u0131z. Yahudi ayd\u0131nlar\u0131n\u0131n anlam verme ustal\u0131klar\u0131na (kavram, teori, teoloji) daha sonra de\u011finece\u011fim. <\/p>\n<p>Kabilenin M.\u00d6. 1600-1300 d\u00f6nemi ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi tahmin edilen M\u0131s\u0131r\u2019a bir g\u00f6\u00e7 \u00f6yk\u00fcs\u00fc vard\u0131r. Yusuf ve Musa \u00f6yk\u00fcleri bu g\u00f6\u00e7 sonucunda ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. M\u0131s\u0131r\u2019da uzun bir deneyim ge\u00e7irdikleri, yar\u0131-k\u00f6lelik ko\u015fullar\u0131nda ya\u015fad\u0131klar\u0131, birliklerini korumaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131, belli bir s\u0131n\u0131fla\u015fmaya u\u011frad\u0131klar\u0131, muhtemelen Musa\u2019n\u0131n bu kabile kal\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131n bir ileri geleni oldu\u011fu, t\u0131pk\u0131 \u0130brahim\u2019in Nemrutla ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u00e7eli\u015fkiye benzer bir \u00e7eli\u015fkiyi M\u0131s\u0131r Firavunuyla (kral unvan\u0131) ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, bunun tek tanr\u0131l\u0131 bir din ilan eden Akhenaton d\u00f6nemine rastgeldi\u011fi, Hicretin ise M.\u00d6. 1304-1280\u2019lerde Firavun olan II. Ramses d\u00f6neminde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi rivayet edilmektedir. Musa\u2019n\u0131n \u00fcnl\u00fc \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, hem do\u011fa ko\u015fullar\u0131na (Sina Yar\u0131madas\u0131 \u00e7etin ko\u015fullara sahiptir) dire-ni\u015fi, hem de \u00e7evrede dost olmayan bir\u00e7ok kabile ve kavimle \u00e7eli\u015fmesi ve \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 Tevrat\u2019a da konu edilmektedir. K\u0131rk y\u0131ll\u0131k bir direni\u015f ve g\u00f6\u00e7 \u00e7ilesi ya\u015f\u0131yor. Tur Da\u011f\u0131\u2019nda \u2018gaipten ses\u2019 gelene\u011fi bir kez daha tekrarlan\u0131r. On Emir (vahiy, tanr\u0131sal buyruk) al\u0131n\u0131r. <\/p>\n<p>\u0130brani kelimesi muhtemelen bu d\u00f6nemin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Tanr\u0131ya ili\u015fkin eski adlar yerine yeni ad olarak \u2018Rab\u2019 (Efendi) ikame edilir. Belli bir s\u0131n\u0131fla\u015fmay\u0131 yans\u0131tmaktad\u0131r. Puta tap\u0131c\u0131l\u0131\u011fa \u00e7ok daha sert kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131l\u0131r. On Emir\u2019in sakland\u0131\u011f\u0131 sanduka (Kutsal Kitap gelene\u011fi) etraf\u0131nda yeni bir k\u00fclt (tap\u0131nma bi\u00e7imi) olu\u015fturulur. Tevrat\u2019ta bir d\u00f6nemle\u015ftirme yap\u0131l\u0131r. \u00c7\u0131k\u0131\u015f-K\u00e2hinler-\u00d6nderler-Krallar-Peygamberler-Yazarlar bi\u00e7iminde bir terminoloji kullan\u0131l\u0131r. Unutmamak gerekir ki, M.\u00d6. 1600\u2019lerde \u0130bra-him\u2019in ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemden M.\u00d6. 600\u2019lere kadar ortada Yahudi dininden s\u00f6z eden bir yaz\u0131l\u0131 belge yoktur. S\u00f6zl\u00fc aktar\u0131lan baz\u0131 gelenekler vard\u0131r. San\u0131r\u0131m yaz\u0131l\u0131 gelenek \u0130\u015faya Peygamberle bu tarihlerde ba\u015flat\u0131larak geli\u015ftirilir. Babil esareti d\u00f6neminde (M.\u00d6. 596-540) Zerd\u00fc\u015ftl\u00fck\u2019ten \u00e7ok unsur al\u0131n\u0131r. Grek d\u00fc\u015f\u00fcncesinden de giderek etkilenme olur. Ahd-i Atik denilen Kutsal Kitap s\u00fcrekli geli\u015ftirilerek ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kal\u0131n ciltleri ve yorumlar\u0131 olu\u015fturulmu\u015ftur. Muhafaza edilen bir gelenekler toplam\u0131 olmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemlidir. Daha sonra do\u011fan din\u00ee, felsefi ve edebi etkileri, sanat esinlenmeleri b\u00fcy\u00fck olmu\u015ftur. Ayr\u0131ca \u00e7ok say\u0131da yorumlar\u0131 geli\u015ftirilmi\u015ftir. <\/p>\n<p>Tek tanr\u0131 kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa \u00f6yk\u00fcs\u00fc b\u00f6yle olmakla birlikte, \u0130brahim\u00ee dinlerde \u00e7ok farkl\u0131 anlat\u0131l\u0131r. A\u00e7\u0131k ki, bir ideolojik kimlik hegemonyas\u0131 olarak geli\u015ftirilmek istenmi\u015ftir. Ana fikirlerden biri, k\u00fc\u00e7\u00fck bir Yahudi krall\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011furma \u2018projesi\u2019 oldu\u011funa ili\u015fkindir. Spinoza da b\u00f6ylesi bir yorumu yapar. Tek tanr\u0131l\u0131 din M\u0131s\u0131r\u2019da zaten ilan edilmi\u015f bir kavramd\u0131. S\u00fcmerlerde, Babil\u2019de, Asurlarda s\u0131rayla \u2018En\u2019, \u2018Marduk\u2019 ve \u2018Asur\u2019 en b\u00fcy\u00fck tanr\u0131 unvan\u0131n\u0131 \u00e7ok \u00f6nceleri alm\u0131\u015ft\u0131. \u00d6nemle vurgulad\u0131\u011f\u0131m gibi, bunlar etkisi ve otoritesi artan krallar\u0131 ve krall\u0131k kurumunu yans\u0131tan, simgele\u015ftiren kavramlard\u0131r. <\/p>\n<p>Krallar\u0131 putla\u015ft\u0131rma ve adlar\u0131na k\u00fclt (ibadet) geli\u015ftirme, me\u015frula\u015ft\u0131rma \u00e7abas\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. T\u00fcm uygarl\u0131klarda benzer bir ideolojik hegemonya \u00e7abas\u0131 vard\u0131r. \u00c7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir me\u015frula\u015ft\u0131rma arac\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in, her uygarl\u0131k bu y\u00f6ntemi veya dini daha da g\u00f6rkemlile\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u0130brani kabilesi veya kavminin de bu tarihsel geleneklerden etkilenerek kendi k\u00fc\u00e7\u00fck kavim krall\u0131\u011f\u0131n\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rma arac\u0131n\u0131 in\u015fa etmeleri beklenen, anla\u015f\u0131l\u0131r bir husustur. Yayg\u0131n gelene\u011fin \u0130branilerin pay\u0131na d\u00fc\u015fen k\u0131sm\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>\u0130branilerin ideolojisiyle s\u00fcrekli hayallerinde ya\u015fatt\u0131klar\u0131 krall\u0131k projesi M.\u00d6. 1020-950 y\u0131llar\u0131 d\u00f6neminde somutluk ka-zan\u0131r. Saul, Davut ve S\u00fcleyman \u00fc\u00e7 \u00f6nemli kral ki\u015filik olarak tarihe yans\u0131t\u0131l\u0131r. Bunlar peygamber-krallard\u0131r. M\u0131s\u0131r ve S\u00fcmer-lerinkilerle fark\u0131n\u0131 hemen g\u00f6r\u00fcyoruz: Tanr\u0131 kral de\u011fil, peygamber-kral oluyorlar. Bu nedenle Tevrat okumalar\u0131nda pey-gamberli\u011fin bir Yahudi krall\u0131k aray\u0131\u015f\u0131 olarak yorumlanmas\u0131 yabana at\u0131lmamas\u0131 gereken bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Tabii ki t\u00fcm\u00fcyle bir krall\u0131k projesi olarak yorumlamak da do\u011fru olmaz. Ama yine de tek tanr\u0131 ile her kavmin kendi milli, yerel kral\u0131 ve devleti aras\u0131nda bir ba\u011flant\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rmek, Kutsal Kitap okumalar\u0131nda ihmal edilmemesi gereken \u00f6nemli bir y\u00f6ntem sorunudur. Ama ya\u015fad\u0131klar\u0131 \u00e7ileli ya\u015fam, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fckler, kavga ettikleri uygarl\u0131k ve kabilelerin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ve \u00e7oklu\u011fu nedeniyle Yahudiler kendi sentezlerini daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 ve kutsalca geli\u015ftirmeye, farkl\u0131 k\u0131lmaya b\u00fcy\u00fck \u00f6zen g\u00f6stermi\u015flerdir. Tekrar be-lirtmeliyim ki, bu kabile dincili\u011finin arkas\u0131nda en az\u0131ndan on bin y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee rol oynam\u0131\u015f bir kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn etkisi vard\u0131r. G\u00fcc\u00fcn\u00fc korumas\u0131nda bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn pay\u0131 \u00f6nemlidir. Ortado\u011fu\u2019da dinsel gelene\u011fin g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131nda da bu etkinin pay\u0131n\u0131 hep aramak gerekir. <\/p>\n<p>\u0130brani dininin, H\u0131ristiyanl\u0131k bir kol olarak kendisinden kopuncaya kadar ciddi bir etkisi yoktur. Di\u011fer halklar\u0131 \u00e7ok az et-kilemi\u015ftir. Zaten kavim dini olu\u015fu yay\u0131lmas\u0131na engeldir. Hatta \u2018se\u00e7ilmi\u015f kavim\u2019 belirlemesi bu tekilli\u011fi daha da peki\u015ftirir. As\u0131l \u00f6nemi H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n ve M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131nda ve kapitalist modernitedeki milliyet\u00e7ilikle olan ili\u015fkilerinde kendisini g\u00f6sterir. \u0130li\u015fki daha \u00e7ok kavram, teori ve teoloji kapsam\u0131ndad\u0131r. Merkez\u00ee uygarl\u0131\u011f\u0131n iki g\u00fc\u00e7l\u00fc kolu olan M\u0131s\u0131r ve S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ideolojik \u00f6\u011felerini ve teolojik yap\u0131lar\u0131n\u0131 reformdan ge\u00e7irmeleri di\u011fer \u00f6nemli bir yan \u00f6zelli\u011fidir. E\u011fer bu reform olmasayd\u0131 Ortado\u011fu tarihi, dolay\u0131s\u0131yla evrensel tarih farkl\u0131 geli\u015firdi. \u00d6neminin ayr\u0131nt\u0131s\u0131 \u015furadad\u0131r: \u0130nsanlar\u0131n asla tanr\u0131 olamayacaklar\u0131 \u0130brani dininin temel bir ilkesidir. \u0130nsanlar ancak peygamber (tanr\u0131 el\u00e7isi, temsilcisi) olabilirler. <\/p>\n<p>Bu \u00e7ok \u00f6nemli bir geli\u015fmedir. M\u0131s\u0131r ve S\u00fcmer krallar\u0131 kendilerini binlerce y\u0131l tanr\u0131-krallar olarak me\u015frula\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131. Buna sistemli bi\u00e7imde kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan \u0130brahim\u00ee gelenektir. Grek k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde insan-tanr\u0131 benzetmesine felsefeyle kar\u015f\u0131 konulurken, Ortado\u011fu\u2019da \u0130brahim\u00ee dinlerle kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmaktad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz bu yakla\u015f\u0131m\u0131n arkas\u0131nda ekonomik, sosyal ve siyasal geli\u015fmeler rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130brahim\u2019in bizzat \u015fahs\u0131nda temsil etti\u011fi ekonomik anlay\u0131\u015f liberalizme olduk\u00e7a benziyor. Firavun ve Nemrut kolektivizmleri k\u00f6le \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na dayan\u0131yordu. K\u00f6leler \u00fczerinde bir makine d\u00fczeni kurulmu\u015ftu. Kul-tanr\u0131 (halen ge\u00e7erli bir kavram) kavram\u0131 bu mekanikle\u015fmi\u015f k\u00f6lelik d\u00f6neminden kalmad\u0131r. \u0130brahim\u00ee din bu k\u00f6kl\u00fc ili\u015fkiyi y\u0131kamam\u0131\u015fsa da olduk\u00e7a yumu\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r, reformdan ge\u00e7irmi\u015ftir. Etkili olmas\u0131nda buradaki rol\u00fc belirleyici olmu\u015ftur. \u0130brani kabilesinin bizzat kendisi hem Nemrut\u2019un (Babil krallar\u0131) yan\u0131nda hem de Firavun\u2019un (M\u0131s\u0131r Krall\u0131\u011f\u0131) yan\u0131nda bu tarz \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmaya kar\u015f\u0131 \u00e7ok direnmi\u015ftir. Kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fc tam k\u00f6lele\u015ftirilmeyi kabullenmemi\u015ftir. S\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131 dedi\u011fimiz olgunun temelinde kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn k\u00f6lele\u015fmeye kar\u015f\u0131 binlerce y\u0131ll\u0131k direnmesi vard\u0131r. Sadece etnik bir direnme de\u011fildir s\u00f6z konusu olan. Benim ayr\u0131 bir kavram olarak \u00f6nemsedi\u011fim husus burada ge\u00e7erlidir. S\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131 de\u011fil, s\u0131n\u0131fla\u015fmama, s\u0131n\u0131f olmay\u0131 kabullenmeme sava\u015f\u0131 daha \u00f6nemlidir. Bu ger\u00e7eklik hem tarihte kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan\u0131d\u0131r, hem de do\u011fru olan\u0131 budur. <\/p>\n<p>Marks\u2019\u0131n ve Marksistlerin hi\u00e7 anlamad\u0131klar\u0131 husus budur. Onlar s\u0131n\u0131fla\u015fmay\u0131 olumlu, ilerici bir \u00e7izgisel tarih geli\u015fmesi olarak g\u00f6r\u00fcrler. Hatalar\u0131 kadar ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131n da temelinde yatan bu anlay\u0131\u015flar\u0131 \u00e7ok olumsuz rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Binlerce y\u0131ll\u0131k kabile, a\u015firet ve kavim direni\u015fleri, hatta kapitalist moderniteye kar\u015f\u0131 baz\u0131 y\u00f6nleriyle ulusal kurtulu\u015f sava\u015flar\u0131 ayn\u0131 zamanda s\u0131n\u0131fla\u015fmaya kar\u015f\u0131 direni\u015f sava\u015flar\u0131d\u0131r. \u0130brahim\u00ee dinlerde de bu \u00f6zellikler g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. Sonradan sapt\u0131r\u0131l\u0131p uygarl\u0131k dinlerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmeleri farkl\u0131 bir olgu olarak de\u011ferlendirilmelidir. K\u00f6leli\u011fe direni\u015f her \u00fc\u00e7 \u0130brahim\u00ee dinde de me\u015frudur ve te\u015fvik edilir. Ekonomide de ciddi reformlara yol a\u00e7m\u0131\u015flard\u0131r. Daha e\u015fitlik\u00e7i bir yap\u0131 hedeflenmi\u015ftir. Sadaka, zek\u00e2t, vak\u0131f \u00f6nemli ara\u00e7lard\u0131r  kat\u0131 ekonomik s\u0131n\u0131rlar\u0131 yumu\u015fatmay\u0131 hedefler. Siyasi alanda demokrasi ve cumhuriyet hedeflenmese de, tanr\u0131-kral otoritesi yumu\u015fat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u2018Tanr\u0131 g\u00f6lgesi kral\u2019 kavram\u0131 geli\u015ftirilmi\u015ftir. Kom\u00fcn ya\u015fam\u0131 anlam ve uygulama bulmu\u015f-tur. A\u00e7\u0131k ki ekonomik, sosyal ve siyasal alanda devrim de\u011fil reform yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ama d\u00f6nemine g\u00f6re bu ad\u0131mlar\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmse-memek gerekir. Ben bu ad\u0131mlar\u0131 merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminde d\u00f6neminin \u2018sosyal-demokrat\u2019 tavr\u0131 olarak de\u011ferlendirmi\u015ftim. Buna benzer sosyoekonomik hareketlerdir. Manevi k\u00fclt\u00fcre, dine yans\u0131yan b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc s\u0131k\u00e7a i\u015fledim. Yine de insan\u0131n tanr\u0131n\u0131n vekili, el\u00e7isi olabilme s\u0131fat\u0131 teolojik bir devrimdir. Evrensel tarih \u00fczerinde etkileri b\u00fcy\u00fck olmu\u015ftur. \u0130slam b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde bu hususu biraz daha i\u015flemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. <\/p>\n<p>\u0130brani yahut Yahudi ideolojisinin milliyet\u00e7ilikle, dolay\u0131s\u0131yla ulus-devlet\u00e7ilikle ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 Kapitalist Modernitenin A\u015f\u0131lmas\u0131 Sorunlar\u0131 ve Demokratik Modernite adl\u0131 savunmamda kapsaml\u0131 de\u011ferlendirmelere tabi tutmu\u015ftum. Hemen belirtilmeli ki, bu ili\u015fki ve etkisi \u00e7ok \u00f6nemlidir. Bu ili\u015fkinin en vahim sonu\u00e7lar\u0131 bizzat \u2018Yahudi soyk\u0131r\u0131m\u0131\u2019yla Yahudi halk\u0131nda ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>\u00a0<br \/>\u00a0 H\u0131ristiyan Direni\u015fi ve S\u0131n\u0131f Sava\u015f\u0131m\u0131 <\/p>\n<p>Tarihte etnik temelli olmayan ilk ciddi sosyal hareketlerden en ba\u015fta geleni olmas\u0131 itibariyle H\u0131ristiyanl\u0131k \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u00c7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda yeni bir uygarl\u0131k kurma de\u011fil, \u00f6zg\u00fcrle\u015fme ve e\u015fitlik daha \u00e7ok a\u011f\u0131r basar. Ortado\u011fu\u2019da yakla\u015f\u0131k \u00fc\u00e7 bin be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminde olu\u015fan alt s\u0131n\u0131f ve tabakala\u015fma s\u00fcrecinin Roma \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nda doruk noktas\u0131na varmas\u0131na bir tepki olarak geli\u015fir. \u0130brahim ve Musa d\u00f6neminde dinsel hareket s\u0131n\u0131f \u00f6zelliklerinden \u00e7ok kabile, kavim \u00f6zelli-\u011fini ta\u015f\u0131maktayd\u0131. \u0130sev\u00eelik hem kabile ve kavim \u00f6zelliklerinin \u00fcst\u00fcnde, hem de sistem d\u0131\u015f\u0131na itilen t\u00fcm yoksullar ve i\u015fsizlerin yan\u0131 s\u0131ra tutsak edilmi\u015f kabilelerin, tarikatlar\u0131n (Yeni \u00e7\u0131kmaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. \u00d6rne\u011fin Esseniler), askerlerden ve k\u00f6le \u00e7iftliklerinden ka\u00e7anlar\u0131n saflar\u0131na ko\u015ftuklar\u0131 yeni bir sosyalle\u015fme dinidir. Bir kabile veya devlet olu\u015fturulmuyor. Her kavim ve devletin b\u00fcnyesinde kom\u00fcnal sosyal bir cemaat olu\u015fturuluyor. Bu a\u00e7\u0131dan dikkate de\u011ferdir. Kavim ve uygarl\u0131k hareketi olmamas\u0131 h\u0131zla geni\u015flemesine yol a\u00e7arken, iktidar ve uygarl\u0131\u011fa kat\u0131l\u0131m\u0131n \u00f6n\u00fcnde de hep bir darbo\u011faz olu\u015fturmu\u015ftur. Bug\u00fcn de benzer bir ikilemi ya\u015famaktad\u0131r. Demokratik kom\u00fcnal y\u00f6n\u00fc g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131na ra\u011fmen, bu y\u00f6ndeki geli\u015fimi s\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta g\u00fc\u00e7l\u00fc olan bu y\u00f6n\u00fc uygarl\u0131\u011fa ge\u00e7i\u015f s\u00fcrecinde ikinci plana d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ayr\u0131ca kavim milliyet\u00e7ili\u011fi do\u011frultusunda evrim g\u00f6stermi\u015ftir. <\/p>\n<p>\u00c7\u0131k\u0131\u015f\u0131 hakk\u0131nda rivayetler a\u011f\u0131r basmaktad\u0131r. Ger\u00e7ek bir \u0130sa\u2019n\u0131n olup olmad\u0131\u011f\u0131 bile tart\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. T\u0131pk\u0131 bir\u00e7ok \u0130brahim oldu\u011fu gibi bir\u00e7ok \u0130sa da olmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Roma\u2019n\u0131n yayg\u0131n \u00e7arm\u0131ha germe cezaland\u0131rmas\u0131 uygulanmaktad\u0131r. Spartak\u00fcs ha-reketinin an\u0131lar\u0131 tazedir. Bu hareket s\u0131ras\u0131nda Roma yollar\u0131nda be\u015f bin ki\u015finin \u00e7arm\u0131ha gerildi\u011fi rivayet edilir. Benzer uygu-lamalar Kud\u00fcs eyaletinde de s\u0131k\u00e7a ya\u015fanmaktad\u0131r. \u0130ncil\u2019de (Ahdi Cedit) \u0130sa\u2019n\u0131n \u00f6yk\u00fcs\u00fc geni\u015f\u00e7e anlat\u0131l\u0131r. \u0130ncil bir nevi \u0130sa Roman\u0131 gibidir. Avrupa k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde roman ad\u0131 verilen sanat dal\u0131 \u0130ncil\u2019den etkilenmi\u015f olabilir. \u0130sa\u2019n\u0131n Musevi dininden oldu\u011fu, din adamlar\u0131n\u0131n \u00fcst tabakas\u0131na tepki duydu\u011fu, farkl\u0131 bir mabet uygulamas\u0131na ge\u00e7ti\u011fi, Kud\u00fcs\u2019te etkin olmak istedi\u011fi, d\u00f6neminde Esseni tarikat\u0131ndan ve Vaftizci Yahya\u2019dan (Peygamber) etkilendi\u011fi s\u00f6ylenmektedir. Roma Valisi ve i\u015fbirlik\u00e7i Yahuda Krall\u0131\u011f\u0131\u2019na kar\u015f\u0131t konumda bulundu\u011fu bu s\u00f6ylem kapsam\u0131ndad\u0131r. On \u0130ki Havari hik\u00e2yesi \u00e7\u0131k\u0131\u015f d\u00f6nemindeki etkinli\u011finin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 yans\u0131tmaktad\u0131r. Herhangi bir ayaklanma te\u015febb\u00fcs\u00fc olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r. Bir nevi propaganda grubu halinde bulunmaktad\u0131r. Bu grup d\u00f6nemi Muhammed\u2019in Mekke\u2019deki propaganda d\u00f6nemine benzemektedir. \u0130sa\u2019n\u0131n farkl\u0131 bir s\u00f6ylemi olmakla birlikte, konu\u015fmalar\u0131 Ahdi Atik\u2019in bir nevi yoksullardan yana yorumudur. \u00c7arm\u0131ha gerildi\u011finde (Milad\u00ee 34) etraf\u0131ndaki grup h\u0131zla da\u011f\u0131l\u0131r. \u0130sa\u2019n\u0131n On \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Havari oldu\u011fu belirtilen Yehuda \u0130skaryot\u2019un ihbar\u0131yla yakaland\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenmektedir. Yahudi istihbarat\u0131n\u0131n \u00e7ok eski bir tarihe dayand\u0131\u011f\u0131 bu \u00f6rnekten de anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u0130sa\u2019n\u0131n kendi k\u00fc\u00e7\u00fck cemaati i\u00e7inde belli bir etkisi olmu\u015ftur. Fakat belirtildi\u011fi gibi belirleyici olan sosyal ortam\u0131n do\u011furganl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u0130sa ger\u00e7ekli\u011fi bu ortam\u0131n kataliz\u00f6r\u00fc rol\u00fcn\u00fc oynam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Kendisinden sonra tek etkili isim, Tarsus do\u011fumlu ve \u015eam\u2019da hidayete erdi\u011fini s\u00f6yleyen Aziz Paul\u2019dur. Hareketi as\u0131l to-parlayan ki\u015fidir. \u0130lk y\u00fczy\u0131l i\u00e7inde resmen kabul edilmi\u015f yaz\u0131l\u0131 bir \u0130ncil yoktur. \u0130ncil\u2019ler ikinci ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc y\u00fczy\u0131llarda derlene-cektir. Bir\u00e7ok onaylanmayan \u00f6rnekleri de vard\u0131r. Kabul g\u00f6ren \u0130ncil d\u00f6rt tanedir. Konular birbirine yak\u0131n, \u00fcsluplar farkl\u0131d\u0131r. Direkt tanr\u0131 s\u00f6z\u00fc olarak d\u00fczenlenmemi\u015flerdir. Olaylar anlat\u0131l\u0131rken yer yer tanr\u0131 s\u00f6zlerinden dem vurulur. Zaman\u0131n Grek d\u00fc\u015f\u00fcncesinden de yararlan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Teolojisi Grek ve \u0130brani kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 bir s\u00f6ylemi ihtiva eder. En \u00f6nemli kavram Baba, O\u011ful ve Ruh-ul Kud\u00fcs\u2019t\u00fcr. Tarihi \u00e7ok eski olan \u00fc\u00e7l\u00fc tanr\u0131sal panteonun izini ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Tarihte bir\u00e7ok uygarl\u0131k sisteminde \u00fc\u00e7l\u00fc panteon temsili vard\u0131r. Roma panteonu bu hususta a\u00e7\u0131kt\u0131r. Dinsel tarih bu tip benzerlikleri olduk\u00e7a yans\u0131t\u0131r. \u00c7ok tart\u0131\u015f\u0131lan \u0130sa\u2019n\u0131n tanr\u0131 m\u0131, yoksa insan do\u011fas\u0131ndan m\u0131 oldu\u011fu hususu bu tarihle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Yahudi dini insandan tanr\u0131 olmay\u0131 yasaklarken, bir\u00e7ok uygarl\u0131k dini tanr\u0131-kral s\u00f6ylemini de\u011fi\u015ftirilmi\u015f olarak s\u00fcrd\u00fcrmektedir. \u0130sevilikte bir senteze gidilmek istendi\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Fakat bu ayr\u0131m\u0131n b\u00fcy\u00fck mezhep par\u00e7alanmas\u0131na ve kavgalara yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Temelinde sosyal farkl\u0131la\u015fma da rol oynamaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin Arius\u00e7ular \u0130sa\u2019n\u0131n insan karakterini esas al\u0131rken, yoksul tabakalar\u0131 temsil etmekteydiler. Roma iktidar\u0131 \u00e7ark\u0131na dahil olanlar ise tanr\u0131sall\u0131k k\u00f6kenine daha \u00e7ok sar\u0131lmaktayd\u0131lar. <\/p>\n<p>\u0130ncil yaz\u0131m\u0131na kadar H\u0131ristiyanlarda da\u011flar ve \u00e7\u00f6llerde inziva hayat\u0131 ya\u015fanmaktayd\u0131. B\u00fcy\u00fck perhiz (oru\u00e7) hareketleri ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131. \u00dcnl\u00fc azizler bu d\u00f6nemlerin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. \u0130kinci ad\u0131m manast\u0131rlar\u0131n kurulmas\u0131yla at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. 3. ve 4. y\u00fczy\u0131llar ma-nast\u0131rlar\u0131n kurulu\u015f a\u015famas\u0131d\u0131r. H\u0131ristiyanlar Ortado\u011fu\u2019nun her taraf\u0131na da\u011f\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Roma-Sasani sava\u015flar\u0131ndan b\u0131kan, korkan ve askerlerden ka\u00e7anlar y\u0131\u011f\u0131nla saflara kat\u0131lmaktad\u0131r. H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n hem ba\u015fta Asuriler, Ermeniler ve Grekler olmak \u00fczere bir\u00e7ok kavmin dini haline gelmesi, hem de 4. y\u00fczy\u0131ldan itibaren Do\u011fu Roma\u2019n\u0131n (Bizans) resmi dini olmas\u0131 s\u00f6z konusudur. Bu k\u00fc\u00e7\u00fck kavimler Roma ve Sasani zulm\u00fcnden ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcnden b\u0131kan zaman\u0131n k\u00fclt\u00fcrel a\u00e7\u0131dan en geli\u015fmi\u015f halklar\u0131d\u0131r. Bunlara K\u0131ptileri (M\u0131s\u0131r Firavunlar\u0131 d\u00f6neminden kalma bir halk) de dahil etmek gerekir. Hareketin ba\u015f\u0131n\u0131 Kilise Babalar\u0131 \u00e7ekmektedir. \u0130mparator Konstantin\u2019in (Do\u011fu Roma\u2019y\u0131 312\u2019de Bizans\u2019ta, bug\u00fcnk\u00fc \u0130stanbul\u2019da ilan eden ki\u015fidir) H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilan etmesi ve \u0130znik Kons\u00fcl\u00fcn\u00fcn 325 tarihli toplant\u0131s\u0131 yeni bir a\u015famad\u0131r. <\/p>\n<p>Uygarl\u0131k ve anti-uygarl\u0131k e\u011filimleri bir\u00e7ok mezhebin olu\u015fumuna yol a\u00e7ar. S\u00fcryani ve Ermeni kiliseleri (Nasturi ve Gre-goryan) kurulur. Roma-Latin ek\u00fcmenik (evrensellik) ideas\u0131nda ilk par\u00e7alanma emareleri b\u00f6yle ortaya \u00e7\u0131kar. 5. ve 6. y\u00fczy\u0131llar hareketin genelde Avrupa\u2019ya yay\u0131l\u0131m\u0131 d\u00f6nemidir. 7. ve 10. y\u00fczy\u0131llar Do\u011fu Avrupa\u2019da yay\u0131lma d\u00f6nemidir. Avrupa\u2019daki ba\u015far\u0131s\u0131, paganizmi (yerel kabile dinleri) geriletmesi ve manevi-k\u00fclt\u00fcrel bir devrim olu\u015fturmas\u0131ndad\u0131r. Bat\u0131 H\u0131ristiyanl\u0131k hareketi Do\u011fu\u2019nun on be\u015f bin y\u0131lda olu\u015fan manevi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc Avrupa\u2019ya ta\u015f\u0131makla daha sonraki geli\u015fmelerin tohumunu ekmi\u015ftir. Tarihte her toplumsal hareket \u00f6nce manevi k\u00fclt\u00fcrde embriyo halinde olu\u015fur. Bu olu\u015fum olmadan, maddi k\u00fclt\u00fcrel geli\u015fmeler kendili\u011finden olu\u015fmaz. Avrupa\u2019n\u0131n temellerini d\u00f6\u015femede H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n manevi k\u00fclt\u00fcr aktar\u0131mlar\u0131 her \u015fey olmasa da, en \u00f6nemli par\u00e7as\u0131d\u0131r. Bunlara s\u0131ras\u0131yla Musevili\u011fin ve \u0130slaml\u0131\u011f\u0131n k\u00fclt\u00fcrel aktar\u0131mlar\u0131n\u0131 da eklemek gerekir. Ortado\u011fu\u2019da \u0130slamiyet\u2019te 12. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda felsefi tart\u0131\u015fmalar \u00f6nemini yitirirken, Avrupa\u2019da bu tarihlerde \u2018adc\u0131l\u0131k\u2019 ve \u2018ger\u00e7ek\u00e7ilik\u2019 kavramlar\u0131 etraf\u0131nda geli\u015fen tart\u0131\u015fmalarla felsefi \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n tarihsel hamlesi ba\u015flat\u0131l\u0131r. Protestanl\u0131k hareketiyle, ya\u015fanan reform hareketleriyle milli kiliseler d\u00f6nemi geli\u015fir. R\u00f6nesans\u2019la birle\u015fen bu hareketler Avrupa Ayd\u0131nlanmas\u0131n\u0131 haz\u0131rlayarak ideolojik hegemonyas\u0131n\u0131 sa\u011flarlar. <\/p>\n<p>Do\u011fu H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 daha de\u011fi\u015fik bir seyir izler. \u0130sa\u2019n\u0131n da konu\u015ftu\u011fu rivayet edilen Aramice, Asurlular\u0131n bir nevi milli di-lidir. Asurlular eski g\u00f6rkemli d\u00f6nemlerini yitirdiklerinden beri Persler ve Sasanilerin hegemonyas\u0131nda ya\u015f\u0131yorlard\u0131. \u00c7\u0131k\u0131\u015f aramalar\u0131 do\u011fald\u0131. Askeri g\u00fc\u00e7leri buna yetmezdi. K\u00fclt\u00fcrel olarak Ortado\u011fu\u2019nun haf\u0131zas\u0131 gibiydiler. Dolay\u0131s\u0131yla H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda rolleri \u00e7ok \u00f6nemlidir. Ba\u015ftan itibaren H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 bir milli din olarak benimsediler, \u00f6nemli katk\u0131lar yapt\u0131lar. \u00d6zellikle Nasturi rahipleri Grek k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn aktar\u0131m\u0131ndaki rolleriyle H\u0131ristiyan teolojisine \u00f6nemli katk\u0131larda bulundular. Antakya \u00fcnl\u00fc bir merkezleriydi. S\u0131ras\u0131yla Urfa ve Nusaybin (Turabdin) de tarih\u00ee merkezleriydi. \u0130sa\u2019n\u0131n Urfa\u2019ya davet edildi\u011fi s\u00f6ylenir. Babil k\u00f6kenli Keldani rahipler de H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n \u00f6nemli geli\u015ftirici g\u00fc\u00e7leriydiler. Nasturi rahipler 4. ve 5. y\u00fczy\u0131llarda Akdeniz\u2019den Hindistan\u2019a kadar H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 etkili bi\u00e7imde yayd\u0131lar. Tarih\u00e7iler, \u0130slamiyet\u2019in \u00e7\u0131kmam\u0131\u015f olmas\u0131 halinde \u0130ran\u2019\u0131n k\u0131sa s\u00fcrede H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n etkisine girebilece\u011fini idea ederler. Mitra ve Mani dinleri de b\u00f6lgede etkili olmakla birlikte, H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n konumu ba\u015fatt\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla H\u0131ristiyanl\u0131k \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 Asurlular ve Keldaniler i\u00e7in bir nevi R\u00f6nesans saymak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Aralar\u0131nda mezhep \u00e7eki\u015fmeleri g\u00fc\u00e7l\u00fc olsa da, H\u0131ristiyanl\u0131k Asurlular a\u00e7\u0131s\u0131ndan erken do\u011fan bir R\u00f6nesans\u2019t\u0131. Nasturi rahipler b\u00f6ylelikle bir uygarl\u0131\u011f\u0131n temelini atmak ister gibiydiler. Hem Bizansl\u0131lar ve Sasaniler aras\u0131ndaki kavgadan b\u0131km\u0131\u015flard\u0131, hem de ondan yararlanmak istiyorlar ve \u00e7eli\u015fkilerinden yararlan\u0131p g\u00fc\u00e7lenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Hazreti Mu-hammed\u2019i de bu y\u00f6nde etkiledikleri bilinmektedir.<\/p>\n<p>Ermeni kavmi de Asur\u2019unkine benzer bir H\u0131ristiyanl\u0131k hareketini benimsedi. Onlar da Bizans-Sasani \u00e7eki\u015fmesinden hem zarar g\u00f6r\u00fcyorlar, hem de yararlanmak istiyorlard\u0131. H\u0131ristiyanl\u0131k bunun i\u00e7in iyi bir ideolojik zemin sunuyordu. Ermeniler 4. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda resmen kabul edilen H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 k\u0131sa s\u00fcrede Gregoryan mezhebiyle millile\u015ftirmek istediler. Tarihsel k\u00fclt\u00fcrlerinin geli\u015fkinli\u011fi buna imk\u00e2n veriyordu. H\u0131ristiyanl\u0131kla erken bir milliyet\u00e7ilik ya\u015fand\u0131. En az\u0131ndan objektif sonu\u00e7 buydu. Muazzam bir Ermeni kilise hareketi geli\u015fti. Devlet y\u00f6n\u00fcnde ilerleyen H\u0131ristiyan kiliseleri de bu rol\u00fc per\u00e7inlemek istiyordu. Ermenilerin bulundu\u011fu b\u00fct\u00fcn y\u00f6relerde g\u00f6rkemli kiliseler in\u015fa edildi. Ortado\u011fu mimarisinde yeri olan bir hareketti kilise yap\u0131m\u0131. Asurlular\u0131n da Ermenilerden a\u015fa\u011f\u0131 kal\u0131r yan\u0131 yoktu. G\u00fcrc\u00fclerin de benzer bir H\u0131ristiyanla\u015fma s\u00fcreci ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 belirtmekle yetinelim. \u0130nan\u00e7lar\u0131 ve mimarileriyle dikkat \u00e7eken bir halkt\u0131r. <\/p>\n<p>Grekler daha do\u011fu\u015f d\u00f6neminde H\u0131ristiyanl\u0131kla yo\u011fun ilgilenen bir k\u00fclt\u00fcr ve halkt\u0131. Arkalar\u0131ndaki g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u00fclt\u00fcrel birikimi kullanarak H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 h\u0131zla \u015fekillendiriyorlard\u0131. Stoa felsefesi, Aristo ve Eflatun felsefeleri H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 geli\u015ftiren \u00f6nemli arg\u00fcmanlard\u0131. Bir nevi Ortado\u011fu teolojisiyle Grek felsefesinin sentezini yo\u011furuyorlard\u0131. Plotinos (M.S. 3. y\u00fczy\u0131l) bu hareketin ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekenlerdendi. Crillos, Simeon, Atanas dikkate de\u011fer azizlerdir. Roma\u2019ya kar\u015f\u0131 direni\u015fleri \u00fcnl\u00fcd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla Yunan kilisesi de milli h\u00fcviyette geli\u015fiyordu. Kendi R\u00f6nesans\u2019lar\u0131n\u0131 yo\u011furduklar\u0131 H\u0131ristiyanl\u0131kla ger\u00e7ekle\u015ftirmek durumundayd\u0131lar. Bizans\u2019\u0131n imparatorluk merkezi olmas\u0131 olumlu ve olumsuz y\u00f6nleriyle bu hamleyi g\u00fc\u00e7lendirdi. <\/p>\n<p>Ayn\u0131 y\u00fczy\u0131llarda Ortado\u011fu\u2019nun bu \u00fc\u00e7 halk\u0131n\u0131n Roma ve Bizans uygarl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 H\u0131ristiyanl\u0131k yoluyla geli\u015ftirdikleri direni\u015f ve R\u00f6nesans, erken a\u00e7an bahar \u00e7i\u00e7ekleri gibi daha sonralar\u0131 \u0130slamiyet\u2019le birlikte h\u0131zlanan benzer kar\u015f\u0131t hareketler taraf\u0131ndan trajediye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclecekti. Bu durum Ortado\u011fu tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ger\u00e7ek bir trajedi ve k\u00fclt\u00fcrel a\u00e7\u0131dan \u00e7\u00f6lle\u015fmenin ba\u015flang\u0131c\u0131 olacakt\u0131.<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131fsal kapsam\u0131, geni\u015fli\u011fi ve ideolojik i\u00e7eri\u011fiyle H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n direni\u015f\u00e7ili\u011fi merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcnde b\u00fcy\u00fck rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6lgenin iki b\u00fcy\u00fck hegemon g\u00fcc\u00fc olan Roma \u0130mparatorlu\u011fu ve Sasanilerin ideolojik olarak i\u00e7inin bo-\u015falt\u0131l\u0131p \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn e\u015fi\u011fine gelmelerinde \u00f6nemli pay sahibidir. Tam anti-uygarl\u0131k de\u011fildir. Ama uygarl\u0131k odakl\u0131 bir hareket de de\u011fildir. Yoksullar\u0131n siyasi bi\u00e7imleni\u015fine yo\u011funla\u015fsayd\u0131, d\u00fcnyan\u0131n \u00e7ehresini ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc k\u0131labilirdi. Direni\u015flerinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 daha geli\u015fmi\u015f bir siyasal sistem olmay\u0131 gerektirirdi. Uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerinin hizmetine girmesi, kendisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan olumlu olmam\u0131\u015ft\u0131r. Onlara benzemeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, \u00f6z\u00fcnden uzakla\u015fmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizmin geli\u015fmesindeki sorumlulu\u011fu k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemez. \u0130slamiyet\u2019e kar\u015f\u0131 mensubu olan halklar\u0131 koruyamamas\u0131 nedeniyle Ortado\u011fu tarihinin en olumsuz sayfalar\u0131n\u0131n yaz\u0131lmas\u0131ndaki sorumlulu\u011fu da b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Sosyal olgular\u0131n geli\u015fmesinde oldu\u011fu gibi, \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcnde de ya\u015fad\u0131klar\u0131 ideolojik \u00f6rg\u00fcler vazge\u00e7ilmezdir. Toplumlar\u0131n ideolojik durumlar\u0131 geleceklerini belirlemede embriyonik bir rol oynar. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu uygarl\u0131k bunal\u0131mlar\u0131n\u0131n bir sonucu olarak geli\u015fen \u0130brahim\u00ee Hareketin H\u0131ristiyanl\u0131k kolunun \u0130slamiyet\u2019le olan sorunlar\u0131 -Yahudilikte oldu\u011fu gibi- halen devam etmektedir. Demokratik uygarl\u0131k bu y\u00f6nde Yahudi sorunu kadar, H\u0131ristiyanl\u0131k sorunlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi ve \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde de vazge\u00e7ilmezli\u011fini korumaktad\u0131r. <\/p>\n<p>H\u0131ristiyanl\u0131k d\u00f6neminde etkinlik g\u00f6steren Mani ve Mitra hareketlerini tan\u0131mak ve uygarl\u0131k sistemindeki rollerini kav-ramak \u00f6nemlidir. Mani, Orta Dicle k\u0131y\u0131lar\u0131nda kendini yeti\u015ftiren, H\u0131ristiyanl\u0131k, Zerd\u00fc\u015ftl\u00fck ve Helenizm kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 bir sentezle Roma ve Sasani \u00e7\u0131kmaz\u0131na ve sava\u015f k\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcne bir yan\u0131t, \u00e7\u0131k\u0131\u015f getirmek isteyen de\u011ferli bir ki\u015filiktir. M.S. 216-276\u2019da ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Sasani uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n en tutucu unsurlar\u0131 taraf\u0131ndan katledilmi\u015ftir. Sistemi tutunabilseydi, erken bir Ortado\u011fu R\u00f6nesans\u2019\u0131na yol a\u00e7abilirdi. Tam dini nitelikte bir ideoloji de say\u0131lmaz. Felsefe ve sanat kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 \u00f6zellikleriyle dikkat \u00e7ekici-dir. Dinsel dogmatizme alternatif olabilirdi. Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn buna \u00e7ok ihtiyac\u0131 vard\u0131. Orta Asya\u2019dan (Uygur Devletinde tan\u0131nd\u0131) Avrupa i\u00e7lerine kadar yanda\u015flar\u0131 vard\u0131. D\u00fcalistik karakteriyle diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcncenin geli\u015fmesinde rol\u00fc vard\u0131r. Erken solan k\u00fclt\u00fcr \u00e7i\u00e7eklenmesinden biri olarak de\u011ferlendirilebilir. <\/p>\n<p>Mitraizm bir bak\u0131ma \u0130ran mistisizmidir. Zerd\u00fc\u015ftl\u00fc\u011f\u00fcn resmi ideoloji olarak kullan\u0131lmas\u0131 Mitraizmi halk aras\u0131nda pop\u00fcler k\u0131ld\u0131. Hakikate ula\u015fman\u0131n mertebelerini ve y\u00f6ntemlerini yayarak, toplumun ahl\u00e2k\u00ee geli\u015fimine katk\u0131da bulundu. H\u0131ristiyanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 \u0130ran k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn son s\u0131\u011f\u0131naklar\u0131ndand\u0131r. Manicilik gibi Roma-Sasani \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 \u00f6nlemeye y\u00f6nelik \u00e7abalar\u0131 oldu. \u0130ran uygarl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 k\u00fclt\u00fcrlerin m\u00fcmbit topra\u011f\u0131d\u0131r. Yine Mazdek\u00eeler \u00f6rne\u011fi an\u0131lmaya de\u011ferdir. \u0130slamiyet hepsinin \u00fczerini bir \u015fal gibi \u00f6rtt\u00fc. Bir nevi erken ulus-devlet homojenli\u011fini t\u00fcm bu k\u00fclt\u00fcrel zenginlikler \u00fczerinde egemen k\u0131ld\u0131. <\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Uygarl\u0131k sistemleri s\u0131n\u0131f ve tabaka yap\u0131l\u0131d\u0131r. S\u0131n\u0131fla\u015fma ve tabakala\u015fman\u0131n hem \u00fcr\u00fcn\u00fc hem de h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":4311,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-4310","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4310","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4310"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4310\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4311"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4310"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4310"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4310"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}