{"id":4409,"date":"2020-03-15T01:11:12","date_gmt":"2020-03-14T22:11:12","guid":{"rendered":"https:\/\/www.lekolin.org\/avrupa-modernitesinin-cozum-yetenegi\/"},"modified":"2020-03-15T01:11:12","modified_gmt":"2020-03-14T22:11:12","slug":"avrupa-modernitesinin-cozum-yetenegi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/avrupa-modernitesinin-cozum-yetenegi\/","title":{"rendered":"Avrupa Modernitesinin \u00c7\u00f6z\u00fcm Yetene\u011fi"},"content":{"rendered":"<p>08 May\u0131s 2013 \u00c7ar\u015famba Saat 16:43<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Uygarl\u0131klarda bir sistemin g\u00fcc\u00fc toplumsal sorunlara getirdi\u011fi k\u00f6kl\u00fc \u00e7\u00f6z\u00fcmle \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr. Neolitik \u00e7a\u011f tar\u0131m devrimiyle in-sanl\u0131\u011f\u0131n y\u00fcz binlerce y\u0131ll\u0131k vah\u015fet ko\u015fullar\u0131ndaki sorunlar\u0131na&#8230;<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2872-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Uygarl\u0131klarda bir sistemin g\u00fcc\u00fc toplumsal sorunlara getirdi\u011fi k\u00f6kl\u00fc \u00e7\u00f6z\u00fcmle \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr. Neolitik \u00e7a\u011f tar\u0131m devrimiyle in-sanl\u0131\u011f\u0131n y\u00fcz binlerce y\u0131ll\u0131k vah\u015fet ko\u015fullar\u0131ndaki sorunlar\u0131na yan\u0131t olmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Gezgin avc\u0131 ve toplay\u0131c\u0131 klanlar, tar\u0131msal-k\u00f6y devrimiyle bu ko\u015fullar\u0131 biraz yumu\u015fat\u0131p toplumsalla\u015fma yeteneklerini geli\u015ftirerek \u00e7\u00f6z\u00fcm arad\u0131lar. Bu \u015f\u00fcphesiz insanl\u0131k ad\u0131na anlam\u0131 \u00e7ok geli\u015fkin bir hamleydi. Binlerce y\u0131ll\u0131k bir ya\u015famla bu d\u00f6nem insanl\u0131\u011f\u0131n kolektif zihninde ve vicdan\u0131nda derin izler b\u0131rakt\u0131. \u0130nsan toplumu b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde bu d\u00f6nemin olu\u015fturdu\u011fu bir ger\u00e7ekliktir. Bug\u00fcn\u00fcn toplumu bile bu topluma dayal\u0131d\u0131r. Bug\u00fcnk\u00fcn\u00fcn alt\u0131ndan bu toplumu \u00e7ekersek acaba geriye ne kal\u0131r sorusu olduk\u00e7a d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fcd\u00fcr. E\u011fer halen kutsall\u0131k, tanr\u0131sall\u0131k, mucize, cennet gibi h\u00fclyalara sahipsek, bunlar\u0131n bu toplumun b\u00fcy\u00fcleyicili\u011finden kalma oldu\u011funu hi\u00e7 unutmamal\u0131y\u0131z. <br \/>Bir\u00e7ok tarihsel belirti, bu toplumun temel sorununun g\u00fcvenlik oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r. Tar\u0131m\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 zenginlik, yerle\u015fim yerlerini d\u0131\u015ftan sald\u0131r\u0131lara a\u00e7\u0131k hale getiriyordu. Sald\u0131r\u0131lar sadece vah\u015fi hayvanlardan de\u011fil, di\u011fer topluluklardan ve sivrilen g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kurnaz adamlardan da geliyordu. Kent devrimi g\u00fcvenlik ihtiyac\u0131na daha \u00e7ok cevap veriyordu. Kalesi, surlar\u0131 ve y\u00f6netimi artan g\u00fcvenlik anlam\u0131na geliyordu. Toplumun geli\u015fiminde kentin tarihin ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak yer almas\u0131 \u00f6nemini ortaya koymaktad\u0131r. D\u0131\u015ftan kaynakl\u0131 barbar sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rland\u0131rsa da, bu sefer i\u00e7inde yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131f ve devlet olgular\u0131 toplumsal sorunun \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturdu. Toplumsal sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnden daha \u00e7ok yeni sorunlara yol a\u00e7t\u0131. <br \/>Art\u0131k-\u00fcr\u00fcne dayal\u0131 s\u0131n\u0131fla\u015fma ve devlet y\u00f6netimi toplumu tekel olgusuyla tan\u0131\u015ft\u0131rd\u0131. G\u00fc\u00e7l\u00fc ve kurnaz adam kendini kolektif tekel olarak yeniledi. Toplumun g\u00fcvenli\u011fi sorunu, ba\u011fr\u0131ndan \u00e7\u0131kan unsurlarca daha da b\u00fcy\u00fcyen sorunlara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. G\u00fcvenlik arac\u0131 olarak kendini sunan devletin kendisi en temel g\u00fcvensizlik arac\u0131 oldu. Uygarl\u0131k tarihi bir anlamda g\u00fcvenlik arac\u0131 olarak devletin kendi z\u0131dd\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm \u00f6yk\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Ger\u00e7ek diyalektik ili\u015fki, g\u00fcvenlik-g\u00fcvensizlik ikilemiyle politika-iktidar-devlet kurumla\u015fmas\u0131nda kendini yans\u0131t\u0131r. Kent-devlet-uygarl\u0131k s\u00fcreci olarak tarih, gittik\u00e7e b\u00fcy\u00fcyen toplumsal sorunlar ve m\u00fccadeleler tarihi anlam\u0131na da gelir. Bir madalyonun iki y\u00fcz\u00fc gibi bir taraf\u0131nda kent-devlet-uygarl\u0131k yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, di\u011fer y\u00fcz\u00fcnde demokrasi-e\u015fitlik-\u00f6zg\u00fcrl\u00fck yaz\u0131l\u0131r. <br \/>Ortado\u011fu\u2019nun Toros-Zagros s\u0131rada\u011flar\u0131nca \u00e7evrilen Verimli Hilal\u2019inde yakla\u015f\u0131k on bin y\u0131l boyunca ya\u015fanan ve son be\u015f bin y\u0131l\u0131n\u0131 merkez\u00ee uygarl\u0131k olarak sunabilece\u011fimiz bu tarih insanl\u0131\u011f\u0131n ana nehridir. Di\u011fer uygarl\u0131klar var olsalar bile, sonu\u00e7ta bu ana nehre kat\u0131lmaktan kurtulamazlar. Ortado\u011fu\u2019da be\u015f bin y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee uygarl\u0131k tarihi, b\u00fcy\u00fcyen ve \u00e7e\u015fitlenen toplumsal sorunlara \u00e7\u00f6z\u00fcm arama nedeniyle hegemonyan\u0131n derinle\u015fmesi ve geni\u015flemesinin anlat\u0131s\u0131d\u0131r. Bu anlat\u0131m mitoloji, din, felsefe, sanat ve bilim olarak hep i\u00e7 i\u00e7e olmu\u015ftur. Savunmam\u0131n \u00f6nceki b\u00f6l\u00fcmlerinde bu anlat\u0131m sergilenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>En son temsilcili\u011fine \u0130slam ad\u0131 alt\u0131nda soyunan hegemonik g\u00fc\u00e7ler, merkez\u00ee uygarl\u0131\u011f\u0131n Ortado\u011fu co\u011frafyas\u0131ndan kayaca\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmediler. De\u011fi\u015fmez kader anlay\u0131\u015f\u0131 bir iman meselesiydi. Toplumun sorunlar\u0131 ne kadar b\u00fcy\u00fcse de, binlerce y\u0131ll\u0131k ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi yine bu topraklarda \u00e7\u00f6z\u00fcm aranacakt\u0131. Bu topraklar tanr\u0131lar\u0131n, tanr\u0131 evlerinin, peygamberlerin, bilgelerin, t\u00fcm soylu kabile ve kavimlerin, her t\u00fcr mitoloji, din, felsefe ve sanat-bilimlerin can verdi\u011fi, can buldu\u011fu kutsal mek\u00e2nlard\u0131. Zaman\u0131n da kutsalla\u015ft\u0131\u011f\u0131 yerdi. Maddi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn, \u00fcretim, ticaret, para ve pazar olarak ekonominin de ana vatan\u0131yd\u0131. Milad\u00ee 1000\u2019li y\u0131llar\u0131n ba\u015f\u0131nda \u0130talyan Yar\u0131madas\u0131nda k\u0131y\u0131 kentleri ilk defa tarih sahnesine \u00e7\u0131karken, Avrupa halen uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00e7ok uza\u011f\u0131ndayd\u0131. Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn bir par\u00e7as\u0131 olan H\u0131ristiyanl\u0131k taraf\u0131ndan fethi hen\u00fcz yeni tamamlanm\u0131\u015ft\u0131. Kent devrimleri ilk ad\u0131mlar\u0131n\u0131 at\u0131yorlard\u0131. Avrupa Do\u011fulu hegemonlar taraf\u0131ndan i\u015fgale bile de\u011fmez bir alan addediliyordu. \u0130\u015fgalin masraflar\u0131na de\u011fmeyecek kadar yoksulluk i\u00e7inde ya\u015famaktayd\u0131.<br \/>\u0130talyan kentlerinin 1000\u2019li y\u0131llar\u0131n ba\u015flar\u0131ndan itibaren Ortado\u011fu \u00fczerine giri\u015ftikleri seferler tam bir ser\u00fcvendi. Atlantik\u2019ten \u00f6nce Ortado\u011fu karas\u0131na yap\u0131lan ke\u015fif hareketleri gibiydi. Ortado\u011fu\u2019yu fethedemediler, ama Avrupa i\u00e7in hayati anlam\u0131 olan kavram, kural, kuram ve kurumsal ifadeleri \u00f6ncelikle ta\u015f\u0131d\u0131lar. S\u00f6z konusu olan bilgi ticaretiydi. Ard\u0131ndan maddi \u00fcr\u00fcn ticareti geli\u015ftirildi. 1250\u2019lere kadar bu ta\u015f\u0131ma i\u015fi b\u00fct\u00fcn h\u0131z\u0131yla devam etti. Ha\u00e7l\u0131 Seferleri bu ta\u015f\u0131man\u0131n askeri y\u00fcz\u00fcyd\u00fc sadece. Avrupa\u2019n\u0131n bu tarihten sonraki \u00f6yk\u00fcs\u00fc daha iyi bilinmektedir. Bir tasla\u011f\u0131n\u0131 sunmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k. Bu tarihler ayn\u0131 zamanda Ortado\u011fu toplumlar\u0131n\u0131n bir k\u0131s\u0131r d\u00f6ng\u00fcye girdikleri tarihlerdir. <br \/>Sorulmas\u0131 gereken temel sorular \u015funlard\u0131r: Avrupa k\u0131y\u0131lar\u0131nda ve i\u00e7lerinde \u00fcretim, ticaret, zanaat, ve parasalla\u015fma alan\u0131nda devrimler ya\u015fan\u0131rken, Ortado\u011fu her bak\u0131mdan \u00fcst\u00fcn oldu\u011fu benzer alanlarda neden duraklam\u0131\u015ft\u0131? Avrupa dinden felsefeye \u00e7\u0131k\u0131\u015f yaparken, Ortado\u011fu neden felsefeyi bo\u011fuyordu? Bunun ana izah nedeni olarak, hegemonik g\u00fc\u00e7lerin art\u0131k-de\u011fer gasp\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcne eri\u015ftiklerini ileri s\u00fcrebiliriz. Yani eski teknoloji ve fikirlerle Ortado\u011fu toplumlar\u0131 hegemonik g\u00fc\u00e7ler i\u00e7in yeterli d\u00fczeyde art\u0131k-de\u011fer \u00fcretebiliyorlard\u0131. Ortado\u011fu kendine yeterli bir toplumu temsil ediyordu. Avrupa toplumunda ise tersi bir durum s\u00f6z konusuydu. Felsefenin dinden ayr\u0131\u015fmamas\u0131 da iktidar tekni\u011finin yeterli g\u00f6r\u00fclmesiyle izah edilebilir. Din sultanlar i\u00e7in yeterince bir me\u015fruiyet sa\u011flarken, felsef\u00ee me\u015fruiyete pek ihtiya\u00e7 duyulmaz. \u0130ktidar mekanizmalar\u0131 bin y\u0131llardan beri dinin kutsamalar\u0131nda anlam bulmu\u015fken, felsefeyle kafalar\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rmak hi\u00e7bir hegemon ve despotun i\u015fine yaramaz. Ortado\u011fu imanc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n bu y\u00f6n\u00fcn\u00fc de iyi kavramak gerekir.<br \/>\u0130manc\u0131l\u0131k bir iktidar me\u015frula\u015ft\u0131rma arac\u0131 olarak \u00e7ok etkilidir. Dolay\u0131s\u0131yla felsefi ayr\u0131\u015fmaya m\u00fcsaade etmek, felsefeye alan tan\u0131mak, yerle\u015fik iktidar tekelleri i\u00e7in g\u00f6ze al\u0131namayacak tehlikeli giri\u015fimlerdi. K. Marks\u2019\u0131n bilim ad\u0131na felsefeyi taht\u0131ndan indirmesine benzer bir \u015fekilde \u0130mam Gazal\u00ee de din ad\u0131na felsefeyi mahk\u00fbm ederken, her ikisi de sava\u015ft\u0131klar\u0131 g\u00fc\u00e7lere nas\u0131l alet olduklar\u0131n\u0131 kavrayamayacak kadar kendi d\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u00e7lar\u0131n\u0131n m\u00fc\u00e7tehitleriydi. Avrupa toplumu hem maddi hem de manevi k\u00fclt\u00fcr devrimine kap\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7t\u0131. Bunun i\u00e7in d\u0131\u015far\u0131dan ne gerekiyorsa almas\u0131n\u0131 bildi\u011fi gibi, kendi i\u00e7inde i\u015fleyerek yeni sentezlere eri\u015fmeyi de ba\u015far\u0131yordu. <br \/>Ortado\u011fu\u2019nun be\u015f bin y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n mek\u00e2n ve \u00f6nderlik kaymas\u0131n\u0131 tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Bazen ihtiya\u00e7, en b\u00fcy\u00fck devrimci g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Avrupa\u2019n\u0131n ihtiyac\u0131n\u0131 duydu\u011fu \u015feyler b\u00f6ylesi devrimci rol y\u00fckl\u00fcyd\u00fcler. Devrimci rol \u00fcstlenme, temel toplumsal problemleri \u00e7\u00f6zme anlam\u0131na gelir. Yakla\u015f\u0131k son be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k s\u00fcre i\u00e7inde d\u00fcnya-sistem haline gelen Avrupa uygarl\u0131k a\u015famas\u0131n\u0131n (resmen kapitalist modernite denilen ya\u015fam tarz\u0131) \u00fc\u00e7 temel sacaya\u011f\u0131yla hangi temel sorunlara \u00e7\u00f6z\u00fcm olmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 analiz edelim. <\/p>\n<p>a- Kapitalizm <\/p>\n<p>Kapitalizmin bizzat kendisi modernitenin birincil sacaya\u011f\u0131 olup, sistemin ruhu ve beyni konumundad\u0131r. Kan\u0131tlamaya \u00e7a-l\u0131\u015ft\u0131k ki, b\u00fct\u00fcn uygarl\u0131k tarihi boyunca hep kafeste tutulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan bu canavar\u0131n sistemin beyni ve y\u00fcre\u011fi, ak\u0131l ve duygu g\u00fcc\u00fc haline gelmesi, \u00e7\u00f6z\u00fcm olmak \u015furada kals\u0131n, bizzat kendisi sorun kayna\u011f\u0131 olan uygarl\u0131k sistemlerinin iflas\u0131 anlam\u0131na gelir. Uygarl\u0131k yap\u0131lanmalar\u0131, esasta kent surlar\u0131 arkas\u0131na \u00e7ekilen toplum demektir. Kent surlar\u0131 arkas\u0131nda yeniden in\u015fa edilen toplumsal yap\u0131lar b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak da tan\u0131mlanabilir. Fiziki surlar\u0131n korunma i\u00e7in yetmezli\u011fi ve artan s\u0131n\u0131fla\u015fma, sivil y\u00f6netimi hiyerar\u015fiyi devlet denilen kurum halinde \u00f6rg\u00fctlemeye zorlam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lgili b\u00f6l\u00fcmlerde \u00e7\u00f6z\u00fcmlenen bu geli\u015fmeleri tekrarlamaya-ca\u011f\u0131m. Devletle toplumun sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmek \u015furada kals\u0131n, hem kapsam hem de geni\u015flik olarak artt\u0131. Devlet ne kadar geli\u015fip b\u00fcy\u00fcyorsa, toplumsal sorunlarda da o \u00f6l\u00e7\u00fcde geli\u015fme ve b\u00fcy\u00fcme ya\u015fand\u0131. Somut olarak bu da daha fazla s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bask\u0131 demekti. <br \/>\u0130nsan toplumu ve \u00e7evre \u00fczerinde sava\u015flar\u0131n sonucu olarak her ne kadar b\u00fcy\u00fck felaketler ya\u015fansa da, uygarl\u0131\u011f\u0131n kapitalist a\u015famas\u0131na kadar toplumlar\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemezli\u011fi s\u00f6z konusu de\u011fildi. Bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc oran\u0131 insan topluluklar\u0131n\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck bir y\u00fczdesini kaps\u0131yordu. En de\u011fme firavun ve nemrutlar bile g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki bir eyalet valisinden daha fazla etkili, otoriter bir g\u00fcce eri\u015fmemi\u015flerdi. Bug\u00fcn en demokrat ge\u00e7inen bir \u0130sve\u00e7 Ba\u015fbakan\u0131 bile Sultan S\u00fcleyman\u2019lardan on kat daha fazla g\u00fc\u00e7 ve otoriteye sahiptir. Kapitalist a\u015famaya gelinceye kadar b\u00fct\u00fcn uygarl\u0131k tarihi boyunca ger\u00e7ekle\u015ftirilen s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn toplam\u0131 (art\u0131k-de\u011ferler toplam\u0131) g\u00fcn\u00fcm\u00fcz k\u00fcresel sermayesinin bir y\u0131ll\u0131k kazanc\u0131ndan daha fazla de\u011fildir. Bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcdeki deh\u015feti bu ger\u00e7eklerden alg\u0131lamaya \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131y\u0131z.<br \/>Kapitalizmin insan\u0131n ba\u015f\u0131na ge\u00e7irdi\u011fi ak\u0131l deh\u015fetin kendisidir. Son be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k sava\u015flarla, bu sava\u015flar\u0131n teknolojisi ve akl\u0131-stratejisiyle neler ger\u00e7ekle\u015ftirilirdi? T\u00fcm uygarl\u0131k tarihi boyunca sava\u015flarda \u00f6ld\u00fcr\u00fclen insanlardan katbekat fazlas\u0131n\u0131n son be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k d\u00f6nemde \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden bahsetmek, ger\u00e7e\u011fin \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 bir k\u0131sm\u0131n\u0131n itiraf\u0131 olacakt\u0131r. \u015eu sorular ya\u015fanan felaketin boyutlar\u0131n\u0131 daha iyi anlamam\u0131za hizmet edebilir. Bu sava\u015flarda ne kadar halk, k\u00fclt\u00fcr, kabile, s\u0131n\u0131f, grup ve maddi de\u011fer yok edildi? Bir avu\u00e7 oligark d\u0131\u015f\u0131nda insanl\u0131\u011f\u0131n ezici bir k\u0131sm\u0131 nas\u0131l \u00e7a\u011fda\u015f k\u00f6leler (proleter-i\u015f\u00e7i) halinde yeniden in\u015fa edildi? Engin insanl\u0131k okyanusu birka\u00e7 y\u00fcz resmi ulus z\u0131rh\u0131 i\u00e7inde nas\u0131l hapsedilmek istendi? \u0130nsan nas\u0131l insan\u0131n kurdu haline getirildi? Toplum nas\u0131l topyek\u00fbn kar\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131? Toplumdan do\u011faya uzanan tahakk\u00fcm nas\u0131l s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez bir ekolojiye yol a\u00e7t\u0131? Temel sorunlarla ilgili benzer sorular\u0131 artt\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. <br \/>Kapitalizm hen\u00fcz \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmi\u015f bir sistem de\u011fildir. Marks ve Marksistlerin t\u00fcm iddial\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00e7abalar\u0131na ra\u011fmen ba\u015far\u0131l\u0131 olduklar\u0131 s\u00f6ylenemez. T\u00fcm g\u00f6stergeler, Marksistlerin kapitalizm ele\u015ftirisinin k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuva mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7medi\u011fini g\u00f6stermektedir. K\u00fc\u00e7\u00fck burjuva mant\u0131\u011f\u0131na dayal\u0131 ele\u015ftiri azami olarak sendika b\u00fcrokrasisi ve devlet kapitalizminden \u00f6teye bir sonu\u00e7 do\u011furmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131z egemen mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n kapitalist sisteme g\u00f6re dizayn edildi\u011fini iyi bilmek gerekir. Mevcut bilim ve akademi d\u00fcnyas\u0131 bu mant\u0131\u011f\u0131n \u00fcretildi\u011fi mek\u00e2nd\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn bilim akademileri S\u00fcmer zigguratlar\u0131ndan daha karma\u015f\u0131k mitoloji \u00fcretim mek\u00e2nlar\u0131 olarak kapitalist iktidara eklemlenmi\u015flerdir. Toplumun direncini iktidar\u0131n \u00e7\u0131plak egemenlik ara\u00e7lar\u0131ndan daha \u00e7ok, bu mek\u00e2nlarda bilim ad\u0131na \u00fcretilen mitolojiler k\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Orta\u00e7a\u011f aldatmacalar\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00f6tesinde yan\u0131ltma ve karartmalar s\u00f6z konusudur. <br \/>\u0130nsan duygular\u0131n\u0131 y\u00fccelten, g\u00fczelle\u015ftiren ve bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l k\u0131lan toplumsal sanat\u0131n misyonu tamamen z\u0131dd\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. K\u00e2r kazanc\u0131ndan ba\u015fka hi\u00e7bir de\u011fer tan\u0131mayan haris burjuvazinin sonuca gitmek i\u00e7in g\u00fczellik, y\u00fccelik ve bar\u0131\u015f duygular\u0131n\u0131 istismar etmesi sanat\u0131n kendisiymi\u015f gibi bir yan\u0131lsamayla sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. Her insan vaat edilen \u00f6d\u00fcle konmak i\u00e7in, adeta hipodromlarda ko\u015fturulan yar\u0131\u015f atlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hi\u00e7bir canl\u0131 ya\u015fam\u0131n\u0131n kabul edemeyece\u011fi bir ya\u015fam tarz\u0131 s\u00f6z konusudur. Kanser hastal\u0131\u011f\u0131 bu ya\u015fam tarz\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Unutmamak gerekir ki, kanser tipik bir kapitalist modernite hastal\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Tamamen sistemle ilgili toplumsal k\u00f6kenli bir hastal\u0131kt\u0131r. Hi\u00e7bir \u015fey kanser hastal\u0131\u011f\u0131 kadar kapitalizmi izah etme g\u00fcc\u00fcnde de\u011fildir. Sistemin ruhunun insan v\u00fccuduna yans\u0131mas\u0131n\u0131n kesin sonucudur. Belki \u00e7ok ender olarak \u00f6nceki sistemlerde ve baz\u0131 canl\u0131larda da s\u0131n\u0131rl\u0131 kanser vakalar\u0131na rastlanabilir. Bunlar\u0131n k\u00f6keninde bile ya\u015fam \u00fczerine kurgulanm\u0131\u015f bir \u2018tekel\u2019in g\u00f6lgesini g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Fakat kapitalizmde kanser t\u00fcr\u00fc olmayan hi\u00e7bir insan dokusu, organ\u0131 kalmam\u0131\u015f gibidir. V\u00fccudun t\u00fcm organlar\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcr hale gelen kanserin kapitalist uygarl\u0131k sistemini ele verdi\u011fi yads\u0131namaz bir ger\u00e7ekliktir.<br \/>Avrupa hegemonik g\u00fc\u00e7leri kapitalizmle eski hegemonlar\u0131n (kilise, krall\u0131klar, prenslikler) yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmedi. \u2018Homojen toplum\u2019 projesiyle bu hegemonlar\u0131n ayaklar\u0131n\u0131, ellerini kesip e\u015fitle\u015ftirdi. Homojen toplum en geli\u015ftirilmi\u015f k\u00f6le toplumudur. Hi\u00e7bir s\u0131n\u0131fl\u0131 toplum kapitalizm kadar k\u00f6lelik \u00fcretme g\u00fcc\u00fcnde de\u011fildir. \u0130lk ve orta\u00e7a\u011f k\u00f6lelikleri, san\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine, kapitalizm ko\u015fullar\u0131n\u0131nkinden daha k\u00f6t\u00fc de\u011fildi. En \u00f6nemli g\u00f6sterge, bu d\u00f6nemlerde \u2018i\u015fsiz k\u00f6le\u2019 olgusuna yer olmay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. \u2018\u0130\u015fsiz k\u00f6le\u2019 tarihin tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 en amans\u0131z k\u00f6lelik bi\u00e7imidir. \u0130\u015fsizle\u015fme kadar insan\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcren ve hi\u00e7le\u015ftiren bir k\u00f6lelik bi\u00e7imi asla var olmam\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizmin tarihi s\u00f6ylendi\u011fi gibi sadece k\u00f6yl\u00fcn\u00fcn, esnaf\u0131n i\u015f\u00e7ile\u015fme, proleterle\u015fme tarihi de\u011fil, ondan katbekat fazla bir i\u015fsizle\u015fme, l\u00fcmpen proleterle\u015fme tarihidir. Bir toplum i\u00e7in bundan daha b\u00fcy\u00fck bir sorun, so-rundan da \u00f6te felaket d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir mi?<br \/>Sadece liberal ideologlar de\u011fil, her renkten toplumbilimciler, sosyalistler ve Marksistler, k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazinin \u00fczerlerinde etkili olmu\u015f damgas\u0131 nedeniyle kapitalizmi tan\u0131mlama, a\u015fma ve toplumu savunma temelinde m\u00fccadele etme g\u00fcc\u00fcn\u00fc sergileme yetene\u011finde olamam\u0131\u015flard\u0131r. Bu konudaki \u00e7abalar\u0131 ink\u00e2r edilemez  ama g\u00f6r\u00fc\u015f ufuklar\u0131n\u0131n \u00e7arp\u0131k ve yan\u0131lsamal\u0131 oldu\u011fu, m\u00fccadele iradelerinin ise \u00e7ok yetersiz kald\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir ger\u00e7ekliktir. Kapitalizmin yok etti\u011fi toplum, bir b\u00fct\u00fcn olarak tarihselli\u011fi ve t\u00fcm alanlar\u0131n\u0131 birlikte ele alan bir yakla\u015f\u0131m i\u00e7inde \u00f6z savunmac\u0131 tutumla savunulmad\u0131k\u00e7a \u00e7\u0131k\u0131\u015f ger\u00e7ekle\u015ftiri-lemez.<br \/>Kapitalizmin dayand\u0131\u011f\u0131 merkez\u00ee uygarl\u0131k nedeniyle y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ti\u011fini, kafesini par\u00e7alad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnden (Ayd\u0131nlanma ile ka-festen \u00e7\u0131k\u0131\u015f aras\u0131ndaki ili\u015fki incelenmeye de\u011fer. En k\u00f6t\u00fc \u00f6zg\u00fcrl\u00fck herhalde bu kafesten \u00e7\u0131k\u0131\u015f \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr) beri k\u00fcresel oldu\u011funu, k\u00fcresel sistemi d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc iyi bilmek durumunday\u0131z. Herkes g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u2018k\u00fcresel finans kapitalizm krizine\u2019 hayret ediyor. Finansal ara\u00e7larla oynanarak, sadece bu kriz d\u00f6neminde hi\u00e7 \u00e7al\u0131\u015fmadan el konulan art\u0131-de\u011ferlerin, \u00fcr\u00fcnlerin uygarl\u0131k tarihi boyunca ger\u00e7ekle\u015ftirilen s\u00f6m\u00fcr\u00fcden daha fazla oldu\u011fu hesaplanmaktad\u0131r. Hi\u00e7bir kriz ve olgu kapitalizmi bu g\u00fcncel finans krizi kadar iyi a\u00e7\u0131klayamaz  kapitalizmin pazar ve ekonomi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bu kriz kadar net\u00e7e ortaya koyamaz. Savunmam\u0131n \u00f6nemli bir y\u00f6n\u00fc bu olgunun tarihsel temelini ortaya koymas\u0131, uygarl\u0131\u011f\u0131n problemli yap\u0131s\u0131n\u0131 sergilemesi, kapi-talizmin bu yap\u0131n\u0131n genelle\u015fmi\u015f hali oldu\u011funu a\u00e7\u0131\u011fa vurmas\u0131d\u0131r. Halen i\u00e7inden ge\u00e7ilen ve kapitalizmin yap\u0131sal krizinin en \u00e7arp\u0131c\u0131 bir a\u015famas\u0131 olan k\u00fcresel finans krizi, bu tarihsel yorumu \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde do\u011frulamaktad\u0131r. <br \/>K\u00fcresel finans krizi ana merkezlerden (ABD-AB) t\u00fcm d\u00fcnyaya yay\u0131l\u0131rken, yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 kaostan nas\u0131l \u00e7\u0131k\u0131lacakt\u0131r? Kapitalist d\u00fcnya-sistemi bu k\u00fcresel krizle birlikte yeniden ve \u00e7ok sars\u0131c\u0131 etkilerle yerine ikame oldu\u011fu Ortado\u011fu merkez\u00ee uygarl\u0131k alanlar\u0131na yans\u0131d\u0131\u011f\u0131nda nas\u0131l tepkilere yol a\u00e7acakt\u0131r? Siyasi \u0130slam nedir? \u0130ktidar \u0130slam\u2019\u0131 t\u00fcm\u00fcyle \u0130slam say\u0131labilir mi? Yeniden \u0130slamla\u015fma, Radikal \u0130slam ne kadar anti-kapitalisttir? Ne kadar \u0130slam maskeli fa\u015fizmle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z? Bu sorular\u0131n yetkin cevaplar\u0131 i\u00e7in, kapitalist modernitenin di\u011fer iki temel sacaya\u011f\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm kapasitesini ve yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 yeni sorunlar\u0131 g\u00f6rmek gerekir. <br \/>\u00a0<br \/>b- Ulus-Devlet<\/p>\n<p>Avrupa modernitesinin ikinci \u00f6nemli sacaya\u011f\u0131 in\u015fa edilen ulus-devlettir. En az kapitalizmin kendisi kadar toplumsal \u00e7\u00f6-z\u00fcmden \u00e7ok, toplumsal sorunlar\u0131n azamile\u015fti\u011fi sistemi ifade eder. Kapitalizm san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi ekonomik geli\u015fmenin de\u011fil, ekonominin ink\u00e2r\u0131n\u0131n sistemik halidir. Ulus-devlet ise, yine \u00e7ok\u00e7a yans\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi demokrasinin, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn, insan haklar\u0131n\u0131n temel formu de\u011fil, bu de\u011ferlerin ink\u00e2r\u0131n\u0131n sistemidir. Her renkten sosyalistler ve Marksistler, her iki konuda da en az burjuva liberalleri kadar bu y\u00f6nl\u00fc teori, program ve \u00f6rg\u00fct \u00fcretmeleri nedeniyle toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin \u00e7arp\u0131k yans\u0131t\u0131lmas\u0131nda b\u00fcy\u00fck sorumluluk ta\u015f\u0131rlar. \u015e\u00fcphesiz merkez\u00ee ulus-devlet = kapitalizm demek do\u011fru bir denklem de\u011fildir. Fakat ulus-devlet tarz\u0131nda yeniden kurumla\u015fm\u0131\u015f diktat\u00f6rl\u00fck alt\u0131na al\u0131nmadan, toplumun kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fcye a\u00e7\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ok iyi kavramak gerekir.<br \/>Ulus-devletle kapitalizm aras\u0131ndaki ili\u015fkinin \u00f6z\u00fc, t\u00fcm sosyoekonomik yap\u0131lanmay\u0131 tarihte e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bi\u00e7imde de-rinli\u011fine ve geni\u015fli\u011fine s\u00f6m\u00fcr\u00fcye a\u00e7mas\u0131d\u0131r. Ancak azami iktidarla\u015fma bi\u00e7imi olarak ulus-devlet kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fcy\u00fc imk\u00e2n dahiline sokar. K. Marks\u2019\u0131n en b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah\u0131, devletin bu tarz yeniden in\u015fas\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeden, kapitalizmi di\u011fer t\u00fcm ekonomilerden daha ileri bir sistem olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131d\u0131r. Daha da vahim olan\u0131, kapitalizmin anti-ekonomik karakterini tespit edememesidir. <br \/>Nas\u0131l ki ilk ve orta\u00e7a\u011flarda mitoloji ve dinsel ideolojilerle zorbal\u0131k ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc sistemleri me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131ysa, kapitalist modernite d\u00f6neminde de ulus-devlet etraf\u0131nda daha yo\u011fun geli\u015ftirilmi\u015f zihinsel tasar\u0131mlarla yeni zorbal\u0131k ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc sis-teminin me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Ulus-devlet halen bir muammad\u0131r. S\u00fcrekli y\u00fcceltilen, u\u011fruna kan, can ve inan\u00e7 istenen, herkes i\u00e7in adanma icad\u0131 olarak yans\u0131t\u0131lan ulus-devlet, modernitenin ger\u00e7ek tanr\u0131s\u0131d\u0131r. \u00c7ok rahatl\u0131kla diyebilirim ki, genelde devletin \u00f6zelde ulus-devletin temelinde din ve tanr\u0131 kavram\u0131 vard\u0131r. Daha do\u011frusu, insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn ilk analitik zihin hareketleri olan mitolojik ve dinsel anlat\u0131lar, g\u00fc\u00e7 ve maddi \u00e7\u0131kar sahipleri taraf\u0131ndan devlet bi\u00e7iminde somutla\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Tanr\u0131 ve devlet \u00f6zde\u015fli\u011finde \u00e7arp\u0131c\u0131 geli\u015fmeler sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>Yahudi ideolojisinde efendi ve tanr\u0131 ad\u0131 ayn\u0131d\u0131r: Rab. Rab ki\u015fisel olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p kurumsalla\u015ft\u0131k\u00e7a, devlet halinde anlam kazan\u0131r. Hegel bu s\u00fcreci felsefenin diline \u00e7evirdi. Tanr\u0131n\u0131n yery\u00fcz\u00fcnde ulus-devlet olarak y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fe ge\u00e7ti\u011fini bizzat ifade-lendirdi. K. Marks\u2019\u0131n bu anlat\u0131mdan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7, dinsel ideolojilerin fiktif (uydurulmu\u015f icatlar) olgular oldu\u011fu bi\u00e7imin-dedir. Dolay\u0131s\u0131yla ilgilenmeye de\u011fmez veya \u00e7ok az de\u011fer buldu. Kaba materyalizme kay\u0131\u015f\u0131nda bu yakla\u015f\u0131m\u0131n b\u00fcy\u00fck pay\u0131 vard\u0131r. Pozitivistler zaten metafizi\u011fi mahk\u00fbm etmekle \u00e7a\u011f\u0131 atlad\u0131klar\u0131n\u0131 sand\u0131lar: Metafizikten bilimsel \u00e7a\u011fa atlay\u0131\u015f. Sosyo-lojinin \u00e7ok k\u00f6t\u00fc uygulan\u0131\u015f\u0131yla toplumu bir malzeme y\u0131\u011f\u0131n\u0131na, materyale d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesinin en a\u015f\u0131r\u0131 u\u00e7 anlat\u0131m\u0131na savruldular. K. Marks ve F. Engels, Almanya merkez\u00ee ulus-devletini proletarya i\u00e7in en yararl\u0131 bi\u00e7im olarak ilan etmekle bizzat kendi elleriyle s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesine nas\u0131l b\u00fcy\u00fck darbe indirdiklerinin fark\u0131nda olmayacak denli s\u0131n\u0131f milliyet\u00e7ili\u011fine g\u00f6m\u00fcld\u00fcler. Reel sosyalizm ad\u0131na ulus-devlet kapitalizmi toplumu yuttu\u011funda, geriye iflas etmi\u015f bir kom\u00fcnizm hayali kald\u0131.<br \/>Kapitalizm kadar, belki ondan da fazla \u00f6ncelikle ulus-devlet \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesine ihtiya\u00e7 vard\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n kat\u0131 s\u0131n\u0131rlarla b\u00f6-l\u00fcnmesi, modern ulus rit\u00fcelleri (ibadetleri), toplum i\u00e7in demirden bir kafes olarak b\u00fcrokratik canavarla\u015fma, daimi ordular, i\u015fsizler ordusu, modern din olarak milliyet\u00e7ilik, azg\u0131n bir canavar haline gelen cinsiyet\u00e7ilik, orta\u00e7a\u011f softac\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan bin kat daha zihin karart\u0131c\u0131 rol oynayan akademik yobazl\u0131k, hepsi bin bir suratl\u0131 tanr\u0131 olarak ulus-devleti olu\u015ftururlar.<br \/>Bu kavramlar\u0131n baz\u0131lar\u0131n\u0131 somutla\u015ft\u0131rmak, ulus-devletin sorun mu yoksa \u00e7\u00f6z\u00fcm m\u00fc oldu\u011funu a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 k\u0131lacakt\u0131r. <\/p>\n<p>1- Ulus-Devlet, S\u0131n\u0131rlar ve Vatan<\/p>\n<p>\u0130nsan toplumu uzun tarihi boyunca hi\u00e7bir zaman ulus-devlet tarz\u0131 s\u0131n\u0131rlar tan\u0131mad\u0131. Bu t\u00fcr s\u0131n\u0131rlar insan\u0131n k\u00fclt\u00fcrel do-\u011fas\u0131na ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Topraklar i\u00e7in s\u0131n\u0131rlar \u00e7izilebilir. \u0130nsan topluluklar\u0131n\u0131n topra\u011fa yerle\u015fmesi, mek\u00e2n\u0131n maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcrle kayna\u015fmas\u0131 vatan kavram\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7ar. Uzun s\u00fcreli yerle\u015fimler kabile ve kavimler bi\u00e7iminde kimlik olu-\u015fumlar\u0131na da \u00f6nemli etkide bulunur. Bu anlamda vatan kavram\u0131 toplumlar i\u00e7in vazge\u00e7ilmez olur. Sorun \u00e7\u00f6z\u00fcmleyicidir. Vatan olgusunda kat\u0131 s\u0131n\u0131rlar\u0131 olmamakla birlikte, ortak dil ve k\u00fclt\u00fcr, ekonomik pazar esnek bir s\u0131n\u0131r anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 geli\u015ftirir. Sorun ulus-devletin kapitalizmle i\u00e7 i\u00e7e vatan\u0131 i\u00e7indeki toplumla birlikte hegemonyas\u0131 alt\u0131na almas\u0131yla ba\u015flar. Homojen dil ve k\u00fclt\u00fcr anlay\u0131\u015f\u0131 dayat\u0131ld\u0131k\u00e7a, toplumun genel k\u00f6lelik d\u00fczeyindeki geli\u015fmeye ba\u011fl\u0131 olarak, vatan ve s\u0131n\u0131rlar toplum i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir g\u00f6zalt\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Ama b\u00f6ylesi kat\u0131 s\u0131n\u0131rlar devletler i\u00e7in \u00e7izilmedi. S\u0131n\u0131rlar\u0131n kat\u0131l\u0131\u011f\u0131, insan beynine ve iradesine ge\u00e7irilmi\u015f k\u00f6lelik zincirinin g\u00fcc\u00fcn\u00fc temsil eder  k\u00fc\u00e7\u00fck zindandan \u00fclkesel zindana d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ifade eder. Zaten bu denli kat\u0131 s\u0131n\u0131rlar insanlar\u0131n m\u00fclkle\u015ftirilmesi, dilendi\u011fi gibi kullan\u0131lmas\u0131, metala\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve ordula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelir ki, genelle\u015ftirilmi\u015f g\u00f6zalt\u0131 yeri veya hapishaneden fark\u0131 kalmaz. Ulus-devlet tarz\u0131 s\u0131n\u0131rlar geli\u015ftirilmeden toplumdan bireyler kopart\u0131lamaz, pro-leterle\u015ftirilemez. Bu ger\u00e7eklikler ancak \u2018kutsal vatan s\u0131n\u0131rlar\u0131\u2019n\u0131n dinselle\u015ftirilip me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla imk\u00e2n dahiline sokulur. Halbuki devlet s\u0131n\u0131rlar\u0131 co\u011frafyan\u0131n ger\u00e7e\u011fine oldu\u011fu kadar, insan toplumunun \u00e7e\u015fitlili\u011fine ve hareketlili\u011fine de terstir. <br \/>Ya\u015fam\u0131n kendisi s\u00fcrekli \u00e7e\u015fitlilikle anlam kazan\u0131r. Kald\u0131 ki, onca kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmalar\u0131na ra\u011fmen, en h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fen toplumsal icatlar\u0131n ba\u015f\u0131nda siyasi s\u0131n\u0131rlar gelir. Bug\u00fcnk\u00fc devlet s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 y\u00fczy\u0131l \u00f6ncesinden tahayy\u00fcl etmek bile imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Bu kadar kurgusal \u00e7izilmi\u015f co\u011frafyalar\u0131 sanki ezeli kutsal varl\u0131klarm\u0131\u015f\u00e7as\u0131na yurtta\u015flara emaneti gibi belletmek, sorunlar\u0131n en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc olu\u015fturmak demektir. Nitekim son be\u015f y\u00fcz y\u0131l\u0131n ulus-devlet s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7in y\u00fcr\u00fct\u00fclen sava\u015flarda y\u00fcz milyonlarca insan\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fc, s\u0131n\u0131rs\u0131z maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr de\u011ferlerinin y\u0131k\u0131m\u0131 yol a\u00e7\u0131lan sorunlar\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kan\u0131tlar. <\/p>\n<p>2- Ulus-Devletin Homojen Ulusal Toplumu <\/p>\n<p>Ni\u00e7in tek tip yurtta\u015f? Toplumsal do\u011fa gibi en karma\u015f\u0131k ve \u00e7e\u015fitlilik arz eden k\u00fclt\u00fcrel bir zenginli\u011fi neden \u2018i\u00e7i bo\u015f teneke\u2019 gibi ses veren yurtta\u015fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrelim? A\u00e7\u0131k ki, \u00f6zel k\u00f6lelikten devlet k\u00f6leli\u011fine ge\u00e7i\u015fi ifade ediyor modernite yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131. Bu tip modern k\u00f6leler ordusu olmadan kapitalizm k\u00e2r elde etmeyi ger\u00e7ekle\u015ftiremez. T\u00fcm kutsalla\u015ft\u0131rma deneyimlerine ra\u011fmen, yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n \u00f6z\u00fcnde yatan ger\u00e7eklik, k\u00e2r \u00fcreticisi olan modern k\u00f6leli\u011fin in\u015fas\u0131d\u0131r. Homojen ulusal toplum, tarihin hi\u00e7bir firavun rejiminde ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi tahayy\u00fcl bile edilmeyen \u2018toplumsal m\u00fchendislik projesi\u2019nin eseridir. En yapay topluluk bi\u00e7imidir. Peygamber \u00fcmmetleri bile bu denli tek t\u00fcr olmad\u0131lar. Toplumsal m\u00fchendisli\u011fin kendisi en gaddar tanr\u0131c\u0131l\u0131ktan ba\u015fka anlam ifade etmez. Kayna\u011f\u0131n\u0131 Eflatun\u2019un Demiurg (Mimar Tanr\u0131) adl\u0131 tanr\u0131s\u0131ndan al\u0131r. Onca pozitivizmine ra\u011fmen, ulus-devlet toplumu en s\u0131\u011f, i\u00e7i bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f bir metafizik kurgudur. B\u00f6ylesi toplumlar yoktur. Olu\u015fturulsa dahi her an bozulmaya mahk\u00fbmdur. Fa\u015fizmde en olgun halini bulan ulus-devlet toplumu \u2018sava\u015fan toplum\u2019 hali olup, ikinci en b\u00fcy\u00fck sorun toplu-mudur. Sava\u015fan toplum sorunlar\u0131n en vah\u015fisini, soyk\u0131r\u0131mlar\u0131, toplumk\u0131r\u0131mlar\u0131 \u00fcreten toplumdur.<\/p>\n<p>3- Ulus-Devletin Yurtta\u015f \u0130malat Merkezleri<\/p>\n<p>Bunlar a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak okul, k\u0131\u015fla, cami, kilise, havra gibi kurumlar ve resmi rit\u00fcellerdir. Kapitalizmin, \u00f6zellikle finans kapitalin s\u0131n\u0131r tan\u0131mayan k\u00e2r ve sermaye \u00e7o\u011falt\u0131m ihtiraslar\u0131n\u0131 tatmin etmek, g\u00fcnl\u00fck olarak okulda, k\u0131\u015flada, camide, kilisede, havrada ve resmi rit\u00fcellerde t\u00fcm yurtta\u015flar\u0131n kimli\u011fini tek tiple\u015ftirip amaca uygun tarzda in\u015fa etmekle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. E\u011fitimle ulus-devlet in\u015fas\u0131n\u0131 ve k\u00e2r ile sermaye aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi kavramad\u0131k\u00e7a, modern toplumu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. A\u00e7\u0131k ki b\u00f6ylesi bir e\u011fitimle, bu denli sorun \u00fcreten kurumlarla in\u015fa edilen toplumlar\u0131n sorunlarla bo\u011fu\u015fmaktan ba\u015fka \u00e7aresi yoktur. Bo\u011fu\u015fman\u0131n kendisi zihnin iflas etmesidir  toplumsal do\u011fadaki anlam derinli\u011fine kar\u015f\u0131 k\u00f6rle\u015fmi\u015f objektif put\u00e7uluk olarak pozitivizmdir. Ulus-devletin yurtta\u015f e\u011fitimi, tarihin tan\u0131k oldu\u011fu en kaba nesnel put\u00e7uluktan \u00f6te bir anlam ifade etmez. Bu e\u011fitimle fa\u015fizmin soyk\u0131r\u0131m\u0131 \u00fcretilmi\u015f, \u00e7evre tahrip edilmi\u015ftir. Ulus-devlet e\u011fitimi ulusal toplumun sorunsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 azamile\u015ftiren \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck etkendir.<\/p>\n<p>4- Ulus-Devlet B\u00fcrokrasisi <\/p>\n<p>Avrupa modernitesi, t\u00fcm toplumsal yap\u0131lar i\u00e7erisinde b\u00fcrokrasiyi azami b\u00fcy\u00fctme ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131na sahiptir. B\u00fcrokrasi top-lumsal do\u011fay\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fcten en yapay unsurdur. Ur gibi toplumun s\u0131rt\u0131nda b\u00fcy\u00fcyen b\u00fcrokrasi, ulus-devletin olmazsa olmaz\u0131d\u0131r. \u0130ster reel sosyalizmde ister liberal denilen rejimlerde olsun, b\u00fcrokrasi sistemi y\u00fcr\u00fcten ve k\u00e2r sa\u011flayan temel ara\u00e7 rol\u00fcndedir. Ulus-devlet toplumunun omurgas\u0131d\u0131r  do\u011fal toplumun ise kafesidir. Kapitalizm bu demir kafesle toplumu ehlile\u015ftirip k\u00e2r-sermaye \u00fcretimine ko\u015fturmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla b\u00fcrokrasi ile ulus-devlet ve kapitalizm aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeden, modern toplumun sorunlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmek bir yana, tespit etmek bile m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00c7\u00f6z\u00fcm ara\u00e7lar\u0131 olarak toplumsal alanlara monte edilen b\u00fcrokratik ayg\u0131tlar, modern toplumun d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck sorun kaynaklar\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>5- Ulus-Devlet ve Cinsiyet\u00e7ilik<\/p>\n<p>Geleneksel hiyerar\u015finin kad\u0131n \u00fczerinde geli\u015ftirdi\u011fi erkek egemenli\u011fi uygarl\u0131k tarihi boyunca hep yetkinle\u015ftirilmi\u015ftir. Ulus-devlet formunda azamile\u015fen iktidar, bu g\u00fcc\u00fcn\u00fc b\u00fcy\u00fck oranda yo\u011funla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve yayd\u0131\u011f\u0131 cinsiyet\u00e7ilikten al\u0131r. Cinsiyet\u00e7ilik normal bir biyolojik i\u015flev de\u011fildir  en az milliyet\u00e7ilik kadar iktidar ve ulus-devlet \u00fcreten bir ideolojidir. Erkek egemen i\u00e7in kad\u0131n cinsiyeti, \u00fczerinde her t\u00fcr ihtiras\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi bir obje, nesnedir. Kutsal Kitaplardaki \u201cKad\u0131n tarlan\u0131zd\u0131r, istedi\u011finiz gibi s\u00fcrebilirsiniz  deyimiyle, modernitenin \u201cKad\u0131n bir saz gibidir, diledi\u011finiz gibi \u00e7alabilirsiniz  deyimi bu ger\u00e7ekli\u011fi dile getirir. Ayr\u0131ca \u201cS\u0131rt\u0131nda sopay\u0131, karn\u0131nda s\u0131pay\u0131 eksik etmeyin  deyi\u015fi egemenli\u011fin fa\u015fist karakterini yans\u0131t\u0131r. <br \/>Toplumsal cinsiyet\u00e7ilik en az kapitalizm kadar tehlikeli bir toplumsal canavard\u0131r. Ne yaz\u0131k ki, amans\u0131z ve kurnaz erkek egemenli\u011fi bu olgunun hakikatinin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 engellemek i\u00e7in g\u00f6z\u00fc kara bir tutum i\u00e7indedir. Kapitalizm kadar ara\u015f-t\u0131rmay\u0131 gerektirdi\u011fi halde, cinsiyet\u00e7ilik en karanl\u0131kta b\u0131rak\u0131lan toplumsal aland\u0131r. T\u00fcm iktidar ve devlet ideolojileri ilk kay-na\u011f\u0131n\u0131 cinsiyet\u00e7i tutum ve davran\u0131\u015flardan al\u0131rlar. En derin, \u00f6rtbas edilmi\u015f ve \u00fczerinde her t\u00fcr k\u00f6lelik, bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi toplumsal alan kad\u0131n k\u00f6leli\u011fidir. T\u00fcm iktidar ve devlet bi\u00e7imlerinin \u00fczerinde denendi\u011fi, kaynak buldu\u011fu top-lumsal nesnedir. <br \/>Kad\u0131n k\u00f6leli\u011finin bu \u00f6zelliklerinin derin bilinciyle hareket eden kapitalizm ve ulus-devlet, kad\u0131n\u0131 en geli\u015ftirilmi\u015f sermaye ve iktidar arac\u0131 olarak kullanmaya b\u00fcy\u00fck \u00f6zen g\u00f6sterir. \u00c7ok iyi bilmek gerekir ki, kad\u0131n k\u00f6leli\u011fi olmadan hi\u00e7bir k\u00f6lelik bi\u00e7imi geli\u015fme ve ya\u015fama \u015fans\u0131na sahip de\u011fildir. Kapitalizm ve ulus-devlet, en kurumsalla\u015fm\u0131\u015f egemen erke\u011fi ifade eder. Daha a\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, kapitalizm ve ulus-devlet, zorba ve s\u00f6m\u00fcrgen erkek tekelcili\u011fidir. Bu tekelcili\u011fi par\u00e7alamak belki de atomu par\u00e7alamaktan daha zordur.<br \/>Toplumsal cinsiyet\u00e7ili\u011fin bir yan kolu olarak demografi (n\u00fcfus bilimi), moderniteyle birlikte askeri ordu, i\u015fsizler ordusu ve standart ulus toplumu i\u00e7in istatisti\u011fi de kullanarak do\u011fum oranlar\u0131n\u0131 ideal \u00f6l\u00e7\u00fclere ba\u011flar. Malthus\u00e7uluk denen ideoloji bunu ifade eder. Toplumu ve ekolojiyi tehdit eden a\u015f\u0131r\u0131 n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131 \u00f6z\u00fcnde biyolojik bir sorun olmay\u0131p, cinsiyet\u00e7i ideolojinin kapitalizm ve ulus-devlet taraf\u0131ndan istismar edilmesinin bir sonucudur. Modern ailecilik de dahil, kapitalizm, ulus-devletin cinsiyet\u00e7ilik ideolojisi ve uygulamalar\u0131, toplum ve \u00e7evre i\u00e7in belki de en b\u00fcy\u00fck sorun kayna\u011f\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla toplumsal cinsiyet\u00e7ili\u011fi ulus-devlet ba\u011flam\u0131nda be\u015finci b\u00fcy\u00fck toplumsal sorun kayna\u011f\u0131 olarak de\u011ferlendirmek gerekir.<\/p>\n<p>6- Ulus Devlet ve Milliyet\u00e7ilik <\/p>\n<p>E\u011fer ulus-devlet yery\u00fcz\u00fcnde gezinen tanr\u0131ysa, milliyet\u00e7ilik de o tanr\u0131n\u0131n yery\u00fcz\u00fcndeki (sek\u00fcler-laik) dinidir. Bu iki kav-ram\u0131n gerek teolojik, gerek daha genel olarak sosyolojik \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesini yapmadan, kapitalist moderniteyi tan\u0131mlamak \u00e7ok eksik kalacakt\u0131r. \u00c7ok iyi bilmek gerekir ki, t\u00fcm hiyerar\u015fik ve devlet k\u00f6kenli dinselliklerin kapitalist moderniteye yans\u0131malar\u0131 olarak, theo (tanr\u0131) ve teoloji (tanr\u0131 bilimi) yerine ulus-devlet ve ulusalc\u0131l\u0131k (milliyet\u00e7ilik) ikame edilmi\u015ftir. Bu iki kavram aras\u0131ndaki ikame olgusunu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek, modernizmin ger\u00e7ek \u00e7ehresini ortaya \u00e7\u0131karacakt\u0131r. Ulus-devlet ve ulusalc\u0131l\u0131k, t\u00fcm pozitif g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerine (fenomen) ra\u011fmen, en kaba ve i\u00e7i bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f metafizik karakterdedirler. Kapitalist k\u00e2r ve sermayenin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesinin efsunlanm\u0131\u015f sihirli kavramlar\u0131d\u0131r. Ulus-devlet ve ulusalc\u0131l\u0131k bu kavramlar\u0131n yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 binbir \u00e7eli\u015fkili, zorbal\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcl\u00fc olgusal ili\u015fkiler yuma\u011f\u0131d\u0131r. O kadar \u00e7ekici olmalar\u0131 ve hegemonik karakter arz etmeleri ba\u011fr\u0131nda gizledikleri k\u00e2r, sermaye ve iktidar ili\u015fkileri nedeniyledir. <br \/>Bir kez daha vurgulamal\u0131y\u0131m ki, milliyet\u00e7ilik modernitenin tek dinsel arg\u00fcman\u0131d\u0131r, ama hizmet etti\u011fi ve emrinde oldu\u011fu tanr\u0131s\u0131 ulus-devlettir. Milliyet\u00e7ili\u011fi dinlerin dini, ulus-devleti tanr\u0131lar\u0131n tanr\u0131s\u0131 olarak (merkez\u00ee uygarl\u0131k sistemi anlam\u0131nda) yorumlamak son derece \u00f6\u011fretici olacakt\u0131r. Toplumsal ya\u015famla ba\u011f\u0131 olan hi\u00e7bir kavram ve temsil etti\u011fi olgu, bu iki kavram ve yans\u0131tt\u0131klar\u0131 ili\u015fkiler yuma\u011f\u0131 kadar toplumu olumsuz etkilemez  olumsuz olarak etkileme, ayn\u0131 zamanda hakikati \u00f6rtbas etme ve \u00e7arp\u0131tma g\u00fcc\u00fcnde de\u011fildir. \u0130ki pozitivist olgu ve kavram olarak, milliyet\u00e7ilik ve ulus-devlet \u2018toplumsal hakikat rejimi\u2019ni azami d\u00fczeyde \u00e7arp\u0131tma ve karanl\u0131kta b\u0131rakma g\u00fcc\u00fcn\u00fc temsil eder. Sosyal bilimde devrim a\u00e7\u0131s\u0131ndan en \u00f6nemli g\u00f6rev, toplumsal hakikat \u00fczerindeki \u00e7arp\u0131tma ve karartma g\u00fcc\u00fcn\u00fc tasfiye etmektir. <br \/>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fc yo\u011funla\u015ft\u0131ran sermaye kadar, g\u00fcvenlik ara\u00e7lar\u0131yla m\u00fccehhez k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f ulus-devlet ve milliyet\u00e7ilik Marksizm de dahil, toplum bilimi esir alm\u0131\u015ft\u0131r ve diledi\u011fi gibi kullanmaktad\u0131r. Ulus-devletin emrine al\u0131p kullanmad\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir bilim, ideoloji ve sanat yoktur. Ger\u00e7ek ayd\u0131nlanma, modernitenin bu iki pozitivist olgu ve alg\u0131s\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesinden ve a\u015f\u0131lmas\u0131ndan ge\u00e7er. <br \/>Dolay\u0131s\u0131yla toplumsal problemlerin kayna\u011f\u0131 olarak ulus-devleti ve ulusalc\u0131l\u0131\u011f\u0131 (milliyet\u00e7ili\u011fi) alt\u0131nc\u0131 b\u00fcy\u00fck toplumsal so-run yuma\u011f\u0131 olarak de\u011ferlendirmek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Her ne kadar kendilerini \u00e7ekim merkezi ve t\u00fcm toplumsal sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm g\u00fcc\u00fc ve olarak sunsalar da, toplumsal hakikatin tarihsel yarg\u0131s\u0131 budur.<\/p>\n<p>7- Ulus-Devlet, \u0130ktidar ve Fa\u015fizm <\/p>\n<p>Ulus-devlet herhangi bir iktidar bi\u00e7imi de\u011fildir. Devlet iktidar\u0131n\u0131n en geli\u015fmi\u015f bi\u00e7imi olmaktan daha \u00f6te bir anlam\u0131 vard\u0131r. \u0130zleri \u00fczerinde fa\u015fizmin geli\u015fti\u011fi bir devlet bi\u00e7imlenmesidir. Kapitalist tekelcili\u011fin ekonomi \u00fczerinde kurdu\u011fu hegemonya ancak devlet iktidar\u0131n\u0131n toplum seviyesinde kendini \u00f6rg\u00fctlemesi ve yaymas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ulus-devlet bu anlamla tan\u0131mlan\u0131r. Fa\u015fizm ise, bu devlet bi\u00e7iminin i\u00e7te ve d\u0131\u015fta ezilen ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclen toplumsal kesimler ve rekabet halinde oldu\u011fu g\u00fc\u00e7lerle sava\u015f haline girdi\u011finde vard\u0131\u011f\u0131 a\u015famad\u0131r. Aralar\u0131ndaki fark, bar\u0131\u015fla sava\u015f s\u00fcreci aras\u0131ndaki farka benzer. Her ikisinde de farkl\u0131 siyasi olu\u015fumlar tasfiye edilir. Bu durumda iktidar toplum gibi homojenle\u015ftirilir. Homojenle\u015ftirilmi\u015f toplum, homojenle\u015ftirilmi\u015f iktidar olarak konsolide edilir. Fa\u015fist devlet de homojen toplum ve devletin azami birli\u011fini ifade eder. Tek dil, tek vatan, tek k\u00fclt\u00fcr, tek bayrak, tek ulus temel slogan\u0131d\u0131r. Bu yap\u0131lanma a\u00e7\u0131k ki, toplumsal do\u011fa gibi \u00e7ok karma\u015f\u0131kl\u0131k ve \u00e7e\u015fitlilik arz eden ger\u00e7eklik i\u00e7in bir \u00e7\u00f6z\u00fcm de\u011fil, muazzam oranda problem \u00fcretir. Toplumsal kanserle\u015fme denilen s\u00fcre\u00e7 budur. Bu kanserle\u015fme ya t\u00fcm toplumu yutacakt\u0131r ya da bir toplumsal ur olarak kesilip at\u0131lacakt\u0131r. <br \/>Toplumsal tarih boyunca birikmi\u015f ne kadar farkl\u0131 k\u00fclt\u00fcr, etnisite, dil, siyasi olu\u015fum, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u00e7 varsa hepsinin ya-\u015fam\u0131 ulus-devlet s\u00fcrecinde tehdit alt\u0131na girer. Bu olu\u015fum, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u00e7lar\u0131n direnme ve farkl\u0131l\u0131klar\u0131yla ya\u015fama istemi geli\u015fti\u011finde, ulus-devletin fa\u015fist y\u00fcz\u00fc ortaya \u00e7\u0131kar. Kendini sosyalist olarak yans\u0131tsa bile, toplumsal \u00e7e\u015fitlili\u011fe, farkl\u0131l\u0131\u011fa bu tarzda kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan her devletin, hareketin, partinin fa\u015fistle\u015fmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Ulus-devlet ya bu t\u00fcr hareket ve partiler taraf\u0131ndan in\u015fa edilir, ya kendisi bu t\u00fcr parti ve hareketleri in\u015fa eder. Burjuva liberalizmi her ne kadar anti-fa\u015fist, anti-kom\u00fcnist sloganlar alt\u0131nda liberal devlet anlay\u0131\u015f\u0131na (minimum devlet) sahip \u00e7\u0131ksa da, tam bir aldatmaca i\u00e7indedir. Ulus-devletin anas\u0131 da, babas\u0131 da liberalizmin kendisidir. Ulus-devlet gerek olu\u015fumunda, gerek olgunla\u015fmas\u0131nda liberalizmin ideal devlet bi\u00e7imidir. Dolay\u0131s\u0131yla kapitalizmin fa\u015fizmi do\u011furan ger\u00e7ekli\u011fi kadar, devlet sosyalizmini (reel sosyalizm) do\u011furan ger\u00e7ekli\u011fi de ulus-devlette birle\u015fir. <br \/>Son be\u015f y\u00fcz y\u0131ldaki sava\u015flarda, \u00f6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru olan y\u00fcz y\u0131l\u0131n\u0131n k\u00fcresel \u00e7apta yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ulus sava\u015flar\u0131nda t\u00fcm uygarl\u0131k tarihinden daha fazla kan d\u00f6k\u00fclmesi, katliam ve soyk\u0131r\u0131m \u00fcretilmesi, ulus-devletin ve fa\u015fizminin toplum i\u00e7in \u00e7\u00f6z\u00fcm olmak \u015furada kals\u0131n, muazzam b\u00fcy\u00fckl\u00fckte ve gaddarl\u0131kta yedinci sorun kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a ve \u00e7arp\u0131c\u0131 olarak ortaya sermektedir.<\/p>\n<p>8- Ulus-Devlet, Ahl\u00e2k\u00ee ve Politik (Demokratik) Toplum<\/p>\n<p>Ulus-devlet, kendini hukuk devleti olarak yans\u0131tmaya \u00f6zen g\u00f6sterir. Hatta hukukun ilk defa tam ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f hali olarak sunar. Onun bu ger\u00e7ekli\u011finin alt\u0131nda ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumun ink\u00e2r\u0131 yatar. Hukuk genelde devlet s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n, \u00f6zelde burjuvazinin ahl\u00e2k ve politikan\u0131n yerine egemen k\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 toplumsal kategoridir. Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n a\u015f\u0131r\u0131 hukuk\u00e7u ge\u00e7inmesinin alt\u0131nda yatan derin ger\u00e7eklik, ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumun bu ink\u00e2r\u0131d\u0131r. Denilir ki, (kuramda) ulus-devlet hukukun ideal \u00e7er\u00e7evesidir. Ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumun, dolay\u0131s\u0131yla demokratik toplumun ink\u00e2r\u0131 \u00fczerine kurulan ulus-devletin, burjuva hukuku i\u00e7in ideal \u00e7er\u00e7eveyi olu\u015fturmas\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r. Fakat idea edildi\u011fi gibi ne ulus-devlet ne de hukuk demokratik toplumun \u00e7er\u00e7evesini te\u015fkil eder. Bunun tersi ge\u00e7erlidir. Ulus-devlet ve hukuk ne kadar i\u00e7 i\u00e7e yo\u011funla\u015f\u0131r ve toplumun her alan\u0131na s\u0131zarsa, ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplum da o kadar a\u015f\u0131lm\u0131\u015f olur. Demokratik toplum bir g\u00f6steri toplumuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Ulus-devletin ve hukukun ince elenip s\u0131k dokunarak olu\u015fturulmu\u015f ve son tahlilde kapitalist tekelcili\u011fin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n s\u00fcz\u00fclm\u00fc\u015f ifadeler b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc olan kurallar\u0131 (anayasa, yasa ve t\u00fcz\u00fckler d\u00fcnyas\u0131) i\u00e7inde ahl\u00e2k ve politikaya alan b\u0131rak\u0131lmaz. Demokrasi bu kurallar b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde bir oyuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Yarat\u0131c\u0131, olu\u015fturucu bir karakteri yok olur. <br \/>Politika toplumsal problemlerin yarat\u0131c\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm alan\u0131 olarak i\u015flev g\u00f6r\u00fcr. Politikan\u0131n kural\u0131, toplum i\u00e7in daha iyiye, do\u011fruya ve g\u00fczele do\u011fru yarat\u0131c\u0131 olmas\u0131d\u0131r  bu yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 g\u00f6steren en y\u00fcce sanat olmay\u0131 bilmesidir. Bu da ancak toplumsal ahl\u00e2k ve demokrasi varsa ba\u015far\u0131labilecek bir sanatt\u0131r. Burjuva hukukunun bo\u011fdu\u011fu (\u00e7er\u00e7evesi ulus-devlet olan) bir alanda bu nedenle ne ahl\u00e2k\u00ee ve politik olana, ne de demokratik bi\u00e7imde bir icra ve toplumsal in\u015faya yer kal\u0131r. Avrupa merkezli sosyal bilimi son tahlilde bu ger\u00e7e\u011fi tersy\u00fcz etmenin mitolojik ifadesi olarak yarg\u0131lamak ger\u00e7e\u011fe daha \u00e7ok hizmet edecektir  toplumsal haki-katlerle daha \u00e7ok tan\u0131\u015ft\u0131racakt\u0131r.<br \/>O halde uygarl\u0131k tarihiyle birlikte daha da derinle\u015fen toplumsal soruna (Toplumsal sorunlar\u0131n temelinde bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc d\u00fcnyas\u0131 vard\u0131r) en temel \u00e7\u00f6z\u00fcm ara\u00e7lar\u0131 olarak dayat\u0131lan ulus-devlet ve hukukun ahl\u00e2k\u0131, politikay\u0131 ve demokratik toplumu yads\u0131d\u0131\u011f\u0131 oranda toplumsal sorunlar\u0131n sekizinci b\u00fcy\u00fck yuma\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc ink\u00e2r\u0131 g\u00fc\u00e7 bir hakikattir.<\/p>\n<p>9- Ulus-Devlet, Sivil Toplum ve \u00c7evre<\/p>\n<p>Kapitalizmin 1970\u2019lerden itibaren derinle\u015fen bunal\u0131m s\u00fcreci, ayn\u0131 zamanda bunun bir par\u00e7as\u0131 olarak ulus-devletin yap\u0131sal olarak krizinin de derinle\u015fti\u011fi bir s\u00fcre\u00e7tir. Bu d\u00f6nem ulus-devlet tanr\u0131s\u0131n\u0131n \u00e7\u0131plak halinin g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc, ideolojik \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fcn tel tel d\u00f6k\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bir d\u00f6nemdir. B\u00fcy\u00fck \u00e7\u00f6k\u00fc\u015flerin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mek i\u00e7in, sivil toplum hareketinin kendini g\u00f6stermesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olmu\u015ftur. Sivil toplum, devlet ve aile toplumunun d\u0131\u015f\u0131nda kalan toplum olarak ifade edilebilir. Ulus-devletin ku\u015fat\u0131c\u0131 \u00f6zelli\u011fini yitirdi\u011fi, buna kar\u015f\u0131l\u0131k toplumun tam \u00f6zg\u00fcrle\u015fme ve demokratikle\u015fmesini sa\u011flayamad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemin ge\u00e7i\u015f \u00f6rg\u00fctlenmeleri olarak anlam bulurlar. Her iki yandan s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r, ya ulus-devletin ya da demokratik \u00f6zg\u00fcr toplumun saflar\u0131nda yer alma durumuyla y\u00fcz y\u00fcze kal\u0131rlar. Aksi halde i\u015flevsizle\u015fmekten kurtulamazlar. \u00c7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 bir \u00e7\u00f6z\u00fcm kapasiteleri vard\u0131r. En ideal olanlar\u0131 feminist ve ekolojist \u00e7er\u00e7evede hareket ederler. Eski sol, anar\u015fist gruplar ile ulus-devletin uzant\u0131s\u0131 olmayan sendikalar ve siyasal olu\u015fumlar da bu kategoriye girerler.<br \/>Ulus-devlet, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131nmadan \u00f6t\u00fcr\u00fc zorunlu olarak yer verdi\u011fi sivil toplumu s\u00fcrekli bask\u0131 alt\u0131na alarak \u00e7\u00f6z\u00fcm g\u00fc\u00e7lerini asgariye indirir. Toplum i\u00e7inde oldu\u011fu kadar, toplumun ekolojisi \u00fczerinde de iktidar\u0131n en geli\u015fmi\u015f tahakk\u00fcm bi\u00e7imi olarak ulus-devletin, sivil ve demokratik toplumun geli\u015fimini engelledi\u011fi oranda dokuzuncu b\u00fcy\u00fck toplumsal sorun kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>10- Ulus-Devlet, Bilim, Sanat ve Hakikat <\/p>\n<p>Pozitivizm ulus-devleti bilim ve sanat\u0131n somutla\u015fm\u0131\u015f hali olarak yans\u0131tmaya b\u00fcy\u00fck \u00f6zen g\u00f6sterir. Kapitalist modernite bu y\u00fcz\u00fcyle en b\u00fcy\u00fck yalan\u0131 dola\u015f\u0131ma sokmu\u015f olur. Son derece olgusal, nesnel, bilimsel oldu\u011funu \u0131srarla iddia eder. Ulus-devlet t\u00fcm g\u00fcc\u00fcn\u00fc bu propagandaya adar. Muazzam b\u00fcy\u00fckl\u00fckte bir akademik d\u00fcnya in\u015fa eder. Tarihte hi\u00e7bir tanr\u0131 ve dinin (kral ve me\u015fruiyeti) ger\u00e7ekle\u015ftiremedi\u011fi mitoloji ve propagandas\u0131 bu modernite d\u00f6neminde olu\u015fturulup pazara sunulur. Toplumun t\u00fcm ahl\u00e2k\u00ee ve politik g\u00f6zeneklerinin yan\u0131 s\u0131ra anlam odaklar\u0131 da tahrip edildi\u011fi i\u00e7in, bu \u00e7a\u011fda\u015f mitler ve propagandalara kanmayacak bir beyin ve y\u00fcrek kalmam\u0131\u015f gibidir.<br \/>Pozitivizmin \u00e7er\u00e7evesini olu\u015fturdu\u011fu bilim ve sanatlar 1970\u2019ler sonras\u0131 krizden nasibini alarak, hakikati ifade etme maskelerinin d\u00fc\u015fmesiyle y\u00fcz y\u00fcze kald\u0131lar. Bu, ulus-devlet dogmatizminin par\u00e7alanmas\u0131yla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131 bir geli\u015f-medir. Ya\u015fanan, birinci ayd\u0131nlanman\u0131n karanl\u0131k noktalar\u0131nda ikinci bir ayd\u0131nlanmad\u0131r. Ulus-devlet toplumsal do\u011fay\u0131 m\u00fc-hendislik projeleriyle do\u011framakla sadece olgusal ger\u00e7ekli\u011fi de\u011fil, alg\u0131sall\u0131\u011f\u0131n\u0131 da tahrip eder. Olgu yok edildi\u011finde alg\u0131s\u0131n\u0131n da darbe yemesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. <br \/>Toplumsal bilimin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f hakikatlerinden birisi toplumun tarihselli\u011fidir. Ulus-devlet, toplumsal tarih yerine bir burjuva iktidar elitinin mitik in\u015fas\u0131n\u0131 tarih olarak sunar. \u00c7ok ele\u015ftirdi\u011fi mitolojik ve dinsel tarihten daha \u00e7ok hakikatin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131nda bile de\u011fildir. Avrupa sosyal bilimi resmi ideoloji haline geldik\u00e7e, en gerici mitolojik ifade halini al\u0131r. T\u00fcm bilimsel olma ideas\u0131na ra\u011fmen metafiziktir. \u0130yi bir metafizik de de\u011fildir. Sanat\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 biliminkinden farkl\u0131 de\u011fildir. Her ikisi de kapitalizme birer ilave sermaye alan\u0131 haline gelmi\u015flerdir. Bilim ve sanat metala\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131k\u00e7a hakikat de\u011ferini yitirir. Hakikat bilimi olarak felsefenin tasfiyesi ve \u00f6nemini yitiri\u015fi, toplumun maruz kald\u0131\u011f\u0131 maddi, fiziki soyk\u0131r\u0131mlar kadar felakete yol a\u00e7ar. Felsefesiz toplum hakikatle ba\u011f\u0131n\u0131 yitiren toplumdur. Bu ise toplumun sadece bir nesneler y\u0131\u011f\u0131n\u0131 haline gelmesi demektir. Nesne toplum ise t\u00fcm savunma yeteneklerini yitirmi\u015f, her t\u00fcr s\u00f6m\u00fcr\u00fcye a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f y\u0131\u011f\u0131n, malzeme demektir. Toplumun \u00f6z savunmas\u0131n\u0131 yitirmesi kadar b\u00fcy\u00fck bir felaket d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Ulus-devletin toplumu bilim, sanat ve hakikatten uzakla\u015ft\u0131r\u0131p \u00f6z savunmas\u0131z b\u0131rakmas\u0131, toplumsal sorunun onuncu b\u00fcy\u00fck etkenini olu\u015fturur.<br \/>Amsterdam-Hollanda ve Londra-Britanya, ulus-devleti stratejik bir ara\u00e7 olarak geli\u015ftirirken, yapt\u0131klar\u0131 i\u015fin fark\u0131ndayd\u0131lar. Bu arac\u0131 geli\u015ftirenlerin i\u00e7inde ne denli tehlikeli bir canavar\u0131 \u00fcrettiklerini bilenler vard\u0131. Tahribat\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlamak i\u00e7in s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa birey ve toplumun korunmas\u0131na y\u00f6nelik gerek hukuki, gerek demokratik tedbirleri eksik etmediler. Elbette kendi i\u00e7 b\u00fcnyeleri i\u00e7in bunu yap\u0131yorlard\u0131. D\u00fcnya y\u00fczeyine (Buna Avrupa karas\u0131 da dahildir) ise ulus-devleti Pandora\u2019n\u0131n Kutusu\u2019ndan \u00e7\u0131kan k\u00f6t\u00fcl\u00fckler bi\u00e7iminde serptiler. Bununla eski toplumu ve Avrupa\u2019y\u0131 par\u00e7alayarak hegemonyalar\u0131 alt\u0131na almay\u0131 ba\u015fard\u0131lar. <br \/>Ahmak Alman ideologlar\u0131yla \u00e7ok ak\u0131ll\u0131 ge\u00e7inen Frans\u0131z pozitivist bilimcileri bu erkek Pandora\u2019s\u0131n\u0131 kutsalla\u015ft\u0131r\u0131p sanki ger\u00e7ek bir tanr\u0131 ve dinmi\u015f gibi modern Panteon\u2019a \u00e7ektiler. Kapitalist modernitenin etkisine kap\u0131lan her iktidar eliti, kendi yeni tanr\u0131 putlar\u0131n\u0131 bu yeni modellere g\u00f6re in\u015fa edip eskilerinin yerine koydular. Tanr\u0131 ve din kavramlar\u0131n\u0131n en eski sahipleri olan Ortado\u011fu elitleri bu yeni hegemon tanr\u0131 ve dine s\u0131\u011f\u0131nmadan ya\u015fayamayacaklar\u0131n\u0131 herkesten daha iyi biliyorlard\u0131.<\/p>\n<p>c- Sanayi Devrimi<\/p>\n<p>Avrupa modernitesinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc sacaya\u011f\u0131 sanayi devrimidir. Uygarl\u0131k tarihinde \u00f6zg\u00fcn bir konumu vard\u0131r. Tar\u0131m ve \u015fehir devrimleri kadar etkiye yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 kesindir. \u015e\u00fcphesiz sanayinin insanl\u0131k tarihi kadar eski bir tarihi vard\u0131r. Bir\u00e7ok devrimsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irmi\u015ftir. Fakat Avrupa\u2019da, \u00f6zellikle \u0130ngiltere\u2019de 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131ndan itibaren ya\u015fanan d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler b\u00fcy\u00fck devrimler karakterindedir. Daha \u00f6nce sanayi devriminin kapitalizm ve ekonomiyle \u00f6zde\u015fle\u015ftirilmemesi gerekti\u011finin \u00e7ok \u00f6nemli oldu\u011funu vurgulam\u0131\u015ft\u0131k. Sanayi halen ele\u015ftirisi do\u011fru d\u00fcr\u00fcst yap\u0131lmam\u0131\u015f bir toplumsal olgudur. Sanayi devriminden \u00f6nce tar\u0131m-k\u00f6y-\u015fehir kendi ba\u015f\u0131na hi\u00e7bir zaman toplumu tehdit edecek boyutlara varmad\u0131lar. Tersine, maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr alan\u0131nda toplumsal geli\u015fmeye b\u00fcy\u00fck de\u011fer katt\u0131lar. Toplumsal ya\u015fam\u0131n ba\u015fat in\u015fa g\u00fcc\u00fcn\u00fc te\u015fkil ettiler. Avrupa\u2019da sanayi devrimiyle ya\u015fanan olgular \u00e7ok farkl\u0131 olup, toplumsal ya\u015fam \u00fczerindeki etkilerinin bilimsel analizi halen ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f olmaktan uzakt\u0131r. Belki de sosyal bilimin temel g\u00f6revlerinden biri, sanayinin toplumsal ya\u015famdaki etkisinin yetkince de\u011ferlendirilmesi olacakt\u0131r. <br \/>Sanayi sadece bilimin de\u011fil, en az onun kadar felsefenin de konusu olmak zorundad\u0131r. Felsefenin mutlaka sanayiyi g\u00fcn-demine almas\u0131 gerekir. \u0130ktisat bilimlerinin sanayiyi sadece ekonomik bir alanm\u0131\u015f gibi konu edinmeleri \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir yetersizliktir. Sanayinin bir kalk\u0131nma, daha verimli bir \u00fcretim unsuru olarak de\u011ferlendirilmesinin sonu\u00e7lar\u0131, soyk\u0131r\u0131m ve \u00e7evrenin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemezli\u011fi olarak a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. <br \/>Fa\u015fizmi sanayisiz de\u011ferlendirmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Atom silahlar\u0131 ve geneti\u011fi de\u011fi\u015ftirilmi\u015f canl\u0131lar \u00fcretilmesi gibi top-lumu tahrip olas\u0131l\u0131klar\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc olan sanayilerin durumu daha \u015fimdiden en b\u00fcy\u00fck tehlike kayna\u011f\u0131 haline gelmi\u015f bulunmaktad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz kapitalizmin ve ekonomizmin kontrol\u00fcne girmi\u015f sanayile\u015fmeden bahsediyoruz. \u0130ki e\u011filimin sanayi \u00fczerindeki kontrol\u00fcn\u00fcn hem ger\u00e7ek anlamda, hem de metafor olarak insansal ve toplumsal kansere yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 da yeterince a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>K\u00e2r ama\u00e7l\u0131 sanayile\u015fmenin her alanda s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemezlik s\u0131n\u0131r\u0131na dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131n di\u011fer \u00f6nemli kan\u0131t\u0131 i\u015fsizlik, tar\u0131m ve k\u00f6y toplumunun \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc, \u00e7evrenin ekolojik olmaktan \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131d\u0131r. \u015e\u00fcphesiz kapitalist d\u00fcnya-sistemin egemenlik taht\u0131na oturu\u015funun sanayiyle s\u0131k\u0131 bir ili\u015fkisi vard\u0131r. \u0130ngiltere\u2019nin hegemonik y\u00fckseli\u015fini sanayi kapitalizmi sayesinde ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi bi-linmektedir. Sanayi kapitalizminin \u00fcst\u00fcn \u00fcretim g\u00fcc\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda di\u011fer \u00fcretim bi\u00e7imlerinin, dolay\u0131s\u0131yla toplum bi\u00e7imlerinin ayakta kalmas\u0131 zordur. Ama daha bu a\u015famada bile s\u00f6z konusu olan, insan\u0131n temel ihtiya\u00e7lar\u0131 i\u00e7in \u00fcretim de\u011fil, hegemonik \u00fcst\u00fcnl\u00fck i\u00e7in \u00fcretimdir. <br \/>Temel soru \u015fudur: Sanayi insanlar\u0131n temel ihtiya\u00e7lar\u0131 i\u00e7in mi olmal\u0131, yoksa hegemonik \u00fcst\u00fcnl\u00fck i\u00e7in mi? Sanayi devrimiyle birlikte, ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplum ad\u0131na temel ihtiya\u00e7lar d\u0131\u015f\u0131nda sanayile\u015fmeye kesinlikle onay verilmemesi gerekirdi. \u0130nsanl\u0131k tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm momenti olarak sanayi devrimi g\u00fcndeme girdi\u011finde, temel ihtiya\u00e7lar d\u0131\u015f\u0131nda kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne mutlaka ge\u00e7ilmesi gerekirdi. Ahl\u00e2k, hukuk, din, felsefe, bilim ve politikan\u0131n temel g\u00f6revi bu olmal\u0131yd\u0131. \u0130nsanl\u0131k bu yakla\u015f\u0131ma yabanc\u0131 de\u011fildir. Tar\u0131m devrimi oldu\u011funda y\u00fcceltilen kavramlar d\u00fcnyas\u0131, ahl\u00e2k\u00ee yarg\u0131lar, geli\u015fen bilim, g\u00f6ksel dinlerin temelinin at\u0131l\u0131\u015f\u0131 bu hakikati ifade eder. \u015eehir devriminde S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r mitolojisi, bilimi, bilgeli\u011fi, sanat\u0131 ve b\u00fcy\u00fck dinlerin temellerinin at\u0131l\u0131\u015f\u0131 bu hakikatin di\u011fer g\u00fc\u00e7l\u00fc bir kan\u0131t\u0131d\u0131r. Sanayi devrimi yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131nda, Frans\u0131z Devrimi ve ard\u0131 s\u0131ra ya\u015fanan benzer geli\u015fmeler tarihsel \u00f6rnekleri kar\u015f\u0131lamaktan uzakt\u0131r. Kilisenin direni\u015fi, felsefi ve bilimsel devrimler, sanat ekolleri kapitalizmin ve ulus-devletin sanayi temelinde \u015fahlan\u0131\u015f\u0131n\u0131 durdurmak \u015f\u00f6yle kals\u0131n, emrine girmek i\u00e7in adeta yar\u0131\u015fma bahts\u0131zl\u0131\u011f\u0131na d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir. Bunda \u015f\u00fcphesiz ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumun y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131 temel rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>\u00c7ok iyi bilmek durumunday\u0131z ki, Avrupa merkez\u00ee uygarl\u0131k sistemini Ortado\u011fu\u2019dan kayd\u0131r\u0131rken, ahl\u00e2k\u00ee unsurun \u00f6nceli\u011fine \u00f6nem vermemi\u015fti. Tersine, ahl\u00e2ks\u0131z bir kayd\u0131rma pe\u015findeydi. F. Nietzsche\u2019nin b\u00fcy\u00fck bir h\u0131n\u00e7la \u2018Zerd\u00fc\u015ft B\u00f6yle Buyurdu\u2019 adl\u0131 eserini kaleme almas\u0131, bu derin ihaneti \u00e7ok iyi tespit etmesinden \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Nietzsche bu konuda o denli \u00f6fkelidir ki, adeta \u015f\u00f6yle hayk\u0131r\u0131r: \u201cModernite ad\u0131na yuttu\u011funuz her \u015feyi kusun.  Tabii bunu derken, kapitalist modernitenin insan\u0131n beynine ve y\u00fcre\u011fine dolu\u015fturduklar\u0131n\u0131n kusulmas\u0131ndan bahsediyordu. \u00c7\u0131ld\u0131rmas\u0131nda bu yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n pay\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemez. Ama tek bir \u00e7i\u00e7ekle bahar gelmeyece\u011fi gibi, tek bir filozofla da modernitenin beyinler ve y\u00fcrekleri i\u015fgal etmesi \u00f6nlenemezdi. Adorno, \u201cYanl\u0131\u015f hayat do\u011fru ya\u015fanmaz  derken ayn\u0131 ger\u00e7e\u011fi dile getirmek istemi\u015fti. \u00d6zellikle Yahudi soyk\u0131r\u0131m\u0131ndan sonra modern ya\u015fam\u0131n oldu\u011fu gibi devam etmesinin insan\u0131n t\u00fcm ahl\u00e2k\u00ee kutsall\u0131klar\u0131na ters oldu\u011funun fark\u0131ndayd\u0131. Kapitalizm ve ulus-devletin \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131klar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda at\u0131lan \u2018ya sosyalizm, ya barbarl\u0131k\u2019 slogan\u0131 da bu ger\u00e7ekli\u011fi fark ettirir gibidir. Bu fark edi\u015fler \u00f6nemlidir, fakat \u00e7ok yetersizdir.<br \/>Sanayi devrimine dar ekonomist yakla\u015f\u0131m sadece yetersiz olmakla kalmaz, \u00e7ok sapt\u0131r\u0131c\u0131 geli\u015fmelere de yol a\u00e7ar. Ekonomi-politik denilen disiplin, toplumsal hakikatin ekonomizmle sapt\u0131r\u0131lmas\u0131 ve \u00f6rtbas edilmesinin tipik bir \u00f6rne\u011fidir. Dikkat edilirse, ba\u015f\u0131n\u0131 \u0130ngiliz ekonomistleri \u00e7ekmi\u015f olup, en g\u00fc\u00e7l\u00fc d\u00f6nemini sanayi devriminde ya\u015famas\u0131 tesad\u00fcfi de\u011fildir. \u0130ngiliz ekonomi-politi\u011finin temel g\u00f6revi, sosyal bilim ad\u0131na kapitalizm canavar\u0131n\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rmakt\u0131. K. Marks ve F. Engels\u2019in bile bu \u00e7abalara alet olmas\u0131, ne kadar etkili ve ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011funu g\u00f6sterir. Ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplum bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131nda, \u0130ngiliz ekonomi-politi\u011fi ba\u015fat rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Bilim ad\u0131na bilime en b\u00fcy\u00fck ihanet bu temelde yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Frans\u0131z pozitivist bilim ekol\u00fc bu ihanetin ikinci b\u00fcy\u00fck orta\u011f\u0131d\u0131r. \u0130ngiliz ekonomi-politi\u011finin ekonomik alan \u00fczerinde yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 Frans\u0131z pozitivist ekol\u00fc sosyal alan\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. Pozitivist ekol\u00fcn ahl\u00e2k\u0131, dini ve felsefeyi \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 doldurmu\u015f metafizik, kendini ise yeni\u00e7a\u011f\u0131n (modernitenin) sek\u00fcler dini ilan etmesi bu ger\u00e7ekli\u011fi gayet iyi a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Pozitivist d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n da sanayi devrimine denk gelmesi tesad\u00fcf\u00ee olmay\u0131p konuyu daha da ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 k\u0131lmaktad\u0131r.<br \/>Sanayi devrimi h\u0131z\u0131ndan hi\u00e7bir \u015fey kaybetmeden devam etmektedir. Tarihte hi\u00e7bir devrim bu denli uzun s\u00fcrmemi\u015ftir. Her ge\u00e7en s\u00fcrede de ivme kazanmaktad\u0131r. \u00d6n\u00fcnde hi\u00e7bir engel tan\u0131mamaktad\u0131r. Zaten emrine girdi\u011fi iki b\u00fcy\u00fck s\u0131n\u0131rs\u0131z g\u00fc\u00e7 yuma\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7 i\u00e7e oldu\u011fu s\u00fcre\u00e7te ba\u015fka t\u00fcr bir geli\u015fme de beklenemez. Ba\u015fka bir deyi\u015fle kapitalizm ve ulus-devletin kanservari b\u00fcy\u00fcd\u00fckleri bir d\u00f6nemde, varl\u0131klar\u0131n\u0131 bor\u00e7lu olduklar\u0131 end\u00fcstriyalizmi durdurmalar\u0131 beklenemez. End\u00fcstriyalizm varl\u0131k nedenleridir. End\u00fcstriyi end\u00fcstriyalizmden kurtarmad\u0131k\u00e7a, toplumu kapitalizm ve ulus-devlet tekelcili\u011finden kurtarmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. End\u00fcstriyalizm kapitalizm ve ulus-devletin varl\u0131k nedeni olmaya devam ettik\u00e7e, kazanm\u0131\u015f oldu\u011fu ivmeyi daha da h\u0131zland\u0131rmas\u0131 ve \u00fc\u00e7l\u00fc sacaya\u011f\u0131n\u0131n \u00f6l\u00fcml\u00fc \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcne kadar devam ettirmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. End\u00fcstriyalizmin toplumsal sorun, soyk\u0131r\u0131m ve \u00e7evre y\u0131k\u0131m\u0131ndaki rol\u00fcn\u00fc daha yak\u0131ndan irdelemek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>1- End\u00fcstriyalizm ve Tar\u0131m-K\u00f6y Toplumunun Y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131 <\/p>\n<p>Bilindi\u011fi \u00fczere, end\u00fcstrinin (sanayi) insan elinin direkt eylemi yerine, insan\u0131n ara\u00e7larla toplumsal faaliyete kat\u0131lmas\u0131 bi-\u00e7iminde genel bir tan\u0131m\u0131n\u0131 yapmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ba\u015flang\u0131c\u0131 insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn do\u011fu\u015funa kadar gider. \u0130lk end\u00fcstrinin ta\u015ftan aletler oldu\u011fu bilinmektedir. Avc\u0131 ve toplay\u0131c\u0131 topluluklar\u0131n end\u00fcstrisi esas olarak ta\u015ftan aletlere dayanmaktayd\u0131. Tar\u0131m-k\u00f6y devrimi ile birlikte end\u00fcstri de b\u00fcy\u00fck bir devrim ya\u015fad\u0131. Dokuma, el de\u011firmeni ve \u00e7anak \u00e7\u00f6mlek end\u00fcstrisi bu d\u00f6nemin eserleridir. Bu d\u00f6nem sonras\u0131nda, \u00f6zellikle merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin do\u011fu\u015f mek\u00e2n\u0131 olan Toros-Zagros da\u011f kavisinde olu\u015fan Verimli Hilal\u2019de M.\u00d6. 6000-4000 d\u00f6neminde bilim ve end\u00fcstride b\u00fcy\u00fck bir hamle ya\u015fand\u0131. Saban, tekerlek, kazma, kazan ba\u015fta olmak \u00fczere, tarihin kald\u0131ra\u00e7lar\u0131 olacak end\u00fcstriler geli\u015fti. Bu s\u00fcrecin bir ad\u0131m \u00f6tesi \u015fehir devrimi oldu. M.\u00d6. 4000-3000\u2019lerde geli\u015fen bu devrimde end\u00fcstri ara\u00e7lar\u0131n\u0131n rol\u00fc \u00f6nemlidir. Bilim ve sanatlarda da yaz\u0131 ve rakam diliyle birlikte s\u0131\u00e7ramalar bu s\u00fcre\u00e7te ya\u015fand\u0131. Bu bilgileri \u015funun i\u00e7in hat\u0131rlat\u0131yorum: Bu d\u00f6nemde olu\u015fturulan end\u00fcstriler hen\u00fcz kapitalist ve devlet tekelcili\u011finin emrine girmemi\u015ftir. Hem k\u00f6y hem de \u015fehir toplumunun ahl\u00e2k\u00ee ve politik g\u00f6zetiminde i\u015flev g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. Ahl\u00e2k\u00ee ve politik tutum mutlak belirleyici konumdayd\u0131. <br \/>M.\u00d6. 3000\u2019lerden itibaren Mezopotamya\u2019da geli\u015fen merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminde bu denetim giderek zay\u0131flamaya ba\u015flad\u0131. Rahip-y\u00f6netici-asker \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcnden olu\u015fan devlet y\u00f6netimi, bu tarihten itibaren eski hiyerar\u015fik y\u00f6netimin yerine yeniden in\u015fa edildi. End\u00fcstri daha \u00e7ok \u015fehirlerde geli\u015fmeye ba\u015flad\u0131k\u00e7a, yeni in\u015fa edilen bu devlet y\u00f6netiminin denetimine ge\u00e7ti. End\u00fcstrinin hem ekonomide hem de askeri faaliyetlerde artan \u00f6nemi, devletin genelde toplum, \u00f6zelde k\u00f6y-tar\u0131m toplumu \u00fczerindeki denetimini ve dolay\u0131s\u0131yla s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fc beraberinde getirdi. Avrupa uygarl\u0131k a\u015famas\u0131na kadar tarih, bir anlamda devlet tekelcili\u011finin end\u00fcstri \u00fczerindeki denetimi yoluyla toplum \u00fczerinde kurdu\u011fu bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn tarihidir. Kapita-lizmin bu a\u015famada end\u00fcstri \u00fczerindeki kontrol\u00fc, dolay\u0131s\u0131yla s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc yok denecek kadar azd\u0131r. Daha \u00e7ok ticaret ve faizcilikle birikim pe\u015findeydi. \u00dczerindeki devlet denetimine ra\u011fmen, end\u00fcstri ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumun denetimini y\u0131kacak g\u00fc\u00e7te de\u011fildi. Esasta toplumun temel ihtiya\u00e7lar\u0131na hizmet ediyordu. Askeri end\u00fcstri bile bu \u00e7er\u00e7eveyi \u00e7ok az a\u015f\u0131yordu. Dolay\u0131s\u0131yla end\u00fcstrinin toplum i\u00e7in bir sorun kayna\u011f\u0131 de\u011fil, \u00e7\u00f6z\u00fcm arac\u0131 olarak anlam buldu\u011funu rahatl\u0131kla belirtebiliriz.<br \/>Avrupa uygarl\u0131k a\u015famas\u0131 hem \u00e7ok nazik, hayati, hem de stratejik olan bu toplum-end\u00fcstri dengesini y\u0131karak hegemonyas\u0131n\u0131 kesinle\u015ftirdi. K\u0131yametin kopar\u0131lmas\u0131, ahl\u00e2k, din, bilim, felsefe ve sanat ad\u0131na ayaklan\u0131lmas\u0131 gereken an bu dengenin a\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 and\u0131r. 16. y\u00fczy\u0131ldan itibaren finans, ticaret ve manifakt\u00fcr sanayiinde denetimi ele ge\u00e7irip d\u00fcnya-sistem olmaya ba\u015flayan kapitalizm, ilk defa bu konuma eri\u015fiyordu. Bin y\u0131llardan beri toplumun gizli dehlizlerinde ahl\u00e2ks\u0131zca ihtik\u00e2r (tefecilik) yoluyla yap\u0131lan birikimin sahipleri olarak kapitalistler, bu y\u00fczy\u0131lda bir f\u0131rsat yakalad\u0131lar. Tarih\u00e7iler bu f\u0131rsat\u0131n olu\u015fumunda d\u0131\u015ftan (\u00f6zellikle Osmanl\u0131 \u0130slam\u2019\u0131) i\u015fgal ve istilalar\u0131, i\u00e7ten feodallerin i\u00e7 \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131, kilisenin kendi i\u00e7inde par\u00e7alanmas\u0131n\u0131 ve mezhep sava\u015flar\u0131n\u0131 temel etken olarak belirtirler. Bunun do\u011fruluk pay\u0131 vard\u0131r. Kapitalizm kendili\u011finden olu\u015fmad\u0131. Toplumsal g\u00fc\u00e7lerin denetimin en zay\u0131f an\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Savunman\u0131n ilgili b\u00f6l\u00fcmleri bu s\u00fcreci ana hatlar\u0131yla sundu\u011fu i\u00e7in sadece hat\u0131rlatmakla yetiniyorum. \u00a0<br \/>Ticaret, finans (para) ve manifakt\u00fcr kapitalizmi dengeyi tar\u0131m-k\u00f6y aleyhine bozmakla birlikte fark hen\u00fcz a\u00e7\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplum varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyordu. Din, bilim, felsefe ve sanatlar da t\u00fcm\u00fcyle kapitalizmin denetimine ge\u00e7medikleri gibi \u00e7o\u011funlukla ona kar\u015f\u0131 direni\u015f halindeydiler.<br \/>Sanayi devrimini kapitalizmin eseri olarak g\u00f6rmemek gerekir. Ayr\u0131ca d\u00fcnya-sistem haline geli\u015fi, sanayi devriminden \u00e7ok \u00f6nce ticaret ve finans alan\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015fti. Bu tarihler \u00e7o\u011funlukla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Ge\u00e7erken bir hususu daha hat\u0131rlatmal\u0131y\u0131m ki, para ve ticaret kendi ba\u015f\u0131na kapital anlam\u0131na gelmez. Basit de\u011fi\u015fim arac\u0131 olarak para ve tekelci olmayan fiyatlarla yap\u0131lan ticaret ekonominin kapsam\u0131nda olup toplumda hayati bir i\u015flev g\u00f6r\u00fcr. Basit meta dola\u015f\u0131m\u0131 ve tekelci fiyatlar\u0131n olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131 pazarlar ekonomi i\u00e7in gerekli olup, toplumsal ya\u015fam\u0131 geli\u015ftirme \u00f6zelli\u011fine sahiptir. Kapitalistlerin elinde para faiz arac\u0131 olunca ve pazarlarda ticaret yoluyla tekelci fiyatlar (ucuz al\u0131p pahal\u0131 satmak) olu\u015funca sistem kapitalistle\u015fmeye ba\u015flar. \u0130\u015fte bu sistemin belirtilen nedenlerle 16. y\u00fczy\u0131lla birlikte zafere ermesi k\u0131yametin kap\u0131s\u0131n\u0131 aralam\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>17. ve 18. y\u00fczy\u0131llar insanl\u0131k tarihinde ticari kapitalizmin hegemonya \u00e7a\u011f\u0131 olarak ge\u00e7er. 19. y\u00fczy\u0131ldaki sanayi devrimi \u00f6z\u00fcnde merkantilizmin zaferidir. \u0130nsan eli yerine otomatik \u00e7al\u0131\u015fma kapasitesine sahip ara\u00e7lar\u0131n (buharla \u00e7al\u0131\u015fan gemi ve trenler, benzinle \u00e7al\u0131\u015fan otolar ba\u015fta olmak \u00fczere) \u00e7ok say\u0131da icat edilmeleri ve h\u0131zla geli\u015ftirilmeleri bu devrimin \u00f6z\u00fcd\u00fcr. Bunun kapitalizmle ilgisi yoktur. Bu teknolojik devrimin geli\u015ftirilmesini esas olarak insan prati\u011finin binlerce y\u0131ll\u0131k birikimi sa\u011flar. Bu yeni a\u015famadaki teknolojik devrimin fark\u0131, \u00fcretim ve ula\u015f\u0131m, dolay\u0131s\u0131yla ticaret ve para hareketleri \u00fczerinde tarihte e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir patlamaya yol a\u00e7mas\u0131d\u0131r. Ticari ve finans kapitalizmi sermayeyi h\u0131zla sanayiye yat\u0131rmakla h\u0131zla azami k\u00e2r elde etti. Azami k\u00e2r kapitalizmin kanunudur. Sermayenin azami olu\u015fumu demektir. Bu da sanayiyi a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011fa zorlar. Sonu\u00e7, \u00fcretim buhranlar\u0131d\u0131r. Bu buhranlar\u0131 a\u015fmak i\u00e7in bulunan \u00e7are yine a\u015f\u0131r\u0131 sanayile\u015fmedir. Sanayi \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bu kanun gere\u011fince devam edegelmektedir. <br \/>Sanayinin end\u00fcstriyalizm haline geli\u015fi, kapitalizmin denetimine ge\u00e7i\u015fi ile ilgilidir. End\u00fcstriyalizmin toplum \u00fczerindeki ilk b\u00fcy\u00fck bask\u0131s\u0131, \u00fcretimin temel ihtiya\u00e7lar \u00fczerinde de\u011fil, azami k\u00e2r getiren \u00fcr\u00fcnler \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kar. Toplum \u00fczerinde h\u00fck\u00fcm s\u00fcren \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc ve tarihte e\u015fine rastlanmam\u0131\u015f sorunlar bu ger\u00e7eklikten kaynaklan\u0131r. Bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda 19. y\u00fczy\u0131lla birlikte k\u0131rsal-k\u00f6y toplumuyla \u015fehir toplumu aras\u0131ndaki dengenin h\u0131zla bozulmas\u0131 gelir. \u015eehirle\u015fmede ortaya \u00e7\u0131kan b\u00fcy\u00fcmenin toplumsal \u00f6l\u00e7\u00fclerle ilgisi h\u0131zla kaybolur. Mega kent denilen, \u00f6z\u00fcnde kentin ink\u00e2r\u0131 anlam\u0131na gelen s\u00fcre\u00e7 ba\u015flar. Bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 n\u00fcfus miktar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan milyonlar bir yana, y\u00fcz binleri a\u015fan bir mek\u00e2n\u0131n toplumsal ger\u00e7eklikle ba\u011f\u0131 kopmu\u015f demektir. Kentsiz kentle\u015fme veya kentin ink\u00e2r\u0131 diyebilece\u011fimiz bu s\u00fcre\u00e7 en b\u00fcy\u00fck toplumsal sorun zeminidir. Sadece s\u0131n\u0131fsal s\u00f6m\u00fcr\u00fc de\u011fil, \u00e7evre s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fcn azami mek\u00e2n\u0131 olarak kent, hem ger\u00e7ek hem de metaforik olarak toplumsal kanserle\u015fmeyi ifade eder. <br \/>Son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k kent azmanla\u015fmas\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 etkileri saymakla bitmez. Ama y\u0131kt\u0131klar\u0131 aras\u0131nda on bin y\u0131ll\u0131k tar\u0131m-k\u00f6y toplumunu ilk s\u0131raya yerle\u015ftirmek do\u011fru bir tespittir. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda ba\u015flayan s\u00fcre\u00e7 2000\u2019lerin ba\u015flar\u0131nda tamamlanm\u0131\u015f gibidir. Y\u0131k\u0131m sadece fiziki anlamda de\u011fildir  insanl\u0131k binas\u0131n\u0131 in\u015fa eden on bin y\u0131ll\u0131k maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn y\u0131k\u0131m\u0131 demektir. Bu y\u0131k\u0131m\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 yeni ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bu \u00f6yle bir darbedir ki, insan toplumunun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebi-lirli\u011fi daha \u015fimdiden tart\u0131\u015f\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Yaln\u0131z sera gazlar\u0131 bile bu h\u0131zla artarsa, toplumun ve \u00e7evresinin ne kadar ayakta kalabilece\u011fi kestirilememektedir. Bilim daha \u015fimdiden y\u00fcz y\u0131l sonras\u0131 i\u00e7in k\u0131yamet senaryolar\u0131 \u00e7izmektedir. As\u0131l tehdit toplumun i\u00e7 yap\u0131lanmas\u0131 ve kendisiyle ilgilidir. S\u0131n\u0131fsal yap\u0131, ulus-devlet akl\u0131, ekonomisiz ekonomi, felsefesizle\u015fme, ahl\u00e2k ve politikan\u0131n t\u00fckeni\u015fi, k\u00fcresel kapitalizmin yap\u0131sal krizi sistemin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc olmaktan daha fazlas\u0131n\u0131 ifade eder. Onunla birlikte be\u015f bin y\u0131ll\u0131k hegemonik uygarl\u0131k sisteminin kaotik hali ya\u015fanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>2- End\u00fcstriyalizm ve Kentin \u0130nk\u00e2r\u0131<\/p>\n<p>Tar\u0131m-k\u00f6y toplumunun y\u0131k\u0131\u015f\u0131na yol a\u00e7an kentte in\u015fa edilen toplumun anormal karakterini vurgulam\u0131\u015ft\u0131k. Kent tarihine bir bak\u0131\u015f at\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, ana hatlar\u0131yla 19. y\u00fczy\u0131l ba\u015flar\u0131na kadar kentin toplum dengesini ciddi oranda bozacak bir duruma gelmedi\u011fi g\u00f6r\u00fclecektir. K\u00f6y toplumuyla dengeler s\u0131k s\u0131k de\u011fi\u015fmekle birlikte, kabul edilebilir ve verimli bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc halinde toplumu ortakla\u015fa s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir k\u0131ld\u0131klar\u0131 da g\u00f6r\u00fclebilmektedir. Sorun azami k\u00e2r kanununun devreye girmesiyle ba\u015flamaktad\u0131r. <br \/>Karl Marks\u2019\u0131n b\u00fcy\u00fck eksikli\u011fini ve hatas\u0131n\u0131 s\u0131k\u00e7a dile getirmekten kendimi al\u0131koyam\u0131yorum. Tehlikeyi fark etmesine ra\u011fmen tam te\u015fhis edememe bahts\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya\u015famas\u0131na hay\u0131flan\u0131yorum. Benzer bir\u00e7ok filozof, dindar, sanatk\u00e2r, bilim adam\u0131 i\u00e7in de benzer yarg\u0131m\u0131 belirtmek durumunday\u0131m. K\u00f6yler bo\u015falmad\u0131, y\u0131k\u0131ld\u0131. \u00d6zg\u00fcr emek (i\u015f\u00e7i) ortaya \u00e7\u0131kmad\u0131, efendisiz ve \u00f6zg\u00fcr iradeyle k\u00f6leli\u011fin en al\u00e7ak\u00e7as\u0131 (kar\u0131n doyurmaz \u00fccret ve i\u015fsizler ordusu) in\u015fa edildi. Orta s\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasi ad\u0131 alt\u0131nda ilk \u00e7a\u011flarda say\u0131lar\u0131 birka\u00e7 y\u00fcz\u00fc ge\u00e7meyen firavunlar ve nemrutlar yerine, say\u0131lar\u0131 milyon \u00e7arp\u0131 milyonu bulan nemrutlar ve firavunlar t\u00fcretildi. Maskeli tek tanr\u0131 ve birka\u00e7 tanr\u0131-kral yerine, say\u0131lar\u0131 binleri bulan maskesiz tanr\u0131lar ve krallar \u00e7a\u011f\u0131na eri\u015fildi. S\u00f6z konusu olan \u015fey, insanl\u0131k tarihi kadar eski olan maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn azami k\u00e2r kanununa kurban edilmesidir. End\u00fcstriyalizm ve kentin kendini ink\u00e2r\u0131yla bu y\u0131k\u0131mlar aras\u0131nda nas\u0131l ili\u015fki kurulabilir diye sorulabilir. Moder-nite \u00e7\u00f6z\u00fcmlememiz bu ili\u015fkiyi yeterince a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.<br \/>Mega kent i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f y\u00fczlerce kent anlam\u0131na gelir. \u0130nk\u00e2r bu ger\u00e7eklikte gizlidir. Kentin anlaml\u0131 olabilmesi i\u00e7in biricik ol-mas\u0131 \u015fartt\u0131r. Ayr\u0131ca birbirlerinin kopyas\u0131 olmamalar\u0131 gerekir. Aksi halde kent ki\u015fili\u011fi anlam ifade etmez. O halde k\u0131rsal toplumu y\u0131kan, kendi toplumunu da y\u0131km\u0131\u015f olmaktad\u0131r. Say\u0131 \u00e7oklu\u011fu hi\u00e7bir \u015fey ifade etmez. Dolay\u0131s\u0131yla \u00e7eli\u015fki sadece burjuva ile i\u015f\u00e7i aras\u0131nda de\u011fildir. \u0130\u015f\u00e7inin de par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu sald\u0131r\u0131 alt\u0131ndaki toplumla tekelci kurumlar aras\u0131ndad\u0131r. Sovyetler Birli\u011fi\u2019nde end\u00fcstriyalizm devlet kapitalizmiyle zafer kazand\u0131. Ancak reel sosyalizmin k\u00e2\u011f\u0131ttan bir \u015fato gibi y\u0131k\u0131lmas\u0131, onun ayn\u0131 ger\u00e7e\u011fi ifade etti\u011fini, yani end\u00fcstriyalizmin kapitalizm oldu\u011funu kan\u0131tlamaktad\u0131r.<br \/>Mevcut end\u00fcstriyalist kentleri doyurmak i\u00e7in gezegenimizin ve insan toplumunun yetmez duruma geldi\u011fi daha \u015fimdiden a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Sadece toplumsal sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in de\u011fil, toplumun kendisini ve \u00e7evreyi kurtarmak i\u00e7in end\u00fcstriyalizme, ard\u0131ndaki kapitalizme ve ulus-devlete kar\u015f\u0131 topyek\u00fbn \u00f6z savunmalara ihtiya\u00e7 vard\u0131r.<\/p>\n<p>3- End\u00fcstriyalizm ve Ulus-Devlet<\/p>\n<p>S\u0131k\u00e7a dile getirmeme ra\u011fmen, end\u00fcstriyalizm ile ulus-devlet aras\u0131ndaki ili\u015fkinin varl\u0131ksal oldu\u011funu yine de belirtmeliyim. 19. y\u00fczy\u0131l iki olgunun da zirve yapt\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdir. End\u00fcstriyalizm ne kadar ulus-devleti gerektirirse, ulus-devlet de o denli sanayicili\u011fi gerektirir. Ulus-devlet, on ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda sergiledi\u011fim toplumsal sorunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc end\u00fcstriyalist toplum i\u00e7in de ge\u00e7erli k\u0131lar. Marksizm\u2019in end\u00fcstriyalizmi ve ulus-devleti i\u00e7 i\u00e7e \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye giri\u015fmemesi, bunun yerine ilericilik ad\u0131na bunlar\u0131 pozitif birer olgu olarak nitelendirmesi, Sovyet sosyalizminin neden y\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 y\u00fcz elli y\u0131l \u00f6ncesinden a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Kent ve end\u00fcstriyalizminin fideli\u011finde yeti\u015fti\u011fi, hatta olu\u015ftu\u011fu i\u00e7in, akademi d\u00fcnyas\u0131 bu y\u00f6nl\u00fc hakikati kavramaktan acizdir  ulus-devletsiz ve end\u00fcstri dininin ge\u00e7erli olmad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fcnyay\u0131 hayal bile edememektedir. Ekolojistler, belirtilen s\u0131n\u0131f k\u00f6kenlerine ra\u011fmen, s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa hakikati g\u00f6rmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. Ulus-devlet ve end\u00fcstriyalizmi i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f ortak bir ideolojik, ekonomik ve askeri sald\u0131r\u0131 kompleksi olarak de\u011ferlendirmek daha ger\u00e7ek\u00e7idir. Bu ger\u00e7eklik kar\u015f\u0131s\u0131nda dar anlamda sendikac\u0131l\u0131k ve particilik siyasetlerinin anlams\u0131z kald\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Gerekli olan, belirtildi\u011fi gibi toplum ve \u00e7evrenin \u00f6z sa-vunmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>4- End\u00fcstriyalizm ve Fa\u015fizm <\/p>\n<p>Sava\u015f rejimi olarak fa\u015fizm ulus-devlet ve end\u00fcstriyalizm ko\u015fullar\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Kapitalizmin tarihinde, azami k\u00e2r\u0131n elde edildi\u011fi sanayi \u00e7a\u011f\u0131nda i\u00e7 sava\u015f\u0131n yo\u011funla\u015fmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Azami k\u00e2r ve sermaye topluma kar\u015f\u0131 sava\u015f y\u00fcr\u00fct\u00fclmeden ger\u00e7ekle\u015ftirilemez. Sanayi \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n ulus-devleti, bu azami k\u00e2r kanunu gere\u011fi bir i\u00e7 sava\u015f rejimi olarak \u00f6rg\u00fctlenmek zorundad\u0131r. Ulus-devlette iktidar\u0131n t\u00fcm toplumsal g\u00f6zeneklere s\u0131zmas\u0131, i\u00e7 sava\u015f\u0131n en genelle\u015fmi\u015f halini ifade eder ki, fa\u015fizmin tan\u0131m\u0131 da bu \u00e7er\u00e7evededir. Ayn\u0131 bi\u00e7imde a\u015f\u0131r\u0131 milliyet\u00e7ili\u011fin fa\u015fizmin ideolojisi olmas\u0131 i\u00e7 sava\u015f\u0131n do\u011fas\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. <br \/>End\u00fcstriyalizm \u00e7a\u011f\u0131nda sava\u015f\u0131n k\u00fcreselle\u015fmesi, her iki D\u00fcnya Sava\u015f\u0131nda kendini iyice kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u00e7 sava\u015f d\u0131\u015f sava\u015fla tamamlanmaktad\u0131r. Tarihin en yo\u011fun i\u00e7 ve d\u0131\u015f sava\u015flar\u0131n\u0131n son iki y\u00fczy\u0131ll\u0131k end\u00fcstriyalizm \u00e7a\u011f\u0131nda ya\u015fanmas\u0131, milliyet\u00e7ili\u011fin resmi din olarak i\u015flev g\u00f6rmesi, fa\u015fizm ve end\u00fcstri sermayesi aras\u0131ndaki ili\u015fki ile izah edilebilir. Soyk\u0131r\u0131m bu d\u00f6nemdeki sava\u015flar\u0131n topyek\u00fbnla\u015fmas\u0131n\u0131n (t\u00fcm toplumu kapsamas\u0131n\u0131n) bir sonucudur. End\u00fcstriyalizm \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n sava\u015f bi\u00e7imi olan ulus-devlet fa\u015fizmine kar\u015f\u0131 temel toplumsal sorun ezilen s\u0131n\u0131f, halk ve ulusun \u00f6z savunma cephesinin geli\u015ftirilmesidir.<\/p>\n<p>5- End\u00fcstriyalizm, Kad\u0131n ve Aile<\/p>\n<p>End\u00fcstri kapitalizmi \u00e7a\u011f\u0131nda tar\u0131m-k\u00f6y toplumundan sonra da\u011f\u0131t\u0131lan ikinci \u00f6nemli toplumsal kurum aile ve kad\u0131nd\u0131r. Bat\u0131 sosyolojisinin \u00f6rtbas etti\u011fi \u00f6nemli bir konu da yine aile ve kad\u0131nd\u0131r. Bu sosyoloji ailenin neden ve nas\u0131l y\u0131k\u0131ma u\u011frat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaya yana\u015fmamaktad\u0131r. Bu ger\u00e7eklik ilk \u00e7a\u011fdaki k\u00f6lelerin aile hakk\u0131n\u0131n olmamas\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak izah edilebilir. Artan i\u015fsizlik ve yoksulluk kar\u015f\u0131s\u0131nda, uygarl\u0131k toplumunda gelenekselle\u015fen aile kurumunun maddi ko\u015fullar\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda ortadan kalkar  ailenin toplumsal anlam\u0131 kalmaz. Birey toplumdan kopart\u0131l\u0131rken bu konuda kad\u0131na d\u00fc\u015fen pay, \u00e7ok zalim bir bi\u00e7imde do\u011fas\u0131na hi\u00e7 istemedi\u011fi ayk\u0131r\u0131 ko\u015fullar dayatan egemen erke\u011fe teslim olma ve soka\u011fa at\u0131lmad\u0131r. K\u00f6le kad\u0131n reklam\u0131n\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, bu \u00e7a\u011fda \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kazanmam\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizmdeki kad\u0131n k\u00f6leli\u011fi metala\u015ft\u0131r\u0131lmad\u0131k tek bir h\u00fccresi b\u0131rak\u0131lmayacak denli derinle\u015ftirilmi\u015f bir piyasa k\u00f6leli\u011fidir. End\u00fcstriyalizm \u00e7a\u011f\u0131nda ya\u015fanan krizlerin en \u00f6nemli bir unsuru aile ve kad\u0131n \u00fczerinde ya\u015fanmaktad\u0131r. Sadece yo\u011fun bo\u015fanmalar ve sokak \u00e7ocuklar\u0131ndaki art\u0131\u015f de\u011fil, toplumsal cinsiyet\u00e7ili\u011fin s\u0131n\u0131r tan\u0131mayan iktidarc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc de bu kriz ve \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn derinli\u011fini yans\u0131tmaktad\u0131r. \u00d6zg\u00fcr ya\u015fam\u0131n en temel unsurlar\u0131 olarak toplumun aile ve kad\u0131n sorunlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc teorik ve pratik d\u00fczeyde b\u00fcy\u00fck \u00e7abalara ihtiya\u00e7 g\u00f6s-termektedir.<\/p>\n<p>6- End\u00fcstriyalizm ve Ekoloji <\/p>\n<p>End\u00fcstriyalizmin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemezli\u011finin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131nda ekoloji hayati bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Bilimsel sosyalizmin veya sosyal bilimin sanayi kapitalizmi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerinin yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131 ve yetmezliklerini ekolojistler ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Kapita-lizmin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmezli\u011fini en iyi a\u00e7\u0131klayan bilimin ekolojik alandan gelmesinden \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gereken en \u00f6nemli sonu\u00e7, kapi-talizmin ya\u015famla ba\u011fda\u015fmazl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. E\u011fer bir sistem \u00e7evreyi, yani ya\u015fam\u0131n vazge\u00e7ilmez ortam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131yorsa, bu sistemin hi\u00e7bir gerek\u00e7eyle savunulamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Mevcut h\u0131z\u0131yla s\u00fcrmesi halinde end\u00fcstriyalizme yaln\u0131z d\u00fcnyam\u0131z de\u011fil, g\u00fcne\u015f sistemi de yetmeyecektir. End\u00fcstriyel kapitalizm \u00e7a\u011f\u0131nda sistem sadece ger\u00e7ek anlam\u0131yla barbar-la\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r, ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ek Azrail\u2019i haline gelmi\u015ftir. Hi\u00e7bir toplumsal de\u011fer end\u00fcstrile\u015fmekten kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcnl\u00fc \u00fc\u00e7 S\u2019lerin, yani sanat, spor ve seksin end\u00fcstrile\u015fmesi toplumun ahl\u00e2ken ve vicdanen t\u00fckendi\u011fini g\u00f6sterir. Maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr olarak toplumun t\u00fcm alanlar\u0131nda end\u00fcstrile\u015fme, ulus-devletle\u015fme ve kapitalistle\u015fmenin ekoloji duvar\u0131na \u00e7arpmas\u0131, sadece \u00f6zg\u00fcr-demokratik toplumun in\u015fas\u0131na de\u011fil, ya\u015fam\u0131n kendisine de bir \u00e7a\u011fr\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>7- End\u00fcstriyalizm, Bilim ve Medya<\/p>\n<p>Ekolojiyle maskesi d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclen end\u00fcstriyalizm, di\u011fer bilimlerce \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmeye yana\u015f\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Bunda bilimin sisteme eklemlenmi\u015f olmas\u0131n\u0131n belirleyici pay\u0131 vard\u0131r. \u201cK\u00f6pek sahibini \u0131s\u0131rmaz  \u00f6zdeyi\u015fi gere\u011fi, bilim ve akademi d\u00fcnyas\u0131 da efen-dilerini \u0131s\u0131rmaya yana\u015fmaz. Ara s\u0131ra kendilerine kar\u015f\u0131 havlasalar da, \u00f6nlerine bir par\u00e7a at\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda hemen susarlar ve hiz-metlerine devam ederler. Benim bir ideam vard\u0131r: En az S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r rahipleri taraf\u0131ndan zorbal\u0131k ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc sisteminin mitolojik me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 kadar, kapitalist sistemin \u2018bilimcilikle\u2019 me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 s\u00f6z konusudur. S\u00f6zde bilim ve akademi d\u00fcnyas\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rman\u0131n teorik gerek\u00e7elerini haz\u0131rlarken, propagandas\u0131n\u0131 ise esas olarak medya d\u00fcnyas\u0131 yapar. Toplum ve ya\u015famla ba\u011fda\u015fmazl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir sistemin bug\u00fcn\u00fcn medyas\u0131n\u0131 geli\u015ftirmesi anla\u015f\u0131l\u0131r bir husustur. Sadece medya de\u011fil, t\u00fcm g\u00f6steri-\u015fov d\u00fcnyas\u0131, sanat, spor, seks end\u00fcstrisi sapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bilimsel tezlerle b\u00fct\u00fcnle\u015ftirilerek, t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n beynini ve y\u00fcre\u011fini anbean bombard\u0131mana tabi tutmaktad\u0131r. Bu bombard\u0131man olmadan sadece \u00e7\u0131plak zor ayg\u0131tlar\u0131yla sistem s\u00fcrd\u00fcr\u00fc-lemez. <br \/>Kapitalist hegemonya esas g\u00fcc\u00fcn\u00fc ideolojik hegemonyas\u0131ndan al\u0131r. \u0130ktidara, ulus-devlete eklemlenmi\u015f bilim ve end\u00fcst-rile\u015fmi\u015f medya bu hegemonyan\u0131n temel silahlar\u0131d\u0131r. Toplumun kurtulu\u015fu \u00f6ncelikle bu iki alanda devrim yapmay\u0131 gerektirir.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<br \/>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Uygarl\u0131klarda bir sistemin g\u00fcc\u00fc toplumsal sorunlara getirdi\u011fi k\u00f6kl\u00fc \u00e7\u00f6z\u00fcmle \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr. Neolitik \u00e7a\u011f tar\u0131m devrimiyle in-sanl\u0131\u011f\u0131n y\u00fcz binlerce y\u0131ll\u0131k vah\u015fet ko\u015fullar\u0131ndaki sorunlar\u0131na&#8230;<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":4410,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-4409","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4409","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4409"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4409\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4410"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4409"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4409"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4409"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}