{"id":4577,"date":"2020-03-15T01:13:40","date_gmt":"2020-03-14T22:13:40","guid":{"rendered":"https:\/\/www.lekolin.org\/kurt-sorunu-ve-ulus-cozumu-kulturel-soykirim-kiskacindaki-kurtleri-savunmak\/"},"modified":"2020-03-15T01:13:40","modified_gmt":"2020-03-14T22:13:40","slug":"kurt-sorunu-ve-ulus-cozumu-kulturel-soykirim-kiskacindaki-kurtleri-savunmak","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/kurt-sorunu-ve-ulus-cozumu-kulturel-soykirim-kiskacindaki-kurtleri-savunmak\/","title":{"rendered":"K\u00fcrt Sorunu ve Ulus \u00c7\u00f6z\u00fcm\u00fc &#8211; K\u00fclt\u00fcrel Soyk\u0131r\u0131m K\u0131skac\u0131ndaki K\u00fcrtleri Savunmak"},"content":{"rendered":"<p>13 A\u011fustos 2013 Sal\u0131 Saat 07:25<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>K\u00fcrt Halk \u00d6nderi Abdullah \u00d6calan&#8217;\u0131n \u0130mral\u0131 Ceza Evinde zor \u015fartlar alt\u0131nda kaleme alm\u0131\u015f oldu\u011fu DEMOKRAT\u0130K UYGARLIK MAN\u0130FESTOSU&#8217;nun 5. Kitab\u0131 olan K\u00fcrt Sorunu ve Ulus \u00c7\u00f6z\u00fcm\u00fc &#8211; K\u00fclt\u00fcrel Soyk\u0131r\u0131m K\u0131skac\u0131ndaki K\u00fcrtleri Savunmak adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 b\u00f6l\u00fcmler \u015feklinde yay\u0131nlayaca\u011f\u0131z.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/3042-1.png\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>K\u00fcrt Halk \u00d6nderi Abdullah \u00d6calan&#8217;\u0131n \u0130mral\u0131 Ceza Evinde zor \u015fartlar alt\u0131nda kaleme alm\u0131\u015f oldu\u011fu DEMOKRAT\u0130K UYGARLIK MAN\u0130FESTOSU&#8217;nun 5. Kitab\u0131 olan K\u00fcrt Sorunu ve Ulus \u00c7\u00f6z\u00fcm\u00fc &#8211; K\u00fclt\u00fcrel Soyk\u0131r\u0131m K\u0131skac\u0131ndaki K\u00fcrtleri Savunmak adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 b\u00f6l\u00fcmler \u015feklinde yay\u0131nlayaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p><strong>\u00d6NS\u00d6Z<\/strong><\/p>\n<p>Bat\u0131 Avrupa\u2019da y\u00fckselen kapitalist hegemonik g\u00fc\u00e7lerin Ortado\u011fu k\u00f6kenli merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin \u00f6nderli\u011fini ele ge\u00e7irmeleri ve Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00fczerinde kendi hegemonyalar\u0131n\u0131 yeniden in\u015fa etmeleri b\u00fcy\u00fck felaketler paha-s\u0131na ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Maddi k\u00fclt\u00fcr ve zihniyet k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00fczerinde y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri bu hegemonya ile binlerce y\u0131ll\u0131k toplumsal k\u00fclt\u00fcrleri kendi ajan kurumlar\u0131n\u0131n en ba\u015fta geleni olan ulus-devlet\u00e7ikler hegemonyas\u0131 alt\u0131nda, s\u00fcrekli bir sava\u015f ortam\u0131nda s\u0131k s\u0131k ger\u00e7ekle\u015ftirilen katliam, s\u00f6m\u00fcrgecilik, asimilasyon, soyk\u0131r\u0131m ve zora dayal\u0131 entegrasyonlarla tasfiyenin e\u015fi\u011fine getirmi\u015flerdir. Ne yaz\u0131k ki, Ortado\u011fu\u2019nun son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k tarihinde b\u00fcnyesel \u00e7eli\u015fkileri de kullan\u0131larak in\u015fa edilen ajan hegemonik kurulu\u015flar\u0131n bilince \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 bile daha d\u00fc\u015f\u00fc-n\u00fclmemektedir. Kapitalist modernitenin sadece oryantalizmin d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131n-da de\u011fil, t\u00fcm ya\u015fam alanlar\u0131 \u00fczerinde egemen k\u0131l\u0131nmas\u0131 ancak \u00e7ok kapsaml\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeler ve \u2018demir kafes\u2019 i\u00e7inde olma metaforuyla a\u00e7\u0131klanabilir.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin binlerce y\u0131ll\u0131k yerel otantik k\u00fclt\u00fcrlerin ba\u015f\u0131nda gelen Asur\u00ee, Er-meni, \u0130on ve G\u00fcrc\u00fc miras\u0131n\u0131n neredeyse m\u00fczelik duruma d\u00fc\u015fmesinde kapita-list modernitenin rol\u00fc ele\u015ftiriye bile tabi tutulmam\u0131\u015f, bu k\u00fclt\u00fcrlerin ya\u015fad\u0131kla-r\u0131 katliamlar ve soyk\u0131r\u0131mlar diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda ayd\u0131nlat\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. Kald\u0131 ki, kendilerini ulus-devlet olarak in\u015fa eden h\u00e2kim Arap, Fars ve T\u00fcrk k\u00f6kenli iktidarlar\u0131n kendi \u00f6z toplumsal k\u00fclt\u00fcrleri \u00fczerinde de birer soyk\u0131r\u0131m makinesi gibi i\u015flev g\u00f6rd\u00fckleri daha da karanl\u0131kta b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f ger\u00e7eklikler ko-numundad\u0131r. Ulus-devletin \u00e7\u00f6z\u00fclmesi ve maskesinin d\u00fc\u015fmeye ba\u015flamas\u0131yla birlikte, sadece s\u00f6m\u00fcrge co\u011frafyas\u0131nda de\u011fil, ana hegemonik g\u00fc\u00e7 co\u011frafyas\u0131n-da da \u2018homojen ulus-toplumlar\u2019 yaratmay\u0131 hedefleyen bu kurumun \u2018azami k\u00e2r kanunu\u2019 gere\u011fi \u00f6z\u00fcnde bir totaliter-fa\u015fist yap\u0131lanma niteli\u011finde oldu\u011fu yete-rince a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Kapitalist modernitenin yenilenmi\u015f bu Leviathan\u2019\u0131 K\u00fcrtler s\u00f6z konusu ol-du\u011funda en g\u00f6r\u00fcnmez k\u0131l\u0131klara girmekte, her t\u00fcr ikilemler in\u015fa etmekte ve \u2018ilerlemecilik\u2019 ad\u0131 alt\u0131nda gittik\u00e7e yo\u011funla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m\u0131 dayat-maktad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m\u0131n\u0131n Ortado\u011fu k\u00f6kenli merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminden kaynaklanan k\u00f6kl\u00fc nedenleri vard\u0131r  sadece kapitalist moderniteye ba\u011flanamaz. Ama Bat\u0131 Avrupa k\u00f6kenli kapitalist modern hege-monyan\u0131n b\u00f6lgedeki son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k rol\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmadan, ne K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011fini ne de kangren halini alm\u0131\u015f K\u00fcrt sorununu kavramla\u015ft\u0131rabilir ve kuramla\u015ft\u0131rabiliriz. Osmanl\u0131 imparatorluk gelene\u011finin kal\u0131nt\u0131lar\u0131 \u00fczerinde v\u00fccut bulan T\u00fcrk ger\u00e7ekli\u011fiyle ancak dar iktidarc\u0131l\u0131k ba\u011flam\u0131nda ili\u015fkisi kuru-labilecek olan ve T\u00fcrk\u2019ten \u00e7ok iktidar hastas\u0131 her t\u00fcr milliyetsizden in\u015fa edilen \u2018Beyaz T\u00fcrk\u2019 fa\u015fist elitinin, T\u00fcrk halk\u0131 da dahil, t\u00fcm Ortado\u011fu halk k\u00fclt\u00fcrleri \u00fczerinde bir soyk\u0131r\u0131m makinesi gibi \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda, ba\u015fta \u0130ngiltere olmak \u00fczere Almanya, Fransa ve di\u011fer \u00f6nde gelen Avrupal\u0131 hegemonik g\u00fc\u00e7lerin sorumlulu\u011fu belirleyicidir. \u00c7ok\u00e7a g\u00fcndemle\u015ftirilen Ermeni soyk\u0131r\u0131m\u0131nda bu Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizminin sadece bir alet gibi rol oynad\u0131\u011f\u0131 rahatl\u0131kla a\u00e7\u0131klanabile-cekken, bu hegemonik g\u00fc\u00e7lerin kendi sorumluluklar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vurmaktan ka\u00e7malar\u0131 ve soyk\u0131r\u0131m\u0131n t\u00fcm su\u00e7unu T\u00fcrklere y\u0131kmalar\u0131 ancak bilin\u00e7li bir sapt\u0131r-mayla izah edilebilir.<\/p>\n<p>Bu ger\u00e7eklik daha a\u00e7\u0131k olarak K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m\u0131nda g\u00f6zlemlenip a\u00e7\u0131k-l\u0131\u011fa kavu\u015fturulabilir. A\u0130HM\u2019e y\u00f6nelik savunmalar\u0131m\u0131n bu son k\u0131sm\u0131nda bu ger\u00e7ekli\u011fi ayd\u0131nlatmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. \u0130mral\u0131 Adas\u0131ndaki yarg\u0131lanmam \u00f6z\u00fcnde Avrupa ulus-devlet sistemi ad\u0131na T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019ne yapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yani T\u00fcrk devlet g\u00fcc\u00fcyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen bir yarg\u0131lama de\u011fildir. T\u00fcrk iktidar eliti-nin bundaki rol\u00fc ta\u015feronluktan \u00f6teye gitmez. \u015e\u00fcphesiz bu \u00e7irkin ve kafa ka-r\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir rold\u00fcr. Ger\u00e7e\u011finin do\u011fru bir ifadeye kavu\u015fturulmas\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6nem arz etmektedir. \u015eahs\u0131ma uygulanan iktidar bask\u0131s\u0131 ve hukuki oyunlar \u0131srarla g\u00f6r\u00fclmek ve kabul edilmek istenmemektedir. Son derece \u00f6rt\u00fcl\u00fc bir Gladio (Gizli NATO) operasyonuyla tutsak al\u0131nmam gibi evrensel hukukun ve AB hukukunun a\u00e7\u0131k\u00e7a ihlali anlam\u0131na gelen bir husus bile g\u00f6rmezlikten gelinerek, buna ili\u015fkin dava Avrupa Konseyi\u2019nin sorumlulu\u011fu alt\u0131nda bulunan ve adil olmas\u0131 gereken A\u0130HM\u2019de aleyhimde sonu\u00e7land\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6yle ki, say\u0131lar\u0131 iki y\u00fcz\u00fc ge\u00e7en ayn\u0131 stat\u00fcdeki \u2018yeniden yarg\u0131lanma\u2019 davas\u0131na ili\u015fkin kararlar i\u00e7inde yaln\u0131zca \u015fahs\u0131ma y\u00f6nelik olan\u0131, Avrupa Konseyi\u2019nin T\u00fcrk devle-ti ile vard\u0131\u011f\u0131 skandalvari bir anla\u015fma temelinde, hi\u00e7bir utan\u00e7 ve vicdan azab\u0131 duyulmadan \u2018dosya \u00fczerinde\u2019 s\u00f6zde sonuca ba\u011flan\u0131p A\u0130HM\u2019ye iade edilmi\u015f, b\u00f6ylelikle davan\u0131n en \u00f6nemli b\u00f6l\u00fcm\u00fc tamamlanm\u0131\u015f say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcm evrensel hukuk ilkelerini halen ihlal eden ve lehimde olan kanun h\u00fck\u00fcmlerinin uygu-lanmamas\u0131 i\u00e7in \u00f6zel maddeler \u00e7\u0131karan TBMM\u2019nin ve T\u00fcrk yarg\u0131s\u0131n\u0131n \u00e7ok a\u00e7\u0131k olan bu hukuk d\u0131\u015f\u0131 kararlar\u0131 ve uygulamalar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda A\u0130HM\u2019nin tavr\u0131 bek-lemektedir. On iki y\u0131ld\u0131r d\u0131\u015f\u0131mdaki hi\u00e7bir h\u00fck\u00fcml\u00fcye uygulanmayan bir infaz stat\u00fcs\u00fc alt\u0131nda bulunmam ve hem T\u00fcrk yarg\u0131s\u0131 hem de A\u0130HM\u2019nin kendi hu-kuki normlar\u0131na ters d\u00fc\u015fen bu adil olmayan yakla\u015f\u0131mlar\u0131, davan\u0131n etraf\u0131ndaki uluslararas\u0131 komplonun hukuki alanda da s\u00fcrd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ve Gladio\u2019nun h\u00e2l\u00e2 i\u015fba\u015f\u0131nda oldu\u011funun kan\u0131t\u0131 niteli\u011findedir.<\/p>\n<p>B\u00f6ylelikle K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m\u0131n\u0131n \u015fahs\u0131ma y\u00f6nelik davada a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kma-mas\u0131 i\u00e7in s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen komploya hukuki bir k\u0131l\u0131f ge\u00e7irilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. K\u00fcrtler \u00fczerindeki k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m ger\u00e7e\u011fi ink\u00e2r edilmekte ve iki y\u00fcz y\u0131l\u0131 bulan kapitalist Bat\u0131 hegemonyas\u0131n\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n oldu\u011fu gibi devam etmesi istenmektedir. Son savunmam\u0131 kapsaml\u0131 olarak haz\u0131rlamam\u0131n nedeni, k\u00fcresel kapitalist hegemonyan\u0131n ba\u015fta t\u00fcm Ortado\u011fu halklar\u0131 olmak \u00fczere, t\u00fcm d\u00fcn-ya halklar\u0131 \u00fczerinde oynamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu b\u00fcy\u00fck neo-liberal oyunu az da olsa de\u015fifre etmek ve maskesini d\u00fc\u015f\u00fcrmektir. Bunda \u015f\u00fcphesiz en b\u00fcy\u00fck deste\u011fimi hakikat kavram\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131na b\u00fcy\u00fck katk\u0131lar sunan Avrupal\u0131 ayd\u0131nlardan almaktay\u0131m. Ayr\u0131ca Avrupa halklar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6zveriyle y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, sosyalizm ve demokrasi m\u00fccadeleleri de bu konuda en az entelekt\u00fcel hareket-leri kadar pay sahibidir ve de\u011ferlidir. Kald\u0131 ki, savunmam\u0131n \u00f6z\u00fcnde yatan evrensellik anlay\u0131\u015f\u0131 ayd\u0131nlar ve halklar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, demokrasi ve sosyalizm m\u00fccadelelerinin kopmaz birlikteli\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a dile getirmektedir. Temel y\u00f6nte-mim tikel-evrensel ili\u015fkisinin b\u00fct\u00fcnselli\u011fi esas\u0131na dayanmaktad\u0131r. Savunmalar\u0131mdan hukuki bir kazan\u00e7 beklememekteyim. Bu savunmam, sadece kendilerini \u00e7ok uygar sananlar\u0131n bana kar\u015f\u0131 sanki bir ilkel barbar\u0131, bir vah\u015fiyi terbiye ediyorlarm\u0131\u015f gibi bir yakla\u015f\u0131m i\u00e7inde olmalar\u0131n\u0131n, daha da i\u011f-ren\u00e7 olan\u0131, \u015fahs\u0131mda bir halk\u0131, K\u00fcrt halk\u0131n\u0131 terbiye edebileceklerine inanmala-r\u0131n\u0131n ne kadar al\u00e7ak\u00e7a ve zalimce oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamakla kalmamakta, ayn\u0131 zamanda son derece a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k ve insanl\u0131\u011f\u0131n hi\u00e7bir ahl\u00e2ki normuna s\u0131\u011fmayan uygulamalarda bulunan sistem sahiplerinin ger\u00e7ek y\u00fczlerini de ele vermekte-dir. Bu bir y\u00fczl\u00fc de\u011fil bin y\u00fczl\u00fclerin, daha da \u00f6tesi y\u00fczs\u00fczlerin y\u00fczs\u00fczl\u00fckleri-ni anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Savunmalar\u0131m\u0131n ba\u015fta Anadolu ve Mezopotamya co\u011frafyas\u0131 olmak \u00fczere t\u00fcm Ortado\u011fu co\u011frafyas\u0131nda yerle\u015fik k\u00fclt\u00fcrlerin kendilerini hakikat olarak ifade etmelerinde ve politik olarak \u00f6zg\u00fcr k\u0131lmalar\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir etkiye yol a\u00e7aca\u011f\u0131 kesindir. \u0130nanc\u0131m odur ki, bu savunmalar\u0131m evrenin en anlaml\u0131 varl\u0131k-lar\u0131ndan olan insanl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fiminde b\u00fcy\u00fck rol oynayan bu k\u00fclt\u00fcrlerdeki kilo-metre ta\u015flar\u0131ndan biri olacak, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, demokrasi ve sosyalizm ad\u0131na kat edilmi\u015f bu yolda ger\u00e7ek insani ya\u015fam\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 ard\u0131na kadar a\u00e7acakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>G\u0130R\u0130\u015e<\/strong><\/p>\n<p>G\u00fcncel haliyle K\u00fcrt sorununu tan\u0131mlayabilmek, san\u0131lan\u0131n aksine, yerele \u00f6z-g\u00fc yan\u0131ndan \u00e7ok evrensel konumuyla karma\u015f\u0131k bir hal arz etti\u011finden olduk\u00e7a zordur. Benim i\u00e7in K\u00fcrt sorunu k\u00f6y\u00fcm\u00fcze be\u015f kilometre uzakl\u0131ktaki kom\u015fu Cibin K\u00f6y\u00fc \u0130lkokuluna her g\u00fcn yayan gidip geldi\u011fim g\u00fcnlerde ba\u015flad\u0131. Sorun fiziksel zorluklardan \u00e7ok k\u00fclt\u00fcreldi. T\u00fcrk\u00e7e bir yabanc\u0131 dildi. Kendimi ilk ciddi hor g\u00f6rmem anadilim olan K\u00fcrt\u00e7eden sessizce uzakla\u015f\u0131p ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 dil olan T\u00fcrk\u00e7eye kapanmakla ba\u015flad\u0131. San\u0131r\u0131m ki\u015fili\u011fimde hissetti\u011fim horlanma ve horlamay\u0131 aileme yans\u0131tarak kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendilerine \u00f6detmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131m. H\u00e2l\u00e2 hat\u0131r\u0131mdad\u0131r: \u00dczerimde hak iddia eden anama, etrafta dolanan tavukla civciv-lerini g\u00f6stererek, \u201a\u015eu tavu\u011fun yavrular\u0131 \u00fczerinde ne kadar hakk\u0131 varsa, senin de benim \u00fczerimde o kadar hakk\u0131n var\u201b demi\u015ftim. Tavukla civcivlerinin bir-birleriyle anla\u015fma halini bu bi\u00e7imde anneme yans\u0131tmam K\u00fcrt\u00e7e ile T\u00fcrk\u00e7e aras\u0131nda bu noktadaki \u00e7eli\u015fkiden kaynaklansa gerek. Ailemin \u015fahs\u0131nda K\u00fcrtl\u00fck de benim i\u00e7in bir kendini hor g\u00f6rme nedeniydi. Kendi dilinde yazamayan, dilini kullanamayan bir halk toplumu hor g\u00f6r\u00fclmeye lay\u0131kt\u0131r! Bu olgunun \u00e7ocuk ruhumda gittik\u00e7e derinle\u015fen bir yara a\u00e7mas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131. Deyim yerin-deyse K\u00fcrtl\u00fck art\u0131k bir \u2018kuyruk\u2019 gibi tak\u0131l\u0131p beni bir an bile rahat b\u0131rakmaya-cakt\u0131. Kald\u0131 ki, \u00e7evrede \u2018Kuyruklu K\u00fcrt\u2019 tabiri de duyulmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131. Be-nim i\u00e7in bu ikinci bir darbeydi.<\/p>\n<p>Savunma mekanizmalar\u0131m\u0131n iki y\u00f6nl\u00fc olu\u015ftu\u011funu hat\u0131rlatmak isterim. Ge-leneksel k\u00fclt\u00fcr\u00fc temsilen dine sar\u0131lmak ve kendimle s\u00fcr\u00fckledi\u011fim on civar\u0131n-daki ilkokul \u00f6\u011frencisine yolda \u2018imaml\u0131k\u2019 yapmak, a\u00e7\u0131k ki ancak ciddi bir tepki olarak anlamland\u0131r\u0131labilir. Bu tutumum lisenin son s\u0131n\u0131f\u0131na kadar aynen devam etti. Resmi laik gelene\u011fe kar\u015f\u0131 s\u0131k\u0131 bir dindar pozisyonunda olmam \u00f6zg\u00fcn ve ilgin\u00e7ti, tepkisel ve savunmac\u0131yd\u0131. Ezberledi\u011fim yakla\u015f\u0131k otuz \u00fc\u00e7 Kuran suresi benim i\u00e7in savunma silah\u0131 niteli\u011findeydi. K\u00fcrtl\u00fc\u011fe tepkimin bu ilk \u00f6rt\u00fcl\u00fc hali \u00fczerinde durulmaya de\u011fer. Hor g\u00f6r\u00fclme kompleksine kar\u015f\u0131 ikinci etkili silah\u0131m hep s\u0131n\u0131f\u0131n birincisi olmakt\u0131. \u00dcniversitenin son s\u0131n\u0131f\u0131na kadar \u00f6\u011fretmenlerin g\u00f6zde talebesi olmaktan hi\u00e7 taviz vermedim. Bu da ezbere dayal\u0131 bir g\u00f6steriy-di  tepkisel ve savunmac\u0131 bir mekanizmayd\u0131. \u015eunu ger\u00e7ekle\u015ftirmek ister gibiy-dim: Hem K\u00fcrtl\u00fc\u011f\u00fcn hor g\u00f6r\u00fclmesinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 olumsuzluklar\u0131 telafi etmek, hem de kolayca teslim olmayaca\u011f\u0131m\u0131n i\u015faretlerini vermek. Bu hep b\u00f6yle oldu ve bu konuda ba\u015far\u0131l\u0131yd\u0131m.<\/p>\n<p>Geleneksel din olarak g\u00f6steri y\u00f6n\u00fc g\u00fc\u00e7l\u00fc olan \u0130sl\u00e2m sofulu\u011fundan uzakla-\u015f\u0131p, Sosyalizmin Alfabesi kitab\u0131 ile laik din olarak sosyalizme tak\u0131lmam ve yeni m\u00fcritli\u011fi bu g\u00f6r\u00fcn\u00fcm alt\u0131nda s\u00fcrd\u00fcrmem lise son s\u0131n\u0131fta ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. De\u011fi\u015fim g\u00f6r\u00fcnt\u00fcdeydi. M\u00fcmin havam devam etmekteydi. 1970\u2019ler asl\u0131nda D\u00fcnyada ve T\u00fcrkiye\u2019de b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ad\u0131mlar\u0131n\u0131n at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 y\u0131llard\u0131. Kapitalist modernite-nin kutsallar\u0131nda ilk gedikler a\u00e7\u0131l\u0131yordu. Bu y\u0131llarda g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki kapitalizm-sosyalizm \u00e7eki\u015fmesi \u00f6z\u00fcnde ciddi bir ayr\u0131\u015fmay\u0131 ifade etmedi\u011fi gibi, bana da derinden bir ayr\u0131\u015f\u0131m gibi gelmemi\u015fti. Farkl\u0131l\u0131k b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde retorikti. Belki de T\u00fcrkiye\u2019deki haliyle bu durumun benim i\u00e7in tek kader de\u011fi\u015ftiren y\u00f6n\u00fc, hor g\u00f6r\u00fclme kaynakl\u0131 K\u00fcrt duygular\u0131mla isyanc\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcml\u00fc sosyalizm tercihimi a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmas\u0131 oldu. K\u00fcrtl\u00fck kendini sosyalizmle a\u00e7\u0131\u011fa vurmaktan ne utan-mal\u0131 ne de korkmal\u0131yd\u0131. Hava bunu gerektiriyordu. \u00d6yle de yapt\u0131m. Olduk\u00e7a \u00fcrkek davranmama ra\u011fmen, bu havayla herhangi bir sol gruba sempati duy-mam ve sosyalizme bula\u015fm\u0131\u015f K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fiyle bulu\u015fmam anlaml\u0131 bir s\u00fcre-ci ba\u015flat\u0131yordu. Bu h\u0131zla mevcut gruplardan tatmin olmamam, giderek ba\u011f\u0131m-s\u0131z grup kurmam, ard\u0131ndan PKK, derken ARGK ve ERNK deneylerinden ge\u00e7-mem ve en son KCK ile s\u00fcreci g\u00fcncelle\u015ftirmem ayn\u0131 ruh yap\u0131s\u0131n\u0131n sonucu olup, K\u00fcrt sorununu anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131lmam a\u00e7\u0131k haliyle yakla\u015f\u0131k k\u0131rk y\u0131ll\u0131k, \u00f6rt\u00fck olan ilk ve ortaokul d\u00f6nemini de eklersek elli y\u0131ll\u0131k bir maraton ko\u015fusuna mal oldu. Ba\u015fta ana-babalar ve ac\u0131yla s\u00f6ylemek durumunday\u0131m ki t\u00fcm s\u00f6zde b\u00fc-y\u00fcklerimiz \u00e7ocuklar\u0131n ruh haline dikkat etmeli ve ruhlar\u0131n\u0131 mutlaka do\u011fru bir toplumsall\u0131kla doyurmal\u0131 ki, \u00e7ocuklar bu y\u00f6nl\u00fc m\u00fcthi\u015f bir ac\u0131 ve \u00f6fkeyle mara-ton ko\u015fular\u0131na giri\u015fmeye mecbur k\u0131l\u0131nmas\u0131n!<\/p>\n<p>Devlet ve toplum iyice a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan K\u00fcrt sorunu konusunda art\u0131k acil bir \u00e7\u00f6z\u00fcm beklemektedir. Dert yerini buldu, \u015fimdi sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc gerektiri-yor. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte \u00e7ok yetersiz ko\u015fullarda ya\u015fama g\u00f6zlerini a\u00e7an onuru k\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir \u00e7ocu\u011fun ruh hali ve isyan\u0131 temelinde a\u00e7\u0131\u011fa vurulan K\u00fcrt sorunu, ger\u00e7ekten mevcut konumuyla tamamen evrenselle\u015fmi\u015f bir hali ya\u015famaktad\u0131r. Sorunun evrensel hali ya\u015fand\u0131k\u00e7a, \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn de evrensel ko\u015fullarda aranmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131l-mazd\u0131r. Bu da evrensel zihniyete sahip olmay\u0131 gerektirir. Halen a\u015f\u0131lmam\u0131\u015f b\u00fcy\u00fck Alman Filozofu Hegel\u2019in 1800\u2019lerin ba\u015f\u0131nda felsefede evrenselli\u011fe t\u0131r-manmas\u0131 tesad\u00fcf\u00ee olmay\u0131p, d\u00f6nemin ko\u015fullar\u0131yla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Napol-yon\u2019un i\u015fgaliyle daha da i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz hale gelen Alman Prensliklerinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 par\u00e7alanmayla derinle\u015fen Alman sorunu \u00f6ncelikle ancak d\u00fc\u015f\u00fcncede \u00e7\u00f6z\u00fclebilirdi ki, Hegel\u2019de yans\u0131mas\u0131n\u0131 bulan da bu ger\u00e7ekliktir. Haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131m ilk b\u00fcy\u00fck savunmam\u0131n (S\u00fcmer Rahip Devletinden Demokratik Uygarl\u0131\u011fa) bir bak\u0131ma Hegel\u2019in yakla\u015f\u0131k iki y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce kaleme ald\u0131\u011f\u0131 ilk b\u00fcy\u00fck felsefi \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 olan \u2018Fenomenoloji\u2019siyle benzer \u00f6zellikler ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylendi\u011finde hayret etmi\u015f-tim. \u00c7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa Hegel\u2019i ilk defa anlamaya ba\u015flad\u0131m. Ben de evrensellik-le bo\u011fu\u015fmak durumundayd\u0131m. Zaten bana dayat\u0131lan ve d\u00f6nemin Alman-ya\u2019s\u0131ndakine benzeyen K\u00fcrdistan \u00fczerindeki \u00e7eki\u015fmelerle \u00f6zde\u015f olan uluslara-ras\u0131 komplonun benzer bir \u00e7\u00f6z\u00fcme yol a\u00e7mas\u0131 \u00e7arp\u0131c\u0131yd\u0131. Belki de d\u00fcnyan\u0131n en eski \u00fclkesi ve halk\u0131 olan K\u00fcrdistan ve K\u00fcrt halk\u0131 en \u00e7ok kendilerinden \u00e7a-l\u0131nm\u0131\u015f ve unutturulmu\u015fken, \u00e7a\u011fda\u015f g\u00fc\u00e7l\u00fc tanr\u0131lar\u0131 neredeyse maskesiz oyna-yan hegemonik g\u00fc\u00e7ler ve hempalar\u0131 bu \u00fclke ve halk\u0131 \u00fczerinde hi\u00e7bir kurala ba\u011fl\u0131 olmayan bir tasarrufta bulunuyorlard\u0131. Yo\u011funca ya\u015fanan ve ya\u015fat\u0131lan, \u00f6rt\u00fcl\u00fc bir k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131md\u0131.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n \u00fcmmet\u00e7ili\u011fi, kapitalizmin liberalizmi ve kozmopolitizmi ile reel sosyalizmin enternasyonalizminde K\u00fcrtler ve K\u00fcrdistan\u2019\u0131n umutsuz birer vak\u0131a olman\u0131n da \u00f6tesinde, silik bir halde h\u00e2l\u00e2 zaman zaman hat\u0131rlat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l-mas\u0131 ancak \u00f6rt\u00fcl\u00fc soyk\u0131r\u0131m ger\u00e7ekli\u011fiyle ifade edilebilir. Savunmalar\u0131m\u0131n gide-rek derinle\u015fen \u00fc\u00e7 halka halinde sunulmas\u0131 da bu ger\u00e7eklikle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. 1975\u2019lerde ilk defa soylu, inan\u00e7l\u0131 yolda\u015f\u0131m Mehmet Hayri Durmu\u015f\u2019un k\u00e2tipli-\u011finde sorunun tan\u0131m\u0131 i\u00e7in ilk taslak metni kaleme ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, klasik bir em-peryalizm ve s\u00f6m\u00fcrgecilik tahlilini a\u015famam\u0131\u015ft\u0131m. Daha do\u011frusu, yapt\u0131\u011f\u0131m kaba bir derlemeydi. Daha sonra ilk propaganda gruplar\u0131na hitaplar\u0131m ayn\u0131 derlemenin daha da derinle\u015fmi\u015f haliydi. Reel sosyalizmin krizi bu konuda zorlay\u0131c\u0131 bir rol oynuyordu. Ancak zihniyet d\u00fcnyas\u0131 \u00fczerinde kurulan liberal hegemonyay\u0131 -sa\u011f ve sol halleri de dahil-delmem \u00e7ok g\u00fc\u00e7t\u00fc. Bu g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc ancak uluslararas\u0131 komploya (NATO Gladio\u2019suna) kar\u015f\u0131 \u0130mral\u0131 Adas\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m onur sava\u015f\u0131yla a\u015fabilirdim. Nitekim \u00f6yle de oldu. \u0130lk \u00fc\u00e7 halkas\u0131n\u0131 evrenselli\u011fe ge\u00e7i\u015f a\u015famas\u0131 olarak yorumlarsak, be\u015f cilt halinde haz\u0131rlanan savunmalar\u0131m\u0131n son haliyle art\u0131k evrenselli\u011fi yakalam\u0131\u015f olarak tamamland\u0131\u011f\u0131ndan bahsedebili-riz.<\/p>\n<p>Bu son ciltteki \u0130lk B\u00f6l\u00fcmde daha \u00f6nceki ciltlerde a\u00e7\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m baz\u0131 kavram ve kuramlar\u0131 K\u00fcrtler ve K\u00fcrdistan\u2019a \u00f6zg\u00fc olarak daha derli toplu ve somut bi\u00e7imde sunmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Tekrar gibi g\u00f6z\u00fckse de, daha anla\u015f\u0131l\u0131r bir bi-\u00e7imde ve soruna \u00f6zg\u00fc k\u0131l\u0131narak k\u00fclt\u00fcr, uygarl\u0131k, hegemonya, iktidar, politika, s\u0131n\u0131f, ulus, s\u00f6m\u00fcrgecilik, asimilasyon ve soyk\u0131r\u0131m, kapitalist modernite ko\u015fulla-r\u0131nda devlet, toplum, demokrasi ve sosyalizm kavramlar\u0131 yorumlanmaya, hatta yer yer yeniden tan\u0131mlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Bu yap\u0131l\u0131rken tarihsel toplum ger\u00e7e\u011fi hep g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmaktad\u0131r. B\u00f6ylelikle K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fini ve sorununu daha net bir anlay\u0131\u015fla g\u00fcndemle\u015ftirmek ve \u00e7\u00f6z\u00fcme ta\u015f\u0131rmak kolay-la\u015fmaktad\u0131r. Kolayl\u0131ktan kast\u0131m \u00f6zellikle \u00f6rt\u00fcl\u00fc k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m ger\u00e7e\u011finin kavranmas\u0131 ve kapitalist modernitenin asl\u0131nda olmayan \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fcn, daha do\u011frusu soyk\u0131r\u0131mdaki rol\u00fcn\u00fcn anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131l\u0131nmas\u0131d\u0131r. K\u00fcrt sorununun kavran-mas\u0131nda en fazla g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7\u0131karan husus, hegemonik sistemle \u00f6zsel ili\u015fkisidir. Sorunun karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmde kullanmam\u0131z gereken temel kavramsal ve kuramsal \u00e7er\u00e7evenin yetkin k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131 gerektirmektedir. \u00d6zellikle iktidar, devlet ve y\u00f6netim kavramlar\u0131n\u0131n yetkince tan\u0131mlanmas\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131mak-tad\u0131r. Ayr\u0131ca devlet ve demokrasi aras\u0131ndaki ayr\u0131m ve ili\u015fkinin kavranmas\u0131 kilit mahiyettedir. \u0130ktidarla politika kavram\u0131 aras\u0131ndaki ayr\u0131m do\u011fru tan\u0131mlanma-dan, ne demokrasi ne de demokratik \u00e7\u00f6z\u00fcm kavranabilir. S\u0131n\u0131f, halk ve ulus kavramlar\u0131n\u0131n tan\u0131m\u0131 da benzer sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde \u00f6nemli bir ara\u00e7sal role sahiptir. T\u00fcm bu kavramlar\u0131n temelinde rol oynayan devlet ve toplum kav-ramlar\u0131n\u0131n bilimsel temelde tan\u0131mlanmas\u0131 \u00f6ncelik ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Bu t\u00fcr katego-rik kavramlar\u0131n tan\u0131m\u0131na hukuk ve ahl\u00e2k\u0131n do\u011fru tan\u0131m\u0131n\u0131 da eklemek gerekir. Kapitalist moderniteye kar\u015f\u0131 kendini alternatif olarak sunan reel sosyalizmin demokrasi ve devlet kavray\u0131\u015flar\u0131n\u0131n do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi de konuya a\u00e7\u0131kl\u0131k getirilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemlidir.<\/p>\n<p>\u0130kinci B\u00f6l\u00fcmde mevcut kavramsal ve kuramsal \u00e7er\u00e7eve ve savunman\u0131n da-ha \u00f6nceki ciltlerinin katk\u0131s\u0131yla K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fi ve sorununa daha somut ve \u00f6z-g\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde yakla\u015f\u0131m geli\u015ftirme ama\u00e7lanmaktad\u0131r. K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fi ve ba\u011fr\u0131n-daki sorunun i\u00e7 ve d\u0131\u015f ko\u015fullar ba\u011flam\u0131nda somut bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi yap\u0131lma-dan, kapsay\u0131c\u0131 bir \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc sa\u011flamak g\u00fc\u00e7t\u00fcr. K\u00fcrtleri k\u00fclt\u00fcr ve uygarl\u0131k kav-ramlar\u0131 \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda nitelemek hayli \u00f6\u011freticidir. Bu di\u011fer halklar i\u00e7in de gerekli bir yakla\u015f\u0131md\u0131r. \u00d6zellikle k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131k olarak tarih boyunca uygarl\u0131klar kar\u015f\u0131s\u0131n-daki konumlar\u0131n\u0131 g\u00f6zlemlemek, K\u00fcrtleri ve sorunlar\u0131n\u0131 do\u011fru tan\u0131mlamaya olduk\u00e7a katk\u0131 sunucu bir y\u00f6ntemdir. Jeostratejik ve a\u015firetsel konum ile soyk\u0131-r\u0131m ve asimilasyona kar\u015f\u0131 kendini savunma aras\u0131nda s\u0131k\u0131 bir ili\u015fki vard\u0131r. Bu-rada statik bir yakla\u015f\u0131m yerine, dinamik ve s\u00fcre\u00e7sel bir yakla\u015f\u0131m\u0131 esas almak konuyu olduk\u00e7a a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 k\u0131lacakt\u0131r. K\u00fcrt sorununun a\u011f\u0131rla\u015fmas\u0131nda kapitalist hegemonya Ortado\u011fu\u2019daki son iki y\u00fczy\u0131ll\u0131k yay\u0131lmas\u0131yla belirleyici rol oynam\u0131\u015f-t\u0131r. Kapitalist modernitenin sistemik \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeden, k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131-r\u0131ma vard\u0131r\u0131lacak kadar a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131r\u0131lan bu sorunu kavrayamay\u0131z. Bu durumda t\u0131pk\u0131 Ermeni soyk\u0131r\u0131m\u0131 \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, havanda su d\u00f6vme misali bo\u015fa \u00e7\u0131kmak olas\u0131d\u0131r. \u00d6zellikle Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizmi kavramla\u015ft\u0131rmas\u0131 t\u00fcm y\u00f6nleriyle tan\u0131mlanmadan, ne T\u00fcrkiye\u2019deki cumhuriyet ne de demokrasi kavramlar\u0131n\u0131 anlamak olas\u0131d\u0131r. Halen olanca a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren askeri darbe-vesayet, her t\u00fcr antidemokratik rejim ve \u015fiddet toplumu kavramlar\u0131n\u0131 yetkince anlamak ancak Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizmi kavram\u0131na a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmekle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00d6zellikle bu kavram\u0131n alt\u0131ndaki sahte ve a\u015f\u0131r\u0131 \u015foven milliyet\u00e7ili\u011fin kapitalist hegemonik g\u00fc\u00e7lerle ajanl\u0131k ve kurumsall\u0131k ili\u015fkisinin \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi kilit mahi-yettedir. Anadolu ve Mezopotamya\u2019daki soyk\u0131r\u0131m uygulamalar\u0131n\u0131n do\u011fru kav-ranmas\u0131, bu kavram\u0131n do\u011fru tan\u0131mlanmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca bu Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizmi Cumhuriyet\u2019in demokratikle\u015fmesi \u00f6n\u00fcndeki temel engeldir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcmde K\u00fcrt ulus hareketi ve ulus-devlet ili\u015fkisi \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Denilebilir ki, K\u00fcrt sorununun a\u011f\u0131rla\u015fmas\u0131nda rol oynayan en temel etkenler i\u00e7sel bir olgu olarak K\u00fcrt ulusu ve ulus-devlet\u00e7ilikle ili\u015fkisinin do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmlenememesi ve K\u00fcrt ulusal varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n d\u0131\u015f bir olgu olarak ulus-devlet olgusu kar\u015f\u0131s\u0131ndaki konumunun do\u011fru kavranamamas\u0131d\u0131r. Sanki olmaz-sa olmaz bir ilkeymi\u015f gibi hastal\u0131k derecesinde bir devlet\u00e7i ve milliyet\u00e7i \u00e7\u00f6z\u00fc-me tak\u0131l\u0131 kalmak, \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcn derinle\u015fmesindeki di\u011fer temel bir etken durumundad\u0131r. H\u00e2lbuki Sel\u00e7uklu ve Osmanl\u0131 tarihinde de bolca uygulama \u00f6rne\u011fi bulmu\u015f olan \u00f6zerklik ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00f6zellikle Avrupa \u00fclkelerinin kendi i\u00e7lerinde ve aralar\u0131nda geli\u015ftirdikleri demokratik federalist uygulamalar K\u00fcrt sorununa \u00e7ok zengin bir \u00e7\u00f6z\u00fcm paketi sunmaktad\u0131r  hem de \u00e7ok tutucu dav-ranan ulus-devlet ger\u00e7ekli\u011fine ra\u011fmen. Demokratik siyaset ve demokratik \u00f6zerklik kavramlar\u0131n\u0131n kilit \u00f6nem arz eden do\u011fru tan\u0131mlanmalar\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm i\u00e7in hayati \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Ge\u00e7 kapitalist modernite \u00e7a\u011f\u0131nda soruna hem i\u00e7ten hem de d\u0131\u015ftan ulus-devlet\u00e7i yakla\u015f\u0131mlar\u0131 dayatmak Filistin-\u0130srail sorunundaki \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc tekrarlamaktan, hatta daha yak\u0131n \u00f6rnek olarak Irak ulus-devlet federalizminde oldu\u011fu gibi \u00e7\u0131kmaz\u0131 derinle\u015ftirmekten \u00f6teye sonu\u00e7 vermez. Kald\u0131 ki, bu y\u00f6ntemlerin kapitalist hegemonik g\u00fc\u00e7ler ve geleneksel i\u015fbirlik\u00e7ile-rinin \u00e7\u0131karlar\u0131yla ili\u015fkisi ve sonu\u00e7ta yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 felaketlerdeki rol\u00fc a\u00e7\u0131kt\u0131r. 21. y\u00fczy\u0131lda devlet\u00e7ilik zihniyetinden kopmadan ve demokratik siyaset ara\u00e7lar\u0131 devreye sokulmadan kal\u0131n\u0131rsa, yaln\u0131z ba\u015f\u0131na K\u00fcrt sorunu bile Ortado\u011fu\u2019yu bir y\u00fczy\u0131l daha geleneksel hegemonik g\u00fc\u00e7lerin \u00e7\u0131kar alan\u0131 halinde tutmak i\u00e7in yeterlidir. Bunun tersi de ge\u00e7erlidir. Ortado\u011fu\u2019da demokratizmin geli\u015fmesin-deki ve dolay\u0131s\u0131yla t\u00fcm toplumsal sorunlar\u0131n demokratik \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcndeki kilit rol K\u00fcrdistan\u2019daki demokratik \u00e7\u00f6z\u00fcm deneyiminden ge\u00e7mektedir. K\u00fcrdistan\u2019\u0131n mevcut stat\u00fcs\u00fc, daha do\u011frusu b\u00f6lgenin temel kom\u015fu uluslar\u0131 olan T\u00fcrk, Arap ve Fars uluslar\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, daha i\u00e7 unsurlar\u0131 olan Ermeniler, S\u00fcryaniler ve T\u00fcrkmenlerin varl\u0131\u011f\u0131yla K\u00fcrtlerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 tarihsel kader birli\u011fi, K\u00fcrdistan\u2019daki demokratik \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn domino etkisiyle t\u00fcm\u00fcne yay\u0131lmas\u0131n\u0131 olas\u0131 k\u0131lmaktad\u0131r. Demokratik K\u00fcrdistan \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc Demokratik Ortado\u011fu \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc do\u011furmak-tad\u0131r.<\/p>\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc, Be\u015finci ve Alt\u0131nc\u0131 B\u00f6l\u00fcmlerde PKK olgusu irdelenmektedir. G\u00fcncel \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici konuma ula\u015fm\u0131\u015f PKK\u2019nin en az sorunun ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lma-s\u0131ndaki rol\u00fc kadar, kritik bir e\u015fikte durdu\u011fu konumu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek \u00f6nemini t\u00fcm yak\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131yla korumaktad\u0131r. Hem K\u00fcrt sorununu derinli\u011fine kavramak hem de ulus-devlet\u00e7i yakla\u015f\u0131mlar\u0131 a\u015fmak PKK tarihinde \u00f6nemli bir geli\u015fme oldu\u011fu kadar, PKK\u2019nin daha \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici bir yap\u0131lanmaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kav-ramalar\u0131 da Ortado\u011fu\u2019nun t\u00fcm devlet ve siyaset g\u00fc\u00e7leri a\u00e7\u0131s\u0131ndan zorunluluk arz etmektedir. PKK\u2019nin boynuna tak\u0131lan \u2018ter\u00f6rist\u2019 yaftas\u0131 fazlas\u0131yla \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fcz-l\u00fc\u011fe yol a\u00e7makta ve sahiplerine de zarar vermektedir. PKK\u2019nin KCK somutun-da geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 demokratik \u00f6zerklik modeli sadece K\u00fcrtler ve K\u00fcrt sorununun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in de\u011fil, benzer sorunlar\u0131 ya\u015fayan Arap, T\u00fcrk, \u0130ran, Afganistan, Kafkasya toplumlar\u0131 ve di\u011fer t\u00fcm topluluklar\u0131n sorunlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6-z\u00fcm\u00fc i\u00e7in de hayati \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p>Yedinci B\u00f6l\u00fcmde K\u00fcrt sorununun Ortado\u011fu genelindeki konumu, bu so-runun b\u00f6lgedeki geli\u015fmelerle i\u00e7 i\u00e7e ve b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde kavranmas\u0131 amac\u0131yla k\u0131saca da olsa Ortado\u011fu\u2019da g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ya\u015fanan bunal\u0131m ve bu bunal\u0131m\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131nda demokratik modernite kuram\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm olanaklar\u0131 de\u011ferlendiril-mektedir. Bunun i\u00e7in kapitalist modernite unsurlar\u0131n\u0131n b\u00f6lgedeki bunal\u0131m\u0131n derinle\u015fmesindeki rolleri irdelenmekte, buna kar\u015f\u0131l\u0131k demokratik modernite unsurlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm g\u00fcc\u00fc sunulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde K\u00fcrdistan Devrimi\u2019nin olas\u0131 evrensel katk\u0131s\u0131 de\u011ferlendi-rilmektedir. Bunun i\u00e7in yerelle evrenselin, tikel ile genelin tan\u0131m\u0131 \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda K\u00fcrt sorununun devrimsel \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fcn b\u00f6lgesel ve k\u00fcresel sonu\u00e7lar\u0131 iki farkl\u0131 mo-dernite \u00e7er\u00e7evesinde bir kez daha \u00f6zetlenmekte ve b\u00f6ylece savunma bu son cildiyle tamamlanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu son savunmam\u0131 bu i\u00e7erikte haz\u0131rlamam pratik geli\u015fmelerle i\u00e7 i\u00e7e ol-mu\u015ftur. Bu ender g\u00f6r\u00fclen bir durumdur. \u0130mral\u0131\u2019daki ya\u015fam\u0131m\u0131n zorluklar\u0131na de\u011finmeyece\u011fim. Fakat hem devlet\u00e7e hem de \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Hareketi\u2019nce \u00f6nderlik rol\u00fcne zorlanmam\u0131n bu zorluklar\u0131 katbekat artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7ok say\u0131da ayd\u0131n ki\u015fi, bir adada ve devletin en sert ku\u015fatmas\u0131nda ancak ucuz i\u015fbirlik\u00e7ilik yapa-bilece\u011fim gibi basit bir yan\u0131lg\u0131ya kap\u0131larak, bir\u00e7ok haks\u0131z ve yanl\u0131\u015f yoruma gitti. Hatta bizzat PKK i\u00e7inde baz\u0131lar\u0131 o denli etkisiz k\u0131l\u0131naca\u011f\u0131m zehab\u0131na kap\u0131ld\u0131lar ki, en ya\u015famsal de\u011ferleri e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir hoyratl\u0131kla par\u00e7alamak-tan, ka\u00e7\u0131rtmaktan ve hi\u00e7le\u015ftirmekten \u00e7ekinmediler. Hem ya\u015fam\u0131m hem de ili\u015fki d\u00fczeyim yeterince a\u00e7\u0131kt\u0131r. Anlaml\u0131 bir ele\u015ftiride bulunmay\u0131 olduk\u00e7a hak etti\u011fim kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Sadece T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin de\u011fil, Ortado\u011fu\u2019daki bir\u00e7ok benzer kapitalist ulus-devlet yap\u0131lanmas\u0131n\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 a\u011f\u0131r sorunlar\u0131 sadece devleti y\u0131kma mant\u0131\u011f\u0131yla a\u015famayaca\u011f\u0131m\u0131z ortadad\u0131r. Kald\u0131 ki, Sovyet deneyiminde kom\u00fcnistlerin \u00c7arl\u0131\u011f\u0131 y\u0131kmalar\u0131 ve kendi diktat\u00f6rl\u00fck rejimlerini kurmalar\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 yeterince ders verici \u00f6zelliktedir. Ayn\u0131 model deneyimi izleyen \u00c7in, en a\u011f\u0131r krizleri ya\u015fayan gerici fa\u015fist k\u00fcresel finans kapitalin he-gemonyas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir k\u0131lmas\u0131nda neredeyse ba\u015fat rol oynamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eunu demek istiyorum: Reel sosyalist deneyimin kapitalist liberalizmin da-ha gerici bir devlet\u00e7i varyant\u0131 oldu\u011fu, en az\u0131ndan b\u00fcnyesinde bulunan temel yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131n kapitalist moderniteden kopu\u015f i\u00e7in gereken do\u011fru stratejik ve taktik programlar\u0131 geli\u015ftirmesine engel te\u015fkil etti\u011fi yeterince kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak bu ger\u00e7eklik verilen \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, demokrasi ve sosyalizm m\u00fccadelesinin bo\u015fa gitti\u011fi anlam\u0131na gelmemektedir. Tersine, kapitalist hegemonyan\u0131n kay-nakland\u0131\u011f\u0131 merkez\u00ee uygarl\u0131k sistemine kar\u015f\u0131 tarih boyunca demokratik, \u00f6zg\u00fcr-l\u00fck\u00e7\u00fc ve sosyalist deneyimlerin hep var oldu\u011funu, bu deneyimlerin g\u00fcncel planda demokratik modernite olarak kendilerini ayr\u0131mla\u015ft\u0131rabilece\u011fini ve al-ternatif k\u0131labilece\u011fini ortaya koymaktad\u0131r. En g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7a\u011f\u0131nda gibi g\u00f6z\u00fcken k\u00fcresel finans kapitalizmi, asl\u0131nda sistemin en zay\u0131f duruma d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez konumda t\u0131kand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. S\u0131n\u0131rs\u0131z s\u00f6m\u00fcr\u00fc, toplum d\u0131\u015f\u0131l\u0131k, barbarl\u0131ktan da \u00f6teye ya\u015fam d\u0131\u015f\u0131l\u0131k kapitalist modernitenin vard\u0131\u011f\u0131 son durakt\u0131r. Kapitalist sistemin sadece toplumda \u00e7\u00fcr\u00fcme ve \u00e7\u00f6z\u00fclmeyi geli\u015ftir-mekle kalmay\u0131p do\u011fan\u0131n y\u0131k\u0131m\u0131na da yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 teorik olmaktan \u00f6teye g\u00fcnl\u00fck olarak ya\u015fanan pratik bir olgudur. Savunmam \u00f6z\u00fcnde bu kapitalizme kar\u015f\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Zaten \u0130mral\u0131\u2019daki ya\u015fam\u0131n biyolojik s\u00fcrd\u00fcr\u00fcm\u00fcn\u00fcn de bu \u00e7a\u011f\u0131n hegemonik g\u00fc\u00e7lerince (Gizli NATO-Gladio) sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm \u00e7irkinli\u011fi, ahl\u00e2ks\u0131z-l\u0131\u011f\u0131 ve hukuk d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ortadad\u0131r.<\/p>\n<p>Savunmam\u0131 A\u0130HM\u2019e yaz\u0131l\u0131 olarak sunmam\u0131n alt\u0131ndaki temel d\u00fcrt\u00fc, \u00e7ocuk-luk ruhumun hor g\u00f6r\u00fclmeye ve sahte b\u00fcy\u00fckl\u00fcklere kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ayn\u0131 isyanc\u0131 tutumun ge\u00e7 \u00e7a\u011f\u0131nda da dirili\u011finden hi\u00e7bir \u015fey kaybetmeden insan kalmaktaki \u0131srar\u0131n\u0131 ve bunun uygun toplumsal \u00f6z ve bi\u00e7im alt\u0131nda s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesini kan\u0131t-lamakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>KAVRAMSAL VE KURAMSAL \u00c7ER\u00c7EVE<\/strong><\/p>\n<p>Toplumbilimde temel kavram ve kuramlar\u0131n tan\u0131m\u0131 yap\u0131lmadan anlaml\u0131 yorumlar geli\u015ftirmek g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Toplumbilim kendisini tan\u0131mlama konusunda bile g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi sa\u011flamaktan uzakt\u0131r. Bilimlerin her alanda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 kriz or-tadayken, toplumbilim alan\u0131nda kesinlik aramak anlaml\u0131 bir \u00e7aba de\u011fildir. Esas gerekli olan, toplumsal olgunun do\u011fru tan\u0131mlanmas\u0131d\u0131r. Toplumu tan\u0131ma \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 san\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok daha d\u00fc\u015f\u00fck d\u00fczeyde bir anlam birikimine sahip-tir. Toplum tan\u0131mlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131k\u00e7a cehalette derinle\u015fme gibi bir paradoksla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u0130nsan bireyinin geli\u015fiminde toplum ne denli belirleyiciyse, geli\u015fiminin \u00f6n\u00fcnde de o denli engeldir. Toplumsal paradoks budur. Bireycili\u011fi derinle\u015ftiren liberalizmin s\u00f6zde \u00f6zg\u00fcr bireyi ile kom\u00fcnitenin s\u0131k\u0131ca ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 birey benzer \u00f6l\u00e7\u00fclerde \u00e7arp\u0131k olup tekil olarak ya\u015famdan kovulmu\u015f olmakta-d\u0131r. Bu t\u00fcr hasta bireylere dayanarak toplumu tan\u0131mlamak imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Ne yaz\u0131k ki, insanl\u0131k g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar her iki halin etkisinden kurtulmu\u015f de\u011fildir. Bu toplumsal paradoksla ne kadar bilim yap\u0131labilece\u011fi son derece tart\u0131\u015fmal\u0131-d\u0131r. Bilim yap\u0131labilmesi i\u00e7in temel \u015fart olan zek\u00e2 ancak toplumla dile kavu\u015fa-rak s\u0131\u00e7rama yapabilmekte, fakat bir ad\u0131m \u00f6tesinde \u00f6n\u00fc yine toplumsal varl\u0131k taraf\u0131ndan kesilmektedir. B\u00f6ylece hakikat olgusu son derece izafi kalmaktad\u0131r. Tam da bu noktada dogmatik inan\u00e7 veya d\u00fc\u015f\u00fcnce daha da kat\u0131la\u015farak, insan zek\u00e2s\u0131n\u0131 en geri canl\u0131lar\u0131nkinden bile daha duyars\u0131z ve yanl\u0131\u015f alg\u0131l\u0131 k\u0131labilmek-tedir. Dogmatik toplumun yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, bilimin g\u00f6relili\u011fi ken-dini olduk\u00e7a hissettirmektedir.<\/p>\n<p>Toplumsal paradoksun t\u00fcm\u00fcyle a\u015f\u0131lmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131z olmakla birlikte, bunu s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde a\u015fmak ve bilme d\u00fczeyine ula\u015fmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu durumda azami bilgilenme ya\u015fam\u0131n kendisi hakk\u0131nda olabilir. Kendini kavrayan do\u011fa olarak ya\u015fam \u00f6l\u00fcm\u00fc anlams\u0131z k\u0131labilir. \u201aCanl\u0131lar\u0131n \u00fcremesi, beslenmesi ve korunmas\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131 ne zaman durabilir veya sonu\u00e7lanabilir?\u201b diye sordu\u011fu-muzda, buna en bilgece cevab\u0131n \u2018kendini kavrayan do\u011fa\u2019 olarak insanda yatt\u0131-\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylememiz m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Buna nihai evrensellik de diyebiliriz. A\u011f\u0131r bir \u00f6znelli\u011fe d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclse de diyebilirim ki, g\u00f6r\u00fcnen, bilinen ve hissedilen her \u015fey g\u00f6receli insanla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu bi\u00e7imde kendini kavrayan do\u011fan\u0131n evrenselli\u011fi ne kadar temsil edebilece\u011fi olduk\u00e7a tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Fakat \u2018kendini bilen do\u011fa olarak insan\u2019 d\u0131\u015f\u0131nda bir evrenselli\u011fin varl\u0131\u011f\u0131 da yine son derece tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. D\u00fcnya canl\u0131lar\u0131n\u0131n bir \u00f6zeti olarak insan akl\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda evren ne kadar tart\u0131\u015fmal\u0131ysa, bu insan akl\u0131n\u0131n kendisinin evreni ne \u00f6l\u00e7\u00fcde temsil etti\u011fi de o kadar tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r derken yine bir paradoksa d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz s\u00f6ylenebilir. Fakat hakikatin t\u00fcm \u00e7er\u00e7evesi de bu paradoksla \u00e7evrilidir. \u00c7\u0131ka-r\u0131lmas\u0131 gereken temel sonu\u00e7, bilginin g\u00f6receli karakteri ve bunun toplumsal do\u011fayla s\u0131k\u0131 ba\u011flant\u0131s\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bilim d\u00fcnyas\u0131ndaki kriz ancak toplumsal do\u011fa \u00fczerinde yo\u011funla\u015fmakla, onun birinci ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc do\u011fayla ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 do\u011fru, ahl\u00e2ki ve estetik olarak kurmakla ve o da g\u00f6rece a\u015f\u0131labilir.<\/p>\n<p><strong>A- KAVRAMSAL \u00c7ER\u00c7EVE<\/strong><\/p>\n<p>Konumuzla ba\u011flant\u0131s\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan toplumsal do\u011fay\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede temel iki kavram olan k\u00fclt\u00fcr ve uygarl\u0131\u011f\u0131 tan\u0131mlamak \u00f6n a\u00e7\u0131c\u0131 olabilir. Di\u011fer kavramlar pe\u015fi s\u0131ra daha iyi tan\u0131mlanabilir.<\/p>\n<p><strong>1- K\u00fclt\u00fcr<\/strong><\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr\u00fc insan toplumunun tarihsel s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde olu\u015fturdu\u011fu t\u00fcm yap\u0131sal-l\u0131klar ve anlaml\u0131l\u0131klar b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak genel bir tan\u0131ma kavu\u015fturabiliriz. Yap\u0131sal-l\u0131klar\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme a\u00e7\u0131k kurumlar\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fc, anlaml\u0131l\u0131klar\u0131 ise d\u00f6n\u00fc\u015fen kurumla-r\u0131n zenginle\u015fen ve \u00e7e\u015fitlenen e\u015fg\u00fcd\u00fcml\u00fc anlaml\u0131l\u0131k d\u00fczeyi veya i\u00e7eri\u011fi olarak tan\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bir benzetmeyle tan\u0131mlamay\u0131 g\u00fc\u00e7lendirirsek, yap\u0131-sall\u0131\u011f\u0131 yap\u0131n\u0131n maddi, somut \u00e7er\u00e7evesi, anlam\u0131 ise bu maddi, somut \u00e7er\u00e7evenin i\u00e7eri\u011fi, hareket ettiren, duygulu ve d\u00fc\u015f\u00fcnceli k\u0131lan yasas\u0131 olarak belirlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Burada Hegel\u2019in \u2018do\u011fa\u2019 ve \u2018tin\u2019 kavramlar\u0131na yak\u0131nla\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. \u00d6zellikle Hegel\u2019in iki y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce bu kavramlara y\u00fckledi\u011fi an-lam\u0131n ve bu kavramlar i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131 tan\u0131mlaman\u0131n i\u00e7eri\u011finin daha sonraki bi-limsel geli\u015fmelerle yetkinle\u015fti\u011fini s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr\u00fcn dar anlamda tan\u0131m\u0131 da olduk\u00e7a s\u0131k kullan\u0131lmaktad\u0131r. Burada k\u00fcl-t\u00fcr daha \u00e7ok anlam, i\u00e7erik, yap\u0131n\u0131n yasas\u0131 ve canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak belirlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Toplum s\u00f6z konusu oldu\u011funda, dar anlamda k\u00fclt\u00fcr\u00fc toplu-mun anlam d\u00fcnyas\u0131, ahl\u00e2k yasas\u0131, zihniyeti, sanat\u0131 ve bilimi olarak tan\u0131ml\u0131yo-ruz. Politik, ekonomik ve sosyal kurumlar bu dar anlamla b\u00fct\u00fcnle\u015ftirilerek geni\u015f anlamda genel k\u00fclt\u00fcr tan\u0131m\u0131na ge\u00e7ilir. Dolay\u0131s\u0131yla ancak temelde ku-rumsal ve i\u00e7erik olarak anlam\u0131 varsa, bir varl\u0131k olarak toplumun kendisinden bahsedilebilir. Tek ba\u015f\u0131na kurumsal ya da anlamsal toplumdan bahsetmek olduk\u00e7a yan\u0131lt\u0131c\u0131 olur. Tikel bir toplum ancak yeterli \u00f6l\u00e7\u00fcde kurumsal ve an-lamsal bir d\u00fczey ta\u015f\u0131yorsa kendisini bir varl\u0131k olarak kimliklendirebilir, adlan-d\u0131rabilir. Kendi ba\u015f\u0131na kurumsal veya anlamsal toplumdan bahsetmek, bu t\u00fcr toplumlar i\u00e7inde insanca ya\u015fanabilece\u011fini varsaymak, tarihte t\u00fcm toplumlar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi yanl\u0131\u015fl\u0131k, sapma, ahl\u00e2ks\u0131zl\u0131k ve \u00e7irkinlik olarak yarg\u0131lan\u0131r.<\/p>\n<p>Bir toplum kurumsal olarak da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131ktan sonra art\u0131k onun anlam\u0131ndan, dar k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden bahsedilemez. Bu durumda kurum su dolu bir tas gibidir. Tas k\u0131r\u0131ld\u0131ktan sonra, a\u00e7\u0131k ki suyun varl\u0131\u011f\u0131ndan bahsedilemez. Bahsedilse bile o art\u0131k tas\u0131n sahibi i\u00e7in su de\u011fil, ba\u015fka topraklar veya kaplar\u0131n sahiplerine akm\u0131\u015f bir ya\u015fam unsurudur. Toplumsal anlam, zihniyet ve estetik yitiminin sonu\u00e7lar\u0131 daha da vahimdir. B\u00f6ylesi bir durumda ancak ba\u015f\u0131 u\u00e7urulmu\u015f canl\u0131 varl\u0131klar gibi bir varl\u0131\u011f\u0131n \u00e7\u0131rp\u0131nmas\u0131ndan bahsedilebilir. Zihniyet ve estetik d\u00fcnyas\u0131n\u0131 yitiren bir toplum \u00e7\u00fcr\u00fcmeye, vah\u015fice par\u00e7alanmaya ve yenmeye terk edilmi\u015f bir le\u015fe benzer. Dolay\u0131s\u0131yla bir toplumu k\u00fclt\u00fcrel olarak tan\u0131mla-mak i\u00e7in onu mutlaka kurumsal ve anlamsal b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde de\u011ferlendirmek \u015fartt\u0131r. Bu konuda verebilece\u011fimiz en yal\u0131n \u00f6rnek, dram\u0131n\u0131 yo\u011fun ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z K\u00fcrt toplum ger\u00e7ekli\u011fidir. Hem kurumsal hem de anlamsal olarak derin bir par\u00e7alanmay\u0131 ve zihniyet yitimini ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, K\u00fcrt toplumu ancak bir \u2018k\u00fclt\u00fc-rel soyk\u0131r\u0131m alt\u0131ndaki toplum\u2019 olarak tan\u0131mlanabilir.<\/p>\n<p><strong>2- Dil<\/strong><\/p>\n<p>Dil kavram\u0131 k\u00fclt\u00fcr kavram\u0131yla s\u0131k\u0131ca ba\u011flant\u0131l\u0131 olup, dar anlam\u0131nda esas olarak k\u00fclt\u00fcr alan\u0131n\u0131n ba\u015fat unsurudur. Dili dar anlam\u0131yla k\u00fclt\u00fcr olarak ta-n\u0131mlamak da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dilin kendisi bir toplumun kazand\u0131\u011f\u0131 zihniyet, ahl\u00e2k ve estetik duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcncenin toplumsal birikimidir  anlam ve duygu-nun bilince \u00e7\u0131km\u0131\u015f, ifadeye kavu\u015fmu\u015f kimliksel ve ansal varolu\u015fudur. Dile kavu\u015fan toplum, ya\u015fam\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc gerek\u00e7esine sahip olmu\u015f demektir. Dilin geli\u015f-kinlik d\u00fczeyi ya\u015fam\u0131n geli\u015fkinlik d\u00fczeyidir. Bir toplum anadilini ne kadar geli\u015ftirmi\u015fse, ya\u015fam d\u00fczeyini o kadar geli\u015ftiriyor demektir. Yine dilini ne denli yitirmi\u015f ve ba\u015fka dillerin hegemonyas\u0131 alt\u0131na girmeyle kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015fsa o denli s\u00f6m\u00fcrgele\u015fmi\u015f, asimilasyona ve soyk\u0131r\u0131ma u\u011fram\u0131\u015f demektir. Bu ger\u00e7ekli\u011fi ya\u015fayan toplumlar\u0131n zihniyet, ahl\u00e2k ve estetik\u00e7e anlaml\u0131 bir ya\u015famlar\u0131n\u0131n ola-mayaca\u011f\u0131, hasta bir toplum olarak silininceye dek trajik bir ya\u015fama mahk\u00fbm kalacaklar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Anlam, estetik ve ahl\u00e2k yitimini ya\u015fayan toplumlar\u0131n ku-rumsal de\u011ferlerinin s\u00f6m\u00fcrgenlerin de\u011ferlerinin hammaddesi olarak i\u015flenmesi de ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Sonu\u00e7 olarak, dil \u00f6rne\u011fin K\u00fcrtlerdeki haliyle ya\u015fand\u0131\u011f\u0131nda, bu durumdaki bir toplumun maddi olarak son derece yoksulla\u015faca\u011f\u0131 ve pa-rampar\u00e7a duruma d\u00fc\u015fece\u011fi, dolay\u0131s\u0131yla anlam, ahl\u00e2k ve estetik\u00e7e de yanl\u0131\u015f, hain ve \u00e7irkin olarak ya\u015famaktan kurtulamayaca\u011f\u0131 gayet a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>3- Uygarl\u0131k<\/strong><\/p>\n<p>Uygarl\u0131k kavram\u0131 daha \u00e7ok genel k\u00fclt\u00fcr kavram\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131f, kent ve devlet a\u015famas\u0131ndaki toplumunu tan\u0131mlar. S\u0131n\u0131fla\u015fma, kentle\u015fme ve devletle\u015fme uygar toplumun temel kategorileridir. Buradaki toplum s\u0131n\u0131fla\u015fm\u0131\u015f, kentle\u015fmi\u015f ve devletle\u015fmi\u015f toplumdur. Somut ve tarihsel geli\u015fim haliyle e\u015fitlik\u00e7i klan ve kabile toplumundaki s\u0131n\u0131fla\u015fma, tar\u0131m-k\u00f6y toplumu \u00fczerindeki kentle\u015fme ve hiyerar\u015fik toplumun ba\u011fr\u0131ndaki devletle\u015fme olgular\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131 karakterize eder. Uygar toplum, do\u011fa-toplum ba\u011flam\u0131ndaki simbiyotik ili\u015fkiye ilaveten, toplumsal do\u011fa i\u00e7inde h\u00fck\u00fcmranl\u0131k ili\u015fkisinin tek tarafl\u0131 geli\u015fip gittik\u00e7e \u015fiddet-lenen bir \u00e7eli\u015fki halini almas\u0131yla kendini somutla\u015ft\u0131r\u0131r. Toplumda farkl\u0131 yap\u0131-sall\u0131klar, anlamlar, ahl\u00e2k ve estetik duygular geli\u015ftirir. Toplum a\u00e7\u0131s\u0131ndan uy-garl\u0131\u011f\u0131n olumlu bir geli\u015fme mi, yoksa olumsuz bir geli\u015fme mi oldu\u011fu son derece tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Tarihi egemen, s\u00f6m\u00fcrgen kesim a\u00e7\u0131s\u0131ndan in\u015fa edenler bak\u0131m\u0131ndan uygarl\u0131k b\u00fcy\u00fck bir tarihsel geli\u015fmedir, hatta tarihin kendisidir. Kendini bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc alt\u0131nda ya\u015fayan kesimler olarak tan\u0131mlayanlar a\u00e7\u0131s\u0131n-dan ise, b\u00fcy\u00fck bir felaket ve cennet \u00fctopyas\u0131n\u0131n yitimi olarak de\u011ferlendirilir. Do\u011frusu da budur. Bu \u00e7eli\u015fkiyi derinli\u011fine ya\u015fayan bir toplumda d\u00fc\u015f\u00fcnce, ahl\u00e2k ve estetik duygu farkl\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131 toplumsal do\u011fa gere\u011fidir. Par\u00e7alanm\u0131\u015f, \u00e7eli\u015fkili kurumlar ve anlamlar d\u00fcnyas\u0131n\u0131n olu\u015fumu uygarl\u0131k gere-\u011fidir. Sava\u015flar en \u00e7ok bu ger\u00e7ekli\u011fi ifade eder. Sava\u015f gibi i\u00e7inde fiziki yok etmelerin yo\u011funca ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 toplumsal eylemlerin varl\u0131\u011f\u0131, ancak derinli\u011fine b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f bir toplumu ifade edebilir. Anlam par\u00e7alanmas\u0131 ise ideolojik sava\u015f\u0131 ifade eder ki, bu da uygar toplumda yo\u011funca ya\u015fanan fiziki sava\u015f kadar etkili bir hegemonik sava\u015ft\u0131r. Uygar toplumun \u00e7eli\u015fkili taraflar\u0131 kendi farklar\u0131n\u0131 bir yandan ideolojik ve fiziki, kurumsal sava\u015flarla ortaya koyarken, di\u011fer yandan kendilerini egemen ve s\u00fcreklilik arz eden esasl\u0131 yap\u0131 ve anlamlar b\u00fct\u00fcn\u00fc ola-rak ifade etmekten geri durmazlar. Ger\u00e7ek toplumun kendilerinden olu\u015ftu\u011fu-nu, toplumun kendini bu bi\u00e7imde varolu\u015fsal k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ederler. Kendi i\u00e7inde ne kadar d\u00f6nemlere ve farkl\u0131 kurum ve anlamlara b\u00fcr\u00fcn\u00fcrse b\u00fcr\u00fcns\u00fcn, uygarl\u0131\u011f\u0131n temel ger\u00e7ekli\u011fi b\u00f6yle kal\u0131r.<\/p>\n<p>Uygar toplumun geli\u015fiminde g\u00f6zlemlenen temel bir olgu, ba\u011fr\u0131nda geli\u015fti\u011fi toplumu zor ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ayg\u0131tlar\u0131 i\u00e7inde giderek yutmas\u0131, eritmesi ve bu olgu-ya ba\u011fl\u0131 olarak Birinci Do\u011fa ile ekolojik-simbiyotik ili\u015fkiyi \u00e7\u00f6z\u00fcp y\u0131karak onu sadece kayna\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcp s\u00f6m\u00fcrmesi ve giderek t\u00fcketmesidir. Bu durumda toplumun i\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerle mi, yoksa ekolojik \u00e7eli\u015fkilerle mi da\u011f\u0131laca\u011f\u0131 g\u00fcncellik kazanm\u0131\u015f bir sorudur. Do\u011fru olan da, uygarl\u0131kta k\u00f6kl\u00fc ve olumlu bir d\u00f6n\u00fc-\u015f\u00fcm ya\u015fanmazsa, her iki \u00e7eli\u015fkinin h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131ndaki birinci ve ikinci do\u011fala-r\u0131n b\u00fcy\u00fck felaketleri ya\u015famaktan kurtulamayacaklar\u0131d\u0131r. Toplumlar\u0131n uygarl\u0131k-s\u0131z ya\u015fayamayaca\u011f\u0131, uygarca ya\u015fayan toplumlar\u0131n zengin ve g\u00fc\u00e7l\u00fc toplumlar oldu\u011fu t\u00fcr\u00fcnden de\u011ferlendirmeler ideolojik olup, daha \u00e7ok tahakk\u00fcmc\u00fc ve s\u00f6m\u00fcrgen tekelci elidin paradigmas\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131r. S\u0131n\u0131fla\u015fma, kentle\u015fme ve dev-letle\u015fmenin vard\u0131\u011f\u0131 d\u00fczey t\u00fcm etkili bilim \u00e7evrelerince toplumsal kanser (Bi-yolojik kanser de bu ger\u00e7eklikle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r) olarak de\u011ferlendirilmektedir. Bu konuda fazlas\u0131yla g\u00f6sterge mevcuttur. N\u00fckleer silahlanma, \u00e7evre y\u0131k\u0131m\u0131, yap\u0131-sal i\u015fsizlik, t\u00fcketim toplumu, a\u015f\u0131r\u0131 n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131, biyolojik kanser, cinsel hastal\u0131k-lar, artan soyk\u0131r\u0131mlar bu g\u00f6stergelerin belli ba\u015fl\u0131lar\u0131d\u0131r. Mevcut \u00e7eli\u015fkili ve kanserli uygarl\u0131\u011f\u0131 tahakk\u00fcmc\u00fc ve s\u00f6m\u00fcrgen karakterinden \u00e7\u0131kar\u0131p d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcre-cek olan demokratik uygarl\u0131k-modernite, \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu olarak kendini gittik\u00e7e alternatif k\u0131lmaktad\u0131r. Do\u011fru olan, eski uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc olarak g\u00f6rmek yerine, demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fimi ve ba\u015fat hale gelmesi olarak de\u011ferlendirmektir. Bu durumda toplumsal k\u00fclt\u00fcrlerin daha kal\u0131c\u0131 olduklar\u0131n\u0131, k\u00fclt\u00fcrlerin uygarl\u0131klar\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme g\u00fcc\u00fcnde olduklar\u0131n\u0131, uygarl\u0131klar\u0131 hem farkl\u0131la\u015ft\u0131r\u0131p geli\u015ftirdiklerini hem de k\u00f6kl\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlere u\u011fratma kabiliyetinde olduklar\u0131n\u0131 bilmek \u00f6nemlidir. Bir toplumdaki uygarl\u0131\u011f\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131 k\u00f6kl\u00fc kay\u0131p olarak de\u011ferlendirmek \u015furada kals\u0131n, e\u011fer k\u00fclt\u00fcr\u00fcn hem yap\u0131sal hem de anlamsal olarak geli\u015fmesine yol a\u00e7m\u0131\u015fsa, bu y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131 son derece olumlu bir geli\u015fme olarak yarg\u0131lamak gerekir. E\u011fer uygarl\u0131\u011f\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc-m\u00fcne yol a\u00e7m\u0131\u015fsa, bu geli\u015fmeyi k\u00f6kl\u00fc kurtulu\u015f ve \u00f6zg\u00fcr ya\u015fama kavu\u015fma olarak da yorumlayabiliriz.<\/p>\n<p><strong>4- \u0130ktidar<\/strong><br \/>Toplumsal ger\u00e7ekli\u011fi \u00e7\u00f6zmede iktidar en \u00e7ok zorluk \u00e7\u0131karan, \u00e7eli\u015fkili ve yanl\u0131\u015fa yol a\u00e7an kavramlar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmekte, i\u00e7erik ve bi\u00e7imi a\u00e7\u0131s\u0131ndan tan\u0131mlanmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e2deta direnmektedir. Do\u011fas\u0131ndaki h\u00e2kimiyet tan\u0131m\u0131na da yans\u0131makta, ger\u00e7ek\u00e7i bir tan\u0131ma kar\u015f\u0131 direnmekte, kendini ele vermemektedir. Sanki n\u00f6tr ama vazge\u00e7ilemezmi\u015f ve tanr\u0131sal bir olguymu\u015f gibi kendini genel-le\u015ftirip mutlakla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Toplumsal iktidar\u0131 yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f ekonomik s\u00f6m\u00fc-r\u00fc ve g\u00fc\u00e7 olana\u011f\u0131 (potansiyeli) olarak tan\u0131mlamak en do\u011frusudur. \u0130ktidar toplumun t\u00fcm yap\u0131sal ve anlaksal odaklar\u0131nda \u00e2deta genetik bir karakter ka-zanan birikmi\u015f s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve g\u00fc\u00e7 olana\u011f\u0131 olup, bu iktidar mekanizmas\u0131n\u0131 ele ge\u00e7iren toplumsal g\u00fc\u00e7ler somut tarihsel devletle s\u00f6m\u00fcr\u00fc elitleri ve s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. \u0130ktidar\u0131 hep s\u0131n\u0131f ve devlet olu\u015fumlar\u0131n\u0131n potansiyel rezerv imk\u00e2n\u0131 olarak anlamland\u0131rmak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u0130ktidar potansiyeli somutla\u015f-t\u0131\u011f\u0131nda, herhangi bir devlet ve ona h\u00fckmeden elitlerin dayand\u0131\u011f\u0131 toplumsal s\u00f6m\u00fcr\u00fc s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 (k\u00f6leci, feodal, burjuva vb.) te\u015fkil eder. \u0130ktidar\u0131 hem fiziki hem de entelekt\u00fcel g\u00fc\u00e7 potansiyeli olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Topluma kendini zorunlu, mutlak ve s\u00fcrekli gerekliymi\u015f gibi dayatmas\u0131n\u0131n di\u011fer \u00f6nemli bir etkeni, kendini do\u011fal toplumsal y\u00f6netim ihtiyac\u0131yla ayn\u0131la\u015ft\u0131rmas\u0131d\u0131r. \u0130kti-dar kendini y\u00f6netim olgusuyla \u00f6zde\u015fle\u015ftirdi\u011finden vazge\u00e7ilmez k\u0131lmaktad\u0131r. Do\u011fal toplumun \u00f6nderli\u011finden ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, iktidar\u0131n bir kanser uru ola-rak toplumsal b\u00fcnyeye s\u0131zd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n<p>\u0130ktidarla devlet aras\u0131ndaki fark\u0131 g\u00f6rmek de \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u0130ktidar toplumda daha yayg\u0131n oldu\u011fu ve t\u00fcm g\u00f6zeneklere s\u0131zd\u0131\u011f\u0131 halde, devlet daha dar ve so-mut kurall\u0131 bir iktidar kimli\u011fini ifade eder. Devlet daha denetim alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f, kurala ba\u011flanm\u0131\u015f, gittik\u00e7e hukukile\u015fen ve kendini me\u015frula\u015ft\u0131rmaya \u00f6zen g\u00f6ste-ren bir iktidar bi\u00e7imidir. \u0130ktidar\u0131 genel bir h\u00fck\u00fcmranl\u0131k durumu olarak de\u011fer-lendirirken, iktidars\u0131zl\u0131\u011f\u0131 da genel bir k\u00f6lelik durumu olarak yarg\u0131lamak m\u00fcm-k\u00fcnd\u00fcr. Farkl\u0131 iktidar ve k\u00f6lelik bi\u00e7imleri devletin genel \u00f6zellikleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131 olup ondan feyiz al\u0131rlar. Bunlar\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn kar\u015f\u0131t\u0131 olarak yarg\u0131lamak da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Toplumda ne kadar iktidar potansiyeli varsa, o kadar \u00f6zg\u00fcrl\u00fck yoksunlu\u011fu ya\u015fan\u0131r. \u0130ktidar ne denli azalt\u0131l\u0131rsa, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck durumu o denli geli-\u015fim sa\u011flar. Toplumda iktidara duyulan \u00f6zleme \u00e7ok dikkat etmek gerekir. Bu \u00f6zlem ne denli yayg\u0131nsa, o denli toplumsal despot\u00e7uklar t\u00fcrer. Bu da demok-rasinin t\u00fcm\u00fcyle t\u00fckeni\u015fine g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Bir iktidar hastal\u0131\u011f\u0131 olan despotlu\u011fun, Hitler tipi \u00f6rneklerde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi kontrol d\u0131\u015f\u0131 kald\u0131\u011f\u0131nda azman kesilmesi i\u015ften bile de\u011fildir. Tarihte keyfi y\u00f6netim bi\u00e7iminde ortaya \u00e7\u0131k\u0131p toplumsal fa\u015fizm urlar\u0131 olarak ya\u015fayan despotizm kapitalist iktidar s\u00fcre\u00e7lerinde h\u0131zla b\u00fcy\u00fcy\u00fcp t\u00fcm toplumsal g\u00f6zeneklere yay\u0131lmakta ve toplumun totaliter g\u00fc\u00e7 y\u00f6netimi olarak somutla\u015fmaktad\u0131r. Ulus-devlet tarz\u0131ndaki iktidar bi\u00e7imlenmesi kapitalist-fa\u015fist rejimle ba\u011flant\u0131l\u0131 olup onun \u00f6nc\u00fcl halini ifade eder.<\/p>\n<p><strong>5- Y\u00f6netim<\/strong><\/p>\n<p>Y\u00f6netim kavram\u0131n\u0131n do\u011fru tan\u0131mlanmas\u0131, iktidar kavram\u0131ndan kaynakl\u0131 olumsuzluklar ve miyopluklar\u0131 gidermesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemlidir. Y\u00f6netim de k\u00fclt\u00fcr gibi toplumda s\u00fcreklili\u011fi olan bir olgudur. Daha da genelle\u015ftirirsek, evrensel d\u00fczeyde beyinsel geli\u015fmeye ve \u00f6zellikle biyolojik evrendeki sinir yo-\u011funla\u015fmas\u0131na denk gelmektedir. Y\u00f6netim evrendeki d\u00fczenlili\u011fi, kaostan \u00e7\u0131k\u0131\u015f halini ifade etmektedir. Toplumdaki esnek zek\u00e2l\u0131 anlamsal do\u011fan\u0131n geli\u015fmi\u015f hali, y\u00f6netim erkinin geli\u015fkin olmas\u0131n\u0131 beraberinde getirmektedir. Toplumsal beyne y\u00f6netim demek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu durumda \u00f6zy\u00f6netim ile yabanc\u0131 y\u00f6ne-tim kavramlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u00d6zy\u00f6netim kendi toplumsal do\u011fas\u0131ndaki erki d\u00fczenleme ve denetlemeyi, b\u00f6ylece toplumun s\u00fcreklili\u011fini sa\u011flamay\u0131 ve beslenip korunmas\u0131n\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131rken, yabanc\u0131 y\u00f6netim kendini iktidar olarak \u2018do\u011falla\u015ft\u0131r\u0131p\u2019 \u00fczerinde kuruldu\u011fu toplumu ba\u015ftan \u00e7\u0131-karmaya (beynini da\u011f\u0131tmaya), b\u00f6ylelikle kendisi i\u00e7in bir s\u00f6m\u00fcrge haline geti-rip y\u00f6netmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bir toplum i\u00e7in \u00f6zy\u00f6netim hayati \u00f6nemdedir. \u00d6zy\u00f6netimden yoksun kalm\u0131\u015f bir toplum s\u00f6m\u00fcrge olmaktan kurtulamayaca\u011f\u0131 gibi, bunun do\u011fal sonucu olarak asimilasyon ve soyk\u0131r\u0131mla s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde yok olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r.<\/p>\n<p>Toplumun \u00f6z\u00fcne yabanc\u0131 y\u00f6netimler iktidar\u0131n en zorba ve s\u00f6m\u00fcrgen bi-\u00e7imini temsil ederler. Dolay\u0131s\u0131yla bir toplum i\u00e7in en hayati, ahlaki, bilimsel ve estetik g\u00f6rev \u00f6zy\u00f6netim g\u00fcc\u00fcne kavu\u015fmakt\u0131r. Bu g\u00f6revi ba\u015faramayan toplu-mun ahlaki, bilimsel ve estetik geli\u015fimi m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, siyasal ve ekonomik kurumla\u015fma ve geli\u015fmesi de yok olur. \u00d6nemli olan, y\u00f6netim erkinin bir yandan kendini iktidar bi\u00e7imine ta\u015f\u0131rmaktan al\u0131koymas\u0131, di\u011fer yandan y\u00f6netimsizli\u011fe kar\u015f\u0131 sonuna kadar direnmesidir. Y\u00f6netimi iktidarla\u015ft\u0131rmamak kadar, iktidar\u0131n y\u00f6netim ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131 elinden almak da b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u0130ktidar ne denli anti-toplumsalsa, y\u00f6netim de o denli toplumsal erktir. Top-lumsal erksiz ahlaki, estetik ve bilimsel geli\u015fme olmaz. B\u00f6ylelikle dar anlamda k\u00fclt\u00fcrel geli\u015fme olmay\u0131nca, geni\u015f anlamda ekonomik ve siyasal geli\u015fme de olmaz. Bu durumda ya\u015fanacak olan s\u00f6m\u00fcrgele\u015fmek, asimilasyon ve soyk\u0131r\u0131m sonucu t\u00fckenmedir.<\/p>\n<p>\u0130ktidar y\u00f6netimi toplumda ne denli antidemokratikse, \u00f6zy\u00f6netim de o den-li demokratik y\u00f6netimle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Saf iktidar y\u00f6netimleri ne kadar demok-rasi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve toplumun y\u00f6netimden uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 ifade ediyorsa, \u00f6zy\u00f6netimler de toplumu y\u00f6netime katt\u0131klar\u0131 oranda demokratikle\u015fmeyi ifade ederler. Bu durumda demokrasi toplumun kat\u0131l\u0131m sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 \u00f6zy\u00f6netimi olarak tan\u0131mlanabilir. \u00d6zy\u00f6netimler hep toplumla ilgili olduklar\u0131ndan, kat\u0131l\u0131ms\u0131z olmalar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011fine g\u00f6re, do\u011falar\u0131nda demokrasi vard\u0131r. Demokrasi daha \u00e7ok halk ve ulus gibi makro toplumlar i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen bir kavram iken, \u00f6zy\u00f6netimler en k\u00fc\u00e7\u00fck klan toplumundan en geni\u015f ulusal toplumlara kadar yayg\u0131nla\u015fan ve s\u00fcreklili\u011fi olan bir erki ifade ederler. Toplumbilimin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 en \u00f6nemli kriz veya sorunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda, iktidar ve y\u00f6netim karga\u015fas\u0131n\u0131 ve \u00e7arp\u0131tmas\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zememesi gelir. Bu da beraberinde t\u00fcm yap\u0131sal ve anlaksal analizlerle tarihsel yakla\u015f\u0131mlar\u0131 kaos i\u00e7inde tutmakta, krizin \u00f6mr\u00fcn\u00fc uzatmak-tad\u0131r. Sonu\u00e7 iktidar\u0131n t\u00fcm toplumu ve \u00e7evreyi yutmas\u0131, demokrasiyi i\u00e7eriksiz-le\u015ftirip bo\u015f bir kabuk durumuna d\u00fc\u015f\u00fcrmesi, kendini anlams\u0131zca tekrarlayan bir bi\u00e7imselli\u011fe indirgemesidir. Sosyolojik bilim iktidar ve demokratik y\u00f6netim kavramlar\u0131n\u0131 oda\u011f\u0131na al\u0131p \u00e7\u00f6zmedik\u00e7e ve bununla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc tarihe ve di\u011fer bilimlere yaymad\u0131k\u00e7a, bilimsel alandaki krizin, dolay\u0131s\u0131yla top-lumsal krizin yeni bir yap\u0131sall\u0131k ve anlamsall\u0131k olarak a\u015f\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olma-yacakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>6- Politika<\/strong><\/p>\n<p>Politika kavram\u0131 da en az iktidar kavram\u0131 kadar kavranmas\u0131 g\u00fc\u00e7 bir top-lumsal olguyu temsil etmektedir. Hem y\u00f6netim hem de iktidar kavram\u0131n\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran politika kelime olarak Grek k\u00f6kenli olup, \u2018\u015fehir y\u00f6netimi\u2019 anlam\u0131na gelmektedir. Fakat toplumsal olgu olarak s\u00f6z edildi\u011finde, toplumun \u00f6zg\u00fcrce y\u00f6netilerek geli\u015fmesi ve bireyselle\u015fmenin geli\u015fim sa\u011flamas\u0131 olarak tan\u0131mlana-bilir. Y\u00f6netim olgusunu i\u00e7ermekle birlikte ona indirgenemez. Ne \u00f6zy\u00f6netimle ne de iktidar y\u00f6netimiyle \u00f6zde\u015fle\u015ftirilebilir. Politikay\u0131 toplumun \u00f6zg\u00fcrl\u00fck alan\u0131, geli\u015fmenin anlam ve iradece t\u00fcretildi\u011fi yarat\u0131m alan\u0131 olarak yorumlamak \u00f6z ger\u00e7ekli\u011fine daha yak\u0131nd\u0131r. Hatta politikay\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle \u00f6zde\u015fle\u015ftirmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Burada toplumun hem d\u00fc\u015f\u00fcnce hem de eylemle kendili\u011fini, kendi kimli\u011fini bilince \u00e7\u0131karmas\u0131, geli\u015ftirmesi ve savunmas\u0131 s\u00f6z konusudur. Politika \u00f6zy\u00f6netim erki haline geldi\u011finde demokratik politika olarak kimlik kazan\u0131rken, politikan\u0131n iktidar y\u00f6netimi haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi ise kendi \u00f6z ger\u00e7ekli\u011finden sapt\u0131r\u0131lmas\u0131 ve kendini ink\u00e2r eder duruma d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi olarak de\u011ferlendirilebilir. \u0130ktidar alan\u0131 politikan\u0131n ink\u00e2r edildi\u011fi aland\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla devlet y\u00f6netimi liberalizmin \u0131srarla dayatt\u0131\u011f\u0131 gibi politika ve politik y\u00f6netim olmay\u0131p, tersine politikan\u0131n ink\u00e2r\u0131 ve yerine ya iktidar\u0131n keyfi y\u00f6netiminin veya devletin kurall\u0131 idaresinin ge\u00e7irilmesi anlam\u0131na gelir. Devlet idaresi asla politika olarak tan\u0131mlanamaz  bir nevi kurall\u0131, norma kavu\u015fmu\u015f iktidard\u0131r. \u0130ktidar\u0131n kendisi ise her hal\u00fckarda politikan\u0131n yads\u0131nmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Toplumbilimde kavram karga\u015fas\u0131n\u0131n en \u00e7ok yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 alan iktidar, y\u00f6netim ve politik ili\u015fki alan\u0131d\u0131r. Kavramlar o denli i\u00e7 i\u00e7e ve sanki \u00f6zde\u015fmi\u015f gibi kulla-n\u0131lmaktad\u0131r ki, t\u00fcm sosyal bilimin \u00e7at\u0131s\u0131 zincirleme tarzda yanl\u0131\u015f \u00f6r\u00fclmektedir. Liberal ideolojiden esinlenen sosyal bilim bu alanda s\u0131n\u0131r tan\u0131maz bir kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131na hizmet etmektedir. \u00d6zellikle tahakk\u00fcmc\u00fc sistemlerin t\u00fcm eylem-lerine politika denilirken, ayakta kalabilen politik unsurlar ise g\u00f6rmezlikten gelinmekte  ilkel a\u015firet y\u00f6netimi, dar mahallicilik, uzun vadeyi g\u00f6rememek, i\u00e7 ve d\u0131\u015f temel ulusal \u00e7\u0131karlar\u0131 temsil edememek bi\u00e7iminde yarg\u0131lanmaktad\u0131r. Bu konudaki kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve karga\u015fa muazzam \u00f6l\u00e7\u00fclerdedir. Politika \u00e7oktan toplumdan kovuldu\u011fu, yerine ihanetle \u00f6zde\u015f olan iktidar kodlar\u0131 egemen k\u0131-l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 halde, politik olarak b\u00fcy\u00fck bir geli\u015fim sa\u011fland\u0131\u011f\u0131ndan, politikada mo-dern ve uygar bir seviyenin yakaland\u0131\u011f\u0131ndan dem vurulabilmektedir. H\u00e2lbuki politikan\u0131n oldu\u011fu toplumsal alanda ge\u00e7erli olan toplumun hayati \u00e7\u0131karlar\u0131d\u0131r  onun yap\u0131sal ve anlamsal esenli\u011fi ve geli\u015fkinli\u011fidir. Politikas\u0131z veya zay\u0131f poli-tikal\u0131 toplumlar ya d\u0131\u015ftan bir imha ve s\u00f6m\u00fcrge iktidar\u0131n\u0131 ya da i\u00e7ten bir ikti-dar elitinin ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc s\u0131n\u0131f\u0131n bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fc ya\u015famaktan kurtula-mazlar. Bir topluma yap\u0131labilecek en b\u00fcy\u00fck iyilik, onu politik toplum seviyesi-ne y\u00fckseltmektir. Daha da iyisi, onu demokratik siyasetin yirmi d\u00f6rt saat \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrekli ve yap\u0131sal bir demokrasiye kavu\u015fturmakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>7- Ahl\u00e2k<\/strong><\/p>\n<p>Ahl\u00e2k\u0131 politikan\u0131n tarihsel kurumsal gelenek halini alm\u0131\u015f bi\u00e7imi olarak ta-n\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Politika daha \u00e7ok g\u00fcnl\u00fck olarak yarat\u0131c\u0131, koruyucu ve besleyici rol oynarken, ahl\u00e2k gelene\u011fin kurumsal ve kurall\u0131 g\u00fcc\u00fcyle mevcut toplum i\u00e7in ayn\u0131 hizmeti g\u00f6r\u00fcr. Ahl\u00e2k\u0131 toplumun politik haf\u0131zas\u0131 olarak de\u011fer-lendirmek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ahl\u00e2ken a\u015f\u0131lm\u0131\u015f veya ahl\u00e2ktan yoksun kalm\u0131\u015f top-lumlar politik haf\u0131zas\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla geleneksel kurum ve kural g\u00fcc\u00fcn\u00fc zay\u0131f-latm\u0131\u015f ve yitirmi\u015f demektir. Bu da bir toplum i\u00e7in \u00f6z savunmadan yoksun kalmak, her t\u00fcr i\u00e7 ve d\u0131\u015f tahakk\u00fcmc\u00fc, s\u00f6m\u00fcrgen ve asimilasyonist uygulama-lara a\u00e7\u0131k hale d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmektir. \u0130ktidar sistemlerinin ve devlet olu\u015fumlar\u0131n\u0131n s\u00fcrekli ahl\u00e2k\u0131 a\u015f\u0131nd\u0131rmalar\u0131 ve yerine topluma \u00fcstten tek tarafl\u0131 hukuk iradele-rini (egemenlerin ahlaki bi\u00e7imini) dayatmalar\u0131n\u0131n alt\u0131ndaki temel neden, \u00f6zy\u00f6-netimi ve politikay\u0131 tahrip ederek o toplumu s\u00fcrekli ve yap\u0131sal olarak iktidar y\u00f6netimine ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye a\u00e7\u0131k hale getirmeyi zorunlu g\u00f6rmeleridir. Kendi ahl\u00e2k\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc ya\u015fayan bir toplum, iktidara ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye kolay boyun e\u011fmez. Bir toplum i\u00e7in ahl\u00e2k\u0131n en olumsuz, geri ve ilkel hali bile iktidar ve devletlerin en ileri hukuklar\u0131 ve y\u00f6netimlerinden daha de\u011ferlidir. Ahlaki ve politik toplu-mun oldu\u011fu yerde, iktidar ve hukuk gereksiz olmaktan da \u00f6teye, tahamm\u00fcl edilmesi g\u00fc\u00e7 bir y\u00fck haline gelir. Bir toplum ne denli ahlaki ve politik k\u0131l\u0131n\u0131r-sa, o denli demokratik, \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fitlik\u00e7i, dolay\u0131s\u0131yla iktidar eliti ve sermaye tekellerinin istismar\u0131na kapal\u0131 ve direngen k\u0131l\u0131n\u0131r. Liberalizm esinli sosyal bi-limlerin politikay\u0131 demagoji seviyesine indirgeyerek \u00f6zellikle devletin prototipi partilerin temel demagoji malzemesi olarak tan\u0131mlamalar\u0131 sadece b\u00fcy\u00fck bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve bilim ad\u0131na bilime ihanet olmay\u0131p, bilin\u00e7li bi\u00e7imde kendilerine tan\u0131nan rol\u00fc oynayarak, iktidar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerine hizmet etme misyonla-r\u0131ndan ileri gelmektedir.<\/p>\n<p><strong>8- Hukuk<\/strong><\/p>\n<p>Hak ve adaletle t\u00fcm ba\u011flant\u0131lar\u0131na ra\u011fmen, hukukun esas i\u015flevi devlet ikti-dar\u0131n\u0131 daha da peki\u015ftirip toplumsal alan\u0131 gittik\u00e7e daraltmakt\u0131r. Hukukun pro-pagandas\u0131 \u00e7ok yap\u0131l\u0131r, ama esas i\u015flevi bu nedenle \u00e7ok\u00e7a a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturul-maz. Toplumun s\u00fcreklili\u011fini, beslenmesini ve korunmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan kurall\u0131 ya\u015fam\u0131 yerine ikame edilen hukukla bu imk\u00e2n elinden al\u0131nmakta, toplum \u00f6zy\u00f6netimden ve politikadan yoksun k\u0131l\u0131narak, iktidar\u0131n ve devletin \u00fcstten tek tarafl\u0131 haz\u0131rlanm\u0131\u015f hukuku ve idaresiyle ku\u015fat\u0131lmakta, s\u0131n\u0131fsal bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fc-r\u00fcye tabi k\u0131l\u0131nmaktad\u0131r. Bu nedenle hukuk kavram\u0131 da en az iktidar ve politika kavram\u0131 kadar mu\u011fl\u00e2k, \u00e7arp\u0131t\u0131lmaya olduk\u00e7a m\u00fcsait, kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n en \u00e7ok i\u015flendi\u011fi bir alan konumundad\u0131r. Bir toplumda hukukun \u00e7ok geli\u015fmesi ahl\u00e2ktan yoksunlu\u011fu ifade etti\u011fi gibi, o toplumda \u00e7ok \u015fiddetli bir s\u0131n\u0131f \u00e7at\u0131\u015f-mas\u0131n\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bask\u0131n\u0131n mevcudiyetini g\u00f6sterir. Ayr\u0131nt\u0131l\u0131 hu-kuki d\u00fczenlemeler, \u00e7ok\u00e7a idea edildi\u011finin tersine, hakk\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve adaletin temsilini de\u011fil, bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerinin sistematik olarak kodlanm\u0131\u015f \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131r. \u00d6zellikle kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc sistemati\u011finde hukukun korkun\u00e7 boyutlarda geli\u015fmesi, sistemin s\u0131n\u0131r tan\u0131maz azami k\u00e2r e\u011filiminden ileri gel-mektedir. Tarihsel olarak hak kavram\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, kendini tanr\u0131-kral olarak ilan eden iktidar tekeli ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z. Burada hak kavram\u0131 hem monar-k\u0131n tek tarafl\u0131 irade eylemini ve temell\u00fck\u00fcn\u00fc, hem de tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade et-mektedir. Hak, Tanr\u0131 ve Allah kavramlar\u0131n\u0131n \u00f6zde\u015f k\u0131l\u0131nmas\u0131, buna yontulmas\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi ifade etmektedir.<\/p>\n<p>Hukuku di\u011fer bir y\u00f6n\u00fcyle iktidar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerinin ahl\u00e2k\u0131 olarak yar-g\u0131lamak da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Geleneksel ahl\u00e2k daha \u00e7ok toplum ad\u0131na ne kalm\u0131\u015fsa o alanda seyrederken, hukuk toplumun alan\u0131n\u0131 giderek daraltan devlet iktida-r\u0131n\u0131n kurall\u0131 eylem alan\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmektedir. Ahl\u00e2k\u0131n mumla arand\u0131\u011f\u0131 kapitalist modernitede neredeyse t\u00fcm ya\u015fam alanlar\u0131n\u0131n, havan\u0131n ve suyun bile hukuk konusu haline getirilmesi, hukuk kavram\u0131n\u0131n i\u00e7eri\u011fini daha somut hale getirmekte ve anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131lmaktad\u0131r. Eski uygarl\u0131k h\u00fck\u00fcmranl\u0131klar\u0131n\u0131n \u00e7ok\u00e7a ele\u015ftirilen ve asl\u0131nda \u00e7ok zay\u0131f olan toplumsal gasplar\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131-\u011f\u0131nda, kapitalist modernitenin hukukla me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lan gasplar\u0131 s\u0131n\u0131r tan\u0131maz boyutlardad\u0131r.<\/p>\n<p>Hukukun sosyal bilimde giderek \u00fcst s\u0131ralara t\u0131rmand\u0131r\u0131lmas\u0131, \u00f6zde hak ad\u0131na haks\u0131zl\u0131klar\u0131n, toplumsal ger\u00e7eklik ad\u0131na yalan\u0131n ve kurall\u0131 ya\u015fam ad\u0131na ya\u015fam\u0131n zincirlenmesinin \u00f6rtbas edilmesi ihtiyac\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Bu nedenle hukuk kapitalist modernitenin temel me\u015fruiyet arac\u0131 olmak duru-mundad\u0131r. \u0130ktidar olgusunda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi hukuk alan\u0131nda da \u00f6nemli olan, her ne kadar hukukla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f gibi g\u00f6z\u00fckse de, buradaki ahl\u00e2ki boyutu g\u00f6rerek karma\u015fay\u0131 \u00e7\u00f6zmek ve s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa toplumu bu hukuka i\u00e7erilmi\u015f ahl\u00e2kla savunmay\u0131 bilmektir  t\u0131pk\u0131 iktidara yedirilmi\u015f toplumsal y\u00f6netim erkini geri almak gibi, hukuka yedirilmi\u015f ahl\u00e2k\u0131n toplumun korunmas\u0131nda ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fcl-mesindeki rol\u00fcnden vazge\u00e7memektir.<\/p>\n<p><strong>9- Demokrasi<\/strong><\/p>\n<p>Gerek uygulamada s\u0131k\u00e7a kullan\u0131m\u0131 gerekse \u00f6z\u00fcne ters bi\u00e7imde yorumlan-mas\u0131, demokrasi kavram\u0131n\u0131n do\u011fru tan\u0131m\u0131n\u0131 \u00f6nemli k\u0131lmaktad\u0131r. \u00dczerindeki kavram karga\u015fas\u0131yla yo\u011fun kullan\u0131mda olan demokrasinin dar ve geni\u015f tan\u0131m-lar\u0131 yap\u0131labilir. Demokrasi geni\u015f anlamda devlet ve iktidar\u0131 tan\u0131mam\u0131\u015f toplu-luklar\u0131n kendilerini y\u00f6netmesi olarak tan\u0131mlanabilir. Klan, kabile ve a\u015firet topluluklar\u0131n\u0131n kendilerini y\u00f6netmeleri bu kategoriye dahildir. \u0130ktidar ve devlet olgular\u0131n\u0131n yo\u011funca ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 toplumlarda iktidar ve devlet y\u00f6netimi d\u0131\u015f\u0131nda kalan \u00f6zy\u00f6netimleri dar anlamda demokrasi kapsam\u0131nda de\u011ferlendirmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Devletli toplumlarda saf haliyle ne demokrasi ne de despotik y\u00f6netimler ge\u00e7erlidir. Daha \u00e7ok i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f y\u00f6netim olgusu s\u00f6z konusudur. Bu da hem iktidar\u0131n hem de demokrasinin yozla\u015fmas\u0131na a\u00e7\u0131k rejimler \u00fcretir. Do\u011fas\u0131 gere\u011fi, devlet iktidar\u0131 toplumla ili\u015fkisinde demokrasiyi geriletmek ve s\u0131n\u0131rland\u0131rmak durumundad\u0131r. Demokrasi g\u00fc\u00e7leri ise, devleti tan\u0131mamak sure-tiyle s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 s\u00fcrekli geni\u015fletmek isterler. Sorunun \u00f6z\u00fc, kendini demokrasiyle maskeleyen devletle devlet olmak isteyen demokrasi aras\u0131ndaki karma\u015fadan kaynaklanmaktad\u0131r. Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131nda bu karma\u015fa sistemli bir \u015fekilde geli\u015f-tirilmi\u015ftir. Do\u011fu toplumlar\u0131nda ise, toplum ve devlet do\u011falar\u0131 aras\u0131ndaki farkl\u0131-l\u0131k daha derindir. Devlet iktidar\u0131n\u0131n kendini anayasalarla s\u0131n\u0131rland\u0131rmas\u0131 ile toplumun daha \u00e7ok temsili demokrasiyle s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131, ikisi aras\u0131ndaki sert \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 yumu\u015fat\u0131p bir arada ya\u015famalar\u0131na imk\u00e2n tan\u0131maktad\u0131r. Kapitalist modernitenin geli\u015ftirdi\u011fi bu model, \u00f6z\u00fcnde s\u0131n\u0131fsal \u00e7eli\u015fkileri yumu\u015fatarak y\u00f6netmeyi ama\u00e7lamaktad\u0131r. Kapitalist modernite bir yandan ulus-devlet gibi devlet iktidar\u0131n\u0131n en yo\u011fun ve yayg\u0131n bir bi\u00e7imini kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki t\u00fcm top-lumsal g\u00fc\u00e7ler \u00fczerinde s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken, di\u011fer yandan sistemin bask\u0131 ve istismar\u0131 alt\u0131ndakileri sus pay\u0131 kabilinden temsili parlamenter demokrasiye raz\u0131 etmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Liberal demokrasi denilen olgu bu oluyor.<\/p>\n<p>Toplumsal demokrasiyi bu i\u011ffalden kurtarmak demokratik \u00f6zy\u00f6netimler geli\u015ftirmekle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Demokratik \u00f6zy\u00f6netimleri devlet iktidar\u0131yla \u00f6zde\u015f-le\u015ftirmeden, halk\u00e7\u0131 veya proleter diktat\u00f6rl\u00fck ad\u0131 alt\u0131nda sapt\u0131rmadan geli\u015ftir-mek, do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcme en yak\u0131n model durumundad\u0131r. Ne halk ad\u0131na devletle\u015f-mesi ne de devletin basit eki olmas\u0131 demokratik \u00f6zy\u00f6netimin esas\u0131 ve ayr\u0131cal\u0131-\u011f\u0131d\u0131r. Bu yol d\u0131\u015f\u0131nda bir y\u00f6ntemle liberal demokrasinin sa\u011f ve sol \u00e7arp\u0131tmala-r\u0131n\u0131 a\u015fmak zordur. Kendini ister klasik liberal demokrasi ister reel-sosyalist halk demokrasisi olarak yans\u0131ts\u0131n, liberalizmin esas y\u00f6netim g\u00fcc\u00fc devlet tekeli ve ekonomik tekellerdir. Topluma d\u00fc\u015fen g\u00f6rev, tarih boyunca uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7le-riyle \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zdaki kapitalist modernite g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 kendi demokratik mo-dernite g\u00fc\u00e7lerini in\u015fa etmektir. Devleti y\u0131k\u0131p devlet olmay\u0131 ama\u00e7lamamak kadar, verili devlet i\u00e7inde erimeden ve onun sivil uzant\u0131s\u0131 olmadan kendini t\u00fcm toplumsal alanlarda yap\u0131land\u0131rmak ve anlaml\u0131 k\u0131lmak demokratik moder-nitenin tarihsel rol\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p><strong>10- Ekonomi<\/strong><\/p>\n<p>\u00d6zellikle feti\u015fle\u015ftirildi\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc, ekonomiyi s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u00e7izilmi\u015f bir tan\u0131ma kavu\u015fturmak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Her \u015feyi ekonomiye indirgeyerek ekonominin tan\u0131m\u0131n\u0131 anlams\u0131z k\u0131lan liberalizm, ekonominin tersi her olguyu da ekonomi saymaktad\u0131r. Genel anlamda ekonomiyi toplumun zorunlu maddi ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 giderme eylemi, bunun kurumsal ve kuralsal ifadesi olarak izah ederken, daha dar anlamda pazar etraf\u0131ndaki maddi ihtiya\u00e7 de\u011fi\u015f toku\u015fu ola-rak tan\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kullan\u0131m yerine de\u011fi\u015fim de\u011ferini esas alan pazar ekonomisi kabul g\u00f6ren bir tan\u0131m olmakla birlikte, kapitalizmin t\u0131pk\u0131 demokratik alan\u0131 yozla\u015ft\u0131rmas\u0131 gibi, ekonomik alan\u0131 da ulus-devlet ve sermaye tekellerinin tahakk\u00fcm\u00fc alt\u0131na alarak \u00f6z\u00fcn\u00fc bo\u015faltt\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok iyi kavranmas\u0131 gere-ken bir ger\u00e7ekliktir. Ekonomi sanki ulus-devlet \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda in\u015fa edilen pazar-lar \u00fczerinde sermaye tekellerinin \u00f6z faaliyetiymi\u015f gibi tan\u0131mlanmaktad\u0131r. Bu-rada ekonomi ink\u00e2r edilmekte, yerine ekonomi olmayan ve ger\u00e7ek ihtiya\u00e7lar ekonomisinin ink\u00e2r\u0131 olan tekelci ticari, s\u0131na\u00ee ve finansal a\u015f\u0131r\u0131 k\u00e2r sistemi ikame edilmekte  sanki ezel-ebed ekonomik faaliyet bu tekellerden ibaretmi\u015f gibi bu sistem ekonomi bilimi ad\u0131 alt\u0131nda yo\u011fun bir me\u015frula\u015ft\u0131rmayla sunulmaktad\u0131r. Ekonomik ter\u00f6r olarak da yorumlanabilecek bu faaliyet, yani toplumun eko-nomik olarak y\u0131k\u0131lmas\u0131, pazar\u0131n ku\u015fat\u0131l\u0131p k\u00e2r alan\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi, finansal ara\u00e7larla s\u0131na\u00ee ve ticari alanlardaki kapitalist tekellerin ekonomiyle olan ili\u015fkile-rini t\u00fcm\u00fcyle ortadan kald\u0131rarak paradan para kazanman\u0131n en temel kategori haline getirilmesi, tarihte e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f en b\u00fcy\u00fck toplumsal felaket duru-mundad\u0131r.<\/p>\n<p>Finans kapital \u00e7a\u011f\u0131 ekonomi ve toplumun y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131n zirvesidir. Toplumun neredeyse yar\u0131s\u0131n\u0131 i\u015fsizli\u011fe \u00e7eken, silah ekonomisi ad\u0131 alt\u0131nda imha ara\u00e7lar\u0131 \u00fcretimini temel ekonomik sekt\u00f6r haline getiren, sadece k\u00e2r\u0131 hedefleyen, top-lumun zorunlu ihtiya\u00e7lar\u0131yla alakas\u0131z, \u00e7evreyi y\u0131kan, t\u00fcm do\u011fa ve toplum kay-naklar\u0131n\u0131 k\u00e2ra d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren \u00e7\u0131lg\u0131n bir anti-toplum, anti-insan ve anti-do\u011fa ka-rakteri ta\u015f\u0131yan bir canavarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Burada \u00f6nemli olan, bu sistemin ilk s\u0131radaki kurbanlar\u0131 olarak ba\u015fta kad\u0131nlar ve gen\u00e7lerin emeklerinin i\u015flevsel k\u0131l\u0131nmaktan \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p ekonomisiz ya\u015famaya zorlanmalar\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k ekono-miyle ilgisi olmayan ve \u2018kelli felli\u2019 birer iktidar y\u00f6netim kurdu olan CEO\u2019lar\u0131n ekonominin kurmaylar\u0131 olarak sunulmas\u0131ndaki ak\u0131l almaz \u00e7eli\u015fkinin ba\u015fat ekonomik faaliyet olarak anlam bulmas\u0131d\u0131r! Toplumun ezici \u00e7o\u011funlu\u011funu ger\u00e7ek ekonomiden koparan, k\u00e2r\u0131 yeg\u00e2ne g\u00fcd\u00fc haline getiren ve toplumla ilgisi ancak s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekelleri in\u015fa edip s\u00fcrd\u00fcrmek olan oligar\u015fik tekellerin devlet iktidar\u0131n\u0131 bile geride b\u0131rakacak d\u00fczeyde toplumsal kansere yol a\u00e7mas\u0131n\u0131 ekonomi saymamak kadar, ekonominin ink\u00e2r\u0131 olarak yarg\u0131lamak hayati \u00f6neme sahiptir.<\/p>\n<p>Kapitalist modernite \u00e7a\u011f\u0131nda ekonomi-politik bilimi ad\u0131 alt\u0131nda S\u00fcmer Ra-hip \u00c7a\u011f\u0131\u2019n\u0131n mitolojik yarat\u0131mlar\u0131ndan bin kat daha fazla toplum d\u0131\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7lerin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 mitle\u015ftiren modern rahipleri ger\u00e7ek i\u015flevleri itibariyle iyi tan\u0131mla-mak gerekir. Bu kategoriye \u015firket CEO\u2019lar\u0131n\u0131 da dahil etmek gerekir. Ulus-devletin esas olarak bu modern rahip d\u00fczeninin zor sistemi oldu\u011funu hi\u00e7 g\u00f6z ard\u0131 etmemek durumunday\u0131z. Bilim ad\u0131na kapitalizme en \u00e7ok kafa tutan K. Marks\u2019\u0131n, sanki me\u015fru bir zemini varm\u0131\u015f gibi bu sistemi bilimselle\u015ftirmeye y\u00f6nelik olarak yapt\u0131\u011f\u0131 Kapital \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yeniden yorumlanmaya muhta\u00e7t\u0131r. Her ne kadar bir\u00e7ok alanda maskesini d\u00fc\u015f\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f olsa da, kapitalizmi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir tarihsel sistem olarak sunmas\u0131, Marksizm\u2019in son tahlilde mo-dernite i\u00e7inde eritilmesinin temel nedenidir. Reel sosyalizmin Sovyetler Birli\u011fi ve \u00c7in deneyimlerinde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi liberalizme en b\u00fcy\u00fck hizmeti sunarak sistemdeki yerini almas\u0131 da bu ger\u00e7eklikle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Toplumbili-mi ekonomiye indirgemek, ekonomiyi de ekonominin s\u00fcrekli ink\u00e2r\u0131 demek olan kapitalist sistem analizine ay\u0131rmak bilimsel alandaki krizin \u00f6z\u00fcd\u00fcr. T\u00fcm toplumsal bilimi krize s\u00fcr\u00fckleyen ekonomi-politik krizini a\u015fmadan, kurumsal (\u00fcniversiteler), anlaksal ve felsefi perspektifini yitirmi\u015f olan t\u00fcm genel bilim-lerde ya\u015fanan krizi a\u015fmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bilimdeki kriz a\u015f\u0131lmadan, bilim yeniden anlamsal ve kurumsal in\u015faya kavu\u015fturulmadan, genel toplumsal krizi ve kapitalist modernite \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u015fmak da m\u00fcmk\u00fcn olamaz.<\/p>\n<p><strong>11- Asimilasyon<\/strong><\/p>\n<p>Asimilasyon uygarl\u0131k toplumlar\u0131nda iktidar ve sermaye tekellerinin k\u00f6lelik stat\u00fcs\u00fc alt\u0131na ald\u0131klar\u0131 toplumsal gruplar \u00fczerinde uygulad\u0131klar\u0131 ve bu grupla-r\u0131 kendi ekleri, uzant\u0131lar\u0131 durumuna indirgemek i\u00e7in ba\u015fvurduklar\u0131 tek tarafl\u0131 ili\u015fki ve eylemi ifade eder. Asimilasyonda esas olan, iktidar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc meka-nizmas\u0131 i\u00e7in en az maliyetle k\u00f6le olu\u015fturmakt\u0131r. \u00d6z kimli\u011fi ve direnci k\u0131r\u0131l\u0131p da\u011f\u0131t\u0131lan ve asimile edilen grup, h\u00e2kim elitin hizmetleri i\u00e7in en uygun k\u00f6lele-rin derlendi\u011fi bir konuma d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Burada asimile edilen k\u00f6lenin temel i\u015flevi efendisine mutlak benze\u015fmek, onun eki ve uzant\u0131s\u0131 olma u\u011fruna her t\u00fcr \u00e7abay\u0131 g\u00f6stererek kendini kan\u0131tlamak, b\u00f6ylelikle sistemde kendine yer yapmak-t\u0131r. Ba\u015fka hi\u00e7bir \u00e7aresi yoktur. Ya\u015fayabilmek i\u00e7in eski toplumsal kimli\u011fini bir an \u00f6nce terk etmek ve kendini efendilerinin k\u00fclt\u00fcr\u00fcne en iyi \u015fekilde adapte etmek kendisine tek se\u00e7enek olarak sunulmu\u015ftur. Asimilasyonu ya\u015fayan top-lum en uysal, en \u00e7al\u0131\u015fkan ve u\u015fakl\u0131kta yar\u0131\u015fan vicdans\u0131z, ahl\u00e2ks\u0131z ve zihniyetsiz insan taslaklar\u0131ndan olu\u015fur. Bunlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrce ald\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir karar ve ger\u00e7ekle\u015f-tirdi\u011fi eylem yoktur. T\u00fcm toplumsal kimlik de\u011ferlerine ihanet ettirilmi\u015f, sade-ce midesini doyurma pe\u015findeki insan k\u0131l\u0131kl\u0131 bir hayvana indirgenmi\u015ftir. H\u00e2kim elit, asimilasyon toplumuna bu kimliksizli\u011fi dayatmak i\u00e7in iki temel silah kul-lan\u0131r: Birincisi, \u00e7\u0131plak fiziki zor\u2019dur. En ufak isyan ve ba\u015fkald\u0131r\u0131s\u0131nda imha k\u0131l\u0131c\u0131 ba\u015f\u0131nda salland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. \u0130kincisi, a\u00e7l\u0131k ve i\u015fsizlikle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya b\u0131-rakmakt\u0131r. \u015eu demirden kanun ge\u00e7erli k\u0131l\u0131nmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r: \u2018E\u011fer k\u00fclt\u00fcrel kimli-\u011finde \u0131srar eder ve efendinin diledi\u011fi gibi bir hizmet\u00e7i olmazsan, ya ba\u015f\u0131n gider ya da a\u00e7 kal\u0131rs\u0131n!\u2019<\/p>\n<p>Egemen elidin bunun i\u00e7in geli\u015ftirdi\u011fi temel mekanizma, kim olursa olsun, asimile edilen k\u00fclt\u00fcrle ilgili her \u015feye ilgi duyanlar ve bu k\u00fclt\u00fcre bula\u015fanlar\u0131n resmi toplumda hi\u00e7bir ya\u015fam imk\u00e2n\u0131 bulmamalar\u0131 i\u00e7in t\u00fcm yap\u0131sal ve anlaksal k\u00fclt\u00fcrel geli\u015fme yollar\u0131n\u0131 t\u0131katmakt\u0131r. Ne kadar yetenekli olursa olsun, t\u00fcm devlet kap\u0131lar\u0131 asimile edilen k\u00fclt\u00fcrle ili\u015fki kuran ve bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn ya\u015fat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fan ki\u015fi, grup ve kurulu\u015flar\u0131n y\u00fcz\u00fcne kapand\u0131\u011f\u0131 gibi, devlet d\u0131\u015f\u0131 top-lum alanlar\u0131ndan da kap\u0131 d\u0131\u015far\u0131 edilmeleri i\u00e7in gizli ya da a\u00e7\u0131k, yumu\u015fak ya da sert y\u00f6ntemlerle her t\u00fcrl\u00fc tedbir al\u0131n\u0131r. Asimile edilen k\u00fclt\u00fcr \u00fczerinde ba\u015flan-g\u0131\u00e7ta amat\u00f6r bir hevesle \u00e7al\u0131\u015fan ki\u015fi ve kurulu\u015flar, s\u00fcre\u00e7 ilerledik\u00e7e t\u00fcm kap\u0131-lar\u0131n kendilerine sadece kapanmakla kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u0131srar etmeleri halinde fiziki varl\u0131klar\u0131n\u0131n da tehlikeye girece\u011fini kavrad\u0131klar\u0131nda ya asimile edici h\u00e2kim ulus-devlet toplumuna kat\u0131l\u0131rlar ya da y\u00f6ntem de\u011fi\u015ftirip \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ve kurtulu\u015fu aktif direni\u015f ki\u015fili\u011fi ve \u00f6rg\u00fctlenmesinde ararlar. Kapitalist modernitenin t\u00fcm ulus-devlet olu\u015fumlar\u0131nda bu y\u00f6nl\u00fc say\u0131s\u0131z \u00f6rnek vard\u0131r. S\u00f6z konusu meka-nizma sadece ezilen etnik topluluklar ve halklar \u00fczerinde uygulanmaz  h\u00e2kim elitin mensubu oldu\u011fu ulusun farkl\u0131 etnik gruplar\u0131 ve ezilen s\u0131n\u0131flar\u0131 da asimi-lasyondan paylar\u0131n\u0131 al\u0131rlar  kendi etnik leh\u00e7elerini ve \u00f6zg\u00fcr kalan k\u00fclt\u00fcr de\u011fer-lerini yitirmekle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131rlar.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu\u2019da asimilasyonun en b\u00fcy\u00fck kurban\u0131 durumunda olan K\u00fcrt halk\u0131 bu konuda \u00e7arp\u0131c\u0131 bir \u00f6rne\u011fi te\u015fkil eder. K\u00fcrtl\u00fckte \u0131srar etmek, i\u015fsiz kalmak ba\u015fta olmak \u00fczere, soyk\u0131r\u0131ma kadar giden bir s\u00fcreci g\u00f6ze almak demektir. Ne kadar yetenekli olursa olsun, bir K\u00fcrt bireyi h\u00e2kim ulus-devletin her t\u00fcrl\u00fc k\u00fclt\u00fcr politikalar\u0131n\u0131 g\u00f6n\u00fcll\u00fcce benimsemedik\u00e7e, ki\u015fisel ve kurumsal geli\u015fmesi-nin \u00f6n\u00fcndeki t\u00fcm kap\u0131lar birer birer kapan\u0131r. Ya g\u00f6n\u00fcll\u00fc teslimiyeti se\u00e7ip cumhurba\u015fkan\u0131 olmaya kadar giden kap\u0131lar\u0131n kendisine a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6recek, ya da teslim olmay\u0131p direni\u015fi se\u00e7ti\u011finde soyk\u0131r\u0131ma varana dek ba\u015f\u0131na gelebilecek her t\u00fcrl\u00fc bela ve felakete katlanmas\u0131n\u0131 bilecektir.<\/p>\n<p><strong>12- Soyk\u0131r\u0131m<\/strong><\/p>\n<p>Asimilasyon olgusunun devam\u0131 niteli\u011findeki soyk\u0131r\u0131m, asimilasyon y\u00f6nte-miyle \u00fcstesinden gelinemeyen halklar\u0131n, az\u0131nl\u0131klar\u0131n, her t\u00fcrden dinsel, mez-hepsel ve etnik gruplar\u0131n fiziki ve k\u00fclt\u00fcrel olarak tamamen tasfiyesini ama\u00e7lar. Duruma g\u00f6re bu her iki y\u00f6ntemden biri tercih edilir. Fiziki soyk\u0131r\u0131m y\u00f6ntemi genellikle h\u00e2kim elit k\u00fclt\u00fcr\u00fcne, yani ulus-devlet k\u00fclt\u00fcr\u00fcne g\u00f6re \u00fcst\u00fcn konum-da olan k\u00fclt\u00fcrel gruplara uygulan\u0131r. Bunun tipik \u00f6rne\u011fi Yahudi k\u00fclt\u00fcr\u00fcne ve halk\u0131na uygulanan jenositlerdir. Tarih boyunca Yahudiler hem maddi hem de manevi k\u00fclt\u00fcr alan\u0131nda en g\u00fc\u00e7l\u00fc kesimleri olu\u015fturduklar\u0131ndan, kar\u015f\u0131t h\u00e2kim k\u00fclt\u00fcrlerin fiziki darbe ve imhalar\u0131na maruz kal\u0131p, s\u0131k s\u0131k pogrom denilen soyk\u0131r\u0131mlara da u\u011frat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130kinci soyk\u0131r\u0131m y\u00f6ntemi olan k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131mlar ise, daha \u00e7ok h\u00e2kim elit ve ulus-devlet k\u00fclt\u00fcr\u00fcne g\u00f6re zay\u0131f ve geli\u015fmemi\u015f durumda bulunan halklar, etnik topluluklar ve inan\u00e7 gruplar\u0131 \u00fczerinde uygulan\u0131r. Temel mekanizma olan k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131mla bu halklar\u0131n, etnik ve dinsel gruplar\u0131n h\u00e2kim elit ve ulus-devletin dil ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7inde t\u00fcm\u00fcyle tasfiye edilmesi ama\u00e7lan\u0131r  ba\u015fta e\u011fitim kurumlar\u0131 olmak \u00fczere her t\u00fcrl\u00fc toplumsal kurumun cenderesi i\u00e7ine al\u0131narak varl\u0131klar\u0131 sona erdirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. K\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m fiziki imhaya g\u00f6re daha sanc\u0131l\u0131 ve uzun s\u00fcrece yay\u0131lm\u0131\u015f bir soyk\u0131r\u0131m t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Yaratt\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lar fiziki soyk\u0131r\u0131mdan daha felaketlidir  bir halk veya herhangi bir topluluk i\u00e7in ya\u015fam-da kar\u015f\u0131la\u015fabilece\u011fi en b\u00fcy\u00fck felaket niteli\u011findedir. Varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, kimli\u011fini, toplum do\u011fas\u0131n\u0131n t\u00fcm maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcrel unsurlar\u0131n\u0131 terk etmeye zorlanmak, uzun s\u00fcrece yay\u0131lm\u0131\u015f kitlesel \u00e7arm\u0131ha gerilmekle \u00f6zde\u015ftir. Burada soyk\u0131r\u0131ma yat\u0131r\u0131lm\u0131\u015f k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferleri i\u00e7in ya\u015famaktan de\u011fil, ancak inim inim inlemekten bahsedilebilir. Kapitalist modernitenin azami k\u00e2r\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirirken t\u00fcm halklara, ezilen ve i\u015fsiz b\u0131rak\u0131lan s\u0131n\u0131flara \u00e7ektirdi\u011fi as\u0131l ac\u0131 sadece maddi ola-rak s\u00f6m\u00fcr\u00fclmelerinden de\u011fil, di\u011fer t\u00fcm k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferlerinin \u00e7arm\u0131ha geril-mesinden duyulan ac\u0131d\u0131r. Ulus-devletin resmi k\u00fclt\u00fcr\u00fc d\u0131\u015f\u0131ndaki t\u00fcm maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferlerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7eklik, \u00e7arm\u0131hta can vermedir. Zaten ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc insanl\u0131\u011f\u0131n ve ekolojik \u00e7evrenin s\u00f6m\u00fcr\u00fc kayna\u011f\u0131 durumuna d\u00f6n\u00fc\u015f-t\u00fcr\u00fclerek t\u00fcketilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p><\/p>\n<p>K\u00fcrtlerin durumu k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m\u0131n en \u00e7arp\u0131c\u0131 ve trajik \u00f6rne\u011fini temsil eder. K\u00fcrt halk\u0131 h\u00e2kim ulus-devletlerce t\u00fcm maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcrel de\u011fer-leri \u00fczerine kurulu \u00e7arm\u0131h mekanizmas\u0131nda inim inim inletilirken, ba\u015fta emek de\u011ferleri olmak \u00fczere t\u00fcm toplumsal birikimleri, yeralt\u0131 ve yer\u00fcst\u00fc zenginlik kaynaklar\u0131 a\u00e7\u0131k bir talana u\u011frat\u0131l\u0131r  geri kalan\u0131 da imhaya terk edilir, i\u015fsiz ve i\u015flevsiz b\u0131rak\u0131l\u0131r, \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr  \u00e7irkin k\u0131l\u0131narak ya\u015fanmaz, y\u00fcz\u00fcne bak\u0131lmaz duru-ma getirilir. K\u00fcrt insan\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde art\u0131k tek yol b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f gibidir: H\u00e2kim ulus-devlet i\u00e7inde erimek, t\u00fcm\u00fcyle temel de\u011ferlerinden vazge\u00e7mek! Bundan ba\u015fka ya\u015fam yolu yoktur. Zaman zaman fiziki soyk\u0131r\u0131mlara da varan K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m\u0131 belki de kapitalist modernitenin ger\u00e7ekli\u011fini t\u00fcm \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131y-la g\u00f6steren en \u00e7arp\u0131c\u0131 ve trajik \u00f6rneklerin ba\u015f\u0131nda gelmektedir.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>K\u00fcrt Halk \u00d6nderi Abdullah \u00d6calan&#8217;\u0131n \u0130mral\u0131 Ceza Evinde zor \u015fartlar alt\u0131nda kaleme alm\u0131\u015f oldu\u011fu DEMOKRAT\u0130K UYGARLIK MAN\u0130FESTOSU&#8217;nun 5. Kitab\u0131 olan K\u00fcrt Sorunu ve Ulus \u00c7\u00f6z\u00fcm\u00fc &#8211; K\u00fclt\u00fcrel Soyk\u0131r\u0131m K\u0131skac\u0131ndaki K\u00fcrtleri Savunmak adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 b\u00f6l\u00fcmler \u015feklinde yay\u0131nlayaca\u011f\u0131z.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":4578,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-4577","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4577","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4577"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4577\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4578"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4577"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4577"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4577"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}