{"id":4655,"date":"2020-03-15T01:14:36","date_gmt":"2020-03-14T22:14:36","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/b-kuramsal-cerceve\/"},"modified":"2020-03-15T01:14:36","modified_gmt":"2020-03-14T22:14:36","slug":"b-kuramsal-cerceve","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/b-kuramsal-cerceve\/","title":{"rendered":"B- Kuramsal \u00c7er\u00e7eve"},"content":{"rendered":"<p>05 Eyl\u00fcl 2013 Per\u015fembe Saat 06:36<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Toplumsal kuramlar \u00e7ok \u00e7e\u015fitli ve \u00e7eli\u015fik yap\u0131da olmalar\u0131na ra\u011fmen, ana konumuzu ayd\u0131nlatmalar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bunlardan baz\u0131lar\u0131na dikkat \u00e7ekmekle yetinece\u011fiz. \u00c7ok geni\u015f bir evreni te\u015fkil eden toplumsal \u00e7e\u015fitlilikleri kuramla\u015ft\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcn olmakla birlikte amaca fazla hizmet etmez  bu kuramla\u015ft\u0131rma as\u0131l ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 gereken konuyu g\u00f6z ard\u0131 etmeye ve \u00f6nemsiz k\u0131lmaya g\u00f6t\u00fcrebi-lir.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/3075-1.png\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p><strong>\u00a0B- Kuramsal \u00c7er\u00e7eve<\/strong><\/p>\n<p>Toplumsal kuramlar \u00e7ok \u00e7e\u015fitli ve \u00e7eli\u015fik yap\u0131da olmalar\u0131na ra\u011fmen, ana konumuzu ayd\u0131nlatmalar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bunlardan baz\u0131lar\u0131na dikkat \u00e7ekmekle yetinece\u011fiz.<\/p>\n<p>\u00c7ok geni\u015f bir evreni te\u015fkil eden toplumsal \u00e7e\u015fitlilikleri kuramla\u015ft\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcn olmakla birlikte amaca fazla hizmet etmez  bu kuramla\u015ft\u0131rma as\u0131l ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 gereken konuyu g\u00f6z ard\u0131 etmeye ve \u00f6nemsiz k\u0131lmaya g\u00f6t\u00fcrebi-lir. Toplumbilimde en \u00f6nemli husus her \u015feyin ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 de\u011fil, hayati \u00f6nemi olan konular ve problemlerin belirlenmesi ve ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131d\u0131r. En \u00f6nemli soru \u015fudur: Toplumsal olgular orman\u0131nda en belirleyici olgular neler-dir? Bu konuda \u00f6nemli olaylar ve ki\u015filiklerden tutal\u0131m, devlet ve ekonomiye \u00f6ncelik verenlere kadar uzun bir liste s\u0131ralamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Benim i\u00e7in en a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 baz\u0131 olgular ve ya\u015fad\u0131klar\u0131 yap\u0131-s\u00fcre\u00e7ler \u00f6nem ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131ndan, bunla-r\u0131 s\u0131ras\u0131yla taslak halinde sunmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p><strong>1- Merkez\u00ee Hegemonik \u0130ktidar<\/strong><\/p>\n<p>Temel konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan hayati kuramsal tan\u0131mlama merkez\u00ee hegemonik iktidara ili\u015fkin olmak durumundad\u0131r. Bir halk\u0131n soyk\u0131r\u0131m\u0131n e\u015fi\u011fine kadar geti-rilmesini ayd\u0131nlatacak ba\u015fl\u0131ca kuram merkez\u00ee hegemonik iktidar kuram\u0131d\u0131r. \u0130ktidar kavram\u0131 yeterince tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, tarihsel geli\u015fimi i\u00e7inde iktidar\u0131n toplumu nas\u0131l k\u0131skac\u0131 alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirlemek \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u00d6ncelikle iktidar\u0131n hegemonik karakterini iyi belirlemek gerekir. Do\u011fu\u015fundan itibaren iktidar odaklar\u0131 kendi aralar\u0131nda \u015fiddetli bir rekabete, giderek sava\u015flara giri\u015f-mek durumundad\u0131r. \u0130ktidarlar sava\u015flarla ba\u015flang\u0131\u00e7ta birbirlerini yok ederek monolitik olmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Belli bir s\u00fcre sonra bunun yarars\u0131z oldu\u011fu ve m\u00fcmk\u00fcn olamayaca\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131nca, en g\u00fc\u00e7l\u00fc iktidar merkezinin hegemonyas\u0131 alt\u0131na girmek di\u011fer iktidar merkezleri i\u00e7in ehven-i \u015fer olarak kabul edilir. Ayr\u0131ca s\u00fcrekli dipten ve d\u0131\u015ftan gelen anti-iktidar hareketleri, iktidar sahipleri-nin ortakl\u0131k ettikleri bir hegemonun (dominant, ba\u015fat komutan) iktidar\u0131 alt\u0131n-da ittifak halinde ya\u015famalar\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131larlar. Tarihte saf iktidarlar bir istisna te\u015fkil eder  kural olan, iktidar\u0131n hegemonik karakteridir. Merkez\u00ee ikti-dar ekonomik merkezle tamamlanmak durumundad\u0131r. Merkez\u00ee iktidar yo\u011fun-la\u015fmas\u0131 ba\u015fat ekonomik yo\u011funla\u015fman\u0131n oldu\u011fu merkezle s\u0131k\u0131 ba\u011f i\u00e7indedir. Merkez\u00ee ekonomi dalga dalga \u00e7evreye yay\u0131larak kendini sistemle\u015ftirirken, bunu merkez\u00ee iktidar\u0131n i\u00e7 i\u00e7e yay\u0131lmas\u0131yla birlikte ta\u015f\u0131rmak durumundad\u0131r. Merkez\u00ee iktidar bizzat yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f en g\u00fc\u00e7l\u00fc potansiyel ekonomik yap\u0131 oldu\u011fundan, g\u00fcncelli\u011fi i\u00e7inde ekonomiyi aktifle\u015ftirerek merkezden \u00e7evreye do\u011fru yay\u0131l\u0131r. Kazanc\u0131n, sermaye birikiminin azami olu\u015funa g\u00f6re, merkez ve \u00e7evre s\u00fcrekli yer de\u011fi\u015ftirir. Bu durum bunal\u0131m denilen s\u00fcre\u00e7leri ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lar.<\/p>\n<p>O halde \u00e7evre ve bunal\u0131m, merkez\u00ee iktidar ve ekonominin vazge\u00e7ilmez te-mel niteliklerindendir. Sistem verimli \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k\u00e7a merkezin de\u011fi\u015fmesine gerek yoktur. Fakat tarihte \u00e7o\u011funlukla ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 gibi, merkezin giderek asalakla\u015fma-s\u0131 \u00fczerine, verimli bir \u00e7evre g\u00fcc\u00fc bunal\u0131mlar\u0131n etkisinden de yararlanarak \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapar  yeni teknolojik uygulamalarla ekonomiyi daha ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131larak bunu ger\u00e7ekle\u015ftirir. Yeni teknoloji yeni askeri teknik demektir. B\u00f6ylesi tarihsel momentlerde ya\u015fanan iktidar kaymalar\u0131 yeni merkez ve \u00e7evre olu\u015fumlar\u0131yla sonu\u00e7lan\u0131r. \u0130ktidar hegemonyas\u0131 yeniden kurulur. Yeni bir kavmin ve haneda-n\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde y\u00fckselen bu t\u00fcr hegemonik iktidar olu\u015fumlar\u0131yla tarihte hep kar\u015f\u0131la\u015f\u0131l\u0131r. Burada ekonomi ve iktidardan hangisinin belirleyicili\u011fi oldu\u011fu konusunda ayr\u0131m yapmak fazla anlaml\u0131 de\u011fildir. Hi\u00e7bir hegemonik iktidar ekonomik merkezsiz edemeyece\u011fi gibi, hi\u00e7bir ekonomik merkez de merkez\u00ee hegemonik iktidar in\u015fas\u0131na y\u00f6nelmeden kendini uzun s\u00fcreli veya kal\u0131c\u0131 k\u0131la-maz.<\/p>\n<p>Tarihte merkez\u00ee hegemonik iktidarla ba\u011flant\u0131l\u0131 di\u011fer \u00e7ok \u00f6nemli bir olgu, bu sistemin zincirleme ba\u011flant\u0131l\u0131 ve bo\u015fluk kabul etmeyen bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131mas\u0131, hem zamansal hem de mek\u00e2nsal kopukluklar halinde de\u011fil, bir zincirin halka-lar\u0131 gibi ya\u015fanmas\u0131d\u0131r. Hegemonik iktidar\u0131n do\u011fas\u0131nda zamanda ve mek\u00e2nda bo\u015fluk b\u0131rakmak yoktur. Azami doluluk s\u00f6z konusudur. Halkalar i\u00e7 i\u00e7e ve birbirine s\u0131k\u0131ca ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bo\u015fluk ve kopukluk oldu mu merkezin \u00e7\u00f6kme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 belirir. Zaman\u0131nda tamir edilip doldurulmazsa \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f ve yer de\u011fi\u015ftiri\u015f ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olur. Merkez\u00ee hegemonik iktidar\u0131 sadece b\u00fcy\u00fck imparatorluklara \u00f6zg\u00fc bir durum olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmemek gerekir. B\u00fct\u00fcn toplum hegemonik ikti-dar ili\u015fkilerine ba\u011flanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. En b\u00fcy\u00fck imparatorluk merkezinden ba-\u011f\u0131ml\u0131s\u0131 aile birimine kadar hepsi i\u00e7in benzer hegemonik kurallar ge\u00e7erlidir. Roma\u2019da imparator neyse, k\u00f6yde a\u011fa ve ailede koca da odur. Bu t\u00fcr hegemo-nik ilmeklerle dokundu\u011fu g\u00f6z ard\u0131 edilirse, tarihsel toplumu anlamak m\u00fcm-k\u00fcn olmaz. Belki bilgi y\u0131\u011f\u0131n\u0131m\u0131z olur, ama diyalektik kavray\u0131\u015f\u0131m\u0131z ger\u00e7ekle\u015f-mez.<\/p>\n<p>Merkez\u00ee hegemonik iktidar sadece ekonomiyle de\u011fil, en az onun kadar \u00f6nemli olan ideolojik hegemonyayla tamamlanmak durumundad\u0131r. \u0130deolojik hegemonyas\u0131z iktidar hegemonyas\u0131 olmaz. \u00d6zellikle uygarl\u0131k a\u015famas\u0131ndaki temel mitolojik ve dinsel \u00e7\u0131k\u0131\u015flar ya anti-hegemoniktir, ya da k\u0131sa s\u00fcre i\u00e7inde en az\u0131ndan bir kanad\u0131yla iktidarla b\u00fct\u00fcnle\u015ferek h\u0131zla hegemonikle\u015fir. \u00d6zellikle tek tanr\u0131l\u0131 dinlerin merkez\u00ee hegemonyayla i\u00e7 i\u00e7e geli\u015fimi hayli \u00f6\u011freticidir. \u00c7\u0131k\u0131\u015flar\u0131 mutlak hegemonla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Tanr\u0131, Allah kavram\u0131 ya ba\u015f hegemo-na alternatif bir kavramd\u0131r ki bu durumda din muhalif ve direni\u015f\u00e7idir, ya da hegemonun bizzat kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve tanr\u0131salla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r  bu ikinci du-rumda din merkez\u00ee hegemonik sistemin yans\u0131mas\u0131d\u0131r. \u0130li\u015fki ve \u00e7eli\u015fki itibariyle ikisi aras\u0131nda \u00e7ok yo\u011funca ya\u015fanan ve sava\u015f\u0131lan bir durum s\u00f6z konusudur. <\/p>\n<p>Tek tanr\u0131l\u0131 dinler tarihini ancak merkez\u00ee hegemonik iktidar\u0131n tarihiyle birlikte inceleyerek anlayabiliriz. Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc dinler tarihi anla\u015f\u0131lamaz. \u0130ktidar ve eko-nomik temelden kopuk bir dinler tarihi koca bir safsatadan ibarettir. Din, tanr\u0131, hegemon, iktidar ve ekonomi aras\u0131ndaki ili\u015fki san\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan daha yo-\u011fundur. Hegemonik iktidar\u0131n zaman\u0131 ve mek\u00e2n\u0131 zincirleme ku\u015fatmas\u0131 gibi ger\u00e7ek tarih din, tanr\u0131, hegemon, iktidar ve ekonomi i\u00e7 i\u00e7eli\u011fiyle ku\u015fat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Tarihsel toplum bu t\u00fcr ku\u015fatmalar, halkalar halinde tezah\u00fcr ederek g\u00fcn\u00fcm\u00fc-ze var\u0131r.<\/p>\n<p>Somutla\u015ft\u0131r\u0131rsak, bilinen haliyle ilk hegemon olan Akad Kral\u0131 Sargon\u2019dan beri zincirleme halkalar halinde gelen ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde yine Sargon \u0130mparator-lu\u011fu benzeri bir hegemon olan ABD ile devam eden bu s\u00fcre\u00e7, merkez\u00ee uygar-l\u0131k sistemi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir ana nehir ak\u0131nt\u0131s\u0131 gibidir. S\u00fcmer, Akad, Babil, Asur, Hitit, Mitanni, Urartu, Med, Pers, \u0130skender, Roma, Sasani, Bizans, Arap-\u0130sl\u00e2m, T\u00fcrk-Mo\u011fol, Osmanl\u0131, Britanya ve ABD hegemonyalar\u0131 ana nehri olu\u015fturur-ken, M\u0131s\u0131r, Elam, Harappa, \u00c7in, Hint, Rus, Frank ve Germen \u0130mparatorluklar\u0131 ana nehrin yan kollar\u0131 konumundad\u0131r. Tarihsel toplum, merkez\u00ee uygarl\u0131k tarihi boyunca somut olarak ana ve yan kollar\u0131yla sembolize edilirse daha ger\u00e7ek\u00e7i kavranabilir. \u015e\u00fcphesiz bu ana nehir ve yan kollar\u0131n birer k\u00fclt\u00fcr ve uygarl\u0131k anlam\u0131na gelen daha k\u00fc\u00e7\u00fck nehirler t\u00fcr\u00fcnden alt kollar\u0131 da mevcuttur. \u00d6nem-li olan, tarihsel geli\u015fimin kopuk olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, merkez\u00ee hegemonyan\u0131n ara ge\u00e7i\u015f-ler haricinde varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrekli peki\u015ftirerek g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011funu anlamakt\u0131r. Bu olu\u015fum \u015f\u00fcphesiz tek tarafl\u0131 de\u011fildir. Di\u011fer yandan anti-hegemonik g\u00fc\u00e7ler de \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan beri merkez\u00ee uygarl\u0131k sistemine ve onun he-gemonik g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli varl\u0131klar\u0131n\u0131 olu\u015fturup d\u00fcnyan\u0131n di\u011fer kutbu-nu, yani demokratik uygarl\u0131k d\u00fcnyas\u0131n\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ta\u015f\u0131m\u0131\u015flard\u0131r. Bu d\u00fcnyan\u0131n esas cevherinin demokratik, ahlaki ve politik oldu\u011fu, bitmez t\u00fcken-mez demokratik konfederasyonlarla kendini hep yenileyip g\u00fc\u00e7lendirdi\u011fi, anti-hegemonik g\u00fc\u00e7lerin genelde dinlerin ve \u00f6zelde tek tanr\u0131l\u0131 dinlerin birer mez-hebinde kendi ideolojik d\u00fcnyalar\u0131n\u0131 in\u015fa ettikleri ve ekonominin de ger\u00e7ek \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri olduklar\u0131 tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez.<\/p>\n<p>Kapitalist modernitenin egemen k\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 tekil ulus-devletler tarihi, merkez\u00ee hegemonik evrensel tarihsel geli\u015fmeyi ne kadar bast\u0131rmak istese de, bu evrensel ger\u00e7e\u011fi de\u011fi\u015ftiremez. Evrensel tarih olmadan tikel tarih olamaz. Daha do\u011frusu, tarih tikel ile evrenselin birbirini beslemesiyle geli\u015fir. Tikel ulus, s\u0131n\u0131f ve hanedan tarihleri veya ki\u015fisel tarihler evrensel ba\u011flam i\u00e7ine otur-tulmadan anla\u015f\u0131lamaz. Kapitalist modernite kendi liberal tarihini \u2018tarihin sonu\u2019 olarak ilan ederek, her klasik hegemonik \u00e7a\u011f\u0131n ba\u015fvurdu\u011fu bir hileyi tekrar-lamaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Her hegemonik \u00e7a\u011f kendini sonuncu olarak ilan eder. Fakat tarih devam ediyor. Sona eren belki de kapitalist modernitenin kendisi-dir. K\u00fcresel finans kapital \u00e7a\u011f\u0131yla birlikte somut tarih ve toplumla hi\u00e7bir ba\u011f\u0131 kalmayan bu sistem \u00f6z itibariyle anlams\u0131zla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bi\u00e7im itibariyle da\u011f\u0131lmas\u0131 da g\u00fcnbeg\u00fcn ger\u00e7ekle\u015fmektedir. Belki de tarihte ilk defa merkez\u00ee hegemonik sistem t\u00fcm rezervlerini t\u00fcketmi\u015f olup a\u011f\u0131r a\u011f\u0131r \u00e7at\u0131rdamakta, s\u00fcrekli krizle bo\u011fu\u015farak sonuna yakla\u015fmaktad\u0131r. \u00d6z\u00fcnde bir\u00e7ok y\u00f6n\u00fcyle a\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Z\u0131rhlara b\u00fcr\u00fcnerek kendini ne kadar koruyaca\u011f\u0131 merak konusudur  zaman ve mek\u00e2n\u0131 yok sayarak bi\u00e7imsel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sonsuzla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 m\u0131, yoksa t\u00fckeni\u015finin mi ya\u015fan-d\u0131\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131lmaya, hakikati ke\u015ffedilmeye de\u011fer bir konudur.<\/p>\n<p><strong>2- \u0130ktidar ve Demokratik Y\u00f6netim<\/strong><\/p>\n<p>Toplumsal y\u00f6netim olgusunda iktidarc\u0131 ve demokratik \u00f6zerk\u00e7i bi\u00e7imler aras\u0131ndaki ayr\u0131m temel toplumsal sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde kilit \u00f6neme sahiptir. \u0130ki y\u00f6netim paradigmas\u0131 aras\u0131ndaki k\u00f6kl\u00fc farklar ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p netle\u015ftirilmedik\u00e7e, geli\u015ftirilecek t\u00fcm \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin i\u015flevsiz kalmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Toplumsal y\u00f6ne-timin kendisi \u00f6zg\u00fcrce tayin edilmedik\u00e7e, di\u011fer t\u00fcm sorunlar son kertede y\u00f6-netim \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcne tak\u0131l\u0131p bo\u015fa \u00e7\u0131kacak, hatta sorunlar\u0131n daha da a\u011f\u0131rla\u015f-mas\u0131n\u0131 beraberinde getirecektir. Tarihsel bir \u00f6rnek vermek gerekirse, y\u00f6netim olgusuna iktidarc\u0131 diktat\u00f6rl\u00fck yakla\u015f\u0131m\u0131 Sovyet deneyiminin iflas\u0131nda belirleyi-ci rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015far\u0131s\u0131z devrimlerin temelinde de ayn\u0131 olgu gizlidir. Bu devrimler iktidarc\u0131 y\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131ndan bir t\u00fcrl\u00fc kopamamalar\u0131n\u0131n sonucu olarak ya iktidarla\u015f\u0131p yozla\u015fm\u0131\u015flar, ya da y\u00f6netim olgusunu t\u00fcmden d\u0131\u015flayarak bireysel anar\u015fizme kay\u0131p yenilgiyi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Toplumsal sorun y\u00f6netim olgusunun hiyerar\u015fik ve devlet\u00e7i iktidar\u0131n tecav\u00fcz\u00fcne u\u011framas\u0131ndan kaynaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Y\u00f6netim olgusu tecav\u00fcze u\u011framadan, \u00e7arp\u0131k ve sapt\u0131r\u0131c\u0131 k\u0131l\u0131nmadan bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc kurumla\u015famayaca\u011f\u0131 i\u00e7in, bu olgular ya ger\u00e7ekle-\u015femez ya da ge\u00e7ici olmaktan kurtulamaz. Y\u00f6netim gasp\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi oranda, toplumlar \u00fczerinde kapsaml\u0131 bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc mekanizmalar\u0131 kurulur. B\u00f6ylelikle de Pandora\u2019n\u0131n Kutusunun a\u00e7\u0131lmas\u0131 misali t\u00fcm toplumsal olgular sorunlara bo\u011fulur.<\/p>\n<p>Hiyerar\u015fik y\u00f6netimle bozulan do\u011fal toplum d\u00fczeni, do\u011fadan kaynaklanan sorunlara ilaveten i\u00e7 toplumsal sorunlarla da kar\u015f\u0131la\u015facakt\u0131r. Toplumun maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde sorunlar giderek a\u011f\u0131r basacakt\u0131r. Klanlar ve kabileler aras\u0131nda \u015fiddetlenen \u00e7at\u0131\u015fmalar sorunlu yap\u0131ya i\u015faret etmektedir. Zihniyet d\u00fcnyas\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan \u00e7eli\u015fkili mitolojik fikirler ve tanr\u0131sal kavramlar \u00f6z\u00fcn-de artan toplumsal sorunu ifade etmektedir. T\u00fcm bu olgular\u0131 S\u00fcmer toplu-munda \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde g\u00f6zlemleyebiliriz. Tanr\u0131lar aras\u0131ndaki sava\u015f, asl\u0131nda y\u00fckselen hiyerar\u015fik hanedanlar\u0131n ve kent-devlet y\u00f6neticilerinin kendi aralar\u0131n-daki \u00e7\u0131kar \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 ifade etmektedir. M.\u00d6. 5000-3000 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda A\u015fa\u011f\u0131 Mezopotamya\u2019da daha sonraki t\u00fcm uygar toplumlar\u0131n tan\u0131kl\u0131k edece\u011fi iktidar \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n, s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerinin, kent-k\u0131r (\u2018barbar\u2019) \u00e7eli\u015fkileri ve s\u0131n\u0131f an-la\u015fmazl\u0131klar\u0131n\u0131n temelindeki k\u00f6kl\u00fc \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 toplumsal sorunlar\u0131n prototipi olu\u015facakt\u0131r. Daha sonra ortaya \u00e7\u0131kacak olan t\u00fcm toplumsal \u00e7at\u0131\u015fma ve uzla\u015f-ma bi\u00e7imlerinin, devletin, s\u0131n\u0131f\u0131n, kent i\u00e7i ve d\u0131\u015f\u0131 kavgalar\u0131n, bar\u0131\u015f\u0131n ilk \u00f6rnek-leri buralarda denenecektir.<\/p>\n<p>S\u00fcre\u00e7ten galip \u00e7\u0131kan iktidarc\u0131 y\u00f6netim olmakla birlikte, toplum hi\u00e7bir za-man \u00f6zy\u00f6netim arzusundan vazge\u00e7memi\u015f, iktidarc\u0131 y\u00f6netime kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli \u00f6zy\u00f6netim talebini y\u00fckseltmi\u015ftir. Kald\u0131 ki, tarihin en yayg\u0131n toplum bi\u00e7imleni\u015fi olan kabile ve a\u015firetler \u00f6z\u00fcnde \u00f6zy\u00f6netimi ya\u015fam\u0131\u015flar  yabanc\u0131 iktidarc\u0131 y\u00f6ne-timlere boyun e\u011fmektense hep da\u011f, \u00e7\u00f6l ve bozk\u0131rlar\u0131n g\u00f6\u00e7ebe toplumu olmay\u0131 tercih etmi\u015flerdir. Sonuna kadar k\u0131r\u0131mdan ge\u00e7meyi g\u00f6ze alm\u0131\u015flar, ama top-lumsal do\u011fan\u0131n temel bir ihtiyac\u0131 olan \u00f6zy\u00f6netim hakk\u0131ndan vazge\u00e7memi\u015fler-dir. Kabileler ve a\u015firetler \u00f6zy\u00f6netimden vazge\u00e7menin kimliklerini yitirme ve esirle\u015fme oldu\u011funun derin bilinciyle ya\u015f\u0131yorlard\u0131. Kentlere kar\u015f\u0131 barbarlar\u0131n direni\u015fi denilen olgu, \u00f6z\u00fcnde kabile toplumunun \u00f6zy\u00f6netiminden vazge\u00e7meme ve kendi kimli\u011fini koruma sava\u015f\u0131d\u0131r. Bu olguyu g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar yayg\u0131n olarak g\u00f6zlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. S\u00fcmer toplumuna kar\u015f\u0131 Bat\u0131\u2019dan \u00e7\u00f6l kabileleri olan Aramitlerin (Proto Arap kabileler), Kuzey\u2019den ve Do\u011fu\u2019dan Hurri (Proto K\u00fcrt) kabilelerin sald\u0131r\u0131 ve direni\u015fleri S\u00fcmer tabletlerinde \u00e7arp\u0131c\u0131 ifadeler halinde destanla\u015ft\u0131r\u0131larak anlat\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Kabile ve a\u015firet topluluklar\u0131n\u0131n kavim, milliyet veya halkla\u015fma s\u00fcre\u00e7lerinde \u00f6zy\u00f6netim sorunu kendini demokrasi (Yunanca \u2018halk\u0131n kendini y\u00f6netmesi\u2019 anlam\u0131na gelmektedir) olarak somutla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Demokrasiyi iki \u00f6nemli niteli\u011fiyle tan\u0131mlamak gerekir: Birincisi, halk \u00fczerindeki iktidar kurumla\u015fmas\u0131-na, devletle\u015fmeye kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7ermektedir. \u0130kincisi, geleneksel toplumdan kalma \u00f6zy\u00f6netimini daha kat\u0131l\u0131mc\u0131 k\u0131lmakta, tart\u0131\u015fma ve toplant\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc kurum-la\u015ft\u0131r\u0131p parlamentonun prototipini olu\u015fturarak sa\u011flamla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. \u00d6zy\u00f6ne-tim, demokratik \u00f6zerklik olarak t\u00fcm ilgili toplumsal birimlerin kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 ger-\u00e7ekle\u015ftirmekte ve kurumla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Bu konuda da tarihsel \u00f6rne\u011fi \u00e7arp\u0131c\u0131 olarak ve yaz\u0131l\u0131 belgelerden izleyerek Atina demokrasisinde bulmaktay\u0131z. Atina demokrasisi k\u00f6leli\u011fi a\u015fmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in tam demokrasi say\u0131lmaz. Ama Sparta \u00f6rne-\u011findeki devletle\u015fmeyi kabul etmedi\u011fi i\u00e7in de devlet say\u0131lmamaktad\u0131r. Tam demokrasiden devlete ge\u00e7i\u015fin bu \u00e7arp\u0131c\u0131 \u00f6rne\u011fi ger\u00e7ek demokrasiye ili\u015fkin bug\u00fcn i\u00e7in bile ge\u00e7erli bir\u00e7ok ders vermektedir. Do\u011frudan demokrasi, y\u00f6neti-min y\u0131ll\u0131k se\u00e7imlerle belirlenmesi ve se\u00e7ilenlerin hi\u00e7bir \u00fcst\u00fcn yanlar\u0131n\u0131n bu-lunmay\u0131\u015f\u0131, demokrasinin emrindeki y\u00f6netim olgusu, vatanda\u015flar\u0131n politik tar-t\u0131\u015fmalara kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 sa\u011flayan ve dolay\u0131s\u0131yla e\u011fitimini ger\u00e7ekle\u015ftiren toplant\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fc Atina demokrasisinden g\u00fcn\u00fcm\u00fcze miras kalan de\u011ferlerdir. \u015e\u00fcphesiz yaz\u0131ya d\u00f6k\u00fclmemi\u015f olan say\u0131s\u0131z di\u011fer topluluklar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 da benzer demok-rasi k\u00fclt\u00fcr\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>K\u0131saca \u00f6rneklemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z tarihsel deneyimler \u00f6zy\u00f6netim ve demok-rasi olgusunun yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve fark\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. \u0130ktidarla\u015fmayan, b\u00f6ylece toplumsal soruna yol a\u00e7mayan, bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn do\u011fu\u015funa f\u0131rsat tan\u0131mayan bir y\u00f6netim bi\u00e7imi olarak kendisini tan\u0131tlamaktad\u0131r. Demokrasinin veya demokratik \u00f6zerkli\u011fin bu temel niteliklerini iktidarc\u0131 y\u00f6netim yozla\u015ft\u0131r-malar\u0131na kar\u015f\u0131 hep net k\u0131lmak ve bu niteliklerden vazge\u00e7memek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Demokrasiyi iktidar\u0131n veya devletin me\u015fruiyet k\u0131l\u0131f\u0131 haline getirmek ona yap\u0131lacak en b\u00fcy\u00fck k\u00f6t\u00fcl\u00fck olacakt\u0131r. Demokrasiler asla iktidar ve devletle \u00f6zde\u015fle\u015ftirilmemelidir. Bu t\u00fcr bir kar\u0131\u015ft\u0131rma toplumsal sorunlar\u0131n bir t\u00fcrl\u00fc \u00e7\u00f6z\u00fcm bulamamas\u0131 kadar giderek y\u0131\u011f\u0131nla\u015fmas\u0131 anlam\u0131na da gelecektir. Top-lumlar\u0131n politik bilincini ve ahl\u00e2ki duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrekli canl\u0131 tutan demokrasi-ler, iktidar ve devletten kaynaklanan sorunlar\u0131n ger\u00e7ek \u00e7\u00f6z\u00fcm alan\u0131d\u0131r. Top-lumsal sorunu demokrasiler kadar sava\u015fa ba\u015fvurmadan \u00e7\u00f6zme yetene\u011fi g\u00f6ste-ren ba\u015fka rejimlere tan\u0131k olmamaktay\u0131z. Demokrasiler ancak toplumun esenli\u011fi iktidar ve devlet taraf\u0131ndan \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir tehdit alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda co\u015fkuyla sava\u015f\u0131rlar ve kolay kolay kaybetmezler.<\/p>\n<p>Kapitalist modernite \u00e7a\u011f\u0131nda demokrasiler ve \u00f6zerk y\u00f6netimler i\u00e7in en b\u00fc-y\u00fck tehdit ulus-devlet\u00e7i iktidarlardan gelmektedir. Demokrasiyi kendine k\u0131l\u0131f yapan \u00e7o\u011fu ulus-devlet, en kat\u0131 merkeziyet\u00e7ili\u011fi sa\u011flayarak, toplumun \u00f6zy\u00f6ne-tim hakk\u0131n\u0131 tamamen ortadan kald\u0131rmaktad\u0131r. Liberal ideolojik hegemonya ulus-devletin bu demokrasi kar\u015f\u0131t\u0131 niteli\u011fini \u2018demokrasi \u00e7a\u011f\u0131\u2019n\u0131n \u00f6zelli\u011fi diye yutturmaya \u00e7al\u0131\u015fmakta, demokrasinin ulus-devlet\u00e7e yads\u0131nmas\u0131na demokratik rejimin zaferi demektedir. Kapitalist moderniteye kar\u015f\u0131 demokrasilerin ger\u00e7ek sorunu kendi fark\u0131n\u0131 ortaya koymak, kat\u0131l\u0131mc\u0131 ve s\u00fcreklilik arz eden \u00f6zelli\u011fin-den vazge\u00e7memektir. \u0130ktidar ve devlet hegemonyas\u0131 dayat\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 m\u00fcddet\u00e7e, demokrasilerin \u00e7\u00f6zemeyece\u011fi bir toplumsal sorun yoktur.<\/p>\n<p>Reel sosyalizmin iktidar ve devlet sorununu bir kar\u015f\u0131 iktidar ve devlet olu-\u015fumu bi\u00e7iminde \u00e7\u00f6zmeye kalk\u0131\u015fmas\u0131 iflas etmesinin temel nedenidir. Reel sosyalizm devlet ve iktidar\u0131n birikmi\u015f sermaye oldu\u011funu, bunlar i\u015flev kazan-d\u0131k\u00e7a sermaye ve kapitalizmle sonu\u00e7lanaca\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7 hesaba katmam\u0131\u015f, bu konu-da ciddi bir teorik k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Merkez\u00ee ulus-devlet\u00e7ili\u011fi klasik liberal \u00f6rneklerinden katbekat b\u00fcy\u00fcterek kom\u00fcnizme varaca\u011f\u0131n\u0131 san\u0131rken, en vah\u015fi kapitalist olu\u015fumla kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Sosyalizmin demokrasisiz ger\u00e7ekle\u015fmeyece\u011fi, reel sosyalizm denemelerinin en \u00f6nemli sonucu olmu\u015ftur. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde yay-g\u0131nl\u0131k kazanan sivil toplum, insan ve az\u0131nl\u0131k haklar\u0131, yerel y\u00f6netim sorunlar\u0131 ve klasik t\u00fcm ulusal sorunlar demokrasi ve \u00f6zy\u00f6netimlerin merkez\u00ee ulus-devlet\u00e7e bast\u0131r\u0131lmas\u0131ndan kaynaklanm\u0131\u015f olup, bu sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm yoluna girmesi de ancak ulus-devletin ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi hak gasp\u0131 zemininin a\u015f\u0131lmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Gerek ABD\u2019nin federal karakteri, gerekse AB\u2019nin kendisini gasp edilen demokratik de\u011ferleri azar azar da olsa yeniden sivil topluma, bireyler ve az\u0131nl\u0131klara ve yerel y\u00f6netimlere aktarma temelinde geli\u015ftirmesi, \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ll\u0131k ulus-devlet\u00e7i teori ve taktiklerden \u00e7ark ettiklerini g\u00f6stermektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ll\u0131k s\u00fcre\u00e7, tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde g\u00f6r\u00fclmeyen sava\u015flara, talana ve s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fe, soyk\u0131r\u0131mlar ve asimilasyonlara yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. AB \u00f6rne\u011fi s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa demokrasiye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn tarihsel bir ad\u0131m\u0131d\u0131r. T\u0131pk\u0131 ulus-devlet \u00f6rne\u011fin-de g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, demokrasiye a\u00e7\u0131k bu modelin giderek d\u00fcnya devletleri ve halklar\u0131nca payla\u015f\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir olas\u0131l\u0131kt\u0131r. Fakat as\u0131l radikal demokrasi d\u00fcn-yan\u0131n di\u011fer k\u0131talar\u0131nda geli\u015fece\u011fe benziyor. Latin Amerika deneyimi, eski reel sosyalist \u00fclkelerin yakla\u015f\u0131mlar\u0131, Hindistan ve hatta Afrika ger\u00e7eklikleri demok-ratikle\u015fmenin \u00f6nemini her ge\u00e7en g\u00fcn daha fazla ortaya koymakta, geli\u015fmenin bu y\u00f6nl\u00fc olmas\u0131na zorlamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Merkez\u00ee uygarl\u0131\u011f\u0131n ana \u00fclkesi ve b\u00f6lgesinde ya\u015fanan b\u00fcy\u00fck kaos, ulus-devlet\u00e7ili\u011fin ve iktidar payla\u015f\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n iflas\u0131n\u0131 t\u00fcm y\u00f6nleriyle ve b\u00fct\u00fcn \u00e7\u0131p-lakl\u0131\u011f\u0131yla ortaya koymaktad\u0131r. Bu kaos Filistin-\u0130srail, Irak ve Afganistan ulus-devlet\u00e7iliklerinin ve k\u00f6keni en geli\u015fkin hiyerar\u015filere dayal\u0131 olan iktidarc\u0131l\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm maskelerini d\u00fc\u015f\u00fcrm\u00fc\u015f, sorunlar\u0131n temel kayna\u011f\u0131n\u0131 te\u015fkil ettiklerini kesin-le\u015ftirmi\u015f, s\u0131n\u0131rs\u0131z \u015fiddet, ter\u00f6r, sava\u015flar ve katliamlar\u0131n bu kaynaktan beslendi-\u011fini her y\u00f6n\u00fcyle g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermi\u015ftir. Ulus-devlet\u00e7ilik ve iktidar payla\u015f\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n bumerang gibi sahiplerini vurmaktan ba\u015fka yetene\u011finin kalmad\u0131\u011f\u0131 yeterince kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ko\u015fullarda radikal demokrasinin ve demokratik konfederalizmin \u00e7\u00f6z\u00fcm-leyici g\u00fcc\u00fc ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Uygarl\u0131\u011f\u0131n \u015fafak vaktine be\u015fiklik etmi\u015f K\u00fcrdis-tan co\u011frafyas\u0131, bu sefer demokratik konfederalizmin, radikal ve ger\u00e7ek demok-rasinin \u015fafak vaktine be\u015fiklik etmektedir. Do\u011fada bir kural vard\u0131r: Her \u015fey kendi k\u00f6keni \u00fczerinde yeniden do\u011far. Demokrasi de neolitik devrimde gizli k\u00f6kenleri \u00fczerinde tam ve ba\u015far\u0131l\u0131 do\u011fu\u015funu ger\u00e7ekle\u015ftirece\u011fe benzemektedir. Halen t\u00fcm merkez\u00ee hegemonik uygarl\u0131klar\u0131n darbesini yemekte olan bu be\u015fi-\u011fin demokrasi bebe\u011fini de b\u00fcy\u00fctmesi imk\u00e2n dahilinde g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u00d6zy\u00f6-netim g\u00fcc\u00fcn\u00fc, politik ve ahl\u00e2ki toplum olma yetene\u011fini \u00e7oktan kaybetmi\u015f bu topraklar, bu da\u011flar \u2018Kurti\u2019lerin bir kez daha be\u015fikten \u00e7\u0131k\u0131p y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fe ge\u00e7mele-rine tan\u0131kl\u0131k edebilir. Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde her \u015fey bile\u015fik kaplar misali gibi-dir. Bir alanda ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 kan\u0131tlam\u0131\u015f toplumsal hakikat, h\u0131zla di\u011fer alanlara da yay\u0131lma \u00f6zelli\u011findedir. \u0130sl\u00e2m sadece otuz y\u0131l gibi k\u0131sa bir zaman i\u00e7inde bir d\u00fcnya sistemi haline geldi. Ufac\u0131k bir Filistin sorunu y\u0131llard\u0131r t\u00fcm b\u00f6lgeyi esir alm\u0131\u015f gibidir. K\u00fcrdistan \u015fafa\u011f\u0131nda uygarl\u0131k be\u015fi\u011finde b\u00fcy\u00fcy\u00fcp at\u0131l\u0131m yapabile-cek d\u00fczeye gelmi\u015f ger\u00e7ek demokrasi, demokratik \u00f6zerklik, demokratik konfe-deralizm ve t\u00fcm bu olgular\u0131n sistematik ifadesi olarak demokratik modernite, kapitalist modernite kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc alternatif olarak rol oynamaya ba\u015flam\u0131\u015f-t\u0131r. Her ge\u00e7en g\u00fcn iflas\u0131n\u0131 ibret verici derslerle kan\u0131tlayan bu sistem kar\u015f\u0131s\u0131nda demokratik modernite y\u00fckselen y\u0131ld\u0131z niteli\u011findedir.<\/p>\n<p>\u0130ktidar, devlet ve demokratik \u00f6zerklik ili\u015fkilerinde \u00e7\u00f6z\u00fclmesi gereken temel problem, aralar\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131 nas\u0131l koruyup d\u00fczenleyebilecekleri hususu-dur  bir anlamda da toplumsal bar\u0131\u015f sorununu nas\u0131l \u00e7\u00f6zebilecekleridir. Tarih-sel ve g\u00fcncel \u00f6rneklerden g\u00f6r\u00fcyoruz ki, birbirlerini tamamen tasfiye etme yakla\u015f\u0131mlar\u0131 sadece devlet iktidar\u0131n\u0131n toplumsal canavara (Leviathan) d\u00f6n\u00fc\u015f-mesine ve kaotik s\u00fcrecin derinle\u015ferek s\u00fcreklile\u015fmesine yol a\u00e7maktad\u0131r. Bu kapsamdaki her \u00e7\u00f6z\u00fcm denemesi toplumu daha da nefessiz b\u0131rakmakta ve t\u00fcketmektedir. \u00c7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fckten geriye t\u00fcketim kal\u0131plar\u0131na s\u0131k\u0131\u015fm\u0131\u015f ve devletin mutlak g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde olan kar\u0131ncala\u015fm\u0131\u015f bir insanl\u0131k kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ger\u00e7eklik kapitalist modernitenin topluma kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc topyek\u00fbn sald\u0131r\u0131yla olu\u015fmu\u015f-tur. \u00dctopik ve iktidarc\u0131l\u0131\u011f\u0131 a\u015famam\u0131\u015f devrimcili\u011fin zaaflar\u0131, kapitalist moderni-tenin daha da g\u00fc\u00e7lenmesine neden olmu\u015ftur.<br \/>Demokratik \u00f6zerklik \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc bu devle\u015fmi\u015f yap\u0131larla iki t\u00fcr y\u00f6ntemle ba\u015f edebilir: Devrimci ve reformcu y\u00f6ntemler. Kapitalist modernite yap\u0131lanmalar\u0131-n\u0131, \u00f6zellikle ulus-devlet\u00e7i iktidar\u0131 tamamen y\u0131kmaya dayal\u0131 devrimci y\u00f6ntemin tarihsel deneyimi iktidarc\u0131 ulus-devlet\u00e7ili\u011fi daha da g\u00fc\u00e7lendirme bi\u00e7iminde olmu\u015f  toplumun demokratik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ve e\u015fitlik\u00e7i yap\u0131lanmas\u0131n\u0131 yaratmay\u0131 ba\u015faramam\u0131\u015ft\u0131r. Reformcu demokrasi de h\u00e2kim modernite i\u00e7inde erimekten kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gereken sonu\u00e7, hangi y\u00f6ntem kullan\u0131l\u0131rsa kulla-n\u0131ls\u0131n, as\u0131l olan\u0131n demokratik modernite sistemini geli\u015ftirecek kurumsal ve anlaksal se\u00e7enekleri s\u00fcrekli g\u00fcndemle\u015ftirmek ve uygulamak oldu\u011fudur. Her iki modernite sisteminin belki de y\u00fczlerce y\u0131l bir arada ya\u015famak durumunda kalacaklar\u0131n\u0131 kestirip, hem tikel ulus-devlet b\u00fcnyesinde hem de evrensel ulus-\u00fcst\u00fc sistem i\u00e7inde demokratik anayasal \u00e7\u00f6z\u00fcmler geli\u015ftirerek kendi aralar\u0131n-daki ili\u015fki ve \u00e7eli\u015fkileri a\u015fmalar\u0131 daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir olas\u0131l\u0131kt\u0131r. Bu y\u00f6nl\u00fc bir geli\u015fme olumsuz ge\u00e7mi\u015fi olumlu gelece\u011fe ta\u015f\u0131yabilir.<\/p>\n<p><strong>3- Demokratik Ulus<\/strong><\/p>\n<p>Devlet ama\u00e7l\u0131 ulusla ulus ama\u00e7l\u0131 devlet m\u00fccadeleleri \u00e7a\u011f\u0131n kanl\u0131 ger\u00e7e\u011finin ana etkenidir. \u0130ktidar ve devletle ulusu bulu\u015fturmak modernite \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n sorun-lar\u0131n\u0131n ana kayna\u011f\u0131d\u0131r. Modernite \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n sorunlar\u0131n\u0131 diktat\u00f6rl\u00fckler ve hane-dan devletlerinden kaynaklanan sorunlarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, modernite \u00e7a\u011f\u0131nda sorunlar\u0131n devlet ulusundan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu durumun ikisi aras\u0131ndaki en b\u00fcy\u00fck fark\u0131 olu\u015fturdu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Sosyal bilimin en karma\u015f\u0131k konular\u0131ndan biri olan ulus-devlet, modernite kar\u015f\u0131t\u0131 t\u00fcm sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmle-yici arac\u0131 olan sihirli bir de\u011fnekmi\u015f gibi sunulur. \u00d6z\u00fcnde ise toplumsal soru-nu bir iken bin yapar. Bunun nedeni de iktidar ayg\u0131t\u0131n\u0131 toplumlar\u0131n k\u0131lcal damarlar\u0131na kadar yaymas\u0131d\u0131r. \u0130ktidar\u0131n kendisi sorun \u00fcretir  sermayenin zor bi\u00e7iminde \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f potansiyel karakterinden \u00f6t\u00fcr\u00fc bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc olarak toplumsal sorun \u00fcretir. Ulus-devletin ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 homojen ulus toplumu, an-cak iktidarla t\u00fcm uzuvlar\u0131 testereyle kesilip e\u015fitlenir gibi yapay ve \u015fiddet y\u00fckl\u00fc sahte (s\u00f6zde hukuken) e\u015fit yurtta\u015flar in\u015fa eder. Bu yurtta\u015f kanun lafz\u0131nda e\u015fittir, ama hayat\u0131n her alan\u0131nda birey ve kolektif varl\u0131k olarak azami e\u015fitsizli\u011fi ya\u015far.<\/p>\n<p>Kapitalist modernitenin ulus-devlet olarak \u00f6rg\u00fctlenmesi ekonomik tekel olarak \u00f6rg\u00fctlenmesinden daha bask\u0131c\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc rol oynar. Marksizm\u2019in ve genel olarak sosyolojinin ulus-devletin bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ile ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6re-memesi veya ulus-devleti \u00e7ok s\u0131radan bir \u00fcstyap\u0131 kurumu olarak sunmas\u0131 temel bir eksiklik ve \u00e7arp\u0131tmad\u0131r. S\u0131n\u0131f ve maddi sermaye tahlili ulus-devletten ba\u011f\u0131ms\u0131z yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, en bayat ve verimli bir toplumsal sonu\u00e7 \u00fcretmeyecek olan soyut bir genelleme yap\u0131lm\u0131\u015f olur. Reel sosyalizmin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n teme-linde bu soyutlama yatmaktad\u0131r  daha do\u011frusu ba\u015far\u0131s\u0131z olmas\u0131nda bu soyut-lamayla ba\u011flant\u0131l\u0131 sonu\u00e7lar rol oynam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Kavram olarak ulus klan, kabile ve akraba a\u015firetlerin kavim, halk veya mil-liyet bi\u00e7imindeki olu\u015fumlar\u0131ndan sonra gelen ve kendini en \u00e7ok dil ve k\u00fclt\u00fcr benzerli\u011fiyle karakterize eden toplum bi\u00e7imleni\u015fidir. Ulusal toplumlar kabile ve kavim toplumuna g\u00f6re daha kapsay\u0131c\u0131 ve geni\u015f hacimli, bu nedenle de gev\u015fek ba\u011flarla birbirine ba\u011fl\u0131 insan topluluklar\u0131d\u0131r. Ulusal toplum daha \u00e7ok \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n bir olgusudur. Genel bir tan\u0131m\u0131 yap\u0131l\u0131rsa, ortak bir zihniyeti payla-\u015fanlar\u0131n toplulu\u011fudur denilebilir. Yani zihnen var olan bir olgudur  dolay\u0131s\u0131yla soyut ve hayali bir varl\u0131kt\u0131r. Buna k\u00fclt\u00fcr temelinde tan\u0131mlanan ulus da diyebi-liriz. Sosyolojik anlamda do\u011fru olan da bu tan\u0131md\u0131r. S\u0131n\u0131f, cins, renk, etnisite, hatta farkl\u0131 ulus k\u00f6kenlili\u011fine ra\u011fmen, en genelde ortak bir zihniyet ve k\u00fclt\u00fcr d\u00fcnyas\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131 ulus olmak i\u00e7in yeterlidir. Bu genel tan\u0131ml\u0131 ulusu daha sofistike k\u0131lmak i\u00e7in devlet ulusu, hukuk ulusu, ekonomik ulus, asker-ulus (ordu-millet) t\u00fcr\u00fcnden \u00fcretilen ve genel ulusu tahkim eden ulus\u00e7uluklar daha farkl\u0131 kategorilerdir. Bunlara \u2018g\u00fc\u00e7 ulusu\u2019 demek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. G\u00fc\u00e7l\u00fc ulus olmak kapitalist modernitenin temel bir \u00fclk\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Zira g\u00fc\u00e7l\u00fc ulus sermaye ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131, geni\u015f pazar, s\u00f6m\u00fcrge imk\u00e2n\u0131 ve emperyalizm \u00fcretir. Dolay\u0131s\u0131yla bu t\u00fcr tahkim edilmi\u015f uluslar\u0131 yeg\u00e2ne ulus modeli olarak g\u00f6rmemek, hatta \u015foven g\u00fc\u00e7 uluslar\u0131, sermayenin hizmetindeki uluslar olarak de\u011ferlendirmek \u00f6nemli-dir. Zaten sorun kayna\u011f\u0131 olu\u015fturmalar\u0131 bu niteliklerinden \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. K\u00fclt\u00fcr ulusundan \u00fcretilebilecek, ama s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bask\u0131y\u0131 gemleyen ve d\u0131\u015flayan ulus modeli demokratik ulus modelidir. Demokratik ulus \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ve e\u015fitli\u011fe en yak\u0131n ulustur. Bu tan\u0131m gere\u011fi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik aray\u0131\u015f\u0131 olan toplumlar\u0131n ideal ulus anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Kapitalist modernitenin ve esinlendirdi\u011fi sosyoloji biliminin demokratik ulus kategorisini i\u015flememesi yap\u0131sall\u0131\u011f\u0131 ve ideolojik hegemonyas\u0131 gere\u011fidir. Demokratik ulus sadece zihniyet ve k\u00fclt\u00fcr ortakl\u0131\u011f\u0131yla yetinmeyen, t\u00fcm \u00fcyele-rini demokratik \u00f6zerk kurumlarda birle\u015ftiren ve y\u00f6neten ulustur. Belirleyici olan y\u00f6n\u00fc budur. Demokratik, \u00f6zerk y\u00f6netim tarz\u0131 demokratik ulus olman\u0131n ba\u015fta gelen ko\u015fuludur. Bu y\u00f6n\u00fcyle ulus-devletin alternatifidir. Devlet y\u00f6netimi yerine demokratik y\u00f6netim b\u00fcy\u00fck bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik imk\u00e2n\u0131d\u0131r. Liberal sosyoloji, ulusu esas olarak ya kurulmu\u015f bir devletle ya da devlet kurmay\u0131 ama\u00e7layan bir hareketle \u00f6zde\u015fle\u015ftirir. Reel sosyalizmin bile bu y\u00f6nl\u00fc bir ara-y\u0131\u015fta olmas\u0131 liberal ideolojinin g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6sterir. Demokratik ulusun alternatif modernitesi demokratik modernitedir. Tekelcilikten kurtulmu\u015f ekonomi, \u00e7ev-reyle uyumu ifade eden ekoloji, do\u011fa ve insan dostu olan teknoloji demokratik modernitenin, dolay\u0131s\u0131yla demokratik ulusun kurumsal temelidir.<\/p>\n<p>Ulusal toplumlar i\u00e7in ko\u015ful olarak ileri s\u00fcr\u00fclen ortak bir vatan ve pazar olgular\u0131, maddi birer unsur olarak ulusun belirleyici nitelikleri say\u0131lmaz. \u00d6rne-\u011fin uzun zamanlar hep vatans\u0131z kalm\u0131\u015f Yahudiler tarihte en g\u00fc\u00e7l\u00fc ulus olarak d\u00fcnyan\u0131n t\u00fcm zengin k\u00f6\u015felerinde ya\u015fam\u0131\u015flar, ulusal bir pazarlar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 halde d\u00fcnya pazarlar\u0131n\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc tek ulusu olmay\u0131 bilmi\u015flerdir. \u015e\u00fcphesiz vatan ve pazar devlet-ulusu i\u00e7in \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc tahkim ara\u00e7lar\u0131d\u0131r. Vatan ve pazar u\u011fruna tarihin en kanl\u0131 ve en fazla sava\u015flar\u0131 verilmi\u015ftir. Vatan m\u00fclk, pazar ise k\u00e2r\u0131n ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi alan olarak \u00e7ok de\u011ferlidir. Demokratik ulusun vatan ve pazar anlay\u0131\u015f\u0131 de\u011fi\u015fiktir. Demokratik ulus vatan\u0131 de\u011ferli sayar, \u00e7\u00fcnk\u00fc ulus zihniyeti ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir imk\u00e2nd\u0131r  an\u0131s\u0131nda yer almad\u0131\u011f\u0131 bir zihni-yet ve k\u00fclt\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Fakat kapitalist modernitenin feti\u015fle\u015ftirdi\u011fi \u00fclke-vatan kavram\u0131n\u0131 toplumdan \u00f6ncelikli k\u0131lmas\u0131n\u0131n k\u00e2r ama\u00e7l\u0131 oldu\u011fu unutulma-mal\u0131d\u0131r. Vatan\u0131 abartmamak da \u00f6nemlidir. \u201aHer \u015fey vatan i\u00e7in\u201b anlay\u0131\u015f\u0131 fa\u015fist bir ulus anlay\u0131\u015f\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Her \u015feyin \u00f6zg\u00fcr bir topluma ve demokratik bir ulusa adanmas\u0131 daha anlaml\u0131d\u0131r. Bunu da tap\u0131n\u00e7 d\u00fczeyine getirmemek gerekir. As\u0131l olan, ya\u015fam\u0131n de\u011ferli k\u0131l\u0131nmas\u0131d\u0131r. Vatan bir ideal de\u011fildir, ulus ve birey ya\u015fam\u0131 i\u00e7in sadece bir ara\u00e7t\u0131r. Devlet ulusu homojen toplum pe\u015finde oldu\u011fu halde, demokratik ulus a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak farkl\u0131 kolektivitelerden olu\u015fur. Farkl\u0131l\u0131klar\u0131 zenginlik olarak g\u00f6r\u00fcr. Ya\u015fam\u0131n kendisi de zaten farkl\u0131l\u0131kla m\u00fcm-k\u00fcnd\u00fcr. Tornadan \u00e7\u0131km\u0131\u015f gibi tek tip vatanda\u015f olmaya zorlayan ulus-devlet, bu y\u00f6n\u00fcyle de ya\u015fama terstir. Robot insan yaratmak nihai hedefidir. Bu y\u00f6n\u00fcyle asl\u0131nda hi\u00e7li\u011fe ko\u015far. Demokratik ulusun vatanda\u015f\u0131, \u00fcyesi farkl\u0131 olup, bu fark\u0131n\u0131 farkl\u0131 topluluklardan al\u0131r. Kabile ve a\u015firet varl\u0131klar\u0131 da demokratik ulus i\u00e7in birer zenginliktir.<\/p>\n<p>Dil \u015f\u00fcphesiz ulus olmak i\u00e7in k\u00fclt\u00fcr kadar \u00f6nemli olmakla birlikte zorunlu bir \u015fart de\u011fildir. Farkl\u0131 dillerden olmak ayn\u0131 ulustan olmaya engel te\u015fkil et-mez. Her ulusa bir devlet ne kadar gereksizse, her ulusa tek bir dil veya \u015five de gereksizdir. Ulusal dil gerekli olmakla birlikte, olmazsa olmaz bir \u015fart de-\u011fildir. Farkl\u0131 dil ve leh\u00e7eleri de demokratik bir ulus i\u00e7in zenginlik saymak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Fakat ulus-devlet kat\u0131 bir bi\u00e7imde tek dil dayatmas\u0131n\u0131 esas al\u0131r. \u00c7ok dillili\u011fe, hele resmi \u00e7ok dillili\u011fe kolay uygulama \u015fans\u0131 vermez. Bu y\u00f6n\u00fcyle h\u00e2kim ulus olman\u0131n ayr\u0131cal\u0131klar\u0131ndan yararlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Demokratik ulusun geli\u015femedi\u011fi, ulus-devlet\u00e7ili\u011fin ise sorun \u00e7\u00f6zemedi\u011fi ko\u015fullarda bir uzla\u015f\u0131 ve anlay\u0131\u015f olarak hukuk ulusundan bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn-d\u00fcr. Anayasal vatanda\u015fl\u0131kla kastedilen \u00e7\u00f6z\u00fcm asl\u0131nda hukuk ulusu temelindeki \u00e7\u00f6z\u00fcmd\u00fcr. Anayasal g\u00fcvenceye ba\u011flanm\u0131\u015f hukuki vatanda\u015fl\u0131k \u0131rk, etnisite ve milliyet ayr\u0131m\u0131n\u0131 esas almaz. Bu tip \u00f6zellikler hak do\u011furmaz. Hukuk ulusu bu y\u00f6n\u00fcyle geli\u015fen bir kategoridir. \u00d6zellikle Avrupa uluslar\u0131 giderek milliyet ulus-lar\u0131ndan hukuk uluslar\u0131na evrilmektedir. Demokratik uluslarda \u00f6zerk y\u00f6netim, hukuk ulusunda haklar esast\u0131r. Ulus-devlette ise iktidar y\u00f6netimi belirleyicidir. En tehlikeli ulus tipi \u2018ordu-millet\u2019 zihniyeti ve kurumla\u015fmas\u0131d\u0131r. G\u00fc\u00e7l\u00fc ulusu temsil eder gibi g\u00f6z\u00fckse de, \u00f6z\u00fcnde i\u00e7inde ya\u015fanmas\u0131 en g\u00fc\u00e7, hep g\u00f6rev daya-tan ve fa\u015fizme varan bir zihniyeti bar\u0131nd\u0131r\u0131r. Ekonomik ulus ulus-devlete yak\u0131n bir kategoridir. ABD, Japonya, hatta Almanya gibi ekonomiye ba\u015fat rol tan\u0131yan \u00fclkelerdeki bu ulus anlay\u0131\u015f\u0131 Avrupa\u2019n\u0131n ge\u00e7mi\u015finde daha g\u00fc\u00e7l\u00fcyd\u00fc. Sosyalist ulus kategorisi denenmek istendiyse de, pek ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenemez. Bu k\u0131smen K\u00fcba\u2019da rastlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ulus \u00f6rne\u011fidir. Fakat bu ulus \u00f6rne\u011fi de ulus-devletin reel sosyalist bi\u00e7imidir  \u00f6zel kapitalist a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 ulus-devlet yerine, devlet kapitalizmi a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 ulus-devletin ikame edilmi\u015f bi\u00e7imidir.<\/p>\n<p>Ulus teorisi s\u00f6z konusu edildi\u011finde \u00f6nemle kriti\u011fi yap\u0131lmas\u0131 gereken husus ulusun kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, tanr\u0131salla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ger\u00e7e\u011fidir. Kapitalist modernite geleneksel din ve tanr\u0131 yerine bizzat ulus-devlet tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131n\u0131 in\u015fa etmi\u015ftir. Bu husus \u00e7ok \u00f6nemlidir. Milliyet\u00e7ilik ideolojisini ulus-devletin dini olarak yorum-larsak, ulus-devletin kendisini de bu dinin tanr\u0131s\u0131 olarak kavrayabiliriz. Devle-tin kendisi modernite \u00e7a\u011f\u0131nda orta\u00e7a\u011f\u0131n, hatta ilk\u00e7a\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn tanr\u0131sall\u0131k kav-ramlar\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fc i\u00e7erecek bi\u00e7imde in\u015fa edilmi\u015ftir. \u2018Laik devlet\u2019 denilen olgu ilk ve orta\u00e7a\u011f tanr\u0131sall\u0131klar\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcyle veya \u00f6zde devlet olarak in\u015fa edilmesi ve somutla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. Bu konuda hi\u00e7 yan\u0131lmamak gerekir. Laik veya modern ulus-devlet cilas\u0131n\u0131 kaz\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, alt\u0131ndan orta\u00e7a\u011f ve ilk\u00e7a\u011f\u0131n tanr\u0131sal devleti \u00e7\u0131kar. Devlet ve tanr\u0131sall\u0131k aras\u0131nda \u00e7ok s\u0131k\u0131 bir ba\u011f vard\u0131r. Ayn\u0131 bi\u00e7imde y\u00fck-selen ilk ve orta\u00e7a\u011f monark\u0131yla Tanr\u0131 kavram\u0131 aras\u0131nda da \u00e7ok s\u0131k\u0131 bir ili\u015fki vard\u0131r. Monark orta\u00e7a\u011fdan sonra \u015fah\u0131s olarak etkinli\u011fini yitirip monar\u015fi ku-rumsalla\u015ft\u0131\u011f\u0131nda ve ulusal devlete d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde, tanr\u0131-monark da yerini ulus-devlet tanr\u0131s\u0131na b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f vatan, ulus ve pazar kavramlar\u0131yla birlikte ulus-devlet kurumlar\u0131n\u0131n da benzer bi\u00e7imde kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n temelinde kapitalist modernitenin azami k\u00e2r kazanmay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan ideolojik hegemonyas\u0131 vard\u0131r. \u0130deolojik hegemonya ulusla ilgili bu kav-ramlar\u0131 dinselle\u015ftirdi\u011fi oranda azami k\u00e2r kanununu me\u015frula\u015ft\u0131rmakta, b\u00f6ylece ge\u00e7erli k\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7a\u011f\u0131m\u0131zda \u2018tek bayrak\u2019, \u2018tek dil\u2019, \u2018tek vatan\u2019, \u2018tek devlet, \u2018\u00fcniter devlet\u2019 bi-\u00e7imindeki ulus-devlet sembolleri ve temel sloganlar\u0131n\u0131n kulaklar\u0131 sa\u011f\u0131r ederce-sine hayk\u0131r\u0131lmas\u0131, g\u00f6zlerin farkl\u0131 renkten bayraklardan alerji duyup k\u00fc\u00e7\u00fcmse-mesi, zihniyet d\u00fcnyas\u0131n\u0131n monolitik hale getirilip sakatlanmas\u0131, ulusal \u015fove-nizmin her g\u00f6steride, \u00f6zellikle spor ve sanat etkinliklerinde \u015fahland\u0131r\u0131l\u0131rcas\u0131na rit\u00fcel haline getirilmesi milliyet\u00e7ilik dininin ibadetleri olarak yorumlanmal\u0131d\u0131r. Asl\u0131nda daha \u00f6nceki \u00e7a\u011flar\u0131n ibadetleri de ayn\u0131 i\u015flevi g\u00f6r\u00fcr. Burada iktidar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerinin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ya gizleyerek ya da kutsay\u0131p me\u015frula\u015ft\u0131rarak ge\u00e7erli k\u0131lmak as\u0131l hedeftir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ulus-devletle ilgili t\u00fcm \u00f6rtbas edici ve abart\u0131c\u0131 yakla\u015f\u0131m ve uygulamalar\u0131 bu temel paradigma alt\u0131nda yorumlad\u0131\u011f\u0131-m\u0131zda, toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin hakikatini daha do\u011fru kavrar\u0131z.<\/p>\n<p>Demokratik ulus t\u00fcm bu hastal\u0131klar\u0131 en az ya\u015fayan ulus modelidir. Kendi y\u00f6netimini kutsalla\u015ft\u0131rmaz. Y\u00f6netim sade bir olgu olarak g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam\u0131n hizmetindedir. Gereklerini kar\u015f\u0131lad\u0131\u011f\u0131nda herkes bir memur olarak y\u00f6netici olabilir. Y\u00f6neticilik de\u011ferlidir ama kutsal de\u011fildir. Ulusal kimlik anlay\u0131\u015f\u0131 a\u00e7\u0131k u\u00e7ludur  kapal\u0131 bir din \u00fcyeli\u011fi, m\u00fcminli\u011fi gibi de\u011fildir. Bir ulusa mensup olmak ne bir ayr\u0131cal\u0131k ne de bir kusurdur. Birden fazla ulusa mensup olunabi-lir. Daha do\u011frusu, i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f farkl\u0131 ulusall\u0131klar ya\u015fanabilir. Hukuki ulusla demokratik ulus uzla\u015f\u0131rsa rahatl\u0131kla birlikte ya\u015fanabilir. Vatan, bayrak ve dil de\u011ferli olmakla birlikte kutsal de\u011fildir. \u0130\u00e7 i\u00e7e ortak vatan\u0131, dilleri ve bayraklar\u0131 z\u0131tl\u0131klar yerine dostluklar bi\u00e7iminde payla\u015farak ya\u015famak sadece m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil, ayn\u0131 zamanda tarihsel-toplum ya\u015fam\u0131n\u0131n da bir gere\u011fidir. B\u00fct\u00fcn bu \u00f6zellikleriyle demokratik ulus olgusu kapitalist modernitenin \u00e7\u0131lg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 sava\u015f aleti olan ulus-devlet\u00e7ili\u011finin g\u00fc\u00e7l\u00fc alternatifi olarak tarihteki yerini yeniden almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7\u00f6z\u00fcmleyici bir model olarak demokratik ulus modeli devlet-ulus\u00e7ulu\u011funun parampar\u00e7a etti\u011fi toplumsal ili\u015fkileri yeniden demokratikle\u015fti-rir  farkl\u0131 kimlikleri uzla\u015f\u0131c\u0131, bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc k\u0131lar. Devlet ulusunun de-mokratik ulusa do\u011fru evrilmesi muazzam kazan\u0131mlar\u0131 beraberinde getirir. Demokratik ulus modeli \u00f6ncelikle \u015fiddet y\u00fckl\u00fc toplumsal alg\u0131lar\u0131 do\u011fru bir toplumsal bilin\u00e7le yumu\u015fat\u0131p insanc\u0131l (ak\u0131ll\u0131 ve duygulu, empatisi olan insan) k\u0131lar. \u015e\u00fcphesiz \u015fiddet i\u00e7erilmi\u015f s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkilerini t\u00fcm\u00fcyle ortadan kald\u0131rmasa bile epeyce azaltarak, daha e\u015fit ve \u00f6zg\u00fcr bir toplum olana\u011f\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131kararak bunu ger\u00e7ekle\u015ftirir. Sadece kendi i\u00e7inde bar\u0131\u015f\u0131 ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcy\u00fc geli\u015ftirmekle kalmaz, ayn\u0131 zamanda d\u0131\u015fta di\u011fer uluslara kar\u015f\u0131 da bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc y\u00fckl\u00fc yakla\u015f\u0131mlar\u0131 a\u015f\u0131p ortak \u00e7\u0131karlar\u0131 sinerjiye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek bu misyonunu ger\u00e7ek-le\u015ftirir. Ulusal ve uluslararas\u0131 kurumlar demokratik ulusun temel zihniyet ve kurumsal yap\u0131lanmas\u0131na g\u00f6re yeniden in\u015fa edildi\u011finde, yeni bir modernitenin yani demokratik modernitenin sadece teorik de\u011fil uygulamadaki sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n da R\u00f6nesans niteli\u011finde oldu\u011fu kavranacakt\u0131r. Kapitalist modernitenin alternatifi demokratik modernite ve temelinde yatan demokratik ulustur  demokratik ulusun i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda \u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ekonomik, ekolojik ve bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l toplumdur.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde i\u00e7i bo\u015f veya bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f olan ulus-devletin kendisi, onun b\u00f6l-gesel ve k\u00fcresel birlikleri ve \u00f6zellikle BM yerine, \u00fcst\u00fcn sorun \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici \u00f6zelli\u011fiyle yeni demokratik uluslar\u0131n h\u0131zla in\u015fa edilmesi, demokratik ulusun sadece tekil ulus-devletin yerini almas\u0131 veya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc olarak g\u00f6r\u00fclmemesi, b\u00f6lgesel (AB k\u0131smen bu yoldad\u0131r) ve k\u00fcresel modellerinin de i\u00e7 i\u00e7e geli\u015ftiril-mesi k\u00fcresel finans kapital krizinden \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n en do\u011fru, ahlaki ve politik yolu-dur.<br \/><strong><br \/>4- Sosyalizm ve Kapitalizm<\/strong><\/p>\n<p>Kapitalist modernitenin topluma dayatt\u0131\u011f\u0131 bireycili\u011fe kar\u015f\u0131 toplumsall\u0131\u011f\u0131 savunmak, bunu \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik talepleriyle ba\u011flant\u0131land\u0131rmak klasik sos-yalist \u00fctopyan\u0131n temel idealleridir. Topluma, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ve e\u015fitli\u011fe duyulan geleneksel \u00f6zlem kapitalizmin hegemonik \u00f6zellik kazanmas\u0131yla daha da \u015fiddet-lenmi\u015ftir. Liberal ideolojik hegemonya geli\u015ftik\u00e7e, sosyal \u00fctopyalar geli\u015fen bilimden etkilenerek kendilerini sosyalist ilan ettiler. Yeni\u00e7a\u011f\u0131n merkez\u00ee uygar-l\u0131k sisteminin hegemonik kaymas\u0131, Bat\u0131 Avrupa\u2019daki kentle\u015fme hareketlerinin uzun s\u00fcreli m\u00fccadelesinin sonucudur. \u0130sl\u00e2m \u00fclkelerinin, \u00c7in ve Hindistan\u2019\u0131n ellerinde bulundurdu\u011fu uygarl\u0131k hegemonyas\u0131n\u0131n ciddi bi\u00e7imde kaymas\u0131 16. y\u00fczy\u0131lda h\u0131z kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bat\u0131 Avrupa kent k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn eski uygarl\u0131k merkezle-rinin k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc ba\u015far\u0131yla \u00f6z\u00fcmsemesi bunda temel rol oynar.<\/p>\n<p>San\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine, Bat\u0131 Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131 H\u0131ristiyanl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn g\u00fcc\u00fc ve \u00e7\u00f6z\u00fcmleyicili\u011finden de\u011fil, yeni kent ya\u015fam\u0131n\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131ndaki \u00e7\u00f6z\u00fcm-s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcnden kaynaklanan yeni k\u00fclt\u00fcr aray\u0131\u015flar\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. H\u0131ristiyanl\u0131k 16. y\u00fczy\u0131ldaki geli\u015fmeler kar\u015f\u0131s\u0131nda ancak reformla kendini s\u00fcrd\u00fcrebildi. Dinde reform yeni kent uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcrel ihtiyac\u0131n\u0131 \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde kar\u015f\u0131layabi-lecek durumdayd\u0131. Kilisenin ulusalla\u015fmas\u0131 \u00f6zde de\u011fil bi\u00e7imsel bir de\u011fi\u015fiklikti. K\u00fclt\u00fcrel ihtiyac\u0131n as\u0131l kaynaklar\u0131, Ortado\u011fu \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 ile \u00c7in ve Hindistan uygar-l\u0131klar\u0131yd\u0131. Bu merkezlerden yap\u0131lan aktarmalar, 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda ba\u015flayan \u0130ngiliz ekonomik, Frans\u0131z politik ve sosyal devrimleriyle sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcp-hesiz bunda ba\u015fka bir\u00e7ok etken de rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Ke\u015fifler ve icatlar her ne kadar yenilikler ta\u015f\u0131salar da, son tahlilde bu eski uygarl\u0131k merkezlerinin k\u00fclt\u00fc-rel aktar\u0131\u015f\u0131 olmadan hegemonik kayma m\u00fcmk\u00fcn olamazd\u0131. \u015e\u00fcphesiz Avrupa R\u00f6nesans, Reform ve Ayd\u0131nlanma hareketleriyle muazzam bir yenilik ve sentez kabiliyeti g\u00f6stermi\u015ftir. Tarihin daha \u00f6nceki d\u00f6nemlerinde bu t\u00fcr b\u00fcy\u00fck hare-ketleri Verimli Hilal\u2019de, A\u015fa\u011f\u0131 Mezopotamya\u2019da, Do\u011fu Akdeniz ve Ege k\u0131y\u0131la-r\u0131nda g\u00f6rmekteyiz. Asl\u0131nda s\u0131ras\u0131yla bu tarihsel merkezlerde olu\u015fan merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin son b\u00fcy\u00fck halkas\u0131 Bat\u0131 Avrupa k\u0131y\u0131lar\u0131nda kurulmu\u015ftur. Bunda \u0130talyan kent uygarl\u0131klar\u0131 belirleyici rol oynam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli olan, bu yeni uygarl\u0131\u011f\u0131n yani kapitalist moder-nitenin yeni bilimsel paradigmay\u0131 kendi hegemonyas\u0131na almas\u0131d\u0131r. Dinsel, hatta felsefi k\u00f6kenli zihniyet yerine ikame edilen pragmatik yeni bilim y\u00fckse-len de\u011fer haline geldi. \u00dcniversitelerde 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda geli\u015fen bilimsel devrim di\u011fer politik, sosyal ve ekonomik devrimlerin tamamlay\u0131c\u0131s\u0131 oldu. De-neysel fizik bilimleri ile toplumsal do\u011fayla ili\u015fkili bilimler aras\u0131nda k\u00f6kl\u00fc bir ayr\u0131m yap\u0131ld\u0131. Kendi i\u00e7lerinde \u00e7ok say\u0131da uzmanl\u0131k alanlar\u0131, bilim dallar\u0131 olu\u015f-tu. Liberal ideolojik hegemonya sosyal bilimlere damgas\u0131n\u0131 vurmakta gecikme-di. Devrimlerin olumlu sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 kendi tekelinde evcille\u015ftirip \u00e7\u0131karlar\u0131yla uyumlula\u015ft\u0131rd\u0131. Sosyalist \u00fctopyan\u0131n 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131na do\u011fru K. Marks ve F. Engels \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde kendini bilimsel sosyalizm olarak a\u00e7\u0131klamas\u0131, liberaliz-min bilimcili\u011finin etkisi alt\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fti. Zaten K. Marks ve F. Engels kendi bilimsel sosyalizmlerinin Alman felsefesi, \u0130ngiliz ekonomi-politi\u011fi ve Frans\u0131z sosyalizminin bir sentezi oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamaktan geri durmam\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>T\u00fcm bilimsellik ideas\u0131na ve ele\u015ftirelli\u011fine ra\u011fmen, bilimsel sosyalizm, ba\u015fta Rusya ve \u00c7in reel sosyalizmleri olmak \u00fczere \u00e7ok say\u0131da deneyimin de ortaya serdi\u011fi gibi, kapitalist modernitenin maddi k\u00fclt\u00fcr yap\u0131lar\u0131yla (ekonomik, sosyal ve politik kurumlar) zihniyet ve bilimsel d\u00fcnyas\u0131n\u0131 a\u015fma g\u00fcc\u00fcn\u00fc tam g\u00f6ste-remedi. Sosyalist devrimlerin t\u00fcm\u00fcyle yenildikleri ve bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131klar\u0131 iddia edilemez. Bu devrimlerin b\u00fcy\u00fck bir miras b\u0131rakt\u0131klar\u0131, halen g\u00fcncel ya\u015fam\u0131n vazge\u00e7ilmez bir unsuru ve zihniyet d\u00fcnyas\u0131n\u0131n en umutlu g\u00fcc\u00fc olduklar\u0131 ink\u00e2ra gelmez. Fakat alternatif uygarl\u0131k ve modernite fark\u0131n\u0131 keskinle\u015ftirip tahkim edemediler. Kapitalist modernite i\u00e7erisinde \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde erimekten kurtulamad\u0131lar. Bu ger\u00e7e\u011fin bir kader de\u011fil, kapitalist d\u00f6nem sosyalizminin \u00e7\u00f6zemedi\u011fi sorunlarla ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu g\u00fcn\u00fcm\u00fczde yeterince a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Sanayi kapitalizmiyle birlikte toplumla ilgili olarak yap\u0131lan tart\u0131\u015fmalar \u00f6nemlidir. Bu d\u00f6nemde sosyalist \u00fctopyalar giderek bilimsel bir temele ve eylemsel \u00e7izgiye oturtulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Fakat hepsinin alt\u0131nda ge\u00e7mi\u015fle k\u00f6kl\u00fc bir kopu\u015fu ya\u015fayan Ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcncesi yatar. Ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ge\u00e7mi\u015fin diyalektik a\u015f\u0131lmas\u0131 de\u011fil de ge\u00e7mi\u015ften k\u00f6kten kopu\u015fla ilgili olmas\u0131, daha sonraki iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k s\u00fcreci g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde etkilemi\u015ftir. Her olgu sanki yeni yap\u0131lan\u0131yormu\u015f, ge\u00e7mi\u015f ve gelenekle ba\u011f\u0131 yokmu\u015f gibi ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Hatta ge\u00e7mi\u015fle ilgili her \u015fey negatif de\u011ferlendirmelere konu edilmi\u015ftir. Yeni paradigma gere\u011fi bu tutumun anla\u015f\u0131l\u0131r nedenleri olsa da, toplumsal ger\u00e7e\u011fi \u00e7arp\u0131tarak yans\u0131taca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131. \u015e\u00fcphesiz Ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcncesinin hakikat kapa-sitesi bir\u00e7ok y\u00f6n\u00fcyle (tamamen de\u011fil) kendinden \u00f6nceki \u00e7a\u011flar\u0131nkinin \u00fcst\u00fcn-dedir. \u00d6yle olmasayd\u0131 zaten yeni\u00e7a\u011f\u0131 yaratamazd\u0131. Ama b\u00f6yle olmas\u0131 t\u00fcm hakikati kapsad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmez. Ancak t\u00fcm \u00f6nc\u00fcllerinin ideas\u0131 bu y\u00f6nl\u00fcy-d\u00fc. Sorunlar da bu ideadan kaynaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Hegel\u2019i Ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcncesinin b\u00fcy\u00fck ama onu revizyondan ge\u00e7iren filozofu olarak tan\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Toplumsal tarihe hak etti\u011fi yeri verdi\u011fi gibi, bilim felsefesini de hen\u00fcz (bir y\u00f6n\u00fcyle) a\u015f\u0131lmam\u0131\u015f g\u00fc\u00e7te ortaya koymu\u015ftur.<\/p>\n<p>Hegel\u2019den beslenen K. Marks, Hegel\u2019in felsefesindeki g\u00fc\u00e7l\u00fc ve a\u015f\u0131r\u0131 idealist yan\u0131n\u0131 materyalizmle a\u015faca\u011f\u0131n\u0131 sanm\u0131\u015f ve bunda da tutarl\u0131 davranm\u0131\u015ft\u0131r. Bura-da sorun olan, idealizm-materyalizm ayr\u0131m\u0131n\u0131n pek \u00f6nemli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n, \u00f6z\u00fcn-de her ikisinin de idealist metafizik \u00f6zellikler ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131n anla\u015f\u0131lamam\u0131\u015f olma-s\u0131d\u0131r. \u0130ki z\u0131t felsefe yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 san\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Marks burada Hegel\u2019den daha \u00e7ok Ayd\u0131nlanmac\u0131 \u00e7izginin etkisindedir. Marks, ge\u00e7mi\u015fi a\u015f\u0131lm\u0131\u015fl\u0131ktan da \u00f6teye h\u00fck\u00fcms\u00fcz saym\u0131\u015f veya bir g\u00f6lge olaydan, g\u00f6r\u00fcnt\u00fcden ibaretmi\u015f gibi de\u011fer-lendirmi\u015ftir. Ge\u00e7mi\u015fin t\u00fcm a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla \u2018\u015fimdi\u2019 oldu\u011funu idrak edememi\u015ftir. Bu konuda Hegel\u2019den daha donan\u0131ms\u0131zd\u0131r. \u00d6mr\u00fcn\u00fcn son y\u0131llar\u0131nda (1880-1883) bu eksikli\u011fin ve hatan\u0131n fark\u0131na vard\u0131\u011f\u0131, hem \u00fcstyap\u0131 denen devlet olgusunun hem de eski kom\u00fcnal toplumun \u00f6nemini fark etti\u011fi s\u00f6ylenebilir. Do\u011fu toplu-muna ilgisi artm\u0131\u015ft\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcncesinde baz\u0131 d\u00fczeltmeler yapm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat Ayd\u0131n-lanmac\u0131 \u00e7izgi t\u00fcm reel sosyalizm tarihi boyunca Marksizm\u2019e egemen olmu\u015ftur. Bu tarihin temel hatas\u0131 \u015fudur: Yeni toplum veya kom\u00fcnizmin t\u00fcm\u00fcyle kapita-lizmin \u00fczerinde, kapitalist toplumun a\u015f\u0131lmas\u0131 bi\u00e7iminde ger\u00e7ekle\u015fece\u011fine inan\u0131lm\u0131\u015f, hatta buna \u2018bilimsel sosyalizm\u2019 olarak bilim seviyesinde bir de\u011fer atfedilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n kendisi de iki temel hata i\u00e7erir: Birincisi, ne fizik bilimlerin-de ne de biyolojik bilimlerde bilimsel kesinli\u011fin tam ge\u00e7erli olabilece\u011fi (Bunun o d\u00f6nemin bilimlerine duyulan g\u00fcvenle ba\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmek \u00f6nemlidir), sonradan da olsa anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olan bu ger\u00e7ek fark edilememi\u015f, dolay\u0131s\u0131yla toplumsal do\u011fa-n\u0131n kesin bilimsel form\u00fclasyonlara tabi tutulamayaca\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. Top-lumsal do\u011fan\u0131n kendisi k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr  zihniyetin ele avuca s\u0131\u011fmaz etkisini her an ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla hatalar\u0131n\u0131n temelinde bilimsel yakla\u015f\u0131m ad\u0131 alt\u0131nda toplumsal do\u011fan\u0131n yasalar\u0131n\u0131 fiziki veya biyolojik Darwinist yasalarla \u00f6zde\u015fle\u015f-tirmeleri yatmaktad\u0131r. \u0130kinci hata, tarih felsefesiyle ilgilidir. Bizzat toplumun tarihsel bir olgu oldu\u011fu ama farkl\u0131, ikincil bir do\u011fa olarak de\u011ferlendirilmesi gerekti\u011fi fark edilememi\u015ftir. Toplumsal \u015fimdinin b\u00fcy\u00fck oranda toplumsal tarih oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmak bile istenmemi\u015ftir. Ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcncesi bu f\u0131rsat\u0131 vermemektedir. Geriye liberalizmin i\u00e7ini bo\u015faltt\u0131\u011f\u0131 pozitivist kaba bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnce yap\u0131lm\u0131\u015f kapitalizm de\u011ferlendirmeleri kalm\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizm h\u00e2kim, biricik, d\u00f6nemine g\u00f6re en ileri toplum say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizm bir s\u00f6m\u00fcr\u00fc bi\u00e7imi olman\u0131n \u00e7ok \u00f6tesinde yeni toplumla \u00f6zde\u015fle\u015ftirilmi\u015ftir. Milyonlarca, belki de milyarlarca y\u0131ll\u0131k d\u00fcnya-toplum olu\u015fumunu kapitalizm gibi insan toplumunu en insanl\u0131k d\u0131\u015f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla d\u00fcnya d\u0131\u015f\u0131 y\u00f6ntemlerle soyan bir istis-mar sistemi toplumun zafere eri\u015fmi\u015f ger\u00e7e\u011fi say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r! Marksist paradigma-daki temel zaaf burada yatmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla reel sosyalizmin \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn alt\u0131ndaki temel etken de budur. Marksizm\u2019e veya reel sosyalizme dayal\u0131 bir d\u00fczeltme hareketi bu hakikatten yola \u00e7\u0131kmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Sosyalizmin kavram d\u00fczeyinde toplumculuk olarak kendini a\u00e7\u0131klamas\u0131 do\u011f-rudur. Yanl\u0131\u015f olan \u2018kapitalist toplum\u2019 kavram\u0131 ve ancak bu toplum bi\u00e7iminin a\u015f\u0131lmas\u0131yla kom\u00fcnizme ula\u015f\u0131laca\u011f\u0131d\u0131r. Her \u015feyden \u00f6nce \u00e7er\u00e7evesini \u00e7ok iyi \u00e7izmeden, kapitalist toplum (K\u00f6leci, feodal vb. modelleri de buna eklemek gerekir) kavram\u0131n\u0131 genel bir toplumsal hakikatmi\u015f gibi de\u011ferlendirmekten vazge\u00e7mek gerekir. Kapitalizmi \u00f6l\u00fcmc\u00fcl derecede bir toplumsal hastal\u0131k, kan-ser t\u00fcr\u00fc bir toplumsal urun b\u00fcy\u00fcmesi olarak de\u011ferlendirmek en do\u011frusudur. K\u00f6leci ve feodal denilenler de dahil, kapitalizm \u00f6ncesi t\u00fcm toplumlar kapita-lizm t\u00fcr\u00fc s\u00f6m\u00fcr\u00fc bi\u00e7imlerini en b\u00fcy\u00fck ahl\u00e2ks\u0131zl\u0131k saym\u0131\u015flar, onu toplumsal yar\u0131klarda kendini gizlemi\u015f ve marjinalle\u015fmi\u015f olarak ya\u015famak zorunda b\u0131rak-m\u0131\u015flard\u0131r. Bu canavar\u0131n toplum \u00fczerindeki hegemonik zaferini daha \u00f6nceki ciltlerde \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z i\u00e7in sadece dikkat \u00e7ekmekle yetinece\u011fiz. Ger\u00e7e\u011fi b\u00f6yle olan bir toplumsal hastal\u0131k parazitinin \u2018en ileri, zafer kazanm\u0131\u015f yeni toplum\u2019 olarak lanse edilmesi t\u00fcm sosyal bilimleri sakatlam\u0131\u015ft\u0131r. Onun i\u00e7in diyorum ki, S\u00fcmer rahiplerinin kendi istismar rejimlerini tanr\u0131salla\u015ft\u0131rmala-r\u0131ndan bin kat daha istismarc\u0131 olan kapitalizme ili\u015fkin zihniyet \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ideolojik olup, bin kat daha fazla kutsall\u0131\u011fa (suni) boyanm\u0131\u015f maskesiz tanr\u0131lar rejimidir. Bunlar\u0131n hakikat olarak toplumsal bilimle alakas\u0131 yoktur. Sadece bilimsel kavramlar\u0131n ustaca d\u00fczenekler (ekonomi, politika bilimleri) halinde \u00e7arp\u0131t\u0131larak bilimmi\u015f gibi sunulmas\u0131 s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p>Toplum milyonlarca y\u0131ll\u0131k evriminin sonucu ve daha \u00f6nceki canl\u0131lar \u00e2lemi-nin devam\u0131, m\u00fcthi\u015f bir ak\u0131l ve duygu d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak farkl\u0131 bir do\u011fa-d\u0131r. B\u00f6ylesi bir b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011fe sahiptir. Kendi fark\u0131na varm\u0131\u015f on be\u015f milyar (evren tarihi) y\u0131ll\u0131k bir evrendir. Kapitalist istismar\u0131n toplum yarat\u0131m\u0131, Firavunlar ve Nemrutlar\u0131n tanr\u0131 yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 gibi bir ideadan \u00f6te bir de\u011fere sahip de\u011fildir. Bu anlamda \u2018kapitalist toplum\u2019 uyduruk, firavun\u00ee bir idead\u0131r. Do\u011fru olan, kapita-lizmi (finans kapital bi\u00e7imiyle daha da az\u0131tm\u0131\u015f olan) bir toplumsal hastal\u0131k olarak kavramsalla\u015ft\u0131rmakt\u0131r. \u00c2deta bir sa\u011fl\u0131k bilimi geli\u015ftirmek ister gibi insanl\u0131\u011f\u0131 kapitalizmden kurtarmaya \u00e7al\u0131\u015fan bir sosyalist bilimden s\u00f6z etmek daha anla\u015f\u0131l\u0131r ve ahl\u00e2ki (\u00d6yle olmas\u0131 gerekir) bir yakla\u015f\u0131m olacakt\u0131r. Aksi halde son be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k sava\u015flar\u0131, atom bombas\u0131n\u0131, a\u015f\u0131r\u0131 n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve \u00e7evre y\u0131k\u0131-m\u0131n\u0131 izah edemeyiz. Hem liberal kapitalist modernitenin hem de onun reel-sosyalist varyant\u0131n\u0131n geri toplumsal kal\u0131nt\u0131lar olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc klan, kabile, kavim, \u00fcmmet ve hatta ulus-devlet olmayan ulusal nitelikteki toplumsal varl\u0131k-lara y\u00fcksek de\u011fer bi\u00e7mek gerekir. Toplumun farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f t\u00fcm bu bi\u00e7imleni\u015fle-ri de\u011ferlidir. Diyalektik gere\u011fi en geli\u015fmi\u015f ulusal toplumda bile klan, kabile, a\u015firet ve halk toplumlar\u0131n\u0131 geli\u015fmi\u015f ve b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f halde g\u00f6rmek gerekir. Nas\u0131l ki y\u00fcz atomluk bir element atomun ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmiyor, tersine atomlar\u0131n geli\u015fmi\u015f ve b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f hali olarak de\u011ferlendiriliyorsa, klan toplumundan sonraki farkl\u0131la\u015fmalar\u0131 da benzer bi\u00e7imde de\u011ferlendirmek daha \u00e7ok toplumsal hakikate g\u00f6t\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p>O halde sosyalist toplumu kapitalizmin panzehiri olan, fakat sadece bun-dan ibaret olmayan, ge\u00e7mi\u015f t\u00fcm toplumlar\u0131n geli\u015fmi\u015f, b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f, \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fit\u00e7e olu\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015fan toplumu olarak de\u011ferlendirmek kendi hakikatinin gere\u011fidir. Kapitalist modernite \u00fczerinde y\u00fckselmesi \u015furada kals\u0131n, bu moder-nitenin toplum \u00fczerinde \u2018demirden kafes\u2019 ve modern \u2018Leviathan\u2019 k\u0131l\u0131\u011f\u0131ndaki hastal\u0131kl\u0131 halini tarihsel toplumdan uzakla\u015ft\u0131rarak kendi tan\u0131m\u0131na uygun bi-\u00e7imde ger\u00e7ekle\u015febilir. Sosyalizm, t\u00fcm uygarl\u0131k tarihi boyunca kapitalizm kadar olmasa bile, toplumsal ger\u00e7ekli\u011fe dayat\u0131lan k\u00f6lecil bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekelleri-nin kal\u0131nt\u0131lar\u0131ndan kendisini ar\u0131nd\u0131rmak suretiyle hem tarihsel temeline otur-mu\u015f, hem de g\u00fcncel kazan\u0131mlarla (kapitalizmle m\u00fccadele a\u015famas\u0131nda kazan\u0131-lan de\u011ferlerle) kendisini peki\u015ftirmi\u015f ve yenilemi\u015f olur.<\/p>\n<p>Dikkat edilirse, bu yakla\u015f\u0131mda eski ve yeni toplum veya k\u00f6leci, feodal, ka-pitalist ve sosyalist toplum gibi ilerlemeci, kestirmeci bir y\u00f6ntem kullanm\u0131yo-ruz. Toplumsal geli\u015fme, b\u00fct\u00fcnle\u015fme, \u00f6zg\u00fcrle\u015fme ve farkl\u0131l\u0131klar temelinde e\u015fitlik gibi kavramlar\u0131 esas al\u0131yoruz. Daha da \u00f6nemlisi, sosyalizmi gelecekte devrimden veya evrimden sonra ya\u015fanacak bir toplum hali olarak da de\u011fer-lendirmiyoruz. Zaten bu t\u00fcr bir yakla\u015f\u0131m toplumun do\u011fas\u0131ndaki ya\u015fam ger\u00e7e-\u011fine ayk\u0131r\u0131d\u0131r. \u0130nsan t\u00fcr\u00fc hep toplumsald\u0131r. Ge\u00e7mi\u015f-\u015fimdi-gelecek birbirinden ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131larak ya\u015fanmaz. \u00dc\u00e7 hal de i\u00e7 i\u00e7e olup birlikte ya\u015fan\u0131r. \u015eimdiki an ge\u00e7-mi\u015f oldu\u011fu kadar gelecektir de. Burada do\u011fru bir felsefi yakla\u015f\u0131ma ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Zaman felsefesini sonsuz ge\u00e7mi\u015f veya sonsuz gelecek olarak de\u011ferlen-dirmek pek bir anlam ifade etmez. Zaman\u0131 ancak varl\u0131k olu\u015fumu olarak ta-n\u0131mlayabiliriz. Yani herhangi bir varl\u0131\u011f\u0131n olu\u015fumu onun zaman\u0131d\u0131r. Ba\u015fkaca da bir zaman yoktur. B\u00f6yle olunca, toplumun zaman\u0131 onun olu\u015fumudur. Toplum da s\u00fcrekli bir olu\u015fum halini ya\u015fad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, ge\u00e7mi\u015f-\u015fimdi-gelecek o halde m\u00fcndemi\u00e7tir, gizlidir. Dolay\u0131s\u0131yla uzun aral\u0131klarla d\u00fcz \u00e7izgisel a\u015famal\u0131 geli\u015fme halindeki bir toplum tasavvuru hatal\u0131d\u0131r ve i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131z top-lumsal de\u011ferlendirmelere yol a\u00e7ar.<\/p>\n<p>Toplumsal ger\u00e7e\u011fi hep dolu ya\u015famak, onun t\u00fcm ge\u00e7mi\u015f birikimini i\u00e7inden ge\u00e7ilen an\u0131n olu\u015fum heyecan\u0131 ve gelece\u011fin engin umutlar\u0131yla ya\u015famak hakikate en yak\u0131n ya\u015fam ger\u00e7e\u011fidir. Bu tarz bir ya\u015fam\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi sosyalist teori ve prati\u011fin temel sorunu olarak g\u00f6rmek b\u00fcy\u00fck de\u011fer ta\u015f\u0131r. Bu ger\u00e7ekle\u015fme toplumsal hakikatin hem ifadesi hem de do\u011fru ya\u015fanmas\u0131 olarak anlam kaza-n\u0131r. Sosyalizmi sadece gelece\u011fe ili\u015fkin bir proje veya program olarak g\u00f6rmek yerine, anl\u0131k \u00f6zg\u00fcrle\u015ftiren, e\u015fitli\u011fi ve adaleti g\u00f6zeten, estetik de\u011feri olan ahlaki ve politik bir ya\u015fam tarz\u0131 olarak hakikatle\u015ftirmek gerekir. Sosyalizm hakikati ifade eden bilin\u00e7li bir ya\u015fam tarz\u0131d\u0131r. Tarihte \u00f6rnekleri bolca g\u00f6r\u00fclen bilgeler ve m\u00fcminlerin tarz\u0131na benzer bi\u00e7imde zaman\u0131n bilgesi ve m\u00fcmini olarak ya\u015famak gerekir. Liberalizmin ahl\u00e2k d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ifade eden bireycilik \u00f6z-g\u00fcrl\u00fck olmay\u0131p, sahte bilin\u00e7le ya\u015fat\u0131lan en a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k k\u00f6lelik bi\u00e7imidir. Anti-liberalizm olarak sosyalizm, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc kolektif eylemde ve ahl\u00e2kta ya\u015faman\u0131n ideolojisidir.<\/p>\n<p>Toplumsal bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131zda kapitalizmi abartmamal\u0131y\u0131z. \u00d6zellikle \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n emperyalizm ve kapitalizmin mutlak egemen oldu\u011fu bir \u00e7a\u011f ve onun g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam bi\u00e7imi oldu\u011funu iddia etmek kapitalizme hak etmedi\u011fi bir anlam at-fetmedir, do\u011fru de\u011fildir ve fazlas\u0131yla propaganda alt\u0131nda olu\u015fan bir yan\u0131lg\u0131d\u0131r. Korku propagandas\u0131ndan beslenen bir ideolojik sava\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ek olan, kapita-lizmin hep marjinal kalmaya mahk\u00fbm bir sistem, kendini ancak fa\u015fist zorba-l\u0131kla egemen k\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015fan anti-toplumsal bir soygunculuk, bir k\u0131rk harami-ler sistemi oldu\u011fudur. Eski \u00e7a\u011flarda nas\u0131l despot y\u00f6neticinin kutsan\u0131p ilahla\u015f-t\u0131r\u0131lmas\u0131yla insanlar c\u00fcce kullar haline getirilmi\u015fse, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda da kapitalizmin benzer sonu\u00e7lar do\u011furan bir ideolojik hegemonyas\u0131 vard\u0131r. Bu hegemonyan\u0131n so\u011fuk ve s\u0131cak sava\u015flarla besledi\u011fi bir k\u00f6lelik ve c\u00fccelik s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p>Sosyalizmi hep devrimler ve sava\u015flarla kazan\u0131lacak bir toplum olarak g\u00f6r-mek de yanl\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcphesiz ko\u015fullar olu\u015ftu\u011funda devrimci d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler i\u00e7in sava\u015flar da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ama sosyalizm sadece devrim demek de\u011fildir  top-luma demokratik kat\u0131l\u0131m ve kapitalizme kar\u015f\u0131 bilin\u00e7li ve eylemli ya\u015famd\u0131r. \u201aDevrim olur, sonra sosyalist ya\u015fam olur\u201b demek, kendini kand\u0131rmak ve bo\u015f beklentiler i\u00e7ine sokmakt\u0131r. Ge\u00e7mi\u015f ne kadar bilin\u00e7le g\u00fc\u00e7l\u00fc ya\u015fan\u0131r ve \u015fimdi-le\u015ftirilirse, gelecek de o denli g\u00fc\u00e7l\u00fc ve bilin\u00e7li kar\u015f\u0131lan\u0131p ya\u015fan\u0131r. \u015e\u00fcphesiz t\u00fcm bu s\u00fcre\u00e7lerde stratejik ve taktik \u00f6nderlikler gereklidir. Ama sosyalizmi bu t\u00fcr askeri terimlerle y\u00fcr\u00fct\u00fclecek bir eylemlilik hali olarak g\u00f6rmek b\u00fcy\u00fck hatalara yol a\u00e7ar. Reel sosyalizm bir y\u00f6n\u00fcyle b\u00f6yle y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc. Yorgun d\u00fc\u015f\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde de y\u0131\u011f\u0131l\u0131p kal\u0131nd\u0131. Genel demokratik modernite paradigmas\u0131 alt\u0131nda tarihsel toplumu esas alan, kapitalizmin end\u00fcstriyalizm ve ulus-devlet\u00e7ilikle ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131 t\u00fcketici topluma ve ba\u011flar\u0131n\u0131 kopartt\u0131\u011f\u0131 \u00e7evreyi y\u0131kmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7evreci, eko-nomik ve demokratik konfederal y\u00f6netimle kendisini donatan sosyalist hare-ket, parti ve bloklara her zamankinden daha fazla ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Sosyalist kuram\u0131n bu tip bir taslak alt\u0131nda geli\u015ftirilmesi ve prati\u011fe aktar\u0131lmas\u0131n\u0131n gerek-lili\u011fi \u00f6neminden hi\u00e7bir \u015fey yitirmemi\u015ftir. Kald\u0131 ki, bu sadece kapitalist hege-monyaya kar\u015f\u0131 geli\u015fen bir \u00f6nc\u00fc bilin\u00e7 ve \u00f6rg\u00fct hareketi de\u011fil, tarih boyunca ayn\u0131 \u00f6zde ama farkl\u0131 ideolojik-pratik ve\u00e7heler alt\u0131nda s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen ger\u00e7ek bir toplumsalla\u015fma hareketidir. Ger\u00e7ek toplum bu hareketin do\u011fas\u0131d\u0131r, toplumsal-la\u015fma i\u015flevinin kendisidir. T\u00fcm uygarl\u0131k sistemlerinin yan\u0131 ba\u015f\u0131nda ama onla-r\u0131n z\u0131dd\u0131 halinde, bir o kadar da sistematik olarak ya\u015fan\u0131r. Fazla bilince \u00e7\u0131k-mamas\u0131, kar\u015f\u0131 taraf\u0131n ideolojik propagandas\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fcyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Toplum-sal hakikatler sosyalizmin kendisi olup, toplum s\u00fcrd\u00fck\u00e7e ger\u00e7ek ya\u015fam tarz\u0131 olarak hep s\u00fcrecektir. Tarih bu anlamda sadece s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi tarihi de\u011fil, hegemonik iktidar ve devlete kar\u015f\u0131 toplumun korunmas\u0131n\u0131n, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ve e\u015fitli\u011fin m\u00fccadelesidir. Sosyalizm bu toplumsal m\u00fccadelenin gittik\u00e7e bilimsel-le\u015fen tarihidir.<\/p>\n<p><strong>5- \u00d6zg\u00fcr E\u015f Ya\u015fam<\/strong><\/p>\n<p>Kad\u0131nla erkek aras\u0131ndaki ili\u015fkiler kavranmadan, hi\u00e7bir toplumsal sorun ne yeterince kavranabilir ne de \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilir. Toplumsal sorunlar\u0131n temelinde kad\u0131n-erkek ili\u015fkilerindeki sorunsall\u0131k yatar. Hiyerar\u015fik toplumda ve uygarl\u0131k toplumunda kad\u0131na tek tarafl\u0131 dayat\u0131lan evlilik kurumu erkek egemenli\u011fini \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc in\u015fa ederken, bununla belki de do\u011fada hi\u00e7bir canl\u0131n\u0131n ya\u015famad\u0131\u011f\u0131, yal-n\u0131zca insan toplumuna \u00f6zg\u00fc bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ve k\u00f6lelik kurumunun da temeli at\u0131lm\u0131\u015f demektir. \u0130lk ezen-ezilen toplumsall\u0131k, s\u0131n\u0131fsall\u0131k ve ulusall\u0131k stat\u00fcs\u00fc hep bu temel \u00fczerinde y\u00fckselir. Her t\u00fcr kavga ve sava\u015flar\u0131n da temelinde bu ger\u00e7eklik yatar. Uygarl\u0131k tarihinin ve en son a\u015famas\u0131 olan kapitalist moderni-tenin en \u00e7ok \u00f6rtbas etti\u011fi, ters ve olumsuz yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 \u015fey, kad\u0131n\u0131n bu temeldeki k\u00f6lelik stat\u00fcs\u00fcne ili\u015fkin ger\u00e7ekliktir. Ad\u0131 uygarl\u0131k toplumunda \u015eeytan ile \u00f6z-de\u015fle\u015ftirilmi\u015f olan kad\u0131n, modernite sosyolojisinde konformizmin en uysal ki\u015fili\u011fi, \u00fccretsiz ev i\u015f\u00e7isi ve \u00e7ocuk do\u011furan annesidir.<\/p>\n<p>Zorba ve s\u00f6m\u00fcrgen erkek eli ve akl\u0131yla kad\u0131n ya\u015fam\u0131na binlerce y\u0131ldan beri yedirilen k\u00f6leli\u011fin d\u00fczeyini t\u00fcm i\u00e7erik ve bi\u00e7imleriyle kavramak ger\u00e7ekler sosyolojisinin ilk ad\u0131m\u0131 olmal\u0131yd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu alandaki k\u00f6lelik ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc bi\u00e7im-leni\u015fleri t\u00fcm toplumsal k\u00f6lelik ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc bi\u00e7imlerinin prototipidir. Bunun tersi de ge\u00e7erlidir. Kad\u0131n ya\u015fam\u0131na i\u00e7erilmi\u015f k\u00f6leli\u011fe ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye kar\u015f\u0131 \u00f6zg\u00fcr-l\u00fck ve e\u015fitlik m\u00fccadelesi ve bu m\u00fccadelenin kazan\u0131m d\u00fczeyi, t\u00fcm toplumsal alanlardaki k\u00f6leli\u011fe ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye kar\u015f\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik m\u00fccadelesinin teme-lidir. Uygarl\u0131k tarihinde ve kapitalist modernitede y\u00fcr\u00fct\u00fclen \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fit-lik m\u00fccadelesinin do\u011fru temelde geli\u015fememesinin ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ba\u015far\u0131ya yol a\u00e7amamas\u0131n\u0131n temel nedeni de kad\u0131na ya\u015famda i\u00e7erilmi\u015f ve bi\u00e7imlendirilmi\u015f k\u00f6lelik ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc kurumlar\u0131 ve zihniyetlerinin yeterince kavranamamas\u0131 ve bunlara y\u00f6nelik m\u00fccadelenin temel al\u0131namamas\u0131d\u0131r. Bal\u0131k ba\u015ftan kokar derler. Temel do\u011fru ve sa\u011flam olmay\u0131nca, kurulacak bina ufak bir sars\u0131nt\u0131da y\u0131k\u0131l-maktan kurtulamaz. Tarihte ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ya\u015fanan ger\u00e7eklik de bunun say\u0131-s\u0131z \u00f6rnekleriyle doludur.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla toplumsal sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken kad\u0131n olgusu \u00fczerinde yo\u011funla\u015fmak, e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00e7abalar\u0131n\u0131 kad\u0131n ger\u00e7ekli\u011fine dayand\u0131rmak, hem temel ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemi hem de tutarl\u0131 bilimsel, ahl\u00e2ki ve estetik \u00e7abala-r\u0131n temeli olmak durumundad\u0131r. Kad\u0131n ger\u00e7e\u011finden yoksun bir ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemi, kad\u0131n\u0131 merkezine almayan bir e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck m\u00fccadelesi hakikate eri\u015femez, e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc sa\u011flayamaz.<\/p>\n<p>\u00d6ncelikle kad\u0131n\u0131 tan\u0131mlamak ve toplumsal ya\u015fam i\u00e7indeki rol\u00fcn\u00fc belirle-mek do\u011fru ya\u015fam i\u00e7in esast\u0131r. Bu yarg\u0131y\u0131 kad\u0131n\u0131n biyolojik \u00f6zellikleri ve top-lumsal stat\u00fcs\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan belirtmiyoruz. Varl\u0131k olarak kad\u0131n kavram\u0131 \u00f6nemlidir. Kad\u0131n tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131 oranda erke\u011fi tan\u0131mlamak da olas\u0131l\u0131k dahiline girer. Erkek-ten yola \u00e7\u0131karak kad\u0131n\u0131 ve ya\u015fam\u0131 do\u011fru tan\u0131mlayamay\u0131z. Kad\u0131n\u0131n do\u011fal varl\u0131\u011f\u0131 daha merkez\u00ee bir konumdad\u0131r. Biyolojik a\u00e7\u0131dan da bu b\u00f6yledir. Erkek egemen toplumun kad\u0131n\u0131n stat\u00fcs\u00fcn\u00fc alabildi\u011fine d\u00fc\u015f\u00fcrmesi ve silikle\u015ftirmesi, kad\u0131n ger\u00e7ekli\u011fini kavramam\u0131z\u0131 engellememelidir. Ya\u015fam\u0131n do\u011fas\u0131 daha \u00e7ok kad\u0131nla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Kad\u0131n\u0131n toplumsal ya\u015famdan alabildi\u011fine d\u0131\u015flanmas\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi yanl\u0131\u015flamaz, tersine do\u011frular. Erkek zorbaca ve yok edici g\u00fcc\u00fcyle kad\u0131n \u015fah-s\u0131nda asl\u0131nda ya\u015fama sald\u0131rmaktad\u0131r. Toplumsal egemen olarak erke\u011fin ya\u015fa-ma d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 ve yok edicili\u011fi, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 toplumsal ger\u00e7eklikle yak\u0131ndan ba\u011f-lant\u0131l\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu yarg\u0131m\u0131z\u0131 evrenselle\u015ftirirken enerji-madde ikilemini esas alabiliriz. Enerji maddeye g\u00f6re daha esast\u0131r. Maddenin kendisi yap\u0131salla\u015fm\u0131\u015f enerjidir. Madde enerjiyi saklaman\u0131n, varl\u0131ksalla\u015ft\u0131rman\u0131n form kazanmas\u0131 oluyor. Mad-de bu \u00f6zelli\u011fiyle enerjiyi kafeslemekte, ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 dondurmaktad\u0131r. Her madde formunun enerji pay\u0131 farkl\u0131d\u0131r. Zaten bu enerji farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 maddi formla-r\u0131n, yap\u0131lar\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirlemektedir. Kad\u0131n maddesindeki, formundaki enerji ile erkek maddesindeki enerji farkl\u0131d\u0131r. Kad\u0131nda ta\u015f\u0131nan enerji hem daha fazlad\u0131r, hem de bu enerjinin niteli\u011fi farkl\u0131d\u0131r. Bu farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 do\u011furan kad\u0131n formudur. Toplumsal do\u011fada erkek enerjisi iktidar ayg\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde maddi formlar, bi\u00e7imler halini al\u0131r. Bi\u00e7imler t\u00fcm evrende so\u011fumu\u015f enerji olarak tutucudur. Toplumda egemen erkek olmak, iktidar bi\u00e7imlenmesi haline gelmektir. Bu haliyle ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 enerji a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak form kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Form haline d\u00f6n\u00fc\u015fmeyen enerji azd\u0131r ve \u00e7ok az ki\u015filikte ya\u015fan\u0131r. Kad\u0131nda ise enerji a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak form haline, bi\u00e7imselli\u011fe gelmez. Enerjisi ak\u0131\u015fkan halini korur. Erkek formunda, kafesinde tutuklanmazsa, ya\u015fam enerjisi olarak ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. Dondurulmam\u0131\u015f kad\u0131ndaki g\u00fczellik, \u015fiirsellik, anlam potansiyeli, a\u011f\u0131r basan bu enerji haliyle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bu ger\u00e7ekli\u011fi kavramak i\u00e7in canl\u0131 ya\u015fam\u0131 daha derinli\u011fine kavramak gerekir.<\/p>\n<p>\u0130nsan ya\u015fam\u0131na kadar varan bir ya\u015fam\u0131n evrimi k\u0131smen tan\u0131mlanabilir veya tan\u0131mlanmal\u0131d\u0131r. \u00d6ncelikle ya\u015fam\u0131n gayesini sorgulamak gerekir. Ni\u00e7in ya\u015f\u0131yo-ruz? Ya\u015fam ni\u00e7in kendisini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor, besliyor ve koruyor? Ya\u015famak i\u00e7in beslenmek, korunmak ve \u00fcremek gerekir demek, herhalde cevap i\u00e7in yeterli de\u011fildir. Bundan \u00f6teye sorulacak soru ni\u00e7in \u00fcr\u00fcyoruz, beslenip korunuyoruz sorusudur. Cevap \u2018ya\u015famak i\u00e7in\u2019 bi\u00e7iminde verildi\u011finde bir k\u0131s\u0131rd\u00f6ng\u00fcye d\u00fc\u015f-m\u00fc\u015f oluruz. K\u0131s\u0131rd\u00f6ng\u00fcye d\u00fc\u015fmek cevap de\u011fildir. \u0130nsana kadar bir enerji bi\u00e7imi olarak evrimle\u015fen ve geli\u015fen zihniyet seviyeleri, anlama olgusunun cevap i\u00e7in baz\u0131 ipu\u00e7lar\u0131 verebilece\u011fini g\u00f6steriyor. Evrenin insana kadarki evri-mi hep geli\u015fen bir anlam g\u00fcc\u00fcn\u00fc ortaya koyuyor. Evrendeki gizli veya potan-siyel ger\u00e7eklik sanki hep a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmak, anlamak ve anla\u015f\u0131l\u0131r olmak gibi bir sonuca varmak istiyor. Anlama ve anla\u015f\u0131lma ihtiyac\u0131 evrimin temel d\u00fcrt\u00fcs\u00fc-d\u00fcr. Bu noktadan sonra sorulmas\u0131 gereken soru, anlaman\u0131n ve anla\u015f\u0131l\u0131r olma-n\u0131n kendisine ili\u015fkin olmal\u0131d\u0131r. Anlamak, anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131l\u0131nmak istenen \u015fey nedir? Kutsal Kitap\u2019ta yer alan \u201aAllah der ki, ben bir s\u0131r idim, bilinmek i\u00e7in evreni yaratt\u0131m\u201b h\u00fckm\u00fc sorumuza belki bir yan\u0131t olabilir ama yeterli de\u011fildir. Bilin-mek ihtiyac\u0131 anlam\u0131 tam olarak tan\u0131tlamaya yetmez. Fakat ya\u015famdaki s\u0131rr\u0131 k\u0131smen if\u015fa eder gibidir.<\/p>\n<p>Hegel\u2019in mutlak tin tan\u0131m\u0131 da buna benzer bir anlama sahiptir. Hegel\u2019de evren mutlak tin ile bilin\u00e7li olarak kendine d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bilinmek istenen evren bunu fiziki, biyolojik ve toplumsal a\u015famalardan ge\u00e7erek, bilincin en yetkin hali olan felsefi bilin\u00e7le, yani mutlak tinle kendini bilinmi\u015f k\u0131lmaktan tatmin edil-mi\u015f bulmakta, b\u00f6ylelikle kendini bilinmi\u015f evren k\u0131larak maceray\u0131 tamamlamak-tad\u0131r. \u00d6nemli hakikat paylar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan bu yarg\u0131lar, ya\u015fam\u0131n gayesini anlamla \u00f6zde\u015fle\u015ftirmektedir. Yunan felsefesindeki \u2018theoria\u2019 kavram\u0131 da benzer anlamlar i\u00e7ermektedir. Sonu\u00e7 olarak \u2018anlam\u2019, toplumsal insan\u0131n tanr\u0131salla\u015fmas\u0131d\u0131r. Bu-radaki \u00f6nemli soru \u015fudur: Toplumsal insan\u0131n tanr\u0131salla\u015fmas\u0131 veya kazand\u0131\u011f\u0131 \u2018anlam\u2019 g\u00fcc\u00fc, b\u00fct\u00fcn evrendeki anlam\u0131 temsil edebilir veya ifadelendirebilir mi? Toplumsall\u0131ktaki azami anlam (Hegel\u2019deki mutlak tin) evrensel anlam\u0131n kendi-siyle \u00f6zde\u015f k\u0131l\u0131nabilir mi? Toplumun kendisi eksikli bir varl\u0131k de\u011fil midir? O halde anlam\u0131 da eksik olmayacak m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>\u0130nsan halimizle bu sorular\u0131 tam cevaplayamay\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc biz toplumla s\u0131n\u0131r-lanm\u0131\u015f durumday\u0131z. Toplum-\u00fcst\u00fc varl\u0131k olamay\u0131z. Sadece soru sorabiliriz. Talihimiz \u015fudur ki, soru sormak da anlaman\u0131n yar\u0131s\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla anlamaya (mutlak anlam) ili\u015fkin ipu\u00e7lar\u0131 verebilir. \u015eimdilik anlaml\u0131 hale gelmenin \u00e7ok \u00f6nemli oldu\u011funun ve ya\u015fam\u0131n temel gayesini yakalamaya epeyce yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131na var\u0131p tatmin olabiliriz. Anlaml\u0131 ya\u015fam\u0131n kendisine ili\u015fkin olarak temel sorunlar\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmeye, en az\u0131ndan arzulanan adil, g\u00fczel ve do\u011fru toplumsal ya\u015fama dair cevaplar\u0131 bulmaya muktedir ve yetenekli oldu\u011fumuza h\u00fckmedebiliriz.<\/p>\n<p>Bu felsefi perspektifle kad\u0131n ger\u00e7e\u011fine y\u00f6neldi\u011fimizde, anlaml\u0131 ya\u015fam\u0131n kad\u0131nla ba\u011f\u0131n\u0131 iyi, do\u011fru ve g\u00fczel yanlar\u0131yla geli\u015ftirmek gerekti\u011fi sonucuna varabiliriz. Bu yarg\u0131dan yola \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, kad\u0131nla ya\u015fam\u0131n as\u0131l amac\u0131 \u00fcremek ve \u00e7o\u011falmak olamaz. \u015e\u00f6yle ki, \u00fcremek en basit canl\u0131 olan tek h\u00fccreli canl\u0131lar\u0131n da fark\u0131nda oldu\u011fu, belki de tek ama\u00e7l\u0131 ya\u015famlar\u0131n\u0131n bu temelde kodland\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Fakat geli\u015fen evrim tek h\u00fccrenin neredeyse kendini iki e\u015fit par\u00e7a-ya b\u00f6lmesinin ya\u015fam\u0131n sonu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, milyarlarca kez b\u00f6l\u00fcnen tek h\u00fccreli-nin bu eyleminin ya\u015fam\u0131 sonland\u0131rmak yerine h\u0131zla \u00e7e\u015fitlenme ve farkl\u0131la\u015fma-ya g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, bir sonraki anlaml\u0131 cevab\u0131n \u00e7o\u011falma de\u011fil de\u011fi\u015fim ve d\u00f6n\u00fc-\u015f\u00fcm oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Ya\u015famak i\u00e7in \u00e7o\u011falmak gerekli bir ara\u00e7t\u0131r, ama onu kavramak i\u00e7in asla yeterli de\u011fildir. \u00c7o\u011falmak ara\u00e7sald\u0131r, ama\u00e7sal veya anlamsal de\u011fildir. Daha do\u011frusu, anlam\u0131 sadece \u00e7o\u011falmak olan bir ya\u015fam \u00e7ok eksik ve kusurlu bir ya\u015famd\u0131r. Tek h\u00fccrelide durum buyken, kad\u0131nla insanca ya\u015fam\u0131 yaln\u0131zca cinsel \u00fcremeye ve \u00e7o\u011falmaya ba\u011flamak ya\u015fam\u0131n sadece anlam eksikli\u011fini de\u011fil, k\u00f6rle\u015fmesini ifade eder. Zira kad\u0131nla amip gibi \u00e7o\u011fal\u0131m olma-yaca\u011f\u0131na g\u00f6re, kad\u0131nla \u00e7o\u011fal\u0131m\u0131 ya\u015fam\u0131n merkezine koymak ve hedefi k\u0131lmak, canl\u0131lar\u0131n muazzam evriminden gerekli anlam\u0131 \u00e7\u0131karmamak demektir. Kald\u0131 ki, insan toplumunda n\u00fcfus azl\u0131\u011f\u0131 problemi g\u00fcn\u00fcm\u00fcz teknolojisiyle tamamen a\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn n\u00fcfus azl\u0131\u011f\u0131 de\u011fil, tersine d\u00fcnyaya s\u0131\u011famaz hale gelen \u00e7o\u011fal\u0131m\u0131 giderek b\u00fcy\u00fck bir sorun haline gelmektedir. Tek h\u00fccreli canl\u0131-da da kan\u0131tland\u0131\u011f\u0131 gibi, \u00e7o\u011fal\u0131m h\u0131z\u0131 geri ve ilkel d\u00fczeyle ba\u011flant\u0131l\u0131 olup, her \u00e7o\u011fal\u0131m bir \u00f6l\u00fcm demektir. Fiziki \u00e7o\u011fal\u0131m t\u00fcm evrim t\u00fcrlerinde b\u00f6ylesi bir anlam\u0131 da i\u00e7erir. \u00d6l\u00fcml\u00fc varl\u0131k \u00e7o\u011falarak kendisini daimi ya\u015fatabilece\u011fini sanmaktad\u0131r ki, bu bir yan\u0131lg\u0131d\u0131r. Kendisini kendi kopyas\u0131yla s\u00fcrd\u00fcrmek g\u00fc-venlik ihtiyac\u0131n\u0131 giderebilir ve sonsuzlu\u011fa kat\u0131lma arzusunu tatmin edebilir, ama ger\u00e7ek\u00e7i ve hakiki k\u0131lmaz.<\/p>\n<p>\u00d6zcesi, kad\u0131nla \u00e7o\u011fal\u0131ma dayanan ya\u015fam felsefesinin ciddi bir anlam\u0131 yok-tur. S\u0131n\u0131fl\u0131 toplumda miras ve g\u00fc\u00e7l\u00fc olma gibi olgular nedeniyle do\u011furgan kad\u0131na anlam y\u00fcklenmi\u015ftir  bu da bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcyle ilgili bir anlamd\u0131r ve kad\u0131n i\u00e7in negatiftir. Yani \u00e7ok do\u011furan kad\u0131n, erken \u00f6len kad\u0131nd\u0131r. Kad\u0131nla anlam de\u011feri \u00e7ok y\u00fcksek bir ya\u015fam ya \u00e7ok az bir do\u011fumla ya da genelde insan t\u00fcr\u00fc i\u00e7in bir n\u00fcfus \u00e7oklu\u011fu sorunu varsa hi\u00e7 do\u011furmayan kad\u0131nla m\u00fcmk\u00fcn-d\u00fcr. \u00c7ok \u00e7ocuk do\u011furmak, kendini birey ve toplum olarak entelekt\u00fcel ve politik g\u00fc\u00e7le geli\u015ftiremeyen geri s\u00f6m\u00fcrge halklar\u0131 i\u00e7in bir \u00f6z savunma olarak de\u011fer ta\u015f\u0131yabilir. Kendine y\u00f6nelik k\u0131r\u0131ma soyunu \u00e7o\u011faltarak cevap verme de bir direni\u015f ve kendini var k\u0131lma y\u00f6ntemidir. Fakat bu fazla \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam \u015fans\u0131 olmayan toplumlar\u0131n \u00f6z savunmas\u0131d\u0131r. Bu nedenle anlam d\u00fczeyinin bu denli d\u00fc\u015f\u00fck oldu\u011fu toplumlarda kad\u0131nla estetik ve do\u011fruyu esas alan bir ya\u015fam m\u00fcmk\u00fcn olamaz. D\u00fcnya toplumlar\u0131n\u0131n mevcut ger\u00e7e\u011fi bunu do\u011frulamaktad\u0131r. Kad\u0131nla ya\u015fam\u0131n beslenme ve korunma i\u015flevlerinde \u00f6zg\u00fcn bir y\u00f6n\u00fc yoktur. Beslenme ve korunma her canl\u0131 i\u00e7in ge\u00e7erlidir. Kad\u0131ns\u0131z veya erkeksiz ya\u015fam\u0131 tart\u0131\u015fman\u0131n fazla bir anlam\u0131 yoktur. E\u015feyli veya e\u015feysiz t\u00fcm ya\u015famlarda erillik-di\u015fillik olgusu vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla sorun e\u015f ya\u015fam\u0131n kendisiyle de\u011fil, insan toplumundaki anlam\u0131yla ilgilidir.<\/p>\n<p>\u0130nsan toplumunun ya\u015fam bi\u00e7imi herhangi bir canl\u0131 t\u00fcr\u00fcn\u00fcn ya\u015fam bi\u00e7imi de\u011fildir. Kendi i\u00e7inde ve do\u011fa \u00fczerinde h\u00fck\u00fcmranl\u0131k ve iktidar olgusunu geli\u015ftirebilecek \u00f6zellikler ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Ulus-devlet iktidar\u0131nda oldu\u011fu gibi nicel ve nitel bak\u0131mdan g\u00fc\u00e7l\u00fc ulus pe\u015finde ko\u015fmak ya\u015fam gezegenimizi ya\u015fam\u0131n me-zar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilir. Buradaki \u00e7arp\u0131kl\u0131k toplumdan, erkek egemen toplumdan kaynaklanmaktad\u0131r. Erkek egemenin kad\u0131n ya\u015fam\u0131 \u00fczerinde kurdu\u011fu hege-monya gezegenimizi ya\u015fanamaz hale getirmektedir. Bu sonuca da biyolojik evrimle de\u011fil, erkek egemenlikli hegemonik iktidarla var\u0131lmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla kad\u0131nla ya\u015fam\u0131n erkek egemenlikli hegemonik iktidar olgusundan kurtulmas\u0131 gerekir. Ya\u015fam\u0131 h\u00fck\u00fcmranl\u0131k alt\u0131nda ge\u00e7en kad\u0131n do\u011furganl\u0131\u011f\u0131yla insanl\u0131\u011f\u0131 milyonlarca y\u0131l ya\u015fatt\u0131\u011f\u0131 halde, kapitalist moderniteyle birlikte bu do\u011furganl\u0131k ironik bir bi\u00e7imde ya\u015fam\u0131n sonunu getirmektedir. Mevcut stat\u00fc alt\u0131ndaki kad\u0131nla ya\u015fam ya\u015fam\u0131n sonunu haber vermektedir. Bu ger\u00e7ekli\u011fin say\u0131s\u0131z i\u015fareti vard\u0131r. Bu i\u015faretleri s\u0131ralarsak:<\/p>\n<p>a- N\u00fcfusun gezegene s\u0131\u011fmayacak \u00f6l\u00e7\u00fcde artmas\u0131 ve di\u011fer canl\u0131 t\u00fcrlerini tehdit alt\u0131na almas\u0131 a\u015famas\u0131na var\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Mevcut stat\u00fc alt\u0131ndaki kad\u0131nla bu tarzdaki bir ya\u015fam, ya\u015fam\u0131n do\u011fall\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ekolojisini her ge\u00e7en g\u00fcn artan bir h\u0131zla tehdit etmektedir.<\/p>\n<p>b- Yine bu ya\u015fam toplumlar\u0131n i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda s\u0131n\u0131rs\u0131z iktidar \u015fiddetine yol a\u00e7maktad\u0131r. Militarizmin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00fczey bu ger\u00e7ekli\u011fi yeterince kan\u0131tlamak-tad\u0131r.<\/p>\n<p>c- Kad\u0131n\u0131n cinselli\u011fi korkun\u00e7 bir istismar arac\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, \u00fczerinde korkun\u00e7 bir bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc geli\u015ftirilmi\u015ftir. Ya\u015fam t\u00fcm\u00fcyle sapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, nere-deyse kendini anlams\u0131zca tekrarlayan bir cinsel sap\u0131kl\u0131kla \u00f6zde\u015f k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>d- Giderek toplumdan silinen kad\u0131n zorunlu soy s\u00fcrd\u00fcrme arac\u0131na, cinsel meta ve en ucuz i\u015fg\u00fcc\u00fcne d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ba\u015fkaca bir anlam\u0131 yok gibidir.<\/p>\n<p>e- Kad\u0131n \u00fczerinde \u00e2deta k\u00fclt\u00fcrel bir soyk\u0131r\u0131m y\u00fcr\u00fct\u00fclmektedir. Kad\u0131n an-cak cinselli\u011fi ve soy s\u00fcrd\u00fcrme rol\u00fcyle i\u015fsizler ordusunun \u00fccretsiz veya ucuz \u00fccretli bir \u00fcyesi olarak de\u011fer ifade etmektedir. Kendini fiziki, ahlaki ve anlam-sal olarak savunabilecek \u00f6zg\u00fc\u00e7ten yoksun b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>f- Bu etkenler alt\u0131nda kad\u0131n\u0131 anlams\u0131z bir ya\u015fam\u0131n pen\u00e7esinde k\u0131vrand\u0131ran bir toplum ancak hasta bir toplum olabilir. Anlams\u0131z kad\u0131n\u0131n toplumu da anlams\u0131z olur.<\/p>\n<p>Daha da artt\u0131r\u0131labilecek bu i\u015faretler kad\u0131nla e\u015f ya\u015fam\u0131n k\u00f6kl\u00fc bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc-me duydu\u011fu ihtiyac\u0131 gayet a\u00e7\u0131k ve ivedi k\u0131lmaktad\u0131r. Korunmas\u0131z ve m\u00fclkle\u015fti-rilmi\u015f kad\u0131nla \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam m\u00fcmk\u00fcn olamaz. Ahl\u00e2ken de bu m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil-dir. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00f6lelik ancak ahl\u00e2k yok edildi\u011finde ger\u00e7ekle\u015fir. Tabii hegemonik g\u00fc\u00e7lerin ahl\u00e2k\u0131na ahl\u00e2k diyemeyiz. Hegemonik g\u00fc\u00e7, bu arada hegemonik er-keklik ancak toplumsal ahl\u00e2k\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcyle ger\u00e7ekle\u015fir. Kad\u0131ns\u0131z ya\u015fanamayaca-\u011f\u0131na (Erkek olmadan da ya\u015fam olabilir ama k\u00f6lece bir ya\u015fam olur) g\u00f6re, ya-\u015fam\u0131 kurtarmak kad\u0131n\u0131n kurtulu\u015funu zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. Bu anlat\u0131m daha \u00e7ok toplumsal yap\u0131sall\u0131k i\u00e7indeki kad\u0131nla ilgilidir. Zihniyet d\u00fcnyas\u0131, ili\u015fkisi i\u00e7indeki kad\u0131n sorunu daha da \u00f6nem kazanmaktad\u0131r. Kad\u0131n hakk\u0131nda yukarda a\u00e7\u0131klanan olumsuz i\u015faretlere ba\u015far\u0131yla kar\u015f\u0131 koyan bir zihniyet geli\u015ftirilmedik-\u00e7e, genelde e\u015f, \u00f6zelde \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam e\u015fi olarak ya\u015fan\u0131lamaz. Dolay\u0131s\u0131yla kar\u015f\u0131 tezler olarak kad\u0131nla \u00f6zg\u00fcr e\u015f d\u00fczeyinde ya\u015famak i\u00e7in ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi gere-kenler \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilir:<\/p>\n<p>a- \u00d6ncelikle soy s\u00fcrd\u00fcr\u00fcm\u00fcn\u00fc, \u00e7o\u011falmay\u0131 esas almayan, evrensel insanl\u0131k idealine uygun, gezegendeki di\u011fer canl\u0131lar\u0131n varolu\u015funu g\u00f6zeten ekolojik bir e\u015f ya\u015fam kavram\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Toplumun vard\u0131\u011f\u0131 evrensel d\u00fczey kad\u0131nla \u00f6zg\u00fcr ya\u015famay\u0131 zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. Ger\u00e7ek sosyalizm ancak kad\u0131nla \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam temelinde in\u015fa edilebilir. Sosyalizm \u00f6nceli\u011fi kad\u0131nla \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam d\u00fcze-yinin mutlaka tutturulmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>b- Bunun i\u00e7in erkek egemen hegemonik iktidarla zihniyet ve kurumsal ola-rak m\u00fccadele etmek ve \u00f6zg\u00fcr e\u015f d\u00fczeyinde bu m\u00fccadelenin zihniyet ve ku-rum olarak zaferini kesinle\u015ftirmek gerekir. \u00d6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam bu ba\u015far\u0131 ve zafer kazan\u0131lmadan ger\u00e7ekle\u015ftirilemez.<\/p>\n<p>c- Kad\u0131nla ya\u015fam asla cinsel g\u00fcd\u00fcy\u00fc s\u00fcrekli k\u0131lmak ve \u00e7ok ya\u015famak anla-m\u0131nda yorumlanmamal\u0131d\u0131r. Gerek uygarl\u0131k gerekse kapitalist moderniteyle korkun\u00e7 bir d\u00fczeye ta\u015f\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olan toplumsal cinsiyet\u00e7i ya\u015fam\u0131 t\u00fcm zihinsel ve kurumsal alanlarda tasfiye etmeden \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilemez. Kad\u0131n\u0131 bir m\u00fclkiyet olgusu ve cinsel nesne olarak g\u00f6ren paradigma ve kurumlarda kad\u0131nla ya\u015fam sadece en b\u00fcy\u00fck ahl\u00e2ks\u0131zl\u0131k de\u011fil, ayn\u0131 zamanda en \u00e7irkin ve en yanl\u0131\u015f ya\u015fam bi\u00e7imidir. Bu ko\u015fullar alt\u0131nda bir kad\u0131n\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla erke\u011fi bu denli a\u015fa\u011f\u0131layacak ve \u00e7\u00fcr\u00fctecek ba\u015fka bir toplumsal olgu \u00f6rne\u011fi yoktur.<\/p>\n<p>d- Kad\u0131nla \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam ancak m\u00fclkiyet\u00e7ilik reddedildi\u011fi, istismar edilen toplumsal cinsiyet\u00e7ilik t\u00fcm\u00fcyle a\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131, her d\u00fczeyde toplumsal e\u015fitli\u011fin (fark-l\u0131l\u0131k temelindeki e\u015fitlik) sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarda m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>e- \u00d6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam ancak soy s\u00fcrd\u00fcr\u00fcm arac\u0131, ucuz veya \u00fccretsiz i\u015f\u00e7i ve i\u015fsiz olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f, nesne olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p \u00f6zneli\u011fini her d\u00fczeyde ger\u00e7ekle\u015f-tiren kad\u0131nla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>f- Toplum ancak bu olumlu ko\u015fullar alt\u0131nda \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam\u0131na uygun hale gelebilir, dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fit ko\u015fullu topluma evrilebilir.<\/p>\n<p>g- Olumlu toplumsal ko\u015fullar alt\u0131nda yap\u0131sal ve anlaksal de\u011ferini geli\u015ftir-mi\u015f kad\u0131nlar ve erkeklerin \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olabilir.<\/p>\n<p>Hegemonik uygarl\u0131k ve modernitenin \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam\u0131n ink\u00e2r\u0131 pahas\u0131na ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini \u00e7ok iyi bilmek gerekir. Dolay\u0131s\u0131yla toplumsal a\u015fk\u0131n zorunlu ko\u015fulu olan kad\u0131nla erkek aras\u0131nda hem yap\u0131sal hem de anlaksal g\u00fc\u00e7 dengesi imk\u00e2ns\u0131z k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131ndan a\u015fk ger\u00e7ekle\u015femez. Anlam enerjisini yitirmi\u015f ve k\u00f6le toplumun k\u00f6lece ili\u015fkilerinin anl\u0131k olarak \u00fcretildi\u011fi evlilik ko\u015fullar\u0131nda a\u015fk ger\u00e7ekle\u015femez. Hegemonik ve modern iktidar\u0131n \u00f6l\u00fcmc\u00fcl etkisi bu nedenle en \u00e7ok \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam olanaks\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu y\u00fczden insanl\u0131k tara-f\u0131ndan b\u00fcy\u00fcl\u00fc bir mucize olarak kar\u015f\u0131lanan ya\u015fam bu ko\u015fullarda mucizev\u00ee ve b\u00fcy\u00fcsel de\u011ferini yitirmi\u015f, \u00f6zellikle kad\u0131n taraf\u0131ndan kahr\u0131 \u00e7ekilen ve intiharla kar\u015f\u0131lanan bir felakete d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. E\u015f ya\u015fam\u0131n bir toplumsal in\u015fa oldu-\u011funu iyi bilmek gerekir. Bu ya\u015fam eril ve di\u015fil ki\u015filer aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fmez  in\u015fa edilmi\u015f toplumsal kad\u0131nl\u0131k ve erkeklik aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Hegemo-nik in\u015fan\u0131n her iki cinsi sakat b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131, aralar\u0131ndaki ili\u015fkinin bundan etkilendi-\u011fi ve hegemonik ili\u015fki olarak yans\u0131mas\u0131n\u0131 buldu\u011fu iyi bilinmelidir. Hegemonik ili\u015fkide a\u015fk geli\u015femez. \u0130nsan a\u015fk\u0131nda temel \u015fart, taraflar\u0131n birbirine denk bir \u00f6zg\u00fcr irade sahibi olmalar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Uygarl\u0131k ve modernite hem kurumsal hem de ideolojik hegemonik ya\u015famla ge\u00e7erli k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131ndan, a\u015fk konusunda tarih boyunca hep paradoks i\u00e7inde kal\u0131-n\u0131r. A\u015fktan \u00e7ok bahsedilir ama ger\u00e7ekle\u015ftirilemez. D\u00fcnya edebiyat\u0131 bir anlam-da ger\u00e7ekle\u015femeyen a\u015fklar\u0131n trajik anlat\u0131lar\u0131ndan ibarettir. Sava\u015flar\u0131n hep kad\u0131n y\u00fcz\u00fcnden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatan destanlar da bu ger\u00e7e\u011fin kan\u0131t\u0131d\u0131r. Sanat\u0131n t\u00fcm bi\u00e7imleri ger\u00e7ekle\u015femeyen a\u015fk\u0131n itiraf\u0131 gibidir. Dinsel metinler bile tanr\u0131 ile tanr\u0131\u00e7a ili\u015fkilerindeki ger\u00e7ekle\u015fmeyen, tek tarafl\u0131 kalan arzulardan \u015fiddetle etkilenen bir nevi en eski sanat eserleridir. Uygarl\u0131k sistemlerinin e\u015f ya\u015fam\u0131 \u2018\u00f6zel ya\u015fam\u2019 alan\u0131 olarak kutsamas\u0131, toplumsal hakikatin en tersy\u00fcz edilmi\u015f bir yarg\u0131s\u0131d\u0131r. Asl\u0131nda kamusal\u0131n \u00f6zel, \u00f6zelin kamusal olarak kavranmas\u0131 toplu-mun do\u011fas\u0131na daha uygundur. E\u015f ya\u015famdaki ili\u015fki, evrenselli\u011fi ve t\u00fcm top-lumsal ba\u011flar\u0131 temelde etkileyen \u00f6zelliklere sahiptir. Uygarl\u0131\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc, bu evrensel ili\u015fkiyi sadece \u00e7ok mahrem ikili bir tekil olgu sayma-s\u0131d\u0131r. Sosyolojik bilginin de\u011fersiz ve yarars\u0131z olmas\u0131n\u0131n en temel nedenlerin-den biri budur. Sokrates\u2019e ait oldu\u011fu s\u00f6ylenen \u201aKad\u0131n insan\u0131 ya filozof yapar ya da deli\u201b deyi\u015fiyle, bir halk \u00f6zdeyi\u015fi olan \u201aKad\u0131n vezir de eder, rezil de\u201b deyi\u015fi, yine bu ger\u00e7ek kamusall\u0131kla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Zaten toplumda \u2018\u00f6zel\u2019 ve \u2018kamusal\u2019 alan ayr\u0131m\u0131na gitmek modernitenin bir \u00e7arp\u0131tmas\u0131d\u0131r. Asli toplumda bu t\u00fcr bir ayr\u0131m\u0131n anlam\u0131 yoktur. Do\u011fru olan, temel ve belirleyici ili\u015fki bi\u00e7im-lerinin ya\u015fanmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ya\u015fam ad\u0131na insan toplumuna att\u0131\u011f\u0131m\u0131z ilk ad\u0131m e\u015f ya\u015fama ili\u015fkin olmal\u0131-d\u0131r. Hi\u00e7bir ya\u015fam alan\u0131 e\u015f ya\u015fam alan\u0131 kadar temel ve belirleyici \u00f6zelli\u011fe sahip de\u011fildir. Ekonomiyi, devleti temel ili\u015fki saymak modernite sosyolojisinin bir saplant\u0131s\u0131d\u0131r. Ekonomi de, devlet de sonu\u00e7ta e\u015f ya\u015fam\u0131n ara\u00e7lar\u0131 konumunda-d\u0131r. E\u015f ya\u015famlar ekonominin, devletin, dinin hizmetinde olamaz. Tersine dev-let, din ve ekonomi e\u015f ya\u015fam\u0131n hizmetinde olmak durumundad\u0131r. Ancak bu-nun tersi t\u00fcm modernite sosyolojisini kaplam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcm bu anlat\u0131m\u0131n gere\u011fi olarak ilk ilmi yap\u0131lmas\u0131 gereken alan, e\u015f ya\u015fam alan\u0131 olmal\u0131d\u0131r. \u00c7ok ilkel bulunan ilk\u00e7a\u011f mitolojisi ve dinlerinin kendilerini hep bu alanla ba\u015flatmalar\u0131 bo\u015funa olmay\u0131p toplumsal hakikatle ilgilidir. E\u015f ya\u015fam, \u00f6zellikle kad\u0131n etraf\u0131nda geli\u015ftirilecek bilim, do\u011fru sosyolojiye at\u0131lm\u0131\u015f ilk ad\u0131m olacakt\u0131r. Sadece bir bilim olarak sosyolojide de\u011fil, t\u00fcm sanatsal ve felsefi alanlarda da ilk ad\u0131m bu ili\u015fki etraf\u0131nda at\u0131lmal\u0131d\u0131r. Felsefenin bir dal\u0131 olarak ahl\u00e2k ve dinin de \u00f6nceli\u011fi bu alanda olmal\u0131d\u0131r demeye gerek bile yoktur. Ahl\u00e2k ve din bu alana yeterince ba\u011flanm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zdaki hegemonik iktidar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc g\u00fc\u00e7lerinin iflas\u0131 en \u00e7ok e\u015f ya\u015famdaki \u00e7\u00f6k\u00fc\u015fle g\u00f6r\u00fcn\u00fcr olmaktad\u0131r. Kad\u0131n-erkek ili\u015fki tarihi en deklase, anlam\u0131n\u0131 yitirmi\u015f, ne onunla olunur ne onsuz olunur gibi bir t\u00fcken-mi\u015fli\u011fe gelip dayanm\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015flang\u0131\u00e7 devrimini bu kaotik durumun tahliline dayand\u0131rmayanlar\u0131n kaosu s\u00fcrd\u00fcrmekten ba\u015fka \u015fanslar\u0131 yoktur. Ki\u015fisel ve kolektif \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapanlar, ancak bu alan\u0131 bilimsel, sanatsal ve felsefi olarak temel al\u0131rlarsa, \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam\u0131na do\u011fru ad\u0131m atabilirler. Bu \u00e7\u0131k\u0131\u015f ad\u0131mlar\u0131, \u00e7ok\u00e7a san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi iki ki\u015fi aras\u0131ndaki tekil, \u00f6zel ad\u0131mlar olmay\u0131p, ger\u00e7ekle\u015ftirilecek demokratik sosyalist topluma ili\u015fkin evrenselin ilk ad\u0131mlar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Sosyalist olmak \u00f6ncelikle e\u015f ya\u015famda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck d\u00fczeyini tutturmakla ilgili olmak durumundad\u0131r. Eski mitolojik ve dinsel ya\u015fam\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda rastlanan b\u00fcy\u00fck ilkesel ve \u00e7etin pratik ya\u015famlar\u0131n benzeri bir ya\u015fam tarz\u0131n\u0131 esas almak gerekir. E\u015f ya\u015fam\u0131n sosyalist\u00e7e in\u015fas\u0131 ancak uygarl\u0131k sistemlerinin ve kapitalist modernitenin evcil \u00f6z\u00fcn\u00fc ve bi\u00e7imlerini a\u015fmakla ger\u00e7ekle\u015febilir. Sistemin banalle\u015ftirdi\u011fi cinsellikle, evcilik oyunlar\u0131yla, soyculukla (\u00e7o\u011fal\u0131m anlam\u0131nda), \u2018bir yast\u0131kta kocamak\u2019la pek alakas\u0131 yoktur. \u00d6zellikle g\u00fcncel olarak tam bir hastal\u0131k haline getirilen g\u00fcnl\u00fck cinsel birle\u015fmelerle de alakal\u0131 de\u011fildir. Kald\u0131 ki, hi\u00e7bir canl\u0131da g\u00fcnl\u00fck cinsel birle\u015fmenin olmamas\u0131, tersine bunun d\u00f6ng\u00fcsel bir temele sahip olmas\u0131, insan t\u00fcr\u00fcndeki cinselli\u011fin toplumsal tarzda in\u015fa edildi-\u011fini kan\u0131tlar. Cinsel a\u00e7l\u0131k ve cinsellikteki a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k, toplumsal in\u015fa ve hegemonik iktidarla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Kad\u0131na dayat\u0131lan cinsiyet\u00e7ilik t\u00fcm bi\u00e7imleriyle bir ikti-dar ger\u00e7ekle\u015ftirimi olarak kendini belli eder. Bu cinsiyet\u00e7ilik, mutluluk vermesi \u015furada kals\u0131n, tam bir hastal\u0131k ve mutsuzluk kayna\u011f\u0131d\u0131r, t\u00fckeni\u015f ve erken \u00f6l\u00fcmd\u00fcr. Hi\u00e7bir kad\u0131n veya erkek b\u00fcnyesi cinsiyet\u00e7ili\u011fin bu tarz cinselli\u011fine uyum g\u00f6sterecek yap\u0131da de\u011fildir. \u00d6zellikle kapitalizmin kad\u0131n reklamc\u0131l\u0131\u011f\u0131yla k\u00f6r\u00fckledi\u011fi cinsiyet\u00e7ilik tamamen ideolojik hegemonyayla ilgili olup, azami k\u00e2r kanununun pratikle\u015ftirilmesini sa\u011flamaya y\u00f6neliktir. Denilebilir ki, hi\u00e7bir ili\u015fki toplumsal cinsiyet\u00e7ilik kadar sistemi ta\u015f\u0131ma g\u00fcc\u00fcnde de\u011fildir. Dolay\u0131s\u0131yla anti-kapitalist olmak ancak bu tarz cinsiyet\u00e7i ya\u015fam\u0131 reddetmek ve a\u015fmakla m\u00fcm-k\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>E\u015f ya\u015fam ili\u015fkilerinde geli\u015ftirilecek d\u00fczey ne denli bilimsel, sanatsal ve fel-sefi olursa o denli sosyalist topluma yol a\u00e7abilecektir. Sosyalizmin \u00f6ncelikle e\u015f ya\u015fam ili\u015fkilerinde ger\u00e7ekle\u015fmesinin vazge\u00e7ilmez ilkesel ve pratik bir de\u011feri vard\u0131r. Bu tarz ili\u015fki d\u0131\u015f\u0131nda sosyalizme g\u00f6t\u00fcrebilecek bir yol yoktur. Olsa da, bu ili\u015fkiler dolayl\u0131 ve hatalara \u00e7ok a\u00e7\u0131k ili\u015fkilerdir. Sosyalist\u00e7e e\u015f ya\u015fam\u0131 iki ki\u015fi aras\u0131ndaki bir ili\u015fki olarak alg\u0131lamak eksik bir yakla\u015f\u0131md\u0131r. E\u015f ya\u015famlar \u015f\u00fcphe-siz ikili somutla\u015fmalar\u0131 ya\u015fayabilir ama buna indirgenemez. E\u015f ya\u015fam b\u00fcy\u00fck anlam g\u00fcc\u00fc, estetik ve ahl\u00e2kla daha \u00e7ok soyut olarak ya\u015fanan \u00f6zsel bir ya-\u015famd\u0131r.<\/p>\n<p>Sosyalist ya\u015fam ba\u011flam\u0131ndaki erkekler ve kad\u0131nlar ancak \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam\u0131 ev-rensel, kolektif olarak ger\u00e7ekle\u015ftirdik\u00e7e, tekil olarak da do\u011fru ve g\u00fczel ya\u015fama \u015fans\u0131n\u0131 elde edebilirler. Tarihin t\u00fcm b\u00fcy\u00fck toplumsal hareketlerinde bu ger-\u00e7ekli\u011fi g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Tekil ya\u015fam\u0131 g\u00fcncel evlilik oyunlar\u0131yla oldu\u011fu kadar, daha da olumsuzla\u015fan evlilik d\u0131\u015f\u0131 bi\u00e7imlerle kar\u0131\u015ft\u0131rmamak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Tekil ya\u015famda toplumsal evrenselli\u011fin, kolektifin t\u00fcm potansiyeli gizli oldu\u011fu halde, uygarl\u0131k ve modernitenin tekil evcilik ve evlilik d\u0131\u015f\u0131ndaki bi\u00e7im-lerinde evrenselli\u011fin, kolektifli\u011fin ink\u00e2r\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Bu ayr\u0131m\u0131 yapmadan, sosyalist\u00e7e tikel \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam ger\u00e7ekle\u015femez. Sosyalist ili\u015fki kapsam\u0131ndaki erkek, \u00f6zellikle kad\u0131n kendinde ya\u015fatt\u0131\u011f\u0131 bilimsellik, estetiklik, ahl\u00e2kilik ve felsefilikle muazzam bir \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcne sahiptir. Bu t\u00fcr erkek ve kad\u0131n ki\u015filik-ler toplumsal ya\u015fam kar\u015f\u0131s\u0131nda yenilgi ya\u015famad\u0131klar\u0131 gibi, varl\u0131klar\u0131yla \u00f6zg\u00fcr toplumsal ya\u015fam\u0131 in\u015fa ederler. Tekil birliklerinde sayg\u0131 ve g\u00fcven h\u00e2kim oldu\u011fu i\u00e7in k\u0131skan\u00e7l\u0131k, kapris, doyumsuzluk ve b\u0131kk\u0131nl\u0131k gibi sistem hastal\u0131klar\u0131na yer yoktur. Birbirlerini m\u00fclkle\u015ftirmedikleri i\u00e7in kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 hak idealar\u0131yla (Burjuva hukukunda bu ge\u00e7erlidir) yakla\u015f\u0131mda bulunmazlar. Denk d\u00fczeydeki anlam g\u00fc\u00e7leri bir ki\u015fide b\u00fct\u00fcn\u00fc, b\u00fct\u00fcnde bir ki\u015fiyi ya\u015fatabilecek durumdad\u0131r.<\/p>\n<p>Tarihsel-toplum hareketleri ancak b\u00f6yle anlam kazanm\u0131\u015f ki\u015filiklerle ba\u015far\u0131-ya ula\u015f\u0131r. Bu ki\u015filikler kelimenin ger\u00e7ek anlam\u0131yla hep sosyalist olarak bilin-mek, an\u0131lmak ve beklenmek durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Sosyalist toplumun geli\u015fiminde \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam kuram\u0131n\u0131n uygulanmas\u0131na ili\u015fkin baz\u0131 \u00f6nemli tarih\u00ee tecr\u00fcbeleri g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutmak \u00f6nemlidir. H\u0131ristiyan-l\u0131k bu konuda rahip ve rahibe ya\u015fam\u0131n\u0131 kadrolar\u0131na \u015fart k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bat\u0131 uygar-l\u0131\u011f\u0131n\u0131n geli\u015fiminde bu uygulama \u00f6nemli bir role sahiptir. H\u0131ristiyanl\u0131k cinsiyet-\u00e7i toplumun olumsuzluklar\u0131n\u0131 bu kadrosal uygulamayla olduk\u00e7a s\u0131n\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Ruhsall\u0131\u011f\u0131n zihniyet \u00fczerindeki cinsellik bask\u0131s\u0131n\u0131 gemlemesi toplumsall\u0131\u011f\u0131n geli\u015fiminde \u00f6nemli rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan diya-lektik geli\u015fime yol a\u00e7amam\u0131\u015f  ona kar\u015f\u0131 tepkisel olarak geli\u015fen \u015fey kapitalist modernitenin toplumsal cinsiyet\u00e7i patlamas\u0131 olmu\u015ftur. Modern m\u00fclkiyet\u00e7i tek e\u015fli ya\u015fam, rahip-rahibe k\u00fclt\u00fcr\u00fcne kar\u015f\u0131t bir ya\u015fam tarz\u0131 olarak ikinci bir u\u00e7 noktay\u0131, bir kutbu do\u011furmu\u015ftur. Modernist tek e\u015fli ya\u015famdaki bunal\u0131m\u0131n temelinde H\u0131ristiyanl\u0131ktaki rahip ve rahibe k\u00fclt\u00fcr\u00fc yatar. Her iki k\u00fclt\u00fcr de cinsiyet\u00e7i toplumun a\u015f\u0131lmas\u0131nda t\u0131kan\u0131p kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bat\u0131 toplumundaki cinsiyet-\u00e7i k\u00fclt\u00fcr bunal\u0131m\u0131nda bu ger\u00e7eklik sakl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Konuya ili\u015fkin \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00e7\u00f6z\u00fcm de ba\u015far\u0131l\u0131 olmam\u0131\u015ft\u0131r. Rahip-rahibe ya\u015fam\u0131-n\u0131n tersine cinsel doyuma \u00f6ncelik tan\u0131yan \u0130sl\u00e2miyet, \u00e7ok say\u0131da e\u015f ve cariye konumundaki kad\u0131nla sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zece\u011fini sanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u2019daki harem uygu-lamas\u0131 bir nevi \u00f6zelle\u015fmi\u015f genelev rol\u00fcndedir. Genelevden fark\u0131, baz\u0131 ki\u015filere \u00f6zel k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. \u00d6zde aralar\u0131nda fark yoktur. Do\u011fu toplumunun Bat\u0131 toplumlar\u0131n\u0131n gerisine d\u00fc\u015fmesinde bu cinsiyet\u00e7i toplumsal uygulaman\u0131n belir-leyici rol\u00fc vard\u0131r. H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n cinsiyet\u00e7ili\u011fi gemlemesi moderniteye yol a\u00e7arken, \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n cinsiyet\u00e7i a\u015f\u0131r\u0131 doyumu te\u015fvik etmesi ise bu konuda eski toplumdaki durumun daha da gerisine d\u00fc\u015fmesine ve Bat\u0131l\u0131 modernite toplu-mu kar\u015f\u0131s\u0131nda yenilgiye u\u011framas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Do\u011fu kad\u0131n\u0131 ve erke\u011finin Bat\u0131 kad\u0131n\u0131 ve erke\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda yenik d\u00fc\u015fmesinde toplumsal cinsiyet\u00e7ili\u011fin rol\u00fc olduk\u00e7a \u00f6nemlidir. Cinsiyet\u00e7ilik toplumsal geli\u015fme \u00fczerinde san\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan daha fazla etkilidir. Do\u011fu ile Bat\u0131 toplumlar\u0131 aras\u0131ndaki fark\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131nda cinsiyet\u00e7ili\u011fin rol\u00fc \u00fczerinde \u00f6nemle durmak gerekir. \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n cinsiyet\u00e7ilik anlay\u0131\u015f\u0131 gerek kad\u0131n\u0131n derinli\u011fine k\u00f6lele\u015fmesinde, gerekse erke\u011fin iktidarc\u0131 kesilmesinde Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131ndakine nazaran \u00e7ok daha olumsuz sonu\u00e7lar do-\u011furmu\u015ftur.<\/p>\n<p><em><strong>\u00d6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam prati\u011fini geli\u015ftirirken, kad\u0131n ve erkek cephesinde dikkat edilmesi gereken \u00f6nemli hususlar vard\u0131r. \u00d6zg\u00fcr ya\u015fam \u015fans\u0131 olan veya bu \u015fans\u0131 elde etmek isteyen kad\u0131n\u0131n \u00f6ncelikle yapmas\u0131 gerekenleri \u015f\u00f6yle belirleye-biliriz:<\/strong><\/em><\/p>\n<p>a- Kad\u0131n erkekle giri\u015fece\u011fi cinsel payla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n salt bir biyolojik tatminle s\u0131n\u0131rl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, kaplan kafesinde kaplanla yatmaya denk bir g\u00fc\u00e7le ve iktidar pen\u00e7esiyle y\u00fcz y\u00fcze kalaca\u011f\u0131n\u0131 pe\u015finen bilmelidir. \u00d6zellikle kafesteki kaplan\u0131n a\u00e7l\u0131k ve esaret haline benzer durumda bulunmas\u0131, erke\u011fin pen\u00e7elerini daha \u00f6l\u00fcmc\u00fcl kullanmas\u0131na yol a\u00e7abilir. Kad\u0131n klasik evlilik ili\u015fkisiyle bir defa kafese girdikten sonra kolay sa\u011f \u00e7\u0131kamayaca\u011f\u0131n\u0131, kafese girmesinin bedelini ya can\u0131yla \u00f6deyece\u011fini ya da tamamen teslim olmu\u015f di\u015fi bir kaplana d\u00f6n\u00fc\u015fece\u011fini iyi bilmelidir. Di\u015fi kaplan tiplemesi erkekle\u015fmi\u015f kad\u0131n\u0131 temsil eder, i\u011fren\u00e7 ve \u00e7irkindir. Hegemonik erkek ve ona tamamen teslim olmu\u015f erkeksi kad\u0131n ara-s\u0131ndaki cinsellik, bu i\u011fren\u00e7lik ve \u00e7irkinli\u011fin ger\u00e7ekle\u015fmesinde ba\u015fat rol oynar. Erkekler kad\u0131n bakireli\u011fini \u2018bozma\u2019 g\u00fcn\u00fcn\u00fc gururla ya\u015farken, bunun alt\u0131ndaki neden g\u00fcd\u00fc tatmini (biyolojik olgu) de\u011fil, bu ili\u015fkinin iktidar-k\u00f6le ili\u015fkisinin olu\u015fmas\u0131ndaki pay\u0131d\u0131r. \u2018Bozmak\u2019, kad\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rs\u0131z k\u00f6leli\u011fe mahk\u00fbm etmenin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. \u0130ktidar efendi duygusuna yol a\u00e7ar ki, bu da erkekli\u011finin kan\u0131t-lanmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Daha sonra bu y\u00f6ntem gen\u00e7 erkeklere de uygulan\u0131r. K\u00f6lelik kurumu her iki cinse de uyguland\u0131. Kad\u0131n\u0131n erkek kadar cinsel ili\u015fki pe\u015finde ko\u015fmamas\u0131 k\u00f6lelik kurumuyla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Kapitalist modernitenin s\u0131n\u0131rs\u0131z \u00e7o\u011faltt\u0131\u011f\u0131 cinsellik eylemi, insanl\u0131k t\u00fcr\u00fcne dayat\u0131lan en kapsaml\u0131 k\u00f6lelik arac\u0131d\u0131r  s\u0131n\u0131rs\u0131z iktidar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc imk\u00e2n\u0131na yol a\u00e7ar. \u00c7o\u011fu dinin bu ili\u015fkiye ku\u015fkuyla yakla\u015fmas\u0131 anlaml\u0131 olup, onun d\u00fc\u015f\u00fc\u015f, \u00e7irkinlik ve hakikat d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011fa yol a\u00e7mas\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>b- Kad\u0131n e\u015f evlilik durumunda olmadan, erkek egemen toplumun her ala-n\u0131nda kar\u015f\u0131s\u0131ndaki erke\u011fin her an av\u0131n\u0131n \u00fczerine atlamak durumunda olan bir panter gibi hareket edece\u011fini bilerek kendi hareket tarz\u0131n\u0131 geli\u015ftirmelidir. Erkek panter f\u0131rsat buldu\u011funda, yani bu konuda \u00f6n\u00fcne \u00e7\u0131kan toplumsal engel-leri a\u015ft\u0131\u011f\u0131nda mutlaka kad\u0131na bir pen\u00e7e atacakt\u0131r. \u0130ktidarc\u0131 erkek bu anda hi\u00e7bir ahlaki norm ve vicdani gerek\u00e7e tan\u0131madan kad\u0131n\u0131 avlamak isteyecektir. Ne din\u00ee \u00f6rt\u00fcnme ne de hukuk bunun \u00f6n\u00fcnde engel olabilir. Kad\u0131n bu durumu bilerek toplumsal alana \u00e7\u0131kmal\u0131, daha do\u011frusu garantili bir \u00f6z savunma olma-dan tekin olmayan toplumsal sahalara inmemelidir.<\/p>\n<p>c- Kapitalist modernitenin temel hedefinin \u00f6zellikle gerek para ve iktidar\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc ifade eden sert y\u00f6ntemlerle, gerekse ba\u015fta edebiyat olmak \u00fczere sana-t\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc yans\u0131tan yumu\u015fak y\u00f6ntemlerle kad\u0131n\u0131 modern k\u00f6le haline getir-mekle y\u00fckl\u00fc oldu\u011funu iyi bilmelidir. Kad\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda modernite gerek para ve iktidar y\u00f6ntemleriyle gerekse bol a\u015fk vaatleriyle eski toplum erke\u011finin katbekat \u00fcst\u00fcnde bir sald\u0131r\u0131 g\u00fcc\u00fc konumundad\u0131r. Para ve a\u015fk konusundaki bu korkun\u00e7 erkek egemen g\u00fcc\u00fcne kar\u015f\u0131 kad\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam aray\u0131\u015f\u0131 bo\u015f bir hayalden \u00f6teye anlam ta\u015f\u0131maz. T\u00fcm d\u00fcr\u00fcstl\u00fc\u011f\u00fc ve g\u00fczel hareketleriyle ne kadar yakla\u015f\u0131m g\u00f6sterip \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam pe\u015finde ko\u015farsa ko\u015fsun, kad\u0131n ge\u00e7erli modernite erke\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda h\u00fcsrana u\u011framaktan kurtulamaz. Yani her yol modern kad\u0131n k\u00f6leli\u011fine g\u00f6t\u00fcrecektir.<\/p>\n<p>d- E\u011fer kad\u0131n t\u00fcm bu erkek egemen topluma ra\u011fmen \u00f6zg\u00fcr kalmakta \u0131s-rarl\u0131ysa, o zaman ya b\u00fcy\u00fck bir yaln\u0131z ya\u015fama ya da her an\u0131 sosyalist m\u00fccade-leyle dolu ge\u00e7en bir militanl\u0131\u011f\u0131n zorluklar\u0131na katlanmak durumundad\u0131r. Yaln\u0131zl\u0131k marjinal durumlar i\u00e7in ge\u00e7erlidir. Sosyalist ya\u015fam ise eski tanr\u0131\u00e7a k\u00fclt\u00fcr\u00fcy-le e\u015f bir tanr\u0131\u00e7a ya\u015fam\u0131n\u0131 gerektirir. Tanr\u0131\u00e7alar\u0131n bir \u00f6zelli\u011finin insan erke\u011fiyle evlenmemek oldu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmal\u0131d\u0131r. Erkek tanr\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131nda ise, kad\u0131n tanr\u0131\u00e7adan pek eser kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tarihten bilmekteyiz. Geriye melek kad\u0131n olmak kal\u0131yor. Fakat melek kad\u0131n biraz da cinsiyet g\u00fcc\u00fcn\u00fc kaybetmi\u015f g\u00fc\u00e7s\u00fcz kad\u0131n\u0131 temsil ediyor. B\u00f6ylesi bir kad\u0131n\u0131n toplumdaki rol\u00fc el\u00e7ilik olmak-tan \u00f6teye gitmez. Mitolojideki \u0130nanna ve Afrodit fig\u00fcrleri daha farkl\u0131 birer kad\u0131n imgesidir  g\u00fczelli\u011fini, cinsiyet cazibesini ve fiziki g\u00fcc\u00fcn\u00fc hen\u00fcz yitir-memi\u015f kad\u0131n\u0131 temsil eder. A\u015fk Tanr\u0131\u00e7as\u0131 olarak \u0130nanna-Afrodit kad\u0131n\u0131n\u0131n e\u015f ya\u015fam arayaca\u011f\u0131 unsur \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam\u0131 payla\u015faca\u011f\u0131 unsurdur. B\u00f6ylesi bir unsurun \u00e7o\u011funlukla sadece yar\u0131-tanr\u0131, yar\u0131-insan bir Prometheus erke\u011fi olabi-lece\u011fi iyi anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Tarihte ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bu unsur veya \u00e7o\u011funlukla erkek de sadece bir fig\u00fcr olarak tasarlanabilir. Somutla\u015fmas\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir sava\u015f\u00e7\u0131l\u0131kla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kapitalist modernitenin korkun\u00e7 g\u00fc\u00e7leriyle donanm\u0131\u015f maskesiz tanr\u0131lar\u0131n\u0131 yenmeden kendini ger\u00e7ekle\u015ftiremez. \u0130mk\u00e2ns\u0131z olmayan ama zor bir somutla\u015fmad\u0131r bu. Sosyalist olmak, biraz da \u0130nanna-Afrodit ve Prometheus imgesini somutla\u015ft\u0131rmakla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p><em><strong>\u00d6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam pe\u015finde ko\u015fan bir erke\u011fin \u00f6ncelikle yapmas\u0131 gerekenler \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilir:<\/strong><\/em><\/p>\n<p>a- Bu erkek kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lan kad\u0131n\u0131n be\u015f bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k ve onun be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k kapitalist hegemonyas\u0131 alt\u0131nda her t\u00fcr k\u00f6lelik \u015fartlanmas\u0131na u\u011frat\u0131l-m\u0131\u015f kad\u0131n oldu\u011funu bilmelidir. Bu kad\u0131n\u0131n tek \u00e7aresi kaplans\u0131 erke\u011fe kar\u015f\u0131 kaplans\u0131 di\u015fi olmakt\u0131r. B\u00fct\u00fcn ya\u015fam stratejisi ve taktikleri anl\u0131k olarak bu temelde in\u015fa edilmi\u015ftir. Tersinden okursak, onun da kendine g\u00f6re e\u015f erke\u011fi i\u00e7erisine d\u00fc\u015f\u00fcrmek istedi\u011fi bir kafesi vard\u0131r. E\u011fer erkek \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam pe-\u015findeyse, b\u00f6ylesi kad\u0131n stratejisi ve taktiklerinden kurtulmas\u0131 en az k\u00f6le kad\u0131-n\u0131nki kadar zordur. Bu kad\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131 k\u00f6lelik olarak dayatt\u0131\u011f\u0131 strateji ve taktik-lerden kurtulmak \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam pe\u015findeki sosyalist erkek i\u00e7in \u00f6ncelikli bir sava\u015f alan\u0131 olup, burada kazanmadan sosyalist toplum m\u00fccadelesine ad\u0131m bile atamaz.<\/p>\n<p>b- E\u015f evlilik durumundaki erkek en az kad\u0131n kadar bir k\u00f6lelik kurumunun etkilerine maruz kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmelidir. Kurumun olumsuz etkilerini a\u015fmak i\u00e7in bu erke\u011fin ev mek\u00e2n\u0131nda s\u00fcrekli sosyalist ya\u015fam pe\u015finde ko\u015fmas\u0131 gerekir. K\u00f6le kad\u0131nla k\u00f6lece ya\u015fan\u0131r, yanl\u0131\u015f ya\u015fan\u0131r. \u00d6zelle\u015fmi\u015f genelev k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc a\u015f-mak, \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc edinme ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6stermeyi gerektirir.<\/p>\n<p>c- Kapitalist modernitenin ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 cinsiyet\u00e7i k\u00fclt\u00fcr\u00fcne kar\u015f\u0131 nefs sava\u015f\u0131n\u0131 s\u00fcrekli ve ba\u015far\u0131yla vermek gerekir. Erke\u011fi teslim almak i\u00e7in geli\u015ftiri-len strateji ve taktikler en az kad\u0131n tutsakl\u0131\u011f\u0131 kadar bitiricidir. Unutmamak gerekir ki, kapitalist modernitede erkek bir yandan sadece biyolojik olarak abart\u0131lm\u0131\u015f bir erkekli\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f iken, \u00f6te yandan t\u00fcm toplumsal k\u00fclt\u00fc-r\u00fcyle kad\u0131ns\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. A\u015f\u0131r\u0131 cinsiyet\u00e7i biyolojik erkek bir yandan kaplanla\u015f-t\u0131r\u0131l\u0131rken, di\u011fer yandan kad\u0131ns\u0131 (k\u00f6lemsi kad\u0131n) k\u00fclt\u00fcrl\u00fc bir kediye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fc-l\u00fcr. Modernitenin dayatt\u0131\u011f\u0131 bu erkeklik y\u0131k\u0131lmadan sosyalist olunamaz, sosya-list toplum m\u00fccadelesi verilemez.<\/p>\n<p>d- T\u00fcm bu olumsuz etmenlere kar\u015f\u0131 \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam i\u00e7in en az \u00f6zg\u00fcr ka-d\u0131n kadar \u00f6zg\u00fcr erkek m\u00fccadelesi gerekir. \u00d6zg\u00fcr erkeklik erkek egemen top-lumun k\u00f6lele\u015ftirdi\u011fi erkek ki\u015fili\u011fini a\u015fmakla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Toplumsal ger\u00e7ekli-\u011fimizde halen ge\u00e7erli olan ariflik mertebelerini kazanmak gerekir. \u201aErkek do\u011fulmaz, erkek olunur\u201b kadar, uygarl\u0131k erke\u011fi olarak do\u011fulur ama \u00f6zg\u00fcr erkek de olunur. Prometheus erkek imgesi \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda ancak demokratik mo-dernitenin bilimi, felsefesi ve sanat\u0131yla somutla\u015ft\u0131r\u0131labilir. Mitoloji, din, felsefe, bilim ve sanat\u0131n ya\u015fam i\u00e7in oldu\u011fu, ba\u015fta gelen rollerinin de \u00f6zg\u00fcr e\u015fle\u015fmeyi ger\u00e7ekle\u015ftirmek, in\u015fa etmek oldu\u011fu \u00f6nemle kavranmal\u0131, ahl\u00e2kile\u015ftirilmeli ve estetikle\u015ftirilmelidir. Mevcut \u00e7a\u011fda\u015f evlilikler hiyerar\u015fik hanedanl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fc-n\u00fcn (Bu yakla\u015f\u0131k yedi bin y\u0131ll\u0131k bir k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr) devam\u0131 olup, devlet\u00e7i toplumun temel de\u011ferlerinin \u00fcretildi\u011fi alan olarak, tecav\u00fcz\u00fcn norm, namus tarz\u0131nda kad\u0131n ve erkek ki\u015fili\u011fine azami i\u00e7erilmesiyle y\u00fckl\u00fcd\u00fcr. A\u015fk\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmeyi\u015fi, yayg\u0131n bo\u015fanmalar ve ailenin \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc, ki\u015filiklere y\u00fcklenen iktidar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ama\u00e7l\u0131 tecav\u00fcz k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn sonucu olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. \u00d6zg\u00fcr ve sosyalist toplum ancak tecav\u00fcz k\u00fclt\u00fcr\u00fcne kar\u015f\u0131 an be an felsefe, bilim, etik ve estetikle y\u00fcklenen ki\u015filiklerce ger\u00e7ekle\u015ftirilebilir. Bu temelde ger\u00e7ekle\u015ftirilecek \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015famlar\u0131n birey ve toplum i\u00e7in s\u00fcrekli g\u00fczellik, do\u011fruluk ve iyilik \u00fcretece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Kapitalist modernitenin y\u0131kt\u0131\u011f\u0131 mucizev\u00ee b\u00fcy\u00fcleyici ya\u015fam\u0131 ancak \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015famla, onun sosyalist ki\u015fili\u011fi ve toplumsal m\u00fccadelesiyle kazan\u0131p payla\u015fabili-riz. Bunun i\u00e7in \u00e7ocuk ya\u015flardan itibaren \u00f6zellikle k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 demokratik modernite kurumlar\u0131nda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck zihniyetiyle e\u011fitmeyi ve demokratik sosya-list m\u00fccadeleyle pratikle\u015fmeyi ya\u015fam tarz\u0131m\u0131z olarak benimsemeli, bunu \u00f6zge-le\u015ftirmeli ve ba\u015farmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p><\/p>\n<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Toplumsal kuramlar \u00e7ok \u00e7e\u015fitli ve \u00e7eli\u015fik yap\u0131da olmalar\u0131na ra\u011fmen, ana konumuzu ayd\u0131nlatmalar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bunlardan baz\u0131lar\u0131na dikkat \u00e7ekmekle yetinece\u011fiz. \u00c7ok geni\u015f bir evreni te\u015fkil eden toplumsal \u00e7e\u015fitlilikleri kuramla\u015ft\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcn olmakla birlikte amaca fazla hizmet etmez  bu kuramla\u015ft\u0131rma as\u0131l ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 gereken konuyu g\u00f6z ard\u0131 etmeye ve \u00f6nemsiz k\u0131lmaya g\u00f6t\u00fcrebi-lir.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":4656,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-4655","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4655","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4655"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4655\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4656"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4655"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4655"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4655"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}