{"id":4658,"date":"2020-03-15T01:14:37","date_gmt":"2020-03-14T22:14:37","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/kurt-gercegi\/"},"modified":"2020-03-15T01:14:37","modified_gmt":"2020-03-14T22:14:37","slug":"kurt-gercegi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/kurt-gercegi\/","title":{"rendered":"K\u00dcRT GER\u00c7E\u011e\u0130"},"content":{"rendered":"<p>18 Aral\u0131k 2013 \u00c7ar\u015famba Saat 08:37<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Varl\u0131k ve bilin\u00e7 felsefenin en temel sorunudur. Varl\u0131k kavram\u0131n\u0131n kendisi halen en \u00e7ok merak konusu olan felsefi kavramlar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Bunun yan\u0131 ba\u015f\u0131ndaki ikiz kavram ise zamand\u0131r. \u0130kisi birbirinden ayr\u0131lamaz. Varl\u0131k nas\u0131l zamans\u0131z olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezse, zaman da varl\u0131k olmadan olma-yand\u0131r. Zaman tamamen varl\u0131kla ilgilidir. \u0130kisi aras\u0131ndaki ili\u015fki en \u00e7ok olu\u015f kavram\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Varl\u0131k ve zaman olu\u015fla ger\u00e7ekle\u015fir.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/3270-1.png\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Varl\u0131k ve bilin\u00e7 felsefenin en temel sorunudur. Varl\u0131k kavram\u0131n\u0131n kendisi halen en \u00e7ok merak konusu olan felsefi kavramlar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Bunun yan\u0131 ba\u015f\u0131ndaki ikiz kavram ise zamand\u0131r. \u0130kisi birbirinden ayr\u0131lamaz. Varl\u0131k nas\u0131l zamans\u0131z olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezse, zaman da varl\u0131k olmadan olma-yand\u0131r. Zaman tamamen varl\u0131kla ilgilidir. \u0130kisi aras\u0131ndaki ili\u015fki en \u00e7ok olu\u015f kavram\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Varl\u0131k ve zaman olu\u015fla ger\u00e7ekle\u015fir. Zaman varl\u0131kta olu\u015fa zorlar. Daha do\u011frusu, varl\u0131\u011f\u0131n s\u00fcrmesi olu\u015fla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Olu\u015f halin-deki varl\u0131ktan bahsetti\u011fimizde zaman do\u011fmu\u015f demektir. Olu\u015f varsa, \u00f6rne\u011fin bir yerde iki farkl\u0131 \u00e7i\u00e7ek mevcutsa, orada varl\u0131k ve zaman var demektir. Olu-\u015fun olmamas\u0131 hem varl\u0131\u011f\u0131n hem de zaman\u0131n yoklu\u011fu anlam\u0131na gelir. Olu\u015f varl\u0131\u011f\u0131n farkl\u0131la\u015fma, formla\u015fma halidir. Olu\u015fum halinde olmayan varl\u0131k olma-yan varl\u0131kt\u0131r, olmayan zamand\u0131r.<\/p>\n<p>Olu\u015fma, farkl\u0131la\u015fma hali potansiyel haldeki bilin\u00e7tir. Farkl\u0131la\u015fma belki de bilince giden y\u00fcceli\u015fin ilk ad\u0131m\u0131d\u0131r. Varl\u0131k zamanla olu\u015fup farkl\u0131la\u015ft\u0131 m\u0131, bilin-ce ilk ad\u0131m\u0131n\u0131 at\u0131yor demektir. Ne kadar olu\u015fum, form, bi\u00e7im (Hepsi ayn\u0131 anlamdad\u0131r) varsa o kadar bilin\u00e7 var demektir. Evrensel anlamda bilin\u00e7 farkl\u0131-l\u0131k, kategorik olarak bilin\u00e7 ise farkl\u0131la\u015fmadaki t\u00fcm bilin\u00e7lerin genel evrensel halidir. Fakat formlardaki sonsuzluk bilin\u00e7 hallerinin de sonsuzlu\u011fu anlam\u0131na gelir. Ne kadar farkl\u0131 form varsa, o kadar farkl\u0131 bilin\u00e7 vard\u0131r. Hegel\u2019deki bilin\u00e7 (tin) kavram\u0131 formdan \u00f6nce gelir. Daha do\u011frusu formsuz, bi\u00e7imsiz bilin\u00e7 s\u00f6z konusudur. Hegel, formu fiziki do\u011fadan ba\u015flat\u0131p devlete kadar y\u00fckseltir. Bilin\u00e7 formlar yoluyla kendili\u011finden (formsuz) halden kendisi i\u00e7in bilin\u00e7 haline gel-mek ister. Fiziki, biyolojik ve toplumsal formlarla bilin\u00e7 kendisini hem kan\u0131tlar hem de tan\u0131r. \u0130nsandaki bilin\u00e7 kendi fark\u0131na varmaya ba\u015flayan bilin\u00e7tir. Felsefi bilin\u00e7 bilincin en geli\u015fkin hali olup, kendi fark\u0131na varm\u0131\u015f tin (bilin\u00e7) olarak ilk haline d\u00f6ner  ama kendini fark etmi\u015f olarak, yani mutlak tin olarak. Buna varl\u0131k ve zaman\u0131n maceras\u0131 da diyebiliriz. Do\u011fu toplumlar\u0131nda daha \u00e7ok dinsel inan\u0131\u015flarla, tasavvufla var\u0131lan bu d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131na Bat\u0131 toplumu bilim ve felsefe yoluyla varm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli olan, olu\u015f-varl\u0131k-bilin\u00e7 aras\u0131ndaki ili\u015fkiye a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmek ve anlam kazand\u0131rmakt\u0131r. S\u00f6z konusu K\u00fcrtler olunca varl\u0131k, olu\u015f ve bilin\u00e7 kavramlar\u0131 hayli ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. K\u00fcrtleri varl\u0131k, olu\u015f ve bilin\u00e7 ha-linde tan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015fmak, konunun k\u00f6kl\u00fc kavranmas\u0131n\u0131n temelidir. Yak\u0131n d\u00f6neme kadar belki de \u00e7o\u011fu toplum ve devlet kesimi a\u00e7\u0131s\u0131ndan K\u00fcrtlerin varl\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fmal\u0131 bir konuydu. K\u00fcrtler varl\u0131klar\u0131n\u0131 kan\u0131tlamak i\u00e7in belki de kapitalist modernite ba\u011flam\u0131nda son iki y\u00fczy\u0131lda hi\u00e7bir toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n ya\u015famad\u0131\u011f\u0131 \u015fiddette, i\u00e7erik ve bi\u00e7imde bask\u0131lar, ink\u00e2rlar ve imhalar ya\u015fad\u0131lar. Kendilerine k\u00fclt\u00fcrel ve fiziki soyk\u0131r\u0131mlar uyguland\u0131. Ana mek\u00e2nlar\u0131nda gerek fiziki par\u00e7alama, gerekse k\u00fclt\u00fcrel (zihnen) par\u00e7alama ve yok sayma i\u00e7in her t\u00fcr zor ve ideolojik ara\u00e7 devreye sokuldu. Denilebilir ki, kapitalist modernite-nin soyk\u0131r\u0131ma varana dek uygulanmayan hi\u00e7bir bask\u0131 ve talan mekanizmas\u0131 kalmad\u0131. K\u00fcrtl\u00fck bu a\u00e7\u0131dan benzeri olmayan bir olgudur. Yahudiler ya\u015fad\u0131klar\u0131 soyk\u0131r\u0131m i\u00e7in \u2018benzeri olmayan\u2019, \u2018biricik\u2019 kavram\u0131n\u0131 \u00f6zenle kullan\u0131rlar. K\u00fcrtler i\u00e7in sadece u\u011frad\u0131klar\u0131 soyk\u0131r\u0131m a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, varl\u0131k olmaktan \u00e7\u0131karan di\u011fer t\u00fcm uygulamalar nedeniyle \u2018biricik halk\u2019 veya \u2018toplumsal varl\u0131k\u2019 tabirini kul-lanmak yerinde olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>PKK somutunda ya\u015fanan son otuz y\u0131ll\u0131k m\u00fccadele K\u00fcrtler a\u00e7\u0131s\u0131ndan sadece varl\u0131k sorunu i\u00e7in verildi. Bu m\u00fccadele bir anlamda K\u00fcrtler var m\u0131 yok mu sorusunu netle\u015ftirme m\u00fccadelesiydi. Taraflardan biri intiharvari bi\u00e7imde K\u00fcrtler vard\u0131r derken, kar\u015f\u0131 taraf yoktur diyordu. Daha da \u00f6tesi ve utan\u0131las\u0131 olan, son otuz y\u0131ldan \u00f6nceki altm\u0131\u015f y\u0131lda da K\u00fcrt entelekt\u00fcelli\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan temel meselenin K\u00fcrtlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlama u\u011fra\u015f\u0131 olmas\u0131yd\u0131. \u015e\u00fcphesiz bir birey ve toplum i\u00e7in kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmak \u00e7ok tehlikeli ve al\u00e7ak\u00e7a bir ko-numu ifade eder ki, bu da ya\u015fam ve \u00f6l\u00fcm aras\u0131ndaki ince bir \u00e7izgiye i\u015faret eder. Tarihte hi\u00e7bir toplumsal varl\u0131k bu duruma d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmemi\u015f veya \u00e7ok az say\u0131da toplumsal varl\u0131k bu t\u00fcr bir vah\u015fete maruz kalm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fcrtler kadar hi\u00e7bir toplumsal varl\u0131k kendiliklerinden utan\u0131r ve ink\u00e2r\u0131 kabul eder hale geti-rilmemi\u015f veya \u00e7ok az say\u0131da toplumsal varl\u0131k b\u00f6ylesi bir a\u015fa\u011f\u0131lanmay\u0131 ya\u015fam\u0131\u015f-t\u0131r. K\u00fcrt olmak demek \u00f6z vatan\u0131 olmayan, hi\u00e7 para etmeyen, paras\u0131z kalmakla \u00f6zde\u015f olan, yo\u011funca i\u015fsiz kalan, her \u00fccrete \u00e7al\u0131\u015fan, s\u00fcrekli ya\u015fam kavgas\u0131 veren, k\u00fclt\u00fcrel ihtiyac\u0131n\u0131 unutan, maddi ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n temini i\u00e7in korkun\u00e7 \u00e7abalayan, NAN\u2019\u0131n (ekme\u011fin) anayurdunda (neolitik tar\u0131m devriminin anayur-du) NAN\u2019s\u0131z kalan topluluk kal\u0131nt\u0131s\u0131 benzeri bir \u015fey olmak demektir.<\/p>\n<p>\u0130lk asimilasyon okuluna ba\u015flarken ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m trajediyi anlatt\u0131m. Anadilimin yerine ba\u015fka dilden e\u011fitim veren ilkokul alt\u0131ndaki tehdidi hisseder gibiydim. O \u00e7ocuk halimle dilimden vazge\u00e7irilmem varl\u0131\u011f\u0131mdan vazge\u00e7irilmem oluyordu. Varl\u0131\u011f\u0131mdan (K\u00fcrtl\u00fck oluyor) vazge\u00e7ecek veya vazge\u00e7irilecek miydim? K\u00fcrt olgusu veya K\u00fcrt sorunu benim i\u00e7in b\u00f6yle ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Uzun y\u0131llar hi\u00e7bir yan\u0131t\u0131 olmayan, beni derin bir huzursuzluk i\u00e7inde b\u0131rakan bir varl\u0131k veya sorun&#8230; Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m dil kayb\u0131n\u0131n alt\u0131nda derin bir varl\u0131k kayb\u0131 vard\u0131. Kaybetti\u011fim neler-di? Cevab\u0131 \u00e7ok zor bir soruydu bu. K\u00fcrt savunulmas\u0131 zor, sorunlu bir varl\u0131k olup \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m bir varl\u0131k de\u011fil, t\u00fckeni\u015f titre\u015fimleriydi  cevab\u0131 veril-mi\u015f bilin\u00e7ler de\u011fil, giderek b\u00fcy\u00fcyen ve \u00e7\u0131ld\u0131rtan sorunlar yuma\u011f\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>1975\u2019lerin ba\u015f\u0131nda M. Hayri Durmu\u015f\u2019a, beni ezim ezim ezdiren sorunlar yuma\u011f\u0131na sanki cevap bulmu\u015f gibi hitap ediyordum. Sorunun cevaplar\u0131 M. Hayri taraf\u0131ndan taslak halinde kaleme al\u0131nd\u0131. Dilim a\u00e7\u0131ld\u0131. A\u00e7\u0131k ki cevab\u0131m ancak hayal meyal fark edilen, kendini bir g\u00f6lge, bir iz gibi hissettiren bir varl\u0131\u011fa ili\u015fkin s\u00f6zel ideayd\u0131. D\u00fcnyaya s\u0131n\u0131fsal ve ulusal kurtulu\u015f penceresinden bakmay\u0131 cevap sanm\u0131\u015ft\u0131m. Fazlas\u0131yla idealist cevaplar geli\u015ftiriyordum. Ne de olsa yeni hakikatin \u015fablonu reel sosyalizmdi. Onun alfabesini bilmek gerisini getirecekti. \u015e\u00fcphesiz bu yakla\u015f\u0131m alaturka liberalizmin, fa\u015fizmin k\u00f6reltici ve ink\u00e2rc\u0131 etkilerine kar\u015f\u0131 bir panzehirdi. Hakikate vard\u0131rmasa da zehirlenmeyi \u00f6nleyebilirdi. Bunun k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131ma kar\u015f\u0131 varl\u0131k sava\u015f\u0131na katk\u0131s\u0131 olacakt\u0131. <\/p>\n<p>Genel olarak toplumsal m\u00fccadelenin hakikat aray\u0131\u015f\u0131yla ili\u015fkisi vard\u0131r. Her-hangi bir toplumsal sorunu \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015fan bir m\u00fccadele, toplumsal hakikati ifade etmeksizin ba\u015far\u0131l\u0131 olamaz. Toplumsal hakikatin g\u00f6receli\u011fi son derece fazla olan kategorik \u00f6zellikleri vard\u0131r. S\u0131k\u0131 bir bi\u00e7imde mek\u00e2n ve zamana ba\u011f-l\u0131d\u0131r. Hakikat a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirildi\u011finde, PKK olay\u0131 tasfiyenin e\u015fi\u011findeki K\u00fcrt varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sadece kan\u0131tlamakla kalmad\u0131, \u00f6nemli oranda var k\u0131ld\u0131. Klasik anlamda zaten ulusal kurtulu\u015f hareketi olamazd\u0131. Ne dayand\u0131\u011f\u0131 varl\u0131k durumu, ne de ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 bilin\u00e7 buna elveriyordu. PKK eylem olarak K\u00fcrtleri var k\u0131ld\u0131. 20. y\u00fczy\u0131ldaki K\u00fcrtl\u00fck, kurtar\u0131lmadan \u00f6nce var k\u0131l\u0131nmas\u0131 gereken bir K\u00fcrtl\u00fckt\u00fc. Ba\u015far\u0131lan \u015fey varolu\u015ftu. Bir \u015fey e\u011fer varl\u0131k sorununu ya\u015f\u0131yorsa, \u00f6ncelikle ya-p\u0131lmas\u0131 gereken onu kurtarmak de\u011fil var k\u0131lmakt\u0131r. K\u00fcrtlerin durumu \u00f6nceli\u011fi tam\u0131 tam\u0131na varolu\u015fa vermeyi gerektiriyordu. Kurtulu\u015f, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik gibi kavramlar ancak varolu\u015fsal sorununu \u00e7\u00f6zm\u00fc\u015f varl\u0131klar i\u00e7in anlam ifade eder. PKK eylemlili\u011finin kurtulu\u015f\u00e7u y\u00f6n\u00fcnden \u00e7ok, var k\u0131l\u0131c\u0131 y\u00f6n\u00fc b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Yap\u0131 ve bilin\u00e7 olarak ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm kusurlara ra\u011fmen, PKK\u2019nin K\u00fcrt varo-lu\u015funda hayati bir rol oynad\u0131\u011f\u0131 kesindir. \u015eu soru \u00f6nemlidir: PKK eylemlili\u011fi olmadan K\u00fcrt varl\u0131\u011f\u0131 mevcut halini al\u0131r m\u0131yd\u0131? Buna evet demek zordur.<\/p>\n<p>K\u00fcrt sorununu ve \u00e7\u00f6z\u00fcm yollar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmadan \u00f6nce varl\u0131k sorunu konu-sunda ayd\u0131nlanmak \u015fartt\u0131r. Ayd\u0131nlanmak, ilgili varl\u0131k konusunda hakikatle tan\u0131\u015fmakt\u0131r. Hakikat ise, u\u011fruna b\u00fcy\u00fck m\u00fccadele verilmeksizin var\u0131lacak bir hedef de\u011fildir. Hakikat ger\u00e7ek olmay\u0131p, ger\u00e7e\u011fin bilince varm\u0131\u015f halidir. Haki-katsiz ger\u00e7ek uyuyan ger\u00e7ekliktir. Uyuyan ger\u00e7ekli\u011fin sorunu yoktur. Hakikat uykudaki ger\u00e7ekli\u011fin uyand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f halidir. K\u00fcrtlere ili\u015fkin uyku hali o denli derin ve \u00f6l\u00fcme yak\u0131nd\u0131 ki, hakikati u\u011fruna sava\u015f\u0131n \u00e7ok karma\u015f\u0131k ve zorlu ge\u00e7ece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131. Otuz be\u015f y\u0131l \u00f6nceki halimden sonra K\u00fcrt halk\u0131n\u0131n hakikatine y\u00f6nelmem (\u0130mral\u0131 Cezaevi\u2019nin t\u00fcm a\u011f\u0131r ko\u015fullar\u0131na ra\u011fmen, tutku ve heyeca-n\u0131mdan hi\u00e7bir \u015fey kaybetmedi\u011fim gibi), K\u00fcrtlerin uygarl\u0131\u011f\u0131n \u015fafak vaktindeki ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 rollerinden daha anlaml\u0131 bir bahara \u0131\u015f\u0131k tutar gibidir. Bunun ro-mantik bir bak\u0131\u015f oldu\u011funun fark\u0131nday\u0131m. Romantik bak\u0131\u015f herhalde ironik bak\u0131\u015f\u0131n umut vaat etmeyen hakikat k\u00fcllerinden \u00e7ok daha taze hakikat filizleri-ne bir davet, bir \u00e7a\u011fr\u0131d\u0131r. K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fi ve sorununa ili\u015fkin hakikatler, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck umutlar\u0131n\u0131n ilk defa ger\u00e7ekle\u015fti\u011fine tan\u0131kl\u0131k etmektedir.<\/p>\n<p><strong>A- K\u00dcRT GER\u00c7E\u011e\u0130N\u0130N KISACA TAR\u0130HSEL OLU\u015eUMU<\/strong><\/p>\n<p>K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fine tarihsel yolculuk savunmalar\u0131m\u0131n daha \u00f6nceki ciltlerinde yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Tekrardan ziyade, \u00f6nemli kav\u015faklardaki olgusall\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin \u00e7\u00f6z\u00fcm-lemeler yapmak daha ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. K\u00fcrtl\u00fck tarihte hep sabit duran bir ger\u00e7eklik de\u011fildir. Her toplumsal olgu gibi d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irerek varolu\u015funu geli\u015ftirir. \u015eimdiki haldeki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm \u00e7ok daha kapsaml\u0131 ve h\u0131zl\u0131d\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde K\u00fcrt olgusu \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir a\u00e7\u0131klanma s\u00fcreci ya\u015famaktad\u0131r. Sanatsal ifade tarz\u0131 geleneksel olarak en \u00e7ok ba\u015fvurulan bir ifade tarz\u0131d\u0131r. K\u00fcrtl\u00fck bu y\u00f6n\u00fcyle kendisini biraz da m\u00fczik yoluyla tan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. M\u00fczik K\u00fcrt haki-katinin en \u00f6nemli ifade tarz\u0131d\u0131r. Kan\u0131tl\u0131 bilimsel tarzda da \u00f6nemli geli\u015fme vard\u0131r. Tarihsel ve sosyolojik kavramlarla K\u00fcrtl\u00fck de\u011fi\u015fik y\u00f6ntemlerle izah edilmeye, kan\u0131tlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Akademisyenlerin u\u011fra\u015f\u0131s\u0131 daha \u00e7ok bu y\u00f6nl\u00fcd\u00fcr. \u0130deolojik temelli yakla\u015f\u0131mlar daha fazla kurtulu\u015f\u00e7u idealler ta\u015f\u0131mala-r\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, hakikat olarak ifadele\u015fmeye de \u00f6nemli katk\u0131larda bulunuyorlar.<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz her ideolojinin s\u0131n\u0131fsal karakteri kendine g\u00f6re bir hakikat pay\u0131 ta-\u015f\u0131r. Her model, tek ba\u015f\u0131na hakikatleri a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fsa da, ger\u00e7e\u011fin ancak k\u0131smen temsilini ifade eder. Toplumsal olgunun kendisi buna zorlar. T\u0131pk\u0131 \u00fc\u00e7 renkli bir tabloyu i\u00e7lerinden abart\u0131lan bir renkle a\u00e7\u0131klaman\u0131n yetmemesi gibi. Tarihsel toplumun izah\u0131nda tek modelli yakla\u015f\u0131mlar\u0131n ger\u00e7e\u011fi temsili hep eksik ve yan\u0131lg\u0131l\u0131 olacakt\u0131r. Toplumun karma\u015f\u0131k anlam ve bi\u00e7im d\u00fczeyleri de buna eklenince, do\u011fruluk paylar\u0131n\u0131 temsil eden t\u00fcm y\u00f6ntemlerin b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f kulla-n\u0131m\u0131 \u00f6nem ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7a\u011f\u0131m\u0131zda bilimsel y\u00f6ntemin a\u011f\u0131r basmas\u0131, di\u011fer y\u00f6ntemlerin hakikati ifa-de edemeyecekleri bi\u00e7imindeki yarg\u0131lar\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat ya\u015fanan bilimsel kaos, dayand\u0131\u011f\u0131 y\u00f6ntemlerin yetersizli\u011fini b\u00fct\u00fcn\u00fcyle a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartm\u0131\u015f-t\u0131r. Bilimsel y\u00f6ntemin kendisi hakikatin kavranmas\u0131 \u00f6n\u00fcnde ciddi engel olu\u015f-turmaktad\u0131r. Bilimsel y\u00f6ntemin Bat\u0131 uygarl\u0131k sistemindeki hegemonik iktidar ve ideolojiyle ba\u011f\u0131 gittik\u00e7e a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Hakikate ili\u015fkin tekil ve evrensel yakla\u015f\u0131mlar\u0131 birlikte kullanmak, varl\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ekle\u015fme do\u011fas\u0131n\u0131n bir gere\u011fidir.<\/p>\n<p><strong>1- Varl\u0131k, Varolu\u015f Olarak K\u00fcrtler<\/strong><\/p>\n<p>Mevcut tarih y\u00f6ntemleriyle K\u00fcrtlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tespit etmek ve tan\u0131mlamak bir\u00e7ok zorluk i\u00e7ermektedir. Ya\u015fad\u0131klar\u0131 co\u011frafya ve tarihleri varolu\u015flar\u0131n\u0131 \u015fid-detle etkilemi\u015f, kendilerini marjinal kalmaya zorlam\u0131\u015ft\u0131r. Son ara\u015ft\u0131rmalar bug\u00fcnk\u00fc insanlar\u0131n atas\u0131 say\u0131lan Homo Sapienslerin yakla\u015f\u0131k son \u00fc\u00e7 y\u00fcz bin y\u0131ll\u0131k tarihlerinde y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ip h\u00e2kim t\u00fcr haline geli\u015flerinin Verimli Hilal\u2019de (K\u00fcrtlerin \u00e7o\u011funlukta ya\u015fad\u0131klar\u0131 bug\u00fcnk\u00fc K\u00fcrdistan\u2019\u0131n merkezinde yer ald\u0131\u011f\u0131 co\u011frafyada) ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini g\u00f6stermektedir. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn tespit edilen \u00fc\u00e7 milyon y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n tarihlerindeki Homo Sapiens a\u015famas\u0131 simgesel dilin do\u011fu\u015funa denk gelmektedir. Simgesel dilin geli\u015fimiyle \u00f6ne ge\u00e7en Homo Sapiens devrimi, Verimli Hilal\u2019deki tarihe daha k\u00f6kl\u00fc yakla\u015fmay\u0131 gerektirmektedir. Homo Sapi-ens devriminin bu alanda yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 gen ara\u015ft\u0131rmalar\u0131yla da kan\u0131tlanmakta-d\u0131r. Son Buzul D\u00f6nemi\u2019nin yirmi bin y\u0131l \u00f6ncesinde sona ermesiyle buzullar\u0131n geriye \u00e7ekilmesi Neolitik Tar\u0131m Devrimi\u2019ni m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Co\u011frafyan\u0131n bitki ve hayvan zenginli\u011fiyle Homo Sapiens\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcnce g\u00fcc\u00fc birle\u015fince, insan-l\u0131k tarihinin en k\u00f6kl\u00fc devrimi olan Tar\u0131m-K\u00f6y Toplumuna ge\u00e7i\u015f Verimli Hi-lal\u2019de b\u00fcy\u00fck geli\u015fmelere yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Tar\u0131m ve K\u00f6y Devrimi ile dil ve d\u00fc\u015f\u00fcncede ya\u015fanan s\u0131\u00e7rama, o d\u00f6neme dek e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir toplumsal bi\u00e7imleni\u015fe yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. H\u00e2kim dil-k\u00fclt\u00fcr grubu olan Hint-Avrupa (Bu unvan yanl\u0131\u015f olarak verilmi\u015ftir  Aryen dil-k\u00fclt\u00fcr grubu demek daha do\u011frudur) topluluklar\u0131 olu\u015fmu\u015ftur. Bug\u00fcnk\u00fc K\u00fcrtlerin k\u00f6kenini Hint-Avrupa topluluklar\u0131n\u0131n k\u00f6k h\u00fccresi olarak tan\u0131mlamak m\u00fcm-k\u00fcnd\u00fcr. K\u00fcrt dili ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00fczerindeki ara\u015ft\u0131rmalar bu ger\u00e7ekli\u011fi ortaya \u00e7\u0131-karmaktad\u0131r. Hem ya\u015fam co\u011frafyas\u0131 hem de tarihi bu ger\u00e7ekli\u011fi daha da do\u011f-rulamaktad\u0131r. Son kaz\u0131larla kal\u0131nt\u0131lar\u0131na ula\u015f\u0131lan ve ge\u00e7mi\u015fi on iki bin y\u0131l \u00f6nce-sine kadar giden en eski kabile ve din merkezi oldu\u011fu ke\u015ffedilen G\u00f6beklitepe mevcut k\u00fclt\u00fcr\u00fcn g\u00fcc\u00fcn\u00fc kan\u0131tlayan \u00f6nemli birer \u00f6rnektir. D\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7bir yerinde b\u00f6ylesine eski bir \u00f6rne\u011fe rastlanmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Din ve kabilenin halen etkili olan g\u00fcc\u00fc de\u011ferlendirildi\u011finde, arkas\u0131ndaki tarih ve co\u011frafyan\u0131n belirleyici konumda oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclecektir. Bir toplum tarih ve co\u011frafyan\u0131n ne kadar uzun s\u00fcreli ve derinli\u011fine etkisi alt\u0131nda kalm\u0131\u015fsa, o toplumun otoktonlu\u011fu, yerelli\u011fi de o denli g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kal\u0131c\u0131 olur. G\u00fc\u00e7l\u00fc ve kal\u0131c\u0131 etkiler daha sonraki tarihsel geli\u015fiminde toplumu tutucu da k\u0131lar. K\u00fcrtlerin otantik, yerel olma \u00f6zellikleri halen g\u00f6zlemlenebiliyorsa, bu ger\u00e7ekli\u011fin teme-linde hep g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kal\u0131c\u0131 etkilenmelerin yatt\u0131\u011f\u0131ndan bahsetmek gerekir. \u015e\u00fcphe-siz neolitik d\u00f6nemde hen\u00fcz halkla\u015fma olgusu olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu d\u00f6nemde kabile toplumunun do\u011fu\u015funa tan\u0131k oluyoruz. Klan toplumuna g\u00f6re kabile b\u00fcy\u00fck bir devrimsel geli\u015fmedir. Neolitik devrime kabile devrimi demek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kabile toplumunda dil-k\u00fclt\u00fcr farkl\u0131la\u015fmas\u0131, g\u00f6\u00e7menlik-yerle\u015fiklik ili\u015fkileri geli\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. G\u00f6beklitepe\u2019deki dinsel merkez kendi d\u00f6ne-minde binlerce y\u0131l g\u00f6\u00e7menlik ve yerle\u015fikli\u011fi i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fayan kabilelerin K\u00e2be\u2019si durumundad\u0131r. \u00d6zelde Urfa\u2019da, genelde K\u00fcrtlerde din duygusunun halen g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131nda bu ger\u00e7ekli\u011fin pay\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemez. S\u00fcmer \u015fehir uygarl\u0131\u011f\u0131n-dan binlerce y\u0131l \u00f6nce olu\u015fmu\u015f ve binlerce y\u0131l s\u00fcrm\u00fc\u015f g\u00fc\u00e7l\u00fc bir k\u00fclt\u00fcr\u00fcn varl\u0131-\u011f\u0131yla tan\u0131\u015fmaktay\u0131z. Dikilita\u015flarda ilk harf ve hiyeroglif \u00f6ncesi yaz\u0131 \u00f6rnekleriyle kar\u015f\u0131la\u015fmaktay\u0131z. On iki bin y\u0131l \u00f6ncesinde o ta\u015flar\u0131 yontmak ve simgesel dili hiyeroglif benzeri yaz\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek, tarihsel de\u011feri b\u00fcy\u00fck bir a\u015famad\u0131r.<\/p>\n<p>S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r \u015fehir toplumu kendili\u011finden do\u011fmad\u0131. Bu \u00f6rneklerin de kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 gibi, kayna\u011f\u0131n\u0131 kesinlikle Yukar\u0131 Mezopotamya\u2019daki k\u00fclt\u00fcrden al-maktad\u0131r. \u0130brahim peygamberin muhtemelen \u00fc\u00e7 bin yedi y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce yapt\u0131\u011f\u0131 M\u0131s\u0131r\u2019a y\u00f6nelik seferi, Verimli Hilal\u2019deki tarihsel diyalekti\u011fin nas\u0131l geli\u015fti\u011fine dair \u00e7ok \u00f6nemli di\u011fer bir kan\u0131tt\u0131r. M\u0131s\u0131r ve S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011furan k\u00fclt\u00fcr, Toros-Zagros da\u011f kavisindeki bu k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr. \u00d6nemli olan, toplumsal tarihte etkileri halen s\u00fcren \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u00fclt\u00fcr a\u015famas\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu k\u00fclt\u00fcrel merkezin izleri K\u00fcrtlerde halen yo\u011fun bi\u00e7imde ya\u015fan\u0131yor ve bu halk halen bu co\u011frafyan\u0131n en eski yerle\u015fik halk\u0131 olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyorsa, bu durumda K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011finin olu\u015fumunu bu k\u00fclt\u00fcre dayand\u0131rmak ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Yakla\u015f\u0131k sekiz bin y\u0131l \u00f6nce kabile toplumu Toros-Zagros co\u011frafyas\u0131nda belirginle\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00f6ylesine otantik bir k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr ki, sanki kendini bir yandan ilk b\u00fcy\u00fck K\u00e2be\u2019siyle, di\u011fer yandan ilk evrensel m\u00fczik k\u00fclt\u00fcr\u00fc, davulu, zurnas\u0131 ve kaval\u0131yla ilan eder gibidir. Zurna ve kaval bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn sanatsal ifadesidir. Din merkezi onun d\u00fc\u015f\u00fcnsel ifadesidir.<\/p>\n<p>K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011fi hem bu b\u00fcy\u00fck tarihsel a\u015faman\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr, hem de bu k\u00fclt\u00fcrde \u00e7ak\u0131l\u0131 kalman\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc belirtilerini ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Bir k\u00fclt\u00fcrel kabileler halk\u0131 olarak kalmaktaki \u0131srar\u0131 salt uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 savunma durumun-da kalmas\u0131yla izah edilemez. K\u00fclt\u00fcr\u00fcn kendisi \u00e7ok derin k\u00f6klere sahip olmaz-sa, ya kendisi bizzat uygarla\u015f\u0131r ya da olu\u015fumuna yatakl\u0131k etti\u011fi uygarl\u0131klar i\u00e7inde erir. Bu bi\u00e7imde eriyen binlerce kabile toplumuna tan\u0131kl\u0131k etmekteyiz. K\u00fcrtler bu y\u00f6n\u00fcyle \u00f6rne\u011fi olmayan bir halk toplulu\u011fudur. Bir toplum tarihsel bir devrimi k\u00f6kl\u00fc olarak ya\u015fam\u0131\u015fsa, sosyolojik bir hakikat olarak o toplumun kendi i\u00e7inde ikinci bir b\u00fcy\u00fck ve farkl\u0131 devrime \u00f6nderlik etmesi zordur. Ya\u015fa-d\u0131\u011f\u0131 \u00f6z devrimin kendi zihniyet ve kurumsal d\u00fcnyas\u0131n\u0131 tamam\u0131yla i\u015fgal etmesi bunda rol oynar. Ba\u015fka bir devrim ba\u015fka bir zihniyet ve kurumsall\u0131k gerekti-rir. Bu devrim de ancak g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u00fclt\u00fcr merkezine nazaran \u00e7evre te\u015fkil eden ikincil k\u00fclt\u00fcrler i\u00e7inde m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. B\u00fct\u00fcn tarihsel veriler sadece \u00fc\u00e7 y\u00fcz bin y\u0131ll\u0131k Homo Sapiens devriminin de\u011fil, yakla\u015f\u0131k on d\u00f6rt bin y\u0131ll\u0131k tar\u0131m devri-minin de yerle\u015fik K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde kal\u0131c\u0131 etkiler olu\u015fturdu\u011funu g\u00f6stermekte-dir. Genetik haritalar hem Homo Sapiens t\u00fcr\u00fcn, hem de tar\u0131m devriminin bu k\u00fclt\u00fcr merkezinden \u00e7evresine ve d\u00fcnyaya yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Uygarl\u0131k a\u015famas\u0131na ge\u00e7i\u015fte bu co\u011frafyan\u0131n sadece k\u00fclt\u00fcrel temel olu\u015ftur-ma bak\u0131m\u0131ndan de\u011fil, uygarl\u0131\u011f\u0131n i\u00e7eri\u011fi ve bi\u00e7imleni\u015finin geli\u015ftirilmesinde de rol\u00fc belirleyicidir. \u0130lk tarihsel uygarl\u0131klar olan S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi co\u011frafyan\u0131n, A\u015fa\u011f\u0131 Mezopotamya ve A\u015fa\u011f\u0131 Nil\u2019in (Nil Vadi-si) \u00f6nceden geli\u015fmi\u015f bir k\u00fclt\u00fcrel temeli yoktur. Ko\u015fullar\u0131 klan toplumunun ya\u015famas\u0131na bile elvermemektedir. Be\u015f bin y\u0131l \u00f6nce geli\u015fme g\u00f6steren bu uygar-l\u0131klar, b\u00fct\u00fcn zihinsel ve kurumsal temelini binlerce y\u0131ll\u0131k g\u00f6rkemli bir ya\u015fam\u0131 olan bu k\u00fclt\u00fcre bor\u00e7ludur: T\u0131pk\u0131 Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u0130sl\u00e2m ve \u00c7in uygarl\u0131\u011f\u0131na, Amerika uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131na dayanmas\u0131 gibi. Tarih ve sosyoloji biliminin halen en zay\u0131f yan\u0131, k\u00fclt\u00fcr ve uygarl\u0131k aras\u0131ndaki ili\u015fkinin teorik ve pratik y\u00f6nlerini yeterince \u00e7\u00f6z\u00fcmleyememesidir. Bunda Yukar\u0131 Mezopotamya ile A\u015fa\u011f\u0131 Mezopotamya ve Nil Vadisindeki k\u00fclt\u00fcrel ve uygarl\u0131ksal ge\u00e7i\u015flerin \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmemesi \u00f6nemli rol oynar. Tarih ve sosyoloji sadece analitik y\u00f6ntem-lerle bilimselle\u015ftirilemez. Tarihte nas\u0131l olmu\u015fsa \u00f6yle anla\u015f\u0131lmad\u0131k\u00e7a tarih, top-lum nas\u0131l ise \u00f6yle kavranmad\u0131k\u00e7a sosyoloji bilimselle\u015ftirilemez.<\/p>\n<p>K\u00fcrtlerin kendi varl\u0131klar\u0131n\u0131 halen k\u00fclt\u00fcrel karakterleriyle korumalar\u0131, da-yand\u0131klar\u0131 tarihsel k\u00fclt\u00fcr\u00fcn g\u00fcc\u00fcnden ileri gelir. K\u00fclt\u00fcrel ya\u015fam\u0131 uygarl\u0131k ya\u015fam\u0131na tercih etmeleri basit bir gericilik veya ilkellikle izah edilemez. Ya\u015fa-d\u0131klar\u0131 k\u00fclt\u00fcr bir kent, s\u0131n\u0131f ve devlet k\u00fclt\u00fcr\u00fc de\u011fildir  kendi i\u00e7inde otoriter-le\u015fmeye, s\u0131n\u0131fla\u015fmaya yer vermeyen ve kabile demokrasisinde \u0131srar eden bir k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr. K\u00fcrtlerin kolay zapturapt alt\u0131na al\u0131namamalar\u0131 bu k\u00fclt\u00fcrel demok-rasileriyle ilgilidir.<\/p>\n<p>Kentli, s\u0131n\u0131fl\u0131 ve devletli bir toplum ya\u015fam\u0131n\u0131n erdem de\u011fil d\u00fc\u015f\u00fc\u015f oldu\u011funu \u00e7ok sonradan kavrayacakt\u0131m. \u015e\u00fcphesiz Rankeci (Tarih\u00e7i Leopold von Ranke, 1795-1886) ulus anlay\u0131\u015f\u0131 da ulusal sorun kavray\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131 etkilemede ba\u015fat rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Herhangi tikel bir toplumu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken devletli, s\u0131n\u0131fl\u0131 ve ulusal olmas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekli\u011finin asli \u00f6zelliklerinden saymaktay\u0131z. Bu \u00f6zellikleri kapsama-yan toplumlar\u0131 toplumdan saymamak gibi idealist tutumlara s\u0131k\u00e7a d\u00fc\u015fmekte-yiz. Bat\u0131l\u0131 devlet-ulus\u00e7u d\u00fc\u015f\u00fcncenin temel bir \u00f6zelli\u011fine evrensel \u00f6zellikler atfediyoruz. Tarih ve toplum kavramlar\u0131n\u0131 Bat\u0131 merkezli ideolojik hegemonya-n\u0131n bu devlet\u00e7i ve ulus\u00e7u kal\u0131plar\u0131ndan kurtarmad\u0131k\u00e7a, bilimsel bir anlay\u0131\u015f geli\u015ftirmek g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Devletli ulus olmak i\u00e7in tarihsel ve toplumsal zihniyetimizi a\u015f\u0131r\u0131 zorluyoruz. Her toplum i\u00e7in bir tarih in\u015fa etmek \u00e2deta ulus ve devlet olma ko\u015fuluna ba\u011flanmaktad\u0131r. E\u011fer tarihte \u2018sayg\u0131n\u2019 (art\u0131k her neyse) bir ulus ve devlet \u00f6zelli\u011fine sahip de\u011filsek, toplum say\u0131lma \u015fans\u0131m\u0131z\u0131 kaybedecekmi\u015fiz gibi bir duyguya kap\u0131l\u0131yoruz. Kesinlikle kapitalist modernitenin s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve tahakk\u00fcm zihniyetinin temel unsurlar\u0131 olarak geli\u015fen bu ulus\u00e7u ve devlet\u00e7i zihniyet, tarih ve toplum bilimindeki yetersizli\u011fin, \u00e7arp\u0131kl\u0131\u011f\u0131n ve k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn alt\u0131ndaki temel etkendir. Tarih ve toplum bilimlerinde ufkumuzu karartan, kapitalist hegemonyan\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc ve ideolojik ayg\u0131tlar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla insanl\u0131k tarihinin ve toplumsal k\u00fclt\u00fcr\u00fcn en b\u00fcy\u00fck a\u015famas\u0131n\u0131 belirlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, bug\u00fcnden o d\u00f6neme ulus\u00e7u ve devlet\u00e7i bir anlay\u0131\u015fla yakla\u015fm\u0131yoruz. K\u00fcrtl\u00fc\u011fe ili\u015fkin kal\u0131plar olu\u015fturmuyoruz. Evrensel tarihin ve toplumun pe\u015findeyiz. \u00c7ok iyi bilmek gerekir ki, evrensel tarih ve toplum anlay\u0131\u015f\u0131na ba\u011fl\u0131 kalmad\u0131k\u00e7a, herhangi bir tikel toplulu\u011fu tarihte ve toplumdaki geli\u015fmelerin neresine ba\u011flay\u0131p oturtaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 da kestiremeyiz. Yapaca\u011f\u0131m\u0131z tikel tarih ve toplum \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 evrensel tarih ve toplumdan kopuk ele al\u0131rsak, varaca\u011f\u0131m\u0131z sonu\u00e7lar s\u00fcbjektif yarg\u0131lar olmaktan \u00f6teye gitmez. Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131 merkezli d\u00fc\u015f\u00fcncenin savunucular\u0131 neden evrensel tarih ve toplumsal geli\u015fmeden ka\u00e7\u0131nmakta, kendilerini azami olarak Greko-Romen tarih ve top-lum anlay\u0131\u015f\u0131yla s\u0131n\u0131rlamaktad\u0131r? A\u00e7\u0131k ki, bunda ideolojik ve maddi hegemonik \u00e7\u0131karlar\u0131 belirleyici olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u015eu konuda kesinlikle yan\u0131lg\u0131ya d\u00fc\u015fmemeliyiz: \u2018\u015eimdi\u2019yi ya\u015fayan bir toplum, ne kadar devletsiz olursa olsun, ulus nitelikleri ne kadar az geli\u015fmi\u015f olursa olsun, kesinlikle evrensel tarihin ve toplumun bir par\u00e7as\u0131 olmaktan kurtula-maz. Yan\u0131lg\u0131 bir\u00e7ok toplumun evrensel tarihten ve toplumdan kopuk olarak incelenebilece\u011fine ili\u015fkindir. Anti-bilimsel ve her t\u00fcr \u00f6nyarg\u0131ya a\u00e7\u0131k olan bu zihniyetle tarih ve toplum anla\u015f\u0131lamaz. Kald\u0131 ki, b\u00fct\u00fcnsellik salt toplumsal do\u011fan\u0131n de\u011fil, fiziksel, kimyasal ve biyolojik do\u011fan\u0131n da temel bir \u00f6zelli\u011fidir.<\/p>\n<p>K\u00fcrtlere ili\u015fkin t\u00fcm ayr\u0131ks\u0131 ve marjinal d\u00fc\u015f\u00fcncelerin bu tip bir s\u00fcbjektif \u00f6nyarg\u0131ya dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6zenle belirtmek gerekir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ne kadar evrensel tarih ve toplumun d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f olurlarsa olsunlar, K\u00fcrtler tersine olarak klan toplumunun a\u015f\u0131lmas\u0131ndan itibaren ba\u015flayan ve uygar toplumun geli\u015fme-sine kadar s\u00fcren evrensel tarihin ve toplumun t\u00fcm evrelerinde ba\u015fat rol oy-nayan kabile toplumunun temsilcisidir. Kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn in\u015fa edilmesinde ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesindeki ba\u015fat unsurdur. Kabileyi \u00e7a\u011fd\u0131\u015f\u0131 ve d\u00f6nemi kapanm\u0131\u015f bir toplumsal olgu saymak yanl\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n temel formu kabiledir ve hi\u00e7bir zaman a\u015f\u0131lmaz. Bi\u00e7im ve i\u00e7erik de\u011fi\u015ftirebilir, ama toplumsal olgudan tamamen d\u0131\u015flanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Toplumsal olgudaki klan ve ulus formlar\u0131 kabile formu kadar evrensellik ve tarihsellik ta\u015f\u0131maz. \u015e\u00fcphesiz klan ve ulus formlar\u0131 da evrensel \u00f6zellik ta\u015f\u0131r, ama kabileninki kadar etkili de\u011fildir. Toplumsal in\u015fa-n\u0131n temel formu kabiledir. Kapitalizmde bile kabilenin a\u015f\u0131lmas\u0131 \u015furada kals\u0131n, b\u00fct\u00fcn \u00f6nde gelen kapitalist tekeller ve holdingler son tahlilde birer kabile \u00f6rg\u00fct\u00fcd\u00fcr. Belki tarihi olu\u015fturan tar\u0131msal toplumun, g\u00f6\u00e7ebeli\u011fin kabileleri de\u011filler, olamazlar da  kriz, \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f toplumunun kentli kabileleridir: Hiyerar\u015fik, devlet\u00e7i, s\u00f6m\u00fcrgen kabileler.<\/p>\n<p>Yaz\u0131l\u0131 tarihten itibaren S\u00fcmer uygar toplumuyla ili\u015fkilerinde K\u00fcrtlerin pro-totipine s\u0131k\u00e7a rastlamaktay\u0131z. S\u00fcmerler, dayand\u0131klar\u0131 ana kaynaklar olmalar\u0131 itibariyle Kuzey ve Do\u011fu\u2019daki da\u011fl\u0131k b\u00f6lge halk\u0131na halen de anlam ifade eden KURT\u0130, Bat\u0131\u2019daki kabile halklar\u0131na ise AMOR\u0130TLER genellemesiyle kar\u015f\u0131l\u0131k verirlerdi. Kurti kelimesinin s\u00f6zc\u00fck anlam\u0131 \u2018Da\u011fl\u0131 Halk\u2019t\u0131r. K\u00fcrt deyince g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de \u2018da\u011fl\u0131l\u0131k\u2019 temel bir \u00f6zellik olarak \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131m yapmaktad\u0131r. Asl\u0131nda S\u00fcmer d\u00f6neminin Kurti\u2019leriyle g\u00fcn\u00fcm\u00fcz K\u00fcrti\u2019leri aras\u0131nda belki de \u2018u\u2019 harfi \u00fczerindeki iki nokta fark\u0131 kadar bir fark vard\u0131r. Binlerce y\u0131ll\u0131k kabile k\u00fclt\u00fcrl\u00fc K\u00fcrtler, K\u00fcrt halk\u0131 i\u00e7inde halen a\u011f\u0131r basan kabile K\u00fcrtleridir. \u015eehirlisi, oval\u0131s\u0131, s\u0131n\u0131f ayr\u0131\u015fmas\u0131 ya\u015fayan\u0131, devlet i\u015fbirlik\u00e7isi, devlet kar\u015f\u0131t\u0131 olan\u0131 bolca vard\u0131r. Ama ana g\u00f6vde K\u00fcrtl\u00fck, soyunu g\u00fc\u00e7l\u00fc ya\u015fayan K\u00fcrtl\u00fck geleneksel kabile \u00f6zel-likleri a\u011f\u0131r basan K\u00fcrtl\u00fckt\u00fcr, ana kabilesel K\u00fcrtl\u00fckt\u00fcr. \u015eehirli, egemen s\u0131n\u0131fl\u0131 ve devletli K\u00fcrt, \u00e7o\u011funlukla ve geleneksel olarak K\u00fcrtl\u00fckten kopmu\u015f, asimilas-yona yatm\u0131\u015f ge\u00e7i\u015f K\u00fcrtl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ifade eder. G\u0131lgame\u015f Destan\u0131\u2019ndaki ilk \u015fehirli i\u015fbirlik\u00e7i Kurti olan Enkidu, belki de t\u00fcm \u015fehirli, s\u0131n\u0131fl\u0131 ve iktidar i\u015fbirlik\u00e7isi Kurti\u2019lerin ilk atas\u0131d\u0131r. Destandaki Humbaba, Da\u011f Kurti\u2019sidir. Enkidu ihanet etti\u011fi Humbaba\u2019y\u0131 \u00f6ld\u00fcrmesi i\u00e7in G\u0131lgame\u015f\u2019e \u00e2deta yalvar\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki i\u015fbirlik\u00e7i K\u00fcrti\u2019yi ne de yaman \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131yor! Demek ki ikisi aras\u0131ndaki fark \u2018u\u2019 harfi \u00fczerindeki noktalar kadar olabilir derken pek de haks\u0131z say\u0131lmay\u0131z.<\/p>\n<p>Toplumsal de\u011fi\u015fimi, di\u011fer bir deyi\u015fle tarihsel toplumu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken baz\u0131 k\u00f6kl\u00fc yan\u0131lg\u0131lara d\u00fc\u015fmemek \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Bu k\u00f6kl\u00fc yan\u0131lg\u0131lardan en \u00f6nemlisi, toplumsal geli\u015fimi veya tarihi \u2018d\u00fcz ilerlemeci\u2019 paradigmatik g\u00f6r\u00fc\u015fle de\u011ferlen-dirmektir. Ayd\u0131nlanma \u00e7a\u011f\u0131nda hegemonik ideolojik \u00e7izgi haline gelen bu felsefi zihniyet, her t\u00fcr de\u011fi\u015fimi ezelden ebede d\u00fcz bir \u00e7izgi halinde ele al\u0131r. D\u00fcn d\u00fcnd\u00fcr, bug\u00fcn bug\u00fcnd\u00fcr! \u0130kisi aras\u0131nda sanki hi\u00e7bir ba\u011f veya ayn\u0131l\u0131k yokmu\u015f gibi yorumlar. Diyalektik geli\u015fimin yanl\u0131\u015f bir yorumudur bu. Bu para-digman\u0131n z\u0131dd\u0131 de\u011fi\u015fimi kabul etmeyen, \u2018d\u00f6ng\u00fcsel\u2019, kendini s\u00fcrekli tekrarlama anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. De\u011fi\u015fim denen olguyu s\u00fcrekli tekrarlamadan ibaret sayar. Birbirine son derece z\u0131t g\u00f6r\u00fcnen bu felsefi anlay\u0131\u015flar \u00f6z\u00fcnde idealisttirler. Her ikisi de liberal ideolojinin iki de\u011fi\u015fik versiyonudur. Birincisinin sonsuz ilerlemecili\u011fiyle ikincisinin sonsuz d\u00f6ng\u00fcselli\u011fi \u00f6z\u00fcnde de\u011fi\u015fimi ink\u00e2r etmekte bulu\u015fur.<\/p>\n<p>Felsefenin ve dinlerin, hatta mitolojinin bu en eski meselesi \u00e7\u0131kmazla so-nu\u00e7lan\u0131r. \u0130roniktir, mek\u00e2n-zaman ili\u015fkisini kavrayamam\u0131\u015flard\u0131r. Varl\u0131kla zaman aras\u0131ndaki ili\u015fkinin olu\u015f yani de\u011fi\u015fim olarak tezah\u00fcr\u00fcn\u00fc anlayamam\u0131\u015flard\u0131r. Anlayamamak, bu zihniyetleri ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak ilerlemecilik ve d\u00f6ng\u00fcc\u00fcl\u00fck bi\u00e7imine zorlar. Bu noktada diyalektik felsefenin getirdi\u011fi en \u00f6nemli yenilik evrensel geli\u015fimin \u00f6z\u00fcne ili\u015fkindir. Mek\u00e2n ve zaman ancak varolu\u015fla m\u00fcm-k\u00fcnd\u00fcr. De\u011fi\u015fim varl\u0131k (mek\u00e2n) ile zaman\u0131n mevcudiyetinin do\u011fal bir sonu-cudur. Varl\u0131k ve zaman\u0131n olmas\u0131 i\u00e7in de\u011fi\u015fim \u015fartt\u0131r. De\u011fi\u015fim varl\u0131k ve zama-n\u0131n kan\u0131t\u0131d\u0131r. De\u011fi\u015fim kavram\u0131n\u0131n i\u00e7eri\u011fini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek daha da \u00f6nemlidir. De\u011fi\u015fimin olabilmesi i\u00e7in de\u011fi\u015fmeyen bir \u015feyin olmas\u0131 gerekir. De\u011fi\u015fim de-\u011fi\u015fmeyene g\u00f6redir. De\u011fi\u015fmeyen ise hep ayn\u0131 kaland\u0131r. De\u011fi\u015fmeyen asli varl\u0131k-t\u0131r, \u00f6z olarak varl\u0131kt\u0131r, Varolu\u015f\u2019un kaynakland\u0131\u011f\u0131 ve baki kalan \u00f6zd\u00fcr. Belki burada mistik bir tanr\u0131sal kavrama yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z s\u00f6ylenebilir. Fakat bu t\u00fcr felsefi bir \u00e7\u0131kar\u0131m zorunludur ve bilime de ters de\u011fildir. Kald\u0131 ki varolu\u015fa, mek\u00e2n ve zamana dair insan bilinci tam kavrama yetene\u011findedir demek meta-fiziktir. \u0130nsan\u0131n mutlak\u2019\u0131 kavrama yetene\u011finde oldu\u011fu ku\u015fkuludur.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla tarih ve toplum biliminde de\u011fi\u015fimi ink\u00e2r etmemek kadar abartmamak da \u00e7ok \u00f6nemli bir husustur. K\u00fclt\u00fcrel toplum uygar toplumdan daha kal\u0131c\u0131 olup, toplumun asl\u0131n\u0131, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturur. K\u00fclt\u00fcrel olarak g\u00fc\u00e7l\u00fc olu\u015fmu\u015f bir toplumun varl\u0131\u011f\u0131 kal\u0131c\u0131l\u0131kta \u015fansl\u0131d\u0131r. Uygarl\u0131klar ve devletler h\u0131zl\u0131 ve \u00e7oklu bir de\u011fi\u015fime tabi olduklar\u0131 halde, k\u00fclt\u00fcrler \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 bir de\u011fi\u015fime \u015fans tan\u0131rlar. Hi\u00e7 de\u011fi\u015fme olmaz demek yanl\u0131\u015ft\u0131r. Fakat hep de\u011fi\u015fen k\u00fclt\u00fcrler-den, h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fen k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferlerden bahsetmek de ilki, yani hi\u00e7 de\u011fi\u015fmez diyen anlay\u0131\u015flar kadar yanl\u0131\u015ft\u0131r. Modernitenin her \u015feyi bir an\u2019a s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmas\u0131yla yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 sand\u0131\u011f\u0131 m\u00fcthi\u015f de\u011fi\u015fim temposu \u00f6z\u00fcnde de\u011fi\u015fmemeyi ifade eder. Kendini tekrar eden anl\u0131k ya\u015famlarla son s\u00fcrat de\u011fi\u015fimler asl\u0131nda m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bir yan\u0131ltma ideolojisi in\u015fa edilmi\u015ftir. Liberalizmin damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan bu ideolojik yan\u0131lsamalar tarih ve toplum alg\u0131s\u0131n\u0131, bilincini \u00e7arp\u0131tma ama\u00e7l\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrt olgusu ve tarihi \u00fczerinde dururken, bu temel y\u00f6ntemsel yakla\u015f\u0131mlar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmak gerekir. Ulusal ve devletsel tarihlerle K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fini kavramaya \u00e7al\u0131\u015fmak a\u015f\u0131r\u0131 zorlamad\u0131r. Bu y\u00f6nl\u00fc denemeler zoraki tarihler olup, olgusal geli\u015fmelerle pek ilgili de\u011fildir. Mitoloji ve destanlar kadar bile ger\u00e7ek-leri yans\u0131tmaz. K\u00fclt\u00fcrel tarih olgusal ger\u00e7ekli\u011fe daha yak\u0131nd\u0131r. K\u00fclt\u00fcrel tarih uygarl\u0131k ve modernite s\u00fcre\u00e7lerini de kapsam\u0131na al\u0131r. Fakat uygarl\u0131k ve moder-nite k\u00fclt\u00fcr\u00fc k\u00fclt\u00fcr\u00fcn evrensel tarihini kapsam\u0131na almaz. Uygarl\u0131k ve moderni-te d\u00f6neminin temel kategorileri olan devlet ve ulus, k\u00fclt\u00fcrel tarihin ancak bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc olabilir. K\u00fclt\u00fcrel evrenselli\u011fi kapsayacak yetenekten yoksundur. K\u00fcrt-lerin uygarl\u0131k ve ulus tarihlerinde pek yer bulmamas\u0131, tarihsiz olduklar\u0131 anla-m\u0131na gelmez. K\u00fclt\u00fcrel tarih ba\u011flam\u0131nda yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, K\u00fcrtlerin binlerce y\u0131ll\u0131k ba\u015fat bir tarihe sahip olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn temel niteli\u011fi kabile ve a\u015firet formlar\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc ya\u015famas\u0131, tar\u0131m ve hayvanc\u0131l\u0131k ekonomisinde devrimsel bir rol oynamas\u0131d\u0131r. Verimli Hilal k\u00fclt\u00fcr\u00fc insanl\u0131k tarihinde ne kadar rol oynam\u0131\u015fsa, K\u00fcrtlerin halklar\u0131n k\u00fclt\u00fcrel tarihindeki rolleri de ona denktir. Tarihte mezolitik ve neolitik d\u00f6nemlerin (M.\u00d6. 15000-3000) merkez\u00ee k\u00fclt\u00fcr\u00fcd\u00fcr. \u00c7in\u2019den ve Hint\u2019ten Avrupa\u2019ya kadar t\u00fcm neolitik toplum k\u00fclt\u00fcr-lerini beslemi\u015ftir. K\u00fclt\u00fcrel yay\u0131lman\u0131n izlerini hem genetik hem de etimolojik y\u00f6ntemlerle bu alanlarda tespit edebilmekteyiz. Yakla\u015f\u0131k olarak ve tespit edile-bildi\u011fi kadar\u0131yla Verimli Hilal merkezli on iki bin y\u0131ll\u0131k bir k\u00fclt\u00fcrel \u00f6nderlik s\u00f6z konusudur. \u0130nsanl\u0131k tarihinde hi\u00e7bir k\u00fclt\u00fcr\u00fcn bu denli uzun ve kapsaml\u0131, g\u00fcne\u015f gibi ayd\u0131nlat\u0131c\u0131, \u0131s\u0131t\u0131c\u0131 ve besleyici bir rol oynad\u0131\u011f\u0131na tan\u0131k de\u011filiz. Varsa da, rolleri s\u0131n\u0131rl\u0131 ve y\u00fczeyseldir.<\/p>\n<p>M.\u00d6. 3000\u2019lerde ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 tespit edilebilen S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131 ile M\u0131s\u0131r, Hint ve \u00c7in uygarl\u0131klar\u0131n\u0131 Verimli Hilal\u2019deki k\u00f6klerinden kopuk d\u00fc\u015f\u00fcnmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Sadece temel uygarl\u0131klar\u0131n olu\u015fumunda de\u011fil, binlerce y\u0131l s\u00fcrd\u00fcr\u00fcl-melerinde de Verimli Hilal k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn ana kaynak rol\u00fcn\u00fc oynad\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fma-s\u0131zd\u0131r. Bilindi\u011fi \u00fczere, uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcrleri ancak neolitik k\u00fclt\u00fcr\u00fcn verimli or-tam\u0131nda geli\u015febilirler. Kendi ba\u015flar\u0131na s\u0131f\u0131rdan ba\u015flayan in\u015fa yetenekleri yok-tur. Verimli Hilal\u2019deki Mezopotamya neoliti\u011fi neredeyse tek ba\u015f\u0131na ilk\u00e7a\u011f uygarl\u0131\u011f\u0131na (M.\u00d6. 3000 &#8211; M.S. 500) be\u015fiklik etmi\u015ftir. Mezopotamya merkezli uygarl\u0131k da d\u00fcnya uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n belli ba\u015fl\u0131 olanlar\u0131na M.\u00d6. 3.000\u2019den M.\u00d6. 300 y\u0131llar\u0131na dek merkezlik yapm\u0131\u015ft\u0131r. ABD\u2019nin daha y\u00fcz y\u0131l\u0131 bile bulmam\u0131\u015f hegemonyas\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131rsak, aralar\u0131ndaki muazzam fark\u0131 daha iyi kavram\u0131\u015f oluruz.<\/p>\n<p>K\u00fcrt neoliti\u011finin bu tarihsel rol\u00fc \u00f6nemlidir. Merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin (be\u015f bin y\u0131ll\u0131k bir sistem) Mezopotamya k\u00f6kenlili\u011fi ve \u00fc\u00e7 bin y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee \u00f6nderli\u011finde ya\u015fanmas\u0131, neolitik k\u00fclt\u00fcr\u00fcn \u00f6neminin daha iyi kavranmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar. K\u00fclt\u00fcrleri ve uygarl\u0131klar\u0131 halklar\u0131n ad\u0131yla belirlemek abartma olabilir, dolay\u0131s\u0131yla do\u011fru bir y\u00f6ntem olmayabilir. Fakat en az\u0131ndan prototip a\u015famas\u0131ndaki rollerinden bahsetmek do\u011frudur. Tarihi sadece tan\u0131nm\u0131\u015f baz\u0131 imparatorluklar ve hanedanl\u0131klarla tan\u0131m\u0131\u015f olmam\u0131z ger\u00e7e\u011fin ifadesi i\u00e7in ye-terli de\u011fildir. Yine tan\u0131nm\u0131\u015f baz\u0131 kavimlerle tan\u0131mlamak da \u00e7ok yetersizdir. Hele tan\u0131nm\u0131\u015f modernite uluslar\u0131n\u0131 tarihin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fc olarak tan\u0131mlamak, tarihte en b\u00fcy\u00fck tahrifat\u0131n yap\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Tikel-evrensel ba\u011f\u0131n\u0131 kurmayan, daha \u00e7ok ideolojik hegemonyalardan miras kalan bu tarihsel ze-minler a\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, daha do\u011fru bir insanc\u0131l toplumsal tarihle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z. Ta-rihsiz b\u0131rak\u0131lan halklar ve emek\u00e7ilerin tarihini ancak bu y\u00f6ntemle in\u015fa edebili-riz.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcrel tarihle demokrasi ili\u015fkisi sosyolojide pek i\u015flenmeyen bir konudur. As\u0131l demokratik kriter uygar olmakla de\u011fil, uygarl\u0131k kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bir toplumun uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi diren\u00e7 en \u00f6nemli demokratik kriterdir. Liberalizm ise bunun tersini iddia eder. Demokrasi i\u00e7in uygarla\u015fmay\u0131 \u015fart ko\u015far. Uygarla\u015fmam\u0131\u015f k\u00fclt\u00fcrlerin \u00f6z\u00fcnde g\u00fc\u00e7l\u00fc bir demokratik gelenek vard\u0131r. Devlet formunun antitezi olarak var olan y\u00f6netimler demokratiktir ve bu \u00f6zellikleriyle g\u00fc\u00e7l\u00fc bir demokratik gelenek olu\u015ftururlar. Kent surlar\u0131n\u0131n gerisinde s\u0131n\u0131fla\u015fmaya kar\u015f\u0131 direnen ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam eden kabile ve a\u015firet topluluklar\u0131, dinsel ve mezhepsel cemaatler, devletsiz halklar ve uluslar demokrasinin temel g\u00fc\u00e7leridir. Sistematik olarak anti-uygarl\u0131k demokratiklik-tir. Marksizm\u2019in ve liberal ideolojilerin demokrasiyi kent, s\u0131n\u0131f ve devlet ba\u011f-lam\u0131nda kavramla\u015ft\u0131rmalar\u0131 ve kurumla\u015ft\u0131rmalar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir \u00e7arp\u0131tmad\u0131r. Kent, s\u0131n\u0131f ve devlet kapsam\u0131na al\u0131nan demokratik sistem i\u011fdi\u015f edilmi\u015f, demokratik k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn i\u00e7eri\u011fi bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f, h\u00e2kim kent ve s\u0131n\u0131f\u0131n devlet egemenli\u011fi alt\u0131na al\u0131narak bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Uygarl\u0131k esas olarak demokratik k\u00fclt\u00fcr\u00fcn z\u0131dd\u0131 olarak geli\u015fen bir sistemdir.<\/p>\n<p>K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn uygarl\u0131klar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki konumunu de\u011ferlendirirken, yu-kar\u0131da tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z diyalektik ba\u011f\u0131 hep g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutmak gere-kir. S\u00fcmer uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcne kar\u015f\u0131 Kurtilerin hep direni\u015f halinde olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6zlemlemekteyiz. Bunu \u00f6zellikle Da\u011f Tanr\u0131\u00e7as\u0131 Ninhursag\u2019\u0131n s\u00f6z konusu edilen mitolojik anlat\u0131lar\u0131ndan izlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. G\u0131lgame\u015f Destan\u0131 \u00f6z\u00fcnde S\u00fcmer uygarla\u015fmas\u0131na kar\u015f\u0131 direnen Kurtilerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve varl\u0131klar\u0131n\u0131 koru-ma m\u00fccadelesini ifade eder. Kurtilerin i\u00e7ine s\u0131zan uygarl\u0131k direni\u015fle kar\u015f\u0131la\u015fsa da, kendi zihniyet ve kurumsal temellerini de atar. Uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fc genelde oldu\u011fu gibi pazar etraf\u0131nda kentlerin kurulu\u015fuyla neolitik toplumu etkisi alt\u0131-na al\u0131r. Somut olarak M.\u00d6. 4300\u2019lerden itibaren A\u015fa\u011f\u0131 Mezopotamya k\u00f6kenli El Ubeyd k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn Yukar\u0131 Mezopotamya k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc etkiledi\u011fini tespit edebilmekteyiz. El Ubeyd k\u00fclt\u00fcr\u00fc, g\u00fc\u00e7l\u00fc hanedanlar etraf\u0131nda olu\u015fan hiyerar\u015fik toplumla daha \u00f6nceki kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden ayr\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Daha e\u015fitlik\u00e7i kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle s\u0131n\u0131fla\u015fmaya ba\u015flayan hiyerar\u015fik k\u00fclt\u00fcr ara-s\u0131ndaki ili\u015fki ve \u00e7eli\u015fkiler Hurrilerin olu\u015fumunda \u00f6nemli rol oynar. Hurriler de t\u0131pk\u0131 Kurtiler gibi ayn\u0131 k\u00f6kenden (S\u00fcmercede \u2018Kur\u2019 ve \u2018Ur\u2019 kelimeleri \u2018Da\u011f\u2019 ve \u2018Tepe\u2019 anlam\u0131ndad\u0131r) gelmektedir. Toros-Zagros sistemindeki da\u011f ve tepelik-lerde yo\u011funla\u015fan toplum, adlar\u0131 her iki kelimeden t\u00fcretilen ayn\u0131 topluluklar\u0131 ifade etmektedir. Kabileyle i\u00e7 i\u00e7e geli\u015fen hanedan k\u00fclt\u00fcr\u00fc, K\u00fcrtlerin geleneksel k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn \u00f6nemli bir par\u00e7as\u0131 haline gelir.<\/p>\n<p>M.\u00d6. 2000\u2019lerden itibaren Hurrilerin (Kurti) uygarl\u0131k yolunda \u00f6nemli ad\u0131mlar att\u0131klar\u0131 ve Gudea Hanedanl\u0131\u011f\u0131\u2019yla S\u00fcmer kentleri \u00fczerinde (M.\u00d6. 2150-2050) h\u00e2kimiyet kurduklar\u0131 tespit edilebilmektedir. M.\u00d6. 1600\u2019lerden itibaren de \u0130\u00e7 Anadolu\u2019da Hititler ve Yukar\u0131 Mezopotamya\u2019da Mitanniler ad\u0131yla iki kom\u015fu ve akraba imparatorluk tesis ettikleri g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Hitit ve Mitanni k\u00fclt\u00fcr\u00fc, S\u00fcmer k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn etkisindeki Hurrilerin tarihe ge\u00e7en en \u00f6nemli ve g\u00fc\u00e7l\u00fc uygarla\u015fma \u00f6rne\u011fidir. Her iki g\u00fcc\u00fcn \u00f6zellikle d\u00f6nemin S\u00fcmer k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00fczerine kurulan Semitik k\u00f6kenli Babil ve Asur g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 birle\u015ftikleri, M.\u00d6. 1596\u2019da Babil kentini i\u015fgal ettikleri g\u00f6r\u00fclmektedir. M.\u00d6. 1500-1200\u2019lerde, Ortado\u011fu\u2019nun en etkili uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7leri olarak, M\u0131s\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde de etkili olabilmi\u015flerdir. Me\u015fhur Nefertiti (M\u0131s\u0131r\u2019a gelin giden Mitannili prenses) bu etkinin ne denli g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011funu kan\u0131tlamaktad\u0131r. Asurlular\u0131n M.\u00d6. 1200\u2019lerde y\u00fckselen g\u00fcc\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda Hurrilerin uygarl\u0131k g\u00fcc\u00fc olarak da\u011f\u0131ld\u0131kla-r\u0131, d\u00f6nd\u00fckleri eski kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc uzun s\u00fcre ya\u015fad\u0131klar\u0131 anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Nairi Konfederasyonu (M.\u00d6. 1200-850  Nairi Asurcada Nehir, Su Halk\u0131 anla-m\u0131na gelmektedir) ad\u0131yla gev\u015fek kabile birlikleri halinde ya\u015fad\u0131klar\u0131 tespit edilebilmektedir. Bu d\u00f6nemlerde imparatorluk gibi g\u00fc\u00e7 merkez\u00eele\u015fmelerinin \u00f6ncesinde ve sonras\u0131nda s\u0131k\u00e7a gev\u015fek konfederasyonlar\u0131n kuruldu\u011funa tan\u0131k olunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dcnl\u00fc Urartu Krall\u0131\u011f\u0131 (M.\u00d6. 850-600), geleneksel A\u015fa\u011f\u0131 ve Yukar\u0131 Mezopo-tamya k\u00fclt\u00fcrleri aras\u0131ndaki ili\u015fki ve \u00e7eli\u015fkilerden do\u011fan di\u011fer \u00f6nemli bir \u00f6r-nektir. Uygarl\u0131kta \u00f6zellikle demircilik sanat\u0131yla \u00f6ne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Muhtemelen Hurri k\u00f6kenlili\u011fi de bulunan ve bug\u00fcnk\u00fc Ermenilerin o d\u00f6nemdeki temsilleri olan k\u00fclt\u00fcrel \u00f6\u011felerin sentezinden olu\u015fan Urartu k\u00fclt\u00fcr\u00fc, merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin g\u00fc\u00e7l\u00fc bir halkas\u0131n\u0131 te\u015fkil eder. D\u00f6nemin hegemonik g\u00fcc\u00fc olan Asur \u0130mparatorlu\u011fu\u2019na kar\u015f\u0131 koyabilen, ayakta kalan ve zaman zaman Asurlular\u0131 gerileten tek g\u00fc\u00e7t\u00fcr. K\u00fcrt ve Ermeni k\u00fclt\u00fcr\u00fc ba\u015fta olmak \u00fczere, b\u00f6lgenin t\u00fcm k\u00fclt\u00fcrel zihniyet ve yap\u0131lanmalar\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir etkiye sahiptir. Zagroslardan Asur\u2019a kar\u015f\u0131 yakla\u015f\u0131k \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ll\u0131k bir direnmeden sonra M.\u00d6. 612\u2019de Asur\u2019un ba\u015fkenti Ninova\u2019y\u0131 yak\u0131p y\u0131kan Med (Asurlular\u0131n Hurrilere takt\u0131\u011f\u0131 bir ad olsa gerek) Konfederasyonu bir imparatorlu\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. K\u0131sa s\u00fcren imparatorluk d\u00f6neminin ard\u0131ndan, hanedan entrikalar\u0131 sonucunda M.\u00d6. 550\u2019lerde Fars Akhamenit soyundan krallar\u0131n eline ge\u00e7tikten sonra da bu imparatorlu\u011fun en etkili k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc yine Med k\u00fclt\u00fcr\u00fc olu\u015fturmaktad\u0131r. \u00d6zellikle askeri sanatta b\u00f6yledir. Pers \u0130mparatorlu\u011fu ad\u0131yla s\u0131n\u0131rlar\u0131 Ege Denizinden Hindistan i\u00e7lerine, M\u0131s\u0131r\u2019dan bug\u00fcnk\u00fc T\u00fcrkmenistan\u2019a kadar uzanan tek cihan\u015f\u00fcmul g\u00fc\u00e7 haline gelir. Merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin en g\u00fc\u00e7l\u00fc halkalar\u0131ndan biridir. M.\u00d6. 330\u2019da \u0130skender\u2019in eline ge\u00e7inceye kadar iki y\u00fcz elli y\u0131l boyunca d\u00fcnyan\u0131n tek hegemonik g\u00fcc\u00fc olmu\u015f, uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde derin izler b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Roma uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011furan \u00f6z\u00fcnde Med-Pers uygarl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u0130skender\u2019in fethinden sonra arac\u0131 halka olarak kurulan krall\u0131klar, giderek Sasaniler (Perslerin devam\u0131  M.S.216-650) ve Roma (M.\u00d6. 500-M.S. 500) aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmalarda kullan\u0131lan yedek g\u00fc\u00e7ler haline gelirler. Antik\u00e7a\u011f\u0131n son iki b\u00fcy\u00fck g\u00fcc\u00fc olan Sasaniler ve Romal\u0131lar\u0131n birbirlerini tamamen yenemeyip yorgun d\u00fc\u015fmeleri \u0130sl\u00e2m\u00ee fethin yolunu a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Arap Yar\u0131madas\u0131ndaki \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc \u0130sl\u00e2m\u00eek k\u00fclt\u00fcr ad\u0131yla birle\u015ftirme h\u00fcnerini g\u00f6steren Hz. Muhammed\u2019le birlikte tarihin yeni bir k\u00fclt\u00fcrel \u00e7a\u011f\u0131 ba\u015flar.<\/p>\n<p>Yakla\u015f\u0131k d\u00f6rt bin y\u0131l s\u00fcren ilk\u00e7a\u011f uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn t\u00fcm \u00f6nemli olaylar\u0131 Yukar\u0131 Mezopotamya ve yak\u0131n \u00e7evresinde cereyan etmi\u015ftir. Proto K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcr\u00fc bu ikinci uzun d\u00f6nemde olumlu veya olumsuz bir\u00e7ok geli\u015fmeyi ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Hurriler, Mitanniler ve Hititlerin ilk iki bin y\u0131lda evrensel \u00e7apta etkiye yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 rahatl\u0131kla belirtilebilir. Grek ve Roma k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn olu\u015fumunda ve Bat\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda esas belirleyici halka, Hurri-Mitanni-Hitit k\u00fclt\u00fc-r\u00fcd\u00fcr. Hem kendi \u00f6z yarat\u0131mlar\u0131n\u0131 hem de S\u00fcmer k\u00fclt\u00fcr miras\u0131n\u0131 Bat\u0131\u2019ya, Greko-Romenlere ta\u015f\u0131rarak, merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin kesintisiz s\u00fcrmesinde alt\u0131n halka rol\u00fcn\u00fc oynam\u0131\u015flard\u0131r. Bu alt\u0131n halkan\u0131n rol\u00fcn\u00fc belirlemeden tari-hin ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 izah etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. On iki bin y\u0131ll\u0131k neolitik k\u00fclt\u00fcr ve iki bin y\u0131ll\u0131k uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fc taraf\u0131ndan beslenmeseydi, herhalde bug\u00fcne damga-s\u0131n\u0131 vuran bir insanl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden bahsedemezdik.<\/p>\n<p>Uygar toplumun ilk iki bin y\u0131l\u0131nda Proto K\u00fcrtlerin uygarl\u0131kla ili\u015fkileri \u00e7ok yo\u011fun olmu\u015ftur. \u0130ki y\u00f6nl\u00fc bir ili\u015fki t\u00fcm geli\u015fmelere damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015ftur. \u0130lk y\u00f6n\u00fcyle uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn bask\u0131c\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc kent, s\u0131n\u0131f ve devlet unsur-lar\u0131yla hep \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 olmu\u015flard\u0131r. Bazen s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bask\u0131n\u0131n merkezlerini istila etmeye kadar varan hamleler (Babil\u2019in fethi, Ninova\u2019n\u0131n y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131) yaparken, g\u00fc\u00e7leri yetmeyince de \u00e7o\u011fu zaman da\u011flar\u0131n fethedilmez doruklar\u0131na \u00e7ekilerek (Zagroslar\u0131n g\u00fcney eteklerinden Dersim\u2019e kadar benzer leh\u00e7eleri konu\u015fan Hewrami ve Zaza k\u00fclt\u00fcr\u00fc bu geli\u015fmelerle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r) varl\u0131klar\u0131n\u0131 korumaya, ba\u011f\u0131ms\u0131z ve \u00f6zg\u00fcr ya\u015famdan vazge\u00e7memeye \u00f6zen g\u00f6stermi\u015flerdir. Bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn izleri bug\u00fcn bile olduk\u00e7a etkilidir. Da\u011f K\u00fcrtleri denilen kesim esas olarak bu hat \u00fczerinde yakla\u015f\u0131k be\u015f bin y\u0131l boyunca ya\u015fayan Hurri k\u00f6ken-li kabilelerdir. Hurrice baz\u0131 kelimelerin k\u00f6keniyle Zazaca ve Hewramcan\u0131n bir\u00e7ok kelimesinin \u00e7ak\u0131\u015fmas\u0131 bu ger\u00e7ekli\u011fi yeterince izah etmektedir. Uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle ili\u015fkilerinde ikinci y\u00f6n geli\u015ftirilen ili\u015fkileri olumlu de\u011ferlendirip benimseme ve \u00f6z\u00fcmseme temelinde olmu\u015ftur. K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde uygarl\u0131\u011f\u0131n bu yans\u0131malar\u0131 kentli, s\u0131n\u0131fl\u0131 ve devletli zihniyet ve kurumlar\u0131n olu\u015fmas\u0131 bi\u00e7iminde olmu\u015ftur. Bir\u00e7ok \u00f6rnekte kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u201aYenemiyorsan benze\u015f ve \u00f6yle yen\u201b kural\u0131 burada bir kez daha kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Guti, Mitanni, Hitit, Urartu, Med, Pers ve Sasani \u00f6rnekleri, kendilerine sald\u0131ran uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 kendilerini bizzat uygarl\u0131k olarak in\u015fa edip benze\u015ferek yenmeyi ve ayakta kalmay\u0131 ifade etmektedir.<\/p>\n<p>Proto K\u00fcrtler a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u0130sl\u00e2miyet\u2019e kadar gelen iki bin y\u0131ll\u0131k ikinci uygarl\u0131k a\u015famas\u0131 kendi kentlerini in\u015fa ettikleri, egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n olu\u015ftu\u011fu ve devlet-lerini kurduklar\u0131 d\u00f6nemdir. Daha \u00e7ok da\u011f eteklerinde ve oval\u0131k alanlarda olu-\u015fan bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn karma bir \u00f6zelli\u011fi h\u00e2kimdir: Benze\u015fmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 uygarl\u0131k-lar\u0131n dil ve k\u00fclt\u00fcrlerini ya\u015fayan y\u00f6netici aristokrasi ile alt s\u0131n\u0131flar\u0131 olu\u015fturan ve kendi \u00f6z dil ve k\u00fclt\u00fcrlerini ya\u015fayan kesimler. K\u00fcrt co\u011frafyas\u0131n\u0131n a\u011f\u0131r etkisi alt\u0131nda olu\u015fan bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn ikili karakteri \u00e7ok az de\u011fi\u015ferek g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrecektir. Gerek da\u011f ve ova k\u00fclt\u00fcr\u00fc bi\u00e7imindeki \u2018ikili ayr\u0131\u015fma\u2019, gerekse ova-kent k\u00fclt\u00fcr\u00fcndeki s\u0131n\u0131fsal ikili ayr\u0131\u015fma bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn temel karak-teristik \u00f6zelli\u011fidir. \u00dcst tabaka yabanc\u0131 i\u015fgalci ve fetih\u00e7i s\u00f6m\u00fcrgenlere kar\u015f\u0131 hep muazzam bir uyum g\u00fcc\u00fc g\u00f6sterip kendi \u00f6z kabile-halk k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc i\u015fe yaramaz saym\u0131\u015f, ikinci plana at\u0131p i\u00e7 ili\u015fkilerinde \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde kullanmakla yetin-mi\u015ftir. \u0130\u00e7inde rol oynad\u0131\u011f\u0131 veya bizzat kurdu\u011fu uygarl\u0131klara kendi dil ve k\u00fclt\u00fc-r\u00fcn\u00fc egemen k\u0131lmak i\u00e7in \u00e7aba g\u00f6stermemi\u015f veya \u00e7ok az g\u00f6stermi\u015ftir. Gutiler-den Eyyubilere kadar bu hep b\u00f6yledir. Kentli ve devletli bu egemen z\u00fcmre, belki de hi\u00e7bir toplumda olmad\u0131\u011f\u0131 kadar geleneksel K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 olumsuz rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Yabanc\u0131 dil ve k\u00fclt\u00fcrler i\u00e7inde erimeye g\u00f6t\u00fcren y\u00fcksek s\u0131n\u0131fsal ve ailesel \u00e7\u0131karlar \u015f\u00fcphesiz bu olumsuzlukta belirleyici olmu\u015f-tur. Kendi i\u00e7ine kapanan Da\u011f K\u00fcrti\u2019sinin ve alt tabakan\u0131n \u00e7o\u011funlukla de\u011fi\u015fme-yen kabile ve aile k\u00fclt\u00fcr\u00fc binlerce y\u0131l varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ancak i\u00e7ine kapanarak erimeden g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ta\u015f\u0131yabilmi\u015ftir. Bu iki k\u00fclt\u00fcrel kesim aras\u0131nda da\u011flar kadar bir u\u00e7urumun olu\u015fmas\u0131, ger\u00e7ek K\u00fcrtl\u00fck-sahte K\u00fcrtl\u00fck bi\u00e7iminde k\u00f6kl\u00fc bir ayr\u0131\u015fmaya yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalist modernite d\u00f6neminde neden g\u00fc\u00e7l\u00fc bir milli-yet\u00e7i K\u00fcrt burjuvazisinin olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n k\u00f6keninde bu tarihsel ger\u00e7eklik yatar.<\/p>\n<p>Neolitik d\u00f6nemde ve ilk\u00e7a\u011flarda \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc ya\u015fanm\u0131\u015f bir Proto K\u00fcrt k\u00fclt\u00fc-rel olgusundan bahsetmek gerekir. Birer tarihsel olgu olan toplumsal ger\u00e7ek-likler bu \u00e7a\u011flarda kendilerini tam farkl\u0131la\u015ft\u0131r\u0131p kimlik kazanm\u0131\u015f halk veya kavim ger\u00e7eklikleri bi\u00e7iminde sunamazlard\u0131. Hen\u00fcz bu a\u015famaya gelinmemi\u015fti. Halk veya kavimsellik a\u00e7\u0131s\u0131ndan neolitik d\u00f6nem ve ilk\u00e7a\u011flar\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc kabi-le, a\u015firet ve hanedan birlikleri bi\u00e7imindedir. Dinsel ve mezhepsel birlikler de hen\u00fcz tam anlam\u0131yla olu\u015fmam\u0131\u015flard\u0131r. Kabile, a\u015firet ve hanedan bilin\u00e7 bi\u00e7im-leri bu d\u00f6nemin en geli\u015fmi\u015f toplumsal bilin\u00e7 bi\u00e7imleridir. Neolitik \u00e7a\u011f kabile-nin g\u00f6rkemli \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r. Her kabile bir totemle temsil edilir. Totem kabilenin kimli\u011fidir. Urfa\u2019da G\u00f6beklitepe\u2019deki tap\u0131nak muhtemelen en g\u00fc\u00e7l\u00fc kabilenin din-tanr\u0131 merkezidir  y\u00f6renin en g\u00fc\u00e7l\u00fc kabilelerinin ortak din\u00ee merkezidir. Dikilita\u015flardaki hiyeroglif benzeri i\u015faretler her bir kabilenin soy k\u00fct\u00fc\u011f\u00fc olarak da okunabilir. Piramit, ziggurat ve K\u00e2be\u2019nin, yani ilk\u00e7a\u011f\u0131n temel iki uygarl\u0131\u011f\u0131 olan M\u0131s\u0131r ve S\u00fcmer uygarl\u0131klar\u0131yla orta\u00e7a\u011f\u0131n \u0130sl\u00e2m uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n din merkezle-rinin, tanr\u0131 evlerinin ilk \u00f6rne\u011fi, prototipidir. Bu nedenle tarihsel \u00f6nemi b\u00fcy\u00fck-t\u00fcr. Hz. \u0130brahim\u2019in Urfa\u2019dan \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapmas\u0131 ve \u00fc\u00e7 tek tanr\u0131l\u0131 dine atal\u0131k etmesi tesad\u00fcf\u00ee veya rastgele bir olgu de\u011fildir. Tespit edilebildi\u011fi kadar\u0131yla en az on iki bin y\u0131ll\u0131k ge\u00e7mi\u015fi olan Urfa y\u00f6resindeki dinsel merkez k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn bir sonucudur. Sadece G\u00f6beklitepe\u2019deki tap\u0131nak sistemi belki de o \u00e7a\u011f\u0131n tespit edi-lebildi\u011fi kadar\u0131yla \u00fc\u00e7 bin y\u0131ll\u0131k dinsel K\u00e2be\u2019si rol\u00fcn\u00fc oynam\u0131\u015ft\u0131r. Harran\u2019\u0131n da benzer rol\u00fcnden bahsedilebilir. Muhtemelen hen\u00fcz ke\u015ffedilmemi\u015f bir\u00e7ok merkez vard\u0131r. Siverek\u2019te Newala \u00c7ori\u2019deki tap\u0131nak k\u00fclt\u00fcr\u00fc de on bir bin y\u0131l \u00f6ncesine kadar gidebilmektedir.<\/p>\n<p>Neolitik d\u00f6nem kabilelerinin her birisinin genellikle bir hayvan\u0131 kendilerine totem se\u00e7tiklerini biliyoruz. Totem kabilenin bir nevi soyad\u0131, kimli\u011fidir der-ken, kabile bilincinin bir nevi ilk bi\u00e7imlerini de tan\u0131mlam\u0131\u015f oluyoruz. Nas\u0131l bug\u00fcnk\u00fc ulus-devletler bayraklar\u0131yla kendilerini temsil edip kimliklendiriyor-larsa, kabile birliklerinin totemleri de ayn\u0131 anlam\u0131 ifade etmektedir. Nas\u0131l BM\u2019deki bayrak say\u0131s\u0131 kadar ulus-devlet temsil ediliyorsa, tap\u0131nak merkezlerin-deki totemlerle de d\u00f6nemin g\u00fc\u00e7l\u00fc ve nam salm\u0131\u015f kabileleri temsil edilmekte-dir. Aralar\u0131ndaki fark \u00f6zde de\u011fil hacimleriyle ilgilidir. Totemin belli bir tabu, tap\u0131nma \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. Toteme tap\u0131nma kabilenin kendini kutsal-la\u015ft\u0131rma, y\u00fcceltme, b\u00f6ylelikle uzun vadeli g\u00fcvenceli bir ya\u015fama kavu\u015fturma arzusunu ifade etmektedir. \u00d6l\u00fcm sonras\u0131 ya\u015fam inanc\u0131 atalara duyulan b\u00fcy\u00fck ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n sonucudur. Varl\u0131klar\u0131 onlarla \u00f6zde\u015ftir. Atalar\u0131na sayg\u0131lar\u0131 ve ba\u011fl\u0131l\u0131k-lar\u0131, kendilerini \u00f6l\u00fcm sonras\u0131ndaki bir sonsuz ya\u015fam inanc\u0131na g\u00f6t\u00fcrmektedir. Daha sonraki tek tanr\u0131l\u0131 dinler bu kabile inanc\u0131n\u0131n, din ve tanr\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n geli\u015fmi\u015f bi\u00e7imidir.<\/p>\n<p>Urfa ve y\u00f6resindeki neolitik d\u00f6nem ve uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131n\u0131n kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek, yakla\u015f\u0131k on be\u015f bin y\u0131ll\u0131k bir tarihi bulunan bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn neden bu denli direngen ve kal\u0131c\u0131 oldu\u011funu ortaya koyabilecektir. Halen \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc olan dinsel duygular ile aile ve namus anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131n k\u00f6keninde de bu en eski kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn kolay silinmez izleri bulunmaktad\u0131r. Namus ve kan davas\u0131-n\u0131n halen \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc olan varl\u0131\u011f\u0131 da yine bu k\u00fclt\u00fcrel toplum ger\u00e7e\u011finin bir sonucudur. Toplumsal kimli\u011fe kaz\u0131nm\u0131\u015f yasalar kolay kolay silinmez ve etkisi-ni yitirmez.<\/p>\n<p>Kabilenin k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n do\u011furdu\u011fu duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131 asla k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemez. Halen insanl\u0131\u011f\u0131 ayakta tutan bilin\u00e7 bu k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131n derin izlerini ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Sanat, bilgi, felsefe, din ve mitolojiyle dile getirilen, du-yumsanan belli ba\u015fl\u0131 t\u00fcm bilin\u00e7 bi\u00e7imlerinin kayna\u011f\u0131nda kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fc vard\u0131r. Kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc dile, duyguya getirmeyen hi\u00e7bir mitoloji, din, felsefe ve sanat ekol\u00fc yoktur. Mitolojik, dinsel, felsefi ve sanatsal farkl\u0131l\u0131klar\u0131 derinli\u011fine ara\u015f-t\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, her bir farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n temelinde kabilesel varl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Daha son-raki kavim ve ulus bilin\u00e7leri, \u00e7oklu kabile birliklerine dayal\u0131 olarak geli\u015ftirilen kabile bilin\u00e7lerinin t\u00fcrevleridir. \u00d6rne\u011fin tarihte en \u00e7ok kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan \u0130bra-him\u00ee dinlerin, bu dinlerin mezhepleri ve tarikatlar\u0131n\u0131n, en son dinsel milliyet\u00e7i-lik olarak ulusla\u015fmalar\u0131n\u0131n temelinde \u0130brani Kabilesi yatmaktad\u0131r. Bu dinler, mezhepler ve uluslar ortaya \u00e7\u0131kmadan \u00f6nce, ger\u00e7ekliklerinin potansiyel g\u00fcc\u00fc \u0130brani kabilesinin Verimli Hilal ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131klar\u0131 aras\u0131ndaki dola\u015f\u0131m\u0131ndan kaynaklan\u0131r. \u0130brahim\u00ee devrimin temelinde, Urfa y\u00f6resindeki tap\u0131nak merkezin-de biriktirilen kabile totemleri olan putlar\u0131 k\u0131r\u0131p, yerine daha iyi kavramsalla\u015f-t\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir kabile inanc\u0131n\u0131 yerle\u015ftirmesi yatmaktad\u0131r. \u0130sev\u00eelik \u0130brahim\u00ee dini yoksulla\u015fm\u0131\u015f kabileler ve k\u00f6le d\u00f6k\u00fcnt\u00fcleri ad\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hz. Mu-hammed\u2019in \u00f6nderlik etti\u011fi din olan \u0130sl\u00e2miyet ise, ayn\u0131 \u015feyi Bizansl\u0131lar ve Sasa-niler aras\u0131nda s\u0131k\u0131\u015fan ve ba\u015fta Arap kabile d\u00fcnyas\u0131 olmak \u00fczere benzer ya-\u015famlar\u0131 olan di\u011fer kabileler d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. Yoksulla\u015fm\u0131\u015f kabi-leler ve s\u0131\u011f\u0131nacak vicdan arayan k\u00f6leler y\u0131\u011f\u0131n\u0131 olmadan H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131, yoksul Arap kabileleri olmadan da \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnemeyiz.<\/p>\n<p>H\u0131ristiyan cemaati ve \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00fcmmet, kabileler ve kabilelerden kopmu\u015f ava-re insanlarla i\u015fsiz k\u00f6leler ve ka\u00e7ak askerlerin ortak inan\u00e7 temelinde olu\u015ftur-duklar\u0131 yeni bilin\u00e7 toplumlar\u0131d\u0131r. Burada kabileyi a\u015fan, s\u0131n\u0131f temeli geli\u015fmi\u015f bulunan yeni bir toplum ve onun yeni inan\u00e7lar\u0131 s\u00f6z konusudur. Fakat bu yeni toplum ko\u015fullar\u0131nda da kabile \u00e7ok az de\u011fi\u015fikli\u011fe tabi k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde s\u00fcrd\u00fcrmektedir. S\u00f6z konusu olan, krize girmi\u015f kabile toplumunun yeni bir ideolojik ve toplumsal yap\u0131lanma temelinde d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcd\u00fcr  kabilenin kendi \u00f6z birimi i\u00e7inde bulamad\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc, d\u0131\u015far\u0131da kabile demokrasisinin ink\u00e2r\u0131 temelinde v\u00fccut bulan \u015fehir, s\u0131n\u0131f ve devlet k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn geli\u015fimi i\u00e7inde bulmaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Kabile \u00e7a\u011f\u0131nda say\u0131lar\u0131 artan ve hacimleri b\u00fcy\u00fcyen kabilelerin krize girme-leri s\u00f6z konusudur. Kriz d\u00f6neminde farkl\u0131 anlay\u0131\u015flara sahip iki kesim belirir: Birincisi, yoksul kabile taban\u0131 b\u00f6l\u00fcnerek ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcnde \u0131srar ederek ya\u015fa-mak isterken, ikinci kesim olan kabile hiyerar\u015fisi ise h\u00e2kim hanedan olarak kabilenin yoksulla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f taban\u0131ndan kopup, genellikle uygarl\u0131k dini dedi\u011fi-miz ideolojik \u00e7\u0131k\u0131\u015flarla kendini yeni devlet toplumu olarak \u00f6rg\u00fctler. Eski kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fc uygarl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcne yenik d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmle i\u00e7 i\u00e7e olan geli\u015f-me kentle\u015fme, s\u0131n\u0131fla\u015fma ve devletle\u015fmedir. Uygarl\u0131\u011f\u0131n kabile k\u00fclt\u00fcr krizine buldu\u011fu temel \u00e7\u00f6z\u00fcm budur. Tarihte \u00e7ok\u00e7a tart\u0131\u015f\u0131lan ve Marksistlerin de payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce, bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn ileriye do\u011fru at\u0131lan dev bir ad\u0131m oldu\u011fu-dur. Uygarla\u015fma hep ilerleme ve \u00fcst\u00fcn ya\u015fam bi\u00e7imi say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Marks ve Engels bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme tarihsel materyalizm perspektifiyle yasal bir zorunluluk atfetmi\u015fler, tarihin ileriye y\u00f6nelik dev bir ad\u0131m\u0131 olarak de\u011ferlendirmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Ben bu anlay\u0131\u015f\u0131 ele\u015ftiriyorum. Kabile toplumunda ya\u015fanan, krizin zorunlu bir a\u015famas\u0131 olarak de\u011ferlendirilemez. Ya\u015fanan \u015fey hiyerar\u015fik unsurlar\u0131n s\u0131n\u0131f-sal tercihidir. Kabile demokrasisi, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve e\u015fitli\u011finin geriletilmesi pahas\u0131-na sa\u011flanan bir de\u011fi\u015fim (Geli\u015fme diyemiyorum) oldu\u011fu i\u00e7in g\u00f6reli olarak muazzam bir gerileme, insanl\u0131k i\u00e7in bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ad\u0131m\u0131d\u0131r. Tarih hep egemen z\u00fcmrelerin ideolojik bak\u0131\u015flar\u0131yla kodland\u0131\u011f\u0131ndan, bu de\u011fi\u015fime zorunlu, ilerleti-ci, hatta devrimci geli\u015fme diyoruz! Do\u011frusu, bunun zorunlu olmayan ya da zorunlulu\u011fu bulunmayan gerici, d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcc\u00fc ve devrim kar\u015f\u0131t\u0131 bir ad\u0131m oldu\u011fu-dur. Tarihin anlat\u0131lmayan di\u011fer y\u00fcz\u00fc olan, kendi hiyerar\u015fik hanedan elitlerinin ihanetine kar\u015f\u0131 hep m\u00fccadele eden, kabilenin demokratik, \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fitlik\u00e7i yap\u0131s\u0131nda ve bilincinde \u0131srar eden k\u00fclt\u00fcr ilerleme ve geli\u015fmeyi temsil eden as\u0131l g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Tarihin bu k\u00fclt\u00fcr taraf\u0131ndan bilimsel olarak sistematik bi\u00e7imde ifade edilmemesi bir eksiklik olabilir. Ama bu ger\u00e7eklik b\u00f6ylesi bir tarihin mevcut olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermez  tersine yaz\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, yaz\u0131lsa bile bast\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve pro-pagandas\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Egemen z\u00fcmrenin, ideolojik tekeller ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerinin geli\u015ftirdikleri uygarl\u0131k krize \u00e7\u00f6z\u00fcm olmam\u0131\u015f  kendi-ni hep toplumun s\u0131rt\u0131nda kanser uru gibi b\u00fcy\u00fcten kentle\u015fme, s\u0131n\u0131fla\u015fma ve iktidarla\u015fmayla g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru gelindi\u011finde en b\u00fcy\u00fck kriz kayna\u011f\u0131na d\u00f6-n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u0130nsanl\u0131k e\u011fer ya\u015fayacaksa, tarihsel kriz toplumuna kar\u015f\u0131 kabile \u00e7a\u011f\u0131ndaki demokratik, \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fitlik\u00e7i k\u00fclt\u00fcr\u00fc uygarl\u0131k tarihi boyunca zihin-sel ve kurumsal alanda ya\u015fanan olumlu geli\u015fmeler temelinde yeniden ya\u015famsal k\u0131larak bunu ba\u015faracakt\u0131r.<\/p>\n<p>Proto K\u00fcrtlerin neolitik k\u00fclt\u00fcr ve antik\u00e7a\u011f k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden kalan en de\u011ferli miras\u0131 olan k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131 demokratik modernite bilinciyle b\u00fct\u00fcnle\u015fti\u011finde, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz Ortado\u011fu krizinden \u00e7\u0131k\u0131\u015fta tarihine ve kimli\u011fine uygun bir geli\u015fme-nin sahibi olabilecektir.<\/p>\n<p><strong>2- K\u00fcrt Varl\u0131\u011f\u0131 ve Gelenek<\/strong><\/p>\n<p>K\u00fcrt varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesinde Zerd\u00fc\u015ft gelene\u011fi \u00f6nemli bir rol oynar. Bu gelenek tek tanr\u0131l\u0131 \u0130brahim\u00ee dinlerle putatapar (totemik) dinler aras\u0131nda tarih-sel ge\u00e7i\u015f halkas\u0131d\u0131r. Kabile k\u00fclt\u00fcrlerinde egemen din anlay\u0131\u015f\u0131 olan totemik yap\u0131lar\u0131 ilk defa tabusal olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131p ahl\u00e2ki-kavramsal bir temele d\u00f6n\u00fc\u015f-t\u00fcren Zerd\u00fc\u015ftl\u00fck ilk b\u00fcy\u00fck dinsel-ahlaki devrimdir. Arap kabilelerine dayal\u0131 \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00e7\u0131k\u0131\u015fa benzeyip onu \u00f6nceler. Proto K\u00fcrt Med kabilelerinden inan\u00e7 ve ahl\u00e2k temelli daha \u00fcst bir birlik ortaya \u00e7\u0131karmay\u0131 hedefler. Kabile toplum krizine demokratik yan\u0131 a\u011f\u0131r basan bir \u00e7\u00f6z\u00fcm geli\u015ftirir. M.\u00d6. 1000\u2019lerde varl\u0131-\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131lan bu inan\u00e7 sistemi, Zerd\u00fc\u015ft (M.\u00d6. 7. y\u00fczy\u0131l) ile etkili bir toplum sistemi geli\u015ftirir. Zerd\u00fc\u015ft devriminde \u00f6nemli olan, dar kabile ve hane-dan birliklerini ilk defa a\u015f\u0131p, t\u00fcm Med kabileleri aras\u0131nda ortak bir \u00fcst kimlik in\u015fa etmesidir. Ma\u011f\u00ee denilen rahipler (bilge insanlar) yeni toplumun \u00e7ok etkin g\u00fc\u00e7leridir. Zerd\u00fc\u015ftl\u00fck muazzam bir toplumsal enerjiye yol a\u00e7ar. Bir araya gelmeleri \u00e7ok zor olan kabileleri ortak din\u00ee-ahlaki inan\u00e7 temelinde bir araya getirmeyi ba\u015farmas\u0131, tarih\u00e7ilerin \u00fczerinde yeterince durmad\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir devrimdir. \u0130sl\u00e2miyet ve H\u0131ristiyanl\u0131ktan daha az etkili de\u011fildir. Hatta \u0130brani kabile gelene\u011finin olu\u015fumunda da temel kaynak rol\u00fcndedir. Med Konfederas-yonu\u2019nu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan temel har\u00e7t\u0131r. Pers Akhamenit Hanedanl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n \u00f6z\u00fcnde daha demokratik muhteval\u0131 Med Konfederasyonu\u2019nu entrikalarla ele ge\u00e7irmesi ve tarihin en b\u00fcy\u00fck imparatorlu\u011funu kurmas\u0131 da Zerd\u00fc\u015ft\u00ee toplumsal gelenek-le yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Gelene\u011fin sapt\u0131r\u0131l\u0131p demokratik \u00f6z\u00fcnden bo\u015falt\u0131lmas\u0131 \u0130ran merkezli uygarl\u0131k gelene\u011fiyle sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Aryen imparatorluk gelene\u011fi, tarihte demokratik muhteval\u0131 kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fc-n\u00fc kendi y\u00f6netim \u00e7arklar\u0131nda en \u00e7ok kullanma ustal\u0131\u011f\u0131na sahiptir. Demokratik muhtevay\u0131 uygarl\u0131k sisteminde eriterek tarihin en g\u00fc\u00e7l\u00fc monarklar\u0131n\u0131 yarat-makla \u00f6v\u00fcn\u00fcr. Bat\u0131\u2019da Atina demokrasisine kar\u015f\u0131t bir Do\u011fu despotizm gelene-\u011fi olarak, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar kendini peki\u015ftirip s\u00fcrekli k\u0131labilmi\u015ftir. Atina de-mokrasisinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 felsefi bilin\u00e7 Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n olu\u015fumunda temel kay-nak rol\u00fcn\u00fc oynarken, Pers saraylar\u0131ndaki despotizmin i\u00e7ini bo\u015faltt\u0131\u011f\u0131 Zerd\u00fc\u015ft gelene\u011fi sadece \u0130skender\u2019in ordular\u0131na yenilmekle kalmam\u0131\u015f, Do\u011fu toplumlar\u0131-n\u0131n k\u00fclt\u00fcrel birikimlerini de heba olmaktan kurtaramam\u0131\u015ft\u0131r: T\u0131pk\u0131 Osmanl\u0131 despotizminin geriye kalan \u0130sl\u00e2m\u00ee k\u00fclt\u00fcrel birikimleri kapitalist Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131-na kar\u015f\u0131 koruyamamas\u0131 gibi. \u00caz\u00eed\u00ee K\u00fcrtlerdeki neredeyse kurumaya y\u00fcz tut-mu\u015f bu tarihsel demokratik gelenek ara\u015ft\u0131r\u0131lmaya de\u011fer \u00f6nemli bir konudur. \u00caz\u00eed\u00ee K\u00fcrtlerle Alevi K\u00fcrtler yak\u0131ndan g\u00f6zlemlendi\u011finde, \u00f6zellikle kad\u0131nlar\u0131nda temsilini bulan Zerd\u00fc\u015ft\u00ee k\u00fclt\u00fcr\u00fcn demokratik, \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fitlik\u00e7i \u00f6zellikleri rahatl\u0131kla fark edilebilir. T\u00fcm bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015fl\u0131klar\u0131na ra\u011fmen, do\u011fayla b\u00fct\u00fcnle\u015f-mi\u015f, a\u00e7\u0131k s\u00f6zl\u00fc ve cesur yanlar\u0131 dikkate de\u011ferdir.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2miyet\u2019e kadar otantik \u00f6zelliklerini b\u00fcy\u00fck oranda koruyan K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcrel ger\u00e7ekli\u011fi \u00fczerinde y\u00fcr\u00fct\u00fclecek ara\u015ft\u0131rmalar sadece K\u00fcrtlerin tarihini ayd\u0131n-latmakla kalmayacak, evrensel tarihin binlerce y\u0131l s\u00fcrm\u00fc\u015f d\u00f6nemlerini de ayd\u0131nlatacakt\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde her ne denli silik kalm\u0131\u015f olsalar da, tarihleri ko-nusunda yap\u0131lacak ara\u015ft\u0131rmalar K\u00fcrtlerin demokratik uygarl\u0131k tarihinin de temel kilometre ta\u015flar\u0131 olduklar\u0131n\u0131 kan\u0131tlayacakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>3- K\u00fcrt Varl\u0131\u011f\u0131 ve \u0130sl\u00e2m\u00ee Gelenek<\/strong><\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m\u00ee R\u00f6nesans\u2019\u0131n t\u00fcm geleneksel Ortado\u011fu kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve uygarl\u0131k sis-temi \u00fczerinde d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc etkisi olmu\u015ftur. De\u011fi\u015fimle i\u00e7te kabile toplum krizi \u0130sl\u00e2m \u00fcmmet\u00e7ili\u011fini geli\u015ftirme, d\u0131\u015fta Bizans ve Sasani imparatorluk krizleri daha evrensel \u0130sl\u00e2m\u00ee sultanl\u0131\u011f\u0131 in\u015fa etme temelinde a\u015f\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylelikle iki k\u00f6kl\u00fc \u00e7eli\u015fki hem tekil hem de evrensel d\u00fczeyde \u0130sl\u00e2m\u00ee sentezle a\u015f\u0131lmaya, yeni ideolojik ve yap\u0131sal d\u00fczenlemelerle giderilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Orta\u00e7a\u011f uygarl\u0131k sistemi denilen olgunun temelinde \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00e7\u0131k\u0131\u015f yatmaktad\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n \u00fcmmet ve saltanat gelene\u011finin tarihte \u00e7ok etkili olmas\u0131 bu yeni\u00e7a\u011f \u00f6zelli\u011finden ileri gelmektedir. Bir nevi erken kapitalist modernite rol\u00fcn\u00fc oy-nam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c2deta Bat\u0131 Avrupa kapitalist modernitesinin bir \u00f6n habercisi, d\u00fc\u015f\u00fck do\u011fmu\u015f \u00f6l\u00fc \u00e7ocu\u011fu konumunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u00ee uygarl\u0131k olmadan Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n do\u011fu\u015funu beklemek veya d\u00fc\u015f\u00fcnmek yanl\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2miyet\u2019in geleneksel kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve uygarl\u0131k sistemi \u00fczerindeki etkisi devrimsel \u00f6nemdedir. Belki de kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde y\u00fczy\u0131llarca ya\u015fanan krize en etkili devrimsel yan\u0131tt\u0131r. Arabistan Yar\u0131madas\u0131ndaki Arap kabileleri y\u00fczlerce, hatta binlerce y\u0131l kendi aralar\u0131nda bitmez t\u00fckenmez bir \u00e7at\u0131\u015fma ortam\u0131na girmi\u015flerdir. Kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde b\u00fcy\u00fck bir yozla\u015fma ya\u015fanmaktad\u0131r. Kad\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131 diri diri g\u00f6m\u00fclecek kadar de\u011fersiz addedilmi\u015ftir. Bu k\u00fclt\u00fcr \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak klasik toplumu besleyecek ko\u015fullardan yoksundur. K\u0131sa-cas\u0131 ne geleneksel kabile federasyonlar\u0131 ne de geleneksel k\u00f6leci iktidar yap\u0131-lanmalar\u0131yla krizin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilebilmektedir. Hz. Muhammed\u2019in olduk\u00e7a pratik ideolojik ve politik \u00f6nerileri bu ortamda ila\u00e7 gibi etkili olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Muhammed\u00ee devrimin temel \u00f6zelli\u011fi, kabile toplumunun \u00fcst\u00fcnde yeni bir topluma evrilmeden ve yan\u0131 ba\u015f\u0131ndaki Bizans ve Sasani \u0130mparatorluklar\u0131n\u0131n buyru\u011funa girmeden, ikisini de a\u015fan yeni politik bir sisteme cesaret etmesi, kendini buna ehil ve yetkili k\u0131lmas\u0131d\u0131r. Allah kavram\u0131n\u0131 o kadar y\u00fcceltmesinin temelinde bu iki devrimsel olgunun, \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00fcmmet toplumculu\u011fu ve politik k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn do\u011fmas\u0131 yatar. Allah kavram\u0131n\u0131n sosyolojik ve tarihsel \u00e7\u00f6z\u00fcmleme-si bilimsel bir bi\u00e7imde yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, bu iki olgunun \u00f6nemiyle ba\u011f\u0131 daha net ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r. Allah kelimesinin ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 doksan dokuz t\u00fcr anlam asl\u0131nda siyasal, sosyal ve hatta ekonomik manifestoyu dile getirmektedir. Zaten kendi-sini \u2018el\u00e7i\u2019, \u2018beyan edici\u2019 olarak tan\u0131mlamas\u0131, arkas\u0131ndaki tarihsel ve toplumsal sentezin yeni kimli\u011fini gayet iyi ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Allah kav-ram\u0131n\u0131n evrenselli\u011fi, cihan\u015f\u00fcmullu\u011fu, haberdarl\u0131\u011f\u0131, bilin\u00e7lili\u011fi, affedicili\u011fi, cehennem ve cennet \u00f6d\u00fclleriyle uyar\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve m\u00fck\u00e2fatland\u0131r\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 yeni sistemin kimli\u011fini buyurur gibi sunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>K. Marks ve F. Engels\u2019in kaleme ald\u0131klar\u0131 Kom\u00fcnist Manifesto neyse, Hz. Muhammed\u2019e indirildi\u011fi s\u00f6ylenen Allah\u2019\u0131n Kuran\u2019\u0131 da odur. Birincisi bilimsel ve Avrupai, ikincisi dinsel ve Do\u011fu\u2019ya \u00f6zg\u00fc kodlarla beyan edilmi\u015ftir. Sosyalist toplum ve proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc denen olgular\u0131n \u0130sl\u00e2miyet\u2019teki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00fcm-met toplumu ve \u0130sl\u00e2m\u00ee sultad\u0131r. \u00dcmmet toplumundaki enternasyonalizm, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik temalar\u0131, sosyalist toplumdaki enternasyonalizm, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik temalar\u0131ndan daha zay\u0131f de\u011fil, daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve sistematik olarak dile getirilmi\u015ftir. Yine \u0130sl\u00e2m\u00ee sulta anlay\u0131\u015f\u0131, sosyalist diktat\u00f6rl\u00fck anlay\u0131\u015f\u0131ndan daha az sistematik de\u011fildir. Reel sosyalizmdeki gibi her iki olgu da y\u00fczlerce y\u0131l sistemlice geli\u015ftirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Uygarl\u0131k tarihinde her devrimin ba\u015f\u0131na gelen ikilem \u0130sl\u00e2m\u00ee devrimde de g\u00fc\u00e7l\u00fc bi\u00e7imde ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ekle\u015fmesinden k\u0131sa bir s\u00fcre sonra, devrimin demokratik do\u011frultuda m\u0131, yoksa iktidar-devlet do\u011frultusunda m\u0131 ya\u015fanaca\u011f\u0131 temel sorun olmu\u015ftur. \u0130sl\u00e2miyet\u2019in do\u011fu\u015fundan itibaren her iki e\u011filim de kendisini g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde hissettirmi\u015ftir. Kabile \u00fcst tabakas\u0131 ve iktidar he-veslileri devrimi h\u0131zla \u0130sl\u00e2m\u00ee saltanat haline getirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, kabile alt kesimi ve k\u00f6le unsurlar demokratik do\u011frultuda geli\u015ftirmeye b\u00fcy\u00fck \u00e7aba g\u00f6s-terdiler. H\u00e2kim kabile olan Kurey\u015f\u2019in \u00fcst tabakas\u0131, Muaviye \u00f6nderli\u011finde, \u0130mam Ali\u2019nin daha \u00e7ok orta yolcu nitelikteki demokratik \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u00f6nlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Muhammed\u2019in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra, ilk \u00fc\u00e7 halife olan Ebubekir, \u00d6mer ve Osman, \u0130mam Ali ile aralar\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiden \u00f6t\u00fcr\u00fc ge\u00e7i\u015f a\u015famas\u0131nda (M.S. 632-656) halifeli\u011fi (Muhammed yard\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131, art\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131) s\u0131ras\u0131yla \u00fcstlenmek durumunda kald\u0131lar. Bu d\u00f6nemde demokratik (\u015fabiye) gelenekle iktidarc\u0131 gelenek (sulta) aras\u0131nda yo\u011fun bir \u00e7at\u0131\u015fma ya\u015fand\u0131.<\/p>\n<p>Bu \u00e7at\u0131\u015fma \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n i\u00e7 sava\u015f\u0131n\u0131n bir nevi ilk \u00f6rne\u011fini temsil etti. \u0130mam Ali\u2019nin (Hz. Muhammed\u2019in damad\u0131, ilk M\u00fcslimlerden) \u00e7izgisi, san\u0131lan\u0131n aksine radikal sol, u\u00e7 veya demokratik olmay\u0131p, mutedil bir orta yolculuk bi\u00e7iminde-dir. Ger\u00e7ek radikalizmi ve demokratizmi Hariciler temsil etmektedir. Hariciler kabilelerin en yoksul kesimlerinden olu\u015fmaktad\u0131r. Ali\u2019nin denge durumunda (S\u0131ffin Sava\u015f\u0131ndaki durum) hakemlik kurumunun devreye girmesine raz\u0131 ol-mas\u0131, hem arkas\u0131ndaki radikallerin (Haricilerin) ayr\u0131lmas\u0131na ve yeni bir mez-hep (ilk mezhepsel olu\u015fum) olu\u015fturmas\u0131na, hem de Muaviye\u2019nin daha ustal\u0131kl\u0131 iktidar hesaplar\u0131 yapmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. Sonu\u00e7ta iktidar yanl\u0131lar\u0131 devrimden galip \u00e7\u0131kt\u0131. Bu \u00fc\u00e7 ana ak\u0131m kendilerini de\u011fi\u015fik adlar ve kavramsal i\u00e7eriklerle \u0130sl\u00e2mi-yet\u2019in zaferinden g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ta\u015f\u0131m\u0131\u015flar, kendini a\u015f\u0131r\u0131 tekrarlayan bir k\u0131s\u0131rd\u00f6ng\u00fcy\u00fc tarihleri boyunca Ortado\u011fu toplumlar\u0131na ya\u015fatm\u0131\u015flar  b\u00fcy\u00fck iktidar sava\u015flar\u0131na, kanl\u0131 hanedan \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131na, mezhep kavgalar\u0131na ve itikat ayr\u0131l\u0131klar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015flard\u0131r. Sonu\u00e7, say\u0131s\u0131z iktidarc\u0131 devlet\u00e7ikler, imparatorluk-lar, mezhepler ve tarikatlar temelinde kabile toplumsal krizinden daha a\u011f\u0131r bir \u0130sl\u00e2m\u00eek toplum (\u00fcmmet) krizine ge\u00e7i\u015f olmu\u015ftur. Ortado\u011fu\u2019nun g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru Bat\u0131 kapitalist hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda a\u011f\u0131r yenilgilere u\u011framas\u0131n\u0131n ve alt\u0131ndan kalk\u0131lmas\u0131 zor bir g\u00fcncel topyek\u00fbn toplumsal kriz ya\u015famas\u0131n\u0131n temelinde bu tarihsel ger\u00e7eklik yatmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131 da yan\u0131 ba\u015f\u0131ndaki \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00e7\u0131k\u0131\u015ftan \u015fiddetle etkilendi. Daha \u00e7ok da saltanat \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131. Emevi hanedanl\u0131k ve sultanl\u0131k rejimi, \u0130skender\u2019in fetih ve tahrip tarz\u0131na \u00e7ok benzer bir bi\u00e7imde giri\u015fti\u011fi kanl\u0131 ge\u00e7en fetih sava\u015flar\u0131yla K\u00fcrt topraklar\u0131n\u0131 k\u0131sa s\u00fcrede sultas\u0131 alt\u0131na ald\u0131. \u00d6zellikle Zalim Haccac gibi komutanlar, eli k\u0131l\u0131\u00e7 tutan t\u00fcm K\u00fcrtleri katledip, kad\u0131nlar\u0131na ve \u00e7ocuklar\u0131na toptan el koydular. K\u00fcrtlerin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu tip istilalar\u0131n tarihte bilebildi\u011fimiz ilk \u00f6rne\u011fi, G\u0131lgame\u015f Destan\u0131\u2019na konu olan bug\u00fcnk\u00fc Irak\u2019\u0131n (Irak ad\u0131 ilk kent devleti Uruk\u2019tan kaynaklansa gerek) kuzeyinde ve do\u011fusundaki ormanl\u0131k ve da\u011fl\u0131k sahaya G\u0131lgame\u015f\u2019in i\u015fbirlik\u00e7isi Enkidu\u2019yla birlikte ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi ve kan d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc (\u00d6ld\u00fcr\u00fclen \u2018canavar\u2019 Hum-baba, asl\u0131nda kabile \u015fefi konumundaki bir fig\u00fcr olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131) seferdir. K\u00fcrtlerin saltanat \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131na kar\u015f\u0131 tavr\u0131 derinden bir ikileme yol a\u00e7an tarzda olmu\u015ftur. Geleneksel a\u015firet hiyerar\u015fisi, ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu \u0130ran-Sasani \u0130mparatorlu-\u011fu\u2019nun yenilip \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcyle birlikte, yeni efendilerine sadakat g\u00f6stermekte gecikmedi. \u0130ktidar denilince hep i\u015fgalci efendiye u\u015fakl\u0131\u011f\u0131 akl\u0131na getiren K\u00fcrt i\u015fbirlik\u00e7i z\u00fcmresi, s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde Emevi Hanedanl\u0131\u011f\u0131\u2019yla \u00f6nce b\u00fct\u00fcnle\u015fti, giderek g\u00f6n\u00fcll\u00fc asimilasyonla Arapla\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>\u0130ktidar i\u015fbirlik\u00e7isi K\u00fcrt elitinin Arapla\u015fma \u00f6yk\u00fcs\u00fc hayli ilgin\u00e7tir. Binlerce y\u0131l i\u015fbirli\u011fi etti\u011fi ve etnik a\u00e7\u0131dan akraba oldu\u011fu \u0130ran imparatorluk k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7inde dil ve k\u00fclt\u00fcr varl\u0131klar\u0131n\u0131 \u00f6nemli oranda koruyan bu kesimin h\u0131zla Arap-la\u015fmay\u0131 se\u00e7mesi s\u0131n\u0131fsal olu\u015fumuyla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Arapla\u015fma \u00f6ncesi K\u00fcrt hiyerar\u015fik \u00f6nderleri kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle h\u00e2l\u00e2 yak\u0131n ba\u011f i\u00e7indeydiler, ayn\u0131 kabile ve a\u015firetin mensuplar\u0131yd\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla s\u0131n\u0131fla\u015fma zay\u0131ft\u0131. \u00c7\u0131karlar\u0131 s\u0131n\u0131f-la\u015fmadan ziyade, kabile ve a\u015firet i\u00e7inde hiyerar\u015finin \u00fcst tabakas\u0131 olarak kalma-lar\u0131n\u0131 daha yararl\u0131 ve gerekli k\u0131l\u0131yordu. A\u015firet k\u00fclt\u00fcrel ba\u011flar\u0131n\u0131 yitirip yaln\u0131z birey veya aile olarak yabanc\u0131 h\u00e2kim hanedanl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7inde erimeleri \u00e7\u0131kar-lar\u0131na uygun de\u011fildi. B\u00f6yle bir durumda her \u015feylerini yitirebilirlerdi. \u00d6nlerinde bunu kan\u0131tlayan \u00e7ok say\u0131da tarihsel \u00f6rnek vard\u0131. K\u00fcrt kabile ve a\u015firet ger\u00e7ekli-\u011fi kendi k\u00fclt\u00fcr\u00fcne \u00e7ok kat\u0131 bir bi\u00e7imde ba\u011fl\u0131 olup, d\u0131\u015f g\u00fc\u00e7lerle b\u00fct\u00fcnle\u015fmeyi ve asimilasyonu olanaks\u0131z veya istisnai k\u0131l\u0131yordu. Bunun yan\u0131 s\u0131ra tarihsel olarak s\u0131n\u0131fla\u015fman\u0131n maddi ko\u015fullar\u0131n\u0131n fazla geli\u015fmemi\u015f olmas\u0131 (kent ve dev-let k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle az kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015f olmalar\u0131) ve en \u00f6nemlisi, d\u0131\u015ftan kaynakl\u0131 i\u015fgalci, fetih\u00e7i ve s\u00f6m\u00fcrgen istilalara kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli m\u00fccadele i\u00e7inde olmalar\u0131 bunda \u00f6nemli rol oynam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Arap Emevi Hanedanl\u0131\u011f\u0131\u2019ndan kaynaklanan i\u015fgal d\u00f6neminde hem tarihsel hem de toplumsal bak\u0131mdan bir farkl\u0131la\u015fma ya\u015fan\u0131yordu. \u0130sl\u00e2m\u00ee sultayla birlik-te Arap kabile \u00fcst tabakas\u0131 kendi kabilesinin alt tabakas\u0131ndan koparak h\u0131zla yeni bir egemen s\u0131n\u0131f haline geliyordu. Derin bir s\u0131n\u0131fla\u015fma s\u00f6z konusuydu.<\/p>\n<p>Emeviler d\u00f6neminde \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u0130sl\u00e2m-Arap aristokrasisi olu\u015fmu\u015ftu. Orta-do\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde ilk defa geleneksel k\u00f6le-efendi ili\u015fkisini a\u015fan ve Avrupa\u2019da daha sonra geli\u015fecek olan serf-seny\u00f6r ili\u015fkisine benzeyen yeni t\u00fcrden bir bey-maraba (mevali) ili\u015fkisi olu\u015ftu. Klasik k\u00f6leli\u011fe nazaran daha katlan\u0131labilir s\u0131n\u0131fsal ili\u015fkilerin olu\u015fumu, \u0130sl\u00e2m\u00ee sulta\u2019n\u0131n en \u00f6nemli \u00e7\u0131kt\u0131s\u0131d\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u00ee iktidar\u0131n yeni s\u0131n\u0131f d\u00fczeni s\u00f6z konusudur. Bunun \u00f6nderli\u011fini yapan g\u00fc\u00e7 Emevi Hane-danl\u0131\u011f\u0131\u2019d\u0131r. Emevi hanedanlar\u0131 kendilerine hizmet etmeleri i\u00e7in k\u0131sa s\u00fcre i\u00e7inde saraylar\u0131n\u0131 Bizans ve Sasani saltanat art\u0131\u011f\u0131 b\u00fcrokratlar ve s\u0131n\u0131fsal i\u015fbirlik\u00e7ilerle doldurdular. Fethettikleri t\u00fcm k\u00fclt\u00fcrlerin \u00fcst tabakalar\u0131, bu tarihsel-toplumsal yeni s\u0131n\u0131fla\u015fmay\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na son derece uygun bularak, i\u015fbirlik\u00e7i temelde de olsa h\u0131zla aristokratla\u015ft\u0131lar. Bunlar h\u00e2kim hanedan aristokrasisi ile \u00e7ok say\u0131da evlilik ba\u011f\u0131 kurdular. \u00c7ocuklar\u0131n\u0131 resmi Arap dil ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle e\u011fittiler. Kendi kabile dil ve k\u00fclt\u00fcrlerinden bu sefer h\u0131zla uzakla\u015ft\u0131lar. Eskiden \u00e7\u0131karla-r\u0131na ayk\u0131r\u0131 olan bu durum, yeni \u0130sl\u00e2m\u00eek aristokrasi ko\u015fullar\u0131nda son derece uygun gelmekteydi. Kald\u0131 ki, tarihte de benzer \u00f6rnekler \u00e7ok\u00e7a ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Resmi Akadca, Aramice ve S\u00fcryanice, Arap\u00e7adan binlerce y\u0131l \u00f6nce klasik k\u00f6leci imparatorluklar\u0131n ortak dil ve k\u00fclt\u00fcrleri konumundayd\u0131. Bat\u0131\u2019da Grek\u00e7e ve Latincenin oynad\u0131\u011f\u0131 rol\u00fcn benzerini \u00e7oktan oynuyorlard\u0131. Arap\u00e7a ilk defa \u0130sl\u00e2miyet\u2019le birlikte Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn yayg\u0131n ortak dili konumuna y\u00fckseli-yordu. Hanedanl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fc de Arap\u00e7a ile ifade edilip t\u00fcm Ortado\u011fu \u0130sl\u00e2m\u00ee aristokrasisinin ortak ya\u015fam k\u00fclt\u00fcr\u00fc oluyordu. K\u00f6kenini Arap hanedanl\u0131klar\u0131na ba\u011flamayan yeni y\u00fckselen Ortado\u011fulu aristokratik aile yok gibiydi. Her i\u015fbir-lik\u00e7i aristokratik aile k\u00f6kenini bir Arap hanedana, \u00f6zellikle Ehlibeyt\u2019e ba\u011flama-ya b\u00fcy\u00fck \u00f6zen g\u00f6steriyordu. Bu kervana yeni ulema ve asker s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 da ekle-mek gerekir. Hepsi eski k\u00f6kenlerini ink\u00e2r etmeyi ve yeni s\u00fclale unvanlar\u0131 ta-\u015f\u0131may\u0131 al\u0131\u015fkanl\u0131k haline getirdiler. Binlerce y\u0131ll\u0131k Fars k\u00fclt\u00fcr\u00fc bile Arap dili ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7inde yo\u011fun bir asimilasyonu ya\u015famaktan kurtulamad\u0131. Daha zay\u0131f dil ve k\u00fclt\u00fcrler kolayca yutuldu. Eski Akadca \u00f6nemini tamamen yitirirken, Arami-ce ve S\u00fcryanice g\u00fcc\u00fcnden \u00e7ok \u015fey kaybetti.<\/p>\n<p>K\u00fcrt kabile ve a\u015firet \u00fcst tabakas\u0131 da bu h\u0131zl\u0131 b\u00fct\u00fcnle\u015fme ve asimilasyon-dan pay\u0131n\u0131 ald\u0131. Eski Zerd\u00fc\u015ft\u00ee gelene\u011fi s\u00fcrd\u00fcrmek kendileri i\u00e7in yarardan \u00e7ok zarar getiriyordu. Bu k\u00fclt\u00fcrde \u0131srar varl\u0131klar\u0131n\u0131 yitirme anlam\u0131na geliyordu. K\u0131sa bir darp d\u00f6neminden sonra tarihte egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n yatk\u0131n olduklar\u0131 \u00e7\u0131kar temelli yabanc\u0131 dil ve k\u00fclt\u00fcr i\u00e7inde erimeyi h\u0131zla benimsemeleri varl\u0131kla-r\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmelerinin bir gere\u011fiydi. M.S. 7. ve 10. y\u00fczy\u0131llar\u0131 aras\u0131nda Arap aris-tokratik dil ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7inde eriyip b\u00fct\u00fcnle\u015fen \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir i\u015fbirlik\u00e7i K\u00fcrt \u00fcst tabakas\u0131 olu\u015ftu. Bu kesimler \u015feklen K\u00fcrt say\u0131lsalar da, dil ve k\u00fclt\u00fcrce res-mi Arap\u00e7an\u0131n birer bendesi durumundayd\u0131lar. Bu yeni dil ve k\u00fclt\u00fcrle ya\u015fama-y\u0131 se\u00e7kinlik i\u015fareti say\u0131p gurur duyuyorlard\u0131. Kendi dil ve k\u00fclt\u00fcrlerini en erken terk edenler bu kesimlerdi. Halen K\u00fcrdistan\u2019da bunlardan kalma g\u00fc\u00e7l\u00fc kal\u0131nt\u0131-lar vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130ktidara oynayan i\u015fbirlik\u00e7i K\u00fcrt aristokrasisi mezhep olarak S\u00fcnni gelene\u011fe ba\u011fl\u0131d\u0131r. S\u00fcnnilik anlam olarak kabile hiyerar\u015fisinin \u00fcst tabaka gelene\u011finin y\u00fczeysel \u0130sl\u00e2m\u00eele\u015fmesini ifade eder. S\u00fcnni \u0130sl\u00e2m egemen ve iktidarc\u0131 olan \u0130sl\u00e2m\u2019d\u0131r. G\u00fc\u00e7l\u00fc bir s\u0131n\u0131f temeli vard\u0131r. Orta\u00e7a\u011f\u0131n K\u00fcrt beyliklerinin ekseriyetle S\u00fcnnili\u011fi benimsemeleri \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fidir  \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n hakikatle ili\u015fkisi bak\u0131m\u0131n-dan bir anlam ifade etmez. Denilebilir ki, S\u00fcnnilik \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n \u00e7\u0131plak iktidar ve rant\u0131yla ilgilenen z\u00fcmrelerinin maskeli inan\u00e7 bi\u00e7imidir. S\u00f6z konusu z\u00fcmreler bu maske alt\u0131nda dinin toplumsal vicdan ve ahl\u00e2kla uyu\u015fmayan, hatta onlara z\u0131tl\u0131k olu\u015fturan bir\u00e7ok uygulama i\u00e7ine girerler. S\u00fcnni \u0130sl\u00e2m\u2019a sultanlar\u0131n saray-lar\u0131ndaki entrikalara, zulme ve istismara maske olma rol\u00fc tan\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Emevi, Abbasi ve Osmanl\u0131 saraylar\u0131ndaki \u00f6rnekler bu konularda olduk\u00e7a \u00f6\u011freticidir. Orta\u00e7a\u011fdaki beyliklerinden g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki bireysel ve ailesel kal\u0131nt\u0131lar\u0131na kadar K\u00fcrt i\u015fbirlik\u00e7ilerinin ezici \u00e7o\u011funlu\u011funun K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131ndaki ink\u00e2rc\u0131l\u0131\u011f\u0131, sayg\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ve onu geli\u015fmekten al\u0131koymalar\u0131 s\u0131n\u0131fsal karakterleri, ideolojik ve iktidarc\u0131 yap\u0131lanmalar\u0131 ile ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bir s\u0131n\u0131fsal varl\u0131\u011f\u0131n ideolo-jik ve yap\u0131sal olarak olu\u015fum tarz\u0131 toplumun b\u00fct\u00fcnsel k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde derin etkiler b\u0131rak\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n Arap, Fars ve T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131f olu\u015fumundaki tarz\u0131 bu kesimlerin kendi toplumlar\u0131yla ili\u015fkilerini de belirlemi\u015ftir. \u0130\u015fbirlik\u00e7ilik-leri s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fu ve iktidar\u0131n inisiyatifli g\u00fc\u00e7lerini te\u015fkil ettikleri oranda, top-lumsal k\u00fclt\u00fcrlerini de olumlu ve olumsuz y\u00f6nleriyle etkilemi\u015flerdir. Daha az asimilasyonist olmalar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, alt tabakalar\u0131na kar\u015f\u0131 daha \u015fiddetli bir bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc geli\u015ftirmi\u015flerdir. Daha \u00e7ok i\u015fbirlik\u00e7i olan K\u00fcrt egemenleri asimilas-yona daha yatk\u0131n olurken, K\u00fcrt toplumsal varl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde daha zay\u0131f bir ege-menlik tesis etmi\u015flerdir. Egemenliklerindeki zay\u0131fl\u0131k ve asimilasyona yatk\u0131n \u00f6zellikleri, toplumsal dil ve k\u00fclt\u00fcr kar\u015f\u0131s\u0131nda ink\u00e2rc\u0131 davranmalar\u0131na ve yarar-s\u0131z olmalar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru bu e\u011filimleri, asimilasyondan \u00f6teye k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131ma varan bir i\u015fbirlik\u00e7ili\u011fe kadar t\u0131rman\u0131\u015f g\u00f6stermi\u015ftir. Kendi \u00f6z toplumlar\u0131n\u0131 kemirerek beslenen yarat\u0131klara d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir.<br \/>\u0130sl\u00e2m\u00ee devrime kar\u015f\u0131 ikinci e\u011filimi demokratik yakla\u015f\u0131m temsil eder. K\u00fcrt-lerin \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 kar\u015f\u0131lay\u0131\u015flar\u0131 b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde olmam\u0131\u015ft\u0131r. Da\u011f K\u00fcrtleriyle ova K\u00fcrtlerinin yakla\u015f\u0131mlar\u0131 farkl\u0131 oldu\u011fu gibi, alt ve \u00fcst tabakan\u0131n yakla\u015f\u0131mlar\u0131 da farkl\u0131 geli\u015fmi\u015ftir. \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n ilk fetih darbeleri kar\u015f\u0131s\u0131nda teslim olmayan kabile-lerle Zerd\u00fc\u015ft\u00ee din adamlar\u0131, tarihte hep oldu\u011fu gibi da\u011flar\u0131n y\u00fckseklikleri ve derinliklerine \u00e7ekilip direni\u015flerini uzun s\u00fcre s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Direni\u015fleri radi-kal ve s\u00fcrekli olan ba\u015fl\u0131ca kesimler, Aleviler ve Zerde\u015ft\u00eeler olarak, ya S\u00fcnni \u0130sl\u00e2m\u2019la z\u0131t olan bir \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 ya da hi\u00e7 \u0130sl\u00e2mla\u015fmamay\u0131 tercih etmi\u015flerdir. Da\u011fla-r\u0131ndaki mek\u00e2nlar\u0131ndan da anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r ki, Alevilik geleneksel direni\u015f\u00e7i k\u00fcl-t\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyan, asimilasyonu k\u00fcf\u00fcr sayan ve kendi k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131klar\u0131yla uyu\u015ftu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 kabul eden radikal kesimin inan\u00e7 k\u00fclt\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Alevili\u011fe tam anlam\u0131yla \u0130sl\u00e2m k\u00fclt\u00fcr\u00fc denilemez. Kendi kabile ve a\u015firet k\u00fclt\u00fcrlerine en \u00e7ok ba\u011fl\u0131 kalan, kendi k\u00fclt\u00fcrleriyle uyu\u015ftu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde baz\u0131 \u0130sl\u00e2m\u00ee de\u011ferleri ba\u015fkalar\u0131 i\u00e7in de\u011fil, kendileri i\u00e7in asimile edip i\u00e7selle\u015ftiren bir k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr. Bu \u00f6zellikleri nedeniyle be\u015f bin y\u0131l \u00f6ncesindeki Hurri k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve dilsel varl\u0131\u011f\u0131yla benzerlik g\u00f6stermeleri anla\u015f\u0131l\u0131r bir husustur. D\u0131\u015f istilalara kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli diren-meleri, da\u011flar\u0131n gerektirdi\u011fi s\u0131k\u0131 kabileci ya\u015fam k\u00fclt\u00fcr\u00fc bu sonucu do\u011furmu\u015f-tur.<\/p>\n<p>Zerde\u015ft\u00eelerin durumu daha de\u011fi\u015fiktir. Bunlar daha \u00e7ok kabilesel de\u011fil, din-sel boyutta direnmi\u015flerdir. Dinsel varl\u0131k kabilesel varl\u0131\u011fa \u00fcst\u00fcn tutulmu\u015ftur. Birka\u00e7 farkl\u0131 mezhep halinde g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar yans\u0131yabilmi\u015flerdir. S\u00fcnni K\u00fcrt-lere g\u00f6re K\u00fcrtl\u00fc\u011f\u00fcn daha saf de\u011ferlerini temsil ederler. Tarihte bir\u00e7ok k\u0131r\u0131m ya\u015famalar\u0131na ra\u011fmen inan\u00e7lar\u0131nda \u0131srar etmi\u015flerdir. Geleneksel K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcr\u00fc-n\u00fcn zengin bir kayna\u011f\u0131 olmalar\u0131na ra\u011fmen, kitap birikimlerinin yak\u0131lmas\u0131 ve \u00f6zg\u00fcr ya\u015famlar\u0131n\u0131n s\u00fcrekli bask\u0131lanmas\u0131, bu zengin kayna\u011f\u0131n fakirle\u015fmesine ve \u00e2deta kurumas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ova kesimindeki K\u00fcrtlerde asimilasyona kar\u015f\u0131 direnen bir e\u011filim olarak ta-savvuf\u00ee tarikatlar\u0131 g\u00f6zlemlemekteyiz. Tasavvuf, devlet-sulta \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndaki boyutlar\u0131yla, toplumsal vicdan ve ahlaki y\u00f6nleriyle daha derinli\u011fine kavranm\u0131\u015f \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 (B\u00e2t\u0131ni \u0130sl\u00e2m) ifade eder. Genel anlam\u0131yla devletle b\u00fct\u00fcnle\u015fmeyen, iktidardan ho\u015fnut olmayan, dini bireysel vicdan, duyu\u015f ve bilin\u00e7le ya\u015famak isteyen toplumcu \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 ifade eder. \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 iktidarc\u0131-devlet\u00e7i ve toplumcu olarak iki temel kategoriye b\u00f6lmek tarihsel toplum ger\u00e7e\u011fine uygundur. Top-lumcu \u0130sl\u00e2m ancak tasavvuf\u00ee olarak ya\u015fanabilir ki, yayg\u0131n halk\u00e7\u0131 tarikatlar halindeki \u00f6rg\u00fctlenmesi de bu ger\u00e7e\u011fi g\u00f6sterir. Toplumcu \u0130sl\u00e2m demokrasiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. H\u0131zla iktidarla\u015fan \u0130sl\u00e2m\u2019a kar\u015f\u0131 (Buna anti-\u0130sl\u00e2m demek de m\u00fcm-k\u00fcnd\u00fcr) toplumcu \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00f6rg\u00fctlenme olan tasavvuf, halk dayan\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n bir bi\u00e7imi ve s\u0131\u011f\u0131na\u011f\u0131d\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u00ee toplum iktidarc\u0131 resmi \u0130sl\u00e2m\u2019la de\u011fil, tasavvuf\u00ee tarikatlarla ya\u015fanabilir. Bir de bireysel \u0130sl\u00e2m kategorisi vard\u0131r. Bireysel \u0130sl\u00e2m mistik \u0130sl\u00e2m\u2019d\u0131r  bireyin tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131 kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131 ifade eder. Belli bir anlam\u0131 vard\u0131r. Fakat hep iktidara oynayan \u0130sl\u00e2m kendi derin toplumcu \u00f6z\u00fcnden kop-mu\u015f, ona kar\u015f\u0131t konuma ge\u00e7mi\u015f \u0130sl\u00e2m olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrt toplumunda tasavvuf\u00ee ak\u0131mlar\u0131n derin ve yo\u011fun bi\u00e7imde ya\u015fanmas\u0131, \u00f6z\u00fcnde K\u00fcrtlerin iktidarla aralar\u0131n\u0131n iyi olmamas\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. \u00c7ok say\u0131da tasavvuf\u00ee tarikat\u0131n kurucular\u0131n\u0131n K\u00fcrt k\u00f6kenli olmalar\u0131 toplumsal ger\u00e7eklikle-riyle ilgilidir. Tarikatlar halk\u0131n bir nevi \u00f6z savunma \u00f6rg\u00fctleridir. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 sendikalar\u0131n\u0131n kapitalist iktidara kar\u015f\u0131 oynad\u0131\u011f\u0131 rol\u00fc, orta\u00e7a\u011fda Ortado\u011fu toplumlar\u0131nda benzer bi\u00e7imde tasavvuf\u00ee tarikatlar oynam\u0131\u015ft\u0131r. Hem inan\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcnce, hem de ekonomik \u00f6rg\u00fctler ve savunma \u00f6rg\u00fctleri rol\u00fcn\u00fc oynam\u0131\u015flar-d\u0131r. \u00c7ok\u00e7a politik \u00f6rg\u00fctlere d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015fler, bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler bazen sapt\u0131r\u0131larak yeni iktidar ve devlet in\u015falar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Toplumsal \u0130sl\u00e2m en az devlet \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 kadar etkili olmu\u015ftur. Buna bireysel \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 da eklemek gerekir. Bireysel \u0130sl\u00e2m, devlet \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 ve toplumsal \u0130sl\u00e2m\u2019dan farkl\u0131 olarak, bir vicdan ve \u015fahsi din bi\u00e7iminde ya\u015fan\u0131r. Devlet \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n\u0131 din saymak g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Devletin ideolojik, hukuki ve ekonomik alanlardaki tasarruflar\u0131na me\u015fruiyet sa\u011flamakta kullan\u0131l-maktad\u0131r. Burada \u00f6nemli olan, devletin mi dini, yoksa dinin mi devleti kullan-d\u0131\u011f\u0131 sorunudur. E\u011fer devlet dini kullan\u0131rsa, o din kimli\u011fini yitirmi\u015f say\u0131l\u0131r. Dinin \u00f6z\u00fc hep toplumla ilgilidir. Dinin devleti kullanmas\u0131 farkl\u0131 olmakla birlik-te ayn\u0131 kap\u0131ya \u00e7\u0131kar. Devlet gibi kapsay\u0131c\u0131 bir y\u00f6netim \u00e7ark\u0131n\u0131n dinin buyruk-lar\u0131na girmesi daha b\u00fcy\u00fck bir tehlike te\u015fkil eder. Bu durumda bir nevi orta\u00e7a\u011f fa\u015fizmi ya\u015fan\u0131r. Dinin toplumsal alanla s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131 ve bireylerin \u00f6zg\u00fcr tercihine b\u0131rak\u0131lmas\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f \u00f6zelliklerine daha uygundur.<\/p>\n<p>K\u00fcrt toplumunda dinin bu \u00fc\u00e7 etkinlik alan\u0131nda da rol oynad\u0131\u011f\u0131 belirtilebi-lir. Devlet \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 veya \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n devleti buyurgan ve antidemokratiktir. Devlet eliyle dinin, din eliyle de devletin me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, dinsel tutuculu\u011fun ve dinin i\u015flevsiz k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131n temel nedenidir. K\u00fcrt toplumunda \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n etkili olmas\u0131 da bu temel nedenledir. Devlete kar\u015f\u0131 bir nevi \u00f6z savunmay\u0131 sa\u011flamak-tad\u0131r. K\u00fcrdistan\u2019\u0131n \u00e7ok say\u0131da tarikata be\u015fiklik etmesi \u00f6z savunmayla derinden ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bireysel \u0130sl\u00e2m ise, K\u00fcrtlerde derin olan g\u00fcvensizlik ortam\u0131na kar\u015f\u0131 bir moral etki yaratmaktad\u0131r. K\u00fcrdistan\u2019da kapitalist modernitenin ideo-lojik etkilerinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na kadarki s\u00fcre\u00e7te, \u0130sl\u00e2m en az kabilenin etnik k\u00fclt\u00fcr\u00fc kadar rol oynayan bir toplumsal k\u00fclt\u00fcr bi\u00e7imidir  kabile ve a\u015firet ba\u011flar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde toplumsal ba\u011flar\u0131n olu\u015fmas\u0131nda temel etkendir.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu orta\u00e7a\u011f\u0131nda kabile ve a\u015firet \u00fcst\u00fc toplumsal ba\u011flar\u0131n olu\u015fmas\u0131n-da her \u00fc\u00e7 tek tanr\u0131l\u0131 dinin \u00f6nemli bir etkisi olmu\u015ftur. Kabile ve a\u015fireti a\u015fan toplumsal ba\u011flar\u0131n geli\u015ftirilmesi b\u00fcy\u00fck bir devrimsel anlam\u0131 ifade eder. Bu geli\u015fme yeni bir toplumun do\u011fu\u015fu anlam\u0131na gelir. \u0130sl\u00e2m, H\u0131ristiyan ve Yahudi \u00fcmmeti, kabile ve a\u015firet \u00f6rg\u00fctlenmesini a\u015fan toplumsal \u00f6rg\u00fctlenmelerin in\u015fa edilmesi anlam\u0131na gelir ki, somutta bu hususta kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan olgu halk ve milliyet ger\u00e7e\u011fidir. Halk ve milliyet kategorilerinin olu\u015fumunda dinler katali-z\u00f6r rol\u00fcn\u00fc oynam\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc kabile ve a\u015firetleri bir \u00fcst kimlikte birle\u015f-tirmek \u00e7ok zordur. Bunun ba\u015far\u0131lmas\u0131nda dinin oynad\u0131\u011f\u0131 rol k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemez. Halkla\u015fma ve milliyetle\u015fme orta\u00e7a\u011f\u0131n en belirleyici \u00f6zelliklerindendir. Nas\u0131l ki yak\u0131n\u00e7a\u011f ulusla\u015fmalar\u0131n belirginlik kazand\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fsa, orta\u00e7a\u011f da halk ve milliyet olu\u015fumunun belirginlik kazand\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fd\u0131r. Halk kavram\u0131na g\u00f6re milliyet dine daha yak\u0131n bir kavram olup, kabile ve a\u015firetin din i\u00e7inde ikinci plana d\u00fc\u015fme-sine, s\u00f6z ve karar sahibinin din\u00ee cemaat olmas\u0131na yol a\u00e7ar. Halk kabile ve a\u015firetlerin dinin etkisiyle etnik \u00f6zellikleri a\u011f\u0131r basan kavim anlam\u0131na da gelir. Milliyet ise, dinin damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011fu, kabile ve a\u015firet \u00fcst\u00fcnde olu\u015fan \u00fcmme-tin dili farkl\u0131 olan toplumlar\u0131n\u0131 ifade eder. Bir \u0130sl\u00e2m \u00fcmmeti \u00e7ok say\u0131da milli-yetle temsil edilebilir. Tek bir \u0130sl\u00e2m milliyetinden s\u00f6z etmek zorlama olur. Bu husus H\u0131ristiyanl\u0131k i\u00e7in daha da ge\u00e7erlidir. H\u0131ristiyanl\u0131kta milliyetle\u015fme erken ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Yahudilikte esas milliyet Yahudiler olmakla birlikte, az say\u0131da di\u011fer milliyetlere de rastlanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m\u2019la y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7en esas milliyet Araplar oldu. Araplardan sonra Fars-lar da \u015eia \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131yla milliyet olarak belirginle\u015ftiler. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131rada yer alan T\u00fcrkler 10. y\u00fczy\u0131lla birlikte kavim ve milliyet olarak belirginlik kazand\u0131lar. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck milliyet olarak belirginlik kazanmalar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, K\u00fcrtler bu hususta di\u011fer \u00fc\u00e7 milliyetin gerisinde bir konumda kald\u0131lar. Bu da devlet olup olmamakla ilgili bir husustur. Avrupa uluslar\u0131 nas\u0131l kapitalist devlet etraf\u0131nda g\u00fc\u00e7lenmi\u015fler ve devlet-ulusu haline gelmi\u015flerse, Arap, Fars ve T\u00fcrk kabile boylar\u0131n\u0131n daha \u00e7ok devletle\u015fmeleri de onlar\u0131n daha geli\u015fkin milliyetler olarak varl\u0131k kazanmalar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Devlet olmada zay\u0131f kalan K\u00fcrtler, \u00fcst taba-kan\u0131n yo\u011fun bir asimilasyonu ya\u015famas\u0131 nedeniyle milliyet olarak g\u00fc\u00e7s\u00fcz kald\u0131-lar. Devletli milliyet olmak ancak \u00fcst tabaka a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemlidir. Alt tabakalar i\u00e7in daha \u00f6nemli olan, tasavvuf\u00ee tarikatlar etraf\u0131nda halk olarak \u015fekillenme, form kazanmad\u0131r. Devlet milliyetle\u015fmede, tasavvuf cemaati halkla\u015fmada daha etkilidir. Devlet odakl\u0131 zay\u0131f bir milliyet ger\u00e7e\u011fi olmalar\u0131na ra\u011fmen, K\u00fcrtlerin g\u00fc\u00e7l\u00fc tasavvuf\u00ee tarikatlar etraf\u0131nda daha demokratik, \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fit halkla\u015fma ger\u00e7ekli\u011fini ya\u015famalar\u0131 s\u00f6z konusudur. K\u00fcrtlerin \u0130sl\u00e2miyet d\u00f6neminde gerek g\u00fc\u00e7l\u00fc beylikler gerekse tasavvuf\u00ee tarikatlar etraf\u0131nda halkla\u015fma ve milliyetle\u015f-me yolunda t\u00fcm\u00fcyle geri kalmad\u0131klar\u0131n\u0131 da belirtmek gerekir. \u00dcst tabakan\u0131n milliyetle\u015fmesiyle alt tabakan\u0131n halkla\u015fmas\u0131 aras\u0131nda farkl\u0131la\u015fma olmakla bir-likte bunu abartmamak gerekir.<\/p>\n<p>K\u00fcrt kabile ve a\u015firet k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden \u00e7\u0131k\u0131\u015fla ger\u00e7ekle\u015fen halkla\u015fma olgusuna Kurmanc denilmektedir. \u2018K\u00fcrt insan\u0131\u2019 anlam\u0131na gelmektedir. T\u00fcrklerde T\u00fcrk-men, Araplarda Bedevi, \u0130ran\u2019da Acem ayn\u0131 anlam\u0131 i\u00e7ermektedir. Kurmanc, a\u015firet ve kabile ba\u011flar\u0131ndan t\u00fcm\u00fcyle s\u0131yr\u0131lmasa da, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru h\u0131z ka-zanan kentle\u015fmeyle birlikte gittik\u00e7e geli\u015fen bir kategoridir. T\u00fcm a\u015firetler ve kabilelerden \u00e7e\u015fitli nedenlerle kopan ailelerin kalabal\u0131k k\u00f6y ve kentlerde ba-\u011f\u0131ms\u0131zla\u015farak g\u00fc\u00e7lenmesi, K\u00fcrt halkla\u015fmas\u0131n\u0131n temel g\u00fcc\u00fcn\u00fc te\u015fkil etmi\u015ftir. Bu tarzda K\u00fcrtler halk olarak geli\u015fir ve yeni demokratik ulusla\u015fmaya do\u011fru yol al\u0131rken, a\u015firet \u00fcst tabakas\u0131n\u0131n zay\u0131f milliyetten millete, ulusa ge\u00e7i\u015f yapmas\u0131 ayn\u0131 yo\u011funlukta ve h\u0131zda ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015ftir. Bu tabakan\u0131n devlet-ulusu haline gelmede ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k, demokratik ulusla\u015fman\u0131n K\u00fcrtlerin \u015fans\u0131 haline gelmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Demokratik ulusla\u015fmayla devlet ulusla\u015fmas\u0131 aras\u0131nda k\u00f6kl\u00fc farklar vard\u0131r. \u0130leriki b\u00f6l\u00fcmde bu konunun \u00fczerinde uzunca durulacak-t\u0131r.<\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011f k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde \u0130sl\u00e2mla\u015fmayla K\u00fcrt k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn varolu\u015f m\u00fccadelesin-deki olumlu ve olumsuz y\u00f6nleri b\u00f6ylece belirlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, bu s\u00fcrecin dinamik karakterini vurgulamak gerekir. Halkla\u015fma ve kavimle\u015fme daha ha-cimli ve geli\u015fkin bir toplumsal formdur. Pazar etraf\u0131ndaki ekonomik geli\u015fmey-le ya\u015fanan halkla\u015fma etraf\u0131nda yeni bir halk k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn olu\u015fumu, tasavvuf\u00ee cemaatler, \u00fcst tabaka milliyetlili\u011fi b\u00fct\u00fcnsel olarak di\u011fer halklar gibi K\u00fcrtleri de ulusla\u015fman\u0131n (milletle\u015fme) e\u015fi\u011fine getirmi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>4- \u0130sl\u00e2m K\u00fclt\u00fcr\u00fc ve Arap-K\u00fcrt-T\u00fcrk \u0130li\u015fkileri<\/strong><\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011f \u0130sl\u00e2m k\u00fclt\u00fcr\u00fc temelinde \u015fekillenen K\u00fcrt-Arap-T\u00fcrk ili\u015fkileri K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011finin geli\u015fiminde \u00e7ok \u00f6nemli bir rol oynar. \u00d6zellikle 7. ve 11. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131ndaki d\u00f6nemde, Arap-K\u00fcrt ili\u015fkilerinde Arap-\u0130sl\u00e2m k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn etkisi alt\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan bir yandan beylikler halindeki iktidar-devlet olu\u015fumlar\u0131, di\u011fer yandan tasavvufi tarikatlar temelindeki sivil toplum olu\u015fumlar\u0131 K\u00fcrtlerin halkla\u015fma, kavimle\u015fme ve milliyetle\u015fmeleri yolunda (Her \u00fc\u00e7 kavram aras\u0131nda pek az fark vard\u0131r) \u00f6nemli geli\u015fmeler ya\u015famalar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Daha \u00f6nceki y\u00fczy\u0131llarda Fars-K\u00fcrt ili\u015fkilerinde de benzer geli\u015fmeler ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar\u0131 taslak halinde de\u011ferlendirmi\u015ftik. Bu s\u00fcrecin devam\u0131nda geli\u015fen K\u00fcrt-T\u00fcrk ili\u015fkileri her iki halk\u0131n \u00f6zellikle varl\u0131klar\u0131n\u0131 korumalar\u0131nda \u00e7ok daha \u00f6nemli stratejik ili\u015fkilere d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Orta Asya\u2019n\u0131n gerek iklimsel gerekse toplumsal ko\u015fullar\u0131nda meydana ge-len olumsuzluklar nedeniyle 10. y\u00fczy\u0131lda Ortado\u011fu\u2019ya do\u011fru g\u00f6\u00e7lerini h\u0131zland\u0131ran T\u00fcrk boylar\u0131, kendileri i\u00e7in s\u00fcrekli ya\u015fayabilecekleri yeni yurtlar arama pe\u015findeydiler. Geleneksel \u0130ran imparatorluk arazilerinde fethe dayal\u0131 yerle\u015fke-ler olu\u015ftursalar da, bunlar pek kal\u0131c\u0131 olamam\u0131\u015ft\u0131. Hem i\u00e7 boy ili\u015fkilerinde hem de kom\u015fu kavimlerle ili\u015fkilerde s\u00fcrekli iktidar bo\u011fu\u015fmalar\u0131n\u0131 ya\u015f\u0131yorlard\u0131. \u00c7at\u0131\u015fmalar kal\u0131c\u0131 ve g\u00fcvenlikli bir yerle\u015fmeye \u00e7ok az olanak tan\u0131yordu. Dolay\u0131-s\u0131yla daha bat\u0131ya do\u011fru ilerleyerek Arap ve Bizans imparatorluk arazilerine a\u00e7\u0131lmalar\u0131 zorunluluk arz ediyordu. Bu sefer kavim olarak kar\u015f\u0131lar\u0131na Araplar, K\u00fcrtler ve Ermeniler \u00e7\u0131k\u0131yordu. Arap Abbasi sultanlar\u0131n\u0131n en \u00f6nemli dev\u015firme askerleri T\u00fcrk k\u00f6kenliydi. Bu y\u00f6ntemle ancak en se\u00e7kin sava\u015fkan T\u00fcrkler isk\u00e2n edilebilirdi. Kald\u0131 ki, bunlar k\u0131sa s\u00fcrede kolayca Arapla\u015f\u0131p kendi kabile k\u00fclt\u00fcr-leriyle ba\u011flar\u0131n\u0131 kesebiliyorlard\u0131. Geriye kalan geni\u015f boy birliklerine acilen yerle\u015fim alanlar\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131 temel sorun olarak duruyordu. Arap sahas\u0131n-da, \u00f6zellikle bug\u00fcnk\u00fc Irak\u2019tan M\u0131s\u0131r\u2019a kadar uzanan alanlarda askeri yetenekle-ri temelinde Atabekler ve hanedanlar olarak bir\u00e7ok beylik olu\u015fturmu\u015flard\u0131. Fakat ak\u0131nlar\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda bu beylikler ihtiyac\u0131 kar\u015f\u0131layam\u0131yordu. Burada da askeri-dev\u015firme olgusu temel olup, geri kalan T\u00fcrk boylar\u0131 daimi bir aray\u0131\u015f halinde olmaya ve g\u00f6\u00e7ebe olarak ya\u015famaya devam ediyorlard\u0131. K\u00fcrt-lerle tarihsel temaslar\u0131 bu aray\u0131\u015flar s\u0131ras\u0131nda geli\u015fti.<\/p>\n<p>Hem beylikler hem de sivil toplum olarak K\u00fcrtlerin bu d\u00f6nemdeki (11. ve 12. y\u00fczy\u0131llar) temel sorunu, bir yandan Arap sultanlar\u0131 ve i\u015fgalcileriyle s\u00fcrege-len gergin, \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 ve uzla\u015fmal\u0131 ili\u015fkilerden, di\u011fer yandan Bizans \u0130mparator-lu\u011fu\u2019nun Roma\u2019dan kalma geleneksel yay\u0131lma ve i\u015fgal hatt\u0131 \u00fczerinde bulunma-lar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc s\u00fcrekli s\u0131k\u0131\u015fmalar\u0131ndan kaynaklan\u0131yordu. G\u00fcneyden \u00e7\u00f6ll\u00fck alanlardan, ta Yemen\u2019den geli\u015fen ve ge\u00e7mi\u015fi El Ubeyd k\u00fclt\u00fcr\u00fcne (M.\u00d6. 5000-4000) kadar uzanan Semitik k\u00f6kenli kabilelerin sald\u0131r\u0131lar\u0131 bitmek nedir bilmi-yordu. Akadlar, Babilliler ve Asurlular d\u00f6neminde imparatorluk deste\u011fiyle devam eden bu kuzeye (cennet kavram\u0131na yol a\u00e7an arazilere, co\u011frafyaya) do\u011fru yay\u0131lmalar, M.\u00d6. 5. y\u00fczy\u0131ldan itibaren geli\u015fen Arap istilalar\u0131yla daha da h\u0131z kazand\u0131.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2miyet\u2019le birlikte Araplar \u00e7\u0131\u011f gibi b\u00fcy\u00fcyen istilalar\u0131yla Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya i\u00e7lerine kadar sel gibi akarken, bundan en b\u00fcy\u00fck zarar\u0131 kuzey-deki Aryen k\u00f6kenli geleneksel topluluklar ve bunlar\u0131n \u00f6nde geleni olan Proto K\u00fcrtler ve K\u00fcrtler g\u00f6rd\u00fcler. K\u00fcrtler belli bir direnmeden sonra \u0130sl\u00e2mla\u015farak, K\u00fcrt kabile \u00fcst tabakas\u0131 Arap-\u0130sl\u00e2m asimilasyonunu kabul ederek, alt tabaka tasavvuf\u00ee sivil toplumlar olu\u015fturarak ve geleneksel olarak hep yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi da\u011flar\u0131n doruklar\u0131na ve enginliklerine \u00e7ekilerek varl\u0131klar\u0131n\u0131 koruma stratejileri geli\u015ftirdiler. Bahsedildi\u011fi gibi, bu stratejilerle varl\u0131klar\u0131n\u0131 olumlu ve olumsuz y\u00f6nleriyle birlikte korumay\u0131 ve geli\u015ftirmeyi ba\u015fard\u0131lar. \u0130\u015fbirlik\u00e7i \u00fcst tabaka olumsuz y\u00f6n\u00fc a\u011f\u0131r basan S\u00fcnni bir milliyetle\u015fmeyi (kendini a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak Arap milliyetinden sayma, i\u015fine geldi\u011fi vakit K\u00fcrtl\u00fc\u011f\u00fc kullanma) varl\u0131k gerek-\u00e7esi haline getirirken, alt tabakalar olumlu y\u00f6n\u00fc a\u011f\u0131r basan sivil toplum karak-terli tasavvuf\u00ee tarikatlar (\u00f6zellikle medreselerde) temelinde halkla\u015fma yolunda ilerlediler ve orta\u00e7a\u011fda K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011fine \u00f6nemli katk\u0131lar sa\u011flad\u0131lar.<br \/>Kuzeyden ve bat\u0131dan \u0130skender\u2019le ba\u015flayan, Roma ve sonras\u0131nda ard\u0131l\u0131 olan Bizans \u0130mparatorlu\u011fu\u2019yla devam eden \u0130ran, Pers, Part ve Sasani \u0130mparatorluk-lar\u0131na y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131lar\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sava\u015flar a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak K\u00fcrt k\u00f6kenli toplu-luklar\u0131n temel ya\u015fam alanlar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fiyordu. Kuzeyden, g\u00fcneyden ve bat\u0131dan gelen bu tarihsel sald\u0131r\u0131 ak\u0131nlar\u0131, T\u00fcrk boy beylikleri ve ard\u0131ndan gelen imparatorluklar\u0131n\u0131n ak\u0131nlar\u0131yla \u0130ran \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nu y\u0131kmalar\u0131 sonras\u0131nda do\u011fu y\u00f6n\u00fcnden g\u00fc\u00e7 kazan\u0131p katlanarak geli\u015fti. B\u00f6ylelikle cennet olarak tabir edilen topraklar lanetli topraklar haline geldi. K\u00fcrtlerin talihsizli\u011fi ve lanetlili-\u011finin arkas\u0131nda b\u00f6ylesi ac\u0131mas\u0131z sava\u015flarla y\u00fckl\u00fc bir tarihin bulundu\u011funu \u00f6nemle belirtmek gerekir. \u0130ster kabile ve a\u015firetler olarak varl\u0131k bulsunlar, ister kavim olarak varl\u0131k kazans\u0131nlar, K\u00fcrtler d\u0131\u015ftan kaynakl\u0131 ve her dem i\u00e7 uzant\u0131-lar\u0131 bulunan olumsuz sonu\u00e7lar do\u011furucu g\u00fc\u00e7lerin fark\u0131ndayd\u0131lar. T\u00fcrk beylik, sultanl\u0131k ve kabile boylar\u0131yla bu ahval ve \u015ferait i\u00e7inde kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131lar. Her iki g\u00fc\u00e7 de tecr\u00fcbeli ve sava\u015fkand\u0131. \u0130lk temaslar\u0131nda baz\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmalar ya\u015fasalar da, a\u011f\u0131r basan y\u00f6n dostluk ve uzla\u015fmayd\u0131. \u0130ki taraf\u0131n da buna \u015fiddetle ihtiyac\u0131 vard\u0131. \u00c7at\u0131\u015fma yolunu tercih etmeleri her iki tarafa da stratejik olarak kaybettirebi-lir, birlikte t\u00fckenebilirlerdi. Bu y\u00f6nl\u00fc bilincin her iki tarafta da var oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yordu.<\/p>\n<p>Abbasi halifesinden sultanl\u0131k unvan\u0131 alan O\u011fuz-Sel\u00e7uklu Hanedan\u0131ndan Sultan Alparslan, Anadolu\u2019nun kap\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7mak i\u00e7in K\u00fcrdistan\u2019da m\u00fcttefik bulma pe\u015findeydi. 1071\u2019de Malazgirt Sava\u015f\u0131na haz\u0131rlan\u0131rken, d\u00f6nemin g\u00fc\u00e7l\u00fc K\u00fcrt beylikleri ve a\u015firetleriyle ili\u015fkiler geli\u015ftiriyordu. Bunun sonucunda Meya-farq\u00een (Silvan) merkezli Mervani Sultanl\u0131\u011f\u0131\u2019nda arad\u0131\u011f\u0131 m\u00fcttefikleri buldu. Y\u00f6renin bir\u00e7ok a\u015firetinden de kendi kabile g\u00fc\u00e7lerine denk bir kuvvet derledi. San\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine, Bizans \u0130mparatorlu\u011fu\u2019na kar\u015f\u0131 verilen Malazgirt Sava\u015f\u0131 sadece T\u00fcrk boylar\u0131ndan derlenen g\u00fc\u00e7lerle de\u011fil, en az onlar kadar K\u00fcrt a\u015firet ve beylik g\u00fc\u00e7leriyle verilen ve kazan\u0131lan bir sava\u015ft\u0131. Malazgirt Sava\u015f\u0131n\u0131 do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmledi\u011fimizde, K\u00fcrt-T\u00fcrk ili\u015fkilerindeki temel stratejik mant\u0131k da anla\u015f\u0131la-cakt\u0131r. Durum \u00f6zce \u015f\u00f6yledir: K\u00fcrtler bat\u0131dan ve kuzeyden gelen Roma ve Bizans sald\u0131r\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 varl\u0131klar\u0131n\u0131 korumak ve geli\u015ftirmek i\u00e7in g\u00fc\u00e7l\u00fc m\u00fctte-fiklere ihtiya\u00e7 duyuyorlard\u0131. Arap-\u0130sl\u00e2m g\u00fc\u00e7lerinde bu imk\u00e2n\u0131 g\u00f6rd\u00fcler. T\u00fcrk boylar\u0131n\u0131n b\u00f6lgeye geli\u015fine kadarki s\u00fcre\u00e7te Arap g\u00fc\u00e7leriyle geli\u015ftirdikleri ili\u015fki-ler temelinde h\u0131zla \u0130sl\u00e2mla\u015fmalar\u0131n\u0131n temel nedenlerinden biri bu g\u00fcvenlik ihtiyac\u0131yd\u0131. T\u00fcrk boylar\u0131n\u0131n yeni yurt ihtiya\u00e7lar\u0131 onlar\u0131 ya K\u00fcrtlerle sava\u015ft\u0131r\u0131p i\u015fgalci g\u00fc\u00e7 konumuna d\u00fc\u015f\u00fcrecekti, ya da bu m\u00fcmk\u00fcn olmazsa, ittifak kurup Bizans \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nu daha da bat\u0131ya s\u00fcrerek kendilerine yerle\u015fkeler kura-caklard\u0131. Her iki taraf Malazgirt Sava\u015f\u0131\u2019na bu stratejik mant\u0131kla girdi. Sava\u015f kesinlikle Bizans \u0130mparatorlu\u011fu\u2019na kar\u015f\u0131 K\u00fcrtlerle T\u00fcrklerin ortak sava\u015f\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>Bu sava\u015f\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r: T\u00fcrk boylar\u0131 i\u00e7in Anadolu\u2019nun kap\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f, tarih\u00ee bir d\u00f6nem ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fcrtler ise kendilerini y\u00fczy\u0131llardan beri s\u00fcrekli bask\u0131layan ve geriye iten tarih\u00ee bir engelleyici g\u00fc\u00e7ten kurtulmu\u015f olmaktad\u0131r. \u0130sl\u00e2m bu ili\u015fkide har\u00e7 g\u00f6revini g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00f6rt\u00fc alt\u0131nda verilen ortak sava\u015f, asl\u0131nda kabile ve a\u015firet \u00f6zellikleri a\u011f\u0131r basan iki halk\u0131n varl\u0131klar\u0131n\u0131 ko-ruma ve geli\u015ftirme ama\u00e7l\u0131yd\u0131. Ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k daha o zaman her iki halk i\u00e7in varl\u0131klar\u0131n\u0131 yitirme ve gerileme anlam\u0131na gelecekti. Resmi tarih Malazgirt Sava\u015f\u0131n\u0131 hep T\u00fcrk Sultan\u0131\u2019n\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcne ba\u011flay\u0131p \u00f6z\u00fcn\u00fc gizler. Malazgirt Sava\u015f\u0131 en az T\u00fcrkler kadar K\u00fcrtlerin de sava\u015f\u0131d\u0131r. Resmi tarihte yaz\u0131l\u0131 olmamak bir ger\u00e7ekli\u011fi ortadan kald\u0131rmaz.<\/p>\n<p>Zaman zaman \u00e7at\u0131\u015fmalarla bozulsa da, K\u00fcrt-T\u00fcrk ili\u015fkilerinde bu mant\u0131k g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ge\u00e7erlili\u011fini s\u00fcrd\u00fcrecektir. T\u00fcrklerin Anadolu i\u00e7lerine yer-le\u015fmeleriyle birlikte, bu yeni strateji ge\u00e7erlili\u011fini hep koruyacakt\u0131r. Tarihin kritik anlar\u0131nda her iki g\u00fc\u00e7 ancak birlikte davrand\u0131klar\u0131nda ba\u015far\u0131l\u0131 olabilecek-lerini hat\u0131rlayacaklard\u0131r. K\u00fcrt Eyyubi Hanedanl\u0131\u011f\u0131\u2019nda, bir\u00e7ok Anadolu beyli-\u011finde ve Osmanl\u0131lar d\u00f6neminde bu mant\u0131k hep i\u015fleyecektir. Tarihin derinlikle-rine uzand\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, Hitit-Mitanni (M.\u00d6. 1600\u2019ler) ili\u015fkilerinden beri Anadolu ve Mezopotamya\u2019daki g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda benzer bir stratejinin i\u015fledi\u011fini g\u00f6rmek-teyiz. Hem halk ve sivil g\u00fc\u00e7ler hem de iktidar g\u00fc\u00e7leri olarak bu i\u00e7 i\u00e7elik ya\u015fa-nacakt\u0131r. Sadece bat\u0131dan de\u011fil, do\u011fudan ve g\u00fcneyden gelen tehditlere kar\u015f\u0131 da bu ortak savunma stratejisi i\u015fleyecektir. Osmanl\u0131 Sultan\u0131 Birinci Selim, \u0130ran Safevi Hanedan \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun yay\u0131lmas\u0131n\u0131 yine benzer bir ittifak anlay\u0131-\u015f\u0131yla durdurmu\u015ftur. Ayn\u0131 tarihlerde (1514-1517) g\u00fcneyden gelen M\u0131s\u0131r merkezli Meml\u00fbk Sultanl\u0131\u011f\u0131 da \u0130dris-i Bitlis\u00ee \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde kurulan ittifakla \u00f6nce durdu-rulmu\u015f, sonra y\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. 1920\u2019lerdeki Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131nda da ayn\u0131 strateji y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130ran Safevi Hanedan \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun yay\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 verilen 1514 y\u0131-l\u0131ndaki \u00c7ald\u0131ran Sava\u015f\u0131nda Yavuz Selim\u2019in ordusunda yeni\u00e7erilerden daha fazla K\u00fcrt beylik ve a\u015firet kuvvetleri vard\u0131r. Sava\u015f hem verilen yer hem de askeri bak\u0131mdan Osmanl\u0131-K\u00fcrt ittifak\u0131yla (Amasya\u2019da yirmi sekiz K\u00fcrt Beyi ile Yavuz Selim aras\u0131ndaki protokol) kazan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Meml\u00fbklar\u0131n Urfa ve Mardin\u2019deki h\u00e2kimiyeti g\u00f6z \u00f6n\u00fcne getirildi\u011finde, Mercidab\u0131k (Kuzey Suriye\u2019de Halep\u2019e yak\u0131n bir yer) Sava\u015f\u0131n\u0131n da benzer karakterde oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Her iki sava\u015f\u0131n stratejik olarak K\u00fcrtlerin varolu\u015f ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131nda \u00f6nemli rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirlemek son derece ger\u00e7ek\u00e7i ve gereklidir. \u015eoven tarih hep ger\u00e7eklerin \u00fcze-rini \u00f6rtm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sel\u00e7uklu, Eyyubi ve Osmanl\u0131 Hanedanl\u0131klar\u0131 d\u00f6neminde K\u00fcr-distan co\u011frafyas\u0131nda verilen sava\u015flar\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak K\u00fcrtlerin i\u015fgalci g\u00fc\u00e7lere kar\u015f\u0131 sava\u015flar\u0131 bi\u00e7iminde de\u011ferlendirmek en do\u011frusudur. 1920-1922\u2019deki Ulusal Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131 da buna dahildir. T\u00fcrklerin bu sava\u015flardan kazanc\u0131, K\u00fcrtler olmaks\u0131z\u0131n bar\u0131namayacaklar\u0131 Anadolu\u2019da kal\u0131c\u0131 bir yurtluk kazanm\u0131\u015f olmalar\u0131-d\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrtlerin T\u00fcrk kavimleri, beylik, sultanl\u0131k ve boylar\u0131yla kurdu\u011fu ili\u015fkilerin mahiyeti do\u011fru kavranmadan, her iki toplumun varolu\u015f tarihleri do\u011fru yaz\u0131-lamayacakt\u0131r. K\u00fcrtlerin T\u00fcrklerle ili\u015fkilerinde varl\u0131klar\u0131 asimilasyonla ya da askeri zorla tehdit alt\u0131na girsin diye de\u011fil, varl\u0131klar\u0131n\u0131 birlikte daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ko-rumak ve geli\u015ftirmek i\u00e7in bu stratejiyi benimsediklerini \u00e7ok iyi anlamak gere-kir.<\/p>\n<p>Tarihsel derinli\u011fi olan bir zihniyete sahip T\u00fcrkler i\u00e7in de ayn\u0131 stratejik mant\u0131k ge\u00e7erlidir. Objektif olarak Bat\u0131 ajanl\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelen \u2018Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizmi\u2019nin son y\u00fcz y\u0131ld\u0131r bu stratejik mant\u0131\u011f\u0131 ve tarihsel i\u015fleyi\u015fi ink\u00e2r eden tavr\u0131n\u0131n temelinde her iki toplumsal k\u00fclt\u00fcre kar\u015f\u0131 komplocu niyet ve uygula-malar\u0131 vard\u0131r. Daha in\u015fa edildi\u011fi ilk d\u00f6nemlerden beri \u00f6z\u00fc b\u00f6yle olan ili\u015fkileri esas alan K\u00fcrtlere ink\u00e2r, imha, asimilasyon ve soyk\u0131r\u0131m\u0131 dayatmak, her iki toplumsal k\u00fclt\u00fcre en b\u00fcy\u00fck ihanet olup birlikte kaybetmeleriyle sonu\u00e7lanacak-t\u0131r.<\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011fda toplumlar aras\u0131ndaki ili\u015fkilere damgas\u0131n\u0131 vuran olgu dindir. Din orta\u00e7a\u011fda bug\u00fcn\u00fcn milliyet\u00e7ili\u011fi gibi bir etkiye sahiptir. Fakat toplumsal ger-\u00e7eklikte din ideolojik bir \u00f6rt\u00fc olup, as\u0131l varl\u0131\u011f\u0131 dil ve geleneksel k\u00fclt\u00fcr olu\u015ftu-rur. K\u00fcrt dil ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00f6rt\u00fc alt\u0131nda g\u00f6sterdi\u011fi de\u011fi\u015fim olumlu ve olumsuz y\u00f6nleriyle devam etmi\u015ftir. Bu \u00e7a\u011fda daha da belirginle\u015fen halkla\u015fma ve kavimle\u015fme olgular\u0131 k\u00fclt\u00fcrel ger\u00e7ekli\u011fin temel boyutlar\u0131ndan biri haline gelmi\u015ftir. A\u015firetsel ve dinsel zihniyetle birlikte kavimsel zihniyet de geli\u015fim g\u00f6stermi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>5- K\u00fcrt Ger\u00e7ekli\u011finde Ermeni-S\u00fcryani-Yahudi Etkile\u015fimi<\/strong><\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011f\u0131n K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011finde H\u0131ristiyanlar, Ermeniler ve Asur\u00eelerle Yahudi-lerin etkile\u015fimi de \u00f6nemli rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u2019dan alt\u0131 as\u0131r \u00f6nce in\u015fa edilen H\u0131ristiyanl\u0131k, bir din\u00ee duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnce olmas\u0131 itibariyle daha erkenden etki-leyici olmu\u015ftur. Ba\u015flang\u0131\u00e7 itibariyle daha \u00e7ok yoksulla\u015fanlar ve bask\u0131 alt\u0131nda ya\u015fayanlar\u0131n bir hareketi halinde geli\u015fmi\u015ftir. H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n do\u011fu\u015f d\u00f6neminde Roma \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun b\u00f6lge \u00fczerinde doruk noktas\u0131na varan bir egemenli-\u011fi s\u00f6z konusudur. Bu egemenlikten en \u00e7ok Helenler, Asur\u00eeler ve Ermenilerle k\u0131smen K\u00fcrt ve Arap k\u00f6kenliler ac\u0131 \u00e7ekmektedir. Yahudilerin de yoksul kesim-leri olu\u015fmu\u015ftur. Yahudi kabilecili\u011fi art\u0131k dar gelmektedir. \u00dcst tabakas\u0131 Ro-ma\u2019yla i\u015fbirli\u011fine y\u00f6neldi\u011finden, par\u00e7alanma daha k\u00f6kten olmu\u015ftur. Hz. \u0130sa bu radikal b\u00f6l\u00fcnmenin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Yoksullar\u0131n din\u00ee \u00f6nderi olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sevilik asl\u0131nda Yahudilikten t\u00fcreyen ikinci b\u00fcy\u00fck din\u00ee olu\u015fumdur. Yahudiler kabilelerinin Kutsal Kitab\u0131 olan Eski Ahit\u2019ten \u00f6t\u00fcr\u00fc derinli\u011fine par\u00e7alanmam\u0131\u015f-lar, ayr\u0131lanlar az\u0131nl\u0131kta kalm\u0131\u015flard\u0131r. Yeni din en \u00e7ok Helen, Ermeni ve Asur\u00ee k\u00f6kenliler \u00fczerinde etkili olmu\u015ftur. Milad\u00ee 3. y\u00fczy\u0131lda H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n yay\u0131lmas\u0131 h\u0131zlanm\u0131\u015ft\u0131r. 4. y\u00fczy\u0131l b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm y\u00fczy\u0131l\u0131d\u0131r. Her \u00fc\u00e7 halk, \u00e7o\u011funlu\u011fu itibariyle H\u0131ristiyanla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. H\u0131ristiyanla\u015fma Roma k\u00f6leli\u011finden kopu\u015f anla-m\u0131n\u0131 da ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131ndan, bir nevi erken milliyet\u00e7ilik rol\u00fcn\u00fc oynam\u0131\u015ft\u0131r. Bu milli-yet\u00e7ilik t\u00fcr\u00fc kapitalist ulus\u00e7uluktan farkl\u0131 olmakla birlikte proto-ulus\u00e7uluk rol\u00fcndedir. Dolay\u0131s\u0131yla erken kapitalizm n\u00fcvelerini de ta\u015f\u0131r. Kapitalizmin H\u0131-ristiyanl\u0131\u011f\u0131n ba\u011fr\u0131nda hegemonikle\u015fmesi tesad\u00fcf\u00ee de\u011fildir. Roma \u0130mparatorlu-\u011fu\u2019nun 4. y\u00fczy\u0131lda ikiye b\u00f6l\u00fcnmesinde H\u0131ristiyanl\u0131k b\u00fcy\u00fck rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Do\u011fu Roma\u2019n\u0131n yani Bizans\u2019\u0131n olu\u015fumunda H\u0131ristiyanl\u0131k belirleyici olmu\u015ftur. K\u0131sa s\u00fcre sonra Bat\u0131 Roma da H\u0131ristiyanla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Katoliklik ve Ortodoksluk bu b\u00f6l\u00fcnmenin ideolojik ifadesidir. Latince Katolik k\u00fclt\u00fcr\u00fcn, Grek\u00e7e Ortodoksla-r\u0131n ifade dili olmu\u015ftur. Ermeni ve S\u00fcryani-Keldaniler (H\u0131ristiyanla\u015fm\u0131\u015f Asur\u00eeler) de kendi mezheplerini in\u015fa etmede gecikmemi\u015flerdir. Bu b\u00f6l\u00fcnmeler Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde k\u00f6kl\u00fc ayr\u0131mlar\u0131 da beraberinde getirmi\u015f, Helen, Ermeni ve S\u00fcryani ayr\u0131\u015fmas\u0131 h\u0131z kazanm\u0131\u015f, bu topluluklar \u00e2deta erken do\u011fmu\u015f proto-uluslar haline gelmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Bu halklar\u0131n gerek maddi gerekse manevi, entelekt\u00fcel seviyeleri di\u011fer halk-lar, \u00f6zellikle K\u00fcrt ve Arap kabilelerinkinin olduk\u00e7a \u00fcst\u00fcndedir. Aralar\u0131nda fark\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Her \u00fc\u00e7 halk da Ortado\u011fu\u2019nun en eski kent k\u00f6-kenli halk\u0131d\u0131r. Kent k\u00f6kenli olmak k\u00fclt\u00fcrel \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flar. Kuzey\u2019deki da\u011f K\u00fcrtleriyle g\u00fcneydeki \u00e7\u00f6l Araplar\u0131n\u0131n bu \u00fcst\u00fcnl\u00fck kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015fme-leri do\u011fald\u0131r. Kald\u0131 ki, Bizans\u2019\u0131n Ortodoks Helenlere, Sasanilerin farkl\u0131 mezhep-lere mensup Ermeniler ve S\u00fcryanilere sahiplik etmeleri var olan \u00e7eli\u015fkileri daha da karma\u015f\u0131k hale getirmi\u015ftir. 7. y\u00fczy\u0131lda \u0130sl\u00e2miyet\u2019in do\u011fu\u015fu ve her iki imparatorluk ve ba\u011fl\u0131 mezhepleri kar\u015f\u0131s\u0131nda h\u0131zla \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flamas\u0131 \u00e7eli\u015fkile-ri hem artt\u0131rm\u0131\u015f hem de \u015fiddetlendirmi\u015ftir. Yahudilikle geleneksel \u00e7eli\u015fkiler de her zaman kaosun tetikleyicisi olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2miyet\u2019le birlikte K\u00fcrt co\u011frafyas\u0131 (Bu co\u011frafya 11. y\u00fczy\u0131ldan itibaren K\u00fcrdistan olarak literat\u00fcre ge\u00e7ecektir) bu yeni \u00e7eli\u015fkiler karma\u015fas\u0131n\u0131n tam g\u00f6be\u011findedir. K\u00fcrdistan Araplar, Farslar, K\u00fcrtler, S\u00fcryaniler, Ermeniler ve k\u0131sa s\u00fcre sonra T\u00fcrklerin g\u00fc\u00e7 g\u00f6sterisi alan\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. K\u00fcrdistan Bizans ve \u0130sl\u00e2m \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun (daha \u00f6ncesi Sasanilerin) temel \u00e7arp\u0131\u015fma alan\u0131 ko-numundad\u0131r. K\u00fcrtler kuzeylerinde daha \u00e7ok Ermeniler, g\u00fcneyde S\u00fcryaniler, bat\u0131da Rumlar ve do\u011fuda ise Farisilerle i\u00e7 i\u00e7eydiler. \u00c7o\u011funluk halk\u0131 olu\u015fturma-lar\u0131na ra\u011fmen, bu kom\u015fu halklar\u0131n \u00f6zellikle kentlerdeki g\u00fcc\u00fcyle daimi temas halindeydiler. Kendileri \u00e7oban ve ziraat\u00e7\u0131 halk olarak varl\u0131k kazan\u0131rken, Erme-niler ve S\u00fcryaniler kentli-zanaatk\u00e2r halk olarak varolu\u015f halindeydiler. B\u00f6ylece aralar\u0131nda tarihsel bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc de ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f oluyordu. \u0130li\u015fkiler \u00e7eli\u015fkili olmaktan \u00e7ok simbiyotik ili\u015fki niteli\u011findeydi. Bu ili\u015fkilere Yahudileri de dahil etmek gerekir. Yahudilik daha do\u011fu\u015funda K\u00fcrt co\u011frafyas\u0131yla yak\u0131n ba\u011f i\u00e7inde olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bu d\u00f6nemde K\u00fcrtlerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu Zerd\u00fc\u015ft\u00ee inanc\u0131n\u0131 payla\u015f\u0131rken, k\u0131smen Yahudile\u015fen ve H\u0131ristiyanla\u015fan K\u00fcrtler de olu\u015fmu\u015ftur. \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n b\u00f6lgeye giri\u015fiyle bu denge k\u00f6kten de\u011fi\u015fmi\u015ftir. S\u00fcryaniler, Yahudiler ve Rumlara (\u0130sl\u00e2m\u00ee \u00f6rt\u00fc alt\u0131nda H\u0131ristiyanlar ve Yahudilere) kar\u015f\u0131 Araplar bug\u00fcnk\u00fc Irak ve Suri-ye\u2019de \u00fcst\u00fcnl\u00fck kurmu\u015flard\u0131r. M\u0131s\u0131r\u2019da K\u0131pti H\u0131ristiyanlara kar\u015f\u0131 ayn\u0131 durum ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrkler Anadolu\u2019da Rumlar ve k\u0131smen Ermeniler kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00fcs-t\u00fcnl\u00fck ve \u00e7o\u011funluk sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fcrdistan\u2019da Ermeniler ve S\u00fcryaniler kar\u015f\u0131s\u0131n-da K\u00fcrtler benzer bir \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve \u00e7o\u011funluk sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Buradaki kavim is-minden kavmin i\u00e7indeki \u00fcst tabakan\u0131n hegemonyas\u0131 anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. T\u00fcm \u00e7a-t\u0131\u015fmalar ve fetihlere ra\u011fmen, alt tabakalar ve halklar aras\u0131ndaki ili\u015fkiler a\u011f\u0131r-l\u0131kl\u0131 olarak dost\u00e7a s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. K\u00fcrtler Ermeni ve Asur\u00ee kavimleriyle i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fam\u0131\u015flar ve ortakla\u015fa bir\u00e7ok uygarl\u0131k ve k\u00fclt\u00fcrel giri\u015fimde bulunmu\u015flard\u0131r. M.\u00d6. 2.000\u2019lere kadar uzanan bu y\u00f6nl\u00fc ili\u015fkilerin varl\u0131\u011f\u0131 tarihsel olarak da tespit edilebilmektedir. Kavim beylikleri aras\u0131ndaki t\u00fcm iktidar \u00e7eki\u015fmeleri ve m\u00fclk kavgalar\u0131na ra\u011fmen, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131na kadar Ermeni, K\u00fcrt, T\u00fcrkmen ve S\u00fcryani halklar\u0131 aras\u0131nda yo\u011fun k\u00fclt\u00fcrel ili\u015fkiler ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ili\u015fkiler a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak simbiyotik olup, hem maddi hem de manevi-k\u00fclt\u00fcrel alanlarda geli\u015fmi\u015ftir. Bu halklar\u0131n kaderlerini k\u00f6kl\u00fc olarak de\u011fi\u015ftirecek olumsuzluklar ya\u015fanmam\u0131\u015ft\u0131r. Var olan \u00e7eli\u015fkiler daha \u00e7ok kavim \u00fcst tabakalar\u0131 aras\u0131nda olup \u00e7\u0131karlar\u0131 temelinde k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131larak \u00e7at\u0131\u015fmalara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Alt tabakalar aras\u0131ndaki dinsel ve mezhepsel farkl\u0131l\u0131klara sayg\u0131 g\u00f6sterilmi\u015f, dostlu\u011fun ve karde\u015f\u00e7e ili\u015fkilerin \u00f6n\u00fcnde engel olarak g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. Tarihin hegemonik g\u00fc\u00e7 ve ideolojiler temelinde yaz\u0131l\u0131p propaganda edilmesi bu ger\u00e7ekli\u011fin \u00fcst\u00fc-n\u00fc \u00f6rtemez, ortadan kald\u0131rmaya yetmez.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu\u2019da orta\u00e7a\u011f\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru gelindi\u011finde, K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011finin \u0130sl\u00e2m k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle kurdu\u011fu ili\u015fkiler \u00f6nemli sonu\u00e7lar do\u011furmu\u015ftur. Yakla\u015f\u0131k bin y\u0131l s\u00fcren bu ili\u015fkilerin olumlu ve olumsuz y\u00f6nde etkileri olmu\u015ftur. Olumsuz y\u00f6n\u00fc, Arap dili ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn asimilasyonist etkisidir. Arapla\u015fma ve Arap\u00e7a-n\u0131n etkisi y\u00fczy\u0131llarca s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bir s\u0131n\u0131f olarak olu\u015fan K\u00fcrt \u00fcst tabakas\u0131 halk k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden uzakla\u015fm\u0131\u015f, geleneksel i\u015fbirlik\u00e7ilikte mesafe kat etmi\u015ftir. Bu i\u015fbir-lik\u00e7ili\u011fini 16. y\u00fczy\u0131ldan itibaren Osmanl\u0131-T\u00fcrk Hanedanl\u0131\u011f\u0131\u2019yla daha da geli\u015f-tirmi\u015f, Ermeni ve S\u00fcryani halklar\u0131yla zaman zaman \u00e7at\u0131\u015fmalara girmi\u015ftir. Egemen i\u015fbirlik\u00e7i s\u0131n\u0131f olarak, Kurmanc denilen kesimlerle kabile ve a\u015firetlerin yoksul tabakalar\u0131 \u00fczerinde bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fc geli\u015ftirmi\u015ftir. Olumlu y\u00f6nleri, halk-kavim olarak K\u00fcrtlerin bu d\u00f6nemde ilk defa bu ismi resmen ve fiilen kullanmalar\u0131 ve co\u011frafyalar\u0131na art\u0131k resmen K\u00fcrdistan denilmesidir. \u00d6zcesi, \u00fclke ve halk ismi bu d\u00f6nemde kesinle\u015fmi\u015ftir. K\u00fcrt dilinde edebi eserler yaz\u0131l-m\u0131\u015ft\u0131r. \u015eerefxan\u2019\u0131n K\u00fcrdistan Tarihi, Ehmed\u00ea Xan\u00ee\u2019nin Mem \u00fb Z\u00een\u2019i, Feqiy\u00ea Teyran\u2019\u0131n \u015fiirleri ba\u015fta olmak \u00fczere K\u00fcrt\u00e7e yaz\u0131lm\u0131\u015f bir\u00e7ok bilimsel ve edebi eser bu d\u00f6nemin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. K\u00fcrt kabile ve a\u015firetlerinin k\u0131smen \u00e7\u00f6z\u00fclmesiyle birlikte Kurmanc kategorisi olu\u015fmu\u015f ve bunlar bir\u00e7ok yerle\u015fik k\u00f6y ve kentin esas n\u00fcfusunu olu\u015fturmu\u015flard\u0131r. Halkla\u015fman\u0131n belkemi\u011fi rol\u00fc kabile ve a\u015firet \u00fcyelerinden giderek yeni serbest emek\u00e7iler haline gelen Kurmanclara ge\u00e7mi\u015f-tir. Sultanl\u0131k ve beyliklerin olumsuz olan iktidar, ekonomi ve ideoloji alan\u0131nda-ki tekelci hegemonyas\u0131na kar\u015f\u0131 ba\u015fta tasavvuf\u00ee tarikatlar, Alevilik ve \u00caz\u00eed\u00eelik olmak \u00fczere sivil toplum benzeri bir\u00e7ok yeni kategorik grup olu\u015fmu\u015ftur. T\u00fcm bunlar demokratik i\u00e7eri\u011fi g\u00fc\u00e7l\u00fc olan kategorik geli\u015fmelerdir. \u00d6zcesi, 19. y\u00fczy\u0131l ba\u015flar\u0131na gelindi\u011finde, K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011fi d\u00fcnya genelinde ya\u015fanan toplumsal k\u00fclt\u00fcr ve kavim ger\u00e7eklerinden geri olmay\u0131p olduk\u00e7a ilerisindedir.<\/p>\n<p><strong>6- Ortado\u011fu K\u00fclt\u00fcr\u00fc ve Kapitalist Modernite Hegemonyas\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn kapitalist hegemonyan\u0131n etkisine girmesi, toplumsal ger\u00e7eklikler \u00fczerinde felaket boyutunda sonu\u00e7lara yol a\u00e7t\u0131. Kapitalist hege-monyan\u0131n in\u015fa mant\u0131\u011f\u0131nda Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcne kar\u015f\u0131tl\u0131k en \u00f6nemli yeri tutar. Son b\u00fcy\u00fck Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fc olan \u0130sl\u00e2miyet\u2019in hem \u0130spanya ve Sicilya \u00fczerin-den bat\u0131dan, hem de Anadolu \u00fczerinden do\u011fudan Avrupa \u00fczerinde b\u00fcy\u00fck tehdit olu\u015fturdu\u011funu (8. y\u00fczy\u0131ldan 16. y\u00fczy\u0131la kadar) savunman\u0131n daha \u00f6nceki ciltlerinde i\u015flemi\u015ftik. Kapitalist hegemonya bu tehdide kar\u015f\u0131 geli\u015ftirildi. Gele-neksel Do\u011fu-Bat\u0131 \u00e7eli\u015fkisi de eklendi\u011finde, yeni Bat\u0131 hegemonyas\u0131n\u0131n niteli\u011fi daha iyi anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fc etkisizle\u015ftirilmeden, Bat\u0131 kapitalist hegemonyas\u0131 ne geli\u015febilir ne de kal\u0131c\u0131la\u015fabilirdi. Napolyon\u2019un 19. y\u00fczy\u0131l ba\u015flar\u0131ndaki M\u0131s\u0131r ve Moskova seferleri hegemonik hamlenin ilk ciddi denemeleriy-di. Napolyon\u2019un yenilgisiyle hegemonik \u00f6nderli\u011fi ele ge\u00e7iren \u0130ngiliz \u0130mparator-lu\u011fu Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00fczerinde hem hegemonyas\u0131n\u0131 geli\u015ftirdi, hem de gide-rek kal\u0131c\u0131 k\u0131ld\u0131. Bu hamle \u0130skender zaman\u0131ndan beri, Roma ve Bizans d\u00f6nemle-rindekiler de dahil, Bat\u0131 uygarl\u0131k sisteminin genelde Do\u011fu ve \u00f6zelde Ortado\u011fu \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi en b\u00fcy\u00fck fetihtir. Kapitalizmin kendisi bu fethin m\u00fcmk\u00fcn k\u0131l\u0131nmas\u0131 i\u00e7in hegemonikle\u015ftirilmi\u015ftir. Tarihi do\u011fru okumadan, Or-tado\u011fu\u2019nun son iki y\u00fczy\u0131l\u0131nda ya\u015fananlar\u0131 \u00e7\u00f6zemeyiz. Ger\u00e7ekle\u015fen Osmanl\u0131lar, \u0130ranl\u0131lar ve Cengiz Han\u2019\u0131n Mo\u011follar\u0131na benzer bir g\u00fcc\u00fcn, k\u0131sacas\u0131 herhangi bir uygarl\u0131\u011f\u0131n fethi de\u011fildir. Arkas\u0131nda ideolojik, ekonomik, siyasi ve askeri olarak yeniden kurumla\u015fm\u0131\u015f merkez\u00ee uygarl\u0131k sistemi vard\u0131r. Bin y\u0131ll\u0131k \u00e7aban\u0131n (1096\u2019daki ilk Ha\u00e7l\u0131 Seferinden 2003\u2019teki son Irak seferine kadar) sonucunda merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin Bat\u0131 Avrupa\u2019da kapitalist tarzda in\u015fas\u0131 temelinde ele ge\u00e7irilmesi ve hegemonyas\u0131n\u0131n kurulmas\u0131 (16. y\u00fczy\u0131ldan itibaren) s\u00f6z ko-nusudur.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fc son iki y\u00fczy\u0131lda nas\u0131l fethedildi\u011fini halen kavram\u0131\u015f ol-maktan uzakt\u0131r. Bunu en a\u00e7\u0131k bi\u00e7imiyle Saddam H\u00fcseyin\u2019in trajedisinden \u00e7\u0131-karsayabiliriz. Gerek yeniden \u0130sl\u00e2mc\u0131l\u0131k gerekse laik milliyet\u00e7ilik ad\u0131na son iki y\u00fczy\u0131lda verilen s\u00f6zde ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k sava\u015flar\u0131 \u00f6z\u00fcnde kapitalist hegemonyan\u0131n geli\u015ftirilmesi sava\u015flar\u0131yd\u0131. Bu y\u00f6ntemler (\u0130sl\u00e2mc\u0131l\u0131k, milliyet\u00e7ilik) oryantalist ideolojinin birer versiyonu olarak geli\u015ftirildi ve kapitalizm ad\u0131na kendi kendi-lerini i\u015fgal etmeleri temelinde kullan\u0131ld\u0131. Hegemonik sistem, birka\u00e7 \u00f6nc\u00fc sava\u015f d\u0131\u015f\u0131nda, asl\u0131nda kendi hegemonik yay\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 bu ideolojik ve politik (iktidar) ayg\u0131tlarla bizzat Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn elit tabakalar\u0131 eliyle ger\u00e7ekle\u015ftirdi, geli\u015ftirdi. Bu husus \u00e7ok \u00f6nemlidir. Gere\u011fi gibi anla\u015f\u0131lmadan, Ortado\u011fu\u2019nun bug\u00fcnk\u00fc halini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek ve \u00e7\u00f6zmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Daha do\u011frusu, b\u00f6lge hegemonik sistemin projeleri (BOP) yoluyla kaos halinde tutularak, sistemin \u00f6z \u00e7\u0131karlar\u0131 temelinde \u00e7\u00f6z\u00fcmlenip yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131la-cakt\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011findeki son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k geli\u015fmeleri ancak bu global ve b\u00f6lge-sel de\u011fi\u015fimler temelinde \u00e7\u00f6z\u00fcmleyebiliriz. K\u00fcrdistan 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda g\u00fcneyden Irak \u00fczerinden \u0130ngiltere \u0130mparatorlu\u011fu, kuzeyden Rus \u00c7arl\u0131\u011f\u0131 tara-f\u0131ndan giderek s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. Kendisi de bu iki g\u00fcc\u00fcn s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmas\u0131 alt\u0131nda olan Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu ayakta kalmak i\u00e7in \u00f6l\u00fcm kal\u0131m sava\u015f\u0131 veriyordu. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Selim ve \u0130kinci Mahmut\u2019un \u0131slahat \u00e7abalar\u0131 \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc gecik-tirmeye y\u00f6nelikti. Hanedanl\u0131\u011f\u0131n M\u0131s\u0131r Valisi M. Ali Pa\u015fa taraf\u0131ndan el de\u011fi\u015f-tirme \u00e7abalar\u0131 ancak \u0130ngiltere ve Rusya \u0130mparatorlu\u011fu\u2019na verilen tavizlerle durdurulabildi. B\u00fcnyesindeki milliyetler sava\u015f\u0131 imparatorlu\u011fu da\u011f\u0131t\u0131rken, bunu \u00f6nlemek i\u00e7in geli\u015ftirilen \u00e7are \u0131slahat-reform yoluyla Bat\u0131 sistemiyle b\u00fct\u00fcnle\u015f-me oldu. Sened-i \u0130ttifak, yeni\u00e7erili\u011fin la\u011fv\u0131, yeni ordunun kurulu\u015fu, Tanzimat ve Islahat Ferman\u0131, Birinci ve \u0130kinci Me\u015frutiyet\u2019in ilan\u0131 bu ama\u00e7layd\u0131. Reform-lar\u0131n sonucu kapitalist hegemonik sistemle tamamen b\u00fct\u00fcnle\u015fme oldu. Bunun sonucu olarak Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fc hem maddi hem de manevi y\u00f6nleriyle sonu-na kadar sistemin fetih ve asimilasyonuna a\u00e7\u0131ld\u0131. Bu ama\u00e7la olu\u015fturulan Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k ak\u0131m\u0131 ve b\u00fcrokratik yenilenme, \u00f6z\u00fcnde halk \u00fczerindeki geleneksel iktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc durdurmaya ve kapitalist hegemonyan\u0131n geli\u015f-tirilmesine y\u00f6nelikti. Bu i\u015fi esas olarak \u0130ngiltere y\u00f6netiyordu. Fransa, Almanya ve Rusya\u2019n\u0131n etkileri de s\u00fcrekli artacakt\u0131.<\/p>\n<p>19. y\u00fczy\u0131ldaki isyanlar\u0131 ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k hareketlerini \u00e7\u00f6z\u00fcmlerken, \u0130mpara-torlu\u011fun hasta halini ve fiili y\u00f6neticinin kapitalist hegemonik g\u00fc\u00e7ler oldu\u011funu iyi kavramak gerekir. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte \u0130mparatorlu\u011fu Osmanl\u0131 padi\u015fah\u0131 ve b\u00fcrokra-sisi y\u00f6netiyordu, fakat bu y\u00f6neti\u015f ta\u015feron olman\u0131n \u00f6tesinde bir anlama sahip de\u011fildi. Son iki y\u00fczy\u0131lda sadece Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu de\u011fil, \u0130ran \u0130mparator-lu\u011fu \u00fczerinde de as\u0131l oyuncular sistemin hegemonik g\u00fc\u00e7leri olup, di\u011ferleri fig\u00fcran konumundayd\u0131. Direkt i\u015fgal, fetih ve s\u00f6m\u00fcrgecilik hem \u00e7ok pahal\u0131yd\u0131 hem de ama\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan gerekli de\u011fildi. Hegemonik ama\u00e7lar fig\u00fcranlar eliyle en az masrafla ve daha kal\u0131c\u0131 olarak ger\u00e7ekle\u015ftiriliyordu. T\u00fcm halklar (H\u00e2kim etnisite olan T\u00fcrkler de buna dahildir) bu yeni hegemonik sisteme kar\u015f\u0131 ayaklanma haline ge\u00e7tiler. Genel bir tepki ve direni\u015f s\u00f6z konusuydu. Sistem bunu bast\u0131rmak ve kopu\u015fu \u00f6nlemek i\u00e7in \u00e7e\u015fitli y\u00f6ntemler geli\u015ftirdi. Oryantalizm, misyonerlik, \u0131slahat\u00e7\u0131l\u0131k ba\u015fl\u0131ca y\u00f6ntemlerdi. Bu y\u00f6ntemlere me\u015f-rutiyet\u00e7ilik ve milliyet\u00e7ilik de eklendi. B\u00fct\u00fcn bu y\u00f6ntemlerin sonucu olarak, devlet-ulus\u00e7ulu\u011fu yoluyla b\u00f6lgede k\u00fc\u00e7\u00fck ulus-devletler in\u015fa edilip sisteme yeniden eklemlendi. Ekim Devrimi temelinde geli\u015fen anti-sistemik hareketle-rin, \u00f6nemli ba\u015far\u0131lar kazanmakla birlikte, kapitalist moderniteyi a\u015famamalar\u0131 ve yeni bir moderniteyi geli\u015ftiremeyi\u015fleri kendilerini derin bir krize ta\u015f\u0131d\u0131. Bir kesim sisteme eklemlenirken, geriye kalanlar etkisiz muhalifler konumuna d\u00fc\u015ft\u00fcler.<\/p>\n<p>K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011fi taslak halinde belirlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu geli\u015fmelerden \u015fiddetle etkilendi. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu K\u00fcrtlerle kurmu\u015f oldu\u011fu geleneksel ittifak\u0131 bozup tam egemenlik pe\u015finde ko\u015farken, Ruslar kuzeyden Ermeni \u00fcst tabakas\u0131n\u0131 kullanarak etkili olmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. \u0130ngiltere g\u00fcneyden S\u00fcryanileri kullan\u0131p hem kurulmas\u0131 olas\u0131 Irak\u2019ta, hem de K\u00fcrdistan \u00fczerinde denetimini geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Erken kapitalistle\u015fen Ermeni ve S\u00fcryani burjuvazisinin deste\u011fi de bunda \u00f6nemli rol oynad\u0131. \u00dc\u00e7 \u00f6nemli g\u00fc\u00e7 K\u00fcrdistan\u2019\u0131 yeniden payla-\u015f\u0131ma tabi tutuyordu. K\u00fcrtlerin i\u00e7 dinamikleri t\u00fcm bu geli\u015fmeler kar\u015f\u0131s\u0131nda bo\u015f durmad\u0131. \u00dcst tabaka geleneksel otoritelerinin elden gitti\u011fini g\u00f6r\u00fcnce yer yer isyanlar geli\u015ftirdi. K\u00fcrdistan t\u00fcm 19. y\u00fczy\u0131la yay\u0131lacak bir isyan alan\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f-t\u00fc. En g\u00fcneyde Soran b\u00f6lgesinde 1806\u2019da Baban A\u015fireti \u00f6nderli\u011finde ba\u015flayan isyan s\u00fcreci, orta kesimde Botan\u2019da 1842\u2019deki Bedirhan Bey \u0130syan\u0131yla doruk noktas\u0131na ula\u015ft\u0131. Bedirhan Bey\u2019in yenilgisiyle klasik beylik d\u00f6nemi sona eriyor-du.<\/p>\n<p>Beyliklerin yerine ikame edilen \u015feyhlik kurumu yeni toplumsal \u00f6nder g\u00fc\u00e7 olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. 1878\u2019de \u015eeyh Ubeydullah\u2019\u0131n hem Osmanl\u0131 hem de \u0130ran \u0130mparatorlu\u011fu\u2019na kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc isyan ancak \u0130ngiltere\u2019nin her iki imparator-lu\u011fa deste\u011fiyle bast\u0131r\u0131labildi. 1925\u2019te \u015eeyh Sait\u2019le ba\u015flayan, 1930\u2019da A\u011fr\u0131\u2019da ve 1937-\u201838\u2019de Seyit R\u0131za \u00f6nderli\u011finde Dersim\u2019de son kez denenen isyanlar yenil-giyle sonu\u00e7land\u0131. 1920\u2019lerde G\u00fcney K\u00fcrdistan\u2019da Mahmut Berzenci ve Do\u011fu K\u00fcrdistan\u2019da Simko \u015eikak\u00ee \u00f6nderli\u011findeki isyanlar da benzer karakterli olup yenilgiden kurtulamad\u0131lar. Bu yenilgilerde yine \u0130ngiltere belirleyici rol oynad\u0131. 1946\u2019da \u0130ran K\u00fcrdistan\u2019\u0131ndaki Mahabad Cumhuriyeti deneyimi ve 1960-1975 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda geli\u015fen Mustafa Barzani \u00f6nderli\u011findeki otonomi hareketi ile K\u00fcrt Hareketinin ilk d\u00f6nemi yenilgiyle kapand\u0131. 1975\u2019lerden g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar yeni bir d\u00f6nem a\u00e7\u0131ld\u0131. Klasik beyler, a\u011falar ve \u015feyhlerin \u00f6nderli\u011findeki isyanla-r\u0131n yenilgisi ard\u0131ndan ba\u015flayan yeni s\u00fcre\u00e7te, ayd\u0131n ve halk a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 demokratik ulusal hareketler etkinli\u011fini g\u00f6sterdi.<\/p>\n<p>K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011finde son iki y\u00fczy\u0131l\u0131n \u00f6nceki tarih\u00ee d\u00f6nemlerden ayr\u0131lan ve benzeyen \u00f6zelliklerini daha yak\u0131ndan g\u00f6rmek \u00f6\u011fretici olacakt\u0131r. G\u00f6rkemli neolitik \u00e7a\u011fda Proto K\u00fcrtler evrensel tarihin motor g\u00fcc\u00fcyd\u00fcler. \u0130lk\u00e7a\u011fda mer-kez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin do\u011fu\u015funda ve beslenmesinde be\u015fik ve ana rol\u00fcndeydi-ler. Orta\u00e7a\u011fda merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin, \u0130sl\u00e2miyet\u2019in g\u00fc\u00e7l\u00fc ve \u00f6nc\u00fc kavim-lerinden biriydiler. Ortado\u011fu\u2019nun bu g\u00f6rkemli, cesur ve emek\u00e7i ger\u00e7ekli\u011fi yeni\u00e7a\u011fda, kapitalist modernitenin hegemonik \u00e7a\u011f\u0131nda neredeyse tarihten silinmekle y\u00fcz y\u00fcze geldi. K\u00fcrt ger\u00e7ekli\u011fi \u00fczerine sanki de\u011fil, ger\u00e7ek bir k\u00e2bus \u00e7\u00f6kt\u00fc. Pe\u015f pe\u015fe soyk\u0131r\u0131mlar i\u00e7in kullan\u0131lan bir deyim olan \u2018b\u00fcy\u00fck felaketler\u2019e u\u011frad\u0131. Her ne kadar varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyorsa da, bu varl\u0131k \u00f6zg\u00fcr olmay\u0131p cehen-nemin S\u0131rat k\u00f6pr\u00fcs\u00fcnden ge\u00e7mektedir.<\/p>\n<p>Savunmam\u0131n ilk d\u00f6rt cildinde genelde uygarl\u0131k, \u00f6zelde kapitalist modernite \u00fczerinde yo\u011funla\u015fmam\u0131n nedeni, pe\u015f pe\u015fe ya\u015fanan bu b\u00fcy\u00fck felaketlerin sosyolojik \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesini yapabilmekti  son iki y\u00fczy\u0131l\u0131n K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fi \u00fczerinde-ki k\u00e2busunu kald\u0131rmak, karabulutlar\u0131 da\u011f\u0131tmakt\u0131. Bu b\u00fcy\u00fck felaketler \u00e7a\u011f\u0131nda, uygarl\u0131k tarihi boyunca K\u00fcrtlerle i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fayan ve b\u00f6lgenin en geli\u015fkin k\u00fclt\u00fcr-lerine imzalar\u0131n\u0131 atan iki kadim halk ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc olan Ermeniler ve Asuriler soyk\u0131r\u0131m kurban\u0131 oldu ve tasfiye edildi. Anadolu\u2019nun \u00fc\u00e7 bin y\u0131ll\u0131k Helen k\u00fclt\u00fc-r\u00fc t\u00fcm\u00fcyle tasfiye oldu. K\u00fcrtlerin kendileri soyk\u0131r\u0131m\u0131n \u00f6rt\u00fcl\u00fc ve k\u00fclt\u00fcrel temelde y\u00fcr\u00fct\u00fclen \u00f6zel sava\u015f\u0131 taraf\u0131ndan imha edilmekle y\u00fcz y\u00fczeler. H\u00e2kim ulus-devletler halinde tutulan g\u00fc\u00e7ler Arap, Fars ve T\u00fcrk halklar\u0131n\u0131 Beyaz-Kara-Ye\u015fil fa\u015fizmlerinin i\u00e7inde \u00e2deta erittiler. \u00d6zellikle \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi adl\u0131 savunma \u00e7al\u0131\u015fmamda kapitalist modernitenin bu s\u00fcrecin as\u0131l sorumlusu oldu-\u011funu g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalara ilave edilecek hem \u00e7ok hem de az \u015fey vard\u0131r. Durumlara ve bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131na g\u00f6re baz\u0131 y\u00f6nlerden tamamlamaya \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m.<\/p>\n<p><strong>a- <\/strong>Son iki y\u00fcz y\u0131l\u0131n belirleyici hegemonik g\u00fcc\u00fc \u0130ngiltere ulus-devleti ve im-paratorlu\u011fudur. Bu imparatorluk son \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131lda Avrupa\u2019n\u0131n b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7lerini Kara Avrupa\u2019s\u0131nda \u00e7at\u0131\u015ft\u0131r\u0131p etkisizle\u015ftirirken, d\u0131\u015fta onlar\u0131n etkilerini k\u0131r\u0131p s\u00f6m\u00fcrgelerine ve ticaret yollar\u0131na h\u00e2kim oldu. Kalanlar\u0131 kontrol\u00fc alt\u0131na ald\u0131. Amerika, Do\u011fu ve G\u00fcneydo\u011fu Asya\u2019y\u0131 ayn\u0131 y\u00f6ntemle kendisine ba\u011flad\u0131. \u00dcze-rinde G\u00fcne\u015f Batmayan \u0130mparatorluk oldu. Ortado\u011fu\u2019yu da son iki y\u00fcz y\u0131lda benzer y\u00f6ntemlerle par\u00e7alay\u0131p k\u00fc\u00e7\u00fck ulus-devletlere b\u00f6lerek, ekonomik ve ideolojik olarak tekeline ald\u0131. Son iki y\u00fcz y\u0131lda \u0130ran ve Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu s\u00f6zde ya\u015famaya devam ettiler. Araplar, \u0130ranl\u0131lar ve T\u00fcrkler daha sonra \u00e7ok say\u0131da ulus-devlete b\u00f6l\u00fcnerek s\u00f6zde ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcler. Derinli\u011fine \u00e7\u00f6z\u00fcmlendi\u011finde, asl\u0131nda tek hegemonik sistemin d\u00fcnya geneline yay\u0131lm\u0131\u015f sistematik egemenli\u011finin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn de Ortado\u011fu\u2019da ge\u00e7erli k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 rahatl\u0131kla g\u00f6r\u00fclebilir. Merkez\u00ee uygarl\u0131k teorisini i\u015flerken bu ger\u00e7ekli\u011fi a\u00e7\u0131\u011fa vurmay\u0131 ama\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131m. Ancak kafalar\u0131 parampar\u00e7a edilmi\u015f kimsecikler, tarihi dura\u011fan ve ili\u015fkisiz duran par\u00e7alar bi\u00e7iminde d\u00fc\u015f\u00fcnebilirler. Ger\u00e7ek bunun tersidir. Evrensel tarih ger\u00e7ektir ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bir zincirin halkalar\u0131 gibi birbirine ba\u011fl\u0131d\u0131r veya ana nehir gibi kesintisiz ak\u0131p gelir. Merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin hegemonik g\u00fcc\u00fc olarak, eskisi kadar etkili olmasa da, \u0130ngiltere sistemin in\u015fa g\u00fcc\u00fc ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fcc\u00fcs\u00fc olmaya devam etmektedir.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu\u2019daki ulus-devletleri bu sistemin birer valili\u011fi olarak de\u011ferlendir-mek bizi toplumsal hakikatlere daha \u00e7ok yakla\u015ft\u0131racakt\u0131r. Valiliklerin ba\u011f\u0131ms\u0131z birer cumhuriyet veya krall\u0131k olmalar\u0131 \u00f6zlerini de\u011fi\u015ftirmeyecektir. Az ba\u011f\u0131ml\u0131-l\u0131k, \u00e7ok ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k birer palavrad\u0131r. Bu ger\u00e7e\u011fi kavramayanlar yetmi\u015f y\u0131l son-ra Sovyet Rusya\u2019da ya\u015fanan \u00e7\u00f6z\u00fclmeyi, T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019ndeki Beyaz T\u00fcrk fa\u015fist y\u00f6netimini, Arap ulus-devletlerindeki kara fa\u015fizmi, \u0130ran, Pakistan ve Afganistan\u2019daki ye\u015fil fa\u015fizmi anlayamaz. Ayn\u0131 \u015fekilde d\u00fcnyan\u0131n her taraf\u0131ndaki s\u00f6zde tam ba\u011f\u0131ms\u0131z devletlerin ani \u00e7\u00f6k\u00fc\u015flerini, renk de\u011fi\u015fikli\u011fini, \u00c7in gibi muazzam bir g\u00fcc\u00fcn nas\u0131l kapitalizmi ya\u015fatan temel bir g\u00fc\u00e7 haline geldi\u011fini de \u00e7\u00f6zemez.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu\u2019da ulus-devletler devrimlerle kurulmad\u0131lar  hegemonik sistem ta-raf\u0131ndan kurduruldular. Bu devletlerin temel amac\u0131, halklar\u0131n\u0131 bu sistem ad\u0131na en kat\u0131 bir bi\u00e7imde s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirmektir. Bu anlam\u0131yla da ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015flard\u0131r. D\u00fcnya genelinde de ayn\u0131 s\u00fcre\u00e7 i\u015flemektedir. Ortado\u011fu\u2019da derinle\u015fen ve ancak vah\u015fetle s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilen kaotik durumun temelinde bu s\u00f6m\u00fcrgesel rejimler yatmaktad\u0131r. Son neo-liberal finans kapital \u00e7a\u011f\u0131nda olup bitenler b\u00f6lge halkla-r\u0131n\u0131 toptan i\u015fsizli\u011fe mahk\u00fbm eder, kaynaklar\u0131 t\u00fcketir ve \u00e7evreyi bitirirken, ger\u00e7ekli\u011fi daha iyi kavrayabilmekteyiz. Son tahlilde sistemin paradan para kazanan y\u00fczde onluk kesiminin t\u00fcm toplumsal, ekonomik ve k\u00fclt\u00fcrel ya\u015fam \u00fczerinde kurdu\u011fu egemenli\u011fini gizlemek i\u00e7in milliyet\u00e7i ve dinci fanatizmi s\u00fcrekli g\u00fcndemde tutmas\u0131, ne \u00fclkelerin kalk\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir ne de uluslar\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlar. Halklar tarihlerinin en felaketli d\u00f6nemini ya\u015farken, toplumsal k\u00fclt\u00fcr\u00fcn son kal\u0131nt\u0131lar\u0131 ulus-devletin \u00e7arklar\u0131nda eritilmektedir. S\u00f6zde bireysel haklar ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler \u00e7a\u011f\u0131nda, birey onurunun son k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131na da elveda demekteyiz. Soyk\u0131r\u0131m kavram\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlerken, daha genel ve siste-mik \u00f6z\u00fc yakalayarak bunu ba\u015farabiliriz. Yahudi soyk\u0131r\u0131m\u0131 i\u00e7in \u2018biricik\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc \u00f6zenle kullan\u0131l\u0131r. Ger\u00e7ek bunun tersidir. Kapitalist modernite sisteminde \u2018biri-cik\u2019 soyk\u0131r\u0131mlar yoktur. Her toplumda, halkta ve de ulus-devlette az veya \u00e7ok soyk\u0131r\u0131mlar vard\u0131r. Kiminde fiziki uygulamalarla y\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr, \u00e7o\u011funlukla \u00f6rt\u00fcl\u00fc ve k\u00fclt\u00fcrel olarak ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Tarihsiz, ekonomisiz, y\u00f6netimsiz ve zihniyet-siz b\u0131rak\u0131lmak, en az fiziki ve k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131mlar kadar etkili ve ac\u0131mas\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>Kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc bi\u00e7iminin, azami k\u00e2r kanununun i\u015fleyebilmesi i\u00e7in en-d\u00fcstriyalizm ve finans kapitalin tekelle\u015fmesi gerekir. Tekelle\u015fme ise, milliyet\u00e7i ideolojinin hegemonyas\u0131 alt\u0131nda, k\u0131lcal damarlar\u0131na kadar iktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n kontrol\u00fc ve g\u00f6zetimine al\u0131nan homojen toplum yaratma ama\u00e7l\u0131 ulus-devlet egemenli\u011fini gerektirir. Ekonomi \u00fczerinde end\u00fcstriyel tekelcilik ve finans kapital tekelcili\u011fi ulus-devlet tekelcili\u011fiyle birbirine destek temelinde i\u00e7 i\u00e7e in\u015fa edilir. \u0130deolojik alanda milliyet\u00e7i tekelcili\u011fin in\u015fas\u0131yla s\u00fcre\u00e7 tamamlan\u0131r. Sonu\u00e7ta ama\u00e7lanan homojen toplum ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f olur. Bu ise fa\u015fizmin zaferi anlam\u0131na gelir. Fa\u015fizmi Hitler ve Mussolini\u2019nin uygulamalar\u0131na indirge-mek, bunlar\u0131 sanki biricik fa\u015fist olgularm\u0131\u015f gibi de\u011ferlendirmek liberal ideolo-jinin en \u00f6nemli sapt\u0131rmalar\u0131ndan birisidir.<\/p>\n<p>Homojen toplum soyk\u0131r\u0131mdan ge\u00e7irilmi\u015f toplumdur. Homojenle\u015ftirme ile toplum ger\u00e7ek tarihinden kopart\u0131l\u0131r, ideolojik bir kurgulamayla t\u00fcm farkl\u0131 k\u00fclt\u00fcrler yok edilir. B\u00f6ylece ekonomi \u00fczerinde azami k\u00e2r kanunu ge\u00e7erli k\u0131l\u0131-n\u0131rken, iktidar \u00fczerinde de ulus-devlet tekelcili\u011fi ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f olur. \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fen, Alman, Japon ve \u0130talyan hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 \u0130ngiltere, ABD ve Rusya hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r  iki tekelci hegemonik bloktan birinin di\u011ferini yenmesidir. Yoksa liberalizmin idea etti\u011fi gibi fa\u015fizme kar\u015f\u0131 demokrasinin zaferi de\u011fildir. Alman blo\u011fu yenilmi\u015f, ama fa\u015fizm bir iktidar bi\u00e7imi olarak d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda egemenlik \u00e7a\u011f\u0131na girmi\u015ftir. Kapitalist modernite-nin y\u00fckseli\u015f ve hegemonik \u00e7a\u011f\u0131, ge\u00e7 d\u00f6nem finans kapital \u00e7a\u011f\u0131 (1970\u2019ler sonra-s\u0131nda ekonomi \u00fczerindeki hegemonya) ve bu da homojenle\u015ftirilmi\u015f (soyk\u0131r\u0131m-dan ge\u00e7irilmi\u015f) toplum \u00fczerinde ulus-devlet \u00e7a\u011f\u0131yla tamamlan\u0131r. \u015e\u00fcphesiz bu s\u00fcre\u00e7 d\u00fcz bir \u00e7izgide ilerlememi\u015ftir. AB\u2019nin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 (1960\u2019lar sonras\u0131), Sovyetler Birli\u011fi\u2019nin 1990\u2019da \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc, genelde kapitalist modernitenin ve \u00f6zelde fa\u015fist ulus-devlet\u00e7ili\u011fin \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc ba\u011flam\u0131nda de\u011ferlendirilebilir. Post-modernite denen \u00e7a\u011f, asl\u0131nda fa\u015fistle\u015fmi\u015f ge\u00e7 kapitalist modernitenin \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc-\u015f\u00fc ve kaosa d\u00fc\u015fmesi demektir. Kendini yenilemi\u015f kapitalist modernite kadar, demokratik modernitenin de kaostan b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7 kazanm\u0131\u015f olarak \u00e7\u0131kmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Burada s\u00fcrecin geli\u015fim seyrini belirleyecek olan, taraflar\u0131n ideo-lojik, politik, ahlaki ve sanatsal alandaki anlam ve eylem g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Sonu\u00e7ta iki hakikat g\u00fcc\u00fc kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelip m\u00fccadele edecek, duruma g\u00f6re ya kaos derin-le\u015ferek s\u00fcrecek ya da taraflardan biri galebe \u00e7alacak, ama m\u00fccadele bu bi\u00e7im-lerle uzun y\u0131llar ve belki de y\u00fczy\u0131llarca devam edecektir.<\/p>\n<p><strong>b- <\/strong>Bu ba\u011flamda ve konumuz itibariyle Anadolu ve Mezopotamya co\u011frafya-s\u0131nda nelerin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi sorusuna verilecek yan\u0131t b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Kadim merkez\u00ee uygarl\u0131k sisteminin olu\u015ftu\u011fu ve binlerce y\u0131l varolu\u015funu s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc alanlar olmas\u0131 nedeniyle Anadolu ve Mezopotamya co\u011frafyas\u0131 kapitalist mo-dernitenin hegemonik g\u00fcc\u00fc \u0130ngiltere \u0130mparatorlu\u011fu a\u00e7\u0131s\u0131ndan (ona rakip olarak y\u00fckselen Almanya ve Rusya a\u00e7\u0131s\u0131ndan da) stratejikti. Ortado\u011fu, Kafkas-ya, Orta Asya ve Hindistan\u2019\u0131n kontrol\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan mutlaka denetim alt\u0131nda bulundurulmay\u0131 gerektiriyordu. Bu co\u011frafya tarihsel oldu\u011fu kadar g\u00fcncel olarak da \u00f6nemini bu ger\u00e7eklikten almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>J\u00f6n T\u00fcrkler ve \u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti denen olu\u015fumlar (1840\u2019taki Tanzimat\u2019tan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar etkili olan modern milliyet\u00e7i ideolojiler ve iktidar yap\u0131lanmalar\u0131) ancak kapitalist modernitenin hegemonik hesaplar\u0131yla olan ba\u011flar\u0131 temelinde do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilir. \u0130zah edildi\u011fi gibi, can \u00e7eki\u015fen Osmanl\u0131 ve \u0130ran \u0130mparatorluklar\u0131 hegemonik denge hesaplar\u0131 nedeniyle ya\u015famalar\u0131na m\u00fcsaade edilen fosil olu\u015fumlar durumuna d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdi. \u0130mparator-luk b\u00fcrokrasileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan iktidarda kalman\u0131n tek yolu, bir veya birka\u00e7 hege-mon g\u00fcce dayanarak varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmekti. Dolay\u0131s\u0131yla ad\u0131 ge\u00e7en b\u00f6lgeler \u00fczerinde \u0130ngiltere, Almanya, Rusya ve k\u0131smen Fransa\u2019ya ba\u011fl\u0131 yeni iktidar elitleri ayr\u0131\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Elitlerin kapitalist moderniteyi taklit etmeleri ka\u00e7\u0131-n\u0131lmazd\u0131. Bunlar\u0131n eski imparatorluk k\u00fclt\u00fcrleriyle ya\u015fama \u015fanslar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi (Kapitalist modernite k\u00fclt\u00fcr\u00fc onlar\u0131 \u00e7oktan fethetmi\u015fti), demokratik halk se\u00e7enekleri de s\u00f6z konusu olamazd\u0131. Varl\u0131klar\u0131 halk k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc gasp etme \u00fcze-rinde in\u015fa edilen b\u00fcrokrasilerden ve onlara v\u00fccut veren \u00fcst tabakadan (istis-nalar d\u0131\u015f\u0131nda) demokratik \u00e7\u0131k\u0131\u015f beklenemezdi. Bu kesimlerin yeni hegemonik g\u00fc\u00e7lere eklemlenmekten ba\u015fka \u015fanslar\u0131 yoktu. Geriye b\u00fcrokratik ayd\u0131nlanmay-la modernite taklidinin oldu\u011fu gibi aktar\u0131m\u0131 kal\u0131yordu. D\u00fcnya genelinde (daha \u00f6nceleri Fransa Devrimi sonras\u0131 Avrupa\u2019da) oldu\u011fu gibi, Osmanl\u0131 b\u00fcrokrasisi de bu yola girdi. Tanzimat\u00e7\u0131 pa\u015falardan sonra Gen\u00e7 Osmanl\u0131lar ve ard\u0131ndan 1890\u2019lardan itibaren \u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti\u2019ne d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f J\u00f6n T\u00fcrk Hare-keti bu yolda at\u0131lm\u0131\u015f kritik ad\u0131mlard\u0131. \u0130deolojik olarak \u00f6nce Osmanl\u0131c\u0131l\u0131kla ba\u015flayan ve Panislamizm\u2019le devam eden d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fckle sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131. Osmanl\u0131c\u0131l\u0131kla imparatorlu\u011fun t\u00fcm bakiyelerinden bir ulus-devlet yaratmak ama\u00e7lanm\u0131\u015fken, H\u0131ristiyan uyruklar\u0131n ayr\u0131l\u0131k e\u011filiminde olmalar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, Panislamizm ile M\u00fcsl\u00fcman halklardan (\u00f6zellikle Araplar\u0131 da kapsayan) bir olu\u015fum yaratma temelinde imparatorluk s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmek istendi. Araplarda ay-r\u0131lma e\u011filiminin g\u00fc\u00e7lenmesiyle birlikte T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck e\u011filimi \u00f6ne \u00e7\u0131kt\u0131. Birinci Me\u015frutiyet Gen\u00e7 Osmanl\u0131lar\u2019\u0131n arzusu sonucunda ilan edilirken, \u0130kinci Me\u015fru-tiyet\u2019te \u0130sl\u00e2mc\u0131 ve T\u00fcrk\u00e7\u00fc ideolojiler daha bask\u0131n durumdayd\u0131.<\/p>\n<p>1913\u2019ten g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck zihniyeti, devlet ve devlet odakl\u0131 par-tilerin resmi ideolojisine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Bu e\u011filimlerin hepsinde hegemonik g\u00fc\u00e7lerin az veya \u00e7ok etkisi vard\u0131r. Daha da \u00f6nemlisi, ciddi bir Masonik s\u0131zma vard\u0131r. Frans\u0131z Devrimi\u2019nden beri Masonlar t\u00fcm gen\u00e7 ulus\u00e7u laik hareketleri destek-lemi\u015ftir  bir nevi burjuva sivil toplumculu\u011funun teolojik iktidar yanl\u0131lar\u0131yla hesapla\u015fmas\u0131n\u0131 ifade eder. Tanzimat\u2019la ba\u015flayan s\u00fcre\u00e7te her \u00fc\u00e7 ak\u0131mda da son derece etkili olmu\u015f, \u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti\u2019nin olu\u015fumunda ve iktidar\u0131nda as\u0131l y\u00f6netici elidi te\u015fkil etmi\u015ftir. Bu ak\u0131mlarda Siyonizm\u2019in de etkisi olmu\u015ftur. 1896\u2019da kendilerini resmen Yahudi burjuva milliyet\u00e7ili\u011finin temsilcileri olarak ilan eden Siyonistler, Kud\u00fcs merkezli eski Yahudi-\u0130srail devletinin yeniden in\u015fas\u0131 pe\u015findeydiler. Bunun yolu Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nda etkili olmalar\u0131n-dan ge\u00e7mekteydi. Bunun i\u00e7in elveri\u015fli ayg\u0131t ise \u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti\u2019ydi. Her ne kadar 1913 Ocak darbesiyle ideoloji olarak resmen T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fckte karar k\u0131ld\u0131ysa da, \u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti i\u00e7erik olarak hayli karma\u015f\u0131k bir ideolo-jik ve politik yap\u0131lanmayd\u0131. \u0130ttihat\u00e7\u0131lar\u0131n T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fc sosyolojik bir olguya da-yanmaktan ziyade, T\u00fcrklerden daha \u00e7ok her t\u00fcrl\u00fc milliyetin tortusal \u00f6\u011felerin-den olu\u015fan karma\u015f\u0131k bir yap\u0131y\u0131 ifade ediyordu. Ba\u015fta ordu olmak \u00fczere b\u00fcrok-ratik kurumlar\u0131n y\u00f6neticilerinin kendilerine bir gelecek arama hesab\u0131n\u0131n a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131 bu s\u00fcre\u00e7te, s\u00f6z konusu olu\u015fumun herhangi bir s\u0131n\u0131fsal veya etnik te-meli bulunmuyordu. T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu y\u00f6n\u00fcyle yapay ve tortusald\u0131.<\/p>\n<p>\u0130ktidar\u0131 ele ge\u00e7irmesiyle birlikte kendine bir sosyal temel haz\u0131rlamak istedi. B\u00fcrokrasiden bir burjuva s\u0131n\u0131f olu\u015fturulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. Cumhuriyet iktidarlar\u0131 bu program\u0131 daha da geli\u015ftirerek g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar s\u00fcrd\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. S\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde merkeziyet\u00e7i ve ademi merkeziyet\u00e7i olarak b\u00f6l\u00fcnseler de, ideolo-jik ilkeleri hep ayn\u0131 kald\u0131.<\/p>\n<p>\u00c7\u0131k\u0131\u015fta toplumsal ve s\u0131n\u0131fsal temeli bulunmayan bu iktidarc\u0131 ve ideolojik elitin geli\u015ftirece\u011fi burjuvazi ancak devlet kapitalizmiyle olu\u015fabilirdi. Devlet kapitalizmi kapitalizmin yarat\u0131c\u0131l\u0131ktan yoksun en gerici bi\u00e7imidir. Ya d\u0131\u015ftan beslenerek geli\u015fecek ya da i\u00e7te toplum \u00fczerinde amans\u0131z ter\u00f6rle art\u0131k-de\u011fer elde ederek varl\u0131k bulacakt\u0131r. D\u0131\u015f destek ihtiyac\u0131 Yahudi sermayesinin s\u0131zmas\u0131-na hep elveri\u015fli bir ortam yaratt\u0131. Kald\u0131 ki, Sel\u00e7uklulardan beri, \u00f6zellikle 1550\u2019lerden sonra kapitalist hegemonyan\u0131n y\u00fckselme \u00e7a\u011f\u0131nda Yahudiler \u00e7ok etkiliydiler. \u0130spanya\u2019dan at\u0131lmalar\u0131ndan sonra (1492) bir kollar\u0131 Hollanda-Amsterdam, ikinci \u00f6nemli kollar\u0131 ise \u0130zmir-Selanik-\u0130stanbul merkezli olarak \u00fcslendi. Anadolu\u2019da geleneksel olarak da Yahudi sermayesi hep var olageldi. D\u0131\u015ftan ve i\u00e7ten en \u00f6rg\u00fctl\u00fc sermaye kesimi Yahudilerdi. Bu sermayenin Yahu-dilere yurt edinme hesab\u0131 \u00f6nceleri Rusya, Polonya, Almanya, Hollanda ve Britanya Adas\u0131nda yo\u011funla\u015ft\u0131. Almanya \u00fczerinde en \u00e7ok hesap yap\u0131lan \u00fclkeydi. Burjuvazisinin olu\u015fumunda Yahudilerin ideolojik, politik ve ekonomik rolleri yo\u011fundu. En ideal Almanl\u0131\u011fa \u00f6nc\u00fcl\u00fck ettiler. Kraldan daha kralc\u0131 bir yakla\u015f\u0131m-la Alman milliyet\u00e7ili\u011fini ve devlet eliyle kapitalizmini geli\u015ftirmede yarat\u0131c\u0131 rol oynad\u0131lar. Rusya, Fransa ve \u0130ngiltere hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 Alman hegemon-yac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kard\u0131lar. Siyonizm daha \u00e7ok Alman-Avusturya Yahudi burjuva-zisinin e\u011filimiydi. \u0130ngiltere ve Rusya Yahudileri de faaldi. Fakat 1918\u2019lere, Al-man \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131na kadar, Alman Yahudi burjuvazisi hep \u00f6n-deydi.<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nda \u0130kinci Abd\u00fclhamit\u2019le geli\u015fen denge hesaplar\u0131 sonucunda Alman devlet sermayesine ba\u011fl\u0131l\u0131k \u00f6ne \u00e7\u0131kt\u0131. \u0130ttihat ve Terakki\u2019de zaten g\u00fc\u00e7l\u00fc olan Alman etkisi, \u00f6z\u00fcnde Yahudi sermayesinin etkisiydi. Buna Masonlar\u0131n ve yerel Yahudi sermayesinin etkisi de eklenince, Yahudi milliyet\u00e7i-li\u011fi \u0130srail Siyonizm\u2019inden \u00f6nce Anadolu-T\u00fcrkiye Siyonizm\u2019ini g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde konumland\u0131rd\u0131. Me\u015frutiyet\u2019in ilan\u0131, 23 Ocak 1913 darbesi, 1919-1922 Ulusal Kurtulu\u015f s\u00fcreci ve Cumhuriyet\u2019in in\u015fas\u0131nda as\u0131l rol sahibiydi. \u0130\u015fte tam da bu nedenle T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck ideolojisi kendini maskelemesinde ideal bir \u00f6rt\u00fc rol\u00fcn\u00fc oynad\u0131, kullan\u0131ld\u0131. T\u00fcrkiye kapitalizminin olu\u015fumu konusundaki genel ge\u00e7er soyut tahliller a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olmaktan \u00e7ok, somut geli\u015fmeyi oldu\u011fu gibi a\u00e7\u0131klamak-tan uzakla\u015ft\u0131r\u0131r ve k\u00f6rle\u015ftirici bir rol oynar, anlam sapt\u0131rmas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirir. Alman kapitalizminde Yahudi sermayesinin t\u00fcm ideolojik, k\u00fclt\u00fcrel ve iktidar ayg\u0131tlar\u0131ndaki konumundan daha yo\u011fun ve h\u00fckmedici bir etki g\u00fcc\u00fc T\u00fcrkiye kapitalizminde, \u00f6zellikle onun d\u0131\u015f politikas\u0131nda, ordu yap\u0131lanmas\u0131nda, ideolojik ve k\u00fclt\u00fcrel kurumlar\u0131nda ge\u00e7erlidir. Ortada bir T\u00fcrk burjuvazisi yoktur. Ger-\u00e7ek T\u00fcrkl\u00fck olarak yoksul T\u00fcrkmen ve reaya, k\u00f6yl\u00fc y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 vard\u0131r. T\u00fcrk burjuvazisi rol\u00fcnde de\u011fme \u2018Ye\u015fil\u00e7am Filmleri\u2019ne ta\u015f \u00e7\u0131kartacak bir Yahudi sermayesi ve burjuvazisi vard\u0131r. <\/p>\n<p>Cumhuriyet burjuvazisinin bir numaras\u0131 Vehbi Ko\u00e7 ve holdinginin hik\u00e2yesine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, t\u00fcm T\u00fcrkiye burjuvazisinin hik\u00e2yesi okunmu\u015f olacakt\u0131r. T\u00fcrk burjuvazisi olu\u015fmad\u0131, hi\u00e7 olmad\u0131 denilmiyor  nas\u0131l olu\u015fturuldu\u011funa somut olarak bak\u0131l\u0131p \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi gerekir deniliyor.<\/p>\n<p>Kapitalist modernite d\u00f6neminde temel in\u015fac\u0131 g\u00fc\u00e7 olarak Yahudi sermaye-sinin g\u00fcc\u00fcnden kimse ku\u015fku duyamaz. Entelekt\u00fcel ve k\u00fclt\u00fcrel g\u00fcc\u00fcnden de ku\u015fku duyulamaz. Ayn\u0131 zamanda Yahudi ayd\u0131nlar\u0131 ve emek\u00e7ilerinin ezilenlerin ideolojik ve pratik hareketlerindeki \u00f6nc\u00fc rol\u00fcnden de ku\u015fku duyulamaz. Bura-da amac\u0131m\u0131z anti-Semitik duygular geli\u015ftirmek olmay\u0131p, kapitalizmin ve ona kar\u015f\u0131t hareketlerin tarihsel-toplumsal konumlan\u0131\u015f\u0131n\u0131 do\u011fru belirlemektir.<\/p>\n<p>1918\u2019de Alman \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun yenik d\u00fc\u015fmesiyle \u0130ngiltere ve Hollan-da\u2019da merkezile\u015fmi\u015f Yahudi sermayesi \u00f6ne \u00e7\u0131kt\u0131. Daha do\u011frusu, 16. y\u00fczy\u0131ldan beri birbirleriyle ulusal rekabet halinde olan her iki taraftaki hegemonik g\u00fc\u00e7 m\u00fccadelesinden (\u00f6nce \u0130spanya \u0130mparatorlu\u011fu, sonra Fransa \u0130mparatorlu\u011fu, en son Alman, Rus ve Osmanl\u0131 \u0130mparatorluklar\u0131) nihai olarak hep \u0130ngiltere galip \u00e7\u0131kt\u0131. Yahudi sermayesinin bu galibiyetteki rol\u00fc \u00e7ok \u00f6nemlidir: T\u0131pk\u0131 daha \u00f6nceleri \u0130ngiltere\u2019nin s\u00f6m\u00fcrgesi olan ABD\u2019nin in\u015fa edilmesinde ve hegemonik g\u00fc\u00e7 haline getirilmesinde oldu\u011fu gibi. Hitler\u2019in ve Nazilerin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f ne-denlerini bu ger\u00e7eklikte aramak gerekir. \u00c2deta Alman k\u0131l\u0131\u011f\u0131na girerek \u015foven tekelci bir devlet kapitalizminin in\u015fa edilmesinde stratejik rol oynayan Yahudi sermayesi, Almanya\u2019n\u0131n 1918\u2019deki yenilgisinden sorumlu tutuldu. Hitler\u2019in partisi dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc ve ufuksuz k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvalardan olu\u015fuyordu. B\u00fcy\u00fct\u00fcld\u00fck-leri \u015foven ideoloji, onlarda Alman k\u0131l\u0131kl\u0131 (maskeli) Yahudilere kar\u015f\u0131 muazzam bir nefret olu\u015fturdu. Bu nefret soyk\u0131r\u0131mla sonu\u00e7land\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar \u0130ngilte-re\u2019nin hegemonyas\u0131ndan ve Sovyet Rusya\u2019n\u0131n kurulu\u015fundan da Yahudileri sorumlu tutuyorlard\u0131. Ayr\u0131ca Rosa Luxemburg gibi Yahudi k\u00f6kenli \u00e7ok say\u0131da sosyalist de i\u00e7teki sava\u015fta \u00f6nc\u00fc rol oynam\u0131\u015ft\u0131. K. Marks da Yahudi k\u00f6kenliydi. T\u00fcm bu etkenler bir araya getirildi\u011finde, kapitalizm ve soyk\u0131r\u0131m ger\u00e7e\u011fi daha iyi a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>\u0130lave edilmesi gereken di\u011fer \u00f6nemli bir ger\u00e7ek, Yahudi milliyet\u00e7ili\u011fi (Siyo-nizm) ile Yahudi evrenselcili\u011fi aras\u0131ndaki ayr\u0131md\u0131r. Her ne kadar \u0130srail ve dolay\u0131s\u0131yla Yahudi milliyet\u00e7ili\u011fi etkili bir konumdaysa da, evrenselci Yahudiler hem uluslararas\u0131 sermaye hem de emek\u00e7iler kamp\u0131nda her zaman etkide bu-lunmu\u015flard\u0131r. Milliyet\u00e7i Yahudilerin dikkat merkezleri \u0130srail iken, uluslararas\u0131 (k\u00fcresel \u015firketler yoluyla) Yahudilerin dikkati yerel ulus-devletlerin ekonomi ve iktidar tekellerine, buralarda g\u00fc\u00e7l\u00fc konumlanmaya, uluslararas\u0131 \u015firketlerin, medyan\u0131n ve k\u00fclt\u00fcrel faaliyetlerin i\u00e7inde g\u00fc\u00e7l\u00fc rol oynamaya y\u00f6neliktir.<\/p>\n<p>Her ulus-devlet\u00e7i milliyet\u00e7i ideoloji ve k\u00fclt\u00fcr, az veya \u00e7ok bu sermayenin sadece rengine de\u011fil, \u00f6z\u00fcne de ba\u011fl\u0131d\u0131r. Her ulus-devlet tekelcili\u011finde t\u0131pk\u0131 ekonomik tekelcilikte oldu\u011fu gibi evrensel Yahudi sermayesinin eli vard\u0131r: T\u0131pk\u0131 ezilenlerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik hareketlerinde sosyalist Yahudilerin oyna-d\u0131klar\u0131 evrensel rolde oldu\u011fu gibi.<\/p>\n<p>Stratejik nedenlerle (Filistin\u2019de bir \u0130srail in\u015fa etmek) gerek \u00e7\u0131k\u0131\u015fta, gerek giri\u015fte Anadolu topraklar\u0131 Yahudilik i\u00e7in tarih\u00ee bir role sahiptir. Babilliler, Asurlar, Araplar, Roma ve Bizans\u2019tan beri bu stratejik rol hep ge\u00e7erlidir. Kud\u00fcs\u2019ten (k\u0131smen Mezopotamya\u2019dan) \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n yolu gibi, giri\u015fin yolu da Anado-lu\u2019dan ge\u00e7er. Dolay\u0131s\u0131yla Siyonistler a\u00e7\u0131s\u0131ndan Anadolu, \u0130srail i\u00e7in en \u00f6nemli atlama ta\u015f\u0131 ve stratejik durakt\u0131r. Kald\u0131 ki, \u0130zmir-Manisa, Selanik-Edirne hatt\u0131 bir grup Yahudi taraf\u0131ndan uzun s\u00fcre anayurt konumunda de\u011ferlendirildi. Bunun i\u00e7in buralar\u0131 geli\u015ftirdiler, kalk\u0131nd\u0131rd\u0131lar.<\/p>\n<p>Alman modelini kendine \u00f6rnek alan Enver Pa\u015fa\u2019n\u0131n d\u00fczenledi\u011fi 23 Ocak 1913 darbesi (Daha \u00f6ncesinde Me\u015frutiyet ilan\u0131 i\u00e7in de benzer bir hamlesi var-d\u0131r) bu ba\u011flamda de\u011fer ta\u015f\u0131r. O d\u00f6nemde Yahudi kadrolar Almanya\u2019da en g\u00fc\u00e7l\u00fc konumlar\u0131n\u0131 ya\u015famaktad\u0131r. Enver ve grubunu e\u011fiten de Liman von Sanders ve Colmar von der Goltz Pa\u015fa gibi bu t\u00fcr kadrolard\u0131r. Alman ve Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131, \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc \u0130ngiltere yanl\u0131s\u0131 Yahudi kadrola-r\u0131na ge\u00e7irdi. Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck \u00f6nderlik \u00e7eki\u015fmesi \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn bu el de\u011fi\u015ftirmesiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. M. Kemal Pa\u015fa\u2019n\u0131n \u0130ngiltere\u2019nin onay\u0131yla Sam-sun\u2019a \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ekse de, Anadolu ba\u015fkald\u0131r\u0131s\u0131ndaki rol\u00fc ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve yurtseverlik temelindedir. Bu durumu kavrayan \u0130ngiltere iki tedbir geli\u015ftirdi: D\u0131\u015ftan Yunan i\u015fgalini destekleyip isyan\u0131 bast\u0131rmak  bu m\u00fcmk\u00fcn olmazsa, \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc ve Fevzi \u00c7akmak \u00fczerinden i\u00e7te Mustafa Kemal\u2019i kontrol alt\u0131nda tutmak. Yunanl\u0131lar\u0131n (\u0130\u015fbirlik\u00e7i Yunan burjuvazisi geleneksel olarak \u0130ngiliz-ABD yanl\u0131s\u0131d\u0131r) yenilgisiyle birlikte, t\u00fcm a\u011f\u0131rl\u0131k \u0130smet ve Fevzi Pa\u015falar\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131l\u0131nmas\u0131na hasredildi. \u0130syan\u0131n ba\u015f\u0131nda ve isyan karar\u0131nda \u0130smet ve Fevzi Pa\u015fa-lar\u0131n rol\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, her ikisi de \u0130stanbul\u2019da \u0130ngiltere ve m\u00fcttefiklerinin denetiminde kalan orduda kendilerine verilen g\u00f6revlerin ba\u015f\u0131ndayd\u0131lar. \u0130ngiliz-ler haklar\u0131nda herhangi bir \u00f6nlem almad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in daha sonra harekete kat\u0131ld\u0131lar, daha do\u011frusu g\u00f6nderildiler. Bu temelde isyana \u00f6nc\u00fcl\u00fck eden be\u015f pa\u015fadan d\u00f6rd\u00fc (K\u00e2z\u0131m Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Refet Bele) \u00e7e\u015fitli gerek\u00e7elerle tasfiye edildi. Geriye kalan Mustafa Kemal Pa\u015fa, gerek stratejik konumu gerekse oynad\u0131\u011f\u0131 denge politikas\u0131 nedeniyle yerini korudu. \u015eeyh Sait\u2019e kar\u015f\u0131 komplo ile ba\u015flat\u0131lan 1925\u2019teki komplo zinciriyle siyasi program halinde hayata ge\u00e7irilen Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizmi diyebilece\u011fimiz rejim, kendisini kat\u0131 laik T\u00fcrk\u00e7\u00fc bir sistem olarak tan\u0131mlasa da, \u00f6z\u00fcnde metafizik olan, \u00e7ok daha dog-matik ve ter\u00f6rist yeni bir dindir  bu konuda tarihsel tecr\u00fcbeye sahip olan Yahudi ideolojisinin g\u00fcncel T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019ne bi\u00e7ti\u011fi yeni dindir. Musta-fa Kemal\u2019in tanr\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, \u0130n\u00f6n\u00fc\u2019n\u00fcn peygamberle\u015ftirilmesi, Fevzi \u00c7ak-mak\u2019\u0131n komutanla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 (Ye\u015fua ve Davut \u00f6rne\u011fi) Yahudi mitolojisinin bir gere\u011fidir. T\u00fcrk toplumunun ezici \u00e7o\u011funlu\u011funa ra\u011fmen, ilan edilen ve siyasi programa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclen yeni dinin ideolojisi olan T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam eden ter\u00f6r\u00fcn, soyk\u0131r\u0131mlar\u0131n ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ekle\u015fmesindeki genetik kodu olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Mustafa Kemal \u0130zmir suikast\u0131yla sindirilmek istendi. K\u00fcrt isyanlar\u0131yla pro-vokasyona getirildi. Kendi yak\u0131n arkada\u015f\u0131 Fethi Okyar bu nedenle (K\u00fcrt isya-n\u0131n\u0131 kanl\u0131 bast\u0131rmadan yana de\u011fildi) ba\u015fbakanl\u0131ktan al\u0131n\u0131p yerine \u0130smet Pa\u015fa getirildi. Ordu da t\u00fcm\u00fcyle Fevzi Pa\u015fa\u2019n\u0131n denetimine b\u0131rak\u0131ld\u0131. Mustafa Ke-mal\u2019in konumu art\u0131k sembolik cumhurba\u015fkan\u0131 unvan\u0131yla \u00c7ankaya\u2019da bir nevi tutsakl\u0131kt\u0131r. \u0130ngiltere\u2019nin de Ulusal Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131nda yenildi\u011fi s\u00f6ylenir. Bu d\u00fcped\u00fcz yaland\u0131r. 1922\u2019den itibaren \u0130ngiltere\u2019nin olas\u0131 kurtulu\u015ftaki rol\u00fc kesin-le\u015fmi\u015f gibidir. Deste\u011fini Yunanl\u0131lardan \u00e7oktan \u00e7ekmi\u015f (Sultan Vahdettin\u2019i de \u0130ngiltere \u00e7ekti), kendi has kadrolar\u0131yla ulus-devlet in\u015fas\u0131na giri\u015fmi\u015f, kocaman bir imparatorluktan Anadolu\u2019ya s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019yle amac\u0131na ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun di\u011fer bir kan\u0131t\u0131, Cumhuriyet\u2019in Sovyet Rusya\u2019n\u0131n \u00f6n\u00fcnde hep bir baraj duvar\u0131 gibi tutulmas\u0131d\u0131r. Bunun i\u00e7in Mustafa Suphi\u2019lerle ba\u015fla-yan sosyalistlere y\u00f6nelik soyk\u0131r\u0131m g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar s\u00fcrd\u00fcr\u00fcld\u00fc. Ermeni soyk\u0131-r\u0131m\u0131 sadece bir ba\u015flang\u0131\u00e7t\u0131. K\u00fcrtler \u00fczerindeki k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m ise halen devam etmektedir. Di\u011fer az\u0131nl\u0131klar, k\u00fclt\u00fcrler, S\u00fcryaniler ve T\u00fcrkmenler de T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn deh\u015feti ve uygulad\u0131\u011f\u0131 karma\u015f\u0131k k\u00fc\u00e7\u00fck soyk\u0131r\u0131mlarla kendilikle-rinden, kendilerinden vazge\u00e7irildiler.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n evrensel ve milliyet\u00e7i Yahudiler ve Yahudi sermayesiyle ne ili\u015fkisi vard\u0131r sorusu bo\u015f bir soru de\u011fil, son y\u00fcz y\u0131ll\u0131k T\u00fcrkl\u00fck tarihini anla-man\u0131n temel kritik sorusudur. \u0130\u00e7inde T\u00fcrk olmayan T\u00fcrkl\u00fck tarihi bir ideolo-jik in\u015fad\u0131r  hem kuram hem de uygulama olarak yar\u0131 yar\u0131ya Filistin\u2019de kurula-cak \u0130srail devleti \u00f6ncesi bir \u00d6n \u0130srail haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Mustafa Kemal\u2019in dengeleyici (D\u0131\u015fta Sovyetler Birli\u011fi ve \u0130ngiltere, i\u00e7te \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131f ve tabakalar aras\u0131nda) politikalar\u0131 olmasayd\u0131, hi\u00e7bir g\u00fc\u00e7 Anadolu\u2019daki yeni olu\u015fumlar\u0131 \u0130ttihat ve Te-rakki kadrolar\u0131 ile Enver Pa\u015fa\u2019n\u0131n denetiminden \u00e7\u0131karamaz, T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc Alman fa\u015fizmine ta\u015f \u00e7\u0131kartacak bir \u015foven fa\u015fist t\u0131rman\u0131\u015fa ge\u00e7mekten al\u0131koyamazd\u0131. Bu da Cumhuriyet\u2019in (Cumhuriyet kurulur muydu? Bu da ayr\u0131 bir sorudur) daha \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131na varmadan y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131 olurdu. \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131n\u0131n hemen \u00f6ncesinde Mustafa Kemal\u2019in \u00f6l\u00fcm\u00fc, 1938-\u201845 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda \u0130ngiltere ile Almanya\u2019n\u0131n T\u00fcrkiye-Anadolu \u00fczerinde rekabeti, 1945 sonras\u0131nda ABD hegemonyas\u0131n\u0131n kesinle\u015fmesi, T\u00fcrkiye\u2019nin sistem tercihini NATO\u2019ya girerek resmile\u015ftirmesi 1922\u2019nin devam\u0131 niteli\u011findedir. Cumhuriyet\u2019in partisi olan CHP sistemin sigortas\u0131 niteli\u011findeydi. 2000\u2019li y\u0131llar\u0131n ba\u015f\u0131na kadar darbe ve komplolarla y\u00fcr\u00fct\u00fclen sistemin di\u011fer bir ad\u0131 \u2018Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizmi\u2019dir. Bundan kas\u0131t, yapay T\u00fcrkl\u00fck ve toplumun bu T\u00fcrkl\u00fc\u011fe g\u00f6re ter\u00f6rle homojenle\u015ftiril-mesidir  bu tan\u0131m d\u0131\u015f\u0131nda kalan hi\u00e7 kimseye ve hi\u00e7bir k\u00fclt\u00fcre ya\u015fam hakk\u0131 tan\u0131nmamas\u0131d\u0131r.<br \/>ABD hegemonyas\u0131n\u0131n \u2018Ye\u015fil Ku\u015fak\u2019 teorisine ba\u011fl\u0131 olarak beyazdan ye\u015file kayan T\u00fcrkiye kapitalizminin Anadolucu ge\u00e7inen ve \u0130sl\u00e2m\u00ee \u00f6rt\u00fcye sar\u0131lan kesimi ba\u015ftan beri \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapma pe\u015findeydi. Ona bu f\u0131rsat\u0131 T\u00fcrkiye Solu ve K\u00fcrdistan \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Hareketi verdi. Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizminin Sol\u2019a ve K\u00fcrt \u00d6z-g\u00fcrl\u00fck Hareketi\u2019ne kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc sava\u015fta y\u0131pranmas\u0131 ve tecrit olmas\u0131 Anado-lucu kanad\u0131 g\u00fc\u00e7lendirdi. ABD\u2019nin hem b\u00f6lge halklar\u0131na hem de Sovyet Rus-ya\u2019n\u0131n yay\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 harekete ge\u00e7irdi\u011fi \u0130sl\u00e2m\u00ee milliyet\u00e7i hareket T\u00fcrkiye somutunda \u00f6nce koalisyonlarla, 2000\u2019lerden sonra ise tek ba\u015f\u0131na iktidara yerle\u015fti. Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizminde Yahudi Siyonist milliyet\u00e7ili\u011fi ne denli etkiliyse, Ye\u015fil T\u00fcrk fa\u015fizminde de evrensel Yahudi sermayesi o denli etkilidir. Bunlar\u0131n en son karar k\u0131ld\u0131klar\u0131 sigorta partisi AKP oluyor. T\u00fcrkiye b\u00fcrokratik burjuva-zisinin do\u011fu\u015funda Siyonist Yahudi milliyet\u00e7ili\u011fi ne denli etkiliyse, Anadolu burjuvazisinin (Liberal, \u00f6zel sermaye de denilmektedir) geli\u015fiminde ve iktidara yerle\u015fmesinde de k\u00fcresel Yahudi sermayesi (Karaimler) o denli etkilidir. Hitler t\u00fcr\u00fc fa\u015fizmi Enver Pa\u015fa, Nihal Ats\u0131z, Alparslan T\u00fcrke\u015f ve MHP (Milliyet\u00e7i Hareket Partisi, kurulu\u015funu Fevzi \u00c7akmak\u2019\u0131n Millet Partisi\u2019ne dayand\u0131r\u0131r) temsil etmek istedi. Almanya\u2019n\u0131n yenilgisi Kara T\u00fcrk fa\u015fizmi diyebilece\u011fimiz bu kanad\u0131n iktidar \u015fans\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fck k\u0131ld\u0131. Fa\u015fizmin bu her \u00fc\u00e7 kanad\u0131 da d\u0131\u015f he-gemonik g\u00fc\u00e7lerin uzant\u0131s\u0131 olup, hangi g\u00fc\u00e7 sisteme egemen olursa onun deva-m\u0131 olarak i\u00e7 iktidara yerle\u015fir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019nin son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k tarihi d\u0131\u015f hegemonik g\u00fc\u00e7lerden ba\u011f\u0131ms\u0131z de-\u011fildir  TC ulus-devleti s\u0131k\u0131 ba\u011fl\u0131l\u0131k i\u00e7inde \u00f6zenle olu\u015fturulmu\u015f \u2018\u00f6zel valilik\u2019 stat\u00fcs\u00fcndedir. T\u00fcrkiye\u2019nin kritik kav\u015fak noktas\u0131ndaki konumu, uluslararas\u0131 hegemonik dengenin \u00f6zg\u00fcn bir yans\u0131mas\u0131n\u0131 gerekli k\u0131lmaktad\u0131r. Keskin ba\u011f\u0131m-s\u0131zl\u0131k idealar\u0131na ra\u011fmen, hegemonik sistemin en \u00e7ok tahkim edilen ve sars\u0131l-mamas\u0131na \u00f6zen g\u00f6sterilen ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkesi, ulusu ve ulus-devletidir. Kapitalist hegemonik sistem do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmeden T\u00fcrkiye do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmlenemez. Tersi de ge\u00e7erlidir. Sistemin evrensel \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc T\u00fcrkiye \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcd\u00fcr. B\u00f6ylelikle soyk\u0131-r\u0131m ger\u00e7ekleri de do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilir.<\/p>\n<p><strong>c- <\/strong>H\u0131ristiyan halklara y\u00f6nelik ter\u00f6r\u00fc, Ermeniler, S\u00fcryaniler, Pontuslular ve farkl\u0131 k\u00fclt\u00fcrlerden M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ya\u015fad\u0131klar\u0131 asimilasyonu ve soyk\u0131r\u0131m dene-melerini ancak kapitalist modernitenin Anadolu ve Mezopotamya co\u011frafyas\u0131n-daki ger\u00e7ekle\u015ftirimleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmleyebiliriz. Ermeni soyk\u0131r\u0131m\u0131n\u0131 sadece Beyaz T\u00fcrk fa\u015fizmine (\u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti ile CHP\u2019nin resmi ideolojisi ve siyasi programl\u0131 hareketi) ba\u011flamak dar bir yakla\u015f\u0131m olur. Bu soyk\u0131r\u0131m\u0131n k\u00f6keninde \u00e7ok gerilere giden bir tarih ve daha karma\u015f\u0131k toplumsal etkenler vard\u0131r. Ermeni kabilelerin \u00fcst tabakas\u0131 da, Yahudi sermayesi kadar olmasa da, Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde sermayenin olu\u015fumunda \u00f6nemli bir yer tutar. Ermenilerin kentleri kendilerine erkenden merkez edinmeleri, zanaat\u00e7\u0131-l\u0131ktaki ustal\u0131klar\u0131 ve \u00fcst\u00fcn ticari nitelikleri, daha Hitit Devleti zaman\u0131ndan beri onlar\u0131 sermayenin sahibi k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle Anadolu ve Mezopotamya kent\u00e7i-li\u011finde temel akt\u00f6r konumundayd\u0131lar. H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 kabul etmeleriyle birlikte (M.S. 300\u2019ler) hem bu rolleri daha \u00e7ok farkl\u0131la\u015ft\u0131, hem de varl\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr hale geldi. Kapitalizmin Ortado\u011fu\u2019da bir nevi erken do\u011fumunu ger\u00e7ekle\u015ftirdi-ler. Erken derken sistematik bir do\u011fu\u015ftan bahsediyoruz. Yoksa kapital birikimi S\u00fcmerlerden beri her k\u00fclt\u00fcr\u00fcn marjinal unsurlar\u0131nca ger\u00e7ekle\u015ftiriliyordu. Ermeni burjuvazisi H\u0131ristiyanl\u0131kla birlikte ilk defa bu birikimi etkili ve sistemik hale getirdi. Zanaat ve ticaretteki etkili konumlar\u0131 bunu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131l\u0131yordu. Sermaye birikimi her zaman kom\u00fcnal d\u00fczenli kabile ve a\u015firet toplumlar\u0131n\u0131n \u00f6fkesine ve kar\u015f\u0131 koyu\u015funa yol a\u00e7ar. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendi e\u015fitlik\u00e7i k\u00fclt\u00fcrleri \u00fczerinde devaml\u0131 tahribat yapar. Kent, s\u0131n\u0131f ve devlet olu\u015fumlar\u0131n\u0131 geli\u015ftirerek kurumsal \u00e7eli\u015fkilere yol a\u00e7ar. Ermeni soyk\u0131r\u0131m\u0131n\u0131n k\u00f6keninde bu y\u00f6nl\u00fc bir \u00e7eli\u015fkinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hep g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutmak gerekir.<\/p>\n<p>Kapitalist modernitenin y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ti\u011fi \u00e7a\u011f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131 olan 16. y\u00fczy\u0131l, Ermeni burjuvazisinin de y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ti\u011fi y\u00fczy\u0131ld\u0131r. Hem \u0130ran hem de Os-manl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu i\u00e7inde manifakt\u00fcr (el tezg\u00e2htarl\u0131\u011f\u0131) sanayisi ve ticaretin-de ba\u015fat rol oynuyorlard\u0131. \u0130ran\u2019\u0131n Bender Abbas ve \u0130sfahan kentleri ile \u0130stanbul ve \u0130zmir \u00fczerinden Avrupa ve Uzakdo\u011fu Asya\u2019ya kadar geni\u015f bir alanda faali-yet y\u00fcr\u00fcten ticaret tekellerinde \u00f6nemli pay sahibiydiler. Belli ba\u015fl\u0131 bir\u00e7ok kentte geli\u015fmi\u015f Ermeni mahalleleri vard\u0131. 19. y\u00fczy\u0131la kadar Ermeni b\u00fcy\u00fck ve k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazisi esas olarak ekonomik alanda etkilidir. Mimarl\u0131k sanat\u0131nda da \u00f6nde gelen bir role sahiptirler. Ortado\u011fu\u2019nun bir\u00e7ok mimari eserinin alt\u0131n-da imzalar\u0131 bulunmaktad\u0131r. Bat\u0131l\u0131 H\u0131ristiyan misyonerlerin 19. y\u00fczy\u0131lla birlikte Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nda yo\u011fun faaliyete ge\u00e7i\u015flerinde Ermenileri kazanmak ilk hedefleriydi. S\u00fcryani ve Rum kiliseleri kendi kendilerine yeterliydiler. Kritik durumda olan Ermeni kiliseleriydi. \u0130sl\u00e2m\u00ee halklar aras\u0131nda son derece da\u011f\u0131n\u0131k bir yerle\u015fimleri vard\u0131. \u00c7o\u011funluk arz ettikleri co\u011frafyalar \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131yd\u0131. \u00d6zellik-le Anadolu ve Mezopotamya\u2019da kent ile k\u0131r aras\u0131ndaki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc \u00e7er\u00e7evesinde g\u00f6r\u00fclen karma yerle\u015fim birimleri demografik yap\u0131n\u0131n temel \u00f6zelli\u011fiydi.<\/p>\n<p>19. y\u00fczy\u0131l milliyet\u00e7ili\u011finin misyonerler kanal\u0131yla a\u00e7t\u0131klar\u0131 okullar ve propa-ganda faaliyetleriyle Avrupa\u2019n\u0131n Ermeni toplumu \u00fczerinde g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131c\u0131 etkilere yol a\u00e7mas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131. Daha da \u00f6nemlisi, Avrupa sermayesinin ilk k\u00fcreselle\u015fme hamlesiyle i\u015fbirli\u011fine giren Ermeni burjuvazisi, d\u00fcnya genelinde ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 gibi, Avrupa\u2019da olu\u015fan ulus-devlet ama\u00e7l\u0131 milliyet\u00e7ili\u011fin yo\u011fun etki-sine girdi. Kendi sermayesini emin bi\u00e7imde kullanabilece\u011fi bir ulusal pazar derdine d\u00fc\u015ft\u00fc. T\u0131pk\u0131 Yahudi sermayesinin yurt aray\u0131\u015f\u0131 gibi, Ermeni yurdu talebi de g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde g\u00fcndeme yerle\u015fti. Ermeni toplumu yerle\u015fik kadim bir halkt\u0131, ama \u00e7o\u011funluk ve homojenlik arz eden bir konumdan yoksundu. Dolay\u0131s\u0131yla ulus-devlet aray\u0131\u015f\u0131 tehlikeli geli\u015fmeleri beraberinde ta\u015f\u0131yan bir ama\u00e7t\u0131.<\/p>\n<p>19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda geli\u015ftirilen ilk milliyet\u00e7i Ermeni \u00f6rg\u00fctlenmeleri, imparatorluk i\u00e7inde n\u00fcfuslar\u0131 ve sermayeleri oran\u0131nda bir siyasi kat\u0131l\u0131m\u0131 hedef-lemekteydi. Bu daha ger\u00e7ek\u00e7i ve uygulama kabiliyeti olan bir programd\u0131. Bi-rinci ve \u0130kinci Me\u015frutiyet\u2019te de olduk\u00e7a ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015flard\u0131. Fakat milliyet\u00e7ili-\u011fin doruklara t\u0131rmand\u0131\u011f\u0131 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131 ve 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda giderek ba\u011f\u0131ms\u0131z ulus-devlet talebine y\u00f6neldiler. Talepte bulunulan topraklar-da ba\u015fta K\u00fcrtler ve T\u00fcrkler olmak \u00fczere bir\u00e7ok de\u011fi\u015fik k\u00fclt\u00fcr bar\u0131n\u0131yordu. Rus Sosyal Demokrat \u0130\u015f\u00e7i Partisi\u2019ne benzer bir olu\u015fumun 1905 ve 1917 Rus Devrimlerine benzer devrimler temelinde Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nda bir federatif sistemin kurulmas\u0131n\u0131 hedeflemesi en ger\u00e7ek\u00e7i \u00e7\u00f6z\u00fcm y\u00f6ntemi olabi-lirdi. Sol H\u0131n\u00e7ak ve sa\u011f Ta\u015fnak Partileri kat\u0131, dar milliyet\u00e7i \u00f6rg\u00fctlenmeler olma konumunu a\u015famad\u0131lar.<\/p>\n<p>Trajedinin alt\u0131ndaki di\u011fer \u00f6nemli bir tarihsel etken, H\u0131ristiyanl\u0131ktan da et-kilenen ve kar\u015f\u0131t etkilere yol a\u00e7an Ermeni milliyet\u00e7ili\u011fiydi. Yahudi milliyet\u00e7ili-\u011finin Avrupa\u2019da yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 anti-Semitik etkilere benzeyen bir etki M\u00fcsl\u00fcman toplumlarda yank\u0131 buluyordu. Daha da vahimi, Ermeni sermayesinin Yahudi sermayesinin Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019ndaki etkisiyle olan rekabetiydi. Genelde H\u0131ristiyan sermayedarlarla Yahudi sermayedarlar aras\u0131nda daha \u0130mparatorlu-\u011fun kurulu\u015f y\u0131llar\u0131nda, \u0130stanbul\u2019un fethinde ve \u00f6zellikle \u0130spanya\u2019dan kovulan Yahudilerin a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak \u0130stanbul ve Selanik\u2019e yerle\u015ftirilmesinde kendini g\u00f6steren bu \u00e7eli\u015fki giderek k\u0131z\u0131\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc imparatorluktaki Rum ve Ermeni k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve sermayesinin etkisi daha eskilere gitmekte olup, s\u00fcreklili\u011fe ve yo-\u011funlu\u011fa sahipti. Kald\u0131 ki, imparatorlu\u011fun mali, s\u0131na\u00ee ve ticari faaliyet alanlar\u0131 bu \u00fc\u00e7 etnisite ve iki din, millet (Osmanl\u0131 sisteminde bunlara millet denirdi) aras\u0131nda payla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Aralar\u0131nda rekabet ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131. Avrupa kapitalizminin hegemonikle\u015fmesi ve imparatorluk b\u00fcnyesinde yay\u0131lmas\u0131 bu rekabeti daha da k\u0131z\u0131\u015ft\u0131rd\u0131. 19. y\u00fczy\u0131lda her \u00fc\u00e7 etnik grupta sadece g\u00fc\u00e7l\u00fc iktidar payla\u015f\u0131m talep-leri de\u011fil, yurt aray\u0131\u015flar\u0131 da geli\u015fiyordu. Bu aray\u0131\u015flar da birbirleriyle \u00e7eli\u015fkiliydi ve rekabeti k\u00f6r\u00fckl\u00fcyordu. Ayr\u0131ca H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n daha do\u011fu\u015fu s\u0131ras\u0131nda Hz. \u0130sa\u2019n\u0131n Roma Valisi\u2019nin i\u015fbirlik\u00e7isi Yahudiler taraf\u0131ndan \u00e7arm\u0131ha gerdirilmesi, genelde H\u0131ristiyanlarla Yahudiler aras\u0131nda s\u00fcrekli bir ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fczl\u00fc\u011fe ve nefre-te yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. T\u00fcm bu etkenler birle\u015fince, Osmanl\u0131 saray\u0131 ve b\u00fcrokrasisiyle daha g\u00fc\u00e7l\u00fc mali ili\u015fkilere sahip olan Yahudi sermayedarlar \u00fcst\u00fcn bir konumu i\u015fgal etmekteydi.<\/p>\n<p>\u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti Yahudilerin g\u00fc\u00e7l\u00fc deste\u011fiyle, hem ideolojik (T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck faaliyetleri) hem de maddi (T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn esas besleyici kayna\u011f\u0131 idiler) y\u00f6nden katk\u0131lar\u0131yla kuruldu ve geli\u015ftirildi. Alman militarizmini temsilen yeniden in\u015fas\u0131na ba\u015flanan modern Osmanl\u0131 ordusunu e\u011fiten Alman pa\u015falar ve subaylar\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 Yahudi k\u00f6kenliydi. Hem \u0130kinci Me\u015frutiyet\u2019in ilan\u0131nda, hem 31 Mart kar\u015f\u0131 darbesinin bast\u0131r\u0131lmas\u0131nda, hem de Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131n\u0131n ard\u0131ndan geli\u015fen Ulusal Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131nda Yahudi kadrolar stratejik rol sahi-biydiler ve bu rollerini ba\u015far\u0131yla oynad\u0131lar. T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn t\u00fcm temel yap\u0131tlar\u0131 ilk defa Yahudi ayd\u0131nlar (Vambery, Cohen gibi) taraf\u0131ndan yay\u0131nlan\u0131yordu. T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck ideolojisinin ger\u00e7ek yarat\u0131c\u0131s\u0131yd\u0131lar. T\u00fcrk toplumunun ezici \u00e7o\u011fun-lu\u011fu bu ideolojiye ters bir ger\u00e7ekli\u011fi ya\u015f\u0131yor olmas\u0131na ra\u011fmen, e\u011fitimsizli\u011fi ve \u00f6rg\u00fcts\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc nedeniyle etkisiz oldu\u011fundan, bu kadrolar devletin yeniden in\u015fas\u0131nda da (\u0130ttihat Terakki ve CHP yoluyla) yine temel \u00e7ekirdek rol\u00fcn\u00fc oynayacaklard\u0131r. Yahudilerin bu bariz \u00fcst\u00fcnl\u00fckleri kar\u015f\u0131s\u0131nda H\u0131ristiyan Erme-niler ve Rumlar\u0131n yeni devlet olu\u015fumlar\u0131nda etkili olma \u015fanslar\u0131 \u00e7ok azd\u0131. Ekonomideki g\u00fc\u00e7l\u00fc varl\u0131klar\u0131, iktidarda bulunan rakipleri (Yahudi sermayedar-lar\u0131 ve olu\u015fturduklar\u0131 T\u00fcrk\u00e7\u00fc devlet\u00e7i kolektif kapitalist s\u0131n\u0131f) kar\u015f\u0131s\u0131nda daha \u00e7ok hedef haline gelmelerine yol a\u00e7\u0131yordu. Cumhuriyet ilan edildi\u011finde geriye pek bir \u015feyleri kalmayacakt\u0131.<\/p>\n<p>Ermeni soyk\u0131r\u0131m\u0131 bu genel tablo i\u00e7indeki en trajik b\u00f6l\u00fcmd\u00fcr. Ulus-devlet i\u00e7in aya\u011fa kalkt\u0131klar\u0131nda (1914 \u00f6ncesinde ve sava\u015f\u0131n ilk y\u0131l\u0131nda), \u0130ttihat ve Terakki y\u00f6netiminin 24 Nisan 1915 tarihli karar\u0131 temelindeki kar\u015f\u0131 sald\u0131r\u0131s\u0131yla kendilerini binlerce y\u0131ll\u0131k yurtlar\u0131ndan at\u0131lmak ve yollarda imha edilmekle, geriye kalanlar\u0131n ise uzun s\u00fcreli diaspora ya\u015fam\u0131na mahk\u00fbm edilmesiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulacaklard\u0131. Diaspora Ermenileri bir ger\u00e7ekliktir ama \u00e7ok mutsuz, ezik ve y\u0131k\u0131k bir ger\u00e7ekliktir. Kurulan k\u00fc\u00e7\u00fck Ermeni ulus-devleti belki de bir teselli kayna\u011f\u0131 olacakt\u0131. Soyk\u0131r\u0131mda sadece T\u00fcrk\u00e7\u00fc burjuvazinin de\u011fil, K\u00fcrt feodallerinin de pay\u0131ndan bahsedilir. Bunlar sadece Ermeni soyk\u0131r\u0131m\u0131nda de\u011fil, ayn\u0131 d\u00f6nemlerde daha de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde (\u00f6zellikle Hamidiye Alaylar\u0131\u2019nda) y\u00fcr\u00fct\u00fclen K\u00fcrt soyk\u0131r\u0131m\u0131nda da asli su\u00e7lu unsurlar durumundayd\u0131lar. Halen y\u00fcr\u00fct\u00fclmekte olan K\u00fcrt soyk\u0131r\u0131m\u0131nda bunlar \u2018k\u00f6y korucular\u0131\u2019 olarak, K\u00fcrtl\u00fc\u011f\u00fc ink\u00e2r kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda m\u00fclklerini ve sermayelerini artt\u0131rarak ve gerekti\u011finde sahte K\u00fcrt\u00e7\u00fcl\u00fck yaparak lanetli rollerini oynamaya devam etmektedir.<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir \u00f6rnek ulus-devlet\u00e7ili\u011fin bir soyk\u0131r\u0131m rejimi (genel olarak tarihi yad-s\u0131ma, yerel k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve demokratik otoriteyi yok etme) oldu\u011funu Ermenilerle T\u00fcrk\u00e7\u00fc ulus-devlet \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131ndan daha \u00f6\u011fretici bi\u00e7imde g\u00f6steremez. Ermeni halk\u0131n\u0131n trajedisi, erken kapitalistle\u015fen bir burjuvaziye ve kom\u015fular\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcn-de bir k\u00fclt\u00fcrel geli\u015fme d\u00fczeyine sahip olmas\u0131ndan ve kapitalist hegemonyac\u0131-l\u0131\u011f\u0131n ac\u0131mas\u0131z oyunlar\u0131ndan (g\u00fcnl\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck bir menfaat kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda binlerce y\u0131ll\u0131k bir k\u00fclt\u00fcr\u00fc g\u00f6zden \u00e7\u0131karmalar\u0131ndan) kaynaklanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>S\u00fcryani-Keldani soyk\u0131r\u0131m\u0131 da ayn\u0131 mekanizma taraf\u0131ndan bu kez K\u00fcrdis-tan\u2019\u0131n i\u00e7 g\u00fcneyinde ger\u00e7ekle\u015ftirilecektir. Asurlular ve Babilliler ile (Mardin Mahalmilerinin kendilerini Akadlara dayand\u0131rmalar\u0131n\u0131 hesaba katarak) Akad-lardan kalma bu \u00fc\u00e7 H\u0131ristiyan k\u00fclt\u00fcr\u00fcn ve di\u011fer versiyonlar\u0131n\u0131n t\u00fcketili\u015f \u00f6yk\u00fc-leri de son derece trajiktir. Bir d\u00f6nemler \u00fc\u00e7 g\u00f6rkemli imparatorluk (Akad, Babil, Asur) k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc ya\u015fayan bu halklar, tarihin belki de ilk t\u00fcccar ve zana-atk\u00e2r kavimleriydi. Kentle do\u011fmu\u015f, kentle b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015flerdi. Mitolojinin, dinin ve sanat\u0131n b\u00fcy\u00fcleyicili\u011fini derinli\u011fine ya\u015fam\u0131\u015flard\u0131. S\u00fcmer k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc d\u00fcnyaya ta\u015f\u0131rm\u0131\u015flard\u0131. Uygarl\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnyaya ta\u015f\u0131yan kavimlerdi. Be\u015f bin y\u0131ll\u0131k bu g\u00f6rkemli tarihten geriye ancak m\u00fczelik bir miras kalm\u0131\u015f gibidir: Biraz \u00f6zg\u00fcn kilise kal\u0131nt\u0131lar\u0131, birka\u00e7 zanaat ve biraz da mimari eserleri ve moda sanat\u0131. \u00d6yk\u00fcleri Ermenilerinkine benzer. M.\u00d6. 2000\u2019lerden ba\u015flayan ilk kapital sahibi olmalar\u0131, ilk k\u00e2rhaneleri (K\u00e2r = k\u00e2rum, ilk\u00e7a\u011f\u0131n acentesi anlam\u0131ndad\u0131r) a\u00e7malar\u0131, ilk kervan sahipleri olmalar\u0131 asli \u00f6zellikleriydi. Ticaret kolonilerini ilk kuranlard\u0131. G\u00fczel dokuman\u0131n ticaretini yapanlard\u0131. Telk\u00e2ri zanaat\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fcleri, g\u00fcm\u00fc\u015f\u00fcn ve alt\u0131n\u0131n en g\u00fczel i\u015flemecileriydi. Ticari muhasebenin, binlerce tu\u011fla tabletli mektubun yaz\u0131c\u0131lar\u0131yd\u0131. Tarihin gurur veren y\u00f6n\u00fc kadar h\u00fcz\u00fcn veren bu y\u00f6n-leri hep i\u00e7 i\u00e7e var olageldi.<\/p>\n<p>Roma i\u00e7in dillendirilen \u201aH\u0131ristiyanl\u0131kla sava\u015f\u00e7\u0131 \u00f6zelliklerini kaybetti\u011fi i\u00e7in \u00e7\u00f6kt\u00fc\u201b s\u00f6z\u00fc, Do\u011fu\u2019nun H\u0131ristiyan halklar\u0131 i\u00e7in de s\u00f6ylenebilir. Bu antik k\u00fclt\u00fcr-ler H\u0131ristiyanl\u0131\u011fa sar\u0131lmasalard\u0131, acaba daha \u00e7ok ya\u015fama \u015fans\u0131na sahip olamaz-lar m\u0131yd\u0131? Soru \u00f6nemlidir ve g\u00fcncel ger\u00e7eklikle ilgilidir. Bunlar ilk H\u0131ristiyan-la\u015fan halklard\u0131. Ayn\u0131 k\u00f6kenden geldikleri Araplar\u0131 uygarl\u0131kla tan\u0131\u015ft\u0131ranlard\u0131. Arap \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n\u0131n do\u011fu\u015funun da as\u0131l haz\u0131rlay\u0131c\u0131lar\u0131yd\u0131. K\u00fclt\u00fcrel miras\u0131n en az ticaret kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131yd\u0131. \u00c7in ve Hint\u2019ten Avrupa ve Afrika i\u00e7lerine kadar sadece mal ta\u015f\u0131mad\u0131lar, \u00e7ok zengin k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferleri de ta\u015f\u0131d\u0131lar, k\u00fclt\u00fc-rel de\u011ferler yaratt\u0131lar. K\u00fclt\u00fcrleri birbirlerine terc\u00fcme ettiler. \u0130\u015fte t\u00fcm bu tarihsel miras\u0131n sahipleri olan bu halklar\u0131n t\u00fckeni\u015fi ger\u00e7ekten incelenmeye de\u011fer tarihsel konular\u0131n ba\u015f\u0131nda gelir. Hem konular\u0131n hem de sorunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda yer almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>H\u0131ristiyanl\u0131ktan \u00f6nce Antik\u00e7a\u011f d\u00f6nemindeki kapitalle ilk tan\u0131\u015fan unsurlar\u0131 ba\u015flar\u0131nda ta\u015f\u0131malar\u0131 bu halklar\u0131n talihsizli\u011fi olabilir. Kapital laneti Yahudilere de \u00e7ok \u00e7ektirdi. Soyk\u0131r\u0131ma u\u011framalar\u0131 da sonu\u00e7ta kapitalizmdeki zaferleriyle ilgilidir. Benzer bir durumu kapital sahibi \u00f6teki k\u00fclt\u00fcrlerde de g\u00f6rmek m\u00fcm-k\u00fcnd\u00fcr. Kald\u0131 ki, bu kapitaller Akad, Babil ve Asur imparatorlar\u0131n\u0131n ac\u0131mas\u0131z talan ve katliam seferlerinin bir nevi geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Ge\u00e7erli olan biraz da \u2018etme, bulma d\u00fcnyas\u0131\u2019 oluyor. M.\u00d6. 600\u2019lerden itibaren hegemonyalar\u0131n\u0131 \u00f6nce Medler ve Perslere, daha sonra \u0130skender, Helenler, Roma ve Bizansl\u0131lara kapt\u0131-ran bu antik Mezopotamya k\u00fclt\u00fcrleri, H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n kurucu halklar\u0131 olarak bir nevi kar\u015f\u0131 direni\u015fi geli\u015ftirmek durumundayd\u0131lar. S\u00fcryani ve Keldani olarak ad de\u011fi\u015ftiren bu k\u00fclt\u00fcrler Roma, Bizans, Persler ve Sasanilere kar\u015f\u0131 H\u0131ristiyan-l\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle yan\u0131t olu\u015fturdular. Bu \u00f6nemli bir tespittir. Yeterince fiziki g\u00fc\u00e7-leri olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in varl\u0131klar\u0131n\u0131 ancak yumu\u015fak g\u00fc\u00e7le, yeni bir dinsel k\u00fclt\u00fcrle devam ettirebilirlerdi. H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 yaratmak zorundayd\u0131lar. Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc dav-ranmalar\u0131 halinde her iki hegemonik g\u00fcc\u00fcn ayaklar\u0131 alt\u0131nda, elleri aras\u0131nda yok olacaklard\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n yumu\u015fak dili (\u201aSa\u011f yana\u011f\u0131na vuruldu-\u011funda sol yana\u011f\u0131n\u0131 \u00e7evir!\u201b) bir tercih de\u011fil zorunluluktu. Bu temelde eski imparatorluk k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve putperestli\u011finden yoksullar\u0131n yeni bar\u0131\u015f ve k\u00fclt\u00fcr dinine d\u00f6n\u00fc\u015f yapt\u0131lar, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ya\u015fad\u0131lar. Tarihin zalim k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden mazlum k\u00fclt\u00fcr\u00fcne bir d\u00f6n\u00fc\u015f ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmd\u00fc bu. H\u0131ristiyanl\u0131k bu anlam\u0131yla ilk \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131l\u0131nda k\u00f6leci sistemin d\u0131\u015f\u0131ndaki kolektif insanl\u0131\u011f\u0131n ilk ciddi vicdani ve ahl\u00e2ki hareketidir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck bilincinin ilk \u00f6nemli bi\u00e7imlerindendir. Babil, Asur, Grek ve Ermeni k\u00fclt\u00fcr\u00fc o d\u00f6nemin en geli\u015fkin k\u00fclt\u00fcr\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Kud\u00fcs Yahudi peygamberlik gelene\u011finde \u00f6nemli bir merkez konumunday-d\u0131. Daha do\u011frusu, Urfa\u2019dan sonra ikinci \u00f6nemli tap\u0131nak merkeziydi. Roma d\u00f6neminde dinsel \u00fcst tabaka i\u015fbirli\u011fine yat\u0131nca, alt tabakan\u0131n temsilcisi olarak Hz. \u0130sa\u2019n\u0131n yolu a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Yahudilerin zengin \u00fcst tabakas\u0131 Roma\u2019yla birlik olunca, \u0130sa taraftarlar\u0131 az\u0131nl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fcler. Bu durumda geriye kalan en k\u00fclt\u00fcrl\u00fc topluluklar olan Grekler, Asurlular, Babilliler ve Ermeniler H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 en \u00e7ok benimseyen halklar oldular  kolektif bilin\u00e7 ve \u00f6rg\u00fctlenme hareketi olarak payla\u015ft\u0131lar. H\u0131ristiyanl\u0131k ezilenlerin, yoksullar\u0131n ilk kavimler ve kabileler aras\u0131 dayan\u0131\u015fma hareketi olarak da de\u011ferlendirilebilir. Kom\u00fcnist Enternasyonal\u2019in bir nevi ilkel bi\u00e7imidir.<\/p>\n<p>Helenler, Ermeniler, S\u00fcryaniler ve Keldaniler M.S. 300 y\u0131llar\u0131ndan itibaren patriklerin himayesinde kendi kiliselerini kurarak dini kurumsalla\u015ft\u0131rd\u0131lar. H\u0131ristiyan halklar, kavimler haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcler. D\u00f6nemine g\u00f6re bu \u00f6nemli bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmd\u00fc. \u0130sl\u00e2miyet\u2019in \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na kadar da bu konuda olduk\u00e7a ba\u015far\u0131l\u0131yd\u0131lar. Avrupa\u2019n\u0131nkinden \u00e7ok \u00f6nce Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde ve uygarl\u0131\u011f\u0131nda tarihsel bir a\u015famay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdi. 6. y\u00fczy\u0131la geldi\u011fimizde, bat\u0131da Bizans topraklar\u0131-n\u0131 tamamen H\u0131ristiyanla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f olup, Avrupa\u2019n\u0131n i\u00e7lerine do\u011fru h\u0131zla yay\u0131lan tarihsel Ha\u00e7l\u0131lar Hareketini \u00e7oktan ba\u015flatm\u0131\u015flard\u0131. 10. y\u00fczy\u0131la gelindi\u011finde, H\u0131ristiyan akl\u0131 ve vicdan\u0131 t\u00fcm Avrupa\u2019ya damgas\u0131n\u0131 vuracakt\u0131. Do\u011fuda Sasani \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nu dinsel a\u00e7\u0131dan neredeyse d\u00fc\u015f\u00fcrecek (Zerd\u00fc\u015ftl\u00fc\u011f\u00fc geriletme) kadar g\u00fc\u00e7lenmi\u015flerdi. Hindistan ve \u00c7in\u2019in i\u00e7lerine kadar yay\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. Burada \u00f6nc\u00fc rol\u00fc S\u00fcryani din adamlar\u0131 olan patrikler oynuyordu. H\u0131ristiyanl\u0131k tam da d\u00fcnya dini haline gelecekti ki \u0130sl\u00e2miyet do\u011fdu.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2miyet\u2019in ilk \u00e7ekirdek sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 (m\u00fccahitler) ilkel dinler olan animizm ve totemizm inanc\u0131ndan kopanlar te\u015fkil ediyordu. Hz. Muhammed\u2019in s\u00f6yle-minde uygarl\u0131k diyarlar\u0131 \u2018cennet\u2019 olarak tasvir ediliyordu. Asl\u0131nda cennet kavram\u0131ndaki \u00f6te d\u00fcnya, \u00f6l\u00fcm\u00fcne sava\u015fanlar\u0131n kazanacaklar\u0131 g\u00fczel ya\u015faml\u0131 mem-leketler, yani uygarl\u0131k diyarlar\u0131 oluyordu. Daha sonra Hz. Muhammed\u2019in s\u00f6y-lemi softalarca sapt\u0131r\u0131larak, \u00f6l\u00fcmden sonra girilecek bir ahret ya\u015fam\u0131 olarak yorumland\u0131. Cennetin as\u0131l anlam\u0131 bu d\u00fcnyadaki (Arabistan\u2019\u0131n \u00e7\u00f6l ya\u015fam\u0131na k\u0131yasla) cennet gibi g\u00fczel ya\u015faml\u0131 uygarl\u0131k diyarlar\u0131n\u0131n fethedilmesiydi. Bu da \u00f6l\u00fcm\u00fcne bir sava\u015f\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 gerektiriyordu. Buradaki \u00f6l\u00fcm\u00fcnelik ahretteki cenneti hak etmek olarak yorumland\u0131. E\u011fer \u0130sl\u00e2miyet\u2019i do\u011fru anlamak istiyorsak, bu t\u00fcr yorumun bir s\u00f6ylem sapt\u0131rmas\u0131 oldu\u011funu \u00e7ok iyi bilmek durumunday\u0131z. Bu vaat \u00e7\u00f6l\u00fcn ilkel kabile insan\u0131na \u00e7ok \u00e7ekici geldi. Bilindi\u011fi \u00fczere daha bir y\u00fczy\u0131l dolmadan, bu insanlar Atlas Okyanusu\u2019ndan B\u00fcy\u00fck Okyanus\u2019a (Fas\u2019tan \u00c7in\u2019e) kadar yay\u0131ld\u0131lar. \u0130brahim\u00ee bir din olarak \u0130sl\u00e2miyet de onun ayn\u0131 k\u00f6ken-den (Yahudilik ve H\u0131ristiyanl\u0131ktan sonra) \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc versiyonu olarak do\u011fmu\u015ftu. Bu nedenle kendini tamamlanm\u0131\u015f son din ve peygamberli\u011fi olarak ilan ediyor-du. \u0130lk iki versiyonun art\u0131k gereksiz oldu\u011funa, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc versiyonun tamamlan-m\u0131\u015f din ve Hz. Muhammed\u2019in de son peygamber oldu\u011funa binaen hak dini ve peygamberi olarak kabul edilmesi gerekti\u011fini Allah\u2019\u0131n emri ve dinin \u015fart\u0131 ola-rak beyan ediyordu. Bu durumda Yahudilik ve H\u0131ristiyanl\u0131kla \u00e7eli\u015fme ve \u00e7a-t\u0131\u015fma ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131. K\u00f6kenlerinin ortak olmas\u0131, daha sonra ya\u015fad\u0131klar\u0131 farkl\u0131-la\u015fman\u0131n kabile ve kavim (g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de ulus-devletin iktidar ve kapitalist elitleri) \u00fcst tabakalar\u0131n\u0131n \u00e7eli\u015fkileriyle birle\u015fip \u00e7at\u0131\u015fmalara d\u00f6n\u00fc\u015fmesini engel-leyemeyecekti.<\/p>\n<p>Bu ba\u011flamda \u00f6zellikle \u0130sl\u00e2miyet\u2019in ilk h\u0131zl\u0131 yay\u0131lma alanlar\u0131nda ya\u015fayan S\u00fcryani, Helen ve Ermeni toplumlar\u0131 i\u00e7in olumsuz bir d\u00f6nem ba\u015flam\u0131\u015f olu-yordu. Bu toplumlar ilkin siyasi a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 yitirdiler. Kendilerini kollayan iktidarlar ve devletler y\u0131k\u0131ld\u0131. \u0130sl\u00e2m\u00eek hegemonya ba\u015fkald\u0131rmamalar\u0131 kayd\u0131yla kendilerini sa\u011f b\u0131rakt\u0131. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k a\u011f\u0131r bir vergi olan cizyeye ba\u011flay\u0131p, git-tik\u00e7e \u00e7aresiz kalan ve yoksulla\u015fan halklar, kavimler olma s\u00fcrecine soktu. Fakat ekonomik ve k\u00fclt\u00fcrel tecr\u00fcbeleri kendilerini \u0130sl\u00e2m\u00ee iktidarlar d\u00f6neminde de yine zengin k\u0131lmaya yetiyordu. \u0130ktidarlar kendilerinin ekonomik ve k\u00fclt\u00fcrel becerilerine muhta\u00e7t\u0131. Ayn\u0131 husus Yahudiler i\u00e7in de fazlas\u0131yla ge\u00e7erliydi. Bu temelde varl\u0131klar\u0131n\u0131 kapitalist hegemonyan\u0131n Ortado\u011fu\u2019da yay\u0131lmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131na kadar ta\u015f\u0131d\u0131lar.<\/p>\n<p>Avrupa hegemonik g\u00fc\u00e7lerinden \u0130ngiltere, M\u0131s\u0131r\u2019dan Hindistan\u2019a kadar uza-nan hatt\u0131 g\u00fcvence alt\u0131nda tutmak i\u00e7in kendine ba\u011fl\u0131 unsurlar bulma pe\u015findey-di. Bunlar\u0131 bir yandan Osmanl\u0131 sultanlar\u0131 eliyle (bask\u0131 ve \u015fantaj politikalar\u0131yla) temin etmeye, di\u011fer yandan yerel unsurlarla da takviye etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. S\u00fcryaniler bu politika i\u00e7in uygunluk arz eden \u00f6nde gelen unsurlardand\u0131. K\u00f6r-fez ve Irak\u2019\u0131n denetiminde \u00f6nc\u00fc rol oynayabilirlerdi. Kuzeyden Rus \u00c7arl\u0131\u011f\u0131 da Ermeniler \u00fczerinden ayn\u0131 oyunu oynuyordu. \u0130\u00e7 etkenler olarak H\u0131ristiyanl\u0131k, erken kapitalistle\u015fme ve misyonerlik faaliyetiyle g\u00fc\u00e7lenen erken milliyet\u00e7ilik Ermenileri felakete s\u00fcr\u00fckledi\u011fi gibi, S\u00fcryaniler ve Keldanileri de b\u00fcy\u00fck felaket (soyk\u0131r\u0131m) s\u00fcrecine soktu. Ermeni soyk\u0131r\u0131m\u0131ndaki mekanizma S\u00fcryaniler ve Keldaniler i\u00e7in de ayn\u0131 bi\u00e7imde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Kuzey K\u00fcrdistan\u2019da Hamidiye Alaylar\u0131 nas\u0131l Ermeni felaketinde kullan\u0131ld\u0131ysa, G\u00fcney K\u00fcrdistan\u2019da, Botan ve Behdinan\u2019da daha erkenden, 1840\u2019larda K\u00fcrt beylik g\u00fc\u00e7leri S\u00fcryanilere kar\u015f\u0131 kulla-n\u0131ld\u0131. S\u00fcryani katliamlar\u0131 ya\u015fand\u0131. Sonu\u00e7ta hem provoke edilen Bedirhan Bey \u00f6nderlikli K\u00fcrt Hareketi, hem de Patrik \u00f6nderli\u011findeki S\u00fcryani Milli Hareketi tasfiye edilmekten kurtulamad\u0131. Geli\u015ftirilen bu provokasyon Osmanl\u0131 Sultanl\u0131-\u011f\u0131 ve b\u00fcrokrasisinin K\u00fcrdistan\u2019da, \u0130ngiliz hegemonyas\u0131n\u0131n da Irak\u2019ta geli\u015fmesi-ne ve k\u00f6kle\u015fmesine yol a\u00e7t\u0131. Bu katliamdan sonra S\u00fcryaniler bir daha kendile-rine gelemediler. Da\u011f\u0131lma ve diaspora yolunda h\u0131zla ilerlediler.<\/p>\n<p>S\u00fcnni \u0130sl\u00e2mc\u0131l\u0131k daha Emeviler d\u00f6neminden beri H\u0131ristiyan halklara kar\u015f\u0131 bir talan rejimiydi. Onurlu bir halk olarak ya\u015famalar\u0131na f\u0131rsat tan\u0131m\u0131yordu. Ortado\u011fu a\u00e7\u0131s\u0131ndan H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n tasfiyesi k\u00fclt\u00fcrel bak\u0131mdan ve zenginlik a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc bir d\u00f6neme i\u015faret ediyordu. Bu k\u00fclt\u00fcrlerin kayb\u0131 b\u00fcy\u00fck bir zihniyet ve maddi zenginlik kayb\u0131yd\u0131, sanat\u0131n gerilemesiydi. Bu soyk\u0131r\u0131m ve tasfiyelerin ger\u00e7ekle\u015fmesinde esas sorumlu g\u00fc\u00e7 kapitalist modernitedir. M\u00fcs-l\u00fcman i\u015fbirlik\u00e7iler ikinci derecede bir rol sahibidir. Halklar\u0131 ad\u0131na varl\u0131k ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck m\u00fccadelesini y\u00fcr\u00fctenlerin do\u011fru bir tarih ve toplumsal \u00e7\u00f6z\u00fcmle-meyle ve demokratik modernitenin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla geriye kalan k\u00fclt\u00fcrel miras-lar\u0131n\u0131 koruyabileceklerini ve \u00f6zg\u00fcr k\u0131labileceklerini \u00e7ok iyi bilmeleri gerekir.<\/p>\n<p>Anadolu Helenlerinin tasfiye edilmesi \u00f6yk\u00fcs\u00fc de benzer \u00e7izgiler ta\u015f\u0131r. M.\u00d6. 1000\u2019li y\u0131llarda ba\u015flayan \u0130on kolonile\u015fmesi M.\u00d6. 600\u2019lerde Ege k\u0131y\u0131lar\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere k\u0131y\u0131 ve i\u00e7 b\u00f6lgelere s\u0131zm\u0131\u015f, yeni bir uygarl\u0131\u011f\u0131n temelini atm\u0131\u015ft\u0131. Helenler Do\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc ba\u015far\u0131yla \u00f6z\u00fcmsemi\u015f ve yeni bir sentezle tarih sah-nesine \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Bilim, felsefe ve sanat alan\u0131nda g\u00f6rkemli bir d\u00f6neme damgas\u0131-n\u0131 vurmu\u015f, S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131ndan sonra ikinci b\u00fcy\u00fck uygarl\u0131k a\u015famas\u0131 olmu\u015ftu. San\u0131lan\u0131n aksine, bu uygarl\u0131k Atina ve Yar\u0131madan\u0131n di\u011fer kentlerinden kaynak-lanm\u0131yordu  tersine, Ege k\u0131y\u0131lar\u0131ndaki uygarl\u0131k, Atina\u2019dan Marsilya\u2019ya kadar Kuzey Akdeniz ve Karadeniz k\u0131y\u0131lar\u0131n\u0131 kolonile\u015ftirmi\u015fti. \u0130skender\u2019in fethiyle bu uygarl\u0131k Ege k\u0131y\u0131lar\u0131ndan Hindistan\u2019a kadar ta\u015f\u0131nd\u0131. Helen \u00c7a\u011f\u0131 denilen bir d\u00f6nem (M.\u00d6. 300 &#8211; M.S. 250) a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Roma ve Bizans bu k\u00fclt\u00fcr \u00fczerinde geli\u015fmi\u015flerdi. Ayn\u0131 k\u00fclt\u00fcr Sasanileri de olduk\u00e7a etkilemi\u015fti. S\u00fcryaniler kanal\u0131yla Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcne terc\u00fcme edilmi\u015f, \u0130sl\u00e2miyet\u2019in do\u011fu\u015f ve hikmet yolunda (felsefede) geli\u015fmesinde ana damarlardan birini olu\u015fturmu\u015ftu. Bizans\u2019\u0131n ken-disi bir nevi H\u0131ristiyan-Grek \u0130mparatorlu\u011fu\u2019ydu. \u0130sl\u00e2miyet\u2019le gerileme s\u00fcrecine girmekle birlikte, Helenler \u0130stanbul\u2019un fethine kadar siyasi g\u00fc\u00e7lerini devam ettiriyorlard\u0131. \u0130stanbul\u2019un fethiyle siyasi egemenliklerini yitirdiler. Fakat t\u0131pk\u0131 Ermeniler gibi ekonomik ve k\u00fclt\u00fcrel g\u00fc\u00e7lerini ya\u015famaktan ve geli\u015ftirmekten geri durmad\u0131lar. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun olu\u015fumunda denizcilik, ticaret ve zanaat\u00e7\u0131l\u0131kta \u00f6nemli yer tuttular. Bu konumlar\u0131n\u0131 Yunan ulus-devleti kurulun-caya kadar (1829) devam ettirdiler.<\/p>\n<p>Bu tarihten sonra tarih kendileri i\u00e7in de ac\u0131l\u0131 olmaya ba\u015flad\u0131. 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda gittik\u00e7e kan kaybediyorlard\u0131. Balkan Sava\u015flar\u0131 ve Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131ndan sonra durumlar\u0131 daha da g\u00fc\u00e7le\u015fti. \u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti\u2019nin Yahudi sermayedarlarla kurdu\u011fu ittifak, kendilerinin yan\u0131 s\u0131ra t\u00fcm H\u0131ristiyan halklar\u0131n aleyhine \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Sava\u015fta \u0130ngiliz yanl\u0131s\u0131 olman\u0131n a\u011f\u0131r faturas\u0131n\u0131 \u00f6dedi-ler. Ba\u015fta \u0130stanbul olmak \u00fczere bir\u00e7ok kent ve k\u00f6yden ayr\u0131lmaya zorland\u0131lar.<\/p>\n<p>Ermeniler ve S\u00fcryanilere uygulanan politikan\u0131n benzeri onlara da uyguland\u0131. Ulusal Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131ndan sonra m\u00fcbadele yoluyla \u00fc\u00e7 bin y\u0131ll\u0131k yurtlar\u0131n\u0131 terk etmeye zorland\u0131lar. \u0130ngilizlerin basit bir d\u00f6nemsel \u00e7\u0131kar\u0131 tarihin en \u00f6nemli k\u00fclt\u00fcr ve uygarl\u0131klar\u0131ndan birinin tasfiye edilmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. Geriye kalan-lar da Beyaz T\u00fcrk fa\u015fist ter\u00f6r\u00fcyle neredeyse t\u00fcm\u00fcyle Anadolu\u2019dan at\u0131ld\u0131lar. Varl\u0131klar\u0131 en az Ermeni ve S\u00fcryani trajedisi kadar a\u011f\u0131r bir durumla sonlanm\u0131\u015f-t\u0131. Karadeniz k\u0131y\u0131s\u0131ndaki halklar\u0131n ak\u0131beti de ayn\u0131 oldu, ayn\u0131 trajediyi payla\u015ft\u0131-lar. H\u00e2lbuki onlar da (Pontuslular) bu alanda binlerce y\u0131ll\u0131k bir uygarl\u0131\u011f\u0131 geli\u015f-tirip ya\u015fatm\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>H\u0131ristiyan bir halk olarak G\u00fcrc\u00fcler Kuzeydo\u011fu Anadolu\u2019da, Do\u011fu Karade-niz k\u0131y\u0131lar\u0131nda \u00e7ok eski bir tarihten beri (Hititlerden beri tan\u0131nmaktayd\u0131lar) bir uygarl\u0131k geli\u015ftirmi\u015flerdi. H\u0131ristiyanl\u0131k d\u00f6neminde uygarl\u0131klar\u0131 daha da geli\u015fmi\u015fti. Onlar da Ermenilerinkine benzer bir kaderi payla\u015ft\u0131lar. Anayurtla-r\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131 \u0130sl\u00e2mc\u0131 yay\u0131lmac\u0131lara kapt\u0131r\u0131p k\u00fc\u00e7\u00fck bir alana s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131-lar. Bunda \u00c7arl\u0131k Rusya\u2019s\u0131n\u0131n politikalar\u0131n\u0131n pay\u0131 da vard\u0131r. A\u011f\u0131r zorluklarla bo\u011fu\u015fan bu halk ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 travmalardan kendini h\u00e2l\u00e2 kurtarabilmi\u015f de\u011fildir.<\/p>\n<p>Anadolu Yahudili\u011fi daha \u00f6nce bahsetti\u011fimiz gibi Sel\u00e7uk Bey\u2019den beri (Ha-zara Yahudi Devleti, M.S. 900\u2019ler) T\u00fcrk kabile \u00fcst tabakas\u0131yla ittifak halindey-di. De\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde bu birlikteli\u011fi Kafkasya, K\u0131r\u0131m, Do\u011fu Avrupa ve Anado-lu\u2019da da s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcler. \u0130spanya\u2019dan at\u0131lmalar\u0131ndan sonra Anadolu kendileri i\u00e7in emin bir s\u0131\u011f\u0131nak olmu\u015ftu. Bunda imparatorluk maliyesindeki doldurulamaz yerleri \u00f6nemli bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131. H\u0131ristiyan halklara kar\u015f\u0131 Osmanl\u0131 Sultan\u0131 ve b\u00fcrokrasisiyle ba\u011flar\u0131 gittik\u00e7e g\u00fc\u00e7lenmi\u015fti. 1550-1600\u2019lerde Osmanl\u0131 saray\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kontrollerinde bulunduruyorlard\u0131. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonu ve 20. y\u00fczy\u0131-l\u0131n ilk \u00e7eyre\u011finde \u0130mparatorlu\u011fun g\u00f6r\u00fcnmeyen ger\u00e7ek g\u00fcc\u00fcyd\u00fcler. \u0130kinci Me\u015f-rutiyet, 23 Ocak 1913 Darbesi, Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 ve Ulusal Kurtulu\u015fta stra-tejik \u00f6nderlik rol\u00fcn\u00fc de g\u00f6r\u00fcnmez bi\u00e7imde T\u00fcrk\u00e7\u00fc maskeyle ba\u015far\u0131yla oyna-m\u0131\u015flard\u0131. Beyaz T\u00fcrk ulus\u00e7ulu\u011funun (fa\u015fizminin) ger\u00e7ek mucidi ve in\u015fac\u0131s\u0131yd\u0131-lar. Ekonomiden k\u00fclt\u00fcre, askeriyeden d\u0131\u015f politikaya kadar t\u00fcm \u00f6nemli kurum-sal geli\u015fmelere hem zihniyette hem de yap\u0131salla\u015fmada \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmi\u015flerdi. Bu rol, Anadolu T\u00fcrk M\u00fcsl\u00fcman burjuvazisiyle aralar\u0131nda baz\u0131 \u00e7eli\u015fkiler do\u011fsa da halen devam etmektedir. Cumhuriyet son tahlilde H\u0131ristiyan halklara kar\u015f\u0131 b\u00fcrokratik T\u00fcrk burjuvazisiyle Yahudi sermayesi aras\u0131ndaki ittifak\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak do\u011fmu\u015f, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bu niteli\u011fini, Yahudi sermayesi \u0130srail\u2019in kuru-lu\u015fundan sonra k\u0131smen \u00e7ekilse de s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sel\u00e7uklulardan beri Anado-lu\u2019daki iktidar, ekonomi ve ideolojik tekellerde Yahudi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn rol\u00fcn\u00fc hesaba katmadan, ne H\u0131ristiyan halklar\u0131n tasfiyesini ne de T\u00fcrk iktidarc\u0131, eko-nomik ve ideolojik elitlerinin geli\u015fimini \u00e7\u00f6z\u00fcmleyebiliriz. Zaten bu ittifak\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeden, 1925 y\u0131l\u0131ndan beri K\u00fcrtlere y\u00f6nelik y\u00fcr\u00fcrl\u00fckteki tenkili, tedibi, asimilasyonu ve soyk\u0131r\u0131m\u0131 hi\u00e7 anlayamay\u0131z.<\/p>\n<p>Taslak halindeki bu de\u011ferlendirmeler savunma esprisi i\u00e7inde Anadolu\u2019nun son bin y\u0131ll\u0131k tarihinin ger\u00e7ek y\u00fcz\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmaya y\u00f6neliktir. Bu konudaki tarih bilincinde muazzam bir kirlilik ve k\u00f6rl\u00fck vard\u0131r. Bu kirlili\u011fi ve k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc a\u015fmadan halklar\u0131n, \u00f6zellikle trajik konumda olan halklar\u0131n k\u00fclt\u00fcrel miras\u0131n\u0131n de\u011ferini do\u011fru anlayamayaca\u011f\u0131m\u0131z gibi, g\u00fcncelde do\u011fru ya\u015fayamaz, gelece\u011fe ta\u015f\u0131yamaz ve \u00f6zg\u00fcr k\u0131larak karde\u015f\u00e7e ya\u015famay\u0131 ba\u015faramay\u0131z.<\/p>\n<p><strong>7- Ortado\u011fu K\u00fclt\u00fcr\u00fcnde \u0130ktidar ve Toplum Ayr\u0131\u015fmas\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Ortado\u011fu\u2019da toplum ve iktidar ayr\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n ve M\u00fcsl\u00fcman halklar \u00fczerin-deki s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fin derinle\u015fmesi, a\u00e7\u0131klanmas\u0131 gereken en temel sosyolojik sorunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Resmi tarih ve sosyoloji kitaplar\u0131nda sanki bu y\u00f6nl\u00fc sorunlar yokmu\u015f gibi bir yakla\u015f\u0131m sergilenmektedir. Uygarl\u0131k tarihi bir anlamda toplum ve iktidar ayr\u0131\u015fmas\u0131yla ba\u015flar. \u0130ktidar ve birlikte olu\u015ftu\u011fu sermaye tekelleri, toplumdan ayr\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 oranda ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir g\u00fc\u00e7 olarak toplumun art\u0131-de\u011ferlerini gasp ederler. Marksizm\u2019in s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkisi ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc-s\u00fcne ili\u015fkin \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri bu konuda s\u0131n\u0131rl\u0131 bir ger\u00e7eklik pay\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131makla birlikte as\u0131l \u00e7eli\u015fki, dolay\u0131s\u0131yla bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc toplum ile iktidar ve sermaye tekelleri aras\u0131ndaki ili\u015fki d\u00fczleminde ger\u00e7ekle\u015fir. Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde ya\u015fa-nan bu y\u00f6nl\u00fc olgusal geli\u015fmeler \u00e7arp\u0131c\u0131d\u0131r. Merkez\u00ee uygarl\u0131\u011f\u0131n be\u015f bin y\u0131l\u0131 a\u015fan hegemonyas\u0131 nedeniyle ger\u00e7ek bir toplum ve iktidar sava\u015f\u0131m\u0131 tarihi Or-tado\u011fu toplumsal k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde izlenmek durumundad\u0131r. Bu ba\u011flamda devlet \u00f6z\u00fcnde toplum ve iktidar aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki ve \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n \u00e7er\u00e7evelenmi\u015f, baz\u0131 temel kurallara ba\u011flanm\u0131\u015f ve me\u015fruiyeti sa\u011flanm\u0131\u015f ge\u00e7ici ate\u015fkes veya bar\u0131\u015f hali olarak da tan\u0131mlanabilir. Ge\u00e7ici ate\u015fkes hali olarak devlet, hen\u00fcz normlar\u0131 olu\u015fmam\u0131\u015f ve me\u015fruiyeti sa\u011flanmam\u0131\u015f fiili devlet halidir. Bar\u0131\u015f hali olarak devlet ise normlar\u0131 olu\u015fmu\u015f, me\u015fruiyeti sa\u011flanm\u0131\u015f (toplumla iktidar aras\u0131nda s\u00f6zle\u015fmeye var\u0131lm\u0131\u015f) devlet ger\u00e7ekli\u011fidir. Din ile iktidar aras\u0131ndaki s\u00f6zle\u015fmeye devlet demek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Tek tanr\u0131l\u0131 dinler asl\u0131nda y\u00fckselen uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7leri ile \u00e7\u0131karlar\u0131 bunlarla ayr\u0131\u015fan ve \u00e7eli\u015fen topluluklar\u0131n devlet temelli uzla\u015fma aray\u0131\u015flar\u0131d\u0131r. Uzla\u015fmaya var\u0131lmad\u0131\u011f\u0131nda dinler isyanc\u0131d\u0131r. Uzla\u015fma ger\u00e7ekle\u015fti\u011finde me\u015fru devlet do\u011fmu\u015f demektir. H\u0131ristiyanl\u0131k ve \u0130sl\u00e2m tarihi bu y\u00f6nl\u00fc \u00f6rneklerle doludur. Mezheple\u015fme ger\u00e7e\u011fi de ayn\u0131 dinde devlet\u00e7i uygarl\u0131kla uzla\u015fmaya varan kesimlerle varmayan kesimler aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiden kaynaklan\u0131r. \u0130ktidarla uzla\u015fan mezhep devletle\u015firken, uzla\u015fmayan kesim muha-lif olarak m\u00fccadelesini ya a\u00e7\u0131k ya da gizli s\u00fcrd\u00fcrerek, toplumsal ger\u00e7ekli\u011fini iktidars\u0131z ve devletsiz ya\u015fatmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>H\u0131ristiyan halklar\u0131n imparatorluk g\u00fc\u00e7leri ve \u0130sl\u00e2m\u00ee iktidarlarla \u00e7eli\u015fkilerini ve ya\u015fad\u0131klar\u0131 b\u00fcy\u00fck felaketleri \u00f6nceki ba\u015fl\u0131klarda de\u011ferlendirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131k. Durumu daha da a\u00e7\u0131klamaya ihtiya\u00e7 hissettiren, Ortado\u011fu\u2019nun ayn\u0131 dinden olan di\u011fer toplum ve iktidarlar\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkidir.<\/p>\n<p><strong>a-<\/strong> Arap \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131, Afrika\u2019daki uzant\u0131lar\u0131 da dahil, iktidar ve devlet g\u00fc\u00e7leriyle toplumsal halk g\u00fc\u00e7leri aras\u0131nda \u00e7ok ciddi bir \u00e7eli\u015fki ve \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 tarihi boyun-ca hep ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Daha Hz. Muhammed hayattayken bu \u00e7at\u0131\u015fma ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sl\u00e2m dini (bir nevi ideolojik ve siyasal program), Hz. Muhammed\u2019in de men-subu oldu\u011fu daha yoksul bir kabileyle (Ha\u015fimiler) daha zengin ve \u00fcst tabakas\u0131 g\u00fc\u00e7lenmi\u015f olan ayn\u0131 etnik boydan di\u011fer kabile \u015fefleri aras\u0131ndaki m\u00fccadelenin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak do\u011far. \u00d6l\u00fcm\u00fcnden sonra \u00e7eli\u015fki daha da \u015fiddetlenir. Bu \u00e7eli\u015fki nedeniyle ilk d\u00f6rt halifeden \u00fc\u00e7\u00fc (\u00d6mer, Osman, Ali) \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcr. \u00dcsttabakan\u0131n temsilcisi olarak Muaviye bu s\u00fcre\u00e7te kendi e\u011filimini hanedanl\u0131k devletine (Emevi Devleti) d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeyi ba\u015far\u0131r. Geriye toplumsal bir g\u00fc\u00e7 olarak Ehlibeyt (Hz. Muhammed\u2019in Ailesi) yanda\u015flar\u0131yla daha yoksul kabilele-rin radikal toplumsal g\u00fc\u00e7leri olan Hariciler kal\u0131r. Bu ilk ciddi toplum, s\u0131n\u0131f ve devlet b\u00f6l\u00fcnmesidir. S\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde bu b\u00f6l\u00fcnme geli\u015ferek g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam eder.<\/p>\n<p>\u0130ktidar \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 kendini say\u0131s\u0131z k\u00fc\u00e7\u00fck devletler ve imparatorluklar halinde peki\u015ftirir, normla\u015ft\u0131r\u0131r ve me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131rken (Bunu \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131 ve S\u00fcnni mez-hebi yoluyla ger\u00e7ekle\u015ftirir), iktidar kar\u015f\u0131t\u0131 \u0130sl\u00e2m\u00ee mezhepler kendilerini Harici-ler ve Ehlibeyt\u00e7iler olarak var k\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. En yoksul toplum kesimi olarak Hariciler giderek Bedevile\u015fir. Bedevile\u015fmek daha \u00e7ok k\u0131r k\u00f6kenli k\u00f6y emek\u00e7ileriyle kentlerin proleter unsurlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fmek anlam\u0131na gelir. Arap-larda proleterle\u015fme kendini Bedevile\u015fme olarak somutla\u015ft\u0131r\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bu haliyle devam eder. Orta\u00e7a\u011f feodalitesinin Bedevileri g\u00fcn\u00fcm\u00fcz kapi-talizminin fellahlar\u0131 ve i\u015f\u00e7ilerine (amal) d\u00f6n\u00fc\u015ferek ortak bir tarihi payla\u015f\u0131p ya\u015farlar. Ehlibeyt\u00e7iler bir nevi orta tabaka Araplar\u0131n\u0131 temsil ederler. Yoksul kesimi daha radikal \u015eia ve Alevi topluluklar\u0131 halinde iktidar ve devlet kar\u015f\u0131tl\u0131-\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken, \u00fcst kesimleri bir\u00e7ok devlet olu\u015fumunda varl\u0131klar\u0131n\u0131 devam ettirir. Fas\u2019tan Hindistan\u2019a, \u00f6zellikle bug\u00fcnk\u00fc L\u00fcbnan, Suriye, Irak ve \u0130ran\u2019a kadar, daha yo\u011fun olarak t\u00fcm M\u00fcsl\u00fcman co\u011frafyas\u0131nda toplumsal ve iktidar-sal g\u00fc\u00e7 olarak, bu temel nitelikleriyle varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrler. Geleneksel ikti-dar \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 ise, ba\u015ftan itibaren kendini devlet normuna (\u015feriata) ba\u011flayarak ve me\u015fruiyete (S\u00fcnni mezheple\u015fmeye) kavu\u015fturarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar s\u00fcrd\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Arap toplum ve devlet g\u00fc\u00e7lerinin hem tarihte hem de g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00e7ok par\u00e7al\u0131 ve \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 olmalar\u0131n\u0131n temelinde \u0130sl\u00e2m\u00ee ortak \u00f6rt\u00fc-n\u00fcn bile gizleyemedi\u011fi ve bast\u0131ramad\u0131\u011f\u0131 toplum ve iktidar ayr\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n derin ve kapsaml\u0131 ger\u00e7e\u011fi yatar.<\/p>\n<p><strong>b-<\/strong> \u0130ran ve \u00f6tesi olarak Afganistan, Pakistan ve G\u00fcneydo\u011fu Asya \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131ndaki toplum ve iktidar ayr\u0131\u015fmas\u0131 da benzer \u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7izgi halinde geli\u015fir. Yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lmamas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemle belirtmeliyim ki, \u00e7izgisel geli\u015fme der-ken d\u00fcz bir hat halini de\u011fil, d\u00f6ng\u00fcsel geli\u015fme hali olarak \u00e7izgiselli\u011fi kastediyo-rum. \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imlenmeye u\u011frad\u0131\u011f\u0131 alanlardan biri \u0130ran\u2019d\u0131r. Bunu geni\u015f anlamda uzant\u0131lar\u0131n\u0131 da hesaba katarak anlamak gerekir. \u0130ran\u2019da \u015fekille-nen \u0130sl\u00e2m d\u00f6n\u00fc\u015fen \u0130sl\u00e2m\u2019d\u0131r. Genel hatlar\u0131yla \u015eia olarak adland\u0131r\u0131lsa da, daha geni\u015f bir perspektif ve yoruma sahiptir. \u00d6z\u00fcnde orta s\u0131n\u0131f\u0131n Ehlibeyt \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131d\u0131r. \u00d6nderli\u011fin hep Ehlibeyt ailesinde olmas\u0131 gerekti\u011fini, hak olarak \u00f6yle alg\u0131lanmas\u0131n\u0131 esas al\u0131r. \u0130ran\u2019\u0131n \u0130sl\u00e2miyet taraf\u0131ndan fethinde daha \u00e7ok S\u00fcnni gelene\u011fin ve Emevilerin ba\u015fvurduklar\u0131 zalimce uygulamalar bu y\u00f6ndeki e\u011filimi g\u00fc\u00e7lendirmi\u015ftir. Ayn\u0131 Emeviler hep Kerbela\u2019da Ehlibeyt\u2019in se\u00e7kin temsilcisi olan \u0130mam H\u00fcseyin\u2019i ve yetmi\u015f iki m\u00fcraf\u0131k\u0131n\u0131 katletmekle an\u0131l\u0131rlar. \u0130mparator-luk tarz\u0131ndaki geli\u015fimi ve zengin k\u00fclt\u00fcr\u00fc nedeniyle \u0130ran\u2019\u0131n \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 Arap toplum ve iktidar gelene\u011finden farkl\u0131 olarak \u015fekillendirmesi do\u011fas\u0131 gere\u011fidir. Burada \u00f6nemli olan, orta s\u0131n\u0131f\u0131n alt ve \u00fcst kesimlerinin \u00e7eli\u015fkili ve \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 iktidar ve toplum yakla\u015f\u0131m\u0131d\u0131r. \u00dcst kesim imparatorluktan miras kalan iktidar al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 nedeniyle \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 h\u0131zla devletle\u015fmeye ta\u015f\u0131yarak ya\u015famak istemi\u015ftir. Alt kesim ise, tarih boyunca hep iktidar sahiplerinden neler \u00e7ekti\u011finin derin bilin-cinde olarak, \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 bir sivil toplum bi\u00e7iminde ve iktidar kar\u015f\u0131t\u0131 y\u00f6n\u00fcyle ya-\u015famaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u00ee \u0130ran tarihinde bu ger\u00e7ekli\u011fi s\u00fcrekli izlemek m\u00fcm-k\u00fcnd\u00fcr. Kald\u0131 ki, tarihsel arka planda Zerd\u00fc\u015ft\u00ee gelenekte ta Med-Pers \u00e7eli\u015fki-sine kadar uzanan bu y\u00f6nl\u00fc bir toplum ve iktidar \u00e7eli\u015fkisi hep var olagelmi\u015f-tir. Bunun k\u00f6keninde ise kabile toplumunun hiyerar\u015fik b\u00f6l\u00fcnmesi yatar.<\/p>\n<p>\u0130ran sadece Pers etnik gelene\u011fine sahip de\u011fildir  ayn\u0131 co\u011frafyada \u00e7ok say\u0131-da etnik gelenek vard\u0131r. Toplumsal yar\u0131lmalarda etnik ve dinsel \u00f6zellikler i\u00e7 i\u00e7e geli\u015fmi\u015ftir. \u00dcst toplum ve iktidar olarak \u0130ran\u2019\u0131 ne sadece dinsel ne de etnik yan\u0131 a\u011f\u0131r basan \u00f6zelliklerle tan\u0131mlayabiliriz. Etnik ve dinsel \u00f6zelliklerin i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ip kayna\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcn bir bi\u00e7imi olarak tan\u0131mlamak daha \u00f6\u011fretici olabi-lir. Her iki yandan biri zaman zaman \u00f6ne \u00e7\u0131ksa da, tarih boyunca aralar\u0131nda radikal bir b\u00f6l\u00fcnme pek izlenmemektedir. \u00d6rne\u011fin ne Araplar gibi klasik anlamda bir kavim toplumu, ne de Yahudiler gibi dinsel bir toplum olmu\u015ftur. Kendili\u011fini \u00e2deta \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir model olarak geli\u015ftirme gere\u011fini duymu\u015ftur. \u00c7ok say\u0131da etnisite ve dinsel inanc\u0131n mevcudiyeti bunda \u00f6nemli rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalist modernitenin son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k etkisini bu ger\u00e7eklik temelinde kar\u015f\u0131-lam\u0131\u015ft\u0131r. Ne Avrupa \u00fclkelerinde g\u00f6r\u00fclen t\u00fcrden bir milliyet\u00e7ilik ve ulus-devlet deneyimini, ne de Arap \u00fclkelerindekine benzer bir ulus-devlet\u00e7ili\u011fi ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Tarihsel \u00f6zelliklerini koruyarak, her iki modele kar\u015f\u0131l\u0131k kendi modelini s\u00fcr-d\u00fcrmede \u0131srarl\u0131 olmu\u015ftur. \u015eahl\u0131k \u0130ran\u2019\u0131n\u0131n tutunamamas\u0131n\u0131n alt\u0131nda bu ger\u00e7ek-lik yatar. Fakat bu tarzdaki varolu\u015funu kapitalist moderniteye, k\u00fcresel kapita-lizme kar\u015f\u0131 \u00e7ok fazla devam ettiremez. Ya k\u00f6kl\u00fc bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ya\u015fayacakt\u0131r (\u0130ktidar ve devlet a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu \u00e7ok zordur  liberal bir ulus-devlet olmak mev-cut \u0130slam\u00ee devlet modelinin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc demektir), ya da par\u00e7alan\u0131p alt tabakan\u0131n \u0130sl\u00e2m\u00ee gelene\u011finin sivil demokratik de\u011ferlerini esas alma ve g\u00fcncel demokratik modernite de\u011ferlerini \u00f6z\u00fcmseme temelinde, Ortado\u011fu kaosundan \u00e7\u0131k\u0131\u015fta demokratik modernitenin \u00f6nde gelen in\u015fa g\u00fc\u00e7lerinden biri olarak, bir kez daha ge\u00e7mi\u015fine yara\u015f\u0131r bi\u00e7imde tarihteki yerini alacakt\u0131r.<br \/>c- T\u00fcrkler k\u00f6ken itibariyle Ural-Altay dil grubundan bir halk olarak, ilk \u015fe-killenmelerini yakla\u015f\u0131k yedi bin y\u0131l \u00f6nce G\u00fcney Sibirya eteklerinde ya\u015fam\u0131\u015f, oradan daha g\u00fcneye inerek kabile topluluklar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f \u00f6nde gelen k\u00fclt\u00fc-rel gruplardan biridir. Benzeri her k\u00fclt\u00fcrde ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 gibi, Proto T\u00fcrkler de ancak uygarl\u0131k geli\u015fmesiyle tarih sahnesinde g\u00f6r\u00fcn\u00fcr olmu\u015flard\u0131r. \u00d6zellikle ayn\u0131 k\u00fclt\u00fcr gruplar\u0131ndan \u00c7inlilerin erkenden uygarla\u015fmas\u0131 (M.\u00d6. 1500\u2019ler), T\u00fcrk boylar\u0131n\u0131n da etkilenmelerine ve tarihte yer almalar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. M.\u00d6. 3. y\u00fczy\u0131lda yerel beylikler kurduklar\u0131 anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u0130ktidarla\u015ft\u0131k\u00e7a \u00c7in\u2019in i\u00e7inde erimek durumunda kal\u0131yorlar. Etnik varl\u0131klar\u0131n\u0131 ancak kabile olarak koruyabiliyorlar. \u00c7in\u2019le ba\u015f edemeyince bat\u0131ya do\u011fru yay\u0131l\u0131yorlar. Bunda Orta Asya \u00c7\u00f6l\u00fcnden kaynakl\u0131 zorluklar, kurakl\u0131k ve n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131 da \u00f6nemli rol oy-nar. \u0130ran uygarl\u0131\u011f\u0131yla milattan \u00f6nceki y\u00fczy\u0131llara dayanan ili\u015fkileri vard\u0131r. Hin-distan \u00fczerinden de benzer ili\u015fkiler mevcuttur. Milattan sonra 3. y\u00fczy\u0131ldan itibaren bat\u0131ya do\u011fru yo\u011funla\u015fan g\u00f6\u00e7leri Hazar Denizi\u2019nin g\u00fcneyi ve kuzeyinden olmak \u00fczere iki ana g\u00fczerg\u00e2ha ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. M.S. 450\u2019lerde kuzeyden Bat\u0131 Roma \u0130mparatorlu\u011fu s\u0131n\u0131rlar\u0131na dayanm\u0131\u015f olup, i\u015fgal edecek kadar g\u00fc\u00e7lenmi\u015f-lerdir. Bug\u00fcnk\u00fc Macaristan\u2019\u0131 merkez alarak \u0130talya ve Fransa i\u00e7lerine kadar ilerleyip sald\u0131r\u0131 d\u00fczenleyebilmektedirler. Fakat kendilerini kal\u0131c\u0131 olarak kurum-sal bir iktidara, devlete d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcremiyorlar. Ayn\u0131 tarihlerde \u0130ran s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 da zorlamaktad\u0131rlar. Ayr\u0131ca M.S. 550\u2019lerde ilk defa G\u00f6kt\u00fcrkler ad\u0131yla etnik k\u00f6ken-li bir devlet olu\u015fturuyorlar. Bunu Mani dinini resmi din olarak kabul eden Uygur T\u00fcrkleri (M.S. 740\u2019lar) takip etmektedir. 8. ve 9. y\u00fczy\u0131llarda Abbasi ve Bizans \u0130mparatorluklar\u0131nda paral\u0131 asker olarak \u00f6nemli rol oynuyorlar. \u0130sl\u00e2mi-yet\u2019i kitlesel olarak ilk defa 10. y\u00fczy\u0131lda kabul ediyorlar. Karahanl\u0131lar ilk M\u00fcs-l\u00fcman T\u00fcrk Beyli\u011fi oluyor.<\/p>\n<p>9. ve 10. y\u00fczy\u0131llarda Hazar\u2019\u0131n kuzeyi ve do\u011fusunda bir Yahudi T\u00fcrk devleti de varl\u0131k kazanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sl\u00e2m\u00eele\u015ferek \u0130ran i\u00e7lerine inen ilk T\u00fcrk boylar\u0131 O\u011fuz T\u00fcrkleri olup, Sel\u00e7uklu Hanedanl\u0131\u011f\u0131 olarak tan\u0131nmaktad\u0131r. Sel\u00e7uk Bey Yahudi Hazara Devleti\u2019nde bir Suba\u015f\u0131 (y\u00fczba\u015f\u0131 seviyesinde bir komutan) iken, kabile-siyle ilk defa bug\u00fcnk\u00fc T\u00fcrkmenistan\u2019da, Seyhun ve Ceyhun nehirleri aras\u0131nda bir beylik kurma denemesine giri\u015fiyor. Sert \u00e7at\u0131\u015fmalar ya\u015fan\u0131yor. Kabilenin \u00fcst tabakas\u0131 olarak iktidar tecr\u00fcbesi kazan\u0131yorlar. Ganimet seferleri d\u00fczenli-yorlar. Ba\u015far\u0131l\u0131 olmak ve bol ganimet toplamak i\u00e7in \u0130sl\u00e2mla\u015fmalar\u0131 gerekti\u011fini kavr\u0131yorlar. Abbasi saraylar\u0131nda da daha 9. y\u00fczy\u0131lda \u00f6nemli bir paral\u0131 asker grubu olu\u015fturuyorlar. Kendileri i\u00e7in Samara kenti in\u015fa ediliyor. Sel\u00e7uklu bo-yundan birlikler Bizans i\u00e7lerine kadar s\u0131z\u0131p sald\u0131r\u0131yor, ganimet topluyorlar. Kar\u015f\u0131lar\u0131nda H\u0131ristiyan T\u00fcrkleri buluyorlar. 11. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda toptan M\u00fcs-l\u00fcmanla\u015f\u0131yorlar. Sel\u00e7uk Bey 1008\u2019de \u00f6l\u00fcyor. Yerine ge\u00e7en o\u011fullar\u0131n\u0131n adlar\u0131n\u0131n Mikail, Musa, Yunus ve Arslan olmas\u0131 Yahudilikten olduk\u00e7a etkilenmi\u015f oldu-\u011funu g\u00f6steriyor. Bu d\u00f6nemde kabilelerin alt yoksul kesimleriyle zengin \u00fcst tabaka aras\u0131ndaki ayr\u0131\u015fma ve \u00e7eli\u015fkiler yo\u011funla\u015f\u0131yor. \u0130ktidar elidinden ilk ko-pan kabileler 1018\u2019den itibaren \u0130ran i\u00e7lerine girmeye ba\u015fl\u0131yorlar. Oradaki devlet yetkililerinden kendi kabile \u015feflerine kar\u015f\u0131 korunma istiyorlar. Tarihte ilk defa T\u00fcrkmen (kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 Araplarda Bedevi, K\u00fcrtlerde Kurmanc) halk, kabileler ola-rak, kendi beylerine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131p ba\u011f\u0131ms\u0131z ya\u015famak istiyor.<\/p>\n<p>T\u00fcrk kabile toplumlar\u0131nda g\u00f6zlemlenen bu ilk ciddi ayr\u0131\u015fma tarihte kal\u0131c\u0131 bir etki b\u0131rakacakt\u0131r. \u0130ktidar ve toplum temelindeki bu ayr\u0131\u015fma sert ge\u00e7en bir m\u00fccadeleyi beraberinde getirecektir. T\u00fcrk olgusu bu tarihten (T\u00fcrk-\u0130sl\u00e2m tarihi) itibaren aralar\u0131nda olduk\u00e7a \u00e7eli\u015fkili ve \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 ili\u015fkilerin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 iki kol halinde ilerleyecektir. \u0130ktidar ayg\u0131t\u0131 etraf\u0131nda \u00f6rg\u00fctlenen kabilelerin \u00fcst tabakas\u0131 bu tarzda ya\u015famay\u0131 bir \u00f6l\u00fcm kal\u0131m sorunu haline getirecektir. Daha Hazara Yahudi T\u00fcrk Devleti\u2019nde olu\u015fan bu iktidar temelli ya\u015fam gittik\u00e7e g\u00fc\u00e7-lenerek g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam edecektir. \u0130ktidars\u0131z ve devletsiz ya\u015famak bu elit gruplar i\u00e7in hep \u00f6l\u00fcmle e\u015f say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ktidar ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir din seviyesine (kutsal devlet, ana-baba devlet) y\u00fckseltmi\u015flerdir. Allah ile devlet (Z\u0131lullah = Tanr\u0131n\u0131n g\u00f6lgesi) aras\u0131nda cisim = g\u00f6lgesi ili\u015fkisi kurulmu\u015ftur. Uhrevi, semavi bir kavram olan Tanr\u0131, Allah s\u00f6zc\u00fckleri en \u00e7ok devlet olgusunda somutluk kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ba\u011flamda Sel\u00e7uklu Beyleri hem i\u00e7te hem de d\u0131\u015fta m\u00fcthi\u015f iktidar ve devlet sava\u015f\u00e7\u0131s\u0131 haline geldiler. Bu i\u015ften ba\u015fka i\u015fle ilgilenmez oldu-lar. Abbasiler, Gazneliler, Samano\u011fullar\u0131, Atabekler, Toluno\u011fullar\u0131 gibi bir\u00e7ok hanedan devletinde ya temel askeri g\u00fc\u00e7 olarak hizmet g\u00f6rd\u00fcler ya da bizzat devlet kurdular. 1055\u2019lerde Sel\u00e7uklu \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nu tesis ettiler. 1071\u2019deki Malazgirt Sava\u015f\u0131ndan sonra Anadolu\u2019nun her taraf\u0131nda beylikler in\u015fa ettiler. 1086 y\u0131l\u0131nda Anadolu Sel\u00e7uklu \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nu kurdular. Beyliklerin kendi aralar\u0131ndaki sava\u015flar Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun kurulu\u015funa kadar devam etti. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nda azami iktidarla\u015fmay\u0131 ya\u015fad\u0131lar. T\u00fcm bu ikti-dar-devlet yo\u011funla\u015fmas\u0131nda \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131 (hukuk normlar\u0131) temel normlar\u0131, S\u00fcnni \u0130sl\u00e2m mezhebi ise temel me\u015fruiyet arac\u0131n\u0131 olu\u015fturdu.<\/p>\n<p>T\u00fcrk iktidar elitinde genelde din, \u00f6zelde \u0130sl\u00e2m dini tamamen iktidarsal bir ara\u00e7 olarak anlam ifade eder. \u0130ktidar d\u0131\u015f\u0131nda din \u00e7ok az de\u011fer ta\u015f\u0131r. T\u00fcrk iktidar metafizi\u011fini \u00e7ok iyi bilmeden, do\u011fru bir devlet ve toplum \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi yap\u0131lamaz. Yap\u0131lanlar b\u00fcy\u00fck eksiklik ve yanl\u0131\u015fl\u0131k pay\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. T\u00fcrk ikti-dar elidi daha ilk beylik s\u00fcrecinde, hatta kabile \u00fcst hiyerar\u015fisinde \u015eamanist kavram ve fig\u00fcrleri feti\u015fle\u015ftirmi\u015ftir. Bug\u00fcnk\u00fc bayrak benzeri simgelere tap\u0131n-ma oradan kaynaklanmaktad\u0131r. Kabile totem feti\u015fizmi de olduk\u00e7a n\u00fcfuz etmi\u015f-tir. Bir kahramanl\u0131k yapmad\u0131k\u00e7a erke\u011fe ad vermeme feti\u015fizmi bununla ba\u011flan-t\u0131l\u0131d\u0131r. Beylik iktidar\u0131nda at, avrat, pusat (silah) \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc en kutsal namus de\u011fer-leri olup ya\u015fam\u0131n kendisidir. \u0130ktidar ya\u015fam\u0131 demek at, avrat, silah demektir. \u0130ktidar\u0131n k\u00f6k h\u00fccresine bu \u00fc\u00e7 temel gen oturtulmu\u015f ve genetik \u00f6zellikler haline getirilmi\u015ftir. \u0130sl\u00e2miyet\u2019in Allah\u2019\u0131yla iktidar aras\u0131nda azami ba\u011flant\u0131 ku-rulmu\u015f, \u00f6rt\u00fcl\u00fc tanr\u0131-iktidar \u00f6zde\u015fli\u011fi olu\u015fturulmu\u015f, dolay\u0131s\u0131yla iktidar ve dev-lete en b\u00fcy\u00fck kutsall\u0131k atfedilmi\u015ftir. Tabii bu kutsall\u0131\u011f\u0131n alt\u0131nda ganimete el koyma (fethin amac\u0131, hakk\u0131 olan, el konulabilecek her \u015fey) g\u00fcd\u00fcs\u00fc yatmakta-d\u0131r.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde iktidar\u0131 bu y\u00f6nl\u00fc kavramlarla azamile\u015ftirenlere \u00f6n-c\u00fcl\u00fck eden g\u00fc\u00e7 T\u00fcrk iktidar elitleri olsa da, yaln\u0131zca onlar de\u011fildir. Orta\u00e7a\u011f-dan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar t\u00fcm iktidar elitlerine \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmi\u015f olan g\u00fc\u00e7ler birbirle-ri i\u00e7inde \u00e2deta erimi\u015flerdir. \u0130smi T\u00fcrk olan, fakat en ba\u015fta T\u00fcrkmen\u2019i, toplum-sal T\u00fcrk\u2019\u00fc ezen, s\u00f6m\u00fcren ve \u2018Etrak-\u0131 bi idrak\u2019 (anlay\u0131\u015fs\u0131z, cahil T\u00fcrkler) haline getiren bu T\u00fcrkl\u00fckt\u00fcr. Toplumsal T\u00fcrkl\u00fc\u011fe en zalim ve s\u00f6m\u00fcrgen davranan da yine bu T\u00fcrkl\u00fckt\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla iktidar T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fc, hi\u00e7bir toplum veya halk \u00fczerinde geli\u015ftiremedi\u011fi bask\u0131y\u0131, s\u00f6m\u00fcr\u00fcy\u00fc, s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi ve k\u0131r\u0131m\u0131 T\u00fcrkmen-ler \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. Bu konuda pek \u00e7ok y\u00f6ntem uygulanm\u0131\u015ft\u0131r. En ba\u015fta \u00f6l\u00fcnceye kadar asker kalmaya mahk\u00fbm etme, ayr\u0131 vergilendirmeye tabi tutma, cahil b\u0131rakma, en ufak bir tepkisine kar\u015f\u0131l\u0131k toplu k\u0131r\u0131mdan ge\u00e7irme, s\u0131k s\u0131k talan etme, s\u00fcrg\u00fcne yollama, en ufak demokratik istemlerini bast\u0131rma, i\u00e7 s\u00f6m\u00fcr\u00fc yetmedi\u011finde yaban diyarlara k\u00f6le stat\u00fcs\u00fcnde g\u00f6nderip s\u00f6z\u00fcn \u00f6zcesi \u2018eti senin, kemi\u011fi benim\u2019 ilkesini sonuna kadar kullanma, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde varo\u015flara doldurma, tekelci k\u00e2rlar gere\u011fi yar\u0131s\u0131ndan fazlas\u0131n\u0131 i\u015fsiz b\u0131rakma, ulus-devlet\u00e7ili\u011fi azami k\u0131l\u0131p toplumsal k\u00fclt\u00fcr olarak hi\u00e7le\u015ftirme bu y\u00f6ntemler-den baz\u0131lar\u0131d\u0131r. Bu temelde olu\u015fan ikinci kategori T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fc veya T\u00fcrkmenlik apayr\u0131 bir toplumsal olgudur.<\/p>\n<p>T\u00fcrkmenlik (iktidar d\u0131\u015f\u0131nda kalan M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrkler) iktidarla olan k\u00f6kl\u00fc ayr\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 daha Sel\u00e7uk Bey\u2019in ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde g\u00f6stermi\u015ftir. \u0130lk yoksul T\u00fcrkmen oymaklar\u0131 1005 y\u0131l\u0131nda bey zulm\u00fcnden korunmak i\u00e7in Gaznelilere s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015flard\u0131r. Daha sonralar\u0131 \u0130ran\u2019\u0131n \u00e7e\u015fitli y\u00f6relerine, \u00f6zellikle kuzeybat\u0131s\u0131na, bug\u00fcnk\u00fc Azerbaycan\u2019a \u00e7ekilerek kendilerini korumaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Geni\u015f kollar halinde bug\u00fcnk\u00fc Irak ve Suriye topraklar\u0131nda bar\u0131nma \u00e7abas\u0131 i\u00e7ine girmi\u015flerdir. Bu ilk y\u00fczy\u0131llarda kopu\u015f s\u00fcrekli geli\u015fmi\u015ftir. Kuzey Hazar g\u00fc-zerg\u00e2h\u0131 \u00fczerinde de benzer geli\u015fmeler ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Sel\u00e7uklu beyleri ve sultan-lar\u0131 T\u00fcrkmenlerden kurtulmak i\u00e7in onlar\u0131 hep Kafkasya\u2019ya, Arabistan\u2019a, K\u00fcr-distan\u2019a ve Anadolu\u2019ya s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Askerli\u011fe yarayanlar d\u0131\u015f\u0131nda di\u011ferlerini kendi kaderleriyle ba\u015f ba\u015fa b\u0131rakm\u0131\u015flard\u0131r. Karadeniz ve Akdeniz da\u011f silsilele-riyle Orta Anadolu bozk\u0131rlar\u0131 T\u00fcrkmenlerle dolmu\u015ftur. Zor ya\u015fam ko\u015fullar\u0131, bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc T\u00fcrkmenleri s\u00fcrekli isyana sevk etmi\u015ftir. Sultan Sancar\u2019\u0131 kafese koyup yanlar\u0131nda ta\u015f\u0131malar\u0131, Alevile\u015ferek iktidar S\u00fcnnili\u011finden kopma-lar\u0131, \u00e7ok say\u0131da tarikat kurarak sivil toplumu (Ahmed Yesevi\u2019den Mevlana\u2019ya, Baba \u0130shak\u2019tan \u015eeyh Bedreddin\u2019e, Pir Sultan Abdal\u2019dan \u015eah \u0130smail\u2019e, Celali ayaklanmalar\u0131ndan esnaf ayaklanmalar\u0131na) geli\u015ftirmeleri ve bu u\u011furda ayak-lanmalar\u0131 bu konuda \u00f6nemli \u00f6rnekler olarak g\u00f6sterilebilir. Kendi direni\u015f k\u00fcl-t\u00fcrlerini Pir Sultan Abdal, Karacao\u011flan, K\u00f6ro\u011flu, Dadalo\u011flu s\u00f6ylemlerinde destans\u0131 tarzda sergilemi\u015flerdir. \u0130ktidar\u0131n Fars\u00e7a ile Arap\u00e7a kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 ucube diline kar\u015f\u0131 T\u00fcrk\u00e7enin ar\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 da yine T\u00fcrkmenler korumu\u015ftur. Ortado\u011fu halklar\u0131yla dost\u00e7a ya\u015fam\u0131\u015flar, g\u00f6n\u00fcll\u00fc i\u00e7 i\u00e7e ya\u015famaktan \u00e7ekinmemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Toplumsal k\u00fclt\u00fcr olarak T\u00fcrkmenlik, hem maddi hem de manevi y\u00f6nleriy-le \u00fczerinde kapsaml\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar yap\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirir. Kendi \u00f6z toplumsal tarihlerinin in\u015fas\u0131 gereklidir. Kapitalist modernite d\u00f6neminde T\u00fcrkmenlerin varl\u0131\u011f\u0131 daha da zorla\u015fan ko\u015fullarla \u00e7evrelendi. G\u00f6\u00e7ebe toplum ve yerle\u015fik ya-\u015fam olanaklar\u0131 azald\u0131. En tehlikeli alanlarda azap askerleri misali ya\u015fat\u0131lmalar\u0131 yetmiyormu\u015f gibi i\u015fsizlik, d\u0131\u015far\u0131ya g\u00f6\u00e7 ve varo\u015flarda yo\u011funla\u015fma \u015feklinde g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn zorlu ko\u015fullar\u0131nda varl\u0131klar\u0131n\u0131 devam ettirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. Bir ulus kadar anlam ifade eden tarihsel T\u00fcrkmenlik, kapitalist tekeller ve ulus-devletin bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc \u00e7arklar\u0131nda, fa\u015fist ve dinci devlet partilerinin k\u0131ska-c\u0131nda t\u00fckenmekle y\u00fcz y\u00fcze kalm\u0131\u015ft\u0131r. Kendi demokratik hareketini olu\u015ftura-mamas\u0131 bunda en \u00f6nemli rol\u00fc oynam\u0131\u015ft\u0131r. Bu bo\u015flu\u011fu dolduran iktidar-devlet hedefli dinci ve fa\u015fist hareket, T\u00fcrkmenli\u011fin olumlu \u00f6zelliklerini z\u0131dd\u0131na d\u00f6-n\u00fc\u015ft\u00fcrerek en b\u00fcy\u00fck ihaneti ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f, b\u00fcy\u00fck de\u011fer ifade eden tarihsel-toplumsal T\u00fcrkmen k\u00fclt\u00fcr\u00fcne \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir darbe vurmu\u015ftur. Genelde Orta Asya ve Kafkasya\u2019da, \u00f6zelde Anadolu\u2019daki tarihsel toplumsal T\u00fcrkmen T\u00fcrk\u2019\u00fcn\u00fcn iktidar-devlet \u00e7arklar\u0131nda olu\u015fmu\u015f iktidarc\u0131, cinsiyet\u00e7i, dinci ve milliyet\u00e7i T\u00fcrkl\u00fckten \u00e7ok farkl\u0131 bir olu\u015fum ve olgu oldu\u011funu \u00e7ok iyi kavramak ve kurumla\u015ft\u0131rmak gerekir. Daha da \u00f6nemlisi, T\u00fcrkmenleri kapitalist moderni-tenin fideli\u011finde T\u00fcrk olmayan unsurlarca en yapay tarzda olu\u015fturulmu\u015f, beyaz-siyah-ye\u015fil renklere b\u00fcr\u00fcnen komplocu-fa\u015fist ulus-devlet\u00e7i yap\u0131lanma-lardan ayr\u0131\u015ft\u0131rarak demokratik cumhuriyet, demokratik vatan ve demokratik ulus temelli demokratik modernite unsurlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek gerekir. Bunun i\u00e7in demokratik siyaset, sivil toplumculuk ve \u00f6zerklik \u00f6rg\u00fctlenmesi ve eylemini temel almak, bunu geleneksel T\u00fcrkmen-T\u00fcrk k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle sentezleyip \u00e7a\u011fda\u015f bir k\u00fclt\u00fcr geli\u015ftirmek gerekir. T\u00fcrkiye Demokratik Hareketinin temel sorunu, bu k\u00fclt\u00fcr\u00fc t\u00fcm tarihsel ve toplumsal y\u00f6nleriyle do\u011fru tan\u0131mlamak, ara\u015ft\u0131rmak ve sahiplenmek, bunun i\u00e7in e\u011fitip \u00f6rg\u00fctlendirmek ve eylemle\u015ftirerek demokratik modernite sistemiyle b\u00fct\u00fcnle\u015ftirmektir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkmenler d\u0131\u015f\u0131nda Anadolu ve Mezopotamya\u2019da \u0130sl\u00e2m\u00ee k\u00fclt\u00fcrle ya\u015fayan ba\u015fka halklar ve k\u00fclt\u00fcrler ger\u00e7e\u011fi de vard\u0131r. Toroslar\u0131n g\u00fcneyinde ya\u015fayan Arap az\u0131nl\u0131k \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n fetih d\u00f6neminden kalmad\u0131r. \u0130ktidar ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirdi-\u011finden, gittik\u00e7e yoksulla\u015fmakta olan bir k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr. \u00dcst tabakas\u0131 h\u00e2kim T\u00fcrk elidi i\u00e7inde erimi\u015ftir. Yoksul kesimlerin Arap k\u00fclt\u00fcr\u00fc de asimilasyonun etkisiy-le gerilemi\u015f olup giderek kullan\u0131mdan kalkmaktad\u0131r. K\u00fcrtlerle i\u00e7 i\u00e7e olmakla birlikte varl\u0131klar\u0131n\u0131 korumu\u015flard\u0131r. Kapitalizm ko\u015fullar\u0131nda varl\u0131klar\u0131n\u0131 devam ettirmeleri gittik\u00e7e g\u00fc\u00e7le\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Balkan k\u00f6kenli Arnavut ve Bo\u015fnak gruplar, iktidarla ba\u011flant\u0131l\u0131 bir k\u00fclt\u00fcr\u00fc temsil ederler. Kimlik konusunda fazla bir ayr\u0131\u015fma ya\u015famam\u0131\u015flard\u0131r. B\u00fcrokrasi i\u00e7inde varl\u0131klar\u0131n\u0131 devam ettirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Resmi ideolojiye olduk\u00e7a ba\u011fl\u0131-d\u0131rlar. T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fini \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fi olduk\u00e7a savunurlar. Nicelik olarak daha az olan yoksul kesimler proleterle\u015fmi\u015f olup, emek hareketinin etkinlikle-rinde rol ald\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Resmi iktidar ideolojisi gere\u011fi, etnik aidiyet konu-sunda \u0131srarl\u0131 de\u011fildirler.<\/p>\n<p>Kafkas k\u00f6kenliler daha a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 gruplar\u0131 te\u015fkil etmektedir. \u0130ktidarla yak\u0131n ba\u011flant\u0131 i\u00e7inde olmak, iktidar elidi i\u00e7inde yer almak k\u00fclt\u00fcrlerinde olduk\u00e7a yer bulmu\u015ftur. Anayurtlar\u0131na \u00f6zlemleri olmakla birlikte, d\u00f6n\u00fc\u015f yak\u0131n d\u00f6neme kadar bir hayaldi. Sovyetler Birli\u011fi\u2019nin \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcnden sonra anayurtlar\u0131yla tekrar ili\u015fkilendiler. Balkan k\u00f6kenliler de benzer bir durumu ya\u015famaktad\u0131r. G\u00fc\u00e7l\u00fc tarafta yer almak bunlar\u0131n \u00fcst kesimleri i\u00e7in bir gelenektir. Devrimci hareketlere \u00f6nderlik d\u00fczeyinde kat\u0131ld\u0131klar\u0131 gibi, sa\u011f hareketlere de benzer bi\u00e7imde kat\u0131l\u0131m sa\u011flad\u0131klar\u0131 g\u00f6zlemlenmektedir.<\/p>\n<p>Anadolu ve Mezopotamya topraklar\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcr mozai\u011fi nitelemesi uygun bir kavram olmakla birlikte, ne yaz\u0131k ki yer alt\u0131ndan \u00e7\u0131kan mozaik y\u00fczleri gibi olduk\u00e7a y\u0131pranm\u0131\u015ft\u0131r. Ulus-devletin homojen toplum yaratma projesi nedeniy-le bu k\u00fclt\u00fcr mozai\u011fi \u00e2deta k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ak\u0131l ta\u015flar\u0131 haline getirilmekte, varl\u0131klar\u0131na y\u00f6nelik bir soyk\u0131r\u0131m ger\u00e7ekle\u015ftirilmektedir. K\u00fclt\u00fcrel varl\u0131klar ne kadar az\u0131nl\u0131k konumunda olsalar da, mutlaka korunmas\u0131 gereken tarihsel miraslard\u0131r. Ulus-devletin soyk\u0131r\u0131mc\u0131 niteli\u011fi en \u00e7ok bu k\u00fclt\u00fcrlere kar\u015f\u0131 geli\u015ftirdi\u011fi politikalarda yans\u0131mas\u0131n\u0131 bulur. Bu politikalarla bir\u00e7ok k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131n yok edilmesi, kapi-talist modernitenin d\u00fcnyan\u0131n her taraf\u0131nda geli\u015ftirdi\u011fi katliamlar\u0131n en \u00f6nemli par\u00e7as\u0131d\u0131r. Az\u0131nl\u0131k konumundaki k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131klar zor uygulamalar\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, ekonomik olarak da de\u011ferlerden yoksun k\u0131l\u0131narak kendilerini ya\u015famalar\u0131 \u00e2deta imk\u00e2ns\u0131z hale getirilir. \u00c2deta \u015fu kural ge\u00e7erli k\u0131l\u0131n\u0131r: Kendi k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde ya\u015famaya devam eder ve resmi \u00e7o\u011funluk k\u00fclt\u00fcr\u00fcne teslim olmazsan, a\u00e7 ve i\u015fsiz kal\u0131rs\u0131n! Resmi ulus-devlet k\u00fclt\u00fcr\u00fcne kat\u0131lmadan, kendi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc terk edip bu kat\u0131l\u0131m\u0131 teslimiyet haline getirmeden toplumda yer tutma ve ilerleme sa\u011flama, \u00f6n\u00fcne dikilmi\u015f binbir engelle olanaks\u0131z hale getirilir. B\u00f6ylece resmi homojen toplumun \u00fcyeli\u011fi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131l\u0131n\u0131r.<\/p>\n<p>Avrupa\u2019da \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131nda ya\u015fanan fa\u015fizm denemesi, moderniteyi homojen toplum projesini g\u00f6zden ge\u00e7irmeye zorlam\u0131\u015ft\u0131r. Avrupa Birli\u011fi proje-si ile alternatif olarak k\u00fclt\u00fcrel \u00e7o\u011fulculu\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015f yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Postmodernite \u00f6z\u00fcnde k\u00fclt\u00fcrel \u00e7o\u011fulculu\u011fu temel de\u011fer olarak payla\u015fmakla birlikte, kapita-list moderniteye alternatif olmaktan uzakt\u0131r. Resmi k\u00fclt\u00fcrel kimli\u011fin d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015fayan t\u00fcm k\u00fclt\u00fcrler son tahlilde marjinalle\u015ftirilerek, ya kendili\u011finden ya dolayl\u0131 bask\u0131 ve kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc y\u00f6ntemiyle ya da ulus-devletin resmi homo-jen toplum yaratma politikalar\u0131yla tasfiye edilme ve soyk\u0131r\u0131mla t\u00fckenme ger-\u00e7e\u011fiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunmaktad\u0131r. Buna kar\u015f\u0131 durman\u0131n en do\u011fru yolu, k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumak ve \u00f6zg\u00fcr k\u0131lmak i\u00e7in a\u00e7\u0131k u\u00e7lu bir k\u00fclt\u00fcrel kimlik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 benimsemek, bunu di\u011fer k\u00fclt\u00fcrlerle sentezleyerek daha \u00fcst bir a\u015famada ortak ya\u015fam projeleri geli\u015ftirmektir. Demokratik ulus, anayasal va-tanda\u015fl\u0131k, demokratik cumhuriyet, \u00e7o\u011fulcu bir vatan ve k\u00fclt\u00fcr anlay\u0131\u015f\u0131 bu t\u00fcr projelerin belli ba\u015fl\u0131 olanlar\u0131d\u0131r. Demokratik siyaset, sivil toplum \u00f6rg\u00fctlenme-leri ve demokratik \u00f6zerklik y\u00f6ntemleri bu projelerin temel uygulanma ara\u00e7la-r\u0131d\u0131r. Hem geleneksel k\u00fclt\u00fcrlerin korunup \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesi, hem de \u00e7a\u011fda\u015f k\u00fclt\u00fcrlerle bir sentez halinde ya\u015famalar\u0131 i\u00e7in demokratik modernite \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc hayati ihtiya\u00e7t\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p><\/p>\n<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Varl\u0131k ve bilin\u00e7 felsefenin en temel sorunudur. Varl\u0131k kavram\u0131n\u0131n kendisi halen en \u00e7ok merak konusu olan felsefi kavramlar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Bunun yan\u0131 ba\u015f\u0131ndaki ikiz kavram ise zamand\u0131r. \u0130kisi birbirinden ayr\u0131lamaz. Varl\u0131k nas\u0131l zamans\u0131z olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezse, zaman da varl\u0131k olmadan olma-yand\u0131r. Zaman tamamen varl\u0131kla ilgilidir. \u0130kisi aras\u0131ndaki ili\u015fki en \u00e7ok olu\u015f kavram\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Varl\u0131k ve zaman olu\u015fla ger\u00e7ekle\u015fir.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":4659,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-4658","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4658","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4658"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4658\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4659"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4658"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4658"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4658"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}