{"id":4733,"date":"2020-03-15T01:15:42","date_gmt":"2020-03-14T22:15:42","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/ortadoguda-demokratik-modernite-cozumu\/"},"modified":"2020-03-15T01:15:42","modified_gmt":"2020-03-14T22:15:42","slug":"ortadoguda-demokratik-modernite-cozumu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/ortadoguda-demokratik-modernite-cozumu\/","title":{"rendered":"ORTADO\u011eU\u2019DA DEMOKRAT\u0130K MODERN\u0130TE \u00c7\u00d6Z\u00dcM\u00dc"},"content":{"rendered":"<p>10 Ocak 2014 Cuma Saat 08:12<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Bir toplum i\u00e7in en b\u00fcy\u00fck felaket, kendisi hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcretme ve eylemde bulunma g\u00fcc\u00fcn\u00fc yitirmesidir. Bunu \u00e7ok \u00f6nceden iyi bilen hiyerar\u015fi ve uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7leri, ideolojik hegemonya diyebilece\u011fimiz zihinsel h\u00e2kimiyetlerine \u00f6ncelik ver-mi\u015flerdir. Hegemonyan\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinde \u015fiddet tek ba\u015f\u0131na kal\u0131c\u0131 bir rol oynayamaz.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/3321-1.png\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Bir toplum i\u00e7in en b\u00fcy\u00fck felaket, kendisi hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcretme ve eylemde bulunma g\u00fcc\u00fcn\u00fc yitirmesidir. Bunu \u00e7ok \u00f6nceden iyi bilen hiyerar\u015fi ve uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7leri, ideolojik hegemonya diyebilece\u011fimiz zihinsel h\u00e2kimiyetlerine \u00f6ncelik ver-mi\u015flerdir. Hegemonyan\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinde \u015fiddet tek ba\u015f\u0131na kal\u0131c\u0131 bir rol oynayamaz. E\u011fer \u015fiddetle ama\u00e7lanan toplum \u00fczerinde bir \u00e7\u0131kar elde etmekse, bunun i\u00e7in art\u0131k-\u00fcr\u00fcne ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Toplumlar ikna edilmeden uzun vadeli \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmalar\u0131 ve art\u0131-\u00fcr\u00fcn yaratmalar\u0131 beklenemez. \u0130deolojik hegemonya bu iknay\u0131 sa\u011flayarak, toplumu \u015fiddet hegemonyas\u0131n\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ve belki de bekledi\u011finden daha fazlas\u0131n\u0131 sa\u011flayan birikimlere a\u00e7\u0131k hale getirir. <\/p>\n<p>Oryantalizm, Avrupa modernitesinin Do\u011fu ve Ortado\u011fu i\u00e7in geli\u015ftirdi\u011fi ideolojik hegemonyan\u0131n bilimsel ifadesidir. \u00c7ok etkili bir d\u00fc\u015f\u00fcnce hegemonyas\u0131 olarak i\u015flevini s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Modernitenin k\u00fcreselle\u015fmesi ideolojik k\u00fcreselle\u015fmeyle i\u00e7 i\u00e7edir. Belki de ideolojik hegemonya daha \u00f6nceliklidir. Zihinlerin fethi kadar etkili ba\u015fka bir fetih yoktur. Bu sat\u0131rlar\u0131 yazarken bile oryantalizmi ne kadar a\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131 kendime hep sordum. \u00c7ok iyi biliyorum ki, bu zihniyetle d\u00fc\u015f\u00fcnmem beni d\u00fc\u015f\u00fcnce k\u00f6leli\u011finin fasit dairesinden kurtaramayacak, tersine azap verircesine ayn\u0131 dairenin i\u00e7inde d\u00f6nd\u00fcr\u00fcp dola\u015ft\u0131racakt\u0131r. Geleneksel anti-modernistlerden \u0130slamc\u0131 olanlar\u0131, \u0130slam\u2019\u0131n bir d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131n\u0131n oldu\u011funu ve Garptan ba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcklerini 19. y\u00fczy\u0131ldan beri \u0131srarla s\u00f6ylemle\u015ftirirler. Yan\u0131lma pay\u0131 y\u00fcksek olan bir s\u00f6ylemdir \u0130slamc\u0131l\u0131k. Anti-modernistli\u011fi kesinlikle oryantalist tezler \u00fczerinde y\u00fcr\u00fctmektedirler. M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015fler\u2019den El-Kaide\u2019ye kadar s\u00f6zde anti-modernist ge\u00e7inen \u0130slamc\u0131 g\u00fc\u00e7lerde bu b\u00f6yledir. Anar\u015fistler dahil keskin solculuk pe\u015findeki ak\u0131mlar, t\u00fcm kar\u015f\u0131 idealar\u0131na ra\u011fmen, genelde modernist d\u00fc\u015f\u00fcnce olmaks\u0131z\u0131n, Ortado\u011fu\u2019ya ili\u015fkin ise oryantalizmsiz d\u00fc\u015f\u00fcnecek durumda de\u011fildirler. Reel sosyalizm en a\u015f\u0131r\u0131 modernizmdi. \u00c7in modernizmi, oryantalizmin zaferidir. Hindistan gelenek\u00e7ili\u011fi i\u00e7in de durum farkl\u0131 de\u011fildir. <\/p>\n<p>Anti-oryantalist olmak bana ilgin\u00e7 ve \u00e7ekici gelir. Bunu bu sat\u0131rlarda deniyorum. D\u00fc\u015f\u00fcnce \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc kendi ba\u015f\u0131na anti-oryantalizmi ifade etmez. Oryantalizmi a\u015fmak san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar kolay de\u011fildir. Kapitalist modernitenin \u00fc\u00e7 sacaya\u011f\u0131 \u00fczerinden anlat\u0131m\u0131n\u0131 reddetmek belki anti-modernistlik olabilir. Ama kendi ba\u015f\u0131na modernizmi, oryantalizmi a\u015fma anlam\u0131na gelmez. Daha da \u00f6nemli olan, reddedilenin yerine neyin konulaca\u011f\u0131d\u0131r. \u0130slamiyet veya herhangi bir gelenek de moderniteyi redde-debilir. Fakat s\u0131ra se\u00e7enek olmaya geldi\u011finde, modernite g\u00fc\u00e7lerine teslim olmaktan ba\u015fka \u00e7arelerinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrler. A\u00e7\u0131k veya kapal\u0131 teslimiyetin \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fi oldu\u011funu bilerek moderniteye tabi olurlar. Reel sosyalizmin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc, moderniteyi a\u015fmak \u015furada kals\u0131n, \u00fc\u00e7 sacaya\u011f\u0131 \u00fczerinden tamamen moderniteye a\u015f\u0131r\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131 (\u00d6zel kapitalizm yerine devlet kapitalizmini uygulamak ret anlam\u0131na gelmez) olmas\u0131n\u0131n bir sonucudur. \u00c7in kadar bu yarg\u0131y\u0131 \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde do\u011frulayan ba\u015fka bir \u00f6rnek ender bulunur. Ortado\u011fu\u2019da gerek Marksizm\u2019in gerek dincili\u011fin kal\u0131c\u0131 bir sistem geli\u015ftiremeyi\u015fi oryantalizmi a\u015famamalar\u0131ndan, hatta oryantalizmin daha a\u015f\u0131r\u0131 uygulay\u0131c\u0131lar\u0131 olmalar\u0131ndan ileri gelmektedir. <\/p>\n<p>A\u015f\u0131lmas\u0131 \u015furada kals\u0131n, modernist ve oryantalist d\u00fc\u015f\u00fcnce hegemonyas\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesine bile giri\u015filmemi\u015ftir. A. Gramsci \u00e7\u00f6z\u00fcmleme denemesine kalk\u0131\u015fm\u0131\u015f, fakat denemeden \u00f6teye ge\u00e7ememi\u015ftir. Anar\u015fist d\u00fc\u015f\u00fcnce ekol\u00fcnden cesur ele\u015f-tiriler olmas\u0131na ra\u011fmen, bunlar da alternatif \u00fcretmede reel sosyalistlerden pek farkl\u0131 de\u011fildirler. Teoride s\u00f6z\u00fc edilen he-gemonyay\u0131 a\u015fsalar bile, yap\u0131sall\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde ya\u015fama konusunda ciddi sorunlar\u0131 olmam\u0131\u015ft\u0131r. Ortado\u011fu\u2019da modernist d\u00fc\u015f\u00fcnceyle en \u00e7ok u\u011fra\u015fan \u0130ranl\u0131 ayd\u0131nlar, modernist bir \u015eia\u2019y\u0131 in\u015fa etmekten \u00f6teye gidememi\u015flerdir. Di\u011fer t\u00fcm \u0130slamc\u0131lar modernite s\u00f6ylemlerinin hepsinin \u0130slam taraf\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nceden s\u00f6ylendi\u011fini tekrarlay\u0131p durmaktad\u0131rlar. Anti-emperyalist, anti-kapitalist olduklar\u0131n\u0131 \u0131srarla ileri s\u00fcren t\u00fcm ideolojik ak\u0131mlar ve iktidar hareketlerinin azami ba\u015fard\u0131klar\u0131 \u015fey liberalizmden, \u00f6zel kapitalizmden sosyal-demokrasiye, reel sosyalizme ve ulusal kurtulu\u015f\u00e7ulu\u011fa terfi etmek veya mezhep de\u011fi\u015ftirmekten \u00f6teye anlam ifade etmez. <\/p>\n<p>Modernist ve oryantalist ak\u0131mlar san\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok daha etkindir. Sadece k\u00fclt\u00fcrel d\u00fczeyde bir ele\u015ftiri bu ak\u0131mlar\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelmez. Sistemin hegemonik g\u00fc\u00e7lerinden birini yenmek, hatta anti-kapitalist devrim yapmak ele\u015ftirisinin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve alternatifinin olu\u015fturuldu\u011funu kan\u0131tlamaz. Ekim Devrimi anti-kapitalistti, ama anti-modernist de\u011fildi. Tersine modernizmin end\u00fcstriyalizminin ve ulus-devlet\u00e7ili\u011finin en a\u015f\u0131r\u0131 uygulay\u0131c\u0131s\u0131 olmak suretiyle k\u00fcreselle\u015fmesine b\u00fcy\u00fck katk\u0131 yapt\u0131. \u00c7in Devrimi bu konuda daha tipiktir: Modernitenin 19. y\u00fczy\u0131l bi\u00e7imlerini uygulamakla devrimi s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sanmaktad\u0131r. Frans\u0131z Devrimi\u2019nde de ya\u015fanan benzer yan\u0131lmalar\u0131n etkileri g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam etmektedir. <\/p>\n<p>Modernist ve oryantalist ideolojik hegemonyay\u0131 ele\u015ftirirken temel parametreleri esas almak \u015fartt\u0131r. \u00dc\u00e7l\u00fc sacayaklar\u0131n\u0131 temel parametreler olarak kabul etti\u011fimizde, konunun \u00f6nemi daha iyi anla\u015f\u0131l\u0131r. En radikal ele\u015ftirinin bu temellerde geli\u015fti-rilebilece\u011fi, se\u00e7eneklerin de ancak bu temeller \u00fczerinde \u00fcretilmesi gerekti\u011fi tutarl\u0131l\u0131k a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemle belirtilebilir. Ele\u015f-tirinin kendisi b\u00fct\u00fcnselli\u011fi ve yap\u0131sal s\u00fcreleri esas almak durumundad\u0131r. Sadece k\u0131sa s\u00fcreli olaylar ve siyasi s\u00fcre\u00e7lerle ki\u015fisel rollerin ele\u015ftirisi hakikatin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131 i\u00e7in yeterli de\u011fildir. B\u00fct\u00fcnsellik burada s\u00fcre kavram\u0131yla birlikte ele\u015ftirinin temeline oturtulmad\u0131k\u00e7a, ortaya \u00e7\u0131kacak sonu\u00e7lar par\u00e7al\u0131, zamans\u0131z, dolay\u0131s\u0131yla anlams\u0131z olmak, hakikati ifade edememek gibi a\u011f\u0131r kusurlar ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar i\u00e7erecektir. Neyi ele\u015ftirirsek ele\u015ftirelim, ele\u015ftirdiklerimizin b\u00fct\u00fcnselliklerini ve s\u00fcreliliklerini mutlaka do\u011fru belirlemeliyiz. S\u00f6z konusu modernite olunca, en az \u00fc\u00e7 sacaya\u011f\u0131 temelinde bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck te\u015fkil etti\u011fini ve s\u00fcre olarak be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k uzun, yap\u0131sal, sistematik bir zaman\u0131 i\u00e7erdi\u011fini temel almak gerekecektir. Ba\u015fta Marksistler olmak \u00fczere sistem kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n en temel hatas\u0131, uzun s\u00fcreli ve \u00fc\u00e7 sacayakl\u0131 bir sistemi k\u0131sa s\u00fcreler i\u00e7inde, hatta bazen s\u00fcre\u2019yi g\u00f6z ard\u0131 ederek tek boyutu i\u00e7inde, \u00f6rne\u011fin yaln\u0131zca kapitalizm boyutuyla ele\u015ftiriye tabi tutmalar\u0131d\u0131r. H\u00e2lbuki bu savunmada kabaca geli\u015ftirilen \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeler, kapitalizmin anla\u015f\u0131labilmesi i\u00e7in mutlaka merkez\u00ee uygarl\u0131k sistemiyle ba\u011f\u0131, uzun s\u00fcreli y\u00fckseli\u015f trendi ve di\u011fer temel iki boyut olan ulus-devlet ve end\u00fcstriyalizm olgusuyla birlikte ele\u015ftiriye al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6ster-mektedir. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu, hatta \u00c7in ve Amerika uygarl\u0131klar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmadan, 16. y\u00fczy\u0131lda \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapan kapitalizm anla\u015f\u0131lamaz. Av-rupa\u2019n\u0131n i\u00e7 potansiyeli kapitalizmin olu\u015fumu i\u00e7in kesinlikle yeterli de\u011fildir. Keza ulus-devlet in\u015fas\u0131 olmadan kapitalist sis-temin kurulu\u015fu m\u00fcmk\u00fcn olamaz. Hi\u00e7bir s\u00f6m\u00fcr\u00fc sistemi iktidars\u0131z ve devletsiz m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Sadece iktidar ve devlet de\u011fil, iktidar\u0131n azamisi ve devletin ulus-devleti olu\u015fmadan, kapitalizmde k\u00e2r ve sermaye birikimi ger\u00e7ekle\u015ftirilemez. Kapi-talizmin sistemin hegemonik zaferi i\u00e7in ayr\u0131ca end\u00fcstri devrimini kendi tekeline ge\u00e7irmesi ve bunu end\u00fcstriyalizm olarak ideolojikle\u015ftirmeyle i\u00e7 i\u00e7e yapmas\u0131 gerekir. Bu olgular\u0131n kendi aralar\u0131ndaki s\u0131k\u0131 b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde ve uzun s\u00fcre kapsam\u0131nda moderniteyi egemen k\u0131ld\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu konuda ele\u015ftirel ge\u00e7inen t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnce ekollerine bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, moderniteyi uzun s\u00fcre ve b\u00fct\u00fcnsellik i\u00e7inde ele almad\u0131klar\u0131n\u0131, b\u00f6l\u00fck p\u00f6r\u00e7\u00fck ve \u00e7o\u011funlukla s\u00fcre kavram\u0131ndan habersiz kald\u0131klar\u0131n\u0131, sadece birka\u00e7 \u00f6zelli\u011fine (\u00f6rne\u011fin emek s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc, \u00fccret, k\u00e2r, sermaye, devlet, s\u00f6m\u00fcrgecilik, emperyalizm, ki\u015filer, olaylar) y\u00fckle-nerek sonu\u00e7 almaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Y\u00f6ntem bu olunca, ortaya \u00e7\u0131kacak sonu\u00e7 da fili k\u0131llar\u0131yla tarif etmeye benzeyecektir. <\/p>\n<p>\u00d6zellikle i\u00e7inde yeti\u015fti\u011fimiz reel sosyalizm, modernitenin sadece kapitalizm aya\u011f\u0131n\u0131, hem de s\u00fcre kavram\u0131n\u0131 do\u011fru kul-lanmadan ele\u015ftiriye al\u0131p devrimcilik yapmaya kalk\u0131\u015fmas\u0131yla en b\u00fcy\u00fck hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcphesiz bu yakla\u015f\u0131m\u0131n sosyal temeli vard\u0131r. Modernitenin ulus-devlet ve end\u00fcstriyalizm aya\u011f\u0131n\u0131 liberalizmin bile \u00e7ok \u00f6tesinde kullanman\u0131n dev-rimcilik de\u011fil, diktat\u00f6rl\u00fck ve hatta fa\u015fizm t\u00fcretece\u011fini iyi bilmek gerekir. Reel sosyalist \u00fclke deneyimleri (daha \u00e7ok da ulusal kurtulu\u015f\u00e7u devletler) bu y\u00f6n\u00fcyle hayli \u00f6\u011freticidir. \u0130yi niyetli olmak, Lenin\u2019in de dedi\u011fi gibi cehenneme gitmeyi engellemez, bilakis bazen kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. Ekim Devrimi anti-kapitalizmde yetersiz oldu\u011fu i\u00e7in ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011framad\u0131  tersine anti-kapitalizmde ba\u015far\u0131l\u0131yd\u0131. Fakat anti-modernist, dolay\u0131s\u0131yla anti-ulus-devlet\u00e7i ve anti-end\u00fcstriyalist olamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, anti-kapitalistli\u011fiyle modernitenin di\u011fer iki aya\u011f\u0131n\u0131 a\u015famad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, yap\u0131sal s\u00fcreyi bir yana b\u0131rak\u0131p sadece k\u0131sa-s\u00fcrelerle hareket etti\u011fi i\u00e7in yenildi. Ya\u015fan\u0131lan pratikler bu ele\u015ftiriyi do\u011frulamaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Son be\u015f y\u00fcz y\u0131lda demokratik ve e\u015fitlik\u00e7i ama\u00e7lar ta\u015f\u0131yan devrimlerin, ideolojik ak\u0131m ve hareketlerin sistematik bir ba-\u015far\u0131ya, demokratik uygarl\u0131k olarak da yorumlayabilece\u011fimiz farkl\u0131 bir d\u00fcnya-sisteme eri\u015femeyi\u015flerindeki temel eksiklik, tutarl\u0131, b\u00fct\u00fcnsellik ta\u015f\u0131yan ve s\u00fcre kavram\u0131n\u0131 i\u00e7eren ele\u015ftirel pratiklerden yoksun olmalar\u0131d\u0131r. Yani fili hep bir y\u00f6n\u00fcyle tarif ederek tan\u0131m yapmak durumunda kalm\u0131\u015flard\u0131r. Bu durumda ne fil\u2019den yararlan\u0131l\u0131r ne de ondan kurtulunur. Marksistler kapitalizmi ele\u015ftirip a\u015fmak isterken, ulus-devlet merkeziyet\u00e7ili\u011fini ve end\u00fcstriyalizmi fa\u015fizme ve \u00e7evre y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na ta\u015f\u0131r-d\u0131klar\u0131n\u0131n fark\u0131na bile varamam\u0131\u015flard\u0131r. Ulusal kurtulu\u015f\u00e7u ak\u0131mlar ve hareketlerin modernite kar\u015f\u0131t\u0131 tutumlar\u0131 \u00e7ok daha mu\u011fl\u00e2kt\u0131r. Ulus-devlet haline geldiklerinde ve baz\u0131 sanayi kollar\u0131nda kalk\u0131nmaya ba\u015flad\u0131klar\u0131nda, anti-emperyalist ve anti-kapitalistlikleri yerini en a\u015f\u0131r\u0131 modernizm taraftarl\u0131\u011f\u0131na b\u0131rak\u0131r. Hatta modernist ideolojileri (liberalizm, milliyet\u00e7ilik, reel sosyalizm) din haline getirmede s\u0131n\u0131r tan\u0131mazlar. Ulus-devlet\u00e7ilik ve end\u00fcstriyalizm sek\u00fcler din olarak anlam bulmu\u015f ve yap\u0131sall\u0131k kazanm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Anar\u015fistler \u00fc\u00e7l\u00fc sacaya\u011f\u0131ndan ele\u015ftiri geli\u015ftirirken, alternatif olarak demokratik bir sistemati\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcnmek bile isteme-mi\u015fler, anar\u015fist bireyi demokratik topluma tercih etmi\u015flerdir. Ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131n temelinde bu ger\u00e7e\u011fin yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmeleri s\u0131n\u0131fsal konumlar\u0131yla ba\u011fda\u015fmamaktad\u0131r. Kent k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazisinin anti-toplumcu yan\u0131 ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc izah edilemez. Sosyal demokratlar moderniteyi reformlarla d\u00fczeltebilecekleri d\u00fc\u015f\u00fcncesinden \u00f6teye tek bir ad\u0131m bile atmazlar. Ekolojistler t\u00fcm \u00e7evre arg\u00fcmanlar\u0131n\u0131 moderniteden ald\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6remeyecek denli s\u0131\u011fd\u0131rlar. End\u00fcstriyalizme y\u00fcklenirken kapitalizmi ve ulus-devleti unuturlar. Feministler ataerkilli\u011fi ele\u015ftirirken, modernitenin kad\u0131n \u00fczerinde yaratt\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131m\u0131 ayn\u0131 keskinlikte ele\u015ftirmeye yana\u015fmazlar  ele\u015ftirirken bile ak\u0131m, hareket ve sistem olarak alternatif kad\u0131n ve toplumun \u00fcretilmesinde bir nevi \u00e7aresizli\u011fi oynarlar. Radikal dinci ve k\u00fclt\u00fcralist hareketlerin modernite kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 ak\u0131m ve hareket olarak daha da zay\u0131ft\u0131r. Pe\u015finde ko\u015ftuklar\u0131 \u015fey azami bir uzla\u015fmac\u0131l\u0131kt\u0131r. <\/p>\n<p>\u015eunu demeye getiriyorum: G\u00fcn\u00fcm\u00fcz kapitalizminin k\u00fcresel finans krizinde y\u0131lda 600 trilyon Dolar de\u011ferinde sanal vurgun ger\u00e7ekle\u015ftirilmesinde, kapitalist modernitenin b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc ve yap\u0131sal ele\u015ftirisinin geli\u015ftirilemeyi\u015finin ve alternatif bir sistemin \u00fcretilememesinin belirleyici pay\u0131 vard\u0131r. Kapitalizmin moderniteyle ba\u011f\u0131n\u0131 kuramayan t\u00fcm ak\u0131m, hareket ve devrimler modernite i\u00e7inde erimekten kurtulamazlar. Anti-kapitalizmi anti-modernizme vard\u0131ramayan t\u00fcm ideolojik ak\u0131mlar, politik hareketler ve her renkten devrimler modernite taraf\u0131ndan fethedilmekten kurtulamazlar. <\/p>\n<p>Anti-kapitalizm anti-modernizm olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, anti-modernist olunmadan tutarl\u0131 bir anti-kapitalist olunamaz. Ekolojist, feminist, k\u00fclt\u00fcralist, radikal dinci ak\u0131m ve hareketlerin temel yan\u0131lg\u0131s\u0131, modernitenin b\u00fct\u00fcnsel yap\u0131s\u0131n\u0131 hedeflemeden ba\u015far\u0131l\u0131 olabileceklerini sanmalar\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>T\u00fcm\u00fcyle ink\u00e2rc\u0131 yakla\u015fm\u0131yorum. Par\u00e7al\u0131 ve sistemsiz de olsa be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k modernitenin ele\u015ftirisi, son yar\u0131m y\u00fcz y\u0131l i\u00e7inde zay\u0131f da olsa postmodernist d\u00fc\u015f\u00fcnceyi do\u011furabilmi\u015ftir. Postmodernizm, \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m modernite ele\u015ftirisini kar\u015f\u0131lamaktan uzak olmas\u0131na ra\u011fmen, sistemin i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc krizi ve kaotik durumunu yans\u0131tmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli bir geli\u015f-medir.<\/p>\n<p>Postmodern d\u00f6nemde moderniteyle fa\u015fizm, soyk\u0131r\u0131m, totalitarizm, otoritarizm, toplumsal cinsiyet\u00e7ilik, milliyet\u00e7ilik, en-d\u00fcstriyalizm, iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi ve her t\u00fcr \u00e7evre y\u0131k\u0131m\u0131, iktidar\u0131n azamile\u015fmesi, toplumun kar\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve metala\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, akl\u0131n analitikle\u015fmesi, ruhun bo\u015falmas\u0131, bireylerin posala\u015fmas\u0131, herkesin herkesle sava\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, toplumun da\u011f\u0131t\u0131lmas\u0131, tar\u0131m\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131, maskeli kral tanr\u0131lar\u0131n yerini \u00e7\u0131plak ve maskesiz birey-tanr\u0131lar\u0131n almas\u0131, ya\u015fam\u0131n b\u00fcy\u00fcs\u00fcn\u00fc yitirmesi, kad\u0131n\u0131n soylulu\u011funu ve g\u00fczelli\u011fini yitirmesi ve azami fahi\u015fele\u015fmesi, ahl\u00e2k\u0131n yerine tecav\u00fczc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn egemen olmas\u0131, ya\u015fam anlam\u0131na gelen farkl\u0131la\u015fman\u0131n yerini \u00f6l\u00fcm anlam\u0131na gelen homojenli\u011fin almas\u0131, politikan\u0131n bitimi ve yerine iktidar\u0131n ikame edilmesi ve benzer binlerce olumsuzluk aras\u0131ndaki ili\u015fkileri \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek daha da kolayla\u015fmakta ve olas\u0131l\u0131k dahiline gir-mektedir. Postmodernite kendi ba\u015f\u0131na devrim de\u011fildir  ama modernitenin kat\u0131 dinsel kal\u0131plar\u0131n\u0131 k\u0131r\u0131lgan hale getirmekte, ortam\u0131 yumu\u015fatmaktad\u0131r. Anti-modernite devrimi a\u00e7\u0131k ki b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde par\u00e7al\u0131l\u0131k, evrensellik i\u00e7inde yerellik, uzun s\u00fcre kapsam\u0131nda anl\u0131k yakla\u015f\u0131m\u0131 i\u00e7inde, anti-kapitalizm, anti-ulus-devlet\u00e7ilik ve anti-end\u00fcstriyalizm temelinde sosyalist, de-mokratik ve ekolojist ama\u00e7 etraf\u0131nda farkl\u0131 yap\u0131lanmalar\u0131n \u00f6z savunma ve kendiliklerini anlamland\u0131rmas\u0131 ve hakikatle\u015ftirmesi olacakt\u0131r. <\/p>\n<p>Oryantalizmi dar anlamda Avrupal\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin Ortado\u011fu uygarl\u0131klar\u0131na ve toplumlar\u0131na ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcnceleri olarak g\u00f6rmemek gerekir. B\u00f6lgenin toplumsal do\u011fas\u0131na ili\u015fkin bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnceler geli\u015ftirmek ve ayd\u0131nlanmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak yerine, modernitenin ideolojik hegemonyas\u0131na ba\u011flanmak ve onun bilim yap\u0131lanmas\u0131n\u0131 esas almak, geni\u015f anlamda oryantalizmdir. Kapitalist modernitenin son iki y\u00fcz y\u0131ldaki fethi sadece maddi k\u00fclt\u00fcr alan\u0131nda ya\u015fanmam\u0131\u015f, manevi k\u00fclt\u00fcr alan\u0131nda daha \u00e7ok ge\u00e7erli olmu\u015ftur. Ortaya \u00e7\u0131kan ideolojik ak\u0131mlar, politik hareketler ve devrimler Avrupa\u2019daki ger\u00e7ekle\u015fmelerin silik birer kopyas\u0131d\u0131r. Bu nedenle toplum \u00fczerinde etkileri y\u00fczeysel kalm\u0131\u015ft\u0131r. Gelenek ve modernite aras\u0131nda s\u0131k\u0131\u015fan toplum, s\u00fcrekli bir gerginlik ve kendini yenileyememe sonucunda s\u00fcrekli kriz durumunu ya\u015famaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Anti-oryantalist olmak anti-modernist olmakla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Radikal siyasi \u0130slamc\u0131l\u0131\u011f\u0131 oryantalizm ba\u011flam\u0131nda ve mo-dernizmin oryantal bi\u00e7imi olarak de\u011ferlendirmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Alternatif olu\u015fturma de\u011feri kesinlikle yoktur. Laik milliyet-\u00e7ili\u011fe tepki olarak dinci milliyet\u00e7ilik arg\u00fcman\u0131n\u0131 kullanmaktan \u00f6teye gitmez. Arap, T\u00fcrk ve Fars devrimleri tipik oryantalist devrimlerdir. Bu devrimler dinci ve soycu milliyet\u00e7ili\u011fi ayr\u0131 veya i\u00e7 i\u00e7e kullanarak modern ulus-devletler kurmay\u0131 ilk hedef belirlemi\u015flerdir. Bunu devlet kapitalizmi ve end\u00fcstriyalizmiyle b\u00fct\u00fcnle\u015ftirerek misyonlar\u0131n\u0131 tamamlayacaklar\u0131n\u0131 sanm\u0131\u015f-lard\u0131r. Avrupa\u2019y\u0131 birka\u00e7 y\u00fczy\u0131l geriden takip etmek kaderlerinde yaz\u0131l\u0131d\u0131r. Her bak\u0131mdan Avrupa\u00ee de\u011ferlere eri\u015fmek kendi-lerinde bir saplant\u0131 halindedir. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu toplumunun kapitalist moderniteyle ili\u015fkisini do\u011fru okumak, alternatif \u00e7\u0131k\u0131\u015f i\u00e7in belirleyici \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u00d6nce-likle kapitalist modernitenin yerel bir olgu haline geldi\u011fini anlamak gerekir. D\u0131\u015f de\u011fil i\u00e7 olgudur. Fakat Avrupa\u2019dakinden farkl\u0131d\u0131r. K\u00fcresel kapitalizmin en zay\u0131f halkas\u0131d\u0131r. Bu durumda iki temel yanl\u0131\u015fa d\u00fc\u015fmemek gerekir. Bunlardan birincisi, sanki ba\u015fka bir d\u00fcnya, ba\u015fka bir uygarl\u0131k m\u00fcmk\u00fcn de\u011filmi\u015f gibi kapitalist moderniteyi sek\u00fcler din gibi benimsemek, moderniteye tap\u0131nmak  ikincisi ise sahte selefi \u0130slam gibi topyek\u00fbn kar\u015f\u0131s\u0131na alarak reddetmektir. Her iki tutum da sonu\u00e7ta kapitalist modernitenin daha \u00e7ok yerelle\u015fmesine hizmet eder. <\/p>\n<p>Savunmam\u0131n \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi adl\u0131 cildinde anti-modernizmin alternatifi olarak demokratik modernizmi sunmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131m. Oradaki tezleri oldu\u011fu gibi bu b\u00f6l\u00fcme almak yerine, b\u00f6lgesel uyarlamas\u0131n\u0131 denemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Sistem ele\u015f-tirileri a\u015f\u0131lmas\u0131 gereken ile yeniden yap\u0131lanmas\u0131 gerekeni anlamland\u0131rmay\u0131 ama\u00e7lamaktad\u0131r. Alternatif olarak demokratik modernizmi daha iyi anlamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan moderniteyi bir kez daha tan\u0131mlama ve \u00fc\u00e7l\u00fc sacaya\u011f\u0131 \u00fczerinde de\u011ferlendirmenin do\u011fru bir y\u00f6ntem olaca\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m. <\/p>\n<p>Bir kez daha moderniteyi ya\u015fan\u0131lan \u00e7a\u011f olarak de\u011ferlendirmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Yap\u0131lanm\u0131\u015f her uygarl\u0131k a\u015f\u0131l\u0131ncaya kadar kendi d\u00f6neminin modernitesi olacakt\u0131r. \u00d6rne\u011fin iki bin y\u0131ldan fazla s\u00fcren S\u00fcmerik yap\u0131lanmalar S\u00fcmer modernitesidir, yani \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r (M.\u00d6. 4000-2000). Greko-Romen modernitesi yakla\u015f\u0131k olarak M.\u00d6. 500-M.S. 500 d\u00f6nemini kapsar. Osmanl\u0131-\u0130slam modernitesi 1300-1918 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki d\u00f6nemde kendi co\u011frafyas\u0131nda etkili olmu\u015ftur. Kendi d\u00f6nemleri a\u015f\u0131lm\u0131\u015fsa, bunlara uygarl\u0131k demek uygun d\u00fc\u015fmektedir. Uygarl\u0131k ya\u015fan\u0131landan \u00f6nceki moderniteleri tavsif eder. Uygarl\u0131klar\u0131 devlet-s\u0131n\u0131f-kent i\u00e7 i\u00e7eli\u011fi \u00fczerinde y\u00fckselen tekelci bask\u0131 ve art\u0131-\u00fcr\u00fcn ele ge\u00e7irme sistemi olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131k. Bu tan\u0131mlaman\u0131n doyurucu oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr olarak ayr\u0131mlar\u0131 uygarl\u0131klar\u0131 niteler, ama tan\u0131mlamaz. Uygarl\u0131klar uzun s\u00fcreli ve b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc yap\u0131lar, k\u00fclt\u00fcrler olarak da nitelendirilebilirler. Hepsine geni\u015f anlamda \u2018tan\u0131mlama\u2019 demek de pek yanl\u0131\u015f sa-y\u0131lmaz. <\/p>\n<p>Uygarl\u0131klar i\u00e7in merkez\u00ee olan ve olmayan ayr\u0131m\u0131 da \u00f6\u011freticidir. Merkez\u00ee uygarl\u0131k kavram\u0131 ana nehir uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131, merkez de s\u00fcrekli ya\u015fayan b\u00fct\u00fcnsel yap\u0131lar\u0131 tavsif eder. D\u00fcnya-sistem olarak da adland\u0131r\u0131labilir. Merkez d\u0131\u015f\u0131nda da pek \u00e7ok uygarl\u0131k olabilir. \u00c7in, Hint ve Amerika uygarl\u0131k olmu\u015flar, ama merkez olamam\u0131\u015flard\u0131r. Ortado\u011fu uygarl\u0131klar\u0131 merkez\u00ee bir zincir te\u015fkil ederler. M.\u00d6. 3500-M.S. 1500 d\u00f6neminde yakla\u015f\u0131k be\u015f bin y\u0131ll\u0131k bir merkez\u00ee uygarl\u0131k zincirlemesi ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlara de\u011fi\u015fik adlar verilmi\u015ftir. Hanedan ve din adlar\u0131 \u00e7o\u011funluktad\u0131r. S\u00fcmer, M\u0131s\u0131r, Roma, Bizans-H\u0131ristiyan, Arap-\u0130slam, T\u00fcrk-\u0130slam hemen akla gelenlerdir. Adlar\u0131 ve i\u00e7erikleri her ne kadar de\u011fi\u015fiklik arz etse de, tan\u0131mlar\u0131na uygun bir i\u00e7 b\u00fct\u00fcnl\u00fck ve yap\u0131sall\u0131k ta\u015f\u0131rlar. Hegemoniktirler ve merkez-\u00e7evre alanlar\u0131 vard\u0131r. D\u00f6nemsel buhranlar ve kaotik durumlar\u0131 ya\u015farlar. Fakat bo\u015fluk kabul etmeyen zincirleme iktidar yap\u0131lanmalar\u0131 olarak s\u00fcreklilik arz ederler. <\/p>\n<p>Kapitalist modernite halen i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir d\u00fcnya-sistemdir. Ortado\u011fu\u2019dan Avrupa\u2019ya kayd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f hegemonik merkez\u00ee bir uygarl\u0131k olarak yakla\u015f\u0131k be\u015f y\u00fcz y\u0131ld\u0131r (16. y\u00fczy\u0131ldan beri) varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir. <\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131k kavram\u0131n\u0131 kent-s\u0131n\u0131f-devlet sistemi olarak uygarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131, i\u00e7te k\u00f6lecil s\u0131n\u0131fla\u015ft\u0131rmaya kar\u015f\u0131, d\u0131\u015ftan kabile ve kavim kimliklerine y\u00f6nelen bask\u0131, talan ve k\u00f6lele\u015ftirmelere kar\u015f\u0131 daimi direni\u015f halinde olan kent i\u00e7i emek\u00e7i \u00f6z-g\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc g\u00fc\u00e7lerle k\u0131rsal kom\u00fcnal g\u00fc\u00e7lerin olu\u015fturdu\u011fu d\u00fcnyay\u0131 tan\u0131mlamak i\u00e7in se\u00e7tik. Uygarl\u0131k tarihi boyunca bu tan\u0131m-laman\u0131n kapsam\u0131nda belli b\u00fct\u00fcnsellikleri olan ve hep birbirlerine miras b\u0131rakan \u00e7ok say\u0131da e\u015fitlik\u00e7i, \u00f6zg\u00fcr ve demokratik olu\u015fumlar ve yap\u0131lanmalar\u0131 demokratik uygarl\u0131k olarak adland\u0131rman\u0131n vazge\u00e7ilmez tarihsel bir hak ve g\u00f6rev oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. <\/p>\n<p>Demokratik uygarl\u0131k kavram\u0131n\u0131 g\u00fcncel somut duruma uyarlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, bunu kapitalist modernite kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 i\u00e7erecek bi\u00e7imde demokratik modernite olarak belirlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kavram\u0131n ad olarak kendisinden ziyade kapsam\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmak gerekir. Ad de\u011fi\u015ftirilse bile kapsam kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 korur. Savunmam boyunca resmi, klasik anlat\u0131larla dile getirilen uygarl\u0131klara daha \u00e7ok de\u011findim  demokratik uygarl\u0131k fenomenlerine daha az yer verdim. Bunun nedeni tarihe bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131z\u0131n yenili\u011fi ve eldeki malzemenin yeterince i\u015flenmemesidir. Ortado\u011fu toplumunun g\u00fcncel durumunu de\u011ferlendirmeyi ve sorunlar\u0131na \u00e7\u00f6z\u00fcm yakla\u015f\u0131mlar\u0131m\u0131 bu b\u00f6l\u00fcmde netle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Demokratik modernite, kapitalist modernitenin \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, geli\u015fimi, yap\u0131sal krizi ve a\u015f\u0131lmas\u0131 temelinde hep ALTERNAT\u0130F D\u0130YALEKT\u0130K ANT\u0130TEZ\u0130 olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmleme konusu olacakt\u0131r. Marksizm\u2019in tarihsel yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131na d\u00fc\u015f\u00fclmeyecektir. \u00d6zellikle temel \u00e7eli\u015fkiyi burjuvazi ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 gibi i\u00e7eri\u011fi s\u00fcrekli de\u011fi\u015fen olgulara ba\u011flama tuza\u011f\u0131na d\u00fc\u015f\u00fclmeyecektir. Diyalektik mant\u0131\u011f\u0131n Hegel\u2019den beri ilk defa ba\u015far\u0131l\u0131 bir uygulan\u0131\u015f\u0131 Ortado\u011fu toplumsal do\u011fas\u0131na uyarlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131rken, bu deneyimin daha ba\u015far\u0131l\u0131 sonu\u00e7lar \u00fcretti\u011fi g\u00f6r\u00fclecektir. K. Marks\u2019\u0131n s\u00f6yleyip de pratikte ba\u015faramad\u0131\u011f\u0131 \u2018diyalekti\u011fi ayaklar\u0131 \u00fcst\u00fcne dikmek\u2019 deyimine daha anlaml\u0131 bir yakla\u015f\u0131m sergilenecektir. <\/p>\n<p><strong>a- Kapitalizme Kar\u015f\u0131 Ekonomik Toplum <\/strong><br \/>\u00a0<\/p>\n<p>K. Marks\u2019\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nem Almanya\u2019n\u0131n birli\u011fi ve ulus-devleti i\u00e7in yap\u0131lan yo\u011fun tart\u0131\u015fmalar\u0131n ve ideolojik-politik ak\u0131mlar\u0131n ko\u015fullanmas\u0131 alt\u0131ndad\u0131r. Olgular daha \u00e7ok ideolojik, politik ve hukuki \u00e7er\u00e7evede anlamland\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. K. Marks, bu ortam\u0131 ekonomik \u00f6nc\u00fcll\u00fckle etkilemeyi esas al\u0131r. Anlat\u0131m\u0131nda ekonomiyi belirleyici kategori olarak temellen-dirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Kapitalizmi bilim haline getirmenin ba\u015f sorumlusudur. Bununla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak kapital sahiplerini burjuvazi, \u00fccretli emek\u00e7ileri proletarya, toplumu ise kapitalist metala\u015fman\u0131n egemen oldu\u011fu kapitalist toplum kategorisiyle kar\u015f\u0131lamay\u0131 bu bilimin k\u00f6\u015fe ta\u015flar\u0131 sayar. B\u00f6yle yapmakla bir ta\u015fla \u00fc\u00e7 ku\u015f vurdu\u011funu san\u0131r. \u0130ngiliz ekonomi-politi\u011finden ekonomiyi, Frans\u0131z toplumbiliminden pozitivizmi, Alman felsefesinden diyalektik kavram\u0131n\u0131 al\u0131p birle\u015ftirerek \u2018bilimsel-sosyalizmin\u2019 sentezini yapmay\u0131 ba\u015fard\u0131\u011f\u0131na g\u00fcveni tamd\u0131r. O d\u00f6nem her bilimde devrim yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Toplumun bilimsel devrimini de kendisi ve Engels\u2019in yapt\u0131\u011f\u0131ndan emindir. Toplumbilimin Darwin\u2019i say\u0131l\u0131rlar. <\/p>\n<p>Marksist d\u00fc\u015f\u00fcnce Avrupa sosyal biliminin en \u00f6nemli kanad\u0131 olarak do\u011far. Hegemonik sistem a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, bu bilimin yeni y\u00fckselen ve sisteme damgas\u0131n\u0131 vuran sermaye tekelcili\u011finin ihtiya\u00e7lar\u0131na cevap verdi\u011fini, sermayeyi bilimsel-le\u015ftirerek me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na iktidar \u015fiddeti kadar, belki de ondan daha fazla katk\u0131da bulundu\u011funu anlamak zor de\u011fildir. \u0130ste-dikleri kadar kapitali olumsuzlas\u0131nlar, Marks ve Engels kapitalizmi bilim halinde sunmakla onun me\u015fruiyeti i\u00e7in gerekli tarihsel ad\u0131m\u0131 atm\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7ok ac\u0131d\u0131r ki, her ikisi onca kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131na ra\u011fmen, kapitali kapitalizm, sermaye-k\u00e2r tekelcilerini burjuvazi, ekonomik toplumu kapitalist toplum olarak ilan etmekle bu tarihsel ad\u0131m\u0131n \u00f6nde gelen sorumlular\u0131 durumundad\u0131r. Tarihte iyi niyetlerin \u00e7o\u011funlukla tersine sonu\u00e7 verdirmede kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7 unutmayal\u0131m. <\/p>\n<p>K. Marks ve F. Engels\u2019in bu i\u015fe giri\u015firken, en \u00e7ok Hegel\u2019in doru\u011fa ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 diyalektik felsefesinden yararland\u0131klar\u0131 bilin-mektedir. Temel hatay\u0131 diyalektik felsefeyi uyarlarken yapt\u0131klar\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Bunu da tez-antitez-sentez \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn\u00fc kapital-\u00fccretli emek-k\u00e2r, burjuvazi-i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131-kapitalist toplum ba\u015fta olmak \u00fczere baz\u0131 \u00f6nemli \u00fc\u00e7lemeleri geli\u015ftirirken yapt\u0131lar. Hegel\u2019deki diyalektik tez-antitez antitesi (varl\u0131ksalla\u015fma)\u2019nin Marksistler (ve bu y\u00f6ntemi kullanan pek \u00e7oklar\u0131) taraf\u0131ndan tam kavrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 sanm\u0131yorum. Halen de \u00f6nemini koruyan ve geli\u015ftirilmeyi bekleyen temel felsefi sorun olan tez-antitez antitesi (varl\u0131ksalla\u015fma), evrensel-tikel i\u00e7 i\u00e7eli\u011finin anlam\u0131n\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla hakikatini ifade etmektedir. Hegel \u00f6z\u00fcnde \u015funu anlatmak ister: Her varl\u0131\u011f\u0131n \u00f6z\u00fcnde bir de z\u0131dd\u0131 vard\u0131r. Varl\u0131ksal \u00f6zler z\u0131ts\u0131z olamaz. Z\u0131ts\u0131zl\u0131k tam hi\u00e7liktir. Tam hi\u00e7lik var olmamad\u0131r. Var olmama da var olmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re tam hi\u00e7lik olamaz. O halde varl\u0131klar z\u0131ts\u0131z olamaz  t\u0131pk\u0131 itimin \u00e7ekimsiz olamamas\u0131 gibi. Sorun daha \u00e7ok z\u0131tla\u015fman\u0131n mahiyetini do\u011fru kavramakta yatmaktad\u0131r. Ba\u015far\u0131l\u0131 bir diyalektisyen, z\u0131tla\u015fmay\u0131 do\u011fru belirle-yendir. <\/p>\n<p>\u015eu hususun alt\u0131n\u0131 \u00f6nemle \u00e7izmek gerekir: Bir varl\u0131ktan binlerce antitez \u00e7\u0131kabilir. Bir diyalektik\u00e7i a\u00e7\u0131s\u0131ndan burada yerine getirilmesi gereken en \u00f6nemli g\u00f6rev, bu \u00e7oklu antitezlerden hangisinin di\u011ferini \u0130LK ELDE, birinci s\u0131rada etkiledi\u011fini, olu\u015f-turdu\u011funu do\u011fru tespit etmektir. K. Marks ve F. Engels birer diyalektik\u00e7i olarak Hegel\u2019i ayaklar\u0131 \u00fcst\u00fcne do\u011frultmak isterlerken kafas\u0131n\u0131 kopartt\u0131klar\u0131n\u0131 fark edemeyecek kadar kaba bir yanl\u0131\u015fl\u0131k i\u00e7ine girmi\u015flerdir. \u0130ki y\u00fcz y\u0131ld\u0131r aleyhinde \u00e7ok s\u00f6ylemle\u015f-tirilmesine ra\u011fmen, Hegel diyalekti\u011finin halen bir doruk anlat\u0131m oldu\u011funu belirtmek durumunday\u0131m. K. Marks ve F. Engels\u2019in \u00fc\u00e7lemeleri \u015f\u00fcphesiz diyalektik yan ta\u015f\u0131rlar. Ama do\u011fru diyalektik \u00fc\u00e7leme de\u011ferinde anlat\u0131m i\u00e7ermekten uzakt\u0131rlar. <\/p>\n<p>Konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan en \u00f6nemli i\u00e7erik ve \u00f6z belirleme hatas\u0131, burjuvazi-proletarya z\u0131tla\u015fmas\u0131nda yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcphesiz burjuvazi-proletarya z\u0131tla\u015fmas\u0131 vard\u0131r. Fakat bu z\u0131tla\u015fma sand\u0131klar\u0131 gibi olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r ve i\u015flememektedir. Toplum veritesinde, antitesinde kapitalizmin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u00e7eli\u015fki, z\u0131tla\u015fma kapitalist-proletarya \u00e7eli\u015fkisi de\u011fildir. Aralar\u0131nda b\u00f6yle bir \u00e7eli\u015fki olsa bile as\u0131l \u00e7eli\u015fki de\u011fildir. Daha da \u00f6nemlisi, kapitalizm san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar toplumsal veriteyi tek ba\u015f\u0131na kapitalistle\u015ftirecek potansiyelde de\u011fildir. Kapitalistin kendi ba\u015f\u0131na bu g\u00fcc\u00fc yoktur. Ayr\u0131ca bir toplum hi\u00e7bir zaman kapitalist, \u0130slam, H\u0131ristiyan vb. gibi s\u0131fatlarla niteli\u011fini de\u011fi\u015ftirecek bir varl\u0131k de\u011fildir. \u00d6z olarak, \u0130kinci Do\u011fa olarak toplum varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korur. Baz\u0131 s\u0131fatlar\u0131n tarihin \u00e7e\u015fitli d\u00f6nemlerinde TEK\u0130LLER olarak etkili olmas\u0131 o toplumun t\u00fcm\u00fcyle o tekilce tekille\u015fti\u011fini kan\u0131tlamaz  bir siyah Lale\u2019nin tek ba\u015f\u0131na Lale toplumu olamayaca\u011f\u0131 gibi. <\/p>\n<p>Kapitalizm bir etken olarak toplumsal antiteden sadece proleter olu\u015fturmaz  toplumsal varl\u0131ktan proleter tiplemeyi \u00e7eker. Bu \u00e7eki\u015fte bile bu proleteri \u00e7ekti\u011fi topluma kar\u015f\u0131 proleterle \u00e7o\u011funlukla ittifak halindedir. Marksistlerin feodal topluma kar\u015f\u0131 proletaryan\u0131n burjuvaziyle ge\u00e7ici ittifak\u0131 dedikleri olay, olgu budur. Fakat hatalar\u0131n\u0131n temelini olu\u015fturan bir anlat\u0131md\u0131r bu. Kapitalizm \u00fccret denilen taviz kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda proletarya ad\u0131 alt\u0131nda bir ajan kesim derlemekte, olu\u015fturmaktad\u0131r. Eski topluma kar\u015f\u0131 ittifak de\u011fil, bir ihanet s\u00f6z konusudur. Kald\u0131 ki, burada toplum gibi evrenin en harika bir esnek zek\u00e2l\u0131 do\u011fas\u0131na kar\u015f\u0131 bir istismarc\u0131l\u0131k, t\u0131pk\u0131 bir kad\u0131n\u0131 kullan\u0131r gibi efendice bir kullan\u0131c\u0131l\u0131k yap\u0131lmaktad\u0131r. Kapitalizm efendilerin (Rablar, krallar, zorbalar) binlerce y\u0131ll\u0131k miras\u0131n\u0131 da kullanarak, k\u00e2r ad\u0131 alt\u0131nda sistemli ve s\u00fcrekli olarak toplumun t\u00fcm\u00fcnden varl\u0131ksal olarak de\u011fer s\u0131zd\u0131rmakta  sadece k\u00e2r olarak de\u011fer de\u011fil, toplumun t\u00fcm maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferlerini istismar etmektedir. Bu durumda kapitalizm toplumu en \u00e7ok ve sistemlice, s\u00fcrekli olarak kar\u015f\u0131s\u0131na al\u0131p s\u00f6m\u00fcren TEKELC\u0130 DOKU\u2019nun kendisi olmaktad\u0131r. Bu anlamda toplumla ilgilidir, toplum \u00fczerinde etkilidir. Ama h\u00e2kim sistemini kurarak, eski ticari, parasal ve iktidar sahiplerini kendi \u00f6nderli\u011finde eriterek, i\u015f\u00e7ileri ve zanaatk\u00e2rlar\u0131 yedekleri haline getirerek, entelekt\u00fcellerden ideolojik hegemonya in\u015fa ederek bu etkiyi yaratmakta ve istismar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmektedir. Toplumun antitesini, varl\u0131ksalla\u015fmas\u0131n\u0131 bilimsel ifadeye kavu\u015fturmak istiyorsak, \u2018kapitalist toplum\u2019 olarak adland\u0131r\u0131lan dokunun bu \u00f6zde ve bi\u00e7imlerde geli\u015fti\u011fini anlamak do\u011fru belirlenimlerin gere\u011fidir. S\u00fcrecin bu karakteristik yap\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6rmeden, i\u015fleyi\u015finin bu niteli\u011fini kavramadan toplum ad\u0131na \u2018B\u0130L\u0130MC\u0130L\u0130K\u2019 yapmak kaba POZ\u0130T\u0130V\u0130ZM olmaktan \u00f6teye gitmez. <\/p>\n<p>Kapitalizmin toplum \u00fczerindeki i\u015fleyi\u015fini do\u011fru belirlemeyip kaba pozitivist nesnelle\u015ftirmelere giri\u015fmek, bilim ad\u0131na bilime, toplumbilim ad\u0131na topluma kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir yanl\u0131\u015fl\u0131k i\u00e7ine girmek demektir. S\u00f6z konusu olan toplum olunca, sonu\u00e7-lar\u0131n\u0131n vahametini kestirmek i\u00e7in herhalde \u00fczerinde daha \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi gerekir. Konuya ili\u015fkin bu k\u0131sa \u00e7\u00f6z\u00fcmleme \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, kapitalizmle ilgili \u00e7eli\u015fkinin \u00e7ok tali bir d\u00fczeyde olu\u015fan kapitalist-proleter \u00e7eli\u015fkisi de\u011fil, bu \u00e7eli\u015fkinin de kapsam\u0131nda oldu\u011fu kapitalizm-toplum, kapitalistler-toplumcular \u00e7eli\u015fkisi oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclecektir. Zeki Marksistlerden Rosa Luxemburg, \u201cSaf kapitalist toplum asla ger\u00e7ekle\u015femez  deyip K. Marks\u2019\u0131 temel bir noktadan ele\u015ftirirken, asl\u0131nda yapmak istedi\u011fi \u015fey bu dokusal s\u00fcreci anlatmakt\u0131r. Mutlaka bilimsel sosyalizmden (Sosyal bilim demek daha do\u011fru olur) bahsedilmek isteniyorsa, bu temelde radikal bir bilim reformu yapmak ve devrimini devrimini ger\u00e7ekle\u015ftirmek ba\u015fta gelen g\u00f6revdir.<\/p>\n<p>Dar anlamda kapitalizm-ekonomik toplum \u00e7eli\u015fkisinden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Tedbirli olunursa, ciddi yanl\u0131\u015fl\u0131klara yol a\u00e7madan baz\u0131 \u00f6nemli ve do\u011fru sonu\u00e7lara g\u00f6t\u00fcrebilir. \u00d6nceki b\u00f6l\u00fcmlerde F. Braudel\u2019in ekonomiyi pazarla \u00f6zde\u015fle\u015ftirdi\u011fini, sermayenin bu pazar \u00fczerinden uzun mesafeler aras\u0131 ticaretteki fiyat fark\u0131ndan yararlanarak k\u00e2r\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fini s\u00f6yledi\u011fini, dolay\u0131s\u0131yla kapitalizmin pazar kar\u015f\u0131t\u0131 bir konumundan bahsetti\u011fini \u00f6nemle belirtmi\u015ftim. Bu anlat\u0131m\u0131n yetersiz oldu\u011funu, kapitalizmin \u00f6z\u00fcnde sadece anti-pazar olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 (e\u011fer pazar ekonomiyle \u00f6zde\u015f k\u0131l\u0131n\u0131yorsa), a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131n kapitalizmin ayn\u0131 zamanda anti-ekonomi bi\u00e7imindeki bir de\u011ferlendirmeyle tamamlanmas\u0131 gerekti\u011fini vurgulam\u0131\u015ft\u0131m. Kapitalist sistem hegemonyas\u0131n\u0131n anti-toplumculu\u011funu ink\u00e2r kabul etmez bi\u00e7imde yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 s\u00f6m\u00fcrgeci ve emperyalist sava\u015flarla, \u00fcretti\u011fi ulus-devlet fa\u015fizmiyle, end\u00fcstriyalizm temelinde yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u00e7evre y\u0131k\u0131m\u0131yla, s\u00fcrekli krizli yap\u0131s\u0131yla, toplumsal u\u00e7 kutuplar\u0131 derinle\u015ftirmesiyle tan\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Anti-toplumsal olan\u0131n fazlas\u0131yla anti-ekonomik olaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kapitalizm \u2018azami k\u00e2r kanunu\u2019na uygun s\u00f6m\u00fcr\u00fcy\u00fc ekonomik toplum alan\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirir. Sistem olarak kapitalizmin anti-ekonomicili\u011fi t\u00fcm tarihi boyunca deneyimledikleriyle her alanda do\u011frulanm\u0131\u015ft\u0131r. Tarihsel bir doku olarak kapitalizm, tali bir \u00e7eli\u015fki i\u00e7inde oldu\u011fu k\u00f6lesi proleter \u00fczerinde de\u011fil, maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr birikimi olarak toplum ve ekonomik toplum \u00fczerinde bir hegemonik sistem olarak anlamland\u0131r\u0131l\u0131rsa, ger\u00e7ekten sadece \u2018KAP\u0130TAL\u2019in de\u011fil \u2018KAP\u0130TAL\u0130ZM\u0130N TAR\u0130H\u0130\u2019 de do\u011fru yaz\u0131labilecektir. <\/p>\n<p>Proleter de dahil, k\u00f6leden \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kuma\u015f\u0131 dokuyan ideolojik ve politik hareketlerin anlayamad\u0131klar\u0131 husus, g\u00fc\u00e7 ve s\u00f6-m\u00fcr\u00fc tekellerinin k\u00f6leyi kendilerinin bir eki, uzant\u0131s\u0131 olarak varsalla\u015ft\u0131rd\u0131klar\u0131d\u0131r (Antite, varl\u0131k haline getirme). Bu tekeller k\u00f6leyi varsalla\u015ft\u0131r\u0131rken onu kendi toplumsal dokular\u0131 olarak dokurlar  kendilerini kemirecek bir unsur olarak kendi dokular\u0131na eklemezler. Tarihte bu anlamda kazanan k\u00f6le s\u0131n\u0131f\u0131 yoktur. Spartak\u00fcs bile kazanm\u0131\u015f olsayd\u0131, Roma i\u00e7in yeni bir k\u00f6leci hanedan kurmaktan \u00f6teye gidemezdi. Lenin gibi \u00e7ok iddial\u0131 bir anti-kapitalist bile NEP (yeni ekonomi politikas\u0131) ile kapitalizmi uygulamak zorunda kald\u0131. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz krizinde do\u011frulanan di\u011fer bir ger\u00e7eklik, kapitalist sanayinin ya\u015famas\u0131 i\u00e7in (di\u011fer kapitalizm t\u00fcrleri de dahil) i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 denen gruplar\u0131n g\u00f6n\u00fcll\u00fc bir \u00e7aba i\u00e7ine girmekten (\u00fccretlerini d\u00fc\u015f\u00fcrme dahil) \u00e7ekinmedikleridir. Kaybeden ise genel olarak ekonomik toplumla birlikte t\u00fcm toplumsal de\u011ferler olmaktad\u0131r. Kapitalist bireyselle\u015fme bu ger\u00e7e\u011fi daha \u00e7ok do\u011frular niteliktedir. Anti-toplumcu temelde bireyler y\u0131\u011f\u0131n\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclen t\u00fcm toplumsal alanlarda, en \u00fcstteki bir avu\u00e7 oligar\u015fik tekelci grup d\u0131\u015f\u0131nda, toplum olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f bir durum ya\u015fan\u0131r. Di\u011fer ezici \u00e7o-\u011funluk, i\u015fsizler y\u0131\u011f\u0131n\u0131 olarak kendini \u00fccret k\u00f6lesi bi\u00e7iminde satma imk\u00e2n\u0131ndan bile mahrum b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dccret k\u00f6lesi olanlar ise \u00fccretlerinin nispi d\u00fc\u015f\u00fc\u015flerini ya\u015famaktan bile kurtulamazlar. Ger\u00e7ek tablonun b\u00f6yle olu\u015ftu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Dar s\u0131n\u0131f hareketlerinin bu geli\u015fimdeki rolleri yads\u0131namaz. Reel sosyalizm ve sendikac\u0131l\u0131k hareketleri bu konuda kan\u0131t-lanm\u0131\u015f pratiklerin sahipleridir. \u00d6zcesi k\u00f6le hakk\u0131ndaki de\u011ferlendirmemizi g\u00f6zden ge\u00e7irmek, k\u00f6leyi ba\u015f \u00e7eli\u015fkinin \u00f6\u011fesi olarak de\u011fil, genel toplum \u00e7eli\u015fkisinin tali bir unsuru rol\u00fcnde g\u00f6rmek bizi daha do\u011fru sonu\u00e7lara g\u00f6t\u00fcrecektir. K\u00f6le diyalekti\u011finin yeniden de\u011ferlendirilmesi toplumbilimcileri bekleyen en temel toplumcu g\u00f6rev durumundad\u0131r. Toplumsal diyalektik toplumsal hakikat i\u00e7in temel bilim de\u011ferindedir. Ama do\u011fru uygulanmas\u0131 t\u00fcm \u00f6nemini korudu\u011fu gibi, \u00f6ncelikle yetkin \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelere ihtiya\u00e7 g\u00f6stermektedir. <\/p>\n<p>Genelde (evrensel) oldu\u011fu gibi kendi \u00f6zg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc (tikelli\u011fi) i\u00e7inde kapitalizmin Ortado\u011fu toplumundaki tahripk\u00e2rl\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok daha ileri u\u00e7larda seyreder. Sistem olarak b\u00f6lgeye fetih\u00e7i giri\u015fi anti-toplum ve anti-ekonomi temelinde ana-merkez, metropol kent ve \u00fclkelerin s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi bi\u00e7imindedir. Ha\u00e7l\u0131lar d\u00f6neminden beri Ortado\u011fu\u2019dan hegemonik uygarl\u0131\u011f\u0131 kayd\u0131rmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00e7ok daha planl\u0131 y\u00fcr\u00fcmek ve kendini in\u015fa etmek durumundad\u0131r. A\u015f\u0131r\u0131 tekel k\u00e2rlar\u0131 pe\u015findedir. Temel toplum ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne de\u011fil, k\u00e2r\u0131 azamile\u015ftiren kaynaklara, usul ve y\u00f6ntemlere y\u00f6nelir. \u015e\u00fcphesiz kapitalizmin millisi ve gayri millisinden de\u011fil, milliyet\u00e7ili\u011finden bahsetmek daha \u00f6\u011freticidir. Milli kapitalizm denen olgunun \u00f6z\u00fcnde en yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f kolektif yabanc\u0131l\u0131k oldu\u011funu derinli\u011fine kavramak gerekir. Kapitalizmin kendisi doku olarak yabanc\u0131la\u015fmad\u0131r. Milliyet\u00e7ilik ideolojisiyle kendini ulusal toplum olarak yans\u0131tmak ister. Ulusalc\u0131l\u0131k, milliyet\u00e7ilik kavramlar\u0131 genelde tekelcili\u011fi, \u00f6zelde ise kapitalist tekeli maskelemek ve hegemonile\u015ftirmek i\u00e7in icat edilmi\u015f ideolojik ara\u00e7lard\u0131r. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu be\u015f bin y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee uygarl\u0131\u011fa mek\u00e2nl\u0131k etmesi nedeniyle t\u00fcm tekelci g\u00fc\u00e7 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekellerine yabanc\u0131 de-\u011fildir. Kapital tekelleri de buna dahildir. Fakat ba\u015fat olabilmelerine ortam yarat\u0131lmam\u0131\u015f, buna f\u0131rsat bulamam\u0131\u015flard\u0131r. Avrupa kapitalizmini Ortado\u011fu i\u00e7in bir yenilik olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek pek anlaml\u0131 de\u011fildir. Yeni olan \u015fey ba\u015fat fetih\u00e7i bir sistem olarak b\u00f6lgeye giri\u015f yapmas\u0131d\u0131r. Yakla\u015f\u0131k iki y\u00fcz y\u0131ld\u0131r s\u00fcren bu giri\u015fin ilk y\u00fcz elli y\u0131l\u0131nda ticari ve mali kapitalizm temel rol oynarken, son d\u00f6neminde sanayicilik h\u0131z kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bat\u0131 toplumlar\u0131na g\u00f6re daha y\u00fczeysel bir h\u00e2kimiyeti vard\u0131r. Kapitalizm geleneksel g\u00fc\u00e7 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tekelleriyle ittifak i\u00e7inde hegemonyas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Ortado\u011fu\u2019da egemen olan Avrupa-ABD merkezli kapitalist hegemonik sistemdir. Ortado\u011fu\u2019nun uzun uygarl\u0131k tarihi ve eski toplumun (kabile, a\u015firet, mezhep topluluklar\u0131) g\u00fc\u00e7l\u00fc varl\u0131\u011f\u0131, Bat\u0131 merkezli hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131n zay\u0131f bir temele dayanmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. B\u00f6lgenin sistemin zay\u0131f halka olmas\u0131 bu ger\u00e7eklikten \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. <\/p>\n<p><strong>Kapitalizm kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ekonomik toplum olarak belirlememizin \u00f6nemli sonu\u00e7lar\u0131 vard\u0131r. <\/strong><\/p>\n<p>1- \u00c7eli\u015fki kapitalizm ile sosyalizm aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki olarak de\u011fil, ekonomik toplum-kapitalizm temelli olarak kavran-mak durumundad\u0131r. Ekonomik toplum tekelci ittifaktan olumsuz etkilenen t\u00fcm toplumsal ekonomik g\u00fc\u00e7leri temel al\u0131r. Sosyalist ekonomi modern ko\u015fullar\u0131n ekonomik g\u00fc\u00e7lerini esas al\u0131rken, ekonomi toplumu geleneksel ekonomik g\u00fc\u00e7leri de kapsar. Daha da \u00f6nemlisi, piyasala\u015fmam\u0131\u015f ve do\u011fal, metala\u015fmam\u0131\u015f geni\u015f kullan\u0131m de\u011ferli ekonomi de bu kapsam dahilin-dedir. Ekonomi toplumunda \u00f6zellikle kad\u0131n ve \u00e7ocuk eme\u011fi \u00e7ok yayg\u0131n olup \u00e7o\u011funlukla kullan\u0131m de\u011feri \u00fcretir. Reel sosya-listlerin ekonomiyi kapitalizm i\u00e7in metalar\u0131n \u00fcretimine indirgemeleri \u00e7ok dar bir yakla\u015f\u0131md\u0131r. Ekonomiyi kapitalizmin ba\u015f akt\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcnde bir faaliyet olarak yans\u0131tmalar\u0131 yapt\u0131klar\u0131 en b\u00fcy\u00fck yanl\u0131\u015fl\u0131kt\u0131r. Kapitalizme bundan daha iyi hizmet olamaz. Ekonomiyi tahrip etme anlam\u0131nda kapitalizm ba\u015f akt\u00f6r olabilir, ama in\u015fa edici bir ba\u015f akt\u00f6r olamaz. <\/p>\n<p>2- Toplumsal varl\u0131klar olarak burjuvazi-proletarya \u00e7eli\u015fkisinin de temel de\u011fil, tali bir \u00e7eli\u015fki oldu\u011funu belirlemi\u015ftik. Sosyal \u00e7eli\u015fki tekelcilerle onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki t\u00fcm toplum aras\u0131ndad\u0131r. Toplumsal e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve demokrasi m\u00fccadelesinin do\u011fas\u0131n\u0131 kavramak a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu ayr\u0131m \u00f6nemlidir. Burjuvazi-proletarya m\u00fccadelesinin yapayl\u0131\u011f\u0131 reel sosyalizmin y\u00fcz elli y\u0131ll\u0131k deneyimiyle a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Hizmet\u00e7iler (k\u00f6lele\u015ftirilmi\u015f s\u0131n\u0131flar) hi\u00e7bir zaman efendilerini a\u015fabilecek \u00f6l\u00e7\u00fcde ideolojik ve pratik bir g\u00fc\u00e7 kazanamazlar. Varl\u0131k olarak bu yetenekleri yoktur. Ancak hizmet\u00e7ili\u011fi reddettikleri zaman yetenek sahibi olabilirler ki, o zaman da hizmet\u00e7i say\u0131lamazlar. Modernite d\u00f6neminde sosyal m\u00fccadeleleri do\u011fru kavramak i\u00e7in tekelci dokularla onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndakiler ayr\u0131m\u0131n\u0131 do\u011fru yapmak, bu temelde mevzilenmek, direnmek ve toplumsal in\u015falara giri\u015fmek hayati \u00f6nem ta\u015f\u0131r. <\/p>\n<p>3- Yukar\u0131daki iki ayr\u0131m temelinde \u2018kapitalist topluma\u2019 kar\u015f\u0131 in\u015fa edilecek yeni topluma \u00e7e\u015fitli adlar vermek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Burada \u00f6nemli olan ad de\u011fil i\u00e7eriktir. Bu yeni topluma demokratik sosyalist toplum denilebilece\u011fi gibi demokratik toplum da iyi bir ad olabilir. Hatta anti-kapitalizm anlam\u0131nda ekonomik toplum da denilebilir. \u00d6nemli olan tekelcili\u011fin egemenli\u011finde olmayan bir ekonomi ve toplumsal in\u015fad\u0131r. Ekonomik faaliyeti pazara ba\u011fl\u0131 olarak geli\u015fen bir meta ekonomisi olarak tan\u0131mlamak k\u0131smen do\u011fru olabilir. Meta kategorisine girmeyen muazzam b\u00fcy\u00fckl\u00fckte bir kullan\u0131m de\u011ferleri ekonomisi vard\u0131r. As\u0131l toplumsal ekonomiden anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken de i\u015fte bu b\u00f6l\u00fcmd\u00fcr. Kapitalist ekonomi-politi\u011fin (Kimin kurgulad\u0131\u011f\u0131na bakarsak, ger\u00e7ek niteli\u011fini daha iyi anlar\u0131z) ekonomiyi sadece k\u00e2r getiren faaliyetlere indirgemesi ekonominin ger\u00e7ek niteli\u011fini \u00e7arp\u0131tan bir mitik yaland\u0131r. Kapitalist ekonomi, milli ekonomi, devlet ekonomisi, ticari, finansal veya s\u0131na\u00ee ekonomi, tar\u0131m, kent veya k\u00f6y ekonomisi, k\u00fcresel ekonomi gibi ayr\u0131mlar ger\u00e7e\u011fi fazla yans\u0131tmaz. \u00d6zel ve kolektif ekonomi ayr\u0131mlar\u0131 da yapayd\u0131r. Pazar ve kullan\u0131m de\u011feri olarak ekonomi nitelemesi ger\u00e7ek\u00e7i bir tan\u0131ma \u00e7ok daha yak\u0131nd\u0131r. Tarih \u00f6ncesi kullan\u0131m de\u011feri i\u00e7in ekonomi ge\u00e7erli tek \u00f6l\u00e7\u00fc iken, pazarda de\u011fi\u015fim i\u00e7in ekonomi daha \u00e7ok tarihsel d\u00f6nemde yayg\u0131nl\u0131k kazan\u0131r. Kapitalist modernitenin toplumsal de\u011ferlerin ezici bir \u00e7o\u011funlu\u011funu metala\u015ft\u0131rmas\u0131 istismar ve k\u00e2r ama\u00e7l\u0131 olup, yeni ama kanserli bir olgudur. Toplumun da\u011f\u0131t\u0131lmas\u0131, s\u00fcrekli kaotik ve krizli bir hal almas\u0131 bu ger\u00e7eklikten kaynaklan\u0131r. \u0130nsan t\u00fcr\u00fc y\u00fcz binlerce y\u0131l boyunca sadece kullan\u0131m de\u011feri etraf\u0131nda bir ekonomiyi tan\u0131y\u0131p uygulam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu toplumu her iki ekonomik de\u011fer i\u00e7in tarih \u00f6ncesi ve sonras\u0131nda \u00f6nc\u00fcl\u00fck yapma \u015fans\u0131na sahip olmu\u015ftur. Eko-nominin ne oldu\u011funu bilir. Anlamakta g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekti\u011fi \u015fey kapitalizm denen vampirin ekonomi ad\u0131 alt\u0131nda ba\u015f\u0131na ya\u011fd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 felaketlerdir, ger\u00e7ek ekonomik soyk\u0131r\u0131mlard\u0131r. Kapitalizmin ba\u015fat varl\u0131\u011f\u0131 ekonomik ya\u015fam\u0131n bir vazge\u00e7ilmezi de\u011fil, bir ba\u015f belas\u0131, kanserojenidir. Sadece petrol, gaz, su, otomobil gibi yanl\u0131\u015f kullan\u0131m\u0131yla \u00e7evreyi y\u0131kan ve toplumu sava\u015fa bo\u011fan k\u00e2r ama\u00e7l\u0131 alanlarda y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc faaliyetleri \u00e7\u00f6z\u00fcmlendi\u011finde bu ger\u00e7eklik daha iyi anla\u015f\u0131l\u0131r. Yine toplumun yar\u0131s\u0131ndan fazlas\u0131n\u0131 i\u015fsiz, mesleksiz, g\u00f6\u00e7er, ailesiz y\u0131\u011f\u0131nlara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesi felaketin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc daha anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131lar. <\/p>\n<p>O halde anti-kapitalist olmak \u00f6ncelikle anti-tekelci olmay\u0131 gerektirir. Bu da beraberinde demokratik, sosyalist (Bu terimi topluluk\u00e7uluk olarak anlamak daha do\u011frudur) ve e\u015fit-\u00f6zg\u00fcr toplumsall\u0131\u011f\u0131 getirir. S\u00f6z konusu edilen, bu s\u0131fatlar alt\u0131nda toplumu yeniden icat etmek de\u011fildir. Topluluklar olarak (aile, kabile, mezhep, a\u015firet, ulus) toplumlar binlerce y\u0131ldan beri mevcuttur. Gerekli olan, kapitalist modernite ko\u015fullar\u0131nda bu topluluklar\u0131n savunmas\u0131n\u0131 demokratik modernite ko\u015fullar\u0131na uyarlamak, gerekti\u011finde bu topluluklar\u0131 yeniden in\u015fa etmektir  anti-tekelci ve anti-kapitalist demokratik topluluklar top-lumunu, ekonomik toplumu, demokratik sosyalist toplumu demokratik modernite alternatifi kapsam\u0131na almakt\u0131r. Tekrar belirtelim: \u00d6nemli olan isim \u00e7oklu\u011fu de\u011fil, \u00f6zsel varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bunda netle\u015fmek demokratik modernite program\u0131n\u0131n birinci \u00f6nc\u00fcl\u00fcd\u00fcr. Ortado\u011fu toplumlar\u0131 bu yakla\u015f\u0131ma yabanc\u0131 de\u011fildir. S\u00f6z konusu olan, binlerce y\u0131ld\u0131r ya\u015fad\u0131klar\u0131 toplumsal do\u011fan\u0131n bilimsel ifadeye kavu\u015fturulmu\u015f olarak kendilerine sunulmas\u0131d\u0131r. Kendini bilim aynas\u0131nda seyretmesi ve \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam iradesinde y\u00fcr\u00fctmesidir. <\/p>\n<p>Kabile ve a\u015firet topluluklar\u0131n\u0131 hi\u00e7 k\u00fc\u00e7\u00fcmsememek gerekir. Toplumlar ya\u015fad\u0131k\u00e7a b\u00f6ylesi toplumsal formlar hep var ola-cakt\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki sivil toplum \u00f6rg\u00fctlerini bile modern a\u015firetler ve kabileler olarak de\u011ferlendirmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Gele-neksel mezhepleri g\u00fcncel planda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bilimsel akademiler ve enstit\u00fcler gibi g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn ve anlaml\u0131d\u0131r. Uluslar\u0131 sadece ulus-devlet olarak de\u011fil, \u00e7ok dilli, etnisiteli, dinli ve vatanl\u0131 demokratik toplumlar olarak de\u011ferlendirmek ve in\u015fa etmek de imk\u00e2n dahilindedir. Ortado\u011fu\u2019nun ba\u011fr\u0131nda bu geleneksel topluluk bi\u00e7imlerini kanl\u0131 bir kavgaya, \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011fe iten genelde tekelcilik, \u00f6zelde kapitalist tekelciliktir, kapitalist modernitedir. Demokratik modernite kendi kapsam\u0131na bu topluluklar\u0131 geri ve yok edilmesi gereken eski formlar olarak de\u011fil, tersine demokratikle\u015ftirilerek varl\u0131klar\u0131ndan yarar-lan\u0131lmas\u0131 gereken temel toplumsal de\u011ferler olarak al\u0131r. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu toplumlar\u0131nda a\u015firet b\u00fcnyesinin giderek daralmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc olu\u015fan ve a\u015firet ve kabile niteli\u011fi giderek silinen K\u00fcrt kavmiyetinden Kurmanc halk\u0131, Arap kavmiyetinden Bedevi halk\u0131, T\u00fcrk kavmiyetinden T\u00fcrkmen halk\u0131 demokra-tikle\u015fmenin ve demokratik toplumun temel harc\u0131 durumundad\u0131r. Demokratik ideoloji ve politik hareket \u00f6ncelikle bu kesimleri \u00f6rg\u00fctlemek durumundad\u0131r. Bu kesimler demokratik modernitenin temel g\u00fc\u00e7lerindendir. Yine tek tanr\u0131l\u0131 dinlerin ana mek\u00e2n\u0131 olarak t\u00fcm mezhepleri, \u00f6zellikle az\u0131nl\u0131k konumunda b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f olan \u00cazidileri, Alevileri, S\u00fcryanileri, Ermenileri, Helenleri, Yahudileri b\u00f6lgenin k\u00fclt\u00fcr hazineleri olarak de\u011ferlendirip birer enstit\u00fc veya akademi olarak in\u015fa etmek ve mensuplar\u0131na her ko\u015ful alt\u0131nda e\u015fit, \u00f6zg\u00fcr ve demokratik ya\u015fam ko\u015fullar\u0131 tan\u0131yarak demokratik modernite kapsam\u0131nda de\u011ferlendirmek vazge\u00e7ilmez tarihsel toplumsal bir g\u00f6revdir. <\/p>\n<p>B\u00f6lgenin b\u00fcy\u00fck Arap, K\u00fcrt, T\u00fcrk ve Fars ulusal toplumlar\u0131n\u0131 milliyet\u00e7ilik ve ulusalc\u0131l\u0131k hastal\u0131\u011f\u0131ndan uzak tutup ulus-devlet kapan\u0131ndan kurtarmaya \u00e7al\u0131\u015farak, demokratik modernitenin kapsam\u0131 dahilinde \u00f6zg\u00fcnl\u00fckleri kadar evrensellikleri olan b\u00fcy\u00fck bir uluslar ulusu (\u00fcmmetin modern demokratik yenilenmesi) bi\u00e7iminde in\u015fa etmek temel tarihsel toplumsal (ulus-devlet \u00f6tesi) bir g\u00f6revdir. \u0130slam\u2019\u0131 ve \u00fcmmetini demokratik modernitenin kapsam\u0131nda ger\u00e7ek bir reformdan ge\u00e7irerek, kanl\u0131 fetih\u00e7i ve iktidarc\u0131 (Saltanat \u0130slam\u2019\u0131) istismar\u0131ndan kurtar\u0131p ulus-devlet \u00f6tesi demokratik, e\u015fit ve \u00f6zg\u00fcr bir \u00fcmmet olarak yenilemek en kutsal tarihsel toplumsal g\u00f6revlerdendir. <\/p>\n<p>O halde kapitalist modernite ve dayana\u011f\u0131 olan geleneksel uygarl\u0131k\u00e7\u0131l\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 demokratik, \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fitlik\u00e7i de\u011ferleri esas alan demokratik modernite ve tarihsel dayana\u011f\u0131 olan demokratik uygarl\u0131k yakla\u015f\u0131m\u0131 veya paradigmas\u0131n\u0131n geli\u015ftirilmesi sadece m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil, toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ya\u015famsal hakikatidir. Hakikat toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesinin ifadesi demektir. Somutla\u015fmas\u0131 i\u00e7in gerekli olan, sosyal bilimin hakikatinde (do\u011fru ifadesinde) bilimsel in\u015faya y\u00f6neli\u015ftir. Tarih boyunca oldu\u011fu gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de hi\u00e7bir hareket, ideoloji kendi hakikatinde \u00f6rg\u00fctlenip \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam\u0131n vazge\u00e7ilmezli\u011fi temelinde y\u00fcr\u00fcmedik\u00e7e ba\u015far\u0131l\u0131 olamaz. Ortado\u011fu toplumunun insanl\u0131k kadar eski tarihini olanca toplumsal zenginli\u011fi i\u00e7inde demokratik modernitenin toplumsal de\u011ferleriyle kayna\u015ft\u0131rarak, \u00f6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fczde zihniyetini ve iradesini ta\u015f\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 tek bir toplumsal g\u00f6zenek b\u0131rakmayan kapitalist modernite hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 dikilmek, \u00f6z savunma yapmak ve yeniden in\u015falara y\u00f6nelmek en kutsal g\u00f6revdir.<br \/><strong><br \/>b- End\u00fcstriyalizme Kar\u015f\u0131 Ekolojik-Ekonomik Toplum <\/strong><\/p>\n<p>Kapitalist modernitenin sanayi devrimine y\u00fckledi\u011fi ekonomi \u00fczerindeki sanayi h\u00e2kimiyet\u00e7ili\u011fi sadece ekonomik hege-monyac\u0131l\u0131k olarak ger\u00e7ekle\u015fmemekte, ideolojik tekelcilik ve iktidar tekelcili\u011fi \u00fczerinde de \u00f6nemli etkilerde bulunmaktad\u0131r. Di\u011fer bir deyi\u015fle end\u00fcstriyalizmi dar anlamda teknolojik mant\u0131k olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmlemekle yetinmek, kapitalizmi ekonomiye indirgemek gibi temel yanl\u0131\u015fl\u0131klara yol a\u00e7ar. Kapitalizmin end\u00fcstriyalizme y\u00fckledi\u011fi i\u015flev genelde ekonomik toplumu, \u00f6zelde de tar\u0131m-k\u00f6y toplumunu \u00e7\u00f6kertmektir. End\u00fcstriyalizm bu konuda ideolojik tekel ve iktidar tekeli olarak pratikle\u015fir. Ekonomik toplum \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fck\u00e7e, kapitalizmin azami k\u00e2r kanunu i\u015flemeye ba\u015flar. Bu ise ulus-devlet tekelcili\u011fiyle i\u00e7 i\u00e7e geli\u015fir. Kapitalizmi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeyi modernitenin \u00fc\u00e7l\u00fc sacaya\u011f\u0131 \u00fczerinden geli\u015ftirmedik\u00e7e, sosyal bilim ad\u0131na temel yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131n yap\u0131lmas\u0131 ve pratik politikada eksikliklerin olu\u015fmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. <\/p>\n<p>\u0130nsan toplumu ve ekonomisinin azami k\u00e2r kanununa g\u00f6re end\u00fcstriyalizmin hegemonyas\u0131 alt\u0131na girmesinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fclme ve y\u0131k\u0131m\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k uygulamalar\u0131nda yeterince a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Sadece k\u00fcresel \u0131s\u0131nman\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131m\u0131n kendi ba\u015f\u0131na her ge\u00e7en y\u0131l mah\u015feri daha da yak\u0131nla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bilimce de tespit edilebilen bir so-nu\u00e7tur. End\u00fcstriyalist \u015fovenizmin k\u00f6rle\u015ftirdi\u011fi g\u00f6zler toplumun ekonomik dokusunun ve ekolojik yap\u0131s\u0131n\u0131n vazge\u00e7ilmezli\u011fini g\u00f6remiyor  bu nedenle fel\u00e7 olmu\u015f zihinler bu yap\u0131n\u0131n anlam\u0131n\u0131 kavrayam\u0131yor. Azami k\u00e2r kanununun s\u00fcreklili\u011fini sa\u011flamak hesab\u0131na end\u00fcstriyalizmi t\u00fcm toplumsal dokulara (Toplumsal alanlar, kurumlar da denilebilir) ve ekonomik ya\u015fama uygulamak iktidar \u015fiddetinden daha tehlikelidir. <\/p>\n<p>End\u00fcstriyalizm \u00f6z\u00fcnde fizik, kimya ve biyolojinin teorik-pratik ilke ve kurallar\u0131n\u0131 topluma ve \u00f6zellikle ekonomik yap\u0131s\u0131na uygulamak anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. Bu ise \u00e7ok farkl\u0131 olan toplumsal do\u011fan\u0131n yads\u0131nmas\u0131n\u0131 beraberinde getirir. Toplumsal do\u011fa s\u00fcrekli azami k\u00e2r pe\u015finde ko\u015fan bir sistemi uzun s\u00fcre \u00fczerinde ta\u015f\u0131yamaz. \u00d6zellikle nesnel do\u011fan\u0131n kurallar\u0131n\u0131n uzun s\u00fcreli uygulan\u0131\u015f\u0131 toplum olmaktan \u00e7\u0131kmad\u0131r. Kapitalist bireycilik bu ger\u00e7e\u011fi do\u011frulamaktad\u0131r. Toplumsal do\u011fan\u0131n i\u015fleyi\u015f kurallar\u0131 kendine \u00f6zg\u00fcd\u00fcr  ahl\u00e2k\u00ee ve politik olarak i\u015fler. End\u00fcstriyalist yakla\u015f\u0131m er ya da ge\u00e7 ahl\u00e2k\u00ee ve politik i\u015fleyi\u015fi tasfiye etmek durumundad\u0131r. Ekonomideki i\u015fsizlik, kriz ve gelir u\u00e7urumundan sorumludur. Ekolojiyi do\u011furan ana etkenler end\u00fcstriyalizmin k\u0131saca tan\u0131mlanan bu ger\u00e7ekli\u011finden kaynaklanmaktad\u0131r. End\u00fcstriyel \u00e7a\u011f\u0131n toplumu b\u00fct\u00fcn alanlarda ekolojisini geli\u015ftirmeden ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcremez. Nas\u0131l ki demokratik anayasalar Leviathan\u2019\u0131 (ulus-devlet canavar\u0131) s\u0131n\u0131rlamak ama\u00e7l\u0131 iseler, end\u00fcstriyalizm canavar\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlayacak olan da ekolojidir. \u00c7ok iyi bilmek gerekir ki, end\u00fcstriyel \u00e7a\u011f \u00f6ncesi d\u00f6nemde, insan t\u00fcr\u00fc de dahil, b\u00fct\u00fcn canl\u0131lar\u0131n ya\u015fam\u0131 i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel bilin\u00e7le (en keskin duygusal zek\u00e2) ekolojiktir. Ekolojik olmayan canl\u0131 tasfiye olmaktan kurtulamaz. \u015e\u00fcphesiz her canl\u0131n\u0131n kendine \u00f6zg\u00fc bir ekolojik zek\u00e2s\u0131 vard\u0131r. End\u00fcstricili\u011fin h\u00e2kim oldu\u011fu d\u00f6nemi ekolojik ya\u015fama ba\u015fkald\u0131rma \u00e7a\u011f\u0131 olarak da de\u011ferlendirmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ekolojiye ba\u015fkald\u0131rmak ise k\u0131yamete gidi\u015ftir. Dinlerin \u00e7ok \u00f6ncesinden haber verdikleri \u2018mah\u015fer\u2019, \u00f6z\u00fcnde toplumlar\u0131n ekolojik olmaktan \u00e7\u0131kmas\u0131yla ilgilidir. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu toplumu kendini ekolojik ya\u015fama uyarlamada \u00f6nc\u00fcl\u00fck rol\u00fcne sahiptir. Adem ile Havva ve Nuh \u00f6yk\u00fcleri ekolojik felaketi haber vermektedir. Peygamber k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde ekolojik ya\u015fam ba\u015fat rol oynar. Peygamberlerin ekolojik olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir ya\u015fam\u0131 mah\u015fer, firavun, nemrut ve lanetlilik s\u0131fatlar\u0131yla de\u011ferlendirmeleri halen ge\u00e7erli olmas\u0131 gereken temel bir toplumsal kurald\u0131r. Bu kurallar olmadan toplumlar\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilirlilikleri tehlikeye girer. Ortado\u011fu ekonomik toplumunda binlerce y\u0131ldan beri kullan\u0131lmas\u0131na ra\u011fmen s\u0131na\u00ee tekni\u011fin end\u00fcstriyalizme vard\u0131r\u0131lmamas\u0131 b\u00f6lgenin manevi k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve ahl\u00e2k\u00ee yap\u0131s\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Do\u011faya ba\u015fkald\u0131rmak Tanr\u0131ya ba\u015fkald\u0131rmakla \u00f6zde\u015f say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Oysa Bat\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde do\u011faya ba\u015fkald\u0131rmak, ona h\u00fckmetmek felsefelerinin (Descartes Felsefesi) en temel \u00e7\u0131k\u0131\u015f ilkelerinden biridir. Do\u011fu toplumunda ise do\u011fa ile uyum temel ilkedir. Do\u011faya kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f, h\u00fckmetmekten vazge\u00e7meyi\u015f kapitalist modernitenin y\u00fckseli\u015finin \u00f6z\u00fcd\u00fcr. Gelinen a\u015fama daha \u015fimdiden toplumsal ya\u015fam\u0131n her alanda s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemezlik s\u0131n\u0131rlar\u0131na dayanmas\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla Ortado\u011fu toplumsal gelene\u011fi ekolojiye duyarl\u0131 ve uyumludur. Yerine getirilmesi gereken g\u00f6rev, kapitalizmin ve end\u00fcstriyalizmin fethedici, imhac\u0131 ve i\u015fgalci yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131 ekolojik toplumun yeniden in\u015fas\u0131yla kar\u015f\u0131lamakt\u0131r. Demokratik modernitenin temel silah\u0131 ekolojik \u00f6zde bir ekonomiyi ve toplumu esas almas\u0131d\u0131r. End\u00fcstriyalizmin Ortado\u011fu\u2019daki tarihsel rol\u00fc on bin y\u0131ll\u0131k geleneksel tar\u0131m toplumunu \u00e7\u00f6zmek ve tasfiye etmektir. Daha elli y\u0131l \u00f6ncesine kadar ekonominin ve genel toplumun ana b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc te\u015fkil eden tar\u0131m-k\u00f6y toplumu ve ekonomisi g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fru gelirken h\u0131zla \u00e7\u00f6zd\u00fcr\u00fclmekte, iflasa ve i\u015fsizli\u011fe s\u00fcr\u00fcklenmekte, borca bat\u0131r\u0131lmakta, g\u00f6\u00e7ertilmektedir. \u00c7\u00f6zd\u00fcrme, \u00e7\u00f6kertme ve tasfiye etme bu topluma duyulan d\u00fc\u015fmanl\u0131ktan \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. K\u00fcresel kapitalizm tar\u0131m-k\u00f6y toplumunu da\u011f\u0131tmadan d\u00fcnyan\u0131n di\u011fer b\u00f6lgelerinde sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131lar\u0131 tekrarlayamayaca\u011f\u0131 gibi, daha \u015fimdiden ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 \u00fczere tehdit alt\u0131na (\u0130slam toplumundan duyulan korku, \u0130slamofobi) girmek durumunda kal\u0131r. <\/p>\n<p>Emperyalizmin, kapitalist modernite hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n Ortado\u011fu sava\u015flar\u0131nda end\u00fcstriyalizm ba\u015fat rol oynar. Su ve petrol sava\u015flar\u0131 tipiktir. Su sava\u015flar\u0131 ilerde yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Kapitalist temelde d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011frat\u0131l\u0131p i\u015flenen tar\u0131msal topraklar, geli\u015fecek olan di\u011fer temel bir sava\u015f alan\u0131d\u0131r. K\u00f6yl\u00fcn\u00fcn topraktan kopar\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 bir sava\u015f olarak anlamak gerekir. Kapitalist modernitenin Ortado\u011fu\u2019ya y\u00f6nelik son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k fethinin amac\u0131, on be\u015f bin y\u0131ld\u0131r insanl\u0131k ana nehrini olu\u015fturan ve ana b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc tar\u0131m toplumunun olu\u015fturdu\u011fu ya\u015fam k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn varolu\u015funu sonland\u0131rmakt\u0131r. K\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131 bu ger\u00e7eklikte aramak gerekir. Toplumu savunmak bu b\u00fcy\u00fck ya\u015fam k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc, modernitenin soyk\u0131r\u0131m\u0131na kar\u015f\u0131 \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirerek, demokratikle\u015ftirerek korumak anlam\u0131na gelir. Uygarl\u0131k tarihi tekelcilik sava\u015flar\u0131 olarak yorumland\u0131\u011f\u0131nda, kabile ve dinsel cemaatlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumalar\u0131n\u0131n demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n temel g\u00fc\u00e7 formlar\u0131 olarak \u00f6nemi daha iyi anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. A\u00e7\u0131k ki uygarl\u0131k tarihi b\u00f6ylesi bir diyalektikle anlamland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u015fimdiki sava\u015f\u0131mlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi daha do\u011fru yap\u0131labilir. A\u015firet ve mezhep sava\u015flar\u0131 denilen \u015feylerin \u00e7arp\u0131t\u0131lm\u0131\u015f da olsa toplumun kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kimli\u011fini savunmas\u0131 anlam\u0131na geldi\u011fi g\u00f6r\u00fclecektir. Bu karma\u015f\u0131k anlat\u0131mdan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gereken sonu\u00e7, kurtulu\u015fun en g\u00f6zde arac\u0131 olarak sunulan end\u00fcstriyalizmin ger\u00e7ek Leviathan oldu\u011funu kavramakt\u0131r. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu toplumlar\u0131 ve uygarl\u0131klar\u0131 denince akla gelen iki temel ekolojik \u00f6\u011fe, Toros-Zagros da\u011f silsilesi ile Nil-F\u0131rat-Dicle-Pencab nehir sistemleridir. Bu iki sistemin besledi\u011fi toplum \u015fimdi ya\u015fam\u0131n\u0131n en trajik bir d\u00f6neminden ge\u00e7mektedir. Milliyet\u00e7ilik, dincilik, reel sosyalizm ve kom\u00fcnizm ak\u0131mlar\u0131 kendilerini hep kurtar\u0131c\u0131 olarak sundular. Ortaya \u00e7\u0131kan sonu\u00e7, \u015fimdinin ge\u00e7mi\u015fi katbekat aratt\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u00c7\u00f6z\u00fcmleme yanl\u0131\u015f olunca, sonucun b\u00f6yle \u00e7\u0131kmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Kapitalist moderniteyi ne b\u00fct\u00fcn olarak, ne de \u2018yap\u0131sal s\u00fcre\u2019 olarak kavraman\u0131n kenar\u0131ndan bile ge\u00e7meyen bu tekelci ideolojiler, s\u0131ra end\u00fcstriyalizme gelince ortak tanr\u0131lar\u0131nda bulu\u015fmu\u015f gibi \u00f6n\u00fcnde secdeye kapanmaktad\u0131r. S\u00f6z\u00fc edilen ideolojiler cennetin kap\u0131s\u0131n\u0131 (Sek\u00fcler tanr\u0131n\u0131n ulus-devletten sonra ikinci b\u00fcy\u00fck s\u0131fat\u0131 end\u00fcstriyalizmdir) a\u00e7aca\u011f\u0131ndan emin olarak end\u00fcstriyalizme tap\u0131nmaktad\u0131r. Yanl\u0131\u015f kurgulanm\u0131\u015f hayat\u0131n do\u011fru ya\u015fanamayaca\u011f\u0131n\u0131 da en \u00e7ok bu yeni sek\u00fcler tanr\u0131 \u00fcmmetinin kaotik durumundan \u00e7\u0131karsayabiliriz. Teredd\u00fcts\u00fcz denilebilir ki, bu tanr\u0131 \u00f6nceki \u00e7a\u011flar\u0131n tanr\u0131lar\u0131ndan \u00e7ok daha ac\u0131mas\u0131zd\u0131r. On be\u015f bin y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n s\u00fcredir insanl\u0131\u011fa \u00f6nc\u00fcl\u00fck eden bir ya\u015fam k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn sonlanmas\u0131n\u0131 bir nevi mah\u015fer olarak yorumlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Demokratik modernite, antitezi olarak geli\u015fti\u011fi kapitalist moderniteyi a\u015farken, bu tarihsel perspektif i\u00e7inden bakmak durumundad\u0131r. Kendisini bu tarihin \u015fimdisi olarak \u00f6zg\u00fcr-e\u015fit ve demokratik olarak in\u015fa etmenin t\u00fcm bilimsel ifadesini ve \u00f6rg\u00fctsel yap\u0131s\u0131n\u0131 edinmekle y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcr. <\/p>\n<p>AB (Avrupa Birli\u011fi), korkun\u00e7 mezhep sava\u015flar\u0131ndan sonra ortaya \u00e7\u0131kan kaotik duruma \u00e7are olarak 1648\u2019de d\u00fczenlenen Westphalia sisteminin (ulus-devlet dengesinin ilk n\u00fcvesi) tam \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ll\u0131k kat\u0131la\u015fmas\u0131 s\u00fcrecinde ya\u015fanan t\u00fcm insanl\u0131k tarihinden daha \u00e7ok sava\u015flar ve y\u0131k\u0131mlar\u0131n bilan\u00e7osundan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 derslerin sonucu olarak in\u015fa edilmeye giri\u015filmi\u015ftir. Westphalia sistemi nas\u0131l ki mezhepler sava\u015f\u0131n\u0131n antitezi olarak geli\u015ftiyse, AB sistemi de kat\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 devrimle de\u011fil reformla de\u011fi\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 Westphalia ulus-devlet sisteminin antitezi olarak geli\u015ftirilmektedir. AB sistemi \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 d\u00f6neminde doru\u011fa \u00e7\u0131kan ve soyk\u0131r\u0131mla sonu\u00e7lanan ulus-devlet fa\u015fizminden reformcu \u00e7\u0131k\u0131\u015fla kurtulma, insan haklar\u0131 hukuku temelinde ve demokratik ulus-devletler toplulu\u011fu olarak kendini yeniden in\u015fa etmenin ad\u0131d\u0131r. Fakat \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 yanl\u0131\u015f bir temelden ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in amac\u0131nda derinle\u015fme sa\u011flayamamakta, \u00e7ok esnek bir konfederasyonu bile olu\u015fturamamaktad\u0131r. Bunun nedeni \u2018\u00c7elik ve K\u00f6m\u00fcr Birli\u011fi\u2019 gibi tamamen end\u00fcstriyalist bir zihniyetten yola \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. B\u00f6ylesi bir birlik etraf\u0131nda, insan haklar\u0131 ve demokratik ulus-devlet hedefleri kapsam\u0131nda \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fit toplum in\u015fa edilemez. Burada \u00f6nemli olan, kapitalist modernitenin kendi anavatan\u0131nda kendini reformdan ge\u00e7irme ihtiyac\u0131n\u0131 duymas\u0131d\u0131r. D\u00fcnya-sisteme eski kat\u0131 hegemonik yap\u0131lanmayla \u00f6nderlik edemeyece\u011fini deneyimledikten sonra AB\u2019nin reform s\u00fcrecine girmesi, yine de sisteme belirleyici etkisi olacak bir geli\u015fmedir. AB d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir modernite g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kendini reformdan ge\u00e7irme ihtiyac\u0131n\u0131 duymamas\u0131 ve \u00f6zsel olarak kendini d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme yetene\u011fini g\u00f6sterememesi hegemonyan\u0131n kat\u0131 bi\u00e7imleni\u015finden kaynak-lanmaktad\u0131r. \u00d6teki modernite g\u00fc\u00e7lerinin sistemin temel sacayaklar\u0131na ba\u011fl\u0131 kald\u0131k\u00e7a AB\u2019yi izlemekten ba\u015fka \u00e7areleri yok gibi-dir. <\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla Ortado\u011fu\u2019da kendini iki y\u00fcz y\u0131ld\u0131r in\u015fa etmeye \u00e7al\u0131\u015fan kapitalist modernitenin kendisinden bir reformist d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm beklemek ger\u00e7ek\u00e7i g\u00f6z\u00fckmemektedir. Ancak AB ile i\u015fbirli\u011fi i\u00e7inde reform olana\u011f\u0131 ya\u015fayabilir. Bu durumda ise b\u00f6lgenin krizli ve kaotik durumu s\u00fcrekli derinle\u015fir. G\u00fcncel ger\u00e7eklik bu yarg\u0131y\u0131 do\u011frulamaktad\u0131r. Bu nedenle reform yapmak i\u00e7in AB sistemini a\u015fmak \u015fartt\u0131r. Ortado\u011fu\u2019nun ne tarihsel ak\u0131\u015f\u0131 ne de g\u00fcncel toplumsal ko\u015fullar\u0131 AB t\u00fcr\u00fc reformlar yap\u0131lmas\u0131na elvermektedir. Yeni yollar aranmas\u0131 bu ger\u00e7eklikten kaynaklanmaktad\u0131r. Defalarca vurgulad\u0131k: Radikal \u0130slam, \u0130slam\u00ee Cumhuriyet, cemaat aray\u0131\u015flar\u0131 ne teorik ne de pratik olarak kapitalist moderniteyi a\u015fmak derdinddir. Azami programlar\u0131 \u0130slam\u00ee cilal\u0131 bir kapitalist modernitedir. Yani \u0130slam\u2019\u0131n ya yeni selefleri ya da Protestanlar\u0131 \u2013Calvinist- olmak, devleti ve toplumu bu temelde ele ge\u00e7irmek derdindedirler. Laiklerin sek\u00fcler dini olan milliyet\u00e7ilikle yapmak isteyip de tam ba\u015faramad\u0131klar\u0131n\u0131 \u0130slam\u00ee maskeyle tamamlamak istemektedirler. \u00d6zleri ayn\u0131d\u0131r ve kapitalist modernitedir. <br \/>Laikli\u011fin sol kolu olarak reel sosyalizmin zaten modernite kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 diye bir sorunu yoktur. T\u00fcm ba\u015farmak istedi\u011fi liberal kapitalizmin yerine devlet kapitalizmini ge\u00e7irmektir. Bunun sonucu ise liberal kapitalizmden daha ac\u0131mas\u0131z, y\u0131k\u0131c\u0131 bir modernite in\u015fas\u0131 olmu\u015ftur. <\/p>\n<p>O halde Ortado\u011fu\u2019da demokratik modernite antitezini kapitalist moderniteye kar\u015f\u0131 geli\u015ftirmek, her ge\u00e7en g\u00fcn derinle\u015fen kriz ve kaotik durumu a\u015fmak i\u00e7in ge\u00e7erli olas\u0131l\u0131klar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Tarihsel ve toplumsal ko\u015fullar bu olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ekle\u015fme \u015fans\u0131n\u0131 artt\u0131rmaktad\u0131r. Ya\u015fanan somut ko\u015fullara ili\u015fkin belirlenebilecek temel slogan \u201cYa s\u00fcrekli kriz ve kaos, ya demokratik modernite dir. AB deneyiminden al\u0131nacak \u00f6nemli bir ders, ekonomik toplum k\u00f6kenli bir reformcu \u00e7\u0131k\u0131\u015f halkas\u0131 yakalamakt\u0131r. Buradan al\u0131nacak mesafeyle di\u011fer toplumsal ve siyasal in\u015falar m\u00fcmk\u00fcn k\u0131l\u0131nabilir. \u00c7elik ve k\u00f6m\u00fcr\u00fcn end\u00fcstriyalizmin temel malzemesi oldu\u011funu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurdu\u011fumuzda, ekolojik toplumla \u00e7eli\u015fkisini daha iyi anla-yabiliriz. AB\u2019nin ekolojik topluma eri\u015fimini engelleyen yap\u0131sal neden de budur. \u00c7elik ve k\u00f6m\u00fcr \u00fczerine in\u015fa edilen topluluklar anti-ekolojiktir. Demek ki sistemde reform yapmak kendi ba\u015f\u0131na yeterli de\u011fildir. E\u011fer ama\u00e7 ekolojik toplumsa tabii! <\/p>\n<p>Ortado\u011fu\u2019da demokratik modernitenin g\u00fcncel somut bir ad\u0131m\u0131 b\u00f6lgenin tarihsel ve toplumsal ko\u015fullar\u0131na dayal\u0131 olarak at\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda geli\u015fme \u015fans\u0131 olabilecektir. D\u0131\u015far\u0131dan kopyalama elbette tutunamaz. Son iki y\u00fcz y\u0131l\u0131n modernite kopyalamalar\u0131n\u0131n tutunmakta zorlanmas\u0131 bu yarg\u0131y\u0131 do\u011frulamaktad\u0131r. Neolitik toplumun ve antitezi uygarl\u0131\u011f\u0131n boy verdi\u011fi ekolojik ortam demokratik uygarl\u0131\u011f\u0131n ve modernitesinin de alan\u0131 konumundad\u0131r. Nil, Dicle, F\u0131rat ve Pencab nehir vadilerinde geli\u015fen be\u015f bin y\u0131ll\u0131k merkez\u00ee uygarl\u0131k alanlar\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fczde b\u00f6lgesel kriz merkezleridir. Son iki y\u00fcz y\u0131lda kapitalist modernitenin en tutucu ayaklar\u0131 olarak in\u015fa ettirilen ulus-devletler bu krizin temel etkenidir. Bu devletlerin AB\u2019nin izinde gidip reformlara giri\u015fme yetenekleri olmad\u0131\u011f\u0131ndan, \u015fiddetli k\u0131r\u0131lmalarla kriz ve kaotik aral\u0131k b\u00fcy\u00fcmektedir. ABD ve AB sistemin ittifak halindeki hegemonlar\u0131 olarak y\u00fcklenmelerine ra\u011fmen kaos aral\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131\u015f bulmakta zorlanmakta ve bu y\u00fczden ulus-devletin yeniden in\u015fas\u0131 ger\u00e7ekle\u015fememektedir. Bu durum hem k\u00fcresel krizi derinle\u015ftirmekte ve s\u00fcrekli k\u0131lmakta, hem de tersinden krizden etkilenmelerine yol a\u00e7\u0131p kaotik karma\u015fay\u0131 artt\u0131rmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla sistemin yap\u0131sal krizi en \u00e7ok merkez\u00ee uygarl\u0131\u011f\u0131n anavatan\u0131nda kal\u0131c\u0131la\u015fmakta, adeta intikam\u0131n\u0131 almaktad\u0131r. <\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde kendine \u00f6zg\u00fc bir \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc D\u00fcnya Sava\u015f\u0131n\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 ink\u00e2r edilemez. Bu sava\u015f kapsam ve s\u00fcre olarak ilk ikisinden daha derin ve uzundur. B\u00f6lgede sistemin kendini yenileme potansiyeli ne bulunmakta ne de olu\u015fmaktad\u0131r. Geli\u015fen \u015fey \u00e7\u00fcr\u00fcme ve da\u011f\u0131lmad\u0131r. Bu ko\u015fullar alt\u0131nda S\u00fcmer uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n neolitik \u00e7a\u011f\u0131n antitezi olarak geli\u015fmesinden g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn kapitalist modernitesine kadar ge\u00e7en s\u00fcrenin bast\u0131r\u0131lan t\u00fcm k\u00fclt\u00fcrel birikimlerini temel alan demokratik modernitenin kendini \u00f6ncelikle tezle\u015ftirip sonra antitez olarak sisteme y\u00fcklenmesi en g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7\u0131k\u0131\u015f olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 te\u015fkil etmektedir. <\/p>\n<p>Tarihin merkez\u00ee ak\u0131\u015f\u0131nda tez-antitez-sentez d\u00f6ng\u00fcs\u00fc bir kez daha harekete ge\u00e7mek durumundad\u0131r. Somutla\u015ft\u0131r\u0131rsak, \u00f6ncelikle Dicle-F\u0131rat vadilerini payla\u015fan ve tarihte hep b\u00fct\u00fcnl\u00fck halinde ya\u015fam\u0131\u015f olan k\u00fclt\u00fcr\u00fcn miras\u0131 \u00fczerinde yeniden b\u00fc-t\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir \u00e7\u0131k\u0131\u015fa \u015fiddetle ihtiya\u00e7 bulunmaktad\u0131r. Bug\u00fcn ad\u0131na Suriye, Irak ve T\u00fcrkiye Cumhuriyeti s\u0131n\u0131rlar\u0131 denilen yapay \u00e7izimlerin Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131n\u0131n galipleri olan \u0130ngiliz ve Frans\u0131z hegemonyas\u0131ndan miras kald\u0131\u011f\u0131, tarihsel toplumsal k\u00fclt\u00fcr\u00fcn bu temelde par\u00e7alanmas\u0131n\u0131n jeostratejik b\u00f6l-y\u00f6net politikas\u0131n\u0131n gere\u011fi oldu\u011fu tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez bir ger\u00e7ektir. Bu s\u0131n\u0131rlar\u0131n yapayl\u0131\u011f\u0131n\u0131 derinli\u011fine ve b\u00fct\u00fcn sonu\u00e7lar\u0131yla kavramadan, tarihin Verimli Hilal\u2019inde anlaml\u0131 k\u00fclt\u00fcrel birlikler in\u015fa edilemez. En b\u00fcy\u00fck ahmakl\u0131k bu s\u0131n\u0131rlar\u0131n (en kutsal olmayan, yabanc\u0131 hegemonyan\u0131n en u\u011fursuz \u00e7izimleri) kutsall\u0131\u011f\u0131na inan\u0131p b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir k\u00fclt\u00fcrel \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapmaya niyet etmemek, bunu akl\u0131na getirmemektir. K\u00fclt\u00fcrel b\u00fct\u00fcnl\u00fckten kas\u0131t e\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve demokratik de\u011ferler etraf\u0131nda \u00f6r\u00fclen maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr. B\u00f6ylesi bir k\u00fclt\u00fcr, milliyet\u00e7i olmayan bir ulusall\u0131k, dinci olmayan bir dinsellik, cinsiyet\u00e7i olmayan bir toplumsall\u0131k ve pozitivist olmayan bir bilimsellik zihniyetiyle yorumlanmak ve in\u015fa edilmek durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu konuda ilk ad\u0131m olarak Dicle-F\u0131rat Tar\u0131m-Su-Enerji Kom\u00fcn\u00fc\u2019n\u00fcn olu\u015fumuna gitmek hem tarihselli\u011fin hem de top-lumsall\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcnsel geli\u015fimine uygun bir yan\u0131t olabilir. Bu birlik sa\u011fland\u0131\u011f\u0131nda, t\u00fcm kutsall\u0131klar\u0131n be\u015fikli\u011fini yapan bu alanda ya\u015fayan tarihsel toplumun mucizeler yarataca\u011f\u0131n\u0131 tarihinin kendisinden \u00e7\u0131karabiliyoruz. B\u00f6ylesi bir kom\u00fcn\u00fcn ekolojik-ekonomik toplumun geli\u015fimine yeterli bir temel sa\u011flayaca\u011f\u0131 ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir potansiyel olu\u015fturaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu ekonomik kom\u00fcnal modelle birlikte toplumsal ya\u015fam\u0131n her alan\u0131nda benzer kom\u00fcnler geli\u015ftirmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130srail\u2019de uygulanan Kibbutz modeli de g\u00fcc\u00fcn\u00fc kom\u00fcn\u00fcn bu \u00f6zelli\u011finden almaktad\u0131r. Tarih boyunca ekonomik ya\u015fam, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak kom\u00fcn tarz\u0131ndad\u0131r. Kapitalist liberalizm her ne kadar \u2018\u00f6zel giri\u015fimcilik\u2019 ad\u0131 alt\u0131nda bireycilik damgas\u0131n\u0131 vursa da, \u00fcretim yine a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak ba\u015fta fabrikalarda olmak \u00fczere kom\u00fcnal birimler temelinde ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Fark bireyci k\u00e2rc\u0131 sistemdedir. K\u00e2rc\u0131l\u0131k a\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda veya asgari d\u00fczeye indirildi\u011finde geriye kom\u00fcnal d\u00fczen kal\u0131r. Kom\u00fcnal sistem sadece ekonomik alanda de\u011fil, t\u00fcm toplumsal alanlarda da ge\u00e7erlili\u011fi olan evrensel yap\u0131sal \u00f6zellikler ta\u015f\u0131r. Kom\u00fcnlerin temel sorunu ahl\u00e2k\u00ee ve politik olabilmektir. Uygarl\u0131k ve kapitalist modernitenin dayatt\u0131\u011f\u0131 bu de\u011ferlerden d\u0131\u015flanmay\u0131 demokratik moderniteyle a\u015fabilmektir. <\/p>\n<p>Dicle-F\u0131rat havzalar\u0131 temel ihtiya\u00e7lar olan tar\u0131msal \u00fcr\u00fcnler i\u00e7in gerekli su, enerji ve topra\u011f\u0131 fazlas\u0131yla sunmaktad\u0131r. Or-tado\u011fu\u2019nun ekolojik ve ekonomik toplumsall\u0131\u011f\u0131 bu materyaller yeterince sa\u011flanmadan geli\u015femez. Fakat yeterli bir zihinsel anlam birikimi olu\u015fmadan bu yap\u0131sal materyaller yap\u0131sal toplumu tek ba\u015f\u0131na olu\u015fturamazlar. Dolay\u0131s\u0131yla bu alandaki top-lumlar reel sosyalist toplumlar gibi kapitalist moderniteye hizmet etmekten ve onun i\u00e7inde erimekten kurtulamazlar. Zihinsel anlam birikimi i\u00e7in hem tarihte, hem de modernitenin demokratik kefesinde olu\u015fmu\u015f birikimin akademik \u00f6rg\u00fctlenmesi sa\u011flam bir ba\u015flang\u0131\u00e7 olabilir. Unutmamak gerekir ki, tarihin ilk akademileri olarak S\u00fcmer zigguratlar\u0131, Nippur, Babil, Nusaybin, Urfa, Ba\u011fdat Bilge Evleri uygarl\u0131klar\u0131n onlars\u0131z edemeyece\u011fi ger\u00e7e\u011fin de ifadesidirler. Demokratik modernite akademiyas\u0131z geli\u015femez. Kapitalist modernitenin kriz i\u00e7indeki akademik d\u00fcnyas\u0131na alternatif olarak \u00f6rg\u00fctlenmek durumunda olan yeni bilimsel ve anlamsal d\u00fcnya, ekolojik ve ekonomik toplumun vazge\u00e7ilmezidir. Bilimin ideolojik tekel olmaktan ve iktidar arac\u0131 olarak kullan\u0131lmaktan kurtulmas\u0131 ancak e\u015fit (fark\u0131ndal\u0131kla birlikte), \u00f6zg\u00fcr ve demokratik toplumun in\u015fas\u0131yla, yani farkl\u0131l\u0131klar temelinde e\u015fitli\u011fin, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ve demokrasinin i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fanmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Her eko-topluluk ancak kapitalist moderniteyi a\u015fm\u0131\u015f bir bilin\u00e7 ve \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fck olarak in\u015fa edildi\u011finde anlaml\u0131 olabilir. Kapitalizmi, end\u00fcstriyalizmi ve ulus-devlet\u00e7ili\u011fi a\u015fan bilin\u00e7, \u00f6rg\u00fct ve eylemsel irade olu\u015fmadan, eko-topluluklar ve ekonomik toplum olu\u015famaz. Bilim ve bilincin ayr\u0131, toplumun ayr\u0131 oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131 bir uygarl\u0131k \u00e7arp\u0131tmas\u0131d\u0131r. Bu da toplumun k\u00f6lele\u015ftirilmesiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcr ve demokratik toplum ancak kendisi i\u00e7in gerekli anlam bilinciyle ya\u015fayabilir. Her ekonomik birim ekolojik bilin-ciyle ya\u015fanabilir. Ekolojik bilince dayanmayan ekonomik birimler, ya\u015famlar kapitalist modernite i\u00e7inde erimekten ve ya-\u015fanmaktan kurtulamazlar. Ekolojik-ekonomik birimleri basit, teknolojiden yoksun birimler olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmemek gerekir. Gerekti\u011finde en karma\u015f\u0131k ve geli\u015fkin teknolojiler de ekolojik-ekonomik birim ve birliklerde kullan\u0131labilir. Hatta ekolojik-ekonomik birimler ideal teknoloji birimleridir  teknolojinin en yararl\u0131 toplumsal kullan\u0131m alanlar\u0131d\u0131r. Ortado\u011fu toplumunda teknolojik devrim en \u00e7ok ekolojik-ekonomik toplum i\u00e7in gereklidir. Bu anlamdaki bir teknolojik devrim anti-end\u00fcstriyalisttir. End\u00fcstriyalizmin hizmetindeki teknoloji k\u00f6leli\u011fe ve y\u0131k\u0131ma g\u00f6t\u00fcr\u00fcrken, ekonomik ve ekolojik toplumun hizmetindeki tek-noloji daha fazla \u00f6zg\u00fcr ve demokratik ya\u015fama g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. \u00d6zcesi teknolojiyle ekoloji aras\u0131ndaki en anlaml\u0131 dengeyi demokratik modernite ko\u015fullar\u0131 sa\u011flar. Bu nedenle ideolojik sava\u015f\u0131m moderniteler aras\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131n vazge\u00e7ilmezidir. Bu m\u00fccadeleyi ba\u015far\u0131yla vermeden, kapitalist modernite kar\u015f\u0131s\u0131nda demokratik modernitenin ya\u015fam \u015fans\u0131 ve kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 hep zay\u0131f bir olas\u0131l\u0131k, umut ve \u00fctopya olarak kal\u0131r. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu co\u011frafyas\u0131nda neolitik \u00e7a\u011fdan ba\u015flayarak t\u00fcm uygarl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131 boyunca toplumu, maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr\u00fc besleyen, ekolojik ve ekonomik toplum ya\u015fam\u0131d\u0131r. Kapitalist modernite mah\u015ferin \u00fc\u00e7 atl\u0131s\u0131 olarak sermayecili\u011fiyle, end\u00fcst-ricili\u011fiyle ve ulus-devlet\u00e7ili\u011fiyle bu toplumsal k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00e7i\u011fnemi\u015f, han\u00e7erlemi\u015f ve par\u00e7alam\u0131\u015ft\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k yerine getiril-mesi gereken temel g\u00f6rev, demokratik modernitenin demokratik-sosyalist, ekolojik-ekonomik ve ahl\u00e2k\u00ee-politik toplum \u00fc\u00e7l\u00fc sacaya\u011f\u0131 \u00fczerinde in\u015fa edilmesidir.<\/p>\n<p><strong>c- Ulus-Devlet\u00e7ili\u011fe Kar\u015f\u0131 Ahl\u00e2k\u00ee ve Politik Toplum <\/strong><\/p>\n<p>Kapitalist modernite Ortado\u011fu toplumlar\u0131n\u0131 ulus-devletle sadece g\u00fc\u00e7l\u00fc bir kaz\u0131\u011fa ba\u011flamad\u0131  Hiro\u015fima\u2019ya at\u0131lan atom bombas\u0131ndan onlarca kat daha fazla etkide bulunan ulus-devlet\u00e7iklerle bombalad\u0131. Denilebilir ki, binlerce y\u0131ldan beri olu\u015fan ortak k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferler son iki y\u00fcz y\u0131l\u0131n ulus-devlet bombard\u0131man\u0131yla parampar\u00e7a edildi. Hi\u00e7bir fiziki silah\u0131n g\u00f6steremeyece\u011fi etkinlikte bir da\u011f\u0131lma ve par\u00e7alanmaya yol a\u00e7\u0131ld\u0131. Ne devletli uygarl\u0131k sistemleri olarak, ne de kar\u015f\u0131tlar\u0131nca ya\u015fanan kom\u00fcnal sistemler olarak Ortado\u011fu toplumlar\u0131, tarihlerinin hi\u00e7bir d\u00f6neminde kapitalist modernitenin hegemonyas\u0131 alt\u0131nda ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 kadar kimliklerinden ve b\u00fct\u00fcnselliklerinden soyundurulmad\u0131lar, par\u00e7alan\u0131p birbirlerine ve varolu\u015flar\u0131na yabanc\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmad\u0131lar. Britanya \u0130mparatorlu\u011fu bu en etkili sistemi (ger\u00e7ek atom bombas\u0131) sadece Ortado\u011fu\u2019da de\u011fil, d\u00fcnyan\u0131n her taraf\u0131nda uygulayarak hegemonyas\u0131n\u0131 s\u00fcrekli k\u0131labildi. <\/p>\n<p>En trajik uygulamalardan biri Fransa Kral\u0131 16. Louis\u2019ye kar\u015f\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilenidir. Yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lmas\u0131n  Fransa Devrimi\u2019ni Britanya \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun bir komplosu olarak de\u011ferlendirmiyorum. Ama o d\u00f6nem Britanya\u2019s\u0131n\u0131n Fransa Krall\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n hegemonik emellerini k\u0131rmak i\u00e7in her oyunu denedi\u011fi ve kral\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131n kopar\u0131lmas\u0131nda bu oyunlar\u0131n \u00f6nemli rol oynad\u0131\u011f\u0131 ink\u00e2r edilemez. Elde bir\u00e7ok veri bulunmas\u0131n\u0131n da \u00f6tesinde, 1792\u2019de Jakoben ter\u00f6r\u00fcnde kral\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131n kopar\u0131lmas\u0131yla birlikte ulus-devletin resmi tarihinin ba\u015flat\u0131lmas\u0131 bu rol\u00fcn en \u00f6nemli kan\u0131t\u0131d\u0131r. 1792\u2019de resmen ba\u015flat\u0131lan ulus-devlet\u00e7ilikle Fransa\u2019n\u0131n t\u00fcm hegemonik emelleri nesnel olarak bo\u015fa \u00e7\u0131kt\u0131. Ter\u00f6r Britanya\u2019ya yarad\u0131. Napolyon\u2019un \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ve sava\u015flar\u0131 sadece Avrupa\u2019y\u0131 d\u00fcmd\u00fcz etmekle kalmad\u0131, Britanya hegemonyas\u0131na ba\u015f kald\u0131rabilecek t\u00fcm g\u00fc\u00e7leri etkisizle\u015ftirdi. Napolyon\u2019un kendisi de bu ulus-devlet sava\u015flar\u0131n\u0131n kurban\u0131 oldu. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar Fransa Be\u015finci Cumhuriyeti\u2019ni ya\u015famaktad\u0131r. Ama bunlar\u0131n hepsinde de g\u00fc\u00e7 kaybederek hep Britanya\u2019n\u0131n arkas\u0131nda kalm\u0131\u015fsa, bunda Hollanda ve Britanya\u2019n\u0131n damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan orta s\u0131n\u0131f\u0131n ve b\u00fcrokratik ulus-devlet\u00e7ili\u011finin belirleyici pay\u0131 vard\u0131r. Ayn\u0131 ger\u00e7eklik \u0130spanya, Avusturya-Macaristan, Rus, Osmanl\u0131, hatta \u00c7in, Hint ve Japon \u0130mparatorluklar\u0131 i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. <\/p>\n<p>\u0130\u015fin tuhaf\u0131, ayn\u0131 oyunlar\u0131n 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n son \u00e7eyre\u011fi ve 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda d\u00fcnya genelinde oldu\u011fu gibi, \u00f6zellikle Or-tado\u011fu\u2019da kapitalist modernitenin (ABD-\u0130ngiltere \u00f6nderli\u011findeki) k\u00fcresel hegemonyas\u0131na kar\u015f\u0131 ulus-devletlerin art\u0131k engel haline gelmesiyle yeniden daha feci ve trajik bi\u00e7imler halinde ulus-devlete kar\u015f\u0131 oynanmaya ba\u015flamas\u0131d\u0131r. Adeta 16. Louis\u2019nin g\u00fcncelle\u015fmi\u015f ve Ortado\u011fu\u2019da Irak ulus-devletinde yeniden diriltilmi\u015f bir simgesi haline getirilen Saddam H\u00fcseyin\u2019in trajik sonu ayn\u0131 oyunun m\u00fckemmel bir versiyonu oldu. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde ulus-devlet\u00e7ili\u011fin tarihsel-toplumsal rol\u00fcn\u00fc derinli\u011fine \u00e7\u00f6z\u00fcmleyip kavramadan hi\u00e7bir toplumsal soruna \u00e7\u00f6z\u00fcm bulabilmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k ulus-devlet\u00e7i uygulamalar\u0131 sadece kapitalist modernitenin hegemonik g\u00fcc\u00fc Britanya \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun \u2018b\u00f6l-y\u00f6net\u2019 komplolar\u0131 olarak de\u011ferlendirmek olaylar\u0131 ve olgular\u0131 a\u015f\u0131r\u0131 basit-le\u015ftirmek olur. Bu yanl\u0131\u015fl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmemeye \u00f6zen g\u00f6stermek gerekir. \u015e\u00fcphesiz ulus-devlet komploya \u00e7ok uygun bir devlet bi\u00e7imidir. Fakat daha \u00f6nemli olan, hakikat olarak de\u011ferini kapsaml\u0131ca belirleyebilmektir. Aksi y\u00f6ndeki t\u00fcm pozitivist pro-pagandaya ra\u011fmen, ulus-devletin i\u00e7eri\u011fi en s\u0131rl\u0131 ve metafizik unsurlarla doludur. Tarihteki rol\u00fc ayd\u0131nlat\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. Toplum \u00fczerindeki etkisi daha da karanl\u0131kt\u0131r. T\u00fcm anti-teolojik idealar\u0131na ra\u011fmen, en \u00e7ok teokratik \u00f6zellikleri ta\u015f\u0131yan devlet bi\u00e7imidir. <\/p>\n<p>Ulus-devletin Ortado\u011fu\u2019daki g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerden ayd\u0131nlatmak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Ayd\u0131nlat\u0131ld\u0131k\u00e7a ahl\u00e2k\u00ee ve po-litik g\u00f6revler daha iyi belirlenir. <\/p>\n<p>1- Ulus-devlet t\u00fcm bilimsellik idealar\u0131na ra\u011fmen toplumsal hakikat a\u00e7\u0131s\u0131ndan en zay\u0131f ve olumsuz bir antite (varolu\u015fsal-l\u0131k)\u2019dir. Esas rol\u00fc toplumsal do\u011fan\u0131n \u00e7ok zengin olan zihniyet kodlar\u0131n\u0131 homojenle\u015ftirme ad\u0131 alt\u0131nda tekle\u015ftirmedir. Tek dil, tek tarih, tek bayrak, tek millet, tek tip siyaset, tek tip ya\u015fam, tek tip ideoloji toplumsal do\u011fan\u0131n homojenle\u015ftirilmesiyle i\u00e7 i\u00e7e y\u00fcr\u00fcr. Karma\u015f\u0131k ve farkl\u0131 toplumsal yap\u0131lar basitle\u015ftirilip tek tiple\u015ftirilince, hakikat yerini de\u011feri zay\u0131flat\u0131lm\u0131\u015f ve olumsuz-la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f siyah-beyaz t\u00fcr\u00fcnden bir ikileme b\u0131rak\u0131r. En tutucu, \u015foven, softaca, fa\u015fist g\u00f6r\u00fc\u015f denilen d\u00fcnya bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 bu basit ikilemli yap\u0131 \u00fczerinden geli\u015fir. Ulus-devlet\u00e7i iktidar\u0131n bu tek tiple\u015ftirici uygulamalar\u0131 kapitalizmin azami k\u00e2r e\u011filimi nedeniyledir. Toplumun \u00e7ok farkl\u0131 ya\u015fam gruplar\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerini ve onurlar\u0131n\u0131 koruduk\u00e7a azami k\u00e2r yasas\u0131 i\u015flerli\u011fini s\u00fcr-d\u00fcremez. Ancak farkl\u0131 \u00e7\u0131karlara dayal\u0131 t\u00fcm ya\u015fam alanlar\u0131 tek tip ulusal h\u00e2kimiyet alt\u0131nda eritildik\u00e7e, toplumda iki s\u0131n\u0131fl\u0131 bir kutupla\u015fmaya (burjuva-proleter) do\u011fru gidilir. Kapitalist k\u00e2r s\u00fcreci bu tip s\u0131n\u0131fla\u015ft\u0131rmayla genelle\u015fir ve geli\u015fir. Tarih boyunca birikmi\u015f maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcr birikimleri iki s\u0131n\u0131fl\u0131 homojenle\u015ftirmeye kurban edilir. Bu ger\u00e7ek bir kurbanla\u015ft\u0131rmad\u0131r. Ne kadar farkl\u0131 dil, d\u00fc\u015f\u00fcnce, inan\u00e7, ahl\u00e2k\u00ee ve politik zihniyet ve yap\u0131 varsa, hepsi bu kurbanla\u015ft\u0131rma kapsam\u0131ndad\u0131r. \u0130ki y\u00f6ntem uygulan\u0131r: Fiziki ve k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131m ile asimilasyon. Asimilasyon istenilen sonucu sa\u011flayamazsa, fiziksel ve k\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131mlar devreye girer. Y\u00f6ntemler genellikle i\u00e7 i\u00e7e uygulan\u0131r. Tek tip zay\u0131f ve olumsuz hakikatle\u015ftirme denilen s\u00fcre\u00e7 b\u00f6yle i\u015fler. <\/p>\n<p>Marksizm\u2019in yanl\u0131\u015f olarak olumlu yans\u0131tmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 iki s\u0131n\u0131fl\u0131 toplum hakikatinin do\u011frusu budur. Proleter denilen s\u0131-n\u0131f\u0131n hakikat de\u011feri \u00e7ok zay\u0131f ve olumsuzdur. Genel olarak k\u00f6lele\u015fmi\u015f bireyin toplumsal hakikati yok denilecek kadar zay\u0131f-lat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kendisi efendi s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7inde eritilmi\u015f, eki durumuna indirgenmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in, \u00f6zg\u00fcr iken ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 hakikat efendi kesime aktar\u0131lm\u0131\u015f oluyor. Marksizm\u2019in bunu kavramamas\u0131 b\u00fcy\u00fck bir eksikliktir. Marks\u2019\u0131n Hegel\u2019in k\u00f6t\u00fc bir \u00f6\u011frencisi oldu\u011fu nokta, en \u00e7ok bu hakikat konusunda kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Hegel Marks\u2019a g\u00f6re hakikati \u00e7ok \u00fcst\u00fcn d\u00fczeyde belirleme yetene\u011findedir. Eserleri esas olarak hakikati a\u00e7\u0131klanmaya y\u00f6neliktir. K. Marks\u2019\u0131n k\u00f6leyi hakikat ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 \u00f6\u011fe olarak saptamas\u0131, \u00f6\u011fretisinin \u00f6nemli do\u011frular ta\u015f\u0131yan di\u011fer k\u0131sm\u0131n\u0131 da yarars\u0131z b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizm sadece k\u00e2r temelinde maddi g\u00fc\u00e7 biriktirmez. Onunla birlikte toplumsal hakikati de (toplumun zihniyet g\u00fcc\u00fc) gasp eder. Kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda s\u00fczge\u00e7ten ge\u00e7irip efendi s\u0131n\u0131fa mal eder. Hakikat\u00e7e de kendini m\u00fcthi\u015f g\u00fc\u00e7lendirir. Ulus-devlet denilen olay, olgu \u00f6z\u00fcnde bu hakikati d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme ve aktarma s\u00fcrecidir. <\/p>\n<p>O halde hakikat anlam\u0131nda iki de\u011fil, tek s\u0131n\u0131f ge\u00e7erlidir. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n fiziki varl\u0131\u011f\u0131, hatta parti ve sendika tipinde dar \u00f6r-g\u00fctlenmesi toplumsal demokratik \u00f6rg\u00fctlenmenin b\u00fct\u00fcnselli\u011fi i\u00e7inde bir par\u00e7a olarak de\u011ferlendirilmedik\u00e7e, \u00fccret k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir toplumsal hakikat de\u011feri kazanamaz. Reel-sosyalizmin tarihi, hakikatin kazan\u0131lmas\u0131 ve kayb\u0131 konusunda da son derece \u00f6\u011freticidir. \u00d6zetle ulus-devlet ne kadar homojenle\u015ftirilirse, tekelci oligar\u015fik s\u0131n\u0131f ad\u0131na o denli tek tip hakikatler belirlenir. Bu belirlemelerin i\u00e7eri\u011finin spek\u00fclatif, kurgusal olmas\u0131 hakikat olmad\u0131klar\u0131 anlam\u0131na gelmez. Metafizi\u011fin de bir hakikat belirleme t\u00fcr\u00fc oldu\u011funu iyi bilmek gerekir. Mitolojiler de hakikat de\u011feri ta\u015f\u0131rlar. Kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011fada bulamamak, hakikat de\u011ferini ta\u015f\u0131mad\u0131klar\u0131n\u0131 kan\u0131tlamaz. Unutmamak gerekir ki, hakikatin insan\u0131n zihniyet olu\u015fumuyla her zaman bir ili\u015fkisi vard\u0131r. \u0130nsan zihniyeti hakikatin bilinebilen en geli\u015fmi\u015f bi\u00e7imi olarak kavranmad\u0131k\u00e7a ciddi bilimsel, sanatsal ve felsefi \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131lamaz. \u015e\u00fcphesiz insan zihniyetinin toplumsal ko\u015fullu olmas\u0131 hakikatin ayn\u0131 zamanda toplumla ili\u015fkisini zorunlu k\u0131lar. Hi\u00e7bir devlet ve toplum formunda hakikat ulus-devletteki kadar tahakk\u00fcmle ili\u015fkili, zay\u0131f ve olumsuz k\u0131l\u0131n-mam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>2- Ulus-devletin teokratik ve teolojik unsurlar\u0131, \u00fczerinde daha b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nemle durmay\u0131 gerektirir. Hegel, ulus-devleti yery\u00fcz\u00fcne inmi\u015f tanr\u0131 olarak tan\u0131mlarken, salt simgesel bir de\u011ferlendirme yapm\u0131\u015f olmuyordu. Ulus-devleti t\u00fcm \u00e7a\u011flar boyunca tanr\u0131 ad\u0131na biriktirilmi\u015f fikirlerin bir ger\u00e7ekle\u015fmesi olarak yorumluyordu. Bunu anlamak i\u00e7in sadece Frans\u0131z Dev-rimi\u2019ne yol a\u00e7an fikirler toplam\u0131n\u0131 incelemek yeterlidir. Pozitivistler ulus-devletle egemenli\u011fin tanr\u0131dan al\u0131n\u0131p ulusa devre-dildi\u011fini s\u00f6ylerken ne denli tanr\u0131c\u0131l\u0131k yapt\u0131klar\u0131n\u0131n fark\u0131nda de\u011fildirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc egemenli\u011fin kendisinin ne oldu\u011fundan ha-bersizler veya a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 do\u011fru yapmak \u00e7\u0131karlar\u0131na uygun d\u00fc\u015fm\u00fcyor. Egemenli\u011fin kendisi tarih boyunca geli\u015fen hiyerar\u015fik ve devlet iktidarlar\u0131n\u0131n toplam\u0131 olarak tanr\u0131 (efendi) ad\u0131na toplum \u00fczerinde y\u00fcr\u00fct\u00fclen tekelci tahakk\u00fcm ve bu temelde sa\u011fla-nan art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve de\u011ferler s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Tanr\u0131sal kaynakl\u0131 egemenli\u011fin kendilerini efendi (Rab demektir) k\u0131lm\u0131\u015f insanlardan kaynakl\u0131 oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmeyi gerektirmeyecek kadar a\u00e7\u0131kt\u0131r. Kalk\u0131p da \u201cFrans\u0131z Devrimi ile birlikte egemenlik tanr\u0131 kaynakl\u0131 olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p ulus kaynakl\u0131 oldu  demek sosyal bilim ad\u0131na yap\u0131lan en b\u00fcy\u00fck sahtek\u00e2rl\u0131kt\u0131r. Pozitivizm bu t\u00fcr sahtek\u00e2rl\u0131\u011f\u0131n mucididir. <\/p>\n<p>\u0130lk ve orta \u00e7a\u011flar\u0131n egemenli\u011fi ve tahakk\u00fcm\u00fc ne denli tanr\u0131 kaynakl\u0131ysa, kapitalist modernitenin ulus-devlet egemenli\u011fi de katbekat fazlas\u0131yla ayn\u0131 kaynaktan beslenir. Burada \u00fczerinde durulmas\u0131 gereken \u015fey, millet ve milliyet\u00e7ilik (ulus-ulus\u00e7uluk) kavramlar\u0131n\u0131n tanr\u0131sall\u0131kla ba\u011f\u0131d\u0131r. Bilindi\u011fi gibi millet \u0130slam\u2019da din anlam\u0131na gelir. Tanr\u0131 ve millet \u00f6zde\u015ftirler. Milletin ulusla\u015fmas\u0131 sonucu de\u011fi\u015ftirmez. Bir dil oyunu yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, o kadar. \u0130ster Kutsal Kitaplarda ister kapitalist liberalizmin \u00f6\u011fretilerinde ge\u00e7sin, millet veya ulus, tanr\u0131n\u0131n (efendinin, rabbin, egemen olan\u0131n, buyruk alt\u0131na alan\u0131n) emrini yerine getiren cemaati veya toplumu ifade eder. Kapitalistler sek\u00fcler, laik kavram\u0131yla dinden, tanr\u0131dan ve egemenden \u00e7\u0131km\u0131\u015f, onu ink\u00e2r etmi\u015f olmuyorlar. Milliyet\u00e7ilik, ulus\u00e7uluk veya yeni bir dinsel mezhep ad\u0131yla kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na uyarlanm\u0131\u015f bir dinsellik geli\u015ftirmi\u015f oluyorlar. Hatta fa\u015fizm s\u0131n\u0131rlar\u0131nda seyreden milliyet\u00e7ilik tarih boyunca g\u00f6r\u00fclen en ba\u011fnaz din konumunu alma ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131na sahiptir. \u00d6nemli olan dinin H\u0131ristiyanl\u0131k, \u0130slamiyet, Budizm, Musevilik bi\u00e7iminde eski formlarda olup olmamas\u0131 de\u011fildir. Toplumu tap\u0131nma d\u00fczeyinde saran her d\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u00e7 rahatl\u0131kla din olarak ifade edilebilir. Tanr\u0131l\u0131 olup olmamas\u0131 da bu konuda belirleyici de\u011fildir. Esas \u00f6z\u00fc bir toplumun mensuplar\u0131n\u0131 kutsall\u0131k derecesinde ortakla\u015fa ve \u00e7ok yo\u011funca ya\u015fanan duygu, inan\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131na, ibadet denilen davran\u0131\u015f bi\u00e7imlerine, t\u00f6renlerine ba\u011flayabilmesidir. Ulus-devlet kapsam\u0131nda ulus ve ulus\u00e7ulu\u011fun \u00e7ok a\u015f\u0131r\u0131 bi\u00e7imde bu tan\u0131mlar gere\u011fi in\u015fa edildi\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bunlar dinsel karak-terleri tart\u0131\u015fmay\u0131 gerektirmeyecek denli a\u00e7\u0131k kavram ve \u00f6\u011fretilerdir. <\/p>\n<p>Ulus ve ulus\u00e7uluk teolojisinde \u00f6nemle g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmas\u0131 gereken husus, bilimsellik maskesini takan poziti-vizmin sanki din ve metafizik de\u011filmi\u015f gibi kendisini yans\u0131tmas\u0131, hatta din ve metafizik kar\u015f\u0131t\u0131 olmay\u0131 temel kural olarak belleyerek \u2018bilimcilik\u2019 ad\u0131na ulus\u00e7uluk ve ulus-devlet konusunda dinsel bir soyutlamaya giri\u015fmekten \u00e7ekinmemesidir. Ulus-devlet hakikat\u00e7ili\u011fiyle dincili\u011fi birbirleriyle s\u0131k\u0131ca ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Ortak ama\u00e7lar\u0131 toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin farkl\u0131, \u00e7e\u015fitli ya\u015fam bi\u00e7imlerini eritmek, tasfiye etmek, karartmak ve tarihsizle\u015ftirmektir  zengin hakikat ifadelerini bu temelde zay\u0131flat\u0131p kendi hegemonik sistemini tek me\u015fru hakikat gibi sunmakt\u0131r. <\/p>\n<p>3- Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcrel ya\u015fam\u0131na dayat\u0131lan ulus-devlet\u00e7i zihniyet ve yap\u0131lanmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 hen\u00fcz b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc ve tarihsel s\u00fcre perspektifiyle irdelenmeye al\u0131nmam\u0131\u015f bir konudur. Bizzat bu zihniyet ve yap\u0131lanmalar\u0131n sahipleri bile neyi uygulad\u0131k-lar\u0131n\u0131n \u00e7ok az fark\u0131ndad\u0131rlar. O da dar bir mek\u00e2n ve k\u0131sa s\u00fcreyle s\u0131n\u0131rl\u0131 iktidar ve maddi \u00e7\u0131kard\u0131r. Ulus-devleti ideoloji ve yap\u0131lanma olarak uygulayanlar asl\u0131nda \u201cKapitalist modernite hegemonyas\u0131ndan neyi kopard\u0131ysak k\u00e2rd\u0131r  mant\u0131\u011f\u0131yla hareket ederler. T\u00fcm stratejik ve taktik yakla\u015f\u0131mlar\u0131 bu bak\u0131\u015fla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Hegemonik sistem ba\u015fka t\u00fcr geli\u015fmesine f\u0131rsat vermez. \u00d6z\u00fcn\u00fc vermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z hakikatinden ve teolojisinden habersiz olduklar\u0131 i\u00e7in, bir yandan keskin ulusal dogmatikler, di\u011fer yandan s\u00fcrekli \u015f\u00fcpheciler olarak ya\u015famaktan kurtulamazlar. Daha da somutla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rsak, Ortado\u011fu\u2019nun en eski toplumsal ger\u00e7eklerinden olan Arap kabile ve dinsel d\u00fczenlerine dayat\u0131lan yirmiyi a\u015fk\u0131n ulus-devlet\u00e7ik sadece ortak k\u00fclt\u00fcrel ya\u015fam\u0131 b\u00f6lmekle kalm\u0131yorlar, varl\u0131ksal \u00f6zlerine g\u00f6r\u00fclmemi\u015f boyutlarda bir yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 a\u015f\u0131l\u0131yorlar. Ortaya \u00e7\u0131kan yeni Arap kimli\u011fi \u00e7ok\u00e7a ele\u015ftirilen eski ve orta\u00e7a\u011flar\u0131n kimli\u011finden daha yetkin de\u011fildir. Ulus-devlet temelinde b\u00f6l\u00fcnen Arap en zay\u0131f, \u00e7arp\u0131t\u0131lm\u0131\u015f ve tarihsel-toplumsal hakikatlerden kopar\u0131lm\u0131\u015f Arap\u2019t\u0131r. Ne kadar keskin ulus-devlet\u00e7ilik yaparlarsa yaps\u0131nlar, sand\u0131klar\u0131 gibi g\u00fc\u00e7lenmeyip daha da zay\u0131flarlar. Kald\u0131 ki, Arap\u00e7\u0131l\u0131k da g\u00fc\u00e7lenmenin de\u011fil, zay\u0131flaman\u0131n ve hakikatlerden uzakla\u015fman\u0131n nedenidir. <\/p>\n<p>Hi\u00e7bir milliyet\u00e7ilik hakikatle beslenmedi\u011finden g\u00fc\u00e7lenmenin etkeni de\u011fildir. Bu durum en \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde Hitler prati-\u011finde ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Ulus-devlet bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan kutsall\u0131k atfedilen s\u0131n\u0131rlar tamamen uydurmad\u0131r ve k\u00fcresel hegemonyan\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131nca belirlenmi\u015ftir. \u0130\u00e7erdi\u011fi \u00fclke ve millet kavramlar\u0131 yeni teolojinin simgeleri olarak ayn\u0131 \u00e7\u0131karlar\u0131n kapsam\u0131 d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamazlar. \u00c7\u0131kt\u0131klar\u0131nda hegemonik tanr\u0131n\u0131n gazab\u0131ndan kurtulmalar\u0131 \u00e7ok zordur. Asl\u0131nda son iki y\u00fcz y\u0131ld\u0131r in\u015fa edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan b\u00f6lgedeki b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131rlar, vatanlar, milletler, orta s\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasiler ulus-devlet tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131yla k\u00f6relmi\u015f durum-dalar. Ya\u015fad\u0131klar\u0131 ger\u00e7ekli\u011fi ezeli ve ebedi ger\u00e7eklik san\u0131rlar. H\u00e2lbuki zihni biraz hakikate a\u00e7\u0131k bir ki\u015fi t\u00fcm bu ger\u00e7eklerin son iki y\u00fcz y\u0131l\u0131n hegemonik \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rmaya y\u00f6nelik fantastik icatlar oldu\u011funu bilir. T\u00fcrk\u00ee ve \u0130ran\u00ee ulus-devlet in\u015falar\u0131 ayn\u0131 hegemonik \u00e7\u0131karlar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Bu ulus-devletler kapitalist modernitenin fetih damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 halde, me\u015fruiyet krizlerini a\u015f\u0131r\u0131 dinci ve milliyet\u00e7i ideolojilerle a\u015fmak isterler. Hepsinde laik ve dinsel milliyet\u00e7ilik i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7irilerek ulus-devlet sa\u011flam bir ideolojik z\u0131rhla kaplanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Az\u0131nl\u0131k durumunda b\u0131rak\u0131lan tarihsel k\u00fclt\u00fcrler, etnisiteler, din ve mezhepler ulus-devlete kar\u015f\u0131 varl\u0131k-yokluk sorunuyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yalar. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn b\u00fct\u00fcnselli\u011fi kapitalist modernitenin ulus-devlet par\u00e7alay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131yla k\u00f6kl\u00fc bir \u00e7eli\u015fki i\u00e7indedir. Mo-dernite ortak ya\u015fam ger\u00e7ekliklerine dayat\u0131lan demirden kafes rol\u00fcn\u00fc oynamaktad\u0131r. \u015eiddetin s\u00fcrekli g\u00fcndemde olmas\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi do\u011frulamaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Demokratik modernitenin \u00e7\u00f6z\u00fcmleme ve \u00e7\u00f6zme g\u00fcc\u00fc ulus-devlet kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7ok daha nettir. Eski ve yeni hegemonik g\u00fc\u00e7lerin s\u00fcrekli tarihlerini unutturmaya \u00e7al\u0131\u015farak uyutmaya terk ettikleri toplumsal ger\u00e7eklikler, demokratik modernite yakla\u015f\u0131m\u0131yla \u00f6z tarihsellikleri i\u00e7inde varl\u0131klar\u0131n\u0131n hakikatini ifade edebilme imk\u00e2n\u0131na kavu\u015fmaktad\u0131r. Hegemonik g\u00fc\u00e7lere ili\u015fkin \u00e7\u00f6z\u00fcmleme, kar\u015f\u0131tlar\u0131na ili\u015fkin tarih ve hakikat olarak yan\u0131t bulmaktad\u0131r. Toplumsal ger\u00e7eklikler hi\u00e7bir d\u00f6nemde tarih-siz olmad\u0131klar\u0131 gibi hakikatsiz de de\u011fildir. Ortado\u011fu\u2019nun tarihsel b\u00fct\u00fcnl\u00fck ta\u015f\u0131yan toplumsal k\u00fclt\u00fcr\u00fcne dayat\u0131lan ulus-devlet hegemonyac\u0131l\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 demokratik modernitenin antitezi ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumdur. <\/p>\n<p>a- Ulus-devlet ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumun ink\u00e2r\u0131 olarak ger\u00e7ekle\u015fir. Ahl\u00e2k yerine ulusal hukuk denilen g\u00fc\u00e7 kurallar\u0131n\u0131 ikame eder. G\u00fc\u00e7 d\u00fczenlemelerini ifade eden hukuk, azami geli\u015fmesini ulus-devlet \u00e7er\u00e7evesinde ya\u015far. Ulus-devlet politik toplumun yerine kat\u0131 b\u00fcrokratik idareyi h\u00e2kim k\u0131lar. Politik toplumun ink\u00e2r\u0131 somut olarak demokratik sistemin i\u015flemeyi\u015finde kendini g\u00f6sterir. Her ne kadar parlamento ve se\u00e7imler s\u00f6z konusu edilse de, ge\u00e7erli olan b\u00fcrokratik oligar\u015finin idari yap\u0131lanmas\u0131n\u0131n yaz\u0131l\u0131 olmayan anayasas\u0131d\u0131r. Toplumun k\u0131lcal damarlar\u0131na kadar yay\u0131lan ulus-devlet iktidar\u0131 kendini hukuki k\u0131l\u0131f alt\u0131nda kamu idaresi olarak sunar. Se\u00e7im ve parlamento bu idarenin me\u015fruiyet cilas\u0131 rol\u00fc oynamaktan \u00f6teye pek anlam ifade etmez. Toplum, halk ve ulus ulus-devletle \u00f6zde\u015f k\u0131l\u0131n\u0131r. Kapitalist modernitenin evrensel k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu hegemonik ger\u00e7eklik kar\u015f\u0131s\u0131nda ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumu savunmaktan ba\u015fka \u00e7\u00f6z\u00fcm yolu yoktur. <\/p>\n<p>Toplumsal do\u011falar \u00f6z olarak ahl\u00e2k\u00ee ve politiktir. Ahl\u00e2ks\u0131z ve politikas\u0131z toplum ve birey d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Toplum ahl\u00e2ks\u0131z ve politikas\u0131z k\u0131l\u0131nmaya zorlanabilir. Ahl\u00e2k\u00ee ve politik yetenek k\u00f6t\u00fcr\u00fcmle\u015ftirilip rol\u00fcn\u00fc oynayamayacak denli zay\u0131f k\u0131l\u0131nabilir, ama asla yok edilemez. Bu yetene\u011fin yok edilmesi ancak toplum olmaktan \u00e7\u0131kmakla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ahl\u00e2k ve politika toplumsal hakikatin g\u00fc\u00e7l\u00fc ara\u00e7lar\u0131d\u0131r. Ahl\u00e2k ve politikadan yoksunluk hakikatsizli\u011fe yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 gibi, g\u00fc\u00e7l\u00fc ahl\u00e2k\u00ee ve politik eylemin oldu\u011fu alanlarda hakikatin kendini ifade tarzlar\u0131 da g\u00fc\u00e7l\u00fc, \u015feffaf olur. Ahl\u00e2k\u0131 ve politikay\u0131 \u00fcstyap\u0131 olarak sunmak, Marksist-lerin \u00f6nemli yan\u0131lg\u0131lar\u0131ndan biridir. Ahl\u00e2k\u00ee ve politik olmayan hi\u00e7bir toplum birimi ve bireyi yoktur. Her toplum birimi ve bireyi hem ahl\u00e2k\u00ee hem politiktir. Demokrasi ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumla orant\u0131l\u0131d\u0131r. Demokrasi ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumun i\u015fleyen halidir. Toplumsal hakikatler kendini azami olarak demokratik toplum halinde a\u00e7\u0131\u011fa vurur. Hakikatlerin bilim, felsefe ve sanat halinde ifadeleri demokratik toplumla en iyi hallerine kavu\u015fur. Bu belirlemeler ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumda neden hakikatin azami ifadelerine kavu\u015ftu\u011funu a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Ortado\u011fu toplumunda hala g\u00fc\u00e7l\u00fc olan direni\u015f unsurlar\u0131 ahl\u00e2k\u00ee ve politik unsurun san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar zay\u0131f olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131t-lamaktad\u0131r. Ahl\u00e2ks\u0131z ve politikas\u0131z birim ve bireyler direnemez. Sadece boyun e\u011fmeye al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Aile, kabile, a\u015firet, mezhep ve ulus boyutlar\u0131ndaki direni\u015f, g\u00f6\u00e7erlik, varo\u015f\u00e7uluk ulus-devletin reddi oldu\u011fu kadar demokratik toplumun in\u015fas\u0131na \u00e7a\u011fr\u0131d\u0131r da. Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde bu boyutlardaki geli\u015fmeler oryantalizmin kabul ettirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 gibi gerilik, orta\u00e7a\u011fc\u0131l\u0131k, anar\u015fi olmay\u0131p demokratik modernitenin potansiyel zenginli\u011fini te\u015fkil etmektedir. Toplumsal olgular\u0131n zenginli\u011fini g\u00f6rmezden gelmek, toplumun anlam ve hakikat g\u00fcc\u00fcn\u00fc azaltma sonucunu do\u011furur. K\u00fclt\u00fcrel zenginlik ne denli homo-jenle\u015ftirilirse, anlam\u0131ndan ve hakikat olarak ifade edilmesinden o denli yoksunluk ya\u015fan\u0131r. Ulus-devletin tek tip vatanda\u015f \u00fcretme idarecili\u011fi anlam bak\u0131m\u0131ndan potansiyelini yitirmi\u015f, ezberlenmi\u015f birka\u00e7 dogmadan \u00f6teye zihni \u00e7al\u0131\u015fmayan, resmi t\u00f6renleri yeni ibadet bi\u00e7imi olarak alg\u0131layan, hakikat a\u00e7\u0131s\u0131ndan i\u00e7i bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f bireycili\u011fe g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. <\/p>\n<p>Demokratik toplumla i\u015fleyi\u015fine kavu\u015fan ahl\u00e2k\u00ee ve politik de\u011ferler, anlam zenginli\u011fi olan bir potansiyelden hakikat \u00fcretir. S\u00fcrekli hakikatle beslenen bir toplum ise ideal birey-topluluk dengesinde ya\u015far. <\/p>\n<p>b- Ulus-devletin pozitivist teolojisine kar\u015f\u0131l\u0131k ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplum bilim-bilgelik anlam\u0131nda felsefeyi esas al\u0131r. Laiklik ve sek\u00fclerlik ilke olarak dinsel dogmalardan pek farkl\u0131 de\u011fildir. Ulus-devlet k\u0131l\u0131\u011f\u0131na girmekle dinci olmaktan kurtulmu\u015f olmuyorlar  sadece bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirmi\u015f oluyorlar. Pozitivist bilimcili\u011fin h\u0131zla \u00fcretti\u011fi ulus-devlet dogmalar\u0131 orta\u00e7a\u011f\u0131n din\u00ee dogmalar\u0131ndan daha kat\u0131d\u0131r. Ulus-devletin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sava\u015f ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ger\u00e7e\u011fi bu hususu a\u00e7\u0131k\u00e7a kan\u0131tlar. \u00c7ok iyi bilmek gerekir ki, teoloji, kapitalist modernite de dahil, esas olarak s\u0131n\u0131fl\u0131-devletli uygarl\u0131\u011f\u0131n ideolojik me\u015fruiyet arac\u0131 olarak in\u015fa edilmi\u015ftir. Ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumdaki bilim-bilgelik unsurlar\u0131na kar\u015f\u0131t (antitez) olarak geli\u015fir. Ahl\u00e2k\u00ee ve politik de\u011ferler bilim ve bilgeli\u011fe yol a\u00e7arken, bilim ve bilgelik de ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumu s\u00fcrekli besler. Theo (Tanr\u0131) ve logik (ak\u0131l) olarak kendini d\u0131\u015ftan dayatan toplumsal ifade ise tanr\u0131-kral devletidir. Bunu net\u00e7e ifade etmemesi Bat\u0131 sosyolojisinin ayn\u0131 s\u0131n\u0131fsal-devletsel \u00f6zden beslenmesiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Pozitivist ad\u0131m\u0131yla teolojiyi en tehlikeli a\u015famaya ta\u015f\u0131r. \u00d6zellikle ulus-devlet tanr\u0131s\u0131n\u0131n son muhte\u015fem iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k deneyimi g\u00f6zler \u00f6n\u00fcndeyken, tanr\u0131n\u0131n d\u00fcnyevile\u015fmesinin g\u00f6kselli\u011finden bin kat daha fazla s\u00f6m\u00fcr\u00fc, g\u00f6zya\u015f\u0131 ve kan \u00fcretti\u011fini kim ink\u00e2r edebilir! Neydi bu tanr\u0131n\u0131n s\u0131fatlar\u0131? S\u0131n\u0131rlar, milletler, bayraklar, mar\u015flar, orta-s\u0131n\u0131f ve b\u00fcrokrasiler, monolitik yurtta\u015flar\u2026 Bu s\u0131fatlar alt\u0131nda ulus-devlet tanr\u0131s\u0131 ne yapt\u0131? Tarihte e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f sava\u015flar ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcler ger\u00e7ekle\u015ftirdi. Demiurg (Mimar Tanr\u0131) olarak d\u00fcnyada ulus-devlet d\u00fczenini kurdu. B\u00f6ylelikle put\u00e7u \u00f6zellikleri en geli\u015fkin tanr\u0131 oldu\u011funu kan\u0131tlad\u0131. <\/p>\n<p>Ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplum ya\u015famak i\u00e7in bu t\u00fcr tanr\u0131sall\u0131klara ihtiya\u00e7 duymaz. Bilgeli\u011fi teolojiden daha de\u011ferli sayar. Hikmet, bilgelik teolojiden de\u011fil, bilimsellikten kaynaklan\u0131r. Bir nevi sosyolojidir. Ortado\u011fu toplumunda b\u00fct\u00fcn teolojik dayatmalara ra\u011fmen, bilgelik damarlar\u0131 hep var olagelmi\u015ftir. Bilgeli\u011fi felsefe ve sosyolojinin b\u00fct\u00fcnselli\u011fi ve ya\u015famla i\u00e7 i\u00e7e hali olarak de\u011ferlendirmek gerekir. <\/p>\n<p>Sokrates\u2019e kadar bilgelik temel form iken, daha sonralar\u0131 geli\u015ftirilen ekoller bu gelene\u011fi yozla\u015ft\u0131rd\u0131. \u00d6\u011freti ile ya\u015fam aras\u0131nda kopukluk olu\u015ftu. Bu ise, ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplum i\u00e7in darbe oldu. Bilgelik felsefe olarak devletin hizmetine ko\u015fturuldu. Peygamberlik gelene\u011finde egemen yan hep bilgelik olmakla birlikte, teolojiye de gittik\u00e7e a\u00e7\u0131l\u0131m g\u00f6sterilmesi yozla\u015fmay\u0131 beraberinde getirdi. El\u00e7iler, vaizler ve rahipler ne denli teolojiye saparlarsa, o denli bilgelikten kopar ve ahl\u00e2k\u00ee-politik toplumdan uzakla\u015f\u0131rlar. Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde bu ikilemin unsurlar\u0131 aras\u0131nda yo\u011fun bir m\u00fccadele vard\u0131r. Bu m\u00fccadele \u00f6z\u00fcnde devletli uygarl\u0131kla demokratik uygarl\u0131k d\u00fcnyas\u0131 aras\u0131ndaki gerilimi yans\u0131t\u0131r. <\/p>\n<p>Tanr\u0131 kavram\u0131na i\u00e7erilmi\u015f kral ve despot dayatmalar\u0131na kar\u015f\u0131 tasavvufla daha da belirginle\u015fen toplumsal kimli\u011fin savu-nusu bilgeli\u011fin as\u0131l i\u015fidir. B\u00f6ylelikle ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplumun savunulmas\u0131 yap\u0131lmaktad\u0131r. Keramet, hikmet toplumda aranmaktad\u0131r. Ortado\u011fu tarihinin bu tarz yorumu \u00f6nemlidir. Bu tarihin g\u00fcncellenmesi demokratik moderniteyi daha anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131lacakt\u0131r. <\/p>\n<p>c- Ahl\u00e2k\u00ee ve politik toplum, ulusal toplumun ink\u00e2r\u0131 de\u011fildir. Toplumlar\u0131n s\u00fcrekli bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirmeleri do\u011falar\u0131 gere\u011fidir. Form \u00e7e\u015fitlili\u011fi ya\u015fam\u0131n zenginli\u011fidir. Kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lan, toplumsal formlar\u0131n kapal\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve kat\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Tutuculuk esas olarak form kapal\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve kat\u0131l\u0131\u011f\u0131ndaki \u0131srard\u0131r. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck formlar\u0131n ucu a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve esnekli\u011fiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Toplumsal kimlikler ne kadar ucu a\u00e7\u0131k ve esnekse, o kadar \u00e7e\u015fitlilik kazan\u0131r ve dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zg\u00fcr ya\u015farlar. Ulus-devletin kimlik anlay\u0131\u015f\u0131 tekli, ucu kapal\u0131 ve kat\u0131d\u0131r. Fa\u015fizm bu kimlik anlay\u0131\u015f\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Toplumsal kimliklerin b\u00f6yle alg\u0131lan\u0131\u015f\u0131, ulusal toplumun i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda s\u00fcrekli sava\u015f hali olarak ya\u015fan\u0131r. Toplumsal kimliklerin ucu a\u00e7\u0131k ve esnek do\u011fas\u0131 yapay, kapal\u0131 ve kat\u0131 kimlik dayatmalar\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131k\u00e7a bu t\u00fcr sava\u015flar ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u0130ster dinsel ister ulusal (Her ikisinde de ucu kapal\u0131l\u0131k ve kat\u0131l\u0131k kimliklerinin temel \u00f6zelli\u011fidir) sava\u015flar olsun, bu kimlik \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 ifade ederler. Ortado\u011fu\u2019nun son iki y\u00fcz y\u0131l\u0131nda dinsel ve ulusal kim-likli sava\u015flar\u0131n yo\u011fun ya\u015fanmas\u0131 kapitalist modernitenin dayatmak istedi\u011fi kimlik anlay\u0131\u015f\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Kendi hegemonik s\u00fczgecinden ge\u00e7irdi\u011fi ulus-devlet kimlikleri \u00f6z\u00fcnde merkez\u00ee kimli\u011fin uzant\u0131lar\u0131, ajanlar\u0131 konumundad\u0131r. Merkez\u00ee kimlik hep ana kararg\u00e2h gibi \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Kendi s\u00f6m\u00fcrge ve ba\u011f\u0131ml\u0131 acenteleriyle yak\u0131ndan ilgilenir  gerekti\u011finde onlar\u0131 yeniden d\u00fczenler. <\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz Ortado\u011fu\u2019sunda d\u00fcnya genelinde de oldu\u011fu gibi son iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k ulus-devlet kimlikleri y\u0131pranm\u0131\u015f ve k\u00fcresel-le\u015fmeyi yo\u011funla\u015ft\u0131rmak isteyen kapitalizmin \u00f6n\u00fcnde bir engel konumuna gelmi\u015f bulunmaktad\u0131r. Yap\u0131sal krizin temelinde ulus-devletin tutucu direnci yatmaktad\u0131r. Sistemin kendi i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ba\u015f \u00e7eli\u015fki budur. Fakat \u00e7\u00f6z\u00fcm bulamamaktad\u0131r. Afganistan\u2019dan Fas\u2019a, Kafkasya\u2019dan Hint Okyanusu\u2019na kadar ulus-devlet\u00e7ilik ile k\u00fcresel kapitalizm aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler bir yandan artarken, di\u011fer yandan s\u0131k\u00e7a ya\u015fanan sava\u015flara yol a\u00e7maktad\u0131r. Kapitalizm yay\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nemli oranda bor\u00e7lu oldu\u011fu ulus-devleti tam tasfiye edemeyece\u011fini gayet iyi bilmektedir. Reformdan ge\u00e7irmek istedi\u011finde ise s\u00fcrekli bu devletlerin direni\u015fiyle kar\u015f\u0131la\u015fmaktad\u0131r. Ulus-devletle a\u015f\u0131r\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde palazlanm\u0131\u015f kesimler daha rasyonel bir kapitalizme kar\u015f\u0131 direnmekte  bunun sonucu da daha \u00e7ok kriz ve sava\u015flar olmaktad\u0131r. ABD\u2019nin son B\u00fcy\u00fck Ortado\u011fu Projesi (BOP) bu ger\u00e7ekten kay-nakland\u0131\u011f\u0131 gibi, neden y\u00fcr\u00fct\u00fclemedi\u011fini de yine bu ger\u00e7ekli\u011fe bak\u0131p anlayabiliriz. B\u00f6lgedeki t\u0131kanma sistemin Birinci ve \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015flar\u0131ndaki bunal\u0131m\u0131ndan daha derindir. \u00d6yle oldu\u011fu i\u00e7indir ki, bir t\u00fcrl\u00fc \u00e7\u00f6z\u00fcmlenemiyor. Yap\u0131sal kriz kavram\u0131 da anlam\u0131n\u0131 ger\u00e7e\u011fin bu niteli\u011finden almaktad\u0131r. <\/p>\n<p>O halde Ortado\u011fu, gerek tarihsel-toplumsal k\u00fclt\u00fcr\u00fcn b\u00fct\u00fcnl\u00fcksel geli\u015fiminden, gerekse kapitalist modernitenin i\u00e7 \u00e7e-li\u015fkilerinden yans\u0131s\u0131n, kapal\u0131 ve kat\u0131 ulus-devlet kimli\u011fi a\u015f\u0131lmadan, hi\u00e7bir soruna anlaml\u0131 bir \u00e7\u00f6z\u00fcm bulma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131na sahip de\u011fildir. Irak\u2019ta ve Afganistan\u2019da ulus-devletin yeniden in\u015fas\u0131 i\u00e7in g\u00f6sterilen t\u00fcm \u00e7abalar bo\u015fa gitmektedir. Sava\u015fta y\u0131k\u0131lan Avrupa\u2019n\u0131n yeniden in\u015fas\u0131 i\u00e7in \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda Marshall Plan\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde ABD taraf\u0131ndan verilen s\u0131n\u0131rl\u0131 bir yard\u0131m yeterli oldu\u011fu halde, Irak gibi k\u00fc\u00e7\u00fck bir mek\u00e2n i\u00e7in katbekat daha fazla destek sunulmas\u0131na ra\u011fmen bu \u00fclkenin yeniden in\u015fas\u0131 ger\u00e7ekle\u015fememektedir. Irak\u2019ta olup bitenler asl\u0131nda t\u00fcm b\u00f6lge ger\u00e7eklerini yans\u0131tmaktad\u0131r. O da kapitalist modernitenin her \u00fc\u00e7 sacaya\u011f\u0131 \u00fczerinde de iflas\u0131n\u0131 ve krizini haber vermektedir. Sonu\u00e7 olarak Ortado\u011fu, sahip oldu\u011fu onca ulus-devleti, end\u00fcstriyalizmi ve kapitalizmiyle ancak kriz ve sava\u015f \u00fcretir. <\/p>\n<p>Fakat tekrar belirtilmeli ki, ya\u015fanan kriz ve sava\u015flar sadece iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k kapitalist modernitenin de\u011fil, ayn\u0131 zamanda be\u015f bin y\u0131ll\u0131k s\u0131n\u0131fl\u0131-devletli uygarl\u0131\u011f\u0131n da yap\u0131sal krizi ve sava\u015flar\u0131d\u0131r. Olas\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmler bu ger\u00e7ekli\u011fi esas almak durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Bir toplum i\u00e7in en b\u00fcy\u00fck felaket, kendisi hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcretme ve eylemde bulunma g\u00fcc\u00fcn\u00fc yitirmesidir. Bunu \u00e7ok \u00f6nceden iyi bilen hiyerar\u015fi ve uygarl\u0131k g\u00fc\u00e7leri, ideolojik hegemonya diyebilece\u011fimiz zihinsel h\u00e2kimiyetlerine \u00f6ncelik ver-mi\u015flerdir. Hegemonyan\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinde \u015fiddet tek ba\u015f\u0131na kal\u0131c\u0131 bir rol oynayamaz.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":4734,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-4733","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgurluk-perspektifleri","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4733","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4733"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4733\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4734"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4733"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4733"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4733"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}