{"id":5900,"date":"2020-03-15T01:34:24","date_gmt":"2020-03-14T22:34:24","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/yarim-devrim-yapanlar-kendi-mezarlarini-kazar\/"},"modified":"2020-03-15T01:34:24","modified_gmt":"2020-03-14T22:34:24","slug":"yarim-devrim-yapanlar-kendi-mezarlarini-kazar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/yarim-devrim-yapanlar-kendi-mezarlarini-kazar\/","title":{"rendered":"\u2018Yar\u0131m Devrim Yapanlar Kendi Mezarlar\u0131n\u0131 Kazar\u2019"},"content":{"rendered":"<p>06 Nisan 2012 Cuma Saat 15:03<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>The Occupy&#8217; Hareketleri ve K\u00fcrt \u0130syan\u0131na 21. Y\u00fczy\u0131l\u0131n \u0130lk Devrimci Dalgas\u0131 isimli kitab\u0131 vesilesiyle Foti Benlisoy\u2019la d\u00fcnyay\u0131 saran dalgay\u0131 konu\u015ftuk.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2117-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>\u00d6zellikle son d\u00f6nemlerde d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131nda devrim dalgalar\u0131 yay\u0131l\u0131yor. Ceketini al\u0131p soka\u011fa \u00e7\u0131kan kitleler yeni bir tarihin yaz\u0131m s\u00fcrecinde \u00f6znele\u015firken birileri onlar\u0131 ajanl\u0131kla su\u00e7luyor di\u011ferleriyse onlara devrimcilik atfediyor. T\u00fcm bu kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve siyasal belirsizliklerin aras\u0131nda The Occupy&#8217; Hareketleri ve K\u00fcrt \u0130syan\u0131na 21. Y\u00fczy\u0131l\u0131n \u0130lk Devrimci Dalgas\u0131 isimli kitab\u0131 vesilesiyle Foti Benlisoy\u2019la d\u00fcnyay\u0131 saran dalgay\u0131 konu\u015ftuk.<\/p>\n<p>* \u00d6yle bir d\u00f6nemden ge\u00e7iyoruz ki, neredeyse toplumsal hareketlenmelerin nitelikleri i\u00e7in hakem heyetleri kurulacak, onay alamayan halk hareketleri de ajan muamelesine maruz kalacak. Sahiden, d\u00fcnyada ne oluyor? Herkes g\u00f6z\u00fcn\u00fc Arap d\u00fcnyas\u0131na \u00e7evirmi\u015f olsa da Yunanistan\u2019dan ba\u015flayal\u0131m. Sahi, ne oldu da bir AB \u00fclkesinde halk sokaklara d\u00f6k\u00fcld\u00fc hatta parlamentoyu AB dayatmalar\u0131na kar\u015f\u0131 ku\u015fatt\u0131?<\/p>\n<p>&#8211; Hakl\u0131s\u0131n. Sanki toplumsal m\u00fccadeleleri elde mezura kendi \u00f6l\u00e7\u00fc ve be\u011fenilerimize m\u00fcnasip olan ve olmayanlar olarak s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131yoruz. Oysa m\u00fccadele ve direni\u015fler kendi beklenti ve \u00f6ng\u00f6r\u00fclerimize tam olarak uygun bir bi\u00e7imde geli\u015fmiyorlar. Zaten hi\u00e7bir zaman \u00f6yle bir \u015fey s\u00f6z konusu olmad\u0131. Bug\u00fcn neredeyse hu\u015fuyla and\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7o\u011fu b\u00fcy\u00fck kitle m\u00fccadelesi, sosyalist hareketi \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011fa u\u011fratan bir bi\u00e7imde aniden ve beklenmedik \u015fekillerde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, bu \u2018vakitsizli\u011fiyle\u2019 ve hesaba kitaba gelmezli\u011fiyle de bazen sosyalist \u2018\u00f6nderlikleri\u2019 huzursuz etmi\u015ftir. Kitlelerin tarihi yapan failler olarak sahneye \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 her durum do\u011fas\u0131 itibariyle al\u0131\u015f\u0131la geldik bi\u00e7imiyle siyasetin kural ve kaidelerini sars\u0131nt\u0131ya u\u011frat\u0131r. \u2018S\u0131radan\u2019 insanlar\u0131n daha \u00f6ncesinde kendilerine \u015fu ya da bu \u015fekilde kapat\u0131lm\u0131\u015f siyaset alan\u0131n\u0131 kitlesel bir bi\u00e7imde i\u015fgal etmeleri tarihin dura\u011fan seyrini sarsan, onu infilak ettiren bir fakt\u00f6rd\u00fcr. B\u00f6ylesi patlamalarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuz a\u015fik\u00e2rken biz adeta laboratuvar ko\u015fullar\u0131nda \u00fcretilmi\u015f steril ve saf devrimler, ayaklanmalar ve kitle m\u00fccadeleleri beklentisi i\u00e7erisindeyiz. Oysa Lenin\u2019in zaman\u0131nda dedi\u011fi \u00fczere, devrimi bir ordunun belirlenmi\u015f bir noktada mevziiye girerek &#8216;biz sosyalizmden yanay\u0131z&#8217; ve bir ba\u015fka ordunun da bir ba\u015fka noktada saf tutarak &#8216;biz emperyalizmden yanay\u0131z&#8217; diyece\u011fi netlikte ya da ar\u0131l\u0131kta bir durum olarak g\u00f6rmek sa\u00e7ma olur. Lenin, \u201csaf bir toplumsal devrim bekleyen kimsenin \u00f6mr\u00fc, bunu g\u00f6rmeye yetmeyecektir  derken ku\u015fkusuz hakl\u0131yd\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla mezurayla, cetvelle kitle m\u00fccadelelerinin kal\u0131b\u0131m\u0131za uygun olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6l\u00e7me tela\u015f\u0131ndan s\u0131yr\u0131l\u0131p evvela kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuz m\u00fccadeleleri anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131y\u0131z. Yunanistan\u2019a gelince\u2026 Ge\u00e7en sene ekonomi ciddi oranda k\u00fc\u00e7\u00fcld\u00fc ve benzer bir durum bu sene de s\u00f6z konusu olacak gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. 11 milyonluk bir \u00fclkede 1,5 milyon i\u015fsizden bahsediliyor. \u00dccretler ve sosyal \u00f6dentilerde %20\u2019lere, 25\u2019lere varan kesintiler s\u00f6z konusu. Basit bir resesyonla de\u011fil, ancak 1930\u2019larla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131labilecek derin bir iktisadi-sosyal buhranla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Yunanistan daha \u00f6nce \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc d\u00fcnya \u00fclkelerinin ba\u015f\u0131na musallat olan tipte bir bor\u00e7 tuza\u011f\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya. Bu \u00fclkelerde (mesela Latin Amerika\u2019da 1980\u2019li y\u0131llar\u0131n ortalar\u0131nda) oldu\u011fu gibi bor\u00e7 krizi sermayenin Neo-liberalizmi derinle\u015ftirdi\u011fi bir sald\u0131r\u0131 evresini g\u00fcndeme getiriyor. Ancak Yunan vakas\u0131n\u0131 \u2018\u00f6zel\u2019 k\u0131lan krizin derinli\u011fi ve toplumsal dokuyu lime lime eden etkileri de\u011fil sadece. AB \u00fcyesi bir dizi \u00fclkede kriz vesilesiyle emek\u00e7ilerin ya\u015fam standard\u0131n\u0131, muhtemelen \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir h\u0131z ve \u015fiddetle d\u00fc\u015f\u00fcrecek topyek\u00fbn bir sald\u0131r\u0131 s\u00f6z konusu. Yunanistan ise eme\u011fin maliyetini ve toplumsal ve \u00e7evresel standartlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrmeye d\u00f6n\u00fck bu s\u0131n\u0131f taarruzunun, sermayenin \u2018yukar\u0131dan\u2019 y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc bu s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131n\u0131n Avrupa\u2019daki \u00f6n cephesi adeta. Yunanistan\u2019da \u00fclkenin iktisadi-sosyal ya\u015fam\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde de\u011fi\u015ftirecek, \u2018Latin Amerika tipi\u2019 Neo-liberalizmi k\u0131taya ta\u015f\u0131yacak yap\u0131sal uyum programlar\u0131 ahalinin b\u00fcy\u00fck bir tepkisiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya. Son iki y\u0131ld\u0131r bir s\u00fcreklile\u015fmi\u015f, \u2018d\u00fc\u015f\u00fck yo\u011funluklu\u2019 bir ayaklanma haliyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. 2009 se\u00e7imlerinden itibaren \u00fclkede tam 17 tane genel grev ya\u015fanm\u0131\u015f oldu\u011funu hat\u0131rlamak, bu \u00fclkede, hi\u00e7 de\u011filse Aral\u0131k 2008 gen\u00e7lik ayaklanmas\u0131ndan beri nas\u0131l bir m\u00fccadele deneyimi birikiminin olu\u015fmu\u015f oldu\u011funu vurgulamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan belki yeterli. Son olarak Dimitris Hristulis&#8217;in bir tepki eylemi olarak intihar\u0131, yeni bir eylemler zincirini tetikledi. \u00d6nce Papandreu, sonra da \u2018teknokrat\u2019 Papadimos h\u00fck\u00fcmetlerini y\u00f6netemez, AB-IMF patentli yap\u0131sal uyum programlar\u0131n\u0131 uygulayamaz k\u0131lan da i\u015fte ahalinin bu tepkisi, emek\u00e7ilerin giderek yayg\u0131nla\u015fan, g\u00fcndelikle\u015fen direni\u015finin etkisi. Yunanistan\u2019daki durumu bir \u2018organik kriz\u2019 olarak tarif etmek m\u00fcmk\u00fcn: H\u00e2kim s\u0131n\u0131f eskisi gibi y\u00f6netemiyor, eskinin toplumsal ve siyasal temsil mekanizmalar\u0131 i\u015flevsiz kal\u0131yor, ge\u00e7ersizle\u015fiyor. Yani hi\u00e7 de\u011filse 1974\u2019ten, Albaylar Cuntas\u0131\u2019n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fclmesinden itibaren ge\u00e7erli olmu\u015f parlamenter sistemin kurum, kural ve team\u00fclleri, siyasal krizin boyutlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda tarumar oluyor. \u00d6n\u00fcm\u00fczde, AB teknokrasisinin ertelemeye, hatta m\u00fcmk\u00fcn olsa birka\u00e7 y\u0131ll\u0131\u011f\u0131na hi\u00e7 yapt\u0131rmamaya kararl\u0131 oldu\u011fu parlamento se\u00e7imleri var. Papadimos h\u00fck\u00fcmeti, istemese de, toplumsal tepkiler kar\u015f\u0131s\u0131nda se\u00e7imlere gitmek durumunda kalacak. Kamuoyu yoklamalar\u0131na g\u00f6re iki merkez partinin, yani PASOK ve Yeni Demokrasi\u2019nin toplam oylar\u0131 % 40 civar\u0131nda. PASOK\u2019un solunun oylar\u0131 ise yine %40\u2019 yak\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor (buna merkez solda PASOK\u2019un yerine aday Demokratik Sol da d\u00e2hil). Elbette b\u00f6ylesi kapsaml\u0131 bir iktisadi-siyasi kriz kar\u015f\u0131s\u0131nda, neredeyse bir \u00f6n devrimci durum ya\u015fan\u0131rken, se\u00e7imler devrimci sol a\u00e7\u0131s\u0131ndan ger\u00e7ek\u00e7i ya da sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir \u00f6l\u00e7\u00fc olmayabilir. Ancak siyasal merkezin nas\u0131l berhava oldu\u011funu ortaya koymak a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu g\u00f6stergeler \u00e7ok etkili. Fakat devrimci bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn eli kula\u011f\u0131nda oldu\u011fu bir durumla da kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya de\u011filiz. Halk hareketinin, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n uzun soluklu direni\u015fine ra\u011fmen burjuvazinin siyasal inisiyatifi elinden al\u0131nm\u0131\u015f de\u011fil. AB\u2019siyle, IMF\u2019siyle, yerli sermayesiyle \u2018d\u00fczen partisi\u2019 h\u00e2l\u00e2 sald\u0131r\u0131 pozisyonunda. Ancak \u015funu unutmayal\u0131m: Yunanistan\u2019da a\u015fa\u011f\u0131dan geli\u015fen direni\u015fin elde edece\u011fi k\u0131smi bir kazan\u0131m dahi Avrupa\u2019da ya\u015fanan ve yo\u011funla\u015fan toplumsal m\u00fccadelelere muazzam bir itki sa\u011flayacakt\u0131r. Bug\u00fcn Avrupa\u2019da kriz, son \u00f6rne\u011fini \u0130spanya\u2019daki b\u00fcy\u00fck genel grevde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u015fekilde ciddi kitle m\u00fccadelelerinin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131na neden oluyor. Yunan cephesinde, yani sermaye taarruzunun en belirgin bi\u00e7imde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 \u00f6n saflarda k\u0131smi de olsa bir ba\u015far\u0131 k\u0131ta \u00f6l\u00e7e\u011finde s\u0131n\u0131flar aras\u0131 g\u00fc\u00e7 dengesinde emek lehine ciddi bir kayma te\u015fkil edecektir. O nedenle devam edegelen Yunan direni\u015fi hepimizin meselesi, hepimizin davas\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>* Ge\u00e7ti\u011fimiz aylarda kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n bir panelde Yunanistan\u2019da meydana gelen ayaklanma ile Arap D\u00fcnyas\u0131\u2019nda meydana gelen ayaklanmay\u0131 bir arada okumam\u0131z gerekti\u011fine dair bir s\u00f6ylemin vard\u0131. Elbette Arap devrimleri dedi\u011fimizde biraz fazla genelleme oluyor olabilir, farkl\u0131 \u00fclkelerde durum farkl\u0131 \u015fekilde cereyan etti  ancak t\u00fcm bu ayaklanmalar\u0131 nas\u0131l bir arada okuyaca\u011f\u0131z?<\/p>\n<p>&#8211; O toplant\u0131n\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn ayn\u0131 anda hem Atina\u2019da hem Kahire\u2019de genel grev vard\u0131. Biraz da bu tesad\u00fcften istifade Atina ile Kahire\u2019yi beraber d\u00fc\u015f\u00fcnmek, bunlar\u0131 ayn\u0131 m\u00fccadeleler dalgas\u0131n\u0131n par\u00e7alar\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir minvalinde bir \u015fey s\u00f6ylemi\u015ftim. Ulusal ve b\u00f6lgesel ba\u011flamlar elbette \u00f6nemli, her spesifik ba\u011flamda kar\u015f\u0131m\u0131za farkl\u0131 bir siyasal-sosyal g\u00fc\u00e7ler dengesi \u00e7\u0131k\u0131yor. Ancak ge\u00e7ti\u011fimiz bir k\u00fcs\u00fcr y\u0131lda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir dizi b\u00fcy\u00fck kitle m\u00fccadelesi, birbiriyle ili\u015fkisiz steril fanuslarda da cereyan etmiyor. Konjonkt\u00fcrel de\u011fil yap\u0131sal karakterde olan ve \u00fcstelik ekolojik krizle b\u00fct\u00fcnle\u015fen kapitalist kriz uluslararas\u0131 ba\u011flamda siyasal geli\u015fmelerin ardalan\u0131n\u0131 te\u015fkil ediyor. Kapitalist kriz hemen b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada mevcut siyasal mimariyi k\u0131r\u0131lganla\u015ft\u0131r\u0131yor ve toplumsal m\u00fccadele ve direni\u015flere yeni alanlar a\u00e7\u0131yor. Daha d\u00fcne kadar sars\u0131lmaz g\u00f6r\u00fcnen Neo-liberal mutabakatta hi\u00e7 de\u011filse ideolojik ve moral manada ciddi gedikler a\u00e7\u0131lmakta oldu\u011fu a\u00e7\u0131k. 1999\u2019da Seattle eylemleriyle g\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fck kazanan alternatif k\u00fcreselle\u015fme hareketinin s\u00f6n\u00fcmlenmesinin ard\u0131ndan, bu kez kapitalist kriz ba\u011flam\u0131nda ve \u00fcstelik aya\u011f\u0131n\u0131 yerel m\u00fccadele ve direni\u015flere \u00e7ok daha sa\u011flam basan bir yeni \u2018dalga\u2019 s\u00f6z konusu denilebilir. Ben Arap devrimci s\u00fcrecini, emperyalist bir tasar\u0131m\u0131n mekanik bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak de\u011fil de i\u015fte bu yeni \u2018dalgan\u0131n\u2019 bir par\u00e7as\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcyorum. Asl\u0131nda \u00c7in\u2019de topraklar\u0131n\u0131n \u00f6zelle\u015ftirilmesine kar\u015f\u0131 m\u00fccadele eden Wukan k\u00f6yl\u00fcleri de \u00f6zelle\u015ftirmelere kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan H\u0131rvat gen\u00e7leri ya da Neo-liberal yap\u0131sal uyum programlar\u0131na direnen Yunan yahut \u0130spanyol emek\u00e7ileri de bunu b\u00f6yle g\u00f6r\u00fcyor olacaklar ki m\u00fccadelelerinde Arap ayaklanmalar\u0131na (\u00f6zellikle M\u0131s\u0131r ve Tunus\u2019a) olumlu referanslarda bulunuyor, bu \u00f6rneklere esin verici kaynaklar olarak i\u015faret ediyorlar. Son bir y\u0131l \u00f6zellikle Tunus ve M\u0131s\u0131r devrimlerinin d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131nda geli\u015fen \u00e7e\u015fitli m\u00fccadeleler a\u00e7\u0131s\u0131ndan nas\u0131l bir ilham kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, Arap devrimci s\u00fcrecinin ezilenlerin tarihini hi\u00e7 de\u011filse h\u0131zland\u0131ran bir kataliz\u00f6r i\u015flevi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6yleyebilmek m\u00fcmk\u00fcn. Bilhassa Tunus ve M\u0131s\u0131r \u00f6rnekleri, yani kitlesel m\u00fccadelelerin otoriter rejimleri devirmesi ya da zorlamas\u0131, hi\u00e7 de\u011filse son yirmi y\u0131lda ya\u015fanan bir dizi yenilginin toplumsal m\u00fccadelelerin d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fcne, kitlelerin a\u015fa\u011f\u0131dan bas\u0131nc\u0131n\u0131n kazan\u0131mlarla ta\u00e7lanabilece\u011fine dair inanc\u0131n hayli \u00f6rselendi\u011fi bir devirde tesirli oldu. Yani bu m\u00fccadeleler, d\u00fcnyan\u0131n de\u011fi\u015fik co\u011frafyalar\u0131nda m\u00fccadele eden, direnen \u2018s\u0131radan insanlara\u2019 kolektif eylemlerine dair \u00f6zg\u00fcven kazand\u0131ran olumlu timsaller olarak alg\u0131land\u0131. Bizde bu hususun hi\u00e7 g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor, anla\u015f\u0131lm\u0131yor olu\u015funa insan \u015fa\u015f\u0131rmadan edemiyor. Bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda geli\u015fen m\u00fccadelelere bu kadar yabanc\u0131y\u0131z i\u015fte\u2026<\/p>\n<p>\u015eunu da eklemek gerek: Arap ayaklanmalar\u0131, son otuz y\u0131ld\u0131r uygulanan Neo-liberal siyasetlerin b\u00f6lgedeki otoriter rejimlerin alt\u0131n\u0131 nas\u0131l oymu\u015f oldu\u011funun, dahas\u0131 bilhassa kriz ba\u011flam\u0131nda mevcut siyasal mimarinin ne \u00f6l\u00e7\u00fcde k\u0131r\u0131lgan hale geldi\u011finin bir ifadesiydi. Tunus\u2019ta, M\u0131s\u0131r\u2019da kitlelerin demokratik haklarla beraber sosyal adalet taleplerini kendili\u011finden bir bi\u00e7imde harmanlamalar\u0131 bir tesad\u00fcf de\u011fil, otoriterizme itiraz\u0131n toplumsal kaynaklar\u0131n ya\u011fma edilmesine dayal\u0131 mevcut iktisadi-sosyal modele itiraz\u0131 da ister istemez g\u00fcndeme getirmesinin sonucuydu. Arap devrimci s\u00fcrecini de\u011ferlendirirken bu co\u011frafyan\u0131n Neo-liberal siyasetlerin hayata ge\u00e7irilmesinin erken bir \u00f6rne\u011fini te\u015fkil etti\u011fini unutmamak gerek. B\u00f6lgede Neo-liberalizmin k\u00f6kenleri Enver Sedat\u2019\u0131n 1970&#8217;lerin ortalar\u0131nda uygulamaya soktu\u011fu ve Nas\u0131r d\u00f6nemi devlet\u00e7ili\u011finden keskin bir kopu\u015fu ifade eden inf\u0131tah (a\u00e7\u0131kl\u0131k) politikalar\u0131na kadar geri g\u00f6t\u00fcr\u00fclebilir. B\u00f6lgedeki ayaklanma ve halk hareketlerini tart\u0131\u015f\u0131rken Neo-liberalizmin bu co\u011frafyadaki \u2018k\u00f6kl\u00fc\u2019 tarihinin yaratt\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 ak\u0131lda tutmakta yarar var. Dolay\u0131s\u0131yla evet, Arap co\u011frafyas\u0131nda ya\u015fananlar\u0131 d\u00fcnyan\u0131n geri kalan\u0131ndan ayr\u0131ks\u0131, kendine \u00f6zg\u00fc, s\u00fcnni generis bir siyasal co\u011frafyan\u0131n tezah\u00fcr\u00fc olarak g\u00f6rm\u00fcyorum. B\u00f6lgesel ve ulusal ba\u011flam elbette \u00f6nemli  ancak bu b\u00f6lgede ya\u015fanan ve kitleleri tarihin sahnesine ta\u015f\u0131yan devrimci s\u00fcreci d\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndaki bir yeni m\u00fccadele dalgas\u0131n\u0131n bir i\u015fareti ve par\u00e7as\u0131 say\u0131yorum.<\/p>\n<p>*\u201c\u0130\u015fgal et  hareketi ise pa\u00e7as\u0131n\u0131 kurtard\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnen bat\u0131l\u0131 toplumlar a\u00e7\u0131s\u0131ndan uyand\u0131r\u0131c\u0131 etkiye sahipti san\u0131r\u0131m. Bu hareketin bir provas\u0131 da Starbucks \u015eenli\u011fi ad\u0131 alt\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019de ger\u00e7ekle\u015fti. Arap Devrimi\u2019ne ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015flerine dair ele\u015ftiriler \u00fczerine \u015funu yazd\u0131n: \u201c\u015eu son bir senede sadece M\u0131s\u0131r\u2019da ger\u00e7ekle\u015fen (maalesef e\u015fi \u015fimdilik bizim memlekette bulunmayan) b\u00fcy\u00fck kitle m\u00fccadelelerinden, meydanlara kamp kurmaktan polis karakolu ku\u015fatmaya, say\u0131s\u0131z grevden okul i\u015fgallerine onca direni\u015ften \u00f6\u011frenebilece\u011fimiz hi\u00e7bir \u015fey yok mu?  Foti Benlisoy, M\u0131s\u0131r Devrimi\u2019nden eylem prati\u011finden \u00f6rg\u00fctlenmeye neler \u00f6\u011frendi?<\/p>\n<p>&#8211; Mesele elbette hepimizin \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki m\u00fccadeleler a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu deneyimlerden neler \u00f6\u011frenebilece\u011fimiz, nas\u0131l \u00e7\u0131karsamalarda bulunabilece\u011fimiz. Memleket haricindeki kitle direni\u015f ve m\u00fccadelelerine asl\u0131nda daima bu g\u00f6zlerle yakla\u015fmak enternasyonal bir devrimcili\u011fin esbab-\u0131 mucibelerindendir zaten. M\u0131s\u0131r hususunda hemen akl\u0131ma gelen birka\u00e7 \u00f6rne\u011fi vereyim: Tunus ve M\u0131s\u0131r deneyimleri, Neo-liberal otoriterizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadelede yeni bir sosyal-siyasal akt\u00f6r\u00fcn \u00f6nc\u00fc bir pozisyon elde etti\u011fini ortaya koyuyor. \u0130ki \u00fclkede de ayaklanmalar\u0131n seferber edici g\u00fcc\u00fc i\u015fsizli\u011fe, geleceksizli\u011fe mahk\u00fbm edilmi\u015f belli bir e\u011fitim seviyesinde olan gen\u00e7lik kesimleriydi. Tunus\u2019ta diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc deviren bu gen\u00e7lere \u2018hittistes\u2019 deniyor. Duvara s\u0131rt\u0131n\u0131 vermi\u015f \u015fekilde bo\u015f duran anlam\u0131nda, Frans\u0131zca-Arap\u00e7a kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 bir argo s\u00f6zc\u00fck bu. Kendini ate\u015fe veren Muhammed Buazzizi bu gen\u00e7lerin sembol\u00fc haline geldi. M\u0131s\u0131r\u2019da ise bu gen\u00e7lerin muadillerine \u2018shabab atileen\u2019, yani i\u015fsiz-at\u0131l gen\u00e7ler deniyor. Ayaklanmalar s\u0131ras\u0131nda en \u00f6nde yer alan bu sosyal akt\u00f6r\u00fcn \u2018geri kalm\u0131\u015f\u2019 M\u0131s\u0131r ve Tunus\u2019a \u00f6zg\u00fc oldu\u011funu sanmak ciddi bir yan\u0131lg\u0131 olur. Asl\u0131nda Fransa\u2019daki banliy\u00f6 ayaklanmalar\u0131ndan Yunanistan\u2019da Aral\u0131k 2008\u2019deki gen\u00e7lik isyan\u0131na bu sosyal akt\u00f6r\u00fcn, yani farkl\u0131 derecelerde de olsa hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, geleceksizli\u011fin pen\u00e7esindeki gen\u00e7li\u011fin eylemlerine \u00e7ok farkl\u0131 tarihsel ve co\u011frafi ba\u011flamlarda rastlamak m\u00fcmk\u00fcn. Daha \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck ya\u015flardan itibaren i\u015fsiz kalma korkusu ya\u015fayan, emek piyasas\u0131n\u0131n bas\u0131nc\u0131na maruz kalan, okul bitirse, y\u00fcksek lisans ya da doktora yapsa bile i\u015fsiz kalabilece\u011fini, ya da daha \u2018iyi\u2019 ihtimalle ancak sigortas\u0131z, g\u00fcvencesiz, \u2018esnek\u2019 bir i\u015fte veya i\u015flerde \u00e7al\u0131\u015fabilece\u011fini bilen, g\u00f6ren, ya\u015fayan gen\u00e7ler bunlar. A\u011fz\u0131yla ku\u015f tutsa babas\u0131n\u0131n emekli oldu\u011fu ya\u015fta emekli olamayaca\u011f\u0131n\u0131, annesinin istifade etti\u011fi sosyal g\u00fcvenlik hizmetlerinden yararlanamayaca\u011f\u0131n\u0131 fark eden gen\u00e7ler ve onlar\u0131n \u00e7ok farkl\u0131 ba\u011flamlardaki eylem ve direni\u015fleri s\u00f6z konusu. Yani ne \u2018hittistes\u2019 ne de M\u0131s\u0131rl\u0131 \u2018at\u0131l gen\u00e7ler\u2019 yaln\u0131zlar. Britanya\u2019da bu gen\u00e7lere e\u011fitim ya da \u00e7al\u0131\u015fma hayat\u0131 aras\u0131nda kalm\u0131\u015f olmak anlam\u0131nda NEETs deniyor (not in education, employment, or training). Japonya\u2019da adlar\u0131 \u2018freeters\u2019: \u0130ngilizce \u2018freelance\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcyle Almanca i\u015f\u00e7i anlam\u0131na gelen \u2018arbeiter\u2019 kelimelerinin bir kar\u0131\u015f\u0131m\u0131. Yunanistan\u2019da kriz \u00f6ncesinde \u2018600 euro ku\u015fa\u011f\u0131\u2019 derlerdi  \u0130spanya\u2019da ise ayda 1.000 euro\u2019nun alt\u0131nda kazananlar anlam\u0131nda \u2018mileuristas\u2019 tabiri kullan\u0131l\u0131yor. ABD\u2019de i\u015f bulamad\u0131klar\u0131 i\u00e7in y\u00fcksek\u00f6\u011frenim sonras\u0131 aile evlerine geri d\u00f6nmek durumunda kalan gen\u00e7lere \u2018boomerang\u2019 s\u0131fat\u0131 yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yor. \u00c7in\u2019de ise yeni mezun olmu\u015f ve g\u00fcvenceli ve iyi bir i\u015fe sahip olamad\u0131klar\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u015fehirlerde \u00e7ok say\u0131da arkada\u015flar\u0131yla beraber ya\u015famak durumunda kalan gen\u00e7ler \u2018kar\u0131nca kabilesi\u2019 olarak an\u0131l\u0131yor. K\u0131sacas\u0131 Neo-liberal esnek-g\u00fcvencesiz istihdam formlar\u0131n\u0131n, e\u011fitimin ticarile\u015ftirilmesi s\u00fcre\u00e7lerinin ve yap\u0131salla\u015fan i\u015fsizli\u011fin kurbanlar\u0131 olan bu gen\u00e7ler, bir dizi farkl\u0131 co\u011frafyada faile d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor ve radikal toplumsal hareketler i\u00e7erisinde ciddi bir konum elde ediyor. Son y\u0131llarda d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde geli\u015fen bir dizi m\u00fccadele i\u00e7erisinde emek piyasas\u0131n\u0131n esnekle\u015fmesi-e\u011fitimin ticarile\u015fmesi-i\u015fsizli\u011fin yap\u0131salla\u015fmas\u0131 kurban\u0131 gen\u00e7 ku\u015fa\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Tunus ve M\u0131s\u0131r, esas itibariyle birer gen\u00e7lik ayaklanmas\u0131 olarak bu g\u00f6zlemi teyit ediyorlard\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla g\u00fcn\u00fcm\u00fczde T\u00fcrkiye\u2019deki gen\u00e7lik muhalefetini tart\u0131\u015f\u0131rken de Neo-liberal ba\u011flamda emek piyasas\u0131ndaki geli\u015fmelerle \u00f6\u011frencilik hallerindeki de\u011fi\u015fimi bir arada d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekiyor asl\u0131nda.<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka \u00f6rnek vereyim: \u00c7o\u011fu zaman bilhassa Tunus ve M\u0131s\u0131r\u2019daki devrim s\u00fcre\u00e7lerinin en b\u00fcy\u00fck zaaf\u0131 olarak \u00f6ne s\u00fcr\u00fclen bir siyasal alternatifin yoklu\u011fu, yani siyasal planda ayaklanmalar\u0131n daha da radikalle\u015fmesine hizmet edecek siyasal partilerin veya \u00f6rg\u00fctlerin eksikli\u011fi meselesi dahi asl\u0131nda d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda ya\u015fanan bir sorun de\u011fil mi? 2001 sonras\u0131 Arjantin\u2019den son y\u0131llarda \u00e7ok ciddi m\u00fccadelelerin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 Fransa ve Yunanistan gibi \u00fclkelere, sorun daima toplumsal m\u00fccadelelerin y\u00fckselen d\u00fczeyiyle siyasal planda bu m\u00fccadelelerle etkile\u015fim i\u00e7erisinde olacak siyasal \u00f6rg\u00fctlerin eksikli\u011fi ya da zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 de\u011fil mi? Yani y\u00fckselen toplumsal m\u00fccadelelerin yaratt\u0131\u011f\u0131 yeni ihtiya\u00e7lara kar\u015f\u0131l\u0131k verecek siyasal \u00f6rg\u00fctlerin eksikli\u011fi Tunus ya da M\u0131s\u0131r\u2019a \u00f6zg\u00fc olmaktan ziyade d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda toplumsal muhalefeti karakterize eden ve elbet tart\u0131\u015f\u0131lmaya muhta\u00e7 bir durum. Bu \u00fclkelerdeki s\u00fcreci devrimci\/radikal sol g\u00fc\u00e7l\u00fc de\u011fil diye ba\u015ftan mahk\u00fbm etmekten ziyade, bu durumun i\u00e7erisinde bulundu\u011fumuz siyasal konjokt\u00fcr\u00fcn temel bir belirleyeninin, yani toplumsal m\u00fccadelelerle bunlar\u0131n siyasal kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndaki ciddi senkronizasyon sorununun bir ba\u015fka \u00f6rne\u011fi olarak g\u00f6rmek gerekiyor.<\/p>\n<p>Keza bu deneyimler, Frans\u0131z devriminin \u00f6nemli fig\u00fcrlerinden Saint-Just\u2019\u00fcn \u201cyar\u0131m devrim yapanlar kendi mezarlar\u0131n\u0131 kazarlar  mealindeki s\u00f6zlerini yeniden akl\u0131m\u0131za getiriyor. Yani devrimci s\u00fcre\u00e7ler e\u011fer sadece eski rejimlerin ba\u015f\u0131n\u0131 iktidardan indirip birka\u00e7 liberal vitrin d\u00fczenlemesiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kal\u0131rlarsa devrimci kabar\u0131\u015f\u0131n geri \u00e7ekili\u015finin ard\u0131ndan d\u00fczen partisi, bu kez daha azg\u0131n bir bi\u00e7imde halk hareketinin kazan\u0131mlar\u0131na sald\u0131racakt\u0131r. M\u0131s\u0131r bunun a\u00e7\u0131k bir \u00f6rne\u011fi. Devrimi radikalle\u015ftirecek, onu \u2018s\u00fcrekli\u2019 k\u0131labilecek m\u00fccadeleler devam etse de bir dizi nedenle s\u00fcre\u00e7 \u2018yar\u0131m\u2019 kald\u0131, kal\u0131nca da kar\u015f\u0131 devrim \u015fu ya da bu bi\u00e7imde, yani emperyalist manip\u00fclasyonlarla, Y\u00fcksek Askeri Konsey\u2019le, M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015flerle, Selefilerle ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131rarak halk hareketini ezmeye y\u00f6neldi, y\u00f6neliyor.<\/p>\n<p>Son olarak Tahrir Meydan\u0131\u2019nda cisimle\u015fen kamu alanlar\u0131n\u0131n zapt edilmesi, a\u015fa\u011f\u0131dakiler lehine i\u015fgal edilmesi de \u0130srail\u2019den ABD, \u0130spanya ve Yunanistan\u2019a bir dizi harekete \u00f6zg\u00fc ortak bir taktik y\u00f6nelim haline geldi. Kamu alanlar\u0131n\u0131n metala\u015fmas\u0131 ve par\u00e7alanmas\u0131 s\u00fcre\u00e7lerine kar\u015f\u0131 bu alanlar\u0131n yeniden temell\u00fck edilip Neo-liberal otoriteryanizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadelenin alanlar\u0131 hale getirilmesi fikri Tahrir sayesinde d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131nda etkili oldu. Bu s\u00fcre\u00e7te Tahrir, M\u0131s\u0131r\u2019\u0131n \u00e7ok \u00e7ok \u00f6tesinde bir sembolik g\u00fcce ula\u015ft\u0131 ve uluslararas\u0131 bir eylem bi\u00e7iminin ad\u0131 haline geldi. Bizde de kamp\u00fcslerin mutenala\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na, sermaye h\u00e2kimiyetindeki steril mek\u00e2nlara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesine, \u00fcniversite topo\u011frafyas\u0131n\u0131n AVM\u2019le\u015fterilmesine kar\u015f\u0131 mek\u00e2na orada ya\u015fayan ve \u00fcretenler ad\u0131na el koyma bi\u00e7imiyle Starbucks i\u015fgalinde Tahrir\u2019in izlerini g\u00f6rd\u00fck elbette.<\/p>\n<p>*&#8221;Jeostratejinin so\u011fuk ve mesafeli akl\u0131 ne vakit biz solcular\u0131 da teslim ald\u0131?&#8221; demi\u015ftin. Sahiden, sokak hareketi ile araya konan bu mesafe neden? KESK eylemi, Newroz derken T\u00fcrkiye&#8217;deki sosyal hareketlerin tamam\u0131nda heyecan duyan, Hopa&#8217;daki direni\u015f gibi anlaml\u0131 hareketlenmelerle g\u00fcven kazanan sol hareket neden kendisi d\u0131\u015f\u0131nda geli\u015fen her \u015feye kar\u015f\u0131 bu kadar \u015f\u00fcpheci bir tutum sergiliyor?<\/p>\n<p>&#8211; Hay\u0131r, sokak eylemlerine konan bir mesafe yok. Sadece T\u00fcrkiye sosyalist hareketinin \u00f6nemli b\u00f6l\u00fcm\u00fc, enternasyonalizmi soyut ve genel bir sempati ya da duyguda\u015fl\u0131k meselesinden ibaret say\u0131yor maalesef. Yani uluslararas\u0131 m\u00fccadele s\u00fcre\u00e7lerinden bir dizi \u00e7\u0131kar\u0131mda bulunmaya, stratejik sonu\u00e7lar \u00e7\u0131kartmaya d\u00f6n\u00fck b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir faaliyet y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fcyor. Sanki memleket hududu haricindeki m\u00fccadelelerle d\u00e2hildeki m\u00fccadeleler aras\u0131nda bir \u00c7in seddi varm\u0131\u015f gibi davran\u0131yoruz. Bunlar aras\u0131ndaki etkile\u015fim \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyoruz. D\u0131\u015far\u0131daki toplumsal m\u00fccadeleleri, bunlardan politik \u00e7\u0131karsamalarda bulunmak \u00fczere de\u011fil, adeta bir gazetecinin &#8216;objektif&#8217; ve pasif g\u00f6z\u00fcyle ele al\u0131yoruz. Bununla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak da enternasyonalizmi ortak sorunlar etraf\u0131nda ortak \u00f6rg\u00fctlenme ve dayan\u0131\u015fma olarak, yani somut bir mesele olarak g\u00f6rm\u00fcyoruz. G\u00f6rmeyince de kendi eylemimizle b\u00fcy\u00fcleniyor, sanki devrimcilik sadece bizimle, Misak-\u0131 Milli s\u0131n\u0131rlar\u0131yla ilgili bir meseleymi\u015f gibi davran\u0131yoruz. <\/p>\n<p>*Anti-emperyalizm ve anti-Kapitalizm \u00fczerine tart\u0131\u015fmalar s\u00fcr\u00fcp gidiyor. Sence emperyalizm s\u00f6ylemi sahiden ulusalc\u0131lara m\u0131 ait bir s\u00f6ylem  yahut anti-emperyalist bir m\u00fccadele anti-kapitalist olmak zorunda m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>&#8211; Son zamanlarda sosyalist kesimlerde antiemperyalizm (baz\u0131lar\u0131 buna yurtseverlik meselesini de ekliyor) vurgusu \u00f6ne \u00e7\u0131k\u0131yor. Bunda tek ba\u015f\u0131na bir sorun yok elbette. Ancak kapitalist k\u00fcreselle\u015fmenin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kart\u0131lan \u2018antiemperyalizm\u2019 s\u00f6yleminin \u00e7o\u011fu zaman emperyalizm konusunda yayg\u0131n bir yanl\u0131\u015f anlay\u0131\u015ftan hareket etmesi baz\u0131 hususlar\u0131 hat\u0131rlatmay\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131l\u0131yor. Bu yayg\u0131n yanl\u0131\u015fl\u0131\u011fa g\u00f6re emperyalizm sanki baz\u0131 b\u00f6lgelerin d\u0131\u015f\u0131nda olan ve onlara \u2018d\u0131\u015fardan\u2019 dayat\u0131lan bir \u015feydir. Buna g\u00f6re emperyalizm, milli b\u00fcnyeye d\u0131\u015fardan sald\u0131ran yabanc\u0131 bir g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Antikapitalist vurgusu hayli zay\u0131f olan bu anlay\u0131\u015f, toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131 ve s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesini esas almaz  onun \u00f6znesi ezen ve ezilen uluslard\u0131r. Bu ba\u011flamda, emperyalistler ve onlar\u0131n yerli uzant\u0131lar\u0131nca \u2018ulusal s\u00f6m\u00fcr\u00fcye\u2019 tabi tutulan \u2018ulusumuz\u2019 neredeyse do\u011fas\u0131 itibariyle antiemperyalisttir. Oysa emperyalizm, d\u0131\u015f mihraklarca dayat\u0131lan d\u0131\u015fsal bir h\u00e2kimiyet bi\u00e7imi olmaktan ziyade her kapitalist toplumsal formasyona zaten i\u00e7kindir. Kapitalizm-emperyalizmin her kapitalist toplumsal formasyonda mevcut ortak yap\u0131sal unsurlar\u0131 vard\u0131r ve bu anlamda her kapitalist \u00fclke emperyalist zincirin bir \u2018halkas\u0131d\u0131r\u2019. Herhangi bir kapitalist \u00fclke emperyalistlere k\u00f6lece boyun e\u011fen \u2018i\u015fbirlik\u00e7iler\u2019 taraf\u0131ndan y\u00f6netildi\u011fi i\u00e7in de\u011fil, emperyalist sistemin do\u011frudan bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in bu ili\u015fki i\u00e7seldir.<\/p>\n<p>\u00c7o\u011fu kez ima edilenin aksine, emperyalizm kapitalizmin bir boyutu ya da \u00fcst yap\u0131sal bir bi\u00e7imi de\u011fildir. Kapitalizmi \u2018tamamlayan\u2019 bir ger\u00e7eklik de de\u011fildir. Emperyalizm, kapitalist d\u00fcnya h\u00e2kimiyetinin askeri ve siyasi mekanizmalar\u0131ndan ibaret de de\u011fildir. Emperyalizm, geli\u015fiminin belirli bir a\u015famas\u0131ndaki kapitalizmden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Lenin\u2019in kapitalist \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcl bir a\u015famas\u0131 olarak emperyalizm analizi, sermaye birikiminin yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve merkezile\u015fmesi, sermaye ihrac\u0131, tekelle\u015fme gibi iktisadi-toplumsal s\u00fcre\u00e7leri esas al\u0131r. Yani dikkat edilmesi gereken husus, emperyalizmin sermaye ili\u015fkilerinin d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda yayg\u0131nla\u015fmas\u0131, sermaye ili\u015fkilerinin b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada i\u00e7selle\u015fmesi s\u00fcrecine denk d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla emperyalizm ile azgeli\u015fmi\u015f \u00fclkeler ya da \u2018mazlum milletleri\u2019 iki kar\u015f\u0131t kutupmu\u015f\u00e7as\u0131na birbirinden net \u00e7izgilerle ay\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Emperyalizm hiyerar\u015fik bir d\u00fcnya sistemidir  ancak \u00f6\u011feleri aras\u0131nda yer de\u011fi\u015ftirmeler her zaman m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kal\u0131c\u0131 olan sistemin hiyerar\u015fik ve e\u015fitsiz do\u011fas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla antiemperyalizm, sermaye birikiminin ko\u015fullar\u0131n\u0131 uluslararas\u0131 \u00f6l\u00e7ekte g\u00fcvence alt\u0131na alan k\u00fcresel hegemon g\u00fcc\u00fcn (ABD\u2019nin) emperyal siyasetlerine (sava\u015flar, m\u00fcdahaleler, i\u015fgaller) direnmekten ibaret bir mesele de\u011fildir. Bu boyutu da elbette ihtiva etmekle birlikte antikapitalist boyutu a\u00e7\u0131k bir m\u00fccadeledir. Dahas\u0131 antiemperyalizm, yurtseverlerin d\u0131\u015f mihraklara ve onun yerli uzant\u0131lar\u0131na ya da emperyalizmin u\u015faklar\u0131na kar\u015f\u0131 verdikleri bir m\u00fccadelenin, yani bir nevi vatan m\u00fcdafaas\u0131n\u0131n ad\u0131 hi\u00e7 de\u011fildir. Antiemperyalizm, k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekteki s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve tahakk\u00fcm ili\u015fkilerine ve bu ili\u015fkilerin bir \u2018halkas\u0131\u2019 olan ulusal kapitalizme kar\u015f\u0131 verilen m\u00fccadeledir. Burada \u00f6nemli olan, d\u0131\u015f g\u00fc\u00e7lerin komplolar\u0131na direnmek \u015feklinde kavranan antiemperyalizm bi\u00e7iminin, sahici bir enternasyonalist i\u00e7eri\u011fe sahip olmad\u0131\u011f\u0131 zaman rahatl\u0131kla bir t\u00fcr \u2018sol milliyet\u00e7ili\u011fe\u2019 d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcvermesidir. <br \/>Sosyalizmin kurtulu\u015f\u00e7u iddias\u0131 ulusal s\u0131n\u0131rlara ve ulusal \u00e7\u0131karlara, yani esas\u0131nda h\u00e2kim s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131na tabi k\u0131l\u0131n\u0131nca ezilenlerin d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131n \u00f6nce kendi \u00fclkelerinde oldu\u011funu reddedilmi\u015f olur. B\u00f6ylece sahici bir antiemperyalizmin antikapitalist i\u00e7eri\u011fi bo\u015falt\u0131l\u0131r. Emperyalizme ba\u011f\u0131ml\u0131 \u2018\u00e7arp\u0131k\u2019 kapitalistle\u015fmenin kar\u015f\u0131s\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k\u00e7\u0131 ve kalk\u0131nmac\u0131 bir kapitalizm, \u2018i\u015fbirlik\u00e7i\u2019 ve \u2018komprador\u2019 burjuvazinin kar\u015f\u0131s\u0131na ise \u2018ulusal\u2019 burjuvazi konulur. H\u00e2kim s\u0131n\u0131flar ya da ordu i\u00e7erisinde i\u015fbirlik\u00e7i olmayan kanatlar ke\u015ffedilmeye, daha do\u011frusu icat edilmeye ba\u015flan\u0131r. Antiemperyalizmi ulusal \u00e7\u0131karlar\u0131 ve vatan\u0131 savunmaya d\u00f6n\u00fck bir yurtseverlik olarak alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z takdirde kendimizi bir g\u00fcn \u00f6rne\u011fin Musul ve Kerk\u00fck\u2019te \u2018yurt savunmas\u0131nda\u2019, daha do\u011frusu kendi \u2018milli\u2019 emperyalist hayallerimizin pe\u015finde bulmam\u0131z i\u015ften bile de\u011fildir. Osmanl\u0131 devletinin emperyalist bir blokun par\u00e7as\u0131 olmas\u0131 hasebiyle yer ald\u0131\u011f\u0131 \u00c7anakkale Sava\u015f\u0131\u2019n\u0131n sol mahfillerde dahi bir \u2018antiemperyalist m\u00fccadele\u2019 olarak an\u0131lmas\u0131 i\u015fte bu kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n masum g\u00f6r\u00fcnen, ama sonu\u00e7lar\u0131 vahim olabilecek bir \u00f6rne\u011fidir. Oysa antiemperyalizm bir s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi meselesidir  emperyalizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadele etmek \u00f6nce kendi burjuvazimizle cebelle\u015fmek demektir. Daha sonra Rosa Luxemburg ile birlikte katledilecek olan Karl Liebknecht\u2019in Almanya\u2019n\u0131n Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019na kat\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 m\u00fccadele ederken hayk\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi: \u201cAs\u0131l d\u00fc\u015fman i\u00e7tedir! <\/p>\n<p>*T\u00fcm bu ayaklanmalar\u0131n, baharlar\u0131n ve devrimlerin aras\u0131nda Ortado\u011fu&#8217;daki K\u00fcrt hareketine nas\u0131l de\u011ferlendiriyorsun?<\/p>\n<p>&#8211; K\u00fcrt hareketi on y\u0131llar\u0131n siyasal birikim ve \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc, en \u00f6nemlisi de yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu muazzam kitle seferberli\u011fi ve siyasalla\u015fmayla b\u00f6lgede ayr\u0131ks\u0131 bir konuma sahip. Dolay\u0131s\u0131yla Arap devrimci s\u00fcrecinin yaratt\u0131\u011f\u0131 siyasal sars\u0131nt\u0131lar i\u00e7erisinde K\u00fcrt hareketinin ister istemez belirleyici bir konumu olacak. \u00d6nemli olan Arap devrimci s\u00fcrecinin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 sokak siyasetinin K\u00fcrt Sokak siyasetiyle bir bi\u00e7imiyle b\u00fct\u00fcnle\u015febilmesi. Yani b\u00f6lgede ayaklanmalar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 ve M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015fler\u2019den ABD\u2019ye d\u00fczen g\u00fc\u00e7lerinin so\u011furmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 kitlesel radikalizmin, demokratik ve sosyal taleplerin K\u00fcrt hareketinde bir m\u00fcttefik bulmas\u0131. B\u00f6ylesi bir bulu\u015fma, b\u00f6lge siyasetinin ba\u015f\u0131na musallat olan emperyal vesayet ve m\u00fcdahalecili\u011fe kar\u015f\u0131 ciddi bir tutum olu\u015fturacakt\u0131r. Keza b\u00f6yle bir bulu\u015fma, siyasi ayr\u0131mlar\u0131n mezhebi ve etnik temelde olu\u015fmas\u0131n\u0131, yani \u2018hizip\u00e7i\u2019 ya da \u2018sekteryen\u2019 siyaseti berhava etme y\u00f6n\u00fcnde \u00f6nemli bir ad\u0131m olacakt\u0131r. B\u00f6lgede cereyan eden halk hareketlerini \u00fc\u00e7 be\u015f g\u00fcnde nihayete erecek ge\u00e7ici patlamalar olarak de\u011fil, uzun bir s\u00fcre\u00e7 i\u00e7erisinde etkileri belirginle\u015fecek bir radikalizasyon dalgas\u0131 olarak de\u011ferlendirmek gerekiyor. Bu uzun d\u00f6nemli radikalle\u015fme s\u00fcreci, bir dip ak\u0131nt\u0131s\u0131 olarak b\u00f6lgedeki siyasal geli\u015fmeleri tayin etmeye devam edecek. Bug\u00fcn b\u00f6lge \u00fclkelerinde iktidarda kim olursa olsun, a\u015fa\u011f\u0131dakilerin, ezilenlerin bu ayaklanmalar s\u00fcrecinde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f siyasal enerjisinin yaratt\u0131\u011f\u0131 bas\u0131nc\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde hissedecek, zorlanacak. Dolay\u0131s\u0131yla meseleye konjonkt\u00fcrel hesaplar zaviyesinden de\u011fil de bu uzun erimli siyasalla\u015fma s\u00fcrecinin yaratabilece\u011fi devrimci m\u00fcdahale imk\u00e2nlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan yakla\u015fmak gerekiyor. K\u0131sa vadeli taktiksel bir yakla\u015f\u0131m de\u011fil, stratejik bir perspektife ihtiya\u00e7 var. Pragmatizmin de\u011fil, bu kitle hareketlerinin b\u00f6lgedeki t\u00fcm ezilenler a\u00e7\u0131s\u0131ndan uzun vadeli sonu\u00e7lar\u0131ndan hareket etmek gerekiyor. B\u00f6ylesi bir perspektifle, bu s\u00fcre\u00e7te a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kacak siyasal enerjinin K\u00fcrt muhalefetiyle bulu\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde kritik bir fakt\u00f6r olaca\u011f\u0131 kanaatindeyim. Dolay\u0131s\u0131yla &#8216;Arap Bahar\u0131&#8217; ile potansiyel bir &#8216;K\u00fcrt Bahar\u0131&#8217;, birbirine rakip ya da birbiriyle \u00e7eli\u015fen s\u00fcre\u00e7ler olarak de\u011fil, birbiriyle paralel geli\u015fen ve birbirini tamamlayan s\u00fcre\u00e7ler olarak de\u011ferlendirilmeli, \u00f6yle anla\u015f\u0131lmal\u0131.<\/p>\n<p>*K\u00fcrdistan topraklar\u0131n\u0131n bulundu\u011fu farkl\u0131 \u00fclkelerde farkl\u0131 hareketler var ve bu karma\u015f\u0131k bir siyasi yap\u0131y\u0131 yan\u0131nda getiriyor. B\u00f6lge siyasetinin uluslararas\u0131 etkiye a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 K\u00fcrt hareketi i\u00e7in avantaj m\u0131 dezavantaj m\u0131?<\/p>\n<p>&#8211; San\u0131r\u0131m ikisi birden. Bir dezavantaj  zira b\u00f6lge siyasetinin uluslararas\u0131 etkiye ve emperyal m\u00fcdahalelere a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131, burada m\u00fccadele eden devrimci ak\u0131m ve hareketleri jeostratejik \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n bir par\u00e7as\u0131 k\u0131larak ehlile\u015fme riskiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya b\u0131rak\u0131yor. Yani bu hareketler a\u00e7\u0131s\u0131ndan reel siyaset taraf\u0131ndan teslim al\u0131nma, b\u00f6lge siyasetinin ak\u0131\u015fkan dengelerinin bir par\u00e7as\u0131 olarak radikal iddialar\u0131ndan zaman i\u00e7erisinde vazge\u00e7me gibi bir tehlike hep oldu. Filistin\u2019in son k\u0131rk y\u0131l\u0131ndaki m\u00fccadeleler tarihi b\u00f6yle \u00f6rneklerle dolu mesela. Ancak bu durum di\u011fer yandan ciddi bir avantaj. B\u00f6lgedeki geli\u015fmelerin uluslararas\u0131 siyasal dengeler a\u00e7\u0131s\u0131ndan daima kritik bir konum i\u015fgal etmesi, burada cereyan eden devrimci hareketlere, toplumsal m\u00fccadelelere ayr\u0131 bir \u00f6nem kazand\u0131r\u0131yor. Yani uluslararas\u0131 sistemik dengeler a\u00e7\u0131s\u0131ndan kritik bir b\u00f6lgedeki m\u00fccadele ve direni\u015flerin kendi ger\u00e7ek g\u00fc\u00e7lerinin \u00f6tesinde bir etkiye kavu\u015fmalar\u0131na da imk\u00e2n sa\u011flayabiliyor. Yani bu b\u00f6lgedeki toplumsal hareket ve direni\u015flerin uluslararas\u0131 dengelere etkide bulunma imk\u00e2n\u0131, \u2018b\u00f6lge\u2019nin \u00f6zg\u00fcn konumu itibariyle ciddi boyutlarda olabiliyor. Bu konuyu K\u00fcrt hareketiyle ilgili daha spesifik bir hususla kapatay\u0131m. K\u00fcrt hareketi a\u00e7\u0131s\u0131ndan son on y\u0131lda \u2018b\u00f6lge\u2019nin siyasal topografyas\u0131nda ya\u015fanan ciddi k\u0131r\u0131lmalar \u00f6nemli sonu\u00e7lar yaratt\u0131. En \u00f6nemli mesele ku\u015fkusuz, G\u00fcney K\u00fcrdistan\u2019da bir \u2018akraba devlet\u2019in olu\u015fmas\u0131, yani K\u00fcrtlerin siyasal varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n uluslararas\u0131 \u00e7er\u00e7evede \u015fu ya da bu bi\u00e7imiyle tan\u0131n\u0131rl\u0131k kazanmas\u0131yd\u0131. Bug\u00fcn Suriye\u2019de ya\u015fanan geli\u015fmeler, Bat\u0131 K\u00fcrdistan\u2019da da benzer bir s\u00fcrecin ger\u00e7eklik kazanmas\u0131n\u0131 ger\u00e7ek\u00e7i bir ihtimal haline getirmi\u015f durumda. Bu durum, yani b\u00f6lgedeki dengelerin h\u0131zl\u0131 bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015fimi, bir \u2018sosyolojik vak\u0131a\u2019 olarak K\u00fcrt ulusal kimli\u011finin in\u015fas\u0131 s\u00fcrecini h\u0131zland\u0131ran bir katalizat\u00f6r rol\u00fc oynuyor adeta. Dolay\u0131s\u0131yla bug\u00fcn T\u00fcrkiye\u2019de ve di\u011fer \u00fclkelerde ya\u015fayan K\u00fcrtler aras\u0131nda kendilerini ayr\u0131 bir ulusal topluluk olarak hissetmenin, yani ayr\u0131 bir ulusal aidiyet hissinin giderek yayg\u0131nla\u015ft\u0131\u011f\u0131 herhalde kimsenin itiraz edemeyece\u011fi bir ger\u00e7ek. Yani b\u00f6lgesel geli\u015fmeleri, uluslararas\u0131 geli\u015fmelerin i\u00e7erisinde bulundu\u011fumuz b\u00f6lgede yaratt\u0131\u011f\u0131 tesirleri ele al\u0131rken K\u00fcrt hareketinin toplumsal ardalan\u0131n\u0131 muazzam \u00f6l\u00e7\u00fcde geni\u015fleten bu parametreyi de hesaba katmak gerekiyor.<\/p>\n<p>* Yasaklanan Newroz, 6 vekilin vekilliklerinin gasp edilmesi. K\u00fcrt Hareketi legal alandan soka\u011fa her alanda iktidarla m\u00fccadele halinde. D\u00fcnya kamuoyunu bir yana b\u0131rakal\u0131m, T\u00fcrkiye sosyalist hareketi neden bu duruma y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fler ve mitingler hari\u00e7 bir dayan\u0131\u015fma g\u00fcc\u00fc eklemekte zorlan\u0131yor?<\/p>\n<p>&#8211; Bunun \u00e7ok basit bir nedeni var: T\u00fcrkiye\u2019de geni\u015f kat\u0131l\u0131ml\u0131 bir sava\u015f kar\u015f\u0131t\u0131 hareketin eksikli\u011fini \u00e7ekiyoruz. Newroz\u2019da alanlara \u00e7\u0131kan kitlelerin taleplerini \u2018bat\u0131daki\u2019 kamuoyuna terc\u00fcme edip aktaracak ve olu\u015fturaca\u011f\u0131 kitlesel bas\u0131n\u00e7la sava\u015f ayg\u0131t\u0131n\u0131 paralize edecek bir bar\u0131\u015f hareketine bug\u00fcn her zamankinden daha fazla ihtiyac\u0131m\u0131z var. Sava\u015f ayg\u0131t\u0131n\u0131 i\u015flemez k\u0131lmak i\u00e7in bilhassa bat\u0131 b\u00f6lgelerinde geni\u015f toplumsal kesimleri seferber edebilecek, uzay\u0131p giden sava\u015f\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 yorgunluk ve huzursuzlu\u011fa siyasal ifade kanallar\u0131 olu\u015fturacak bir hareket in\u015fa etmek gerekiyor. \u2018Sen ben bizim o\u011flan\/k\u0131z\u2019 solculardan ibaret olmayacak, anla\u015f\u0131l\u0131r ve makul bir talepler zemininde daha geni\u015f kesimleri harekete ge\u00e7irebilecek kapsay\u0131c\u0131 bir bar\u0131\u015f hareketi acil, yak\u0131c\u0131 bir ihtiya\u00e7. Toplumun geni\u015f \u00e7o\u011funlu\u011fu nezdinde tan\u0131n\u0131r olacak, kendine has mahalli birimler temelinde \u00f6rg\u00fctlenecek, \u00e7o\u011fulcu, demokratik ve baz\u0131 siyasal \u00f6rg\u00fctlerin \u2018uzant\u0131s\u0131\u2019 ya da \u2018aparat\u0131\u2019 \u015feklinde i\u015flemeyecek bir bar\u0131\u015f hareketi kastetti\u011fim. \u0130\u015fte b\u00f6yle bir sokak hareketini in\u015fa edemedi\u011fimiz i\u00e7in bahsetti\u011fin geli\u015fmelere reaksiyon veremiyor ya da versek de tepkilerimiz anl\u0131k, konjonkt\u00fcrle s\u0131n\u0131rl\u0131 etkisiz \u00e7\u0131k\u0131\u015flar olarak kal\u0131yor ancak. S\u00fcreklili\u011fi olacak, basit ve anla\u015f\u0131l\u0131r birka\u00e7 talep etraf\u0131nda \u00f6rg\u00fctlenecek, siyasal parti ve olu\u015fumlar\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu, ancak bireysel kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131n da s\u00f6z ve karar sahibi olabilece\u011fi kitlesel bir bar\u0131\u015f hareketini in\u015fa etmekte her ge\u00e7en g\u00fcn daha gecikiyoruz. Bu hususta zaman\u0131nda at\u0131lm\u0131\u015f kimi ad\u0131mlar olduysa da gerisi maalesef bir t\u00fcrl\u00fc gelmedi, getirilemedi. Oysa b\u00f6ylesi bir hareket, milliyet\u00e7ili\u011fe ve devlet ter\u00f6r\u00fcne kar\u015f\u0131 bir savunma mevzii, bir bariyer olarak ciddi i\u015flev g\u00f6rebilecektir. Bar\u0131\u015f\u0131n bizim de meselemiz oldu\u011fu, bar\u0131\u015f\u0131n ancak solun birle\u015fik bir sava\u015f kar\u015f\u0131t\u0131 muhalefet k\u0131\u015fk\u0131rtabilmesi ve in\u015fa edebilmesiyle ger\u00e7ek bir se\u00e7enek haline gelebilece\u011fini unutmamal\u0131y\u0131z. Asl\u0131nda s\u00f6ylemeye gerek olmamal\u0131 ama bar\u0131\u015f, ara s\u0131ra g\u00fcndeme gelen \u2018a\u00e7\u0131l\u0131mlara\u2019, devlet kat\u0131ndaki m\u00fczakerelere, egemenlerin kaprislerine, hele hele devlet akl\u0131na b\u0131rak\u0131lamayacak kadar ciddi bir i\u015f.<\/p>\n<p>* Son olarak \u015funu sormal\u0131: Arap devrimleri s\u00fcreci de d\u00e2hil olmak \u00fczere T\u00fcrkiye&#8217;de &#8220;devrim yapmak isteyen&#8221; kadrolara hep pasifizm \u00f6\u011f\u00fctlendi. Gerilla m\u00fccadelesi de veren bir hareket var ortada. Her g\u00fcn Tomalar ve akreplerle sald\u0131r\u0131 alt\u0131nda olan bir halk var. K\u00fcrt hareketinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruma ama\u00e7l\u0131 eylemleri bas\u0131nda hep \u015fiddet olarak ge\u00e7iyor. Sizce \u015fiddet nedir ve bu \u015fiddet odakl\u0131 s\u00f6ylemle K\u00fcrt hareketine ele\u015ftiri getirmek kimin i\u015fine yaramaktad\u0131r?<\/p>\n<p>&#8211; Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa ben T\u00fcrkiye\u2019de solda kadrolara \u2018pasifizm\u2019 \u00f6\u011f\u00fctlendi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorum. Tersine T\u00fcrkiye sosyalist sol gelene\u011finde \u015fiddetin y\u00fcceltilmesine dayanan yayg\u0131n bir \u2018silah k\u00fclah\u2019 edebiyat\u0131 ve gerilla romantizmi h\u00e2kim olmu\u015ftur. Bu romantik edebiyat i\u00e7inde \u015fiddet estetize edilerek, \u015fiddetin neredeyse ger\u00e7ek devrimcili\u011fin alamet-i farikas\u0131, yani onu reformist, oport\u00fcnist, revizyonist falan filan soldan ay\u0131r deden en \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00c7o\u011fu zaman g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki siyasal pratikle hemen hi\u00e7 ilgisi olmayan silahl\u0131 \u00f6nc\u00fc eylemleri olabilecek en \u2018devrimci\u2019 hareket tarz\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Zamanla, ifrattan tefrite deyimini ge\u00e7erli k\u0131larcas\u0131na, mutlak \u015fiddet kar\u015f\u0131t\u0131 bir e\u011filim de do\u011fmu\u015f, \u2018nereden gelirse gelsin \u015fiddete kar\u015f\u0131 olmak\u2019 slogan\u0131 etraf\u0131nda \u00f6zetlenebilecek bir tutum da sol i\u00e7erisinde geli\u015fmi\u015ftir. Bu son anlay\u0131\u015f\u0131n solun \u00f6rg\u00fctl\u00fc kesimlerindeki etkisi s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu  daha ziyade sol fikir d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7erisinde g\u00fc\u00e7 kazand\u0131.<\/p>\n<p>Zaman zaman etkili birer taktik olsalar da (son bir y\u0131lda d\u00fcnyada ger\u00e7ekle\u015fen bir dizi m\u00fccadelede bunun \u00f6rnekleri \u00e7oktu) \u015fiddet d\u0131\u015f\u0131 \u2018pasif\u2019 direni\u015f y\u00f6ntemlerinin radikal bir toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in yeterli olaca\u011f\u0131 fikrinde olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 pe\u015finen belirtmeliyim. \u015eiddetin do\u011frudanl\u0131\u011f\u0131 ve aciliyetinin toplumsal m\u00fccadeleler i\u00e7erisinde yeg\u00e2ne uygun \u00e7are oldu\u011fu durumlar pek\u00e2l\u00e2 vard\u0131r. \u00d6yle durumlar vard\u0131r ki \u015fiddet tam da bu nitelikleri gere\u011fi, Hannah Arendt\u2019in ifadesiyle, \u201cadaletin terazisini yeniden dengelemenin tek yolu  haline gelir. Burada \u015fiddeti bir reaksiyon olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekiyor. Bu, ezilenlerin ve tabi olanlar\u0131n efendilerinin kendilerine y\u00f6neltti\u011fi \u015fiddet kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6sterdikleri tepkidir. Ancak bu reaksiyon kendinde amac\u0131 olan bir eyleme yani aksiyona d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde sorun ortaya \u00e7\u0131kar. \u015eiddet, toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn mutlak k\u0131stas\u0131 haline getirildi\u011finde hatta insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesinin yolu olarak tasarland\u0131\u011f\u0131nda y\u00fcceltilmi\u015f olur. \u2018Devrimci \u015fiddet\u2019 ancak \u00f6z\u00fcnde bir savunma eylemi, bir reaksiyon olabilir, daha fazlas\u0131 de\u011fil. \u015eiddet eylemine i\u00e7kin \u2018\u00f6zg\u00fcrle\u015ftirici\u2019 ya da \u2018kurucu\u2019 potansiyellerden bahsetmek, \u015fiddeti kendinde bir ama\u00e7 haline getirmektir. Unutmayal\u0131m ki radikal ya da devrimci solun radikalli\u011finin temeli kulland\u0131\u011f\u0131 ara\u00e7ta de\u011fil, toplumsal de\u011fi\u015fime ili\u015fkin iddialar\u0131ndad\u0131r. Esas\u0131nda sosyalistler i\u00e7in \u015fiddetin tarihte oynad\u0131\u011f\u0131 rol ikincildir. Eski toplumun sonunu getiren \u015fiddet de\u011fil, kendi i\u00e7 \u00e7eli\u015fkileri ve toplumsal m\u00fccadelelerdir. Marx, devrimci \u015fiddet patlamalar\u0131n\u0131 yeni bir toplumun do\u011fu\u015funu \u00f6nceleyen do\u011fum sanc\u0131lar\u0131na benzetir benzetmesine ama \u015fiddet do\u011fumun ger\u00e7ek nedeni de\u011fildir. Keza T\u00fcrkiye solunun kar\u015f\u0131s\u0131nda s\u00fcrekli olarak devletin \u015fiddet ayg\u0131tlar\u0131n\u0131 bulmas\u0131 devletin do\u011fas\u0131na ili\u015fkin bir yanl\u0131\u015f anlamay\u0131 da beraberinde getirmi\u015ftir. Devletin son tahlilde egemenlerin bir \u015fiddet ayg\u0131t\u0131 oldu\u011fu do\u011frudur. Ancak unutmamak gerekir, egemen s\u0131n\u0131f\u0131n iktidar\u0131 \u015fiddetten kaynaklanmaz, onun iktidar\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131 toplumsal \u00fcretim s\u00fcrecindeki konumudur. Bu anlamda \u015fiddet kullanmak ya da kullanmamak devrimci sosyalizmin esas\u0131na ili\u015fkin bir tart\u0131\u015fma de\u011fildir. \u2018Devrimci\u2019 \u015fiddet kullan\u0131m\u0131 ile toplumsal devrim ve \u00f6zg\u00fcrle\u015fim aras\u0131nda \u00f6zsel bir ili\u015fki yoktur.<\/p>\n<p>Di\u011fer yandan, biraz \u00f6nce and\u0131\u011f\u0131m mutlak \u015fiddet kar\u015f\u0131t\u0131 pozisyon, liberal i\u00e7erimleriyle bug\u00fcn K\u00fcrt hareketini hizaya \u00e7ekmenin ve ehlile\u015ftirmenin bir arac\u0131 haline gelmi\u015f durumda. K\u00fcrt hareketinin ne kadar \u2018\u015fiddetperest\u2019 ve dolay\u0131s\u0131yla \u2018totaliter\u2019 oldu\u011funu yaz\u0131p \u00e7izip s\u00f6ylemek \u2018demokrat\u2019 olman\u0131n yeter ko\u015fulu haline geldi neredeyse. Bu mutlak\u00e7\u0131 \u015fiddet kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 da muktedirlere yamanm\u0131\u015f kalem erbab\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca arg\u00fcman\u0131 haline geldi. Oysa bu liberal mutlak\u00e7\u0131 s\u00f6zde \u015fiddet kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda h\u00e2kim gruplar\u0131n s\u00fcrekli ve kurumsalla\u015fm\u0131\u015f olan ve mevcut tahakk\u00fcm ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkilerini ebedi k\u0131lmak i\u00e7in uygulad\u0131klar\u0131 \u015fiddet ile tabi olan gruplar\u0131n buna bir tepki olarak geli\u015fen \u015fiddeti aras\u0131nda ayr\u0131m \u00e7izgisini muhafaza etmek temel \u00f6nemdedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc h\u00e2kim olan\u0131n \u015fiddetiyle tabi olan\u0131n \u015fiddeti aras\u0131nda bir e\u015fitlik kurmak, h\u00e2kimiyet ili\u015fkilerini g\u00f6r\u00fcnmez k\u0131lma riskini i\u00e7erir. Esas\u0131nda bu tutum, de\u011fi\u015fik \u015fiddet bi\u00e7imleri aras\u0131ndaki farklar\u0131n \u00fczerini \u00f6rter, s\u00f6z konusu farkl\u0131l\u0131klar\u0131 ayn\u0131 \u015fiddet etiketi alt\u0131nda rafa kald\u0131r\u0131r. \u0130srail tank\u0131n\u0131n \u015fiddeti ile ona ta\u015f atan Filistinli \u00e7ocu\u011fun \u015fiddeti ayn\u0131 kefeye konur. Nazilerin \u015fiddeti ile Var\u015fova gettosunda direni\u015fe ge\u00e7enlerin \u015fiddeti e\u015fde\u011fer k\u0131l\u0131n\u0131r. \u2018Nereden ve kimden gelirse gelsin \u015fiddete kar\u015f\u0131 olmak\u2019 t\u00fcmcesi ile \u00f6zetlenen tutum, savunma ile sald\u0131r\u0131, fail ile ma\u011fdur aras\u0131nda yap\u0131labilecek ayr\u0131mlar\u0131n \u00fczerini \u00f6rter ve dolay\u0131s\u0131yla toplumsal \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n taraflar\u0131 aras\u0131nda (ezen-ezilen) bir e\u015fde\u011ferlik varsayar. Asl\u0131nda her t\u00fcrl\u00fc \u015fiddeti k\u0131nay\u0131p, hepsine e\u015fit mesafede durman\u0131n ve \u015fiddete \u2018s\u0131f\u0131r tolerans\u2019 g\u00f6stermenin kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imsel \u2018ahlakili\u011fin\u2019 arka planda son derece derin bir gayri ahlakili\u011fi bar\u0131nd\u0131rmas\u0131 kuvvetle muhtemeldir. Bu, K\u00fcrt hareketini \u015fiddet d\u00fc\u015fk\u00fcn\u00fc, totaliter bir Pol Pot\u00e7uluk versiyonu olmakla itham eden Mehmet Metiner\u2019in ahl\u00e2ki seviyesidir. Asl\u0131nda &#8216;\u015fiddet kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131&#8217; perdesi ard\u0131nda ezilenlere ahl\u00e2k dersi vermeye soyunmak, muktedirleri arkas\u0131na alm\u0131\u015f olman\u0131n verdi\u011fi ahl\u00e2ks\u0131zl\u0131k ve had bilmezlikle izah edilebilir ancak.-ANF<\/p>\n<p>Sarphan Uzuno\u011flu\/\u0130stanbul<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info\u00a0\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>The Occupy&#8217; Hareketleri ve K\u00fcrt \u0130syan\u0131na 21. Y\u00fczy\u0131l\u0131n \u0130lk Devrimci Dalgas\u0131 isimli kitab\u0131 vesilesiyle Foti Benlisoy\u2019la d\u00fcnyay\u0131 saran dalgay\u0131 konu\u015ftuk.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":5901,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[12],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-5900","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-roportajlar","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5900","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5900"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5900\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/5901"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5900"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5900"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5900"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}