{"id":6489,"date":"2020-03-15T01:44:19","date_gmt":"2020-03-14T22:44:19","guid":{"rendered":"https:\/\/www.lekolin.org\/ozgurluk-ahlakinda-kadin-dosya-2\/"},"modified":"2020-03-15T01:44:19","modified_gmt":"2020-03-14T22:44:19","slug":"ozgurluk-ahlakinda-kadin-dosya-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/ozgurluk-ahlakinda-kadin-dosya-2\/","title":{"rendered":"\u00d6zg\u00fcrl\u00fck Ahlak\u0131nda Kad\u0131n \u2013 DOSYA (2)"},"content":{"rendered":"<p>10 \u015eubat 2013 Pazar Saat 14:24<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>\u0130nsan\u0131n insan olarak hayatta kalmas\u0131, sadece fiziki olarak ya\u015famas\u0131 de\u011fildir. \u00d6nemli olan insan\u0131n kendi hayat\u0131na verdi\u011fi anlamd\u0131r. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2706-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p><strong>Ahlak ve Ahlakilik<\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n insan olarak hayatta kalmas\u0131, sadece fiziki olarak ya\u015famas\u0131 de\u011fildir. \u00d6nemli olan insan\u0131n kendi hayat\u0131na verdi\u011fi anlamd\u0131r. \u0130nsan, insanl\u0131k tarihi boyunca var olma m\u00fccadelesini de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde de olsa vermi\u015f, bu g\u00fcnlere dek s\u00fcreklile\u015ftirmi\u015ftir. \u0130nsan\u0131n bu var olma m\u00fccadelesi yaratt\u0131\u011f\u0131 de\u011ferlerin toplam\u0131ndan ibarettir. \u0130\u015fte bu de\u011ferlerin halkas\u0131n\u0131 olu\u015fturan Ahlak tarih boyunca her insan toplulu\u011funda bir dizge olarak var olmu\u015ftur. \u0130nsanlar\u0131n toplum i\u00e7indeki davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ve birbirleriyle ili\u015fkilerini d\u00fczenlemek amac\u0131yla ba\u015fvurulan kurallar dizgesi olarak, insan davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 olumlu ya da olumsuz bi\u00e7imde belirleyen \u00f6l\u00e7\u00fctler b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Bu \u00f6l\u00e7\u00fc \u00e7a\u011fdan \u00e7a\u011fa, toplumdan topluma de\u011fi\u015fiklik g\u00f6stermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ahlak kavram olarak Yunan\u2019da etik anlam\u0131ndan kullan\u0131lan Ethos, Latincede Moresden, Arap\u00e7ada hulk olan yaratmaktan gelmektedir. Ancak ahlak\u0131n do\u011fu\u015f ko\u015fullar\u0131 do\u011fal topluma dayanmaktad\u0131r. Ahlak kelimenin dar anlam\u0131yla, neyin do\u011fru veya yanl\u0131\u015f say\u0131ld\u0131\u011f\u0131- say\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi-ile ilgilenir. Terim genellikle k\u00fclt\u00fcrel, dini, sek\u00fcler ve felsefi topluluklar taraf\u0131ndan, insanlar\u0131n-s\u00fcbjektif-olarak \u00e7e\u015fitli davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015f ve do\u011fru olu\u015funu belirleyen bir yarg\u0131 ve ilkeler sistemi kavram\u0131 veya inanc\u0131 i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Yanl\u0131\u015f ve do\u011frular hakk\u0131ndaki bu tip kavram ve inan\u00e7lar \u00e7o\u011funlukla bir k\u00fclt\u00fcr veya grup taraf\u0131ndan genelle\u015ftirilir ve kanunla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Buna g\u00f6re k\u00fclt\u00fcr ya da grup \u00fcyelerinin davran\u0131\u015flar\u0131 d\u00fczenlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Bu t\u00fcr bir kurallar\u0131n uygunlu\u011fu da Ahlak olarak tan\u0131mlan\u0131r ve grup varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n devam\u0131n\u0131n bu ilke ve kurallar\u0131n uygunlu\u011fu, uygulanmas\u0131 \u00fczerine yap\u0131land\u0131r\u0131r. Bu durumlarda, uygulamay\u0131 kabullenen bireyler ahlakl\u0131 olarak tan\u0131mlan\u0131rken, uygulamay\u0131 reddeden veya davran\u0131\u015flar\u0131nda bar\u0131nd\u0131ramayan bireyler toplumsal anlamda dejenere yani bir anlam da ahlaks\u0131z olarak tan\u0131mlanabilir. Bu a\u00e7\u0131dan ahlak, iyi bir ya\u015fam\u0131n temelini te\u015fkil eden inan\u00e7lar b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak da g\u00f6r\u00fclebilir. \u0130nsanl\u0131k tarihinin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131nda, dinler ideal bir ya\u015fama g\u00f6r\u00fc\u015f ve d\u00fczenlemeler getirmi\u015ftir, bu nedenle ahlak, \u00e7o\u011funlukla dini emir ve prensipler ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Sek\u00fcler ortam ve durumlarda, ahlak hayat tarz\u0131 se\u00e7imi gibi \u015feylerle ilgili olarak sunulabilir. Zira bu daha \u00e7ok, bireysel anlamda iyi bir hayat fikrini temsil eder ki bireyler genellikle bulunduklar\u0131 toplumda benzer zihin yap\u0131s\u0131 ve g\u00f6r\u00fc\u015flere sahip olan insanlar\u0131n inan\u00e7 ve de\u011fer sistemlerine uygun bir yol se\u00e7mektedirler.<\/p>\n<p>Ahlak gelenekler ve g\u00f6renekler yoluyla ta\u015f\u0131nan, yaz\u0131l\u0131 ya da yaz\u0131l\u0131 olmayan davran\u0131\u015f kurallar\u0131, ya\u015fam \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc olarak bilin\u00e7li ya da bilin\u00e7siz olarak se\u00e7ilen ya\u015fam de\u011ferleri, tasar\u0131mlar\u0131, g\u00f6revleri ile bir toplum i\u00e7inde bir arada ya\u015fayan insanlar\u0131n kendileriyle, birbirleriyle, kurumlarla ili\u015fkilerini d\u00fczenleyen ilkeler, de\u011ferler, kurallar b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Felsefenin bir dal\u0131 olan ahlak, ayn\u0131 zaman da bir bilimdir. Bir bilim olarak ahlak insan hayat\u0131n\u0131n amac\u0131 ne olmal\u0131d\u0131r, bu amaca ula\u015fmak hangi ara\u00e7lar\u0131 kullanmal\u0131, ne gibi faaliyetlerde bulunmal\u0131d\u0131r,\u00a0 yine insan\u0131n kendi tercihleri, kendisine \u00f6nc\u00fcl\u00fck edecek de\u011ferler sistemini nas\u0131l olu\u015fturmal\u0131d\u0131r? Sorular\u0131na verecekleri cevaplar ahlak yakla\u015f\u0131mlar\u0131 belirler. Bir de\u011ferler sistemi olarak ahlak\u0131n en temel sorusu, hangi ve nas\u0131l de\u011ferler sistemi sorusu olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Ahlak bu temelde insanl\u0131k a\u00e7\u0131s\u0131ndan erdem yaratma \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fc olu\u015fturur. \u0130nsan\u0131n, toplumun, sistemin bir ilkesinin, \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fcn, do\u011frusunun olmas\u0131n\u0131 ahlak sa\u011flar. Bu a\u00e7\u0131dan ahlak\u0131n kendi i\u00e7inde kimi normlar\u0131, ilkeleri\u00a0 vard\u0131r. Ahlak\u0131n olu\u015fumu da k\u00fclt\u00fcreldir, toplumun ya\u015fam bi\u00e7imi, ahlak de\u011ferlerini olu\u015fturuyor. Toplumun zihniyet bi\u00e7imi ne ise kendi ahlak de\u011ferleri de bu temelde \u00f6z ve bi\u00e7im kazan\u0131yor. Bu a\u00e7\u0131dan hem zihniyet hem \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 de\u011ferler toplumsal normlar haline gelir ve de\u011ferler olu\u015fur. De\u011ferlerimiz do\u011fal olarak \u00e7e\u015fitlidir. Kendimize, d\u00fcnyaya, evrene ve hayata bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131z\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 farkl\u0131l\u0131klar de\u011ferlerimizin de de\u011fi\u015fkenli\u011fine neden olmaktad\u0131r. Bir toplumda, o toplumun kendi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ile yaratt\u0131\u011f\u0131 ahlak ilkeleri vard\u0131r. Bireyler, toplum i\u00e7inde kabul edilen kural ve ilkeler temelinde birbirine yakla\u015f\u0131m g\u00f6sterirler. Bu kurallar, \u00f6zel veya genel davran\u0131\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n, al\u0131\u015f veri\u015flerimizin tamam\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Hem standartlar\u0131m\u0131z hem de davran\u0131\u015flar\u0131m\u0131z\u0131 belirler.<\/p>\n<p>Ahlak ayn\u0131 zaman da toplum i\u00e7inde insanlar\u0131n kendilerine sunulan kural ve de\u011ferlerle ili\u015fkisi \u00e7er\u00e7evesinde ki\u015filerin ger\u00e7ek davran\u0131\u015f\u0131 anlam\u0131na da gelir. Bir davran\u0131\u015f ilkesine tamamen ya da k\u0131smen uyma bi\u00e7imleri, bir yasa\u011fa ya da buyru\u011fa itaat etme ya da direnme bi\u00e7imleri, bir de\u011ferler b\u00fct\u00fcn\u00fc sayma ya da ihmal etme bi\u00e7imleri de bu \u015fekilde anlat\u0131l\u0131r. Ahlak\u0131n bu y\u00f6n\u00fcn\u00fcn incelenmesi, ki\u015filerin ya da gruplar\u0131n, k\u00fclt\u00fcrlerinde kendilerine a\u00e7\u0131k ya da gizli olarak verilmi\u015f olup az ya da \u00e7ok bilincinde olduklar\u0131 buyurucu bir sistem uyar\u0131nca nas\u0131l ve hangi uygulama ya da kar\u015f\u0131 gelme paylar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde davrand\u0131klar\u0131n\u0131 saptamal\u0131d\u0131r. Olaylar\u0131n bu d\u00fczlemini \u2018davran\u0131\u015flar\u0131n ahlaksall\u0131\u011f\u0131\u2019 diye adland\u0131r\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Toplumun \u00f6nemli de\u011ferlerinden olan ahlak her t\u00fcr insan edimini i\u00e7erir. Edim, yaln\u0131zca kendili\u011finden ve kendi tekilli\u011fi d\u00e2hilinde de\u011fil, ayn\u0131 zaman da bir tutuma d\u00e2hil olu\u015funda ve orada sahip oldu\u011fu yer nedeniyle de ahlaksald\u0131r. Eylem bir tutumun bir \u00f6\u011fesi ve ve\u00e7hesi olman\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, s\u00f6z konusu tutumun bir s\u00fcrecinde ki\u00a0 bir evreyi ve onunu s\u00fcreklili\u011findeki olas\u0131 bir ilerlemeyi belirtir. Ahlaksal bir eylem kendi m\u00fckemmelle\u015fmesine y\u00f6nelik olmakla birlikte, bundan yararlanarak, ki\u015fiyi yaln\u0131zca de\u011ferlere ve kurallara uygun eylemlere de\u011fil, ayn\u0131 zamanda ahlaksal \u00f6znenin ay\u0131r\u0131c\u0131 \u00f6zelli\u011fi olan belli bir varl\u0131k kipine ula\u015ft\u0131ran ahlaksal bir tutumun olu\u015fturulmas\u0131n\u0131 da ama\u00e7lar. Bu nokta da ortaya \u00e7\u0131kabilecek bir\u00e7ok farkl\u0131l\u0131k vard\u0131r.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7ta bir eylemin, ahlaksal olarak adland\u0131r\u0131labilmesi i\u00e7in bir kurala, bir yasaya ya da bir de\u011fere uygun bir edime ya da edimler b\u00fct\u00fcn\u00fcne indirgenmesi \u015fart de\u011fildir. Her ahlaksal eylemin i\u00e7inde olu\u015fturdu\u011fu ger\u00e7ek ve g\u00f6nderme yapt\u0131\u011f\u0131 yasayla bir ba\u011flant\u0131s\u0131 oldu\u011fu do\u011frudur. Ama b\u00f6yle bir eylem ve ayn\u0131 zaman da ki\u015finin kendisi o ahlaki prati\u011fin par\u00e7as\u0131n\u0131 te\u015fkil eden b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn etraf\u0131na bir s\u0131n\u0131r \u00e7izer, takip etti\u011fi kurala g\u00f6re konumunu tan\u0131mlar, kendisinin ahlak\u00ee anlamda m\u00fckemmelle\u015fmesini sa\u011flayacak belli bir varolu\u015f kipi belirler. Bunlar\u0131 yapmak i\u00e7in nefsi \u00fczerinden eyleme ge\u00e7er, kendisini tan\u0131maya giri\u015fir, denetler, s\u0131nar, geli\u015ftirir ve d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Ahlaksal bir tutumun birli\u011fine g\u00f6nderme yapmayan k\u0131smi bir ahlaksal eylem, kendili\u011fin ahlaksal \u00f6zne olarak olu\u015fumuna \u00e7a\u011fr\u0131da bulunmayan ahlaksal tutum ve \u00f6znelle\u015ftirme kipleri ile bunlara destek olan bir \u00e7ilecilik bilgisi ya da kendilik pratikleri olmaks\u0131z\u0131n bir \u00f6zne olu\u015fumu olmaz. Ahlaksal eylem, t\u0131pk\u0131 de\u011ferler, kurallar ve yasaklar sistemi gibi bir ahlaktan \u00f6b\u00fcr\u00fcne de\u011fi\u015fen, nefis \u00fczerindeki bu etkinlik bi\u00e7imlerinden ayr\u0131lmaz.<\/p>\n<p>Ahlak\u0131, toplumun \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bilinci olarak tan\u0131mlayan \u00d6nderli\u011fimiz, ahlak a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u015fu de\u011ferlendirmeyi dile getirmektedir. \u201cAhlak, ba\u015fta ekonomik \u00e7abalar olmak \u00fczere, t\u00fcm toplumsal eylemliliklerin iyi tarzda ger\u00e7ekle\u015ftirilmesini ifade eder. Dolay\u0131s\u0131yla toplumsal olan her \u015fey ahlakidir. Ahlaki olan her \u015fey de toplumsald\u0131r. \u00d6rne\u011fin ekonomi ahlaksal oldu\u011fu gibi, din de ahlaksald\u0131r. Do\u011frudan demokrasi olarak siyaset ahlak\u0131n kendisidir. O halde i\u015fin ilk kural\u0131 yani ahlak\u0131, ilk toplumlardan itibaren toplumlar i\u00e7in hayati bir konudur. En iyi i\u015f nas\u0131l yap\u0131l\u0131yorsa, o nas\u0131ll\u0131k en iyi ahlak kural\u0131 olarak zihinlere yerle\u015fir. Bu, s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde daha da yetkinle\u015ferek, sa\u011flam bir gelenek olarak toplumsal haf\u0131zaya mal olur. Ahlak art\u0131k olu\u015fmu\u015f demektir. T\u00f6re, gelenek denilen olay budur. Burada \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi gereken en \u00f6nemli husus, ahlak\u0131n zihni bir eylem oldu\u011fu kadar toplumsal i\u015fle ilgili olmas\u0131d\u0131r. Hem zihnin \u00e7abas\u0131n\u0131, hem toplumun eylemlili\u011fini gerektirir. \u015eahsen bu duruma demokrasinin ilk orijinal hali demeyi tercih ederim. Bu durumda orijinal demokrasi ve ahlak \u00f6zde\u015flik kazan\u0131yor.\u2019\u2019<\/p>\n<p>Bu de\u011ferlendirmeden anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi, toplum demek, belli \u00f6l\u00e7\u00fcler, ilkeler toplam\u0131 demektir. Toplumlar\u0131n kendilerine g\u00f6re zihniyet ve vicdan yap\u0131lanmalar\u0131 vard\u0131r. Bu nedenle toplum hayat\u0131nda yapma eylemi \u00f6nemli bir yer tutar. Ahlak ta bu eylemin kendisini olu\u015fturur yani bu eylemin i\u00e7indedir. Nas\u0131l ki insan ve toplum eylemsiz olmazsa, ahlak da eylemi \u015fart k\u0131lar. Ahlak bir eylem durumudur. Eylemi olmayan insan\u0131n ahlak\u0131 da olamaz. Ahlak ayn\u0131 zaman da tutum belirlemek, tav\u0131r almakt\u0131r. \u015eu \u015fekilde de ifade edebiliriz, zihniyet devrimi nas\u0131l ki bir anlama devrimi ise vicdan devrimi de bir duygu devrimidir. Ahlak da her iki devrimin pratikle\u015fmesi, ger\u00e7ekle\u015fmesi demektir. \u0130nsan\u0131n anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 pratikle\u015ftirmesi ahlakl\u0131 olmas\u0131na yol a\u00e7ar. \u0130nsan ne kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc anlam g\u00fcc\u00fcn\u00fc yarat\u0131rsa o kadar da b\u00fcy\u00fck ahlaki eylemleri ger\u00e7ekle\u015ftirir. \u00d6nderli\u011fimizin de belirtti\u011fi gibi en b\u00fcy\u00fck ahlaki eylem geli\u015fen anlam g\u00fcc\u00fc ile ger\u00e7ekle\u015fir. Yani ahlak zihni bir eylemdir. Devrimci ahlaki tutum, ideolojik, politik ve \u00f6rg\u00fctsel \u00e7izgi temelinde olu\u015fan yeni toplumsall\u0131\u011fa, kurallardan da ba\u011f\u0131ms\u0131z b\u00fcy\u00fck bir tutku ile ba\u011flanmay\u0131 ifade eder. Yeni olu\u015fan toplumsall\u0131\u011f\u0131 ya\u015fam\u0131n var olu\u015f ko\u015fulu olarak alg\u0131lar. Ya\u015fam\u0131n\u0131 yeni toplumsall\u0131k olu\u015fturur.<\/p>\n<p>Ahlaki ya\u015fam da \u00f6z\u00fcnde olu\u015fan bu toplumsall\u0131\u011fa s\u00fcrekli zihniyet ve \u00f6zg\u00fcr iradeyle kat\u0131l\u0131m g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6stermektir. Yeni toplumsall\u0131\u011f\u0131 geli\u015ftirenler b\u00fcy\u00fck ahlaki tutuma sahip oland\u0131r. En b\u00fcy\u00fck de\u011ferleri yaratanlarda onlard\u0131r. \u0130yilik, do\u011fruluk ve g\u00fczellik nas\u0131l ki ahlak\u0131n \u00f6z\u00fc ise, ayn\u0131 zaman da \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve demokrasiyle \u00f6zsel ili\u015fki i\u00e7erisindedir. Bu a\u00e7\u0131dan ahlak toplumu bir tak\u0131m alt-\u00fcst yap\u0131land\u0131rma \u015femalar\u0131na s\u0131\u011fmaz. Her toplum ve birey ahlak olmadan ya\u015fanmayaca\u011f\u0131n\u0131 bilmelidir. Burada \u00f6nemli olan toplum ve bireyin iyi bir ahlak ile donanmas\u0131d\u0131r. G\u00fc\u00e7l\u00fc bir ahlaki yap\u0131lanma olmazsa hem toplum hem de birey a\u00e7\u0131s\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir savunma da yap\u0131lamaz. Toplum ve birey olarak onurlu ya\u015famak da kendini g\u00fc\u00e7l\u00fc savunmaktan ge\u00e7er. Toplum ve bireyin ataerkil sistem kar\u015f\u0131s\u0131nda bu kadar savunmas\u0131z b\u0131rak\u0131lmas\u0131n\u0131n en \u00f6nemli bir nedeni ahlak alan\u0131nda ya\u015fanan \u00e7\u00fcr\u00fcme ile ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Ahlak olmadan toplum ve birey olarak g\u00fc\u00e7l\u00fc bir savunma yap\u0131lamayaca\u011f\u0131 kesindir. Bu a\u00e7\u0131dan toplumsal t\u00fcm sorunlar\u0131 ve krizleri a\u015fmak a\u00e7\u0131s\u0131ndan do\u011fru bir ahlaki yap\u0131lanmaya ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu hem insanca ya\u015fam\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fc hem de sistem kar\u015f\u0131s\u0131nda ba\u015far\u0131l\u0131 olman\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Toplumlar\u0131n s\u00fcrekli bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirmeleri do\u011falar\u0131 gere\u011fidir. Form \u00e7e\u015fitlili\u011fi, ya\u015fam\u0131n zenginli\u011fidir. Kar\u015f\u0131 durulmas\u0131 gereken toplumsal formlar\u0131n kapal\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve kat\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu tutuculuk ve kapal\u0131l\u0131k kat\u0131l\u0131ktaki \u0131srard\u0131r. Bu \u0131srar toplum ve bireyin \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesinde yetersiz ve hatal\u0131 yakla\u015f\u0131mlara g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck, formlar\u0131n ucu a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve esnekli\u011fiyle ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bu temelde ahlak da de\u011fi\u015febilme ve d\u00f6n\u00fc\u015febilme kapasitesine sahiptir. Kimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve filozoflar ahlak\u0131 zaman\u0131n \u00e7ocu\u011fu olarak tan\u0131mlarlar. Bu a\u00e7\u0131dan ahlak\u0131n devaml\u0131 de\u011fi\u015fken ve s\u00fcresiz oldu\u011funu s\u00f6ylerler. Bunlar do\u011fru tan\u0131mlamalard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu g\u00fcn i\u00e7in en iyi, en do\u011fru olan yar\u0131n ortadan kalkabilir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bize y\u00f6n veren ve y\u00f6neten ilke ve kurumlar ilerde yeni d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 ile de\u011fi\u015fikli\u011fi ve yenili\u011fe u\u011frayabilir. D\u00fc\u015f\u00fcnsel anlamda de\u011fi\u015fim ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler yeni ilkeler ve olu\u015fumlar kazand\u0131r\u0131r. Yani ahlak statik de\u011fil dinamiktir. S\u00fcrekli bir devinim halindedir. <\/p>\n<p>Ahlak genel de \u00fc\u00e7 boyut da ele al\u0131n\u0131r. Bunlar bilgi, duygu ve davran\u0131\u015ft\u0131r. Ahlaki bilgi ahlak de\u011ferleri hakk\u0131ndaki bilgilerdir. \u00d6rne\u011fin, h\u0131rs\u0131zl\u0131k yapman\u0131n, yalan s\u00f6ylemenin k\u00f6t\u00fc bir \u015fey oldu\u011funu bilmek ahlaki bir bilgidir. H\u0131rs\u0131zl\u0131k yapmamak, yalan s\u00f6ylememek ahlaki bir davran\u0131\u015ft\u0131r. H\u0131rs\u0131zl\u0131k yapmas\u0131 ve yalan s\u00f6ylemesi durumunda su\u00e7luluk hissetmesi ahlaki bir duygudur. Fakat her zaman bilgi, davran\u0131\u015f ve duygu birbiriyle dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde olmayabilir. Ahlaki bilgi ve inanc\u0131m\u0131z ne kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc olursa yakla\u015f\u0131mlar\u0131m\u0131zda o temelde do\u011fru, g\u00fczel ve iyi olabilir. Bir birey e\u011fer yapt\u0131\u011f\u0131 bir hareketten dolay\u0131 su\u00e7luluk hissi duyuyorsa bu hareket ahlak d\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Ahlaki bilin\u00e7 ki\u015finin kendi benli\u011finin fark\u0131na varmas\u0131d\u0131r. Do\u011fruluk ve d\u00fcr\u00fcstl\u00fck ahlakl\u0131 olman\u0131n sonucudur. Bir yerde ahlakl\u0131 olmak demek ayn\u0131 zaman da vicdan sahibi olmak demektir. \u0130nsan\u0131n g\u00fczel ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir vicdana sahip olmas\u0131 do\u011fru ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ahlaki bilgiye ve inanca sahip olmas\u0131yla e\u015f de\u011ferdir.<\/p>\n<p>Ahlakl\u0131 davran\u0131\u015f\u0131n bir amac\u0131 da insanlar\u0131n bir arada ahenk i\u00e7inde ya\u015famas\u0131d\u0131r. Bunun i\u00e7inde ki\u015filerin ki\u015fili\u011fine sayg\u0131 duyulmal\u0131d\u0131r. Burada ba\u015fkalar\u0131na kar\u015f\u0131 de\u011fil ki\u015finin kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesine, duygusuna, davran\u0131\u015f\u0131na sayg\u0131 duymas\u0131 gerekir. Ki\u015finin ki\u015fili\u011fine sayg\u0131dan ba\u015fka ki\u015finin ya\u015fam\u0131na, bedenine de sayg\u0131 duyulmal\u0131d\u0131r. Ahlaki olan ruh ve bedenin ikisine de sayg\u0131 duyulmas\u0131d\u0131r. Bu sayg\u0131 ba\u015fkalar\u0131 taraf\u0131ndan olmas\u0131 gerekti\u011fi gibi ki\u015finin kendi kendisine de sayg\u0131 duymas\u0131 gerekir. Bu her t\u00fcrl\u00fc k\u00f6t\u00fc davran\u0131\u015flardan ve al\u0131\u015fkanl\u0131klardan uzak durmak kadar insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan zararl\u0131 olan davran\u0131\u015f ve al\u0131\u015fkanl\u0131klardan da uzak durmay\u0131 gerektirir. Ahlakilik yalandan, bireycilikten, bencillikten, gasptan, talandan, tahakk\u00fcmden, cinsiyet\u00e7ilikten, h\u0131rs\u0131zl\u0131ktan, emeksizlikten, sorumsuzluktan, keyfiyetten, do\u011faya zarar vermekten, sigara ve i\u00e7ki i\u00e7mekten vb. davran\u0131\u015f ve al\u0131\u015fkanl\u0131klardan her ko\u015ful ve ortamdan uzak durmay\u0131 gerekli k\u0131lar.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131, geli\u015ftirdi\u011fi en \u00f6nemli de\u011fer kendi hayat\u0131na katt\u0131\u011f\u0131 de\u011ferdir. \u0130nsan\u0131n kendisi ile ilgili yarg\u0131s\u0131, kendisinin nas\u0131l bir ya\u015fama sahip olup olmad\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinedir. Ya\u015fam da bilin\u00e7li ve yetkin olan insan, kendine daha fazla g\u00fcven duyar, kendini daha \u00e7ok sever ve sayg\u0131 duyar. Kendine d\u00f6n\u00fck bir i\u00e7 yo\u011funla\u015fmay\u0131 ve yarat\u0131m\u0131 olmayan insan, ya\u015fam\u0131nda gerekli ahlaki eylemlilikleri ger\u00e7ekle\u015ftiremez.\u00a0 Ki\u015finin kendine sayg\u0131, g\u00fcven ve sevgi duymas\u0131 yine erdemli olmas\u0131 hayat\u0131 i\u00e7in s\u00fcrekli de\u011ferler \u00fcretmesinden ge\u00e7er. Bu anlay\u0131\u015f ve \u00e7aba ile yakla\u015f\u0131m ki\u015finin sa\u011flam bir karakter edinmesine neden olur. Kendi karakter de\u011ferlerini yaratman\u0131n hem zorunlulu\u011funun hem de ihtiyac\u0131n\u0131n bilincinde olmak ve bu ger\u00e7ekle hareket etmek \u00f6nemlidir. \u0130nsan nas\u0131l ki maddi edimlerini yaratan bir varl\u0131k ise ayn\u0131 zamanda, ruhunu da yaratan bir varl\u0131kt\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan d\u00fc\u015f\u00fcnsel geli\u015fim kadar ruhsal geli\u015fimi de yaratmak insan olman\u0131n gerekliliklerindendir. Sayg\u0131, sevgi ve erdem, bir insan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce ve duygu g\u00fcc\u00fcne g\u00fcvenmesidir de ayn\u0131 zaman da. \u0130nsan ahlaki eylemindeki \u0131srar ve \u00e7abas\u0131 ile m\u00fckemmelli\u011fe eri\u015ferek, kendi nezdinde kendini en b\u00fcy\u00fck de\u011fer haline getirmeyi de hedef edinir. De\u011fer kavram\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan ya\u015fam kavram\u0131d\u0131r. \u0130nsan\u0131n en b\u00fcy\u00fck de\u011feri de zihinsel alanda yaratt\u0131\u011f\u0131 de\u011ferlerdir. Ya\u015famak i\u00e7in belli bir bilgiye ve bu temelde bi\u00e7imlenen davran\u0131\u015flara ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bilgisiz de fiziki bir ya\u015fam s\u00f6z konusudur ancak insan\u0131 insan yapan \u00f6zelliklerden muaf olunur. Hayatta kalmak, keyfi ara\u00e7larla, rastgele hareketlerle, sadece d\u00fcrt\u00fclerle, \u015fansla m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Hayatta \u2018nas\u0131l ya\u015fayaca\u011f\u0131m\u2019 se\u00e7imi ki\u015finin kendisine aittir. Ki\u015fi do\u011fru ve ya yanl\u0131\u015f se\u00e7im yapabilir. Yanl\u0131\u015f tercihler insan ve ya\u015fam\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan tehlikeli sonu\u00e7lar do\u011furur. \u0130nsan, kendini tahrip etme anlam\u0131nda bir g\u00fcce sahip olan tek canl\u0131d\u0131r. Ve tarih boyunca \u00e7o\u011fu d\u00f6nem de bu g\u00fcc\u00fcn\u00fc kullanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6nemli olan insan\u0131n tercihlerini do\u011fru yapabilece\u011fi bilince ve iradeye sahip olmas\u0131d\u0131r. Bu konuda do\u011fru ama\u00e7 edinmesi ve do\u011fru de\u011ferler \u00fcretmesidir. O halde insan\u0131n esas almas\u0131 gereken do\u011fu ama\u00e7lar ve de\u011ferler nelerdir? Hayatta kalmas\u0131 hangi de\u011ferleri gerekli k\u0131lar? Nas\u0131l bir insan ve nas\u0131l bir ya\u015fam? \u0130\u015fte t\u00fcm bu sorular\u0131 ahlak bilimi cevaplar. Bu a\u00e7\u0131dan insan\u0131n hayatta kalabilmesi i\u00e7in ahlak bilincine ve bu temelde geli\u015fen yap\u0131lanmalara ihtiyac\u0131 vard\u0131r. Ahlak\u0131n de\u011fer \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc insan hayat\u0131d\u0131r. Bu temelde ahlaki yap\u0131lanman\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc olabilmesi i\u00e7in insan edim ve eyleminin do\u011fru, iyi ve g\u00fczel olmas\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131r. \u0130nsano\u011flu iyinin, do\u011frunun ve g\u00fczelin pe\u015finden yol ald\u0131k\u00e7a, kendi y\u00fcre\u011fini ve beynini devlet\u00e7i, iktidarc\u0131 ve cinsiyet\u00e7i t\u00fcm zihniyet ve yap\u0131lanmalardan temizleyerek, erdemli bir ya\u015fam\u0131n sahibi olabilir. G\u00fc\u00e7l\u00fc bir ahlaki tutumla insan yeni yarat\u0131mlar\u0131yla kendi ya\u015fam ustal\u0131\u011f\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirir. \u0130\u015fte bu anlam da ya\u015fam bilgeli\u011finin kendisini olu\u015fturan ahlakt\u0131r. Toplumda g\u00fc\u00e7l\u00fc ahlaki bilince ve tutuma sahip olmayanlar her t\u00fcrl\u00fc sapmay\u0131 ya\u015fayabilirler. Ki\u015fiyi iyi, do\u011fru ve g\u00fczele sevk eden kendi yaratt\u0131\u011f\u0131 ahlaki yan\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Uygarl\u0131k tarihi boyunca toplumlar ahlaks\u0131z k\u0131l\u0131nmaya zorlanm\u0131\u015ft\u0131r. Devlet\u00e7i-iktidarc\u0131 ve cinsiyet\u00e7i yap\u0131lanmalarla ahlak kad\u00fckle\u015ftirilip, i\u015flevsiz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak ger\u00e7ek olan bir \u015fey var ki  o da ahlak\u0131n asla yok edilemeyece\u011fidir. Ahlak asla yok edilmedi, yok edilemez. Yok, etmek \u00d6nderli\u011fimizin de belirtti\u011fi gibi ancak toplum olmaktan \u00e7\u0131kmakla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130nsan\u0131n en temel g\u00fcc\u00fc olan toplumsall\u0131k, yarat\u0131lan ahlaki de\u011ferlerin toplam\u0131nda olu\u015fmu\u015ftur. Bu g\u00fcn b\u00fcy\u00fck oranda dumura u\u011frat\u0131lsa da ortadan kalkmam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk olarak do\u011fal toplumda geli\u015fen ahlaki yap\u0131lanmalar, sonras\u0131nda geli\u015fen ataerkil zihniyetle bir kenara itilse de, insanl\u0131k tarihinde ahlak\u0131 yeniden in\u015fa etmede b\u00fcy\u00fck \u00e7abalar g\u00f6sterilmi\u015ftir. T\u00fcm bu \u00e7abalar s\u0131n\u0131rs\u0131z ac\u0131lar ve emekler sonucu yarat\u0131lm\u0131\u015f ve bu g\u00fcn toplum ya\u015fam\u0131nda silikte olsa varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130nsan bir anlam da aray\u0131\u015flar\u0131yla da vard\u0131r. Ya\u015fam\u0131 bir yerde aray\u0131\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n ve bu temelde geli\u015fen \u00e7eli\u015fkilerimizin s\u0131n\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131nda tan\u0131d\u0131k. \u0130nsanl\u0131k tarihi boyunca insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, hakikat aray\u0131\u015flar\u0131 hep var ola gelmi\u015ftir. \u0130ktidarc\u0131, devlet\u00e7i yap\u0131lanmalar kar\u015f\u0131s\u0131nda her zaman toplumun \u00e7ileke\u015fleri olmu\u015ftur. Bu \u00e7ileke\u015fler \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde geli\u015fen hakikate ula\u015fma \u00e7abalar\u0131 s\u0131n\u0131rs\u0131z ac\u0131larla s\u00fcreklile\u015fmi\u015ftir. Anlam\u0131 yaratmak, hakikati bulmak aray\u0131\u015f\u0131nda olan insan en fazla da ac\u0131 \u00e7eken insand\u0131r. Ancak aray\u0131\u015f\u0131 olan insan ac\u0131y\u0131 hissedebilir. Ac\u0131n\u0131n ger\u00e7ek tan\u0131m\u0131n bilebilir. Aray\u0131\u015f\u0131 olmayan insan ac\u0131y\u0131 \u00e7ok fazla tan\u0131y\u0131p, hissedemez. \u0130\u015fte soyluluk da bu ac\u0131lara dayanma g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Bu g\u00fc\u00e7 insana direni\u015f g\u00fcc\u00fc a\u015f\u0131lar. Bu g\u00fc\u00e7 insan\u0131 erdemli k\u0131lar. \u00c7\u00fcnk\u00fc soylulu\u011fun oldu\u011fu yer de aray\u0131\u015f, aray\u0131\u015f\u0131nda oldu\u011fu yer de direni\u015f vard\u0131r. Soyluluk insan\u0131 \u00f6zg\u00fcr bilince ve iradeye kavu\u015fturur. Hakikat yolunda y\u0131lmaz bir sava\u015f\u00e7\u0131 k\u0131lar. S\u00fcrekli sorgulayan ve sorgulatan yakla\u015f\u0131mlar\u0131yla anlam\u0131 yaratmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Hayat\u0131 bilgeli\u011fin ve a\u015fk\u0131n g\u00fcc\u00fc ile sarar. Soyluluk, insan\u0131n kendi k\u00f6kleri \u00fczerinde b\u00fcy\u00fcmesi ve ilerlemesidir. \u0130nsan\u0131 k\u00f6k\u00fc do\u011fal toplumdur. Bu toplumun de\u011ferlerlerine ba\u011fl\u0131l\u0131k insan\u0131 soylu k\u0131lacakt\u0131r, bu de\u011ferlerden uzakl\u0131k, kopma ve d\u0131\u015fta lama da soysuzlu\u011fa yol a\u00e7acakt\u0131r. Soyluluk ya da soysuzluk i\u015fte bu tercihi do\u011fru belirleyen ahlaki irade ve inan\u00e7t\u0131r. Ahlak\u0131n \u00f6zg\u00fcr temelde geli\u015fimi de do\u011fal toplum da ya\u015fand\u0131 ve insanl\u0131k kendi k\u00f6klerine yani ahlaka ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman tekrardan \u00f6zg\u00fcr olabilecektir. DEVAM EDECEK&#8230;<\/p>\n<p>Maxmur Kad\u0131n Vakf\u0131 Sitesi \u2013 Y\u0131ld\u0131z Gever<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>\u0130nsan\u0131n insan olarak hayatta kalmas\u0131, sadece fiziki olarak ya\u015famas\u0131 de\u011fildir. \u00d6nemli olan insan\u0131n kendi hayat\u0131na verdi\u011fi anlamd\u0131r. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":6490,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[11],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-6489","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kadin","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6489","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6489"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6489\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/6490"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6489"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6489"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6489"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}