{"id":9658,"date":"2020-03-15T02:47:02","date_gmt":"2020-03-14T23:47:02","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lekolin.org\/kapitalizm-en-gelismis-egemenliktir-iktidardir\/"},"modified":"2020-05-05T13:23:42","modified_gmt":"2020-05-05T11:23:42","slug":"kapitalizm-en-gelismis-egemenliktir-iktidardir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/kapitalizm-en-gelismis-egemenliktir-iktidardir\/","title":{"rendered":"Kapitalizm En Geli\u015fmi\u015f Egemenliktir, \u0130ktidard\u0131r"},"content":{"rendered":"<p>02 A\u011fustos 2010 Pazartesi Saat 06:00<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Toplumu bi\u00e7imlendirme eylemi olarak kapitalist sekt\u00f6r\u00fcn kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 rol\u00fcn\u00fc yorumlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, toplum bi\u00e7imleri sorununa daha somut yakla\u015fm\u0131\u015f oluruz.<\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/337-7.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>Toplumu bi\u00e7imlendirme eylemi olarak kapitalist sekt\u00f6r\u00fcn kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 rol\u00fcn\u00fc yorumlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, toplum bi\u00e7imleri sorununa daha somut yakla\u015fm\u0131\u015f oluruz. \u015eu sorunu cevapland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum: Kapitalist-ekonomi ve toplum bi\u00e7imi, toplumsal-tarihsel bir zorunluluk mudur? Cevap olarak savunmam\u0131n bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc, tarihsel-toplumsal bir zorunlulu\u011fun olmad\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkindir. Tarihsel materyalizmin Marksist yorumunun (kaba materyalizm) b\u00fcy\u00fck bir yanl\u0131\u015f\u0131 ve sapt\u0131rmas\u0131, zorunluluk oldu\u011fu ideas\u0131d\u0131r. Daha da vahimi, toplum bi\u00e7imlerinin art arda d\u00fczenleni\u015fi, Hegel idealizminin materyalizm ad\u0131 alt\u0131nda sunulmas\u0131 ikincil bir t\u00fcrevden ba\u015fka i\u00e7erik ta\u015f\u0131maz. E. Kant\u2019\u0131n \u00e7ok utanga\u00e7\u00e7a yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, bu t\u00fcr nesnel geli\u015fim anlay\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00f6znenin g\u00fcc\u00fcn\u00fc, dolay\u0131s\u0131yla ahlak\u0131n bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck tercihi olarak rol\u00fcn\u00fc belirtmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Marksizm \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ahlak\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan Kant\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n da gerisine d\u00fc\u015fmektedir. Di\u011fer sa\u011f liberal anlay\u0131\u015flardan bahsetmek bile gereksizdir. Onlar kapitalizmi sadece bir zorunluluk olarak de\u011fil, tarihin son s\u00f6z\u00fc olarak de\u011ferlendirirler.\u00a0<\/p>\n<p>Dinden daha tehlikeli olan ve arkas\u0131na en tutucu din olarak pozitivizmi alan bu kapitalizm tan\u0131mlamalar\u0131n\u0131n i\u00e7y\u00fcz\u00fc a\u00e7\u0131klan\u0131p bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131lmad\u0131k\u00e7a, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck tercihinin herhangi bir \u015fans\u0131 olamaz. Zaten iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k sosyalizm ve reel sosyalizmin tarihi de kapitalizme soldan destek olma \u00e7abas\u0131n\u0131 a\u015famad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Mesele hatan\u0131n, yanl\u0131\u015f\u0131n nerede yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00fcst\u00fcndedir. Paradigman\u0131n kendisi yanl\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u00e7inden ay\u0131rt edici bir iki yanl\u0131\u015f veya do\u011frunun olmas\u0131, paradigmatik a\u00e7\u0131dan sonucu pek de\u011fi\u015ftirmez. Topluma d\u00fcz bir \u00e7izgi \u00fczerinden yakla\u015f\u0131p, s\u0131rayla her bi\u00e7iminin sanki Levhi-Mahfuz\u2019da (tanr\u0131 kat\u0131nda \u00e7ok \u00f6nceden belirlenmi\u015f) yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi bak\u0131lmaktad\u0131r: S\u0131ras\u0131 gelince ger\u00e7ekle\u015fir. Orta\u00e7a\u011f\u0131n c\u00fczi ve k\u00fclli irade tart\u0131\u015fmalar\u0131 bile bu t\u00fcr pozitivist-materyalist yakla\u015f\u0131mlar\u0131n \u00fcst\u00fcndedir. Sosyalizm u\u011fruna verilen b\u00fcy\u00fck m\u00fccadelelerin yenilgisinde belirleyici etken, topluma ili\u015fkin bu paradigmatik yakla\u015f\u0131md\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Bundan \u00f6nceki ba\u015fl\u0131klar alt\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131m tan\u0131mlamalar a\u00e7\u0131k ki bu yakla\u015f\u0131mlar\u0131n tamamen d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. Kapitalizmi zorunlu bir toplumsal a\u015fama olarak g\u00f6rmek \u015furada kals\u0131n, bu yakla\u015f\u0131m\u0131n kendisi ya bilerek ya da bilincinde olmadan bu sistemin etkisi alt\u0131ndad\u0131r ve propagandas\u0131na alet olmaktad\u0131r. Sondan s\u00f6yleyece\u011fimi \u00f6nceden s\u00f6yleyeyim. Kapitalizm bir toplum bi\u00e7imi olamaz. Etkilemek ister, etkili olur, ama bi\u00e7imi olamaz. Denilebilir ki, d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ld\u0131r d\u00fcnyaya egemen olan tek bi\u00e7im de\u011fil midir? Egemen olmak ayr\u0131 bir husus, bi\u00e7im olmak ayr\u0131 bir husustur. Tarih \u00fc\u00e7 toplum bi\u00e7imini veya tarz\u0131n\u0131 tan\u0131maktad\u0131r: \u0130lkel klan toplumu, s\u0131n\u0131fl\u0131 devlet veya uygarl\u0131k toplumu ve demokratik \u00e7oklu toplum. \u0130lkel, k\u00f6leci, feodal, kapitalist ve sosyalist toplum gibi \u00e7izgisel ilerlemeci yakla\u015f\u0131mlar fazlas\u0131yla dogmatiktir. Di\u011fer bir deyi\u015fle idealist ve kadercidir. Daha da \u00f6nemlisi, tan\u0131mlamamda \u00fc\u00e7 toplum tarz\u0131 da d\u00fcz \u00e7izgisel bir do\u011frultuda ilerlemez. Derinle\u015fen ve geni\u015fleyen d\u00f6ng\u00fcsel bir sisteme daha yak\u0131nd\u0131r. Diyalektik i\u015fleyi\u015fi kabul etmekle birlikte, u\u00e7lar\u0131n birbirini yok ederek ilerlemesi gibi bir yorumu do\u011fru bulmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmek durumunday\u0131m. Tez, antitez ve sentezci yakla\u015f\u0131mlar evrenin i\u015fleyi\u015f esaslar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamada elveri\u015fli bir mant\u0131k arac\u0131 olabilir. Ama \u00e7ok zengin, farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 beslenmeyi tan\u0131yan (simbiyotik ili\u015fki) bir diyalektik ili\u015fki tarz\u0131 veya kavray\u0131\u015f\u0131 do\u011fan\u0131n diyalektik i\u015fleyi\u015fine daha yak\u0131nd\u0131r. Veya a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 niteliktedir.\u00a0<\/p>\n<p>Unutmamak ve fark\u0131nda olmak gerekir ki, evrende en k\u00fc\u00e7\u00fck zerreciklerden tutal\u0131m kozmos seviyesindeki b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011fe kadar, olu\u015fumu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan ikilemler ve bunlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki ve etkilemelerinden do\u011fan, her ikisini ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131yan, fakat ikisinin de toplam\u0131ndan farkl\u0131 olan bir olu\u015fum tarz\u0131 esast\u0131r, evrenseldir. T\u00fcm de\u011fi\u015fimin ve geli\u015fimin temelinde bu tarz olu\u015fumu g\u00f6rmekteyiz.<\/p>\n<p>Toplum da bu olu\u015fum tarz\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir varl\u0131k de\u011fildir. Ayn\u0131 tarz\u0131n olu\u015fum diline sahiptir. \u00d6zcesi, ikilemleri s\u00fcrekli olu\u015fturur. Bundan ikisini de ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131yan, ama toplamlar\u0131n\u0131 a\u015fan yeni farkl\u0131 olu\u015fturmalara imk\u00e2n tan\u0131r. Toplumlar\u0131n de\u011fi\u015fim ve geli\u015fimlerindeki diyalekti\u011fi b\u00f6yle alg\u0131lamak, somutun bilgisine daha fazla sahip olmam\u0131z\u0131 sa\u011flar. En k\u00fc\u00e7\u00fck toplumsal birimlerden b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f bi\u00e7imlerine kadar bu diyalektik anlay\u0131\u015f\u0131yla yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, yorumlama ve alg\u0131lama g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fcn daha insani \u00f6zelliklerimizi (\u00f6zg\u00fcr insan potansiyeli) harekete ge\u00e7irece\u011fini belirtebilirim. Hem toplumu bireyde somutla\u015ft\u0131rarak sorumlu \u00f6zg\u00fcr bireyi geli\u015ftirebiliriz, hem de \u00f6zg\u00fcr bireylerden etkilenmi\u015f toplumu daha \u00e7ok \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirebiliriz. \u00d6zg\u00fcrle\u015fme imk\u00e2n\u0131 en iyi e\u015fitlik ve demokratikle\u015fme potansiyeline ve \u015fans\u0131na sahiptir.\u00a0<\/p>\n<p>Tekrar belirtmeliyim ki, toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin \u00fc\u00e7l\u00fc dinami\u011fini belirtirken bir ke\u015fifte bulunmuyorum. Sadece evrensel olu\u015fum dinamizmini topluma uyarlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Neden \u00fc\u00e7l\u00fc dinamizmler diye bir soru sorulursa, VAROLU\u015e\u2019TAN \u00f6t\u00fcr\u00fc derim. E\u011fer var olmak da bir sorun olarak cevab\u0131n\u0131 bulmak isterse, o zaman neden var\u0131z sorusuna atlamak gerekir. Fakat var olmak bence tart\u0131\u015f\u0131lmaz. Varl\u0131k olmasayd\u0131, zaten bu soru ve sorunlara da hi\u00e7 gerek olmayacakt\u0131. Olmayan bir \u015feye yer olmaz. Olmayanl\u0131k durumunda sadece olu\u015fumsuzluk, hi\u00e7bir \u015fey olmamaktan bahsedilebilir ki, bu da sa\u00e7mal\u0131k dedi\u011fimiz \u015feydir.\u00a0<\/p>\n<p>E\u011fer varl\u0131\u011f\u0131, varolu\u015fu kabul ediyorsak, olu\u015fum tarz\u0131ndan bahsetmek anlaml\u0131d\u0131r. Ya\u015fam\u0131n t\u00fcm anlam\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcncenin t\u00fcm geli\u015fimi, de\u011fi\u015fim ve geli\u015fimin olu\u015fumdan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 sezmi\u015flerdir. Bu temelde mitolojik, dinsel, felsefi ve bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnme kategorilerinde muazzam bir k\u00fclliyat olu\u015fturmu\u015flard\u0131r. Herhalde bu k\u00fclliyatlar\u0131 ink\u00e2r edemeyiz. Hepsi de esasta olu\u015fumu cevapland\u0131rmak istemi\u015ftir. Bunun i\u00e7in kimi mitolojik, kimi dinsel y\u00f6nteme ba\u015fvurmu\u015f, bunlar yetmemi\u015f, imdada felsefe ve bilim kategorileri yeti\u015fmi\u015ftir. \u0130\u015flevsellikleri ayn\u0131d\u0131r, fakat cevaplar\u0131 farkl\u0131d\u0131r. Olu\u015fumun nedeni, nas\u0131l\u0131 ve ama\u00e7lar\u0131 hep sorulmu\u015f, her kategori kendi disiplinine g\u00f6re cevaplar \u00fcretmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. En iddial\u0131 disiplin olan bilim, olu\u015fumun \u00fc\u00e7l\u00fc dinami\u011fini \u00f6nemli oranda ayd\u0131nlatm\u0131\u015ft\u0131r. Madde-enerji, par\u00e7ac\u0131k-dalga mekani\u011fi kuantumlar d\u00fczeyine ta\u015f\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda (hem teorik hem deneysel) ikilemin hep olu\u015fumlara yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu olu\u015fumlar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olan sonucun hep i\u00e7inden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ikilemin (madde-enerji, par\u00e7ac\u0131k-dalga ak\u0131mlar\u0131n\u0131n everenselli\u011fi vard\u0131r) izini ikisinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc i\u00e7inde devam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrerek farkl\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, de\u011fi\u015fimin geli\u015fme veya ters-gerileme bi\u00e7iminde oldu\u011funu, varl\u0131k dinamizminin temel karakteristi\u011finin bu tarz oldu\u011funu kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. Yeniden kan\u0131tlamaya da gereksinim yoktur.\u00a0<\/p>\n<p>Kendimize bakal\u0131m. Baba-annenin \u00e7ocu\u011fu, anne ve babaya \u00e7ok benzeyen, ikisinin kal\u0131t\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren, ama bunu farkl\u0131la\u015farak (Bu farkl\u0131la\u015fma \u00e7ok yava\u015f seyreder. Do\u011fan\u0131n her olay\u0131nda farkl\u0131la\u015fma b\u00f6yledir) yeni bir bi\u00e7imde temsil eden bir olu\u015ftur. Ezeli olu\u015fun bir zerreci\u011fi olarak da yorumlanabilir. Olu\u015fum ancak bu tarzda olmakla asl\u0131nda varl\u0131k sava\u015f\u0131n\u0131 kazan\u0131yor. Nedir varl\u0131k sava\u015f\u0131? Var kalmak nas\u0131l oluyor? Var kalmak, kendini de\u011fi\u015ftirerek s\u00fcrd\u00fcrmektir. Ni\u00e7in? Belki de var oldu\u011funu kan\u0131tlamak i\u00e7in. De\u011fi\u015ferek var olman\u0131n tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131n\u0131, muhte\u015femli\u011fini seyre dalmak i\u00e7in!\u00a0<\/p>\n<p>Sa\u00e7mal\u0131k \u015furadad\u0131r: En yak\u0131n\u0131m\u0131zdaki olu\u015flar\u0131 g\u00f6zleyerek sa\u011flam bir mant\u0131k edinmemiz gerekirken, neden bu asli hakikatten bu kadar uzakla\u015fabildik veya uzakla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131k? <br \/>E\u011fer bu sa\u00e7mal\u0131\u011f\u0131 ayd\u0131nlat\u0131rsak, esas meseleye gelmi\u015f olaca\u011f\u0131z. Toplumsal olgunun i\u015fleyi\u015f karakterini daha do\u011fu\u015fundan itibaren saran anlat\u0131m a\u011flar\u0131n\u0131, \u00f6r\u00fcnt\u00fclerini, \u00f6rt\u00fclemelerini s\u00f6z konusu ediyorum. Toplumsall\u0131k neden bu \u00f6rt\u00fclemelere ihtiya\u00e7 duydu? Zek\u00e2 bu geli\u015fmeler kar\u015f\u0131s\u0131nda neden duygusal ve analitik boyutlara b\u00f6l\u00fcnd\u00fc? \u0130\u015flevleri neler oldu? Verilecek cevaplarla toplumsall\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 oldu\u011fu gibi, olmas\u0131n\u0131 istedi\u011fimiz gibi yorumlay\u0131p de\u011fi\u015ftirebilece\u011fiz. \u0130nsan, \u00f6zne olarak, YORUMLAYIP \u0130STED\u0130\u011e\u0130 B\u0130\u00c7\u0130MDE DE\u011e\u0130\u015eT\u0130RME de\u011feri olan bir varl\u0131kt\u0131r. Yorumlama ve arzu (di\u011fer bir deyi\u015fle d\u00fc\u015f\u00fcnme ve duyumsama, isteme) ne kadar olu\u015fum dinamizmine denk d\u00fc\u015ferse, yeni bi\u00e7imin geli\u015fme \u015fans\u0131 o denli y\u00fcksek olur. Ne kadar uzak d\u00fc\u015ferse, toplumsall\u0131kta ya tutuculuk ya gerileme ya\u015fan\u0131r. Duygusal ve analitik zek\u00e2 geli\u015fimi bu sorunlar etraf\u0131nda geli\u015fir.\u00a0<\/p>\n<p>Epey felsefi yoruma ka\u00e7an bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc burada kapatmal\u0131y\u0131z. Daha \u00e7ok \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi\u2019nde a\u00e7\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. <br \/>Klan diye adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z toplumsall\u0131k, \u015f\u00fcphesiz ki dura\u011fan bir olu\u015f de\u011fildir. T\u00fcr\u00fcn fark\u0131n\u0131 (di\u011fer insan\u0131ms\u0131 primatlardan) geli\u015ftirmesi, klan toplumunun da geli\u015fmesidir. Temel sorunu var kalmakt\u0131r. Genel olarak da bir toplumun (binlerce toplulu\u011fun toplumu) sorunu \u00f6ncelikle var kalmak, ayakta durmakt\u0131r. Kendini toplum olmaktan \u00e7\u0131karmak isteyen g\u00fc\u00e7lere kar\u015f\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmakt\u0131r. Her zaman ve her yerde toplumlar\u0131n bu sorunu vard\u0131r. Bu savunma bazen tehlikelere, risklere kar\u015f\u0131 \u00f6z savunma bi\u00e7iminde varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumak hedefine kilitlenir. Bazen elveri\u015fli, simbiyotik, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 geli\u015fmeye f\u0131rsat tan\u0131yan yararl\u0131 bir ortam ve varl\u0131klar olur. O zamanda ve o yerde pozitif geli\u015fme h\u0131z kazan\u0131r. T\u00fcr\u00fcn, klan veya toplumun maddi ve manevi k\u00fclt\u00fcrce zenginle\u015fmesi ya\u015fan\u0131r. Son d\u00f6nemin sosyolojik kavramlar\u0131 olan \u2018ben ve \u00f6teki\u2019 ikilemini sarmalayarak anlat\u0131rsak, benler tehlike, risk arz eden \u00f6tekiler kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6z savunmaya ge\u00e7er. Ya \u00f6tekini yener, geli\u015fmeye devam eder  ya denge durumunda kal\u0131r, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korur ama geli\u015fme yava\u015flar  ya da yenilgiyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r, yenilgi d\u00fczeyine g\u00f6re varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 k\u0131smen veya tamamen yitirir. O zaman kendisi olarak varl\u0131k olmaktan \u00e7\u0131kar. Ba\u015fka varl\u0131\u011f\u0131n nesnesi olur. Ya da asimile edilerek, ba\u015fkas\u0131 olarak var olmaya devam eder. \u00c7arp\u0131k veya yozla\u015fm\u0131\u015f var olmalar denilen kategoriler olu\u015fur.<\/p>\n<p>Daha somut olarak, toplumun varl\u0131k m\u00fccadelesi daha basit olu\u015fum d\u00fczeylerinde bir yandan y\u0131rt\u0131c\u0131 hayvanlara av olmamak, di\u011fer yandan iklim ko\u015fullar\u0131ndan, yetersiz besin ortamlar\u0131ndan ve hastal\u0131klardan korunmak i\u00e7in do\u011fal ko\u015fullara kar\u015f\u0131 hep m\u00fccadele i\u00e7inde olur. Tehlikeler varl\u0131\u011f\u0131 tehdit ederken, elveri\u015fli ko\u015fullar olumlu geli\u015ftirir. B\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 Afrika\u2019da ve yakla\u015f\u0131k son bir milyon y\u0131l\u0131 da Avrupa ve Asya\u2019da ge\u00e7en bu ser\u00fcven temel halkalar\u0131ndan s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa ayd\u0131nlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Birbirine benzeyen, hen\u00fcz simgesel konu\u015fma tarz\u0131n\u0131 geli\u015ftirmemi\u015f, y\u00fcz ki\u015fiye varmayan say\u0131sal nicelikteki bu toplumsall\u0131k, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak biyolojik \u00f6zelliklerinin de etkili oldu\u011fu, ama daha \u00e7ok topluluk prati\u011fi nedeniyle ana-kad\u0131n etraf\u0131nda olu\u015fur, k\u00fcmele\u015fir. \u0130lk dillerin kad\u0131n ekli yap\u0131s\u0131 da bu ger\u00e7ekli\u011fi do\u011fruluyor. Toplumun anac\u0131l karakterini g\u00f6z ard\u0131 etmemek gerekir. Ana-kad\u0131n\u0131 bir \u015fef, bir otoriteden ziyade, ya\u015fam tecr\u00fcbesiyle ve \u00e7ocuk beslemesiyle do\u011fal bir \u2018idari\u2019 g\u00fc\u00e7 oda\u011f\u0131 olarak g\u00f6rmek \u00f6nemlidir. \u0130lk ev d\u00fczene\u011fine benzer yerle\u015fimlerde odak konumu ve \u00e7ekicili\u011fi daha da artar.\u00a0<\/p>\n<p>Babal\u0131k kavram\u0131 \u00e7ok sonradan ortaya \u00e7\u0131kan bir sosyal ili\u015fki olup, uzun a\u015famalarda toplum bu kavramdan yoksundur. Miras kurumu, m\u00fclkiyet d\u00fczeni geli\u015ftikten sonra ataerkilli\u011fe ba\u011fl\u0131 olarak geli\u015fir. \u00c7ocuklar\u0131n aidiyeti ve day\u0131l\u0131k, yani ana-karde\u015fli\u011fi daha erken ortaya \u00e7\u0131kan kavramlard\u0131r. Besin toplay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde avc\u0131l\u0131k, maddi ihtiya\u00e7lar\u0131 giderme bi\u00e7imleridir. Klan \u00fcyesi olmak ya\u015fam\u0131n en \u00f6nemli g\u00fcvencesidir. B\u00fcy\u00fck ihtimalle klan toplumundan d\u0131\u015flanmak veya tekle\u015fmek \u00f6l\u00fcmle sonu\u00e7lan\u0131rd\u0131. Klana sa\u011flam bir toplum \u00e7ekirde\u011fi olarak bakmak ger\u00e7ek\u00e7idir. Toplumun en asli bi\u00e7imidir.\u00a0<\/p>\n<p>Uzun geli\u015fim a\u015famalar\u0131ndan sonra co\u011frafyan\u0131n da elveri\u015flili\u011fi sayesinde neolitik toplum a\u015famas\u0131na ge\u00e7ildi\u011fini, bunun ana nehir olarak Zagros-Toros da\u011f sisteminin elveri\u015fli ortam sunmas\u0131ndan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u0131k\u00e7a dile getirdik. Anac\u0131l toplumun zirvesi olarak da bu a\u015faman\u0131n de\u011ferlendirilebilece\u011fini, art\u0131k-\u00fcr\u00fcn imk\u00e2n\u0131n\u0131n do\u011fdu\u011funu da s\u0131k\u00e7a belirttik. Sosyal bilimlerin \u00e7o\u011funlukla ilkel kom\u00fcnal d\u00fczen, eski ve yeni ta\u015f devri, vah\u015fet d\u00fczeni dedikleri bu d\u00fczende, bana g\u00f6re kom\u00fcnal anac\u0131l-toplum demenin daha anlaml\u0131 olabilece\u011fi bir a\u015famalar serisi s\u00f6z konusudur. Bu, insan toplumunun toplam ya\u015fam s\u00fcresinin neredeyse y\u00fczde doksan dokuzluk k\u0131sm\u0131n\u0131 te\u015fkil eden bir a\u015famad\u0131r. K\u00fc\u00e7\u00fcmsememek gerekir. Kom\u00fcnal anac\u0131l toplumun ba\u011fr\u0131nda art\u0131k-\u00fcr\u00fcn ve di\u011fer k\u00fclt\u00fcr de\u011ferlerini biriktirmesi kar\u015f\u0131s\u0131nda, hep yan\u0131 ba\u015f\u0131nda avare avare gezen, bazen ba\u015far\u0131l\u0131 avc\u0131l\u0131k seferleriyle gittik\u00e7e g\u00fc\u00e7 kazanan g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kurnaz erke\u011fin bu toplumsal d\u00fczen \u00fczerinde ilk egemenlik aray\u0131\u015f\u0131na y\u00f6neldi\u011fini \u00e7\u0131karsamak zor de\u011fildir. Bir\u00e7ok antropolojik belirti ve arkeolojik kay\u0131t, g\u00f6zlem ve mukayese, bak\u0131\u015f bu ihtimali g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131l\u0131yor.\u00a0<\/p>\n<p>Ataerkil toplumun \u015faman + ya\u015fl\u0131 tecr\u00fcbeli \u015feyh + askeri komutan erkek a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olu\u015fumundan da s\u0131k\u00e7a bahsettik. Yeni bir toplum bi\u00e7iminin prototipini bu geli\u015fimde aramak daha do\u011frudur. Yeni toplumdan kast\u0131m\u0131z, klan\u0131n hiyerar\u015fi kazanma durumudur. Hiyerar\u015finin kal\u0131c\u0131 s\u0131n\u0131fla\u015fma ve devlet tarz\u0131 \u00f6rg\u00fctlenmeye yol a\u00e7mas\u0131 bu b\u00f6l\u00fcnmeyi kesinle\u015ftirdi. S\u0131n\u0131f ve devleti tan\u0131yan toplum a\u00e7\u0131k ki nitelik de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Art\u0131k-\u00fcr\u00fcn\u00fcn arma\u011fan olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p de\u011fi\u015fim mal\u0131 halinde metala\u015ft\u0131r\u0131larak pazarda al\u0131\u015fveri\u015f konusu yap\u0131lmas\u0131 bu de\u011fi\u015fimin temel dinami\u011fidir. Toplumda pazar-kent-ticaret \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn\u00fcn kal\u0131c\u0131 bir unsur olarak devreye girmesiyle devletle\u015fme ve s\u0131n\u0131fla\u015fma daha da ivme kazan\u0131r. Zaman ve mek\u00e2n ko\u015fullar\u0131nda bu geli\u015fmenin nas\u0131l seyretti\u011fini de s\u0131k\u00e7a i\u015fledi\u011fimiz i\u00e7in tekrarlamayaca\u011f\u0131m. Farkl\u0131 anlat\u0131mlar olarak \u00e7e\u015fitli sosyolojiler bu yeni topluma s\u0131n\u0131fl\u0131 toplum, kent toplumu, devletli toplum, k\u00f6leci, feodal, kapitalist toplumlar ad\u0131yla bir\u00e7ok kavramlarla kar\u015f\u0131l\u0131k vermeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. S\u0131n\u0131fsall\u0131k, kentlilik ve devletlilik daha bariz ve kal\u0131c\u0131 \u00f6zellikler oldu\u011fundan, daha \u00e7ok da bu s\u00fcre\u00e7lere \u2018uygarl\u0131k\u2019, \u2018medenilik\u2019 s\u0131fat\u0131 tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131ndan, bence i\u00e7eri\u011fine uygun olarak \u2018uygar toplum\u2019, daha k\u0131salt\u0131larak uygarl\u0131k demek uygun d\u00fc\u015fer.<br \/>Fakat dikkatten ka\u00e7mam\u0131\u015f olmal\u0131 ki, uygarl\u0131k derken toplum eti\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir y\u00fccelmeyi, geli\u015fmeyi de\u011fil, d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc ve bask\u0131lamay\u0131 esas nitelik olarak yorumluyoruz. Uygar toplum eski kom\u00fcnal anac\u0131l de\u011fer yarg\u0131lar\u0131na, yani ahlak anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re b\u00fcy\u00fck bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f anlam\u0131na gelmektedir. En eski bildi\u011fimiz dil olan S\u00fcmercede bu ili\u015fki \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde dile gelmektedir. Amargi kelimesi hem \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, hem anaya ve do\u011faya d\u00f6n\u00fc\u015f anlam\u0131na gelmektedir. Ana, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve do\u011fa aras\u0131nda kurulan \u00f6zde\u015flik \u00e7arp\u0131c\u0131 ve do\u011fru bir alg\u0131lamad\u0131r. Uygar toplumu ilk defa tan\u0131yan S\u00fcmer toplumu, hen\u00fcz \u00e7ok uzak olmad\u0131\u011f\u0131 eski topluma veya kom\u00fcnal anac\u0131l topluma Amargi kelimesi ile \u00f6zlem duymaktad\u0131r. Bu toplumsal alt\u00fcst olu\u015fu S\u00fcmer orijinalinde izlemek hem m\u00fcmk\u00fcn, hem \u00e7ok \u00e7arp\u0131c\u0131 ve \u00f6\u011freticidir.\u00a0<\/p>\n<p>Kad\u0131n-erkek ili\u015fkisindeki dengenin kad\u0131n aleyhine bozulmas\u0131ndaki yans\u0131malar, \u0130nanna-Enki (Uruk ve Eridu koruyucu tanr\u0131\u00e7a ve tanr\u0131s\u0131) aras\u0131ndaki diyaloglar bi\u00e7iminde d\u00fczenlenmi\u015f ilk destan denemesinde g\u00f6r\u00fclmektedir. G\u0131lgame\u015f Destan\u0131ndan \u00f6nceki bir destand\u0131r. Kom\u00fcnal anac\u0131l d\u00fczenle veya toplumla hiyerar\u015fik ataerkil (uygarl\u0131\u011fa ge\u00e7i\u015f toplumu) toplum aras\u0131ndaki kavgay\u0131 dile getirmektedir. S\u00fcrecin \u00e7ok adaletsiz ve m\u00fccadeleli ge\u00e7ti\u011fi net\u00e7e anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Tarihi veriler S\u00fcmer toplumunun ilk a\u015famas\u0131nda ilkel demokrasi diyebilece\u011fimiz bir s\u00fcreci de ya\u015fad\u0131\u011f\u0131na dair arg\u00fcmanlar sunmaktad\u0131r. Ya\u015fl\u0131lar meclisi hen\u00fcz ataerkil bir d\u00fczene d\u00f6n\u00fc\u015fmemi\u015ftir. \u00c7ok canl\u0131 ge\u00e7en tart\u0131\u015fmalar bir nevi demokrasiye i\u015faret etmektedir. Tanr\u0131 emri (asl\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kurnaz adam\u0131n tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bir maskeli tipten kaynaklanan tek tarafl\u0131 askeri-despotik d\u00fczen ilkesidir), buyru\u011fu t\u00fcr\u00fc kavramlar hen\u00fcz olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r. Zaten \u0130nanna Destan\u0131ndaki s\u00f6yle\u015fi tarz\u0131 \u00e7ok canl\u0131d\u0131r ve toplumda olup biteni  adaletsizli\u011fi, kad\u0131n\u0131n ve birikimlerinin, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na gelen felaketleri anlatmaktad\u0131r. Belgeler \u00e7ok olsayd\u0131, Atina demokrasisini (k\u00f6leci s\u0131n\u0131f demokrasisi) \u00e7ok a\u015fan bir demokratik ge\u00e7i\u015f a\u015famas\u0131n\u0131n da bulundu\u011funu g\u00fc\u00e7l\u00fc bir olas\u0131l\u0131k olarak g\u00f6rebilir, fark edebilirdik.\u00a0<\/p>\n<p>Uygar topluma ge\u00e7i\u015fin ayn\u0131 zamanda demokratik topluma ge\u00e7i\u015fle i\u00e7 i\u00e7e olu\u015ftu\u011funu teorik olarak kestirtmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130lk ihtiyar meclislerindeki sert tart\u0131\u015fmalar demokratik toplumun ayak sesleri, ilk yans\u0131malar\u0131d\u0131r. T\u00fcm toplumlar\u0131n bu a\u015famas\u0131nda benzer bir ikileme daha tan\u0131k oluyoruz: Demokratik toplum ve uygar toplum ikilemi. Daha anla\u015f\u0131l\u0131r bir somutluk bi\u00e7iminde, devlet ve demokrasi ikilemi. Devletin oldu\u011fu her yerde demokrasi sorunu vard\u0131r. Demokrasinin oldu\u011fu her alanda bir devletle\u015fme riski vard\u0131r. Demokrasi bir devlet bi\u00e7imi olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, demokrasi olarak da devlet kavram\u0131 yanl\u0131\u015ft\u0131r. \u0130kisi aras\u0131ndaki ili\u015fkinin niteli\u011fine \u00e7ok dikkat etmek gerekir.<br \/>Tarih boyunca \u00fczerinde oynanan bir ikilem de bu olmu\u015ftur. Geli\u015fenin (eski toplumun ba\u011fr\u0131ndan) demokrasi mi, devlet mi oldu\u011fu b\u00fcy\u00fck \u00e7arp\u0131tmalara, tart\u0131\u015fmalara yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. S\u00fcrecin i\u00e7 i\u00e7eli\u011fine ili\u015fkin kendisinin \u00e7ok kavgal\u0131, \u00e7eki\u015fmeli ve sava\u015fl\u0131 ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6stermektedir. \u00d6rne\u011fin en iyi bildi\u011fimiz \u0130slam \u00f6rne\u011finde demokratiyet-cumhuriyet ve saltanat tart\u0131\u015fma ve kavgalar\u0131 \u00e7arp\u0131c\u0131 ve nettir. Hz. Muhammed\u2019in Medine Mukavelesi sanki J. J. Rousseau\u2019nun Toplumsal S\u00f6zle\u015fmesi gibidir. Kuran ve hadislerde bu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zlenebilir. Fakat yan\u0131 ba\u015flar\u0131nda \u00e7ok g\u00fc\u00e7lenmi\u015f olan a\u015firet aristokrasisi, \u00f6zellikle Kurey\u015f kabilesinin hiyerar\u015fik d\u00fczeni a\u00e7\u0131ktan Bizans ve Sasani \u00f6rne\u011fi bir saltanat aray\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. Daha Hz. Muhammed zaman\u0131nda bu kavga vard\u0131r. Zaten Mekke ile Medine aras\u0131ndaki kavgan\u0131n bir anlam\u0131 da yeni d\u00fczen cumhuriyet mi (Arap\u00e7a halk demokrasisi demektir), saltanat m\u0131 (babadan o\u011fla ge\u00e7en monar\u015fik d\u00fczen) olacak kavgas\u0131d\u0131r. Hz. Muhammed\u2019in Mekke\u2019den ka\u00e7\u0131\u015f\u0131yla (M.S. 610) ba\u015flayan bu kavgal\u0131 s\u00fcre\u00e7, Hz. Ali\u2019nin 661 y\u0131l\u0131nda halen ayn\u0131 \u015fiddete benzer bir \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n bug\u00fcn de yan\u0131 ba\u015f\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi Kufe\u2019de \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesiyle, saltanat yanl\u0131s\u0131 Muaviye kli\u011fi bu elli y\u0131ll\u0131k kavgadan zaferle \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. O d\u00f6nemde \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc a\u015firet hiyerar\u015fik d\u00fczeni cumhuriyete, daha do\u011frusu ilkel bir demokrasiye bile \u015fans tan\u0131mamaktad\u0131r. \u0130slamiyet\u2019i bir de bu a\u00e7\u0131dan ger\u00e7ek bir sosyolojik ara\u015ft\u0131rmaya tabi tutmak hayli \u00e7arp\u0131c\u0131 ve ilgin\u00e7 sonu\u00e7lar verecektir!<\/p>\n<p>Tarih di\u011fer \u00e7arp\u0131c\u0131 bir \u00f6rne\u011fi \u0130ran Pers \u0130mparatorlu\u011fu kurulurken de sunmaktad\u0131r. Persler Med Konfederasyonunun miras\u0131n\u0131 uzun bir tart\u0131\u015fma ve kavgadan sonra imparatorlu\u011fa \u00e7evirdiler. Bunda Akamenit s\u00fclalesi belirleyici rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Medyal\u0131 rahiplerin \u00f6nderli\u011finde M.\u00d6. 560\u2019lardan 520\u2019lere kadar \u00e7ok \u015fiddetli bir d\u00f6nemin ge\u00e7ti\u011fine dair \u00e7ok g\u00f6sterge vard\u0131r. Sahte Kambiz en \u00e7arp\u0131c\u0131 \u00f6rnektir. H\u00e2lbuki daha \u00f6nceki Med Konfederasyonunun kurulu\u015fu tipik bir ilkel demokrasi \u00f6rne\u011fidir. Heredot Tarihi bu konuda ilgin\u00e7 anlat\u0131mlar sunmaktad\u0131r. <br \/>Atina demokrasisi di\u011fer iyi bilinen \u00f6rneklerdendir. Gerek Isparta Krall\u0131\u011f\u0131yla gerek Persler ve Makedonlarla yapt\u0131klar\u0131 sava\u015f, di\u011fer bir anlamda demokrasi mi, imparatorluk veya krall\u0131k m\u0131 sava\u015f\u0131d\u0131r. \u0130lkel de olsa, s\u0131n\u0131f temelinde de olsa, demokratik toplum mu, uygarl\u0131k toplumu mu tart\u0131\u015fmas\u0131 ve kavgas\u0131 hep vard\u0131r. Roma\u2019da cumhuriyet ve imparatorluk kavgas\u0131, ba\u015fta Sezar olmak \u00fczere en \u00fcnl\u00fc ki\u015filiklerin bile bu kavgalarda \u00f6ld\u00fcr\u00fclebilece\u011fini, dolay\u0131s\u0131yla \u015fiddetli, sava\u015fl\u0131 bir ikilemin var oldu\u011funu g\u00f6sterir. Bu \u00f6rnekler \u00e7o\u011falt\u0131labilir. Hatta konuya ilgimizi y\u00fcksek tutabilmek ve kavray\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fc geli\u015ftirmek i\u00e7in, b\u00fcy\u00fck Frans\u0131z ve Rus Devrimlerini de bu a\u00e7\u0131dan tan\u0131mlayabiliriz.<br \/>Fransa Devrimi (1789) mutlak monar\u015fiye kar\u015f\u0131 ba\u015flat\u0131ld\u0131. Cumhuriyetle (radikal toplumsal demokrasi) sonu\u00e7land\u0131. \u00c7ok \u015fiddetli, yani devrimci ter\u00f6r d\u00f6neminden ge\u00e7ti. Triumviral\u0131k\u2019tan sonra Napolyon \u0130mparatorlu\u011fuyla devam etti. \u00c7e\u015fitli ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemlerinden sonra g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar be\u015f cumhuriyet ilan\u0131 tan\u0131d\u0131. Alt\u0131nc\u0131s\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>B\u00fcy\u00fck Rus Devriminde (1917) perde daha radikal bir demokrasiyle a\u00e7\u0131ld\u0131 (Sovyet, \u015furalar d\u00f6nemi). \u0130\u00e7 sava\u015fta devrimci diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc tan\u0131d\u0131. Stalin d\u00f6neminde diktat\u00f6rl\u00fck kal\u0131c\u0131la\u015ft\u0131. 1989\u2019da Frans\u0131z Devriminin iki y\u00fcz\u00fcnc\u00fc y\u0131ld\u00f6n\u00fcm\u00fcnde tekrar demokrasiye d\u00f6nd\u00fc. Halen demokrasisini geli\u015ftirmek istiyor. Kapitalistik modernizm d\u00f6neminde benzer y\u00fczlerce \u00f6rnek neredeyse her y\u0131l ya\u015fanmaktad\u0131r. <br \/>Bu uzun \u00f6rneklerle anlat\u0131m\u0131 iki ili\u015fki yuma\u011f\u0131, uygarl\u0131k ve demokrasi odakla\u015fmas\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkili, gergin ve kavgal\u0131 ortam\u0131, alan\u0131 yans\u0131tmak a\u00e7\u0131s\u0131ndan sundum.<\/p>\n<p>Dikkat edilmesi gereken en \u00f6nemli bir husus da, iki yeni toplumun da kom\u00fcnal toplum \u00fczerinde varl\u0131k bulmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131d\u0131r. Tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, kom\u00fcnal toplum halen de devam eden, toplumlar\u0131n t\u00fcm dokular\u0131nda kal\u0131nt\u0131 halinde de olsa varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren ve vazge\u00e7ilmez insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn sonuna kadar kal\u0131c\u0131 olaca\u011f\u0131ndan ku\u015fku duyulmamas\u0131 gereken \u2018ana h\u00fccre\u2019 toplumudur. Nas\u0131l ki ana h\u00fccreler v\u00fccudun de\u011fi\u015fik dokular\u0131nda b\u00fcnyeyi besleyip tamir etmek, gerekti\u011finde yeniden in\u015fa etmek rol\u00fcn\u00fc oynuyorlarsa, kom\u00fcnal anac\u0131l toplum da t\u00fcm ikilemli toplumlarda varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 benzer tarzda s\u00fcrd\u00fcrmektedir. B\u00fcnyesinden do\u011furdu\u011fu demokratik ve uygar toplumlarda \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131, gergin, bazen uzla\u015fmal\u0131 da olsa kom\u00fcnal toplumun yok olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve olmayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u0131k\u00e7a vurgulamam\u0131n \u00f6nemli nedenleri ve sonu\u00e7lar\u0131 vard\u0131r. Yeri geldi\u011finde sunmaya s\u0131k s\u0131k devam edece\u011fim.\u00a0<\/p>\n<p>Demokratik toplumla uygar toplum aras\u0131nda hep \u00e7at\u0131\u015fmadan bahsetmem uzla\u015fma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u0131\u015flam\u0131yor. Tersine, bu iki toplum aras\u0131nda uzla\u015fma esast\u0131r. Daha do\u011frusu esas olmal\u0131yd\u0131. Bunun ba\u015fta gelen nedeni de, u\u00e7lar\u0131n birbirini yok etmedi\u011fi bir diyalektik anlay\u0131\u015f\u0131n da sonucu olarak, demokratik toplumla uygarl\u0131k toplumu birbirisiz edemezler. Birinin varl\u0131\u011f\u0131 di\u011feriyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Vurgulad\u0131\u011f\u0131m gibi, demokrasi ve uygarl\u0131k \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ayn\u0131 kom\u00fcnal ana toplumdan al\u0131rlar. Demokrasi daha \u00e7ok hiyerar\u015fik \u00fcst tabakan\u0131n ihanetine, bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcne u\u011fram\u0131\u015f alt \u00e7o\u011funlu\u011fu ve \u00e7okluklar\u0131 kendine esas al\u0131rken, uygarl\u0131k daha \u00e7ok \u00fcst tabakan\u0131n bask\u0131, s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve ideolojik hegemonyas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren kesimini temel al\u0131r. Tabii bu kesimler b\u0131\u00e7akla kesilmi\u015f gibi birbirinden ve kom\u00fcnal ana toplumdan kopmazlar. \u0130\u00e7 i\u00e7edirler, fakat farkl\u0131l\u0131klar\u0131 epey geli\u015fmi\u015f odaklard\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Bu noktada bir b\u00fct\u00fcn olarak toplum kavram\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irmemiz gere\u011fi vard\u0131r. Hem de s\u0131k s\u0131k hat\u0131rlamak, bilince \u00e7\u0131karmak kayd\u0131yla. Toplumlar s\u0131n\u0131fla\u015fman\u0131n, her s\u0131n\u0131f i\u00e7inde binlerce alt gruplar\u0131n, milyonlarca ailenin, s\u0131n\u0131fla\u015fmam\u0131\u015f, s\u0131n\u0131fla\u015fmaya kar\u015f\u0131 direnen her t\u00fcr toplulu\u011fun, k\u00fcreselle\u015fenler kadar yerelle\u015fen birimlerin, dinlerin, dillerin, siyasilerin, ekonomilerin, a\u015firetlerin, uluslar\u0131n, uluslararas\u0131lar\u0131n, kaos ve d\u00fczenlerin gergin, dingin, \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131, dayan\u0131\u015fmal\u0131 bin bir \u00e7e\u015fitten ili\u015fki ve \u00e7eli\u015fkilerin i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fi, teklik bi\u00e7iminde de\u011fil, tekillerin binlercesinin b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Bu b\u00fcy\u00fck karma\u015fa i\u00e7inde demokrasi ve devlet birbirini dengeledi\u011fi oranda, bar\u0131\u015fa yak\u0131n bir toplumsal d\u00fczen olu\u015fur. Tam bar\u0131\u015f hali ancak devletsiz hali gerektirir ki, teorik olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclse bile, pratikte hen\u00fcz bundan \u00e7ok uza\u011f\u0131z.\u00a0<\/p>\n<p>T\u00fcm toplumu, hatta devlet toplumunu da kapsayan uzun s\u00fcreli bir demokratik ya\u015fam ancak tam bar\u0131\u015fa g\u00f6t\u00fcrebilir. Var olan tarih momentinde s\u00f6z konusu olan g\u00fc\u00e7lerin dengesine (devlet ve demokrasi g\u00fc\u00e7lerinin) dayal\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131z s\u00fcre\u00e7 olarak bar\u0131\u015flardan bahsedebiliriz. Demokrasi devleti tam yutmak isterse, mevcut tarihi momentte daha \u00e7ok kaotik \u00f6zellikler a\u011f\u0131r basar. Bir\u00e7ok \u00fclkede ya\u015fanan deneyim bunu g\u00f6sterir. Devlet demokrasisizli\u011fi s\u00fcrekli dayat\u0131rsa, despotik, diktat\u00f6rl\u00fck sistemleri olu\u015fur ki, yine mevcut tarihsel momentte sonu\u00e7 kaostur. Tarihsel s\u00fcre\u00e7 de denilen uygarla\u015fma yakla\u015f\u0131k be\u015f bin y\u0131ld\u0131r devam ediyor. Demokrasi daha s\u0131n\u0131rl\u0131 ya\u015fama \u015fans\u0131 buldu. Ama toplum ezici \u00e7o\u011funluk ve \u00e7okluklar olarak hep demokrasiyi bekledi. Onun i\u00e7in m\u00fccadele etti. Belki binlerce y\u0131l ge\u00e7se de, ayn\u0131 bi\u00e7imde olmasa bile, bir t\u00fcr olarak devlet ve demokrasiler i\u00e7 i\u00e7e ya\u015famaya devam edecekler.<\/p>\n<p>Sorun olan devlet ve demokrasiyi ayr\u0131\u015ft\u0131rmak kadar, nas\u0131l verimli olarak ya da en az\u0131ndan birbirini ink\u00e2r etmeden bir aradal\u0131klar\u0131n\u0131 sistematik kurallarla belirlemektir. Belki de yeni t\u00fcrde anayasalar olu\u015fturmak gerekecektir. Mevcut devlet ve demokrasi i\u00e7 i\u00e7eli\u011fi tam bir kand\u0131rmacad\u0131r. Birbirlerinin ay\u0131b\u0131n\u0131 gidermeye yarayan, \u00e7\u0131plak v\u00fccudun ay\u0131pl\u0131 yerlerini \u00f6rten asma yapraklar\u0131 \u00f6rne\u011fidir. Bu durum a\u015f\u0131lmadan, tutarl\u0131 bir devlet ve demokrasi tart\u0131\u015fmas\u0131 bile yap\u0131lamaz. En modern iki devrim olan Frans\u0131z ve Rus Devrimleri bu konuda geli\u015fme ve netlik kazand\u0131rma \u015furada kals\u0131n, karma\u015fay\u0131 daha da artt\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Siyaset teorisinin en az\u0131ndan demokrasiye a\u00e7\u0131k devletle (kendini demokrasi yerine koymayan ve demokrasiyi yasaklamayan) devleti ink\u00e2r etmeyen (kendini h\u0131zla devletle\u015ftirmeyen ve devleti hep y\u0131k\u0131lmas\u0131 gereken engel olarak g\u00f6rmeyen) demokrasinin i\u00e7erik ve bi\u00e7im belirlemesini tam yapmaya \u015fiddetle ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Teoriye ger\u00e7ekten ihtiya\u00e7 vard\u0131r  fakat pratik ortam\u0131n karma\u015fa haline cevap veren teoriye ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Devlet ve demokrasinin daha az \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 ve birbirlerini daha verimli k\u0131lacak bi\u00e7imlerinin hem \u00e7ok gerekli hem de m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa, ihtiya\u00e7 duyulan en g\u00fc\u00e7l\u00fc siyasi olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n bu temelde geli\u015ftirilmesi gerekti\u011fine inan\u0131yorum. Mevcut devletler demokrasiyi \u00f6zde tan\u0131m\u0131yor. Devletler \u00e7ok hantal ve dev c\u00fcsselidir. Demokrasiler ise birer devlet karikat\u00fcr\u00fc olarak \u00e7ok \u00e7arp\u0131k ve i\u015flevsizdir. Siyaset felsefesinin ve prati\u011finin en temel meselesinin bu oldu\u011fu ku\u015fkusuzdur.\u00a0<\/p>\n<p>Tekrar belirteyim, bir\u00e7ok yenilik i\u00e7eren bu hususlar\u0131 \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi kitab\u0131nda geni\u015f\u00e7e tart\u0131\u015faca\u011f\u0131m. <br \/>Geleneksel liberal ve sosyalist paradigmalardan farkl\u0131 bir paradigmay\u0131, ana teorik \u00e7er\u00e7eveyi sundu\u011fumun fark\u0131nday\u0131m. Daha da i\u00e7erik kazand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Bu k\u0131sa \u00e7er\u00e7eveyi bir \u2018toplum bi\u00e7imi\u2019 olarak kapitalizmi nereye ve nas\u0131l oturtaca\u011f\u0131m sorununa yan\u0131t vermek i\u00e7in \u00e7izdim. A\u00e7\u0131k ki kapitalizmi salt bir ekonomik bi\u00e7im olarak g\u00f6rmedi\u011fim gibi, bir toplum bi\u00e7imi olarak da g\u00f6rm\u00fcyorum.<br \/>\u00d6ncelikle kapitalist ekonomi denilen ili\u015fkiyi bir uygar toplum b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde g\u00f6rmeye \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m. Kapitalist ekonominin, de\u011fi\u015fim ekonomisi de denilen metala\u015fman\u0131n pazar ili\u015fkisi ve rekabetinin \u00fcst\u00fcnde t\u00fcneyen ve esas olarak fiyatlarla oynayarak ve farkl\u0131 alanlar aras\u0131nda olu\u015fan farkl\u0131 fiyatlardan yararlanarak kurulan bir tekelcilik kazanc\u0131na dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 iyi kavray\u0131p \u00f6z\u00fcmsemek gerekir. Asl\u0131nda de\u011fi\u015fim de\u011feri yaratan bir sekt\u00f6r olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da bu tan\u0131m gere\u011fi iyi anlamal\u0131y\u0131z. Genel ekonomik ya\u015fam\u0131n \u00e7ok c\u00fczi bir k\u0131sm\u0131yla ilgilidir. Ama stratejik konumu nedeniyle bu belirleyicilik sa\u011flayan bir c\u00fcziliktir. \u00c7ok az ki\u015finin elinde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde biriken bir de\u011fi\u015fim de\u011feri toplam\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla hem arz hem taleple oynama stratejik \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc vard\u0131r. Unutmamak gerekir ki, bu \u00fcst\u00fcnl\u00fck o g\u00fcne kadar devletlerde de yoktur. \u0130lgin\u00e7 olan, bu \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn do\u011fu\u015fu ve kullan\u0131l\u0131\u015f tarz\u0131d\u0131r. Do\u011fu\u015funu az \u00e7ok anl\u0131yoruz. Kullan\u0131l\u0131\u015f\u0131 s\u00fcrekli sermaye b\u00fcy\u00fcmesine dayand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, \u00e7ok daha \u00e7arp\u0131c\u0131 ve toplumu alt\u00fcst edicidir. Buna devrimci demek topluma ihanetle \u00f6zde\u015ftir. \u00d6zellikle tarihsel-demokratik topluma! <br \/>Sermayenin kendini b\u00fcy\u00fcterek (Ekonominin s\u00fcpermenleri ekonomi politikac\u0131lar\u0131n kanun ad\u0131n\u0131n kutsiyetinden de yararlanarak cilalay\u0131p sunduklar\u0131 me\u015fhur k\u00e2r kanunu) kulland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n en ince ve k\u0131l\u0131f\u0131na uydurularak yap\u0131lm\u0131\u015f bir talan oldu\u011funu ekonomi-politik bilimi ne zaman itiraf edecek? G\u00fc\u00e7l\u00fc ve kurnaz adama neden kapitalist demiyorum? \u00c7\u00fcnk\u00fc el koyu\u015fu a\u00e7\u0131k g\u00fcce ve sava\u015fa dayal\u0131 da ondan. Sava\u015f\u0131n tuzak demek oldu\u011funu tabii unutmuyoruz. Hukuka, dine uydurmaya, k\u0131l\u0131fa b\u00fcr\u00fcnd\u00fcrmeye gerek duymaz. Yaln\u0131z kapitalist ekonominin hakk\u0131n\u0131 \u015fu noktada teslim etmek gerekir: Kendinden \u00f6nceki devlet-ekonomi ili\u015fkisi cebren el koymaya dayan\u0131yordu. Hiyerar\u015finin \u00f6rf hukuku ve gelene\u011fi mensup oldu\u011fu dinin \u201ck\u00e2firin mal\u0131 helal  kural\u0131 a\u00e7\u0131k gaspa, ganimeti hak bellemeye cevaz veriyordu. Yani g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kurnaz adam art\u0131k devlet oluyordu. Kapitalist ekonomi bu noktada klasik devletten ayr\u0131\u015f\u0131r. Z\u0131tla\u015f\u0131r demiyorum. Uygar toplumun geli\u015fim d\u00fczeyi ganimet t\u00fcr\u00fc bir talan\u0131 verimli k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131nda bu sekt\u00f6re g\u00fcn do\u011far. Zaten k\u00f6leci ve feodal devletin verimsizle\u015fmeye (a\u00e7\u0131k gasp, talan demek olan ganimet hakk\u0131 verimli olmad\u0131\u011f\u0131nda, toplumun iliklerini kurutup art\u0131k-\u00fcr\u00fcn \u00fcretemez s\u0131n\u0131rlara ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131nda) ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 an ve s\u00fcre\u00e7lerde devreye girmesi bu fark\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yor. Kendine yeni bir ekonomik d\u00fczen yaftas\u0131n\u0131 vurma \u015fans\u0131 tan\u0131yor. <br \/>K\u00f6leci devlet tekeli ilk \u00e7a\u011flarda \u00e7ok verimlidir. Firavun piramit mezarlar\u0131na, Greko-Romen kent kal\u0131nt\u0131lar\u0131na bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda kendini g\u00f6sterir. Kapitalistik sekt\u00f6r bu d\u00f6nemde de vard\u0131r, ama \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Devlet tekelinin verimlili\u011fi ona, o sekt\u00f6re geli\u015fme \u015fans\u0131 tan\u0131m\u0131yor veya \u00e7ok az tan\u0131yor. K\u00f6leci \u00e7al\u0131\u015fma d\u00fczeni verimsizle\u015fti\u011finde, feodal \u00e7al\u0131\u015fma d\u00fczeninin yayg\u0131nla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. K\u00f6leci uygarl\u0131\u011f\u0131n neden verimsizle\u015fti\u011fini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek konumuz de\u011fildir. Bu uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00e7ok uzun s\u00fcren (M.\u00d6. 4000-M.S. 500) \u00e7al\u0131\u015fma ve ya\u015fam anlay\u0131\u015f\u0131yla, geni\u015f mek\u00e2nlara yay\u0131l\u0131m\u0131yla, muazzam masraf yap\u0131s\u0131yla, zorla ve k\u00f6lece daha fazla alan ve insan elde edili\u015finin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n t\u00fckenmesiyle, i\u00e7ten ve d\u0131\u015ftan binlerce demokratik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck karakterli direni\u015f ve isyanlarla a\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmekle yetinelim.\u00a0<\/p>\n<p>\u0130n\u015fa edilen ve daha \u00e7ok \u0130slam Ortado\u011fu\u2019suyla Avrupa H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131nca temsil edilen uygarl\u0131k toplumu  miras\u0131n\u0131 devrald\u0131\u011f\u0131 Greko-Romen uygarl\u0131\u011f\u0131na ve onlar\u0131n da \u00fczerine kuruldu\u011fu S\u00fcmer ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131na nazaran farkl\u0131 bir me\u015fruiyet ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc tarz\u0131na dayand\u0131. \u0130ki din g\u00fc\u00e7l\u00fc bir me\u015fruiyet sunarken, k\u00f6leye nazaran biraz kendisinin olan serf k\u00f6yl\u00fcyle uygar toplum kendini yenilemeyi ba\u015fard\u0131. \u015e\u00fcphesiz \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131l yoksullar\u0131n vicdan\u0131 olan H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n uzun bir s\u00fcresiyle \u0130slam\u2019\u0131n farkl\u0131 mezhep \u00f6rt\u00fcs\u00fc alt\u0131nda s\u00fcren e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck m\u00fccadelesi, dolay\u0131s\u0131yla demokratik toplum \u00e7abalar\u0131 ve aray\u0131\u015flar\u0131, uygarl\u0131\u011f\u0131n hem kendini yenilemesinde hem de daha ta\u015f\u0131n\u0131r k\u0131l\u0131nmas\u0131nda ba\u015fat rol\u00fc oynar. Uygarl\u0131k ideologlar\u0131nca iddia edildi\u011fi gibi, bu durum uygarl\u0131\u011f\u0131n y\u00fcceli\u011finden, onurlu geli\u015fiminden kaynaklanm\u0131yor. Baz\u0131 kazan\u0131mlar\u0131 varsa bile, eski kom\u00fcnal toplum kal\u0131nt\u0131lar\u0131, a\u015firetlerin, kavimlerin, k\u00f6lelerin ka\u00e7\u0131\u015f\u0131 ve yoksullar\u0131n binlerce direni\u015f ve isyanlar\u0131yla bu evreye eri\u015fildi.\u00a0<\/p>\n<p>Uygar toplumda bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn yeni me\u015fruiyet ara\u00e7lar\u0131yla kendini yenilemesi, temel ara\u00e7lar\u0131 olan s\u0131n\u0131f, kent ve devletin de yenilenmesini sa\u011flad\u0131. Serf-seny\u00f6r, kent-pazar, devlet-kul ili\u015fkilerinin yeni ortam\u0131nda kapitalist \u00f6\u011felerin geli\u015fmesi kolayla\u015ft\u0131. \u00c7in\u2019den Atlas Okyanusuna kadar pazar etraf\u0131nda geli\u015fen kentler, meta \u00fcretiminin h\u0131zlanmas\u0131n\u0131 ve de\u011fi\u015fimin derinlik ve geni\u015flik kazanmas\u0131n\u0131 beraberinde getirdi. Pazarlar aras\u0131ndaki fiyat fark\u0131 tekelci t\u00fcccar k\u00e2rlar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fclmemi\u015f seviyelere ula\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131. Kentlerin ilk defa k\u0131rsal alan kar\u015f\u0131s\u0131nda denge sa\u011flamas\u0131 imk\u00e2n dahiline girdi. Uzakdo\u011fu ve Avrupa aras\u0131nda \u0130slam uygarl\u0131\u011f\u0131 bir nevi ticaret uygarl\u0131\u011f\u0131yd\u0131. Ticari a\u00e7\u0131dan Avrupa i\u00e7in ne gerekliyse onu sundu. Hem maddi hem manevi k\u00fclt\u00fcr olarak\u2026 Uygarl\u0131\u011f\u0131n di\u011fer temel ara\u00e7lar\u0131 zaten ilk\u00e7a\u011fdan beri sunulmaktad\u0131r. Kent, s\u0131n\u0131f ve devletin ta\u015f\u0131nmas\u0131 \u0130slamiyet ile sona eriyor. Bunda \u015f\u00fcphesiz Araplar ve Yahudiler ba\u015frol\u00fc oynad\u0131lar. Antik\u00e7a\u011fda Greko-Romenlerin yar\u0131m b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 i\u015fleri Arap ve Yahudi bilgin, zanaatk\u00e2r ve t\u00fcccarlar\u0131 tamamlad\u0131lar. <br \/>Ortado\u011fu uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n tek \u00f6nemli eksikli\u011fi, kapitalist sekt\u00f6r\u00fcn kentleri a\u015f\u0131p bir \u00fclke mek\u00e2n\u0131nda ba\u015fat rol oynamamas\u0131yd\u0131  Amsterdam ve London\u2019un ba\u015fard\u0131\u011f\u0131n\u0131 ba\u015faramamas\u0131yd\u0131. Bunda Avrupa mutlak\u0131yet rejimlerinden daha ezici merkezi despotik otorite ba\u015frol\u00fc oynad\u0131. \u00c7in ve Hindistan\u2019daki siyasi yap\u0131lanma Ortado\u011fu saltanatlar\u0131ndan da merkezi ve asimetrik ezici bir \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011fe sahipti. Japonya k\u0131smen Avrupa tarz\u0131 feodal siyasi yap\u0131lanmada kald\u0131.\u00a0<\/p>\n<p>16. y\u00fczy\u0131la dayand\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, kadim Asya uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n yeni hamle takatleri kalmam\u0131\u015ft\u0131. Cengiz ve Timur\u2019un seferleri, daha \u00f6nceki T\u00fcrk boylar\u0131n\u0131n g\u00f6\u00e7 ve ak\u0131nlar\u0131 taze kan vermekten, \u00f6m\u00fcrlerini uzatmaktan \u00f6teye bir rol oynamad\u0131. Ne olacaksa bir nevi Asya\u2019n\u0131n bat\u0131 ucundaki yar\u0131madas\u0131 niteli\u011findeki Avrupa\u2019da olacakt\u0131. Yeni uygarl\u0131k laboratuar\u0131 oras\u0131yd\u0131. <br \/>Uygarl\u0131kla birlikte ticaret ve kapitalist sekt\u00f6r Avrupa\u2019ya ta\u015f\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, \u00f6nlerinde bakir topraklar, taze kent kurulu\u015flar\u0131 ve toy, yeni yetme bir Avrupa feodalitesi olu\u015fuyordu. Onlara uygarl\u0131k bile denemezdi. H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n onuncu y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na dek ba\u015fard\u0131\u011f\u0131, manevi moral a\u015f\u0131yd\u0131. Ortado\u011fu tarz\u0131nda kadim bir uygarl\u0131k Avrupa\u2019da olu\u015fsayd\u0131, kapitalist uygarl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fme \u015fans\u0131 son derece tart\u0131\u015f\u0131l\u0131 olurdu. Yeni uygarl\u0131klar bakir topraklarda olu\u015fur. Uygarl\u0131klar a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu y\u00f6n\u00fc de dikkate almak \u00f6\u011freticidir. Avrupa uygarl\u0131k mayalanmas\u0131na bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, ilgin\u00e7 bir bo\u015fluk kendini hissettiriyor. Eskinin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclme zorluklar\u0131 ve yeninin toylu\u011fu (feodalite) \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcne aradan s\u0131yr\u0131lma \u015fans\u0131 veriyor. \u00d6rne\u011fin \u0130spanya \u00fczerinden Araplar\u0131n, Balkanlar \u00fczerinden Osmanl\u0131lar\u0131n, Sibirya\u2019n\u0131n g\u00fcneyinden kavimler sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n, en son Mo\u011fol ak\u0131nlar\u0131n\u0131n bir kolu Avrupa\u2019da eski tarz bir imparatorluk kursayd\u0131, acaba tarih nas\u0131l y\u00f6n al\u0131rd\u0131? Demek ki Avrupa i\u00e7in \u015fans da \u00f6nemli bir fakt\u00f6rd\u00fcr.<\/p>\n<p>T\u00fcm bu uygarl\u0131k \u00fczerine spek\u00fclasyonlar\u0131 kapitalistik bir sekt\u00f6r\u00fcn do\u011fu\u015funa ve hegemonik bir karakter kazanmas\u0131na a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmek i\u00e7in yap\u0131yoruz. G\u00f6r\u00fcyoruz ki, uygarl\u0131ksal bir geli\u015fmenin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir halkas\u0131 s\u00f6z konusu bile de\u011fildir. Binbir tesad\u00fcf\u00fcn birle\u015fik etkisiyle ve kadim uygarl\u0131klar\u0131n yar\u0131klar\u0131nda ve marjinal b\u00f6lgelerinde, pazar\u0131n \u00fczerinde ve kar\u015f\u0131t\u0131nda para oyunlar\u0131yla sa\u011flanan ve uzak ticaret yollar\u0131ndan, s\u00f6m\u00fcrge talanlar\u0131ndan pay\u0131na d\u00fc\u015feni fazlas\u0131yla alm\u0131\u015f bir grup b\u00fcy\u00fck t\u00fcccar spek\u00fclat\u00f6r\u00fc, Avrupa\u2019n\u0131n en iddias\u0131z iki kenti \u00fczerinden \u00f6nce Avrupa\u2019da, sonra t\u00fcm d\u00fcnya \u00fczerinde hegemonyas\u0131n\u0131 kuracak \u015fans\u0131 yakalam\u0131\u015f ve m\u00fcthi\u015f kullanm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>B\u00fct\u00fcn ara\u015ft\u0131rmalar bu spek\u00fclat\u00f6r grubun son derece tutucu oldu\u011funu ve hi\u00e7bir yarat\u0131c\u0131 fikrinin, icad\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. En becerdi\u011fi i\u015f, para \u00fczerinden para kazanmakt\u0131r. K\u0131tl\u0131k ve sava\u015f rantlar\u0131ndan yine para kazanmak, d\u00fcnya genelinde olu\u015fan fiyat fark\u0131ndan kazand\u0131k\u00e7a daha \u00e7ok para kazanmak, becerikli oldu\u011fu tek toplumsal aland\u0131r. 16. y\u00fczy\u0131l ba\u015flar\u0131n\u0131n Avrupa\u2019s\u0131n\u0131n ilgin\u00e7 bir \u00f6zelli\u011fi de paran\u0131n her \u015feye h\u00fckmedecek bir g\u00fcce eri\u015fmesiydi. Ger\u00e7ek y\u00f6netici ve komutan para olmu\u015ftu. Para kimdeyse g\u00fc\u00e7 ondayd\u0131. Bunda \u015f\u00fcphesiz m\u00fcthi\u015f metala\u015fma, pazarla\u015fma ve kentle\u015fme temel etkendir.<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir kadim Asyatik iktidar g\u00fcc\u00fcn\u00fcn, sultan\u0131 veya imparatorunun, hatta hi\u00e7bir Roma imparatorunun metala\u015fman\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc parala\u015fma, parayla iktidar y\u00fcr\u00fctme sorunu yoktur. Olsa bile \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Varsa d\u00fcnya hazineleri, onlar da \u00e7oktan saraylar\u0131na ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalist sekt\u00f6r ba\u015far\u0131 \u00fczerine ba\u015far\u0131 kazand\u0131\u011f\u0131nda, Avrupa krallar\u0131 bor\u00e7 dilenir durumdayd\u0131. Para-iktidar g\u00fcc\u00fcn\u00fcn farkl\u0131 bir a\u015famas\u0131 s\u00f6z konusuydu. \u0130lk defa siyasi iktidar, para kar\u015f\u0131s\u0131nda diz \u00e7\u00f6kebiliyordu. Bu ger\u00e7eklik paran\u0131n komuta g\u00fcc\u00fcn\u00fc devralacak kadar g\u00fc\u00e7lendi\u011finin de kan\u0131t\u0131d\u0131r. Napolyon ordu konusunda \u201cPara! Para! Para!  derken bu ger\u00e7e\u011fi dillendiriyordu. <br \/>D\u00fcnya uygarl\u0131k tarihinde (uygarl\u0131k kar\u015f\u0131t\u0131 d\u00fcnyan\u0131n tarihi de\u011fil!) yenili\u011fin temelinde para etkeninin a\u011f\u0131r basmas\u0131, uygarl\u0131kta bir yenli\u011fe yol a\u00e7ar. Ama temel niteli\u011finde hi\u00e7bir k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fikli\u011fe yol a\u00e7maz. Kald\u0131 ki, uygarl\u0131k paray\u0131, pazar\u0131, kenti, ticareti, hatta banka ve senedi yeni tan\u0131m\u0131yor ki. Hepsi binlerce y\u0131l \u00f6nce icat edilmi\u015f ara\u00e7lard\u0131r.\u00a0<\/p>\n<p>Di\u011fer \u00f6nemli bir ba\u015fl\u0131k, kapitalist sekt\u00f6r\u00fcn ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u00fcretimle ili\u015fkisinin olmamas\u0131d\u0131r. Hatta k\u00fc\u00e7\u00fck ticaretle de ili\u015fkisi yoktur. Ekonominin temel ili\u015fkilerinde herhangi bir ke\u015ffi, yenili\u011fi s\u00f6z konusu de\u011fildir. Meta ve de\u011fi\u015fimin de yarat\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fc de\u011fildir. Binlerce y\u0131ldan beri metala\u015fma, de\u011fi\u015fim s\u00fcr\u00fcp gelmektedir. E\u011fer illa bir yetene\u011finden bahsedeceksek, paran\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc \u00e7ok iyi ke\u015ffetmesi, kullanmas\u0131, paray\u0131 sermaye haline getirmesi, yani paradan para kazanma zanaat\u0131n\u0131 iyi becermesidir. Paran\u0131n kazan\u0131laca\u011f\u0131 kent ve \u00fclkeleri, yol ve pazarlar\u0131 da iyi takip etmede ustal\u0131klar\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lmaz. Para ve mal dola\u015f\u0131m a\u011flar\u0131n\u0131n uzmanlar\u0131yd\u0131lar. 16. y\u00fczy\u0131l ba\u015flar\u0131nda Avrupa\u2019n\u0131n paran\u0131n komutas\u0131na girmesini bu grubun ustal\u0131\u011f\u0131na ba\u011flamak ger\u00e7ekleri zorlamak olur. Dile getirdi\u011fimiz t\u00fcm ger\u00e7ekler, uygarl\u0131ksal geli\u015fmede bu grubun rol\u00fcn\u00fcn son derece marjinal oldu\u011funu g\u00f6sterir. Para ve pazar\u0131n kapitalist ekonomik sekt\u00f6r\u00fc do\u011furmas\u0131 bir zorunluluk de\u011fildir. Avrupa\u2019n\u0131n \u00e7ok \u00fcst\u00fcnde para ve pazar g\u00fcc\u00fc Asya uygarl\u0131klar\u0131nda vard\u0131. Direkt ba\u011flant\u0131l\u0131 olsayd\u0131, \u00f6ncelikle oralarda do\u011fard\u0131. Kapitalizmin do\u011fu\u015funun bilim, sanat, din ve felsefeyle ba\u011flant\u0131l\u0131 k\u0131l\u0131namayaca\u011f\u0131, bilakis bu disiplinlerin moral ilke a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu do\u011fu\u015fa hep ku\u015fkulu ve kar\u015f\u0131t bakt\u0131\u011f\u0131 genel bir kabuld\u00fcr.<\/p>\n<p>Her zaman hat\u0131rlatmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m bir konudur. Kad\u0131n gibi bir g\u00fcc\u00fcn, fazla \u00fcretken ve yarat\u0131c\u0131 bir \u00f6zelli\u011fi olmayan erke\u011fin elinde neden bu kadar zavall\u0131 durumu d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc ve eline mahk\u00fbm oldu\u011fudur. Cevap tabii ki zorun rol\u00fcd\u00fcr. Ekonomi de elinden al\u0131n\u0131nca, korkun\u00e7 bir tutsakl\u0131k ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olur. Ba\u015f\u0131na bir erkek \u00e7ocuk koysan, k\u0131rk y\u0131l kar\u0131l\u0131k gibi \u00e7ok d\u00fc\u015fk\u00fcn bir sanat\u0131 icra etmeye raz\u0131 edilmi\u015f kadar kendisi olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kald\u0131 ki, g\u00fc\u00e7l\u00fc erke\u011fin kar\u0131l\u0131\u011f\u0131 daha korkun\u00e7tur.\u00a0<\/p>\n<p>Paran\u0131n, sermaye olarak paran\u0131n toplum \u00fczerinde kazand\u0131\u011f\u0131 g\u00fcc\u00fc bu \u00f6rnekle k\u0131yaslaman\u0131n \u00e7ok \u00f6\u011fretici oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Paran\u0131n komuta g\u00fcc\u00fc kazanmas\u0131, asl\u0131nda ekonomik olay olmaktan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131n da itiraf\u0131d\u0131r. Usta tarih\u00e7i Fernand Braudel, kapitalizm pazar kar\u015f\u0131t\u0131, dolay\u0131s\u0131yla ekonomi kar\u015f\u0131t\u0131, hatta ekonomi d\u0131\u015f\u0131d\u0131r derken, \u00e7ok anlaml\u0131 bir ger\u00e7e\u011fi dile getirmektedir. Ekonomiyi de\u011fi\u015fim ve pazar olgusuyla ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu yarg\u0131s\u0131 b\u00fcy\u00fck de\u011fer arz etmektedir. Her \u015feyi ekonomiye bo\u011fan kapitalizmin ekonomiyle ilgisinin olmad\u0131\u011f\u0131, hatta onun can d\u00fc\u015fman\u0131 oldu\u011fu benim de hep dile getirmek istedi\u011fim bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fc. \u0130DD\u0130A ED\u0130YORUM: KAP\u0130TAL\u0130ZM EKONOM\u0130 DE\u011e\u0130L, EKONOM\u0130N\u0130N CAN D\u00dc\u015eMANIDIR. \u0130leriki b\u00f6l\u00fcmlerde bu konuyu kapsaml\u0131 ele alaca\u011f\u0131m. Finans, ekonomi midir? K\u00fcresel finans, ekonomi midir? \u00c7evre felaketi ekonomi midir? \u0130\u015fsizlik ekonomik sorun mudur? Banka, senet, kur, faiz ekonomi midir? Kanser gibi k\u00e2r u\u011fruna meta \u00fcretmek ekonomi midir? Soru listesi kabar\u0131kt\u0131r. Hepsine verilecek tek cevap koca bir HAYIR\u2019DIR. Form\u00fcl \u015fudur: Para, sermaye bahane = iktidar \u015fahane! Para-sermayenin son derece hileli oyunlar\u0131yla ne yeni bir ekonomik bi\u00e7im yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, ne de kapitalist toplum bi\u00e7imi, hatta kapitalist uygarl\u0131k diye bir uygarl\u0131k bi\u00e7imi s\u00f6z konusudur. Ortada tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde tan\u0131k olunmayan toplumun bir ele ge\u00e7irili\u015f oyunu vard\u0131r. Sadece ekonomik g\u00fcc\u00fcn de\u011fil, t\u00fcm siyasi, askeri, dini, ahlaki, bilimsel, felsefi, sanatsal, tarihi, maddi ve manevi t\u00fcm k\u00fclt\u00fcrel g\u00fcc\u00fcn ele ge\u00e7irili\u015fi. KAP\u0130TAL\u0130ZM EN GEL\u0130\u015eM\u0130\u015e EGEMENL\u0130KT\u0130R, \u0130KT\u0130DARDIR.\u00a0<\/p>\n<p>Kapitalizm \u00e7a\u011f\u0131 da denen insan\u0131n son d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l\u0131na bakal\u0131m. Toplumla ilgili egemenlik alt\u0131na al\u0131nmam\u0131\u015f, en ince k\u0131lcal damarlar\u0131na kadar \u00fczerinde iktidar kurulmam\u0131\u015f toplumun bir h\u00fccresi, dokusu kalm\u0131\u015f m\u0131d\u0131r? <br \/>Kurnaz \u0130ngiliz sosyologu Antony Giddens, modernitenin \u00fc\u00e7 s\u00fcreksizli\u011finden bahseder: Kapitalist \u00fcretim bi\u00e7imi, ulus-devlet ve end\u00fcstri. Moderniteyi bu \u00fc\u00e7ayakla tan\u0131mlarken g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte ger\u00e7ek\u00e7idir. Fakat san\u0131r\u0131m fark\u0131ndad\u0131r  bu paradigmayla \u00f6z\u00fcnde kapitalizmi anayurdunda kurtarma sava\u015f\u0131n\u0131n yeni bir a\u015famas\u0131n\u0131n teorisyenli\u011fini yapmaktad\u0131r. Kapitalizmin de\u011fi\u015ferek sonsuz k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131n teorisi liberalizmin sa\u011f tarz\u0131 tarihin sonu ideas\u0131, liberalizmin sol tarz\u0131 sonsuzlu\u011fu ideas\u0131yla birlikte bir kez daha beyinlere s\u0131zd\u0131r\u0131lmak isteniyor. Son kapitalist k\u00fcresel hamleyle birlikte\u2026<\/p>\n<p>Kapitalizme ili\u015fkin yorumlamay\u0131 bundan sonraki modernlik \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi temelinde s\u00fcrd\u00fcrece\u011fim. \u00d6zellikle ulus-devlet ve end\u00fcstriyalizm boyutunda\u2026 Fakat kendisini de bizzat iktidar kararg\u00e2hlar\u0131nda takip etmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. F. Braudel\u2019den ilham ald\u0131\u011f\u0131m, ama eksik buldu\u011fum ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 \u2018kapitalizm evinde\u2019 bi\u00e7iminde de\u011fil de, t\u0131pk\u0131 S\u00fcmerlerin kurnaz tanr\u0131s\u0131 Enki gibi, Helenlerin Hades\u2019i gibi yeralt\u0131 saraylar\u0131nda, yani g\u00f6r\u00fcnmez k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 iktidar oyunu alanlar\u0131nda. Dolay\u0131s\u0131yla ba\u015fl\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u2018\u00e7\u0131plak kral ve maskesiz tanr\u0131 saray\u0131nda\u2019 gibi olursa daha anlaml\u0131 olacakt\u0131r. Ba\u015f\u0131ndan beri k\u00fcresel iktidar sistemi arzusu olan kapitalizmin bu emelini ulus-devlet ve end\u00fcstriyalizm ayaklar\u0131yla nas\u0131l ba\u015farmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 t\u00fcm anlat\u0131m tarzlar\u0131n\u0131 sentezleyerek sunmaya devam edece\u011fim. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fcy\u00fck anlat\u0131m tarzlar\u0131n\u0131n par\u00e7alanmas\u0131 da bu yeni Leviathan\u2019\u0131n ilk i\u015flerindendir. Birle\u015ftirmeden anlat\u0131m \u00e7ok eksik bir anlat\u0131md\u0131r. Birle\u015ftirme ele\u015ftirinin hedefinin hizmetine girmesine yol a\u00e7ar. Y\u00f6ntemim yad\u0131rganabilir, ama toplumsal ili\u015fkinin yetkin yorumuna, dolay\u0131s\u0131yla bilincine g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcne inan\u0131yorum. De\u011ferlendirmemin son b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc Ekonominin Can D\u00fc\u015fman\u0131 Kapitalizm ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda tamamlamaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Ondan sonraki \u00e7al\u0131\u015fmam \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sosyolojisi ad\u0131 alt\u0131nda demokratik, \u00f6zg\u00fcr ve e\u015fitlik\u00e7i toplumun \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesine ayr\u0131mlanacakt\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Toplumu bi\u00e7imlendirme eylemi olarak kapitalist sekt\u00f6r\u00fcn kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 rol\u00fcn\u00fc yorumlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, toplum bi\u00e7imleri sorununa daha somut yakla\u015fm\u0131\u015f oluruz.<\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[26],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-9658","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-duyurular","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9658","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9658"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9658\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":11128,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9658\/revisions\/11128"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9658"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9658"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9658"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}