KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

52 Yıllık Demografik Mühendislik: Arap Kemeri

Dört aşamalı “Arap Kemeri” projesi; hazırlık, toprak kamulaştırma, iskan ve pekişme dönemlerinden oluşur. Süreç boyunca sınır bölgelerinde Kürt nüfusunun demografik yapısını değiştirecek politikalar üretildi.

29 June 2026
Kategori: Dış Basından
256 2
1.4k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Suriye’de 1974 yılında uygulamaya konulan ve yüz binlerce kişiyi doğrudan ya da dolaylı etkileyen “Arap Kemeri” projesi, Beşşar Esad rejiminin ardından başlayan geçiş dönemi adaleti tartışmalarının en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Suriyeliler için Adalet ve Hakikat Örgütü’nün (STJ) yayımladığı rapor, toprak müsadereleri, zorunlu iskan politikaları ve bunların yarattığı mülkiyet ihtilaflarının kapsamlı biçimde ele alınmasını, mağdurların haklarının güvence altına alınmasını istiyor.

“ARAP KEMERİ” PROJESİ NEYDİ?

“Arap Kemeri” projesi, Suriye’de 2011 öncesinde uygulanan en kapsamlı demografik mühendislik politikalarından biri olarak değerlendiriliyor. Fiili uygulama 1974’te başlamasına karşın, projenin hazırlık süreci onlarca yıl öncesine uzanan yasal düzenlemeler ve devlet politikalarına dayanıyor.

Proje, 24 Haziran 1974’te Baas Partisi Bölge Komutanlığı’nın 521 sayılı kararıyla resmen hayata geçirildi. Karar doğrultusunda, Tabka Barajı’nın inşası nedeniyle yerlerinden edilen binlerce Arap aile, Suriye-Türkiye sınırı boyunca uzanan hatta kurulan yeni yerleşimlere yerleştirildi. Fırat Barajı’nın suları altında kalan köylerden geldikleri için bu aileler “Arap el-Gamr” (Sular Altında Kalan Araplar) olarak adlandırıldı.

Yerleşim politikası kapsamında Haseke’de Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde, Rakka kırsalının bazı kesimlerinde ve Halep’in kuzeyindeki geniş tarım arazileri kamulaştırıldı ve yeni iskân alanları oluşturuldu.

DÖRT AŞAMADA “ARAP KEMERİ”

STJ raporuna göre proje dört temel evrede şekillendi:

Hazırlık dönemi (1931-1962): Kürt nüfusun yoğun olduğu sınır bölgelerinin demografik yapısının değiştirilmesine yönelik ilk resmi öneriler ve politikalar geliştirildi.

Toprak kamulaştırma dönemi (1958-1973): 161 sayılı Toprak Reformu Yasası kapsamında geniş tarım arazileri kamulaştırıldı. Bu süreçten Kürt toprak sahipleri başta olmak üzere bazı Süryani ve Arap mülk sahipleri de etkilendi.

İskan dönemi (1974-1980’ler): “Arap Kemeri” projesi fiilen uygulanmaya başlandı. Fırat Barajı nedeniyle yerinden edilen aileler, proje kapsamında kurulan köylere yerleştirildi.

Pekişme dönemi: Politikanın etkileri Hafız Esad döneminde sürdü ve ortaya çıkan mülkiyet ile vatandaşlık sorunları rejimin yıkılmasının ardından da çözülemedi.

PROJENİN ÖNE ÇIKAN YÖNLERİ

Rapora göre, Kürt nüfusun yaşadığı sınır hattının demografik yapısını değiştirme fikri 1930’lu yıllara kadar uzansa da, sistematik uygulama 1974 tarihli 521 sayılı kararla başladı.

Araştırma, nüfus yerleştirme politikasından önce uzun yıllar süren bir toprak müsaderesi sürecinin işletildiğini ortaya koyuyor. Özellikle Cezire bölgesinde kamulaştırılan arazilerin önemli bir kısmı daha sonra yerel Arap aşiretlerine veya proje kapsamında bölgeye yerleştirilen ailelere tahsis edildi.

Proje, Dêrik’ten (Malikiye) başlayarak Kamışlı, Serêkaniyê (Resülayn) ve Girê Spî (Tel Abyad) üzerinden uzanan, bazı planlamalarda ise Afrin’e kadar genişletilen 300 kilometreyi aşkın bir sınır hattını kapsıyordu. Bazı bölgelerde kuşak 10 ila 15 kilometre genişliğe ulaştı.

Resmi söylem projeyi güvenlik gerekçeleriyle savunsa da, çok sayıda tarihsel araştırma ve insan hakları raporu uygulamayı, Suriye’deki Kürt nüfusun sınırın diğer tarafındaki topluluklarla bağlarını zayıflatmayı amaçlayan bir demografik mühendislik politikası olarak değerlendiriyor.

1962 NÜFUS SAYIMIYLA BAĞLANTI

Rapor, “Arap Kemeri” projesinin Haseke’de on binlerce Kürdün vatandaşlıktan çıkarıldığı 1962 Olağanüstü Nüfus Sayımı’ndan bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguluyor.

Vatandaşlıktan çıkarılan kişiler, mülklerini kayıt altına alma, tapularını ispatlama ve hukuki korumadan yararlanma konusunda ciddi hak kayıpları yaşadı. Rapora göre bu durum, daha sonraki kamulaştırma ve iskan politikalarını kolaylaştıran unsurlardan biri oldu.

TÜM YERLEŞİMCİLER PROJEYİ DESTEKLEMEDİ

STJ’nin daha önce yayımladığı saha araştırmalarına göre, proje kapsamında bölgeye yerleştirilen Arap ailelerin tamamı uygulamayı meşru görmedi. Bazı aileler, başkalarına ait olduğunu bildikleri topraklarda yaşamaktan duydukları rahatsızlığı dile getirdi.

GEÇİŞ DÖNEMİ ADALETİNİN KRİTİK BAŞLIKLARINDAN BİRİ

Rapora göre onlarca yıl süren kamulaştırma ve iskan politikaları, günümüze kadar uzanan karmaşık mülkiyet ihtilafları yarattı. Esad rejiminin ardından başlayan yeni dönemde bu mirasla yüzleşilmesi, geçiş dönemi adaletinin temel unsurlarından biri olarak görülüyor.

STJ, “Arap Kemeri” dosyasının, 1962 Olağanüstü Nüfus Sayımı ve vatandaşlıktan çıkarma politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek bunun hukuk devleti, eşit vatandaşlık ve ulusal uzlaşı açısından kritik önem taşıdığını ifade ediyor.

RAPORDA ÖNE ÇIKAN ÖNERİLER

Rapor, “Arap Kemeri” dosyasının bağımsız ve kapsamlı bir soruşturmayla geçiş dönemi adalet mekanizmalarına dahil edilmesini öneriyor.

Buna göre mağdurların mülklerini geri alma veya adil tazminat alma hakkı güvence altına alınmalı, mülkiyet ihlalleri ayrıntılı biçimde belgelenmeli ve hukukçular, araştırmacılar ile yerel toplum temsilcilerinden oluşacak bağımsız bir komisyon kurulmalı.

Rapor ayrıca eşitlik ve ayrımcılık yasağı temelinde yeni bir yaklaşım benimsenmesini, geçmişte uygulanan ayrımcı politikaların sonuçlarının giderilmesini ve Fırat Barajı nedeniyle yerinden edilen, ancak proje kapsamında araçsallaştırılan aileler için de alternatif iskan ya da tazminat çözümleri geliştirilmesini tavsiye ediyor.

“Yeni Özgür Politika’dan Alınmıştır”

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş201Paylaş126
Önceki yazı

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

Son HABERLER

Dış Basından

CPT: Federe Kürdistan 307 kez bombalandı, Sivil Kayıplar Artıyor

Yayınlayan Lêkolîn
17 March 2026
0
1.5k

ABD merkezli Toplumsal Barışı İnşa Ekipleri...

Daha fazla okuDetails

ABD ve İsrail’in İran’a Saldırıları 3.Gününde

2 March 2026
1.5k

ABD Kongresi’nde Öne Çıkanlar

11 February 2026
1.6k

Amnesty: Süveyda’da HTŞ Ve Ona Bağlı Güçler Onlarca Dürzi’yi İnfaz Etti!

2 September 2025
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • Kürtler Ne mi İstiyorlar?

    509 Paylaşım
    Paylaş 204 Paylaş 127
  • Katliamcılar Sahile Geri Dönüyor…

    519 Paylaşım
    Paylaş 208 Paylaş 130
  • Serêkaniyê’de Türk Devleti ve HTŞ Arasında Yeni Dizayn- HABER ANALİZ

    548 Paylaşım
    Paylaş 219 Paylaş 137
  • Suriye Koridorunda Türkiye-İran-Hizbullah Üçgeni– ÖZEL DOSYA

    600 Paylaşım
    Paylaş 240 Paylaş 150
  • Gizli Hücreler Harekete Geçme Talimatı Aldı- ÖZEL HABER

    634 Paylaşım
    Paylaş 254 Paylaş 159

52 Yıllık Demografik Mühendislik: Arap Kemeri

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

KCK’den Kadir İnanır İçin Başsağlığı Mesajı

Katliamcılar Sahile Geri Dönüyor…

Tarih Bilinci ve Kürtler

Serêkaniyê’de Türk Devleti ve HTŞ Arasında Yeni Dizayn- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç