KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

İsraîl ve Türkiye-Şam Lobisi: Golan’ı Ver, Süveyda’yı Al!- HABER ANALİZ

HABER MERKEZİ - Şam yönetiminin Süveyda'daki Dürzi topluluğuna yönelik bu şiddetli saldırıları, ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack'ın "Sykes-Picot Anlaşması aşıldı" açıklamasının ardından gerçekleşmesi dikkat çekti.

16 July 2025
Kategori: Haberler, Politik Analiz
280 3
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Şam yönetiminin Süveyda’daki Dürzi topluluğuna yönelik bu şiddetli saldırıları, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack’ın “Sykes-Picot Anlaşması aşıldı” açıklamasının ardından gerçekleşmesi dikkat çekti. Şam yönetiminin Süveyda’daki Dürzi topluluğuna yönelik bu şiddetli saldırıları, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack’ın “Sykes-Picot Anlaşması aşıldı” açıklamasının ardından gerçekleşti. Evet, Sykes-Picot Anlaşması’ının aşıldığı doğru olabilir, ancak onun yerine hegemon güçlerin çıkarlarına göre düzenlenen ve toplumları on kat daha fazla baskı altına alan Abraham Anlaşması yürürlüğe konuldu. Bundan dolayı, son diplomatik trafiğe bakıldığında, özellikle İsrail’in Arap devletleriyle yaptığı görüşmeler, Abraham Anlaşması çerçevesinde bir uzlaşma olduğunu gösteriyor.

Çünkü Baas Rejiminin çöküşünden bu yana Şam iktidarının, Türkiye’nin Süveyda ve Kuneytra’daki Dürziler üzerindeki perspektirleriyle uyumlu saldırıları devam ediyor ve İsrail de Golan Tepeleri’ni koruma adı altında Şam iktidarına yönelik tehditler savuruyor. Bu karmaşa, İran-İsrail arasındaki 12 günlük savaş sırasında doğal bir sessizlikle devam etti.

GEREKÇE OLUŞTURABİLMEK İÇİN ÇETELERİ HAREKETE GEÇİRDİLER

İran-İsrail savaşına odaklanan bu süreçte, Türkiye ve HTŞ de şimdi Süveyda’da yaşanan bu konuya hazırlık yapıyordu. Süveyda’ya saldırı konusunun zeminini hazırlamak için, MİT perspektifiyle Şam geçici hükümetinin İçişleri Bakanı Enes Hatab üzerinden, Saraya Ensar El Sunne, Cund El-Aksa, ve Huras el-Din gibi çetelerden yaklaşık 400 kişilik çete grubu, Deraa ve Süveyda arasındaki bölgeye yerleştirildi. Bu gruplar kendilerini HTŞ karşıtı olarak tanıtıyor, ancak aslında Türkiye ve HTŞ’nin kontra güçleri, bu çeteler, patlama, kaçırma, suikast gibi eylemlerle Şam iktidarının Süveyda ve Deraa arasında “vatandaşların güvenliği” adı altında kontol noktaları kurmasına zemin hazırladı ve kamuoyuna HTŞ güçlerinin Süveyda ve Kuneytra’ya girmesi gerektiği yönünde özel savaş yürütüldü.

Bu amaçla, MİT’in bölgedeki sorumluları, HTŞ istihbaratı ve Şam iktidarının yetkilileri, Dürzi topluluğunun öncüsü olarak tanınan (ancak Dürziler tarafından hain olarak görülen) Leys Belus liderliğinde bir dizi toplantı düzenledi. Bu konuda İsrail sert açıklamalar ve tehditler savursa da, arka planda İsrail ve Türkiye-HTŞ lobisi arasında “Golan’ı ver, Süveyda’ya gir” takası üzerinde bir anlaşma sağlanmış olabilir. Çünkü hiçbir şey ortada yokken, İsrail savaş uçakları Şam Savunma Bakanlığı’na bağlı askeri noktaları vurdu ve Süveyda’daki Dürzi topluluğuna yönelik saldırı için zemin hazırladı. Saldırılar sonrası yaşanan çatışmalara bakıldığında, Süveyda Dürzi Topluluğu Meclisi’nin öz savunma güçleri İsrail’e sırtını dayamıştı, ancak yenilgiye uğradılar. İsrail’in oyununa geldiklerini ve tek bırakıldıklarını anladıktan sonra, kendi öz güçlerine dayanarak direnişlerini güçlendirmek zorunda kaldılar.

Dolayısıyla, bu durumun İsrail ve Türkiye-HTŞ lobisinin “Golan’ı ver Süveyda’ya gir” planının bir sonucu olduğu iddiası gerçeklikten uzak değil. Tabii ki bu gerçekleşirse de, ABD, İsrail ve İngiltere’nin stratejisi nedeniyle Dürzi topluluğu tamamen yok edilmeyecek, ancak güçsüz bırakılacak.

ABD, İSRAİL VE İNGİLTERE’NİN YENİ STRATEJİSİ NEDİR?

Daha  önceki analizimiz de belirttiğimiz gibi, ABD, İsrail ve İngiltere’nin yeni durumu böyledir;

Son 15 yılda Ortadoğu’da uygulanan strateji artık geçici bir istikrarsızlık dönemi değil, ancak sürekli devam etmek isteyen bir kontrol sistemidir. ABD, İsrail ve İngiltere’nin çıkarları doğrultusunda oluşturulmuş bu sistem, işlevsel ve pozisyon temeli üzerinden yeniden kurulan bir bölgesel hegemonya rejimini temsil ediyor. Bu rejimin temel özelliği artık sınırlar üzerine değil, roller üzerine kurulu olmasıdır. Harita yerine işlev, egemenlik yerine aparat, halklar yerine vekil güçler temelinde kurulu bir yapı inşa edilmektedir. Devletler de halklar da artık kendi gerçekliklerine göre değil, bu küresel planın ihtiyaçlarına göre var olabilmektedir.

Yeni Ortadoğu düzeni, güçlü ve merkezi karar alma kapasitesine sahip devletleri bir tehdit olarak görmektedir. Bu nedenle Türkiye, İran, Suriye, Irak ve Lübnan gibi devletlerin doğrudan yıkılması değil, içten çözümlenerek işlevsiz ve dışa bağımlı hâle getirilmesi hedeflenmektedir. Devletler iç krizler, ekonomik zorluklar, mezhep ve etnik çatışmalar üzerinden içeriden zayıflatılmakta, böylece her biri kendine biçilen rolü yerine getiren, bağımsız karar alamayan ama kullanılabilir pozisyonda tutulan aktörlere dönüştürülmektedir. Hiçbir devletin kendi ajandasını belirleyemediği ama her birinin bölgesel pazarlıklarda kart olarak kullanıldığı bir stratejik harita oluşmuştur.

KONTTROLLÜ KAOS

Barrack’ın ‘tek devlet, tek millet, tek ordu’ ve federalizme karşı olması gibi açıklamaları merkezi devlet politikalarıyla çelişmemektedir. Önce ulus-devletleri zayıflatma, parçalama söylemi ve pratiğiyle ve şimdi de merkezi ulus-devletleri güçlendirme girişimi bir çelişki değil kontrollü bir stratejik senaryonun iki farklı aşamasıdır. ABD-İsrail ekseni Ortadoğu’da istikrar adı altında ulus-devletleri içten çökerterek, zayıf, parçalanmış ve kendi kendine karar alamayan devletler yarattı. Böylece birçok ulus-devlet zayıflatıldı, parçalandı, dışa bağımlı oldu ve verilen rolleri kabul eder pozisyona soktu. Bununla birlikte halklar özne olmasın, alternatif yönetimler oluşmasın diye yerel yapılar silahlandı, kullanıldı, sahte vaatlerle önleri tutularak kontrol altına alındı. Kontrollü kaos teorisi tam da burada devredeydi. Ne tam çözüm ne tam yıkım ve ne tam devrim sürekli kontrol edilen bir kriz hali stratejisi uygulandı.

Dürzi toplumunun dış güçlere bel bağlamaması gerektiği konusu, Önder Apo’nun, üçüncü çizgi devrimci halk savaşı çerçevesinde öz savunmanın güçlendirilmesine dair tespitlerinin ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor.

Fırat ALİ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş220Paylaş138
Önceki yazı

Tom Barrack Doktrini!

Sonraki Haber

“Aşiret Ordusu” Adı Altında Uyuyan Hücreler Harekete Geçiriliyor- HABER ANALİZ

Son HABERLER

Haberler

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Yayınlayan Lêkolîn
3 June 2026
0
1.6k

Suriye'de elektronik ödeme ve para...

Daha fazla okuDetails

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

2 June 2026
1.4k

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

1 June 2026
1.4k

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

1 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    558 Paylaşım
    Paylaş 223 Paylaş 140
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    730 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 183
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    541 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç