Efrin, Suriye’nin kuzeybatısında, Kürt nüfusunun yoğun olduğu bir bölge olarak uzun süredir jeopolitik ve askeri çatışmaların merkezi konumunda. 2018 yılından buyana Türk devletinin kendisine bağlı çete grupları eliyle gerçekleştirdiği savaş ve insanlık dışı suçlar teşhir olurken şimdi de Türk devletinin MİT üzerinde ENKS aracılığıyla işgalini kalıcılaştırmaya çalıştığı öğrenildi.
Bu bağlamda, Türk istihbaratı MİT’in Cindirêse ilçesinde ENKS ile ortaklaşa gizli bir toplantı düzenlediği öğrenildi
Toplantının Mesud Betal liderliğinde gerçekleştirildiği bildirildi. Bu toplantının amacı, Efrinli Kürt gençlerini HTŞ’ye bağlı Genel Güvenlik adlı yapıya katılmaya teşvik etmekti. Özellikle Raco ilçesine bağlı Qasim köyünden bazı gençlerin bu yapıya katıldığı belirtiliyor. Bu durum, bölgedeki Kürt gençlerinin MİT ile organizeli olarak HTŞ’ye dahil edildiğini net gösteriyor. Toplantıya katılan Azad Şebo gibi isimlerin varlığı, bu sürecin ENKS tarafından sistematik bir şekilde yönlendirildiğini ortaya koyuyor.
Bu tür kirli politikalar Türk devleti ve onun desteklediği işbirlkçi kesimler tarafından Kürt toplumunu bölmek ve zayıflatmak için kullanılan bir stratejidir. Özellikle, Türk devleti ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile bağlantılı ENKS’nin, Kürt gençlerini kendi çıkarları doğrultusunda mobilize etmeye çalıştığı görülmektedir. Bu bağlamda, HTŞ’ye bağlı Genel Güvenlik gibi yapıların, Kürt gençlerini YPG, YPJ ve QSD’ye karşı konumlandırmak için bir araç olarak kullanılmaya çalışılmaktadır. Böylesi kritik bir süreçte bu tür girişimler Kürt ulusal birliğini baltalamaya yöneliktir.
8 Ağustos 2025 tarihinde yine MİT’in talimatları çerçevesinde Efrin sözde Yerel Meclis merkezinde Kürt aşiretlerle toplantı yapıldığı öğrenildi. Toplantıya katılanların isimleri ise şöyle:
Mesud Betal: Efrin bölgesinden sorumlu, HTŞ’ye bağlı, Kürt kökenli, Kamışlo kırsalından.
Suraqa Emuri: Halep şehrindeki HTŞ Genel Güvenlik sorumlusu.
Ehmed Hesen: ENKS Efrin Ofis Sorumlusu
Azad Osman: Maratê köyünden, ENKS üyesi.
Zana Xelil: Efrin bölgesinde HTŞ’ye bağlı propaganda sorumlusu, Kürt kökenli, Basûtê köyünden.
Ayrıca, köy muhtarları ve Efrin bölge meclisine bağlı eski bazı kişiler de toplantıda yer aldı.
Toplantıda, Türk istihbaratının talebiyle sözde “Efrin’deki Kürt Aşiretleri”nin feshedilmesi kararlaştırıldı ve Heyet Tahrir el-Şam’a bağlı Genel Güvenlik birimini destekleme ile bu birime katılma konusunda yardım sağlanması istendi. Bu karar, yalnızca Kürt gençlerinin katılımını teşvik etmekle sınırlı kalmayıp, aşiret liderlerinin de bu sürece aktif olarak dahil edilmeye çalışıldığını gösteriyor.
KAYIT İŞLEMLERİ BAŞLADI
Geçtiğimiz gün HTŞ’e bağlı Genel Güvenlik merkezinde askere alım için kayıtlara başlandığı duyuruldu. Kayıt işlemleri bizzat MİT tarafında yürütülürken bu planın amaçlarına değinecek olursak:
İlk olarak, Kürt halkının kendi kendini yönettiği izlenimini yaratarak kamuoyunu manipüle etmek ve Rojava Özerk Yönetimi ile Şam arasında yapılması hedeflenen, Efrin’in kendi halkı tarafından yönetilmesini öngören anlaşmayı gereksiz kılmak. Bu anlaşma, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürtlerin güvenlik, eğitim, hizmet ve sosyal alanlarda kendi kendilerini yönettikleri benzer bir modeli esas alıyor. Bu mahallelerde, Şam yönetiminin güvenlik güçleri ya da Kürtlerin yönettiği kurumlar üzerinde herhangi bir varlığı bulunmuyor.
Planın ikinci amacı, Efrin’deki Kürt halkına karşı işlenen suçların ve ihlallerin sorumluluğunu Kürtlere yüklemek ve bu ihlalleri Kürtlerin kendi aralarında gerçekleştirdiği şeklinde göstermek.
Üçüncü olarak, tehdit ve baskıya maruz kalan Kürt gençlerini kendileriyle ilgisi olmayan çatışmalara sürüklemek, Halep’teki Şex Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan kardeşleriyle ya da Suriye’nin diğer bölgelerindeki kendi halklarıyla savaşmaya zorlamak.
Edinilen bilgilere göre bazı Kürt gençlerinin Genel Güvenlik birimine katılmaları için tehdit ve baskıya maruz kaldığını, bu gençlerin Suriye’nin diğer illerine transfer edilmelerini kabul ettikleri bir sözleşmeye imza atmaya zorlandığını belirtti. Bu durum, Kürt gençlerin bölgedeki yeni çatışmalarda kullanılacağına işaret ediyor.
KÜRT AŞİRETLER KONSEYİ’NİN PERDE ARKASI
20 Mart 2022 tarihinde Efrin’de bir grup MİT direktifleriyle “Efrin Kürt Aşiretleri Konseyi”ni duyurdu. Bu konseyde yer alan aşiretler: Şikak, Hevidi, Reşwan, Piya, Şêxan, Omoka. Bu konsey, Efrin Kurtuluş Konseyi, Efrin Sivil Meclisi, Efrin Kürtleri Yüksek Kurulu ve KKS’nin devamı niteliğindedir.
Bu oluşumu yöneten kişi, Raco ilçesine bağlı Mosika köyünden Eli Sino’dur. Eli Sino Kürt kökenlidir, Halep vilayetinde büyümüştür, Efrin hakkında bilgisi yoktur ve Kürtçeyi dahi iyi konuşamamaktadır. Türk devleti ile bağlantılı Müslüman Kardeşler ve El emşat adlı çete grubuyla güçlü bağları bulunmaktadır.
Bu konsey, efrin’deki Kürt halkının çıkarlarına karşı çalışarak bölgeyi Türkleştirmeyi ve Efrin’deki her türlü Kürt kimliğini yok etmeyi amaçlayan bir planın parçasıydı.
MİT, Efrin’deki Kürt kimliğini hedef almak ve Türk devletine bağlı çetelerin bölgedeki varlığına meşruiyet kazandırmak amacıyla sinsice bir planla sözde “Kürt Aşiretler Konseyi”ni oluşturdu. MİT, bu konsey aracılığıyla hem Kürt siviller hakkında istihbarat topladı hem de Türk devletinin Efrin’deki varlığına meşruiyet sağlamaya çalıştı. Ayrıca, Türk devleti ve çetelerinin işlediği suçları ve kendisine bağlı grupların bölgede gerçekleştirdiği çok sayıda insan hakları ihlalini, Birleşmiş Milletler raporlarında da belirtildiği üzere, örtbas ederek uluslararası kamuoyu nezdinde imajını cilalamaya çalıştı. MİT, bu konseyi kurarak Kürtleri düşman görmediği izlenimini yaratmaya çalıştı. Ancak Efrin, tarih boyunca katı aşiret sistemi ya da düşüncesinin bulunmadığı bir bölge olup, diğer Suriye bölgelerinden farklı olarak aşiret toplumu yapısı keskin değildir.
Arî TUFAN




