İsrail’in Gazze’den başlayarak, Lübnan ve İran’a kadar uzanan saldırıları duyulan güvenlik endişesinin haklı olduğunu ortaya çıkardı. Yine aynı dönemde Bahçeli’nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a seslenerek, gelip Meclis’te konuşması ve “umut hakkı”ndan faydalanması yönündeki konuşması da duyulan bu güvenlik endişesinin sonucu olarak ortaya çıktığı herkesin malumu. Önder Apo ise Bahçeli’ye yanıt olarak 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’yi fesh etme kararını duyurdu. Bir sonraki açıklamasında ise PKK’nin silahlarını bırakarak demokratik siyasete alan açma çağrısı yaptı. PKK ise düzenlediği kongre ile çalışmalarını sonlandırma kararı alırken 11 Temmuz’da Silêmanî’de KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat öncülüğünde düzenlenen törenle 30 gerilla törenle silahlarını imha etti.
Tüm bu gelişmeler kamuoyunda artık top Türk devleti ve iktidar ortaklarında olduğu yönünde açıklama ve değerlendirmelere rağmen, Güney ve Rojava Kürdistan bölgelerine yönelik Kürt Özgürlük Hareketine yönelik baskı ve oyunlarından vazgeçmiyor.
Türk devletinin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Parastın’ın güney Kürdistan’ın Behdinan bölgesindeki yeni hareketliliği bölgedeki siyasi dengeleri değiştirebilir. Güvenilir kaynaklara ulaşan Lekolin.org, MİT 6 ve 7 Eylül 2025 tarihlerinde hem KDP’nin Parastin bölgedeki ekipleri ile Irak istihbaratıyla gizli toplantılar yaptığını öğrendi. Bu görüşmelerin merkezinde, gerilla güçlerinin silahsızlanma sürecine baskı kurmak için “görünmez bir kuşatma” stratejisi yatıği belirtilse de, Irak askeri ve istihbarat güçleri üzerinden provokasyon yaratmak olabileceği iddia ediliyor.
ATEŞLE OYNANIYOR!
Kaynaklara göre, MİT’in bölge yetkilileri olduğu belirtilen Muhammed Emre, Aral Akçatepe ve Fikret Kasabalı’dan oluşan ekip, 7 Eylül günü Parastın bölge sorumluları oldukları belirtilen Şirwan Rezazi, Cotyar Zebari, Omid Zirgzawi ve Macid Hizir Hewlêr’in Mesif’te toplantı düzenledikleri öğrenildi. Toplantıda alınan karara göre, Zerevani güçlerinin MİT tarafından belirlenen bölgelere yani Şikefta Brindara, Zap, Metina, Heftanin bölgelerindeki gerilla güçlerinin tünel ve noktaların yoğun olduğu alanlara kademeli olarak dağıtılması kararlaştırıldı. Toplantıda, bölge halkının tepki göstermesi halinde Zerevani Güçleri’nin konuşlandırılması bir operasyon veya askeri eylem gerçekleştirmek amacıyla değil, PKK’yı hızla silahsızlandırmaya zorlamak ve ‘barış süreci’nin başarısız olması durumunda hazırlıklı olmak ve önlem almak amacıyla gerçekleştirildiğine yönelik ikna edilmesi.
MAXMUR İKİNCİ CEPHE, İLK HEDEF
MİT’in aynı ekibi, Irak İstihbaratı bölge sorumluları olduğu belirtilen Emir Muhammed Haşimi ve Zedan Hamze ile 6 Eylül’de görüşme yaptığı belirtildi. Burada hedef, yıllardır baskı uyguladığı Ş. Rüstem Cudi Maxmur Kampı’nın çevresine Irak merkezi güçlerinin yerleştirilmesi ve daha fazla baskı uygulanması, üçlü bir istihbari sıkıştırma halini alacak plan geliştirilme kararı alındı.
Planın ikinci ayağı ise doğrudan askeri: Diyalog başarısız olursa, Zap bölgesine savaş uçakları, İHA’lar ve kara kuvvetleriyle büyük ölçekli bir saldırı başlatılacak. Ardından Maxmur’a yönelilecek.
SEMBOLİK DEĞİL
İlk adım küçük görünse de, sembolik değil: 52 kişilik bir keşif ve koordinasyon ekibi, öncesinden bölgeye gönderilecek. Bu ekip, hem arazi değerlendirmesi yapacak hem de yerel güçlerle entegrasyonu sağlayacak.
Bu durum akıllara bir provokasyon mu yoksa ateşkes ve sürecin sekteye uğraması halinde ‘Hazırlıklı Olma’ stratejisi mi sorularını getiriyor.
Fırat ALİ




