Belge, iki ülke istihbarat başkanları İbrahim Kalın (Türkiye) ve Sergey Narışkin (Rusya) tarafından paraflanmış olup, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un 28 Kasım 2024 tarihinde Moskova’da bulunduğu sırada hukuk dairesine inceleme için gönderdiği notlarla ilişkilendiriliyor.
Bu taslak, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın yetkilerini devretmesini, muhalif grupların Şam’a girişini ve Rus askerî varlığının yeniden yapılandırılmasını öngören bir geçiş planı niteliğinde.
Belgeye göre anlaşma, ABD’nin mevcut (Biden) ve gelecekteki (Trump) yönetimleri, ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar ve İsrail tarafından da dolaylı biçimde desteklenmiş görünüyor.
ANLAŞMANIN ANA HATLARI
2.Esad’ın Görevden Ayrılması
Mutabakatın ilk bölümü Rusya’nın taahhütlerini sıralıyor.
Bu maddelere göre Beşar Esad, tüm askerî ve güvenlik birimlerine muhalif güçlere karşı silah kullanılmaması talimatı verecek; ardından, en geç Aralık 2024 sonuna kadar ülkeyi terk edecektir.
Yetkilerini ise anayasal olarak halefi sayılan Başbakan Muhammed Gazi el-Celali’ye devredecek, böylece yönetim doğrudan muhalefetin eline geçebilecektir.
Bu maddenin dikkat çekici yönü, yetkilerin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Faysal Mikdad’a verilmemesi koşuludur. Zira Mikdad’ın devralması, anayasal sürekliliğin korunması anlamına geleceği için mevcut rejimin fiilen devam etmesine yol açabilirdi.
2.Rusya’nın Rolü
Rus tarafı, Suriye’deki askerî birliklerini Himeymim Hava Üssü ve Tartus Deniz Üssü’nde toplayacak; Aralık 2024 itibarıyla muhalif güçlere karşı operasyon yapmayacaktır.
Ayrıca Esad ve ailesinin güvenli biçimde ülke dışına çıkarılmasını üstlenecektir.
Buna karşılık, Esad’a ve çevresine bir yıl boyunca siyasî veya medya faaliyeti yasağı getirilmektedir.
3.Türkiye’nin Garantileri
Türkiye, Rusya’nın Suriye’deki tüm diplomatik, askerî ve dinî varlıklarının güvenliğini garanti eder.
Bunun yanı sıra, muhalif güçlerin kontrol ettiği bölgelerde bulunan Rus vatandaşlarının da korunması sağlanacaktır.
Esad’ın konvoyu hem Suriye hem Türkiye hava sahasında güvenli geçiş koruması altında olacaktır.
4.Şam’a Giriş Planı
Belgenin eklerinde, “Fetih el-Şam Operasyon Gücü” adlı bir grubun — “Beşinci Kol / Uzlaşmalar” bünyesinde yer alan ve Enes es-Salhadi (Enes ez-Zaîm) tarafından komuta edilen bir birim — Şam’a ilk giren muhalif grup olacağı belirtiliyor.
Bu birlik, başkentin güneyinden ve güneydoğusundan ilerleyerek havaalanı, televizyon binası, Genelkurmay, Cumhurbaşkanlığı sarayları, Başbakanlık ve Meclis binaları gibi devlet kurumlarını ele geçirecektir.
Operasyon, yalnızca Esad’ın ülkeden ayrılışından sonra ve Rus komutanlığının Türk tarafına resmi bildirim yapmasının ardından başlatılacaktır.
5.Rus Üslerinin Statüsü
Aralık 2024 sonrası Rus askerî veya sivil varlığının Suriye’de kalması, “yeni Suriye yönetimi” ile yapılacak ayrı bir mutabakata bağlanmıştır.
Türkiye, bu yeni otoriteleri Himeymim ve Tartus üslerinin kira sözleşmelerini yenilemeye ikna etmeyi taahhüt ederken;
Rusya da muhalif grupların “terör listelerinden çıkarılması” için yasal süreç başlatacaktır.
BELGENİN SİYASİ ANLAMI
Bu taslak, Suriye krizinde Moskova ve Ankara’nın örtülü bir iktidar devri planı üzerinde uzlaştığı izlenimini yaratmaktadır.
Özellikle “Heyet Tahrir eş-Şam” (eski el-Nusra Cephesi) gibi uluslararası alanda terör örgütü kabul edilen bir yapının “geçici yönetici güç” olarak zikredilmesi, mutabakatın siyasi ve hukuki açıdan son derece tartışmalı olmasına yol açmaktadır.
Ayrıca belge, Rusya’nın Esad sonrası döneme hazırlık yaptığını ve rejimin sürekliliği yerine kontrollü bir geçiş senaryosuna yöneldiğini göstermektedir.
Türkiye’nin üstlendiği garantiler ise, sahadaki muhalif unsurların disiplin altına alınması ve geçiş sürecinde istikrarın sağlanması yönündeki çıkarlarını yansıtmaktadır.
SONUÇ OLARAK
Bu belge, eğer gerçekse, Suriye iç savaşının en kritik dönüm noktalarından biri olarak değerlendirilebilir.
Rusya ile Türkiye’nin çıkarlarını dengeleyen ve Esad’ın sahneden çekilmesini öngören bu mutabakat, hem bölgesel ittifakların yeniden şekillenmesi hem de uluslararası hukuk açısından uzun yıllar tartışma konusu olacak niteliktedir.
Belgenin resmî olarak onaylanıp yürürlüğe girip girmediği henüz doğrulanmamış olsa da, sızdırıldığı iddia edilen içerik, Suriye’nin geleceği üzerinde Moskova ve Ankara’nın belirleyici etkisini açık biçimde ortaya koymaktadır.
Delil ZİLAN





