KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Toplumlar İçin Devrim Ne Anlama Gelir?

Sosyalizmin ve devrimin en büyük koruyucusu gücü halkın kendisidir ama politikleşmiş ve kendi kendisini yönetmesini öğrenmiş halk devrimin koruyucu gücü olmayı başarabilir.

20 October 2025
Kategori: Makaleler
265 17
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Toplumlar için devrim kuşkusuz gelişme ve sosyalleşme anlamına gelir. İnsan toplumu devrimi bir sosyal bilinçlenme ve kültürel gelişmişlik olarak ele almalı ve yönünü buna göre belirlemeli. İnsanın sosyal ve kültürel gelişmişliği bilimsel ve tekniksel gelişmişlikle aynı paralellikte gelişmiyor. Bilim ve teknik daha ileri düzeyde bir gelişmişlik içindedir. Buda, bilimin, tekniğin ve bilginin küçük bir elit seçkin sınıfın tekelinde olduğunun bir sonucudur. Eğer bilimsel zenginlik toplumun hizmetinde olsaydı, toplumun sosyal ve kültürel gelişmişlik düzeyi bilimsel tekniksel gelişmişlikle aynı paralellikte olurdu ve insan toplumu bugün gelişmiş bir sosyalist kültürle yaşamını sürdürüyor olacaktı.

İktidar güçleri toplumun tepesine çöreklenerek, bütün toplumsal emek ve değerleri kendi tekelinde tutarak, insan toplumunu eğitimsiz bırakarak varlığını devam ettiriyor. Son yüzyılda bu iktidarcı bürokratik koşullarda gerçekleşen devrimler devlet/iktidar engeline takıldı ve bir toplumsal yaşama dönüşemedi. Devrim bir güç olma, iktidar kurma olarak algılandı. Sosyalizm toplumsal sosyalite, kültürel gelişmişlik olarak görülmedi, bir devlet/parti rejimi ve iktidarı olarak görüldü.

Sosyalizmi ve devrimi çok yönlü bir toplumsal gelişme olarak görmeyen devrim; toplumu değil devleti güçlendirip böylece devrimi koruduğunu düşündü, toplum ise adeta sistemden bir dışlanmışlık yaşadı, hatta sözde sosyalist devlet tarafından kontrol edilmesi gereken kesimler olarak görüldü. Dikkat edilirse, Sovyetler Birliği kendisini dış güçlerden korudu ama sosyalist rejimi kendinden koruyamadı. Eğer sosyalizm bir toplumsal yaşam şeklini alsaydı ve kökleşseydi kimse yıkamazdı. Bağışıklık sistemi zayıf olan bir vücut her türlü hastalığa karşı zayıf olur ve ölür. Devletin tekelinde olan bir devrimin toplumsal bağları olmaz ve çürümeye zemin hazırlar. Sosyalizmin ve devrimin en büyük koruyucusu gücü halkın kendisidir ama politikleşmiş ve kendi kendisini yönetmesini öğrenmiş halk devrimin koruyucu gücü olmayı başarabilir. Sovyetler’deki bürokratik sosyalizmin yol açtığı sonuçlardan iyi dersler çıkararak doğru bir sosyalizm anlayışını Önder Apo geliştirdi, sosyalizmin ancak toplumla birlikte gelişebileceği sonucuna ulaşıldı ve bundan dolayı Kürdistan’da her yerde komünal yaşam örgütlenmelerine ağırlık verildi, bu konuda toplumsal bilinçlenmeye önem verildi. Bir yönetim olacaksa, o da toplumun kendi öz yönetimi olacak.

Her şeyden önce, toplumda zihniyet devrimi, vicdan devrimi olacak, sevgi dolu insan olunacak. Zihniyet devrimi vicdan devrimi sevgi devrimiyle yoğrulursa insanlığın önü açılır. İnsanı insana düşman yapan sevgisizliktir. Sevgisiz kalmış için kendine bile düşman olur, kendiyle bile barışık olamaz. Devrimci mücadelede sürekli yeni insandan söz edilirken aslında bu, iyi insan olmak demektir. Kötülerin romanı, şiiri, romantizmi, aşkı, sevgisi olmaz. Ama iyi insanlar için, roman, şiir, şarkı, romantizm, aşk ve sevgi yaşamın özüdür. Aşk ve sevgi insan sevgisiyle başlar. Aşk ve sevgi bireysel bir sevme durumu değildir, toplumsal değerleri ifade eder. Romantizm, şiir ve aşk toplumsal koşullarda filizlenir, yaşamsal hale gelir. Romantizm şiir ve aşk yönü oldukça gelişkin olan devrimler başarılı olur. Yaşam ancak romantizmle, şiirle, hayata ve insana sevdalı olmakla anlamlı olur ve ancak anlamlı bir yaşama devrim denir. Devrim kısa bir sürede olan bir şey değildir, devrim en güzel yaşamı yaşamdır, insanın güzelleşmesidir. İyi ahlaka sahip olmaktır.

Kapitalizmin vahşi denecek koşullarında gerçekleşen devrimler yeni insanı hedeflemiş olsalar da, bunun için gerekli zihniyet devrimi vicdan devrimi sevgi devrimi olmadığı için, devrimin olması devlet iktidarının alınması olarak düşünüldü. Devrimciler devleti ele geçirirken devleti zayıflayıp halkı güçlendirirler. Devlet belki kısa bir sürede ortadan kaldırılmaz ama doğru bir toplumsallıkla devletin oluşturduğu zihniyetten, alışkanlıklardan, kötülüklerden kurtulunca toplumun sahip olacağı bilinçle ve gelişmiş bir kültürle kendi kendini yönetmek mümkün olacaktır. Malı, mülkü, parayı ve iktidarı seven değil, insanı seven, ağacı seven, bütün canlıları seven insanın oluşması yerini bir yaşam için hayati öneme sahiptir. Maddi imkânlar yaşamak için kullanılır ekonomik rekabet ve kişisel servet yığmak için değil. Kimse evinde tonlarca su biriktirmez, tonlarca yiyecek biriktirmez ama ellerinden gelse tonlarca para ve altın biriktirirler, ki zaten bütün zenginler daha çok zengin olmayı sürekli öncelikli hedef haline getirmişler. Bütün emperyalist savaşların nedeni işte bu maddiyata dayalı rekabettir, gereksiz bir rekabet. Zengin biriyle fakir birinin uyuduğu yatağın, giydiği ayakkabının, girdiği mezarın büyüklüğü aynıdır. Ama insan kendini kaybetti. İktidar olmayla, çok para ve mülk sahibi olmayla iyi insan olunacağını düşünmek ve büyük, önemli insan olduğunu sanmak aslında ne kadar küçüldüğünün bir ifadesidir. İnsan doğal olarak doğuştan büyük ve değerlidir. İşte sınıflı sistemler insanın doğal değerini yok etti, insanı hayatın öznesi olmaktan çıkarılıp hiçleştirdi. Kendi türüne düşman olan bir insancık türü oluştu. Aksi halde, bir damla petrol bir damla kandan neden daha önemli oluyor? Ancak kendini kaybetmiş insan için maddiyat insandan daha önemli olur. Hatta kapitalistler için insanın hiçbir önemi yoktur.

Mideyi doyurmak kolaydır ama hırsı doyurmak mümkün değildir. İşte yeni insan kendini kültürel ve sosyal olarak doyurmuş insandır. Beyni doymayan insanın midesi tok olsa da gözleri hep aç olur ve aç gözlülük maddiyata esir olur, bütün yaşamını maddi zenginliğe odaklar, mevki ve makam hastası olur, birileri üzerinde egemenlik kurmayı iyi bir yaşama sahip olma olarak görür ve kendi içindeki insanı öldürür. İşte devrim insanın kendi içindeki insanı tekrar keşfetmedir, hayatın değeri haline getirmedir. Bana göre, en büyük insanlar dervişlerdir. Derviş gerçek insan olmayı başarmış olandır. İşte devrimciler için derviş gibidir/gibiydi tanımı yapılır. Dervişin ailesi bütün insanlardır, evi ise gittiği her yerdir, ülkesi ise dünyadır. Derviş devrimi kendi içinde yaşayandır. Dervişin Kâbesi insandır, sevgidir. Sevgisiz insan şeytanın uzantısıdır. Hatta şeytandır. Bundan dolayı sevgi devrimiyle yoğrulan insan kendi türüne aşık olur, doğaya aşık olur, bütün canlılara aşık olur ve en güzel yaşamı insanlık için kurar.

Kemal SÖBE 

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş219Paylaş137
Önceki yazı

Komünü Görmeyen Akıl, Kürt’ü Göremez- 3

Sonraki Haber

Suriye Düğümü ve Üçüncü Dünya Savaşı: Küresel Güçlerin Çatışma Alanında Yeni Bir Model Mümkün mü?

Son HABERLER

Makaleler

TC Soykırım Siyasetinden Hala Vazgeçmemiştir!

Yayınlayan Lêkolîn
28 May 2026
0
1.5k

Yüz yılı aşkın inkâr rejiminin...

Daha fazla okuDetails

Baba İhsak’tan Sırrı’ya, Adıyaman’ın Direniş Geleneği

23 May 2026
1.6k

Ortadoğu’nun Yeni Hesaplaşma Sahnesi: Suriye’nin Zorlanan Geleceği

21 May 2026
1.6k

Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

17 May 2026
2.1k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    555 Paylaşım
    Paylaş 222 Paylaş 139
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    730 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 183
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    541 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç