KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Suriye Düğümü ve Üçüncü Dünya Savaşı: Küresel Güçlerin Çatışma Alanında Yeni Bir Model Mümkün mü?

Bu süreçte yeni paradigmalar oluşurken eski sınırlar ortadan kalkıyor. Halihazırda tüm hızıyla süren ve bir devrim niteliği taşıyan Üçüncü Dünya Savaşı, yeni bir sınır belirleme sürecini de beraberinde getirecek. Bu savaşta ulus devletler yıkılıyor, güç dengeleri değişiyor ve merkezi otoriteler sarsılıyor.

22 October 2025
Kategori: Politik Analiz
258 20
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Bu süreçte yeni paradigmalar oluşurken eski sınırlar ortadan kalkıyor. Halihazırda tüm hızıyla süren ve bir devrim niteliği taşıyan Üçüncü Dünya Savaşı, yeni bir sınır belirleme sürecini de beraberinde getirecek. Bu savaşta ulus devletler yıkılıyor, güç dengeleri değişiyor ve merkezi otoriteler sarsılıyor. Bu durum yıkım, soykırım, yağma ve kitlesel göçleri tetiklerken, aynı zamanda devrimsel gelişmelerin de önünü açıyor. Özellikle Ortadoğu coğrafyasında sınırlar anlamsızlaşırken, ölüm kavramı da sıradanlaşıyor. Bugünümüzü doğru anlamak için yüz yıl önceki tarihsel kırılmalara dönüp bakmak zorundayız.

TARİHSEL ARKA PLAN: YÜZYILLIK KRİZİN KÖKENLERİ

Dünya, insanlığa büyük acılar yaşatan iki büyük savaşa tanık oldu. Sanayi Devrimi sonrası Londra-Amsterdam merkezli gelişen dünya kapitalist sistemi, yönetim biçimlerinde ve zihniyetlerde köklü değişimlere yol açtı. Bu değişim, farklı işgal politikalarını beraberinde getirerek 1914’te Birinci Dünya Savaşı’nı başlattı. Savaşın ardından Ortadoğu’nun sınırları, Sykes-Picot Anlaşması gibi dayatmalarla, halkların iradesi hiçe sayılarak ulus devlet zihniyetine göre yeniden çizildi. Bu çerçevede 22 Arap devleti, bir Fars devleti ve bir Türk devleti kuruldu. Bunların başında Türkiye Cumhuriyeti, bu dönemde İngiltere, Fransa ve diğer kapitalist devletler tarafından bir “proto-İsrail” olarak tasarlanmıştır.

Bir yanda bu yapay sınırlar çizilirken, diğer yanda Lenin önderliğinde Sovyet Rusya’da Ekim Devrimi gerçekleşiyordu. Kapitalist sistem, hem kendi iç krizini aşmak hem de sosyalizmin yükselişini engellemek amacıyla İkinci Dünya Savaşı’nı başlattı. 1939’da başlayan ve ABD’nin Japonya’ya atom bombası atmasıyla son bulan bu savaşın ardından Ortadoğu’da İsrail devleti kuruldu. Çin, Küba ve Vietnam gibi ülkelerde sol devrimler yaşansa da bunlar mevcut egemenlik zihniyetini kökten değiştiremedi.

SOĞUK SAVAŞ SONRASI VE “ULUSLARARASI KOMPLO”

1991’de Reel Sosyalizmin çöküşüyle birlikte kapitalist sistem, egemenliğini pekiştirmek ve yeni pazarlar yaratmak için tekrar Ortadoğu’ya yöneldi. 1992’deki Körfez Savaşı ve ardından gelen Irak müdahalesi bu yönelimin bir parçasıydı. Ancak bu süreçte Kürdistan ve Ortadoğu’da gelişen Kürt özgürlük hareketi, kapitalist modernitenin ilerleyişi önünde bir engel olarak görüldü. Bu nedenle, uluslararası güçlerin desteğiyle  Önder Apo Suriye’den çıkarıldı ve 15 Şubat 1999’da uluslararası bir komplo ile Türkiye’ye teslim edildi. Fakat bu komplo, İmralı’da geliştirilen yeni paradigma sayesinde boşa çıkarıldı ve bu paradigma, insanlık için yeni bir umut kapısı araladı.

ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI VE ULUS DEVLETLERİN YIKILIŞ SÜRECİNİN BAŞLANGICI

Kapitalist sistem, yaşadığı krizi aşmak için “Üçüncü Dünya Savaşı” olarak adlandırılan yeni bir süreci başlattı. Bu savaş, ABD’nin 2003’te Irak’a müdahalesiyle somutlaştı ve ulus devletlerin yıkım sürecini hızlandırdı. 2012’de “Arap Baharı” adı altında Libya, Mısır ve Suriye’de başlayan isyanlar, Batı’nın bölgeye müdahalesine zemin hazırladı.

Lozan Anlaşması’nın 100. yıldönümüne denk gelen 2023 yılında yaşananlar, Ortadoğu’daki merkez devletleri değiştirme hamlesinin bir parçasıdır. 7 Ekim 2023’te Hamas’ın saldırısıyla başlayan savaş, bölgedeki sınırları yeniden çizme hedefini taşımaktadır. ABD ve İngiltere destekli İsrail, önce Lübnan ve Suriye üzerinden İran’ın nüfuzunu kırmayı, ardından İran’ı yeni sisteme teslim olmaya zorlamayı amaçlamaktadır. Amaç, Türkiye ve İran merkezli eski düzeni yıkarak, İsrail ve Suudi Arabistan merkezli yeni bir Ortadoğu inşa etmektir. Eş zamanlı olarak Rusya-Ukrayna savaşı derinleştirilerek Rusya zayıflatılmakta ve Çin yalnızlaştırılmaktadır.

Ancak her savaş, yıkımın yanı sıra devrimci fırsatlar da doğurur. Tıpkı Ekim, Çin ve Vietnam devrimleri gibi, Üçüncü Dünya Savaşı süreci de Rojava Devrimi gibi yeni gelişmelere zemin hazırlamıştır. 13 yıldır Kuzey ve Doğu Suriye’de Önder Apo’nun “Demokratik Ulus” paradigması çerçevesinde, farklı halklar ve inançlar bir arada, eşit ve özgür bir şekilde yaşamaktadır.

TÜRKİYE’DE ÇÖZÜM SÜRECİ: FIRSATLAR VE TAKTİKSEL YAKLAŞIMLAR

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te yaptığı çağrı, Türkiye’nin Üçüncü Dünya Savaşı’nın getireceği varoluşsal tehdidi gördüğünün bir işaretiydi. Önder Apo, bu çağrıya 27 Şubat 2025’te bir Barış ve Demokrasi Manifestosu ile karşılık verdi. Ancak AKP-MHP iktidarının, tecridi sürdürmesi, hasta tutukluları serbest bırakmaması ve kayyım politikalarına devam etmesi, çözüm konusundaki samimiyetsizliğini ve sürece taktiksel yaklaştığını göstermektedir. Türkiye’nin Güney Kürdistan ve Rojava Kürdistan’ında askeri varlığını sürdürmesi de bu durumu teyit etmektedir. Sürecin geleceği, Türk devletinin atacağı somut adımlara bağlıdır.

SURİYE ARENASI: BÖLGESEL VE KÜRESEL GÜÇLERİN PROJEKSİYONU

Suriye, dış güçlerin Ortadoğu’ya yönelik projelerini hayata geçirdiği bir laboratuvara dönüşmüştür. İsrail, “bileşenlerine saldırı” bahanesiyle Suriye hükümetine kendi şartlarını dayatmaktadır. Türkiye ise, HTŞ gibi gruplar üzerinden Suriye’nin kuzeyinde bir “ulusal birlik” projesi adı altında kendi nüfuz alanını genişletmek istemektedir. 27 Kasım 2024’te başlayan ve 12 gün içinde Baas rejiminin yıkılması, Türkiye’nin Suriye’deki istikrarsızlığı derinleştirme politikasının bir sonucudur. Görünen o ki, Türkiye ve İsrail, farklı yöntemlerle de olsa, Suriye’de istikrarı engelleyerek kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışmaktadır.

SURİYE’DE KADIN MÜCADELESİ: İKİ ZİHNİYETİN SAVAŞI

Baas rejiminin çöküşüyle birlikte, Türkiye destekli ve cihatçı zihniyetli yapılar ön plana çıkmıştır. Bu örgütler, Önder Apo’nun paradigmasıyla gelişen özgür kadın hareketine karşı bir proje olarak tasarlanmıştır. Geçici hükümetin Şeriat temelinde çıkardığı yasalar, kadınları toplumsal hayattan dışlamayı, eve hapsetmeyi ve tek tip bir yaşam tarzını dayatmayı amaçlamaktadır. Kadınların giyiminden eğitimine, sosyal yaşamdaki varlığından hukuksal haklarına kadar her alanda gerici bir kuşatma söz konusudur. Fuhuş, kadın ticareti ve çok eşlilik gibi uygulamalar normalleştirilmektedir. Bu durum, Suriye’de kadın kimliğinde büyük bir yıkıma yol açmaktadır.

YIKIMIN İÇİNDEKİ UMUT: DEMOKRATİK ULUS PARADİGMASI

Tüm bu kaos, yıkım ve dış müdahalelere rağmen, Önder Apo’nun sunduğu “Demokratik Ulus” projesi bir umut ışığı olmaya devam etmektedir. Ne uluslararası ne de bölgesel güçlerin reddedemeyeceği bu proje, barış ve demokrasi ilkelerine dayanmaktadır. Toplum, savaş ve yağma yerine diyalog ve ortak yaşamı öneren bu projede kendi geleceğini görmektedir. Özellikle Türkiye’de başlatılan sürecin akamete uğraması, Suriye’deki durumu da olumsuz etkilemekte ve Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırgan politikalarına zemin hazırlamaktadır. Ancak tüm baskılara rağmen, Demokratik Ulus paradigması, Ortadoğu halkları için en gerçekçi barış, istikrar ve demokrasi modelini sunmaktadır.

Gulê HECÎ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş216Paylaş135
Önceki yazı

Toplumlar İçin Devrim Ne Anlama Gelir?

Sonraki Haber

AKP’den Suriye’de Kürtlere Karşı Arap Lobiciliği- HABER ANALİZ

Son HABERLER

Politik Analiz

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

Yayınlayan Lêkolîn
1 June 2026
0
1.5k

“Devşirme” kavramı, Osmanlı İmparatorluğu’nda 14....

Daha fazla okuDetails

Güç Dengelerinin Dönüşümünde Türkiye’nin Konumu ve Kürt Sorunu- 2

13 May 2026
1.6k

Dünyadaki Güç Dengelerinin Dönüşümü ve Kürtlerin Stratejik Konumu- 1

12 May 2026
1.6k

Demokratik Entegrasyon Nedir, Nasıl Yapılır?- EDİTÖRDEN

4 May 2026
1.7k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    558 Paylaşım
    Paylaş 223 Paylaş 140
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    730 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 183
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    541 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç