Kuzey ve Doğu Suriye’nin simge şehirlerinden biri olan Kobanê, 6 Ocak 2026’da başlayan kapsamlı saldırıların ardından ağır bir kuşatma altında. Şam hükümetine bağlı HTŞ ve Türk devletine bağlı SMO çeteleri ile DAIŞ çeteleri tarafından çevrelenen kent, 18 günü aşkın süredir tecrit edilmiş durumda. Türkiye sınırının kapalı olmasıyla birlikte tüm yönlerden izole edilen Kobanê’de, halk temel yaşam ihtiyaçlarından mahrum bırakılıyor. Bu kuşatma, yalnızca askeri bir hamle olmanın ötesinde, derin bir insani krize dönüşmüş vaziyette. Binlerce sivilin sığındığı kentte su, elektrik ve internet kesintileri yaşanırken, gıda ve tıbbi malzemeler hızla tükeniyor.
SALDIRILARIN ARKA PLANI
Saldırı dalgası, Suriye Geçici Hükümeti’nin 13 Ocak 2026’da Demokratik Suriye Güçleri (QSD) kontrolündeki bölgelere yönelik geniş çaplı saldırılarla başladı. HTŞ ve Türkiye destekli çete grupları Rakka, Tabka ve Ayn İsa gibi bölgelerden Kobanê’ye doğru ilerleyerek kenti kuşattı. Bu operasyon, Suriye iç savaşının yeni bir evresini temsil ediyor; zira HTŞ, eski El Kaide bağlantılarıyla bilinen bir grup olarak, hegemon güçlerin desteği ile bölgedeki Kürt özerk yönetimini ve paradigmayı hedef alıyor. Türkiye’nin doğrudan desteğiyle yürütülen bu saldırılar, Kürt mahallelerine yönelik bombardımanlarla eş zamanlı olarak başladı ve hızla Kobanê’yi hedef aldı.
Tarihsel bağlamda Kobanê, 2014-2015 yıllarında DAİŞ’e karşı direnişiyle dünya çapında sembolleşmişti. Bugün ise benzer bir direniş ruhuyla karşı karşıya; ancak bu kez DAIŞ kalıntıları olan HTŞ ve SMO çeteleri tarafından tehdit altında. Saldırıların başlangıcından itibaren binlerce sivil, Rakka ve Ayn İsa gibi bölgelerden Kobanê’ye sığınmak zorunda kaldı. Ancak kuşatma ile birlikte bu sığınmacılar da krize dahil oldu.
KUŞATMANIN AĞIR BEDELİ: TEMEL İHTİYAÇLAR TÜKENİYOR
Kuşatma, Kobanê’yi tüm yönlerden izole ederek halkın günlük yaşamını felç etti. Şeker, çay, sebze gibi temel gıda maddeleri tükenme noktasına geldi; özellikle bebek mamaları tamamen bitmiş durumda. Pirinç, bulgur ve un gibi stoklar da hızla eriyor. Kentteki okullar ve camiler, sığınmacı ailelerle dolup taşarken, kış şartlarında ısınma ve barınma sorunları katlanarak artıyor. Dört çocuğun donarak öldüğü raporları, krizin vahametini gözler önüne seriyor.
HTŞ ve SNA çeteleri, kentin etrafındaki köyleri (Şêxler, Çelebî, Zerîka gibi) hedef alarak talan ve saldırılarını sürdürüyor. Bu saldırılar, QSD, YPG ve YPJ güçleri tarafından püskürtülse de, sivillerin gıda ve yakıt erişimini engelliyor. Bölge halkının ve tüm dünyada insani yardım koridorlarının açılması çağrıları azami düzeyde sonuç almış olsa da bölgeye çok sınırlı yardım konvoyu geçiş yaptı.
SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKÜŞÜN EŞİĞİNDE
Hastaneler, ilaç ve tıbbi malzeme eksikliğiyle alarm veriyor. Yakıt yetersizliği nedeniyle jeneratörler çalıştırılamıyor; bu da özellikle yenidoğan bebekleri büyük risk altına sokuyor. Şimdiye kadar 5’ten fazla çocuk soğuktan ve sağlık sorunlarından dolayı yaşamını kaybetti. Bazı bebeklerin ilkel koşullarda hayatta tutulmaya çalışıldığı belirtiliyor. Elektrik kesintileri, ameliyatları ve tıbbi cihazları etkileyerek krizi derinleştiriyor. Özerk Yönetim yetkilileri, uluslararası örgütlerden yardım talep etse de, erişim engelleri devam ediyor.
ELEKTRİK VE SU KESİNTİLERİ!
18 Ocak’ta Tişrin Barajı’nda meydana gelen arıza, Kobanê’ye elektrik akışını kesti. Arıza giderilse de, elektrik yalnızca 30 dakika süreyle ulaştı ve ardından tekrar kesildi. Yüksek gerilim hattındaki (66 KV) sorun, Sirîn ve Eyn İsa’ya elektrik ulaşmasına rağmen Kobanê’yi etkiliyor. Uluslararası Kızılhaç ile temaslara rağmen, onarım ekiplerine izin verilmedi. Bu durum, kesintilerin kasıtlı sabotaj olabileceği şüphelerini doğuruyor. Su istasyonları, fırınlar ve hastaneler bu kesintilerden doğrudan etkileniyor; Şam’daki geçici hükümet ekiplerinin köylere erişimi zorlaştırması krizi daha da kötüleştiriyor.
ANLAŞMA HAYATA GEÇİRİLMIYOR: ATEŞKES İHLALLERİ
30 Ocak 2026 tarihinde Mazlum Abdi ve Colani arasında imzalanan mutabakat, Kobanê kuşatmasının kaldırılmasını içeriyordu. Ancak bu madde uygulanmadı. 22 Ocak’ta başlayan ateşkes, Hesekê ve Kobanê çevresinde ihlal edildi. HTŞ, Eqtan Hapishanesi ve güney köylerine saldırılarla ateşkesi bozdu. QSD, Kürt çoğunluklu bölgeleri “kırmızı çizgi” ilan ederek geri çekildi, ancak kuşatma devam ediyor. 2 Şubat tarihi ile beraber Kobanê, Hesekê ve Qamişlo şehirlerine heyet şeklinde şehre giren Şam hükümetine bağlı iç güvenlik güçleri entegrasyon sürecini başlattığını iddia etse de Kobanê üzerindeki kuşatma kaldırılmış değil.
HALKIN DIRENİŞİ: KOLEKTİF DAYANIŞMA VE MORAL
Tüm zorluklara rağmen Kobanê halkı direnişini sürdürüyor. Gençler, kadınlar ve yaşlılar, kentte nöbet tutarak saldırılara karşı koyuyor. Kolektif dayanışma pratikleriyle moral korunuyor; geçmiş IŞİD direnişi gibi, bugün de Kobanê direniş ruhuyla ayakta. Protesto yürüyüşleri ve direniş etkinlikleri, halkın kararlılığını gösteriyor.
ULUSLARARASI KAMUOYU VE ÇAĞRILAR
Yetkililer, kuşatmanın kaldırılması ve insani koridorların açılması için çağrıda bulunuyor. Birleşmiş Milletler, çatışmaların devam ettiğini rapor ederken, uluslararası kamuoyunun sessizliği eleştirildi. Kürdistan Toplulukları Birliği, direniş ruhunun yükseltilmesini savunuyor. Ancak somut adımlar atılmadı; bu da krizi uzatıyor.
Kobanê’deki durum, Suriye iç savaşının yeni bir trajedisi olarak tarihe geçebilir. Entegrasyon çabalarının gölgesinde süren bu kuşatma, acil uluslararası müdahale gerektiriyor. Halkın direnişi ise umudun simgesi olmaya devam ediyor.
Militan RÊHAT





