KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Newroz: Kürt Halkının Yeniden Doğuş Ateşi

Demirci Kawa’dan Mazlum Doğan’a uzanan bu köprü, Kürt direnişinin sürekliliğidir. Kawa’nın örsüyle başlayan isyan, Mazlum’un üç kibritinde çağdaş biçimini buldu.

20 March 2026
Kategori: Makaleler
264 8
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Her yıl 21 Mart’ta, baharın ilk nefesiyle birlikte dağlar, ovalar ve şehir meydanları alevlerle aydınlanır. Bu ateş, sadece kışın sonunu değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir direnişin yeniden canlanışını müjdeler. Adı Newroz’dur; “yeni gün” demektir. Kürt halkı için ise yalnızca bir bayram değil, varoluşun ta kendisidir. Zulme karşı ilk kıvılcımı çakan demirci Kawa’nın öyküsüyle başlayan bu gelenek, bugün Kürt Özgürlük Hareketi’nin en güçlü simgelerinden biri haline gelmiştir. Newroz, ezilen bir halkın hafızasında hem tarih hem de gelecek vaatidir.

Kökleri Mezopotamya’nın derinliklerine uzanan Newroz’un efsanesi, İran mitolojisinin Şahname’sinde Demirci Kawa olarak anlatılır. Zalim Dehak’ın omuzlarındaki yılanları her gün iki genç insanın beyniyle beslediği o karanlık dönemde, Kawa isyan bayrağını kaldırır. Dağlara ateşler yakar, halkı zulme karşı örgütler ve 21 Mart’ta Dehak’ı devirir. Kürt anlatısında bu zafer, sadece bir hükümdarın sonu değil, bütün bir halkın özgürleşme anıdır. Ateş, Kawa’nın demirci ocağından doğar; o ateşle hem zincirler erir hem de yeni bir çağ başlar. İşte bu yüzden Newroz, Kürtler için “yeniden doğuş” demektir. Kışın karanlığı, zulmün ağırlığı nasıl eriyorsa, halkın iradesi de öyle dirilir. Bu, Mezopotamya’nın kadim halkı Kürtlerin, tarihin her döneminde karşılaştığı boyunduruklara verdikleri cevaptır: “Biz buradayız ve biz özgür olacağız.”

DEMİRCİ KAWA’DAN MAZLUM DOĞAN’A: SÖNMEYEN DİRENİŞ ATEŞİ

Bu gelenek, çağlar boyunca kesintisiz aktı. Her baskı döneminde, her yok sayılışta, Kawa’nın ruhu yeniden canlandı. Ama 20. yüzyılın son çeyreğinde, bu ateş modern bir bedende, somut bir eylemle yeniden doğdu: Mazlum Doğan’da.12 Eylül 1980 darbesinin ardından Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi, insanlık dışı işkencelerin, Türkleştirme dayatmalarının, teslimiyet ve itirafçılık baskısının merkezi haline gelmişti. PKK’nin öncü kadrolarından Mazlum Doğan, bu karanlığın tam ortasında duruyordu. Mahkemelerde PKK’yi savunuyor, direnişi örgütlüyor, ama düşman “ya teslimiyet ya ölüm” ikilemini dayatıyordu. İşte tam o noktada, 20 Mart’ı 21 Mart’a bağlayan Newroz gecesinde, Mazlum Doğan hücrede üç kibrit çöpü yaktı. O kibritler, Newroz ateşinin sembolüydü. Bedeniyle ateşe verdi kendini; aynı anda kendini astı. Duvara yazdığı notta şunu bıraktı: “Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür.”

Bu eylem, tesadüfi değildi. Mazlum, bilinçli olarak Newroz’u seçti. Demirci Kawa’nın Dehak’a karşı yaktığı ateşi, çağdaş Dehaklara faşist cuntaya, inkar ve imha politikalarına karşı bedeninde yeniden tutuşturdu. O üç kibrit, zindandaki karanlığı yırtan, teslimiyeti reddeden, halka “direnmek yaşamaktır” diye haykıran bir manifestoydu. Kürt halkı onu “Çağdaş Kawa” olarak sahiplendi. Önder Apo ve PKK çizgisi, Mazlum’u tam da bu isimle anarak, kadim efsaneyi güncel direnişe bağladı.

Mazlum Doğan’ın eylemi, bir milattı. Zindandaki direnişi kırılma noktasından kurtardı; ihaneti durdurdu, moral yükseltti. Ardından Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Necmi Öner ve Mahmut Zengin’in bedenlerini benzine bulayıp yaktıkları 18 Mayıs 1982 eylemi geldi. Onlar da “ateşi harlayın” diye haykırdılar. Mazlum’un kıvılcımı, dağlara sıçradı; 15 Ağustos 1984 atılımıyla gerilla mücadelesine dönüştü. Newroz artık sadece bir bayram değil, “yeniden doğuş ve diriliş günü”ydü.

Bu gelenek kesilmedi. 1990’da Zekiye Alkan, Amed surlarında bedenini ateşe verdi: “Ben Newroz oldum, Mazlum oldum.” Rahşan Demirel, Ronahî, Bêrîvan, Sema Yüce… Her biri Mazlum’un yolundan yürüdü, Kawa’nın çekicini kadın iradesiyle yeniden dövdü. Newroz serhildanları 1990’lar Cizre, Nusaybin, 1992 katliamları sokaklarda milyonların ayak sesine dönüştü. Ateş, zindandan meydanlara, dağlara, dört parçaya yayıldı.

Demirci Kawa’dan Mazlum Doğan’a uzanan bu köprü, Kürt direnişinin sürekliliğidir. Kawa’nın örsüyle başlayan isyan, Mazlum’un üç kibritinde çağdaş biçimini buldu. Her ikisi de aynı mesajı verir: Zulüm ne kadar ağır olursa olsun, bir irade, bir beden, bir ateş yeter karanlığı dağıtmak için. Bugün Newroz meydanlarında yakılan ateşler, hâlâ o aynı ateştir. Kawa’nın çekici hâlâ eldedir; Mazlum’un kibritleri hâlâ yanıyor.Çünkü direniş geleneği sönmez. Dehaklar değişir, ama Kawa’lar çoğalır. Mazlum’lar çoğalır.

Tarih boyunca Newroz, Kürt kimliğinin korunmasında bir kale oldu. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, her dönemde yasaklandı, bastırıldı, “Kürt bayramı” diye damgalandı. Ama ateş sönmedi. Tam tersine, yasağın şiddetiyle birlikte anlamı derinleşti. 1980’lerin karanlık yıllarında, dağlarda yakılan Newroz ateşleri, sadece baharı değil, aynı zamanda gerilla mücadelesinin moralini de aydınlattı. 1990’larda ise Newroz, sokaklara taştı. Cizre’de, Nusaybin’de, Diyarbakır’da on binlerce insan, ellerinde sarı-kırmızı-yeşil (kesk û sor û zer) bayraklarla “Newroz pîroz be!” nidalarıyla yürüdü. O yürüyüşler, aynı zamanda birer direniş manifestosuydu. 1992 Newroz’unda yaşanan katliamlar, 2000’lerdeki kitlesel kutlamalar… Her biri, Kürt halkının “yasaklayamazsın” diye haykırışının tarihine yazıldı. Newroz artık bir takvim günü olmaktan çıkmış, bir halk hareketinin ritmi haline gelmişti.

Kürt Özgürlük Hareketi’nde Newroz’un yeri ise bambaşka bir boyut kazanır. Önder Apo’nun 1990’larda Newroz’u “Kürt halkının ulusal diriliş günü” ilan etmesiyle birlikte, bu bayram yeniden doğuşun sembol günü haline geldi. Ateş artık sadece baharı değil, devrimci iradeyi de simgeliyordu. Dağlarda gerillanın Newroz ateşi, ovada halkın meydanlardaki Newroz ateşiyle buluşuyordu. Rojava’da, Başûr’da, Bakur’da ve Rojhilat’ta aynı anda yakılan ateşler, dört parçada bölünmüş bir halkın birliğini haykırıyordu. Newroz, artık sadece kültürel bir kutlama değil; stratejik bir araçtı. Kadınların öncülüğünde yapılan Newroz kutlamaları, hem cinsiyet eşitliğinin hem de ulusal özgürlüğün iç içe geçtiğini gösteriyordu. Jineolojinin ruhu, Kawa’nın demirci önlüğünde vücut buluyordu adeta.

Bugün Newroz, hâlâ aynı ateşle yanıyor. Siyasi baskılardan, her türlü engellemeye rağmen milyonlar meydanlara çıkıyor. Çocuklar ateşin üzerinden atlıyor, gençler halay çekiyor, yaşlılar gözyaşlarıyla “Newroz pîroz be” diyor. Çünkü bu ateş, sadece bir gelenek değil; bir sözdür. “Biz yok edilmeyiz” sözü. Zulüm ne kadar karanlık olursa olsun, bahar yine gelecek, Kawa yine isyan edecek ve Kürt halkı yine özgürleşecektir.

Newroz, Kürtler için tarihin en eski direniş destanıdır. Kürt Özgürlük Hareketi için ise geleceğin en güçlü yol göstericisidir. O ateş sönmediği sürece, ne zincir kalır ne de zalim. Çünkü Newroz, sadece bir gün değil; bir halkın sonsuz sabahıdır.

Newroz pîroz be!

Leyla EGİD

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş212Paylaş133
Önceki yazı

Karayılan: Silahsızlanma Aşaması Önder Apo Tarafından Yönetilmeli

Sonraki Haber

Statü Bir Lütuf Değil, Mücadelenin Sonucudur!

Son HABERLER

Makaleler

TC Soykırım Siyasetinden Hala Vazgeçmemiştir!

Yayınlayan Lêkolîn
28 May 2026
0
1.5k

Yüz yılı aşkın inkâr rejiminin...

Daha fazla okuDetails

Baba İhsak’tan Sırrı’ya, Adıyaman’ın Direniş Geleneği

23 May 2026
1.6k

Ortadoğu’nun Yeni Hesaplaşma Sahnesi: Suriye’nin Zorlanan Geleceği

21 May 2026
1.6k

Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

17 May 2026
2.1k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    555 Paylaşım
    Paylaş 222 Paylaş 139
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    730 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 183
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    541 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç