KCK Dış İlişkiler Komitesi açıklamasında şunlar belirtildi:
“Newroz alanlarına “Önder APO’ya özgürlük, Demokratik Kürt Birliği” şiarıyla akan halkımızın görkemli Newroz coşkusunu selamlıyor, bir kez daha Rêber APO’nun, Kürt halkının Newroz’unu kutluyoruz.
Kürdistan’da ve Ortadoğu’da çok kritik ve tarihi gelişmelerin yaşandığı bir süreçte Başûrê Kurdistan’da Kürtlerin demokratik birliği için 200’ü aşkın şahsiyetin yayınladığı Ulusal Mutabakat Projesi son derece anlamlı, önemli ve değerli bir girişim olmuştur. Hareket olarak 200’ü aşkın şahsiyetin büyük emek, çaba ve sorumluluk bilinciyle yaptığı bu açıklamayı selamlıyor, yürekten destekliyoruz. Bu temelde üzerimize düşen her türlü görev ve sorumlulukları büyük bir istek ve kararlılıkla yerine getireceğimizi öncelikle belirtiyoruz.
Kürtlerin tarih boyunca baş eğmeyen, hep direnen, cesur ve cefakeş bir halk olduğu bir gerçektir. Ne var ki Kürt halkı Kürdistan üzerinde çoklu güçlerin uyguladığı inkar, asimilasyon, zulüm ve böl-yönet politikaları nedeniyle özellikle de bir türlü aşamadıkları tarihsel parçalanmışlık ve birlik olamamaları haklı başkaldırı ve mücadelelerini zaferle sonuçlandırmamıştır. Öyle ki en son Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Kürtler üzerinde uygulanan ve reva görülen politika bir yanı mezarda bir yanı yaralı olma hali olmuştur. Ama halkımız için artık bu makus tarihi tersine çevirmenin zamanı gelmiştir. Tüm gelişmeler Kürtlerin bir an evvel kendi iç demokratik birliğini sağlamayı zorunlu kılmaktadır. Zira yaşadığımız süreç normalin de ötesinde Kürtlere büyük tehdit ve tehlikeler kadar oldukça önemli imkan ve fırsatlar da sunan bir süreç olmaktadır.
Kürtler sahip oldukları tarihsel hafıza ve yurtseverlik bilinciyle özellikle son aylarda Kürdistan’ın dört parçasında ve yurtdışında yek vücud ve yek irade ile ulusal birliğin önemini haykırmış ve tüm Kürt partilerine, siyasi güçlere, tüm toplumsal kesimlere demokratik birlik için çağrıda bulunmuştur. Kürtlerin hiçbir dönem olmadığı kadar bugün demokratik ulusal birliğe muhtaç olduğunu ortaya koymuştur. Halkımızın olduğu her yerde ortaya koyduğu bu irade ve çağrı elbette hiçbir biçimde görülmemezlikten gelinemez, sıradan yaklaşılamaz. Kürt halkı, tarihin üzerimizde farz kıldığı demokratik birliğini mutlak sağlayarak demokratik özgür yaşam statüsüne kavuşmak zorundadır. Kürtler her parçada özgür olmadıkça hiçbir parçanın kazanımları güvencede olmayacaktır. Bunu Rojava Kürdistan pratiğinden, Rojhilat Kurdistan’ında yaşanan gelişmelerden, Başûrê Kurdistan’a her gün atılan onlarca füze ve dron saldırılarından, yine hala red ve inkar politikalarının hakim olduğu Bakurê Kurdistan’ındaki durumdan anlamak rahatlıkla mümkündür. Bu açıdan Kürtlerin demokratik birliği hem yaşamsal önemde hem de Kürtlerin geleceği açısından olmazsa olmaz değerinde görülmek durumundadır.
Başta Kadın ve Gençlik hareketi olmak üzere Kürdistan’daki tüm inanç ve toplumsal kesimlerin, partilerin, sanatçıların, aydınların, akademisyenlerin özcesi yurtseverlik çizgisinde olan herkesin 200’ü aşkın şahsiyetin ulusal birlik için yaptığı çağrıya katılmaları ve büyük destek vermeleri son derece önemli olacaktır. Hareket olarak bu konuda geçmişte olduğu gibi bugün ve bundan sonra da her zaman yapıcı, birleştirici ve kolaylaştırıcı rol sahibi olacağımızı, üzerimize düşen yükümlülükleri yerine getireceğimizi bir kez daha belirtiyoruz, Ulusal Mutabakat Çağrı grubunu tekrardan selamlıyoruz.”




