KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Faşizmin Gölgesinde Gelen Başarı: Şampiyonluk

Amed Sportif Faaliyetler’in şampiyonluğu, yalnızca sahada kazanılmış bir başarı değil; aynı zamanda Türkiye’de futbolun siyaset, kimlik ve toplumsal gerilimlerle ne kadar iç içe geçtiğinin güçlü bir göstergesidir. Bu başarıyı anlamlı kılan şey, kulübün yıllar boyunca karşılaştığı zorluklar ve bu zorluklara karşı verdiği mücadelenin sürekliliğidir.

3 May 2026
Kategori: Makaleler
270 3
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Amedspor’un geçmişine bakıldığında, özellikle deplasman maçlarında yaşanan gerginlikler, tribün olayları ve zaman zaman oyunculara ya da taraftarlara yönelen saldırılar spor kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır. Takım otobüsünün taşlanması, sahaya yabancı maddeler atılması, tribünlerde sert ve dışlayıcı sloganların atılması gibi olaylar, sporun sınırlarını aşan bir atmosferin varlığına işaret etmiştir. Bunun yanında kulübün sık sık disiplin süreçleriyle gündeme gelmesi de “eşit muamele” tartışmalarını beraberinde getirmiştir.

2015:

Amedspor’un en çok ses getirdiği ilk büyük gerilimlerden biri, Bursaspor ile oynanan Türkiye Kupası maçında yaşandı. Bursa deplasmanında hem maç öncesi hem de maç sırasında yoğun bir düşmanlık ortamı oluştu. Tribünlerden sert tepkiler gelirken, oyuncuların bulunduğu alanlara yabancı maddeler atıldığı ve takımın ciddi güvenlik tehdidi altında kaldığı rapor edildi. Bu maç, Amedspor’un Türkiye genelinde hedef haline gelmeye başladığı kırılma noktalarından biri oldu.

2016:

Bir önceki yılın yarattığı atmosfer devam etti. Özellikle deplasmanlarda güvenlik sorunları arttı. Sakaryaspor maçında taraftarlar ve takım kafilesi saldırı riskiyle karşılaştı. Oyuncular sosyal medya paylaşımları nedeniyle de hedef gösterildi.

2017:

Bu yıl boyunca farklı deplasmanlarda benzer olaylar tekrar etti. Taşlama girişimleri, küfürlü tezahüratlar ve takım otobüsüne yönelik tehditler sıkça gündeme geldi. Amedspor birçok maça yüksek güvenlik önlemleri altında çıktı.

2018:

MKE Ankaragücü ile oynanan kupa maçında saha içi ve tribün olayları zirve yaptı. Futbolculara yabancı maddeler atıldı, maç atmosferi oldukça gergindi. Bu olaylar  basında geniş yer buldu.

2019:

Deplasmanlarda saldırı ve gerginlik haberleri sürerken, bazı maçlarda Amedspor taraftarlarının stadyuma alınmaması gibi kararlar dikkat çekti. Güvenlik sorunu kronikleşmiş hale geldi.

2020–2021:

Pandemi nedeniyle fiziksel olaylar azaldı ancak bu kez sosyal medya üzerinden hedef gösterme ve sözlü saldırılar öne çıktı.

2022:

Yıllar sonra tekrar oynanan Bursaspor deplasmanı, en çarpıcı olaylardan biri oldu. Maç sırasında sahaya çok sayıda yabancı madde atıldı, bazı oyuncular doğrudan isabet aldı. Tribünlerde açılan provokatif pankartlar ve yapılan tezahüratlar büyük tepki çekti. Bu olay, Amedspor’a yönelik saldırıların hâlâ devam ettiğini ve sorunun çözülmediğini gösterdi.

2023:

Deplasman maçlarında zaman zaman gerginlikler sürdü. Güvenlik önlemleri arttırılmadığı için bu gerginlikler tehlikeli boyutlara ulaştı.

2024–2025:

Faşist söylemler, farklı trübünlerde Kürt siyasetçilere dönük küfürler, direk hedef gösteren  bir ortam yaratıldı.  Amedspor’un deplasman maçlarında güvenlik sorunu üst derecede devam ediyor.

Genel tabloya baktığımızda, Amedspor’un yaşadığı bu olaylar, en çok deplasman maçlarında ortaya çıkıyor. Özellikle de Bursaspor maçlarında bu gerilimin en doruğa ulaştığı bir gerçek. Bunun da sebebi Bursasporun daha çok türk siyaseti tarafından Kürt siyasal kimliğine karşı bir örgütleme, propagandatif araç haline getirilme ve ırkçı tepkimelerin derinleştirildiği bir araç haline getirilmesi nedeniyle özel olarak seçilmiş ve örgütlendirilen bir takımdır.

Bu tablo, meselenin yalnızca sporla sınırlı olmadığını düşündüren bir başka boyutu da ortaya koyar: Amedspor’a yönelik tepkilerin, doğrudan ya da dolaylı biçimde siyasal bir arka plan taşıdığı kuşku götürmez bir gerçektir. Kulübün temsil ettiği kimlik üzerinden hedef alınması, saldırıların sınırları aşarak faşist bir dile kaymasına neden olmuştur. Bu tür durumlarda kullanılan dışlayıcı ve sert söylemler ise, Amedspora yönelimlerin sadece sportif faaliyetler nedeniyle olmadığını olayın daha çok halklar arasındaki kutuplaştırmayı derinleştirme eksenli yönlendirilen, hazırlanan çete grupuları tarafından uygulanan ve  “faşizan” olarak nitelendirilecek bir yaklaşımın izlerini taşır. Yani durum baskıcı, ötekileştirici ve tek tipçi bir tutumun eseridir. Ve bu tutumun bizzat göz önünde yönlendireni ise zaman zaman Amed Spor başarılarını hatta ismine dahi tahammül edemeyen ve yönlendirici, ırkçı, suç niteliği taşıyan sözleri ile bilinen Zafer Partisi’nden Ümit Özdağ’dır.

Tam da bu nedenle eleştirinin odağı, yalnızca yaşanan olaylar değil; bu olaylara verilen tepkilerin niteliği ve tutarlılığıdır. Bu saldırılar süresince Türk devlet yetkilileri bizzat da Tayyip Erdoğan isteseydi saldırganlara gerekli yaptırımların verilmesi için harekete geçerdi. Ancak tüm yaşananlar karşısında Türk devleti kolluk kuvvetleri kılını bile kıpırdatmadı. Oysa aynı durum bir başka takıma yapılsaydı Türkiye’de çok daha büyük bir gündem oluşturacağı yaşanan pratiklerden biliniyor. Bu sessizlik ve yaptırımsızlık benzer olayların tekrar etmesine sürekli zemin oluşturmuştur. Bu durum, sporun adaletine ve tarafsızlığına dair soru işaretlerini derinleştirmiştir.

Bugün gelinen noktada ise belirgin bir çelişki göze çarpıyor. Geçmişte bu tür olaylar karşısında sessiz kalan ya da mesafeli duran Tayyip Erdoğan gibi kişilerin şimdi aynı kulübün şampiyonluğunu sahiplenmesi dikkat çekicidir. Bu sahiplenme, eğer geçmişteki tutumlarla yüzleşme içermiyorsa, doğal olarak samimiyet tartışmasını da beraberinde getirir. Çünkü gerçek sahiplenme, yalnızca başarı anında değil; haksızlık iddialarının olduğu dönemlerde de ortaya konulan bir duruşla anlam kazanır.

Sonuç olarak, Amedspor’un şampiyonluğu elbette kutlanabilir; ancak bu kutlama, geçmişte yaşananları unutturan bir araç olmamalıdır. Eğer gerçekten kapsayıcı ve adil bir spor ortamı hedefleniyorsa, faşizmin zihniyetinden arındırılmış, ötekileştirici ve baskıcı yaklaşımlara karşı net bir tavır alınması gerekir. Aksi halde bugün sergilenen sahiplenme, dünün sessizliğiyle birlikte anılmaya devam edecek ve bu çelişki ne Amed Spor taraftarları ne de sporcuları tarafından kabul edilmeyecektir.

Gulê HECÎ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş212Paylaş133
Önceki yazı

Kapitalizm ve Küresel Sermaye

Sonraki Haber

Demokratik Entegrasyon Nedir, Nasıl Yapılır?- EDİTÖRDEN

Son HABERLER

Makaleler

14 Temmuz Direnişleri Özgür Bir Halk Yarattı

Yayınlayan Lêkolîn
13 July 2026
0
1.5k

12 Eylül faşizmi Kürdistan ve...

Daha fazla okuDetails

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

10 July 2026
1.5k

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

28 June 2026
1.5k

Katliamcılar Sahile Geri Dönüyor…

27 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    562 Paylaşım
    Paylaş 225 Paylaş 141
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12777 Paylaşım
    Paylaş 5111 Paylaş 3194

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç