KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Kürtlerin En Doğal ve Demokratik Hakkı

21 July 2020
Kategori: Makaleler
314 3
1.8k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

İsveç Başbakanı Olof Palme cinayeti dosyası kapatıldığına dair  haberler basın-yayın organlarında yer almıştı. Yayınlanan bu haber beraberinde yeni tartışmaları da başlatmıştı. İsveç Devlet yetkililerinin yapılan bu tartışmalarda içerisine girdiği sessizlik karşısında da dönemin mağduru olanlar, PKK görüşlerini dile getirmişti. Haberin konu olduğu kişi ve olayın niteliği  ve adı karıştırılanların kimliği göz önünde bulundurulunca bunun böyle olması da son derece doğaldı. Çünkü katledilen, sokaktan geçerken her hangi kendini bilmez tarafından katledilen bir kişi değildi. Bir ülkenin başbakanı ve katlinden sonra üzerinde fırtınalar koparılacağı önceden bilinen bir şahsiyetti. Olof Palme’nin hedef olarak belirlenmiş olmasının nedeni de buydu.

Koparılan bu fırtınadan en fazla zarar gören de Kürdistan halkı olmuştu. İşlenen bu alçakça, hain cinayetin koparılan fırtına içerisinde Kürtler İsveç’te istenmeyen insan muamelesine tabi tutulmuştu. Dernekleri, kurum ve evleri basılmış, göz altılara alınmış, sorgulanmış ve cezaevlerine konulmuştu. Kürtlerin onuruyla oynanmıştı. Oysa Olof Palme bir Kürt dostuydu. Olof Palme’nin katli ile de Kürtler bir dostunu kaybetmişti. Fakat böyle bir gerçeğe rağmen, katlinden sorumlu tutularak, hedef haline getirilerek sorumlu tutulan yine Kürtler olmuştu.

Olof Palme’nin katlinden sonra Kürtler sadece İsveç devleti tarafından değil, uluslararası alanda benzeri saldırıların hedefi haline getirilerek, dünya kamuoyunun temel gündemleri arasına girmişti. Bu şekilde Kürtlere uluslararası alanda “terörist” yaftası vuruldu. Böylece Kürtlerin haklılığından hiç bir şüpheye yer olmayan yürüttüğü özgürlük ve demokrasi mücadelesinin üzeri karartılarak, her türlü saldırıya, hakarete açık hale getirildi. PKK terör örgütleri listesine alındı, PKK’yi savundukları için insanlar yıllarca cezaevlerinde tutuldu, içlerinden “istenmeyen kişiler” olarak ilan edilenler ve ülkelerine girmeleri yasaklananlar oldu. Soykırımcı TC Devleti’nin Kürdistan’da yürüttüğü özel-kirli savaşta işlediği savaş suçlarına, katliamlarına, köy yakmalarına, işkencelerine, tecavüzlerine, insanları yerinden-yurdundan göçertmesine onay verildi.

Bunların hepsi de Olof Palme cinayetinin ardından koparılan fırtına sonrasında Kürdistan halkının maruz kaldığı saldırı, hakaret ve gördüğü zararalardı, uğradığı haksızlıklardı. Fakat sonuçta Kürtlere dair söylenenlerin bir yalan, aldatmaca  ve hazırlanan bir senaryo olduğu, gerçek failin kim(ler) olduğu açığa çıktı. İsveç yargısı da bunu resmen açıkladı. Olof Palme cinayetinin PKK ile bir alakasının olmadığını açıkladı. Ancak İsveç Devleti kendi yargısının yaptığı bu açıklamanın gereklerini de yerine getirmedi. Halbuki yoldan geçerken bir kimse, başka bir kimseye çarptığında bile karşısındakine “pardon” der, eğer bir zarar görmüş ya da incinme yaşamışsa telefi etmeye çalışırdı. Bu doğru olan bir yaklaşımdı. Fakat İsveç Devleti bunu yapmadı. Kürtlere bu kadar acı çektirmesine, çok büyük zarar ve tahribatlar yaşatmasına rağmen, “pardon” deme gereğini bile duymadan, sessiz kalarak olup-bitenleri unutturmak isteyen bir yaklaşım içine girdi. Kürtlerin çıkardığı seslere, gösterdiği tepkilere, gördükleri zararların tanzim edilmesi istemlerine rağmen böyle bir tutum takındı.

Oysa İsveç ve tabi olduğu Avrupa hukukunda bunun tersi geçerliydi. Haksızlıklara uğramış olanların, gördüğü zararların telafi edilmesi esas alınmaktaydı. Bunun içerisinde çok sıradan olanların yer aldığı birçok olay özgülünde yaşanmış örnekleri de vardı. Kamu vicdanı ve adalet ilkesi de bunu gerektirmekteydi. Bu şekilde kazara zarar gören bir insanın yaşadığı tahribatı gidermek için kendince çok titiz olan İsveç devleti, Kürtler için bu ilkeyi hiçe sayarak geçersiz görebildi.

Elbette Kürtler İsveç devletinin bu tavrını görmezden gelerek, hakkı olanı istemeyecek değildir. Bugün bile Olof Palme cinayetinin gerekçeleri üzerinden Kürtlere, PKK’ye karşı saldırıların yapıldığı, haksızlıkların devam ettiği koşullarda bunun hiçbir şekilde olanağı da bulunmamaktadır. Tabii ki, en doğal hakları olan protestoda bulunacak, yapılan bu haksızlığı kabul etmeyecektir. Hakkı olanı isteyecektir. Bunun için de  İsveç devletinden gördüğü zararların tanzimi doğrultusunda demokratik haklarını sonuna kadar kullanacak; İsveç hukukunun, Avrupa hukukunun Kürtler için de uygulanması isteminden vazgeçmeyecektir. Sessiz kalmayacaktır. İsveç parlamentosu, yargısı önünde İsveçli demokrasi ve özgürlük güçleriyle, dostlarıyla, Olof Palme’nin düşüncelerini savunanlarla, onun katline karşı çıkanlarla birlikte bu taleplerini dile getirecek ve yapılan bu en büyük haksızlığa karşı çıkacaktır. Kendilerinden özür dileyene, PKK terör örgütleri listesinden çıkarılıncaya ve uğradıkları zararlar tanzim edilene kadar da devam edecektir.

Bu Kürtlerin en doğal, insanı ve demokratik hakkıdır. Hakkı olandan da vaz geçmeyecektir.

Cemal Şerik

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş246Paylaş154
Önceki yazı

AKP-MHP Faşizminin Yükselişi ve Çöküşü YAZI DİZİSİ -1

Sonraki Haber

AKP-MHP Faşizminin Yükselişi ve Çöküşü –2 12 Eylül Rejiminin Mirası

Son HABERLER

Kadın

Bir Devrimin Sessiz Gücü

Yayınlayan Lêkolîn
20 July 2026
0
1.4k

Ne zaman 19 Temmuz gelse,...

Daha fazla okuDetails

14 Temmuz Direnişleri Özgür Bir Halk Yarattı

13 July 2026
1.5k

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

10 July 2026
1.5k

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

28 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    847 Paylaşım
    Paylaş 339 Paylaş 212
  • ‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    570 Paylaşım
    Paylaş 228 Paylaş 143
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12859 Paylaşım
    Paylaş 5144 Paylaş 3215
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12798 Paylaşım
    Paylaş 5119 Paylaş 3200

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç