KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Kadının Çalınan Nağmeleri

5 May 2020
Kategori: Kadın
257 19
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

01 Ekim 2018 Pazartesi Saat 06:00

Baskıyı, otoriteyi temsil eden bir cins değildi kadın. Bu durumun nedeni üretimin ve paylaşımın toplumsal ya da toplumcu niteliğiydi.

Baskıyı, otoriteyi temsil eden bir cins değildi kadın. Bu
durumun nedeni üretimin ve paylaşımın toplumsal ya da toplumcu niteliğiydi.
Eşitlikçi yaşam tarzı, insan varlığının devamı açısından bir zorunluluk
olmaktaydı. Böyle bir toplumun yapısı ve işleyişi, kadının, sahip olduğu kilit
role rağmen, diğerlerini ezen ve baskı altına alan hegemonik bir karaktere
dönüşmesine izin vermemekteydi. Önemliydi, değerliydi, güçlüydü, üstündü, ama
otoriter bir hegemon değildi. O, sevilen, sayılan, koruyucu, üretken,
merhametli ve aynı zamanda büyülü güçler taşıyan, toplumun tanrıçasıydı. 

Neolitik dönemde, insan toplumunun ilk kök hücresi olarak
oluşurken, her şeyin ilk yaratıcısı olan kadın ilk çiftçi, ilk çoban, ilk
doktor, ilk mimar, ilk öğretmen, ilk kimyacı, ilk sanatçı, ilk fizikçi olarak
öncülük yapmıştır. Kadın toplum faydasına icatlar yaparken, bunların yapıldığı
mekânları da oluşturmuştur. Ancak bu bilim ve üretim merkezleri toplumun yaşam
alanından bağımsız olmayıp ev kültürü biçiminde sürdürülmekteydi. Bu nedenle
neolitik ekonomi ev ekonomisi olarak tanımlanır. Uygarlıksal gelişimle paralel
gelişen özel mülkiyetçi zihniyet, yaşam ve üretim alanlarını da özel mülkiyetle
yapılandırırken, komünaliteyi reddederek kendi sistemini inşa etmiştir.
Toplumsal ayrışmanın son biçimi olan aile birimi, tam toplumun değil sadece bir
erkeğin küçük krallığını oluşturduğu özel mülkiyet alanıdır. Küçük krallığını
oluşturan Eril zihniyet, özel mülkiyet alanlarını oluşturmaya başlamasıyla
birlikte kadını da özel mülkiyet olarak görmenin ilk nüvelerini atmıştır. Eril
zihniyetin ilk nüvelerini atmasıyla birlikte Tanrı-Tanrıça mücadelesi başlar.
Tanrıca olan kadın,  yaşam Doğa ve Kadın
bir birini tamamlayan iki enerji güçtü.  Ve
artık yaşam Tanrı ve tanrıçaların mücadelesiyle tanışmaya başladı. Eril
zihniyetin ilk nüvelerini atan Enkidu, 5 bin yıllık zihniyetin savaşçısı olmaya
başlamıştı. Kendini yaşatmaya ve bu kutsal topraklarda kendi lanetini ekmeye
yemin içmişti.  İşte o zaman başladı
kadının yaşamsal notalarının çalınması, Kadın kendi yarattığı notalarıyla
yaşamı namelerle bütünleştiriyordu.

Nağmeler Devrimleşerek
Arin’leşti Bu Kutsal Topraklarda

İnanna’nın yaşamsal nağmeleri sürdürülen çetin bir savaşla
alınmaya başlanmıştı. Çetin savaş bütün çetinliğiyle devam ederken kadın
nağmelerini bütün evrende salmaya devam ediyordu. Hiçbir güç kadının
nağmelerini yok etmeye gücü yetmiyordu ve yetmeyeceği bir hakikatti aslında. Toplumun
ahengini oluşturan kadın, bütün toplumsallığı yok edilmeye çalışıyordu. Toplumsallığın
ana tanrıçasıydı oysa kadın. Küçük krallıkların oluşmaya başlamasıyla Enkidu’lar
kanlarına karışan iktidar olma düşüncesini bütün evrene yaymaya yemin ederken,
Kadının yaşamsal notalarını elde etmeye başlamasıyla birlikte notalardaki
nağmeler gittikçe azalmaya başladı artık.

Toplumsallığın simgesi olan kadın, artık toplum dışına
itilmeye başlanmıştı. Toplumsallığı yok etmek, kadının özünün elinden
alınmasıyla olacağını bilen eril zihniyetin Enkidu’ları, kadının nağmelerini
kendileri kullanmaya başlayacaklardı. Nota dan çıkan nağmeler eril zihniyetin
kullanımındaydı artık. Ama nağmeler ters çalınıyordu. Toplumsallığın tanrıçası
olan kadının nağmeleri değildi artık. 
Anlamı yitirmiş, doğayla bütünleşmeyen ve iktidarların kullanımdaydı
artık notalar ve nağmeler.

Kadın nota ve nağmelerinin özünü çalan Enkidu’ları alt aşağı
edeceğinin bilinciyle koyuldu yola. Aşılmaz engellerle karşı karşıya kalacağını
bile bile, parçalara ayrılacağını bile bile yaşamın özüne kendisiyle
ulaşacağının bilinciyle Eril zihniyete karşı direnişi yükselterek devam etti
yoluna. Yılmadı, yıldırılamadı kadın seçtiği kutsal yoldan.  Direniş kadının kutsal direnişiyle
buluşacaktı bu topraklarda.  Bu direniş
zilan’laşarak topraklara tohum ekti. Nağmeler sara’laşarak toplumsallığa
öncülük etti. Nağmeler devrimleşerek Arin’leşti bu kutsal topraklarda. Ve artık
nağmeler Enkidu’ların tersine çalmaya başladı. İşte o zaman güneş yüzünü ana
tanrıcıya dönerek doğmaya başladı.

Sara Gulan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net –
www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html-
http://kursam.net/index.html

Nağmeler Devrimleşerek
Arin’leşti Bu Kutsal Topraklarda

Paylaş215Paylaş135
Önceki yazı

Jin Pêşengê Hemû Şoreşane

Sonraki Haber

Libya’da Denge Arayışı

Son HABERLER

Kadın

Bir Devrimin Sessiz Gücü

Yayınlayan Lêkolîn
20 July 2026
0
1.4k

Ne zaman 19 Temmuz gelse,...

Daha fazla okuDetails

Önder Apo’dan Kadın Hareketine Mektup

7 March 2026
1.5k

Kürt Kadının Saçı, Rojava Başarısının Anahtarıdır!

25 January 2026
1.7k

YJA Star: Tek Kurtuluş Yolu Direniştir!

22 January 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    846 Paylaşım
    Paylaş 338 Paylaş 212
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    567 Paylaşım
    Paylaş 227 Paylaş 142
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12826 Paylaşım
    Paylaş 5130 Paylaş 3207
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12763 Paylaşım
    Paylaş 5105 Paylaş 3191
  • İşgalci TC Okulları DAİŞ Eğitim Merkezine Dönüştürdü-ÖZEL HABER

    12622 Paylaşım
    Paylaş 5049 Paylaş 3156

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç