KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Emek Ve Sınıf Bilincine Sahip Olmayanlar Kapitalizmden Çözüm Beklerler

Kapitalizmin bataklığında yaşayıp da, kapitalizmi bilmeyenler ve sorunların çözümünü yine kapitalizmin çözmesini isteyenler, sosyalizmi inşa edemezler.

7 May 2026
Kategori: Makaleler
264 11
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Kapitalizmden kaynaklı egemenlik/emperyalist savaşlar, yoksulluk ve açlık dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. Herkes yoksulluktan, zamlardan ve ekonomik sorunlardan şikayetçi. Ancak bu sorunların nedenlerini ve kaynağını bilememe; insanları, söz konusu sorunların çözümünü yine sorunların ürettiği bataklıkta yani kapitalizmden aramaya yöneltiyor. Tam bir çelişkiler yumağı. Emek ve sınıf bilincinden yoksunluk, demokratik kültürün sıfır düzeyde olması, apolitik olma durumu, başlarında bir çobana ihtiyaç duyma durumunda olanlar kapitalizmden beklentide olurlar. İnsanların, modern köleliği aşamadıklarını görüyoruz. Başka türlü, neden sömürüldükleri bir sistemden hem şikayetçi olsunlar hem de sorunlarına çözüm beklesinler? Politik olgunluğa erişmiş toplumlar, sorunların çözümünü, kendilerini ezen sistemden aramazlar, alternatif bir düzen kurmada ararlar ve bunun için kıyameti koparırlar. Sorunlardan şikayetçi olmak ve çözümü de yine mevcut sistemin kirliliği içinde aramak, kapitalizme bağımlılık demektir.

Sadece sandığa gidip oy kullanmanın demokrasi olduğunu düşünen bir toplum, yönetenlerin kölesi olmaya ve güdülmeye devam ederler. Hak istenmez mücadele ile alınır. Köleler ve dilenciler hak isterler. Hak olan şeyin istenmesi doğru değil. Çünkü hak olan şey zaten hakkın sahibine aittir ve hakkın sahibi, kendisine ait olanı rica ederek istemez. Sadece ekmek ve iş bir hak olarak görülmez, esasen kendi kendini yönetmek sahip olunması gereken en büyük haktır. Ama Kapitalizmde bunun mümkün olmadığını biliyoruz. Kapitalizm dilenen ve güdülen toplum ister. Toplumun geneli, Kapitalizmden bihaber yaşıyorlar. Bundan dolayı, mevcut sorunların çözümünü yine kapitalizmin çözmesini istemekteler. Kapitalizmin bataklığında yaşayıp da, kapitalizmi bilmeyenler ve sorunların çözümünü yine kapitalizmin çözmesini isteyenler, sosyalizmi inşa edemezler. Çalıştıkları halde ekonomik zorluklar yaşayanlar, eğer ki kapitalizmi yani içinde yaşadıkları ekonomik/politik sistemi sorgulamıyorlarsa onlar kapitalizmin kölesi olmaya devam ederler, zaten yaşanılan da budur. İnsan içinde yaşadığı sistemi sorgulamalıdır.

Vatan millet Sakarya dediler mi, kapitalizm, emperyalizm, sermaye ve sömürü akla bile gelmiyor. Ama zamlardan şikayetçi olurlar, faturalarımızı ödeyemiyoruz derler, kiralar çok yüksek deyip yakınırlar. Bu yoksulluk ve eşitsizlikler neden var diye sorgulamayan toplum, kendi eliyle kendi idamını gerçekleştiriyor. Her toplum hak ettiği gibi yaşar sözü, bunun için söylenmiş. Kimse topluma altın tepside bir hayat vermez. Toplum, kendi yaşamını kendi yönlendirir. Tabi ki, bu gelişmiş-politikleşmiş toplumlar için geçerli bir durum olmaktadır. Yönetilmek modern kölelerin kaderidir. Kendi öz gücüne güvenen politik toplumlar kendi kendilerini yönetmesini bilirler ve kimseden, kendi sorunlarına çözüm bulmalarını beklemezler.

Sorgulamanlar, hep içinde yaşadıkları sistemden, çare ve çözüm beklerler. Aptal toplum gerçekliği kapitalizmin istediği toplum gerçekliğidir. Hafızasız bırakılmış, beyni yok edilmiş toplum aptallaştırılmış toplumdur. Hem içinde yaşadığı sistemden şikayetçi etmek hem de sisteme dört elle sarılmak ve korumak ancak beyni kırılmış olanların yapacağı bir iş olabilir.

İki ay öncesine kadar, her hafta zam yapanları seçmek ve şimdide zamlardan şikayet etmek, ürünlerimizi satamıyoruz diye yakınmak neyin nesi oluyor? İşte apolitik toplum buna denir. Türkiye’de, topluma, her şeyden önce iyi bir politik eğitim vermek gerekiyor. Toplumun neredeyse tamamı, kapitalizmin ne olduğunu bilmiyor ki kapitalizme karşı mücadele etsin. Kapitalizmden beklenti bundan dolayıdır. Sol kesimler, zombi hayatı yaşadıkları için, halk kendisini ezen zihniyetten medet bekler hale gelmiş. Yani kendisini hasta edenden kendisini tedavi etmeyi bekleme. Öyle anlaşılıyor ki, toplumların hemen değişeceğini beklemek bir yanılgıdır. Toplumlar bazı bedeller vermeden bazı kazanımlar elde edemezler ve bazı zorlu süreçleri yaşadıktan sonra ancak değişim mümkün olabilir. Türkiye’de toplumun değişim yaşaması için, daha çok zamana ihtiyaç var.

Kapitalist düzen partilerinin kuyruğuna takılan ve bu partilerden bir gelecek bekleyen bir toplumdan demokrasi adına bir şey beklememek gerek. Bu toplum neden böyledir diye eleştirmekle bir gelişme olmaz. Apolitik bir toplumu eleştirmektense, doğru bir eğitimle ancak bu toplumu, doğru yola koymak mümkün olabilir. Aksi halde, apolitik bir toplum, sorunların çözümünü alternatif bir sistem kurmada değil de içinde yaşadığı kapitalist sistemden aramaya devam eder. Sorunların çözümünü sorunların üretildiği bataklıkta aramak çözümsüzlükte ısrar etmektir. Kapitalizm yoksulluk, açlık ve eşitsizlik getiriyorsa, bu sorunları çözmek için kapitalizmi aşan bir toplumsal düzen arayışına girmek gerekiyor. Hem kapitalizmden yakınmak hem de kapitalizmden çare beklemek çözümü getirmez, sorunları daha çok ağırlaştırır. Bu açıdan, kapitalizmin ne olduğunu iyi bilmek gerekmektedir. Kapitalizm küçük bir sermaye sınıfının para cenneti, toplumun tamamının da yoksulluk cehennemidir. Bu açından, kapitalizmden toplumsal sorunlara çözüm beklemek ancak modern kölelerin ve devletin etkisini derinden yaşayanların bir beklentisi olabilir.

Kemal SÖBE

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş214Paylaş134
Önceki yazı

Gülistan Doku Dosyası: Kayıp, Şüpheler Ve Cevapsız Sorular

Sonraki Haber

Hozan Mizgîn: Sesin ve Direnişin Özgür Kadını

Son HABERLER

Makaleler

14 Temmuz Direnişleri Özgür Bir Halk Yarattı

Yayınlayan Lêkolîn
13 July 2026
0
1.5k

12 Eylül faşizmi Kürdistan ve...

Daha fazla okuDetails

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

10 July 2026
1.5k

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

28 June 2026
1.5k

Katliamcılar Sahile Geri Dönüyor…

27 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    560 Paylaşım
    Paylaş 224 Paylaş 140
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    506 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 127
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12758 Paylaşım
    Paylaş 5103 Paylaş 3190
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12695 Paylaşım
    Paylaş 5078 Paylaş 3174

KCK: Rojava halkımız kazanımlarını Rêber Apo çizgisinde koruyup geliştirmesini bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç