Edinilen bilgilere göre, HTŞ’ye bağlı Genel Güvenlik Teşkilatı içerisinde yer alan saldırganın Tedmur’daki Amerikan güçlerine yönelik saldırısı ardından DAİŞ’in İdlib kırsalındaki birinci ve ikinci düzey yöneticilerini Halep kırsalına kaydırdığı, örgütün hücrelerini Humus’un doğusuna çektiği ve bir kısmını da Ezaz ile Bab bölgelerine yönlendirdiği tespit edildi. Bu hareketlilik, Halep kırsalının yeni bir aktivasyon sahası olarak belirlendiğini gösteriyor.
Özellikle Suriye’nin kuzeybatısındaki Halep Valiliği’nin kuzeyinde yer alan Yehmul köyü, bu yeni yapılanmanın merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Burada aktif olan ve Irak kökenli olduğu belirtilen Ebu Ahmed El-Irak adlı DAİŞ çete lideri, örgütün bölgeye dışarıdan kadro transfer ettiğini ve yerel yapılarla entegre olmaya çalıştığı bilgisine ulaşıldı.

Bu süreç, sadece askeri değil, aynı zamanda ideolojik ve lojistik bir yeniden yapılanma anlamına geliyor. DAİŞ’in Halep kırsalındaki varlığı, HTŞ’nin kontrolündeki alanlarla iç içe geçmiş durumda. Bu da sahada zaman zaman çatışma, zaman zaman ise iş birliği anlamına geliyor. Bu durum, lekolin.org’un “Güçlerin Siyaset ve Savaş Denge Merkezi: İdlib- DOSYA 1” başlıklı analizinde de vurgulandığı gibi, İdlib’in sadece bir çatışma sahası değil, aynı zamanda vekil güçlerin yeniden konumlandığı bir merkez haline geldiğini gösteriyor.
DAİŞ’İN İDLİB VE HALEP KIRSALINDAKİ FAALİYETLERİ ARTIYOR
DAİŞ içinde liderlik değişiklikleri ise dikkat çekiyor. Halep ve İdlib valiliklerinde görev alan DAIŞ liderleri görevden alınırken, askeri ve güvenlik sorumlularının da değiştirildiği öğrenildi. Bu değişikliklerin hemen ardından DAİŞ, bölgede güç gösterisine başladı. Halep ile Şam arasındaki güzergâhta kontrol noktaları kuruldu, araçlar denetlendi. İdlib’in Seyda bölgesi, Han Şêyhun, Seraqib kasabası ve Til Riman yollarında da benzer kontrol noktaları oluşturulduğu öğrenildi. DAİŞ’in özellikle beyaz renkli H100 tipi araçları kullandığı bildirildi.
Alınan bilgilere göre, son toplantılarını Mearet El Numan’da gerçekleştiren DAİŞ, Suriye ve Irak’taki tüm güvenlik birimlerine faaliyetlerin tek merkezden yürütülmesi talimatını verdi. Her hücre beş kişilik gruplar halinde organize edildi. Toplantıda, intihar saldırıları ve araç patlamaları için çetelerin seferber edilmesi kararı alındığı öğrenildi.
DAİŞ faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölgeler arasında;
Mearet El-Numan’a bağlı Sincar bölgesi, Halep kırsalı, Saraqib kasabası, Han Şêyhun bölgesi, Mearet El-Numan bölgesi ve İdlib kırsalındaki Seyda bölgesi yer almaktadır.

Toplantılarda çoğunluğu Irak kökenli yeni çete liderlerinin atanması dikkat çekti. Güvenilir kaynaklardan alınan bilgilere göre, DAİŞ’in Suriye’de yeni saldırılar planladığını ve hükümetin içindeki diğer çete gruplarını hedef alabileceğini belirtildi.
YENİ DAİŞ YAPILANMASI VE KADROLARI
Ebu Bekir El-Bağdadi’nin ölümünden sonra yerine geçen Ebu İbrahim Al-Qureşi liderliğinde kurulan yeni yapı, 14 ilçe ve 5 mahkemeyle kurumsallaşma çabasında olduğu öğrenildi. Bu yapıda Şura Meclis başkanı Şeyh Cuma Awad Elbekri ile birlikte 5 çete lideri bulunuyor. Bunların isimleri bu şekilde;
1-Diyanet işlerinin yöneticisi Sami Cabir Elciburi.
2-Ebu Harês Eliraqi adlı komuta sınıfllarının genel müdürü
3-Ebu Hamza Elmihacar
4-Hasan Cuma Ebu Velid
Bu isimlerin çoğunun Colani ile birlikte Boka Hapishanesi’nde hapsedilmeleri, Colani ile olan geçmişlerini ortaya koyuyor. Bu konuda da lekolin’in “Güçlerin Siyaset ve Savaş Denge Merkezi: İdlib- DOSYA 3” başlıklı analizinde Colani’nin geçmişi ve El Kaide ile DAİŞ arasındaki ayrışma sürecini detaylı bir şekilde anlatılıyor.
TİL QETA KÖYÜNDE DAİŞ HÜCRESİ
Humus’un doğu kırsalındaki Til Qeta köyü, DAİŞ’in yeniden yapılanma sürecinin en somut örneklerinden biri. Alınan bilgilere göre Til Qeta köyünde DAİŞ’in bir hücresi bulunmaktadır. Beni Xalid aşiretinden gelen ve Suhn bölgesinden olduğu belirtilen Emir Ebu Awed lakaplı Ebu Awed liderliğinde kurulan hücre, klasik DAİŞ taktiklerini sahaya taşıyor; Alevi sivillere yönelik saldırılar, zorla mülksüzleştirme, yerel halktan işbirlikçilerle kurulan ağlar ve yabancı savaşçıların entegrasyonu gibi birçok faaaliyet yürütülmektedir. Ebu Awed adlı DAIŞ lideri Til Qeta köyünde yaşayan Saled Elmesreb’in kız kardeşi Aliya Elmihdî Elmesreb ile evli.

Ebu Awed’in, Alevi olduğu gerekçesiyle Lueye Mihiyi Elhamavi adlı bir vatandaşı köyden uzaklaştırıp evine el koyarak burayı DAİŞ’in merkezine çevirdiği ve burada toplantılarını yaptıkları öğrenildi. Ebu Awed’e bağlı kişilerden bazıları Eleskeri ve Elbaşa ailelerinden olduğu biliniyor. Hücre üyeleri arasında tanınan kişilerden bazıları;
1-Salêh Muhammed Elhedle
2-Bilal Salêh Elhedle
3-Abid Elrezaq Muhammed Elhedle
4-Eziz Mehdi Elmesreb
5-Hadi Eziz Elmesreb
6-Sulltan Salih Elmesreb
7-Atiye Osman Elbiriko
8-Xalêd Elhecic
9-Newaf Xalêd Elhecîc
10-Mihemed ve Ehmed Xelife Elhecic gibi isimler yer alırken, köy imamı olarak görev yapan Taha Ebu Bilal’in de bu yapıya entegre olduğu biliniyor. Hücre üyeleri haftada iki kez, çoğunlukla gece geç saatlerde toplanıyor. Bilal Salêh Elhedle adında bir kişi her toplantıdan sonra kendi özel siyah renkli Jeep Taho marka aracıyla Rakka kırsalına düzenli olarak gidip geldiği öğrenildi.
Bu hücreye bağlı olarak köyde bir hapishanenin de olduğu biliniyor. Bu hapishanenin başında Ebu Awed’in Ebu Cebe adlı kardeşi bulunuyor. Alınan bilgilere göre Hesen Mihemed Xaliya adlı bir vatandaşı köyden zorla kovarak evinde hapishane kurulmuş. Ayrıca onlarla birlikte Kerim Awed Elmesri’nin evinde de yabancı askerlerin bulunduğu biliniyor. Kerim Awed Elmesri bir hücre üyesi ve onlarla birlikte 10 yabancı çete bulunuyor. Bu hücrenin çok sayıda askeri teçhizata sahip olduğu bilgisine ulaşıldı. Hücre içerisinde bulunan tüm çeteler 7 Mart 2025 tarihinde Şeyh Taha Ebu Bilal’in cihat çağrısıyla birlikte Suriye sahillerinde Alevi halkına karşı savaşa katıldığı belirtiliyor. Aynı zamanda Koalisyon güçlerinin Tedmur operasyonu gerçekleştirdiği zaman onlara DAİŞ’in kıyafetlerini çıkarmalarını ve yerlerinin değiştirilmesi yönünde perspektiflerin verildiği öğrenildi.
Bu hücre yapılanması, “İşte MİT’in Humus’ta Cihadist Çeteler İçin Kurduğu Eğitim Kampları – ÖZEL HABER” başlıklı lekolin.org’un özel haberinde, Humus’taki askeri kolej olarak kullanılan iki merkezde 33 Türk subayın ve 8 MİT yetkilisinin, sabotaj, suikast ve intihar saldırısı eğitimi verdikleri, bu merkezlere Sarmada’daki kamplardan getirilen DAIŞ çetelerinin yerleştirilmesi ve MİT destekli eğitim merkezleriyle doğrudan ilişkilendirmeleri detaylandırılıyor.
MİT, HTŞ VE BÖLGESEL İSTİHBARAT AĞLARI
Tedmur saldırısının ardından MİT’in Suriye Çölü’ne DAİŞ çetelerini taşıdığına dair bilgiler, Türkiye’nin bölgedeki vekil savaş stratejisini yeniden gündeme taşıdı. ABD’nin bu süreci tespit etmesi ve gündemleştirmesi halinde Türkiye’nin kamuoyunun karşısında zor durumda kalabileceği değerlendirmeleri yapılırken, MİT’in HTŞ ile kurduğu ilişkiler de dikkat çekiyor. Alınan bilgilere göre Colani’ye bağlı 11’den fazla üye ve Yerel Güvenliğin güvenlik yetkililerinin Amerikalılar tarafından tutuklandı. Tutuklananların arasında MİT ile birlikte DAİŞ’in Suriye çölüne geçmesine yardım eden üyeleri de bulunduğu öğrenildi. Bu konu MİT’in endişelenmesine yol açıyor.
Bu bağlamda, lekolin.org sitesinin “Saldırı Hazırlığındaki MİT ve HTŞ, DAIŞ Takviyesini Arttırdı- HABER ANALİZ” başlıklı analizinde belirttiği gibi, MİT’in Halep kırsalında HTŞ istihbaratıyla ortak toplantılar düzenlemesi ve DAIŞ çetelerinin Dêrazor kırsalına transferinde aktif rol oynaması, Türkiye’nin Suriye çölündeki askeri etkisinin zayıfladığı bir dönemde, vekil güçler üzerinden yeniden pozisyon alma çabası, İran destekli milisler ve İsrail’in bölgesel planlarıyla da doğrudan kesişmesini ele alıyor.
Botan AMED





