Sitemiz lekolin.org, HTŞ’nin Şam yönetimini ele geçirmesinden sonra Süveyda’ya yönelik saldırıların hangi amaçlarla, Türk devletinin rolü ve aşiretler adı altında faaliyet gösteren çete gruplarının iş birliğiyle nasıl organize edildiğini, Türk devleti istihbaratı ile HTŞ arasındaki çeşitli toplantılarda alınan kararları, özel haberler, analizler ve dosyalarla adım adım yazmıştı.
Zaten bu haberlere, analizlere ve dosyalara, özellikle Türk istihbaratı MİT ile HTŞ’nin Şam’daki toplantılarında Arap aşiretleri üzerine yapılan planlamalarla ilgili bilgilere baktığımızda, çoğunlukla aşiretler adı altında yürütülen Süveyda saldırılarının amaçları ortaya çıkıyor.
Çünkü Türk devleti ve HTŞ’nin tüm açıklamalarında, Şam Hükümeti Savunma Bakanlığı’na bağlı çetelerden çok, “aşiret çocukları” adı altında öne çıkan çeteler vurgulanmıştı. Bu saldırıların birkaç ayağı vardı.
Birincisi; Dürzilere veya İsraillilere karşı dini söylemler altında Arap milliyetçiliği duygularını daha da yükseltmek ve bu duyguyu gelecekte QSD güçlerinin kontrol ettiği kurtarılmış bölgelere yönelik planlarını hayata geçirmek için kullanmak. Bunu bir tür deneme olarak kullandıklarını söyleyebiliriz.
İkincisi; MİT ve HTŞ’nin Şam toplantısında, kurtarılmış bölgeler olan Dêrazor, Rakka ve Tabka için belirledikleri planlama doğrultusunda, bölgedeki Arap aşiretlerinin tarafını seçmesini sağlamak (onlarla birlikte mi olacaklar, yoksa olmayacaklar mı).
Üçüncüsü ise; Şam’daki geçici Colani hükümetinin, Abraham (İbrahimi) Anlaşmaları çerçevesinde Golan Tepeleri karşılığında Şam yönetimini İsrail’in Davut Koridoru projesine dahil etme gündemini ele almak ve bu süreçte Abraham Anlaşmaları’na katılan Arap devletlerinin desteğini almak.
SÜVEYDA MECLİSİ KURULDUKTAN SONRA MİT VE HTŞ’NİN ORTAK OPERASYON ODASI DA KURULDU
Ortadoğu’daki jeopolitik değişimlerde, Suriye’de Esad rejiminin 8 Aralık 2024’te çökmesinden sonra yeni süreçler ortaya çıktı. Suriye’nin güneyindeki Süveyda vilayetinde büyük toplumsal tepkiler ortaya çıktı.
24 Şubat 2025’te, Suriye’nin güneyindeki Süveyda vilayetinde Dürzi bir askeri ittifak kuruldu. İttifak resmi olarak Süveyda Askeri Meclisi’ni ilan etti. Vilayette 160’tan fazla silahlı grubu kapsayan dört başka askeri ittifakın da kurulduğu duyuruldu. Bunlar arasında Mecid Najem Ebu Ras liderliğindeki Süleyman Bin Davud Bayrak Güçleri de yer aldı.
Buna karşılık, HTŞ’ye bağlı Özel Operasyonlar Odası ve MİT’in talimatlarıyla yönetilen HTŞ Ortak Operasyon Odası, Süveyda Askeri Meclisi’ni “meşru değil” olarak tanımladı. Ardından, MİT’e bağlı medya/internet ağları ve HTŞ’ye bağlı eğitimli ekipler, Süveyda Askeri Meclisi’nin ilanından sonra MİT’in talimatıyla harekete geçti ve basın açıklamalarıyla genel internet ağlarında Dürzilere ve Süveyda halkına karşı saldırılar başlattı.
Ayrıca, MİT ve HTŞ, Dürzi toplumuna karşı kirli planlar başlatıp onları Askeri Meclis ve özerk yönetim taleplerinden vazgeçmeye zorlamaya çalıştı. Sitemiz Lekolin.org, 7 Mart 2025’teki Özel Haberinde, DAIŞ çetelerinin Suriye’nin sahil kentlerinde konuşlanarak, çoğunlukla Dürzilerin yaşadığı Süveyda ve Cerema bölgelerine yönelik saldırı zemini hazırladığını belirtti.
Bu tehlikeler üzerine sitemiz lekolin.org, farklı tarihlerde aralıksız olarak sosyal medyada 8 özel bilgi, 5 özel haber, 4 haber-analiz, bir dosya ve web sitesi yazarları tarafından yazılmış 4 makale yayımlayarak, Türk devleti tarafından HTŞ ve ona bağlı çete grupları aracılığıyla gerçekleştirilen bu saldırılara dikkat çekti.
Bu bağlamda, sitemizde 25 Şubat’tan itibaren yayımlanan bazı temel haber ve analizler şunlardır:
“Yeni Suriye Sistemi Eskisi Gibi Merkezi Olmayacak” başlıklı bir analizle mevcut sistemin tehlikesine ve Suriye halklarının tepkilerine dikkat çekmişti. Yazının özeti şöyleydi: “Kuşkusuz yeni Suriye sistemi eskisi gibi merkezi olmayacak! Eğer Baas rejimi gibi HTŞ de ‘devleti sadece ben yöneteceğim ve herkes bana uymalı’ derse, Suriye halklarının sert tepkileriyle karşılaşacaktır.
Yine “MİT’in Süveyda’ya Girmek İçin Kullandığı Truva Atı: Beyaz Miğferler” başlıklı bir haber-analizde, MİT ve HTŞ’nin Dürzi toplumuna yönelik “böl ve yönet” planı deşifre edilmişti. HTŞ’nin Şam’ı ele geçirmesinden sonra Dürzi toplumu, yaşadıkları bölgelerde bir askeri meclis kurarak özerk yönetim talebinde bulundu.
Yine sitemiz, Şam hükümeti ile Dürziler arasında yeni bir anlaşma adı altında “Durzilere Yönelik “Böl-Parçala-Yönet” Planınındevreye konulduğunu yazmıştı. Bu kirli planlara rağmen MİT ve HTŞ’nin bir sonuç elde edememesi üzerine, şimdi yardım adı altında Beyaz Miğferler (El Xuez El Beydaa) adlı örgütü Truva atı gibi kullanarak bölgeye sızdıkları belirtildi. Aynı haber-analizde, Süveyda’ya saldırı için bahane yaratmak amacıyla Deraa ile Süveyda arasında silah ve insan kaçakçılığı yapıldığı, sevkiyat ve askeri noktalar kurulduğu belirtildi. Buna bağlı olarak, MİT ve HTŞ’ye bağlı karanlık bir güç olan Beyaz Miğferler’in ve daha önce Colani tarafından kurulmuş olan Kızıl Tugay adlı grubun devreye sokulduğu deşifre edildi.
TÜRK DEVLETİNİN AMACI SURİYE’NİN GÜNEYİ VE KUZEYİNE YERLEŞMEK
Zaten başlangıçta sitemiz, 13 Mart 2025’te Türk devletinin Suriye’nin güneyine ve kuzeyine yerleşme amacına yönelik genel bir analizle, Süveyda’dan başlayarak hangi çete gruplarıyla ve neden bu süreci başlatacağını gözler önüne sermişti.
Ardından peş peşe şu haber,dosya ve haber analizler yayımlandı:
–MİT ve HTŞ Cihadist Çete Gruplarını Kontra Olarak Kullanıyor – ÖZEL DOSYA
–İsrail ve Türkiye-Şam Lobisi: Golan’ı Ver, Süveyda’yı Al! – HABER ANALİZ
–“Aşiret Ordusu” Adı Altında Uyuyan Hücreler Harekete Geçiriliyor- HABER ANALİZ
–MİT ve HTŞ Dürzilere Saldırı İçin Zemin Hazırlıyor – ÖZEL HABER
–Dürzilere Yönelik “Böl, Paraçala ve Yönet” Planı Devrede -ÖZEL HABER
–HTŞ ve MİT Dürzilere Yönelik Saldırı Fitilini Ateşledi- ÖZEL HABER
Tüm bu somut haber ve bilgilere rağmen, Türk devleti tarafından HTŞ aracılığıyla radikal cihadist çete gruplarıyla gerçekleştirildiği açık olan bu saldırılara, uluslararası insan hakları örgütlerinden güçlü bir tepki veya çaba ortaya çıkmadı. Bu nedenle, şu anda Türk devleti ve Şam yönetimi, “aşiret çocukları” adı altında bu çete gruplarıyla saldırılar düzenleyerek aynı planı kurtarılmış bölgeler olan Deyrizor, Rakka, Tabka ve kısmen Hesekê’de uygulamaya çalışıyor.
Aras ŞAHO





